Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-1-52 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 16-33/561-242
Karar Tarihi : 13.10.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN,
Adem BİRCAN, Şükran KODALAK
B. RAPORTÖRLER: Harun GÜNDÜZ, İbrahim KUŞÇU, Dilan TOPRAK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - TMMOB Orman Mühendisleri Odası
Beştepeler Mah. 31.Sok No:3 BeştepeYenimahalle/ANKARA
(1) E. DOSYA KONUSU: Orman Mühendisleri Odasının asgari fiyat tarifesi belirlemek
suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Kurum kayıtlarına 27.05.2016 tarihinde giren gizlilik talepli
başvuruda, TMMOB Orman Mühendisleri Odası (OMO) tarafından asgari fiyat
tarifesinin altında ihaleye teklif verilmesi gerekçesiyle disiplin soruşturması açıldığı ve
yaptırım uygulandığı, OMO’nun bu faaliyetleri ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun ) 4, 6 ve 7. maddelerini ihlal ettiği iddia
edilmektedir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulu (Kurul) 27.07.2016 tarih ve 16-25/427-M sayı
ile, OMO’nun asgari fiyat belirleyerek rekabeti ihlal ettiği iddiası ile ilgili olarak 4054
sayılı Kanun çerçevesinde bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının
belirlenmesi amacıyla, aynı Kanunun 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca
önaraştırma yapılmasına karar vermiştir. Önaraştırma sürecinde OMO’dan 26.08.2016
tarihinde bilgi talebinde bulunulmuştur. OMO tarafından gönderilen cevabi yazı
01.09.2016 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Anılan karar uyarınca elde
edilen bilgi ve belgelere dayanarak düzenlenen 20.09.2016 tarih ve 2016-1-52/ÖA
sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; OMO’nun asgari fiyat tarifesi belirlemesi
işleminin 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri
Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun’un açıkça verdiği yetkiye dayanılarak
gerçekleştirildiği, bu itibarla söz konusu eylemler hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı ve şikâyetin reddedilmesi
gerektiği ifade edilmektedir.
I. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
16-33/561-242
2/10
I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Teşebbüs Birliği: OMO
(5) OMO, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu (6235 sayılı TMMOB
Kanunu) kapsamında kurulmuş olup, Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği'ne (TMMOB)
bağlı olarak faaliyet gösteren ve Anayasa’nın 135. maddesine göre kamu kurumu
niteliğini haiz bir meslek kuruluşudur. Ayrıca 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman
Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun (5531
sayılı Kanun) çerçevesinde OMO, ormanların korunması, geliştirilmesi, genişletilmesi
ve işletilmesi konusunda bilimsel ve teknik çalışmalarda bulunmanın yanı sıra
ormancılık mesleğinin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla bu alanda araştırma
yapmak, teknik ve bilimsel incelemelerde bulunmakla görevlendirilmiştir.
(6) Rekabet hukuku doktrininde “profesyonel meslek birlikleri” olarak adlandırılan bu tür
kuruluşların, 4054 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesi çerçevesinde
teşebbüs birliği olarak nitelendirildiği görülmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 3.
maddesinde teşebbüs birliği, “teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu
tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikler” olarak tanımlanmakta
olup, OMO’nun da bu tanım çerçevesinde teşebbüs birliği niteliğini haiz olduğu
değerlendirilmektedir.
(7) Öte yandan konuyla ilgili Kurul ve mahkeme kararları incelendiğinde, kamu kurumu
niteliğindeki meslek birliklerinin her türlü kararının 4054 sayılı Kanun kapsamında bir
teşebbüs birliği kararı olarak değerlendirilmediği görülmekte olup söz konusu kararlara
aşağıda ayrıca değinilmektedir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(8) İlgili ürün pazarının tespitinde, tüketicinin gözünde fiyatları, kullanım amaçları ve
nitelikleri bakımından birbiriyle değiştirilebilir veya ikame edilebilir olarak kabul edilen
bütün mal veya hizmetlerden oluşan pazar dikkate alınmakta, tespit edilen pazarı
etkileyebilecek diğer unsurlar da değerlendirilmektedir.
(9) Dosya konusu şikâyet OMO tarafından orman mühendisleri, orman endüstri
mühendisleri ve ağaç işleri endüstri mühendislerinin (meslek mensupları)
gerçekleştirdikleri işlere ilişkin asgari ücret tarifesi belirlenmesi hakkındadır. 5531
sayılı Kanun’un 4. maddesinde, meslek mensuplarının faaliyet alanları sıralanmıştır.
Anılan Kanunun 5. maddesinde meslek mensuplarının Kanun’un 4. maddesinde
belirtilen faaliyet alanlarında sınırlı kalmak kaydıyla faaliyet gösterebilecekleri
belirtilmiştir. Bu çerçevede şikâyet başvurusunda yer verilen hususlar ve 5531 sayılı
Kanunda belirtilen faaliyet alanları dikkate alındığında ilgili ürün pazarının “ormancılık,
orman ve ağaç endüstrisi ile ilgili mühendislik hizmetleri pazarı” olarak ele alınması
mümkündür.
(10) Bununla birlikte, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafı da
dikkate alınmak suretiyle, dosya konusu iddialar bakımından ilgili ürün pazarının
tanımlanmasına gerek olmadığı değerlendirilmektedir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(11) İlgili coğrafi pazar, rekabet koşullarının homojen olduğu pazar olarak ifade edilebilir.
Coğrafi pazarın belirlenmesinde; teşebbüslerin ürün ve hizmetlerin arz ve talebi
16-33/561-242
3/10
konusunda faaliyet gösterdikleri bölgeler esas alınmakla birlikte, rekabet koşullarının
ilgili bölge içinde homojen olması ile bu koşulların komşu bölgelerden kolayca ayırt
edilebilmesini sağlayacak ölçüde farklı olması aranmaktadır.
(12) Ormancılık, orman ve ağaç endüstrisi ile ilgili mühendislik hizmetlerinin ülke çapında
gerçekleştirilmesi ve söz konusu hizmetlerin icrası bakımından ülkenin herhangi bir
bölgesinde rekabet koşullarının diğer bölgelerden farklılık göstermesini gerektiren
hususların mevcut olmaması nedeniyle dosya kapsamında ilgili coğrafi pazarın
“Türkiye” olarak ele alınması mümkündür.
(13) Bununla birlikte, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafı da
dikkate alınmak suretiyle, dosya konusu iddialar bakımından ilgili coğrafi pazarın
tanımlanmasına gerek olmadığı değerlendirilmektedir.
I.3. 5531 sayılı Kanun ve İlgili Mevzuat
(14) OMO’nun yetki ve görevleri ile meslek mensuplarının mesleki faaliyetlerine ilişkin
hususlar 5531 sayılı Kanun ve Ormancılık ve Orman ürünleri Bürolarının Kuruluş ve
Çalışma Esasları Yönetmeliğinde1 (Kuruluş ve Çalışma Esasları Yönetmeliği)
düzenlenmiş olduğundan mevzuatın dosya konusu şikâyet ile ilgili olduğu
değerlendirilen kısımlarına aşağıda yer verilmiştir.
(15) 5531 sayılı Kanunun Ücret başlıklı 13. maddesinde; “Ücret, meslek mensuplarının
hizmetlerine karşılık olan meblağı ifade eder. Ücretin asgari miktarı tarife ile belirlenir.
Tarifedeki asgari miktar altında iş kabulü yasak olup, aksine hareket edenlere disiplin
cezası uygulanır. Tarife, Oda tarafından düzenlenir ve uygulanır.” hükmü yer
almaktadır.
(16) Kuruluş ve Çalışma Esasları Yönetmeliğinin “Meslek Mensuplarının Çalışma Usul ve
Esasları” başlığını taşıyan 3. bölümünde yer alan, “En az ücretin altında iş kabul etme”
başlıklı 42. maddesinde ise; ‘’Meslek mensupları, hizmetlerine karşılık alacakları
ücretin en az miktarının tespitine dair usul ve esaslara göre Odaca belirlenen ücretin
altında iş kabulü yapamaz. Bunun üzerindeki ücret ise meslek mensubu ile iş sahipleri
arasında serbestçe belirlenebilir.’’ hükmü yer almaktadır.
(17) Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleriyle OMO’ya, meslek mensuplarının mesleki
işlerine yönelik asgari fiyat tarifesi düzenleme yetkisinin açıkça tanındığı
anlaşılmaktadır.
I.4. OMO’dan Elde Edilen Bilgiler
(18) Şikayet başvurusunda yer verilen ve OMO tarafından ormancılık, orman ve ağaç
endüstrisi ile ilgili işlere ilişkin asgari fiyat tarifesi yayımlanması ve bu tarifelerine
uymayan meslek mensuplarına yaptırım uygulanması hususları hakkında OMO’dan
bilgi talebinde bulunulmuştur. Anılan bilgi talebine ilişkin olarak OMO tarafından
gönderilen cevabi yazıda özetle aşağıda yer verilen hususlar dile getirilmiştir.
(19) OMO’nun kuruluşu, seçimleri, işlevleri, görevleri ile Oda üyelerinin uymaları gereken
kuralların Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Orman Mühendisleri Odası Ana
1 08.04.2009 tarihli ve 27194 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
16-33/561-242
4/10
Yönetmeliği’nde2 (OMO Ana Yönetmeliği) belirlendiği belirtilmiştir. OMO Yönetim
Kurulunun anılan Yönetmelik’in 31. maddesinin 1. fıkrasının (t) bendindeki;
“29/6/2006 tarihli ve 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri
Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun uyarınca
meslek mensupluğu ruhsat belgesi almaya hak kazanan meslek mensuplarının;
5531 sayılı Kanundaki mesleki faaliyet konularına ilişkin hak ve yetkileri
kullanırlarken uymaları gereken mesleki ve etik kurallar, ürettikleri mesleki
çıktıların vizelenmesi, zorunlu mesleki eğitimlere katılmaları konularında
uymaları gereken usul ve esasların belirlendiği ve meslek mensupluğu ruhsat
belgesi Odadan teslim alınırken veya eski ruhsat belgelerinin yıllık vizeleri
yapılırken bir defaya mahsus olmak üzere Odaya vermek zorunda oldukları
taahhütname esaslarını belirlemek”
hükmü uyarınca serbest meslek mensuplarının 5531 sayılı Kanundaki mesleki faaliyet
konularına ilişkin mesleki hak ve yetkilerini kullanırken, uymaları gereken kuralların yer
aldığı “Taahhütname” esaslarını belirlemekle yetkilendirildiği ifade edilmiştir.
(20) OMO Ana Yönetmeliği ile beraber Kuruluş ve Çalışma Esasları Yönetmeliği’nin 6.
maddesinde;
“Meslek mensubu, meslek mensupluğu ruhsat belgesini Odadan teslim alırken;
bu Yönetmeliğin üçüncü bölümündeki meslek mensuplarının uymaları gereken
usul ve esaslar ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Oda mevzuatına
uygun olarak mesleki hizmetleri üreteceğine ilişkin taahhütnameyi imzalar”
hükmünün bulunduğu belirtilmiştir. Anılan taahhütname metninin aşağıdaki şekilde
olduğu ifade edilmiştir:
“Orman Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin 31 inci maddesi uyarınca,
5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri
Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun ve ikincil mevzuatına göre almış
olduğum Ruhsat Belgesini kullanırken; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
(TMMOB), Orman Mühendisleri Odasını ilgilendiren Kanunlar ile bu kurumlarca
yürürlüğe konulan yönetmelik, yönerge, tebliğ, alt düzenleme, genelge vb.
belgelerle düzenlenen hususlara uyacağımı, yaptığım çalışmalar sonucunda
üretilen mesleki çıktıları TMMOB ve Oda mevzuatına uygun olarak Oda
denetimine tabi tutacağımı, çağrılmam halinde zorunlu eğitimlere katılacağımı,
aksi durumda her türlü hukuki işlemin yapılmasını kabul ve taahhüt ederim.”
(21) Meslek mensuplarının 5531 sayılı Kanun ve ikincil mevzuata uymamaları halinde, 6235
sayılı TMMOB Kanunu’na dayanarak TMMOB’ce yürürlüğe konulan, Birliğe bağlı tüm
Odaları kapsayan ve bağlayıcı nitelikte olan “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
Disiplin Yönetmeliği”3 (Disiplin Yönetmeliği) çerçevesinde OMO tarafından disiplin
cezalarının uygulandığı belirtilmiştir. Disiplin Yönetmeliği’nin 3. bölümünde yer verilen
yazılı uyarı cezası, para cezası, meslek uygulamasının yasaklanması, odadan ihraç
disiplin cezalarının soruşturmaya dayanarak OMO Onur Kurulu tarafından verildiği
ifade edilmiştir.
(22) Disiplin Yönetmeliği’nin “Para Cezaları” başlıklı 8. maddesinde para cezası verilecek
fiillerin sıralandığı belirtilerek aynı maddenin 1. fıkrasının (d) bendinde yer verilen “Türk
2 12.07.2006 tarihli ve 26226 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
3 10.07.2012 tarihli ve 24811 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
16-33/561-242
5/10
Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ya da Odalarca belirlenmiş asgari ücretin altında
ücret alma” hükmü ve 5531 sayılı Kanun’un 13. maddesinde yer verilen “Ücret, meslek
mensuplarının hizmetlerine karşılık olan meblağı ifade eder. Ücretin asgari miktarı
tarife ile belirlenir. Tarifedeki asgari miktar altında iş kabulü yasak olup, aksine hareket
edenlere disiplin cezası uygulanır. Tarife, Oda tarafından düzenlenir ve uygulanır.”
hükmü uyarınca OMO tarafından asgari ücret tarifelerine uymayan meslek mensupları
hakkında Disiplin Yönetmeliği çerçevesinde yaptırımların uygulandığı ifade edilmiştir.
(23) Kuruluş ve Çalışma Esasları Yönetmeliği’nin “Haksız rekabet” başlıklı 24. maddesinde
yer verilen;
“(1) Meslek mensupları mesleki dayanışma sorumluluğunun bilincinde olarak
haksız rekabete neden olacak tutum ve davranışlardan kaçınırlar.
(2) Meslek mensupları başka bir meslek mensubu ile sözleşmesi devam eden
gerçek ve tüzel kişilere doğrudan ya da dolaylı olarak hizmet sunamazlar.
(3) Meslek mensupları ücret ve eleman temini gibi konularda birbirlerine zarar
verecek davranışlarda bulunamazlar.
(4) Meslek mensupları yaptıkları mesleki çalışmanın, Kanun, Türk Mühendis ve
Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Oda mevzuatına uygunluğu ve haksız
rekabetin önlenmesi açısından ürettikleri mesleki çıktılar Oda denetimine tabi
tutulur.”
hükümlerinin uygulanması hususunda OMO’nun çok duyarlı olduğu ifade edilmiştir.
OMO’nun asgari ücret tarifesinin, mühendislik birim analizleri, Orman ve Su İşleri
Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğünce yayımlanan birim fiyatlar, piyasa rayiçleri,
orman idaresince 4734 sayılı Kanun’a göre belirlenen muhtemel yaklaşık maliyet
bedelleri ve buna bağlı belirlenen sınır değerler, OMO’nun ARGE merkezinde yaptığı
araştırmalar dikkate alınarak düzenlendiği belirtilmiştir. Öte yandan mühendislik
hizmetlerinin kaliteli ve tekniğe uygun olarak yapılmasının ancak mevzuata dayalı
olarak hazırlanan asgari ücret tarifelerine uygun davranılması ile sağlanabileceği
hususu vurgulanmıştır.
(24) OMO tarafından gönderilen yazıda, mali yönden daha iyi durumda olan eski meslek
mensuplarının ihalelerde tekel oluşturma ve yeni meslek mensuplarının ihale
kazanarak iş bitirme belgesi alıp serbest piyasaya girmesine engel olmak için çok
yüksek indirim bedelleriyle ihalelere teklif sundukları hususunda OMO’ya şikayet
başvurularının yapıldığı ifade edilmektedir. OMO tarafından yapılan tahkikat
neticesinde 5531 sayılı Kanunun 13. maddesini ihlal ettiği tespit edilen meslek
mensuplarına önce uyarı yazısı gönderildiği, daha sonra para cezası ve ihlalin devamı
halinde ise ruhsatlarının geçici olarak askıya alınması disiplin cezalarının verildiği dile
getirilmiştir. Halihazırda OMO’ya kayıtlı yaklaşık 2400 meslek mensubunun bulunduğu
sadece 10 civarında meslek mensubuna bu disiplin cezalarının uygulandığı
belirtilmiştir.
I.5. Değerlendirme
(25) Aşağıda meslek birliklerin benzer uygulamalarına yönelik olarak Kurul’un ve
mahkemelerin almış olduğu kararlara yer verilecek, bu kararlar dikkate alınarak dosya
konusu şikâyet 4054 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilecektir.
I.5.1. Benzer Şikâyetlere Yönelik Kurul ve Mahkeme Kararları
16-33/561-242
6/10
(26) Meslek birliklerinin fiyat tespit ettiği ve havuz sistemi kurduğuna ilişkin iddialar hakkında
Kurul birçok inceleme gerçekleştirmiştir. Gerçekleştirilen incelemelerde meslek
birliklerinin eylemlerinin yasal dayanaklarının olup olmaması, yetkinin nasıl kullanıldığı
hususlarına göre değerlendirmeler yapılmıştır. Bu çerçevede dosya konusu başvuru
bakımdan önemli görülen Kurul kararlarına aşağıda yer verilmiştir.
(27) Kurul Türk Eczacıları Birliği (TEB) 6. Bölge Samsun Eczacı Odasına ilişkin kararda4
TEB 6. Bölge Samsun Eczacı Odasının başlattığı şikâyet konusu uygulamanın,
dayanağını özel bir yasal düzenlemeden alması ve kamu tasarrufu niteliğini taşıması
nedeniyle işlem yapılmasına gerek olmadığına; bununla birlikte, konuyla ilgili olarak
ilgili bakanlıklara görüş bildirilmesine karar verilmiştir.
(28) Benzer şekilde Kurul’un, reçetelerin eczacı odaları tarafından eczacılar arasında
paylaştırılması uygulamasını değerlendirdiği kararında5; uygulamanın Sosyal Güvenlik
Kurumu (SGK) ve TEB arasında imzalanan bir protokole dayandığı, söz konusu dosya
özelinde, SGK’nın teşebbüs olarak kabul edilemeyeceği ve uygulamanın, TEB
Kanunu’na dayanılarak gerçekleştirilmesi nedeniyle, anılan protokolün bir teşebbüs
birliği kararı olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmış ve ilgili bakanlıklara görüş
bildirilmesine karar verilmiştir.
(29) Kurul’un Türkiye Barolar Birliği kararında6 da, Birliğin avukatlık asgari ücret tarifesi
belirleme yetkisinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. ve 168. maddeleri
çerçevesinde açıkça Türkiye Barolar Birliğine verilmesi nedeniyle 4054 sayılı Kanun
kapsamında işlem tesis edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte aynı
kararda, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun ilgili maddelerinin 4054 sayılı Kanun ile
ihtilaf halinde olduğundan, yasal düzenlemede değişiklik talebi ile TBMM, Başbakanlık
ve ilgili Bakanlık nezdinde girişimlerde bulunulmasına karar verilmiştir.
(30) Yukarıda yer verilen kararlarda Kurul’un, meslek birliklerinin kanuna dayalı yetkileri
çerçevesinde gerçekleştirmiş oldukları eylemlere ilişkin olarak müdahalede bulunmayıp
rekabet savunuculuğu kapsamında ilgili mercilere görüş bildirdiği veya yasal
düzenlemelerde değişiklik yapılması için girişimlerde bulunulmasına karar verdiği
görülmektedir.
(31) Öte yandan meslek birliklerinin kanuni yetkilerinin kapsamını aşarak 4054 sayılı Kanun
kapsamında ihlal teşkil edebilecek eylemlerine ilişkin olarak Kurul’un yaklaşımı
farklılaşmaktadır. Örneğin Türk Tabipler Birliği’ne (TBB) ilişkin Kurul kararında7, 6023
sayılı TTB Kanunu ile TTB’ye asgari ücret tarifesi düzenleme yetkisi verildiği tespit
edilmiştir. Bununla birlikte, TTB tarafından bu yetkiye dayanılarak işyeri hekimlerinin
aylık ücretlerinin düzenlenmiş olmasının, kendisine kanunla verilen yetkinin aşılması
anlamına geldiği değerlendirilmiştir. Kurul kararında bu saptamaya ek olarak, ilgili
Kanun maddesinin 4054 sayılı Kanun ile ihtilaf halinde olduğu sonucuna ulaşılarak,
4054 sayılı Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ve 30. maddesinin
birinci fıkrasının (f) bendi çerçevesinde ilgili süreç işletilerek, yasal düzenlemelerde
değişiklik yapılması yönünde ilgili merciler nezdinde girişimlerde bulunulmasına karar
verilmiştir.
(32) Dosya konusu şikâyet başvurusuna benzer şekilde TMMOB’a bağlı meslek birliklerinin
asgari fiyat belirledikleri ve havuz sistemi kurdukları iddialarına ilişkin birçok inceleme
gerçekleştirilmiştir. Kurul, TMMOB ve TMMOB Şehir Plancıları Odasının asgari ücret
4 Kurulun 02.10.2001 tarihli ve 01-46/475-119 sayılı kararı.
5 Kurulun 22.09.2005 tarihli ve 05-59/877-236 sayılı kararı.
6 Kurulun 13.11.2003 tarihli ve 03-73/876(a)-374 sayılı kararı.
7 Kurulun 13.11.2003 tarihli ve 03-73/876 (c)- 376 sayılı kararı.
16-33/561-242
7/10
tarifesi uygulamasına ilişkin kararında8 söz konusu eylemlerin TMMOB’un yasal
dayanağı olmayan bir yönetmeliğine dayandığı gerekçesiyle 4054 sayılı Kanunun 4.
maddesini ihlal ettiğini belirterek TMMOB’a para cezası uygulamıştır. Ayrıca Kurul,
4054 sayılı Kanunun 9. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında TMMOB ve TMMOB
Şehir Plancıları Odasına söz konusu eylemleri sonlandırması yönünde görüş
bildirmiştir.
(33) Bahsi geçen kararın ardından, TMMOB ve Şehir Plancıları Odası tarafından Kurul’un
mezkur kararına karşı Danıştay 10. Dairesi nezdinde yürütmeyi durdurma talebini de
içeren iki dava açılmış, anılan Daire 17.11.2003 tarih ve E:2003/2564, E:2003/2705
sayılı kararlarında dava konusu yönetmeliklerin hukuksal niteliklerini dikkate alarak
yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar vermiştir. Sonrasında Kurul’un
TMMOB ve Şehir Plancıları Odasına yönelik söz konusu kararı, Danıştay 13. Dairesi
tarafından soruşturmacı üyenin karara katılımı nedeniyle usul yönünden 14.11.2006
günlü E:2005/1668, K:2006/4329 sayılı ve 8.7.2005 günlü E:2005/916, K:2005/3436
sayılı kararlarla iptal edilmiştir. Kurul tarafından soruşturmacı üyenin karara katılımı
nedeniyle usul yönünden iptal edilen 22.01.2002 tarih ve 02-04/40-21 sayılı kararın
yerine yeni bir karar alınmamış, Kurul’un 16.05.2007 tarih ve 07-41/453-M sayılı
kararıyla TMMOB tarafından kendi birliklerine bağlı meslek odalarının asgari ücret
tarifelerinin ve TMMOB üyesi olan Şehir Plancıları Odasınca şehir plancılarının asgari
ücret tarifelerinin belirlenmesine dayanak oluşturan ve 4054 sayılı Kanun’a aykırı
bulunan yönetmeliklerin iptali için dava açılmasına karar verilmiştir. Ancak açılan
davalarda, Danıştay 13. Dairesi tarafından alınan 16.11.2007 günlü ve E:2007/10830,
K:2007/7326 sayılı, 01.02.2008 günlü ve E:2007/10829, K:2008/1745 sayılı kararlarla,
Kurum’un TMMOB ve TMMOB’a bağlı odalarca yapılan düzenlemelerin rekabeti
engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı olduğunu ileri sürerek iptalleri için dava açma
ehliyeti olmadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bunun
sonucunda ise Kurum tarafından Danıştay 13. Dairesi’nce verilen söz konusu kararlar
hakkında Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu (İDDK) nezdinde temyiz
başvurusunda bulunulmuştur.
(34) Söz konusu temyiz başvurularına ilişkin süreç devam ederken gelen şikâyetler üzerine
mimar ve mühendis odalarının benzer uygulamalarına yönelik olarak çok sayıda
önaraştırma yapılmış, ancak ilgili Danıştay kararı çerçevesinde, asgari ücret
uygulamasına yönelik anlaşmaların, pazar paylaşımına yol açacak türden başka
eylemler içermediği sürece ihlal teşkil etmeyeceği ve ilgili teşebbüsler hakkında
soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönünde karar verilmiştir9.
(35) Anılan temyiz talepleri üzerine İDDK tarafından verilen kararda10; dava konusu
yönetmelik maddeleri ile rekabetin ihlal edilmesi mümkün olduğundan, 4054 sayılı
Kanun’un 27. maddesine göre rekabet ortamını korumakla yükümlü düzenleyici ve
denetleyici bir bağımsız idari otorite olan Kurumun, söz konusu düzenlemeye karşı iptal
8 Kurul’un 22.01.2002 tarihli ve 02-04/40-21 sayılı kararı.
9 Kurul’un 09.09.2009 tarihli ve 09-41/997-254 sayılı; 04.11.2009 tarihli ve 09-52/1260-323 sayılı;
09.12.2009 tarihli ve 09-58/1411-372 sayılı; 04.03.2010 tarihli ve 10-21/281-105 sayılı; 27.10.2010
tarihli ve 10-67/1411-529, 10-67/1412-530, 10-67/1413-531 sayılı; 24.03.2011 tarihli ve 11-17/323-98
sayılı; 02.06.2011 tarihli ve 11-33/716-222 sayılı kararları.
10 12.12.2012 tarihli ve 2008/655 Esas No ve 2012/2752 Karar No’lu İDDK kararı.
16-33/561-242
8/10
davası açmakta menfaati bulunduğu ifade edilmiştir. Bu çerçevede, İDDK, Kurumun,
TMMOB’un yaptığı düzenlemelere karşı iptal davası açabilmesinin önünde hukuki bir
engel olmadığına ve dolayısıyla da, Kurumun açtığı davanın ehliyet yönünden
reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığına karar vermiştir.
(36) İDDK’nın söz konusu kararında, rekabet hukuku bağlamında bir kararın 4054 sayılı
Kanun kapsamında teşebbüs birliği kararı olup olmadığının tespit edilmesine ilişkin
olarak şu değerlendirmeler yapılmıştır:
“ […], yasayla kurulmuş olan oda veya birlik gibi kamu tüzel kişiliğine sahip olan
teşebbüs birliklerinin, yasayla verilmiş görevlerinin dışında tesis ettikleri
herhangi bir yasal yetkiye dayanmayan karar ve uygulamalarının ise 4054 sayılı
Yasa kapsamında kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, bir teşebbüs birliği,
kuruluş yasasında ve ona bağlı olarak çıkarılmış mevzuatta kendisine açıkça
verilmeyen bir yetkiyi kullanarak rekabeti sınırlayıcı bir karar almış ise, böyle bir
durumda, söz konusu kararın rekabeti sınırlayıcı olan herhangi bir teşebbüs
birliği kararından farkı olmayacaktır. Bu durumda, Rekabet Kurulu'nun böyle bir
kararla ilgili olarak, teşebbüs birliği aleyhine doğrudan soruşturma açıp rekabeti
ihlal ettiği sonucuna ulaşması halinde cezalandırma yoluna gidebileceği
kuşkusuzdur.”
(37) Yukarıda yer verilen Kurul ve mahkeme kararları doğrultusunda, Kurul’un meslek
birliklerine ilişkin şikâyetleri incelerken şikâyet konusu eylemlerin kanuni dayanağı olup
olmadığının dikkate alınmasının gerektiği anlaşılmaktadır. Meslek birliklerinin eylemleri,
kendilerine kanunla ve ona bağlı olarak çıkarılmış mevzuatla açıkça verilen yetkiler
çerçevesinde kaldığı takdirde Kurul söz konusu eylemler için işlem tesis
edemeyecektir11. Öte yandan Kurul’un, rekabeti kısıtlama potansiyeli olan ve kanuni
yetkilere dayalı olarak gerçekleştirilen bu eylemlere ilişkin olarak rekabet savunuculuğu
çerçevesinde ilgili mercilere görüş göndermesi mümkündür.
(38) Ancak meslek birliklerinin rekabeti kısıtlama potansiyeli olan ve kanuni bir yetkiye
dayanmayan işlemleri hususunda Kurul’un yaklaşımı farklılaşmaktadır. Kurul meslek
birliklerinin söz konusu eylemleri için ceza verilmesi12, eylemlerin dayanağı olan
mevzuatın iptali için dava açılması13 ve eylemlerin durdurulması için görüş
gönderilmesi14 yollarına başvurabilmektedir.
I.5.2. Şikayete Konu Eylemlerin Değerlendirilmesi
(39) Konusu ve kapsamı yukarıda özetlenen şikâyet çerçevesinde, OMO’nun orman ve
ağaç endüstrisi ile ilgili işlere ilişkin asgari fiyat tarifesi yayımladığı ve bu tarifelerine
uymayan meslek mensuplarına meslek uygulamasının yasaklanması cezası verdiği
belirtilmektedir.
(40) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya
bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar”
yasaklanmış ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise tahdidi olmamak üzere yasaklanan
hallere ilişkin örneklere yer verilmiştir. Söz konusu fıkranın (a) bendinde, “mal veya
11 Benzer yönde bkz. Danıştay 13. Dairesinin 05.01.2010 tarih ve 2007/2748 E., 2010/8 K. sayılı;
Ankara 12. İdare Mahkemesinin 19.11.2014 tarih ve 2014/978 E. sayılı kararları.
12 22.01.2002 tarihli ve 02-04/40-21 sayılı, 02.11.2006 tarih ve 06-79/1021-295 sayılı Kurul kararları.
13 16.05.2007 tarihli ve 07-41/453-M sayılı Kurul kararı.
14 02.12.2015 tarihli ve 15-42/688-245 sayılı karar.
16-33/561-242
9/10
hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her
türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” yasaklanan hallerden sayılmıştır.
(41) OMO’nun orman ve ağaç endüstrisi ile ilgili işlere ilişkin asgari fiyat tarifesi yayımlaması
ve bu tarifelere uymayan meslek mensuplarına yaptırım uygulamasının rekabeti
kısıtlayıcı etkilerinin olabileceği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte yukarıda yer
verilen Kurul ve mahkeme kararları ışığında, meslek birliklerinin şikâyete konu
eylemlerinin yasal bir dayanağının olup olmadığına göre değerlendirme yapılması
gerekmektedir.
(42) Bu çerçevede şikâyet konusu eylemler değerlendirilirken OMO’nun bu eylemleri hangi
yetki çerçevesinde gerçekleştirdiği dikkate alınmalıdır. 6235 sayılı TMMOB Kanunu’na
göre kurulmuş olan OMO’nun, 5531 sayılı Kanun’un uygulama yönetmeliklerini, Orman
ve Su İşleri Bakanlığının uygun görüşlerini alarak yürürlüğe koymak ve bu Kanun’un
uygulanmasının koordinasyonunu yürütmekle görevlendirildiği ve yetkilendirildiği
anlaşılmaktadır.
(43) Orman mühendisleri, orman endüstri mühendisleri ve ağaç işleri endüstri
mühendislerinin mesleki yetkilerini düzenleyen 5531 sayılı Kanun’un “Ücret” başlıklı 13.
maddesinde; “Ücret, meslek mensuplarının hizmetlerine karşılık olan meblağı ifade
eder. Ücretin asgari miktarı tarife ile belirlenir. Tarifedeki asgari miktar altında iş kabulü
yasak olup, aksine hareket edenlere disiplin cezası uygulanır. Tarife, Oda tarafından
düzenlenir ve uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Bu Kanun hükmü uyarınca OMO’nun
mesleki işlere ilişkin olarak asgari ücret tarifesi belirleme ve bu tarifelere uymayan
meslek mensuplarına disiplin cezası verme yetkisine açıkça sahip olduğu
anlaşılmaktadır.
(44) OMO tarafından gönderilen cevabi yazıda da, asgari fiyat tarifesi yayımlanmasının
anılan Kanun hükmü uyarınca gerçekleştirildiği, tarifelere uymayan meslek personeline
ise TMMOB tarafından yürürlüğe konan ve OMO’nun da tabi olduğu Disiplin
Yönetmeliği çerçevesinde disiplin cezasının uygulandığı belirtilmektedir.
(45) Yukarıda yer verilen tüm bilgi, belge ve değerlendirmeler ele alındığında; OMO’nun
şikâyet konusu eylemlerinin tamamen 5531 sayılı Kanunun 13. maddesinden aldığı
açık yetkiyle gerçekleştirildiği, bu nedenle 4054 sayılı Kanun çerçevesinde başvuruya
konu iddialar hakkında OMO’ya yönelik herhangi bir işlemin tesis edilemeyeceği
değerlendirilmektedir.
(46) Söz konusu mevzuat hükümlerine ilişkin olarak ilgili mercilere görüş yazısı
gönderilmesi noktasında, Kurum tarafından 2015 yılında yayımlanan “Rekabet
Politikası Perspektifinden Ülkemiz Mevzuatının Taranması” başlıklı Rekabet Raporu’na
değinilmelidir. Anılan raporda, çeşitli kanun ve yönetmelik hükümleri incelenmiş,
inceleme sonucunda bazı düzenlemelerde piyasada oluşacak fiyata etki edebilecek
birtakım hükümler tespit edilmiş ve bu tespitler kamuoyuyla paylaşılmıştır. OMO’nun
şikâyet konusu eylemlerinin dayanağını teşkil eden 5531 sayılı Kanunun 13. maddesi
de, piyasa fiyatına müdahale eden mevzuat hükümlerinden biri olarak Rekabet
Raporu’nda ele alınmaktadır.
16-33/561-242
10/10
(47) Bu doğrultuda ilgili mevzuatta değişiklerin gündeme gelmesi ve ilgili düzenlemelerin
taslak ya da olası metinlerinde mevcut ya da sonradan eklenen, rekabeti sınırlama
ihtimali bulunan hükümlerin bulunması halinde, ilgili kurumlara görüş bildirilebilecektir.
Bu aşamada söz konusu düzenlemelerin ilgili maddelerine ilişkin görüş bildirilmek
suretiyle herhangi bir girişimde bulunulması gerekmemektedir. Nitekim Kurulun yakın
tarihte almış olduğu Turist Rehberleri Birliği’ne ilişkin kararında15 da bu yönde bir
sonuca ulaşıldığı ve ilgili mercilere herhangi bir görüş yazısı gönderilmesine gerek
olmadığının değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
J. SONUÇ
(48) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
15 Kurul’un 01.09.2015 tarihli ve 15-34/517-164 sayılı kararı.
Full & Egal Universal Law Academy