AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 13789/05
Hacı Agop ve Abraham KUYUMCU / Türkiye
Başkan,
Valeriu Griţco,
Yargıçlar,
Stéphanie Mourou-Vikström,
Georges Ravarani,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla, 11 Ekim 2016 tarihinde Daire halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Yukarıda belirtilen 18 Mart 2005 tarihli başvuruyu göz önünde bulundurarak,
Davalı Hükümetin görüşlerini ve başvuranın karşı görüşlerini dikkate alarak,
Yapılan müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranlar, Hacı Agop Kuyumcu ve Abraham Kuyumcu, sırası ile 1961 ve 1941 doğumlu Türk vatandaşları olup İstanbul’da ikamet etmektedirler. Başvuranlar, Mahkeme nezdinde Ankara barosuna kayıtlı H. Tepe tarafından temsil edilmişlerdir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın koşulları
3. Dava konusu olaylar, taraflarca ibraz edildiği şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
4. Başvuranların, Ankara ilinin Keçiören ilçesinde tapu sicilinde 4123 numaralı pafta, 18 ve 19 numaralı parselde kayıtlı iki adet arazi parçası bulunmaktadır.
5. Keçiören Belediyesi, 19 Ağustos 1997 tarihinde, yeşil alan oluşturmak amacıyla başvuranların arazisini kamulaştırmaya karar vermiştir.
6. Başvuranlar, belirtilmeyen bir tarihte, kamulaştırma kararının iptal edilmesi talebiyle Ankara İdare Mahkemesine başvurmuşlardır. Ankara İdare Mahkemesi, 26 Şubat 1998 tarihinde, bölge imar planında söz konusu arazinin konut alanı olarak gösterilmiş olması gerekçesiyle dava konusu kararı iptal etmiştir.
7. İmar planında yapılan değişiklik sonrasında, belediye, 24 Ocak 2001 tarihinde, başvuranlara ait arazinin kamulaştırılmasına bir kez daha karar vermiştir. Belediye komisyonu kamulaştırma bedelinin 34.776,000 eski Türk Lirası (TL)[1] olmasına karar vermiştir.
8. Başvuranlar, 5 Şubat 2000 tarihinde, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde hukuk davası açmış ve ilave kamulaştırma bedeli olarak 202.584.000,000 talep etmişlerdir.
9. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi, 20 Kasım 2002 tarihli kararında, tahakkuk edecek yasal faiz beraberinde, ilave tazminat olarak 48.024.000,000 eski Türk Lirası (söz konusu zamanda yaklaşık 30,500 avro) ödenmesine karar vermiştir.
10. Başvuranların talebi üzerine Ankara İcra Müdürlüğü, 18 Mart 2003 tarihinde, faiz ve masraflar beraberinde belediyenin, başvuranlara, 117.624.280,076 (söz konusu zamanda yaklaşık 68,000 avro) ilave kamulaştırma tazminatı ödemesine hükmetmiştir.
11. Belediye, 28 Ekim 2004 tarihinde, Ankara İcra Müdürlüğüne, 1.000.000,000 eski Türk Lirası (söz konusu zamanda yaklaşık 540 avro) tutarında ödeme yapmıştır.
12. Başvuranlardan Abraham Kuyumcu, 24 Kasım 2006 tarihinde vefat etmiştir. Mirasçıları Varter Kuyumcu, Narin Dikranuhi Toker ve Cenk Tatiyos Kuyumcu, başvuruyu takip etmek için başvuruda bulunmuştur.
13. Belediye, farklı tarihlerde, icra müdürlüğüne kısmi ödemelerde bulunmuştur. Ancak 1 Mayıs 2009 tarihinde Ankara İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeye göre, söz konusu belediyenin başvuranlara 38,753 Türk lirası (yaklaşık 18,500 avro) tutarında ödeme yapması gerekmekteydi.
B. İlgili iç hukuk ve uygulama
14. Aşağıda bahsedilecek olan (16. paragraf) Tazminat Komisyonuna ilişkin iç hukuk ve uygulamaya ilişkin açıklamalara, Turgut ve Diğerleri / Türkiye (k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013; Demiroğlu / Türkiye (k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013; ve Yıldız ve Yanak / Türkiye (k.k.), no. 44013/07, 27 Mayıs 2014 kararlarından erişilebilir.
ŞİKÂYETLER
15. Başvuranlar, Sözleşme’nin herhangi bir maddesine dayanmaksızın, lehlerine verilen nihai ulusal mahkeme kararlarına rağmen, davalı idarenin dava konusu meblağın tamamını ödememesinden şikâyetçi olmuşlardır.
16. Davaya özgü olayların hukuki açıdan nitelendirilmesi bakımından uzman olan Mahkeme, başvuranların şikâyetinin Sözleşme’nin 6 § 1 ve Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokolün 1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatindedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
17. Başvuranlar, yerel mahkemeler tarafından hükmedilen tazminat miktarlarının ödenmemesi sonucu yaşadıkları kayıptan şikâyetçi olmuşlardır.
18. Hükümet, 6384 sayılı Kanun uyarınca, yargılamaların uzunluğu ve kararların icra edilmemesine ilişkin olarak yapılan başvuruların incelenmesi için Türkiye’de yeni bir Tazminat Komisyonu kurulduğunu belirtmiştir. Hükümet ayrıca, Tazminat Komisyonunun görev alanının daha sonra 16 Mart 2014 tarihinde kabul edilen bir kararname ile genişletildiğini ve Tazminat Komisyonunun, diğer hususların yanı sıra, enflasyon etkisi ve yargılamaların uzunluğu nedeniyle kamulaştırma bedelinin miktarında değer kaybı olduğuna yönelik iddiaları inceleme yetkisinin olduğunu kaydetmiştir. Hükümet, bu bağlamda, başvuranların Tazminat Komisyonu nezdindeki yeni hukuk yoluna başvurmaları gerektiği için başvurunun, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
19. Mahkeme, Hükümet tarafından da belirtildiği üzere, Türkiye’de Ümmühan Kaplan / Türkiye (başvuru no. 24240/07, 20 Mart 2012) pilot karar usulüne ilişkin başvurunun ardından yeni bir iç hukuk yolunun mevcut olduğunu dikkate alır. Mahkeme, daha sonraki Demiroğlu / Türkiye ((k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013) kararında, başvuranlar iç hukuk yollarını yani anılan yeni hukuk yolunu tüketmedikleri için başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, bu kararı verirken, özellikle, söz konusu yeni hukuk yolunun; yetkililerin yargı kararlarını icra etmemesine ilişkin şikâyetler bakımından, ilk bakışta erişilebilir ve makul bir çözüm sunacak nitelikte olduğu kanısına vardığını belirtmiştir.
20. Mahkeme; Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan karar, §77) davasında verdiği kararda, normal usul uyarınca Hükümete iletilmiş olan bu tür başvuruları, bu hususa rağmen, inceleyebileceğine vurgu yaptığını belirtir.
21. Ancak, Hükümetin, başvuranların 6384 sayılı Kanun ile tesis edilen yeni hukuk yolundan faydalanmadıklarına ilişkin yaptığı ilk itirazları dikkate alan Mahkeme, yukarıda anılan Demiroğlu davasında vardığı sonucu yineler.
22. Mahkeme, yukarıdaki hususlar ışığında, başvurunun Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4. maddesi uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmesi gerektiği sonucuna varır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş ve yazılı olarak 17 Kasım 2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Hasan Bakırcı Valeriu Gritco
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
[1] 1 Ocak 2005 tarihinde eski Türk Lirası yerine Türk Lirası yürürlüğe girmiştir. 1 Türk Lirası = 1.000,000 Eski Türk Lirası.
Full & Egal Universal Law Academy