AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 16546/19 ve 19394/19
Maşallah KORKMAZ / Türkiye
ve Ahmet Muhammed DEMİRCİ / Türkiye
Başkan
Jovan Ilievski,
Hâkimler,
Lorraine Schembri Orland,
Diana Sârcu
ve Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla 6 Haziran 2023 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
İlgili bilgilerinin ekli listede yer aldığı ve farklı avukatlarla temsil edilen iki Türk vatandaşı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (“AİHM” veya “Mahkeme”), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, çeşitli tarihlerde Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine yapılmış olan başvuruları (no. 16546/19 ve19394/19);
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”), Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamındaki şikâyetin bildirilmesi ve başvurunun geri kalan kısmının kabul edilmez olduğunun beyan edilmesi kararını;
ve tarafların beyanlarını dikkate alarak;
Gerçekleştirilen müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVA KONUSU
1. Başvurular, başvuranların telefon görüşmeleri sırasında, telekonferans yoluyla veya telefonun hoparlör modundan yararlanılarak görüşmelerine izin verilen kişiler dışındaki kişilerle görüştükleri gerekçesiyle ilgili ceza infaz kurumu idareleri tarafından başvuranlar hakkında uygulanan disiplin cezalarına ilişkindir.
2. Olay tarihinde başvuranlar Menemen ve Tavşanlı Ceza İnfaz Kurumlarında tutuklu olarak bulunmaktaydı.
3. Menemen Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu 11 Ağustos 2017 tarihinde birinci başvuran Korkmaz’a 5275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 40(2)(e) maddesi uyarınca bir ay boyunca bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyulmasına yönelik disiplin cezası vermiştir. Disiplin kurulu, ceza infaz kurumlarının yönetimi ile ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında yönetmeliğin ("Yönetmelik") mahkumların ceza infaz kurumunda telefonla görüşme haklarına ilişkin 88. maddesine aykırı olarak başvuranın telekonferans yoluyla yaptığı bir telefon görüşmesi sırasında sadece daha önce konuşmak için izin istediği kişiyle değil, aynı zamanda üçüncü bir kişiyle görüştüğünü kaydetmiştir.
4. Tavşanlı Ceza İnfaz Kurumu izleme kurulu ve idaresi 4 Ağustos 2017 tarihinde ikinci başvuran Demirci’ye Yönetmeliğin 88. maddesi uyarınca bir ay süreyle telefon görüşmesi yapma hakkının kısıtlanmasına yönelik disiplin cezası vermiştir. Disiplin kurulu, telefonunun hoparlöre alınması aracılığıyla başvuranın görüşmeden önce ceza infaz kurumu idaresine adını verdiği kişi dışında başka kişilerle görüştüğünü belirtmiştir.
5. Yerel mahkemeler disiplin cezalarının uygulanabilir kanun ve usullere uygun olduğu sonucuna vararak başvuranlar tarafından ceza infaz kurumu idarelerinin kararlarına yapılan itirazları reddetmiştir. 10 Ocak 2019 ve 26 Eylül 2018 tarihinde Anayasa Mahkemesi başvuranların bireysel başvurularının açıkça dayanaktan yoksun olmaları nedeniyle kabul edilemez olduklarına karar vermiştir . Anayasa Mahkemesi kararları başvuranlara bildirilmiştir.
6. Başvuranlar, Sözleşme’nin 8. maddesine dayanarak verilen disiplin cezalarının hukuki dayanağının bulunmadığından şikâyet etmiştir.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
7. Mahkeme, başvuruların konuları bakımından benzer olduklarını göz önünde bulundurarak, bunları tek bir kararda müştereken incelemeyi uygun görmektedir.
8. Hükümet, başvuranların söz konusu disiplin cezaları sebebiyle önemli bir zarara uğramamasından dolayı başvuruların kabul edilemez olduğunu ileri sürmüştür. Hükümet başvuranların söz konusu disiplin cezalarının infazı sırasında çeşitli şekillerde ceza infaz kurumu dışından haber ve bilgi alabildiklerini ve aileleri ile temasta bulunabildiklerini belirtmiştir. Bu kapsamda, Hükümet başvuranların ziyaret hakkına yönelik bir kısıtlama yapılmadığını vurgulayarak söz konusu süreç içerisinde başvuranların avukatlarının ve diğer ziyaretçilerin başvuranları ziyaret ettiğini belirtmiştir. Bu doğrultuda Hükümet başvuranlara gelen ziyaretçi sayılarını gösteren bir tablo sunmuştur. Ayrıca Hükümet başvuranların söz konusu süre dahilinde mektup alıp gönderebildiğini, televizyon ve radyo kullanabildiğini ve gazete ve diğer yayımlara erişiminin olduğunu not etmiştir. Hükümet özellikle birinci başvurana telefon görüşmesi kısıtlaması uygulanmadığını, söz konusu süre boyunca telefon görüşmesi gerçekleştirmeye devam ettiğini ve sadece spor ve jimnastik salonundan, sinema ve tiyatrodan yararlanma veya camdan süs eşyası yapımı kursuna katılma gibi etkinliklerden yoksun bırakıldığını vurgulamıştır. Son olarak, Hükümet başvuranların disiplin cezalarının özel hayatlarını ne şekilde etkilediğine dair bir açıklama yapmadığını ileri sürmüştür.
9. Başvuranlar, bu hususta görüş bildirmemiştir. Ancak başvuranlar Sözleşme’nin 8. maddesi anlamı dahilinde disiplin cezalarının haberleşme ve özel ve aile hayatına saygı haklarını ihlal ettiğini tekrarlamıştır.
10. Mahkeme “önemli zarar” kriterine ilişkin içtihatlarında geliştirilen ilkeleri tekrarlamıştır (bk. Korolev / Rusya (k.k.), no. 25551/05, AİHM 2010; Giusti / İtalya, no. 13175/03, §§ 24-36, 18 Ekim 2011; ve Bartolo / Malta (k.k.), no. 40761/19, § 22, 7 Eylül 2021).
11. Disiplin cezaları sebebiyle başvuranların önemli bir zarara uğrayıp uğramadığı konusuna ilişkin olarak Mahkeme öncelikler söz konusu cezaların başvuranların ziyaret hakkını etkilemediğini gözlemlemektedir. Bu bağlamda Mahkeme, disiplin cezalarının infaz edildiği Aralık 2017 ve Ocak 2018 arasındaki süreçte ilk başvuranın aile üyeleri tarafından 8 defa ve ikinci başvuranın aile üyeleri tarafından 6 defa ziyaret edildiğini not etmiştir. Hükümet tarafından sunulan bu bilgilere başvuranlar da itiraz etmemiştir. Ayrıca Mahkeme, başvuranların mektup alma ve gönderme hakkına ilişkin bir kısıtlama olduğunu ve bunun sonucunda da zorluklar yaşadıklarını iddia etmediğini gözlemlemiştir. Başvuranlar disiplin cezalarının uygulandığı bir aylık süreçte aileleri ve dış dünya ile yüz yüze ve yazılı şekilde iletişim kurabilmiştir (kıyaslayın Subaşı ve Diğerleri / Türkiye, no. 3468/20 ve 18 diğer, § 101, 6 Aralık 2022). Ek olarak Mahkeme, başvuranlara verilen disiplin cezalarının geçici nitelikte olduğunu, bir ay gibi kısa bir süre sürdüğünü ve bu sürede ilk başvuranın telefon görüşmesi yapma hakkının mevcut olduğunu gözlemlemektedir. Mahkeme özellikle başvuranların söz konusu disiplin cezalarının uygulanması yüzünden bir zorluk yaşadıklarını belirtmediklerini ifade etmiştir. Yukarıdaki analizler ışığında Mahkeme, mevcut davanın koşulları dahilinde haberleşme ve özel ve aile hayatına saygı haklarına ilişkin olarak başvuranların “önemli bir zarara” uğramadığı görüşündedir (ayrıca bk., bu davaya uygulanabildiği ölçüde, Kaya ve Bal / Türkiye (k.k.) [Komite], no. 6992/18 ve 3 diğer başvuru, §§ 21-30, 19 Ocak 2021; Akkurt / Türkiye (k.k.) [Komite], no. 41726/20, §§ 10-13, 22 Şubat 2022; Tekmenüray / Türkiye (k.k.) [Komite], no. 30024/20, §§ 9-11, 29 Mart 2022; ve Tekmenüray ve Incedere (k.k.) [Komite], no. 35527/19 ve 16853/20, §§ 11-13, 28 Şubat 2023).
12. Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan insan haklarına saygı hususunun başvuruların esastan incelenmesini gerektirip gerektirmediği sorusuna ilişkin olarak Mahkeme, halihazırda benzer şikayetleri incelediğini ve Nusret Kaya ve Diğerleri / Türkiye (no. 43750/06 ve 4 diğer, §§ 49-52, AİHM 2014 (alıntılar)) ve Subaşı ve Diğerleri (yukarıda anılan, §§ 100 ve 105-108) davaları başta olmak üzere Türkiye’ye karşı açılan davalarda verdiği kararlarda ceza infaz kurumlarında “haberleşme” ve “özel ve aile hayatına” saygı haklarına ilişkin içtihadı temelinde ilkeler ortaya çıkardığını belirtmiştir. Bu yüzden Mahkeme insan haklarına saygı hususunun bu başvuruların incelenmesini gerektirmediği sonucuna varmıştır.
13. Yukarıdakiler ışığında Mahkeme, somut başvuruların Ek 14 ve 15 No.lu Protokol ile değiştirildiği haliyle Sözleşme’nin 35. maddesinin 3 (b) ve 4 fıkraları uyarınca kabul edilemez olduğunu tespit etmiştir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup; 29 Haziran 2023 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
{signature_p_2}
Dorothee von Arnim Jovan Ilievski
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Ek
Başvuruların listesi:
No.
Başvuru no.
Dava Adı
Dava Tarihi
Başvuran
Doğum tarihi
İkamet yeri
Uyruğu
Temsilci
1.
16546/19
Korkmaz / Türkiye
12/03/2019
Maşallah KORKMAZ
1985
Manisa
Türk
Abdullah Erkam TAMER
2.
19394/19
Demirci / Türkiye
27/03/2019
Ahmet Muhammed DEMİRCİ
1987
Edirne
Türk
Sümeyra BULDUK