AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR VE KAYITTAN DÜŞÜRÜLME KARARI
Başvuru no: 54190/08
Ahmet Bülent ÖZKAN / TÜRKİYE
Başkan,
Ledi Bianku,
Hâkimler,
Jon Fridrik Kjølbro,
Ivana Jelić,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 6 Kasım 2018 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
1 Kasım 2008 tarihinde yapılan yukarıda anılan başvuruyu göz önüne alarak,
Başvurunun kayıttan düşürülmesi talebiyle 22 Ocak 2018 tarihinde davalı Hükümet tarafından gönderilen deklarasyonu göz önüne alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
1. Başvuran Ahmet Bülent Özkan 1956 doğumlu bir Türk vatandaşı olup İzmir’de ikamet etmektedir. Başvuran, Mahkeme önünde İzmir Barosuna bağlı Avukat B. Kaşka tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi yetkilisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Bir subay olan başvuranın askerlik hizmetine elverişli olmadığına karar verilmiş ve 1998 tarihinde ordudan emekliye sevk edilmiştir. Daha sonra, başvuran, vazife malullüğü aylığından yararlanmak zorunda olduğunu ileri sürerek, birkaç dava açmıştır. Başvuranın davaları reddedilmiş ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi nihai kararını 16 Ekim 2008 tarihinde vermiştir.
4. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi nezdindeki yargılamalarda Cumhuriyet Başsavcısının yazılı mütalaasının kendisine tebliğ edilmemesi hususunda şikâyette bulunmuştur. Başvuran ayrıca, yargılamaların sonuçlarının adil olmadığını ve Sözleşme’nin 13, 17 ve 18. maddelerinin ihlâl edildiğini belirtmiştir.
5. Başvuru Hükümete bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
6. Başvuran, yargılamalar sırasında Cumhuriyet Başsavcısı tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesine sunulan yazılı mütalaanın kendisine tebliğ edilmemesinin çekişmeli ve adil yargılanma hakkını ihlâl ettiğinden şikâyetçi olmuştur. Başvuran bu bağlamda, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanmıştır. Başvuran ayrıca, yargılamaların sonuçlarının adil olmadığını ve Sözleşme’nin 13, 17 ve 18. maddelerinin ihlâl edildiğini iddia etmiştir.
7. Hükümet, dostane çözüm sağlanmasına yönelik girişimlerden sonuç alınamaması üzerine, 22 Ocak 2018 tarihli bir yazıyla, başvuru kapsamında ileri sürülen konunun çözülmesi amacıyla tek taraflı bir deklarasyon sunmayı teklif ettiğini Mahkemeye bildirmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeden, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermesini talep etmiştir.
Söz konusu deklarasyon aşağıdaki gibidir:
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde derdest bulunan yukarıda anılan davanın çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, başvuran Ahmet Bülent Özkan’a, yansıtılabilecek tüm vergiler hariç olmak üzere, tüm maddi ve manevi zararlar ve masraf ve giderler karşılığında 400 avro (dört yüz avro) ödemeyi teklif ettiğini beyan ederim.
Bu meblağ, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve Mahkeme tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37 § 1 maddesi uyarınca hükmedilen kayıttan düşürme kararının tebliğini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Söz konusu meblağın belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmiştir. Bu ödeme, davanın nihai çözüme kavuşturulduğu anlamına gelecektir.
Hükümet, Mahkemenin yerleşik içtihadı ışığında (Meral/Türkiye, no. 33446/02, 27 Kasım 2007), Cumhuriyet savcısının Askeri Yüksek İdare Mahkemesine sunulan görüşünün başvurana tebliğ edilmemesinin başvuranın adil yargılanma hakkını ihlâl ettiği kanaatindedir. Hükümet Mahkemeyi, başvurunun incelenmeye devam edilmesini haklı kılacak bir neden bulunmadığı yönünde karar vermeye ve davayı Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca kayıttan düşürmeye davet etmektedir.”
8. Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesinde, koşulların söz konusu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde belirtilen sonuçlardan birine yol açması hâlinde, Mahkemenin yargılamaların herhangi bir aşamasında başvuruyu kayıttan düşürebileceğinin öngörüldüğünü hatırlatmaktadır. Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, aşağıdaki durumda Mahkemenin davayı kayıttan düşürmesine imkân vermektedir:
“Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse”.
9. Mahkeme ayrıca, belirli koşullarda, başvuranın davanın incelenmesine devam edilmesini istemesine rağmen davalı Hükümet tarafından yapılan tek taraflı deklarasyon temelinde, başvuruyu 37 § 1 (c) maddesi uyarınca kayıttan düşürebileceğini hatırlatmaktadır.
10. Bu amaçla Mahkeme, özellikle Tahsin Acar kararı olmak üzere kendi içtihadından doğan ilkeler ışığında söz konusu deklarasyonu incelemiştir (Tahsin Acar/Türkiye (ilk itirazlar) [BD], no. 26307/95, §§ 75-77, AİHM 2003-VI; WAZA Sp. z.o.o./Polonya (k.k.), no. 11602/02, 26 Haziran 2007 ve Sulwińska/Polonya (k.k.), no. 28953/03, 18 Eylül 2007).
11. Mahkeme, Türkiye aleyhine açılmış olanlar da dâhil olmak üzere birçok davada, Cumhuriyet savcısının yazılı görüşünün yargılamalar sırasında başvuranlara tebliğ edilmemesine yönelik şikâyetlere ilişkin uygulamasını ortaya koymuştur (bk., örneğin, Meral/Türkiye, no. 33446/02, §§ 32-39, 27 Kasım 2007).
12. Teklif edilen ve benzer davalarda hükmedilen miktarlarla tutarlı olan tazminat miktarının yanı sıra Hükümet deklarasyonu içerisinde bulunulan ikrarların mahiyeti göz önünde bulundurulduğunda Mahkeme, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir gerekçe bulunmadığı kanaatindedir (37. maddenin 1. fıkrasının (c) bendi).
13. İlâveten, yukarıdaki mülahazalar ışığında ve bilhassa konuyla ilgili açık ve kapsamlı içtihat dikkate alındığında Mahkeme, Sözleşme ve Protokolleri ile güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun incelenmesine devam edilmesini gerekli kılmadığı kanısındadır (37. maddenin 1. fıkrasının son cümlesi).
14. Mahkeme, söz konusu meblağın ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmesi ve ödemenin Mahkeme tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37. maddesinin 1. fıkrası uyarınca verilen kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde yapılması gerektiğini değerlendirmektedir. Ödemenin belirtilen süre içerisinde yapılmaması halinde, yukarıda bahsedilen meblağa, Avrupa Merkez Bankasının marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanır.
15. Mahkeme ayrıca, Hükümetin tek taraflı deklarasyon metninde belirtilen şartlara uymaması hâlinde, başvurunun Sözleşme’nin 37 § 2 maddesi uyarınca tekrar kayda alınabileceğini vurgulamaktadır (Josipović/Sırbistan (k.k.), no. 18369/07, 4 Mart 2008).
16. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi nezdindeki yargılamalar sırasında Cumhuriyet Başsavcısının yazılı mütalaasının başvurana tebliğ edilmediğine ilişkin şikâyet bakımından davanın kayıttan düşürülmesi uygun bulunmuştur.
17. Son olarak, Mahkeme diğer şikâyetleri incelemiş ve elindeki tüm bilgi ve belgeler ışığında ve şikâyet edilen hususun yetki alanına girdiği ölçüde, bu şikâyetlerin Sözleşme veya Protokollerinde yer alan hakların ve özgürlüklerin ihlâl edildiğini göstermediği sonucuna varmıştır.
18. Dolayısıyla, başvurunun bu kısmı Sözleşme’nin 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamındaki deklarasyon koşullarını ve belirtilen taahhütlerin yerine getirilmesine ilişkin düzenlemeleri dikkate alarak;
Davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonu kapsamında kalan, başvurunun ilgili kısmının Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesi uyarınca kayıttan düşürülmesine;
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, 29 Kasım 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy