Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-3-111 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 07-70/863-326
Karar Tarihi : 10.9.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B.RAPORTÖRLER: Şahin YAVUZ, Orçun SENYÜCEL,
A. Ussal ŞAHBAZ, Nazlı UĞURLU
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Elda Pazarlama Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. Sabit LİMONCUOĞLU
1378 Sok. No: 4/1 K: 3 Alsancak İzmir 20
D. TARAFLAR : Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Büyükdere Cad. Nurol Plaza No: 71 Kat: 2
34398 Maslak İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Mey İçki’nin nihai satış noktalarıyla yaptığı mal alım
sözleşmelerine 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile
tanınan muafiyetin geri alınması.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Elda Pazarlama Ticaret A.Ş. (Elda) vekili dilekçesinde özetle, 30
Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Mey İçki)’nin rakı pazarında hakim durumda olduğunu
ve tüm içkilere yayılan geniş bir ürün yelpazesine sahip bulunduğunu, nihai satış
noktalarıyla yaptığı münhasır satış anlaşmalarının pazara giriş engelleri yarattığını ve
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 5. maddesinde düzenlenen
şartlarla bağdaşmadığını ve bu bağlamda söz konusu anlaşmalara 2002/2 sayılı Tebliğ
ile tanınan grup muafiyetinin geri alınması için aynı Tebliğ’in 13. maddesi çerçevesinde
bir inceleme başlatılması gerektiğini ileri sürmüştür. Elda, ayrıca, Tütün, Tütün Mamulleri
ve Alkollü İçkiler Düzenleme Kurumu’nun (TAPDK) çakarmış olduğu Tütün Mamulleri,
Alkol ve Alkollü İçkilerin Toptan ve Perakende Satışı ile Satış Belgelerine İlişkin
Yönetmelik’in 13. maddesindeki “perakende satıcılar, tüketici talepleri doğrultusunda her 40
türlü ürünü bulundurur ve bunları adil bir şekilde teşhir ederler. Hiçbir firma veya ürüne
üstünlük sağlayan düzenleme yapılamaz” hükmü gereği münhasır satış anlaşmalarının
sektörel mevzuata da aykırılık teşkil ettiğini iddia etmiştir.
Diğer yandan; Kurum kayıtlarına 28.3.2006 tarih ve 1894 sayı ve 14.6.2006 tarih ve 3834
sayı ile intikal eden diğer dilekçelerde ise Mey İçki’nin münhasırlığa yol açan
uygulamalarından şikayetçi olunmuştur.
G. DOSYA EVRELERİ: Elda’nın Kurum kayıtlarına 4.4.2006 tarih ve 2039 sayı ile giren
başvurusu çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 4.5.2006 tarihli, 2006-50
3-36/İİ-06-AK sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 11.5.2006 tarihli
toplantısında görüşülmüş ve Kurul, Mey İçki’nin hakim durumda olup olmadığının tespiti
ve münhasırlık uygulamalarıyla ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddeleri
07-70/863-326
2
çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek bulunup bulunmadığının belirlenmesi
amacıyla, 06-33/414-M sayı ile önaraştırma yapılmasına karar vermiştir.
Hazırlanan 9.8.2006 tarih, 2006-3-36/ÖA-06-Ş.YA sayılı Önaraştırma Raporu Kurul’un
24.8.2006 tarihli toplantısında görüşülmüş ve diğer unsurların yanı sıra,
1. Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin
tespiti amacıyla Mey İçki hakkında aynı Kanun’un 41. maddesine göre soruşturma 60
açılmasına bu aşamada gerek olmadığına,
2. 19.11.2004 tarihli ve 04-72/1052-263 sayılı Kurul kararı ile grup muafiyeti
kapsamında olduğuna karar verilen Mey İçki’nin nihai satış noktalarıyla akdettiği mal
alım sözleşmelerine yönelik olarak 4054 sayılı Kanun'un 5. ve 13. maddeleri ile
2002/2 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi çerçevesinde grup muafiyetinin geri alınıp
alınmamasının belirlenmesi amacıyla inceleme yapılmasına, 06-59/775-M sayıyla
karar verilmiştir.
Bu karar üzerine hazırlanan Ön İnceleme Raporu, Kurul’un 14.9.2006 tarihli toplantısında
görüşülmüş ve 06-63/852-M sayı ile, diğer unsurların yanı sıra, 70
1. 24.8.2006 ve 06-59/775-M sayılı Kurul kararı uyarınca Mey İçki’nin nihai satış
noktalarıyla yaptığı ve münhasırlık içeren mal alım sözleşmelerinin 2002/2 sayılı
Tebliğ kapsamında yararlandıkları muafiyetin geri alınmasının gerekip
gerekmediğinin tespitine yönelik olarak yapılan inceleme çerçevesinde, 2002/2
sayılı Tebliğ’in 6. maddesi gereği Mey İçki’nin yazılı görüşlerinin istenmesine ve
bunun için [...] kararın tebliğinden itibaren 60 gün süre verilmesine,
2. Mey İçki ile birlikte rakı pazarında faaliyet gösteren rakip teşebbüslerden de aynı
kapsamda ve süre içinde yazılı görüşlerinin istenmesine karar verilmiştir.
Bu karar uyarınca Mey İçki ve rakı pazarında faaliyet gösteren diğer teşebbüsler ile diğer 80
ilgili kuruluşlardan yazılı görüşleri istenmiştir.
Elda ile Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’nun yazılı görüşleri, sırasıyla, 13.10.2006 tarih,
6835 sayı ve 1.12.2006 tarih, 8193 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Burgaz
Alkollü İçkiler Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Burgaz) ve Tariştat Alkollü İçkiler Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’den (Tariştat) ise herhangi bir görüş gelmemiştir.
Mey İçki’ye yazılı görüşünü sunmak için verilen 60 günlük süre, teşebbüsün talebi
üzerine, Kurul’un 30.11.2006 tarihli, 06-86/1114-M sayılı Kararı ile 30 gün uzatılmıştır.
Süre uzatım talebinin kabulü Mey İçki’ye 1.12.2006 tarihli ve 4478 sayılı yazı ile tebliğ 90
edilmiştir. Mey İçki’nin yazılı görüşü 1.1.2007 tarih ve 1 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir.
21.3.2007 tarihinde Mey İçki, Elda, Burgaz ve Bakallar ve Bayiler Federasyonu’nun
katılımıyla Sözlü Görüş toplantısı gerçekleştirilmiş, düzenlenen 8.9.2006 tarih ve 2006-3-
111./MM-06-Ş.YA. sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Raporu ve 9.7.2007 tarihli Bilgi Notu
19.2.2007 tarihli, REK.0.07.00.00-130/34 sayılı ve 10.7.2007 tarihli, REK.0.07.00.00-
130/148 sayılı Başkanlık Önergeleri ile 10.9.2007 tarihinde 07-70 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
100
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor ve Bilgi Notu'nda; söz konusu anlaşmaların
ilgili grup muafiyeti tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlanmalarına son
verilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
07-70/863-326
3
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Pazarın Genel Yapısı
Alkollü içkiler fermente ve distile içkiler olarak ikiye ayrılabilir. Bu ayrımda, bira ve şarap 110
fermente içkiler; rakı, kanyak/brendi, viski, rom, cin ve likörler distile içki sınıfına
girmektedir. Distile içkilerin fermente içkilerden temel farklılığı, bu içkilerin üretim
sürecinde alkolün oluşmasını sağlayan fermantasyonun ardından ek olarak damıtılma
süreci bulunması, bunun sonucunda da fermente içkilere göre yüksek oranda alkol
içermeleridir.
Tablo 1’de ülkemizde alkollü içki piyasasına ilişkin temel büyüklükler sunulmaktadır.
İçkiler arasındaki alkol oranı farklılıkları litre bazındaki büyüklüklerin birbiriyle
karşılaştırılmasını anlamsız kıldığı için, tabloda litre olarak tüketim büyüklüklerinin yanı
sıra, içkilerin alkol içeriklerine göre hesaplanan mutlak alkol litre (mA litre) büyüklükleri de 120
sunulmuştur. Mutlak alkol litre bazında yapılan hesaplamalara göre, ülkemizdeki alkollü
içki tüketiminin yarısı bira tüketiminden oluşmaktadır. Rakı ise biradan sonra en çok
tüketilen içki konumundadır. Rakı tüketimi tüm alkollü içki tüketiminin %27’sini, bira hariç
alkollü içki tüketimininse %59’unu oluşturmaktadır. Şarap toplam tüketim içinde %4,2
payla rakıyı takip etmektedir. Rakı dışındaki distile alkollü içkilerde ise votka tüketimi
görece yüksek olup, diğer distile alkollü içeceklerin tüketimi oldukça düşük düzeydedir.
Bu içkiler toplam tüketimin ancak %5’ini oluşturmaktadır.
Tablo 1. Alkollü İçki Piyasalarına Dair Özet Bilgi (2005)
Ürün Kategorisi Litre mA Litre
Toplam
içinde pay
(mA lt.)
İthal
payı
Alkol
oranı
(%)
Fermente İçkiler
Bira 821.850.338 40.117.950 %53,9 %0 5
Şampanya/Köpüren Şaraplar 494.478 59.303 %0,1 %7 12
Şarap 26.830.368 3.152.629 %4,2 %3 12
Vermut 49.758 8.050 %0,0 %70 17
Diğer Fermente Alkollü İçkiler 104.822 11.407 %0,0 %12
Şarap/köpüren şarap/vermut/diğer
fermente alkollü içkiler ara toplam 27.479.427 3.231.388 %4,3
Distile İçkiler
Rakı 44.683.223 20.175.802 %27,1 %0 45
Kanyak, Brendi 564.291 223.557 %0,3 %19 40
Viski 776.572 313.736 %0,4 %95 40
Rom 105.339 39.742 %0,1 %100 40
Cin 1.558.617 616.393 %0,8 %26 40
Votka 6.212.038 2.424.766 %3,3 %28 40
Likörler 575.024 150.082 %0,2 %39 30
Diğer Distile Alkollü İçkiler 105.409 40.550 %0,1 %100
Rakı hariç distile alkollü içkiler ara
toplam 9.897.289 3.808.827 %5,1
Distile alkollü içkiler ara toplam 64.477.801 27.793.456 %37,4
GENEL TOPLAM 941.286.992 74.374.183 %100,0
130
Ülkemizde rakı başta olmak üzere yüksek alkollü içki sektörü 2003 yılından itibaren
serbestleşme sürecine girmiştir. O döneme kadar 1942 yılında çıkarılan 4250 sayılı
İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’na göre distile alkollü içkilerin üretimi devlet
tekeli altında Tütün, Tütün Mamülleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş. (TEKEL) tarafından
07-70/863-326
4
gerçekleştirilmiştir. 1995 yılında Gümrük Birliği süreciyle bazı yüksek alkollü içkilerin
TEKEL kontrolünde ithaline izin verildiyse de pazarın serbestleştirilmesi 2001 yılında
mevzuatta yapılan değişiklik1 ve 2003 yılında Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler
Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (TAPDK) oluşturulmasıyla gerçekleşmiştir. 2003
yılından itibaren her bir kategori için en az yılda bir milyon litre kapasiteye sahip
teşebbüslerin distile alkollü içki üretimi yapması ve toplam ithalatı yılda bir milyon litreyi 140
geçen teşebbüslerin de ithal ürünlerini kendilerinin fiyatlandırmaları serbest bırakılmıştır.
TEKEL’in 2004 yılı başında özelleştirme yoluyla Mey İçki’ye devri sonrası rakı pazarına
ilk giren teşebbüs Mart 2004’te Elda olmuştur. Piyasaya ikinci giriş ise Aralık 2004’te
Burgaz tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu süreç içinde üzerinde durulması gereken
önemli bir olay da Mart 2005’te yaşanan sahte rakı krizidir. Söz konusu olayda, birkaç
hafta gibi kısa bir zamanda, Mey İçki’nin ürünü olan “Yeni Rakı” markası kanun dışı
kullanılarak kaçak üretilen şişelerden içen onlarca tüketicinin hayatını kaybetmesi
sonucu, pazarda Yeni Rakı markasına olan talep ciddi ölçüde azalmıştır. Mey İçki, Yeni
Rakı’nın şişesini yenileyip tüm eski ürünleri piyasadan toplayarak birkaç ay içinde 150
ürününe olan talebin toparlanmasını sağladıysa da, o dönemde Yeni Rakı’dan kaçan
tüketicilerin yeni markalara yönelmeleri ile kaçak rakı krizi piyasaya yeni giren firmaların
satışlarını artırmaları için yapay bir fırsat oluşturmuştur. Rakı pazarına son olarak Eylül
2005’te Tariştat girmiştir.
Mey İçki’nin portföyü neredeyse tüm alkollü içki kategorilerine yayılırken, diğer
teşebbüslerden Elda ve Tariştat’ın sadece rakı üretimi bulunmakta, Burgaz’ın
portföyünde ise rakı dışında votka, cin ve likör markaları yer almaktadır.
Alkollü içkilerin satışı yapılan noktalar ev kanalı (“perakende satış” ya da “kapalı satış”) 160
ve yerinde tüketim kanalı2 (“açık satış”) olarak ikiye ayrılabilir. Ev kanalındaki noktalarda
alkollü içkiler eve götürülüp tüketilmek üzere, yerinde tüketim noktalarındaysa satış
yerinde tüketilmek üzere ve söz konusu noktada sunulan yemek, müzik, eğlence gibi
başka hizmetlerin bir unsuru olarak satılmaktadır. TAPDK verilerine göre ev kanalında
81.961, yerinde tüketim kanalındaysa 11.234 satış noktası bulunmaktadır. Ev
kanalındaki noktalar ayrıca 100 m2’nin üzerinde satış alanına sahip noktalar süpermarket
kanalı, 100 m2’nin altında satış alanına sahip noktalar geleneksel kanal3 olarak ikiye
ayrılabilir. Satış noktalarına dağıtım, genel olarak, süpermarket kanalındaki zincir
mağazalara doğrudan, geleneksel kanal ve yerinde tüketim kanalındaki noktalara ise
distribütör vasıtasıyla gerçekleştirilmektedir. 170
Sektöre ilişkin bilgiler verilirken, distile alkollü içki piyasasında ürün fiyatlarının temel
belirleyicisi olması itibarıyla pazardaki ürünlerin vergilendirme sisteminin de ele alınması
gerekli görülmüştür. Alkollü içkilerin satışında özel tüketim vergisi (ÖTV) ve katma değer
vergisi (KDV) olmak üzere iki vergi alınmaktadır. ÖTV maktu ya da oransal olarak iki
yöntemle hesaplanmakta, bu yöntemlerden hangisiyle yapılan hesapta çıkan vergi
yüksekse o rakam vergi olarak tahsil edilmektedir. KDV ise teşebbüsün ÖTV dahil satış
fiyatı üzerinden hesaplanmaktadır. Tablo 2’de çeşitli kategorilerde distile alkollü
içkilerden alınan litre başına ÖTV tutarları ve 70 cl.’lik şişedeki ÖTV + KDV maktu vergi
miktarları gösterilmektedir. Görüldüğü üzere, şişe başına alınan maktu vergi, rakı, votka 180
ve cinde en düşük düzeyde olup, kanyakta biraz daha yüksek, viskideyse en yüksek
seviyede bulunmaktadır.
1 4619 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanun’unda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
2 Restoranlar, kafe ve barlar, birahaneler, içkili eğlence yerleri, oteller
3 Orta market, bakkal, büfe ve kuruyemişçiler
07-70/863-326
5
Tablo 2 - Değişik Kategorilerde Maktu Vergi Tutarları (YTL)
ÖTV /lt ÖTV + KDV / 70 cl
Rakı 16,13 13,32
Votka 16,57 13,69
Kanyak 21,06 17,40
Viski 28,37 23,43
Cin 16,57 13,69
Likör 17,10 14,12
Kaynak: TAPDK verilerinden yapılan hesaplamalar
Distile alkollü içkilerde, bir milyon litrenin üzerinde üretim yapan teşebbüsler fiyatlarını
serbestçe belirleyebilmekle beraber, değişik kategorilerdeki ürün fiyatları arasındaki fiyat
farklılıklarının en önemli belirleyicisi bu maktu vergilerdir. Ayrıca vergilerde yapılan 190
ayarlamalar teşebbüslerin ürün fiyatlandırmalarını da doğrudan şekillendirmektedir. Mey
İçki’nin vergi ayarlamasına paralel olmadan yaptığı tek artış Mart 2006’da şişe başına
fiyatı 22,5 YTL’den 23 YTL’ye çıkarmasıdır.
I.1.1 Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Mey İçki)
Mey İçki, 2004 yılında TEKEL’in alkollü içkiler bölümünü özelleştirme yoluyla devralmak
amacıyla kurulmuştur4. Kurulduğunda Nurol / Limak / Özaltın / TÜTSAB ortak
kontrolünde olan Mey İçki, 13 Nisan 2006’da Martini Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’ye
(Martini) devredilmiştir5. Teşebbüsün ortaklık yapısı Tablo 3’te görülmektedir. Mey İçki, 200
ortaklık yapısı Tablo 4’de sunulan Mey Alkollü İçkiler Sanayi ve Ticaret A.Ş.’yi (Mey
Alkollü İçkiler) de kontrol etmekte, iki şirket rekabet hukuku bağlamında ekonomik
bütünlük olarak tek bir teşebbüs oluşturmaktadır.
Tablo 3. Mey İçki Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Martini Paz. ve Tic. A.Ş. 99,992
Stephen Peel 0,002
Ramzi Gedeon 0,002
David Spuria 0,002
John Viola 0,002
TOPLAM 100,00
Tablo 4. Mey Alkollü İçkiler Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Mey İçki 99,006
Nurol Holding AŞ 0,001
Limak İnş. San. Ve Tic. AŞ 0,001
Özaltın İnş. Tic. San. AŞ 0,001
Tekel Ürünleri Toptan Satıcılar Birliği Tic. A.Ş. 0,001
TOPLAM 100,00
210
4 Rekabet Kurulu özelleştirme işlemine 15.12.2003 tarihli, 03-79/965-396 sayılı kararıyla izin vermiştir.
5 4.5.2006 tarihli, 06-32/393-103 sayılı Rekabet Kurulu kararı
07-70/863-326
6
Mey İçki’yi kontrol eden Martini’nin ortaklık yapısıysa Tablo 5’de gösterilmektedir.
Martini’nin büyük ortağı olan TPG (Lux) Martini S.a.r.l.‘nin sahibi Texas Pacific Group
(TPG) adlı ABD kökenli bir özel yatırım fonudur.
Tablo 5. Martini Türkiye’nin Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Adedi Hisse Oranı (%)
TPG (Lux) Martini S.a.r.l. 49.996 99,992
Stephen Peel 1 0,002
Ramzi Gedeon 1 0,002
Serdar Paksoy 1 0,002
Elvan Aziz 1 0,002
TOPLAM 50.000 100,000
Tablo 6. Mey İçki’nin İçki Satışlarından oluşan 2005 Yılı Cirosu
Ürün Grubu Net Satışlar (YTL) Ciro içindeki payı
Rakı … …
Diğer Yüksek Oranlı Alkollü İçkiler … …
Şarap ve Vermut … …
Bira … …
İspirto – Alkol … …
Diğer … …
TOPLAM … %100
Mey İçki’nin tek faaliyet alanı alkol ve alkollü içki üretim ve pazarlamasıdır. Ürün portföyü
neredeyse tüm alkollü içkilere yayılan Mey İçki’nin faaliyetlerinde rakının önemli bir 220
ağırlığı bulunmaktadır. Teşebbüsün Tablo 6’da sunulan cirosunun yaklaşık %...’ini rakı
satışından elde ettiği anlaşılmaktadır.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Belirli bir ürün ve onunla yüksek ikame edilebilirliği olan diğer ürünlerden oluşan pazarlar
ilgili ürün pazarını oluşturmaktadır. Bu bölümde incelemeye konu olan rakının ikamesi
olarak değerlendirilebilecek ürünlerle arz ve talep yönünden ikame edilebilirliğinin yüksek 230
olup olmadığı tartışılarak ilgili ürün pazarı belirlenecektir.
Rakının içinde bulunduğu içecek sektörü alkollü ve alkolsüz içecekler olarak ikiye
ayrılmaktadır. Öncelikle; gazlı içecekler, meyve suları, su, buzlu çay, sporcu ve enerji
içeceği gibi ürünlerin içinde olduğu alkolsüz içecekler (meşrubat/soft drinks)
kategorisindeki ürünler, alkol içermemeleri nedeniyle kullanım amaçlarının farklılaşması,
fiyat seviyelerinin daha düşük oluşu, üretilmesi ve satılmasının izne tabi olmayışı gibi
açılardan alkollü içeceklerden farklılaşmaktadır. Bu bakımdan alkolsüz içeceklerin ilgili
pazar değerlendirmesinde alkollü içeceklerden ayrılması gerekmektedir.
240
Kurul’un alkollü içeceklere yönelik geçmişte verdiği kararlarındaki ilgili pazar tespitleri
incelendiğinde, özellikle TEKEL Özelleştirme6, Ursus Vodka7, ve Mey Devralma8
6 15.12.2003 tarihli, 03-79/965-397 sayılı Kurul Kararı
7 19.10.2004 tarihli, 04-66/950-228 sayılı Kurul Kararı
8 4.5.2006 tarihli, 06-32/393-104 sayılı Kurul Kararı
07-70/863-326
7
kararlarında rakı pazarının diğer tüm alkollü içkilerden ayrı bir pazar olduğu ve Bira
Muafiyetin Geri Alınması9 kararında da pazarın açık satış yapan noktalar (yerinde
tüketim kanalı) ile kapalı satış yapan noktalar (ev kanalı) için ayrı belirlendiği
görülmektedir.
Alkollü içecekler içinde öncelikle biranın konumu değerlendirilecektir. Bira kullanım amacı
bakımından diğer alkollü içeceklerden önemli bir biçimde farklılaşmaktadır. Bira, düşük
alkol oranıyla, zaman zaman alkol almaktan ziyade susuzluğu gidermek ve serinlemek 250
amacıyla da kullanılabilmekte; bu kullanım şekli itibarıyla tüketici gözünde alkollü
içecekler kadar meşrubatlara da yakın bir konumda yer almaktadır. Bu durum bira
tüketiminin diğer alkollü içeceklerle karşılaştırıldığında oldukça yüksek seviyede
seyretmesinin bir nedenidir. Nitekim üretici firmaların değerlendirmelerinde de bira
genelde diğer alkollü içkilerden farklı bir sınıf olarak görülmektedir. Hatta tüm üretici
firmalara ürünlerinin perakende satışları hakkında veri sağlayan AC Nielsen firması da
“bira” ve “diğer alkollü içecekler”i ayrı ürün kategorileri olarak tanımlamaktadır10.
Üreticiler açısından değerlendirildiğinde de, Mey İçki’nin TEKEL döneminin uzantısı ve
ihmal edilebilir düzeyde olan bira üretimi dışarıda bırakılırsa, bira üreten firmalarla diğer
alkollü içki üreticilerinin tamamen farklı olduğu görülmektedir. Biranın arz yönünden 260
şarap ve distile alkollü içeceklerle ikame edilebilirliği de bulunmamaktadır. Miller 111,
Miller 212, Bira Muafiyetin Geri Alınması13 ve Efpa soruşturma14 kararlarının tamamında
biranın diğer alkollü içkilerden ayrı bir ilgili ürün pazarı teşkil ettiğine hükmedilmiştir. Bu
değerlendirmeler ışığında, biranın ayrı bir ilgili ürün pazarı olması gözetilerek, ilgili pazar
öncelikle şarap ve distile alkollü içkilere kadar daraltılmaktadır.
Rakının şarap ve diğer distile alkollü içkilerle ikame edilebilirliği tartışılırken, içkilerin
tüketim anlarına ve yerlerine göre değerlendirmede bulunmak yerinde olacaktır. Rakı
dışındaki distile alkollü içkiler genelde yemek öncesi ya da yemek sonrası tüketilirken,
şarap genelde yemekle beraber ve bir ölçüde de yemek öncesinde içilmektedir. Distile 270
içkiler arasında yemekle beraber içimi yaygın olan tek içki rakıdır. Mey İçki CEO’su Galip
Yorgancıoğlu, Raportörlerce yapılan görüşmede, rakı tüketiminin yaklaşık %75’inin
yemekle beraber olduğunu ifade etmiştir. Kalan rakı tüketimiyse yemek öncesi veya
sonrasında gerçekleşmektedir. Tüketim anlarına göre yapılan bu sınıflandırmada rakının
yemek esnasında şarapla, yemek öncesi ve sonrasındaysa diğer distile içkilerle ikame
edilebilmesi mümkündür.
Yemek sırasında rakı ile şarabın ikame edilebilirliği incelendiğinde, tüketicinin yemekteki
içki seçiminin büyük ölçüde yemeğin yendiği ortamın bir fonksiyonu olduğu sonucuna
ulaşılmaktadır. Türk mutfağı ürünlerini içeren bir sofrada geleneksel bir içki olan rakı 280
ağırlıklı olarak tercih edilirken, batı mutfağına uygun yemekler tüketilirken şarabın ağırlıklı
olarak tüketildiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Ayrıca, rakı sofrasının usul ve adabıyla
kültürel açıdan diğer içkilerden farklı bir konumu bulunmaktadır. Bunun dışında, erkek
tüketicilerin ağırlıklı olarak rakı tükettiği, kadın tüketicilerinse şaraba ağırlık verdiği de
söylenebilir.
Yemek öncesi ve sonrasında distile içkiler arasında ikame edilebilirlik incelendiğinde ise
her içkinin esasen belirli bir ülkenin içkisi olarak ortaya çıktığı, tüm içkiler artık küresel
düzeyde pazarlanıyorsa da her içkinin esas üretildiği ülkede tüketici gözünde farklı bir
9 22.4.2005 tarihli, 05-27/317-80 sayılı Kurul Kararı
10 AC Nielsen Retailing Trends 2004
11 14.11.2002 tarihli, 02-70/843-347 sayılı Kurul Kararı
12 12.6.2003 tarihli, 03-42/463-202 sayılı Kurul Kararı
13 22.4.2005 tarihli, 05-27/317-80 sayılı Kurul Kararı
14 13.7.2005 tarihli, 05-46/669-171 sayılı Kurul Kararı
07-70/863-326
8
konumu ve buna paralel olarak yüksek tüketim hacmi olduğu görülmektedir. Örnek 290
vermek gerekirse, votka Rusya ve İskandinavya, cin İngiltere, kanyak/brendi Fransa,
viski İskoçya, İrlanda ve Kuzey Amerika menşeli içkiler olup, her biri ortaya çıktığı
ülkelerde diğer içkilere göre farklı bir konuma sahip bulunmaktadırlar. Bu bakımdan, rakı
da ülkemize özgü bir içki olması ve geleneksel konumu itibarıyla diğer distile içkilerden
farklılaşmaktadır. Birçok tüketici alkol almaya başladığı yaştan itibaren rakıya alışmakta,
özellikle rakının yoğun anason aromasına olan alışkanlık ülkemizdeki tüketiciler gözünde
diğer içkilerin rakıyla ikame edilebilirliğini düşürmektedir.
İlgili pazar analizinde teşebbüslerin yaptırdıkları tüketici eğilimi araştırmaları ve bunlara
dayanarak iç yazışmalarında yaptıkları değerlendirmeler de önemli bir veri kaynağı 300
oluşturmaktadır. Bu kapsamda Mey İçki’den yerinde inceleme sırasında alınan kimi
yazışmalar da yukarıda yapılan değerlendirmeleri destekler niteliktedir. Teşebbüsten
alınan “Project Martini” başlıklı sunumun 5. sayfasında şu ifadelere yer verilmektedir15:
Rakı tüketimi çekirdek segment ve olaylara16 yoğunlaşmıştır:
Çekirdek rakı tüketicilerini 25-65 yaş arasındaki erkekler oluşturmaktadır
(toplam tüketimin %75’i)
Rakı “evde yemekle beraber” olayında kuvvetli olmasının yanısıra yerinde
tüketimde de belirli alanlarda, özellikle geleneksel ortamlarda, kuvvetlidir.
Çekirdek içicilerin [rakı] kategori[si]yle kuvvetli sosyal ve duygusal bağları vardır. 310
Öte yandan, rakı tüketimine dair güçlü inanışlar diğer tüketiciler ve olaylardaki [rakı]
tüketimi[ni] sınırlandırmaktadır.
Doğru sosyal kurulum (aile, yemekle beraber [tüketim], erkek arkadaşlarla
“rakı gecesi”) rakı tüketimi için kritik öneme sahiptir.
Rakı tüketme ritüeli yerel geleneklere bağlı özel bir kurulumu zorunlu
kılmaktadır.
Öte yandan, aynı sunumda rakıya ikame edilebilirliği tartışılan şarapla ilgili tespitler ise şu
yöndedir:
Şarap tüketimi çok çeşitli segmentler ve olaylarda gerçekleşmektedir.
[Şarap tüketimi] erkekler ve kadınlar arasında eşit olarak dağılmıştır. 320
Rakı ve şarabın tüketici tercihleri yönünden farklılaştığına dair teşebbüsün iç
yazışmalarında geçen bu tespitlerin yanı sıra, yine Mey İçki’den alınan “Business Plans –
Turkish Alcoholic Market Evolution 2006” başlıklı sunumda da rakı, votka, şarap ve
biranın ayrı pazarlar olarak değerlendirildiği anlaşılmıştır.
Arz ikamesi açısındansa fermente bir içki olan şarapla, distile bir içki olan rakının üretim
süreçleri bütünüyle farklılaşmaktadır. Bu bakımdan iki kategorinin arz açısından ikame
edilebilirliği bulunmamaktadır. Rakı ile diğer distile içkilerin üretim süreçleri ise benzerlik
göstermektedir. Bununla beraber, mevzuat gereğince, bir teşebbüsün herhangi bir distile
içki üretimi yapabilmesi için en az bir milyon litre/yıl kapasiteli ayrı bir entegre tesis 330
kurması gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse, iki milyon litre/yıl rakı üretim kapasitesi
bulunan bir teşebbüsün, talep koşullarına göre atıl kalabilecek 700 bin litre/yıl
kapasitesini votka ya da cin üretiminde kullanması mümkün değildir. Ayrıca, rakı
üretiminde kullanılan üretim araçlarının, rakıdan sinen anason kokusu nedeniyle, diğer
distile içkilerde kullanılmasının özellikle zor olduğu dosya mevcudu bilgi ve belgeden
anlaşılmaktadır. Bu değerlendirmeler rakının diğer içkilerle arz yönünden ikame
edilebilirliğinin de düşük olduğunu göstermektedir.
15 Aslı İngilizce olan sunum metni alıntı yapılırken Türkçeye çevrilmiş, alıntı ve tercümeden doğan anlam kayıplarının
önlenmesi için köşeli parantez içindeki ifadeler sonradan eklenmiştir.
16 “occasion”
07-70/863-326
9
Dolayısıyla rakının hem talep hem arz yönünden diğer içkilerle ikame edilebilirliğinin
düşük olduğu kanaatine ulaşılmış ve ilgili ürün piyasası “rakı pazarı” olarak belirlenmiştir. 340
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
İncelemeye konu olan ürünlerin üretim, dağıtım, satış ve fiyatlandırmasının tüm Türkiye
çapında yapılması nedeniyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti” olarak
belirlenmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.3.1. Hakim Durumun Varlığı
I.3.1.1. Pazar Payı 350
Mey İçki’nin rakı piyasası serbestleştirildikten sonra da istikrarlı olarak yüksek seyreden
pazar payı hakim durumunun en önemli göstergesini oluşturmaktadır. Mey İçki’nin rakı
piyasasında, piyasada başka teşebbüs faaliyet göstermediği için Eylül 2004’e kadar
%100 olan pazar payı, piyasaya yeni girişler gerçekleştikten sonra da oldukça yüksek
seviyelerde seyretmiştir. Mey İçki’nin pazar payı 2004’ten itibaren toplam pazarda
genelde %... dolayında gerçekleşmiştir. Mart 2005’te yaşanan ve tüketicilerin hızla Yeni
Rakı tüketimini azalttığı sahte rakı krizinde dahi Mey İçki’nin pazar payı %...’in altına
inmemiş ve birkaç ay içinde hızla toparlanmıştır.
360
Mey İçki’nin en yakın rakibi olan Elda, Eylül 2004’te pazara girdikten sonra %... civarında
bir pazar payı yakalamış, Elda’nın pazar payı sahte rakı krizinin de etkisiyle 2005
ortasında %...’i geçen bir paya ulaşmış, ancak 2005 sonundan itibaren yine %... civarına
gerilemiştir. Mey İçki, 2005 yılında en yakın rakibi Elda’nın 6 katından fazla; Haziran
2005–Temmuz 2005 dönemindeyse 8 katından fazla satış gerçekleştirmiştir.
Yukarıda yapılan gözlemlerden Mey İçki’nin rakı piyasasındaki pazar payının yüksek
seviyelerde seyrettiği, piyasanın serbestleştirilmesine rağmen teşebbüsün yüksek pazar
payını koruduğu ve özellikle diğer teşebbüslerin paylarıyla mukayese edildiğinde Mey
İçki’nin göreli pazar payının yüksek düzeylerde korunduğu ortaya çıkmaktadır. 370
I.3.1.2. Giriş Engelleri
Rekabet hukukunda yüksek pazar payı hakim durumun önemli bir göstergesi olmakla
beraber, bunun yanında ilgili pazara giriş engellerinin varlığı da dikkate alınmaktadır.
Rakı piyasasındaki başlıca giriş engelleri, Mey İçki’nin ürünlerinin marka gücü, satış
noktalarında bulundurulması zorunlu ürün olması, portföyünün genişliği ve derinliği ile
ölçek ekonomilerinden oluşmaktadır.
I.3.1.2.1. Bulundurulması Zorunlu Ürün (must-stock) Özelliği 380
Mey İçki’nin rakı piyasasında sahip olduğu markalardan Yeni Rakı, elli yıldan uzun
zamandır piyasada yer alan, özellikle rakı üretiminin devlet tekelinde olduğu dönemden
gelen alışkanlıkla rakı tüketicilerinin büyük ölçüde bağlı olduğu kuvvetli bir markadır.
Buna ek olarak, Mey İçki’nin özelleştirme işlemiyle beraber TEKEL markasının kullanım
hakkını da 5 yıl süreyle devralması teşebbüsün marka değerini yükseltmektedir.
Dolayısıyla içki satışı yapılan noktalar için Yeni Rakı bulundurulması son derece önemli
hale gelmektedir. Bu durum, Mey İçki’den yerinde inceleme sırasında alınan, “Project
Martini” başlıklı sunumun 5. sayfasında yer alan “Yeni Rakı markası halen [rakı]
07-70/863-326
10
kategorisiyle eşanlamlıdır”17 ifadesiyle de bir bakıma teşebbüsün kendisi tarafından tescil 390
edilmektedir.
Yeni Rakı’nın ev kanalındaki satış noktalarının neredeyse tamamında bulunduğu,
yerinde tüketim kanalında ise bulunurluk oranlarının %...’in altına düşmediği görülmüştür.
Bu bakımdan, Yeni Rakı içki satışı yapan satış noktaları için “bulundurulması zorunlu
ürün” (must stock) niteliğindedir.
Perakende satış noktaları cirolarının önemli bir bölümünü Yeni Rakı’dan elde etmektedir.
Pazar araştırma kuruluşu AC Nielsen’e göre, 2004 yılı rakamlarıyla, alkollü içki satışı
yapılmayan noktalar da dahil edildiğinde, Yeni Rakı tek başına Türkiye’deki perakende 400
satış noktalarının cirosunun %...’ünü oluşturmaktadır. Bu pay Yeni Rakı’yı altı sigara
markası ile Efes Pilsen ve Coca-Cola’nın ardından perakendeciler için en çok ciro
yaratan 9. marka konumuna getirmektedir. Öte yandan, Mey İçki’den elde edilen
rakamlara göre, teşebbüsün ürünleri, 2004 yılı rakamlarıyla ulaştığı nokta sayısı
bakımından Ülker, Pınar, Coca-Cola, Pepsi ve Unilever’in ardından 6. sırada gelmekte;
Mey İçki bu yaygınlıkla Procter&Gamble, Nestle ve Efes Pilsen gibi önemli hızlı tüketim
malı üreticilerini geride bırakmaktadır
Bulundurulması zorunlu ürün özelliği zincir mağazalar için Yeni Rakı’yı satmama (delist)
imkanını son derece sınırlı kılmakta ve büyük perakendecilerin Mey İçki karşısındaki 410
pazarlık güçlerini azaltmaktadır. Bunun sonucu olarak Mey İçki büyük perakendecilerde
geniş raf payları elde edebilmektedir. Mey İçki ürünlerine ayrılan rafların geniş olması,
pazardaki diğer teşebbüslere ayrılan payların düşmesine sebep olmakta, bu durum
görünürlüğün ürünün tanınması için son derece önemli olduğu rakı pazarında önemli bir
giriş engeli oluşturmaktadır.
Öte yandan bakkal, büfe ve kuruyemişçi gibi küçük satış noktalarındaki durum
değerlendirildiğinde, bu noktalar için alkollü içki satışının önem arz etmesi Yeni Rakı’yı
daha da stratejik bir ürün haline getirmektedir. Şöyle ki, bira hariç alkollü içkiler, alkollü
içki satmayan noktalar dahil, bakkalların toplam cirosunun %...’ini oluşturmaktadır. 420
Ayrıca, küçük perakende satış noktalarında Yeni Rakı’nın başka ürünleri de satın alacak
müşterileri satış noktasına çeken ve dolayısıyla ticari trafik yaratan bir ürün konumunda
oluşu, ürünün nokta için önemini daha da arttırmaktadır.
Mey İçki ürünlerinin yüksek bulunurluk oranlarının yarattığı bir diğer stratejik avantaj da
alkollü içkilere uygulanan radyo-TV reklam yasağından kaynaklanmaktadır. Radyo-TV
reklam yasağı pazara yeni giren teşebbüsler için reklam yoluyla ürününü duyurma
imkanını önemli ölçüde azaltmaktadır. Bu durumda, pazara yeni girecek ürünün
duyurulmasında satış noktalarındaki raflarda görünebilmek ve yerinde tüketim
noktalarında tüketiciyle buluşabilmek büyük önem taşımaktadır. Ancak bu noktalarda 430
Mey İçki rakı markasının bulundurulması zorunlu ürün konumu rakip ürünlerin tüketiciyle
buluşarak pazara nüfuz etme imkanlarını da sınırlandırmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan, Mey İçki’nin rakı sektöründeki güçlü markalarıyla,
özellikle de satış noktaları için bulundurulması zorunlu ürün niteliğinde olan Yeni Rakı’yla
sahip olduğu marka gücünün pazara yeni girişlerin önündeki başlıca engellerden birini
oluşturduğu ortaya çıkmaktadır.
17 “Yeni Rakı brand is still synonymous with the [rakı] category.”
07-70/863-326
11
I.3.1.2.2. Portföy Gücü 440
Mey İçki, rakı dışında votka, cin, likör, kanyak ile şarap ve biraya da yayılan portföyüyle
şu anda Türkiye’deki en geniş alkollü içecek portföyüne sahip firmadır. Rakı piyasasında
faaliyet gösteren teşebbüslerin hiçbiri Mey İçki kadar geniş bir ürün portföyüne sahip
değildir. Rakı pazarındaki diğer oyunculardan Elda ve Tariştat’ın sadece rakı üretimi
bulunmaktadır. Burgaz’ın ürün portföyündeyse rakı dışında votka, cin ve likör yer
almaktadır. Şarap ve bira kategorilerinde faaliyet gösteren diğer teşebbüslerin portföyleri
de sadece tek bir kategorideki ürünlerle sınırlıdır.
Mey İçki’nin ürün portföyünün bir diğer özelliği de birçok kategoride normal ya da ucuz 450
fiyat düzeyine sahip markalar kadar daha pahalı (premium) markaları da içermesidir.
Rakıda bu segmentasyon göreli olarak pahalı ürünler olan Tekirdağ Altın Seri ve biraz
daha ucuz olan Tekirdağ ile daha ucuz olan Yeni Rakı, votkada daha pahalı ürünler olan
Lokka ve biraz daha ucuz olan Binboa ile daha ucuz olan Tekel Votka arasındaki
farklılaştırmayla dikkat çekmektedir. Değişik fiyat segmentlerinde ürünlerin var olması
Mey İçki’nin geniş portföyüne “derinlik” de katmaktadır.
Tablo 7’de Mey İçki portföyündeki ürünlerin ilgili kategorilerdeki pazar payları ve
bulunurluk oranları görülmektedir. Tabloda hem ev kanalı hem de yerinde tüketim kanalı
için verilen pazar paylarından anlaşıldığı üzere, Mey İçki rakı dışında özellikle votka ve 460
kanyak kategorilerinde son derece güçlü konumdadır. Teşebbüs ayrıca şarap
piyasasında da azımsanmayacak bir pazar payına sahiptir. Son dönemde hızla
gelişmekte olan votka ve şarap kategorilerindeki bu durum dikkat çekicidir. Tablodan
Mey İçki’nin sadece ithal ürünlerin pazar payının yüksek olduğu cin ve viski
kategorilerinde ve iki yerli oyuncunun son derece kuvvetli olduğu bira pazarında güçsüz
olduğu görülmektedir.
Tablo 7. Mey İçki Portföyündeki Ürünlerin Pazar Payı ve Bulunurluk Oranları (Mayıs 2006, %)
Süpermarket Geleneksel Perakende Yerinde Tüketim
Pazar Payı Bulunurluk Pazar Payı Bulunurluk Pazar Payı Bulunurluk
Rakı … … … … … …
Votka … … … … … …
Cin … … … … … …
Viski … … … … … …
Kanyak … … … … … …
Şarap … … … … … …
Bira … … … … … …
Tablo 7’deki bulunurluk verileri incelendiğinde, Mey İçki portföyünde rakı dışındaki 470
ürünlerin de oldukça yüksek bulunurluk oranlarına eriştikleri ortaya çıkmaktadır. Ürün
bazında pazar paylarıyla kıyaslandığında da oldukça yüksek olan bu bulunurluk oranları
Mey İçki’nin rakıdaki gücünün ve geniş portföyünün avantajıyla tüm ürünleriyle satış
noktalarına girebildiğine işaret etmektedir. Zincir perakendecilerdeki durum
değerlendirildiğinde, Mey İçki raf payı ve raf bedeli pazarlıklarını tüm portföyü için
yaparken, tek kategoride üretim yapan teşebbüslere göre büyük bir avantaj elde
etmektedir. Diğer satış noktalarında ise Mey İçki’nin geniş portföyü, teşebbüse satış
stratejilerinde portföydeki tüm ürünleri ayrı ayrı değil, bir arada kullanma imkanı vermekte
ve teşebbüsün satış noktaları karşısındaki gücünü artırmaktadır. Satış noktaları
alımlarını portföyü geniş olan teşebbüse yoğunlaştırmakta ve bu durum sadece tek bir 480
kategoride faaliyet gösteren ya da portföyü daha dar olan teşebbüsler açısından göreli
07-70/863-326
12
bir dezavantaj oluşturmaktadır. Geniş portföy ayrıca ürünlerin dağıtımı sırasında kapsam
ekonomileri oluşturarak ayrı bir maliyet avantajı da getirmektedir.
Rakip teşebbüslerin portföy genişletme imkanları incelendiğinde, birkaç engel olduğu
görülmektedir. Birincisi, portföye eklenecek her kategori için gerekli olan sabit yatırım
niteliğindeki reklam harcamalarıdır. İkinci olarak, TAPDK düzenlemeleri distile alkollü
içkilerde farklı kategorilerdeki ürünlerin farklı entegre tesislerde üretilmesini zorunlu
kılmakta ve her bir kategori için ayrı asgari kapasite sınırları öngörmektedir. Dolayısıyla,
bir teşebbüs rakı üretim tesisindeki atıl kapasitesini bir başka ürün için 490
kullanamamaktadır. Yeni bir kategoriye giriş, yapılacak bir sabit yatırımı zorunlu kılmakta,
diğer kategorilerin toplam hacimlerinin küçük oluşu bu yatırımları çoğu zaman rasyonel
olmaktan çıkarabilmektedir.
Yukarıda yapılan değerlendirmelerden, markalardan kaynaklanan toplam pazar gücünün,
portföyü oluşturan ayrı ayrı markaların pazar gücü toplamını aşması şeklinde tanımlanan
“portföy gücü”nün Mey İçki’nin hakim durum değerlendirmesinde öne çıkan
unsurlarından biri olduğu görülmektedir.
I.3.1.2.3. Ölçek Ekonomileri 500
Mey İçki’nin hakim durumunun unsurlarından biri de satış hacminin yüksek oluşunun
sonucu olarak faydalandığı ölçek ekonomileridir. Sektörde ölçek ekonomileri hem satın
alma ve üretimde, hem de dağıtımda geçerlidir. Dağıtımda ölçek ekonomilerinin
göstergelerinden biri olmak üzere, Raportörlerce yerinde inceleme sırasında teşebbüsten
alınan belgelerdeki ifadelerden, Mey İçki’nin dağıtıcılarına efektif olarak %... pay verirken;
Elda ve Burgaz için bu payın %...’ya çıktığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, sektördeki en önemli maliyetlerden olan reklam ve pazarlama harcamalarında da
Mey İçki’nin küçük hacimli oyunculara kıyasla büyük avantajı bulunmaktadır. 510
Reklam/pazarlama harcamalarında ölçek ekonomilerinin önemini anlamak için, yukarıda
bahsedilen belgedeki rakamlara göre, 2005 yılında medya harcamalarının rakı satışına
oranının Tariştat için …, Elda için …, Burgaz için … iken, Mey İçki için sadece …
olduğuna işaret etmek yerinde olacaktır. 2006 yılının ilk yarısındaysa, litre başına
reklam/pazarlama harcama maliyeti Burgaz için Mey İçki’nin … katı, Elda için Mey
İçki’nin … katı, Tariştat içinse Mey İçki’nin … katı düzeyinde gerçekleşmiştir.
I.3.1.3. Mey İçki’nin Rakiplerinden ve Müşterilerden Bağımsız Hareket Edebilme
Gücü
4054 sayılı Kanun hakim durumu “belirli bir piyasada bir veya birden fazla teşebbüsün, 520
rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı
gibi ekonomik parametreleri belirleme gücü” olarak tanımlamaktadır. Bu bölümde Mey
İçki’nin pazarı belirleme gücü değerlendirilecektir.
I.3.1.3.1. Rakiplerinden Bağımsız Hareket Edebilme Gücü
Mey İçki’nin rakiplerinden bağımsız hareket edebilme gücü büyük ölçüde yıllardan beri
rakı pazarında olan markalarının gücü ve tüm alkollü içki kategorilerine yayılan ürün
portföyünün genişliğinden kaynaklanmaktadır. Mey İçki’nin rakiplerinden bağımsız
hareket kabiliyetini analiz etmek için, öncelikle sektördeki rekabet şartlarının irdelenmesi 530
gerekmektedir.
07-70/863-326
13
Rakı piyasasında fiyat rekabeti son derece sınırlıdır. Bunun temel nedeninin, rakıdan
alınan maktu verginin yüksek oluşu (endüstride standart olan 70 cl’lik bir şişe rakı
fiyatının içinde 13,32 YTL maktu vergi bulunmaktadır) ve bu yüksek maktu verginin
pazardaki oyunculara fiyatı bir rekabet aracı olarak kullanmak için alan bırakmaması
olduğu görülmektedir. Rakının kanunla yapılan tanımının ürün farklılaştırması imkanını
son derece sınırlı kılması, bir başka deyişle ürünün homojen niteliği de teşebbüslerin
fiyatlarını farklılaştırmalarının önüne geçmektedir. Piyasadaki çeşitli ürünlerin fiyatlarının
birbirine son derece yakın seviyede olduğu Tablo 8’de görülmektedir. 540
Tablo 8. Ürün Fiyatları (Mayıs 2006, 70 cl şişe)
Teşebbüs Marka Fiyat (YTL)
Mey İçki Yeni Rakı 23,0
Elda Efe Rakı 23,0
Burgaz Burgaz Rakı 23,0
Tariştat Mercan Rakı 22,5
Rakı pazarında fiyat rekabetinin çok sınırlı oluşu, rekabet aracı olarak geriye marka imajı
ile satış noktaları için yapılan rekabeti bırakmaktadır. Mey İçki, şu anda rakı pazarındaki
en güçlü markaları elinde bulundurmaktadır. Teşebbüs, bu markaların imajını korumak
ve geliştirmek için sürekli olarak reklam/pazarlama faaliyeti yürütmekte ve bu
faaliyetlerinde ölçek ekonomisi avantajından ve sahibi olan TPG’nin geniş finansal
imkanlarından da faydalanma imkanına sahip bulunmaktadır. Şu ana kadar rakiplerinden
hiçbirinin Mey İçki’nin TEKEL döneminden kalan marka gücünü sarsamadığı kanaati 550
oluşmuştur. Satış noktaları için, yani belirli bir satış noktasını münhasır hale getirerek
müşteri kazanmak amacıyla yapılan rekabette ise, Mey İçki’nin yüksek pazar payıyla
nokta için yarattığı satış potansiyeli ve portföy gücü beraberinde rakipleri için imkan
dahilinde olmayan geniş ve yaygın şekilde münhasır anlaşma yapabilme kabiliyetini
getirmektedir. Dolayısıyla, Mey İçki’nin hem marka imajı hem de satış noktaları için
yapılan rekabette rakipleri tarafından kısıtlanmadığı ortaya çıkmaktadır.
I.3.1.3.2. Müşterilerinden Bağımsız Hareket Edebilme Gücü
Mey İçki’nin müşterilerinden bağımsız davranma gücünün üç temel unsuru 560
bulunmaktadır. Birincisi, Mey İçki’nin başlıca rakı markası olan Yeni Rakı, içki satışı
yapılan noktalar için bulundurulması zorunlu ürün konumundadır. İkincisi, Mey İçki’nin
ürün portföyü tüm alkollü içeceklere yayılmakta ve alkollü içki satan noktaların bu işten
elde ettikleri cironun çok önemli bir bölümü Mey İçki ürünlerinden oluşmaktadır. Bu iki
unsur müşterilerinin Mey İçki ürünlerini satmayı reddetme imkanını azaltmakta ve Mey
İçki’nin müşterileri karşısındaki pazarlık gücünü önemli ölçüde yükseltmektedir. Özellikle,
zincir mağazalar dışında alkol satan bakkal, büfe gibi perakendeciler için Mey İçki ürünü
satmamak rasyonel bir tercih olmayacaktır.
Tablo 9. En Büyük Müşterilerin Mey İçki’nin Rakı Cirosu İçindeki Payları (2005) 570
Müşteri Pay (%)
Migros/Tansaş …
CarrefourSa/Gima …
Real …
Maxi …
TOPLAM …
07-70/863-326
14
Alkollü içki piyasasının özelliklerinden biri, satışların önemli bölümünün zincir mağazalar
yerine geleneksel kanal ve yerinde tüketim kanalında gerçekleşmesidir. Mey İçki’nin rakı
satışlarının %...’ü zincir mağaza dışındaki kanallarda yapılmaktadır. Bu durum Mey
İçki’nin müşterilerinden bağımsız davranma gücünün üçüncü temel unsuru olan
teşebbüsün hiçbir müşterisinin satışlarının önemli bir bölümünü oluşturmaması sonucunu
ortaya çıkarmaktadır. Bu bağlamda Mey İçki, müşterilerinin tek tek ürünlerini satmayı
reddetmesi (delist) durumunda ekonomik açıdan sarsılmayacaktır. Bunun aksine, Mey
İçki’nin müşterilerinin çoğu için Mey İçki ürünlerini satmamak, yukarıda açıklandığı üzere,
alkollü içki cirosunun önemli bir bölümünün kaybı anlamına gelecektir. 580
Mey İçki’nin ilk dört müşterisinin toplam payının ancak %...’a ulaştığı Tablo 9’dan
anlaşılmaktadır. Literatürde, konuya yönelik analizlerde ilgili pazardaki satışları içinde en
büyük beş müşterinin sahip olduğu %15-20’lik payın alım gücü açısından düşük olarak
değerlendirildiği görülmektedir. Dolayısıyla, Mey İçki’nin müşterilerinden bağımsız
hareket etme gücüne sahip olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
I.3.1.4. Hakim Durumun Varlığı Bakımından Sonuç
Mey İçki’nin rakı pazarında hem ev kanalı, hem de yerinde tüketim kanalındaki pazar 590
payları, 2004’ten bu yana yaşanan yeni girişlere rağmen istikrarlı olarak çok yüksek
seviyededir. Ayrıca rakı pazarı, Mey İçki’nin marka gücü ve ürünlerinin bulundurulması
zorunlu ürün özelliği, portföy gücü ve ölçek ekonomisinin avantajlarını kullanması
dolayısıyla rakipleri için giriş engellerinin yüksek olduğu bir piyasadır. Ne rakipleri ne de
müşterileri Mey İçki’nin rakı pazarının ekonomik parametrelerini belirleme kabiliyetini
hissedilir ölçüde kısıtlayamamaktadır. Dolayısıyla, Mey İçki, rakı piyasasında hakim
durumdadır.
I.3.2.Yazılı Görüşler
600
14.9.2006 tarihli, 06-63/852-M sayılı Kurul Kararı uyarınca Mey İçki ve Elda’nın yanı sıra
nihai satış noktalarını temsilen Bakkallar ve Bayiler Federasyonu’ndan alınan yazılı
görüşlere ve bu görüşlere ilişkin değerlendirmelere aşağıda yer verilmiştir.
I.3.2.1. Elda’nın Yazılı Görüşü
Elda, yazılı görüşünde, özetle Mey İçki’nin nihai satış noktalarını “Mal Alım
Sözleşmesi”nde yer alan münhasırlık maddesi sayesinde ele geçirdiğini ve pazara yeni
girişleri engellediğini belirterek, Mey İçki’nin mal alım sözleşmelerine 2002/2 sayılı Tebliğ
ile tanınan grup muafiyetinin kaldırılmasının yerinde olacağını dile getirmiştir. 610
I.3.2.2. Bakkallar Ve Bayiler Federasyonu’nun Yazılı Görüşü
Bakkallar ve Bayiler Federasyonu, yazılı görüşünde, özetle Mey İçki’nin mal alım
sözleşmelerine 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinin geri alınması gerektiği
görüşüne aynen katıldıklarını ifade etmiştir.
I.3.3. Mey İçki’nin Yazılı Görüşü
Mey İçki, yazılı görüşünde (Görüş), inceleme konusu sözleşmelerden grup muafiyetinin 620
geri alınmasına gerek olmadığını dile getirmiştir. Mey İçki’nin bu görüşünün üç temel
dayanağı şöyle özetlenebilir:
07-70/863-326
15
İlgili pazarın dar tanımlandığı ve henüz oluşum aşamasında olduğundan hareketle
ilgili pazar tanımının yapılamayacağı, mevcut ilgili pazar tanımının yanlış
olmasının, başka unsurlarla beraber, hakim durum tespitini hatalı hale getirdiği,
Anlaşmalardaki münhasırlık hükümlerinin Kanun’un 5. maddesinde belirtilen
şartları taşıdığı ve dolayısıyla muafiyet koşullarını sağladığı,
Kanun’un 13. maddesinde belirtilen muafiyetin geri alınmasını gerektiren hallerin
oluşmadığı.
630
I.3.3.1. İlgili Pazar ve Hakim Durum Tespitine İlişkin İddiaların Değerlendirilmesi
I.3.3.1.1. Rakı ile Şarabın Birbirine İkame Olduğu ve İlgili Pazarın Yanlış Tespit
Edildiği İddiası
Görüş’te ilgili ürün pazarına ilişkin yapılan tespitlerin sadece önceki Kurul kararlarına ve
Mey İçki’den alınan yazışma ve bilgilere dayandırıldığı, Türkiye İstatistik Kurumu ve
Devlet Planlama Teşkilatı raporlarında değerlendirilen tüketici alışkanlıklarındaki
değişimin dikkate alınmadığı, bu nedenlerle hatalı sonuçlara ulaşıldığı iddia edilmektedir.
Bunun yanı sıra, tüketici alışkanlıklarındaki değişimin etkisiyle ülkemizde rakı tüketiminin 640
azaldığı, buna mukabil şarap tüketiminin arttığı, dolayısıyla bu iki ürünün artık ikame
haline geldiği ve aynı ilgili ürün pazarında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Görüş’te varlığı iddia edilen rakı tüketimindeki düşüş ile şarap tüketimindeki artışı, iki
ürünün ikame edilebilirliğinin bir göstergesi olarak değerlendirmek mümkün değildir. Zira
iki farklı ürünün aynı ilgili ürün pazarında olup olmadığının tespitinde önem taşıyan
husus, bir ürünün fiyatı önemli ölçüde arttığında o ürünü kullanan tüketicinin diğer ürüne
geçip geçmeyeceğidir. Tüketici zevklerindeki değişme sonucu bazı tüketicilerin rakı
içmeyi bırakarak şarap içmeye başlaması, bu iki ürünün aynı ilgili ürün pazarında
olduğunu değil, esas olarak bir ilgili ürün pazarı daralırken öbür ilgili ürün pazarının 650
genişlediğini gösterir. Kaldı ki Görüş’te rakı tüketimindeki düşüş ve şarap tüketimindeki
artışın rakı tüketicilerinin şaraba geçişinden mi kaynaklandığı, yoksa rakı dışında bir
alkollü içkiyi tüketen ya da hiç alkollü içki kullanmayan tüketicilerin şarap içmeye
başladıklarından mı kaynaklandığı konusunda somut bir veri de sunulmamıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan hareketle, ilgili ürün pazarının şarabı kapsamayacak şekilde
sadece rakı pazarı olarak belirlenmesinin hatalı olduğuna dair Görüş’te yer alan iddialar
geçerli değildir.
I.3.3.1.2. İlgili Ürün Pazarının Henüz Oluşum Sürecinde Olduğu İddiasının 660
Değerlendirilmesi
Görüş’te ilgili ürün pazarının rekabete yeni açılması ve sürekli yeni girişler olması
nedeniyle henüz oluşum aşamasında olduğu dile getirilmekte, Kurul’un Benkar18 kararına
da atıfta bulunularak henüz oluşum aşamasında olan bir ilgili pazarda hakim durum
tespiti yapılamayacağı iddia edilmektedir.
İlgili pazarın henüz oluşum aşamasında olması, Benkar kararına konu olan alışveriş
kartları pazarındaki gibi, yeni ortaya çıkan, genelde teknolojiye ve yeniliğe dayanan
ürünlerin teşkil ettiği ilgili pazarlara yönelik bir değerlendirmedir. Bu durumun, yeni 670
ürünlerin satıldığı, oluşum aşamasındaki pazarlardaki yeni girişlerin çokluğu ile
karıştırılmaması gerekir. Rakı ise yeni ortaya çıkan bir ürün değildir. Görüş’te dile
getirilen bu alanda yeni üreticilerin pazara girişi ise, ürünün yeni geliştiriliyor olmasının
18 15.8.2003 tarihli, 03-57/671-304 sayılı Kurul kararı
07-70/863-326
16
değil, daha önceki yasal tekel uygulamasının ortadan kalkmasının sonucudur. Yani yasal
engeller olmasa idi rakı pazarında birçok oyuncunun uzun yıllar öncesinden pazara
girmiş olabileceği rahatlıkla söylenebilecektir. Dolayısıyla, rakı pazarı uzun yıllardır
oluşmuş tüketici alışkanlıklarına göre tanımlanabilen, bu bakımdan “olgunlaşmış” bir
pazardır.
I.3.3.1.3. Hakim Durum Unsurlarının Hatalı Tespit Edildiği İddiasının 680
Değerlendirilmesi
Görüş’te Kanun’un 3. maddesindeki hakim durum tanımından hareket edilerek, Mey
İçki’nin bu tanımda yer verilen “rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek
fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü”ne
sahip olduğuna dair bir değerlendirme yapılmadığı iddia edilmektedir.
Yukarıda tanımı yapılan teşebbüsün pazar gücünün doğrudan tespit edilebilmesi
teşebbüsün ürünlerine olan talep denkleminin tahmin edilmesini ya da teşebbüsün
marjinal maliyetinin bilinmesini gerektirmektedir. Bu uygulamaların yapılmasına imkan 690
verecek verilerin bulunmadığı durumlarda, pazar gücünün dolaylı olarak tespiti yoluna
gidilmekte ve bunun için pazar payı, giriş engelleri, rakiplerin ve müşterilerin konumu gibi
unsurlar dikkate alınmaktadır. Pazar gücü bu unsurlardan yola çıkılarak dolaylı olarak
belirlenmiş ve hakim durum tespiti yapılmıştır. Mey İçki de bu durumun aksini
gösterebilmiş değildir.
Görüş’te Mey İçki’nin vergi yükü nedeniyle ürünlerinin fiyatlarını belirleyemediği,
dolayısıyla hakim durumda olmadığı iddia edilmektedir. Bir teşebbüsün hakim durumda
olup olmaması, rakiplerin ve müşterilerin konumu ve giriş engellerinin varlığı gibi
unsurlardan oluşan ilgili pazarın yapısına bağlı olarak tespit edilmektedir. Kanun’un 3. 700
maddesinde hakim durum tanımlanırken “rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket
ederek fiyat, [...] gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” ile kastedilen fiyatın
teşebbüs tarafından fiilen belirlenip belirlenmediği değil, pazar yapısının teşebbüse
rakiplerinden bağımsız olarak fiyatı belirleyebilme gücünü sağlayıp sağlamadığıdır.
Teşebbüsün bu güce sahip olması pazardaki konumunun bir sonucudur. Hakim durum
ise bu konuma bağlı olarak yapılan bir tespittir. Mevcut durumda, Mey İçki’nin nominal
fiyatı fiilen belirleyemediği kabul edilse, bu durum dahi hakim durum tespitine esas teşkil
eden pazar yapısından değil, ilgili Rapor’da da belirtildiği üzere vergi sisteminden
kaynaklanmaktadır. Yani Mey İçki fiyatlarını vergi yüküne bağlı olarak belirlemekte, fiyat
artırımı/azaltımında rakiplerin fiyat stratejilerine değil, vergi yüküne bakmaktadır. Nitekim 710
bu durum, Görüş’te teşebbüs tarafından da belirtilmiştir.
Görüş’te, ayrıca, Mey İçki’nin ilgili pazarın yeni ve oluşum sürecinde bulunması nedeniyle
geçici olarak yüksek pazar payına sahip olmasının hakim durum unsuru olarak
değerlendirilemeyeceği dile getirilmektedir. İlgili pazarın oluşum aşamasında olmadığı
daha önce açıklanmıştır. Ayrıca, Mey İçki’nin pazar payının arızi olarak yüksek olmadığı,
geçmişte %100 olan payın yeni girişlere rağmen %... civarında istikrar kazandığı dile
getirilmiştir. Dolayısıyla, hakim durumun devamlılık unsurunun da karşılandığı
görülmektedir.
720
I.3.3.1.4. Hakim Durum Kıstaslarının Hatalı Tespit Edildiği İddiasının
Değerlendirilmesi
Görüş’te hakim durum kıstasları olan pazar payı ve giriş engelleri hususlarının yanlış
değerlendirildiği iddia edilmektedir.
07-70/863-326
17
Pazar payına ilişkin iddia, ilgili ürün pazarının henüz olgunlaşmamış olduğu, dolayısıyla
bu pazardaki paylara dayanarak değerlendirme yapılamayacağı düşüncesine
dayanmaktadır. Pazarın olgunlaşmış olduğu yukarıda değerlendirildiği için burada
yeniden değerlendirilmemiştir. 730
Mey İçki’nin reklam/pazarlama harcamalarında elde ettiği ölçek ekonomisinin göstergesi
olarak sunulan medya harcamalarının rakı satışına oranı hesabına ilişkin olarak Görüş’te
“...[Mey İçki]’nin ilgili pazardaki satış gelirleri rakiplerine oranla fazladır. Bu itibarla, [Mey
İçki]’nin rakipleri ile aynı hatta daha fazla reklam harcaması gerçekleştirmesi halinde
dahi, bu harcamaların satışları ile karşılaştırılması halinde diğer teşebbüslere nazaran
düşük bir oran çıkması kaçınılmazdır” denilmektedir. Zaten ilgili Rapor’da
reklam/pazarlama harcamalarında ölçek ekonomilerinin varlığı ile kastedilen de tam
olarak budur. Mey İçki’nin pazarlama harcamalarını tüm ürünlerine yönelttiği, bunun
sadece rakıya yönelik harcama yapan rakipler ile kıyaslama yaparken kullanılamayacağı 740
iddiası ise Mey İçki’ye dair litre başına pazarlama harcaması miktarı hesaplanırken
rakıya yönelik harcamalar baz alındığı için geçersizdir.
Görüş’te Mey İçki’nin marka gücünün, pazardaki diğer teşebbüslerin yarattığı markalar
nedeniyle düştüğü, “Yeni Rakı”nın must-stock özelliğinin bu bakımdan bir giriş engeli
oluşturmadığı iddia edilmektedir. Bir markanın must-stock özelliğine sahip olması, satış
noktasında o markanın mutlaka bulunması gerektiği anlamına gelmektedir. Bu şekilde
markanın ürünü rafta önemli ölçüde bir yer kaplamakta, böylece raflarda diğer markalara
kalan yer azalmaktadır. Ayrıca Yeni Rakı’nın must-stock olması, satış noktasını mutlaka
Mey İçki ile ilişki kurmak durumunda bırakmakta, böylece Mey İçki’nin satış noktasına 750
girmesini rakiplerine nazaran kolaylaştırmaktadır. Bu bakımdan, bir teşebbüsün must-
stock bir ürüne sahip olması rakiplerinin pazara girişini güçleştiren bir unsurdur.
Görüş’te ayrıca, Mey İçki’nin rakiplerinin de geniş portföye sahip oldukları, dolayısıyla
Mey İçki’nin geniş portföyünden kaynaklanan bir avantajı olmadığı dile getirilmektedir.
Öncelikle, portföy genişliğinden kastedilen portföydeki ürün yelpazesinin geniş oluşu,
yani portföyün rakı dışındaki alkollü içkilere de yayılmasıdır. Bu bakımdan, Görüş’te dile
getirilen Burgaz ve Elda’ya ait yeni çıkan rakı markaları bu teşebbüslerin portföylerini
genişletmemektedir. Öte yandan, Görüş’te dile getirilen Elda’nın ithalatçılığını yaptığı
muhtelif viski, brendi ve tekila markaları ihmal edilebilecek kadar küçük satış hacmine ve 760
bulunurluğa sahip olup, ithal eden teşebbüse gerçek anlamda bir portföy avantajı
sağlamaktan uzaktır.
Görüş’te, TAPDK’dan üretim izni almış ve 2007 yılında üretime başlayacak olan üç yeni
teşebbüsün bulunması, Yeni Rakı’nın must-stock oluşunun veya Mey İçki portföyünün
geniş oluşunun bir giriş engeli oluşturmadığının kanıtı olarak gösterilmektedir. Oysa,
belirtilmelidirki öncelikle TAPDK’dan üretim izni alınmış olması, pazara girişin ilk adımı
niteliğindedir. İznin alınmış olması, izin alan teşebbüslerin pazara başarılı bir şekilde
girerek etkin dağıtım yapmalarını sağlayacak kritik hacme ulaşabileceklerini ve pazarda
tutunabileceklerini göstermez. 770
Ayrıca rakı pazarına bundan önceki girişlerin başarısında iki spesifik olayın önemli rolü
bulunmaktadır. Bunlardan ilki, 2004’ün ikinci yarısında pazara ilk girişler gerçekleştiğinde
yıllarca süren yasal tekelin ardından tüketicilerin, yeni teşebbüslerin ürünlerini
denemesidir. İkincisi, Mart 2005’te başlayan sahte rakı krizi (sahte Yeni Rakı içen çok
sayıda tüketicinin ölümü) ile Yeni Rakı’dan kaçan tüketicilerin yeni ürünlere
yönelmeleridir. Bu iki anlık olayın etkilerinin dışında, rakı pazarına yeni giren oyuncular
07-70/863-326
18
pazar paylarını düzenli olarak artıramamışlardır. Yapılan değerlendirmelerden, mevcut
piyasa yapısıyla rakı pazarında giriş engellerinin bulunmakta olduğu ve pazarın
kapasitesi dikkate alındığında yeni giren üç oyuncunun ardından pazara girecek 780
oyuncuların karlı çalışabilmek için asgari ölçeği tutturmalarının daha da zorlaşacağı
görülmektedir.
I.3.3.1.5. İlgili Pazar Geniş Tanımlandığında Hakim Durumun Varlığı Tespitinin
Geçerliğini Yitireceği İddiasının Değerlendirilmesi
Görüş’te ilgili pazar ve hakim duruma ilişkin temel argüman ilgili pazarın rakının yanı sıra
şarabı da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiği, ayrıca ilgili pazarın oluşum
aşamasında olduğu, bu nedenlerle Mey İçki’nin hakim durumda olduğundan söz
edilemeyeceği şeklinde ortaya konmuştur. 790
Bu durumda, ilgili ürün pazarının rakı pazarı şeklinde tanımlanması gerektiği ve
olgunlaşmış bir pazar olduğu yönünde yukarıda yapılan açıklamalar saklı kalmak
kaydıyla, Mey İçki’nin iddiası yönünde ilgili pazarın genişletilmesi halinde hakim durum
değerlendirmesinde ulaşılan sonucun değişip değişmeyeceğini anlamak için, Mey İçki’nin
pazar payının ilgili ürün pazarı bira hariç tüm alkollü içkileri kapsayacak şekilde
genişletilerek hesaplanması yoluna gidilmiştir.
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, birbirinden farklı alkollü içkilerin hacimlerini
kıyaslamak amacıyla mutlak-alkol-litre (mA litre) denilen, içkinin muhteviyatındaki alkol 800
hacmine göre hesaplanan bir ölçüt kullanıldığı anlaşılmaktadır. Örnek vermek gerekirse,
%45 oranında alkol içeren 100 litre rakı 45 mA litreye, %12 oranında alkol içeren 100 litre
şarap 12 mA litreye karşılık gelmektedir. Farklı alkollü içkileri toplayarak pazar gücü
hesaplarken bu ölçütün kullanılması sadece litre bazında yapılacak bir toplamaya göre
daha uygun olacaktır; çünkü alkollü içkilerin tüketilmesindeki temel amaç genellikle
susuzluğun giderilmesi değil alkol alınmasıdır. Bira dışındaki tüm alkollü içkiler için 2005
yılında toplam pazar 27 milyon mA litre, Mey İçki’nin iç pazara arzı … milyon mA litredir .
Bu durumda, ilgili ürün pazarı bira hariç tüm alkollü içkileri kapsayacak şekilde
genişletildiğinde dahi Mey İçki’nin pazar payı %...’un altına düşmemektedir. Aynı pazar
tanımı kullanıldığında, Elda, Burgaz ve Tariştat’ın pazar payları ise sırasıyla %..., %... ile 810
%... olarak hesaplanmaktadır. Mey İçki, ilgili ürün pazarı en geniş haliyle kabul
edildiğinde dahi pazardaki satışların yarısından çoğunu gerçekleştirmekte ve en yakın
rakibinden 6 kat yüksek bir paya ulaşmaktadır. Bu durumda dahi Mey İçki’nin pazar
konumu hakim durumun varlığına işaret etmektedir.
I.3.3.2. Kanun’un 5. maddesindeki Şartların Sağlandığı İddiasının Değerlendirilmesi
Görüş’te sözleşmelerdeki münhasırlık hükümlerinin Kanun’un 5. maddesindeki muafiyet
şartlarını sağladığı iddia edilmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki bir
anlaşmaya muafiyet tanınabilmesi için, 5. maddede sayılan iki menfi (c ve d bentleri), iki 820
de müspet (a ve b bentleri) olmak üzere dört şartın eşanlı sağlanması gerekmektedir.
Görüş’te Hollanda Rekabet Otoritesi’nin Heineken kararına19 referans yapılarak
sözleşmelerle ilgili değerlendirmenin sözleşmelerin pazardaki etkisine göre yapılması
gerektiği, bu bağlamda sözleşmelerin Kanun’un 5/c maddesi anlamında rekabeti önemli
ölçüde kısıtlamadığı dile getirilmiştir. Hollanda Rekabet Otoritesi’nin söz konusu kararına
esas teşkil eden olayda, Heineken kimi birahanelere esasen tesislerini yenilemelerinde
kullanılmak üzere finansal destek sağlamaktadır. Bu şekilde bira tüketiminin artacağını
19 Hollanda Rekabet Otoritesi’nin 28 Mayıs 2002 tarihli, 2036 sayılı kararı
07-70/863-326
19
öngören Heineken, noktaya yaptığı yatırımın rakipleri tarafından bedava kullanılmasını
önlemek için, finansal destek verirken satış noktasının fıçı birada münhasıran Heineken 830
ürünlerini satmasını şart koşmaktadır. Ancak, satış noktasındaki bira satışlarının %20’sini
oluşturan şişe birada münhasırlık şartı bulunmamaktadır. Ayrıca, Heineken’in
sözleşmelerinde satış noktası dilediğinde, iki ay öncesinden haber vermek ve kalan
borcunu ödemek kaydıyla münhasırlık anlaşmasını tek yanlı olarak feshedebilmektedir.
Hollanda Rekabet Otoritesi bu koşullar altında Heineken’in anlaşmalarının rekabeti
kısıtlayıcı olmadığına hükmetmiştir.
İnceleme konusu olay ise bu durumdan farklılık göstermektedir. Birinci olarak, Mey İçki
münhasırlık karşılığında satış noktasına, noktanın finansman sıkıntısını çözerek
tüketicinin faydalanabileceği bir etkinlik yaratacak ve noktaya özel bir yatırım 840
yapmamaktadır. İkinci olarak, Heineken’in rakip şişe bira satışına izin veren
sözleşmelerinin aksine Mey İçki’nin sözleşmeleri satış noktasında rakip ürün satışını
tamamen yasaklamaktadır. Üçüncü olarak, Mey İçki’nin sözleşmeleri satış noktaları
tarafından tek yanlı olarak feshedildiği takdirde cezai şart içermekte, ayrıca sadece
sözleşmenin kalanı için öngörülen değil geçmişe yönelik olarak noktaya sağlanan tüm
avantajların teşebbüse iadesini öngörmektedir. Bu özellikleri ile Mey İçki’nin
sözleşmeleri, Heineken’in sözleşmelerinin aksine satış noktasını bağlamakta ve rakipler
için sözleşme süresi sonuna kadar erişilmez hale getirmektedir. Bu kıyaslamalardan,
Heineken’in sözleşmelerinin, Mey İçki’nin yaptığı incelemeye konu olan sözleşmelerin
aksine, objektif gerekçeler ile yapıldıkları ve rekabeti (önemli ölçüde) kısıtlamadıkları 850
sonucu çıkmaktadır.
Görüş’te münhasırlık hükümlerinin ürünlerin dağıtımında yeni gelişme ve iyileşmeler
sağladığı ve dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 5/a şartının sağlandığı iddia edilmektedir.
Bu kapsamda, birinci olarak, distribütörlerle münhasır çalışılmasının ürün güvenliğini
artırdığı dile getirilmektedir. İnceleme konusu zaten nihai satış noktaları ile yapılan
sözleşmelerden grup muafiyetinin geri alınmasına ilişkin olduğundan distribütör
münhasırlığı ve sağladığı faydalar tartışmanın dışında kalmaktadır.
İkinci olarak, münhasırlığın yeni bir sahte rakı krizini önlemek amacı taşıdığı ileri 860
sürülmektedir. Kaçak/sahte rakı satışı Mey İçki ürünlerinin münhasıran satışından
bağımsız olarak yasa dışı bir eylemdir. Kaldı ki, münhasırlık anlaşmalarının 2005’te
yaşanan sahte rakı krizinden önce, 2004 yılında hazırlanmış olması sözleşmelerin bu
gayeyle yapıldığını kuşkulu hale getirmektedir.
Görüş’te, ayrıca, nihai satış noktası münhasırlığının tüketiciye çeşitli faydalar sağladığı,
dolayısıyla 5/b şartının sağlandığı ileri sürülmüştür. Bu kapsamda, sağlandığı iddia edilen
birinci fayda ürünlerin orijinalliğinin ve kalitesinin garanti edilmesidir. Ancak bu özellikler,
incelenen sözleşmelerin münhasırlık hükümleri ile değil, satış koşullarını düzenleyen
diğer hükümleri ile garanti altına alınmaktadır. Yani ürünlerin orijinalliğinin ve kalitesinin 870
garanti edilmesinin münhasırlıkla bir ilişkisi yoktur.
İkinci olarak, münhasırlık sayesinde ürünlerin satış noktasına düzenli tedarikinin, satış
noktalarına sürekli servis yapılmasının garanti edildiği iddia edilmektedir. Burada Mey
İçki’nin pazar payının %... civarında olduğu, başka bir deyişle ortalama bir satış
noktasındaki Mey İçki ürünü satışlarının toplam rakı satışlarının %...’ini oluşturduğu
gözden kaçırılmamalıdır. Bu durumda, Mey İçki ortalama bir nokta ile münhasır
çalıştığında, bu noktanın satışlarının %...’i yerine %100’ünü tedarik edecektir. Aradaki
%...’lik satışın ürün tedarikinin düzenli yapılması adına kayda değer bir farklılık yaratması
beklenmeyecektir. Mey İçki ürünü satışları daha düşük olduğu için bu farkın açılabileceği 880
07-70/863-326
20
bazı istisnai noktalar olabilir; ancak bu noktalar Mey İçki tarafından servis
alamadıklarında ihtiyaçlarını bağımsız toptancılar ya da diğer kanallardan karşılayarak
tüketicilere kesintisiz hizmet verebileceklerdir. Bu bakımdan, münhasırlığın dağıtım
sisteminin güvenilirliği ya da sürekliliği açısından tüketicilere münhasır olmayan duruma
göre sağladığı ek bir avantaj bulunmamaktadır.
Üçüncü olarak, münhasırlık anlaşmaları sayesinde satış noktalarına yapılan indirim ve
verilen bedelsiz ürünlerin bu noktalar için işletme sermayesi oluşturdukları, bu sayede
satış noktalarının daha iyi fiziki koşullar ya da daha geniş ürün çeşidi sağlayabildikleri
dile getirilmektedir. Satış noktalarına sağlanan avantajların bu şekilde tüketiciye 890
yansıdığına dair somut bir veri sunulmuş değildir. Bunun doğru olabilmesi için hem ev
kanalında, hem de yerinde tüketim kanalında satış noktaları arasında yoğun bir rekabet
olması gerekir. Oysa ev kanalındaki perakende satış noktaları arasındaki rekabetin kısıtlı
bir mesafe içindeki satış noktaları arasında olması (örneğin bir cadde ya da mahalle),
yerinde tüketim noktalarının ise her birinin farklı özellikleri ile müşterileri gözünde
farklılaşması sebepleriyle, her iki kanalda da bu açıdan yoğun bir rekabetin yaşandığı
kuşkuludur. Bu durumda, satış noktasına tanınan avantajlar hiç tüketiciye yansımadan
satış noktasında kalabilecektir. Bu itibarla, münhasırlık sayesinde verilen indirim ve
bedelsiz ürünlerin tüketici faydasını artırdığını söylemek güçtür.
900
I.3.4. Hukuki Değerlendirme
I.3.4.1. İnceleme Konusu Sözleşmeler
İlgili ürün piyasasında hakim durumda olduğu anlaşılan Mey İçki, nihai satış noktaları ile
yapmış olduğu ve Elda’nın şikayet dilekçesinde de yer verilen standart nitelikteki
anlaşmaları 2004 yılında Kurul’a bildirmiş ve bu başvuru sonucunda Kurul ilgili
anlaşmaların grup olarak 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında olduğuna karar vermiştir20.
İncelemeye konu olan bu anlaşmalar, anlaşmaya taraf olan nihai satış noktalarının Mey
İçki’nin ürünleriyle aynı kategorilerde olan rakip ürünleri satmasını ve bunların reklamını 910
yapmasını yasaklamaktadır. Anlaşmanın özel hükümler bölümünde ise, değişik
kategorilerdeki ürünler için ayrı kotalar belirlenmekte, sözleşme şartlarına bağlı kalınması
ve belirlenen kotaların sözleşme süresi içinde doldurulması şartına bağlı olarak satış
noktasına ıskonto, bedelsiz ürün, vb. çeşitli avantajlar sağlanmaktadır.
Mey İçki’nin satış noktalarıyla yaptığı sözleşmelerin iki yönlü bir münhasırlık zorlaması
içerdiği söylenebilir. Bunlardan ilki sözleşmede açıkça zikredilen münhasırlık şartıdır.
İkincisi, söz konusu şartın satış noktası tarafından yerine getirilmemesi halinde Mey
İçki’nin hukuki yollara gitmesinin güçlüğü dikkate alınarak, ürün bazında kota getirmek
suretiyle, kotanın satış noktasının sözleşme süresindeki satış potansiyeline yakın bir 920
düzeyde ayarlanması yoluyla fiili münhasırlık yaratılması ihtimalidir.
Söz konusu anlaşmaların, 2004 sonundan itibaren akdedildiği bilinmekle beraber,
piyasadaki oyuncularla yapılan görüşmelerde, 2005 yılında anlaşmaların uygulanmasının
sınırlı olduğu, Mey İçki’nin bir kampanya şeklinde uygulamaya 2005 sonbaharı/2006
kışında başladığı öğrenilmiştir. Mey İçki’nin beyanına göre, şu ana kadar ev kanalında …
civarında, yerinde tüketim kanalındaysa … kadar noktayla söz konusu anlaşma
imzalanmıştır.
20 19.11.2004 tarihli, 04-72/1051-263 sayılı Rekabet Kurulu kararı. Kurul aynı tarihte 04-72/1051-262 sayı ile Mey İçki’nin
distribütörleriyle yaptığı anlaşmaların da grup muafiyeti kapsamında olduğuna karar vermiştir.
07-70/863-326
21
I.3.4.2. Sözleşmelerin 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti 930
Tebliği Karşısındaki Durumu
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmaları hukuka aykırı saymakta ve yasaklamaktadır. 2002/2 sayılı Tebliğ’de
değişiklik yapan ve 1.7.2007 tarihinde yürürlüğe giren 2007/2 sayılı Tebliğ ile % 40 ve
üzerinde pazar payına sahip teşebbüslerin yaptıkları dikey anlaşmalar grup muafiyeti
kapsamından çıkarılmıştır. Bununla birlikte, 2007/2 sayılı Tebliğ’in Geçici 2. maddesi
uyarınca, 1 Temmuz 2007’de 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlanan dikey anlaşmalar muafiyet şartlarına uygunluğun sağlanması bakımından bir
yıllık geçiş süresinden yararlanabilmektedir. 940
Diğer yandan, rekabeti sınırlayıcı anlaşmalara ilişkin bildirim yükümlülüğü
bulunmadığından, pazar payı anılan eşik üzerinde olan teşebbüslerin yaptıkları dikey
anlaşmalar Kanun’un 5. maddesinde sayılan muafiyet şartlarını taşıyorsa anlaşmaların
uygulamalarına devam edilebilecektir.
Şikayet konusu olaya ilişkin olarak, %40’ın üzerinde pazar payına sahip Mey İçki’nin
yaptığı inceleme konusu dikey anlaşmalar 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2007/2 sayılı Tebliğ ile
değişik 2. maddesi kapsamı dışına çıkmış olduklarından, mevcut durumda grup
muafiyetinden yararlanmamaktadır. Bu durum karşısında, söz konusu anlaşmalara ilişkin 950
yapılan bireysel muafiyet değerlendirmesine aşağıda yer verilmektedir.
I.3.4.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre, Rekabet Kurulu aşağıdaki şartların tamamının
varlığı halinde bir anlaşmanın Kanun’un 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf
tutulmasına karar verebilir:
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması, 960
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması.
Hakim durumda olan teşebbüsler tarafından münhasırlık içeren anlaşmalar yoluyla
pazarın bir bölümünü bağlamanın, rakiplerin pazara girişini önlemek ya da pazara yeni
girmiş ve en az kendisi kadar verimli olan rakipleri pazar dışına itme amacıyla zarar
etmeden uygulanabilecek bir strateji olduğu iktisat literatüründe yaygın olarak kabul
gören bir görüştür. 970
Bu strateji özellikle ölçek ekonomilerinin ve sabit maliyetlerin önemli olduğu piyasalarda
kullanılmaktadır. Rakı piyasasında da, piyasaya girerken tesis kurmak için yapılan sabit
yatırım maliyetleri çok yüksek olmasa da, marka imajının oluşturulması ve geliştirilmesi
ile tüketici gözünde ürünün bilinirliğinin artırılması ve ürün farklılaştırması için sürekli
olarak yapılması gereken ve yine sabit maliyet niteliğinde olan reklam ve pazarlama
harcamaları son derece yüksektir.
Bu durum birim maliyetlerin rakı pazarına yeni giren teşebbüs için hakim durumdaki
teşebbüse nazaran yüksek olmasına neden olmaktadır. Özellikle hakim durumdaki 980
teşebbüsün ürünü satış noktası için bulundurulması zorunlu (must-stock) konumda iken,
07-70/863-326
22
pazara yeni giren rakip teşebbüslerin ilk anda ürünlerini satabilecekleri müşteri kitlesinin
sınırlı oluşu iki teşebbüsün karşılaştıkları talep yapısının farklılaşmasına yol açmaktadır.
Bunun sonucu olarak hakim durumdaki teşebbüs münhasırlık anlaşmaları ya da satış
kotalarını kullanarak rakibini pazar dışına itebilmektedir.
Bu durumda, hakim durumdaki teşebbüs münhasırlık anlaşmalarıyla satış noktalarını
kendine bağlayarak, yeni girecek teşebbüsün satış yapabileceği nokta sayısını
azaltabilir, açık nokta sayısının kritik bir seviyenin altına düşmesi halinde pazara en az
kendisi kadar verimli rakiplerin girmesini önleyebilir ya da giriş aşamasındaki rakiplerini 990
pazar dışına itebilir. Dolayısıyla, rakı pazarında hakim durumda olan teşebbüsün nihai
satış noktaları ile münhasırlık anlaşmaları yapması, bu anlaşmaların yapıldığı noktaların
satış hacmi toplam pazar içerisinde düşük bir oranda olsa bile dışlayıcı etki ortaya
çıkarabilir. Bu noktada önemli olan fiilen rakiplerinin erişimine kapatılan nokta sayısı (ya
da hacmi) değil, hakim durumdaki teşebbüsün bu yolu kullanarak pazarın önemli bir
bölümünü kapatabilecek güce sahip olmasıdır. İlişkiye özel yatırımların korunması veya
belirli mal ve hizmetlerin alımı ya da satımı için gerçekleşmesinin ön koşul olduğu önemli
know-how aktarımı gibi objektif bir gerekçenin yokluğunda, hakim durumdaki teşebbüsün
son satış noktalarıyla yaptığı ve dışlayıcı etki doğurabilecek münhasır nitelikteki dikey
anlaşmalar muafiyetle korunmamaktadır. 1000
Mey İçki’nin distribütörleri ile değil fakat nihai satış noktaları ile yapmakta olduğu ve
ürünlerin yalnızca Mey İçki’den satın alınmasını öngören anlaşmaların pazarı önemli
ölçüde rakiplere kapatma riski taşıdığı yadsınamaz açıklıktadır. Henüz bu tipte
anlaşmaların pazarın satış hacmi bazında yaklaşık %...’unu kapsaması da durumun
ciddiyetini değiştirmemektedir. Sistemin uygulanmaya başlandığı 2005 yılı sonundan,
incelemenin başladığı 2006 ortasına kadar bu oranda bir kapama oranına erişilmiş
olması karşısında, bu oranın kısa veya orta vadede çok daha artabileceğini tahmin
etmek güç değildir. Ayrıca, ev ve yerinde tüketim pazarları toplamında nokta bazında
%... olan kapama oranının hacim bazında yaklaşık %...’a çıkması, Mey İçki’nin halen 1010
kapattığı noktaların reklam yasağı nedeniyle görünürlüğün ürünün satılması açısından
yüksek önemi haiz olduğu ilgili pazarda kritik noktaların kapanmış olduğuna işaret
etmektedir.
Hem rakı satışında satış noktasında görünürlüğün önemi, hem de rakı satışının
%...’ünün geleneksel kanal ve yerinde tüketim kanalında gerçekleşiyor olması nedeniyle,
bu nihai satış noktalarında yapılacak münhasırlık uygulamaları ilgili pazarın tamamına
yakınında rekabetin ortadan kalkmasına yol açacaktır. Bu itibarla inceleme konusu
olayda Kanun’daki 5/c maddesindeki şartın sağlanmadığı ortaya çıkmaktadır.
1020
Ayrıca pazarın önemli ölçüde kapanmasına yol açan (ya da açacak) bu nitelikteki
anlaşmalar dolayısıyla tüketicinin nasıl bir yarar sağladığı sorusu da cevapsız
kalmaktadır. Münhasırlığa bağlı verilen birtakım tavizler (indirim, bedelsiz ürün vb.) en
olumlu haliyle hakim durumdaki teşebbüsten satış noktasına muhtemelen rakiplerin
dışlanmasına kadar geçen sürede yapılan refah transferi yalnızca satış noktasında
kalmakta ve tüketicilere yansıtılmamaktadır.
Diğer yandan, genel olarak, nihai satış noktalarıyla yapılacak münhasırlık uygulamaları
tüketicinin ürün tercih imkanını sınırlandırmaktadır. Bu sınırlamanın rakip ürünleri satan
satış noktaları arasındaki rekabet dolayısıyla hafifleyebileceği iddia edilebilirse de, hızlı 1030
tüketim mallarından olan rakının tüketicinin bütçesi içinde mutlak olarak küçük bir yer
tutması ve diğer satış noktaları için yapılacak araştırma dolayısıyla katlanılacak maliyetin
ürünün maliyetine oranının görece yüksek olması nedeniyle bu hafifletici etki son derece
07-70/863-326
23
sınırlı kalacaktır. Bir başka deyişle, dayanıklı tüketim malları gibi planlanmış ve bütçe
içinde önemli bir yer tutan alışverişleri yaparken tüketici birçok satış noktasını araştırma
maliyetine katlanabilirken, rakı piyasasında tüketicinin gittiği ilk satış noktasından
alışveriş yapma olasılığı çok yüksektir. Bu etki, rakı satışının başka hizmetlerin bir yan
unsuru olarak yapıldığı yerinde tüketim kanalında daha da yüksek olacaktır. Hal böyle
olunca, satış noktası münhasırlığı tüketiciye, satış noktasını kendisine bağlayan firmanın
ürünlerinden başka bir seçenek bırakmamaktadır. Bu bağlamda Kanun’un 5/b 1040
maddesinde tüketicinin anlaşmadan yarar sağlaması şartının da sağlanması olanaklı
değildir.
Bunun yanında, Kanun’un 5/a maddesinde söz edilen, malların üretim ve dağıtımında
münhasır çalışmaya bağlı iyileşme ve gelişmenin sağlandığını gösterir herhangi bir
emare bulunmamaktadır. Münhasırlık anlaşmalarına bağlı olarak bir know-how aktarımı
ya da satış noktasına özgü yatırım yapılması söz konusu değildir. Münhasırlığın Mey
İçki’nin satış noktalarının alım miktarlarını daha iyi tahmin etme imkanı taşıdığı, bu
bakımdan dağıtım sisteminin daha etkin çalışmasına sebep olabileceği iddia edilebilirse
de; Mey İçki’nin hakim durumu ve istikrarlı pazar payıyla yıllar boyunca çalıştığı satış 1050
noktalarının satış potansiyeli hakkında sahibi olması beklenen bilgi dikkate alındığında
dağıtım sisteminin etkin çalışması için münhasırlığın şart olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda sözleşmelerin muafiyetin verilmesi için gerekli pozitif şartları (Kanun 5/a ve 5/b
maddeleri) sağlamadığı ortaya konduktan sonra, rekabetin bu amaçların elde edilmesi
için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması şartı (Kanun’un 5/d maddesi) temelsiz
kalmaktadır.
Tüm bu tespit ve değerlendirmeler ışığında, içerdikleri münhasırlık hükmü sebebiyle,
Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartları sağlamayan inceleme konusu sözleşmelere 1060
muafiyet tanınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, Kanun’un 4. maddesindeki
yasak kapsamına giren sözleşmelerin Kanun’a uygunluğunun sağlanması
gerekmektedir. Aynı çerçeve içinde, satış noktasının fiilen münhasır hale gelmesi
amacıyla başvurulan ve bu sonucu doğuracak şekilde yapılan servis sıklığının
değiştirilmesi, belirli bir asgari alım/satım şartına bağlanan kotaya dayalı bedelsiz ürün,
indirim gibi uygulamalara da son verilmelidir. Sözleşme ve uygulamaların Kanun’a
uygunluğunun sağlanabilmesi bakımından, taraf teşebbüsün satış sistemini kararın
gerekleri doğrultusunda değiştirmeye gerekçeli kararı tebellüğ tarihinden itibaren derhal
başlaması esastır. Bu değişiklikler, 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2002/2 sayılı Tebliğ’in
Geçici 2. maddesi dairesinde, en geç 1 Temmuz 2008 tarihine kadar tamamlanmalıdır. 1070
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Rakı pazarında hakim durumda olduğu tespit edilen Mey İçki’nin pazar payı
itibarıyla nihai satış noktalarıyla yaptığı mal alım sözleşmelerinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in
2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2. maddesi uyarınca grup muafiyetinden
yararlanmadığına,
1080
2. Rakip ürünleri satmama yükümlülüğü içermesi dolayısıyla söz konusu
sözleşmelerin ve bu sözleşmelere dayanan ya da fiilen münhasırlığa yol açan bedelsiz
ürün, indirim, servis sıklığının değiştirilmesi gibi uygulamaların 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde sayılan muafiyet koşullarıyla bağdaşmaz etkilere sahip olduğuna,
07-70/863-326
24
dolayısıyla anılan sözleşmelere ve/veya uygulamalara bireysel muafiyet
tanınamayacağına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy