Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-3-220 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-04/42-20
Karar Tarihi : 12.1.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Ümit GÖRGÜLÜ, İmren SEYRANTEPE
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Manisa Ziraat Odası Başkanlığı
Şehitler Mah. Mehmetçik Cad. No:18 Manisa
20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşlt. San. ve Tic. A.Ş.
Kayalıoğlu Kasabası Akhisar / Manisa
Güres Tavukçuluk Üretim Pazarlama ve Tic. A.Ş.
Atatürk Caddesi No: 376/7 Alsancak / İzmir
Banvit Bandırma Vitaminli Yem San. A.Ş.
Balıkesir Yolu 8. km, Bandırma / Balıkesir
30
CP Standart Gıda San. ve Tic. A.Ş.
Büyükdere Cad. Akıncı Bayırı sok. No: 6 34394
Mecidiyeköy / İstanbul
Mar Tüketim Maddeleri İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.
İzmir yolu 3 km. Çayırhisar Mevkii Gima Karşısı Balıkesir
Cargill Tarım ve Gıda San. Tic. A.Ş.
Baglarbasi, Kısıklı Caddesi No:4 A Blok Bölüm 8-9-10-11
34662 Üsküdar / İstanbul 40
E. DOSYA KONUSU: Manisa ilinde mısır alımı yapan şikayete konu firmaların
aralarında anlaşarak mısır alım fiyatlarını sabitledikleri iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; Manisa ilinde mısır alımı yapan
Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşlt. San. ve Tic. A.Ş (Keskinoğlu), Güres
Tavukçuluk Üretim Pazarlama ve Tic. A.Ş. (Güres Tavukçuluk), Banvit Bandırma
Vitaminli Yem San. A.Ş. (Banvit), CP Standart Gıda San. ve Tic. A.Ş. (CP Yem), Mar
Tüketim Maddeleri İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. (Kay-süt) ve Cargill Tarım ve Gıda San.
10-04/42-20
2
Tic. A.Ş. (Cargill) firmalarının aralarında anlaştıkları ve “özellikle hasatın hızlı 50
zamanında” düşük fiyatla mısır alımı yaptıkları iddia edilerek, gereğinin yapılması
talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 12.10.2009 tarih, 7320 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 2.11.2009 tarih ve 2009-3-220/İİ-09-ÜG sayılı İlk
İnceleme Raporu Rekabet Kurulu’nun 11.11.2009 tarih ve 09-54/1296-M sayılı
toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla,
Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili
karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 31.12.2009 tarih ve 2009-3-60
220/ÖA-09-ÜG sayılı Önaraştırma Raporu 8.1.2010 tarih ve REK.0.07.00.00-110/6
sayılı Başkanlık önergesi ile 10-04 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda; şikâyet konusuna ilişkin olarak 4054
sayılı Kanun kapsamında bir ihlal oluştuğuna dair ciddi ve yeterli emareler
bulunmaması sebebiyle Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 70
I.1. Şikâyete Konu Eylemler
Başvuru sahibi Manisa Ziraat Odası Başkanı ile raportörlerce yapılan telefon
görüşmesinde özetle;
- Manisa ilinde mısır üreticisi olarak faaliyet gösteren çiftçilerden mısır alımı
yapan Keskinoğlu, Güres Tavukçuluk, Banvit, CP Yem, Kay-süt ve Cargill
firmalarının aralarında anlaştıkları ve “özellikle hasatın hızlı zamanında” düşük
fiyatla mısır alımı yaptıkları,
- şikayete konu firmaların üreticiye ürünün fabrikaya teslimi halinde 0,410-0,415
TL bedel ödedikleri fakat genellikle üreticiden doğrudan alım yapmadıkları, 80
- söz konusu firmaların esas olarak aracı tüccarlar ve komisyoncular vasıtasıyla
alım fiyatını sabitledikleri ve aracılardan 0,430-0,435 TL/kg fiyatla alım
yaptıkları,
- aracıların da 0,430-0,435 TL/kg’lık fiyattan kendi komisyonlarını düşerek
çiftçiden alım yaptığı,
- Manisa ilinde adı geçen firmalar dışında da mısır alımı yapan firmaların
mevcut olduğu, fakat bu firmaların da aynı aracı tüccarlarla çalışmakta olduğu,
- Manisa ilinde Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’ne ait büroların mevcut olduğu
TMO’ya da satışlar yapıldığı fakat çiftçilerin TMO’ya satışlarda sıra beklemek
durumunda kaldığı ve kamyonculara nakliye ücretine ek olarak bekleme ücreti 90
verdikleri, bu durumun ellerine geçen parayı azalttığı ve bu nedenle TMO’ya
satışı çok fazla tercih etmedikleri
ifade edilmiştir.
I.2. Sektöre İlişkin Bilgiler
I.2.1. Mısır Üretim ve Tüketimi
Mısır, Türkiye’nin sulanabilen her bölgesinde yetiştirilebilen bir ürün olup yetmişten
fazla ilde üretilebilmektedir. Ancak büyük miktardaki üretim belirli bölgelerde
10-04/42-20
3
yoğunlaşmıştır. Önemli miktarda üretimin yapıldığı bölgeler Akdeniz (yaklaşık %43), 100
Marmara (yaklaşık %20) ve Karadeniz (yaklaşık %19)’dir. Anılan bölgelerde üretimin
en fazla olduğu iller Adana, Sakarya ve Samsun’dur. Bu bölgelerin ardından yaklaşık
%9’luk payı ile Ege Bölgesi gelmektedir1. Mersin, Osmaniye, Antalya, Bursa, İzmir,
Denizli, Aydın, Manisa, Mardin, Kahramanmaraş, Hatay, Şanlıurfa illeri yaygın mısır
üretiminin yapıldığı diğer illerdir.
Uygun koşullara sahip bölgelerde buğday gibi ürünlerin hasatından sonra aynı
tarlada ikinci ürün olarak mısır ekimi yapılmaktadır. Son yıllarda özellikle Çukurova,
Amik Ovası, Güneydoğu ve Ege bölgelerinde ikinci ürün olarak mısır
yetiştirilmektedir. Mısırın birinci ve ikinci ürün olarak ekim ve hasat zamanları aşağıda 110
sunulmaktadır.
Şekil 1. Mısır Ekiliş ve Hasat Dönemleri
Kaynak: TMO 2008 Hububat Raporu
Çok çeşitli şekillerde kullanılabilen mısırın üç temel kullanımı mevcuttur. Bunlar;
insan besini, hayvan besini ve biyoyakıttır.
120
I.2.2. Mısır İthalatı-İhracatı
Yurtiçi mısır üretimi yıllar içerisinde gösterdiği artışa rağmen talebi
karşılayamamakta, diğer bir deyişle arz açığı oluşmaktadır. Bu durumun talep artış
hızının üretim artış hızından daha yüksek olmasından kaynaklandığını söylemek
mümkündür. Söz konusu arz açığı nedeniyle Türkiye net mısır ithalatçısı
konumundadır. Türkiye’den ihraç edilen mısır miktarı marjinal seviyelerde
kalmaktadır. Türkiye’nin tane mısır ithalatının yarıdan fazlası ABD’den yapılmaktadır.
ABD’nin ardından ithalatta en fazla paya sahip diğer ülkeler ise yıldan yıla sırası
değişmekle birlikte, Arjantin ve Brezilya gibi Güney Amerika ülkeleri ile Türkiye’ye 130
coğrafi olarak yakın Macaristan, Romanya ve Bulgaristan’dır.
Dünya mısır fiyatları çiftçilerin geniş ekim alanlarına sahip olmasının sağladığı ölçek
ekonomisi ve düşük girdi (gübre, mazot) fiyatları nedeniyle Türkiye fiyatlarının
oldukça altında seyretmektedir.
140
1 Bölgelere göre mısır üretiminin dağılımına ilişkin rakamlar 2000-2002 yılları ortalamasına göre hesaplanmış
rakamlardır.
10-04/42-20
4
Grafik 1. TMO ve Dünya Mısır Alım Fiyatı Karşılaştırması
Kaynak: TMO 2008 Hububat Raporu
Not: 2006 ve 2007 yıllarında TMO müdahale alım fiyatı açıklamadığından, ortalama piyasa fiyatları
dikkate alınmıştır.
150
Ancak ithalattan alınan gümrük vergileri özellikle hasat döneminde üreticileri koruma
amaçlı olarak artırılmaktadır. Bu durum ithalatı oldukça maliyetli hale getirmekte ve
üreticileri iç piyasaya yönlendirmektedir. Bu anlamda dışa kapalı, korumalı bir pazar
özelliği gösteren mısır pazarında yurtiçi fiyatları dış pazarlara göre yüksek
seviyelerde oluşmaktadır. Öte yandan dünya piyasa fiyatlarından hammadde temin
etmek suretiyle ihracatı artırmak, ihraç ürünlerine uluslararası piyasalarda rekabet
gücü kazandırmak gibi amaçlarla yürürlüğe konan bir ihracat politikası olan Dahilde
İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ihracat amaçlı üretim için geçici süreli gümrük
vergisiz hammadde ithalatı yapılabilmektedir. Mısırı hammadde olarak kullanan yem
ve nişasta bazlı şeker (NBŞ) sanayisi de DİR ile ihracat yapmaktadır. Fakat ithal 160
edilen ürünlerin yurtiçinde dolaşıma girmesi ve iç piyasaya yönelik üretimde
kullanılması yasaktır. Dolayısıyla bu kapsamda ithal edilen mısır, yurtiçinde
işlendikten sonra ihraç edilecek nihai ürünler ile sınırlı kalmaktadır.
I.2.3. Mısır Pazarlama Kanalları
Mısır tarladan son tüketiciye ulaşıncaya kadar bir dizi pazarlama kanalından
geçmektedir. Aşağıda yer verilen şekilde de görüldüğü üzere üreticiden mısır alan en
büyük alıcılar TMO ve tüccarlardır. Tüccarlar üreticilerin yanı sıra, TMO’dan da ürün
alabilmektedirler. Sanayi kuruluşları ağırlıklı olarak tüccarlardan ürün almakla birlikte, 170
TMO’dan ve aynı zamanda doğrudan üreticiden de ürün alabilmektedir.
10-04/42-20
5
180
Şekil 2. Mısır ve türevleri pazarlama kanalları
Kaynak: TAŞDAN, K., 2005. Türkiye Mısır Piyasası, Doktora Tezi, Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Adana
Tüccarlar genellikle kendi hesaplarına ürün alımı yapmakla birlikte faaliyetlerini belirli
kuruluşlar adına da yürütebilmektedirler. Üreticilerin satış için tüccarları tercih
etmesinin nedeni genellikle peşin alım yapmaları ve taşımanın tüccar tarafından
yapılmasıdır. Fakat aynı zamanda tüccarın ödemenin zamanında ve eksiksiz olarak
yapılması konusunda güvenilir olması gerekmektedir. 190
Üreticiler, TMO ve tüccarlar ürünü hemen satabildikleri gibi depolayabilmekte ve
piyasa koşullarının uygun olduğu zaman da satabilmektedirler. Depolama süresi
piyasa koşullarına göre değişmekle birlikte uygun fiyat koşullarının oluşması için bu
sürenin üç ay ya da daha fazla olması gerekmektedir. Mısırın depolanabilme özelliği
pazarın değişik seviyelerinde faaliyet gösteren oyuncular arası dengeyi sağlama
açısından önemlidir.
Mısır piyasasında diğer tarım ürünlerinde olduğu gibi üreticinin pazar pozisyonu
yeterince güçlü değildir, fakat mısırın depolanabilen bir ürün olması üreticiyi bir nebze 200
koruyabilmektedir. Üreticilerin pozisyonlarını güçlendirmek için esas olarak pazarda
faaliyet gösteren üretici örgütü sayısının artması gerekmektedir. Mevcut durumda ise
TMO’nun piyasadaki yeri üreticiler açısından oldukça önemlidir. TMO mısır
üreticisinin kullanabileceği alternatif ve çoğu zaman en avantajlı kanaldır.
Mısır alım satımının bir kısmı da yerel ticaret borsalarında gerçekleştirilmektedir.
Ticaret borsaları, çok sayıda alıcı ve satıcının karşı karşıya gelerek, o borsanın
kotasyonunda bulunan tarımsal ürünlerin, arz-talebe göre oluşan fiyattan alınıp
satıldığı ve satışların tescil edildiği ticaret noktalarıdır. Bununla birlikte asli görevleri,
alıcı ve satıcıları bir araya getirerek cari fiyatları oluşturmak ve tescil edilen bu fiyatı 210
bültenleri aracılığıyla kamuoyuna duyurmaktır. TMO da borsalarda alım-satım
yapmaktadır. TMO’nun borsalarda aktif olarak yer alması alıcıların olası
manipülasyonunu önlemekte ve borsa fiyatlarının piyasa fiyatlarını yansıtmasını
sağlamaktadır. Manipüle edilmemiş ticaret borsalarının varlığı ayrıca pazarda yerel
10-04/42-20
6
düzeyde faaliyet gösteren üreticiler aleyhine oluşabilecek bilgi asimetrisinin önüne
geçmektedir. Mısır üretiminin önemli bir bölümünün gerçekleştirildiği bölgede bulunan
Adana Ticaret Borsası’nda görece yüksek miktarda mısır alım satımı
gerçekleşmektedir. Öte yandan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre
borsalarda işlem gören tüm ürünlerin miktarı toplam üretim miktarının % 20’si
kadardır. 220
I.2.4. TMO
TMO, sermayesinin tamamı devlete ait, 8.6.1984 tarih ve 233 sayılı Kamu İktisadi
Teşebbüsleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hükümlerine tabi, tüzel
kişiliğe ve faaliyetlerinde özerkliğe sahip, sorumluluğu sermayesi ile sınırlı bir iktisadi
devlet teşekkülüdür. TMO’nun kuruluş dayanağı, anılan KHK’nın geçici 5.1. maddesi
uyarınca Ekonomik İşler Yüksek Kurulu’nca kabul edilen TMO Ana Statüsü’dür.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan TMO, yönetim ve denetim
bakımından özel hukuk hükümlerine tabidir. 230
TMO Ana Statüsü’nün 4. maddesinde TMO’nun amaç ve faaliyet konuları yer
almaktadır. Anılan madde gereği yurtta hububat fiyatlarının üreticiler yönünden
normalin altına düşmesini ve tüketici halk aleyhine anormal derecede yükselmesini
önlemek, hububat piyasalarını düzenleyici tedbirler almak ve gerektiğinde Bakanlar
Kurulu Kararı ile hububat dışındaki diğer tarım ürünleri ile ilgili verilecek görevi
yürütmek TMO’nun amaçları arasında yer almaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek ile
sorumlu olduğu hububatlar ise buğday, arpa, çavdar, yulaf, mısır, patates, pirinç ve
çeltik ile fasulye, nohut, mercimek gibi bakliyat, yağlı tohumlar ve uyuşturucu
maddeleridir. 240
TMO, mısırın 1970’li yıllarda destekleme alımları kapsamına dahil edilmesi ile mısır
piyasasında en önemli ve etkin kuruluş olmuştur. Kurum destekleme alımlarının 2001
yılında kaldırılmasına karşın halen müdahale alımları ile piyasadaki yerini korumakta
ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla faaliyetlerine devam etmektedir.
TMO esas olarak hububat üretiminde ve tüketiminde oluşması muhtemel
dalgalanmalardan üretici, sanayici ve tüketicilerin etkilenmemelerini sağlamak
amacıyla, üretim fazlası ürünlerin alımını yapmaktadır. TMO her yıl hasat dönemi
başlangıcında iç piyasada oluşan fiyatları gözlemlemekte ve fiyatların düşük 250
seyrettiği yıllarda önceki yıl fiyatı, enflasyon, üretim maliyetleri, dünya fiyatları dikkate
alarak mısır için müdahale alım fiyatı belirlemekte ve iç piyasadan alım yapmaktadır2.
TMO Yönetim Kurulu’nca belirlenen fiyat Tarım ve Köyişleri Bakanı’nın onayına
sunulmakta ve Bakan tarafından hasat dönemi başladıktan kısa bir süre sonra
açıklanmaktadır. Alım fiyatının açıklanması ile birlikte düşük olan piyasa fiyatları TMO
tarafından açıklanan fiyata yakın seviyelere ulaşmaktadır. TMO yıl boyunca alım
yapabilmekle birlikte, alımlar genellikle Ağustos ayının son haftasında başlamakta ve
Aralık-Ocak ayında sona ermektedir.
TMO müdahale alım fiyatı ile birlikte müdahale satış fiyatı da açıklamaktadır. 260
Açıklanan alım fiyatı ile satış fiyatı arasında genellikle yüksek marjlar bulunmaktadır.
2 2006 ve 2007 yıllarında iç piyasada arz-talep dengesinin oluşması ve fiyatın yüksek olması nedeni ile
TMO tarafından mısır alım fiyatı açıklanmamış ve alım yapılmamıştır.
10-04/42-20
7
Yüksek satış fiyatları açıklanmasının nedeni, alıcıları hasat döneminde çiftçiden
mümkün olduğunca çok miktarda alım yapmaya teşvik etmek ve hasat döneminde
arz fazlası sebebiyle oluşacak fiyat düşüşlerinin önüne geçmektir. Ayrıca hasat
sonrası dönemde piyasa fiyatlarının TMO tarafından açıklanan yüksek satış fiyatına
yakın seviyelerde oluşması hedeflenmektedir.
TMO hasat döneminde, ihtiyacın üreticiden karşılanmasını sağlamak amacıyla satış
yapmamaktadır. TMO satışları hasat sonrası dönemde başlamaktadır. TMO’nun
açıkladığı satış fiyatı genellikle hasat sonrası dönemde yükselen fiyatların da 270
üzerinde kalmaktadır. Bu nedenle TMO iç piyasaya yüksek miktarda satış
gerçekleştirmemektedir.
Buna ek olarak TMO, üretimin yetersiz olduğu durumlarda Bakanlar Kurulu’nun
belirlediği miktarda, sıfır ya da çok düşük miktardaki gümrük vergisi ile ürünü dış
piyasadan tedarik etmektedir. İthalat yetkisi TMO’nun piyasadaki müdahale görevinin
başka yönüdür. Üretimin yetersizliği durumunda TMO ithalat yoluyla oluşturduğu
stokları satışa sunmaktadır. TMO ithal stoklarını DİR kapsamında da satışa
sunabilmekte, gerektiğinde mısır ihracatı da yapabilmektedir.
280
TMO ayrıca son yıllarda uygulanan emanet alım sistemiyle, piyasaya yoğun arzın
olduğu hasat döneminde olası fiyat düşüşlerinden üreticilerin etkilenmemesi amacıyla
ürünlerin ücretsiz depolanması ve uygun şartlarda kredi kullanım olanakları
sağlanması görevlerini yürütmektedir. TMO emanet alım ve yerinde emanet alım
uygulamalarıyla emanet alımları teşvik ederek, ürün arzının hasat dönemi dışına
ötelenmesini, ürünün daha yüksek fiyattan pazarlanmasını ve lisanslı depoculuğa
geçişe öncülük etmeyi amaçlamaktadır.
I.2.5. Mısır Fiyatları
290
TMO yaptığı faaliyetler ve açıkladığı fiyatlar ile hububat dolayısıyla da mısır
fiyatlarının oluşumunda piyasada etkindir. Yurtiçi mısır fiyatlarının oluşumunu iki farklı
piyasa döneminde incelemek gereklidir. Bunlardan birincisi hasat dönemi, diğeri ise
hasat dönemi dışındaki dönemdir.
1. Hasat dönemi: Ağustos ayının ortalarında başlayan bu dönemde fiyatı etkileyen en
önemli etken yüksek gümrük vergileridir. Gümrük vergilerinin yükseltilmesi ile ithal
ürünün gelişi engellenmekte ve fiyatlar tamamen iç piyasa koşullarına göre
oluşmaktadır. TMO ise iç piyasada fiyatı belirleyen en etkin piyasa yapıcıdır.
Tüccarlar ile mısır alımı yapan diğer kişi ve kuruluşlar da TMO fiyatlarını, alım ve 300
ödeme koşullarını dikkate alarak fiyat belirleyebilmektedir. Bu dönemde arz fazlası
oluşmakta bu nedenle fiyatlar kuraklık, kıtlık gibi nedenlerle arz kısıtı olmadığı
yıllarda genellikle düşük seyretmektedir. TMO’nun fiyat açıklaması halinde piyasa
fiyatları bu fiyatın hemen altında ve bu fiyata yakın seviyelerde oluşmaktadır.
2. Hasat dönemi dışında: Kasım-Aralık ayında hasatın bitmesi ile başlayan bu dönem
Temmuz ayına kadar sürmektedir. Mısır alıcısı firmalar, hasat döneminde yetersiz
finansman ya da depolama imkanları sebebiyle yıllık ihtiyaçlarının tamamını satın
alamamakta, yıl içinde belirli aralıklarla alım yapmaktadırlar. Bu nedenle hasat
sonrasında arz azalmakta ama talep devam etmektedir. Dolayısıyla hasat sonrası 310
dönemde piyasa fiyatları yükselmekte, TMO tarafından açıklanan satış fiyatının
10-04/42-20
8
altında ama görece yüksek seviyelerde oluşmaktadır. Mısırın depolanabilen bir ürün
olması bu noktada önem taşımakta, hasat döneminde yaşanan arz fazlasının neden
olabileceği aksaklıkları azaltma imkanı vermektedir. Hasat döneminde ürününü
bekleterek depolayan üreticiler bu dönemde TMO satış fiyatına yakın fiyatlardan satış
yapabilmektedir.
Tablo 1’de görüldüğü üzere 2006-2007 yıllarında kuraklık, arz kısıtı ve buna ilişkin
alınan önlemlerin etkisiyle fiyatlar normal seyrinin dışında ve yüksek seyretmiş ve
TMO alım fiyatı açıklama, alım gerçekleştirme gereği duymamıştır. Yukarıda 320
açıklanan yıl içindeki fiyat seyri 2008 yılı fiyatlarında daha net görülebilmektedir.
Tablo 1. 2006-2008 Yılları Arasında TMO Alım Fiyatı ve Aylar Bazında Borsalarda Oluşan Mısır Fiyatları (TL/kg)
Ortalama Borsa Fiyatları TMO
Alım
ve
Satış
Fiyatı
Oca Şub Mar Nis May Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Ara
06 - 0,247 0,246 0,265 0,290 0,304 0,323 0,382 0,343 0,336 0,351 0,353 0,357
07 - 0,386 0,392 0,384 0,388 0,448 0,459 0,454 0,399 0,410 0,436 0,432 0,411
08 0,430
0,500
0,420 0,427 0,437 0,481 0,485 0,485 0,470 0,392 0,387 0,387 0,366 0,366
Kaynak: TMO 2008 Hububat Raporu
TMO 2009 yılında mısır alım fiyatını 0,450 TL/kg; satış fiyatını ise 0,580 TL/kg olarak
belirlemiştir. Anılan fiyatlar 10.9.2009 tarihinde açıklanmıştır. Açıklanan alım fiyatı
TMO tarafından üreticiye ödenen fiyatın üst limitini ifade etmektedir. Alınan mısırın
kalitesi ölçülmekte, belirlenen kriterlerin altında kalan ürünler için fiyat bir miktar
düşürülebilmektedir.
330
Tablo 2’de 2009 yılı içerisinde Adana Ticaret Borsası’nda oluşan bazı fiyatların aylık
ortalamalarına yer verilmiştir.
Tablo 2. 01.01.2009-08.12.2009 Tarihleri Arasında Oluşan Mısır Fiyatları (TL/kg)
Oca Şub Mar Nis May Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Ara
Adana
Tic.Bor.
- 0,438 0,445 0,457 0,453 0,460 0,507 - 0,410 0,415 0,412 0,413
Kaynak:
Tabloda sunulan 2009 yılı fiyatlarında görüldüğü üzere hasat dönemi dışında yüksek
seyreden fiyatlar hasat döneminin başladığı Ağustos ve Eylül aylarında düşmektedir.
10.9.2009 tarihi itibarıyla, hasat dönemindeki fiyatlar TMO’nun yasal kesintiler
sonrası ödediği fiyatlara yakın seviyelerde oluşmuştur.
340
I.2.6. Mısır Üretiminde Prim Desteği
2000’li yılların başından itibaren Türkiye mısır politikası, önemli değişikliklere
uğramıştır. Destekleme alımlarına son verilmesinin ardından 2005 yılında başlayan
mısır üretim miktarına göre verilen “prim desteği” uygulaması, bu dönemdeki en
önemli politikadır. Prim uygulamasının en önemli faydası primin ürün miktarına göre
verilmesi ve yeni üretim dönemi başlamadan önce ödenmesidir. Çünkü üreticilerin
finansman desteğine en fazla ihtiyaç duydukları dönem üretim döneminin başlangıcı,
diğer bir deyişle ekim zamanıdır. Dolayısıyla bir önceki üretim dönemine ait primlerin
yeni ürünlerin ekim zamanından önce verilmesi üreticilere önemli derecede 350
finansman kolaylığı sağlamaktadır. Primler TMO’nun alım yapıp yapmamasından
bağımsız olarak her yıl Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca ödenmektedir. 2008 yılı için
10-04/42-20
9
belirlenen destekleme primi 0,04 TL/kg; 2009 yılı için ise 0,05 TL/kg’dır. Üreticilerin
destekleme primini alabilmeleri için Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) adı verilen sisteme
kayıtlı olmaları gerekmektedir.
Bunlara ek olarak mısır üreticileri tohumluk, mazot, gübre desteği, doğrudan gelir
desteği gibi desteklerden de faydalanabilmektedir. TMO müdahale alım fiyatını
belirlerken verilen prim ve diğer destekleri de dikkate almaktadır.
360
I.2.7.Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) Yönetmeliği
Bir canlının doğal yapısında bulunan gen diziliminin daha fazla ürün, daha fazla
verim veya kârlılık gibi talebe uygun amaçlarla değiştirilmesi ya da ona kendi
doğasında bulunmayan başka bir yapı veya karakter kazandırılması yoluyla elde
edilen organizmalara GDO adı verilmektedir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca
hazırlanan “Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve
Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik”
26.9.2009 tarih ve 27388 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
370
Söz konusu yönetmelik ile mısırın da dahil olduğu GDO içeren ürünlerin ithalatı için
bir denetim mekanizması getirilmiştir. Yönetmeliğin uygulamaya girdiği tarihten
itibaren ithal mısırın denetiminde yaşanan aksaklıklar nedeniyle ithal mısır gümrükte
beklemiş, iç piyasaya girememiştir. Hasat dönemine denk gelen bu durumun iç
piyasada fiyatların yukarı doğru bir seyir izlemesine neden olması mümkünken
20.11.2009 tarihinde Danıştay nezdinde anılan yönetmeliğin iptali ve öncelikle 11. ve
20. maddelerinin yürütülmesinin durdurulması istemi ile açılan davanın sonuçlanması
ile yönetmeliğin 11. ve 20. maddelerinin yürütülmesi durdurulmuş ve 20. madde
yürürlük maddesi olduğundan ötürü tüm yönetmeliğin yürütülmesi de durdurulmuştur.
Dolayısıyla ithal ürünlerin iç piyasaya giremediği süre yaklaşık bir aydır ve hasat 380
dönemine denk gelen bu süreçte yüksek gümrük vergileri nedeniyle mısır ithalatı
sınırlı düzeyde gerçekleşmektedir. Bu nedenlerle söz konusu yönetmeliğin iç piyasa
fiyatlarına etkisinin de sınırlı düzeyde kaldığı kanaati oluşmuştur. 24.12.2009
tarihinde ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu söz konusu yürütmeyi durdurma
kararına yapılan itirazı kabul etmiş ve böylelikle yönetmelik yeniden yürürlüğe
girmiştir. Anılan yönetmeliğin önümüzdeki hasat sonrası dönemde yürürlükte olacak
olmasının, halihazırda Türkiye’de ithalatın büyük kısmının GDO’lu mısır tarımının
yaygın olduğu ABD, Arjantin gibi ülkelerden yapıldığı dikkate alındığında, ithalatta
sınırlamalara ve iç piyasa fiyatlarında artışa neden olabilecektir.
390
I.3.Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Şikâyette Manisa ilinde mısır alımı yapan altı adet firmanın düşük fiyatla mısır alımı
yapmak suretiyle aralarında anlaştıkları ve söz konusu firmaların aracı tüccarlara
ödediği fiyatın 0,430-0,435 TL/kg olduğu ifade edilmektedir. Tüccarlar ise bu fiyat
üzerinden farklı kar payları düşerek üreticiden alım yapmaktadır. Firmaların
doğrudan alımda ise üreticiye 0,410-0,415 TL/kg seviyelerinde fiyat verdikleri, fakat
genellikle doğrudan alım yapmadıkları dosya mevcudundan anlaşılmaktadır.
Üreticinin doğrudan firmaya satış yapabilmek için ürününü fabrikaya götürmesi ve
nakliye masrafını karşılaması gerekmektedir, tüccara satış yaparken ise ürününü 400
taşımak zorunda kalmamakta ve nakliye masrafı ödememektedir. Bu anlamda
10-04/42-20
10
tüccara satışın üretici açısından daha kolay ve tercih edilir bir yol olduğunu söylemek
mümkündür.
TMO mısır piyasasında müdahale kurumu olarak faaliyet göstermektedir. Piyasadaki
rekabeti etkileyen en önemli etken TMO’nun faaliyetleridir. Piyasa fiyatları TMO
tarafından açıklanan fiyata yakın seviyelerde oluşmaktadır. TMO’nun alıcılar
arasındaki rekabeti önemli ölçüde etkilediği açıktır. Mısır alım pazarında TMO,
üreticiye daha avantajlı koşullarda ürününün tamamını alma taahhüdü sunmaktadır.
Alıcıların faaliyetlerini bu alternatif alıcıdan bağımsız olarak yürütmeleri söz konusu 410
değildir. Bu nedenle öncelikle TMO’ya satış koşulları ve üreticinin eline geçen birim
fiyat değerlendirilecektir.
İnceleme kapsamında mısır pazarına ve TMO’nun faaliyetlerine ilişkin detaylı bilgi
edinmek amacıyla raportörler tarafından 12.11.2009 tarihinde TMO Genel
Müdürlüğü’nde yetkililerle bir görüşme yapılmıştır. Görüşmede ifade edilen hususlara
ilişkin olarak 19.11.2009 tarih ve 4895 sayılı yazıyla bilgi istenmiş ve TMO tarafından
cevaben gönderilen yazı Kurum kayıtlarına 10.12.2009 tarih ve 8741 sayı ile intikal
etmiştir.
420
I.3.1. TMO Mısır Alım Koşulları
TMO peşin alım ve emanet alım olmak üzere iki çeşit alım gerçekleştirmektedir.
Peşin alımda TMO, kendisine yönelen üreticilerin ÇKS belgelerinde kayıtlı ürün
miktarının tamamını alabilmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki üreticilerin destek
ve primlerden faydalanabilmek için de ÇKS’ye kayıtlı olmaları gerekmektedir. Peşin
alımda ödemeler bir ay içerisinde yapılmaktadır. Peşin alımda 0,450 TL/kg olarak
belirlenen fiyat üzerinden kalite ve rutubet oranlarına göre kesintiler yapılmaktadır.
Bu yıl TMO tarafından ilk kez Avrupa Birliği alım sistemi standartları
uygulanmaktadır. Bu uygulama, yeni alım sisteminde önceki dönemlere göre söz 430
konusu kesintiler anlamında üretici lehine % 2 oranında iyileşme sağlamıştır.
TMO’dan gelen bilgi yazısında ifade edildiği üzere 2009 yılında kaliteye ve rutubete
göre yapılan iskontolar sonucunda üreticiye ödenen ortalama fiyat 0,440 TL/kg’dır.
Ayrıca kanuni kesintiler3 (%2 borsa, %0,2 stopaj) ve 0,002 TL/kg boşaltma ücreti
düşüldükten sonra üreticinin eline yaklaşık 0,428 TL/kg geçmektedir. Üreticiler bu
fiyattan ürünlerinin tamamını TMO’ya satabilmektedir. Üreticinin satış için ürününü
TMO bürolarına götürmesi gerekmekte, nakliye ve ürün satışı için sıra olması halinde
bekleme masraflarını da karşılaması gerekmektedir. Dolayısıyla TMO’ya satış yapan
üreticinin eline geçen net fiyat 0,428 TL/kg’dan nakliye ve bekleme masraflarının 440
çıkarılması ile oluşacaktır. TMO’nun şikayet konusu bölgede Manisa, Aydın ve
Çine’de büroları mevcuttur. Nakliye masrafı ve bekleme söz konusu olsa da TMO
peşin alımda üreticiye piyasadaki en avantajlı fiyatı sunmaktadır.
Emanet alımda ise TMO üreticinin ürününü depolamak üzere almaktadır. Daha önce
de ifade edildiği üzere hasat döneminde ürününü depolayan üreticinin hasat sonrası
dönemlerde daha yüksek fiyata satabilme imkanı vardır. TMO mısırı uygun
koşullarda ve etkin bir şekilde depolayabilmektedir. Emanet alım koşulları da üretici
açısından oldukça uygundur. Ürününü emanete bırakan üreticilere talepleri halinde
3 Kayıtdışı alım-satım yapılmadığı sürece söz konusu kanuni kesintiler tüccara ya da firmalara yapılan satışlarda
da söz konusu olmaktadır.
10-04/42-20
11
% 30 avans ödenmekte, depodaki ürünün TMO’ya satılmaması, diğer alıcılara 450
satılmak üzere geri çekilmesi durumunda bile üreticiden depo kira ücreti
alınmamaktadır. Ürünlerini TMO’ya emanet için veren ve anlaşmalı bankalardan
TMO tarafından verilen makbuz senedi karşılığında kredi kullanan üreticilerin, kredi
faizinin % 25’lik kısmı da TMO tarafından karşılanmaktadır. Yerinde emanet alım
sistemi adı verilen sistem kapsamında ise kendi depolarında veya kiraladıkları
depolarda ürününü stoklayan üreticiler de belirlenen esaslar dâhilinde makbuz senedi
karşılığı kredi kullanabilmektedirler. TMO’nun bu uygulamaları ile ürününü depolayıp
bekleten üreticiyi desteklediği, ürün depolanmasını teşvik ettiği anlaşılmaktadır.
I.3.2. TMO ve Piyasa Fiyatları 460
Yukarıda 2006 ve 2008 yılları arası aylık piyasa fiyatları ve 2009 yılında Adana
Ticaret Borsası’nda oluşan ortalama aylık fiyatlara yer verilmiştir. 2006 ve 2007
yıllarında kuraklık ve buna bağlı arz kısıtı sebebiyle fiyatlar normalin dışında ve
yüksek bir seyir izlemiştir. Bu nedenle TMO’nun fiyat açıkladığı 2008 ve 2009
yıllarındaki hasat dönemi, özellikle şikayete konu durumun gerçekleştiği iddia edilen
Eylül- Ekim ayı piyasa fiyatları karşılaştırmalı olarak değerlendirilecektir.
2008 yılında Eylül-Ekim ayı piyasa fiyatı 0,387 TL/kg; TMO tarafından çiftçilere
ödenen net fiyat yaklaşık 0,4054 TL/kg’dır. 2009 yılı Eylül-Ekim aylarında Adana’daki 470
ortalama piyasa fiyatı 0,412 TL/kg iken TMO’nun üreticiye ödediği net fiyat ise
ortalama 0,428 TL/kg’dır. 2008 ve 2009 yılı Ekim ayında Manisa Ticaret Borsası’nda
oluşan bazı fiyatlar ise sırasıyla ortalama 0,407 ve 0,425 TL/kg seviyesindedir. Sonuç
itibarıyla 2008 ve 2009 yıllarında Manisa ilinde oluşan fiyatlar ilgili yılın net TMO fiyatı
ve üretim hacminin en yüksek olduğu Adana ili ile karşılaştırıldığında, 2009 yılında
şikayete konu ilde fiyatların normal seyrinde olduğu görülmektedir.
I.3.3. TMO Alım Miktarları
Aşağıdaki tablolarda Türkiye geneli ve Manisa ilinde, 2008 yılında ve 2009 yılı için 480
7.12.2009 tarihine kadar TMO tarafından gerçekleştirilen peşin ve emanet alımlar ve
bunların toplam mısır üretimine oranına yer verilmiştir.
Tablo 3. Türkiye Geneli Mısır Üretim Miktarı, TMO Peşin ve Emanet Alım Miktarları
Yıllar Mısır Üretimi
(Ton)
Peşin Mısır Alımı
(Ton)
Emanet Alım
(Ton)
Peşin Mısır
Alımlarının
Toplam Üretime
Oranı (%)
2008 4.274.000 832.378 13.432 19,5
2009
(7.12.2009
itibarıyla)
4.250.0005 169.427 30.227 4,0
Kaynak: Bilgi yazısı
2008 yılı Türkiye geneli rakamlarına göre TMO’nun mısır alım pazarındaki pazar payı
yaklaşık %20’dir. 2008 ve 2009 yıllarındaki toplam üretim miktarları birbirine yakındır.
2009 yılı peşin alım miktarı 7.12.2009 tarihine kadarki rakam olmakla birlikte TMO,
4 2008 yılında açıklanan müdahale alım fiyatı 0,430 TL/kg’dan ortalama kalite kesintileri, yasal kesintiler (%2
borsa, %0,2 stopaj) ve 0,005 TL/kg boşaltma ücreti düşülmüştür.
5 TÜİK 2. tahmini
10-04/42-20
12
bilgi yazısında 2009 yılı toplam alımının yaklaşık 250.000 ton seviyesinde 490
gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini ifade etmiştir. Bu rakam 2008 yılı toplam peşin
alım rakamı ile kıyaslandığında oldukça düşüktür.
Tablo 4. Manisa İli Mısır Üretim Miktarı, TMO Peşin ve Emanet Alım Miktarları
Yıllar Mısır Üretimi
(Ton)
Peşin Mısır Alımı
(Ton)
Emanet Alım
(Ton)
Peşin Mısır
Alımlarının
Toplam Üretime
Oranı (%)
2008 349.766 18.352 80 5,3
2009
(07.12.2009
itibariyle)
350.0006 483 345 0,1
Kaynak: Bilgi yazısı
Manisa ili rakamlarına bakıldığında ise üreticilerin 2008 yılına kıyasla TMO’ya çok az
miktarda satış yaptığı görülmektedir. 2009 yılında, 2008 yılına kıyasla TMO alım
miktarında Türkiye genelinde görülen düşüş, Manisa ilinde çok daha yüksek
orandadır. 7.12.2009 tarihi itibarıyla Türkiye geneli toplam mısır alım miktarı 500
(169.427), 2008 yılı toplam alım miktarının (832.378) %20’si kadardır. Manisa ilinde
ise 2009 yılında anılan tarihe kadar yapılan alımların (483), 2008 yılı alım miktarının
(18.352) ancak %2’si olduğu görülmektedir. TMO ile yapılan görüşmede Türkiye
geneli ve Manisa ilinde gözlemlenen bu durumun sebebinin bu sene fiyatların geçen
seneye oranla yüksek seviyede oluşması, üreticinin piyasa fiyatlarından memnun
olması ve bu nedenle TMO’ya yönelmemesi olduğu ifade edilmiştir. TMO
yetkililerince ayrıca bu sene Manisa ili Kırkağaç ilçesine geçici bir alım birimi
kurulmasının gündeme geldiği fakat TMO’ya satışa çok fazla talep olmadığı için
birimin kurulmadığı belirtilmiştir.
510
I.3.4. Hukuki Değerlendirme
Mısır, arzı belirli bir dönemle sınırlı talebi ise tüm yıl süren bir üründür. Hasat
döneminde geçici süreli arz fazlası oluşması nedeniyle, fiyatlar aşağı yönde
baskılanmaktadır. Mısırın depolanabilen bir ürün olması piyasadaki bu aksaklıkları
giderebilmekte ise de üreticilerden hasat döneminde nakit ihtiyacı yüksek seviyede
olanlar depolamaya yönelmemektedir. Yüksek girdi fiyatları ve diğer etkinsizlikler
nedeniyle üretici maliyetleri de yüksektir. Bu durum temelde etkin ve verimli
işlemeyen piyasada faaliyet gösteren üreticilerin korunması gereğini doğurmaktadır.
İlgili makamlarca bu yönde çeşitli tedbirler alınmaktadır. 520
Çiftçilere her yıl Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca prim desteği verilmektedir. Bu
yönde alınan diğer tedbir de yüksek gümrük vergileridir. Mısır piyasası yüksek
gümrük vergileriyle korunmakta, bu anlamda dışa kapalı bir pazar niteliği
taşımaktadır. Bu nedenle iç piyasa fiyatları dünya arz ve talebine göre değil yurt
içindeki arz ve talebe göre oluşmaktadır. Alıcılar ise mısıra yönelik ithalat kısıtları
nedeniyle “Dried Distillers Grains with Solubles”7 (DDGS) ve mısır grizi gibi düşük
gümrük vergileriyle ithal edilebilen düşük maliyetli ürünlere yönelebilmekteyse de bu
ürünler mısırın doğrudan kullanımı için alternatif oluşturmadığından mısırın tam
ikamesi konumunda değildir. 530
6 TMO tahmini
7 “Kurutulmuş Mısır Damıtma Çözünürleri”
10-04/42-20
13
Üreticiyi korumaya yönelik tedbirlerin bir kısmı da TMO aracılığıyla
gerçekleştirilmektedir. TMO mısırın da dahil olduğu hububat piyasalarında istikrarı
sağlamakta ve üretici lehine önemli fonksiyonları yerine getirmektedir. Dolayısıyla
TMO’nun varlığı üreticilerin piyasadaki pozisyonunu güçlendirmektedir. TMO üretimin
çok olduğu yıllarda müdahale alım fiyatı açıklamakta ve üreticiye alım garantisi
sunmaktadır. TMO ayrıca ürününü depolayan üreticilere ise çeşitli teşvikler
vermektedir.
Serbest piyasa koşullarının tam anlamıyla oluşmadığı mısır piyasasında, fiyat 540
seviyesi açısından temel gösterge TMO’nun açıkladığı fiyatlardır. Bu noktada
öncelikle belirtmek gerekir ki yapısal aksaklıkların ve bunları gidermeye yönelik
devlet müdahalesinin söz konusu olduğu, müdahale kurumunun üreticileri korumaya
ve etkin rekabetin tesisine yönelik tedbirler aldığı bu pazarda 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde yapılacak değerlendirmede TMO’nun piyasadaki rolü ve TMO
tarafından açıklanan fiyat son derece büyük önem arzetmektedir.
Nitekim, anlaşıldığı iddia edilen fiyatların TMO müdahale alım fiyatına bağlı olarak
oluşan piyasa fiyatları seviyesinde olduğu, dolayısıyla rekabetçi endişe doğuracak
derecede düşük fiyatların oluşmadığı görülmektedir. TMO yetkililerinin ifadeleri de 550
2009 hasat döneminde piyasa fiyatlarının üreticileri tatmin eder seviyede oluştuğu
yönündedir. TMO tarafından incelemeye konu piyasada TMO’nun varlığı ve
uygulamalarının teşebbüslerin fiyatı manipüle etmeye yönelik eylemlerine imkan
vermeyeceği de ifade edilmiştir. Mısır çok çeşitli kullanım alanları olan bir tarım
ürünüdür. Nişasta bazlı şeker, kanatlı, küçükbaş ve büyükbaş hayvan yemi, bitkisel
yağ, mısırın doğrudan insan besini olarak kullanımına yönelik ürünlerin üretimi gibi
farklı pazarlarda faaliyet gösteren çok sayıda alıcının bulunduğu, piyasada temel
gösterge niteliğindeki fiyatın TMO tarafından belirlendiği ve TMO’nun gözetiminde
bulunan incelemeye konu pazarda; piyasa dinamiklerinden kaynaklanmayan ekstra
bir kazancın elde edilme imkanının düşük olduğu ve alıcılar arası olası bir 560
anlaşmanın uygulanabilirliğinin de fazla olmadığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak, piyasadaki fiyat seviyesi ve diğer uygulamalara bakıldığında Manisa
ilinde şikayette ismi zikredilen firmalar arası bir anlaşmanın mevcut olduğu izlenimini
doğuracak yeterli emare bulunmamaktadır. TMO tarafından Manisa ilinde fiyatların
2009 hasat döneminde olağandışı bir seyir izlemediği ve bu sene alım koşullarındaki
iyileştirmelere rağmen geçen yıla oranla TMO’ya satışa talebin oldukça düşük olduğu
ifade edilmiştir. TMO tahminlerine göre Manisa ilinde, Türkiye toplam mısır üretiminin
yaklaşık %8’ini gerçekleştirilmektedir. Mısırın depolanabilen ve nakliyesi mümkün bir
ürün olması sebebiyle şikayete konu firmaların farklı bölgelerden alım imkanı mevcut 570
olup Manisa ilinde ise şikayete konu firmalar dışında da mısır alımı gerçekleştiren
firmalar mevcuttur. Kaldı ki mısır piyasasında TMO “fiyatlarının üreticiler yönünden
normalin altına düşmesini ve tüketici halk aleyhine anormal derecede yükselmesini
önlemek, bu ürünlerin piyasasını düzenleyici tedbirler almak” görevlerini yürütmekle
olup piyasada oluşan fiyatlarını düzenli olarak takip etmekte, gerektiğinde müdahale
yetkilerini kullanabilmektedir.
10-04/42-20
14
J. SONUÇ 580
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Dosya konusu iddialara ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikâyetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy