Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-1-36 (Devralma)
Karar Sayısı : 12-33/927-285
Karar Tarihi : 14.06.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖR : Hilmi BOLATOĞLU, Selen Yersu ŞAHİN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Akzo Nobel Coatings International B.V.
Temsilcileri: Gönenç GÜRKAYNAK, Av. Bora İKİLER,
Av. Ezgi Feride BAYINDIR
Çitlenbik Sok. No:12 Yıldız Mah. 34349 Beşiktaş/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Metlac Holding S.r.l. ve iştiraklerindeki payların Akzo Nobel
Coatings Int. B.V. tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 17.05.2012 tarih ve 4275 sayı ile
giren bildirim üzerine düzenlenen 23.05.2012 tarih ve 2012-1-36/Öİ sayılı Devralma Ön
İnceleme Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda bildirime konu işleme izin verilmesi gerektiği
görüşü ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Pazar
(4) Dosyada yer alan bilgiler çerçevesinde, ilgili ürün pazarı “metal paketleme kaplamaları”
ve “metal dekorlama mürekkepleri”, ilgili coğrafî pazar ise “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
G.2. Yapılan Tespitler ve Değerlendirme
(5) Bildirimin konusu Metlac Holding S.r.l. (Metlac) ile iştiraklerindeki Metlac paylarının ve
bu çerçevede Metlac ve Metlac S.p.A.’nın kontrolünün Akzo Nobel Coatings
International B.V.1 (Akzo Nobel Coatings) ve dolayısıyla Metlac paylarının %49’una ICI
aracılığıyla sahip olan Akzo Nobel N.V. (Akzo Nobel) tarafından devralınması işlemine
izin verilmesine ilişkindir. Dosya mevcudu bilgilere göre, bildirim konusu devire;
Almanya, Avusturya, Brezilya, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Pakistan ve Rusya rekabet
otoriteleri tarafından izin verilmiş2 olup, İngiliz rekabet otoritesinde ise süreç halihazırda
devam etmektedir.
(6) Söz konusu işlem, devre konu şirketin kontrol yapısında kalıcı bir değişikliğe neden
olacağından, 2010/4 sayılı “Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında devralmadır. Ayrıca, anılan Tebliğ’in 7.
maddesinde düzenlenen ciro eşikleri aşılmakta olup, işlem izne tabidir.
G.2.1. Hakim Durum Değerlendirmesi
(7) Metlac’ın Türkiye’de halihazırda metal dekorlama mürekkepleri ilgili ürün pazarında
1 Akzo Nobel’in hisselerinin tamamına sahip olduğu iştiraki.
2 Bu ülkelerden Almanya ve Avusturya’da tarafların işlem öncesi ve sonrasında ilgili pazarda sahip oldukları pazar
payları, Türkiye’deki pazar payı büyüklükleri ile benzerlik göstermektedir.
12-33/927-285
2/8
faaliyeti bulunmadığından, devralma işlemi, anılan pazarda herhangi bir yoğunlaşmaya
neden olmayacaktır.
(8) Öte yandan işlemin tarafların faaliyetlerinin kesiştiği metal paketleme kaplamaları
pazarında meydana getireceği etkiler ayrıntılı olarak incelenmiştir:
G.2.1.1. Pazar Payları ve Yoğunlaşma Oranları
(9) Hakim durum değerlendirmesinde göz önünde bulundurulması gereken ilk unsur,
teşebbüslerin sahip olduğu pazar paylarıdır. Türkiye metal paketleme kaplamaları
pazarındaki teşebbüslerin pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo1: Türkiye Metal Paketleme Kaplamaları Pazarındaki Teşebbüslerin Pazar Payları (Satış Değeri
Üzerinden)
Teşebbüs Adı
2010 yılı pazar payı (%)
2011 yılı pazar payı (%)
Akzo Nobel (…..) (…..)
Server3 (…..) (…..)
Toplam (Akzo Nobel+Server) (…..) (…..)
Metlac (…..) (…..)
Toplam (Akzo Nobel+Server +Metlac) (…..) (…..)
DMS (…..) (…..)
DYO (…..) (…..)
Valspar (…..) (…..)
DuPont (…..) (…..)
PPG (…..) (…..)
Diğer (…..) (…..)
Toplam 100 100
(10) Büyük ölçüde ithalata konu olan metal paketleme kaplamaları pazarında, DMS ve DYO
gibi yerel üretici teşebbüslerin yanı sıra, Valspar ve PPG gibi global üreticiler, devralma
işlemi sonrasında Akzo Nobel’in en yakın rakipleri olarak ortaya çıkmaktadır.
(11) Tablo 1’de yer alan pazar payı bilgilerinden, devralma işlemi sonrasında Akzo Nobel’in
pazar payının, tek başına hakim durumun varlığını gösterebilecek büyüklükte
olmayacağı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, görece yüksek bir pazar payına ulaşılması
söz konusu olacağından ilgili pazarın tüm özellikleri dikkate alınmıştır.
(12) Yerli üreticinin az sayıda olduğu ve ürün tedarikinin önemli miktarda ithalat yoluyla
gerçekleştirildiği metal paketleme kaplamaları pazarını daha net biçimde
değerlendirebilmek amacıyla bildirim formunda yer verilen ve söz konusu pazarda
faaliyet gösteren teşebbüslerin Avrupa Ekonomik Alanı, Rusya ve Türkiye’yi kapsayan
coğrafi alanda yaptıkları satışlar sonucunda sahip oldukları pazar paylarını gösteren
tabloya aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 2: Avrupa Ekonomik Alanı, Rusya ve Türkiye’yi Kapsayan Coğrafi Alanda Metal Paketleme
Kaplamaları Pazarındaki Teşebbüslerin Pazar Payları (Satış Değeri Üzerinden)
Teşebbüs Adı 2010 yılı pazar
payı (%)
2011 yılı pazar
payı (%)
Akzo Nobel (…..) (…..)
Metlac (…..) (…..)
Toplam (Akzo Nobel+Metlac) (…..) (…..)
Valspar (…..) (…..)
PPG (…..) (…..)
Actega (…..) (…..)
Grace (…..) (…..)
Diğer (…..) (…..)
Toplam 100,0 100,0
3 Server Boya A.Ş. Akzo Nobel ile Yenier Ailesinin ortak kontrolünde bulunmaktadır.
12-33/927-285
3/8
(13) Yukarıdaki tablodan, devralma işlemi sonunda Akzo Nobel’in, Türkiye’de olduğu üzere,
Avrupa Ekonomik Alanı, Rusya ve Türkiye’yi kapsayan coğrafi alanda da en yüksek
pazar payına sahip olan teşebbüs konumuna geleceği görülmektedir. Bununla birlikte,
anılan coğrafi alanda, başta Valspar olmak üzere, Akzo Nobel ile rekabet etmeyi
sürdürebilecek nitelikte teşebbüsler bulunmakta olup, söz konusu teşebbüsler, devralma
işlemi sonrasında pazarda rekabet baskısı oluşturmaya devam edecektir.4
(14) Bildirime konu devralma işleminde ortaya çıkan yoğunlaşmanın etkisinin doğru biçimde
anlaşılabilmesini teminen Herfindahl-Hirschman Endeksi’nden (HHI) yararlanılmıştır.
Yapılan incelemede HHI endeksinin ve endeksteki değişim değerlerinin, hem ABD hem
de AB kriterlerine göre oldukça yüksek olduğu göze çarpmaktadır. Ancak, yüksek pazar
payları ve yoğunlaşma oranları, pazarın kendine özgü özellikleri nedeniyle, hakim
durum oluşumunun işareti olmayabilmektedir. Bu çerçevede, pazar payları ve
yoğunlaşma oranlarının, pazarın gösterdiği diğer özelliklerin tümüyle bir arada
değerlendirilmesi gerekmektedir.
G.2.1.2. Arz Yapısı
(15) Dosya içeriği bilgilerden, halihazırda kapasite kullanım oranlarının DYO bakımından
%(…..), DMS bakımından ise %(…..) aralığında bulunduğu, dolayısıyla da önemli
büyüklükte bir atıl kapasitenin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede,
devralma işleminin gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkacak pazar yapısında yerli
üreticilerin fiyat rekabetine girebilecek kapasiteye sahip olduğu görülmektedir.
(16) Diğer taraftan, yerli üreticiler dışarıda tutulduğunda, metal paketleme kaplamaları
pazarında ithalat yoluyla pazara arz edilen ürünlerin, toplam pazarın yaklaşık yarısını
oluşturduğu anlaşılmaktadır. İthalatın büyük oranda gerçekleştiği Avrupa Ekonomik
Alanı’nda ise güçlü rakipler faaliyet göstermektedir.
(17) Yukarıdaki bilgilerden, metal paketleme kaplamaları pazarında gerek yerli gerekse
yabancı üreticilerden yeterli rekabetçi baskı oluşmasına olanak sağlayan bir arz
yapısının bulunduğu anlaşılmaktadır.
G.2.1.3. Talep Yapısı
(18) Müşteriler, metal paketleme kaplamalarını tedarik ettikleri üreticilerin kimliğinden
bağımsız olarak, kaplamaların uygulanmasında aynı ekipmanları kullanmaktadır.
Müşterilerin, belli bir tedarikçinin kaplama özelliklerine uymak için üretim ekipmanlarının
uygulama ayarlarında (film ağırlığı, viskozite, hız gibi) küçük bazı değişiklikler yapmaları
yeterli olmaktadır. Bu nedenle de, müşterilerin bir tedarikçiden diğerine geçişi kolaylıkla
gerçekleşebilmektedir.
(19) Ayrıca, anılan nedenle, metal paketleme kaplamaları pazarındaki rekabet, büyük ölçüde
fiyat temelinde yaşanmaktadır. Yüksek miktarda ürün satın aldıkları için alıcı gücüne de
sahip olan müşteriler, ürünlerini satın alacakları tedarikçinin seçiminde düşük fiyat
kriterini ön planda tutmaktadır.
(20) Bunlara ek olarak, dosya mevcudu bilgiler, müşterilerin aynı anda iki ya da daha fazla
tedarikçiyle çalışmakta olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, devralma işlemi
sonucunda ortaya çıkacak teşebbüsün, metal paketleme kaplamaları ürününde fiyat
artırımına gitmesi durumunda, ürüne ilişkin diğer özelliklerden ziyade ürünün fiyatına
duyarlılık gösteren alıcılar başka tedarikçilere kolaylıkla yönelecektir.
4 Alman rekabet otoritesi, işlemi değerlendirirken “Avrupa Ekonomik Alanı” ve “Avrupa, Orta Doğu ve Asya” olmak
üzere iki ilgili coğrafi pazar tanımlamış ve devralma sonrasında ortaya çıkacak teşebbüsün sahip olacağı pazar
payının, her iki coğrafi pazarda da %35-%45 arasında olacağını tespit etmiştir. Avusturya rekabet otoritesi ise, işlem
sonrasında ortaya çıkacak yapının metal paketleme kaplamaları pazarındaki payının yaklaşık %46 olacağını
belirlemiştir.
12-33/927-285
4/8
G.2.1.4. Finansal Güç
(21) Akzo Nobel her ne kadar global ölçekte oldukça büyük bir finansal güce sahip bir
teşebbüs ise de, Akzo Nobel’in, özellikle Valspar ve PPG gibi global ölçekli rakiplerine
oranla çok daha önemli bir finansal güce sahip olduğunu söylemek güçtür. Yerli
üreticiler bakımından da DMS ve DYO gibi rakiplerin finansal olarak Akzo Nobel’den
görece zayıf oldukları söylenebilirse de, bu durumun, söz konusu teşebbüslerin Akzo
Nobel ile rekabet etmeye yetecek ölçüde mali kaynağının bulunmadığı anlamına
gelmeyeceği belirtilmelidir. Bu bakımdan, Akzo Nobel’in, hakim duruma gelmesini
sağlayacak derecede önemli bir finansal avantajının bulunmadığı değerlendirilmektedir.
G.2.1.5. Potansiyel Rekabet
(22) Pazara giriş engelleri ve potansiyel rekabet, hakim durumun tespitinde dikkate alınması
gereken önemli bir unsurdur. Pazar payları ve yoğunlaşma oranları açısından
incelendiğinde pazar, oligopolistik bir yapı sergilese de pazara giriş ve pazardan çıkış
engellerinin yüksek olmaması, faaliyet gösteren teşebbüslerin pazardaki davranışlarını
etkileyebilmektedir.
(23) Metal paketleme kaplamaları pazarında, ilk yatırım maliyeti haricinde kayda değer bir
giriş engeli bulunmamaktadır. Ayrıca, ürün segmentleri arasındaki geçişlerin çok yüksek
sermaye gerektirmemesi nedeniyle, genel ürünler metal paketleme segmentine giriş
yapan üretici teşebbüsler, bira ve diğer içecek metal paketleme segmentine kolaylıkla
geçiş yapabilmektedir.
(24) Bildirim formunda, pazara son yıllarda yeni teşebbüslerin girdiği ve daha başka girişlerin
de beklendiği ifade edilmektedir. Esasen, Avrupa Ekonomik Alanı’nda faaliyeti bulunan,
ancak Türkiye metal paketleme kaplamaları pazarında henüz faaliyet göstermeyen
Actega, Grace/Darex, Schekolin ve Salchi gibi üretici teşebbüslerin Türkiye pazarına
girmesi mümkündür.
(25) Tarafların müşterilerinden gelen yazılardan, devralma işlemi sonrasında ortaya çıkacak
teşebbüsün fiyat artırımına gitmesi halinde, fiyata duyarlı olan alıcıların, metal
paketleme kaplamalarını, ilgili pazarda halihazırda satış yapmakta olan tedarikçilerin
yanı sıra, Türkiye’ye satış yapabilecek konumdaki yabancı tedarikçilerden de ithalat
yoluyla temin edebilecekleri anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, devralma işlemi sonrasında
ortaya çıkacak teşebbüsün ciddi bir pazar gücüne sahip olmakla birlikte, hakim durum
seviyesinde bir pazar gücüne erişemeyeceği öngörülmektedir.
G.2.1.6. Ciddi ve Etkili Bir Rakibin Devralınması
(26) Özellikle, yenilikçi girişimlerin önemli bir rekabetçi güç yarattığı pazarlarda, bu türden
yenilikçi bir rakibin devralınması, hakim durum riskini arttıran bir etmen olarak ortaya
çıkmaktadır.
(27) Devre konu Metlac tarafından gönderilen yazılarda, Metlac’ın, insan sağlığına zararlı
olabilecek kimyasallar (bisphenol-A, melamine, phenol ve formaldehyde) içermeyen
yeni tip dahili içecek kaplamaları geliştirmeye yönelik yatırımlar yapmakta olduğu ve
devralma işleminin gerçekleşmemesi halinde, Metlac’ın bu alanda Akzo Nobel’e önemli
bir rakip teşkil edebileceği ifade edilmektedir. Metlac, anılan hususu diğer ülkelerdeki
rekabet otoritelerinin yürüttüğü incelemeler sırasında da ileri sürmüş; ancak bu husus
devralma işlemi sonucunda pazardaki rekabetçi baskının önemli ölçüde ortadan
kalkacağı tespitinin yapılabilmesi bakımından yeterli görülmemiştir. Bu çerçevede, dahili
içecek kaplamaları segmentinde halihazırda herhangi bir faaliyeti bulunmayan Metlac’ın
bu alanda somut verilerle desteklenmeyen belirsiz bir potansiyele sahip olmasının,
12-33/927-285
5/8
devralma işleminin değerlendirilmesi bakımından dikkate alınabilecek bir husus
olmadığı değerlendirilmektedir.5
(28) Diğer yandan, Metlac tarafından Kurumumuza yapılan başvuruda, taraf sıfatı bulunduğu
halde 2010/4 sayılı Tebliğ’in 10. maddesi kapsamında kendilerine konuyla ilgili bilgi
verilmediği ifade edilmiş ve Metlac’ın müdahil taraf sıfatıyla sürece dahil edilmesi talep
edilmiştir. Ancak, gerek 4054 sayılı Kanun, gerekse 2010/4 sayılı Tebliğ’e göre
yoğunlaşma işleminin diğer tarafına bu tür bir hak tanınması söz konusu değildir.
H. SONUÇ
06.06.2012 tarihinde yapılan ilk oylama ve 14.06.2012 tarihinde yapılan ikinci oylama
sonucunda; bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye
dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı “Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme
ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tâbi olduğuna; işlem sonucunda aynı
Kanun maddesinde yasaklanan nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim
durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz
konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 14.06.2012 Tarih ve 12-33/927-285 Sayılı Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurulumuzun mezkur kararıyla, Metlac Holding S.r.l. (Metlac) ile iştiraklerindeki Metlac
paylarının ve bu çerçevede Metlac ve Metlac S.p.A.’nın kontrolünün Akzo Nobel
Coatings International B.V.6 (Akzo Nobel Coatings) ve dolayısıyla Metlac paylarının
%49’una ICI aracılığıyla sahip olan Akzo Nobel N.V. (Akzo Nobel) tarafından
devralınması işlemine izin verilmesine ilişkin dosyada, bildirim konusu işlemin 4054
sayılı Kanun’un 7.maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı “Rekabet
Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’’
kapsamında izne tabi olduğuna, işlem sonucunda aynı kanun maddesinde belirtilen
nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve
böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme
izin verilmesine karar verilmiştir. Aşağıda belirteceğimiz nedenlerle, devralma işlemin
4054 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre nihai incelemeye alınması gerektiği kanısında
olduğumuzdan karara katılmıyoruz.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un “Birleşme veya Devralma” başlığı
altındaki 7.maddesinde:
Bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim durum yaratmaya veya hâkim durumlarını
daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir
mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu
doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir
teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da
kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu
hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı ve yasaktır.”
Hangi tür birleşme ve devralmaların hukukî geçerlilik kazanabilmesi için Kurula
bildirilerek izin alınması gerektiğini Kurul, çıkaracağı tebliğlerle ilan eder.
5 Metlac, esas itibarıyla gıda kutuları, bira ve içecek kutularının dış yüzeyi için metal paketleme kaplamaları ve
mürekkep üretmektedir.
6 Akzo Nobel’in hisselerinin tamamına sahip olduğu iştiraki.
12-33/927-285
6/8
hükmü yer almış, yine aynı kanunun “Birleşme ve Devralmaların Kurula Bildirilmesi”
başlığı altındaki 10. maddesinde de:
7 nci madde kapsamına giren birleşme veya devralma anlaşmaları Kurula bildirildiği
tarihten itibaren Kurul, onbeş gün içinde yapacağı ön inceleme sonucunda birleşme
veya devralma işlemine ya izin vermek ya da bu işlemi nihaî incelemeye almaya karar
verdiği takdirde, ön itirazını bildiren yazısı ile birlikte birleşme veya devralma işleminin
nihaî karara kadar askıda olduğunu ve uygulamaya sokulamayacağını, gerekli gördüğü
diğer tedbirlerle birlikte ilgililere usulüne göre tebliğ etmek zorundadır. Bu durumda, bu
Kanunun 40 ila 59 uncu maddeleri hükümleri uygulanır.
hükmü yer almaktadır.
Yasa koyucu, bu hükümlerle, teşebbüslerin sahip olduğu iç dinamiği, verimli çalışması
ve yeni teknoloji bulması gibi kendi çaba, çalışma ve kararları dışında, rekabeti önemli
ölçüde sınırlamaması adına birleşme ve devralma yoluyla hakim duruma gelmesini veya
var olan hakim durumunu güçlendirmesini yasaklamış, ancak Rekabet Kuruluna da bu
yasak göz ardı edilmeksizin, birleşme ve devralmalarla ilgili objektif ölçü veya ölçütler
belirleyerek, bu ölçü veya ölçütleri aşan birleşme ve devirleri kontrol etme yetkisi vermiş
bulunmaktadır. Yasa koyucu, aynı zamanda, Rekabet Kurulu’na bu kontrol ve denetim
sonucunda karar verirken, 15 gün içerisinde bildirim konusu işlemi inceleyip, dosya
içerisinde bulunan tüm belge ve bilgilere göre ya birleşme ve devirlere izin vermesi veya
işlemi nihai incelemeye alması gerektiğini açıkça belirtmiştir. Nihai incelemeye alınması
halinde anılan Yasa’nın 40. ve devamı maddelerinin uygulanması gereğinden hareketle
usul yönünden rekabet ihlallerine paralel bir uygulama getirmiştir.
İzin başvurusuna konu bir dosyada bulunan tüm belge ve bilgilere göre,
birleşme/devralma işleminin, teşebbüslerin hâkim durum yaratmaya veya hâkim
durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir kısmında
herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğuracak şekilde bir sonuç doğurmayacağı hususunda tam bir kanaat
oluşması halinde Kurulun işleme izin verebileceği, ancak ön inceleme sonucu elde
edilen belge ve bilgiler bu kanıya ulaşılmasını sağlamıyorsa, bir başka deyişle bilgi ve
belgelerin yetersizliği veya yeterince değerlendirilmemesi nedeniyle böyle bir kanaate
varılamıyorsa işlemin nihai incelemeye alınması gerektiği açıktır. 4054 sayılı yasanın
yukarıda açıklanan amacına hizmet etmek adına, Kurulca birleşme/devralma işlemlerine
izin verilebilmesi için ön inceleme sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin ve bu
verilere göre yapılan değerlendirmelerin işlem sonucunda ilgili teşebbüs veya
teşebbüslerin birleşme ve/veya devralma yoluyla hakim duruma gelmeyeceğini veya var
olan hakim durumlarının güçlendirilmeyeceğini açık olarak ortaya koyması gerekir.
Dosya konusu, Metlac Holding S.r.l. (Metlac) ile iştiraklerindeki Metlac paylarının ve bu
çerçevede Metlac ve Metlac S.p.A.’nın kontrolünün Akzo Nobel Coatings International
B.V. (Akzo Nobel Coatings) ve dolayısıyla Metlac paylarının %49’una ICI aracılığıyla
sahip olan Akzo Nobel N.V. (Akzo Nobel) tarafından devralınması işlemine izin verilmesi
talebine ilişkin bulunan mevcut dosya içeriği yukarıda açıklanan kurallar doğrultusunda
incelenerek değerlendirildiğinde aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.
Türkiye metal paketleme (Satış Değeri Üzerinden) kaplamaları pazarındaki
Teşebbüslerin 2011 yılına ait Pazar paylarının, Akzo Nobel’in % (…..), Yenier Ailesi ile
ortak kontrol etmekte olduğu Server Boya A.Ş. (SERVER) ’nin %(…..) olmak üzere
toplam % (…..) olduğu, yine bu pazar payına devralma ile birlikte Metlac’ın % (…..)
12-33/927-285
7/8
Pazar payının da katılmasıyla toplam Pazar payının % (…..) ye ulaşacağı
anlaşılmaktadır. Metlac Holding Sri Vekilinin 11.05.2012 günlü başvurusunda ise
devralmadan sonraki Pazar payının toplam % (…..)’ yi aşacağı iddia edilmektedir.
Öte yandan, Birleşme ve devralma işlemlerinde ortaya çıkan yoğunlaşmanın etkisinin
sağlıklı biçimde anlaşılabilmesini teminen yapılan Herfindahl-Hirschman Endeksi'nden
(HHI) çıkan sonuca göre, devralma öncesi HHI endeksinin 1544 (binbeşyüzkırkdört)
devralma sonrası ise bu endeksin 2424 olduğu ve böylece HHI değişim miktarının 880
(sekizyüzseksen) olarak belirlendiği görülmektedir.
Ön İnceleme Raporunda da açıklandığı üzere, ABD Adalet Bakanlığının 2010 tarihli
"Yatay Birleşme Rehberi"nde HHI endeksinin 1500 ila 2500 arasında olması halinde,
ilgili pazarın oldukça yoğunlaşmış bir pazar olarak kabul edileceği ve endeksteki
değişmenin 100'den fazla olduğu durumda, işlemin rekabetçi kaygıya yol açabileceği,
yine A.B Komisyon'un 2004 tarihli "Yatay Birleşmelerin değerlendirilmesine İlişkin
Rehberine göre ise; HHI endeksi 2000'den büyük ve işlem sonucu ortaya çıkacak
değişim 150'den fazla olduğu takdirde birleşme ve devralma işleminin, rekabetçi kaygı
doğurucu olarak değerlendirildiği görülmüş olup, bu durumda, gerek birleşme sonraki
endeks ve gerekse endeksteki değişim, ABD ve AB kriterlerine göre rekabetçi bir
kaygıyı doğuracağı açıktır. Bizimde Türkiye piyasasında aynı kaygıyı taşımamız doğal
ve hatta açıklanan hükümler karşısında yasal görevimizdir.
Yukarıda belirtilen bu pazar paylarına ve pazar paylarına göre yapılan HHI testine
rağmen devralma işlemine izin verilmesi için, teşebbüslerin hâkim durum yaratmaya
veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir
kısmında metal paketleme kaplaması piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğuracak şekilde bir sonuç doğmayacağı hususunda Kurula tam bir kanaat
gelmesi zorunludur. Tarafımızdan, Mevcut belge ve bilgilere ve yine yapılan
değerlendirmelere göre bu aşamada, mevcut verilere göre böyle bir kanaat oluşmasının
mümkün olmadığı düşünülmektedir.
Kurulumuz kararına da gerekçe olarak alınan Ön İnceleme Raporunda, bildirim
formundan elde edilen bilgilere göre, metal paketleme kaplaması üreten teşebbüslerin
önemli ölçüde atıl kapasitesi bulunduğu, devralma işleminin gerçekleşmesi durumunda
ortaya çıkacak pazar yapısında yerli üreticilerin fiyat rekabeti yeteneklerini
kullanabilecek kapasiteye sahip olduğunun söylenebileceği, diğer yandan, metal
paketleme kaplamaları pazarında önemli miktarda ithalat yapıldığı ve ithalat yoluyla
pazara arz edilen ürünlerin, toplam pazarın yaklaşık yarısını oluşturduğu bu nedenlerle
metal paketleme kaplamaları pazarında gerek yerli gerekse yabancı üreticilerden yeterli
rekabetçi baskı oluşmasına olanak sağlayan bir arz yapısının bulunduğunu söylemenin
mümkün olduğu belirtilmişse de, Ön İnceleme Raporunda belirtilen bu hususlar
varsayımdan ibaret olup, hiçbir ekonomik analiz ve test sonuçlarına
dayanmamaktadır.Kaldı ki aşağıda da açıklanacağı üzere Bilgi İsteme sonucu,
pazardaki diğer oyuncuların verdiği yanıtlarda, bu pazarda fiyattan önce kalitenin mal
alımında öncelikli etken olduğunu beyan etmeleri bir anlamda haklılığımızı ortaya
koymakta olup, yapılacak nihai inceleme sonucu bu hususların ekonomik test ve
analizlerle, gerekçelendirilerek saptanması sonuca ulaşmakta ve sağlıklı bir karar
alınmasında önemli bir rol oynayacaktır.
Dosyada bulunan yazılı beyanlara göre, aynı pazarda bulunan tüm teşebbüsler,
piyasaya yeni girişler olmadığını, bir kısmı da buna ilaveten yeni girişlerin olmasının da
mümkün gözükmediğini belirtilmiştir. Yine teşebbüslerin bir çoğu mevcut durumda,
12-33/927-285
8/8
metal paketleme kaplamaları tedarikçilerini ürün kalitesi, hizmet kalitesi ve süreklilik
kriterleri doğrultusunda seçtiklerini bir başka deyişle fiyatın kaliteden sonra geldiğini, bir
kısım hammadde gereksinimlerinin ithalattan sağlandığını açıkça belirtmişlerdir. Yeni
girişlerin olmamasının pazara etkilerinin ve tedarikçilerin mal seçiminde kalite
önceliğinin fiyattan sonra olmasının, bazı teşebbüslerin hammadde ihtiyaçlarının
ithalattan sağlanmasının etkilerinin araştırılması için, dosyanın nihai incelemeye alınıp,
bu hususların da detaylı bir şekilde incelenerek, piyasadaki rekabetçi etkilerinin ayrıntılı
bir şekilde irdelenmesi gerekmektedir.
Öntaş Öner Teneke ve Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş Kurumumuza verdiği cevabi
yazıda; dış kaplamalarda kullanılan ilk kat malzemeyi yurt içinden temin ederken, baskı
üstü transparan verniğin %80 kullandıkları özel teknoloji yüzünden Metlac'tan aldıklarını
alternatif ve onaylı bir muadilinin rakiplerinde bulunmadığını söylemiştir. Yine Metlac
Holding S.r.I Vekilinin 11.05.2012 günlü başvurusunda “Metlac ayrıca, insan sağlığına
zararlı olabilecek kimyasal etken maddeler içermeyen hammaddelerle üretilecek yeni tip
bir B&B iç kaplama ürününün geliştirilmesine yatırım yapmaktadır (bisphenol-A,
melamine, phenol ve formaldehyde içermeyecektir). Metlac, bağımsızlığını korursa, söz
konusu ar-ge çalışmaları neticesinde, Akzo Nobel ile B&B iç kaplama ürünlerinde de
rekabet edebilir hale gelecektir.’’ demiştir. Bu hususlar Ön İnceleme Raporunda
araştırılmaksızın kısa değerlendirmeyle geçiştirilmiş ve karara da bu şekilde yansımış
olup, bu konunun derinlemesine araştırılması gereği bizi işlemin nihai incelemeye
alınması gerektiği noktasına götürmektedir.
Yine Ön İnceleme Raporunda açıklanan ve kararda gerekçe olarak yazılan piyasanın
arz yapısı, talep yapısı, finansal güç ve potansiyel rekabet konusundaki açıklamalar,
devralma işlemine izin verilmesi için teşebbüslerin hâkim durum yaratmaya veya hâkim
durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir kısmında
metal paketleme kaplaması piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğuracak şekilde bir sonuç doğmayacağı hususunda kanat getirmeye yeterli
düzeyde olmayıp bir takım iyimser varsayımlara dayanılarak sonuca ulaşıldığından ,
konunun daha da derinliğine araştırılmasını gerektiği inancındayız.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, belirtilen hususlarda daha geniş ve derinlemesine bir
inceleme yapılabilmesi bağlamında, devralma işleminin 4054 sayılı Kanun’un 10.
maddesine göre nihai incelemeye alınması gerektiği kanısında olduğumuzdan Kurulun
aksi yöndeki kararına katılmıyoruz.
İsmail Hakkı Karakelle Reşit Gürpınar
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy