Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-1-36 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 08-47/647-244
Karar Tarihi : 24.7.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Mehmet Akif ERSİN,
Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : Mehmet Akif KAYAR, Cemal Ökmen YÜCEL
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Tokat Keşkekler Koll. Şti.
Yeşilyurt Mah. Gümüşdiş Cad. No:59 Tokat
D. HAKKINDA
ÖNARAŞTIRMA
YAPILANLAR : - Opet Petrolcülük A.Ş.
Bulgurlu Mah. Sarıgazi Cd. No:47
34696 Üsküdar-İstanbul
- Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş.
Güvercin Yolu No: 111-112 Gazi 06560 Ankara
- Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.
Büyükdere Caddesi No:145 Tofaş Han Zincirlikuyu-
İstanbul
- Ford Otosan Otomotiv San. A.Ş.
Bulgurlu Fatih Mah. Hasan Basri Cad. Köymenkent 34885
İstanbul
- Otoyol Sanayi A.Ş.
Ankara Asfaltı Yanı Tiryaki Hasanpaşa Sk. No:5 34880
Soğanlık Kartal-İstanbul
- Beldeyama Motorlu Vasıtalar Tic. Ve San. A.Ş.
Çayır Cad. No: 73/75 İstinye 34460 İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Opet ve Koç Otomotiv Grubu Şirketleri arasında
imzalanan sözleşmelerle tesis edilen “Opet Yakıt Güvence Sistemi”nin rekabeti
bozduğu iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Kurum kayıtlarına intikal eden şikayette, Ford Otosan
Otomotiv San. A.Ş. ve Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.’nin OPET Petrolcülük A.Ş.
ile yapmış oldukları anlaşmalar gereğince, bu marka araçların, belirtilen firma
08-47/647-244
20
istasyonlarından akaryakıt almamaları durumunda servis garantisine alınmadıkları ve
bu durumun rekabet şartlarını bozduğu iddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 24.1.2008 tarih ve 534 sayı ile intikal eden
şikayet başvurusu üzerine hazırlanan 24.4.2008 tarih ve 2008-1-36/İİ-08-MAK sayılı
İlk İnceleme Raporu Rekabet Kurulunun 1.5.2008 tarihli toplantısında görüşülmüş ve
şikayete konu “Opet Yakıt Güvence Sistemi”ni (YGS) oluşturduğu iddia edilen
işbirliği anlaşmalarının 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4.
maddesi kapsamında olup olmadığının ve Opet ile bu sistemde yer alan veya bu
anlaşmalara taraf olan teşebbüsler hakkında bir soruşturma açılmasına gerek olup
olmadığının tespit edilebilmesi için önaraştırma yapılmasına 08-31/390-M sayı ile
karar verilmiştir. Yapılan önaraştırma üzerine hazırlanan 16.7.2008 tarih, 2008-1-
36/ÖA-08-MAK sayılı Önaraştırma Raporu 18.7.2008 tarih ve REK.0.05.00.00-
110/112 sayılı Başkanlık Önergesi ile 08-44 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da;
1- Şikayet konusu Opet Yakıt Güvence Sistemi ile ilgili olarak 4054 sayılı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
2- Opet Petrolcülük A.Ş. ile Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş., Tofaş Türk
Otomobil Fabrikasi A.Ş., Ford Otosan Otomotiv San. A.Ş., Otoyol Sanayi A.Ş.
ve Beldeyama Motorlu Vasıtalar Ticaret ve Sanayi A.Ş. şirketleri arasında
imzalanan “Opet Yakıt Güvence Sistemi” sözleşmelerinin sırasıyla (16.),
(3.13), (3.10), (3.13) ve (18.) maddelerinde yer alan rekabet etmeme
yükümlülükleri sebebiyle bu sözleşmelere Kanun’un 5. maddesi uyarınca
bireysel muafiyet tanınamayacağı,
3- Söz konusu sözleşmelerdeki rekabet etmeme yükümlülüğü içeren hükümlerin
kaldırılarak, anılan taraflarca buna dair işlemlerin yapıldığına dair belgelerin 90
(doksan) gün içinde Rekabet Kurumu’na sunulması gerektiği,
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Petrolden üretilen ürünler genel olarak “beyaz ürünler” ve “siyah ürünler” olmak üzere
ikiye ayrılmaktadır. Benzin, motorin, gazyağı ve jet yakıtı çeşitlerinden oluşan “beyaz
ürünler” genel olarak motorlu taşıtlar tarafından kullanılırken fuel-oil, kalyak, asfalt vb.
çeşitlerinden oluşan “siyah ürünler” genel olarak ısınma, izolasyon vb. amaçlı
kullanılmaktadır. Ham petrolün, arama-sondaj ve rafinaj sonrası motorlu araçların
kullanımına uygun hale getirilmesinin ardından oluşan ve akaryakıt olarak
adlandırılan beyaz ürün, dağıtım şirketleri vasıtasıyla perakende satış için bayilere ve
nihai tüketicilere ulaştırılmaktadır.
Önaraştırma, beyaz akaryakıt ürünleri (benzin ve motorin olarak) pazarını etkilemeye
yönelik bir sadakat programı/anlaşması hakkında yapılmıştır.
08-47/647-244
21
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Önaraştırma kapsamında ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak
tanımlanmıştır.
I.2. İlgili Teşebbüsler
I.2.1. Opet Petrolcülük A.Ş. (Opet)
Opet perakende satışlar, ticari ve endüstriyel yakıtlar, madeni yağlar, depolama ve
uluslararası ticaret konularında faaliyet göstermektedir. Opet’in Türkiye’de toplam
716 istasyonu vardır. Yine, daha çok kırsal bölgelerde hizmet veren ve “Sunpet” adı
ile faaliyet gösteren 578 istasyon da Opet’e bağlı olarak çalışmaktadır.
Koç Grubu ile Öztürk ailesi tarafları arasında 17.12.2002 tarihinde imzalanan
anlaşma hükümleri ve hissedarlık yapısı birlikte değerlendirildiğinde Opet’in Koç
Grubu ve Öztürk ailesinin ortak kontrolünde olduğu anlaşılmaktadır.
I.2.2. Koç Grubu Otomotiv Şirketleri
Koç Holding’in Türkiye otomotiv ve motorlu araçlar pazarında ortağı olduğu kuruluşlar
şöyledir:
Tablo 1: Koç Grubu Otomotiv Firmaları
Firma İsmi Markalar
Türk Otomobil Fabrikası A.Ş FIAT, Alfa Romeo, Lancia
Ford Otomotiv Sanayi A. Ş. Ford
Otoyol Sanayi A.Ş. Iveco
Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş. New Holland, Case IH
Beldeyama Motorlu Vasıtalar Ticaret ve Sanayi
A.Ş.
Yamaha, Mobylette
- Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (Tofaş)
Tofaş, 1968 yılında Fiat Auto S.p.A lisansı ile motorlu araçlar, montaj ve yarı montaj
ürünler ve bu araçların motor aksam, yedek parça ve aksesuarlarının imalat,
montajının yapılması, Fiat Auto S.p.A lisansı ile imal edilen ya da Fiat Auto S.p.A
tarafından üretilen araçlar ve bu araçların yedek parça ve aksesuarların yurtiçine
ithalatı, dağıtımı, ticareti, satışı ve servis hizmetinin verilmesi amaçlarıyla
kurulmuştur.
- Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (Ford)
1959 yılında kurulan Otosan A.Ş., otomobil, kamyon ve her nev’i nakil vasıtalarının
imalat ve montajı, parçaların üretimi ve bu ürünlerin satışı, ithal ve ihracı
faaliyetlerinde bulunmaktadır. Ekim 1997 tarihinde imzalanan anlaşma ile Ford ve
Otosan hisseleri eşitlenmiş böylece Otosan A.Ş.’nin ticari ünvanı Ford Otomotiv
Sanayi A.Ş (Ford) olarak değiştirilmiştir.
08-47/647-244
22
- Otoyol Sanayi A.Ş. (Otoyol)
Otoyol, hafif, orta ve ağır sınıf kamyon ve otobüs üretim ile satışı faaliyetlerinde
bulunan bir şirkettir.
- Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş. (Türk Traktör)
Türk Traktör; traktörler, hasat makinaları ve toprak işleme makinaları gibi tarım
makinalarının ve bunların dişli kutuları, transmisyon kutuları, motor blokları, silindir
kapakları, hidrolik kaldırıcıları gibi bağlaşık parçaların üretimi ve bayileri aracılığıyla
Türkiye Cumhuriyeti hudutları içerisinde satış ve satış sonrası hizmetlerini vermek ile
iştigal etmektedir.
- Beldeyama Motorlu Vasıtalar Ticaret ve Sanayi A.Ş. (Beldeyama)
Beldeyama'nın ürün gamında Yamaha motosikletler, scooterlar, jeneratörler, golf
arabaları, Yamaha ve Mobylette markalı mopedler ve Beldeyama marka bisiklet yer
almaktadır.
J. YAPILAN İNCELEME ve TESPİTLER
Önaraştırma kapsamında raportörler tarafından 17, 18, 19, 20, 23 ve 30 Haziran
tarihlerinde Opet, Türk Traktör, Otokoç Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. (Otokoç), Tofaş,
Ford, Birleşik Motor San. ve Tic. A.Ş. (Birmot) ve Otoyol şirketlerinde yerinde
inceleme yapılmıştır. Ayrıca, Akpet Akaryakıt Dağıtım A.Ş. (Akpet) ve ODTÜ Petrol
Araştırma Merkezi’nde yetkililerle görüşülmüş ve bilgi alınmıştır.
Belge 1. Dosya konusu şikayet ile ilgili olarak raportörler tarafından 12.2.2008
tarihinde Keşkekler yetkilisi Ali Keşkek ile telefon görüşmesi yapılmıştır. Görüşmede,
Ali Keşkek’in yöneltilen sorulara verdiği yanıtlar aşağıda özetlenmiştir:
“Şikayetimize konu olan Opet’in Tofaş ve Ford firmalarıyla yapmış oldukları
anlaşmayla oluşturduğu Yakıt Güvence Sistemidir. Tüm akaryakıt şirketleri
TÜPRAŞ’tan almasına rağmen Opet’in bu kampanyası bizim gibi diğer akaryakıt
şirketlerinin sattığı yakıtın kötü olduğuna yönelik bir imaj yaratmaktadır. Opet’in Yakıt
Güvence Sistemi satışlarımızın düşmesine neden olmaktadır. Opet’in sistemi kötü
yakıttan kaynaklanan bir motor probleminin 1500-2500 YTL. arası değişen servis
parasını ödemeyi garanti etmesidir. Ancak burada önemli olan tüm yakıtlar
TÜPRAŞ’tan gelmektedir zaten aynıdır. ”
Belge 2. Keşkekler tarafından gönderilen, Kurum kayıtlarına 13.3.2008 tarih ve 1590
sayı ile intikal eden yazıda şu ifadeler yer almaktadır:
“Ford-Otosan ve Tofaş’ın Opet ile yapmış oldukları anlaşma gereğince, Ford ve
Tofaş marka araçların, alındığı günden itibaren, sadece Opet istasyonlarından yakıt
almaları durumunda yakıt sisteminden kaynaklanacak tüm arızalar, Opet tarafından
karşılanmaktadır. Rekabet şartlarının her gün daha da zor bir hal aldığı günümüzde,
rekabet etme konusunda çok ciddi bir şekilde zorlanmaktayız. Aynı zamanda
belirtmiş olduğumuz sistemden dolayı aramızda uzun yıllardan beri süregelen, çok
yakın ticari ilişkilerimiz bulunan firma ve şahıslarla ticari ilişkilerimizin sona ermesine
08-47/647-244
23
sebep olmuştur. Araçlar bayiden alındığı an müşteriye yakıt güvence sistemi
anlatılıyor. Müşteride normal olarak başka bir istasyondan yakıt aldığı zaman aracı
arıza yapacakmış gibi algılıyor. Bu olay toplumun bilinç altına yer ediyor. Bir diğer
konu toplum gözünde zan altında kalıyoruz. Bu sistemin başladığı günden günümüze
bulunduğumuz ilde müşteri potansiyelimiz %20 civarı düşmüştür. Bu tespite nasıl
vardığımız ise günlük istasyonumuza yakıt almak için giren araç sayısı 100 ile 130
arası değişiyor. Bu potansiyelin %25’ini Ford ve Tofaş marka araçlar oluşturmaktaydı
şu an için bu oran %5 oranına geriledi. Onu da garantisi bitmiş araçlar oluşturuyor.”
Belge 3. Opet’te bulunan “Opet Müşteri İlişkileri Yönetimi Projesi – Müşteri Profil
Tasarım ve Bilgi Toplama Raporu: Yakıt Güvence Sistemi (YGS)” başlıklı ve
31.5.2004 tarihli belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“Yakıt Güvence Sistemi Kart Programının Tanıtımı
Opet ve Ford işbirliği çerçevesinde, Ford marka araç satın alan tüketicilere aracın
içinde konmak suretiyle ulaştırılan kart, akaryakıt kaynaklı bir arıza çıktığında tüm
arıza maliyetlerini ücretsiz olarak karşılamayı taahhüt eden Yakıt Güvence Sistemine
o aracın dahil olduğunu belirtir.
Yakıt Güvence Sistemi Kart Programı Kapsamında Müşteri Faydasının
Tanımlanması
Net Faydalar:
Yakıt Güvence Sisteminin net faydası akaryakıt güvencesidir. Akaryakıtını Opet
istasyonlarından alan Ford araç sahiplerinin akaryakıt kaynaklı oluşan arızalarda
Opet aracının tamir / onarım masraflarını karşılamasını taahhüt etmektedir.:”
Belge 4. Opet ve Tofaş arasında Aralık 2004 tarihinde imzalanan “Yakıt Güvence
Sistemi Sözleşmesi”nin taraflara YGS sistemine ilişkin rekabet etmeme yükümlülüğü
getiren 3.13 maddesi;
“Opet, Koç Holding A.Ş. grup şirketleri haricinde, başka bir araç üreticisi ve/veya
ithalatçısı firmaya bu sözleşme süresi içinde aynı veya benzer bir yakıt güvence
sistemi sağlamayacaktır. Aynı şekilde Tofaş da, aynı veya benzeri bir anlaşmayı,
işbu sözleşmenin süresi içinde başka bir akaryakıt dağıtım şirketi ile yapmayacaktır.”
hükmünü taşımaktadır.
Belge 5. Opet ve Ford arasında 30.5.2008 tarihinde imzalanan “Yakıt Güvence
Hizmetleri Sözleşmesi”nin taraflara YGS sistemine ilişkin rekabet etmeme
yükümlülüğü getiren 3.10. maddesi;
“Ford Otosan ve Opet, sözleşme süresi boyunca, Koç Holding firmaları haricindeki
diğer firmalarla YGS’ye ilişkin olarak işbu Sözleşme kapsamındaki benzer koşullarda
başka anlaşmalar imzalamayacağını kabul ve taahhüt ederler.”
hükmünü taşımaktadır.
Belge 6. Opet ve Otoyol arasında 11.5.2005 tarihinde imzalanan sözleşmenin
taraflara YGS sistemine ilişkin rekabet etmeme yükümlülüğü getiren 3.13 maddesi;
08-47/647-244
24
“Opet, Koç Holding A.Ş. grup şirketleri haricinde, başka bir araç üreticisi ve/veya
ithalatçısı firmaya bu sözleşme süresi içinde aynı veya benzer bir yakıt güvence
sistemi sağlamayacaktır. Aynı şekilde Otoyol da, aynı veya benzeri bir anlaşmayı,
işbu sözleşmenin süresi içinde başka bir akaryakıt dağıtım şirketi ile yapmayacaktır.”
hükmünü taşımaktadır.
Belge 7. Opet ve Türk Traktör (söz konusu dönemde New Holland Trakmak A.Ş.)
arasında 1.4.2005 tarihinde imzalanan “Yakıt Güvence Hizmetleri Sözleşmesi”nin
taraflara YGS sistemine ilişkin rekabet etmeme yükümlülüğü getiren 16. maddesi;
“Opet, Koç Grubu şirketleri haricinde başka araç üreticisi ve ithalatçısı firmaya
anlaşma süresi içinde benzer bir yakıt güvence sistemi sağlamayacaktır. Aynı şekilde
Trakmak da benzer bir çalışmayı anlaşma süresi içinde başka bir akaryakıt dağıtım
şirketi ile uygulamayacaktır.”
hükmünü taşımaktadır.
Belge 8. Opet ve Beldeyama arasında 14.8.2006 tarihinde imzalanan “Yakıt
Güvence Hizmetleri Sözleşmesi”nin taraflara YGS sistemine ilişkin rekabet etmeme
yükümlülüğü getiren 18. maddesi;
“Opet, Koç Grubu şirketleri haricinde başka araç üreticisi ve ithalatçısı firmaya iş bu
Sözleşme süresi içinde benzer bir yakıt güvence sistemi sağlamayacaktır. Aynı
şekilde Beldeyama da benzer bir çalışmayı iş bu Sözleşme süresi içinde başka bir
akaryakıt dağıtım şirketi ile uygulamayacaktır.”
hükmünü taşımaktadır.
Belge 9. Türk Traktör’de yapılan yerinde incelemedeki görüşmede teşebbüs
yetkilileri YGS hakkındaki görüşlerini,
“YGS yalnızca yeni satın alınan araçlarımızın garanti süreleri boyunca geçerlidir eski
araçlarda geçerli değildir. Bunun nedeni yakıt sistemlerinin Bosch garantisi altında
olmasındandır ve bu garanti bittikten sonra yakıt sisteminin hangi nedenlerle
arızalandığının tespiti çok güç olmasındandır. OPET ile YGS anlaşmamız
yenilenmemiştir 2007 yılından sonra ama uygulama fiili olarak devam etmektedir.”
şeklinde ifade etmişlerdir.
K. DEĞERLENDİRME
K.1. Opet Yakıt Güvence Sistemi (YGS)
Koç Holding bünyesindeki Ford, Tofaş, Beldeyama, Otoyol ve Türk Traktör
şirketlerinin satışını gerçekleştirdiği 0 km. yeni binek otomobilleri, hafif ticari araçlar,
kamyonlar, motorsikletler, tarım makinaları ya da traktörlerden satın alan bir tüketici
yakıtını Opet istasyonlarından aldığı müddetçe aracının yakıta bağlı sorunlardan
kaynaklanan tamir/servis ücreti YGS garantisi kapsamında Opet tarafından
08-47/647-244
25
karşılanmaktadır YGS’nin garantisi yeni araç garanti süresi boyunca (ek garanti
sürelerini kapsayacak şekilde) geçerli olmaktadır.
YGS’de taahhüt edilen hizmetin tüketici tarafından alınabilmesinin tek şartı
“tamamlayıcı” mal konumundaki yakıtın bu yakıttan kaynaklı bir arızanın oluştuğunu
iddia edildiği andan itibaren geriye Ford, Tofaş ve Otoyol ürünleri için son 10 depo,
Türk Traktör ürünleri için son 5 deponun Opet istasyonlarından tedarik edilmiş
olmasıdır. Bu sürekliliğin gerektirdiği “izleme/denetleme” mekanizması müşteriye
verilen bir elektronik kart vasıtasıyla sağlanmaktadır. Bahse konu şirketler yeni
motorlu aracı alıcıya satarken bu elektronik kartı da bedava olarak vermektedir.
Tüketicinin Opet’ten aldığı yakıtla bağlantılı km., tarih, cins gibi ayrıntılı veriler bu kart
vasıtasıyla ilgili şirketin veri bankalarında saklanmaktadır. Dolayısıyla söz konusu
tüketicinin Opet dışı bir akaryakıt istasyonundan alım yapıp yapmadığı ayrıntılı bir
şekilde denetlenebilmektedir. YGS, benzin ve motorini kapsayan beyaz akaryakıt
ürünleri pazarında satış artırmak amaçlı uygulanan bir sadakat programı olarak
tanımlanmaktadır.
YGS anlaşmalarının yürürlüğe giriş/imzalanma tarihleri ve kapsadıkları Opet garanti
teminatları hakkında bilgiler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
Tablo 2: YGS Anlaşmaları
Yürürlüğe Giriş-Sona Erme Teminat Tutarı
Ford 1) 22.8.2003-22.8.2004
2)16.5.2005-31.12.2007
3) 30.5.2008-31.12.2013
(……) Euro
Tofaş 1) 31.12.2004
2) 1.6.2007-31.12.2008
(…….) $ (Fiat marka)
(……) $ (Alfa Romeo ve Lancia)
Beldeyama 14.8.2006-14.8.2008 (……) $
Türk Traktör 1.4.2005-1.4.2007 (……) Euro
Otoyol 11.5.2005-11.5.2007 (……) $
Dosya kapsamından Ford ve Petrol Ofisi’nin 2006 yılında YGS benzeri bir sözleşme
imzalamak için görüşmeler yürüttükleri ve ayrıca Ford’un 19.2.2008 tarihinde
başlayıp halen devam eden süreçte Shell ile YGS benzeri bir programa başlama
niyetinde oldukları anlaşılmaktadır.
Opet, bağımsız iktisadi varlığa sahip ve Koç Holding ile Öztürk ailesinin ortak
kontrolünde olan bir teşebbüs konumundadır. Opet; Öztürk ailesi ve Koç Grubunun
ortak kontrolünde bir şirket olduğu için Kanun’un 3. maddesi kapsamındaki
“teşebbüs” tanımı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Mehaz mevzuat
konumundaki Avrupa Birliği rekabet hukuku uygulamasında da ortak girişimler ve ana
teşebbüsleri 81. madde kapsamında bir anlaşmanın farklı tarafları olarak kabul
edilmektedir. Dolayısıyla, YGS’nin Kanun’un 4. maddesi kapsamında
değerlendirilmesinde bir engel bulunmamaktadır.
08-47/647-244
26
K.2. YGS Uygulamalarının Analizi
1) YGS kapsamında 1.1.2003 tarihinden 1.6.2008 tarihine kadar toplam (……….)
motorlu aracın satışı gerçekleştirilmiştir. Bu araçların (………)’unun sahipleri
tarafından Opet istasyonlarında YGS kartlar kullanılmış olduğu için YGS sisteminin
ulaştığı sadık müşteri oranı %(…) düzeyinde hesaplanmaktadır.
2) Opet’in YGS sisteminden en fazla yararlanan illeri ve iller bazında kullanım
oranları sırasıyla İstanbul %(.....), Ankara %(.....), İzmir %(.....), Bursa %(....)
şeklindedir. Bu çerçevede YGS’nin daha çok büyük şehirlerde kullanıldığı
anlaşılmaktadır. Şikayetçi konumundaki Keşkekler Petrol’ün bulunduğu Tokat ilinde
YGS kullanımı %(....) düzeyindedir.
3) YGS’nin başlangıcından günümüze toplam (…….) katılımcı söz konusu sistemin
garantisinden faydalanmış bulunmaktadır. Dolayısıyla YGS kartını kullananlar
arasında %(....) oranında kötü yakıta bağlı sorunlardan kaynaklı garantiden
yararlanım gerçekleşmiştir. Söz konusu faydalanımların Opet tarafından üstlenilen
toplam maliyeti (………..) YTL. şeklinde olmuştur. Söz konusu %(….) oranının
oldukça düşük bir risk düzeyinin göstergesi olduğu dikkate alındığında sistemin daha
fazla aracı kapsayacak şekilde genişletilmemesi için bir engel bulunmadığını
öngörmek mümkündür.
4) Opet’in YGS’yi kullanan müşterilerine bağlı olarak gerçekleşen 1.1.2003-1.6.2008
tarihleri arasındaki akaryakıt satış cirosu ve satış hacmi sırasıyla (………….) YTL. ve
(………….) litre şeklindedir. Opet’in beyaz ürün perakende satış cirosunun YGS
kaynaklı gerçekleşme oranları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
Tablo 3: YGS Ciro/Perakande Ciro Oranları (%)
YIL Oran
2005 (….)
2006 (….)
2007 (….)
2008 (….)
Yukarıda yer verilen tablo verilerinden YGS sisteminin Opet’in beyaz akaryakıt ürünü
cirosuna olan katkısının son 4 yılda yaklaşık (…) kat artarak müşteri sadakatine dair
önemli katkılar sağladığı anlaşılmaktadır.
5) YGS’nin 2003-2008 yılları arasındaki toplam (……….) YTL.’lik altyapı maliyeti ve
(………) YTL. olan ilk veri tabanı kuruluş maliyeti de göz önüne alındığında sistemin
oldukça kar getiren bir sadakat programına dönüştüğünü söylemek mümkündür.
Ayrıca, Opet istasyonlarının YGS sistemine mali ve diğer açılardan hiçbir katkılarının
olmadığı da vurgulanmalıdır.
Aşağıdaki tabloda YGS maliyetlerinin Opet’in toplam akaryakıt maliyeti içerisindeki
oranlarına yer verilmektedir:
08-47/647-244
27
Tablo 4: YGS Maliyet/Opet Toplam Akaryakıt Maliyeti Oranları (%)
YIL Oran
2003 (….)
2004 (….)
2005 (….)
2006 (….)
2007 (….)
Yukarıda yer verilen maliyet oranları YGS’nin maliyet/fayda açısından oldukça
avantajlı bir program olduğunu gösterir niteliktedir.
6) Opet, 2003-2008 yılları arasında (…………) litre beyaz ürün satışı
gerçekleştirmiştir. Opet’in söz konusu zaman diliminde satışlarının %(…)’inin YGS
kaynaklı olduğu hesaplanmaktadır.
Aşağıdaki tabloda Opet’in 2003-2008 yılları arasında beyaz ve siyah akaryakıt
ürünlerindeki Türkiye pazar payları yer almaktadır:
Tablo 5: Opet’in 2003-2008 pazar payları
YIL Beyaz (%) Siyah (%)
2003 (…) (…)
2004 (…) (…)
2005 (…) (…)
2006 (…) (…)
2007 (…) (…)
2008 (…) (…)
Türkiye akaryakıt dağıtım piyasasında faaliyet gösteren teşebbüslerin söz konusu
ürünlerde oluşan pazar payları (%) şu şekildedir:
Tablo 6: Türkiye akaryakıt dağıtım piyasasında faaliyet gösteren teşebbüslerin pazar payları
(%)
2006 Benzin Motorin
BP (…) (…)
DELTA (…) (…)
POAŞ (…) (…)
SHELL & TURCAS (…) (…)
Total (…) (…)
Opet (…) (…)
PETLINE (…) (…)
M OIL (…) (…)
AKPET (…) (…)
ALPET (…) (…)
Diğer (…) (…)
GENEL TOPLAM 100,0 100,0
08-47/647-244
28
Keza, benzin ürününde 2007 yılına ilişkin pazar payları şu şekilde oluşmuştur:
1) Shell&Turcas: %(…)
2) POAŞ: %(…)
3) BP: %(…)
4) Opet: %(…)
5) Total: %(…)
6) Diğer: %(…)
Türkiye benzin ürünü pazarında Shell, BP, Opet, POAŞ ve Total olmak üzere 5
firmanın toplam % 93 ve motorin pazarında aynı beş firmanın toplam % 88 pazar
payına sahip oldukları görülmektedir. Pazarın rekabetçi analizi kapsamında benzin
ürünü piyasasında 2007 yılı C4 ve HHI oranları sırasıyla 87 ve 2100 olarak
gerçekleşmiştir. Yine motorin ürünü pazarında 2006 yılı C4 ve HHI oranları sırasıyla
81 ve 2077 olarak gerçekleşmiştir. Yukarıdaki veriler çerçevesinde ve ABD’de en
büyük 5 akaryakıt dağıtımcı teşebbüsün toplam pazarın % 61’ini kontrol ettikleri göz
önüne alındığında Türk akaryakıt dağıtım piyasasının (benzin ve motorin özelinde)
oldukça yoğunlaşmış bir pazar olduğunu söylemek mümkündür. Ayrıca, Shell, POAŞ,
BP, Opet ve Total teşebbüslerinin farklı düzeylerde dikey bütünleşmiş olmaları da
piyasadaki diğer oyuncular açısından rekabet ortamını zorlaştırıcı bir diğer faktör
olarak gösterilmektedir. Bu bilgiler göz önüne alındığında beyaz ürünlerde Opet
pazar payı açısından dağıtım pazarında (…). teşebbüs konumundadır. Opet’in ve
diğer teşebbüslerin pazar payları birlikte değerlendirildiğinde Opet’in son 4 yılda hızlı
pazar payı artışına rağmen hali hazırda akaryakıt dağıtımında çok güçlü bir konumda
olduğunu söylemek zordur.
7) Türkiye beyaz akaryakıt ürünleri (benzin ve motorin) pazarındaki satış rakamlarına
aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 7: 2003-2008 Beyaz Ürün Satış (m3)
Benzin Motorin Toplam
2003 3813561 11504276 15317837
2004 3766790 12694025 16460815
2005 3496460 13075621 16572081
2006 3116597 12966765 16083362
2007 3259857 15202430 18462287
Toplam - - 82896382
8) Opet YGS haricinde yine satış artırıcı faaliyetler kapsamında gruplandırılabilecek
çeşitli kampanyalar ve programlar yürütmektedir. Opet YGS harici promosyon
faaliyetlerine 2003-2008 (Haziran ayına kadar) yılları arasında (reklam harcamaları
dahil olmak üzere) toplam (…………) YTL. harcamış bulunmaktadır. Söz konusu
faaliyetlerin harcama tutarı YGS’nin (…………) YTL. düzeyindeki maliyeti ile
karşılaştırıldığında, YGS’nin Opet’in diğer promosyon faaliyetlerinin yalnızca %(…)’i
kadar oldukça düşük bir maliyete sahip olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Opet 2003-
2008 yılları arasında süreleri 1 ay ile 1 yıl arasında değişen (…..) adet sadakat
kampanyası gerçekleştirmiş ve toplam (………) kişi bu kampanyalara katılarak
08-47/647-244
29
Opet’e (………..) YTL ciro katkısında bulunmuştur. Bu ciro rakamı YGS’nin Opet’e
sağladığı ciro ile karşılaştırıldığında YGS’nin diğer sadakat programlarına göre ciro
açısından daha verimli olduğunu söylemek mümkündür.
9) Opet’in YGS anlaşmalarını imzaladığı Koç otomotiv grubu şirketlerinin (Fiat ve
Ford) ve diğer otomotiv şirketlerinin 2003-2008 yılları arasında hafif ticari araç
pazarındaki pazar payı rakamlarına (% olarak) aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:
Tablo 8: Hafif Ticari Araç Pazar Payları (%)
2003 2004 2005 2006 2007
FIAT (….) (….) (….) (….) (….)
Ford (….) (….) (….) (….) (….)
RENAULT (….) (….) (….) (….) (….)
OPEL (….) (….) (….) (….) (….)
HYUNDAI (….) (….) (….) (….) (….)
PEUGEOT (….) (….) (….) (….) (….)
VW (….) (….) (….) (….) (….)
DİĞER (….) (….) (….) (….) (….)
TOPLAM 100 100 100 100 100
Yukarıda yer verilen tablodaki rakamlardan YGS kapsamındaki Koç Grubu otomotiv
şirketlerinin söz konusu pazarda oldukça yüksek bir pazar payına sahip oldukları
anlaşılmaktadır. Ayrıca Fiat ve Ford’un birlikte 2007 yılı verilerine göre otomotiv satışı
pazarında yaklaşık %(…) pazar payı bulunmaktadır.
Aşağıdaki tabloda 2003-2008 yılları arasında YGS anlaşmalarına dahil olan diğer
Koç otomotiv şirketlerinin farklı segmentlerdeki pazar paylarına (%) yer verilmektedir:
Tablo 9: Çeşitli motorlu araç pazar payları (%)
2003 2004 2005 2006 2007 2008
Otoyol (kamyon,minibüs) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Beldeyama (İki Tekerlekli Motorlu Araçlar) (….) (….) (….) (….) (….) (….)
Türk Traktör (Traktör) (….) (….) (….) (….)
Türk Traktör (Biçerdöver) (….) (….) (….)
Türk Traktör (Pamuk Toplama Makinası) (….) (….) (….)
10) Türkiye’de otomobil, minibüs, otobüs, kamyonet, kamyon, motosiklet
gruplandırmaları altında toplam 2008 Mart sonu itibariyle (………..) (bu sayıya
traktörler dahil değildir) motorlu kara taşıtı bulunmaktadır. 2003-2008 yılları arasında
YGS’li satılan araçların sayısı göz önüne alındığında (traktörler hariç) Türkiye motorlu
taşıt araçlarının yaklaşık %(…)’si söz konusu sistemden yararlanabilecek
durumdadır. Ancak, söz konusu araçların bir bölümünün de YGS garantisi
kapsamından çıktığı unutulmamalıdır.
K.3. Sadakat Programı olarak YGS’nin Değerlendirilmesi
Müşteri sadakat programlarının temel amacı alıcıların “yaşam boyu değeri”ni
yükseltmek için tüketici davranışlarını bir şirketin kendi hedefleri doğrultusunda
değiştirmeye çalışmasıdır. Teşebbüslerin satışlarının büyük bir kısmının müşterilerin
az bir oranı tarafından sağlandığına dair (80/20 yasası gibi) pazarlama teorileri bu tür
müşterilerin kilitlenmesine ve dolayısıyla söz konusu programlara ağırlık verilmesine
yönelik eğilimlerin temelini oluşturmaktadır. Teşebbüsler, müşterileri olan tüketicileri
ile uzun süreli bir ilişki kurmak için özellikle teknolojinin de gelişimiyle birlikte 1990’lı
08-47/647-244
30
yıllardan sonra sadakat programları kapsamında bire-bir pazarlama ya da Müşteri
İlişkileri Yönetimi-CRM (MİY) denilen uygulamalara önem vermeye başlamışlardır.
Müşteri, stratejik bir hedef haline gelmiştir. MİY’de özellikle bilgi işlem sistemlerinin
yoğun şekilde kullanılmasıyla birlikte tüketici davranışlarına ilişkin çok büyük veri
tabanları oluşturulmaktadır. MİY çerçevesinde tüketici bağlılığı ve tekrar eden
alımların sağlanmasının ne ürün tatmini ne de marka tercihi ile tam olarak elde
edilemeyeceği merkezi bir unsur olarak kabul edilmektedir. Tüketici ile karşılıklı
etkileşime, uzun döneme, bağlılığa, güvene dayanan duygusal boyutu olan bir
ilişkinin kurulabilmesi MİY’in amaçlarındandır.
MİY teorilerine göre yalnızca yüksek davranışsal bağlılığa sahip tüketiciler rakip
teşebbüslerin rekabetinden uzak konumda, kilitlenmiş ve “geçiş maliyetleri” yüksek
olan müşterilerdir. Keza bu tür tüketiciler ancak “çıkış engelleri” zayıfladığı zaman
diğer rakip teşebbüslere geçiş yapabilecek konumdadırlar.
MİY’in temel olarak uyguladığı üç aşaması bulunmaktadır: 1) Müşteri İlişkisinin
Artışı: Tüketiciler hakkında çok fazla bilgi edinilerek ihtiyaçları daha iyi anlaşılmaya
çalışılmaktadır. 2) Müşterilerin yaptıkları işlemlerin artırılması: Özellikle satış
artırıcı promosyonlar devreye girmektedir. 3) Tüketicinin kilitlenmesi; Müşterilerin
rakip teşebbüslere gitmesi geçiş maliyetleriyle zorlaştırılmış ve tüketiciler
içselleştirilmiş bir pazar haline getirilmiştir. Bu noktada şebeke dışsallıkları önem
kazanmaktadır. Örnek olarak bir “sık uçan müşteri” programını uygulayan havayolu
şirketinin sadakat programının kapsamını yeni ortak havayolları ile genişletmesi
verilebilir. Türk Hava Yolları (THY)’nın da dahil olduğu Star Alliance bu şekildeki
stratejik ortaklıklardandır.
Bu noktada MİY uygulamalarının/sadakat programlarının hangi koşullar altında
rekabet otoritelerinin incelemesi altına gireceği hususuna değinilecektir. Söz konusu
programların hakim durumun kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilebilmesi
için gereken koşullar aşağıda sunulmaktadır:
1) Bağlama Etkisi: Sağlayıcının bir mal ya da hizmetin alımını farklı bir mal ya da
hizmetin alımına ya da başka bir sağlayıcıdan bu mal ya da hizmeti almama
koşuluna bağlamış olması durumu rekabet hukuku kurallarıyla çelişmektedir.
2) Kapama etkisi: Pazardaki yüksek pazar paylarına sahip teşebbüslerin sadakat
programları yoluyla piyasaya giriş engelleri yaratması olarak tanımlanmaktadır.
3) Güçlü münhasırlık etkisi: Satıcıların yalnızca tek bir alıcıya ürünlerini satmaları
ya da hizmet vermeleri halinde gerçekleşmektedir.
4) Güçlü sadakat etkisi: Tüketicilerin; güven, erişilebilirlik, farklı sağlayıcı
yoksunluğu, farklı teşebbüslerden mal ve hizmetlerin alımına ilişkin araştırma-
değerlendirme maliyetlerinin ya da geçiş maliyetlerinin yüksekliği gibi nedenlerle
sağlayıcıya davranışsal olarak sadık olmaları durumunda ortaya çıkmaktadır.
Yukarıdaki koşulların varlığının yanında sadakat programının gerçekleştirildiği ilgili
pazarın da ayrıntılı bir şekilde analiz edilmesi gerekmektedir.
Rekabet otoritelerinin sadakat programlarına ilişkin bazı örnek kararları şu şekildedir;
a) Havacılık sektöründe çok sık uçak yolculuğu yapan tüketicilere “bedava uçuş
milleri” kazandırma programları (BUM) yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Son 7 yıl
içerisinde AB Komisyonu ile Finlandiya, Almanya, İrlanda, İtalya, İspanya, Norveç ve
08-47/647-244
31
İsveç ülkelerinin rekabet otoriteleri BUM programlarının anti-rekabetçi etkilerini
inceleme konusu yapmışlardır. İsveç Rekabet Otoritesi (SCA) SAS havayollarının
BUM programını hakim durumun kötüye kullanılması olarak kabul etmiştir. Benzer
şekilde 18.3.2002 tarihinde Norveç rekabet otoritesi SAS havayollarından BUM
programını iç hatlarda durdurmasını talep etmiştir. BUM programları da aynen YGS
gibi bir hizmetin ya da ürünün sürekli/uzun süreli aynı teşebbüsten sağlanmasını ya
da alınmasını sadakat vasıtasıyla gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. b) Fransız
Rekabet Otoritesi, 9.7.2004 tarihli kararında, Orange Carabie adlı Telekom şirketinin
2 yıla kadar uzanan sadakat programı uygulamasının tüketicilerin Telekom operatörü
değiştirmede geçiş maliyetlerini artırarak rekabetçi ortama zarar verdiğine ve davalı
şirketin lehine pazar paylarını sabitlediğine, söz konusu şirketin Fransa rekabet
kanununu ihlal ettiğine hükmetmiştir. Bu karar Fransa Bidayet Mahkemesince de
onaylanmıştır.
Öte yandan bir sadakat programının ya da promosyonun “yıkıcı” bir dışlayıcı
davranış olup olmadığının değerlendirilmesi açısından rekabet hukuku kapsamında
değişik kriterler göz önüne alınmaktadır. Bir teşebbüs fiyatını indirerek yıkıcı fiyat
uygulamak yerine promosyon ve reklam harcamalarını yüksek düzeylere çıkarmayı
tercih edebilmektedir. Söz konusu harcamalar özellikle düşük pazar paylarına sahip
rakip teşebbüsler için önemli bir yük teşkil ederek maliyetlerinin artmasına ve bu
teşebbüslerin piyasa paylarını düşürerek pazar dışına itilmelerine yol açabilecektir.
Aşırı ilave promosyon harcamaları bir teşebbüsün ortalama değişken maliyetini satış
fiyatının üzerine çıkartıyor ise bu durum “yıkıcı promosyon” olarak adlandırılmaktadır.
Ancak mevcut promosyon maliyetlerinin halihazırdaki satışlarla mı yoksa uzun süreli
satışlarla mı ilgilendirilmesinin zorluğu büyük bir problem olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu nedenle özellikle pazardaki rakiplere oranla göreceli olarak çok yüksek
promosyon harcamalarında bulunulması “yıkıcı satış artırıcı kampanyaların” inceleme
altına alınması için bir gösterge olabilecektir. Keza, promosyonların yeni rakipler
geldiği anda başlaması ve rakipler pazar dışına çıktığı zaman kesilmesi de
“incelemeye değerlik” bakımından göz önüne alınması gereken hususlardır.
Dosya konusu YGS’nin de parçası olduğu Koç Grubu MİY programları da müşteri
sadakatı yoluyla satışların artırılmasını hedeflemektedir. Otoyol’da yapılan yerinde
incelemede bulunan “KoçCRM1 Projesi” başlıklı ve 31.5.2005 tarihli belgede şu
ifadeler yer almaktadır:
“2.fazda projeye Arçelik, Aygaz, Ford, Migros, Opet, Tofaş şirketleri ile devam edildi.
Vizyon:Türkiye’de hemen her tüketici ile temas eden Koç Holding için “Koç
Müşterisi”ni yaratmak ve Koç Holding grup şirketlerinin müşterilerine daha fazla
yakınlaşmasını sağlamak.
Amaçlar:Grup çapında Koç müşterisini detaylı anlamak ve 360 derece müşteri
görüşünü oluşturmak,
- Grup içinde müşteri ilişkilerine yönelik farklı girişimleri de göz önünde bulundurarak
ortak bir sinerji yakalamak,
- Müşteri cüzdan payını, elde tutma oranlarını ve müşteri başına gelir/karı artırmak,
Neden Koç Müşterisi?
Koç Müşteri Projesinin Koç Topluluğu’na beklenen katkısı 1. En değerli ve yüksek
potansiyele sahip müşterilerin rekabete karşı korunması 2. Bu müşterilerin cüzdan
1 Customer relations management (MİY).
08-47/647-244
32
paylarının artırılması için giderilmemiş ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yeni iş
fırsatlarının ortaya çıkarılması. 3. Bağlılığı artırılan Koç Topluluğu müşterilerinin
topluluğun en değerli varlığı haline dönüştürülmesi ve böylece Koç Topluluğu’na
uzun dönemli ve kopya edilmesi güç bir stratejik avantajın kazandırılmasıdır.”
Yine, Opet’te bulunan 12.3.2004 tarih ve “Sadakat Programlarında Kart Kullanımı”
başlıklı belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“Neden kart: Müşterilerin yaşam tarzını izlemek,…Bağlılık yaratmak”
Öte yandan, belgelerdeki ifadelerden de YGS’nin MİY projesi temelinde müşteri
bağlılığını hedeflediği anlaşılmaktadır.
Türkiye akaryakıt sektöründe Opet kart, Shell Smart Card, Club Total Card ve BP
Club Card gibi çeşitli özelliklerde avantajlar sağlayan sadakat programları
uygulanmaktadır. Ayrıca Türkiye’de Garanti Bonus, Shop&Miles, HSBC Advantage,
Yapı Kredi WorldCard, Akbank Axes, İş Bankası Maximum Kart, Carrefour Card,
Migros Club Card gibi kart uygulamalı sadakat programları halihazırda yürürlüktedir.
Dolayısıyla YGS Türkiye’deki birçok sadakat programı uygulamalarından birisini
teşkil etmektedir.
Yukarıda yer verilen analizler de göz önüne alındığında Opet’in %(…) civarındaki
pazar payıyla akaryakıt ürünleri dağıtımı pazarında bir hakim duruma sahip olmadığı
düşünülmektedir. Ancak Opet’in hakim durumda olmadığı bir yana bırakılsa bile,
YGS’nin dosya mevcudunda yer verilen maliyet, ciro, diğer promosyon
kampanyalarıyla karşılaştırma gibi analizler ve rakiplerinde benzer programlara sahip
olmaları çerçevesinde “yıkıcı promosyon” ya da “maliyetsiz dışlama”
sınıflandırmalarına giren bir sadakat programı olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dolayısıyla Opet’in hakim durumda olmaması sebebiyle YGS’nin Kanun’un 6.
maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
K.4. YGS Sözleşmelerinin Değerlendirilmesi
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi, amacı veya etkisi rekabeti engelleme, sınırlama
veya bozma olan teşebbüsler arası anlaşmalara, uyumlu eylemlere ve işletme
birliklerinin kararlarına karşı genel bir yasaklama getirmektedir. Bu hüküm, bütün
işletmeler arası anlaşma, karar ve uyumlu eylemlere geniş bir şekilde uygulanmakta
olup temel amacı, her bir işletmenin kendi ticari politikalarını ve piyasadaki
faaliyetlerini tek başına, diğerlerinden bağımsız olarak belirlemesidir.
YGS sözleşmelerinde “rekabet etmeme” yükümlülükleri yer almaktadır. Söz konusu
yükümlülükler Opet’in Koç Grubu otomotiv şirketleri dışındaki teşebbüslere YGS
hizmeti vermesini; Ford, Tofaş, Beldeyama, Otoyol ve Türk Traktör’ün de Opet
dışında bir akaryakıt dağıtım firması ile YGS kapsamında çalışmasını
engellemektedir. Söz konusu yükümlülüklerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi (d)
bendinde yer alan “Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması
veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla
piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi” hükmü
kapsamına girmektedir.
08-47/647-244
33
Anılan hükümler nedeniyle Kanun’un 4. maddesi kapsamına giren sözleşmelerin
Kanun’un 5. maddesindeki koşulları taşıyıp taşımadığı hususunun değerlendirilmesi
gerekmektedir:
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme
ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
Anlaşmanın ürünlerin üretim veya dağıtımının iyileştirilmesine, teknik yada iktisadi
ilerlemenin teşvik edilmesine katkıda bulunması gerekmektedir. Bu faydalar statik
veya dinamik etkinliklerle ilgili olduğu için, ‘ekonomik faydalar’ olarak ifade
edilebilirler. Ekonomik faydalar rekabet üzerindeki kısıtlayıcı etkilerden ağır basabilir.
Örneğin bir işbirliği, firmaların mallar veya hizmetleri daha düşük fiyatlarla, daha
kaliteli olarak sunmalarını veya daha çabuk yenilik getirmelerini sağlayabilir.
Etkinliklerin çoğu farklı becerilerin veya kaynakların bir araya gelmesi ve
bütünleşmesinden doğar.
Dosya kapsamından yakıt güvence sisteminin çıkış noktasının, esas olarak Türkiye
akaryakıt sektöründe var olan kalitesiz ve kötü akaryakıt sorununa dayandığı
anlaşılmaktadır. Türkiye’deki araç kullanıcıları menşei her zaman belli olmayan,
rafineriden değil de yurt dışından alınıp belli bir kontrol ve düzen içinde olmadan
ülkeye sokulan, zaman zaman da dağıtım şirketleri veya istasyon işleticilerinin olması
gerektiği gibi çalışmamaları nedeniyle kalitesi bozulan akaryakıtı kullanmak
durumunda kalmaktadırlar. Bunun sonucunda tüketiciler mağdur olmakta, gerek
bireysel gersek de ülke ekonomisi açısından zarar ve kayıplar yaşanmaktadır. Son
yıllarda, getirilen ulusal marker uygulamaları, düzenleme ve kontrol mekanizmaları,
sıkı denetimler, istasyon işleticilerinin kalitesindeki iyileşmeler ile bu sorun azalmaya
başlamış ancak sona ermemiştir.
YGS sisteminin Türkiye’de faaliyet gösteren motorlu taşıt satıcılarının tüketicilerine
sunmadığı “akaryakıta bağlı motor” problemlerine yönelik farklı bir garanti sunduğu
görülmektedir. Önaraştırma döneminde YGS benzeri bir sistemin Türkiye dışında
uygulamasının olmadığı tespiti yapılmıştır. Opet’in YGS kapsamındaki mali risklerini
azaltabilmek amacıyla akaryakıt dağıtım istasyonlarındaki denetimlerini artırması
gerektiği ve bu durumunda akaryakıt dağıtımında kaliteyi artıracağı öngörülmektedir.
Sonuç itibarıyla YGS’nin araç garanti hizmetleri konusunda iyileşmeler sağladığı
anlaşılmaktadır.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın
muafiyet alabilmesi için, yukarıda değinilen malların dağıtımı veya hizmetlerin
sunulmasından elde edilen iyileşmenin tüketiciye yansıtılması gerekmektedir.
Kanun'da tüketicinin ekonomik gelişmeden yarar sağlaması gerektiği belirtilmekle
birlikte, yararlanmanın ölçüsü ve kapsamı hususunda herhangi bir ifade yer
almamaktadır. Söz konusu koşul, mehaz Roma Antlaşması'nda tüketicinin ortaya
çıkan yararlardan adil bir pay alması şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ortaya çıkan
ekonomik fayda ile tüketicinin elde edeceği menfaat arasında makul bir denge olması
gerekmektedir. Uygulamada tüketicinin pay alması açısından beklenen genellikle
fiyatlar seviyesindeki düşüş olmakla birlikte, satış sonrası etkin hizmetler, ürün
çeşitliliğinin artması, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında
devamlılığın sağlanması gibi koşullar da tüketicinin elde edeceği menfaat
kapsamında değerlendirilebilmektedir.
08-47/647-244
34
Tüketicilerin, YGS’den elde edeceği faydalara ilişkin olarak etkinlik artışının tüketiciye
yansıtılıp yansıtılmadığının incelenmesi gerekmektedir. Mevcut durumda, motorlu
taşıt üreticilerinin verdiği garanti otomobilin, kullanılan kalitesiz akaryakıttan dolayı
bozulmasını kapsamamaktadır. Teorik olarak, bir tüketicinin sürekli aldığı akaryakıtın
gerekli standartlara uygun olmaması sonucu yaşadığı yakıt sistemi arızası nedeniyle
üstlendiği maliyetleri akaryakıt dağıtım firmasına rücû etmesi için “firmaya şikayet” ve
“adli” yollar bulunmaktadır. Ancak gerek şikâyet sürecinin dağıtım firmalarının
inisiyatifinde olması nedeniyle kesin bir sonuç getirmeme riskinin mevcudiyeti
gerekse de adli sürecin uzun, maliyetli ve de yapısal olarak etkinsiz noktalarının
bulunması nedeniyle tüketicilerin bu süreçlerden elde edecekleri sonuçların etkin ve
genelleştirilebilecek nitelikte olmadığı düşünülmektedir. Bu bağlamda, YGS ile
tüketici, üretici firma garantisi kapsamına girmeyen bir risk için herhangi bir bedel
ödemeksizin ek bir güvenceye sahip olmaktadır.
Opet (……….) Euro’ya kadar YGS garantisi kapsamında tüketicilerin tamir
masraflarını ödeyebilmektedir. Opet’in söz konusu garantisinde bugüne kadar
(……….) tüketicinin yararlandığı dosya mevcudu bilgilerden anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla YGS’nin tüketicilerin yarar sağladığı bir uygulama olduğu görülmektedir.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
YGS kapsamında 2003-2008 yılları arasında (……….) araç satılmıştır ve bu miktar
2008 yılı Türkiye motorlu taşıt araçları sayısıyla kıyaslandığında yaklaşık %(…)’lik bir
oran elde edilmektedir. Ancak söz konusu araç sahiplerinden (……….)’u yani %(…)’i
YGS kartlarını en az bir kere kullanmış ya da düzenli olarak kullanmaktadır. Opet’in
akaryakıt dağıtım pazarındaki 2008 yılı pazar payı %(…) civarındadır. Opet söz
konusu pazarda pay bakımından (…) teşebbüs konumundadır.
YGS’nin Opet’in perakende satış cirosu içerisindeki payı %(…) gibi düşük bir
düzeydedir. Keza, YGS kaynaklı Opet akaryakıt satışlarının 2003-2007 yılları
dönemini kapsayan toplam Türkiye beyaz akaryakıt ürünü satışlarına oranı %(…)
düzeyinde kalmıştır.
YGS sistemine dahil olan bir araç sahibinin istediği zaman sistemden çıkabilmesi
yönünde bir engel yoktur. Örneğin 2 yıllık bir garantiye sahip YGS’li bir araç alan
tüketici bu süre zarfında 1,5 yıl boyunca başka akaryakıt dağıtıcılarından alım
yapabilmekte ve eğer son 6 ayında 10 depo Opet’ten alım yaparsa yine garantiden
faydalanabilmektedir. Bu husus YGS’nin çok uzun süreli sadakat etkisi yaratan bir
program olmasını zayıflatıcı niteliktedir.
YGS Opet’in diğer promosyon harcamalarının yalnızca %(…)’i kadar bir maliyetle
yürütülmektedir. Pazardaki diğer akaryakıt firmalarının hemen tamamının satış
artırıcı sadakat programı uygulamaları bulunmaktadır.
Şikayetçi konumdaki Keşkekler Petrol’ün sağlayıcısı olan Akpet’in yetkilileri, yapılan
görüşmede YGS benzeri bir sistemi kendilerinin de kurabileceklerini ve mali ya da
teknolojik açılardan herhangi bir zorlukları bulunmadığını ifade etmişlerdir
Sonuç olarak, muafiyetin bu koşulu açısından piyasanın önemli bir bölümünde
rekabet ortadan kalkmamaktadır.
08-47/647-244
35
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması
Teşebbüsler kural olarak anlaşma ile amaçladıkları ekonomik yararların
gerçekleştirilmesinde rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi tercih etmekle yükümlüdürler.
Bu nedenle muafiyet değerlendirmesine esas olan bu son koşula aykırılık ya izlenen
amacın elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanması ya da rekabetin
sınırlanması gereğinin dahi bulunmaması hallerinde söz konusu olabilir.
Bireysel muafiyet değerlendirmesi açısından (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde
edilmesi için “ölçülülük” şartı aranmalıdır. YGS, anlaşmaya taraf otomotiv firmalarının
müşterilerini Opet’ten yakıt almaları yönünde teşvik eden bir sadakat programı
uygulamasıdır. İlgili pazarın yapısı incelendiğinde sadakat
programlarının/promosyonların önemli bir rekabet aracı olduğu anlaşılmaktadır.
YGS’nin 2003-2008 yılları arasındaki uygulanmasına katılan araç sayıları, maliyet,
faydalanan sayısı ve ciro gibi unsurlar çerçevesinde incelendiğinde Opet’in Koç
Grubu otomotiv firmaları dışından talep gelmesi durumunda daha fazla sayıda
motorlu aracı sisteme dahil edebilmesinin önünde bir engel görülmemektedir. Kaldı
ki, kötü akaryakıt kaynaklı bir problem halinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun çerçevesinde ilgili akaryakıt sağlayıcısı zararları karşılamak
zorunda kalabilmektedir. Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve değerlendirmeler
çerçevesinde söz konusu rekabet etmeme yükümlülüklerinin YGS’nin kurulması ve
devam etmesi için gerekli unsurlar olduğuna yönelik yeterli bulgu mevcut değildir.
Öte yandan Koç otomotiv grup şirketlerinin YGS benzeri garanti vermek isteyen diğer
akaryakıt dağıtımcısı teşebbüslere kapatılması söz konusu koşulun sağlanması
önünde önemli bir engel teşkil etmektedir. Önaraştırma döneminde yapılan
incelemelerde; Shell’in Ford ile 2003 yılında Opet’in devreye girmesinden önce YGS
benzeri bir sistem kurmak istediği ancak sonuçsuz kaldığı bilgisine ulaşılmıştır. Yine,
Shell ve Ford 19.2.2008 tarihinde aynı hususta görüşmelere başlamışlar ve
halihazırda görüşmelere devam etmektedirler. Ancak söz konusu rekabet etmeme
yükümlülüğü ortadayken Ford ve Shell’in ne şekilde YGS ortaklığı yapacakları hukuki
olarak bir soru işareti oluşturmaktadır. Petrol Ofisi’nin de Aralık 2006’da Ford ile yakıt
güvence sistemini kurmak istediği ancak bu girişimin de Petrol Ofisi’nin Ford’a olumlu
bir yanıt vermemesi neticesinde kadük kaldığı anlaşılmaktadır. Beldeyama’ya,
Otoyol’a, Tofaş’a, Opet haricinde herhangi bir teşebbüsten YGS benzeri bir sistem
teklifinin ulaşmadığı, söz konusu teşebbüslerin Kurum’a intikal eden yazılarında ifade
edilmektedir. Ancak Opet tarafından Rekabet Kurumu’na gönderilen yazıda Opet’e
YGS’ye katılım konusunda bir teklif gelip gelmediğine ilişkin bilgi talebinin cevabına
yönelik aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Geçmişte Toyota ve Borusan’dan bu yönde talepler gelmiş, ancak mevcut portföyde
YGS sisteminin yayılımı yeterli bulunduğu, kullanılan altyapının daha fazla
yaygınlaşmaya yetip yetmeyeceğinin belirsiz olduğu ve şirketin bu sistem nedeniyle
üstlendiği ve YGS’den kaynaklanan finansal maliyetin/riskin fazla büyümesi
istenmediği için bu talepler karşılanamamıştır. Bilindiği üzere YGS’den kaynaklanan
08-47/647-244
36
arızaların Opet tarafından tazmin edilmesi gerekliliği firmamız açısından bu tür bir
uygulamanın sınırsız bir şekilde yaygınlaştırılmasını engellemektedir.”
Yukardaki ifadeler rekabet etmeme yükümlülüğünün bir sonucu olarak görülmektedir.
Opet 2007 yılı verilerine göre; Türkiye otomobil ve hafif ticari araçlar pazarında
sırasıyla %(…) ve %(…) pazar paylarına sahip Tofaş ve Ford’u, Otoyol, Beldeyama
ve Türk Traktör gibi sırasıyla kendi segmentlerinde %(…), %(…) ve %(…) pazar
paylarına sahip şirketleri YGS kapsamına alırken ve hiçbir Koç Grubu motorlu araç
üreten şirketi sistemin dışında bırakmamış iken, Opet’in %(…) pazar payına sahip
Toyota’yı ve pazar payı çok düşük olan Borusan’ı sisteme dahil etmeme gerekçeleri
kabul edilebilir değildir.
Bu noktada önemli olan hususun yakıt güvence programlarına yönelik olarak tüketici
seçeneklerinin önüne gelecekte çıkabilecek rekabet engellerinin ortadan kaldırılması
olduğu düşünülmektedir. Örneğin Ford, Tofaş, Toyota gibi şirketler sattıkları motorlu
araçlar ile birlikte Opet’in, Shell’in, BP’nin ya da Petrol Ofisi’nin YGS kartlarını
vermeye başladıkları takdirde tüketicinin seçenekleri artmış olacak ve kötü akaryakıt
kaynaklı garanti için yalnızca tek bir şirketin (Opet gibi) petrol istasyonlarından alım
yapmak zorunda kalmayacaktır. Alıcıların yalnızca tek bir istasyonu tercih etmeye
zorlanmaları özellikle istasyon sayılarının sınırlı olduğu coğrafi bölgelerde fiyat
rekabetini olumsuz yönde etkileyebilecektir. Ayrıca tüketicilerin kendi coğrafi
lokasyonlarıyla göreceli uzak olan istasyonlara yalnızca YGS sisteminde kalabilmek
için gitme zorunlulukları dolayısıyla akaryakıt maliyetlerinin yükselmesi ihtimali de
artmış olacaktır. Bu hususlar göz önüne alındığında tüketicilerin yeni bir araç alımı
yaparken kendisine verilen farklı yakıt güvence program seçeneklerinden kendisine
en uygun olanı ile devam etmesinin önem arz etmektedir.
Bu çerçevede, YGS sözleşmelerinde taraflar için getirilen münhasırlık-rekabet
etmeme yükümlülüklerinin “ölçülülük” şartına uymadığı düşünülmektedir. Söz konusu
hükümlerin gerek ilgili pazarda gerekse de otomotiv pazarında YGS benzeri bir
sistem kurmak ya da katılmak isteyen teşebbüslerin bu imkânlarını engelletici
nitelikte olduğu için rekabetin Kanun’un 5. maddesinin (a) ve (b) bentlerindeki
amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla kısıtlanmıştır.
Yukarıda yapılan değerlendirmeler sonucunda önaraştırmaya konu anlaşmalara
anılan rekabet etmeme hükümlerinden dolayı Kanun’un 5. maddesinin birinci
fıkrasındaki şartların gerçekleşmemesi nedeniyle muafiyet tanınamayacağı kanaatine
varılmıştır.
Ancak, Opet’in bir sadakat programı olan ve rakip olmayan teşebbüsler arasında
imzalanan YGS sözleşmelerinin, söz konusu rekabet etmeme yükümlülüklerinin
mevcut olmadığı varsayıldığında amaç ve etki bakımlarından Kanun’un 4. maddesi
kapsamında değerlendirilmeyecektir. Somut olay hakkındaki dosyada yer verildiği
üzere, YGS’nin 2003 yılından günümüze kadar olan pazardaki etkilerinin pazarı
kapatacak ve büyük oranda giriş engeli yaratacak düzeyde olmaması, Koç otomotiv
şirketlerine farklı akaryakıt dağıtıcısı teşebbüslerden bahse konu sistemin bir
benzerini sunma hususunda efektif bir teklif gelmemesi, YGS sistemi dışında
bırakıldığına dair herhangi bir teşebbüsün Rekabet Kurumu’na intikal eden bir
şikayetinin olmaması, YGS’nin “yıkıcı promosyon” olarak nitelendirilememesi, Opet’in
hakim durumda olmaması ve usul ekonomisi unsurları göz önüne alındığında
08-47/647-244
37
Kanun’un 41. maddesi uyarınca YGS’yi oluşturduğu iddia edilen sözleşmelere
yönelik soruşturma açılmasına gerek görülmemiştir.
L. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- “Opet Yakıt Güvence Sistemi”ni oluşturduğu iddia edilen sözleşmelere yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek olmadığına ve şikayetin reddine,
2- Opet Petrolcülük A.Ş. ile Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş., Tofaş Türk
Otomobil Fabrikası A.Ş., Ford Otosan Otomotiv San. A.Ş., Otoyol Sanayi A.Ş.
ve Beldeyama Motorlu Vasıtalar Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasında imzalanan
“Opet Yakıt Güvence Sistemi” sözleşmelerinin sırasıyla (16.), (3.13), (3.10),
(3.13) ve (18.) maddelerinde yer alan rekabet etmeme yükümlülükleri
sebebiyle, bu sözleşmelere 4054 Sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca
bireysel muafiyet tanınamayacağına,
3- İşbu Kararın tebliğinden itibaren 90 gün içinde adı geçen taraflarca söz
konusu sözleşmelerdeki rekabet etmeme yükümlülüğü içeren hükümlerin
kaldırılarak, buna dair işlemlerin yapıldığına dair belgelerin Rekabet Kurumuna
tevsik edilmesine, takiben konunun tekrar değerlendirilmesine, Kurulumuzca
gerekli görülen düzeltmeler yapılmadan uygulamaya devam edilmesi halinde
haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağının taraflara
bildirilmesine,
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
08-47/647-244
38
(24.7.2008 tarihli, 08-47/647-244 sayılı Kurul Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kararda, Opet Petrolcülük A.Ş. ve Koç Otomotiv Grubu Şirketleri arasında
imzalanan sözleşmelerle tesis edilen Opet Yakıt Güvence Sistemine sözleşmelerde
rekabet etmeme yükümlülüğü bulunması sebebiyle bireysel muafiyet verilemeyeceği
ifade edilmektedir.
Karara dayanak oluşturan ilgili daire raporunda da ayrıntılı bir şekilde
anlatıldığı üzere, OPET “yakıt güvence sistemi” adı altında çok etkili bir promosyon
kampanyası yürütmektedir. Bu faaliyetin OPET’e maliyeti diğer kampanyalara
nazaran daha düşükken, elde edilen hâsıla oldukça yüksektir. Dolayısıyla, etkinlik
artırıcıdır. Yine Raporda belirtildiği üzere, bu sözleşmeler, Kanunun 5. maddesinde
zikredilen 4 koşuldan üçünü karşılamaktadır. Rapor dördüncü koşulun
karşılanamadığını ileri sürmekte ve Kurul çoğunluğu da bu görüşe iştirak etmektedir.
Bu koşul rekabetin zorunlu olandan fazla sınırlanmamasıdır. OPET’in münhasır
sözleşmeler yapması yakıt güvence sisteminin etkin bir şekilde işleyebilmesi için bir
gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, sistemin etkin bir şekilde
işleyebilmesi için gerekli olan münhasırlık hükmünün diğer koşulları karşıladığı kabul
edilen sözleşmelerde yer almasının bir sakıncası olmadığı düşünüldüğünden, anılan
sözleşmelere münhasırlık içeren hükümlerin kaldırılmasına gerek olmaksızın muafiyet
verilebileceği düşünülmektedir.
Bu itibarla, Kararda yer alan çoğunluk görüşüne katılmam mümkün
olamamıştır.
Mehmet Akif ERSİN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy