Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştayın Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-4-263 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 09-29/607-146
Karar Tarihi : 18.6.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V.)
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA
B. RAPORTÖRLER : M. Haluk ARI, Gülçin DERE
C. ŞİKÂYET EDEN : Çakır Gök-Ser Otomotiv P.Ü.S.H.T. Tic. ve San. Ltd. Şti.
Organize Sanayi Bölgesi Gezköy/Erzurum
20
D. ŞİKÂYET EDİLEN: Mazda Motor A.Ş.
Çavuşoğlu Mh. Sanayi Cd. No:27 Kartal/İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Mazda Motor A.Ş. (Mazda Motor)’nin münhasır bölge
içinde başka bayi atamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet dilekçesinde; Çakır Gök-Ser Otomotiv Ltd. Şti.
(Çakır Gök-Ser)’nin Erzurum Mazda Bayisi olarak teşhirdeki on sekiz araç ile
faaliyet gösterdiği, Mazda’nın Türkiye Distribütörlüğünü yapmakta olan Mazda
Motor’un Çakır Gök-Ser’e bir ihtarda bulunmaksızın Erzurum’da başka şahıslara tır 30
üzerinde Mazda kamyonet ve binek araçlar gönderdiği, kendilerinin başkasının
adına düzenlenmiş olan irsaliyeleri gördüğü, Erzurum’a ikinci bir bayilik
verilmesinin münhasırlığa aykırı olduğu iddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 7.12.2005 tarih ve 8735 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 4.1.2006 tarih, 2005-4-263/BN-06-MHA sayılı Bilgi
Notu, 26.1.2006 tarih ve 06-04 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında işlem yapılmasına gerek
olmadığına 06-04/73-M sayı ile karar verilmiştir.
Söz konusu karar, Danıştay 13. Dairesi’nce, davacının iddialarıyla ilgili olarak 40
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına
karar verilmesi gerekirken, belirtilen sürece uyulmaksızın Kurul’ca doğrudan ilk
inceleme raporu değerlendirilerek karar verilmesinde 4054 sayılı Kanun’a uyarlık
görülmediği gerekçesiyle, 14.1.2009 tarih ve E.2006/1439 K.2009/165 sayılı
kararla iptal edilmiştir. Bunun üzerine hazırlanan 20.3.2009 tarih ve 2005-4-
263/BN-09-M.H.A. sayılı Bilgi Notu, 20.3.2009 tarih ve REK.0.08.00.00-110/83
sayılı Başkanlık önergesi ile 13.4.2009 tarih ve 09-14 sayılı Kurul toplantısında ele
alınmış olup, 4054 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
09-29/607-146
2
gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına 09-14/311-M sayı ile
karar verilmiştir 50
İlgili karar uyarınca düzenlenen 11.6.2009 tarih ve 2005-4-263/ÖA-09-MHA sayılı
Önaraştırma Raporu 12.6.2009 tarih ve REK.0.08.00.00-110/183 sayılı Başkanlık
önergesi ile 09-29 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, şikâyetçi ile Mazda Motor arasındaki
bayilik ilişkisinin salt satışa ilişkin olduğu ve servis yükümlülüğü içermediği, bu
yönüyle söz konusu ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında
değerlendirilebileceği, adı geçen Tebliğ’in ise taraflar arasındaki anlaşmanın grup
muafiyetinden yararlanabilmesi için münhasır bölge tayinini bir ön koşul olarak
öngörmediği sonucuna varıldığından, konunun 4054 sayılı Kanun kapsamında 60
değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı ve bu sebeple şikâyet konusu ihlal
iddiaları hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı görüşüne yer verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Hakkında önaraştırma yapılan Mazda Motor, bayilik ağı vasıtasıyla Türkiye
çapında Mazda marka otomobillerin dağıtımını gerçekleştiren distribütör firmadır. 70
Mazda bayileri ise Mazda marka otomobillerin satışı, satış sonrası yedek parça,
bakım ve onarım hizmetlerini vermektedir. İnceleme konusu dosyanın sadece araç
satış faaliyetlerini konu alan yetkili bayilik ilişkisini ele aldığı göz önünde
bulundurularak, ilgili ürün pazarı “yeni motorlu taşıtların dağıtımı, satışı ve
pazarlaması” olarak belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Önaraştırma konusu şikâyet, Mazda Motor’un Erzurum bayisi tarafından bu bölge
içerisinde ikinci bir bayilik verilmesinin kendisine tahsis edilen münhasırlık hakkını
ortadan kaldırdığı iddiasına dayandığından, mevcut dosya için ilgili coğrafi pazar 80
“Erzurum ili” olarak tespit edilmiştir.
I.2. Değerlendirme
Önaraştırma, Danıştay 13. Dairesinin 14.1.2009 tarih ve E.2006/1439 K.2009/165
sayılı kararı ile Kurulun 26.1.2006 tarih ve 06-04/73-M sayılı kararının iptali üzerine
yapılmıştır. Danıştay 13. Dairesinin iptal kararı, davacının iddialarının Kanun’un 4.
maddesi kapsamında ihlal iddialarına ilişkin bulunması nedeniyle, Kurulca
davacının iddialarıyla ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının
tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmesi gerekirken; belirtilen sürece
uyulmaksızın doğrudan ilk inceleme raporu değerlendirilerek karar verilmiş olması 90
gerekçesine dayanmaktadır.
Raportörlerle ile yaptığı görüşmelerde şikâyetçi tarafından, Mazda Motor ile
aralarında kurulan bayilik sözleşmesinin elde edilmesinin mümkün bulunmadığı;
bununla birlikte taraflar arasında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında bir
09-29/607-146
3
bayilik sözleşmesinin sözlü olarak akdedilmiş bulunduğu; anılan anlaşma uyarınca,
kendilerinin sadece araç dağıtımı ile iştigal ettikleri, araçlara yönelik tamir ve bakım
hizmetlerinin ise anlaşmalı servis tarafından sağlandığı; Mazda Motor’un plaza
şeklindeki bayilere daha fazla indirim vermesi nedeniyle, Mazda Motor’un da
teşvikiyle 2000 yılında başladıkları servis de verebilecekleri plaza inşaatlarının
2004 yılında tamamlandığı; ancak henüz servisi de kapsayan ayrı bir sözleşmenin 100
imzalanmadığı ifade edilmiştir.
Şikâyete konu yeni motorlu taşıtların dağıtımı, satışı ve pazarlaması hizmetlerine
ilişkin pazar bakımından ülkemiz otomotiv pazarının özellikleri değerlendirildiğinde
ve ayrıca, rekabet hukuku uygulamasında marka bazında hâkim durumun kabul
edilmediği hususu dikkate alındığında, Mazda Motor’un belirtilen pazarda hâkim
durumda olamayacağı sonucuna varılmıştır. Buna göre, şikâyet konusu ihlal
iddialarının Kanun’un 4. maddesi kapsamında yer alması hususu da göz önünde
bulundurularak, değerlendirmelerin esas olarak Kanunun 4. maddesi kapsamında
yapılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Bu çerçevede, şikâyet dilekçesiyle eklerinin incelenmesinden ve şikâyetçi ile 110
yapılan görüşmelerden, şikâyetçi ile Mazda Motor arasında, ikincinin sağlayıcı
şikâyetçinin ise dağıtıcı olması nedeniyle 4054 sayılı Kanunun 4. maddesi
anlamında bir dikey ilişki bulunmaktadır. Söz konusu dikey ilişki kapsamında
taraflar arasında çıkan ihtilafın 4054 sayılı Kanun bağlamında ihlal teşkil edip
etmediğinin değerlendirilmesi, ilişkiye uygulanacak kuralların tespit edilmesi ile
mümkün olacaktır. Şikâyete konu durumun 2005 yılı öncesinde ortaya çıkmış
olması nedeniyle, motorlu taşıt dağıtımına ilişkin anlaşma değerlendirilirken 1998/3
sayılı Tebliğ, 2005/4 sayılı Tebliğ ve 2002/2 sayılı Tebliğ’den hangisinin dikkate
alınacağı belirlenmelidir.
1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis Anlaşmalarına İlişkin Grup 120
Muafiyeti Tebliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; Tebliğ’in amacının, motorlu
taşıtlar dağıtım ve servis anlaşmalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
hükümlerinin uygulanmasından grup olarak muaf tutulmasının koşullarını
belirlemek olduğu hükmüne yer verilmiş olup, anılan hükümden de anlaşılacağı
üzere Tebliğ, sadece dağıtım ve servisin birlikte olduğu anlaşmaları kapsamına
almaktadır. Dolayısıyla, otomotiv sektöründeki diğer tip anlaşmalar kapsam dışında
kalmakta ve Tebliğle, sağlayıcılara dağıtım sistemini belirlemek konusunda grup
muafiyetinden yararlanabilecekleri başka bir alternatif tanınmamaktadır. Bu
çerçevede önaraştırma konusu taraflar arasındaki bayilik ilişkisine bakıldığında,
şikâyetçi ile Mazda Motor arasındaki bayilik ilişkisinin Mazda markalı araçların 130
sadece satışını yapmasını ve servis yükümlülüğünü içermemesi nedeniyle, 1998/3
sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilememektedir. Diğer taraftan, söz konusu
bayilik sözleşmesi yürürlükte olduğu dönem bakımından incelendiğinde ise;
1.1.2006 tarihinde yürürlüğe giren 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki
Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamına
da girmemektedir. Bu sebeple, anılan bayilik anlaşmasının her türlü dikey
anlaşmaya uygulanma kabiliyetini haiz olan 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin
Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağı sonucuna
varılmıştır.
2002/2 sayılı Tebliğin “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran 140
Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesinin (b) bendinin 1 numaralı alt paragrafında;
09-29/607-146
4
“alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı
tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da
münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanabileceği”
düzenlemesine yer verilmiştir. Dolayısıyla sağlayıcı teşebbüs, kendisine veya bir
alıcıya tahsis edilmiş münhasır bölgeye ya da müşteri grubuna yapılacak aktif
satışları kısıtlayabilir. Bununla birlikte, Tebliğ’de, sağlayıcı tarafından münhasır
bölgeye yapılacak aktif satışların kısıtlanmaması, anlaşmayı grup muafiyeti dışına
çıkartan bir hal olarak düzenlenmemiştir.
Yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alındığında, taraflar arasındaki 150
anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanabilmesi için münhasır bölge tayin edilmesi
ve sağlayıcının bu bölgeye başka bir bayii atamaması, 1998/3 sayılı Tebliğ için bir
gereklilik iken; 2002/2 sayılı Tebliğ için bir ön koşul niteliği taşımadığı
anlaşılmaktadır.
Açıklanan sebeplerle, alıcıya tahsis edilen münhasır bölgeye ikinci bir bayi
atanması sözleşmeye aykırılık nedeniyle sağlayıcının tazminat yükümlülüğüne yol
açabilecek nitelikte olsa da; 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinin
kaybedilmesi sonucunu doğurmamaktadır. Kaldı ki, aynı bölgede salt başka bir
bayinin atanmış olması, bir dikey anlaşmanın 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal
teşkil ettiği değerlendirmesinde bulunulması için yeterli bir unsur değildir. Bu 160
nedenle, şikâyet konusunu oluşturan iddialara ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun
kapsamında işlem yapılmasına gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
Önaraştırma Raporu, Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer
alan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; başvuru konusu iddialar ile ilgili
olarak Mazda Motor A.Ş. hakkında 4054 sayılı kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikâyetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy