AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No: 40695/10
Ali NERGİZ / Türkiye
Başkan,
Paul Lemmens,
Hâkimler,
Valeriu Griţco,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 19 Haziran 2018 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
25 Mayıs 2010 tarihinde yapılan yukarıdaki başvuruyu göz önüne alarak,
26 Ağustos 2013 tarihli kararı göz önüne alarak,
davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere cevaben başvuran tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak,
gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Ali Nergiz, 1982 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, başvurunun yapıldığı dönemde Diyarbakır Cezaevinde tutuklu bulunmaktaydı. Mahkeme önünde Diyarbakır Barosuna kayıtlı avukatlar M. Danış Beştaş ve M. Beştaş tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi yetkilisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Dava konusu olaylar, taraflarca ibraz edildiği şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
4. Başvuran, 11 Ekim 2008 tarihinde, terör örgütü üyeliği şüphesiyle yakalanarak gözaltına alınmıştır.
5. Başvuran, 15 Ekim 2008 tarihinde, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde hakim önüne çıkarılmış ve tutuklanmasına karar verilmiştir.
6. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı, 16 Aralık 2008 tarihinde, diğerlerine ilaveten, Devletin birlik ve beraberliğini bozmaya teşebbüs ile terör örgütüne yardım ve yataklık suçlamasıyla, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine başvuran hakkında bir iddianame sunmuştur.
7. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Kasım 2013 tarihinde, başvuranın atılı suçlardan mahkumiyeti ile birlikte tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.
8. Dava dosyasında, Yargıtay önündeki temyiz sürecinin akıbetine dair başka bir bilgi bulunmamaktadır.
B. İlgili iç hukuk
9. İlgili iç hukuka ilişkin bilgiler Koçintar/ Türkiye (no. 77429/12, § 9-26, 30, 1 Temmuz 2014) kararında bulunmaktadır.
ŞİKÂYET
10. Başvuran, Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi kapsamında, tutukluluk süresinin uzunluğu hakkında şikâyette bulunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
11. Başvuran, Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi kapsamında, tutukluluk süresinin uzunluğu hakkında şikâyette bulunmuştur.
12. Hükümet, başvuranın iç hukuk yollarını tüketmediğini, zira 23 Eylül 2012 tarihinde halen tutuklu bulunduğunu ve Anayasa Mahkemesine başvurması gerektiğini ileri sürmüştür.
13. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi önündeki yeni hukuk yolunun temel yönlerini inceleyen Mahkeme, Türkiye Büyük Millet Meclisinin söz konusu mahkemeye, kural olarak, 23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşen bütün kararlar bakımından, Sözleşme’yle korunan hak ve özgürlüklerin ihlallerine yönelik doğrudan ve hızlı bir tazmin sağlamasına imkan tanıyan yetkiler verdiğini ve bu hukuk yolunun kullanılması gereken bir hukuk yolu olduğunu belirtmiştir (bk. Hasan Uzun/Türkiye (k.k.), no. 10755/13, §§ 68-71, 30 Nisan 2013).
14. Mahkeme ayrıca, Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin 23 Eylül 2012 tarihinde başladığını ve bu kapsamda verilen kararlardan açıkça anlaşıldığı üzere, zaman bakımından yetkisinin, bireysel başvuru hakkının kabulünden önce başlayan ve belirtilen tarih itibariyle devam etmekte olan bir ihlali içeren durumları da kapsayacak şekilde genişletilmesine karar verdiğini belirtmektedir.
15. Somut davada, başvuranın tutukluluğu 15 Ekim 2008 tarihinde başlamış ve 12 Kasım 2013 tarihinde mahkum edilmesiyle sona ermiştir. Dolayısıyla, 23 Eylül 2012 tarihinden önceki dönem de dahil olmak üzere, başvuranın tutukluluğu, Anayasa’nın zaman bakımından yetkisi kapsamındadır (bk. Koçintar/Türkiye (k.k.), no 77429/12, §§ 15-26, 39, 1 Temmuz 2014 ve Levent Bektaş/Türkiye, no. 70026/10, §§ 40-42, 16 Haziran 2015).
16. Sonuç olarak, Mahkeme, Hükümet’in ilk itirazını dikkate alarak, başvurunun, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle reddedilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 12 Temmuz 2018 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıPaul Lemmens
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy