İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/24
KARAR NO:2018/11
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ... numaralı abonesi olduğunu, müvekkilinin faturalarını bugüne kadar düzenli bir şekilde ödediğini, ödemiş olduğu faturalar incelendiğinde, müvekkilinden haksız bir şekilde kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli ve sayaç okuma bedeli adı altında paralar tahsil edildiğini, müvekkilinin dava konusu süre içinde kesinlikle kaçak elektrik kullanmadığını, müvekkili ile davalı arasında yapılan abonelik sözleşmelerinin maktu sözleşmeler olup bu sözleşmelerde müvekkilinin herhangi bir değişiklik yapma şansının olmadığını, müvekkilinin kayıp kaçak bedelini haksız bir şekilde ödediği gerçeğinin ... ... ... Dairesi ve ... ... ... Kurulunun kararları ile açıkça ortaya çıktığını, faturaların bir kısmında kayıp kaçak bedeli göründüğünü ancak bazılarında ise görünmediğini, faturalarda gösterilmemesine rağmen kayıp kaçak bedelinin faturaya yansıtıldığını, müvekkilinden tahsil edilen bedelin toplam miktarının kaç TL olduğu bilinmediği için hesaplanmasının da mümkün olmadığından davalarının belirsiz alacak davası şeklinde açıldığından bahisle davalı şirketin müvekkilden geriye dönük olarak 2011 yılının Şubat ayına kadar haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı bir şekilde tahsil ettiği Kayıp Kaçak Bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, İletim Bedeli, Dağıtım Bedeli, Sayaç Okuma Bedelleri ve bu bedeller üzerinden alınan KDV'nin tespit edilerek, tespit edilen tüm bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya geri ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin elektrik piyasasında tedarik lisansı ile faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında 01/10/2013 - 31/03/2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... Sözleşmesi akdedildiğini, sözleme uyarınca müvekkili şirket tarafından abone konumunda olan davacıya talepte bulunduğu tesisleri için elektrik enerjisi satışı gerçekleştirildiğini, davacı ile akdedilen sözleşmeye göre sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, husumet yönünden davanın reddini, esasa ilişkin olarak da; müvekkili şirketin tedarikçi sıfatıyla, serbest tüketici niteliğinde sahip abonelere perakende elektrik enerjisi satışı gerçekleştirdiğini, serbest tüketici limitinin her sene kurum tarafından belirlendiğini, davacının serbest tüketici sıfatı ile elektriği müvekkili şirketten temin ettiğini, müvekkili tarafından temin edilen elektrik enerjisinin diğer davalı dağıtım şirketi tarafından ilettim hatları vasıtasıyla taşınarak davacıya teslim edildiğini, mevzuat gereği elektriğin iletimi ve iletim hatlarıyla ilgili tüm sorumluluk ve iletim sistemindeki kayıp ve kaçakları önleme yükümlülüğünün diğer davalı dağıtım şirketine ait olduğunu, kayıp kaçak bedellerinin tedarik şirketleri tarafından Elektrik Piyasası Tarifeler yönetmeliğine göre tüketiciden tahsil edildiğini, ancak daha sonra mevzuata uygun olarak dağıtım şirketlerine ödendiğini, abonelerden kayıp kaçak bedeli alınmasının hukuka ve mevzuata uygun olduğu, davacı tarafından talep edilen iletim. Dağıtım ve sayaç okuma bedelleriyle ilgili dağıtım şirketi tarafından müvekkili şirkete iletilen faturalarda yer aldığını ve bu bedellerin müvekkili şirket tarafından aboneliklerine dağıtım şirketin ödenmek üzere yansıtıldığını, müvekkili şirketin iş bu bedellerin tahsilinde sadece aracılık ettiğini, perakende satış hizmet bedelinin ise abone ile akdedilen anlaşma çerçevesinde aboneden tahsil edildiğinden bahisle davanın reddi ile yargılama gideri ve ücreti vekalet talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesi kapsamında, tüketilen elektrik üzerinden tahsil edilenayıp Kaçak Bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, İletim Bedeli, Dağıtım Bedeli, Sayaç Okuma Bedelleri ve benzeri adı altında faturalara yansıtılan ve tahsil edilen bedellerin geriye dönük olarak 2011 yılının Şubat ayına kadar olan kısmının tespiti ve tahsili istemine ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin Kararlarında; Anayasa'nın Vergi Ödevi Başlıklı 73. Maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler Kanun ile konulur, değiştirilir veya kaldırılır" şeklindeki düzenlemeye göre kayıp kaçak, sayaç okuma, dağıtım , perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve 2. Mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK 'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesinde şeffaf Hukuk Devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının dağıtım şirketleri yararına sebepsiz zenginleşme oluşturduğu ve bu nedenle de hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.
Davacı Elektrik Satış Sözleşmesi kapsamında tüketilen elektriğe ilişkin faturalara yansıtılan Kaçak Bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, İletim Bedeli, Dağıtım Bedeli, Sayaç Okuma Bedelleri ve benzeri adı altında faturalara yansıtılan ve tahsil edilen bedellerin haksız tahsil edilmiş olması nedeniyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
17/06/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. Maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17.maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d), (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bent ile "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek, tüketici hakem heyetlerinin ve mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedellerinin kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde enerji piyasası düzenleme kurumunun kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.
6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile aynı zamanda 6446 sayılı yasaya eklenen geçici 19.madde ile; "bu maddeyi ihtas eden kanun ile öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve kurul kararlarının bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü getirilmiştir. 6719 sayılı yasanın geçici 26. maddesi ile 6446 sayılı yasaya eklenen 20.maddesi; "kurul kararlarına uygun şekilde taahhuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.
Mahkememizce ... Esas sayılı dosya üzerinden 6446 sayılı kanuna 6719 sayılı kanunun 26. Maddesi ile eklenen geçici 20. Maddesinin 1 numaralı fıkrasının Anayasa'nın 2, 13, 36 ve 40. Maddelerine aykırı olduğu bu nedenle iptaline karar verilmesi için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunmuş , bu başvuru Anayasa Mahkemesince 27/06/2016 tarih itibariyle ...Esas numarasına kaydı yapılmıştır. Anayasa'nın 152/3 maddesine göre Anayasa Mahkemesi, mahkemelerden anayasaya aykırılık iddiası ile yapılan iptal başvurularını kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmez ise Mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır." hükmünü içermektedir.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden; Anayasa Mahkemesi'ne yapılan iptal başvurusuna başvurunun Anayasa Mahkemesine ulaşıp esas numarası almasından itibaren 5 aylık süre içerisinde Anayasa Mahkemesi tarafından bir karar verilmemiş olduğundan mahkememizce, Anayasa'nın 152/3 maddesi gereğince yürürlükteki kanun hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu'nda yapılan değişiklikler ile kurulca düzenlemeye tabi olacak tarifeler sayılarak tanımları yapılmış ve kurulca düzenlemeye tabi tarifelerin doğrudan nihai tüketiciye veya nihai tüketiciye yansıtılmak üzere ilgili tüketiciye enerji tedarik eden lisans sahibi tüzel kişilere yansıtılacağı düzenlenmiştir. 6719 sayıl yasa ile, 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu'na eklenen geçici 20.madde de; kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükmünün uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 6719 sayılı yasa ile değişik, 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu 17.maddesi de değişiklik sonrası 6446 sayılı yasa kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması öngörülen tarifelerin, ilgili tüzel kişi tarafından kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm faaliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanacağı ve onaylanmak üzere kuruma sunulacağı, kurulun mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini isteyebileceği veya gerekmesi halinde resen revize ederek onaylayacağı, ilgili tüzel kişilerin kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamak ile yükümlü oldukları, tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağladığı, bir gerçek veya tüzel kişinin tabi olduğu tarifede öngörülen ödemelerden herhangi birini yapmaması halinde, söz konusu hizmetin durdurulabilmesini içeren usul ve esasların kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükmünü getirmiştir.
6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu'nda yapılan değişiklikler birlikte değerlendirildiğinde; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan bedeller ile ilgili olarak açılan ve halen derdest olan davalar, 6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı yasada yapılan değişlikler nedeniyle konusuz kalmıştır.
Davacının açmış olduğu dava; 6446 sayılı yasada, 6719 sayılı yasa ile yapılan değişiklik uyarınca konusuz kalmış olması nedeniyle, dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın konusuz kalmış olması nedeniyle DAVA HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 31,40 TL'nin, peşin alınan 51,24 TL harçtan mahsubu fazla olan bakiye 19,84 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL harç ile, yine davacı tarafından yapılan 56,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.980,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayacak olan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
dair davacı vekilinin, davalı ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere karar verildi. 10/01/2018
Katip ... Hakim ...