AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No: 50163/12
Mehmet Emin ÖZKAN / TÜRKİYE
Başkan
Valeriu Griţco,
Hâkimler
Arnfinn Bårdsen,
Peeter Roosma,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla, 26 Mayıs 2020 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), yukarıda belirtilen 4 Haziran 2012 tarihli başvuruyu ve davalı Hükümet tarafından sunulan görüşler ile başvuran tarafından bu görüşlere verilen cevapları dikkate alarak gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE OLGULAR
1. Başvuran Mehmet Emin Özkan, Türk vatandaşı olup, 1951 yılında doğmuş ve 2017 yılında vefat etmiştir. Başvuran, Mahkeme önünde, Mardin Barosuna bağlı Avukat M.B. Tek ve Y. Turan tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuranın dört varisi; Hamdiye Özkan, Senem Özkan, Fatih Özkan ve Özkan Özkan Mahkeme önünde davayı devam ettirme taleplerini sunmuşlardır. Mevcut kararda, uygulamaya ilişkin kurallar sebebiyle, Mehmet Emin Özkan, “başvuran” olarak anılmaya devam edilecektir (örneğin bk. Dalban/Romanya [BD], no. 28114/95, AİHM 1999‑VI).Davanın Koşulları
4. Davanın kendine özgü koşulları, taraflarca ifade edildiği şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
5. Başvuran, Savur Belediyesinde (“Belediye”) çalışmaktaydı.
6. Başvuran, 12 Ekim 2000 tarihinde, Belediyeden alacağı 3.500 Türk lirasını (TRY) (söz konusu dönemde yaklaşık 5.990 avro (EUR)) tahsil etmek amacıyla, Kızıltepe İcra ve Alacak Tahsilatı Dairesinde (“İcra Müdürlüğü”) söz konusu belediye hakkında ilamsız icra takibi başlatmıştır. Başvuran bu talebinde, söz konusu miktarın, belediyenin ödememiş olduğu kıdem tazminatı ve maaşlarla ilgili olduğunu belirtmiştir.
7. Ardından İcra Müdürlüğü, Belediye’ye, söz konusu alacağın ödenmesine ilişkin bir ödeme emri tebliğ etmiştir. Bu ödeme emri, mevcut başvurunun sunulmasından önce, belirtilmeyen bir tarihte, icra edilebilir hale gelmiştir.
8. Hükümete göre, Belediye, 2001 yılında söz konusu alacağın bir kısmını ödemiştir.
9. İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve başvuran tarafından ibraz edilen bir belgeden, 13 Nisan 2018 tarihinde, faiz ve masraflar dâhil olmak üzere 53.241,67 TRY tutarında (söz konusu tarihte yaklaşık 10.460 avro (EUR)) bir meblağın ilgiliye ödenmediği anlaşılmaktadır.İlgili İç Hukuk
10. Mahkeme, Türk Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu ile ilgili olarak, Hasan Uzun/Türkiye (No. 10755/13, 30 Nisan 2013) kararına atıfta bulunmaktadır.
ŞİKÂYETLER
11. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasını ve 1 No.lu Protokol’ün 1.maddesini ileri sürerek, söz konusu alacağın kendisine makul bir süre içerinde ödenmediğinden şikâyetçidir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
12. Mahkeme öncelikle, başvuranın vefat ettiğini ve varislerinin, kendisi önünde görülen davayı devam ettirmek istediklerini kaydetmektedir (yukarıdaki 3. paragraf). Mahkeme, konu hakkındaki içtihatlarını dikkate alarak, başvuranın varislerinin mevcut davada, başvuran yerine davayı sürdürmelerini kabul etmektedir (diğer kararlar arasında bk. López Ribalda ve diğerleri/İspanya [BD], no. 1874/13 ve 8567/13, § 72, 17 Ekim 2019).
13. Başvuran, icra edilebilir durumda olan alacağının idare tarafından makul bir süre içerisinde kendisine ödenmediğinden şikâyet etmektedir.
14. Hükümet, diğer itirazları arasında, başvuranın 23 Eylül 2012 tarihinden beri erişilebilir olan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunu tüketmediği gerekçesiyle, iç hukuk yollarının tüketilmediğine ilişkin bir kabul edilemezlik itirazı ileri sürmektedir. Bu noktada Hükümet, Mahkemenin daha önce, Türk Anayasa Mahkemesi’nin zaman bakımından (ratione temporis) yetkisinin, bireysel başvuru hakkının yürürlüğe girdiği tarihten önce başlayan ve bu tarihten sonra devam eden durumları kapsadığı tespitinde bulunduğunu iddia etmektedir. Hükümet, diğerleri arasında Tekin ve Baysal/Türkiye (no. 40192/10 ve 8051/12, 4 Aralık 2018) kararına atıfta bulunmaktadır.
15. Başvuran bu iddialara itiraz etmektedir. Başvuran, mevcut başvurunun, 2012 yılının Haziran ayında, yani Anayasa Mahkemesi önünde bireysel başvuru hakkının yürürlüğe girmesinden dört ay önce yapıldığını ileri sürmektedir.
16. Mahkeme, iddia edilen ihlalin, icra edilebilir bir alacağın ödenmemesiyle ilgili olduğunu ve bunun, devam eden bir durum teşkil ettiğini gözlemlemektedir (gerekli değişikliklerin uygulanması koşuluyla (mutatis mutandis) bk. Lemke/Türkiye, no. 17381/02, § 37, 5 Haziran 2007 ve Atsız/Türkiye (k.k.), no. 32460/13 ve 7 diğer başvuru, § 13, 30 Nisan 2019). Mahkeme ayrıca, bu alacağın, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun yürürlüğe girdiği 23 Eylül 2012 tarihinden önce icra edilebilir hale geldiğini kaydetmektedir.
17. Bu sebeple Mahkeme, Türk Anayasa Mahkemesi’nin zaman bakımından (ratione temporis) yetkisinin, somut olayda olduğu gibi, bireysel başvuru hakkının yürürlüğe girdiği tarihten önce başlayan ve bu tarihten sonra devam eden durumları kapsadığını hatırlatmaktadır (yukarıda anılan karar Tekin ve Baysal, §§ 25-28 ve bu kararda yer alan atıflar).
18. Mahkeme ayrıca, bu tür durumlarda, ilgililerin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilecekleri kanaatine vararak, bu durumlarla ilgili şikâyetlerin iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar verdiğini hatırlatmaktadır (örneğin ömür boyu hapis cezasının azaltılamaz niteliğiyle ilgili olarak bk. yukarıda anılan Tekin ve Baysal, § 28; kesinleşmiş yargı kararlarının icra edilmemesiyle ilgili olarak bk. Atsız; icra edilebilir bir alacağın ödenmemesiyle ilgili olarak bk. Dilan Petrol Ltd. Şti./Türkiye (k.k.), no. 12376/10, 28 Ocak 2020).
19. Mevcut davanın incelemesi çerçevesinde, farklı bir sonuca varılmasını sağlayabilecek özel bir koşul tespit edilmemektedir.
20. Dolayısıyla Mahkeme, Hükümetin itirazının kabul edilmesi gerektiği kanaatindedir. Sonuç olarak, başvuru, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, Oy Birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 25 Haziran 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıValeriu Griţco
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy