© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2012. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2012. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2012. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Ould Dah/Fransa – 13113/03
Karar 17.3.2009 [5. Daire]
Madde 7
Madde 7–1
Nullum crimen sine lege
Eylemlerin olduğu ülkede bu konuda bir af yasası olmasına rağmen, sözleşmeci devletin işkence ve barbarlık eylemlerini yargılama konusundaki evrensel yetkisi: Kabul edilemez
Olaylar: Başvurucu Moritanya vatandaşıdır. Başvurucu genelkurmayda gizli servis subayı olarak çalıştığı 1990 ve 1991 yıllarında darbe tahrikçiliği yapmaktan sanık olan askerlere karşı işkence ve barbarlık eylemleri işlemiştir. 1993 yılında, 1989 ile 1992 yılları arasında silahlı kuvvetler ile güvenlik kuvvetleri üyeleri tarafından askeri hareket ve şiddet eylemlerine sebep olan olaylarla ilgili işlenmiş suçları affeden bir yasa çıkarılmıştır. Bu yasa sayesinde başvurucu, mahkûmlara uyguladığı muamelelerle ilgili yargılanmaktan kurtulmuştur. 1999’da Uluslararası İnsan Hakları Ligi Federasyonu (FIDH) ve İnsan Hakları Ligi (LDH) başvurucuya karşı bir şikâyet dilekçesi vermiş ve davaya müdahil olmak istediklerini belirtmişlerdir. Başvurucu yakalanmış, hakkında işkence ve barbarlıktan kovuşturma açılmış, tutuklanmış ve sonrada adli denetim altında kalmak şartıyla tahliye edilmiştir. Başvurucu kaçmış ve hakkında yakalama müzekkeresi çıkarılmıştır. İstinaf mahkemesi tahkikat dairesi başvurucuya karşı ağır ceza mahkemesinde dava açılmasını emretmiştir. Başvurucunun temyiz talebi reddedilmiştir. 2005’te ağır ceza mahkemesi, başvurucunun avukatlarını dinledikten sonra, başvurucuyu gıyabında, bazı insanları kasten işkence ve barbarlık eylemlerine maruz bırakmak, görevini kötüye kullanmak suretiyle başka mahkûmların bu eylemlere maruz kalmalarını teşvik etmek ve askerlere bu yönde talimatlar vermekten dolayı on sene ağır hapis cezasına mahkûm etmiştir.
Kabul edilemez: Başvurucu Fransız yargı organlarının yetkisine itiraz etmemekte ancak bunların Moritanya hukukunu değil Fransız hukukunu uygulamasından ve bunu 7. maddenin icaplarına aykırı bir şekilde yapmasından şikâyet etmektedir. Bazı şartlarda – ki bu olayda bu şartlar oluşmuştur – Fransız yargı organları evrensel bir yetkiye sahiptir. Suçun işlendiği yerin devleti tarafından, vatandaşlarını korumak amacıyla veya bazı durumlarda bu suçların faillerini aklamak amacıyla ve onların doğrudan veya dolaylı etkileri altında alınan karar ve yapılan kanunlar ile başka bir devletin mevzuatını bertaraf etmek, evrensel yetkinin her türlü kullanımını paralize eder. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi ve Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi AİHM’de, affın genel olarak devletlerin bu tip eylemleri soruşturma göreviyle uyuşmadığı kanaatindedir. Bu olayda, Moritanya af yasası başvurucunun yargılanması ve mahkûm edilmesinden sonra değil özellikle buna karşı her türlü ceza kovuşturmasının açılmasını engellemek amacıyla çıkarılmıştır. Ancak, işkence yasağının bütün uluslararası insan hakları belgelerinde temel bir yere sahip olduğu dikkate alındığında, uluslararası hukuk bakımından kötüye kullanma olarak nitelendirilebilecek bir af yasası çıkarak bu tip eylemlerin faillerini cezasız bırakmak suretiyle, bu eylemleri soruşturma zorunluluğunu tartışma konusu yapamayız. AİHM, uluslararası hukukun, örneğin Uluslararası Ceza Mahkemesi iç tüzüğünün 17. maddesine göre, yargılanmadan önce devleti tarafından affedilen bir kişinin başka bir devlet tarafından yargılanmasını dışlamadığını gözlemlemektedir. Son olarak, İşkenceye Karşı Sözleşme’nin 4. ve 7. maddelerinin birlikte okunmasından sadece Fransız yargı organlarının yetkili olduğu değil aynı zamanda Fransız hukukunun uygulanabilir olduğu sonucu da makul bir şekilde çıkmaktadır. Sonuç olarak, Moritanya af yasası, Fransız hukukunun, olaylarla ilgili olarak evrensel yetkileri çerçevesinde başvurulan Fransız yargı organları tarafından uygulanmasına tek başına engel olabilecek nitelikte değildi.
Dolayısıyla şimdi de başvurucuya uygulanan Fransız yasasının ulaşılabilirliğini ve öngörülebilirliğini incelemek gerekmektedir. Başvurucuya isnat edilen olayların olduğu dönemde, işkence ve barbarlık eylemleri ceza yasası tarafından açıkça yasaklanmıştı. Bu eylemlerin ayrı suç değil ağırlaştırıcı neden teşkil etmeleri bu olayda belirleyici değildir; her halükarda bu eylemlerle ilgili ceza yasası hükümleri bir suç işleyen herkese yasal olarak uygulanabilirdi. Ayrıca, bu eylemler ana suç için öngörülmüş cezanın üstünde bir ceza verilmesine yol açan ana suçtan ayrı ek bir unsur oluşturuyordu. Sonuç olarak, başvurucunun eylemleri, işlendiği zaman, bu eylemler Fransız hukuku ve uluslararası hukukta yeteri kadar ulaşılabilir ve öngörülebilir bir şekilde tanımlanmış suçlar oluşturuyordu. Başvurucu 1990 ile 1991’de yaptığı işkenceler için yargılanıp mahkûm edilme riski taşıdığını, makul bir şekilde ve gerekirse aydınlatıcı bir hukuki görüş yardımıyla, öngörebilirdi: Açıkça temelden yoksun.
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2012.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadelerin kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2012.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case–law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non–commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2012.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle–ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci–dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante: publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy