AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
VE
KAYITTAN DÜŞÜRÜLME KARARI
Başvuru No. 52117/11
Coşkun MUSLUK / Türkiye
Başkan,
Ivana Jelić, Hâkimler, Arnfinn Bårdsen,
Darian Pavli
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Liv Tigerstedt’in katılımıyla 19 Mart 2020 tarihinde komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“İkinci Bölüm”), 20 Temmuz 2011 tarihinde yapılan başvuruyu ve davalı Hükümet tarafından Mahkemeyi başvuruyu kayıttan düşürmeye davet eden deklarasyonu göz önünde bulundurarak, yapılan müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
Başvuran ile ilgili ayrıntılı bilgiler ekli belgede yer almaktadır.
Başvuran, Mahkeme önünde İstanbul Barosuna bağlı Avukat H. Ersöz tarafından temsil edilmiştir.
Başvuranın, Sözleşme’nin 5. maddesinin 3 ve 4. fıkraları bağlamında, tutukluluk süresi ve buna itiraz etmek için etkili bir hukuk yolu bulunmadığı iddiasına ilişkin şikâyetleri Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dostane çözüm amacıyla yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Hükümet, söz konusu şikâyetlerle ileri sürülen meselelerin çözüme kavuşturulması amacıyla tek taraflı deklarasyon sunmak istediğini Mahkemenin bilgisine sunmuştur. Hükümet ayrıca, Mahkemeyi, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
Hükümet, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası bakımından ileri sürülen, tutukluluğa etkili şekilde itiraz etmek için hukuk yolu bulunmadığı bağlamındaki şikâyetin ihlal edildiğini kabul etmektedir. Hükümet, başvurana ekteki tabloda belirtilen meblağı ödemeyi taahhüt etmekte ve Mahkemeyi, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi uyarınca başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmektedir. Bu meblağ, ödeme tarihinde geçerli döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilecek ve Mahkemenin kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödeme yapılmaması halinde, Hükümet, sürenin sona erdiği tarihten ödeme yapılıncaya kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağını taahhüt etmektedir.
Bu ödeme, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
Tek taraflı deklarasyondaki taahhütler, bu karar tarihinden birkaç hafta önce başvurana iletilmiştir. Mahkeme başvuranın, deklarasyondaki taahhütleri kabul etmediğini belirttiği yanıtını almıştır.
Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendinin, davanın kayıttan düşürülmesine şu durumda imkân verdiğini hatırlatmaktadır:
“ (...) [Mahkemenin] saptadığı herhangi bir başka nedenden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse. ”
Dolayısıyla, bu hüküm gereğince, başvuranlar davalarının incelenmesinin sürdürülmesini talep etseler bile, Mahkeme, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayanarak başvuruları kayıttan düşürülebilir (Tahsin Acar/Türkiye (öncelikli sorun) [BD], No. 26307/95, §§ 75-77, AİHM 2003-VI).
Mahkemenin, tutukluluk haline itiraz etmek için etkili hukuk yolu bulunmaması konusunda net ve çok sayıda içtihadı bulunmaktadır (bk. örnek olarak, Cahit Demirel /Türkiye, No. 18623/03, §§ 29-34, 7 Temmuz 2009 ve Altınok/Türkiye, No. 31610/08, §§ 34-61, 29 Kasım 2011).
Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda yer alan imtiyazların niteliğini ve tazminat olarak önerilen meblağı (ki bu meblağ benzer davalarda ödenen meblağlara uygundur) göz önünde bulundurarak, söz konusu şikâyetin incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi).
Ayrıca yukarıda belirtilen değerlendirmeler ışığında, Mahkeme, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının, söz konusu şikâyetin incelenmesini gerekli kılmadığı kanaatindedir (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrası son cümle (in fine)).
Mahkeme son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmemesi halinde, Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğinin altını çizmektedir (Josipović/Sırbistan, (kk.) No.18369/07, 4 Mart 2008).
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, başvurunun Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası bağlamındaki şikâyet ile ilgili olarak kayıttan düşürülmesi uygundur.
Ayrıca, başvuranın maruz kaldığı tutukluluğun süresi ile ilgili Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrası bağlamındaki şikâyet hususunda, Hükümet, ilgilinin, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (“CMK”) 141. maddesiyle öngörülen tazminat yoluna sahip olduğunu belirtmektedir. Hükümet, başvuranın yukarıda belirtilen hükme dayanarak tazminat davası açabileceği ve açmış olması gerektiği kanaatindedir. Bu bağlamda, Mahkeme, başvuranın tutukluluk halinin serbest bırakılmasıyla son bulduğunu kaydetmektedir. Somut olayda, Mahkeme, ulusal hukuk sisteminin başvurana, tutukluluk süresi ile ilgili olarak CMK’nın 141. maddesi açısından Devlete karşı tazminat davası açma imkânı tanıdığını gözlemlemektedir (Demir /Türkiye ((kk.), No. 51770/07, §§ 17‑35, 16 Ekim 2012). Ancak Mahkeme, ilgilinin, böyle bir dava açmama nedenlerine dair ikna edici şekilde açıklama yapmadan, bu imkânı değerlendirmediğini kaydetmektedir. Bu nedenle, Mahkeme, başvuranın söz konusu hükme dayanarak ulusal mahkemelere başvuruda bulunmuş olması gerektiği; ancak başvurmadığı kanısındadır.
Dolayısıyla Mahkeme, Hükümetin itirazını kabul etmekte ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olduğu gerekçesiyle, başvuranın Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrası bağlamındaki şikâyetini reddetmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin deklarasyonunda, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası ile ilgili açıklamaları ve verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulların dikkate alınmasına;
Başvurunun bu kısmının, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi uyarınca, kayıttan düşürülmesine;
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilerek, 9 Nisan 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Liv Tigerstedt Ivana Jelić Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Başkan
EK
Sözleşme’nin 5. maddesinin 3 ve 4. fıkraları bağlamındaki şikâyetler ile ilgili başvuru
(tutukluluk süresi ve buna itiraz etmek için etkili hukuk yolu bulunmaması)
Başvuru Numarası ve Tarihi
Başvuranın Adı ve Doğum Tarihi
Temsilcinin Adı ve İkametgâhı
Hükümetin Deklarasyonunun Alındığı Tarih
Başvuranın Yazısının Alındığı Tarih
Maddi ve Manevi Tazminat ile Başvuran Tarafından Yapılan
Masraf ve Giderler İçin Ödenen Meblağ
(Avro cinsinden)[1]
52117/11
20.07.2011
Coşkun MUSLUK
25.11.1985
Ersöz Hüseyin
İstanbul
28.10.2019
10.12.2019
450
[1] Başvuran tarafından ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere.
Full & Egal Universal Law Academy