Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-277 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 11-45/1078-374
Karar Tarihi : 17.08.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER: Harun GÜNDÜZ, Tuğçe KOYUNCU, Burak SAĞLAM 10
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - OPET Petrolcülük A.Ş.
Temsilcisi: Dr. Aydın ÖZTUNALI
Turan Güneş Bulvarı No:63/1 Yıldız Çankaya/Ankara
D. TARAFLAR : - OPET Petrolcülük A.Ş.
- Koç Petrol Turizm ve Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti.
Fatih Mah. Maslak Cad. No:60 Bağcılar/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Opet Petrolcülük A.Ş. (Opet) ile Koç Petrol Turizm ve
Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti. (Koç Petrol) arasındaki bayilik sözleşmesi ve kira
sözleşmesinden oluşan dikey anlaşmaya muafiyet tanınması talebi. 20
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 07.09.2010 tarih ve 7050 sayı ile giren
bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un ve 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan
inceleme sonucunda düzenlenen 12.08.2011 tarih ve 2010-1-277/MM-11-383.HG
sayılı Muafiyet Ön İnceleme Raporu 12.08.2011 tarih ve REK.0.15.00.00-130/244
sayılı Başkanlık önergesi ile 11-45 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
1. Opet ile Koç Petrol arasındaki daha önce üzerinde istasyonlu akaryakıt bayilik
faaliyeti yapılmamış arazi üzerinde maliyeti Opet tarafından karşılanarak kurulan 30
istasyona ilişkin anlaşmaya;
- söz konusu anlaşmanın daha önce üzerinde akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış
arazi üzerinde kurulan yeni akaryakıt istasyonuna ilişkin olması ve
- istasyona özgü yatırımın Opet tarafından karşılanmış olması
dikkate alınarak, Koç Petrol’ün Opet tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa
kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmayı sona erdirebilmesi konusunda
tarafların anlaşmaları koşuluyla, ilk dikey anlaşmanın imza tarihinden itibaren on yıla
kadar muafiyet tanınabileceği,
2. Ancak Opet ile Koç Petrol arasındaki dikey anlaşmanın grup muafiyetinden
yararlanacakları sürenin hesaplanmasında; dikey anlaşmaların başlangıç tarihi olarak 40
EPDK lisans tarihinin esas alınmasının mümkün olmadığı
görüşü ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
Dosyadaki bilgilere göre; 1992 yılında kurulan Opet, perakende satışlar, ticari ve
endüstriyel yakıtlar, madeni yağlar, depolama ve uluslararası ticaret konularında
faaliyet göstermektedir. 801 adet Opet, 545 adet Sunpet markaları altında olmak üzere
11-45/1078-374
2
toplam istasyon sayısı 1346’dır. Anlaşmanın diğer tarafını oluşturan Koç Petrol ise,
İstanbul’da kurulu bir şirket olup bildirim konusu istasyonun kurulacağı arazinin maliki
ve istasyonun işleticisi konumundadır. 50
H.2. İlgili Pazar
Taraflar arasındaki “Bayilik Sözleşmesi”nin kapsamı göz önüne alındığında, bildirime
konu işlem çerçevesinde ilgili ürün pazarı, “oto-LPG dışında kalan otomotiv yakıtları”
“oto-LPG” ve “madeni yağ” pazarları olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, gerek beyaz
akaryakıt ürünleri, gerekse oto-LPG ve madeni yağ dağıtım faaliyetlerinin yurt çapında
gerçekleştirilmesi ve ilgili hizmetler bakımından rekabet şartlarının farklılaşmasına
neden olacak bir unsur bulunmaması nedeniyle ilgili coğrafi pazar, “Türkiye” olarak
kabul edilmiştir.
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.3.1. Bildirim Kapsamındaki Anlaşmanın Konusu ve Niteliği 60
Bildirimin konusunu, Opet ile Koç Petrol arasındaki bayilik sözleşmesi ve kira
sözleşmesinden oluşan dikey anlaşmaya EPDK lisans tarihi esas alınarak 10 yıl
süreyle (5+5) muafiyet tanınması talebi oluşturmaktadır. Bildirim konusu başvurunun
incelenmesinden, bildirimin, daha önce üzerinde akaryakıt faaliyetinde bulunulmamış,
inşaatı için gerekli yatırım Opet tarafından üstlenilmiş İstanbul İli, Bağcılar İlçesi,
Mahmutbey Köyü adresinde 246DT4D pafta, 1592 Ada, 29 parselde kayıtlı olan
arazinin üzerinde kurulu ve aynı zamanda malik olan Koç Petrol tarafından işletilen
istasyona ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya 70
bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaların,
uyumlu eylemlerin ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı
ve yasak olduğunu hükme bağlamıştır. 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde ise,
Rekabet Kuruluna, belirli koşulları taşıyan anlaşma türlerine grup olarak muafiyet
tanınmasını sağlayan ve söz konusu koşulları belirleyen tebliğler çıkarma yetkisi
verilmiş bulunmaktadır. Bu yetkiye dayanılarak çıkarılan 2002/2 sayılı Tebliğ ile belirli
türden dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin
uygulanmasından grup olarak muaf tutulmasının koşulları belirlenmiştir. 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet
gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı 80
veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak
tanımlanmaktadır.
Rekabet Kurulunun akaryakıt sektöründe uygulanan dikey anlaşmalara ilişkin olarak
almış olduğu geçmiş ve yakın tarihli çok sayıda karar ve Kuruma yapılan başvurular
çerçevesinde akaryakıt sektöründe dikey anlaşmaların çeşitli şekillerde kuruldukları
görülmektedir. Bunlardan en yaygın olarak görülen anlaşma türünde, akaryakıt
istasyonu ya da istasyon inşasına elverişli arsa/arazi maliki bayi adayı ile dağıtıcı
arasında bayilik anlaşmasının yanı sıra söz konusu protokolde yüklenilen taahhüde
istinaden, malik tarafından dağıtıcı lehine ilgili taşınmaz üzerinde uzun süreli kira ya da
intifa hakkı tanınmasını müteakiben taraflar arasında ayrıca bayilik sözleşmesi 90
yapılmaktadır.
Bir başka anlaşma türünde ise bayilik faaliyeti yürütmek isteyen ancak akaryakıt
istasyonu sahibi olmayan kişiler, malik ile anlaşarak taşınmaz üzerinde kira hakkı elde
etmekte, söz konusu kira hakkına istinaden herhangi bir dağıtıcı ile bayilik ilişkisi
kurulmaktadır. Bu süreçte, dağıtıcı ile prensipte anlaşılmasının ardından; dağıtıcı, bayi
adayı ve malik arasında üçlü bir protokol yapılmakta; söz konusu protokol gereğince
malik tarafından ilgili taşınmaz üzerinde dağıtıcı lehine intifa hakkı tanınmakta;
11-45/1078-374
3
nihayetinde dağıtıcı ile taşınmaz üzerinde kira hakkını elinde bulunduran bayi arasında
da bayilik sözleşmesi imzalanmaktadır.
Yine sektörde yaygın olarak görülen bir başka anlaşma türünde ise daha önce dağıtıcı 100
lehine ilgili taşınmaz üzerinde intifa hakkı tanıyan malik ile dağıtıcı arasında bayilik
sözleşmesi yapılmakta ve istasyon bir müddet malik tarafından bayi sıfatıyla
işletilmektedir. Daha sonra malik ile dağıtıcı arasındaki sözleşme herhangi bir sebeple
sona erdiğinde, malik tarafından bulunan ve dağıtıcı tarafından onaylanan üçüncü bir
kişi bayilik faaliyetini devralmakta ya da işletme hakkı doğrudan dağıtıcı tarafından
üçüncü bir kişiye kullandırılmaktadır.
Kuşkusuz sektörde yukarıda sayılanlar dışında da çeşitli şekillerde kurulan dikey
ilişkiler bulunmaktadır. Bildirim formunun incelenmesinden Opet ile üzerinde
bulunduğu arazinin mülkiyetini elinde bulundurmakta olan Koç Petrol arasında
06.10.2005 tarihinde, anılan taşınmazın kullanım hakkını 10 yıl süre ile Opet’e veren 110
kira sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmenin 28.10.2005 tarihinde tapuya şerh
edildiği; 7.10.2005 tarihinde ise ruhsat işlemlerinde kullanılmak ve ilgili mercilere ibraz
edilmek üzere taraflar arasında süresi imzalandığı tarihten itibaren bir yıl olan ve süre
hitamında taraflardan herhangi birince feshedilmediği takdirde aynı süreyle
yenilenecek fakat yenileme süresi de dahil olmak üzere en fazla beş yıla kadar
uzatılabilecek, süre hitamından itibaren ise tarafların yazılı mutabakatı ile yine beş yılı
geçmemek şartıyla uzatılabilecek ilk bayilik sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında halen uygulanmakta olan son bayilik sözleşmesi ise 21.08.2007
tarihinde imzalanmıştır. Anılan anlaşmaların incelenmesinden, bayilik anlaşması ile
kira sözleşmelerinden oluşan dikey ilişkinin, yukarıda sözü edilen anlaşma türlerine 120
uyduğu görülmektedir.
Dosyadaki bilgilere göre, Opet ile Koç Petrol arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ve
kira sözleşmesi bayi üzerine rekabet yasağı getiren dikey anlaşmalar niteliğinde olup,
2002/2 sayılı Tebliğ’de yer alan düzenlemelere tabidir.
Diğer taraftan, Rekabet Kurulunun ve Danıştayın konuyla ilgili olarak daha önce almış
olduğu kararlar ile de sabit olduğu üzere, intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer
etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin
2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık üst sınırı fiili olarak aşmasına neden
olmaktadır. Bu nedenle, Opet ile Koç Petrol arasındaki bayilik sözleşmesi ve tapuya
şerh edilmiş kira sözleşmesi 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında tek bir 130
anlaşma şeklinde değerlendirilerek, öncelikle bu anlaşmanın, Kanun’un aynı
maddesine ve 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygunluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
H.3.2. Bildirime Konu Dikey Anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ Bakımından
Değerlendirilmesi
2002/2 sayılı Tebliğ’in sağladığı grup muafiyetinden yararlanabilmek için öncelikle
sağlayıcının veya tek alıcıya sağlama yükümlülüğü içeren anlaşmalarda alıcının pazar
payının %40 eşiğini aşmaması gerekmektedir. Rekabet Kurulunun ilgili ürün pazarında
aldığı benzer kararlarda ve EPDK tarafından yayınlanan 2010 yılı Petrol Piyasası
Sektör Raporu’nda da sabit olduğu üzere, oto-LPG dışında kalan otomotiv yakıtları
pazarında tek başına %40 pazar payı eşiğini aşan herhangi bir teşebbüs 140
bulunmamaktadır. Yine aynı rapora göre Opet’in 2010 yılı beyaz akaryakıt ürünleri
pazarındaki pazar payı % 16,6 olarak gerçekleşmiştir. Ancak ilgili sözleşmelerin 2002/2
sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde yer alan ve “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına
Çıkaran Sınırlamalar” ve 5. madde ile getirilen “Rekabet Etmeme Yükümlülüğü”
açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede bildirim konusu sözleşmeler
Tebliğ’in 4. maddesinde yer alan sınırlamalara aykırılık teşkil etmemekle birlikte,
yukarıda da belirtildiği üzere, bu sözleşmelerin 5. maddede yer alan “rekabet etmeme
yükümlülüğünün” süresi bakımından ayrıca incelenmesi gerekmektedir.
11-45/1078-374
4
2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının anlaşma
konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın 150
almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı her
türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 8.
maddesi uyarınca akaryakıt bayilerinin kendi dağıtım şirketleri dışındaki dağıtım
şirketlerinden ürün tedariki yasaklanmış olduğundan, akaryakıt bayilik sözleşmeleri,
özünde, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesi çerçevesinde rekabet etmeme yükümlülüğü
içeren, diğer bir deyişle münhasır nitelikte sözleşmelerdir.
5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinde bayilik sözleşmelerinin süresine ilişkin bir kayıt
bulunmamakta olup, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinde yer alan, “alıcıya getirilen
belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğü içeren dikey
anlaşmaların Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanamayacağı” hükmü, yukarıda yer 160
verilen Yargı ve Kurul kararları gereğince akaryakıt sektörü bakımından da
uygulanmaktadır.
Bildirime konu başvurunun eklerinin incelenmesinden, Opet ile Koç Petrol arasındaki
dikey ilişkinin süresinin, bayilik sözleşmesine ek olarak akdedilen tapuya şerh edilmiş
10 yıl süreli kira sözleşmesi ile 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde öngörülen beş
yıllık süreyi aşar hale geldiği ortaya çıkmaktadır.
Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 32. paragrafında; “…Alıcıya bu maddede izin
verilen sınırları aşan rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmesi durumunda, bu
yükümlülüğü içeren sözleşme hükümleri sözleşmenin diğer bölümlerinden ayrılabiliyor
ise, bu hükümler grup muafiyetinden yararlanamaz; sözleşmenin kalan maddeleri grup 170
muafiyetinden yararlanabilir. Şayet rekabet etmeme yükümlülüğünü içeren sözleşme
hükümleri sözleşmenin diğer bölümlerinden ayrılamıyor ise sözleşmenin tamamı grup
muafiyetinden yararlanamaz.” şeklinde açıklamalar yer almaktadır. Buna karşın gerek
bahse konu anlaşmaların niteliği, gerekse mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler
dikkate alındığında, bildirimlere konu anlaşmalar bakımından rekabet yasağına ilişkin
hükümlerin, anlaşmanın geri kalanından ayrılabilmesi mümkün olmadığından,
anlaşmaların bir bütün olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’in sağladığı grup muafiyetinden
yararlanamayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır.
H.3.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
Opet ile Koç Petrol arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ve kira sözleşmesinden 180
oluşan dikey anlaşma, rekabet etmeme yükümlülüğü sürelerinin beş yılı aşması
nedeniyle 2002/2 sayılı Tebliğ’in sağladığı grup muafiyetinden yararlanamadığından,
başvurudaki talep doğrultusunda, başvuru hakkında 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
çerçevesinde bireysel muafiyet incelemesi yapılması gerekmektedir. Daha önce de
ifade edildiği üzere, bildirim konusu başvuru, daha önce üzerinde akaryakıt faaliyetinde
bulunulmamış, inşaatı için gerekli yatırım Opet tarafından üstlenilmiş olan arazinin
üzerinde kurulu müvekkil ve aynı zamanda malik olan Koç Petrol tarafından işletilen
istasyona ilişkindir. Yine bildirim konusu başvuruda talepte bulunulan diğer bir husus
ise, bayilik anlaşmalarının başlangıç tarihlerinin doğrudan dikey ilişkinin başlangıç
tarihi olarak belirlenmesinden ziyade; söz konusu akaryakıt istasyonunda fiilen satışa 190
başlama tarihinin, bir diğer ifadeyle, EPDK tarafından tanzim olunan istasyonlu bayilik
lisansının verildiği tarihin, dikey ilişkinin başlangıç tarihi olarak ele alınmasıdır.
Dikey anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerine Tebliğ ile getirilen beş
yıllık sürenin üzerinde bir süre için muafiyet tanınması ancak ve ancak çok istisnai
hallerde makul görülebilir. Rekabet Kurulu tarafından akaryakıt sektöründeki dikey
anlaşmalara bireysel muafiyet verilebilmesinin şartları daha önce almış olduğu benzer
11-45/1078-374
5
konulu anlaşmalara ilişkin kararlarında1 belirlenmiştir. Bildirim konusu dosya
kapsamındaki bireysel muafiyet incelemesinde de, anılan kararlarda yapılmış
değerlendirmeler esas alınmıştır. Söz konusu kararlarda özetle, dağıtıcıların bayileri ile
aralarındaki dikey anlaşmalara beş yılın üzerinde bireysel muafiyet tanınabilmesi için; 200
- Daha önce üzerinde hiçbir gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt bayilik
faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler üzerinde kurulacak yeni akaryakıt istasyonlarına
ilişkin olması,
- Akaryakıt istasyonlarına özgü yatırımların dağıtıcı tarafından üstleniliyor olması,
- Bayilerin 5. yılın sonunda, dağıtım şirketi tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın
varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona erdirebilmeleri
konusunda tarafların anlaşmaları
şartlarının karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, anılan kararlar sonrasında
benzer nitelikteki bireysel muafiyet başvurularının değerlendirilmesinde bu kriterlerin 210
birlikte göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Sektörde yer alan diğer dağıtım
firmaları tarafından emsal kabul edilen bu kararlar işbu başvurunun da temelini
oluşturduğundan, bildirim formu incelendiğinde ulaşılan bu sonuçların bir benzerinin
genel olarak Opet ile Koç Petrol arasında imzalanan dikey anlaşma açısından da
geçerli olduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, Rekabet Kurulunun yukarıda özetine değinilen kararlarında, bildirime
konu anlaşmalarda öngörülen yatırımlardan beklenen faydaların ortaya çıkmasına
engel olmayacak ve yatırım güdüsünü olumsuz etkilemeyecek bir sonuca ulaşabilmek
bakımından; bayilerin beşinci yılın sonunda, dağıtıcı tarafından üstlenilen ilişkiye özgü
yatırım bedelinin kalan kısmını ödeyerek sözleşmeyi feshedebilmesi konusunda 220
tarafların anlaşmaları halinde, bildirime konu dikey anlaşmalara 10 yıla kadar muafiyet
tanınabileceği sonucuna varılmıştır. Bu muafiyetin ise, ancak söz konusu anlaşmaların
her birinin, daha önce üzerinde akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış araziler üzerinde
kurulacak yeni istasyonlara ilişkin olmaları halinde tanınacağı kararlaştırılmıştır.
Yukarıda yer verilen şartlar göz önünde bulundurularak yapılacak değerlendirmede,
Opet ile Koç Petrol arasındaki bayilik ve kira sözleşmelerinden oluşan dikey
anlaşmanın, daha önce üzerinde akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmayan arazi üzerinde
kurulmuş yeni istasyona ilişkin olması nedeniyle Rekabet Kurulunun yukarıda yer
verilen kararlarındaki şartları karşıladığı, bu çerçevede Opet ile Koç Petrol arasında
akdedilen dikey anlaşma bütününe, “bu bayinin, ilk anlaşma tarihinden itibaren 5 yıl 230
geçmiş olduğundan, Opet tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan
süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona erdirebilmeleri” konusunda
tarafların anlaşmaları koşuluyla, ilk dikey anlaşmanın imza tarihinden itibaren 10 yıla
kadar muafiyet tanınabileceği kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, incelenmesi gereken diğer bir husus, bayilik anlaşmalarının başlangıç
tarihlerinin doğrudan dikey ilişkinin başlangıç tarihi olarak belirlenmesinden ziyade; söz
konusu akaryakıt istasyonunda fiilen satışa başlama tarihinin, bir diğer ifadeyle, EPDK
tarafından tanzim olunan istasyonlu bayilik lisansının verildiği tarihin, dikey ilişkinin
başlangıç tarihi olarak ele alınması talebidir2.
Rekabet Kurulunun geçmiş tarihli kararlarında, akaryakıt bayilik sözleşmeleri ile birlikte 240
akdedilen intifa veya tapuya şerh edilmiş kira sözleşmelerinden oluşan dikey
anlaşmalar bakımından beş yıllık muafiyetten yararlanma sürelerinin hesaplanmasında
hangi tarihlerin esas alınacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Buna göre, taraflar arasında
1 Rekabet Kurulunun 25.02.2010 tarihli ve 10-19/229-87 ile 10-19/228-86 sayılı; 18.03.2010 tarihli ve 10-24/338-122
sayılı; 31.03.2010 tarihli ve 10-27/408-154 sayılı; 26.08.2010 tarihli ve 10-56/1077-406 sayılı kararları.
2 Söz konusu husus Rekabet Kurulunun 26.08.2010 tarihli ve 10-56/1076-405 sayılı kararında ayrıntılı olarak
değerlendirilmiştir.
11-45/1078-374
6
süregelen rekabet yasağına dayalı dikey ilişkiye başlangıç teşkil eden ilk anlaşmanın
yapıldığı tarih beş yıllık muafiyetten yararlanma süresinin başlangıcı olarak esas
alınmaktadır. Taraflar arasındaki, rekabet yasağı içeren bayilik sözleşmesi ile birlikte
intifa, tapuya şerh edilmiş kira gibi sözleşmelerin hepsinin aynı anda ortadan kalktığı
tarih ise rekabet yasağının sona erme tarihi olarak değerlendirilmektedir.
Opet tarafından sunulan bildirim formunda, dikey ilişkinin başlangıç tarihinin bayilik
lisansının verildiği tarih olarak ele alınması talebinin nedenleri ayrıntılı bir şekilde 250
açıklanmamış, sadece EPDK’dan alınan lisansın tarihinin 27.12.2006 ve istasyonun fiili
olarak çalışmaya başlama tarihinin 29.12.2006 olduğu ifade edilmiş ve kira
sözleşmesinin ‘Kiranın Başlangıcı’ bölümünde yer alan “Ancak söz konusu
gayrimenkul bu tarihe kadar yasal izin ve ruhsatlar alınarak faaliyete geçmediği
takdirde (…), münhasıran kiracının muvafakatine tabi olmak kaydıyla, (…) mecurdaki
akaryakıt istasyonunun, tüm yasal ve izin ruhsatlar alınarak herhangi bir yasal engel
teşkil etmeyecek durumda Opet Akaryakıt İstasyonu olarak faaliyete geçtiği tarih, Kira
Sözleşmesinin ve kira bedelinin başlangıç tarihi olacaktır.” hükmüne atıfta
bulunulmuştur. Bununla birlikte, anılan hükmün bağlayıcılığının, taraflar arasındaki özel
hukuk ilişkisi ile sınırlı olduğu düşünülmektedir. 260
Bu noktada öncelikle, akaryakıt sektöründe düzenlenen dikey anlaşmalarda yer alan
rekabet etmeme yükümlülüğün süresinin tespitinde, gerek 4054 sayılı Kanun gerekse
ikincil mevzuat bakımından EPDK lisans tarihinin, dikey anlaşmanın ve/veya anlaşma
ile bayi üzerine getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün başlangıcı olarak
değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespit edilmesi gerekmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Üretim veya dağıtım
zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında
belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan
anlaşmalar -dikey anlaşmalar- bu Tebliğde belirtilen koşulları taşıması kaydıyla,
Kanunun 4 üncü maddesindeki yasaklamadan Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü 270
fıkrasına dayanılarak grup olarak muaf tutulmuştur.” şeklinde hüküm yer almaktadır.
Görüldüğü üzere Tebliğ ile 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi yasağından istisna tutulan
anlaşmalar, teşebbüsler arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya
yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalardır. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde
de “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar” yasaklanmış ve maddede
isabetli bir şekilde “anlaşma” kavramına yer verilmiştir. Rekabet hukukunda, tarafların
birbirini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma anlaşma olarak kabul
edilmesi yönündeki genel eğilime paralel olarak Tebliğ’de de “belirli mal veya 280
hizmetlerin alımı, satımı amacıyla yapılan anlaşmalar” ifadesi yeterli görülmüş, medeni
hukukta belirli geçerlilik koşullarına bağlanan “sözleşme” terimi kullanılmadığı gibi
sözleşmelerin hukuki bir sonuca yönelmesi veya uygulanmış olması şartı da
aranmamıştır.
Yine, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini,
satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı
her türlü yükümlülük” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla taraflar arasında yapılan
anlaşma gereğince alıcının (bayinin) anlaşmanın karşı tarafı olan sağlayıcıdan
(dağıtıcıdan) başka bir sağlayıcının anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet 290
eden mal veya hizmetleri üretmeme, satın almama, satmama veya yeniden
satmamama mükellefiyetini yüklendiği tarihten itibaren rekabet etmeme
yükümlülüğünün de başladığının kabulü gerekmektedir.
11-45/1078-374
7
Bu durum somut dosya bakımından şu şekilde özetlenebilir: Bayi ile başvuru sahibi
Opet arasında dikey anlaşmanın imzalandığı tarihten itibaren, anlaşma her iki taraf
açısından da tüm hüküm ve sonuçları ile bağlayıcıdır. Dolayısıyla söz konusu
anlaşmanın imzalandığı tarihten itibaren, bayinin Opet’e rakip konumunda bulunan bir
başka dağıtıcı ile dikey anlaşma yapması mümkün değildir. Dolayısıyla, anlaşma
konusu malın bayiye tedariki başlamamış dahi olsa, bu durum mevcut anlaşma
nedeniyle bayinin bir başka dağıtıcının sunduğu akaryakıtı satın almasının ve 300
satmasının mümkün olmadığı gerçeğini değiştirmemektedir.
Opet’in talebi bu açıklamalar çerçevesinde değerlendirilecek olursa; bildirim konusu
anlaşmalar bakımından istasyonun fiilen satışa başladığı tarihin veya hukuken satışa
başlayabileceği tarih olan EPDK bayilik lisansı tarihinin, Kanun ve Tebliğ’deki
tanımlamalar dikkate alındığında dikey anlaşmanın ya da anlaşmadaki rekabet
etmememe yükümlülüğün başlangıç tarihi olarak nitelenmesinin mümkün olmadığı
değerlendirilmektedir.
Bu noktada bir ilave hususu daha vurgulamak gerekmektedir. Bireysel muafiyet
düzenlemesi; grup muafiyeti kapsamında bulunmayan az sayıdaki anlaşma tipleri için
veya grup muafiyeti tebliği kapsamı dışında kalan bir takım hükümler içeren 310
anlaşmalar bakımından önem kazanmaktadır. Buna karşın işbu dosya konusu bildirim
hakkında Opet’in talebine paralel olarak alınabilecek bir Rekabet Kurulu kararı, her ne
kadar bireysel muafiyet başvurusu kapsamında ve somut olayın şartları dikkate
alınarak alınacak olsa da dikey anlaşmalarının başlangıç tarihi bakımından, Rekabet
Kurulunun istikrar kazanmış ve Danıştay tarafından da onaylanmış uygulamasından
ayrışacak nitelikte genelgeçer bir kural halini alabilecek ve bireysel muafiyetin amacına
aykırılık oluşturabilecektir. Kaldı ki, EPDK’dan bayilik lisansı alınmış olsa da fiili
durumda istasyonun faaliyete geçmesi sonraki bir tarihe ertelenmiş olabilir. Böyle bir
durumda da dikey anlaşmanın başlangıç tarihi olarak satışa başlama tarihinin esas
alınması gerekli olacaktır ki bu yönde bir yaklaşım uygulamada karışıklığına yol 320
açabilecektir. Bu nedenle, Kurul içtihatlarıyla şekillenen mevcut uygulamanın
korunması, bildirim formunda da değinilen idarenin faaliyetlerinin belirli olması ilkesine
ve hukuki belirsizliğin ortadan kaldırılması amacına uygun olacaktır.
Kaldı ki, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, iskan ruhsatı ve benzeri idari prosedürler
sadece akaryakıt bayiliği yapacak bayi adaylarınca değil, yapılacak işin niteliğine göre
çeşitli sektörlerde faaliyet gösterecek birçok işyeri sahibince yerine getirilmesi gereken
prosedürlerdir. Ancak Rekabet Kurulunun diğer sektörlere ilişkin almış olduğu
kararlarda da dikey anlaşmaların başlangıç tarihi olarak sözleşme tarihlerinin esas
alındığı, işletmenin idari prosedürleri tamamlayıp satışa başladığı tarihin ise
değerlendirmeye alınmadığı görülmektedir. 330
Yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında, Opet ile Koç Petrol arasındaki dikey
anlaşma bakımından muafiyet başlangıç tarihi olarak EPDK lisansının alındığı tarihin
benimsenmesinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Opet Petrolcülük A.Ş. ile Koç Petrol Turizm ve Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti.
arasındaki daha önce üzerinde istasyonlu akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış arazi
üzerinde maliyeti Opet Petrolcülük A.Ş. tarafından karşılanarak kurulan istasyona
ilişkin anlaşmaya;
- Söz konusu anlaşmanın daha önce üzerinde akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış 340
arazi üzerinde kurulan yeni akaryakıt istasyonuna ilişkin olması ve
- İstasyona özgü yatırımın Opet Petrolcülük A.Ş. tarafından karşılanmış olması
11-45/1078-374
8
dikkate alınarak, Koç Petrol Turizm ve Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti.’nin Opet Petrolcülük
A.Ş. tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden
bedelini ödeyerek anlaşmayı sona erdirebilmesi konusunda tarafların anlaşmaları
koşuluyla, ilk dikey anlaşmanın imza tarihinden itibaren on yıla kadar bireysel muafiyet
tanınmasına,
2. Opet Petrolcülük A.Ş. ile Koç Petrol Turizm ve Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti.
arasındaki dikey anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanacağı sürenin
hesaplanmasında; başlangıç tarihi olarak EPDK lisans tarihinin esas alınması 350
yönündeki talebin reddine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy