176 No’lu (Temmuz 2014) Bilgi Notu’ndan alıntıdır
Markovics ve Diğerleri / Macaristan – 77575/11, 19828/13 ve 19829/13 - 24.6.2014 tarihli Karar [Bölüm II]
Olaylar – Bu üç başvuru, Macaristan’da emekli memurların aylıklarında yapılan düzenlemeye ilişkindir. 1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe giren CLXVII Kanun’un 5 § 1 maddesi uyarınca, 1955 yılında veya sonrasında doğan kişilerin emekli aylıklarını ödeneğe çevrilmiştir. Ödenek ise, emekli aylığın tersine, kişisel gelir vergisine tabidir. Bu değişiklik neticesinde, vergiden sonra başvuranların net gelirlerinde düşüş yaşanmıştır. Birinci başvuranın geliri %16 ve ikinci ve üçüncü başvuranların her birinin gelirinde %12 oranında bir düşüş meydana gelmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptıkları başvuruda, başvuranlar Sözleşme’nin 13. ve 14. maddeleriyle birlikte ve tek başına 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca, emekli aylıklarının kaldırılmasının mülkiyetin çekişmesiz kullanımı haklarına gerekçesiz ve ayırımcı bir müdahalede bulunulduğundan şikâyetçi olmuşlardır. Bu duruma itiraz edebilmeleri için etkili bir iç hukuk yolu bulunmamasından da şikâyetçidirler.
Hukuksal Değerlendirme – Sözleşme’nin 13. ve 14. maddeleriyle birlikte ve tek başına 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi: Üç başvurunun esas konusu, emekli aylıklarının kişisel gelir vergisine tabi olan ödeneğe çevrilmesidir. Bu değişiklik, başvuranların mülkiyetin çekişmesiz kullanımı haklarına müdahale teşkil etmiş ve ekonomik ve sosyal politikalara ilişkin genel çıkarlara hizmet eden meşru bir hedef gütmüştür.
Başvuranlar, aylık haklarını tamamen kaybetmemiş, ödenek almaya devam etmişlerdir. Aldıkları miktar, daha önceki emekli aylıklarına göre azdır, ancak söz konusu düşüş makul ve orantılıdır. Başvuranlar, geçimlerini sağlamak için gerekli imkândantamamen yoksun bırakılmamış veya yaşamak için yeterli imkânı kaybetme riskiyle karşı karşıya bırakılmamışlardır. Aylıklarındaki düşüş, bu nedenle, başvuranlara orantısız bir yük yüklememiş veya mülkiyetin çekişmesiz kullanımı haklarını esası yönünden ihlal etmemiştir.
14. madde uyarınca dile getirilen şikayet hakkında ise, mevzuatın muamele konusunda farklılıklara yol açtığı farz edilse bile, izlenilen amaç (emeklilik sisteminin rasyonelleştirilmesi) ve kullanılan araçlar (emekli aylığında orantılı bir düşüş) arasında makul bir orantı kurduğu görülebilir.
Son olarak, yerel mahkemeler önünde etkili bir hukuk yolunun olmadığına ilişkin iddia hakkında, Mahkeme Sözleşme’nin 13. maddesinin, Sözleşmeci Devletlerin kanunlarında, Sözleşme’ye aykırı olan bir duruma ulusal bir makam önünde itiraz edilebilmeye ilişkin bir başvuru yolu belirlemediğini hatırlatmaktadır.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
Full & Egal Universal Law Academy