AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 6229/09
Ali ÖNER ve İsmail ÖNER / Türkiye
ve diğer 2 başvuru
(ekteki listeye bakınız)
Başkan,
Paul Lemmens,
Hâkimler,
Ksenija Turković,
Jon Fridrik Kjølbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 28 Mart 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Ekteki listede gösterilen çeşitli tarihlerde yapılan yukarıdaki başvuruları göz önüne alarak,
Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere cevaben başvuranlar tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranlar Türk vatandaşlarıdır. İsimleri ve doğum tarihleri ve ayrıca temsilcilerinin isimleri ekte yer almaktadır.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Dava konusu olaylar, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuranlar, kamu orman alanının bir parçası olarak belirlenmiş olan arazinin sahipleriydi. Daha sonra, idari makamlar, ulusal mahkemeler nezdinde yargılama başlatmıştır. Söz konusu yargılamaların sonucunda, başvuranların tapuları iptal edilmiş ve ihtilaf konusu arazi, Hazine adına tescil edilmiştir.
5. Başvuruların ayrıntıları, ekteki tabloda yer almaktadır.
B. İlgili iç hukuk ve uygulama
6. Arazinin kamu orman alanı olarak belirlenmesine ilişkin ilgili iç hukuka ilişkin açıklamalar, Köktepe / Türkiye (no. 35785/03, §§ 36-65, 22 Temmuz 2008); Altunay / Türkiye ((k.k.), no. 42936/07, §§ 20-27, 17 Nisan 2012); ve Arıoğlu ve Diğerleri / Türkiye ((k.k.), no. 11166/05, §§ 9-18, 6 Kasım 2012) kararlarında bulunabilir.
7. Tazminat Komisyonuna ilişkin iç hukuk ve uygulama ile ilgili açıklamalar (bk. aşağıda 12-13. paragraflar), Turgut ve Diğerleri /Türkiye((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013) kararında yer almaktadır.
ŞİKÂYETLER
8. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, hiçbir tazminat almadan mülkiyetlerinden yoksun bırakıldıkları konusunda şikâyette bulunmuşlardır.
9. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca, ulusal yargılamaların makul bir süre içerisinde sonuçlanmadığından şikâyetçi olmuşlardır. Başvuranlar, 6229/09 no.lu başvuruda aynı maddeye dayanarak yargılamaların adilliği konusunda şikâyette bulunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
10. Mahkeme İç Tüzüğü’nün 42 § 1 maddesi uyarınca, Mahkeme, başvuruların benzer olgusal ve hukuki arka planları dikkate alındığında birleştirilmesi kanaatindedir.
A. Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi hakkında (yargılamaların uzunluğu)
11. Başvuranlar, ulusal yargılamalarının uzunluğunun, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinde düzenlenen “makul süre” koşuluyla bağdaşmadığı konusunda şikâyette bulunmuştur.
12. Hükümet, yargılamaların uzunluğu ve kararların icra edilmemesiyle ilgili başvuruların incelenmesi için 9 Ocak 2013 tarihli ve 6384 sayılı Kanun uyarınca yeni bir Tazminat Komisyonu’nun kurulduğunu kaydetmiştir. Hükümet, dolayısıyla, başvuranların Tazminat Komisyonu nezdinde hukuk yoluna başvurmaları gerektiği için, iç hukuk yollarını tüketmemiş olduklarını ileri sürmüştür.
13. Mahkeme, Hükümet tarafından da ortaya konulduğu üzere, Ümmühan Kaplan / Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasını müteakip Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun oluşturulduğunu gözlemlemiştir. Ardından, Mahkeme, Turgut ve Diğerleri ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013) davasında vermiş olduğu kararda, başvuranların iç hukuk yollarını, yani yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle başvurunun kabul edilemez olduğuna hükmetmiştir. Bu kararı verirken Mahkeme özellikle, bu yeni hukuk yolunun muhtemel surette (a priori) erişilebilir olduğunu ve yargılamanın uzunluğuna ilişkin şikâyetler için makul bir tazmin imkânı sunabildiğini değerlendirmiştir.
14. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasındaki kararında, Hükümete önceden bildirilmiş olan bu tür başvuruları, yine de normal usul uyarınca inceleyebileceğini vurguladığını belirtmiştir.
15. Ancak, Mahkeme, Hükümetin başvuranların 6384 sayılı Kanun ile tesis edilmiş olan yeni iç hukuk yoluna başvurmamış olmalarına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak, yukarıda anılan Turgut davasında varmış olduğu sonucu yinelemektedir.
16. Mahkeme, yukarıdaki hususlar ışığında, başvuruların bu kısmının, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle reddedilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.
B. Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi Hakkında
17. Başvuranlar, hiçbir tazminat almadan mülkiyetlerinden yoksun bırakıldıklarından şikâyetçi olmuştur.
18. Hükümet, başvuranların Medeni Kanun’un 1007. maddesi uyarınca uğradıkları kayıp için tazminat talep etmeleri gerektiği için başvurunun bu kısmının iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez ilan edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
19. Mahkeme, konuya ilişkin önceki kararlarından sonra, Yargıtay’ın, Kasım 2009 tarihinde Medeni Kanun’un 1007. maddesinin uygulanmasına ilişkin tutumunu değiştirerek kamu orman alanının bir parçasını oluşturan mülkiyetten yoksun bırakılan kişilere tazminat ödenmesine olanak sağladığını gözlemlemektedir. Yargıtay, daha sonraki birkaç kararında söz konusu yaklaşımı doğrulamıştır. Yargıtay, daha sonra, tazminat talebinde bulunulmasına yönelik süre sınırına ve ödenmesine hükmedilecek miktarın hesaplanmasına yönelik yönteme dair bir tutum benimsemiştir. Dolayısıyla, tapu belgesinin geçersiz olduğunu beyan eden bir kararın kesinleştiği tarihten itibaren on yıl içerisinde mülkiyetin gerçek değerine tekabül eden bir tazminat talebinde bulunulabilir. Söz konusu hukuk yolu, halihazırda, düzenli olarak kullanılmaktadır (bk., Mehmet Altunay / Türkiye(k.k.), no. 42936/07, §§ 25-27, 17 Nisan 2012, ve Arıoğlu ve Diğerleri / Türkiye(k.k.), no. 11166/05, §§ 15-16, 6 Kasım 2012).
20. Mahkeme, bu bağlamda, Mehmet Altunay (yukarıda anılan, §§ 32-38) ve Arıoğlu ve Diğerleri(yukarıda anılan, §§ 26-33) kararlarında iç hukuktaki son değişikliklerin sonucunda başvuranların ulusal mahkemeler nezdinde tazmin talep edebilecekleri sonucuna varmıştır. Somut davada, farklı bir yaklaşımı benimsemek için hiçbir neden bulunmamaktadır. Mahkeme, başvuranların tapularını iptal eden kararların 2008 ve 2009 yılında kesinleştiğini ve başvuranların, bu nedenle, kendilerini mülkiyetlerinden yoksun bırakan nihai kararların tebliğ edildiği tarihten itibaren on yıl içerisinde Medeni Kanun’un 1007. maddesine dayanarak ulusal mahkemeler nezdinde dava açabileceklerini gözlemlemektedir.
21. Mahkeme, yukarıdaki hususlar ışığında, başvuranların, yeni hukuk yoluna başvurması gerektiği ve başvuruların bu kısmının iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmaktadır.
C. Diğer Şikâyet
22. Başvuranlar, ayrıca, 6229/09 no.lu başvuruda Sözleşme’nin 6. maddesine dayanarak yargılamaların adilliği konusunda şikâyette bulunmuştur. Mahkeme, elinde bulunan tüm belgeler ışığında ve şikâyette bulunulan hususun yargı yetkisine girdiği ölçüde, söz konusu şikâyetin Sözleşme’nin 6. maddesinde öngörülen hak ve özgürlüklerin ihlaline işaret etmediği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla Mahkeme, söz konusu şikâyetleri, Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddeleri uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddetmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 4 Mayıs 2017 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan Bakırcı Paul Lemmens
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
Başvuru no. ve dava adı
Açıldığı tarih
Başvuranın adı, doğum tarihi ve ikamet adresi
Temsil eden kişi
İhtilafa konu olan arazi detayları
Arazi tapusunu iptal eden asliye mahkemesinin kararının tarihi ve karar no.
Yargıtay’ın nihai kararının tarihi ve karar no. ve tebliğ tarihi
6229/09
Öner
28/01/2009
Ali Öner
03/03/1955, İstanbul
İsmail Öner,
02/08/1949, Elazığ
Enver Nalbant,
İstanbul
İstanbul, Eyüp, Pirinççi,
Pafta No.9,
Parsel no. 308
Eyüp Asliye Hukuk Mahkemesi
27/12/2007
E. 2002/1117
K. 2007/430
16/10/2008
E:2008/13146
K:2008/13249
ve
31/10/2008
6793/09
Şarlak
26/01/2009
Hilmi Şarlak,
01/01/1953, Muğla
Eyüp Dirliktutan,
Muğla
Muğla, Ortaca, Mergenli,
Parsel no. 639
Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesi,
12/04/2007
E. 2007/52
K. 2007/82
30/06/2008
E:2008/7680
K:2008/9524
ve
18/08/2008
32206/09
Çelik
27/05/2009
Mustafa Çelik, 26/05/1952, Samsun
Remziye Söylemez,
Ankara
Samsun
Merkez
Düvecik
Pafta no. 18
Parsel no. 393 ve 424
Samsun Asliye Hukuk Mahkemesi,
25/03/2008
E. 2008/3
K. 2008/70
20/01/2009
E:2009/1071
K:2009/552
ve
03.02.2009
Full & Egal Universal Law Academy