Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-60 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-42/732-239
Karar Tarihi : 10.06.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, 10
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Mehmet Selim ÜNAL, Burak SAĞLAM
C. ŞİKAYET EDEN : Gözüyukarı Petrol Ltd. Şti.
Ovacık Mah. Hürriyet Cad. 102/B Kırıkkale
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : Milangaz LPG Dağıtım Ticaret ve Sanayi A.Ş.
Şişhane Yokuşu Demirören Han No:2 34420 Azapkapı/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Milangaz LPG Dağıtım Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin
Kırıkkale’de bayisi ve ana dağıtım bayisi adı altında kendisi tarafından düşük
fiyatlardan satış yapıldığı iddiası. 20
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 08.03.2010 tarih ve 2052 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 07.04.2010 tarih, 2010-1-60/İİ-10-MSÜ sayılı İlk İnceleme
Raporu, 15.04.2010 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1. maddesi
uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine düzenlenen
31.05.2010 tarih ve 2010-1-60/ÖA-10-351.MSÜ sayılı Önaraştırma Raporu 02.06.2010
tarih ve REK.0.05.00.00-110/186 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-42 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet başvurusunda özetle; 30
- Bağlarbaşı Mahallesi Karayolu Caddesi Kırıkkale ilinde faaliyet gösteren Milangaz
LPG Dağıtım Ticaret ve Sanayi A.Ş. (Milangaz) bayisinin LPG satışı alanında dokuz
ayı aşkın bir süredir düşük fiyat uyguladığı,
- Anılan bayi ve ana dağıtım bayisi olan Milangaz’ın aralarında kartel oluşturdukları,
- Milangaz’ın bir dağıtım şirketi olmasına rağmen, anılan bayi devre dışı bırakılarak ve
bayi adı altında parekende satış gerçekleştirdiği
iddia edilmektedir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Milangaz‘ın Türkiye genelinde ve Kırıkkale ili kapsamında otogaz pazarında hâkim
durumda bulunmadığı ve dolayısıyla yıkıcı fiyat yoluyla 4054 sayılı Kanun’u ihlal 40
ettiğinin ileri sürülemeyeceği,
- Şikâyet başvurusunda yer verilen diğer iddiaların ise 4054 sayılı Kanun kapsamında
değerlendirilemeyeceği,
- Milangaz hakkında 4054 sayılı Kanun kapsamında soruşturma açılmasına gerek
olmadığı ve şikâyetin reddedilmesi gerektiği
görüşü ifade edilmiştir.
10-42/732-239
2
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Teşebbüs (MİLANGAZ)
Dosyadaki bilgilere göre, Demirören Grubu içinde yer alan Milangaz’ın esas faaliyet
konusu sıvılaştırılmış petrol gazının (LPG) yurtiçi ve yurtdışı piyasalardan temini, 50
stoklanması, dolumu, tüplügaz, dökmegaz ve otogaz olarak dağıtımı ve tüketiciye
ulaştırılmasıdır. Şirketin 28 dolum tesisi, 77.000 tonluk stok kapasitesi, 3.000’i aşkın
ana ve 10.000’i aşkın tali bayisi bulunmaktadır.
I.2. İlgili Pazar
Şikâyetçinin faaliyet gösterdiği alan ve şikâyet konusu iddiaların otogaz konusunda
yoğunlaştığı dikkate alınarak ilgili ürün pazarı “otogaz pazarı”'; şikâyete konu otogazın
ülke genelinde dağıtımının yapıldığı dikkate alınarak ilgili coğrafi pazar işbu dosya
özelinde “Türkiye” olarak belirlenmiştir. Bununla beraber, daha dar bir tanım altında,
coğrafi pazarın bölgesel olarak Kırıkkale ili ile sınırlandırılması halinde de dosya
mevcudu bilgiler kapsamında yapılan değerlendirmelere ve ulaşılan sonuçlara aşağıda 60
yer verilmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Şikâyet konusu iddiaların üç başlık altında incelenmesi mümkündür. Bunlardan ilki,
Bağlarbaşı Mahallesi Karayolu Caddesi Kırıkkale ilinde faaliyet gösteren Milangaz
bayisinin otogaz LPG’yi düşük fiyattan sattığı iddiasıdır. Burada şikâyetçi tarafından
ifade edilmek istenen husus rekabet hukuku yönünden yıkıcı fiyatlama kavramında
temelini bulmaktadır.
İkinci iddia, anılan bayi ve ana dağıtım bayisi olan Milangaz’ın aralarında kartel
oluşturdukları iddiasıdır.
Şikâyet konusu son iddia ise Milangaz’ın bir dağıtım şirketi olmasına rağmen otogazda 70
perakende satış gerçekleştirdiği iddiasıdır.
Hemen belirtmek gerekir ki, bu iddialardan Milangaz’ın otogazda perakende satış
gerçekleştirmesi, 4054 sayılı Kanun’da yer verilen ihlaller kapsamında yer
almamaktadır.
Öte yandan rekabet hukukunda kartel kavramı, fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların,
bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması ve kotalar
konması, ihalelerde danışıklı hareket konularında, rakipler arasında gerçekleşen,
rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve uyumlu eylemler olarak tanımlanmıştır. Bayi ise bir
ürünü sağlayıcıdan alıp alt noktalara toptan veya perakende olarak ulaştıran birimleri
ifade etmektedir. 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 3 80
(c) maddesinde de rakip teşebbüsler, aynı coğrafi pazarda faaliyet gösterip
göstermediklerine bakılmaksızın, Türkiye’de aynı ürün pazarında faaliyette bulunan ve
bulunma potansiyeline sahip sağlayıcılar olarak tanımlanmıştır. Hâlihazırda rakip mal
üretmeyen, ancak söz konusu ürünün fiyatlarında göreceli olarak küçük ve sürekli bir
artış olması durumunda 1 yıl içerisinde gerekli yatırımları yaparak piyasaya girebilecek
teşebbüsler, söz konusu ürün pazarında faaliyet gösterme potansiyeline sahip
teşebbüs olarak değerlendirilecektir. Bütün bu açıklamalardan hareketle, aynı
ekonomik bütünlük içinde yer almamakla beraber bayi ile sağlayıcı, aralarında
akdedilen dikey sözleşme de dikkate alındığında, kartel tanımında yer alan birbirine
rakip teşebbüsler olarak nitelendirilemeyecektir. Kaldı ki, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. 90
maddesinin 3. maddesinde getirilen istisna ile de sağlayıcının anlaşma konusu
malların hem üreticisi hem de dağıtıcısı olduğu, alıcının ise bu mallarla rekabet eden
10-42/732-239
3
malların üreticisi değil dağıtıcısı olduğu dikey anlaşmaların bu Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanacağı belirtilmiştir.
Bu itibarla, şikâyete konu iddialardan rekabet hukuku açısından değerlendirilmesi
gereken tek husus Milangaz’ın yıkıcı fiyat uyguladığı iddiasıdır.
I.3.1. Yıkıcı Fiyat Uygulaması Hakkında Değerlendirme
Yıkıcı fiyat uygulaması, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında hakim durumun
kötüye kullanılması olarak değerlendirilmektedir. Yıkıcı fiyat uygulaması “iktisadi
üstünlüğe dayanan bir teşebbüsün, hasat yapma niyetiyle maliyet altında satış yaparak 100
rakiplerini etkisizleştirme girişimi” olarak tanımlanmaktadır. Yıkıcı fiyat uygulamasının
dört unsuru bulunmaktadır:
İktisadi Üstünlük: Genel olarak bir teşebbüsün rekabeti kısıtlayabilmesi veya
bozabilmesi için rakiplerine oranla sahip olduğu bir üstünlüğün veya avantajın olması
gerektiği kabul edilmektedir. Bu durum ABD hukukunda “tekel gücü”, ülkemizde ve
AB’de ise “hakim durum” veya daha genel olarak “pazar gücü” kavramlarıyla ifade
edilmektedir.
Olağan dışı düşük fiyat: Bu ifade ile maliyet altında satış kastedilmektedir. Eğer fiyat
indirimi firmanın ilgili ürün pazarındaki karlılığını sürdürmesine engel oluşturmayacaksa
yıkıcı fiyat söz konusu değildir. 110
Niyet: Yıkıcı fiyat tespitinde, fiyatın maliyetin altında olması yeterli görülmemekte, bu
fiyat politikasının rakibi piyasa dışında bırakma amacıyla uygulanıp uygulanmadığı
önem kazanmaktadır.
Hasat: Yıkıcı fiyat uygulamasının nihai amacı, fiyat kırarak rakipleri etkisizleştirdikten
sonra fiyatları tekrar yükseltmektir. ABD uygulamalarında yıkıcı fiyat tespiti için hasatın
olabilirliğinin gösterilmesi gereklidir. Brooke Kararında (509 U.S. 223) Yüksek
Mahkeme “Hasatın olabilmesi için düşük fiyat uygulamasının rakipler üzerinde istenen
etkiyi göstermesiyle, bir başka deyişle pazar dışına itilmesiyle yıkıcı fiyat uygulayan
firmanın fiyatı uygulama öncesindeki seviyenin çok üzerine çıkartabilmesi gerekir”
yorumunda bulunmuştur. Böylece yıkıcı fiyat için maliyetin altında satış yetmemekte; 120
yıkıcının, yıkıcı fiyat uyguladığı dönemdeki kayıplarının telafi edilebilmesi şartı da
aranmaktadır.
Yıkıcı fiyat uygulamasının oluştuğunun kabul edilebilmesi için yukarıda sayılan dört
unsur bir arada gerçekleşmelidir. Diğer bir ifadeyle, eğer yukarıda sayılan dört
unsurdan herhangi birinin varlığı gösterilemiyorsa yıkıcı fiyat yoluyla hâkim durumun
kötüye kullanıldığı savının reddedilmesi gerekmekte, ayrıca tek tek her bir unsurun
değerlendirilmesine ihtiyaç bulunmamaktadır.
İşbu dosya özelinde de, öncelikli olarak, Milangaz’ın ilgili ürün pazarı olan otogaz
pazarında hâkim durumda bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu
tespitin olumsuz olması halinde başka bir değerlendirme yapmaya ihtiyaç 130
bulunmamaktadır.
I.3.2. Hâkim Durum Değerlendirmesi
Dosyada yer alan EPDK’nın yayımlamış olduğu “2009 Yılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları
(LPG) Piyasası Sektör Raporu” çerçevesinde, 2009 yılı için Türkiye genelinde bazı
dağıtıcıların ürün bazındaki pazar paylarından görüldüğü üzere, Milangaz’ın 2009
yılında otogaz pazarındaki pazar payı %5 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca gerek LPG
pazarındaki toplam pazar payı, gerekse tüplü LPG, dökme LPG ve otogaz LPG
pazarlarındaki pazar payları açısından Aygaz ilk sırada yer almaktadır. Milangaz’ın yer
verilen pazar payları ve rakip teşebbüslerin payları bir arada değerlendirildiğinde,
10-42/732-239
4
Milangaz’ın Türkiye otogaz pazarında hâkim durumda olduğunu iddia etmek mümkün 140
gözükmemektedir.
Diğer taraftan EPDK’nın anılan raporları çerçevesinde 2009 yılı için bu defa Kırıkkale
ilinde bazı dağıtıcıların ürün bazında pazar paylarına bakıldığında ise, coğrafi pazarın
“Kırıkkale merkez” olarak dar tanımlanması durumunda, Milangaz’ın 2009 yılında tüm
LPG pazarındaki pazar payının %15,08; otogazdaki pazar payının ise %15,77 olduğu
görülmektedir. Milangaz gerek tüm LPG pazarı, gerekse de otogaz LPG pazarı
açısından da Kırıkkale ilinde birinci sırada yer almakla beraber, Milangaz’ın tüm LPG
pazarındaki %15.08’lik, otogazda ise %15,77’lik pazar payları, özellikle şikâyete konu
otogaz LPG pazarında Exengaz (%12,67) Akpet (%11,70), Kalegaz (%9,62), Akgaz
(%%7,73), Shell (%6,07), Petrol Ofisi (%5,43) yakın pazar paylı rakiplerin varlığı ile 150
beraber değerlendirildiğinde, Milangaz’ın anılan pazar paylarının bu pazarlar açısından
hâkim durum tespiti için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu bilgiler ışığında
Milangaz’ın Kırıkkale merkezde de hâkim durumda bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Yukarıda belirtildiği üzere, bir teşebbüsün yıkıcı fiyatlama yoluyla Kanun’un 6.
madesini ihlal ettiğini ileri sürebilmek için teşebbüsün hâkim durumda bulunduğunun
gösterilmesi gerekmektedir. Ancak yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler
çerçevesinde, Milangaz’ın gerek Türkiye genelinde gerekse Kırıkkale ilinde hâkim
durumda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Milangaz’ın yıkıcı fiyatlama
yaptığına yönelik iddianın reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
J. SONUÇ 160
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre, dosya konusu iddialara yönelik olarak
4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir
Full & Egal Universal Law Academy