Bilindiği gibi, benzer olaylar nedeniyle Danıştay'ca verilen kararlarda yıl içinde sadece bir veya iki tutanakla yapılan tespitler, işletme hakkında genel bir kanaat edinmeye ve hasılatın sağlıklı olarak belirlenmesine yetecek nitelikte görülmemektedir.
Bu şekilde tespitlere dayanılarak, mükelleflerin yıllık hasılatının götürülük hadlerini aştığının kabul edilerek gerçek usule geçirilmesi uygun görülmemiştir.
Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 51 inci maddesinin 10 uncu bendinde, "şehirlerarası yük ve yolcu taşımacılığı yapanlar ile treyler, çekici ve benzerlerinin sahip veya işleticileri..."nin götürü usulden faydalanamayacakları hükme bağlanmıştır.
Bu konuya ilişkin olarak yayımlanan 128 seri Gelir Vergisi Genel Tebliğinde de, 51 inci maddede sözü geçen şehirlerarası yük ve yolcu taşımacılığından kasdın, bir il dahilinden diğer bir bir dahiline yapılan yük ve yolcu taşımacılığı olduğu, aynı il sınırları içinde yapılan yük ve yolcu taşımacılığının ise şehirlerarası taşımacılık sayılmayacağı belirtilmiş bulunmaktadır.
Bu nedenle de, taşıt işletmeciliğinden dolayı götürü usulde vergiye tabi olan mükelleflerin devamlılık arzetmeyecek şekilde zorunlu durumlarda tek bir tespite dayalı olarak şehirlerarası taşımacılık yaptıkları takdirde basit usuldeki mükellefiyetlerinin devam ettirilmesi, ancak devamlılık arzedecek şekilde şehirlerarası taşımacılık yaptıklarının birden fazla tesbite dayanılarak belirlenmiş olması halinde ise bu mükelleflerin gerçek usulde vergilendirilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini, gereğinin buna göre yapılarak neticesinden adı geçenlere de bilgi verilmesini rica ederim.
Bakan a.
Daire Başkanı
Full & Egal Universal Law Academy