AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No. 58528/09
Muzaffer ÖRNEK ve diğerleri / TÜRKİYE
Başkan
Valeriu Griţco,
Hâkimler
Egidijus Kūris,
Darian Pavli,
ve Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla, 24 Eylül 2019 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), yukarıda belirtilen 17 Ekim 2009 tarihli başvuruyu ve davalı Hükümet tarafından sunulan görüşler ile başvuranlar tarafından bu görüşlere cevaben sunulan görüşleri dikkate alarak gerçekleştirdiği müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE OLGULAR
1. Başvuran tarafların isim listesi ekte yer almaktadır. Başvuranlar, Mahkeme önünde İzmir Barosuna bağlı Avukat Fatma Belgin Adalı ve Avukat Yeliz Oktay tarafından temsil edilmişlerdir.
Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Davanın kendine özgü koşulları, taraflarca ifade edildiği şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.Arazinin Başvuranlar Adına Tescili
2. Menemen’de bulunan 9250 m2’lik bir tarım arazisi, 1963 yılında, tapu kütüğüne M.Ö adına tescil edilmiştir.
3. Hazine, 11 Kasım 1991 tarihinde, bu karara itiraz ederek, bu arazinin kendi adına tescili talebiyle, Aliağa Kadastro Mahkemesine başvurmuştur.
4. Hazine’nin bu talebi, 23 Ekim 1996 tarihinde reddedilmiştir.
5. Yargıtay, 8 Temmuz 1998 tarihinde, idare tarafından itiraz edilen kararı onamıştır.Başvuranların Arazisinin Kamulaştırılması
6. Türkiye Elektrik İdaresi, 17 Ocak 1979 tarihinde, bir elektrik trafosunun yapımı için M.Ö.’nün varisleri olan başvuranlara ait arazinin kamulaştırılmasına karar vermiştir.
7. İdare, kamulaştırma kararını, yerel gazetede yayımlama ve köyün muhtarlığına afiş asma yoluyla ilan etmiştir.
8. Ayrıca kamulaştırmaya ilişkin belgelerin tamamı, 1, 3, 4 ve 6 Temmuz 1979 tarihlerinde, noter yoluyla da başvuranlara tebliğ edilmiştir.Başvuranlar Tarafından Açılan Tazminat Davası
9. Başvuranlar ile birlikte F.Ö. ve N.Ö., avukatları aracılığıyla, 29 Aralık 1999 tarihinde, arazilerinin fiilen kamulaştırılmasının sebep olduğu zararın telafi edilmesi amacıyla, Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi önünde tazminat davası açmışlardır.
10. Başvuranların talebi, 20 Kasım 2002 tarihinde, fiilen kamulaştırma durumunda tazminat davaları için 20 yıl ve hukuka uygun şekilde yapılan kamulaştırmalarda kamulaştırma bedelinin artırılmasına yönelik davalar için 30 gün olan yasal zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle, reddedilmiştir.
11. Yargıtay, 1 Nisan 2003 tarihinde, ilk derece mahkemesinin, kararını vermeden önce, noter yoluyla yapılan tebligatların hukuka uygun olup olmadığını doğrulamış olması gerektiğini belirterek başvuranlar tarafından itiraz edilen kararı bozmuştur.
12. Asliye Hukuk Mahkemesi , Yargıtay kararına uygun şekilde karar vererek, gerekli doğrulamaları yapmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi, kamulaştırmaya ilişkin belgelerin, F.Ö. ve N.Ö. dışında, mülkün diğer ortak maliklerine gerektiği şekilde tebliğ edildiği kanaatine varmıştır. Sonuç olarak Mahkeme, 28 Eylül 2005 tarihli bir kararla, F.Ö. ve N.Ö. dışında, mülkün diğer ortak maliklerinin taleplerinin zaman aşımı sebebiyle reddine, F.Ö. ve N.Ö. yönünden ise, ek bir kamulaştırma bedelinin ödenmesine hükmetmiştir.
13. Yargıtay, 13 Haziran 2006 tarihinde, sadece arazi değerini hesaplama yönteminin yanlış olduğu gerekçesiyle, kararı bozmuştur. Yargıtay, ihtilaf konusu arazinin, artık tarım arazisi olmadığını, ancak arsa vasfı taşıdığını ve dolayısıyla değerinin buna göre hesaplanması gerektiğini gözlemlemektedir.
14. Asliye Hukuk Mahkemesi, 24 Ocak 2008 tarihinde, Yargıtay kararına uygun şekilde karar vererek, F.Ö. ve N.Ö. için kamulaştırma bedelini artırmıştır. Diğer ortak maliklerin talebi, 28 Eylül 2005 tarihinde verilen karardaki aynı gerekçeyle, yeniden reddedilmiştir.
15. Yargıtay, 16 Eylül 2008 tarihinde, bu kararı bütün hükümleriyle onamıştır.
16. Yargıtay, 23 Mart 2009 tarihinde, karar düzeltme talebinin reddedilmesine karar vermiştir.
17. Yargıtay kararı, 22 Nisan 2010 tarihinde başvuranların avukatına tebliğ edilmiştir.
ŞİKÂYETLER
18. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesini ve Sözleşme’nin 6. maddesini ileri sürerek, arazilerinin fiilen kamulaştırılması sebebiyle, mülkiyetlerine saygı hakkının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuşlardır. Başvuranlar, bir taraftan, kamulaştırma kararının kendilerine gerektiği şekilde tebliğ edilmemiş olması ve diğer taraftan, bu mülk üzerindeki haklarının, Aliağa Kadastro Mahkemesi tarafından askıya alınmış olması sebebiyle, yasal süre içerisinde dava açma imkânına sahip olmadıklarını ileri sürmektedirler.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
19. Hükümet başvuranların iddialarına itiraz etmektedir. Hükümet öncelikle, başvuranlar Muzaffer Örnek ve Cemil Örnek’in vefat ettiklerini (ayrıntılı bilgi için bk. ekli belge) ve bu başvuranların varislerinin, Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğüne davayı devam ettirmek istediklerini bildirmediklerini vurgulamaktadır. Dolayısıyla Hükümet, Mahkemeyi, bu başvuranlarla ilgili olarak, başvurunun, Sözleşme hükümlerine kişi yönünden uygun olmadığı gerekçesiyle, kabul edilemez olduğuna karar vermeye davet etmektedir. Hükümet, diğer başvuranlarla ilgili olarak, bu başvuranların erişilebilir ve etkin iç hukuk yollarını tüketmedikleri kanaatindedir. Hükümet, iddiasını desteklemek ve başvuranların yasal süre içerisinde tazminat davası açmalarını engelleyen hiçbir unsurun bulunmadığını ve Kadastro Mahkemesi önünde görülen davanın, zaman aşımı süresinin hesaplanması açısından tazminat davasına herhangi bir etkisi olmadığını göstermek için içtihadi örnekler ibraz etmektedir.
20. Başvuranlar şikâyetlerini yinelemektedir. Başvuranlar, ulusal mahkemeler tarafından sunulan çözüm yolunu eleştirmekte ve mülklerinin kamulaştırılmasının ardından kendilerine tazminat ödenmediğini vurgulayarak, bu durumun, Sözleşme’nin 6. maddesinin ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlaline yol açtığını ileri sürmektedirler.
21. Mahkeme, öncelikle Muzaffer Örnek ve Cemil Örnek’in vefat etmesinin ardından, bu başvuranların varislerinin, başvuruyu Mahkeme önünde devam ettirme isteklerini bildiklerini gözlemlemektedir. Bu nedenle, Hükümetin bu konuya ilişkin itirazının reddedilmesi uygundur.
22. Mahkeme, iç hukuk yollarının tüketilmediğine dair itirazla ilgili olarak, başvuranların arazilerinin kamulaştırılmasına ilişkin belgelerin tamamının, 1, 3, 4 ve 6 Temmuz 1979 tarihlerinde noter yoluyla başvuranlara tebliğ edildiğinin tespit edildiğini (yukarıdaki 8. paragraf) kaydetmektedir. Bununla birlikte, başvuranlar ulusal mahkemeler önünde tazminat davalarını ancak 20 yıldan fazla süre sonra açmışlardır (yukarıdaki 9. paragraf). Ulusal mahkemeler, noter yoluyla yapılan tebligatların hukuka uygunluğunu doğruladıktan sonra, kanun tarafından öngörülen başvuru süresine riayet edilmediği gerekçesiyle başvuranların talebini reddetmiştir (yukarıdaki 10-17. paragraflar).
23. Başka bir deyişle, iç hukuk uyarınca başvuranların tazminat davası açma hakkı düşmüştür. İlgililer, özellikle kamulaştırma süreci hakkında kendilerine tebligat yapılmadığını ileri sürerek, bu hakkın düşme mekanizmasının uygulanma şeklini eleştirmektedirler. Bu bağlamda Mahkeme, ulusal mahkemelerin görevini üstlenemeyeceğine dair yerleşik içtihadını hatırlatmaktadır. Ulusal mevzuatı yorumlamak, öncelikle ulusal makamların, özellikle mahkemelerin görevidir (Ramos Nunes de Carvalho e Sá/Portekiz [BD], No. 55391/13 ve diğer 2 başvuru, § 186, 6 Kasım 2018). Bu durum, özellikle, mahkemelerin, bir başvurunun yapılma şekilleri ve ayrıntıları gibi usuli nitelikli kuralları yorumlama konusunda geçerlidir (Erfar-Avef/Yunanistan, No. 31150/09, § 39, 27 Mart 2014). Mahkemenin görevi, bu türden yorumların etkilerinin, Sözleşme ile uygunluğunu kontrol etmekle sınırlıdır (Platakou/Yunanistan, No. 38460/97, § 37, 11 Ocak 2001, Yagtzilar ve diğerleri, No. 41727/98, § 25, 6 Aralık 2001 ve Stamouli ve diğerleri/Yunanistan, No. 1735/07, § 19, 28 Mayıs 2009).
24. Mahkeme, somut olayda ulusal mahkemelerin değerlendirmesinde keyfi veya açıkça makul olmayan hiçbir husus tespit etmemektedir. Başvuranlara, kamulaştırma bedelini artırma davası açmak için kamulaştırma işleminin tebliğ edildiği tarihten, yani 1, 3, 4 ve 6 Temmuz 1979 tarihlerinden itibaren 30 gün ve arazilerinin fiilen kamulaştırıldığı kanaatine varmaları durumunda, tazminat davası açmak için 20 yıl süre verilmiştir. Başvuranların 29 Aralık 1999 tarihinde Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesine yaptıkları başvuru her halükarda yasal süreler geçtikten sonra yapılmıştır. Hâlbuki davanın farklı aşamaları boyunca bir avukat tarafından temsil edilen başvuranların, usuli ve hatta içtihadi kuralları tanımaları ve bunlara riayet etmeleri gerekirdi. Başvuranların, özellikle Kadastro Mahkemesi önünde görülen yargılamanın, zaman aşımı süresinin hesaplanması açısından tazminat davasına herhangi bir etkisinin bulunmayacağını bilmeleri gerekirdi. Ayrıca, yapılan yargılamalar sonucunda ortak malikler F.Ö. ve N.Ö. lehine tazminata hükmedildiği (yukarıdaki 9-17. paragraflar), dolayısıyla etkin ve etkili bir başvuru yolunun söz konusu olduğu hususunun dikkate getirilmesi gerekmektedir.
25. Mahkeme, yukarıda belirtilenler ışığında, başvuranların, kendi ihmalleri sonucunda, iç hukuk yollarını doğru şekilde tüketmedikleri kanaatine varmaktadır.
26. Sonuç olarak, başvuru, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 17 Ekim 2019 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıValeriu Griţco
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
EK
No.
Adı SOYADI
Doğum Tarihi
Uyruğu
İkamet yeri
Varisler
1.
Muzaffer ÖRNEK
08.02.1926
Ölüm tarihi 09/08/2014
Türk
İZMİR
1) Gülderen Özer
(doğum 27.12.1949)
2) Özer Örnek
(doğum 12.11.1955)
2.
Münire EREN
25.11.1936
Türk
İZMİR
3.
Cengiz FİDAN
24.03.1965
Türk
İZMİR
4.
Emrah FİDAN
29.10.1973
Türk
İZMİR
5.
Fatih FİDAN
26.02.1971
Türk
İZMİR
6.
Hüseyin FİDAN
20.10.1952
Türk
İZMİR
7.
İnci KARAGÖZ
20.01.1955
Türk
İZMİR
8.
Naciye KAYA
11.03.1948
Türk
İZMİR
9.
Cemil ÖRNEK
12.11.1938
Ölüm
24.11.2014
Türk
İZMİR
1) Nimet Balın
(doğum 15.10.1967)
2) Hatice Uçan
(doğum 01.07.1963)
3) Mert Osman Örnek
(doğum 07.10.1986)
4) Kıymet Meltem Maviş
(doğum 15.09.1984)
10.
Muammer ÖRNEK
22.04.1931
Türk
İZMİR
11.
Nadir ŞEN
05.08.1951
Türk
İZMİR
12.
Nedim ŞEN
17.03.1957
Türk
İZMİR
Full & Egal Universal Law Academy