AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 31083/21
Ahmet Melik ÖZDEMİR / Türkiye
Başkan,
Davor Derenčinović,
Hâkimler,
Gediminas Sagatys,
Juha Lavapuro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla 25 Mart 2025 tarihinde Komite hâlinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
1993 doğumlu, Elazığ’da ikamet eden ve Mahkeme nezdinde İstanbul Barosuna bağlı Avukat E.B. Özer tarafından temsil edilen bir Türk vatandaşı olan Ahmet Melik Özdemir (“başvuran”) tarafından 10 Haziran 2021 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Mahkemeye yapılan başvuruyu (no. 31083/21);
Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi kapsamındaki şikâyeti, kendi görevlileri Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi eski Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesi ve başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğunu beyan etme kararını;
ve tarafların beyanlarını dikkate alarak;
Gerçekleştirilen müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVA KONUSU
1. Dava, başvuranın yurt dışı diplomasına ilişkin denklik belgesi başvurusunun reddine ilişkindir. Başvuru, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi kapsamında bir hususu gündeme getirmektedir.
2. Dava dosyasına göre, başvuran Kasım 2013 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Kuzey Amerika Üniversitesinde lisans eğitimine başlamıştır. Başvuran burada belirli sayıda kredi almış ve Eylül 2016 tarihinde yine Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Strayer Üniversitesine geçerek eğitimine devam etmiştir. Başvuran Aralık 2017 tarihinde her iki üniversiteden biriken kredileriyle Strayer Üniversitesinde lisans eğitimini tamamlamıştır.
3. Başvuran Mart 2018 tarihinde Türkiye’deki Yükseköğretim Kuruluna (“YÖK”) başvurarak yurt dışı diploması için denklik belgesi talep etmiştir.
4. YÖK 11 Nisan 2018 tarihli bir yazıyla başvurana yürütme kurulunun başvurusunu reddettiğini bildirmiştir. Söz konusu yazıda, başvuranın YÖK tarafından tanınmayan bir kurum olan Kuzey Amerika Üniversitesinden 94,5 kredi transfer ettikten sonra Strayer Üniversitesinden mezun olduğu belirtilmiştir. Başvuran, 90’ı Strayer Üniversitesinden olmak üzere toplam 184.5 kredi ile mezun olmuştur. Bu nedenle başvurusu, Yurt Dışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği’nin (“Yönetmelik” - bk. aşağıda 10. paragraf) 7(6)(a) maddesi uyarınca reddedilmiştir.
5. Başvuran, YÖK’ün denklik başvurusunu reddetme kararının iptal edilmesi talebiyle Ankara İdare Mahkemesi (“İdare Mahkemesi”) nezdinde dava açmıştır. Başvuran, diğer hususların yanı sıra, eğitimine başladığı sırada Kuzey Amerika Üniversitesinin YÖK tarafından tanındığını ve daha sonraki bir tarihte tanınan üniversiteler listesinden çıkarıldığını iddia etmiştir.
6. İdare Mahkemesi 20 Aralık 2018 tarihinde başvuranın davasını reddetmiştir. İdare Mahkemesi, başvuranın eğitimine YÖK tarafından tanınmayan bir kurum olan Kuzey Amerika Üniversitesinde başladığını kaydetmiştir. Daha sonra başvuran Strayer Üniversitesine geçiş yapmış ve Ekim 2016 tarihinde eğitimine burada devam etmiştir. Başvuran önceki üniversiteden 94,5 kredi ve ikinci üniversiteden 90 kredi toplamış ve toplam 184,5 kredi ile diplomasını almıştır. İdare Mahkemesi, Yönetmeliğin 7(6)(a) maddesi uyarınca, bir öğrencinin tanınmayan bir üniversiteden tanınan bir üniversiteye geçiş yaptıktan sonra mezun olması halinde, denklik belgesi başvurusunun YÖK tarafından değerlendirilebilmesi için tanınan üniversitede gerekli kredilerin en az %70’ini tamamlamış olması gerektiğini kaydetmiştir. Bu doğrultuda İdare Mahkemesi, başvuranın bu koşulu yerine getirmemiş olması nedeniyle, itiraz edilen kararın hukuka uygun olduğu sonucuna varmıştır.
7. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 20 Aralık 2019 tarihinde, başvuran tarafından İdare Mahkemesinin kararına karşı yapılan itirazı reddetmiştir.
8. Başvuran Şubat 2020 tarihinde, diğerlerinin yanı sıra, eğitim hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
9. Anayasa Mahkemesi 11 Aralık 2020 tarihinde başvuranın bireysel başvurusunu reddetmiştir. Eğitim hakkına ilişkin şikâyetle ilgili olarak Anayasa Mahkemesi, Anayasa’da belirtilen hak ve özgürlüklere müdahale olmadığına, müdahale olsa bile bunun ihlal teşkil etmediğine kanaat getirmiştir.
10. 5 Aralık 2017 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmeliğin 7(6)(a) maddesi, diplomanın YÖK tarafından tanınmayan bir üniversitede öğrenim gördükten sonra alınmış olması halinde diploma denklik başvurularının reddedilmesini öngörmektedir. Bir öğrencinin tanınmayan bir üniversiteden tanınan bir üniversiteye geçiş yapması halinde YÖK, öğrencinin tanınan üniversitedeki kredilerinin en az %70’ini tamamlamış olması halinde başvuruyu değerlendirmeye almaktadır. Yönetmeliğin 20 Şubat 2016 ile 5 Aralık 2017 tarihleri arasında yürürlükte olan önceki versiyonunda da 7(5)(a) maddesinde benzer bir hüküm yer almaktaydı. Son olarak, 6 Kasım 2010 tarihinden 20 Şubat 2016 tarihine kadar yürürlükte olan Yönetmelik, diğer hususların yanı sıra, diplomayı veren kurumun YÖK tarafından tanınması halinde denklik diploması verilmesini öngörmekteydi.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
11. Başvuran, denklik belgesi için yaptığı başvurunun reddedilmesi nedeniyle Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinin ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuş ve eğitimine başladığı sırada Kuzey Amerika Üniversitesinin YÖK tarafından tanındığını iddia etmiştir.
12. Başvurunun kabul edilebilirliğine ilişkin olarak Hükümet, başvuranın Sözleşme’nin 35 § 3 (b) maddesi anlamında önemli bir dezavantaja maruz kalmadığını ileri sürmüştür.
13. Hükümet ayrıca, başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğunu ileri sürmüştür. Hükümet, Kuzey Amerika Üniversitesinin Türkiye’de hiçbir zaman tanınmadığını belirtmiştir. Hükümet bu bağlamda, YÖK tarafından Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığına gönderilen ve YÖK’ün söz konusu üniversiteyi hiçbir zaman tanımadığını teyit eden bir yazı sunmuştur. Söz konusu yazıya göre, YÖK’ün bu üniversiteden alınan bir diploma için kimseye denklik belgesi verdiğine dair bir kaydı bulunmamaktadır. Yazıda, Yönetmeliğin 7(6)(a) sayılı maddesinin Aralık 2017 tarihinde beri yürürlükte olduğuna ve başvuranın YÖK’e başvurusunu Mart 2018 tarihinde yaptığına dikkat çekilmiştir. Ayrıca, Yönetmeliğin 2016 tarihindeki versiyonu da benzer bir hüküm yer almaktaydı (bk. yukarıda 10. paragraf).
14. Başvuran, Hükümetin ilk itirazlarına katılmamıştır.
15. Başvuran, başvuru formunda, ilgili herhangi bir destekleyici belge sunmaksızın, eğitimine başladığı sırada Kuzey Amerika Üniversitesinin YÖK tarafından tanındığını iddia etmiştir. Başvuran, Hükümetin görüşlerine cevaben yaptığı görüşlerinde, Hükümetin Kuzey Amerika Üniversitesinin Türkiye’de hiçbir zaman tanınmadığı yönündeki görüşüne açık bir yorum yapmamıştır. Bunun yerine, kendisinin Kuzey Amerika Üniversitesi mezunu olduğunu [metinde yazıldığı haliyle] ve diplomasını aldığı üniversitenin Türkiye’de tanındığını belirtmiştir.
16. Mahkeme, başvurunun her halükârda aşağıdaki nedenlerle kabul edilemez olduğunu göz önünde bulundurarak Hükümetin ilk itirazını ele almaya gerek duymamıştır.
17. Eğitim hakkına ilişkin genel ilkeler, diğerlerinin yanı sıra, Catan ve Diğerleri / Moldova Cumhuriyeti ve Rusya ([BD], no. 43370/04 ve diğer 2 başvuru, §§ 136-40, AİHM 2012 (özetler)) kararında özetlenmiştir. Bu bağlamda, Mahkeme yükseköğretim düzeyleri için de geçerli olan eğitim hakkının (bk. Leyla Şahin / Türkiye [BD], no. 44774/98, §§ 134-42, AİHM 2005-XI), faydalı etkiler doğurabilmesi için, özellikle hak sahibinin, gördüğü eğitimden yarar sağlayabilecek olanağa sahip olması gerekmektedir, başka bir deyişle birey, her Devlette şu ya da bu şekilde yürürlükte olan yasalara uygun olarak, tamamladığı eğitimin resmi makamlarca tanınması hakkına sahip olması gerektiğini yinelemektedir (bk. Leyla Şahin / Türkiye, § 137). Eğitim hakkı aynı zamanda Üye Devletlere, bu hakkın yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarında kullanılmasını haksız yere engellememe yükümlülüğü de getirmektedir (Telek ve Diğerleri / Türkiye, no. 66763/17 ve diğer 2 başvuru, § 137, 21 Mart 2023).
18. Eğitim hakkına getirilen kısıtlamaların, söz konusu hakkın özünü zedeleyecek ve etkinliğini ortadan kaldıracak ölçüde kısıtlamadığından emin olmak için Mahkeme, bu kısıtlamaların ilgili kişiler için öngörülebilir olduğundan ve meşru bir amaç güttüğünden emin olmalıdır. Ayrıca, bir sınırlama ancak kullanılan araçlar ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi var ise, 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesiyle uyumlu olacaktır (Telek ve Diğerleri / Türkiye, § 140 ve yukarıda anılan Leyla Şahin, § 154).
19. Mahkeme öncelikle, başvuranın eğitimini yurt dışında sürdürmesi nedeniyle, somut davanın davalı Devlette tamamlanan eğitimin tanınmasıyla ilgili olmadığını kaydetmektedir. Yetkili makamların başvurana yurt dışı diplomasına ilişkin bir denklik belgesi vermeyi reddetmesinin eğitim hakkını kısıtladığını varsaysak bile, Mahkeme aşağıdaki hususları gözlemlemektedir.
20. Sınırlamanın başvuran tarafından öngörülebilir olup olmadığı sorusuna ilişkin olarak, Mahkeme başvuranın başvuru formunda, eğitimine başladığı sırada Kuzey Amerika Üniversitesinin YÖK tarafından tanındığını iddia ettiğini gözlemlemektedir. Ancak Hükümet, bu üniversitenin Türkiye’de hiçbir zaman tanınmadığını ileri sürmüş ve bu iddiasını desteklemek için YÖK tarafından yollanmış resmi bir yazı sunmuştur (bk. yukarıda 13. paragraf). Başvuran ise, iddiasını destekleyecek herhangi bir delil sunmamıştır (bk. yukarıda 13. paragraf).
21. Mahkeme, başvuranın Kuzey Amerika Üniversitesindeki eğitimine başladığı dönemde, yürürlükteki mevzuatın, sadece diplomayı veren yurt dışı eğitim kurumunun YÖK tarafından tanınması halinde denklik diploması verilmesini öngördüğünü, ancak Kuzey Amerika Üniversitesi için böyle bir durumun söz konusu olmadığını gözlemlemektedir. Akabinde ve başvuranın tanınan bir üniversiteye geçişinden önce, mevzuat değiştirilmiş olup bir öğrencinin tanınmayan bir üniversiteden tanınan bir üniversiteye geçiş yapması halinde, YÖK’ün denklik belgesi başvurusunu değerlendirebilmesi için kredilerinin %70’inin tanınan üniversiteden alınmış olması gerektiği açıkça belirtilmiştir (bk. yukarıda 10. paragraf). Mahkeme, yürürlükteki yönetmelikler uyarınca, başvuranın sadece Türkiye’de tanınan bir üniversiteden diploma almış olması nedeniyle denklik belgesi alma hakkına sahip olmadığını, zira söz konusu üniversitede gerekli kredilerin %70’inden daha azını tamamlamış olduğu görülmektedir (bk. yukarıda 6 ve 10. paragraflar).
22. Mahkeme ayrıca, başvuranın başvurusunun reddedilmesine neden olan Yönetmelik hükmünün 5 Aralık 2017 tarihinden bu yana yürürlükte olduğunu ve benzer bir hükmün, başvuranın ikinci üniversitedeki eğitimine başlamasından önce, 20 Şubat 2016 tarihinden itibaren iç hukukta mevcut olduğunu kaydetmektedir. Mahkeme ek olarak, başvuranın Kuzey Amerika Üniversitesine kayıt yaptırdığı tarihte, YÖK tarafından tanınmaması nedeniyle bu kurum tarafından verilen sertifikaların denkliğinin tanınması için o tarihte yürürlükte olan mevzuat kapsamında herhangi bir yasal dayanağın bulunmadığını kaydetmektedir (bk. yukarıda 2, 6 ve 10. paragraflar).
23. Sonuç olarak, somut davanın koşullarında, Mahkeme, başvuranın yurt dışında tamamladığı eğitimin resmi olarak tanınmasını sağlama hakkına sahip olduğunu gösteren hiçbir unsur olmadığından, eğitim hakkına getirilen sınırlamanın öngörülebilir olduğu kanaatine varmaktadır (bk. bu davaya uygulanabildiği ölçüde, Kök / Türkiye, no. 1855/02, §§ 58-60, 19 Ekim 2006; ayrıca bk. Büyükşahin / Türkiye (k.k.) [Komite], no. 52490/08, § 27, 15 Mayıs 2018).
24. Mahkeme ayrıca, söz konusu sınırlamanın, tanınan diplomaların kalitesini ve bütünlüğünü korumak ve böylece sahiplerinin yeterli düzeyde eğitim almalarını sağlamak gibi meşru bir amaç güttüğü konusunda tatmin olmuştur. İlgili kişinin eğitiminin bir kısmını (yüzde 30’a kadar) YÖK tarafından tanınmayan bir kurumda tamamladığı durumlarda bile yurt dışı yükseköğretim diplomalarının tanınması için Yönetmelik kapsamındaki somut imkânlar göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu sınırlama da izlenen amaçla orantılıdır.
25. Dolayısıyla, başvuru açıkça dayanaktan yoksun olup, Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup; 2 Mayıs 2025 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Davor Derenčinović
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan