Bilindiği gibi 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinde Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık veya özel beyanname veren kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısım menkul sermaye iradı sayılmış ve aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b/ii) alt bendinde ise bu menkul sermaye iratlarından gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu tevkifatın oranı da yatırım indirimi için 15.12.1995 tarih ve 95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 15 olarak belirlenmiştir.
Hazine Müsteşarlığı ile yapılan yazışmadan, yatırım cinsinin değiştirilerek % 30 olan yatırım indirimi oranının % 100'e yükseltildiği ve yükseltilen oranın yatırıma başlama tarihinden itibaren geçerli olduğu anlaşılmıştır. Buna göre; mükellef kurum 1996 yılında söz konusu İzin ve Teşvik Belgesi kapsamında yapılan yatırım harcamalarının tamamı için % 100 oranında yatırım indirimi istisnasından yararlanabilecektir. Ancak bu du-rumda, gelir vergisi stopaj ve fon payı matrahı değişeceği için, mükellef kurumunda yaptığı gibi, verilecek muhtasar beyanname ile ek beyanda bulunması ve beyan üzerine ek gelir vergisi ve fon payı hesaplanması gerekmektedir.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Yanılma" başlıklı 369. maddesinde; Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların görüş ve kanatını değiştirmiş veya bu hükme ait içtihadın değişmiş olması halleri yanılma olarak belirlenmiş ve bu hal-lerde vergi cezası kesilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu hükme göre; yetkili makamların bir hükmün uygulanma tarzında görüş ve kanaatını değiştirmesi durumunda yanılma hali kabul edilmekte, dolayısıyla da vergi cezası kesilmemektedir.
Olayda da, adı geçen şirketin İzin ve Teşvik Belgesi ile ilgili olarak uygulanmakta olan yatırım indirim oranı Hazine Müsteşarlığınca değiştirilmiş ve yeni oranın yatırıma başlama tarihinden itibaren geçerli olduğu kabul edilmiştir.
Bu nedenlerle, yatırım indirimi oranındaki artış üzerine, yeniden düzenlenen kurumlar vergisi beyannamesine bağlı olarak verilen ek gelir (stopaj) vergisi muhtasar beyannamesi ile beyan edilen gelir vergisi ve fon payının geç tahakkukuna, Hazine Müsteşarlığının görüş değiştirmesi sebep olduğundan olayın yanılma hükümleri kapsamında mütalaa edilerek gelir (stopaj) vergisi ve fon payı için vergi ziyaı cezası kesilmemesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 nci maddesinde ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda verginin ait olduğu dönemin normal vade tarihinden verginin kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için gecikme faizi uygulanması öngörülmüştür.
Sözü edilen madde hükmünün genel amacı, verginin ait olduğu dönemin normal vadesine göre ödenmesinde gecikilmiş olan süre için hesaplanmasıdır. Dolayısıyla verginin önceden ödenmesi halinde gecikme faizinin verginin normal vade tarihinden, ödendiği tarihe kadar geçmiş olan süre için hesaplanması Bakanlığımızca benimsenmiş bir görüştür.
Bu itibarla, söz konusu dönemle ilgili olarak vergi dairesine sonradan verilen ek beyannameye göre tarh edilen gelir (stopaj) vergisinin 1996 yılına ilişkin olarak beyan edilip ödenen kurumlar vergisinden mahsup edilmesi gerekmektedir. Bu mahsup işlemi sırasında, ek beyannameye göre tarh edilen vergi daha önce kanuni süresi içinde verilen kurumlar vergisi beyannamesine göre tarh ve tahakkuku verilen ve ödenen miktar içinde yer aldığı için 1996 yılına ilişkin vergilerin ödenmesi bakımından gecikilmiş bir süre bulunmadığından gecikme faizi hesaplanmaması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.
Full & Egal Universal Law Academy