Olaylar ve Olgular – Yunan Hükümeti 2010 yılında kamu harcamalarını azaltmak ve ülkenin karşı karşıya kaldığı ekonomik ve mali krize çözüm bulmak amacıyla kamu çalışanlarının ücretlerinin, sosyal yardımlarının, ikramiyelerinin ve emekli maaşlarının düşürülmesini içeren birtakım tasarruf tedbirleri almıştır. Başvuranlar 2010 yılının Temmuz ayında konuyu Yüksek İdare Mahkemesi’ne taşımıştır. Birinci başvuran maaş bordrosunun feshedilmesi talebiyle, ikinci başvuran olan Kamu Hizmeti Sendikaları Konfederasyonu ise sözkonusu tedbirlerin üyelerinin mali durumlarına kötü etkileri nedeniyle adli inceleme yapılması talebiyle mahkemeye başvurmuştur. Yüksek İdare Mahkemesi 20 Şubat 2012 tarihinde başvuruları reddetmiştir.
Hukuksal Değerlendirme – 1 No.’lu Protokolün 1. Maddesi: İhtilaf konusu tasarruf tedbirleri ile getirilen kısıtlamalar, kişilerin mal ve mülk dokunulmazlıklarına saygı gösterilmesi hakkına bir müdahale olarak değerlendirilebilirdi. Yunanistan’ın yakın tarihinde emsali görülmemiş olan istisnai kriz, söz konusu tedbirlere gerekçe olarak gösterilmiştir. Tedbirler kamu yararını hedeflediği gibi, Avro Bölgesinin bütçe disiplinini gözetme ve bölgenin istikrarını koruma yükümlülükleri olan Avro Bölgesi Üye Devletlerinin yararını hedeflemiştir. Sosyal ve ekonomik politikaları uygulama konusunda yasama meclisi geniş takdir yetkisine sahip olmuştur.
Art arda çıkarılan iki yasada, ayrım yapılmaksızın tüm kamu çalışanlarına uygulanan, daimi ve geriye dönük niteliğe sahip tedbirler öngörülmüştür ve bu tedbirler kamu çalışanlarının maaşlarının ve emekli maaşlarının %20 düşürülmesini sağladığı gibi, diğer ödemelerde ve ek ödeneklerde de kesinti yapılmasını sağlamıştır. Birinci yasa uyarınca alınan tedbirler, ülkenin içinde bulunduğu büyük ekonomik sıkıntıyı gidermeye yeterli olmadığından, yasama meclisi, ikinci yasa ile getirilen tedbirlerin gerekli olduğunu değerlendirmiştir. Gözetilen hedefin yalnızca mevcut vahim bütçe sorununu gidermek olmadığını, aynı zamanda ülkenin mali istikrarını uzun vadede güçlendirmek olduğunu değerlendirerek Yüksek İdare Mahkemesi, 20 Şubat 2012 tarihinde verdiği kararında, maaşların ve emekli maaşlarının düşürülmesinin sadece geçici tedbirler olmadığı gerçeğinin ihtilaf konusu olan tedbirlerin orantılılık ilkesini ihlal ettiği iddiasına dayanan pek çok itirazı reddetmiştir. Yüksek İdare Mahkemesi ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin aynı genel ekonomik kriz ortamında pek çok Devletin maaşları ve emekli maaşlarını düşürmesine ilişkin Mahkeme içtihadına atıfta bulunmuştur. Yüksek İdare Mahkemesi ilaveten, başvuranların durumlarının geçimlerini tehlikeye sokacak derecede kötüleştiğini açıkça iddia etmediklerini gözlemlemiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi birinci başvuranın maaşının 2,435.85 Avro’dan (EUR) 1,885.79 Avro’ya (EUR) indirilmesinin, başvuranı 1 No.’lu Ek Protokolün 1. maddesine aykırı geçim sıkıntılarına maruz bırakma riskini yaratacak mahiyette olmadığını değerlendirmiştir. Yukarıdakileri ve özellikle müdahalenin meydana geldiği ekonomik sıkıntı ortamı göz önüne alındığında, söz konusu müdahalenin başvuranı aşırı bir külfet altına soktuğu değerlendirilemezdi. İkinci başvurana ilişkin olarak ise, on üçüncü ve on dördüncü ayların emekli maaşları bir defaya mahsus ikramiye ile telafi edilmiştir. Alternatif çözümler tek başına ihtilaf konusu olan mevzuatı haksız kılmamıştır. Yasama meclisi takdir yetkisinin sınırlarını aşmadığı sürece, yasa koyucuların sorunu ele alırken en iyi yöntemlerini kullanıp kullanmadığını veya güçlerini farklı bir şekilde kullanabileceklerini söylemek Mahkeme’nin görevi değildi.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça temelden yoksun).
Full & Egal Universal Law Academy