Olası Kast ile Yaralamaya Neden Olmak suçundan dolayı sanık hakkında Dairemizce verilen hükmün Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2019/2206-4877 E-K. Sayılı ve 12/11/2019 tarihli ilamı ile kısmen bozularak Dairemize gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda;
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3693 Esas sayılı ve 01/04/2016 tarihli iddianamesi ile özetle, olay gecesi sanığın kullandığı 06... plakalı araç ile yanında E. Ö., H. C. ve M. R. 'de olduğu halde, Ulus/Kızılay istikametinden Etimesgut istikametine bölünmüş Ankara bulvarına ters yönden girip seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, karşı yönden nizami şeridinden gelen M. İ.'in kullandığı ve yanında F. İ., A. İ., N. İ. , H. M. İ. ve Z. İ. 'in olduğu 06... plakalı araçla karşılıklı çarpışmaları sonucunda F. İ., A. İ., N. İ. , M. İ., E. Ö. ve H. C. 'ün vefat ettikleri, H. M. İ., Z. İ. ve M. R. 'in de yaralandıkları, olay sırasında sanığın 2.18 promil alkollü olduğunun belirlendiği, bu suretle sanığın Bilinçli Taksirle Ölüme ve Yaralamaya Neden Olmak suçunu işlediğinden bahisle TCK.nun 85/2, 22/3, 53/6, 63, 54/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Sanık yaralanmasından dolayı 29/02/2016 tarihinde tespit edilen ilk ifadesinde, 06... plakalı aracın kendisine ait olduğunu, olay gecesi saat 22.00 sıralarında E. Ö. ve H. C. 'ü evlerinden, Hami'nin arkadaşı olan M. R. 'i de sanayiden aldığını, benzin alana kadar aracı kendisinin kullandığını, benzin aldıktan sonra ise alkolden dolayı ehliyetine el konulduğu için aracı E.'nin kullanmasını istediğini, E.'nin kullandığı araçla Maltepe semtine eğlence mekanına giderek alkol aldıklarını, gece saatlerinde mekandan çıktıklarını ve bu esnada aracın anahtarının kendisinde olmadığını, bundan sonra ve kaza sırasında aracı kimin kullandığını, kazanın nerede ve nasıl olduğunu, Atatürk Orman Çiftliğine gittiklerini hatırlamadığını savunmuş, aynı tarihli Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde de benzer savunma ile bu kez aracı kendisinin kullanmadığını belirtmiş, sanığın sonraki tüm aşamalarda ise ilk karakol ifadesi ile uyumlu savunma yaptığı anlaşılmıştır.
Katılan H. M. İ. vekili şikayetçi olduğunu beyan ve sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir.
H. Başıbüyük, H. Ö., M. H. B. ve A. C. ( bozma öncesi katılanlar ) benzer şekilde olayı görmediklerini beyan etmişler, M. R. 'de ( bozma öncesi katılan ) aşamalarda, olay günü işten çıktıktan sonra sanığın kullandığı araç ile H. C. ve E. Ö.'ün geldiklerini, birlikte adliyenin yanında araç içinde bira içtiklerini, daha sonra saat 02.30 sıralarında Atatürk Orman Çiftliğine gidip kokoreç yediklerini, ardından sanığın kendilerine evlerine bırakacak olduğunu ve onun kullandığı araca bindiklerini, ancak hangi yoldan gittiklerini ve kazanın nasıl olduğunu hatırlamadığını, aracın sağ ön tarafında E. Ö.'ün oturduğunu, kendisi ile H. C. 'ün ise arkada oturduklarını beyan etmiştir.
Dinlenen tanıklardan H. Y. anlatımında, itfaiye görevlisi olduğunu, ihbar üzerine olay yerine gittiklerini ve iki aracın sıkışmış olduğunu, sanığa ait aracın ön tarafından iki kişi çıkardıklarını ve ikisinin de yaralı olduğunu, ancak hangisinin şoför mahallinde oturduğunu hatırlamadığını, bu aracın arkasında ve kafası iki koltuk arasında sıkışan bedence iri bir şahsın da vefat etmiş olduğunu, arkadaki diğer kişinin ise daha önceden vatandaşlar tarafından çıkarılmış olduğunu beyan etmiş, tanık A. E., ambulans aracının şoförü olduğunu, olay mahalline gittiklerinde yere savrulmuş dört kişinin olduğunu, sanığı görmediğini beyan etmiş, tanık S. A. , olay yerine sonradan giden ambulansta sağlık görevlisi olduğunu, bir araç içinde ölmüş dört kişi olduğunu, araçların şoför mahallinde kimlerin olduğunu hatırlamadığını beyan etmiş, tanık Nalan B., olay yerine en son gelen ambulansta doktor olduğunu, sanığa ait aracın ön kısmında ölmüş bir kişi olduğunu ve bu kişinin şoför mahallinde olduğunu düşündüğünü beyan etmiş, tanık S. E. , olay günü Ankara bulvarında kar küreme görevi için durduğunu ve aracının içinde oturduğunu, karşıdan ters yönden bir araç geldiğini görünce selektör yaptığını ve ancak kendisini görmediklerini, aracın hızının 140-150 km. olduğunu tahmin ettiğini ve hatta “bunlar birinin canını yakacak” diye düşündüğünü, kendisinin de tersten gidecek olduğunu ve kaza yapacağını düşünerek vazgeçip ileriden döndüğünü, 2-3 dakika kadar sonra olay yerine geldiğinde kaza olduğunu gördüğünü ve ancak ilk anda iki aracın çarpıştığını anlamadığını, olaya müdahale eden ilk kişinin kendisi olduğunu, normal şeridinde giden aracın kapısını açarak kız çocuğunu çıkarttığını, diğerlerinin ise ara yere düşmüş olduklarını ve sesleri çıkmadığını, daha sonra ters şeritten gelen aracın oraya geçtiğini, önde iki kişinin olduğunu ve sağ ön taraftaki kişinin, yanındaki camdan dışarı çıkmış olduğunu, şoför koltuğunda ise eli yüzü kan içinde olan sanığın oturduğunu ve hatta “beni kurtarın, canım yanıyor” diye bağırdığını, bu aracın arka tarafından çıkartılan kişinin kesinlikle sanık olmadığını beyan etmiş, bu tanığın sanığı duruşma sırasında ve huzurda teşhis ettiği görülmüş, ayrıca E. Ö.'ün fotoğrafı gösterildiğinde de, bu şahsın kesinlikle şoför mahallinde olmadığını beyan etmiş, tanık V. Can Işık, olay yerine ilk giden ekipte olduğunu, ters şeritte giden aracın şoför mahalli ve arka koltuklarının boş olduğunu, ancak tanık S. E. 'ın beyanı ile bu aracın şoför mahallindeki kişinin sağ bacağından yaralı olduğunu öğrenmesi üzerine şoför olarak sanığı tespit ettiklerini beyan etmiş, tanık Y. S., olay yerine gittiklerinde bir kaç ceseden dışarıda olduğunu ve ayrıca sanığa ait aracın şoför mahallinin boş olduğunu, tanık S. E. 'ın beyanı ile ters yönden gelen araç ile düz seyrinde olan aracın kafa kafaya çarpıştıklarını öğrendiğini ve ters yönden gelen aracın şoför mahallinin boş olduğunu, şoför mahallinden çıkartılan kişinin sağ bacağının yaralı olduğunu ve sağ kaldığını söylemeleri ile sanığın ismine ulaştıklarını beyan etmiş, itfaiye görevlisi tanık M. E. 'nın da, olay yerine gittiklerinde sanığın aracında iki kişinin yaşadığını gördüklerini ve sürücüyü çıkardıklarını, sürücünün yaşadığını ve yüzü gözünün kan içinde olduğunu, şoför mahalli yanındaki kişinin de yaşadığını beyan ettiği, duruşmada hazır bulunan sanığın ise şoför olup olmadığını bilmediğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut ve Adli Tıp Kurumu Ankara Şube Müdürlüğünden alınan 02/03/2018 tarihli rapora göre, olay nedeni ile katılan H. M. İ.'in hayati tehlike geçirecek ve vücudunda ağır ( 4 ) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının belirlendiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi tarafından düzenlenmiş 27/04/2016 tarihli rapora göre, 06... plakalı aracın şoför kısmı hava yastığı üzerinden alınan 2 adet kan lekesinden elde edilen birbirleri ile uyumlu erkek cinsiyetli DNA profillerinin, sanıktan elde edilen DNA profilinden farklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan Ankara Numune ve Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenmiş 06/02/2016 tarihli kan tahlil raporuna göre, sanığın saat 04.38 itibarı ile 218 mg/dl ( 2.18 promil ) alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan Trafik Kaza Tespit Tutanağı, Olay Yeri İnceleme Raporu, CD İzleme Tutanağı, Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Diğer Hizmetler Raporu içeriği ile diğer belgeler ve raporlar incelenmiş, buna göre vaktin gece, havanın yağmurlu ve zeminin ıslak-nemli olduğu, sürücü M. İ.'in aracı ile Ankara bulvarı üzerinde Ulus/Kızılay yönünde normal yolunda seyir halinde iken, marşandiz köprüsü üzerinden Ankara bulvarına tersten girerek Etimesgut yönüne ters yönden ve en sağ şeritten hızlı bir şekilde seyreden sanığın kullandığı araçla Güvercinlik alt geçidi noktasında çarpıştıklarının tespit edildiği, görüntülere göre de, plakası ve markası görünmeyen aracın seyir halinde iken fren lambalarının yandığı, aynı yolda ters istikamette gelen araç ile çarpıştıklarının belirlendiği anlaşılmış, kazanın oluş anını gösterir bu CD Dairemizce de izlenmiştir.
Dosyada mevcut Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenmiş 18/03/2016 tarihli rapora göre, sanığın, kullandığı 06... plakalı kamyonet ile Ulus/Kızılay istikametinden Etimesgut istikametine bölünmüş Ankara bulvarını takiben seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, alkollü olduğu halde trafikte seyre çıktığı, bölünmüş çok şeritli yola tersten girip seyrini sürdürdüğü, bu hali ile mevcut şartlarda meydana gelen olaya sebebiyet verdiği, şerit ihlali yaptığı anlaşıldığından asli kusurlu olduğu, seyrini nizami kendi yol bölümün takiben sürdüren diğer araç sürücüsü M. İ.'in ise kusursuz olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan ve toplanan deliller uyarınca İlk Derece Mahkemesi olan Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, 2016/146 Esas, 2017/112 Karar sayılı ve 21/03/2017 tarihli, sanığın Bilinçli Taksirle Ölüme ve Yaralamaya Neden Olmak suçundan TCK.nun 85/2, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 19 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına, mahsuba karar verildiği görülmüş, hükmün sanık tarafından nedensiz olarak, sanık müdafii tarafından eksik inceleme ile hüküm verildiği, sanığın beraatı gerektiği, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiği yönünde, katılanlar Suat Sami İçer ve Tahsin İçer vekili ile katılanlar Z. İ. ve ark. vekili tarafından da sanığın olası kast suçu uyarınca cezalandırılması, cezanın en üst sınırdan verilmesi gerektiği yönünde istinaf edilmesi üzerine, Dairemiz tarafından suç niteliğinin takdiri bakımından duruşmalı inceleme yapılması gerektiği düşünülerek duruşma açılmış, duruşma sırasında Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıya göre, sanığın sürücü belgesine birinci kez alkollü araç kullanmaktan dolayı 11/08/2015 – 11/02/2016 tarihleri arasında el konulduğu anlaşılmış, Dairemizce suç konusu kazanın meydana geldiği yerde bilirkişi aracılığı ile keşif yapılmış, keşif sonrası bilirkişi trafik kusur uzmanı B. A. Y. tarafından sunulan 12/02/2018 tarihli rapor ile, 06... plakalı araç sürücüsünün Ankara bulvarına ters yönden giriş yapabileceği üç ayrı güzergah tespit edilerek, bu güzergahlar uyarınca bulvar üzerinde kat edebileceği yol uzunluğunun tespit edildiği ve ayrıca bu güzergahlara ve kaza yerine ilişkin fotoğrafların sunulduğu, katılan H. M. İ.'in yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumundan kesin raporun alındığı görülmüş, Dairemizce yapılan yargılama sonucunda 2017/2546 Esas, 2018/695 Karar sayılı ve 18/04/2018 tarihli karar ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanığın A. İ., F. İ., M. İ., N. İ. , E. Ö. ve H. C. 'e yönelik eylemleri Olası Kast İle İnsan Öldürmek suçu niteliğinde kabul edilerek TCK.nun 81/1, 21/2, 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 kez 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan Z. İ. 'e yönelik eylemi Olası Kast İle Yaralama suçu niteliğinde kabul edilerek TCK.nun 86/1, 87/1-d, 21/2, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan H. M. İ.'e yönelik eylemi Olası Kast İle Yaralama suçu niteliğinde kabul edilerek TCK.nun 86/1, 87/1-d, 21/2, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan M. R. 'e yönelik eylemi Olası Kast İle Yaralama suçu niteliğinde kabul edilerek TCK.nun 86/1, 21/2, 87/3, 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2019/2206-4877 E-K. sayılı ve 12/11/2019 tarihli ilamı ile "Sanık T. G. hakkında maktuller A., M., F. ve N. İ. ile H. C. ve E. Ö.'e yönelik olası kastla öldürme, mağdurlar Z. İ. ve M. R. 'e yönelik olası kastla yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz başvurularının esastan reddine" karar verildiği, sanık T. G. hakkında mağdur H. M. İ.'e yönelik olası kastla yaralama suçundan kurulan hükmün ise "Somut olayda, mağdurun hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması nedeniyle sanığın eyleminin TCK'nin 87/1-d. maddesi kapsamında kaldığı kabul edildiği halde, bu durumda aynı maddenin son fıkrası gereğince hükmedilecek cezanın 3 yıldan az olamayacağı nazara alınmadan, TCK'nin 87/1-d. maddesi uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilip, cezanın 3 yıla çıkarılmamış olması suretiyle eksik ceza tayini" şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sırasında katılan H. M. İ. vekili ile katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya iştirak etmedikleri, duruşmaya iştirak eden sanık ve müdafiinin de, sanığın olay anında araç sürücüsü olmadığı ve bu sebeple atılı suçu işlemediği yönünde eski savunmalarına benzer savunmada bulundukları anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında özetle, oluşa, savunma, tanık anlatımları, ölü muayene tutanakları, CD izleme tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, Adli Tıp Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporu, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde sürücü belgeli sanık T. G. 'ın sevk ve idaresinde bulundurduğu 06... plaka sayılı araç ile Ulus-Kızılay istikametinden Etimesgut istikametine bölünmüş Ankara Bulvarına ters yönden girip seyir halinde iken olay mahalli Limak Çimento Fabrikası karşısına geldiğinde, karşı yönden nizami şeridinde gelen ölen sürücü M. İ. sevk ve idaresindeki 06 LJ 6762 plakalı araçın ön kısımları ile karşılıklı çarpışmaları sonucu birden fazla ölümlü, birden fazla nitelikle yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği somut olayda; sanık T. G. ın güvenli bir şekilde araç sevk ve iadere edemeyecek derecede 2.18 promil alkollü olarak bölünmüş çok şeritli Ankara Bulvarı üzerinde alkolün de etkisi ile ters yönde seyrederek yaklaşık en az 1.1 km, en fazla 2.4 km kendi istikametine göre en sağ şeritten yol katederek olay mahalline geldiğinde karşı yönden kendi şeridinde ( sol şerit ) nizami olarak seyreden ölen sürücü M. İ. idaresindeki araçla çarpışarak asli kusurlu olarak 6 kişinin ölümüne, 3 kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, bozma öncesi yargılamada duruşma salonunda izlenen görüntülerde de kazadan az önce başka bir araçın Etimesgut istikametinden Ankara istikametine Ankara Bulvarı üzerinde seyirle olay mahallinden geçtiğinin görülmesi, bu aracın sanık T. G. tarafından da görülmesi ve bu suretle sanığın ters yönde seyir halinde olduğunu görmesi ve bilmesi gerektiği dikkate alındığında, sanık bölünmüş çok şeritli yolda ters yönde ve de en sağ şeritten ( karşı yönden araçlara göre en sol şerit ) seyrini ısrarla sürdürmesi, trafik ve yol durumunu kontrol etmeyerek, süratli araç kullanarak kazayı önleyici hiçbir önlem almaması, güvenli sürüş yeteneğini kaybedecek derecede alkollü olması karşısında, sanığın kaza olabileceğini ve sonucunda ölüm ve yaralanmaların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen "olursa olsun" düşüncesi ile bunu kabullendiği, neticenin gerçekleşmesini göze alıp gerçekleşmemesi için herhangi bir çaba sarfetmediğinden meydana gelen neticeden sorumlu olup eyleminin olası kastla birden fazla kişiyi öldürme, birden fazla kişiyide yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; Yargıtay bozma ilamına uyularak, mağdur H. M. İ.'e yönelik olası kastla yaralama suçundan yapılan bozma sonrası yargılama neticesinde, sanık T. G. hakkında TCK.nun 3/1, 61/1. maddelerinde yazılı ölçütler gözetilerek TCK'nın 86/1, 87/1-d ( son ), 21/2, 53/1-3. maddeleri gereğince yeniden hüküm kurulmasını ( H. M. İ.'in yaralanması nedeniyle ) talep etmiştir.
İddia, sanık ve müdafiinin savunmaları, katılanlar ve vekillerinin beyanları, tanık anlatımları, Ölü Muayene ve Otopsi Tutanakları, Adli Tıp Kurumu ve doktor raporları, sair tutanaklar, fotoğraflar, cevabi yazılar, CD içeriği, keşif ve bilirkişi raporu, Yargıtay bozma ilamı ile tüm dosya kapsamına göre;
Öncelikle Dairemizce, sanık hakkında A. İ., F. İ., M. İ., N. İ. , E. Ö. ve H. C. 'e yönelik Olası Kast İle İnsan Öldürmek suçundan, Z. İ. ile M. R. 'e yönelik Olası Kast İle Yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvuruları Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2019/2206-4877 E-K. sayılı ve 12/11/2019 tarihli ilamı ile esastan ret edilip bu hükümler kesinleştiği için, bu suçlar inceleme ve değerlendirme dışı bırakılmıştır. Sanığın savunması, yaralı olup hastanede tedavi gördüğü için 29/02/2016 tarihinde tespit edilebilen ilk ifadesine göre, 06... plakalı aracın kendisine ait olduğu, olay gecesi saat 22.00 sıralarında E. Ö. ve H. C. 'ü evlerinden, Hami'nin arkadaşı olan M. R. 'i de sanayiden aldığı, benzin alana kadar aracı kendisinin kullandığı, benzin aldıktan sonra ise alkolden dolayı ehliyetine el konulduğu için aracı E.'nin kullanmasını istediği, E.'nin kullandığı araçla Maltepe semtine eğlence mekanına giderek alkol aldıkları, gece saatlerinde mekandan çıktıkları ve bu esnada aracın anahtarının kendisinde olmadığı, bundan sonra ve kaza sırasında aracı kimin kullandığını, kazanın nerede ve nasıl olduğunu, Atatürk Orman Çiftliğine gittiklerini hatırlamadığı yönünde, aynı tarihli Cumhuriyet Savcılığı ifadesi de benzer olmakla birlikte bu kez aracı kendisinin kullanmadığı yönünde, sonraki tüm aşamalarda ise ilk karakol ifadesi yönünde, Dairemizde yapılan ilk yargılama sırasında ise kaza anında aracı kendisinin değil ısrarla E. Ö.'ün kullandığı yönündedir. Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 27/04/2016 tarihli raporuna göre, 06... plakalı aracın şoför kısmı hava yastığı üzerinden alınan 2 adet kan lekesinden elde edilen birbirleri ile uyumlu erkek cinsiyetli DNA profillerinin, sanıktan elde edilen DNA profilinden farklı olduğu tespit edilmiştir. Bu rapor ile sanığın aracına ait şoför mahalli hava yastığı üzerindeki kan lekelerinin sanığa ait olmadığı ortaya çıkmıştır. Diğer yandan, M. R. 'in ( bozma öncesi katılan ) aşamalardaki anlatımı, olay günü işten çıktıktan sonra sanığın kullandığı araç ile H. C. ve E. Ö.'ün geldikleri, birlikte adliyenin yanında araç içinde bira içtikleri, daha sonra saat 02.30 sıralarında Atatürk Orman Çiftliğine gidip kokoreç yedikleri, ardından sanığın kendilerine evlerine bırakacak olduğu için onun kullandığı araca bindikleri, ancak hangi yoldan gittikleri ve kazanın nasıl olduğunu hatırlamadığı, aracın sağ ön tarafında E. Ö.'ün oturduğu, kendisi ile H. C. 'ün ise arkada oturdukları şeklindedir. Yine tanık S. E. , olay günü Ankara bulvarında kar küreme görevi için durduğunu ve aracının içinde oturduğunu, karşıdan ters yönden bir araç geldiğini görünce selektör yaptığını ve ancak kendisini görmediklerini, aracın hızının 140-150 km. olduğunu tahmin ettiğini ve hatta “bunlar birinin canını yakacak” diye düşündüğünü, kendisinin de tersten gidecek olduğunu ve kaza yapacağını düşünerek vazgeçip ileriden döndüğünü, 2-3 dakika kadar sonra olay yerine geldiğinde kaza olduğunu gördüğünü ve ancak ilk anda iki aracın çarpıştığını anlamadığını, olaya müdahale eden ilk kişinin kendisi olduğunu, normal şeridinde giden aracın kapısını açarak kız çocuğunu çıkarttığını, diğerlerinin ise ara yere düşmüş olduklarını ve sesleri çıkmadığını, daha sonra ters şeritten gelen aracın oraya geçtiğini, önde iki kişinin olduğunu ve sağ ön taraftaki kişinin, yanındaki camdan dışarı çıkmış olduğunu, şoför koltuğunda ise eli yüzü kan içinde olan sanığın oturduğunu ve hatta “beni kurtarın, canım yanıyor” diye bağırdığını, bu aracın arka tarafından çıkartılan kişinin kesinlikle sanık olmadığını beyan etmiş, bu tanık sanığı duruşma sırasında ve huzurda teşhis etmiş, ayrıca E. Ö.'ün fotoğrafı gösterildiğinde de, bu şahsın kesinlikle şoför mahallinde olmadığını beyan etmiştir. Ayrıca tanıklar V. C. I.ve Y. S.'da benzer şekilde, olay yerine gittiklerinde tanık S. E. 'ın beyanı ile ters yönden gelen araç ile düz seyrinde olan aracın kafa kafaya çarpıştıklarını öğrendiklerini ve ters yönden gelen aracın şoför mahallinin boş olduğunu, şoför mahallinden çıkartılan kişinin sağ bacağının yaralı olduğunu ve sağ kaldığının söylenmesi ile sanığın ismine ulaştıklarını beyan etmişlerdir. Sanık, dosyada mevcut doktor raporlarına ve kabulüne göre kaza nedeni ile bacaklarından yaralanmıştır. Dolayısı ile M. R. 'in beyanı, sanık ile herhangi bir husumeti bulunmayan ve sanık aleyhine beyanda bulunması için herhangi bir neden görülmeyip, anlatımı dosyadaki delillerle uyumlu bulunan tanık S. E. ile onu doğrulayan tanıklar V. C. I.ve Y. S.'ın beyanları karşısında, esasen Ankara bulvarına ters yönünden girerek seyir halinde olan 06... plakalı aracı kaza anında kullanan kişinin sanık olduğu, CD İzleme Tutanağında yer aldığı ve Dairemizce de seyredilerek görüldüğü üzere, Ankara bulvarı üzerinde seyir halinde olan her iki aracın ön taraftan çarpışmaları anında, araçların arka taraflarının nerede ise havaya kalkar gibi olduğu, bunun da özellikle sanık tarafından kullanılan aracın çok süratli olduğunu gösterdiği, dolayısı ile kazanın oluş şekli ve hız nedeni ile çarpışma anında sanığın aracının yan ve arka kısmında bulunan ölenler H. C. ve E. Ö. ile katılan M. R. 'in yerlerinden savrulmaları ve sarsılmaları sonucu şoför mahalli hava yastığına kanlarının bulaşmış olabileceği, bundan dolayı şoför mahalli hava yastığında sanığa ait kan lekesine rastlanılmamış olmasının, kaza anında aracı sanığın kullanmadığı yönünde kesin bir delil niteliğinde bulunmadığı, bu bakımdan sanığın, olay anında aracı kendisinin kullanmadığı ve E. Ö.'ün kullandığı yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve doğru olmadığı sonucuna varılmış, olay anında ters yönden giden aracı kullanan kişinin sanık olduğu kesin şekilde ortaya çıkmıştır. Bu kabule göre, olay gecesi sanığın, arkadaşları H. C. , E. Ö. ve M. R. ile birlikte bir eğlence merkezinde alkol alıp vakit geçirdikten sonra kullandığı 06... plakalı aracı ile adı geçenleri evlerine bırakmak üzere yola çıktığı, Trafik Kaza Tespit Tutanağına göre, marşandiz köprüsü tarafından Ankara bulvarına tersten girerek ve ters şeridin orta refüje yakın en sol şeridinde aşırı süratli şekilde seyrettiği, bilirkişi B. A. Y. tarafından sunulan 12/02/2018 tarihli raporda belirtildiği üzere, yaklaşık 1.6 km. ilerledikten sonra olay mahalline geldiğinde, karşı yönden ve nizami olarak bulunduğu istikametin orta refüje yakın en sol şeridinden gelen M. İ.'in kullandığı araçla kafa kafaya çarpıştıkları, kaza sonucu her iki araçta bulunan toplam altı kişinin öldüğü ve üç kişinin de nitelikle şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır. Ankara Numune ve Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenmiş 06/02/2016 tarihli kan tahlil raporuna göre, sanık saat 04.38 itibarı ile 218 mg/dl ( 2.18 promil ) alkollüdür. Yerleşik Adli Tıp Kurumu uygulamalarına göre alkol miktarının her saat ortalama 0.15 promil azaldığı ve kazanın saat 03.28'de meydana geldiği dikkate alındığında, sanığın olay anında 2.35 promil alkollü olduğu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, olay tarihi itibarı ile sanığın sürücü belgesine birinci kez alkollü araç kullanmaktan dolayı 11/08/2015 – 11/02/2016 tarihleri arasında el konulmuştur. Öte yandan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenmiş 18/03/2016 tarihli rapor ile, sanığın, kullandığı 06... plakalı kamyonet ile Ulus/Kızılay istikametinden Etimesgut istikametine bölünmüş Ankara bulvarını takiben seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, alkollü olduğu halde trafikte seyre çıktığı, bölünmüş çok şeritli yola tersten girip seyrini sürdürdüğü, bu hali ile mevcut şartlarda meydana gelen olaya sebebiyet verdiği, şerit ihlali yaptığı anlaşıldığından asli kusurlu olduğu, seyrini nizami kendi yol bölümün takiben sürdüren diğer araç sürücüsü M. İ.'in ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Bu rapor Trafik Kaza Tespit Tutanağı içeriğine, CD görüntülerine, bu suretle oluşa uygun ve gerekçeli olup Dairemizce de hükme esas alınmıştır. Mevcut durumda sanığın eyleminin niteliğinin tespit ve değerlendirilmesi gerekir. Bilinçli taksir, TCK.nun 22/3. maddesinde "Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hali" olarak, olası kast ise TCK.nun 21/2. maddesinde "Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi hali" olarak tanımlanmıştır. Bu halde, ciddi ve şüpheye yer vermeyecek şekilde gerçekleşmesi muhtemel sonucun meydana gelmeyeceğine dair bir güven söz konusu ise bilinçli taksir, buna karşılık gerçekleşmesi muhtemel sonucun kabullenilmesine rağmen fiili işlemekten vazgeçilmemesi durumunda ise olası kast söz konusu olacaktır. Olası kastta, fail ilgili suçu gerçekleştirebilme olasılığını öngörmekte ve ortaya çıkacak sonucu da göze almakta, kabullenmekte veya davranışı sonucu ortaya çıkacak süreci önemsememektedir. Kısaca olası kastta "varsın olsun, olursa olsun" şeklinde bir yaklaşım ve pervasızlık durumu söz konusudur. Suç konusu olay anında sanık 2.35 promil alkollüdür. Yerleşik ve bilinen tespitler uyarınca, sanığın bu miktar alkol oranı ile ağrı ve fiziksel duyumları ile reflekslerinin azalacağı, bilincinde bulanıklık olacağı muhakkaktır. Ayrıca TCK.nun 34/2. maddesine göre, sanık iradi olarak aldığı alkol nedeni ile eyleminden doğacak sonuçlardan sorumlu tutulacaktır. Sanık Ankara bulvarı gibi birden fazla şeritli ve her zaman araç geçişinin mümkün bulunduğunu bildiği muhakkak bir yola aşırı alkollü bir halde iken ters şeritten girerek ısrarla seyrine devam etmiş, ters yöne nereden girdiği kesin şekilde belirlenememekle birlikte, ( bilirkişi b. a. y. 'ın raporunda belirtildiği üzere, ters yöne girdiği güzergaha göre en az 1.1 km., Trafik Kaza Tespit Tutanağına göre 1.6 km. ve en çok 2.4 km. ) orta refüje yakın en sol şeritte ilerlemiş ve bu esnada aşırı hızla aracı kullanmıştır. CD görüntülerine göre, seyrekte olsa Ankara bulvarının her iki yönünde araç geçişleri olmaktadır. Mevcut durumda, aşırı alkollü, yağmur nedeni ile zeminin ıslak olduğu ve hız sınırının 82 km. olduğu yolda, yasal hız sınırının üzerinde ve oldukça süratli kullandığı araç ile birden fazla şeritli yolun ters şeridine giren ve ters şeridin orta refüje yakın en sol şeridinde seyir halinde iken, kendi nizami seyir şeridinde ve orta refüje yakın en sol şeritte seyir halinde olan M. İ.'in kullandığı araca çarpan sanığın, gerçekleşmesi muhtemel sonucun meydana gelmeyeceğine dair bir güven içinde olduğunun söylenemeyeceği, aksine gerçekleşmesi olası sonucu kabullenmesine rağmen pervasızca fiili işlemekten vazgeçmediği, ilgili suçu gerçekleştirebilme olasılığını öngörüp ortaya çıkacak sonucu da göze aldığı ve kabullendiği, davranışı sonucu ortaya çıkacak süreci önemsemediği, mevcut şartlar altında aşırı alkollü olarak kullandığı araçla gidiş yönüne göre ters şeritte ve ters şeridin de orta refüje yakın en sol şeridinde ilerlemesine, her an karşı yönden bir başka aracı gelebileceği ihtimaline rağmen, esasen "varsın olsun, olursa olsun" şeklinde bir yaklaşım içerisinde olduğu kuşku götürmez bir gerçek olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Dairemizce, diğerleri yanında sanığın, olay sonucu Adli Tıp Kurumu Ankara Şube Müdürlüğünün 02/03/2018 tarihli raporu ile belirlendiği üzere, olay nedeni ile hayati tehlike geçirecek ve vücudunda ağır ( 4 ) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanan katılan H. M. İ.'e yönelik eyleminin de Olası Kast İle Yaralama niteliğinde gerçekleştiği kabul edilmiş, buna göre de uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sanığın katılan H. M. İ.'e yönelik eyleminden dolayı cezalandırılması, CMK.nun 231/5. ile TCK.nun 50/1. ve 51/1. maddelerinin uygulanmaması gerektiği vicdani kanaatına varılarak aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
SONUÇ: Sanığın katılan H. M. İ.'e yönelik olası kastla yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastının yoğunluğu ile meydana gelen zararın ağırlığı ve adı geçen katılandan kemik kırığı'da meydana geldiği gözetilerek eylemine uyan TCK.nun 86/1. maddesi uyarınca takdiren ve teştiden 1 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemi sonucunda katılanın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı anlaşıldığından cezası TCK.nun 87/1-d. maddesi uyarınca bir kat artırılarak 2 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
TCK.nun 87/1-d. maddesinin son cümlesi uyarınca hükmedilecek ceza daha az olamayacağından, sanığın 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini olası kastla işlediği anlaşıldığından cezası TCK.nun 21/2. maddesi uyarınca takdiren 1/2 indirilerek 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezası TCK.nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında hükmolunan ceza süresi nazara alınarak TCK.nun 50/1. maddesinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığına,
Sanığın cezasının tecili halinde ileride bir daha yeniden suç işlemeyeceği konusunda Dairemizde olumlu kanaata varılmadığından sanık hakkında CMK.nun 231/5. ve TCK.nun 51/1. maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek sanık hakkında TCK.nun 53. maddesinin 1, 2. ve 3. fıkralarının uygulanmasına,
Bozma öncesi yargılama gideri konusunda karar verildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bozma sonrası Dairemizce yargılama gideri olarak yapılan 3 davetiye gideri 30,00-TL.sının sanıktan alınmasına,
Dair; isteme uygun olarak ve Cumhuriyet Savcısının huzuru ile, sanık ve müdafinin yüzlerine karşı, katılan H. M. İ. ile bu katılan vekilinin ve katılan Aile ve Sosyal Bakanlığı vekilinin yokluklarında, yüze karşı verilenler yönünden tefhim, yokluklarında verilenler yönünden tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi yada zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturarak hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Mahkemesi yada Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle CMK.nun 286/1. maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 15.01.2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)