AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No. 2175/13
Ali İNAN / Türkiye
Başkan
Julia Laffranque,
Hâkimler
Ivana Jelić,
Arnfinn Bårdsen
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 2 Temmuz 2019 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), yukarıda belirtilen 14 Aralık 2012 tarihli başvuruyu ve davalı Hükümet tarafından sunulan görüşler ile başvuran tarafından bu görüşlere verilen cevapları dikkate alarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE OLGULAR
1. Başvuran Ali İnan 1957 doğumlu bir Türk vatandaşı olup Yalova’da ikamet etmektedir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Davanın kendine özgü koşulları, taraflarca ifade edildiği şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
4. Başvuruya konu olayların yaşandığı tarihte, başvuran Yalova - Termal İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmaktadır.
5. Başvuran 28 Nisan 2008 tarihinde, İstanbul’un beş ilçesindeki milli eğitim müdürü görevlerinden birine atanma talebiyle idareye başvurmuştur.
6. İdare cevap vermeyerek, talebi zımnen reddetmiştir.
7. Belirtilmemiş bir tarihte, başvuran zımni ret işleminin ve ilgili kadrolara yapılan atamaların iptali talebiyle Bursa İdare Mahkemesi nezdinde dava açmıştır.
8. İdare Mahkemesi, 30 Nisan 2009 tarihinde, kısmen başvuranın lehinde bir karar vermiştir. Mahkeme, Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yapılan atamaya ilişkin işlem ile başvuranın bu kadroya atanmamasına ilişkin zımni ret işlemini iptal etmiştir. Mahkeme davanın geri kalanını reddetmiştir.
9. Davalı idarenin temyizi üzerine, Danıştay 15 Temmuz 2011 tarihinde İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yapılan atamaya ve başvuranın bu konudaki talebinin zımni reddine ilişkin kısmını bozmuştur. Danıştay; zımni reddin yer bakımından (rationae loci) Bursa mahkemelerinin yetki alanına, Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yapılan atamanın ise İstanbul mahkemelerinin yetki alanına girdiği kanaatine varmıştır.
10. Belirtilmeyen bir tarihte, İdare Mahkemesi, Danıştay kararına uyarak, başvuranın talepleri için ayrı davalar açması gerektiği gerekçesiyle başvuranın taleplerini reddetmiştir.
11. Belirtilmeyen bir tarihte, başvuran talebinin idare tarafından zımni reddine ilişkin olarak İdare Mahkemesinde yeni bir dava açmış ve buna ek olarak, 30 Nisan 2009 tarihli kararın icrasının edilmemesi sebebiyle tazminat davası açmıştır.
12. İdare Mahkemesi, 25 Haziran 2012 tarihli iki kararla başvuranın taleplerini reddetmiştir.
13. Danıştay, 21 Kasım 2013 tarihinde bu iki kararı onamıştır.
14. Bununla beraber, başvuran 30 Nisan 2009 tarihli karar Danıştay tarafından bozulmadan önce, idari yargıda birçok kez Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne atanma talebinin idare tarafından reddedilmesine yönelik işlemlerin iptaline yönelik davalar açmış ve 30 Nisan 2009 tarihli karar da dahil olmak üzere, lehine verilen kesin olmayan kararların uygulanmaması nedeniyle tazminat talebinde bulunmuştur.
15. Bu davaların bazılarında, ilk derece idare mahkemeleri başvuran lehine kararlar vermiş ancak bu kararlar daha sonra Danıştay tarafından bozulmuştur.
16. Başvuran, 15 Aralık 2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak özellikle, lehine verilen mahkeme kararlarının icra edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuştur.
17. Anayasa Mahkemesi, 12 Aralık 2017 tarihinde, başvuran tarafından yapılan başvurunun, açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle, kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
ŞİKÂYET
18. Başvuran, Sözleşme’nin 1, 6, 13, 14 ve 17. maddelerini ileri sürerek, lehine verilen mahkeme kararlarının icra edilmemesinden şikâyet etmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
19. Başvuran, Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne atamasının yapılmaması nedeniyle lehine verilen mahkeme kararlarının idare tarafından yerine getirilmediğini iddia etmektedir. Bu bağlamda, başvuran özellikle 30 Nisan 2009 tarihli karara ve ilk derece idare mahkemeleri tarafından lehine verilen kararlara atıfta bulunmuştur (bk. yukarıda § 15).
20. Hükümet, başvuranın taleplerinin idari mahkemeler tarafından kesin olarak reddedildiğine dikkat çekmiştir. Hükümet, Ouzounis ve diğerleri / Yunanistan davasına (no. 49144/99, 18 Nisan 2002) atıfta bulunarak, Sözleşme’nin 6. maddesinin, yüksek mahkemeler tarafından incelemeye tabi tutulan ve bozulma ihtimali bulunan yargı kararlarının icrasını güvence altına almadığını ileri sürmüştür.
21. Mahkeme, başvuranın şikâyetinin münhasıran Sözleşme’nin 6 § 1. maddesi açısından incelenmesi gerektiğini değerlendirmektedir (diğerlerinin yanı sıra, Okyay ve diğerleri / Türkiye, no. 36220/97, § 72, AİHM 2005-VII).
22. Mahkeme, herhangi bir mahkeme tarafından verilen bir kararın icrasının, Sözleşme’nin 6. maddesi anlamında “yargılamaların” ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi gerektiğini kaydetmiştir (bk. anılan karar). Bununla birlikte, Mahkeme, Hükümetin iddiasının aksine, 6. maddenin, yalnızca kesinleşmiş ve bağlayıcı yargı kararlarının uygulanmasını değil, aynı zamanda yüksek mahkemeler tarafından incelemeye tabi tutulan ve bozulma ihtimali bulunan kararları da koruduğunu hatırlatır (Ouzounis ve diğerleri, yukarıda anılan diğerleri, § 21).
23. Mevcut davada Mahkeme, 30 Nisan 2009 tarihli karar da dâhil olmak üzere, başvuranın lehine verilen mahkeme kararlarının, ilk derece mahkemesi tarafından verildikleri ve somut davada olduğu gibi muhtemelen bozulabilecekleri için kesin olmadıklarını gözlemlemiştir (bk. yukarıdaki 9 ve 15. paragraflar).
24. Bu koşullarda, Danıştay’ın başvuranın iddialarını dayandırdığı kararları bozduğu göz önünde bulundurulduğunda; Mahkeme, idarenin iç hukuk uyarınca kararları uygulaması gerektiği düşünüldüğünde bile, İdarenin bu kararlara uymadığı iddiasını Sözleşme’nin 6 § 1. maddesinin gerekliliklerine aykırı bulamamıştır (yukarıda anılan Ouzounis ve diğerleri, § 21).
25. Sonuç olarak, başvuru açıkça dayanaktan yoksundur ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının 3. ve 4. fıkraları uyarınca reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 5 Eylül 2019 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Bölüm Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy