Lynch ve Whelan / İrlenda - 70495/10 ve 74565/10 - 8.7.2014 [Bölüm V]
Olaylar - Başvuranlar cinayet sebebiyle ömür boyu hapis cezası çekmektedirler. Lynch 1997 yılında cinayet suçundan İrlanda Hukukunda zorunlu olan ömür boyu hapis cezasına mahkûm edilmiştir..
Tutukluluğu, Şartlı Tahliye Kurulu tarafından defalarca yeniden değerlendirilmiş ve 2012 yılı Eylül ayında başlatıldığından beri tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılma programına yerleştirilmesi önerilmiştir. Whelan 2002 yılında cinayete teşebbüsten ve cinayet suçundan mahkûm edilmiş ve sırasıyla ömür boyu hapse ve 15 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir.
Her iki başvuranda, Avrupa Mahkemesi’ne yaptıkları başvurularında söz konusu tedbirin her zaman ilk mahkûmiyet kararlarıyla haklı gösterilmesinin denetlemeye imkân veren herhangi bir denetimin bulunmaması nedeniyle tutukluluk hallerinin devamının Sözleşme’nin 5 § 1 maddesine aykırı olduğundan şikâyetçi olmuşlardır. Başvuranlar, ayrıca Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmalarını onaylama yetkisinin Bakan’a ait olmasının, haklarının tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından görülebilmesinin aksine yürütmenin etkin bir şekilde ceza sürecini belirleyebileceği anlamına geldiğini ileri sürmüşlerdir.
Whelan’ın başvurusu vaktinden sonra yapıldığı için kabul edilemez bulunmuştur.
Hukuki Değerlendirme
Madde 5 § 1: Mahkeme Lynch’in duruşmasının ve tutulmasının tamamen İrlanda Hukuku’na uygun şekilde olduğunu belirtmiştir.
Mahkeme uygulamada birçok durumda bu şekilde bulunan mahkûmların tutuksuz yargılanmak üzere sonradan serbest bırakılmalarının onaylanmış olduğundan, Lynch’in “tamamiyle ceza gerektiren” bir ceza almadığı görüşünü dikkate almıştır. Mahkeme’nin nazarında, Yüksek Mahkeme’nin başvurana verilen cezanın “salt cezai” mahiyeti olarak da ifade ettiği duruma ters düşmemektedir. İrlanda’da cinayet suçuna ilişkin verilen zorunlu ömür boyu hapis cezasının tek amacı faili cezalandırmadır. Mahkûmun mecburen doldurması gereken belirli bir dönem (asgari dönem) bulunmamaktadır. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılma, iç hukuk açısından bakıldığında mahkûmiyetin ardından hükümlüye uygulanan cezaya son vermemektedir.
Lynch’in durumu, Stafford / Birleşik Krallık davasındaki başvuranın durumundan açık bir şekilde farklıydı. Bahsi geçen davada, ömür boyu hapis cezasına mahkûm edilip şartlı olarak salıverilen başvuran Mahkeme’ye, mahkûm edildikten 30 yıl sonra ve daha yakın geçmişte daha hafif suçlar sebebiyle tekrar çağrılmış ve şartlı tahliyesinin iptalini gerçekleştiren yürütme kararıyla tutukluluk halinin devamına karar verilmiş olmasından şikâyetçi olmuştur. Lynch’in davasında hapis cezasına ilişkin olarak, esas mahkûmiyetin mevcut tutukluluk hali ile bağlantısını zedelediği düşünülebilecek herhangi bir müdahale olmamış ve başvuranın tutukluluk hali, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılma imtiyazının geri alınmasına yönelik bir idari işleme dayandırılmamıştır.
Ömür boyu hapis cezası çeken bir hükümlünün tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasını onaylamaya dair yürütmenin takdir yetkisi, İrlanda mahkemeleri tarafından açıklandığı üzere, zorunlu ömür boyu hapis cezasının yalnız ceza gerektiren niteliğiyle çelişmemektedir. Bu durumun Lynch’in hukuki statüsü konusunda hukukun niteliğine ya da hukukun üstünlüğüne saygıya ilişkin bir soruna neden olacak türden bir belirsizliğe yol açtığı söylenemez.
Bu nedenle, Lynch’in 1997 yılında cinayetten mahkûmiyeti ile hapsedilmesi arasındaki illiyet bağı hem net hem de yeterlidir. Kendisinin en başta maruz bırakıldığı tutukluluk, ömür boyu hapis cezasına uygundur. Herhangi bir keyfilik işareti yoktur, Mahkeme başvuranın tutukluluğunun 5 § 1 maddesi kapsamında gerekçeli olduğu kanaatindedir.
Sonuç: kabul edilemezlik (açıkça dayanaktan yoksun).
Madde 5 § 4: Daha kuvvetli bir sebepten zorunlu ömür boyu hapis cezası uygulandığında , önleyici tedbirler genellikle İrlanda Ceza Hukuku’nda yer almamaktadır. Düzenli olarak uygulanmakta ve güvenlik ile risk unsurlarını dikkate alan tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakma yetkisinin mevcut olması, Lynch’e hâlihazırda infazına devam edilen hapis cezasının hukuka uygunluğunu sorgulamak üzere başvurabileceği bir hukuk yolu sunulmasını sağlamamıştır. Mahkeme tutukluluğun yasaya uygunluğuna ilişkin herhangi bir yeniden inceleme talep etmemiştir.
Sonuç: kabul edilemezlik (açıkça dayanaktan yoksun)
Madde 6 § 1: Lynch ayrıca tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakmaya ilişkin yürütme yetkisini göz önünde tutarak, kendi aleyhindeki ceza yargılamalarının tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından yürütülmediğinden şikâyet etmektedir. Mahkeme Lynch’in hapis cezası süresini Bakan belirlediğinden, kendisinin görüşünü reddetmiştir. Esasen, 1998 yılında, mahkûmiyetine karşı temyiz başvurusu reddedildiği ve Bakanın ancak yıllar sonra müdahil taraf olarak katıldığı tarihte ceza davasıyla ilgili olarak hakkında yürütülen suçlamalar karara bağlanmıştır. Lynch hakkında cinayet nedeniyle verilen zorunlu müebbet hapis cezasının, bakanlık kararı üzerine serbest bırakılmasına kadar "kesin olmayarak" kalmadığını iddia etmek de yüzeyseldir.
Sonuç: kabul edilemezlik (açıkça dayanaktan yoksun)
(Bkz. Stafford / Birleşik Krallık [BD], 46295/99, 28 Mayıs 2002)
Full & Egal Universal Law Academy