Bilindiği üzere, şirketlerin kuruluşları, faaliyetleri, kar dağıtım usulleri ve tasfiyelerine ilişkin işlemler Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine göre yürütülmektedir. Diğer taraftan, vakıflar ile sermaye şirketleri ayrı birer tüzel kişilik olup, bunların faaliyetleri, yönetim kurulları ve genel kurullarının vereceği kararlar doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.
Bu itibarla, % 51 veya daha fazla oranda hissesi Vakfınıza ait olacak şirketlerin yetkili kurullarınca ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde dõnem sonu karının dağıtılmaması yönünde karar alınması halinde, Vakfınızın kararların yõnünü belirleyici olması dolayısıyla bu kararların, vakfın gelirlerinin artmasını önleyici bir tasarruf olduğu şeklinde değerlendirilerek vergi muafiyetinin kaldırılmasına ilişkin işlem yapılması sõz konusu olamaz. Çünkü Vakfınızın, topluluk kapsamındaki şirketlerin hisselerinin büyük bir bölümüne sahip olması şirketle ilgili kararların şirket yetkili kurullarınca alındığı gerçeğini değiştirmeyecektir. Kaldı ki, vakıf ve hissedarı olduğu şirketlerin yasalar karşısında ayrı organları ve yönetim şekli olan ayrı tüzel kişilikler olduğu da açıktır.
Õte yandan, 42 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde yer alan açıklamalar vakıflara ait iktisadi işletmelerle ilgili olup, bu açıklamaların statüleri ve yönetim şekilleri farklı olan sermaye şirketleri hakkında da uygulanması mümkün değildir.
Ayrıca, vergi muafiyeti bulunan Vakfınızın, % 51 veya daha fazla hissesine sahip olduğu şirketlerde kar dağıtımı konusunda ilgili yasal düzenlemelere uygun olarak alınacak kararlar dolayısıyla, ticari, mali ve idari hukuk açısından normal hisse senedi sahiplerinden farklı bir işleme tabi tutulması veya faaliyetlerinin ya da alacağı kararların kısıtlanması gibi bir olasılık bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim