AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no: 42235/19
Muzaffer ÖLMEZ ve Diğerleri / Türkiye
Başkan,
Valeriu Griţco,
Hâkimler,
Arnfinn Bårdsen,
Peeter Roosma,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 22 Eylül 2020 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
23 Temmuz 2019 tarihinde yapılan yukarıda anılan başvuruyu göz önüne alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranlar, 10 Nisan 1994 tarihinde ölen Galip Ölmez’in çocuklarıdır. Başvuranların listesi ekte yer almaktadır.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Dava konusu olaylar, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuranların babası, bir terör örgütü olan PKK’ya yardım ve yataklık ettiği şüphesiyle 4 Nisan 1994 tarihinde yakalanmıştır.
5. 10 Nisan 1994 tarihinde gözaltında tutulduğu sırada ölmüştür.
6. Otopsi incelemesinde herhangi bir darp izine rastlanmazken dalak yırtılması tespit edilmiştir. 15 Haziran 1994 tarihinde yapılan ilk toksikoloji incelemesinde Galip Ölmez’in bedeninde organik sülfür ve fosfor tespit edilmiştir. Bu incelemeye dayanarak Adana Kimya İhtisas Dairesi, ölümün böcek ilacı zehirlenmesi sonucu gerçekleştiği sonucuna varmıştır.
7. 1994 Temmuz ve 1995 Mayıs tarihleri arasında Bitlis Cumhuriyet Savcısı ek toksikolojik ve histopatolojik tetkikler yapılmasını istemiştir.
8. İstanbul Kimya İhtisas Dairesi, 29 Ocak 1996 tarihinde, elde ettiği bulguların böcek ilacı zehirlenmesi olduğunu gösteren önceki bulguları teyit etmediğini belirten bir rapor düzenlemiştir. Aynı Daire’nin 5. İhtisas Kurulu, 26 Şubat 1996 tarihinde, bu bulgularla mutabık olduğunu ve ilaveten Galip Ölmez’in yakalandığı sırada herhangi bir semptom göstermediği için zehirlenme kaynaklı ani ölümünün tıbben uygun olmadığını belirtmiştir.
9. Bu doğrultuda, başvuranların babasının ölümünün nedenini tespit etmek için başka bir histopatolojik tetkik yapılmasına karar verilmiştir. Ancak, numunelerin durumu kötüleştiğinden dolayı bu tetkikin yapılması mümkün olmamıştır.
10. Tutukluların ifadelerini almakla sorumlu olan S.Ç. isimli jandarma görevlisinin, 19 Nisan ve 18 Temmuz 1994 tarihlerindekilerin yanı sıra 10 Mart 1997 tarihinde savcının huzurunda ifadesi alınmıştır. Görevli herhangi bir sorumluluk kabul etmemiş ve Galip Ölmez’i hücrede ölü bulduğunu bildirmiştir.
11. Bitlis İl İdare Kurulu, 12 Şubat 1998 tarihinde, S.Ç. hakkında kovuşturma yürütülmesine izin vermemiştir. Kurul, başvuranların babasının böcek ilacı zehirlenmesi sonucu öldüğünü ve söz konusu kamu görevlisinin bir kusuru olmadığını belirtmiştir.
12. Danıştay, 19 Aralık 2000 tarihinde, söz konusu kararı bozarak soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Söz konusu mahkeme, adam öldürme suçunun kovuşturulmasında zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğunu ve bunun somut davada hâlihazırda aşılmış olduğuna hükmetmiştir.
13. Bir sivil toplum kuruluşu, 2003 yılında, faili meçhul kaldığını iddia ettiği birçok cinayetin soruşturulması için suç duyurularında bulunmuştur. Bu liste başvuranların babasının ölümünü de içermekteydi.
14. Dava dosyasındaki belgelere göre, söz konusu sivil toplum kuruluşunun başvuranların babasının ölümüyle ilgili ceza yargılamalarına müdahil olması davaya yeni bir ivme kazandırmıştır.
15. Bu yeni prosedür yine de başvuranların babasının ölümü açık bir şekilde belirlenemediği ve dolayısıyla bir kusur tespit etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle tüm davalıların beraat etmesiyle sonuçlanmıştır.
16. Anayasa Mahkemesi, 25 Aralık 2018 tarihinde, davayı değerlendirmeye almış ve başvuranların davasını açıkça dayanaktan yoksun bularak reddetmiştir.
ŞİKÂYETLER
17. Başvuranlar, Sözleşme’nin 2. maddesi kapsamında, babalarının jandarma tarafından kötü muameleye maruz kaldığını ve öldürüldüğünü iddia etmişlerdir. Ayrıca, aynı madde kapsamında, yerel makamların babalarının ölümünü etkili bir şekilde soruşturmada görevlerini yerine getirmediklerini öne sürmüşlerdir.
18. Başvuranlar, Sözleşme’nin 3. maddesine dayanarak babalarının ölümünün ardından tabi tutuldukları muameleden şikâyet etmişlerdir.
19. Başvuranlar ayrıca, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında, Anayasa Mahkemesi nezdindeki yargılamaların adil yürütülmediği hususunda şikâyette bulunmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRMESözleşme’nin 2, 3 ve 5. maddeleri kapsamındaki şikâyetler
20. Başvuranlar, Sözleşme’nin 2, 3 ve 5. maddelerine dayanarak babalarının gözaltında tutulduğu sırada kötü muamele görmesi ve ölmesi hususunda şikâyette bulunmuşlardır. Bu doğrultuda, sonradan açılan ceza soruşturmalarının etkili olmamasından da şikâyet etmişlerdir. Başvuranlar aynı şekilde göç etmeye zorlandıklarını ve olayın uzun süreli sonuçlarına maruz kaldıklarını iddia etmişlerdir.
21. Mahkeme ilk olarak başvuranların 6 ay kuralına uygun olarak şikâyette bulunup bulunmadıklarını değerlendirecektir.
22. Mahkeme, başvuranların babasının 10 Nisan 1994 tarihinde yani başvuranların Mahkeme’ye başvuruda bulundukları 23 Temmuz 2019 tarihinden 25 yılı aşkın bir süre önce öldüğü gerçeğini kaydetmektedir.
23. Mahkeme, 6 ay kuralının amacının hukukun güvence altına alınmasını teşvik etmek ve Sözleşme kapsamında ortaya çıkan meselelere ilişkin davaların makul bir zamanda ele alınmasını sağlamak olduğunu yinelemektedir. Dahası, bu kural uzun süreli bir belirsizlikle ilgilenen yetkilileri ve ilgili diğer kişileri de korumalıdır (bk. Torlak ve Diğerleri / Türkiye (k.k.), no. 48176/11, 13669/12, § 40, 29 Mayıs 2018; Bulut ve Yavuz / Türkiye (k.k.), no. 73065/01, 28 Mayıs 2002 ve Bayram ve Yıldırım / Türkiye (k.k.), no. 38587/97, AİHM 2002-III).
24. Bir kural olarak 6 aylık süre, iç hukuk yollarının tüketilmesi sürecindeki kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlamaktadır. Ölümle ilgili davalarda, bir hukuk yolu mevcut değilse veya söz konusu hukuk yolları etkili değilse, 6 aylık süre ilkesel olarak söz konusu fiilin şikâyet edildiği tarihten itibaren başlamaktadır. Bir başvuranın ilk olarak bir iç hukuk yolundan yararlandığı ve sadece daha sonraki aşamada koşulların söz konusu hukuk yolunu etkisiz hale getirdiğini fark ettiği veya fark ettirilmesi gerektiği istisnai durumlarda özel değerlendirmeler uygulanabilir. Bu tür bir durumda, 6 aylık süre, başvuranın bu koşulları fark ettiği veya fark ettirilmesi gerektiği zamandan itibaren hesaplanabilir (bk. Han / Türkiye (k.k.), no. 31248/09, 15 Ocak 2013).
25. Başvuranların davasında, babalarının ölümüyle ilgili olarak Bitlis Savcısı tarafından re’sen bir soruşturma başlatılmıştır. Dava dosyasındaki belgelere göre, Bitlis Savcısı ölümün nedenini tespit etmek için kayda değer çabalar sarf etmiştir. Şayet başarılı olsaydı, başvuranların babalarının gözaltındayken ölmesine ilişkin olarak bilinmeyen koşulları açıklığa kavuşturmuş olacaktı.
26. Mahkeme ancak Bitlis Savcısının bu çabaları 1996 yılından sonra durdurduğunu gözlemlemektedir. Bu aşamada, aksi yöndeki bilimsel bulgulara rağmen başvuranların babasının ölümü böcek ilacı zehirlenmesi olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, başvuranların babalarının kötü muamele gördüğü ve kamu görevlileri tarafından öldürüldüğü iddiasının soruşturulması yerel makamlar tarafından artık dikkate alınmamıştır.
27. Yukarıda anlatılanlara uygun olarak, Bitlis İl İdare Kurulu 12 Şubat 1998 tarihinde S.Ç. hakkında kovuşturma yürütülmesine izin vermemeye karar vermiştir. Danıştay, 19 Aralık 2000 tarihinde verdiği nihai kararında, davanın zamanaşımına uğradığı sonucuna varmıştır.
28. Başvuranlar karara karşı yerel düzeyde yasal işlem başlatamadıkları gibi Mahkeme nezdinde de derhal bir işlem başlatamamışlardır. Davalarına üçüncü bir taraf dâhil olmuş ve babalarının ölümüne ilişkin olarak yeni yargılamalar başlatılmıştır. Söz konusu yargılamalar soruşturmadaki eksiklikler ile lekelenmiş ve nihayetinde, şayet mevcutsa, babalarının ölümünden sorumlu olan kişiler tespit edilememiş ve cezalandırılamamıştır.
29. Yukarıda anlatılanlar ışığında, başvuranlar, soruşturmanın etkili olmamasından uzun bir süre önce haberdar edilmiş olmalıydılar. Yerel düzeydeki yargılamaların uygulamada sona erdiği tarih olan 19 Aralık 2000 tarihinden itibaren 6 ay içerisinde Mahkeme’ye başvuru yapmış olmalıydılar.
30. Yukarıdaki hususlar ışığında, başvurunun bu kısmındaki şikâyetler 6 aylık süre sınırının dışında kaldığından dolayı reddedilmelidir.Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki şikâyetler
31. Başvuranlar Sözleşme’nin 6. maddesine dayanmışlar ve bireysel başvurularındaki olayların Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine ilişkin olarak şikâyette bulunmuşlar ve dolayısıyla başvurularının sonucuna itiraz etmişlerdir.
32. Mahkeme, Sözleşme tarafından korunan hak ve özgürlükleri ihlal etmediği sürece, ulusal mahkemeler tarafından yapıldığı iddia edilen olay ya da hukuki tespitlere ilişkin hataları değerlendirmenin kendi görevi olmadığını hatırlatmaktadır (bk. örneğin García Ruiz / İspanya [BD], no. 30544/96, § 28, AİHM 1999-I; Oktar / Türkiye (k.k.), no. 59040/08, 30 Ocak 2018). Normal şartlarda, ulusal mahkemelerin incelenmek üzere ellerinde bulunan söz konusu delillere, bulgulara ya da değerlendirmelere atfettiği ağırlık gibi konular Mahkeme’nin değerlendirmesinin kapsamında değildir. Mahkeme dördüncü derece mahkemesi olarak hareket etmemelidir ve dolayısıyla özellikle başvuranların davasının titizlikle incelemesini göz önüne alarak Anayasa Mahkemesinin kararını Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında sorgulamayacaktır. Bu yüzden, mahkemenin bulguları keyfi veya açıkça gayri makul olarak değerlendirilemez (bk. Bochan / Ukrayna (no. 2) [BD], no. 22251/08, § 61, AİHM 2015).
33. Yukarıda anlatılanlar doğrultusunda, Mahkeme, başvurunun bu kısmının, Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4. maddesi uyarınca, açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine karar vermektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
Hasan Bakırcı Valeriu Griţco Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Ek
Sırano.
Başvuranın Adı
Doğum tarihi
Uyruğu
İkamet Adresi
1
Muzaffer ÖLMEZ
10.01.1983
T.C.
İstanbul
2
Şirin BAYKAL
10.05.1979
T.C.
İstanbul
3
Nurten BEDİRHAN
21.05.1968
T.C.
İstanbul
4
Ayten KARDOĞAN
01.01.1969
T.C.
Bitlis
5
Kamuran ÖLMEZ
01.01.1981
T.C.
İstanbul
6
Mezher ÖLMEZ
15.07.1973
T.C.
İstanbul
7
İkram TOPCU
01.01.1970
T.C.
İstanbul
Full & Egal Universal Law Academy