REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-3-130 (Devralma)
Karar Sayısı : 03-84/1020-408
Karar Tarihi : 30.12.2003
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan :Mustafa PARLAK
Üyeler :Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Süreyya ÇAKIN
B-RAPORTÖRLER:Pelin ERDOĞAN, Bedia Sanem ŞİMŞEK
C- BİLDİRİMDE
BULUNAN : Bobst Group SA
Temsilcileri: Av. Taner AŞICIOĞLU, Av. Gürkan AKIN
Kore Şehitleri Cad. Çizik Han 33
34400 Zincirlikuyu / İstanbul
D- TARAFLAR : Bobst Group SA
Route des Flumeaux 50 Prilly / İSVİÇRE
Metso Paper Incorporated
Fabianinkatu 9A Helsinki / FİNLANDİYA
E-DOSYA KONUSU: Metso Paper Incorporated’ın Valmet Converting
Business'da sahip olduğu hisselerin, Bobst Group SA tarafından
devralınması işlemine izin verilmesi talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 27.10.2003 tarih, 5212 sayı ile
giren ve en son 15.12.2003 tarih, 6134 sayı ile eksiklikleri tamamlanan bildirim
üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 7. maddesi ile
1997/1 sayılı Rekabet Kurulu'ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ'in ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme
sonucu düzenlenen 23.12.2003 tarih, 2003-3-130/Öİ-03-PU sayılı Devralma
Ön İnceleme Raporu 26.12.2003 tarih, REK.0.07.00.00/179 sayılı Başkanlık
önergesi ile 03-84 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G-RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da; Metso Paper Inc.’ın sahip
olduğu esnek ambalajlamanın üretim sürecinde kullanılan makinelerin imalatı,
dağıtımı ve servise alınması işiyle iştigal eden Valmet Converting Business’ın
Bobst Group SA tarafından devralınması işleminin;
- tarafların ilgili ürün pazarlarından “plastik film için kesme makineleri”
pazarındaki payları ve ciroları toplamı bakımından 4054 sayılı Kanun’un 7.
03-84/1020-408
2
maddesine dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi
bir hisse devir işlemi olduğu,
- bu işlem sonucunda aynı Kanun’un 7. maddesinde belirtilen hakim
durumun yaratılması veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesi ve
böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmadığı, bu
nedenle bildirim konusu devralma işlemine izin verilmesi gerektiği
ifade edilmektedir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. Bobst Group SA (Bobst)
İsviçre menşeli olan ve katlanabilir karton kutular ve oluklu mukavva
ambalajlarının üretimi ile esnek ambalajlama üretim sürecinde kullanılan
makinelerin üretimi ve dağıtımı ile iştigal eden teşebbüsün, Türkiye'de 2002
yılına ait cirosu ………………………. TL’dir. Bobst’un ortaklık yapısına Tablo-
1'de yer verilmiştir.
Tablo-1: Bobst Group SA’nın Ortaklık Yapısı
HİSSEDARLAR HİSSE ORANI (%)
JBF Finance SA 40.29
Silchester International Investors Ltd. 11.02
Bobst Group SA 8.00
Halka Arz 40.69
Bobst’un Yönetim Kurulu ise; Marc. C. Cappis (Başkan), Luc Bonnard, Reto
Domeniconi, Jean-Luc Laloe, Christian Engel, Pierre-Andre Jolliet, Herve
Ruttimann'dan oluşmaktadır.
H.1.2. Metso Paper Inc. (Metso)
Finlandiya menşeli Metso; elyaf ve kağıt teknolojisinden oluşan işleme sektörü
makineleri ve sistemlerinin ayrıca esnek ambalajlama üretiminde kullanılan
makinelerin üretimi, dağıtımı ve servisiyle iştigal etmekte olup, Türkiye 2002
yılı cirosu ………………………. TL’dir. Tablo-2'de ortaklık yapısına yer
verilmiştir.
Tablo-2: Metso Paper Inc’ın Ortaklık Yapısı
HİSSEDARLAR HİSSE ORANI (%)
Yabancı ve nomine hissedarlar 46.1
UPM-Kymmene Corporation 14.6
Finlandiya Hükûmeti 11.5
Finlandiyalı Özel Yatırımcılar 6.3
Finlandiyalı Enstitü, Şirket ve Kuruluşlar 21.5
Metso Yönetim Kurulu ise; Tor Bergman (Başkan), Sakari Tamminen, Olli
Vaartimo, Juhanni Pakkala, Arto Altonen, Matti Kahkonen, Harri Luoto'dan
oluşmaktadır.
03-84/1020-408
3
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. Sektöre İlişkin Bilgiler
Ambalajlamanın birincil işlevi ürünün korunmasıdır. İkinci olarak, birçok
ürünün niteliği gereği uzun süre saklanabilir olmasına ve globalleşen ticaret
gereği yola dayanıklı olmasına yardımcı olmasıdır. Tüketim alışkanlıklarının
değişmesi sonucunda üçüncü işlevi ortaya çıkmış ve süpermarketlerin
çoğalmasıyla birlikte tüketicinin dikkatini çekmek üzere ürünlerin albenisini
artırmak için ambalajlama önem kazanmıştır.
Sektörde entegre sistemlere, diğer bir deyişle komple ambalajlama hatlarına
talebin artması pazarın yapısını etkilemektedir. Ancak bu, münferit fonksiyonel
makinelere talebin gerileyeceği anlamına da gelmemektedir. Bununla birlikte
ürün paletini genişletmek için büyük firmaların geniş alanlarda ortaklıklar
arayacakları beklenmektedir.
Ambalaj sanayiinde, kullanılan malzemelere göre çeşitlilik, oluklu mukavvadan
etiketlere, katlama karton kutulardan esnek ambalajlara kadar uzanmaktadır.
Bunlar arasında, içindeki ürünün fiziksel ve kimyasal özelliklerine uygunluk
sağlayabilen bir niteliğe sahip olan ve kağıt, film, folyo gibi maddelerin
kullanıldığı esnek (flexible) ambalajlar, içindeki gıdayı taze olarak
koruyabilmesi ve kullanımda kolaylık sağlaması nedeniyle özellikle gıda
maddeleri üreticileri ve tüketicilerince tercih edilmektedir.
Ambalajlama süreci, ürünün üretim yerinden nihai satış noktasına kadar
ulaştırılmasındaki kullanım noktalarına göre bölümlere ayrılabilir. İç ambalaj
olarak da tabir edilen birincil ambalaj şişe, kutu, kapak, etiket, baskı gibi
konuları kapsarken, ikincil ambalajı dış kutu, koli bandı gibi ürünler
oluşturmaktadır. Ayrıca palet ve streç film gibi üçüncül ambalajlar da söz
konusudur.
Birincil ambalajlama içinde, ambalajlanan ürünün nihai tüketici gözündeki
etkisi bakımından baskı önemli bir rol oynamaktadır. Baskı yöntemleri başlıca
beş çeşit altında incelenmektedir:
Tipo Baskı Sistemi
Ofset Baskı Sistemi
Serigrafi Baskı Sistemi
Rotogravür (Tifdruk) Baskı Sistemi
Fleksografik (Flekso) Baskı Sistemi
Yukarıdaki klasik baskı yöntemlerinin yanı sıra 1990’lı yılların sonlarına doğru,
sipariş üzerine yeni gereksinim duyulan miktar kadar baskının kısa sürede
gerçekleştirilmesine olanak sağlayan dijital baskı sistemi de önem kazanmaya
başlamıştır. Çok kısa süreli baskıya uygun olması ve her baskı işinde sabit
kalite garanti edilerek ürünün albenisini kaybetmesinin önlenmesi dijital
baskının üstün tarafları olarak öne çıkmaktadır. Bu baskı sisteminin
kullanıldığı başlıca ürün grupları arasında ilaç, bakım ürünleri, kimya, boya ve
motor yağı sayılabilir.
03-84/1020-408
4
Öncelikle belirtilmesi gereken, yukarıdaki baskı sistemlerinin herbirinin,
kullanım alanlarına göre, hâlâ kendi pazarını oluşturma kabiliyetine sahip
olduğudur. Örneğin, ofset baskı yönteminin karton ambalajlar (sigara paketleri
gibi) üzerinde kullanımı öteden beri tercih edilmektedir. Bununla birlikte,
incelemeye konu olması bakımından rotogravür ve fleksografik baskı türlerinin
çalışma sistemleri ve gelişimleri arasındaki farklılıkları da dikkate almak
gerekmektedir.
Rotogravür baskı, gravüre edilmiş çok küçük bir hücreden kağıt yüzeyine
mürekkep aktarılarak gerçekleştirilen direkt bir baskı yöntemidir. Flekso baskı
ise, klişelerin üzerine aldığı mürekkebi aradan geçen materyale aktardığı
baskı sistemidir. Flekso baskı sistemi 1990’lı yıllarda hızla gelişmeye
başlamış, 1994 yılından sonra teknolojik olarak ofset baskı kalitesini
yakalamıştır. Avrupa’da rotogravürün pazar payı ise büyük ölçüde flekso
baskı sistemleri tarafından ele geçirilmiştir.
Baskı seçimini belirleyen en önemli unsurlar maliyet, sipariş miktarı, basılacak
işin eni, üstüne baskı yapılacak malzemenin özellikleri ve müşterinin temel
gereksinmeleri olarak sıralanabilir. Bu hususlar arasında maliyet, birçok
tedarikçi açısından büyük bir öneme sahip olmasına rağmen, bazı ambalaj
kullanıcılarının yüksek kaliteli ve özel ambalaj uygulamaları için özellikle
gravür baskıyı tercih ettikleri görülebilmektedir. Gravür baskıda baskı tekrarı
nadiren problem oluşturmakta, baskı istasyonlarının sayısının fazlalığı
ambalaj üzerine uygulanacak tasarımı daha cazip hale getiren daha çok
renkten yararlanma olanağını sağlamaktadır. Geleneksel olarak gravür
baskının görsel çekiciliği ve grafik kapasitesinin daha yüksek olması
nedeniyle, flekso baskıya nispetle daha yüksek maliyetli olmasına rağmen,
gravür baskı makineleri baskıdan büyük beklentileri olan ambalaj üreticilerince
tercih edilebilmektedir.
İki sistem arasındaki seçimlerde, yapılacak işin süresi de (tiraj) önemli bir
kriter konumundadır. Örnek vermek gerekirse, eğer üretilen etiket 500.000 mt
ve altı ise dar enli weblerde (üzerine baskı uygulanacak katman) flekso baskı
ekonomik iken, 500.000 mt üstü etiket üretimi için geniş enli weblerde gravür
baskı daha ekonomik olmaktadır. Ayrıca, uzun süreli işlerde personel
sayısının azaltılması, baskı makinesinin geliştirilmesi, daha enli web üzerine
baskı, değişik tür silindirlerin kullanılması, otomasyondan faydalanma dahil
edilirse, uzun süreli (yüksek tirajlı) işlerde gravür baskı büyük tasarruf
sağlayabilmektedir. Buna karşılık kısa süreli işler için uygun olan flekso
baskıda da silindir değiştirme sistemlerine ek olarak otomatik mürekkep
değiştirme ve yıkama sistemleri, yönetim bilgi sistemleri (MIS), operasyon
sırasında baskı birimlerinin önceden hazırlanmasını sağlayan sistemler ve
pazar içinde ek ekipmanlar geliştirilmiştir. Bu sistemler flekso baskı
makinelerinin daha kolay işlem görmesini sağlamakla kalmayıp bir baskı
komutundan diğer baskı komutuna mümkün olan en hızlı değişimi de mümkün
kılmaktadır.
Sonuç olarak, flekso baskının çeşitli uygulamaları (etiket baskısı, film ve folyo
baskı, kağıt ve karton baskı ve kroma-karton baskılarına kadar çeşitli
baskılar), eldeki baskı kalitesi (rotogravür ve ofset baskı ile aynı kalitede) ve
03-84/1020-408
5
flekso baskı makinelerinin mevcut teknolojik ekipmanları gözönüne
alındığında, bu uygulamanın tüm ülke pazarlarında daha fazla kabul göreceği
tahmin edilmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar özellikle baskı endüstrisinde rekabet edebilme
açısından teknolojik yeniliklerin en önemli parametrelerden biri olduğunu
vurgulamaktadır. Nitekim, birim zamanda daha fazla üretim, düşük maliyetler,
tutarlı şekilde yüksek kalite, daha az atık malzeme ve siparişlerin daha kısa
sürede teslimatı teknolojik gelişmelerin merkezinde yer alan unsurlardır. Buna
paralel olarak, üretken ve kârlı koşullarda çalışma sağlayabilmek ve baskı
piyasasında rekabetçi kalabilmek için bir konverterin1 (dönüştürücü) en iyi
kalite ve en yüksek teknolojik standartlara sahip bulunan en az bir makineye
sahip bulunması gerekmektedir. Özellikle bu koşul Türkiye’de, baskı
endüstrisinde kullanılan makinelerin imalatında yeterli gelişme
sağlanamamasının nedenini açıklamaktadır.
Baskı süreci, komple bir hat olarak düşünülürse, baskı ünitelerinin yanında,
kesim üniteleri, serigrafi üniteleri, sıcak baskı üniteleri, laminasyon üniteleri ve
makine çeşitlerine göre örneklerin artırılabileceği birimlere sahiptir. Temelde
baskı makineleri iki şekilde çalışma sistemine sahiptir: Semi-rotary (yarı-
döner) ve rotasyon. Baskı sürecindeki yukarıda sayılan ünitelerin birçoğu hem
semi-rotary hem de rotasyon çalışma kabiliyetine sahipken, bazı üniteler
sadece semi-rotary ya da sadece rotasyon sistemine uyumlu çalışabilir.
Dolayısıyla bu birimler farklı niteliklere ve teknolojik gelişim süreçlerine sahip
olabilmektedir.
Bunların arasında incelemeye konu olan dosya açısından lamine ve kaplama
makinelerine değinilmelidir. Kaplama makineleri, üzerine baskı yapılan yüzeye
ait bir alt tabakasının görünümünü ve koruyucu özelliklerini daha da
geliştirmek amacıyla kullanılırken, lamine uygulama makinelerinde yine
görünümün gelişmesi ve korunması amacıyla alt tabaka üzerinde bir lamine
oluşturmak için tutturucu (yapışkan) maddeler kullanılmaktadır. Özellikle
laminasyon makineleri açısından, çeşitli üreticilerin ürünleri karşılaştırıldığında
büyük farklılıklar görülemezken, ancak dikkatle incelendiğinde tasarım,
modelleme ve ilave bölümlerdeki farklılıkların çokluğuyla karşılaşılmaktadır.
Laminasyon makinelerinde, yapıştırıcı çeşitlerine (solvent bazlı, solventsiz,
UV yapıştırıcı) dayanan teknolojik gelişmeler, bu tür makinelerin
üstünlüklerinde belirleyici rol oynamaktadır.
Ambalajın oluşma sürecinde açıklanması gereken diğer aşamalar kesme ve
geriye sarma aşamalarıdır. Esnek ambalajlar için kesme makineleri basılı,
kaplamalı ve/veya lamine alt tabakanın geniş bir rulosunu biçimlendirme ve
doldurma makinelerinde kullanılacak olan doğru büyüklükteki daha küçük ve
istenen sayıda bobine ayırmak için kullanılmaktadır. Kesme makineleri benzer
bir mantıkla plastik film, alüminyum ve etiket/kağıt gibi farklı ambalaj türleri için
ayrı ayrı üretilmektedir.
1 Konverting, hammaddenin işlenerek ambalajlamada kullanılabilir hale getirilmesi,
değerlendirilmesi anlamına gelmektedir.
03-84/1020-408
6
Geriye sarma makineleri ise bobinlerin rulo haline getirilmiş formuna geri
sarılması için kullanılmaktadır. Bu makineler, büyük ölçüde, özellikle
solventsiz yapıştırıcıların kullanıldığı durumlarda laminasyonun kalitesine etki
etmektedir.
Başvuru konusu işlem bakımından anılması gereken diğer makine türleri,
kağıt tabaka hazırlayıcıları ve vakumla kaplama makineleridir. Kağıt tabaka
hazırlayıcıları esas olarak kağıt konverterleri tarafından tabaka kağıt
oluşturulmasında kullanılmakta iken, vakumla kaplama makineleri
ambalajların estetik ve koruyucu özelliklerini geliştirmek amacına hizmet
etmekte ve yukarıda anılan kaplama makinelerinden farklı bir fonksiyon
taşımaktadır.
İşlem taraflarınca üretilen makinelerin de içinde yer aldığı Avrupa -özellikle
Alman ve İtalyan makineleri- hayli pahalı olmaları nedeniyle büyük ölçekli
ambalaj firmalarınca tercih edilmektedir. Orta ve küçük ölçekli üreticiler ise
Avrupa ürünlerinin yaklaşık yarı fiyatına satılan Uzakdoğu menşeli makineler
ya da varsa yerli makineler kullanmaktadır. Dünya çapında sektörün önde
gelen makine üreticileri Cerutti, Windmöller&Hölscher, Bobst (Schiavi), Metso
(Valmet), Bielloni, Uteco, Sungan’dır. Türkiye’deki tek yerli üretici konumunda
olan Tifmak, 2000 yılında yapısal ve teknolojik değişikliklere giderek bu
firmaların ciddi rakibi haline gelmiştir.
Üreticilerin pazar paylarında yıllar itibarıyla büyük dalgalanmalar yaşandığı
anlaşılmıştır. Makinelerin pahalı olması, büyük ölçekli ambalaj üreticilerinin
azlığı ve makinelerin ekonomik ömrünün uzun olması (10-20 yıl) nedeniyle az
makine satılmaktadır. Bu nedenle bir yıl makine satan üretici sonraki yıl hiç
makine satamayabilmektedir. Tarafların 1998-2002 yılları itibarıyla satışlarına
bakıldığında, özellikle 2001 krizi sonrası bazı makinelerde hemen hemen hiç
satışlarının olmadığı anlaşılmıştır:
Tablo-3 Gravür Baskı Makine Satışlarına Göre 2002 Yılı Pazar Payları
Bobst ……
Valmet ……
Tifmak ……
Cerutti ……
Windmöller ……
Uzakdoğulu üreticiler % 33.3
Tablo-4 Fleksografik Baskı Makine Satışlarına Göre 2002 Yılı Pazar Payları
Bobst ……
Valmet ……
Tifmak ……
Cerutti (Flexotecnica) ……
Windmöller ……
UTECO ……
Bielloni ……
Uzakdoğulu üreticiler % 28.6
03-84/1020-408
7
Tablo-5 Kesme-Geriye Sarma Makine Satışlarına Göre 2002 Yılı Pazar Payları
Bobst ……
Valmet ……
Tifmak ……
Bielloni ……
Euromac ……
Bimec ……
SPAG ……
Uzakdoğulu üreticiler % 20
Tablo-6 Plastik Filmler İçin Kesme Makine Satışlarına Göre 2002 Yılı Pazar Payları
Valmet ……
Kampf GmbH ……
Wickeltechnick ……
Tablo-7 Kağıt Tabaka Hazırlayıcı Satışlarına Göre 2002 Yılı Pazar Payları
Valmet ……
Pemco ……
Maxson ……
Goodstrong Machinery ……
Pasaban ……
Yerli üreticiler % 40
Esnek ambalajlamada kullanılan bu makinelerin pahalı olmasının yanı sıra,
karmaşık olması önceden üretimden çok, sipariş üzerine üretimi
gerektirmektedir.
H.2.2. İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı ürün özellikleri, fiyatları ve öngörülen kullanım biçimleri
bakımından birbirleri ile ikame edilebilir bütün malları veya hizmetleri içerir.
Yukarıda bazı teknik özellikleri açıklanan makine türleri incelendiğinde, bu
türlerin tüm bir ambalaj hattının birbirinin devamı niteliğindeki aşamalarında
kullanılması durumu söz konusu olsa dahi, müşteri konumundaki ambalaj
üreticileri bir ambalajlama hattı oluşturmak üzere, seçilen ambalajın türüne
göre bu makinelerin pek çoğuna ihtiyaç duyabilmekte, ancak alımlarını ünite
bazında gerçekleştirebilmektedir. Nitekim, söz konusu makinelerin her biri hat
üzerindeki farklı fonksiyonları gerçekleştirmektedir. Buna paralel olarak,
makine türleri arasında kayda değer fiyat farklılıkları gözlenmektedir.
Dolayısıyla, tüketici gözüyle bakıldığında, makine türlerinin her birinin farklı
ürün pazarları altında incelenmesi gerekmektedir.
Bu noktada, ürünler arz ikamesi yönünden incelendiğinde, makine
üreticilerinin konverting ve baskı sürecine ilişkin ürünlerin birçoğunu aynı tesis
içinde üretebilme yeteneğine sahip oldukları görülmüştür. Dosya mevcudu
bilgi ve belgeden, devir işlemi taraflarının gravür ve flekso basım presleri,
tabakalama ve kaplama makineleriyle esnek paketleme için biçme-geri alma
makinelerinin aynı fabrikada üretilebildiği anlaşılmıştır. Buna ek olarak, baskı
işlemi ile konverting işleminin in-line olarak (aynı hat üzerinde) birlikte
yürütülmesi yönünde de gelişmeler sağlanmıştır. Bir gravür baskı makinesi,
in-line olarak çalışmaya yani laminasyon, PVC kaplama, soğuk yapıştırma, su
ve solvent bazlı vernik kaplama işlemlerini yapmaya uyarlanabilmektedir.
03-84/1020-408
8
Bununla birlikte, bu derecedeki arz ikamesi, ambalaj üreticileri (tüketici)
nezdindeki açık farklılıkları gözönüne alındığında, makine türlerinin aynı ürün
pazarı içinde değerlendirilmesi bakımından yeterli değildir.
İlgili ürün pazarı sınırlarının belirlenmesinde değinilmesi gereken bir diğer
husus, baskı makineleri arasındaki fleksografik ve gravür baskı ayrımıdır.
H.2.1. nolu bölümde açıklanan özellikleri itibarıyla söz konusu makine
türlerinin ayrı ürün pazarları altında değerlendirilmesi gereği ortaya
çıkmaktadır. Nitekim, baskı makineleri içinde pazar payını gittikçe artırdığı
gözlenen fleksografik makineler, düşük tirajlı baskı işlerinde kullanılmakta
iken, gravür baskı makineleri uzun süreli ve geniş enli web üzerine uygulanan
işlerde tercih edilmektedir. Buna ek olarak, iki tip baskı makinesi arasında fiyat
yönüyle de farklılık mevcuttur. Gravür baskı makineleri 1.400.000 – 5.000.000
EURO aralığında fiyatlara sahip iken, fleksografik baskı makinelerinin fiyatları
500.000 – 3.000.000 EURO aralığında değişmektedir.
Bu farklılıkların oluşmasında, sektördeki rekabet açısından en önemli
değişken konumunda olan teknolojik yeniliklerin de rol oynadığını söylemek
mümkündür. Flekso ve rotogravür makinelerinde teknik gelişmeler her bir
çeşit üzerinde münhasıran gerçekleştirilmekte, bu da ambalaj üreticilerinin
tercihlerinde önemli bir rol oynamaktadır. Nitekim, flekso baskı makinelerinin
son yıllarda daha yoğun olarak tercih edilmesi maliyet avantajının yanında bu
makinelerde yapılan teknik iyileşme ile de yakından ilintilidir. Sonuç olarak,
devir işleminin genel anlamıyla esnek ambalajlamada kullanılan baskı
makineleri piyasası üzerinde yaratacağı etkinin sağlıklı bir şekilde
değerlendirilebilmesi için gravür ve fleksografik baskı makinelerinin ayrı ürün
pazarları olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Benzer bir durum kesme makineleri için de geçerlidir. Genel olarak kesme
makineleri (esnek ambalajlama için kesme-geriye sarma makinelerinden farklı
incelenmelidir), geniş/büyük ambalaj hammaddesi rulolarının daha küçük
parçalar oluşturacak şekilde kesilmesi amacına hizmet etmektedir. Ancak,
ambalajı oluşturan söz konusu hammaddenin farklılığı kesme makinelerinin
fonksiyonlarının değişmesine de sebep olmaktadır. Diğer bir deyişle, her bir
hammadde için ayrı bir kesme makinesinin kullanılması söz konusudur.
Dosya konusu işlem açısından, bu makineler, devralınan taraf olan Valmet’in
üretmekte olduğu plastik film için kesme makineleri, alüminyum kesme
makineleri ve etiket/kağıt kesme makineleridir.
Yukarıdaki açıklamalar ile devreden taraf ve/veya devralınan tarafın faaliyet
gösterdiği pazarlar gözönüne alındığında, her bir makine türü için ayrı ayrı
olmak üzere ilgili ürün pazarları,
- esnek ambalajlama için gravür baskı makineleri,
- esnek ambalajlama için fleksografik baskı makineleri,
- esnek ambalajlama için kaplama ve lamine uygulama makineleri,
- esnek ambalajlama için kesme-geriye sarma makineleri,
- plastik film için kesme makineleri,
- alüminyum kesme makineleri,
- etiket/kağıt kesme makineleri,
- kağıt tabaka hazırlayıcıları,
03-84/1020-408
9
- vakumla kaplama makineleri
olarak belirlenmiştir.
H.2.3. İlgili Coğrafi Pazar
Coğrafi pazar, teşebbüslerin sundukları mal ve hizmetler alanında faaliyet
gösterdikleri, rekabet koşullarının yeterli ölçüde benzer ve özellikle bu
koşulların komşu bölgelerden farklılık göstermesi yönüyle bu bölgelerden
kolayca ayırdedilebilen bölgelerdir.
Ambalaj sektöründe kullanılan makinelerin imalatı ile iştigal eden firmalar
genel olarak yurtdışında yerleşik ve genellikle tek bir tesiste üretim yapan,
buna karşılık çok sayıda ülkedeki müşterilere satışta bulunan firmalardır.
Nitekim devralma işleminin tarafları olan Bobst ve Metso yurtdışında kurulu
şirketlerdir ve söz konusu işlem uluslararası alanda gerçekleştirilmektedir.
Teknolojik gelişmelerin yoğun olarak pazarın yapısını etkilediği sektörde, hayli
maliyetli olan söz konusu gelişmelere uyum sağlama ve özellikle teknik yenilik
getirme konusundaki yetersizlikler nedeniyle Türkiye’de anılan makinelerin
imalatıyla iştigal eden ve kalite açısından dünya çapındaki firmalar düzeyine
yaklaşabilen firma sayısı çok azdır.
Yabancı firmalar, Türkiye’deki satışlarını iki yolla gerçekleştirmektedir. Bazı
firmalar yurtiçindeki mümessil firmalar aracılığı ile satışta bulunmakta iken,
sektördeki teşebbüslerin herhangi bir aracı kullanmaksızın yurtiçindeki
müşterilerine doğrudan satış yapmaları da söz konusu olabilmektedir.
Özellikle teşebbüslerin ürünlerini tanıttıkları uluslararası fuarlar makine
imalatçıları ile kullanıcıların doğrudan karşılaşmalarına olanak sağlamaktadır.
Devralma işleminin tarafları da Türkiye’de satışlarının bir kısmını mümessil
firmalar aracılığıyla gerçekleştirirken, tarafların ana müşterileri ile yapılan
görüşmelerde doğrudan satış yoluna da gittikleri anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, Valmet’in Bobst tarafından devralınması işleminin Türkiye
sınırları içindeki ilgili ürün pazarlarında 4054 sayılı Kanun’un 2. maddesi
anlamında bir etki yaratacağı anlaşıldığından, ilgili coğrafi pazar Türkiye
Cumhuriyeti sınırları olarak tespit edilmiştir.
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.3.1. Devralma İşlemi
Bobst Grubu, Metso'nun sahip olduğu esnek ambalajlamanın üretim
sürecinde kullanılan makinelerin imalatı, dağıtımı ve servise alınmasıyla ilgili
işletmesi Valmet Converting Business’ı devralmaktadır. Devralınan şirketler
(Hedef Şirketler);
Valmet Atlas plc,
Valmet Converting Center GmbH,
Valmet Rotomec SpA.'dır.
03-84/1020-408
10
İngiltere ve Galler’de yerleşik Valmet Atlas plc ile birlikte, bu şirketin sahibi
bulunduğu gayrifaal Atlas Hurley-Moate Ltd., Titan Converting Equipment Ltd.
ve Atlas Group Americas Ltd. şirketleri, Valmet General Ltd. şirketi ve
İsviçre’de yerleşik Midi Machinery SA şirketi de devredilmektedir. Diğer
yandan, devralma işlemi, İtalya’da yerleşik Valmet Rotomec SA ile, sahibi
olduğu Valmet Converting Iberica SA (İspanya) ve Valmet Converting
FraBeLux Sàrl(Fransa) şirketlerinin de iktisabını içermektedir. Anılan
şirketlerin tamamı Metso Grubu’nun yavru şirketleridir.
Devralma işlemi, tarafların Türkiye’ye ihracatları nedeniyle 1997/1 sayılı
Tebliğ kapsamında değerlendirilmesi gereken bir işlemdir.
1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinin (b) bendinde “Herhangi bir teşebbüsün
ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortak paylarının tümünü
veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisini veren
araçları devralması veya kontrol etmesi” birleşme ve devralma sayılan haller
arasında belirtilmiştir. Valmet Converting Business’ın Bobst Grubu tarafından
devralınması 1997/1 sayılı Tebliğ anlamında bir devralma işlemidir.
1997/1 sayılı Tebliğ'in 1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 4. maddesinde firmaların
ilgili ürün pazarındaki toplam pazar paylarının %25’i ve toplam cirolarının 25
trilyon TL’sını aştığı birleşme/devralmaların izne tabi işlemler olduğu
belirtilmiştir. Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, 2002 yılı itibarıyla tarafların
Türkiye pazarında elde ettiği cirolar Bobst Grubu’nun ……………………... TL
ve Valmet Converting Business’ın ……………………….. TL olduğu tespit
edilmiştir. Diğer yandan, ciro eşiğinin aşılmasının yanı sıra, sadece Valmet’in
faal olduğu plastik filmler için kesme makineleri pazarında 2002 yılı pazar payı
% ….. 'dur. Sonuç olarak, söz konusu işlem gerek pazar payı gerekse ciro
eşiği bakımından izne tabi bir işlemdir.
Pazar paylarının değerlendirilmesi bakımından dikkat çekici bir unsur, yıllar
itibarıyla pazar paylarında büyük dalgalanmalar yaşanmasıdır. Bu durum,
daha önce de ifade edildiği üzere, makinelerin pahalı olması ve az sayıda
satılmalarından kaynaklanmaktadır. Makine üreticileri bir yıl içerisinde son
derece yüksek pazar payına sahipken bir sonraki yıl hiç satış
yapılamamasından dolayı bu pay sıfıra inebilmektedir. Bildirim Formunda
belirtilen 1998-2002 yılları arasındaki pazar paylarından dalgalanmalar açıkça
görülmektedir. Örneğin, plastik film için kesme makineleri pazarında Valmet’in
2002 pazar payı % ….. iken, 2001 yılında hiç makine satışı olmamıştır.
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinde, “hakim durum yaratmaya veya hakim
durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak ülkenin bütünü ya da bir
kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde
azaltılması sonucunu” doğuracak birleşme ve devralmalar hukuka aykırı kabul
edilerek yasaklanmıştır.
Bobst Grubu’nun faaliyette bulunmadığı pazarlar; alüminyum kesme
makineleri, etiket/kağıt kesme makineleri, kağıt tabaka hazırlayıcıları, vakumla
kaplama makineleri ve plastik film için kesme makineleri pazarlarıdır.
03-84/1020-408
11
Bu pazarlardan ilk dördünde Valmet’in 1998-2002 yılları arasında hiç satışı
bulunmadığından söz konusu pazarlar değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Valmet’in plastik film için kesme makineleri pazarında ise pazar payı % 89
olmasına karşın, devralan Bobst Grubu’nun herhangi bir faaliyeti olmadığı için
herhangi bir hakim durum yaratılması ya da mevcut hakim durumun
güçlendirilmesi söz konusu olmayacaktır. Ayrıca, Valmet’in plastik film için
kesme makineleri pazarında hakim durumda olduğunu söylemek mümkün
değildir. Daha önce de belirtildiği üzere, pazar paylarında yıllar itibarıyla
yüksek dalgalanmalar yaşandığından, salt pazar payını değerlendirerek hakim
durumda olduğunu söylemek yanıltıcı olacaktır. Nitekim, bu pazarlardan
alüminyum kesme ile etiket/kağıt kesme makineleri pazarında Valmet’in 1998-
2002 yılları arasında hiç satışı bulunmazken, diğer pazarlarda da şirket çok az
makine satışı gerçekleştirmiştir.
Her iki Grubun da faaliyette bulunduğu pazarlar ise; esnek ambalajlama için
gravür baskı makineleri, esnek ambalajlama için fleksografik baskı makineleri,
esnek ambalajlama için kaplama makineleri ve lamine uygulama makineleri,
esnek ambalajlama için kesme-geriye sarma makineleri pazarlarıdır.
Bu pazarlardan “esnek ambalajlama için kaplama makineleri ve lamine
uygulama makineleri” ve “esnek ambalajlama için kesme-geriye sarma
makineleri” pazarlarında tarafların 2002 yılında hiç satışları bulunmadığından
pazar payları %0’dır. Diğer yandan, 2002 yılında “esnek ambalajlama için
gravür baskı makineleri” pazarında sadece Valmet satış gerçekleştirmiş ve
% ….. pazar payı elde etmişken, “esnek ambalajlama için fleksografik baskı
makineleri” pazarında ise sadece Bobst Grubu satış gerçekleştirerek % …..
pazar payı elde etmiştir. Ancak, sadece pazar paylarını dikkate alarak
değerlendirmek yanıltıcı olacaktır. Bobst ve Valmet markalı gravür ve
fleksografik baskı makinelerinin de 1998-2002 yılları arasında satışlarında
dalgalanmalar yaşanmıştır.
Devralma işleminin taraflarının Türkiye’de ürün satışında bulundukları
müşterileri ile raportörlerce yapılan görüşmelerde, dosya konusu devralma
işleminin ilgili pazara etkisinin sınırlı olacağı, hemen hemen tüm müşteriler
tarafından dile getirilmiştir. Söz konusu teşebbüsler, tarafların büyük ölçekli
müşterileri arasında yer almaktadır. Nitekim, devralmaya konu olan ve
taraflarca üretilen ürünler ancak bu tür ambalaj üreticilerine hitap eden büyük
ve maliyetli makineler niteliğindedir.
Raportörlerce müşteriler ile yapılan görüşmelerde, ilgili ürün pazarındaki
makinelerin, teknolojik gelişmeler neticesinde gittikçe kısalmakla beraber, 10-
15 yıl gibi uzun ömürlü oldukları, dolayısıyla kalitenin öne çıktığı böyle bir
durumda bu makinelerin alımında yabancı markalı, özellikle Avrupa’da mukim
firmalarca üretilen makinelerin tercih edildiği belirtilmiştir. Bunun yanı sıra, bu
yolla edinilen bilgilerden, dosya konusu devralma işleminin pazardaki rekabeti
olumsuz yönde etkilemeyeceği, nitekim söz konusu makinelerin imalatı ile
iştigal eden ve benzer teknolojik yeterliklere sahip çok sayıda firmanın
bulunduğu, dolayısıyla müşterilerin alternatif temin kaynaklarının çok geniş
olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca bazı müşteriler, Rotomec ve Schiavi gibi önemli
markalara sahip olan taraflar arasında gerçekleşecek devralma işlemi
03-84/1020-408
12
sonrasında, ilgili pazarda özellikle satışların oranında birincil etkiye sahip olan
teknolojik yenilikler açısından imalatçılar arasında rekabetin artacağını, bu
sayede daha avantajlı koşullardan makine alımı yapabileceklerini
belirtmiştirler.
H.3.2. Yan Sınırlamalar
Devralma işleminde yer verilen düzenlemelerin yan sınırlama olarak
değerlendirilebilmesi için;
1- sadece taraflar açısından kısıtlayıcı,
2-yoğunlaşma ile doğrudan ilgili ve yoğunlaşmanın yürütülebilmesi için gerekli
ve
3-orantılı
olmalıdır.
Söz konusu devralma işlemine ilişkin Ana Sözleşmede yer alan rekabet
yasağı, personel transfer etme yasağı ve gizlilik hükmü aşağıda
değerlendirilmiştir.
H.3.3. Rekabet Yasağı
Rekabet yasağı düzenlemelerine ilişkin olarak ticari itibar (goodwill) ve know-
how içeren devralmalarda rekabet yasağı hükümleri genellikle, üç yıla kadar
makul bulunmaktadır. Daha uzun süreli rekabet yasakları daha sınırlı
durumlarda kabul edilmektedir, örneğin devralana müşterilerin bağlanması iki
yıldan daha uzun sürecekse, ya da know-how söz konusu olması halinde
know-how’ın kapsam ve doğası ek koruma süresini gerektirecekse üç yıldan
fazla koruma makul bulunabilmektedir.
Sözleşmenin 17.1.1. maddesi;
“Gerçekleşme sonrasındaki iki yıllık bir süre boyunca, Tahditli Ülke2 sınırları
içerisinde, İş’in3 Gerçekleşme’de4 yürütülen şekliyle rekabete giren herhangi
bir işle doğrudan veya dolaylı olarak, ve bir hissedar, müdür, ortak, acenta ya
da başka bir sıfatla ilgilenmeyecek, iştigal etmeyecek ve ilgilenmeyecektir.”
şeklinde olup, devreden tarafa (Satıcı) 2 yıl süre için rekabet yasağı
getirilmektedir.
Rekabet yasağının süresinin iki yıl olması, kapsamının devralma konusu işle
sınırlı olması ve sadece devredenin işle ilgili faaliyette bulunduğu ülkelerde
geçerli olması nedeniyle orantılılık ilkesi bağlamında ilgili düzenlemenin yan
sınırlama olarak kabul edilebileceği kanaatine varılmıştır.
2 Herhangi bir Aktif Devredenin ya da Hedef Grup Şirketinin, Gerçekleşme Tarihi öncesindeki
yıl içerisinde İş’i yaptığı herhangi bir ülke.
3 Metso Grubu tarafından Valmet Converting ismi altında gerçekleştirilmekte olan plastik film,
esnek paketleme ve kağıt dönüştürme makineleri ile ekipmanlarının üretimi ve satışı işi.
4 Anlaşma uyarınca yerine getirilmesi gereken işlemlerin tamamlanması.
03-84/1020-408
13
H.3.4. Personel Transfer Etme Yasağı ve Gizlilik Hükmü
Rekabet etme yasaklarının yanı sıra sözleşmelerde yer verilen personel
transfer etme yasağı ve gizlilik hükümleri de rekabet etme yasağına paralel
biçimde değerlendirilmektedir. Bu düzenlemelerin kısıtlayıcı etkisinin rekabet
etme yasağının kısıtlayıcı etkisini aşmaması gerekmekle birlikte teşebbüslerin
ticari sırlarının korunması konusunda menfaatinin bulunması halinde süresi
rekabet yasağının süresini aşan gizlilik hükümleri de kabul edilebilmektedir.
Devralmanın ve/veya ortaklığın sağlıklı bir şekilde devam etmesi için taraflar
arasında güven unsurunun tesis edilmesi amacıyla bu düzenlemeler zorunlu
olarak görülmektedir.
Sözleşmenin 17.1.2. maddesinde Satıcı’ya belirli nitelikteki personeli transfer
etme yasağı getirilmiştir:
“Gerçekleşme’den sonraki 18 aylık bir süre boyunca, herhangi bir Devralan ya
da Hedef Grup Şirketinden, bir yöneticiyi, belli bir konu uzmanını, belirli bir
müşteri veya ürün bilgisine sahip bir şahsı (bu şahsın, işinden ayrılması
nedeniyle herhangi bir sözleşmeyi ihlal edip etmediğine bakılmaksızın)
ayartmaya, işinden çıkartıp kendisine katılmaya iknaya çalışmayacaktır ve
herhangi bir şüpheye yer bırakmamak için, bu durum, Satıcı’nın genelde iyi
niyetli ilanlar vermesini engellemeyecektir; ancak burada bu ilanların, özellikle
söz konusu türde çalışanlara yönelik olmaması gerekmemektedir.”
18 aylık personel transfer etme yasağı yan sınırlama olarak
değerlendirilmiştir.
Malvarlığının önemli parçası niteliğindeki teknik know-how’ın alıcıya devri söz
konusu ise rekabet yasağını aşan gizlilik hükümleri makul bulunmakta, ancak
diğer gizli bilgilere ilişkin süresiz kısıtlamalar rekabet yasağı sınırına
çekilmektedir. Devralmada know-how aktarımı söz konusuysa ve bilgiler
teşebbüs için önem arz ediyorsa rekabet yasağını aşan süre de kabul
edilebilmektedir.
Sözleşmenin 17.1.3. maddesi;
“Gerçekleşme sonrasında on beş yıllık süre boyunca, İş veya Hedef Grup
Şirketleriyle, müşterileri, tedarikçileri, ürünleri, finansal bilgileri, akdi
düzenlemeleri, işi, iş yöntemleriyle ilgili Gizli Bilgileri5 (Alıcı’nın, herhangi bir
Hedef Grup Şirketinin ya da ilgili bölümlerinin bu bilgileri bilmesi gereken
herhangi bir Devralanın memurları ve çalışanları hariç olmak üzere) herhangi
bir üçüncü şahsa ifşa etmeyecek ya da bu bilgileri kullanmayacaktır...”
şeklinde olup, bu madde ile 15 yıllık gizlilik hükmü getirilmiştir.
Bu yasağa üç istisna getirilmiştir: Alıcı’nın isteği üzerine, yasal zorunluluktan
kaynaklanan resmi makamlara yapılacak ifşaat, profesyonel danışmanlara
yapılacak ifşaat ve kamuoyuna mal olan gizli bilgilerin açıklanması.
5 Tüm Teknik Bilgiler, müşteriler ve tedarikçiler listesi, ticari sırlar, prosesler ve diğer bilgiler.
Teknik Bilgiler ise, tüm know-how teknolojisi, imalat bilgileri ile prosesleri, imalat çizimleri,
krokiler ve ozalit kopya, tasarımlar, kalıplar, modeller, master kalıplar, haritalar, bilgisayar
programları, spesifikasyonlar, prosesler, operasyon çizelgeleri, formüller, kalite kontrol ve
teftiş verileri, talimatları ve diğer teknik bilgiler ile verileri kapsamaktadır.
03-84/1020-408
14
Raportörlerce Bobst temsilcisine gizlilik hükmü süresine ilişkin gerekçeleri
sorulmuş, cevap yazısında özetle, sözleşme konusunu oluşturan makinelerin
üretimi ve montajı sürecinde yoğunluklu know-how’ın bulunması, üretim
aşamasından önce dizayn ve tasarım süreçlerinin hayli zaman ve maliyet
gerektirmesi, makinelerin spesifik olması ve müşteri portföyünün sınırlı olması
nedenleriyle uzun bir gizlilik süresi öngörüldüğü belirtilmiştir . Kaldı ki, rekabet
yasağı 2 yıl olarak öngörülmüştür. Devreden tarafından iki yılın sonunda bu
bilgiler kullanılabilecektir, gizlilik sadece üçüncü kişiler için geçerli olmaya
devam edecektir. Bu itibarla, 15 yıllık gizlilik hükmü makul bulunarak, yan
sınırlama olarak kabul edilmiştir.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Metso Paper Inc.’ın esnek ambalajlamanın üretim sürecinde kullanılan
makinelerin imalatı, dağıtımı ve servise alınması işiyle iştigal eden Valmet
Converting Business’da sahip olduğu hisselerin Bobst Group SA tarafından
devralınması işleminin; 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesine dayanılarak
çıkarılan 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme
ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi bir devir işlemi
olduğuna; bununla birlikte, bu işlemin aynı Kanun’un 7. maddesi anlamında
hakim durum yaratan veya mevcut bir hakim durumu güçlendiren ve bunun
sonucunda ilgili piyasalardaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu
doğuran nitelikte olmadığına, dolayısıyla bildirim konusu devralma işlemine
izin verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy