Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-2-132 (Özelleştirme)
Karar Sayısı : 08-52/793-322
Karar Tarihi : 11.9.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı
KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : A. Ogün SARI, Sinan ÇÖRÜŞ, Özgür Can ÖZBEK
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - A Yapım Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş.
Temsilcisi: Şehmuz Ahmet Sedid KURUTLUOĞLU
Eski Büyükdere Cad. No. 61 USO Center Maslak/İstanbul 20
D. TARAFLAR : - A Yapım Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş.
Eski Büyükdere Cad. No. 61 USO Center Maslak/İstanbul
- Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
Büyükdere Cad.No: 143 Esentepe 34394/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Kral TV ve Kral FM Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından satışı işlemine izin verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 1.7.2008 tarih ve 4136 sayı ile giren ve
eksiklikleri A Yapım tarafından gönderilen 22.7.2008 tarih, 4683 sayılı ve Tasarruf 30
Mevduatı Sigorta Fonu tarafından gönderilen 12.8.2008 tarih ve 5293 sayılı yazılar ile
tamamlanan bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7.
maddesi ve 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ ile 1998/4 sayılı Özelleştirme Yoluyla Devralmaların
Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde
ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’lerin ilgili
hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 26.8.2008 tarih, 2008-2-
132/Öİ-08-AOS sayılı Devralma Ön İnceleme Raporu, 28.8.2008 tarih ve
REK.0.06.00.00-120/273 sayılı Başkanlık önergesi ile 08-52 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır. 40
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu Kanun’a dayanılarak
çıkarılan 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi bir işlem olduğu, devralma
işleminin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi
kapsamında ilgili pazarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir
08-52/793-322
2
işlem olmadığı ve söz konusu işleme izin verilmesinde bir sakınca bulunmadığı sonuç
ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
H. İNCELEME ve DEĞERLENDİRME 50
H.1. İşlemin Niteliği
Bildirime konu olan işlem, “Kral TV ve Kral FM Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” içerisinde
yer alan mal, hak ve varlıkların devrini kapsamaktadır. İlgili haklar Kral Medya’nın
yayın lisansları, markaları, internet alan adları, arşivlerinden ve sözleşmelerden doğan
haklarından oluşmakta, menkul mallar ise combinerları, vericileri, recieverları, up-link
sistemlerini, ışık ses ve video ekipmanlarını, stüdyo makine teçhizat ve ekipmanlarını,
anten sistemlerini, taşıtları ve demirbaşları içermektedir.
H.2. Taraflar
H.2.1. A Yapım
Radyo ve televizyon yayıncılığı alanında faaliyet gösteren A Yapım’ın ana hissedarı 60
Doğuş Yayın Grubu A.Ş. (Doğuş Yayın)’dir. A Yapım’ın ortaklık yapısı aşağıdadır:
Tablo – 1: A Yapım Ortaklık Yapısı
HİSSEDAR HİSSE PAYI (%)
Doğuş Yayın (….)
Cem Aydın (….)
Şehmuz Ahmet Sedid Kurutluoğlu (….)
Şadan Gürtaş (….)
Enformasyon Reklam ve Film San. Ve Tic.A.Ş. (….)
TOPLAM 100
A Yapım’ı kontrol etmekte olan Doğuş Yayın’ın ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:
Tablo – 2: Doğuş Yayın Ortaklık Yapısı
HİSSEDAR HİSSE PAYI (%)
Doğuş Holding A.Ş. (….)
Doğuş Araştırma Geliştirme ve Müş. Hiz. A.Ş. (….)
Doğuş Nakliyat ve Ticaret A.Ş. (….)
NTV Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş. (….)
Enformasyon Reklam ve Film San. ve Tic. A.Ş. (….)
Doğuş Grubu İletişim Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. (….)
Doğuş Hava Taşımacılığı A.Ş. (….)
Lasaş Lastik San. ve Tic. A.Ş. (….)
TOPLAM 100
Doğuş Yayın hisselerinin büyük çoğunluğuna sahip olan Doğuş Holding A.Ş.’nin
(Doğuş Holding) ortaklık yapısı aşağıdadır:
Tablo – 3: Doğuş Holding Ortaklık Yapısı
HİSSEDAR HİSSE PAYI (%)
Deniz Şahenk (….)
Ferit F. Şahenk (….)
Filiz Şahenk (….)
Doğuş Araştırma Geliştirme ve Müş. Hiz.A.Ş. (….)
Antur Turizm A.Ş. (….)
Doğuş Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. (….)
Lasaş Lastik San. ve Tic. A.Ş. (….)
Doğuş Turizm Sag. Yat. Ve İşl. S Tic. A.Ş. (….)
08-52/793-322
3
Doğuş Oto Pazarlamave Tic. A.Ş. (….)
Datmar Turizm A.Ş. (….)
Doğuş Nakliyat ve Tic.A.Ş. (….)
Diğer ortaklar (….)
TOPLAM 100
Yukarıda belirtilen ortaklık yapılarından da anlaşılacağı üzere Kral TV ve Kral FM’i
devralacak A Yapım, Doğuş Grubu tarafından kontrol edilmektedir.
H.3. İlgili Pazar 70
H.3.1. Pazara İlişkin Genel Bilgiler
Rekabet Kurumu’nun “Merkez Grubu Şirketlerinin Satışı Hakkında 1998/4 Sayılı
Rekabet Kurulu Tebliği Çerçevesinde Hazırlanan Rekabet Kurumu 2. Daire Görüşü”
kapsamında medya ürünleri ve piyasalarının genel özellikleri ortaya konulmuştur. Söz
konusu görüşte aşağıdaki ifadeler kullanılmıştır:
“3. Medya ürünü bir yandan okuyucular/izleyiciler diğer yandan da reklam verenler
olarak iki ayrı gruba hitap etmektedir. Alıcıların talebi içeriğe, bir başka deyişle ürünün
bilgilendirici veya eğlendirici fonksiyonuna göre şekillenmektedir. İçerik, diğer yandan,
reklam verenler için ise, alıcıların ilgisini medya ürününe çekebilmek bakımından önem
taşımaktadır. 80
Bu anlamda reklam verenler kendi ürünlerini tanıtmak ve satmak için medyaya ihtiyaç
duyarken, medya da kendisini finanse etmek bakımından reklam verenlere ihtiyaç
duymaktadır. Dolayısı ile medya firmaları iki farklı türdeki alıcıya birleşik tek bir ürün
sunmaktadır. Bir başka deyişle medya firmaları reklam verenlere reklam mecrası
satarken, okuyucu/izleyicilere de içerik sunumunu eş zamanlı olarak
gerçekleştirmektedir.
4. Medya ürünlerinin yukarıda bahsedilen ikili ürün yapısı gereğince, medya firmaları
(gazete/dergi yayıncıları ile TV kanalları vb.) aynı zamanda birden fazla piyasada
faaliyet göstermektedir. Bu anlamda medya firmaları (gazete/dergi yayıncıları gibi)
birincil piyasa olan ürünün yer aldığı yayıncılık piyasası ile ikincil piyasa olan reklam 90
piyasasının koşullarını aynı anda dikkate almak zorundadır… …Karşılıklı ilişki
içerisinde olan söz konusu piyasaların en önemli özelliği ise, her bir piyasanın
kendisine ait talebinin de karşılıklı olarak bağımlı olmasıdır.”
Reklam yeri pazarlama faaliyetleri ve izleyici/okuyucu için içerik tedarik etme
faaliyetleri arasındaki bu karşılıklı bağımlılık, medya sektöründe gerçekleşecek bir
yoğunlaşmanın, iki piyasada birden etki doğuracağı anlamına gelmektedir. Bu nedenle,
değerlendirmenin, her iki piyasa açısından da yapılması gerekecektir. Yapılan
incelemede Kral Medya’nın farklı piyasalarda faaliyeti bulunmasına dayanarak, ilgili
ürün pazarları bu farklı faaliyet alanları çerçevesinde tanımlanmıştır.
H.3.2. İlgili Ürün Pazarı 100
H.3.2.1. TV Yayıncılığı ve TV Yayıncılığı Reklam Yeri Piyasası
Yukarıda genel özelliklerine yer verilen medya araçları arasında televizyonlar ve
radyolar geniş kitlelere ulaşabilmeyi sağlayan etkili reklam mecralarıdır. Bu iki medya
aracının en büyük gelirleri reklam ve sponsorluk gelirleridir.
Devir işlemi taraflarından Doğuş Grubu bünyesinde faaliyette bulunmakta olan NTV,
CNBC-e kanalları ve TMSF kontrolündeki Kral TV, içerik olarak farklı türde yayın
yapmaktadırlar.
08-52/793-322
4
Tablo – 4: İşlemin Taraflarının Kontrol Ettiği Kanallar ve Bu Kanalların Yayın İçerikleri, Genişlikleri ve
Türleri
Kanal Yayın Alanı Yayın Türü Yayın Şekli
NTV Ulusal Tematik – Haber Karasal
CNBC-e Ulusal/Bölgesel Tematik – Dizi Karasal
Kral TV Ulusal Tematik – Türkçe Müzik Karasal
Tabloda da ifadesini bulduğu üzere, her üç kanalda tematik yayın yapmakla beraber, 110
tematik yayınlarının içeriği farklılık arz etmektedir.
Taraflardan A Yapım’ın, gönderdiği, 22.7.2008 tarih ve 4683 sayılı yazıda Kral TV’nin
faaliyet göstermekte olduğu ilgili ürün pazarını “ulusal müzik yayını yapan televizyon
yayıncılığı pazarı” olarak tanımlamakta, bu tanımına temel olarak da Rekabet
Kurulu’nun 09.05.2000 tarih ve 00-17/169-89 sayılı Kararı’ndaki Kral TV’nin Türkçe
video kliplerin yayınlandığı, yorum ve haberlerin yer aldığı bir müzik kanalı olduğu
ifadesini göstermektedir.
Rekabet Kurulu’nun, 05.10.2006 tarih ve 06-70/944-271 sayılı kararında, TV kanalları
yayın türüne göre değil, yayın alanına göre bir sınıflandırmaya tabii tutulmuştur. Kurul
kararlarında, temel ölçüt olarak TV kanallarının, karasal yayın hakkı olması ya da 120
olmaması kullanılmaktadır.
Dosya konusu işlemin değerlendirilmesi sırasında yapılabilecek üç tip pazar tanımı
bulunmaktadır. Pazarın en genişten en dara doğru
– Rekabet Kurulu’nun geçmiş uygulamalarında da benimsendiği şekliyle, ulusal
televizyon yayıncılığı genelinde,
– tematik yayın yapan ulusal televizyon yayıncılığı genelinde,
– devralacak tarafın iddia ettiği gibi, müzik içerikli ulusal televizyon yayıncılığı
özelinde tanımlanması mümkündür.
Pazarın tarafın önerdiği şekilde “ulusal müzik yayını yapan televizyon yayıncılığı”
şeklinde tanımlanması halinde, işlem, A Yapım’ın kendisinin faaliyet göstermediği 130
alanda faal olan bir teşebbüsü devralmasından ibaret olacağından bir yoğunlaşma
gözlemlenmeyecektir. Bu durum rekabet hukuku açısından bir risk arz etmemektedir.
Tercih edilebilecek bir başka yöntem, pazarın, Rekabet Kurulu’nun geçmişteki
uygulamalarından farklı olarak, “ulusal yayın yapan tematik kanallar” şeklinde
tanımlanmasıdır. Bu durum, pazarda faaliyet göstermekte olduğu düşünülen
teşebbüslerin benzer arz ve talep koşullarına maruz kaldığı anlamına gelecektir. Böyle
bir pazar tanımına gidilmesi için, pazardaki ve etkilenen pazarlardaki arz ve talep
ikamelerine bakmak gerekecektir.
Talep ikamesinin televizyon yayınları için içerik temin hizmetleri kapsamında oldukça
yüksek olduğu görülmektedir. Bireyler, zaten bir ücret ödemeden izledikleri kanallar 140
arasında kolaylıkla geçiş yapabilmektedirler.
Taraflardan A Yapım’dan televizyon yayıncılığı alanındaki arz ikamesinin derecesi
hakkında fikir sahibi olmak adına genel yayın yapmakta olan bir kanalın tematik bir
kanala dönüşmesi sürecinde katlanılması gereken maliyetler hakkında raportörlerce
bilgi istenmiştir. Cevaben gönderilen yazıda, genel yayın yapmakta olan bir televizyon
kanalından haber içerikli bir tematik kanala dönüş maliyetlerine ilişkin teşebbüsün
öngörüleri yer almaktadır. Bu kapsamda, katlanılması gereken ek maliyetlerin mevcut
personelin bir kısmının tasfiyesi, tasfiye edilen personelin yerine personel alımları,
haber kanallarının her an canlı yayın yapabilmesine olanak verecek teknik destek
malzemelerinin tedarik edilmesi, yayın için gerekecek kapsamlı bir haber ağının 150
kurulması çerçevesinde çeşitli haber ajanslarına üye olunması, önemli şehirlerde
08-52/793-322
5
açılması gerekecek irtibat büroları, genel idare giderlerinde gözlemlenecek artış
kalemlerinden oluşacağı ifade edilmiştir. Bunun ötesinde, yayının içeriğinin değişecek
olmasından ve yeni yayını izleyecek olan kitlenin Türkiye’nin mevcut sosyo-ekonomik
yapısıyla örtüşmeyebileceğinden ötürü, böyle bir durumda belirli bir reklam geliri
kaybının ortaya çıkabileceğine dikkat çekilmiştir.
Tablo – 5: Genel İçerikli Bir Kanalın Tematik İçerikli Bir Kanala Dönüştürülmesi Sırasında Katlanılması
Gereken Maliyetler (YTL)
Personel Giderleri 3.000.000
Teknik Donanım Yatırımları 10.000.000
Haber Ajansları Üyelikleri 2.500.000
İrtibat Bürolarının Kurulması 1.500.000
Genel İdare Giderleri 1.000.000
Toplam 18.000.000
Sonuç olarak, yapılacak bir arz ikamesi değerlendirmesinde, genel içerikli bir kanalın
haber içerikli bir kanala dönüşmesi sürecinde katlanılması gerekecek maliyetlerin 160
kayda değer bir boyutta olmasından ötürü arz ikamesinin bu iki kanal tipi arasında
düşük olduğu iddia edilebilecek olsa da, böyle bir sonuca varılması için daha kapsamlı
bir değerlendirme yapılması gerekecektir.
Öte yandan, ilgili ikinci pazar olan reklam yeri pazarı açısından da, benzer bir şekilde,
talep ikamesinin ne ölçüde etkin olduğu değerlendirilmelidir.
Bu kapsamda bir değerlendirme yapabilmek için farklı alanlarda faaliyet göstermekte
olan teşebbüslerin hangi nitelikte yayın yapmakta olan kanallara reklam vermekte
olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle, farklı yayın içerikleri olan
kanalların reklam veren portföyünün ne ölçüde benzeştiği belirlenmelidir. Bu amaçla,
taraflardan A Yapım’dan 2007 Eylül ve 2008 Mart aylarında iştiraki olduğu Doğuş 170
Grubu tarafından kontrol edilmekte olan NTV ve CNBC-e kanallarına ilişkin, bu aylarda
bu kanallara en fazla reklam veren teşebbüsler ve bu teşebbüslerin faaliyet alanlarına
dair bilgi talebinde bulunulmuştur. Elde edilen veriler kapsamında aşağıdaki tablo
üretilmiştir.
Tablo – 6 : NTV ve CNBC-e Kanallarına En Fazla Reklam Veren İlk 10 Teşebbüs ve Bu Teşebbüslerin
Faaliyet Gösterdikleri Sektörler
NTV Eylül NTV Mart CNBC-e Eylül CNBC-e Mart
(…………….) (…………….) (…………….) (…………….)
(…………….) (…………….) (…………….) (…………….)
(…………….) (…………….) (…………….) (…………….)
(…………….) (…………….) (…………….) (…………….)
(…………….) (…………….) (…………….) (…………….)
(…………….) (…………….) (…………….) (…………….)
(…………….) (…………….) (…………….) (…………….)
(…………….) (…………….) (…………….) (…………….)
(…………….) (…………….) (…………….) (…………….)
(…………….) (…………….) (…………….) (…………….)
Aynı veriler TMSF aracılığıyla Kral TV’den de istenmiştir. Bu kapsamda, elde edilen
bilgiler ışında hazırlanan tablo aşağıda sunulmaktadır.
Tablo – 7: Kral TV’ye En Fazla Reklam Veren İlk 10 Teşebbüs ve Faaliyet Gösterdikleri Sektörler 180
Kral TV - Eylül 2007 Kral TV - Mart 2008
(…………….) (…………….)
(…………….) (…………….)
(…………….) (…………….)
(…………….) (…………….)
08-52/793-322
6
(…………….) (…………….)
(…………….) (…………….)
(…………….) (…………….)
(…………….) (…………….)
(…………….) (…………….)
(…………….) (…………….)
Tablo 6 ve 7’deki veriler incelendiğinde iki unsur öne çıkmaktadır. Bunlar (i) reklam
alınan sektörlerin, (ii) reklam alınan firmaların arz ettiği farklılıktır.
Kral TV, reklamlarını telekomünikasyon, ev dekorasyon ve mobilya gibi sektörlerin
yanında hazır gıda, temizlik ürünleri gibi hızlı tüketim mallarına konu sektörlerden
almaktadır. Bu kapsamda, Kral TV’nin, vatandaşların gündelik ihtiyaçları kapsamında
tükettikleri ürünlere yönelik reklamlara ağırlıklı olarak yer vermekte olduğu
gözlemlenmiştir.
Öte yandan, NTV’nin kişilerin düzenli olmaktan ziyade dönemsel olarak (belirli
aralıklarla yenilenen otomotiv gibi), ya da hayatlarında sadece birkaç defa katlandıkları
(konut ihtiyacı gibi) harcamalara yönelik reklamların yanı sıra, telekomünikasyon, 190
bankacılık ve yapı malzemeleri sektörlerine yönelik reklamları yayınlamakta olduğu
anlaşılmıştır.
CNBC-e’nin ise, iki kanaldan farklı, ancak, NTV’ye daha yakın bir reklam portföyüne
hitap etmekte olduğu görülmektedir. Kanalın, her ne kadar hazır gıda, temizlik
malzemeleri gibi sektörlerdeki teşebbüslerin reklamlarını yayınladığı
gözlemlenmekteyse de, bu reklamların Kral TV’ye nazaran daha sınırlı olduğu ve bu
kanalda otomotiv, yapı malzemeleri, bankacılık gibi gündelik olmayan alışverişlere
yönelik reklamların da yayınlanmakta olduğu tespit edilmiştir.
Reklam alınan sektörler kadar, reklam veren teşebbüslerin arz ettiği farklılık da dikkat
çekicidir. Bu çerçevede, telekomünikasyon sektörü haricinde, bütün kanallara ortak 200
reklam vermekte olan bir teşebbüsün bulunmadığı belirlenmiştir.
Sunulan bilgiler ışığında pazarın tematik kanallar genelinde tanımlanıp
tanımlanamayacağı değerlendirmesinde öne çıkan unsur şudur: A Yapım tarafından
gönderilen yazıdaki bilgi ve veriler,
- (i) müzik yayını yapan Kral TV ile (ii) haber yayını yapan NTV ve dizi-film yayını
yapan CNBC-e’nin reklam verenler nazarında farklılık arz ettiği,
- haber yayını yapmayan bir kanalın, haber yayını yapmaya başlaması halinde
kayda değer maliyetlere katlanılması gerektiği
yönündedir. Dolayısıyla, taraflar, bildirim kapsamındaki kanalların benzer değil farklı
arz ve talep koşullarına maruz kaldığını belirtmektedirler. Bu durumda mevcut veriler 210
ışığında Rekabet Kurulu uygulamalarından farklı olarak pazarın “ulusal yayın yapan
tematik kanallar” şeklinde tanımlanmasını gerektirecek bir bulgu bulunmadığı
sonucuna varılmıştır.
Son olarak, pazarın en geniş haliyle, yani ulusal televizyon yayıncılığı genelinde
tanımlanıp tanımlanamayacağı değerlendirilecektir. Söz konusu işlem açısından bu
tanımın kullanılması halinde işlemin her iki tarafı da aynı pazarda yer alacak,
dolayısıyla bir yoğunlaşma gözlenecektir. A Yapım tarafından gönderilen 22.7.2008
tarih ve 4683 sayılı yazıdaki verilerden tarafların,
– reklam gelirleri açısından ilgili pazardaki paylarının %(…) (NTV), %(….) (CNBC-e)
ve %(…) (Kral TV) şeklinde sıralanmasından ötürü, devralma neticesinde toplam 220
pazar payı %(…),
08-52/793-322
7
– izlenme payları açısından ise ilgili pazardaki tüm gün izlenme paylarının %(…)
(NTV), %(…) (CNBC-e), ve %(…) (Kral TV) şeklinde sıralanmasından ötürü,
devralma neticesinde toplam pazar payı %(…)
olacağı tespit edilmiştir.
Rekabet hukuku açısından yapılacak bir değerlendirmede; dosya konusu işlemin,
sakınca doğurabilmesi için tarafların aynı pazarda yer alması gerekmektedir. Bu
nedenle, değerlendirmenin kalan kısmında her iki tarafın aynı pazarda faaliyet
göstermesini sağlayacak şekilde (Rekabet Kurulu’nun geçmiş kararlarına da paralel
olarak) ilgili ürün pazarları, “ulusal televizyon yayıncılığı pazarı” ve “ulusal televizyon 230
yayınları reklam yeri pazarı” olarak varsayılmış ve değerlendirmeler bu pazar tanımları
üzerinden yapılmıştır.
H.3.2.2. Radyo Yayıncılığı Pazarı
Reklam veren kuruluşlar, hedefledikleri kitlelere göre reklamlarının, hangi radyoda, ne
zaman ve nasıl yayınlanacağının planlamasını genellikle medya satın alma ve
planlama şirketlerine yaptırmaktadırlar. Bu şirketler aracılığı ile hedef kitlelerine
maksimum düzeyde ulaşabilmek için reklam verenler, kısıtlı bütçelerini en iyi biçimde
kullanmayı amaçlamakta, bu amaca yönelik olarak da, hedef kitleye en uygun dinleyici
profiline sahip olan radyolar içerisinden dinlenme payı en fazla olanı/olanları tercih
etmektedirler. Bu nedenle reklam verenler, reklam harcamalarını, özellikle özel bir 240
ölçüm şirketi olan HTP tarafından ölçülüp raporlanan ‘ulusal yayın yapan’ radyo
kanallarına aktarmaktadırlar. Ancak, özellikle müşterileri bir bölge ya da daha dar bir
alanla sınırlı olan teşebbüsler, reklamlarının, söz konusu bölge ya da alandaki
bölgesel/yerel radyolarda yayınlanmasını tercih etmektedirler. İstanbul, Ankara ve
İzmir gibi büyük şehirlerde yayın yapan bölgesel/yerel radyolar ise, daha geniş bir
nüfusa ulaştıkları için ulusal çapta müşterileri olan daha büyük teşebbüslerden de
reklam alabilmektedirler.
Reklam verenlerin yanı sıra müzik yapımcıları için de, özellikle devamlı müzik yayını
yapan televizyon ve radyo kanalları, ürünlerini tüketicilere ulaştırmak için önemli bir
yere sahiptir. Türkiye’de yayın yapan birçok radyo kanalının ana içeriğini müzik yayını 250
oluşturmaktadır. Müzik yapımcıları için, yaptıkları müziklerin yayınlandığı radyoların
dinlenme oranları önem arz etmektedir. Dinlenme oranı yüksek olan radyolarda
yayınlanan müzikler daha geniş kitlelere ulaşabilmekte, kaset ve cd satışları
artabilmektedir. Radyolar da daha çok dinleyiciye ulaşmak için yayın içeriği
oluştururlarken en çok dinlenen müzikleri seçmektedirler.
A Yapımın iştiraki olduğu Doğuş Grubu, ulusal radyo yayıncılığı alanında yabancı
müzik yayınlamakta olan Capital Radyo ve haber içerikli yayın yapan NTV Radyo’yu
kontrol etmektedir.
Bildirim formunda, Kral FM’in yurt genelinde yayını yapmakta oluğu, yayınlarının %60
fantezi %30 arabesk, %5 Türk Halk Müziği, %5 Türk Sanat Müziği şeklinde dağıldığı 260
ifade edilmektedir. Taraflardan A Yapım tarafından gönderilen yazıda, bu unsur ve
Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası tarafından hazırlanan tanıtım kitapçığında Kral
FM’in dinlenme oranlarının yüksek olması ancak reklam gelirlerinin düşük olmasına
yönelik; “bu kanalın daha düşük gelir grubundan kişilerce dinlenmesinin aldığı
reklamları sınırladığı” açıklaması dikkate alınarak, 21.07.2008 tarihli ve 4683 sayılı
yazısında ilgili ürün pazarının “arabesk-fantezi içerikli ulusal radyo yayıncılığı pazarı”
olarak belirlenebileceği ifade edilmiştir.
Türkiye’de yayın yapan radyo kanalları genel olarak Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
(RTÜK) tarafından yayın alanları (Ulusal, Bölgesel, Yerel), yayın içerikleri (arabesk -
08-52/793-322
8
fantezi, pop, klasik, sanat müziği, halk müziği ve rock gibi) ve yayın şekillerine (karasal, 270
kablolu, uydu yayını) göre sınıflandırılmaktadır.
Öte yandan, Rekabet Kurulu, 10.11.2005 tarihli, 05-78/1056-297 sayılı, 16.03.2006
tarihli, 06-19/240-63 sayılı kararlarında da görüleceği gibi radyo kanallarının yayın
alanlarının genişliğinin ötesinde, bu kanalların ayrışmasını gerektirecek bir farklılığa
işaret etmemekte, ilgili pazarı tanımlarken, radyoları yayın türlerine göre bir
sınırlandırmaya tabii tutmamaktadır.
Yayın alanı ve reklam veren tercihleri açısından ulusal yayın yapan radyo kanallarının
diğer kanallardan farklı bir kategori oluşturdukları anlaşılmaktadır. Bu çerçevede anılan
Kurul Kararlarına uyumlu bir şekilde, ilgili ürün pazarları “ulusal radyo yayıncılığı
pazarı” ve “ulusal radyo yayınları reklam yeri pazarı” olarak belirlenmiştir. 280
H.4. Değerlendirme
H.4.1. İşlemin Niteliği Bakımından Yapılan Değerlendirme
Dosya konusu işlem, amme alacağının tahsili amacı ile 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca haczedilmiş olan mal,
hak ve varlıklardan oluşan Kral TV ve Kral FM Ticari ve İktisadi Bütünlükleri’nin 5411
sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi kapsamında bir Doğuş Medya Grubu
şirketi olan A Yapım’a ihale yoluyla devredilmesidir.
Söz konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ
bakımından bir devralma işlemi olduğu anlaşılmıştır. Zira anılan Tebliğ’in 2.
maddesinin (b) bendine göre; herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir 290
teşebbüsün malvarlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da
kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları devralması veya kontrol
etmesi 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde teşebbüsler arası birleşme veya
devralma işlemi olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, bildirime konu işlemin devre
konu mal, hak ve varlıkların satışının gerçekleştirildiği bir devir işlemi olduğu
görülmektedir.
1998/5 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği ile Değişik 1998/4 sayılı Özelleştirme Yoluyla
Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumu’na Yapılacak
Ön bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında
Tebliğ’in 2. maddesinde “…bir teşebbüsün ortaklık paylarının ya da diğer hak ve 300
araçların tümünün veya bir kısmının teşebbüsün üzerindeki kontrolü değiştirecek ya da
karar organlarını etkileyecek şekilde yahut mal veya hizmet üretimine yönelik birimlerin
özelleştirme yolu ile her türlü devri”nin Tebliğ kapsamında olduğu belirtilmektedir. Aynı
Tebliğin 7. maddesinin ikinci fıkrasında ”Özelleştirme yoluyla devirlerin Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı dışında diğer kamu kurum veya kuruluşlarınca gerçekleştirilmesi
halinde de bu Tebliğ hükümleri uygulanır. Bu takdirde, bu Tebliğ’de Özelleştirme
İdaresi Başkanlığınca yerine getirilmesi öngörülen yükümlülükler, devri
gerçekleştirecek kamu kurum veya kuruluşunca yerine getirilir.” ifadeleri yer
almaktadır. Bu çerçevede TMSF tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda yer alan
devre konu mal, hak ve varlıkların satışının özelleştirme yolu ile gerçekleştirilen bir 310
devir işlemi olduğu sonucuna varılmıştır.
08-52/793-322
9
H.4.2. Bildirim Yükümlülüğü Bakımından Yapılan Değerlendirme
H.4.2.1. Televizyon Yayıncılığı Piyasası ve Kral TV Açısından Yapılacak
Değerlendirme
Bilindiği üzere, 1997/1 sayılı Tebliğ'in 1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 4. maddesi
uyarınca “Bu Tebliğ’in 2. maddesinde belirtilen bir birleşme veya devralma sonucunda 320
birleşmeyi veya devralmayı gerçekleştiren teşebbüslerin, ülkenin tamamında veya bir
bölümünde ilgili ürün piyasasında, toplam pazar paylarının, piyasanın % 25’ini aşması
halinde veya bu oranı aşmasa bile toplam cirolarının yirmi beş trilyon Türk Lirası’nı
(yirmi beş milyon Yeni Türk Lirası) aşması halinde Rekabet Kurulu’ndan izin almaları
zorunludur”.
Dosya konusu devralma işlemi taraflarından Kral Medya’nın 2007 yılı toplam cirosu
(…………..) YTL, Doğuş Medya Grubu tarafından kontrol edilmekte olan televizyon
kanalarının toplam cirosu ise (…………..) YTL’dir.
Sonuç olarak 1997/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde belirtilen ciro eşiğinin tanımlanan
pazar itibariyle aşılması nedeniyle, inceleme konusu işlemin Rekabet Kurulu’ndan izin 330
alınması gereken bir işlem olduğu tespit edilmiştir.
H.4.2.2. Radyo Yayıncılığı Piyasası ve Kral FM Açısından Yapılacak
Değerlendirme
Doğuş Medya ilgili ürün pazarı olan ulusal radyo yayıncılığında, yabancı müzik yayını
yapmakta olan Capital Radyo ve NTV Radyo aracılığıyla faaliyet göstermektedir. Bu iki
kanalın 2007 yılı toplam cirosu (…………..) YTL‘dir. Dosya konusu devralma işlemine
konu ticari ve iktisadi bütünlüğün bir parçası olan Kral FM’in 2007 cirosu bilinmemekle
beraber, Kral Medya’nın tüm cirosunun Kral FM’e ait olduğu varsayılsa bile, tarafların
toplam ciroları ancak (…………..) YTL seviyesine ulaşmakta ve ciro eşiğinin altında
kalmaktadır. 340
A Yapım tarafından Kral FM’in reklam gelirleri açısından pazarda %(…)’lik bir
büyüklüğe sahip olduğu, bu oranın NTV Radyo için %(…), Capital Radyo için %(…)
olduğu bilgisi sunulmuştur. Birleşme sonunda pazar payı %(…)’ye ulaşacağından
“ulusal radyo yayınları reklam yeri” piyasasında pazar payı eşiği geçilmemektedir.
Öte yandan, daha önce belirtildiği gibi Kral FM aynı zamanda ulusal radyo yayıncılığı
pazarında faaliyet göstermektedir. A Yapım tarafından sunulan bilgilerden temel
erişime göre sıralı 2007 yılı ulusal radyo dinlenme oranları raporunda %(…)’lik bir
payla en fazla dinlenen radyo görünümündedir. Bu nedenle ilgili ürün pazarında
%25’lik pazar payı eşiğinin aşıldığı ve Rekabet Kurulu iznine tabi bir devralma olduğu
anlaşılmıştır. 350
H.4.3. Bildirimin 4054 Sayılı Kanun’un 7. Maddesi Kapsamında Değerlendirmesi
Bilindiği gibi 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinde, hakim durum yaratmaya veya
mevcut bir hakim durumu güçlendirmeye yönelik olarak rekabetin önemli ölçüde
azaltılması sonucunu doğuracak şekilde gerçekleştirilen birleşme veya devralma
işlemleri yasaklanmaktadır.
Dosya konusu işlemde televizyon yayıncılığı ve televizyon yayınları reklam yeri
pazarında;
– reklam gelirleri açısından tarafların ilgili pazardaki paylarının %(…) (NTV), %(…)
(CNBC-E) ve %(…) (Kral TV) şeklinde sıralanmasından ötürü, devralma
neticesinde toplam pazar payı %(…), 360
08-52/793-322
10
– izlenme payları açısından ise tarafların ilgili pazardaki tüm gün izlenme paylarının
%(…) (NTV), %(…) (CNBC-E), ve %(…) (Kral TV) şeklinde sıralanmasından ötürü,
devralma neticesinde toplam pazar payı %(…)
olacağından, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca bir birleşme ve devralmanın
yasaklanması için gerekli olan, hakim durum yaratarak ya da mevcut bir hakim
durumun güçlenmesi neticesinde ilgili piyasada rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğurmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Bunun yanında; (…………..) tarafından,
– (………..TİCARİ SIR………...),
– (………..TİCARİ SIR………...), 370
planlandığı ifade edilmektedir.
İşlem, portföy etkisi açısından değerlendirildiğinde ve devralan tarafın devir işlemi
akabinde devraldığı kanalın karasal yayın hakkı çerçevesinde genel içerikli yayın
yapan bir kanal tesis edecek olması hususu hesaba katıldığında, ilk aşamada farklı
içerikte kanalların farklı kesimlere hitap edebilmesinden ve bu farklı kanalların aynı
grubun çatısı altında toplanmasından ötürü bir portföy etkisinin doğmasından
bahsedebilir. Ancak, devralan tarafın faaliyetlerinin ağırlıklı olarak görsel medya
üzerinde yoğunlaşmış olması, ilgili diğer pazarlardaki faaliyetlerinin sınırlı olması ve bu
pazarda da işlem sonrası oluşacak pazar payının düşük seviyelerde kalması
sebepleriyle olası bir portföy etkisinin rekabetçi açıdan sakınca arz edemeyeceği 380
kanaatine ulaşılmıştır.
Radyo yayıncılığı ve radyo yayınları reklam yeri pazarında ise;
– Kral FM’in reklam gelirleri açısından pazarda %(…) gibi bir büyüklüğe sahip olduğu,
bu oranın NTV Radyo için %(…), Capital Radyo için %(…) olmasından ötürü, işlem
sonucunda oluşacak pazar payının %(…) olması,
– Dinlenme payları açısından işlem sonucunda, Kral FM’in %(…)’lik payına
eklenecek Doğuş Yayın Grubu radyo kanallarının (NTV Radyo ve Capital Radyo)
dinlenme oranlarının sırasıyla %(…) ve %(…) olması,
– Kral FM’in dinleme payına kıyasla son derece düşük bir reklam geliri alması,
– 2008 yılı ilk çeyrek itibariyle pazar payının %(…) seviyelerine gerilemiş olması, 390
göz önüne alınarak 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca bir birleşme ve
devralmanın yasaklanması için gerekli olan hakim durum yaratılması ya da mevcut bir
hakim durumun güçlendirilerek ilgili piyasada rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonuçlarının doğmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı
“Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında
Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna, işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde 400
belirtilen nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun
güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu
olmadığına, bu nedenle bildirim konusu işleme izin verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy