Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2018-4-46 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 18-39/624-303
Karar Tarihi : 17.10.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Ahmet ALGAN,
Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Şükran KODALAK
B. RAPORTÖRLER: Dr. Hakan BİLİR, Nezir Furkan KIRAN, Elif Nurdan ŞARBAK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Levent Aslaner
Tacettin Veli Mah. Kartal Blv. No:38 Melikgazi/Kayseri
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : MICHELIN Lastikleri Ticaret A.Ş.
Büyükdere Cad. Tekfen Tower No:209 343944 Levent/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: MICHELIN Lastikleri Ticaret A.Ş. tarafından bayilere satış
sınırlaması getirildiği, yeniden satış fiyatının ve koşullarının belirlendiği ve
rakipler ile çalışan bayilerin pazardan dışlandığı iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- MICHELIN Lastikleri Ticaret A.Ş. (MICHELIN) yöneticileri ve saha çalışanları
tarafından bayilere yurtdışı satışın yasak olduğunu belirten mailler atıldığı,
- Yurtdışına satış yapmak isteyen bazı MICHELIN bayilerinin bu sebeple
bayiliklerinin sonlandırılmak istendiği,
- MICHELIN tarafından bayilere rakip markaların tabelalarının indirilmesi yönünde
baskı yapıldığı ve tabelaları indirmeyen bayilerle çalışmayacağının belirtildiği,
- MICHELIN yöneticilerinin talimatıyla bazı bayilerin yaptığı indirimlerin
sonlandırıldığı ve satış fiyatı ile satış koşullarına müdahale edildiği
iddia edilerek gereğinin yapılması talep edilmektedir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 08.08.2018 tarih ve 5608 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 15.08.2018 tarih ve 2018-4-46/İİ sayılı İlk İnceleme
Raporu, 27.08.2018 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 18-29/501-M sayı ile
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bu karar uyarınca düzenlenen 09.10.2018
tarih ve 2018-4-46/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; MICHELIN hakkında 4054 sayılı Kanun’un
41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Önaraştırma Yürütülen Taraf: MICHELIN
(5) Üretim, satış ve satış sonrası hizmetleri ile lastik sektöründe faaliyet gösteren Michelin
Group, 1888 yılında Fransa'nın Clermont-Ferrand şehrinde kurulmuştur. Michelin
Group ile distribütörlük ilişkisi içinde 1996 yılında kurulan MICHELIN, 300'ü aşkın bayi
ağı ile Türk lastik pazarında otomobil, kamyonet, ağır vasıta, tarım, iş makinası ve
18-39/624-303
2/6
forklift lastikleri dağıtımı yapmaktadır. Grup bünyesinde Michelin markası dışında,
Riken, Kormoran, Tigar, Kleber ve Uniroyal markalarının da satışı
gerçekleştirilmektedir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(6) MICHELIN’in temel faaliyet alanını lastik üretimi ve dağıtımı oluşturmaktadır. Lastik
sektörü satış kanalları; araç üreticisi ve lastik üreticisi arasında doğrudan teknik ve
ticari faaliyetler sonucu satışların gerçekleştirildiği “orijinal ekipman pazarı (OEM)” ve
araçların üretildikleri esnada kullanılan lastiklerin değiştirilmesiyle gerçekleşen
satışların oluşturulduğu ve üreticiden son kullanıcıya kadar birkaç kez alınıp satılması
mümkün olan “yenileme pazarı” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Araçların teknik
özelliklerine ve kullanım amaçlarına göre lastiklerin çeşitli ebatlarda, taşıma
kapasitesinde üretilmesi dolayısıyla pazarda ürün çeşitliliğinin fazla olduğu ve
farklılaşabilen ürünlerin birbirini ikame etme güçlerinin düşük olduğu görülmektedir.
Dosya kapsamında incelenen şikâyet, MICHELIN’in yenileme pazarında faaliyet
gösteren bayilerle olan dikey anlaşmaları ve bu bayilere yönelik talimatları üzerinde
yoğunlaşması nedeniyle ilgili ürün pazarı “yenileme pazarı” içerisinde
değerlendirilmiştir.
(7) Bunun yanında pazardaki ürünler gerek kullanılacakları araçlara göre ebat ve taşıma
kapasitesi yönünden gerekse tüketici tercihlerine göre performans gibi diğer
değişkenlere bağlı olarak farklılaşmaktadır. Pazarda ticari kapasitesi önemli
büyüklükte olan lastik türleri; binek araç lastikleri, hafif/orta ticari araç lastikleri, ağır
ticari araç/otobüs lastikleri, tarım ve iş makinası lastikleri olarak sayılabilir. Lastik
yenileme pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerden bazıları bu lastik türlerinin
tamamında faaliyet gösterirken bazıları ise lastik türlerinin bir kısmında faaliyetini
sürdürmektedir. Dosya kapsamındaki bilgiler doğrultusunda MICHELIN’in faaliyetleri
göz önüne alındığında, ilgili ürün pazarı her biri ayrı pazar olmak üzere, “binek araç
lastik yenileme pazarı”, “hafif/orta ticari araç (minibüs, kamyonet) lastik yenileme
pazarı”, “ağır ticari araç (kamyon, tır)/otobüs lastik yenileme pazarı”, “tarım ve iş
makineleri lastik yenileme pazarı” olarak tanımlanmıştır.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(8) MICHELIN, ticari faaliyetini tüm Türkiye coğrafyasında bulunan dağıtım kanalları
aracılığı ile gerçekleştirmektedir. Bu çerçevede, üretilen ya da satılan lastikler
bakımından dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının bölgesel bir farklılık göstermediği
göz önüne alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.3. Değerlendirme
(9) Dosya konusu şikâyetin kapsamını, MICHELIN’in bayilerinin satış fiyatlarına
müdahalede bulunması, bayilerin satışlarına yönelik bölge/müşteri kısıtlamaları
getirmesi ve diğer lastik sağlayıcılarını pazardan dışlayacak nitelikte uygulamalarda
bulunması iddiaları oluşturmaktadır.
(10) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesi
teşebbüsler arasında gerçekleştirilen ve amacı, etkisi veya potansiyel etkisi
bakımından rekabeti sınırlayıcı nitelik taşıyan her türlü anlaşmayı, uyumlu eylemi ve
teşebbüs birliği kararlarını yasaklamaktadır. Sağlayıcı ve dağıtıcı arasındaki dikey
ilişkiler de çeşitli ihlal şüpheleri yönünden 4. madde kapsamı içerisinde incelemeye
konu edilmektedir.
18-39/624-303
3/6
(11) Bu çerçevede şikâyet dilekçesinde yer verilen ve MICHELIN’in bazı bayilerin “sell-out”
olarak adlandırılan satış fiyatlarına yönelik yapacakları kampanyalara müdahale
ettiğine ilişkin iddia da 4054 sayılı Kanun 4. maddesi kapsamında incelenmiştir.
(12) Yeniden satış fiyatının belirlenmesi uygulamasına ilişkin genel çerçevenin çizilmesi
amacıyla, öncelikle lastik yenileme pazarındaki dikey ilişkilerin 2017/3 sayılı Motorlu
Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2017/3 sayılı
Tebliğ) kapsamında incelenip incelenemeyeceği değerlendirilmelidir. 2017/3 sayılı
Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “… yeni motorlu taşıtların alımı, satımı
veya yeniden satımı; motorlu taşıtların yedek parçalarının alımı, satımı veya yeniden
satımı ve motorlu taşıtlara yönelik bakım ve onarım hizmetlerinin sağlanması konulu
dikey anlaşmaların, dikey sınırlamalar içermeleri halinde, bu Tebliğde düzenlenen
koşullara uymak kaydıyla, 4054 sayılı Kanunun 4 üncü maddesindeki yasaklamadan
Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak grup olarak muaf
tutulmalarını kapsar.” düzenlemesine yer vermiştir. Aynı Tebliğ’in “Tanımlar” başlıklı 4
(o) maddesinde ise yedek parça, “Bir motorlu taşıtın parçalarını değiştirmek amacıyla
motorlu taşıtın üzerine veya içine takılabilen, yakıt hariç olmak üzere, motorlu taşıtın
kullanımı için gerekli olan malları” ifade edecek şekilde tanımlanmıştır. Bu anlamda
lastik, Tebliğ kapsamında yedek parça kabul edilmekte ve lastik dağıtımına ilişkin
çeşitli anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uygulamasından muaf olabilmesi
için anılan Tebliğ’de sayılan şartları taşıması gerekmektedir.
(13) Anılan Tebliğ’in “Anlaşmaların Grup Muafiyetinden Yararlanmasını Engelleyen
Sınırlamalar” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Dağıtıcının kendi
satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi” anlaşmayı grup muafiyeti
kapsamından çıkaran bir husus olarak görülmüş, fakat bendin devamında “Ancak,
taraflardan herhangi birinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari satış
fiyatına dönüşmemesi koşuluyla, sağlayıcının veya ağ kurucusu teşebbüsün azami
satış fiyatını belirlemesi veya satış fiyatını tavsiye etmesi mümkündür.” düzenlemesi
yer almıştır.
(14) Şikâyet dilekçesinde iddia edilenin aksine MICHELIN’de yapılan yerinde incelemede
yeniden satış fiyatının belirlendiğine ilişkin şüphe doğuracak bir belgeye
rastlanmamıştır. Keza bayi sözleşmeleri üzerinde yapılan incelemede (…..) ibareleri
görülmüştür. MICHELIN yetkilileri de bayiler ile aralarında fiyata ilişkin uygulamaların
tavsiye fiyat verilmesinin ötesine geçecek şekilde kurgulanmadığını belirtmişlerdir.
(15) Şikâyet dilekçesinde yer alan ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
görülen diğer iddia ise, MICHELIN’in bayilerin satış yapacağı müşterilere ve bölgelere
ilişkin kısıtlayıcı uygulamalar içerisinde bulunduğuna yöneliktir.
(16) 2017/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “dağıtıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetleri satacağı bölgeye veya müşterilere ilişkin
kısıtlamalar getirilmesi” anlaşmayı grup muafiyeti kapsamından çıkaran haller
arasında sayılmıştır. Fakat gerek yapılan yerinde incelemede elde edilen belgelerde
gerekse de incelenen sözleşme maddelerinde bayilere bölge ya da müşteri kısıtlaması
getirildiğine yönelik herhangi bir bulguya ulaşılmamıştır.
(17) Diğer taraftan değinilmesi gereken bir husus da, incelemeye konu sözleşmeler
içerisinde yer alan ve MICHELIN Perakende Bayi Sözleşmesi’nin 1.1 numaralı ve
“Ürün Grubu Bazında Giriş Kriteri” başlıklı bölümünde işaret edilen Ek-1’deki bayilere
yönelik giriş kriterleridir. Bu kriterler arasında yer alan pazar payı kriteri uyarınca
bayiler yaptıkları lastik alımlarının belli bir oranını MICHELIN grubunun markalarından
yapmak zorundadırlar. Bu oran binek otomobil+kamyonetler için %(…..), kamyonlar
18-39/624-303
4/6
için %(…..), iş makinesi ve forklift için %(…..), tarım ve compact line için %(…..) olarak
belirlenmiştir.
(18) 2017/3 sayılı Tebliğ’in “Tanımlar” başlıklı 4 (k) maddesinde rekabet etmeme
yükümlülüğü “Alıcının anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden malları
veya hizmetleri üretmesini, satın almasını, satmasını veya yeniden satmasını
engelleyen doğrudan ya da dolaylı her türlü yükümlülüğü (Ayrıca alıcının bir önceki
takvim yılındaki alımları esas alınarak, ilgili pazardaki anlaşma konusu mal veya
hizmetlerin ya da onları ikame eden mal veya hizmetlerin yeni motorlu taşıtların satışı
pazarında %80’inden, satış sonrası pazarında %30’undan fazlasının sağlayıcıdan
veya sağlayıcının göstereceği başka bir teşebbüsten satın almasına yönelik olarak
alıcıya doğrudan veya dolaylı biçimde getirilen herhangi bir yükümlülük de rekabet
etmeme yükümlülüğü olarak kabul edilir.)” şeklinde tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere
MICHELIN bayilerine toplam lastik satışları içerinde %(…..) ile %(…..) arasında
değişen oranlarla kendi markalarının satılması şartını getirmiş, bu anlamda 2017/3
sayılı Tebliğ kapsamında bir rekabet etmeme yükümlülüğü uygulaması oluşmuştur.
(19) 2017/3 sayılı Tebliğ’in “Rekabet etmeme yükümlülüğü ve Ek Tesis Yerlerinin
Açılmasının Kısıtlanması” başlığını taşıyan 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca,
yedek parça dağıtımı bakımından alıcıya anlaşmanın süresi içinde getirilen her türlü
rekabet etmeme yükümlülüğüne tebliğ kapsamında muafiyet uygulanmayacağı
düzenlenmiştir. Maddenin devamında ise, “Ancak, bağımsız yedek parça
sağlayıcılarının kurdukları yedek parça dağıtım ağları bakımından bağımsız yedek
parça dağıtıcılarına süresi beş yıla kadar olmak üzere getirilen rekabet etmeme
yükümlülüğü grup muafiyetinden yararlanır.” şeklinde bir istisnaya yer verilmiştir. Bu
anlamda bir bağımsız yedek parça sağlayıcısı olan MICHELIN’in dağıtım ağı
içerisinde uyguladığı görülen rekabet etmeme yükümlülüğünün 2017/3 sayılı Tebliğ
kapsamında olup olmadığına yönelik yapılacak değerlendirmede sözleşmelerin süresi
önem taşımaktadır.
(20) Yukarıda yer verildiği üzere MICHELIN Perakende Bayi Sözleşmesi’nin 7 numaralı ve
“Süre ve fesih” başlıklı bölümünde sözleşmenin süresi beş yıl olarak belirlenmiştir.
Yine aynı bölüm içerisinde “(…..).” hükmü yer almıştır.
(21) Ayrıca Yeniden-Dağıtım Bayilik Sözleşmesi’nin, “Anlaşma Süresi ve Fesih” başlıklı 12.
maddesinde “(…..).” düzenlemesi yer almıştır.
(22) Bu anlamda her ne kadar MICHELIN’in bayilerin toplam lastik satışları içerisinde kendi
markalarına yönelik getirdiği kotalar rekabet etmeme yükümlülüğü kapsamında
incelenebilecekse de, sözleşme süresinin beş yıldan fazla bir süre için düzenlenmediği
göz önüne alınarak ilgili hükümlerin 2017/3 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinde yer verilen
istisna hükmü içerisinde kaldığı değerlendirilmiştir.
(23) Bunun yanında MICHELIN tarafından perakende satış yapan bayilerin doğrudan
münhasırlığa itildiğine yönelik bir uygulamanın da olmadığı anlaşılmıştır. MICHELIN
perakende bayi sözleşmesinin 1.3 numaralı ve “Bağımsızlık” başlıklı bölümünde
“(…..)” şeklinde bir hükme yer verilmiştir.
(24) MICHELIN’in toptan satış yapan bayileriyle imzaladığı Yeniden-Dağıtım Bayilik
Sözleşmesi’nin 1. maddesinde “(…..).” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.
(25) Lastik yenileme pazarındaki bayiler için tüketicilere farklı fiyat seviyelerinde ve farklı
markalar altında ürün sunmanın neredeyse bir zorunluluk olması da bu
değerlendirmeyi doğrulamaktadır.
18-39/624-303
5/6
(26) Şikâyet dilekçesinde yer verilen diğer husus ise, MICHELIN’in birden fazla lastik
sağlayıcısıyla çalışan kimi bayilere, diğer sağlayıcıların tabelalarının indirilmesi
yönünde talimat verdiği iddiasıdır.
(27) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu
tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye
kullanması yasaklanmakta ve aynı maddenin ikinci fıkrasında örnek niteliğinde bazı
kötüye kullanma halleri sayılmaktadır. Söz konusu maddenin (a) bendinde yer alan
“ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak
engel olunması ya da rakiplerin piyasada ki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan
eylemler” anılan kötüye kullanma hallerinden biridir.
(28) Söz konusu iddialar dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlal edilip
edilmediği bakımından yapılacak değerlendirmede, şikâyete konu teşebbüsün ilgili
pazar veya pazarlarda hâkim durumda olup olmadığının tespiti; bir hâkim durum
olasılığının tespiti halinde ise bir kötüye kullanma olup olmadığının analiz edilmesi
gerekmektedir. Sözü edilen iki kriterden herhangi birisinin bulunmaması durumunda
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlalinden bahsedilememektedir.
(29) Bu çerçevede öncelikle MICHELIN’in ilgili pazarlarda hâkim durumda olup olmadığı
tespiti yapılmış ve bu amaçla, MICHELIN’in dosya konusu dört ilgili ürün pazarında
sahip olduğu ciro ve adet cinsinden pazar paylarına bakılmıştır. Dosyada yer alan
bilgilere göre, MICHELIN’in 2016 ve 2017 yılı ciro bazlı pazar payları; ağır ticari
araç/otobüs lastik yenileme pazarı için %(…..) ve %(…..); tarım ve iş makineleri lastik
yenileme pazarı için %(…..) ve %(…..), hafif/orta ticari araç lastik yenileme pazarı için
%(…..) ve %(…..), binek araç lastik yenileme pazarı için ise %(…..) ve %(…..) olarak
gerçekleşmiştir. Teşebbüsün adet bazlı pazar paylarının ise genel tabloyu değiştirecek
surette farklılaşmadığı görülmüştür. Bu verilere göre, MICHELIN tanımlanan dört
pazarın hiçbirinde pazar payı bakımından lider firma konumunda bulunmamaktadır.
(30) Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki
Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’da belirtildiği üzere, aksini
gösterecek bir durum söz konusu değilse, Kurul’un yerleşik uygulamasında %40’ın
altında pazar payına sahip olan teşebbüslerin hâkim durumda olması ihtimalinin düşük
olduğu kabul edilmekte, bu düzeyin üzerindeki pazar payına sahip olan teşebbüsler
bakımından ise daha detaylı bir incelemeye gidilmektedir. Yukarıda verilen ve
dosyada bulunan bilgilerden, MICHELIN’in ilgili pazarlarda %40’ın altında pazar
paylarına sahip olduğu ve pazarların tamamında pazar payı sıralamasında
kendisinden daha yukarıda olan teşebbüsler bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla
MICHELIN’in ilgili pazarda hâkim durumda olma ihtimali bulunmadığından, 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesinin ihlal edilmediği değerlendirilmiştir.
(31) Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda, şikâyet konusu
iddialara yönelik olarak MICHELIN hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı
kanaatine varılmıştır.
18-39/624-303
6/6
J. SONUÇ
(32) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikâyetin reddi ile soruşturma açılmamasına, gerekçeli kararın
tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak
üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy