AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No: 65227/19 ve 6465/20
Suat İNCEDERE/TÜRKİYE ve Hasan YILDIZ/TÜRKİYE
Başkan
Valeriu Griţco,
Hâkimler
Egidijus Kūris,
Branko Lubarda,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla, 12 Ekim 2021 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi,
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 1971 ve 1978 doğumlu olan, Edirne’de tutuklu bulunan ve Mahkeme önünde İstanbul Barosuna bağlı Avukat G. Tuncer tarafından temsil edilen Türk vatandaşları Suat İncedere ve Hasan Yıldız’ın (“başvuranlar”) 19 Kasım 2019 ve 7 Ocak 2020 tarihlerinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvuruyu (no. 65227/19 ve 6465/20),
Başvuranların ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkin şikâyetin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde Türkiye yetkilisi olan Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesine ve başvuruların geri kalanının kabul edilemez olduğuna ilişkin kararları,
Tarafların görüşlerini dikkate alarak gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
1. Başvurular, cezaevinde tutuklu bulunan başvuranlara, açlık grevi yaptıkları gerekçesiyle cezaevi idaresi tarafından verilen disiplin cezalarıyla ilgilidir.
2. Başvuranlar, olayların meydana geldiği dönemde, Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunmaktadırlar. Başvuranlar, 17 Temmuz 2017 tarihinden itibaren üç gün boyunca, yetkili makamlar tarafından bir kanun hükmünde kararname ile görevlerinden uzaklaştırılan edilen iki öğretmene desteklerini göstermek amacıyla, diğer altı tutuklu ile birlikte açlık grevi başlatmışlardır.
3. Cezaevi idaresi, 1 Ağustos 2017 tarihinde, ilgililere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 40. maddesinin 2. fıkrasının g) bendi uyarınca bazı sportif, kültürel ve sanatsal etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası verilmesine karar vermiştir. Bu bağlamda cezaevi idaresi, başvuranların yapmış olduğu açlık grevinin, idarenin eylemlerine karşı bir tepki veya kişisel haklarına ilişkin bir talep olarak değerlendirilemeyeceğini tespit etmiştir.
4. Edirne İnfaz Hâkimliği ve Edirne Ağır Ceza Mahkemesi, başvuranlar tarafından eylemlerini haklı göstermek için ileri sürülen gerekçenin, meşru ve kabul edilebilir olmadığı ve disiplin cezası kararının usule ve kanuna uygun olduğu kanaatine vararak, başvuranlar tarafından cezaevi idaresinin kararına karşı yapılan itirazları reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi de, açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle başvuranların bireysel başvurularını reddetmiştir.
5. Başvuranlar, Sözleşme’nin 10. maddesini ileri sürerek, kendilerine verilen cezanın, ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini iddia etmektedirler.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
A. Başvuruların Birleştirilmesi Hakkında
6. Mahkeme, başvurulardaki olay ve olgular ile hukuki sorunların benzerliğini dikkate alarak, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 42. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, başvuruların birleştirilmesine karar vermiştir.
B. Sözleşme’nin 10. Maddesine İlişkin Şikâyet Hakkında
7. Başvuranlar, kendilerine göre ifade özgürlüğü kapsamına giren bir eylem sebebiyle cezalandırıldıklarından şikâyet etmektedirler. Başvuranlar, bu bağlamda Sözleşme’nin 10. maddesini ileri sürmektedirler.
8. Hükümet, bir kabul edilemezlik itirazı ileri sürmektedir. Hükümet, başvuranların, iddialarını bağımsız mahkemeler önünde sunma imkânına sahip olduğunu ve bu mahkemelerin söz konusu iddiaları usulüne uygun olarak incelediklerini ve ikincillik ilkesi bakımından, bu şikâyetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Hükümet, davanın esasına ilişkin olarak, somut olayda, benzer bir şikâyet içeren ve kabul edilemez olduğuna karar verilen Atilla ve diğerleri/Türkiye davasında (no. 18139/07 ve 57 diğer başvuru, 11 Mayıs 2010) Mahkemenin vardığı sonuçtan ayrılması için hiçbir sebep bulunmadığı kanaatindedir.
9. Başvuranlar, makamların kendilerine ihtilaf konusu cezayı vererek, Ceza İnfaz Kurumunda sahip oldukları haklardan kendilerini keyfi olarak yoksun bıraktıklarını iddia etmektedirler.
10. Başvuranlara, açlık grevi başlattıkları gerekçesiyle bir ceza verilmesi, ilgililerin ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale teşkil etmektedir (yukarıda anılan Atilla ve diğerleri). Ayrıca, bu müdahalenin, 5275 sayılı Kanun’un 40. maddesinin 2. fıkrasının g) bendi tarafından öngörüldüğü ve düzenin korunması ve suçun önlenmesi gibi meşru amaçlar izlediği hususlarına taraflarca itiraz edilmemektedir.
11. Mahkeme, müdahalenin gerekliliğiyle ilgili olarak, ifade özgürlüğü konusundaki içtihadından doğan ve bilhassa Bédat/İsviçre ([BD], no. 56925/08, 29 Mart 2016) ve Kula/Türkiye (no. 20233/06, §§ 45‑46, 19 Haziran 2018) kararlarında özetlenen ilkeleri hatırlatmaktadır.
12. Somut olayda ihtilaf konusu ceza, başvuranlara, cezaevinde düzenin yeniden tesis edilmesi ve ilgililerin ve diğer tutukluların, kişisel durumlarını ilgilendirmeyen nedenlerle benzer açlık grevlerine yeniden başlamalarını engellemek amacıyla verilmiştir. Başvuranlar tarafından yapılan açlık grevinin toplu niteliği, benzer açlık grevlerinin, cezaevinde düzen ve disiplin açısından teşkil edeceği risk ve verilen cezanın orantılı niteliği dikkate alındığında, bu cezanın, ilgililerin ifade özgürlüğünün kullanımına yapılan orantısız bir ceza olduğu kanaatine varılamaz (yukarıda anılan Atilla ve diğerleri).
13. Mahkeme, yukarıda belirtilenleri dikkate alarak, Hükümetin itirazının kabul edilmesine ve başvuruların, Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi ve 4. fıkrası uyarınca, açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar vermektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine,
Başvuruların kabul edilemez olduğuna
karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilerek, 18 Kasım 2021 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan Bakırcı Valeriu Griţco
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan