Mihaela Mihai Neagu / Romanya - 66345/09 - 6.3.2014 tarihli Karar [III. Bölüm]
Olaylar - Avrupa Parlamentosuna 7 Haziran 2009 tarihindeki seçimler için adaylığını koymak isteyen başvuran, seçmen kütüğüne kayıtlı 15.000 kişiden destek imzası alarak adaylığını merkez seçim kuruluna ibraz etmiştir. 2009 yılının Nisan ayında başvuranın adaylığı, seçimleri düzenleyen 16 Ocak 2007 tarihli 33 sayılı Kanunun belirttiği gibi, Avrupa Parlamentosu’na seçilecek bağımsız adaylar için şart koşulan yasadışı bir örgüte üye olmakla suçlanan başvuranı 100,000 destek imzasına ulaşılamadığı için reddedilmiştir. Başvuran Merkez Seçim Kurulu kararına Yerel Mahkeme önünde itirazda bulunmuş, mahkeme söz konusu kararın yasal hükümlere uygun olduğunu belirterek başvuranın aleyhine karar vermiştir. Başvuran usulü sebeplerle Temyiz Mahkemesi’ne temyiz başvurusunda bulunmuştur. Başvuran, ilk başta öne sürdüğü iddiaları yinelemiştir ve bağımsız adaylara dair kanun maddesinin gerektirdiği 100,000 imza desteği hususunda anayasaya aykırılığa dair itirazda bulunmuştur. 12 Mayıs 2009 tarihinde Anayasa Mahkemesi itirazı incelemiştir ve söz konusu maddenin Anayasaya aykırı olmadığına karar vermiştir. 3 Haziran 2009 tarihli nihai kararla, Temyiz Mahkemesi Anayasa Mahkemesi’nin kararına dayanarak başvuran tarafından ibraz edilmiş olan usulü sebepler ile temyizi reddetmiştir ve adaylığına itiraz eden kararın yasal olduğunu onaylamıştır.
Hukuki Değerlendirme - Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. Maddesi: Mahkeme, başvuran tarafından eleştirilen, seçimler için adaylığını koymasına yönelik uygunluk şartlarının meşru bir amaç taşıyıp taşımadığına ve kullanılan araçlar ile taşınan amaç arasında orantılı bir makul ilişki olup olmadığına karar vermelidir.
Söz konusu tedbirin amacı, Avrupa Parlamentosu’nda kendilerini temsil edecek kişilikte birinin olmasını sağlamak ve ciddiyet taşımadıkları muhtemel olan adayları elemek için adaylar arasından makul bir seçim yapmaktır. Anayasa Mahkemesi gibi, AİHM de bu durumun Parlamento tarafından yapılmış olan bir seçim sonucu olduğu ve siyasi ve kurumsal kriterlere dayandığı kanaatindedir.
Kullanılan araçlar ve taşınan amaç arasındaki orantılılık hususunda, Avrupa Parlamentosunda Romanya’ya ayrılan 33 koltuktan biri için geçerli bir bağımsız adaylık göstermek için gerekli görülen 100.000 imza, seçim kütüğüne kayıtlı vatandaşların toplam sayısının yaklaşık olarak % 0.55’ini temsil etmektedir. Adaylık göstermek için yüksek rakamlarda imza toplanması yükümlülüğü, bağımsız adayları seçmenlerin bir kısmını temsil etme imkânından yoksun bırakabilir. Ancak, bu durum tek başına belirleyici değildir ve davanın koşullarına göre incelenmelidir.
Kayıtlı seçmen sayısına göre gerekli görülen imzalar,Venedik Komisyonu tarafından tavsiye edilen azami %1 barajından düşüktür.Bu nedenle, söz konusu seçilebilme koşullarının aşırı olmadığı düşünülmektedir. Nitekim 2009 yılının Haziran ayındaki seçimlerde iki bağımsız aday gerekli görülen imza sayısını toplamışlardır ve adaylardan birisi seçmen katsayısından daha fazla sayıda oy almıştır.
Avrupa Birliği Hukuku, Avrupa Parlamentosu için seçim yöntemleri hususunda üye Devletlere geniş bir takdir yetkisi vermiştir. Bazı üye Devletler, Avrupa seçimlerinde partilere ve benzer kurumlara aday olmak için seçilme hakkını sınırlandırmışken, bazı üye Devletler aday olma için birtakım imza desteğini gerekli görmüşlerdir.
Ayrıca, Avrupa Birliği Hukuku, Avrupa Birliği Hukukuna aykırı olan bir üye Devlet’e karşı bireylere esasen yerel mahkemeler üzerinden hukuk yolları sağlamaktadır. Somut davada, 33/2007 sayılı seçim yasası, Avrupa Birliği Hukuku’nun yerel, Avrupa Parlamentosu’nun üyelerinin seçimiyle ilgili Avrupa Birliği Hukuku ulusal mevzuatıyla yer değiştirmiştir ve başvuranın Merkez Seçim Kurulu’nun kararına itiraz edebileceği etkin hukuk yolları olarak yerel mahkemeler ve Anayasa Mahkemesi mevcuttur. Bu yargılamalar süresince, başvuran, seçim sürecinin adil ve yasal olmadığı iddialarına dair şikayetlerini öne sürebilirdi. Mahkeme, keyfiyet olmadığı durumlarda mahkemeler tarafından erişilen söz konusu bulguları talep edemez. Son olarak, seçimle ilgili anlaşmazlık farklı yargılama aşamaları önüne getirilmiştir ve seçimler başlamadan önce son yargı aşamasında karara bağlanmıştır. Buna göre Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesi uyarınca, başvuran bu hukuk yolunun etkin olmadığını ileri süremez. Aynı şekilde, siyasi partilere temsilci birimler olarak verilen rol ve statüler göz önünde bulundurulduğunda, bağımsız adaylık göstermek için gereken imzaların sayısıyla ilgili şartın gerekçelendirilebilir olduğuna ve ayrım gözetmediğine karar verilmiştir.
Mahkeme, içtihatları tarafından belirlenmiş olan ilkeler ışığında ve Avrupa Birliği Hukuku’nun Üye Devletlere seçimlerde adaylık göstermeye dair kriterleri belirlemeye yönelik gösterdiği önemli ölçüdeki toleransı göz önünde bulundurarak, bağımsız adaylık sunabilmek için gereken imzaların başvuran tarafından dayanılmış olan hakkın ihlaline yol açmadığı kanaatindedir.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun)
Full & Egal Universal Law Academy