Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-1-144 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-59/1559-560
Karar Tarihi : 22.11.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Harun GÜNDÜZ, Şamil PİŞMAF, Başak ARSLAN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Çavuşoğlu Akaryakıt Tur. Denizcilik Nak. ve Tic. A.Ş. (Çavuşoğlu)
Temsilcisi: Av. Narin Sevinç ARSLAN
Bahçelievler Mah. İstiklal Cad. No:132/9 İlkadım/Samsun
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : OMV Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ)
Eski Büyükdere Cad. No:33, 34398 Maslak/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: OMV Petrol Ofisi A.Ş.'nin intifa hakkını terkin etmeyerek 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'ni ihlal ettiği iddiası.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 23.07.2012 tarihinde giren başvuru üzerine
hazırlanan İlk İnceleme Raporu, 20.09.2012 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 13.11.2012
tarih ve 2012-1-144/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) G. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvuruda özetle;
- Çavuşoğlu’nun akaryakıt satış ve servis faaliyeti ifa etmek üzere arsa temin edip,
tesis inşa ettikten sonra, bayilik verilmesi isteği ile POAŞ’a başvurduğu ve taraflar
arasında 07.04.1982 ve 14.11.1991 tarihlerinde bayilik sözleşmesi akdedildiği,
- 15.07.1993 tarihinde 20 yıl süreli intfia resmi senedi ile intifa hakkı sözleşmesi
yapıldığı ve 27.07.1993 tarihinde 20 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı,
- Ancak söz konusu sözleşmede yer alan satış taahhüdüne uyulamaması nedeniyle
1994 yılında POAŞ tarafından dava açıldığı ve intifa hakkına istinaden el koyma
talebinin mahkemece kabul edilmesi üzerine, uzlaşma teklif edilerek taraflar
arasında anlaşmaya varıldığı,
- Daha sonra 07.05.2001 tarihinde (…..) TL bedelli ve 14 yıl süreli intifa hakkı tesis
edildiği, 09.07.2001 tarihinde ise bu intifa hakkının iptal edilerek yerine (…..) TL
bedelli ve 17 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği1,
- 2002/2 sayılı Tebliğ uyarınca Çavuşoğlu’nun intifa hakkının kaldırılmasını ihtar
etmesi üzerine, terkin harcının yüksek olması nedeniyle intifa hakkının 2018 yılından
2011 yılına kısaltıldığı ve 18.09.2011 tarihinde kaldırılacağının taahhüt edildiği,
- Ancak geçen süre içerisinde intifa hakkının kaldırılmadığı ve 31.12.2012’de taraflar
arasındaki bayilik sözleşmesinin sona erecek olmasına rağmen POAŞ’ın dağıtıcı
tercihini kısıtlama, bayinin iktisadi özgürlüğünü ortadan kaldırma ve rakip firma
bayisi olarak sektöre girmesine engel olma amacıyla intifa hakkını kaldırmayı
reddettiği,
1 Her iki intifa bedeli de Türk Lirası’ndan altı sıfır atılmasından önceki tarihe ilişkin tutarlardır.
12-59/1559-560
2/3
iddia edilerek, gereğinin yapılması talep edilmiştir.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: ilgili raporda; 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir
işlem tesisine yer olmadığı, bu nedenle şikâyetin reddinin gerektiği ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Konu ile İlgili Mevzuat Hükümleri, Danıştay ve Rekabet Kurulu Kararları
(5) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaların, uyumlu
eylemlerin ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak
olduğunu hükme bağlamıştır.
(6) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı,
satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak
tanımlanmaktadır. Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın
almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı her türlü
yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5(a) maddesinde ise, Tebliğ ile tanınan
muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet
etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
(7) Diğer taraftan, Danıştayın 13.05.2008 tarih ve E.2006/1604, K.2008/4196 sayılı kararı, bu
karar üzerine Kurulumuzca alınan 30.10.2008 tarih ve 08-61/997-389 sayılı Total-Akdağ
kararı, yine Kurulumuzun 05.03.2009 tarihli “Pol-Pet Petrol Ürün. Tur. Konak. ve Din.
Tesis. Ltd. Şti. - Bölünmez Petrolcülük A.Ş.” ve “Barbaros Akaryakıt San. Tic. Ltd. Şti.-
Altınbaş Petrol ve Tic. A.Ş.” kararları ile sektöre yönelik almış olduğu diğer kararlar ve
son olarak Danıştayın 28.06.2010 tarih ve E. 2009/3044, K. 2010/5458; E.2009/5164,
K.2010/5457 sayılı kararları ile de sabit olduğu üzere; intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya
benzer etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünün
süresinin 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık üst sınırı fiili olarak aşmasına
neden olmaktadır. Bu bakımdan bayilik sözleşmeleri ve bunlarla bağlantılı intifa, kira gibi
sözleşmelerin, aralarındaki hukuki ve iktisadi ilişki nedeniyle tek bir anlaşma olarak
2002/2 sayılı Tebliğ’e uygunluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
(8) Bu çerçevede Kurulumuzun akaryakıt sektöründe dağıtım şirketleri ile bayileri arasında
yapılan dikey anlaşmalara ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca,
18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan dikey
anlaşmaların, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan
dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile
düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır.
(9) Ayrıca Kurumumuzun resmi internet sayfasında yer alan sık sorulan sorular başlıklı
açıklamalar ile Kurulumuzun çeşitli kararlarında2 da vurgulandığı üzere; dikey ilişkinin
bitmesine rağmen her iki tarafın dikey ilişkiyi devam ettirmek istemeleri halinde, tapudaki
kaydın kaldırılarak yeniden sözleşme yapılması ve tekrar tapuya tescil edilmesi mümkün
olduğu gibi tarafların açık iradesini ortaya koyan başka hukuki yolların tercih edilmesi de
mümkündür. Örneğin, taraflar arasında, bayinin mevcut intifa/kira sözleşmesini
sonlandırma hakkının bulunduğu, buna karşın aynı dağıtım şirketi ile anlaşma yapmak
istediği hususlarının açıkça ifade edildiği ve söz konusu süre kısaltma işlemine ilişkin taraf
iradelerinin yer aldığı ayrı bir yazılı anlaşma imzalanması halinde, intifa hakkının tesisi
aşamasındaki şekil şartlarına aynen uyulması ve mülkiyet sahibi ile birlikte intifa/kira
2 Kurulumuzun 27.10.2011 tarihli, 11-54/1390-498 sayılı ve 06.06.2012 tarihli, 12-30/877-261 sayılı kararları.
12-59/1559-560
3/3
hakkı lehdarının ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne bizzat başvurmaları suretiyle resmi senet
düzenlenerek tapuda intifa/kira hakkı sürelerinin kısaltma işlemi yapılabilecektir.
I.2. Değerlendirme
(10) Şikâyet başvurusunda, ilgili dikey anlaşmaya konu istasyon üzerinde POAŞ’ın sahip
olduğu intifa hakkının süresinin karşılıklı uzlaşmayla 18.09.2011 tarihine kadar geçerli
olacak şekilde kısaltıldığı belirtilmekte, ancak söz konusu tarih itibarıyla tapu
masraflarının POAŞ tarafından karşılanmak suretiyle intifa kaydının terkin edileceğinin
taahhüt edilmesine karşın, bu taahhüdün yerine getirilmediği ifade edilmektedir.
(11) Başvuru ekinde yer alan tapu kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda, taraflar
arasındaki dikey anlaşmanın konusunu oluşturan Çavuşoğlu’na ait taşınmaz üzerindeki
09.07.2001 tarih ve 962 yevmiye numaralı intifa hakkının süresinin, 18.09.2011 tarihine
kadar kısaltıldığı, bu kısaltma işlemi neticesinde ise mevcut durumda intifa hakkı
süresinin sona ermiş olduğu görülmektedir. Bilindiği üzere, 4721 sayılı Türk Medeni
Kanunu’nun 796. maddesi uyarınca taşınmazlarda intifa hakkı süresinin sona ermesi
malike terkini isteme yetkisi vermektedir. Geçmişten gelen uzun süreli dikey anlaşmalar
kapsamındaki intifa haklarına ilişkin usulüne uygun kısaltma işleminin Kurulumuz
tarafından 2002/2 sayılı Tebliğ’e uyumun sağlanması bakımından yeterli bulunması,
hâlihazırda süresi sona ermiş olan intifa hakkının da malik tarafından tapudan terkini
istenebileceği dikkate alındığında, salt intifa hakkı kaydının fiilen tapudan silinmemesinin
2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırılık teşkil edeceğinden bahisle POAŞ hakkında 4054 sayılı
Kanun doğrultusunda herhangi bir işlem tesisine yer olmadığı değerlendirilmektedir.
(12) Öte yandan intifa haklarının terkini sırasında doğan harçların ödenmesi ile ilgili hangi
tarafın mükellef olduğu hususu Kurulumuzun önceki kararlarına da konu olmuş, ancak
harçların ne şekilde ödeneceği konusunun 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun ilgili
hükümlerine tabi olduğu ve gerek Rekabet Kurumunun görev ve yetkileri, gerekse de
4054 sayılı Kanun’un kapsamı dışında kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Başvuru dilekçesi
ekinde yer alan ve POAŞ tarafından bayi Çavuşoğlu’na hitaben yazılan bila tarihli yazıda,
18.09.2011 tarihi itibarıyla intifa terkin işlemlerinin, terkine ilişkin masrafların POAŞ
tarafından karşılanmak suretiyle gerçekleştireceğinin belirtildiği görülmekle birlikte,
Kurulumuzun geçmiş tarihli kararları ve Harçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri karşısında,
söz konusu taahhüde uyulmamış olmasının 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal
olarak değerlendirilme imkânı bulunmadığı, bu hususun ancak açılacak özel hukuk
davası kapsamında yargı makamlarınca karara bağlanabileceği kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(13) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, başvuru konusu iddialara
yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma
açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy