1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D1/1/C.S.-00/7 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 01-04/21-4
Karar Tarihi : 16.1.2001
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU
Üyeler : Dr. Kemal EROL, Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU,
İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER
B- RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, Harun ULU
C- ŞİKAYET EDEN: İhbar
D- HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILANLAR
Kütahya Porselen San. A.Ş.
Atatürk Bulvarı 8. Km. KÜTAHYA
Heriş Seramik ve Turizm A.Ş.
Atatürk Bulvarı 5. Km. KÜTAHYA
E- DOSYA KONUSU: Kütahya Porselen San. A.Ş. ve Heriş Seramik ve Turizm
A.Ş.'nin (Güral Porselen) hakim durumlarını kötüye kullanmak suretiyle 4054
sayılı Kanun'un 6 ncı maddesini ihlal ettikleri iddiası.
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan ihbarda özetle;
- Kütahya Porselen ve Güral Porselen firmalarının Güral Ailesi’nin kontrolü
altında olduğu ve bu firmaların piyasada hakim konumda bulunduğu,
- Daha önce pazarda yer alan İstanbul Porselen’in iflas ettirilerek pazardan
çekilmesinin sağlandığı, eski İstanbul Porselen bayilerine Kütahya Porselen ve
Güral Porselen ürünü almaları şartı konulduğu,
- Ürün ithalinin durdurulduğu,
- Pazara Porland Porselen adında yeni bir firmanın girdiği, ancak Porland
Porselen’den mal alanlara Kütahya Porselen ve Güral Porselen’in mal vermeyi
kestiği,
İddialarında bulunulmuştur.
G- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 4.10.2000 tarih, 4133 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 13.11.2000 tarih, D1/1/C.S.-00/7 sayılı İlk İnceleme
Raporu, 23.11.2000 tarih, 00-46 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4 ve 6 ncı maddelerinin ihlaline ilişkin bir
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1
2 REKABET KURUMU
inci maddesi uyarınca 23.11.2000 tarih, 00-46/491-269 sayı ile önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 10.1.2001 tarih, D1/1/C.S.-01/1 sayılı
Önaraştırma Raporu 10.1.2001 tarih, REK.0.05.00.00/3 sayılı Başkanlık önergesi ile
01-04 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Kütahya Porselen A.Ş. ve Heriş Seramik ve
Turizm A.Ş. hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı, bununla birlikte,
Kütahya Porselen A.Ş. ve Heriş Seramik ve Turizm A.Ş.'nin 2001 yılı ve sonrasına
yönelik yaptığı ve/veya yapacağı dağıtım ve bayilik anlaşmaları gibi her türlü dikey
anlaşmalarının ivedilikle Kurumumuza bildirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
İ- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
1. İlgili Pazar
Seramik ürünleri kendi içinde dört alt pazara ayrılmaktadır.
- Kaplama malzemeleri (yer ve duvar karoları),
- Sağlık gereçleri,
- Sofra ve süs eşyaları,
- Teknik seramikler,
Bu alt pazarların gerek talep ikamesi, gerekse arz ikamesi yönünden
birbirlerinden tamamen ayrıldıkları görülmektedir. Bu kararın konusu, porselen
mamülü sofra ve süs eşyaları pazarına ilişkindir.
Porselen, kil ihtiva eden hammaddelerden üretilmiş ürünlerin oluşturduğu
seramik grubunun bir elemanıdır. Porselen, %50 oranında porselen toprağı (kaolin),
%25 oranında kuartz ve %25 oranında da feldspattan üretilir. Hammaddelerin uygun
işlenmesi, öğütülmesi, karıştırılması ve tekrarlanan pişirimlerde bütünleştirilmesiyle
porselen ortaya çıkmaktadır.
1.1. Ürün Pazarı: Porselen sofra eşyası üreten üreticilerin ürün yelpazesine
bakıldığında; yemek takımları, çay takımları, tabaklar, fincanlar, kaseler, vazolar, kül
tabakları, demlikler, sütlükler, şekerlikler, tuzluk ve biberlikler, peçetelikler gibi
ürünler göze çarpmaktadır. Bu ürünler ev kesimi (hane halkına hitap eden) ve ikram
kesimi (otel ve lokantalara hitap eden) şeklinde iki ayrı gruba ayrılabiliyor olsa da,
her iki grubun aynı fabrikada ve aynı üretim prosedürü içinde üretiliyor olmasından
dolayı sonsuz bir arz ikamesinin bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle, sofra
eşyalarını ev kesimi ve ikram kesimi olarak iki ayrı ürün pazarına ayırma gibi bir
durum söz konusu değildir.
Porselenden üretilen ev eşyaları arasında süs eşyaları ve vitrifiye olarak
adlandırılan tuvalet ve banyo malzemeleri de yer almakla birlikte, süs eşyaları ve
vitrifiyenin üretim prosesinin porselen sofra eşyalarından tamamen ayrı olduğu,
dolayısıyla bu ürünler arasında arz ya da talep ikamesinin söz konusu olmadığı
görülmektedir.
Porselen sofra eşyaları ile benzer tüketim amaçları için kullanılan ve
dolayısıyla talep ikamesi açısından porselen ürünlere rakip olması söz konusu
olabilecek olan ürünler şu şekilde sıralanabilir;
3 REKABET KURUMU
- Camdan mamül sofra eşyaları,
- Seramikten mamül sofra eşyaları,
- Arcopaldan mamül sofra eşyaları,
- Melaminden mamül sofra eşyaları,
- Emayeden mamül sofra eşyaları,
- Paslanmaz çelikten mamül sofra eşyaları,
- Plastikten mamül sofra eşyaları,
Paslanmaz çelikten mamül sofra eşyaları, daha çok tencere ve tava gibi
pişirmeye yönelik ürünler olup, porselen ürünlerle talep ikamesinin bulunması söz
konusu değildir. Bu ürün gruplarından cam, melamin, emaye ve plastik sofra
eşyalarının da gerek fiyatları, gerekse kullanım özellikleri açısından porselen sofra
eşyalarını ikame edebilecek özelliklere sahip olmadığı görülmektedir.
Cam türü bir malzeme olan arcopal ise, yüksek derecede eritilen cam
eriğinden pres veya üfleme yolu ile elde edilmektedir. Cam olduğu halde opaktır ve
ışığı az geçirir. Porselenle benzer yönü, florik asit dışında hiçbir asitten
etkilenmemesidir. Estetik açıdan porselen kadar cazip olmayan arcopal, yeni bir
malzeme olduğu için porselen gibi çok eski bir geleneğe sahip değildir. Ayrıca
arcopalin doğrudan ateşe konabilme özelliği mevcuttur. Porselen sofra eşyasının ise
sıcak ocağın veya sobanın üstüne konması tavsiye edilmez. Genellikle porselen
ürünler ısınma yavaş yavaş olduğu takdirde ısınmaya dayanabilirler. Ancak iyice
ısındıktan sonraki soğumanın da yavaş yavaş olması gerekmektedir. Bu durum da,
tüketicinin gözünde arcopal ve porselen sofra eşyaları arasında tercih farklılığını
ortaya çıkaran bir özellik olmaktadır.
Bütün bu bilgilerden, sıhhi, uzun ömürlü, kaliteli, gösterişli ve geleneksel olma
özellikleri dikkate alındığında, porselen sofra eşyalarının ayrı bir ilgili ürün pazarı
olarak kabul edilebileceği anlaşılmaktadır.
1.2. Coğrafi Pazar: Söz konusu ürünlerin, Türkiye’nin bütün bölgelerine toptancılar
vasıtasıyla dağıtımının yapıldığı dikkate alındığında, ilgili coğrafi pazar Türkiye
Cumhuriyeti sınırları olarak alınmıştır.
2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
2.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Teşebbüsler
2.1.1. Heriş Seramik ve Turizm A.Ş. (Güral Porselen)
Heriş Seramik ve Turizm A.Ş.’nin (Heriş A.Ş.), bünyesinde bulunan işletmeler
aracılığıyla gerçekleştirdiği faaliyet alanları; porselen sofra eşyası üretimi, sağlık
gereçleri ve vitrifiye üretimi, tuğla ve kiremit üretimi ve turizm hizmetleri ve aquapark
işletmeciliği şeklinde sıralanmaktadır.
Heriş A.Ş.’nin 2000 yılı itibarıyla ortaklık yapısının; Rıza GÜRAL %23,34, Nafi
GÜRAL %31,12, İsmet GÜRAL %31,12, Sevim OLGUN %6,62, Erol GÜRAL %7,78
şeklinde oluştuğu görülmektedir.
1999 yılında tüm faaliyetlerinden 21.995.462.906.702 TL. gelir elde eden
Heriş A.Ş., porselen ürünlerini ‘’Güral Porselen’’ markası altında pazarlamaktadır.
Heriş A.Ş.’nin porselen üretimi yapan 2 fabrikası bulunmakta olup, bu fabrikaların
4 REKABET KURUMU
yıllar itibarıyla toplam üretim kapasiteleri, üretim miktarları ve kapasite kullanım
oranlarına ilişkin bilgilere aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:
Yıllar
Üretim
Kapasitesi
(Adet/Yıl)
Üretim Miktarı
(Adet)
Kapasite
Kullanım
Oranı (%)
1995 64.800.000 35.112.749 0,54
1996 64.800.000 48.319.464 0,75
1997 64.800.000 47.132.303 0,73
1998 64.800.000 49.337.730 0,76
1999 64.800.000 28.978.021 0,45
Heriş A.Ş.’nin porselen satış ciroları ise şu şekildedir:
Yıllar Yurtiçi Satışlar(TL) Yurtdışı Satışlar(TL) Toplam Satışlar(TL)
1995 1.377.200.916.000 80.304.469.238 1.457.505.385.893
1996 2.868.746.711.130 267.621.186.799 3.136.367.897.929
1997 5.217.292.647.517 709.596.340.785 5.926.888.988.302
1998 8.827.405.562.972 1.203.147.412.703 10.030.552.975.675
1999 12.323.573.337.052 2.021.728.749.083 14.345.302.086.135
2.1.2. Kütahya Porselen A.Ş.
Hisseleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na kote ettirilmiş olan Kütahya
Porselen Sanayi A.Ş.’nin porselen sofra ve süs eşyası, seramik kaplama
malzemeleri ile karton oluklu mukavva ve ambalaj üretimi yapan üç işletmesi
bulunmaktadır. Şirketin 1999 yılı itibarıyla ortaklık yapısının şu şekilde gerçekleştiği
görülmektedir; Gürok Tur. A.Ş. %26,5, Rıza Güral %15,7, Nafi Güral %15,7, İsmet
Güral %15,7, diğer %26,4.
Kütahya Porselen A.Ş.’nin %26.5 hissesine sahip olan Gürok Turizm ve
Madencilik A.Ş., kömür üretimi ve pazarlaması konusunda etkinlik göstermekte olup,
şirketin pay sahipleri ve pay oranları incelendiğinde; Rıza Güral'ın %23,36, Nafi
Güral'ın %31,16, İsmet Güral'ın %31,15, Erol Güral'ın %7,80 ve diğerlerinin %6,53
hissesi olduğu anlaşılmaktadır.
Kütahya Porselen’in porselen sofra eşyası üretim kapasitesi, üretim miktarı ve
kapasite kullanım oranlarına, yıllar itibarıyla aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:
Yıllar Kurulu Kapasite
(Parça)
Üretim Miktarı
(Parça)
Kapasite Kullanım
Oranı (%)
1994 23.000.000 21.137.190 0,92
1995 23.000.000 23.322.790 1,01
1996 23.000.000 24.955.329 1,09
1997 23.000.000 17.302.564 0,75
1998 23.000.000 17.484.668 0,76
1999 23.000.000 19.571.156 0,85
Kütahya Porselen’in porselen satışlarından elde ettiği ciro, yıllar itibarıyla şu
şekilde gerçekleşmiştir:
5 REKABET KURUMU
Yıllar Yurtiçi Satış(TL) Yurtdışı Satış(TL) Toplam Ciro(TL)
1994 576.047.212.000 34.244.053.000 610.291.265.000
1995 1.135.446.407.000 94.797.469.000 1.230.243.876.000
1996 1.844.220.929.000 135.808.495.000 1.980.029.424.000
1997 3.222.129.848.000 514.388.122.000 3.736.517.970.000
1998 4.165.347.110.000 1.382.919.000.000 5.548.266.110.000
1999 7.027.188.917.000 1.805.973.255.000 8.833.162.172.000
2.2. Yerinde İncelemede Elde Edilen Belgeler
2.2.1. 2000 Yılına ait Satış Sirküleri
Güral Porselen’de yapılan incelemeler sırasında şirketin 2000 yılına ait
porselen satış genel sirküleri bulunmuş olmakla birlikte, şirket yetkilileri 2000 yılında
hiç bir müşterinin sirküler imzalamadığını belirtmişlerdir. 101 porselen genel
satış sirkülerinde, bayi olacak firmalar için özel koşullar ve prim sistemi getirilmemiş
olup, tüm alıcılara %9 oranında iskonto uygulanacağı belirtilmektedir.
2000 yılına ait 102 , “ev ve otel grubu porselenler için bağlantı yapacak
bayilere sağlanan ek avantajlar” satış sirkülerinde ise önceki yıllara ait sirkülerdeki
hükümlere benzer maddeler bulunmaktadır. Söz konusu sirkülerde;
fabrika ile bağlantı yapmış olan firmalara %9 oranında bağlantı/bayilik primi
verileceği ve bu primin aylık bağlantının gerçekleştirildiği tarihte tahakkuk ettirileceği,
yıllık bağlantı yapanlara ve bağlantısını üçer aylık devreler içinde eşit olarak veya
herhangi bir aydaki eksiğini üç aylık dönem sonunda tamamlaması koşulu ile
gerçekleştiren ve porselen grubu olarak sadece fabrikanın porselen ürünlerini satan
bayilere;
330 takım ve üzeri 80 YT 42 alımlara %0
660 takım ve üzeri alımlara %5
1320 takım ve üzeri alımlar %7
2640 takım ve üzeri alımlara %9
oranında 'istikrar primi' verileceği ve bu primlerin 3., 6., 9. ve 12. ay sonlarında 3
aylık dilimler halinde tahakkuk ettirileceği belirtilmektedir.
2.2.2. 2001 Yılında Uygulanması Düşünülen Pazarlama Politikası
Heriş A.Ş.’de yapılan incelemeler sırasında elde edilen “2001 Yılı Porselen
Dağıtım Kanalının Yeniden Organizasyonu” başlıklı belgede, şirketin mevcut dağıtım
sisteminin durumu ile bu sistemde yapılması düşünülen değişiklikler yer almaktadır.
Aynı belgede yer alan ifadelere göre, Türkiye 6 bölgeye ayrılarak, her bölge
için 1 firma (seçilmiş firma) belirlenecek ve seçilmiş firmalar belirlenen bölgelerde
faaliyet göstereceklerdir. Ancak, seçilmiş firmalar belirlenen bölge dışına mal
satarlarsa buradan kazanacakları primler toplanarak seçilmiş firmalar arasında
toplam cirolarına göre pay edilecektir.
Porselen satışı yapacak bayilerin (seçilmiş bayiler), seçilmiş firmalar ile
fabrika tarafından belirleneceği yeni düzenlemede, fabrikanın ve seçilmiş firmaların
bayilere, otellere, otel tedarikçilerine ve süper marketlere uygulayacağı iskonto
oranlanları da belirlenmiştir.
6 REKABET KURUMU
Seçilmiş firmaların sadece bayilere satış yapması, perakendeciye satış
yapmaması öngörülen yeni düzenlemede, söz konusu seçilmiş firmalarda fabrikadan
maaş alan elemanlar bulundurulacağı ve bu elemanların fabrika ile seçilmiş firma
arasında koordinasyonu sağlayacağı, tüm bu düzenlemelerle birlikte “piyasada vade
ve fiyat istikrarının büyük ölçüde sağlanacağı” ifade edilmektedir.
2.3. 4054 Sayılı Kanun’un 6 ncı Maddesi Kapsamında Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu
tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile
kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmünü içermektedir. Buradan da
anlaşıldığı üzere, bir fiilin Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamında sayılması için
gereken üç unsur bulunmaktadır bunlar; "teşebbüs olma", "hakim durumda olma" ve
"kötüye kullanma".
Güral Grubu’nun porselen sofra eşyası üreten firmaları aracılığıyla yaptığı
pazar faaliyetleri bu unsurlar açısından aşağıda değerlendirilmiştir.
2.3.1 Teşebbüs Olma Niteliği
İhbar başvurusu neticesinde Kütahya Porselen ve Güral Porselen hakkında
yapılan Önaraştırma’nın amacı, söz konusu teşebbüslerin hakim durumlarını kötüye
kullanıp kullanmadığını tespit etmeye yöneliktir. Bu noktada, ayrı tüzel kişilikler olan
Güral Porselen (Heriş A.Ş.) ve Kütahya Porselen A.Ş.’nin aynı ekonomik birliğe ait
olup olmadığı, başka bir deyişle söz konusu iki işletmenin bir teşebbüs olarak
değerlendirilip değerlendirilemeyeceği önem kazanmaktadır.
4054 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde teşebbüs, “Piyasada mal veya
hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen
ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimleri” şeklinde tanımlanmıştır. Bu
tanımdan hareketle aynı ekonomik birliğe ait olan, yani kontrolün tek elden
sağlandığı işletmelerin bir teşebbüs olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ali Güral, Nafi Güral ve İsmet Güral (Güral Ailesi), Güral Porselen’nin (Heriş
A.Ş.) 1995 ve 1996 yıllarında %93,36, 1997 yılından itibaren de %85,58 oranında
hissesini elinde bulundurmaktadırlar.
Güral Ailesi, Kütahya Porselen A.Ş.’nin 1995 yılında %45, 1996 yılında
itibaren de %47.1 oranında hissesine doğrudan sahiplerdir. Kütahya Porselen’in
1995 yılından itibaren %26,5 hissesine sahip olan Gürok Turizm ve Madencilik
A.Ş.’nin hisselerinin %85,67’si yine Güral Ailesi’ne aittir. Buradan da, Güral Ailesi’nin
Kütahya Porselen A.Ş.’nin hisselerinin %26,5’ine de dolaylı olarak sahip olduğu
anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, Güral Ailesi’nin Kütahya Porselen’deki toplam hisse
oranı %73,6’ya yükselmektedir.
Güral Ailesi’nin Kütahya Porselen ve Güral Porselen’in (Heriş A.Ş.) doğrudan
veya dolaylı olarak sermayelerinin yarısından fazlasına sahip olması, dolayısıyla söz
konusu bu şirketlerin Güral Ailesi tarafından tek elden kontrol ediliyor olması
nedeniyle, iki şirketin aynı ekonomik birlik içerisinde yer aldıkları görülmektedir. Bu
nedenle 4054 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından Kütahya Porselen A.Ş. ve
Güral Porselen’in (Heriş A.Ş.) tek teşebbüs olarak değerlendirilmeleri gerekmektedir.
7 REKABET KURUMU
2.3.2. Güral Grubu’nun Hakim Durumuna İlişkin Değerlendirme
Kütahya Porselen piyasadaki en eski ve köklü porselen sofra eşyası
üreticisidir. Güral Porselen ise 1980’li yılların sonunda üretime başlamıştır. 1980’li
yılların diğer en büyük porselen üreticilerinden İstanbul Porselen ise 1992 yılında
etkinliklerini durdurmuştur. Porland Porselen, İstanbul Porselen’in makina parkını
satın alarak 1993 yılında faaliyete geçmiştir. Diğer üretici Deniz Porselen ise
sermaye sıkıntısı nedeniyle faaliyetlerini düzenli olarak devam ettirememiş ve en son
1999 yılında 1 Trilyon TL satış cirosu elde ettikten sonra 2000 yılında üretimini
tamamen durdurmuştur. Piyasanın diğer aktörleri ise seramik sofra eşyası üretimi
yapan küçük kapasiteli işletmeler ve atölyelerdir. Seramik sofra eşyaları üretimine
ilişkin yeterli ve açık veri bulunamamakla birlikte, seramik üreten atolyelerin seri
üretim yapamamaları, yüksek miktarlarda üretim yapan büyük seramik firmalarının
bulunmaması ve ayrıca seramik üreticilerinin daha çok süs eşyaları üretimine
yönelmiş olmaları dikkate alındığında, Türkiye’de üretilen seramik sofra eşyalarının,
porselen üreticilerine ciddi bir rakip olamayacakları anlaşılmaktadır.
Pazar payı şu aşamada tam olarak hesaplanamamakla birlikte, Güral
Grubu’nun pazar gücü hakkında genel bir tespit yapmak amacıyla, ilgili pazarın
Güral Grubu’nun yurtiçi satışlardan elde ettiği ciro, Gürallar’ın en büyük rakibi
Porland Porselen’in cirosu ve ithalat tutarı olarak ele alınması halinde, Güral
Grubu’nun pazar payının 1996 yılında %85, 1997 yılında %84, 1998 yılında %72 ve
1999 yılında da %77 olduğu görülmektedir. Kurulu kapasite açısından bakıldığında
ise Güral Grubu’nun üretim kapasitesinin en yakın rakibi olan Porland Porselen’in
3,6 katı büyüklüğünde olduğu görülmektedir. (Gürallar’ın kurulu kapasitesi:
87.800.000 parça/yıl, Porland’ın kapasitesi: 24.000.000 parça/yıl)
Türkiye’de porselen sofra eşyası üretiminin sadece iki teşebbüs tarafından
yürütülmekte olduğu dikkate alındığında, niçin daha fazla girişimcinin bu alana
yatırım yapmadığı sorusu akla gelmektedir. İnceleme esnasında yapılan
görüşmelerde alınan bilgilerden, porselen işinin emek yoğun ve tecrübe isteyen bir iş
olması nedeniyle büyük girişimciler için cazip bir alan olmadığı, bu nedenle de büyük
girişimcilerin porselen pazarına yatırım yapmayı tercih etmedikleri anlaşılmıştır.
Bunun yanında, porselen sofra eşyası sektöründeki kurulu üretim kapasitesinin
fazlalığının da piyasaya girişi zorlaştıran bir unsur olduğu görülmektedir. Şöyle ki,
87.800.000 parça/yıl üretim kapasitesine sahip olan Güral Grubu’nun en yüksek
kapasite kullanım oranına ulaştığı 1996’da kapasite kullanım oranı %83 olmuş iken,
bu oran 1998 yılında %77’ye 1999 yılında ise %55’e düşmüştür. Porland Porselen’in
ise kapasitesini genişlettiği 1995 yılından sonra yıllık kapasite kullanım oranı en çok
%82 olmuştur. Güral Grubu’nun kapasite kullanım oranındaki bu düşüşün genel
ekonomik krize bağlı talep düşüşünden kaynaklandığı görülmektedir.
Bütün bu veriler Güral Grubu'nun büyük bir pazar gücüne sahip olduğu
yönünde göstergeler olarak kabul edilmekle birlikte, yapılan incelemeler neticesinde,
sektörde yoğun bir rekabetin yaşandığı, özellikle ithalat ve sınır ticareti yoluyla
yurtiçine giren ve çok ucuz fiyata satılan Uzakdoğu menşeli porselen sofra
eşyalarının miktarının giderek çoğaldığı ve 1999-2000 yıllarında yerli teşebbüslerin
bu sebepten dolayı yurtiçi satışlarının düştüğü, nihayetinde de iki fabrikası bulunan
Güral Porselen’in bir fabrikasında üretimin 2000 yılında durdurulduğu ve 800
8 REKABET KURUMU
civarında işçinin işine son verildiği tespit edilmiştir. Ayrıca hakim konumda olmanın
göstergelerinden biri olan işletmenin pazardaki tutumu açısından Güral Grubu’nun
faaliyetleri ele alındığında, 2000 yılına kadar bayileri çeşitli yükümlülükler altına alan
ve kendisine bağlayan bayilik anlaşmalarının bulunduğu, 2000 yılında ise bayilerin
bu tip anlaşmaları imzalamaya yanaşmadıkları görülmektedir. Başka bir ifadeyle,
2000 yılında Güral Grubu’nun pazar gücünü nispeten kaybettiği gözlenmektedir.
Bununla birlikte, 2000 yılında görülen bu durumun sebebinin, pazara yeni firmaların
girmesi ya da rakip firmaların daha etkin çalışması değil (rakiplerin artmasının
tersine Deniz Porselen’in pazardan çıktığı görülmektedir), genel ekonomik krizden
kaynaklanan talep daralmasının yol açtığı pazarlama sorunları olduğu
anlaşılmaktadır. Güral Grubu'nun satışlarındaki azalmanın bir diğer nedeni olarak
da, 1996 yılında Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne girmesiyle birlikte Avrupa Birliği
ülkelerinden yapılan ithalata uygulanan gümrük vergisi oranlarının sıfırlanmasıyla
başlayan durum görülmektedir. Ayrıca işçilik ücretleri ve ucuz doğal gaza sahip
olmaları yönüyle önemli rekabet avantajlarına sahip olan porselen üreticisi
konumundaki ülkelerden Polonya, Romanya ve Çek Cumhuriyeti mallarına 2000
yılında uygulanan gümrük vergileri sırasıyla %17,2, %9,8 ve %7,4 iken, 2001 yılında
bu oranlar %9,8, %4,9 ve %0'a indirilecektir. İthal ürünlerin alım satım şartlarına
ilişkin kolaylıkların artması sonucunda, büyük bayilerin yurtiçi teşebbüslerin ürettiği
ürünler yerine ithal ürünlerin ticaretini tercih etmeye başladıkları görülmektedir. Bu
şartlar altında Güral Grubu'nun, müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz,
üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücünün
bulunmadığı dolayısıyla Güral Grubu'nun porselen pazarındaki hakim durumundan
bahsetmenin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Yine de, üretim kapasitesi ve
pazarın emek yoğun olmasından dolayı girişlerin az olduğu gibi kriterler göz önüne
alındığında, genel ekonomik krizin geçmesi ve talebin normale dönmesi durumunda
Güral Gurbu’nun yeniden büyük bir pazar gücüne sahip olması söz konusu
olabilecektir.
2.3.3. Kötüye Kullanma
Güral Grubu'nun hakim durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede de
belirtildiği üzere, 1999 yılından itibaren, gerek ithalatın artması, gerekse daralan
talep ve faiz oranlarınadaki değişmeler gibi genel ekonomik krizin getirdiği bir sonuç
olarak hakim durumda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hakim durumda bulunmayan bir
teşebbüs için, gerçekleştirdiği faaliyetlerin Kanun'un 6 ncı maddesi anlamında
kötüye kullanma olarak sayılıp sayılamayacağına ilişkin bir değerlendirme yapmak
gereksizdir.
2.4. Kanun’un 4 üncü Maddesine İlişkin Değerlendirme
Güral Grubu’nun 1993-2000 yılları arasında bayileriyle yapmış olduğu satış
sirkülerleri incelendiğinde, 1999 yılına kadar uygulanan satış sirkülerlerinin, 4054
sayılı Kanun’un 5 inci maddesine dayanılarak çıkarılmış olan 1997/3 sayılı “Tek
Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” ve 1997/4 sayılı “Tek
Elden Satın Alma Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” kapsamında oldukları
anlaşılmaktadır. 2000 yılında ise bayilerin sirküler imzalamayarak, her hangi bir
taahhüt altına girmedikleri görülmektedir.
Güral Grubu’nun 2001 yılı için uygulamaya sokmak istediği satış stratejisinin;
9 REKABET KURUMU
- Türkiye’yi 6 bölgeye ayırarak, her bölgeye 1 seçilmiş firmanın verilmesi,
- Bayilere, otellere, otel tedarikçilerine ve süper marketlere uygulanacak iskonto
oranlarının fabrika ve seçilmiş firmalarca belirlenmesi,
- Seçilmiş firmaların sadece bayilere satış yapıp, perakendecilere satış yapmaması,
gibi unsurlar içerdiği görülmektedir. Bununla birlikte, 2001 yılında faaliyete
geçirilmek istenen yeni dağıtım sisteminin, inceleme döneminde henüz hazırlık
aşamasında olduğu ve yürürlüğe girmediği anlaşılmıştır.
4054 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine dayanılarak çıkarılmış olan 1997/3 ve
1997/4 sayılı Tebliğler aracılığıyla, belirli dikey anlaşmalar bu Tebliğlerde
düzenlenen koşullara uygun olmak kaydıyla, Kanun’un 4 üncü maddesindeki
yasaklamadan grup olarak muaf tutulmaktadırlar. Güral Grubu’nun geçmiş yıllarda
yapmış olduğu dikey anlaşmalar, bu Tebliğler kapsamında olmaları nedeniyle
Rekabet Kurumu’na bildirilmemiş olsalar da, Güral Grubu’nun pazar gücü dikkate
alındığında, hakim durumda kabul edilsin ya da edilmesin, pazarın rekabetçi yapısını
önemli ölçüde etkileyeceği açıktır. Bu nedenle, söz konusu dikey ilişkilerin pazarın
rekabetçi yapısına etkilerinin anılan Tebliğler aracılığıyla değil, yapılacak bireysel
incelemelerle analiz edilmesi ve ihtiyaç hissedildiği takdirde bireysel muafiyete konu
olması gerekmektedir. Nitekim 1997/3 sayılı Tebliğ'in 6 ncı maddesi, muafiyetin geri
alınmasına ilişkin hükümler içermektedir. Aynı şekilde 1997/4 sayılı Tebliğ'in
'Muafiyetin Geri Alınması' başlıklı maddesi de benzer hükümler taşımaktadır.
Bu doğrultuda, Güral Grubu’nun yaptığı dikey anlaşmaların söz konusu
Tebliğler kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, eğer bireysel
değerlendirmeye tabi tutulmasına karar verilirse ne gibi kısıtlamalara tabi tutulacağı
konusunun, Güral Grubu’nun dikey anlaşmalarına ve bu anlaşmaların ilgili pazara
etkilerine ilişkin yapılacak ayrıntılı bir incelemeyle açıklığa kavuşturulması gerektiği
açıktır. Bu incelemenin yapılabilmesi için de, Güral Grubu'nun 2001 yılına ve
sonrasına yönelik Kütahya Porselen A.Ş. ve Heriş Seramik ve Turizm A.Ş.
aracılığıyla yaptığı ve/veya yapacağı dağıtım ve bayilik anlaşmaları gibi her türlü
dikey anlaşmaların Kurum'a bildirilmesinin ilgili tarafa tebliğ edilmesi gerekmektedir.
J- SONUÇ
Yukarıda yer verilen açıklamalar, bulgular ve değerlendirmelerin ışığında;
1. Kütahya Porselen A.Ş. ve Heriş Seramik ve Turizm A.Ş. hakkında soruşturma
açılmasına gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
2. Kütahya Porselen A.Ş. ile Heriş Seramik ve Turizm A.Ş.'nin 2001 yılı ve sonrasına
yönelik her türlü dikey anlaşmalarının ivedilikle Kurumumuza bildirilmesi gerektiğine
OYÇOKLUĞU ile,
karar verilmiştir.
10 REKABET KURUMU
KARŞI OY GEREKÇESİ
Bir ihbar üzerine Kütahya Porselen A.Ş. ve Heriş Seramik ve Turizm A.Ş.
hakkında yapılan önaraştırma sonucunda Rekabet Kurulu’nca verilen 16.1.2000
tarih ve 01-04/21-4 sayılı kararın sonuç bölümünün 2 numaralı bendine aşağıdaki
gerekçeler ile karşı oy kullanılmıştır.
Sözü edilen kararda, şikayet edilen teşebbüsler hakkında soruşturma
açılmasına gerek olmadığına ve anılan teşebbüslerin 2001 yılı ve sonrasına yönelik
yaptığı ve /veya yapacağı dağıtım ve bayilik anlaşmalarının ivediklikle Kurum’a
bildirilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 10. maddesi uyarınca,
Yasa’nın 4. maddesi kapsamına giren anlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren bir ay
için de Kurul’a bildirilecektir. Bildirilmeyen anlaşmalara muafiyet hükümleri
uygulanmayacağı gibi ayrıca Yasa’nın 16/1-c maddesi uyarınca bildirmeme cezası
verilecektir. Bildirimin ne şekilde yapılacağı da 997/2 numaralı Tebliğ’de ayrıntılı
olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, Yasa kapsamındaki sözleşmelerin
tarafı olan teşebbüslere bildirim yükümlülüğü verilmiştir. Bunun karşıtı olarak, Yasa
kapsamında olmayan ya da grup muafiyetinden yararlanan anlaşmaların
bildirilmesine gerek yoktur.
Önaraştırma sürecinde, şikayet olunan teşebbüslerin bayileriyle aralarındaki
uygulamaların grup muafiyeti tebliğleri kapsamında oldukları, bundan sonra
uygulayacakları dağıtım sistemi yönünden bazı hazırlıklar içinde bulundukları
belirlenmiştir. Teşebbüsler arasında henüz imzalanmamış (doğmamış) ve imzalanıp
imzalanmayacağı, hangi hükümleri içereceği, grup muafiyeti tebliğleri kapsamına
girip girmeyeceği belli olmayan bir anlaşma için “yapılması halinde bildirilmesi
gereklidir” şeklinde bir karar verilmesi ve anılan teşebbüslerin bu konuda şimdiden
yükümlendirilmesi, Yasa’da öngörülen bildirimin amacını aşar nitelikte olduğundan
bu yolda bir karar verilmemesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına
katılmıyoruz.
A. Ersan GÖKMEN R. Müfit SONBAY Murat GENCER
Kurul Üyesi Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy