Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin 7 numaralı bendinde; iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) aynı Kanunun 70 inci maddesinin birinci fıkrasının 1, 2, 4 ve 7 numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların (kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkuller, tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.) değer artış kazancı olarak vergiye tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, aynı Kanunun 01.01.1999 tarihinde yürürlüğe girecek olan 4369 sayılı Kanunla değişen 80 inci maddesinin birinci fıkrasında "Bu Kanunun 2 nci maddesinin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı gelir unsurları ile ilişkilendirilemeyen gelirler, kaynağı ne olursa olsun diğer kazanç irat olarak bu bölümde yer alan hükümlere göre vergilendirilir." denilmiştir, üçüncü fıkrasında ise "Bu madde hükmüne göre vergilendirme yapabilmek için bir takvim yılı içinde elde edilen diğer kazanç ve iratlar kapsamındaki gelirin, 103 üncü maddede yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamının yarısını aşması şarttır." hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca, 4369 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 46 ncı maddenin birinci fıkrasında, "31.12.2008 tarihine kadar uygulanmak üzere; iktisap şekli ne olursa olsun, beş yıldan fazla elde tutulan (veraset yoluyla iktisap edilenlerde beş yıllık süre şartı aranmaz); konutlar ile köy kıymet beyan defterine kayıt edilmesi gereken gayrimenkullerin elden çıkarılmasından doğan kazançlar gelir vergisinden müstesnadır." denilmiş, ikinci fıkrasında ise; "Diğer kazanç ve irat tutarının hesaplanmasında; 1998 yılı emlak vergisi beyanname verme süresinin bitmesinden önce iktisap edilen gayrimenkullerin elden çıkarılması halinde, bunların maliyet bedeli olarak 1998 yılı genel beyan döneminde beyan edilecek emlak vergisi değeri esas alınır." hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu geçici 46 ncı madde, Gelir Vergisi Kanununun sair kazanç ve iratları düzenleyen, mevcut 80, mükerrer 80 ve 82 nci maddeleri yerine kaim olmak üzere, 4369 sayılı Kanunla değiştirilen ve 01.01.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olan 80 inci maddesi çerçevesinde vergilendirilecek olan diğer kanaç ve iratlar bakımından bir hüküm ifade etmektedir.
Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki 80, mükerrer 80 ve 82 nci maddeleri 01.01.1999 tarihine kadar yürürlüktedir. Bu nedenle, 31.12.1998 tarihine kadar (bu tarih dahil) mükerrer 80 inci madde kapsamına giren hususlarla ilgili vergileme rejimi devam etmektedir.
Bu hükümlere göre, vekili bulunduğunuz ..... tarafından 05.03.1996 tarihinde satın alınan ve iktisap tarihinden itibaren 4 yıl geçmeden 29.09.1998 tarihinde elden çıkarılan araziden elde edilen kazancın, 01.01.1999 tarihine kadar yürürlükte olan, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80/7 maddesi çerçevesinde değer artışı kazancı olarak beyan edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, Geçici 46 ncı maddenin 1 numaralı fıkrasının ilk paragrafında sözü edilen istisna, köy kıymet beyan defterine kayıt edilmesi gereken gayrimenkullerin, beş yıldan fazla tutulduktan sonra elden çıkarılmasından doğan kazançları kapsamaktadır. Dolayısıyla, bu hüküm kapsamında değerlendirilecek olsaydı dahi, söz konusu araziyi 5 yıldan az süreyle elde tuttuktan sonra satmış olduğunuz için, elde ettiğiniz kazanç, vergiye tabi olacaktı.
Bilgi edinilmesini rica ederim.