AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 64289/12
Eren ÖZÜTEMİZ ve Diğerleri / Türkiye
Başkan
Julia Laffranque,
Hâkimler
Jon Fridrik Kjølbro,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 4 Temmuz 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
20 Eylül 2012 tarihinde yapılan yukarıdaki başvuruyu göz önüne alarak,
Gerçekleştirdiği müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranların listesi ekte yer almaktadır.
Davanın Koşulları
2. Davanın koşulları, başvuranlar tarafından ibraz edildiği şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3. Başvuranlar, 11 Ocak 2011 tarihinde yolda bulunan viraja park etmiş olan römorka, arabası ile çarparak hayatını kaybeden Ali Özütemiz’in eski karısı ve çocuklarıdır.
1. Ceza Yargılamaları
4. Olayın ardından ceza soruşturması başlatılmıştır. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, kazanın nedenlerinin ve herhangi bir kamu makamı da dâhil olmak üzere ilgili sorumlularının tespit edilmesi için üç farklı bilirkişi raporu aldırmıştır. Tüm bilirkişi grupları, kazanın ana sorumluluğunu, çok hızlı ve alkollü araç kullanması dolayısıyla temel trafik kurallarına uymadığı için merhuma yüklemiştir. Ancak, iki bilirkişi raporu, söz konusu yolun işletilmesinden, tamirinden, ve bakımından sorumlu makam olan Karayolları Genel Müdürlüğünün, yolda bulunan viraj hakkında sürücüleri uyaran tabelaları koymaması başta gelmek üzere yoldaki güvenliğin sağlanması adına yeterli tedbirleri almaması dolayısıyla söz konusu kazadan kısmen sorumlu tutulabileceğini tespit etmiştir.
5. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 Eylül 2011 tarihinde 4483 sayılı Kanun (Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun) uyarınca taksirle ölüme sebebiyet verdiği gerekçesiyle Karayolları Genel Müdürlüğünün bir temsilcisi olan H.G. hakkında kovuşturma açmak için İstanbul Valiliğinden izin istemiştir.
6. İstanbul Valiliği 24 Kasım 2011 tarihinde H.G.’nin kovuşturulması için izin vermeyi reddetmiştir. Başvuranlar ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı söz konusu bu karara itiraz etmiştir. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, 10 Şubat 2012 tarihinde itirazları reddetmiştir.
7. Bu doğrultuda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 4 Nisan 2012 tarihinde H.G. hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, belirtilmeyen bir tarihte başvuranın bu karara yaptığı itirazı reddetmiştir.
2. İdari yargılamalar
8. Başvuranlar, Ali Özütemiz’in ölümüne ilişkin olarak İstanbul İdare Mahkemesi nezdinde Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine belirtilmemiş bir tarihte tazminat davası açmıştır.
9. İdare Mahkemesi, ceza dosyasında bulunan bilirkişi raporlarına dayanarak 20 Kasım 2014 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğünün söz konusu kaza nedeniyle % 25 derecede sorumlu olduğuna dair karar vermiştir. İdare mahkemesi, ilk başvuran Ecem Gül Özütemiz’e (merhumun kızı) faiz uygulanmak üzere manevi tazminat olarak 244.871,75 Türk Lirası (somut zamanda yaklaşık 87.626 avro) ve maddi tazminat olarak 25.000 Türk Lirası (somut zamanda yaklaşık olarak 8.950 avro) ödenmesine karar vermiştir. İdare Mahkemesi ayrıca, ikinci başvuran Eren Özütemiz’e (merhumun yetişkin oğlu) faiz uygulanmak üzere manevi tazminat olarak 25.000 Türk Lirası ödenmesine karar vermiştir. Ancak, İdare Mahkemesi üçüncü başvuran Şadıman Baş’ın (merhumun eski karısı) tüm tazminat taleplerini reddetmiştir. İdare Mahkemesi özellikle manevi tazminat talebine ilişkin olarak Şadıman Baş’ın Ali Özütemiz’den 2004 yılında boşandığını ve Ali Özütemiz’in daha sonra tekrar evlendiğini belirtmiştir. Söz konusu mahkeme, birinci başvuran ve merhum arasında açık hukuki ya da fiili ilişki olmamasını göz önünde bulundurarak, Şadıman Baş’ın manevi tazminat talebinin dayanaktan yoksun olduğuna karar vermiştir.
10. Danıştay, 25 Ocak 2016 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesinin kararını onamıştır. Danıştay, yapılan karar düzeltme talebini 1 Aralık 2016 tarihinde reddetmiştir.
ŞİKÂYETLER
11. Başvuranlar, Sözleşme’nin 2 ve 6 § 1 maddeleri kapsamında Devlet makamlarının, kazanın meydana geldiği yolda gerekli güvenlik tedbirlerini almadıklarını ve bu ihmalkârlıktan sorumlu olan devlet memurunun kamu görevlilerinin kovuşturulmasına ilişkin 4483 sayılı Kanun’un öngördüğü özel mekanizmadan ve kovuşturmadan kaçması nedeniyle Ali Öztemiz’in yaşam hakkını koruyamadığı konusunda şikâyette bulunmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
12. Mahkeme, öncelikle, başvuranların şikâyetlerinin sadece Sözleşme’nin 2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatindedir.
13. Mahkeme, kişinin yaşam hakkına yönelik kasıtlı olmayan ihlallere karşı koruma da dâhil olmak üzere, yaşam hakkının korunması bağlamında Devletin pozitif yükümlülüğüne ilişkin temel ilkelerin, Öneryıldız/Türkiye( [BD], no. 48939/99, §§ 8996, AİHM 2004‑XII) davasında Büyük Daire tarafından ortaya konulduğunu ve Budayeva ve Diğerleri/Rusya davasında (no. 15339/02 ve 4 diğer başvuru numarası, §§ 128-145, AİHM 2008 (alıntılar)) ise daha geniş kapsamlı olarak açıklandığını kaydetmektedir. - Mahkeme, Devletin yaşam hakkını koruma konusundaki pozitif yükümlülüğünün, trafik kazalarından kaynaklanan ölümler bağlamında da ortaya çıktığının tespit edildiğini hatırlatmaktadır (bk., örneğin, Rajkowska/Polonya (k.k.), no. 37393/02, 27 Kasım 2007; Railean/Moldova, no. 23401/04, § 30, 5 Ocak 2010; Anna Todorova/Bulgaristan, no. 23302/03, § 72, 24 Mayıs 2011; Igor Shevchenko/Ukrayna, no. 22737/04, § 56, 12 Ocak 2012; ve Prynda /Ukrayna, no. 10904/05, § 50, 31 Temmuz 2012).
14. Mahkeme, ciddi yaralanma veya ölüm durumunda, yaşam hakkını koruma görevinin, Devletin, gerçekleri anında tespit edebilecek yasal yolların varlığını güvence altına alan, hatalı olanları sorumlu tutan ve mağdura uygun tazmin sağlayan etkili ve bağımsız bir yargı sistemine sahip olmasını gerektirdiğine karar verildiğini yinelemektedir (bk., örneğin, Dodov/Bulgaristan, no. 59548/00, § 83, 17 Ocak 2008, ve Ciechońska/Polonya, no. 19776/04, § 67, 14 Haziran 2011). Bu yükümlülük, bazı özel durumlarda ceza hukuku yolunun sağlanmasını gerektirse de (örneğin bk. yukarıda anılan Öneryıldız, §§ 93-96; Mehmet Şentürk ve Bekir Şentürk/Türkiye, no. 13423/09, §§ 104-106, AİHM 2013; Oruk/Türkiye, no. 33647/04, §§ 50 ve 65, 4 Şubat 2014; Mikhno/Ukrayna, no. 32514/12, § 131, 1 Eylül 2016; Aydoğdu/Türkiye, no. 40448/06, §§ 62-64 ve §§ 87‑88, 30 Ağustos 2016; ve Gençarslan/Türkiye (k.k.), no. 62609/12, §§ 1922, 14 Mart 2017), Mahkeme, ne 2. madde ne de Sözleşme’nin başka bir hükmünün, başvurana, üçüncü bir taraf hakkında kovuşturma yürütülmesini ve mahkûmiyet kararı verilmesini temin etme veya “şahsi intikam” hakkı tanıdığını vurgular (bk. Perez/Fransa [BD], no. 47287/99, § 70, AİHM 2004‑I, ve yukarıda anılan Öneryıldız, § 147). Mahkeme, bu bakımdan, ölümün ihmal sonucunda meydana gelmesi gibi bir durumda, hukuk sisteminin mağdurlara ceza mahkemeleri nezdinde bir başvuru yolu ile birlikte veya tek başına hukuk mahkemeleri nezdinde bir başvuru yolu sunması halinde Sözleşme’nin 2. maddesi kapsamındaki yükümlülüğün yerine getirilebileceğini tekrarlar (bk. yukarıda anılan, Ciechońska, § 66).
15. Mahkeme, somut davada, başvuranların, Ali Öztemiz’in ölümünde kasıt olduğu veya ölüm olayının meydana geldiği koşulların bu anlamda şüphe uyandıracak nitelikte olduğu yönünde bir iddiada bulunmadıklarını belirtmektedir. Başvuranlar, ayrıca, ölüm olayının, yetkili makamların, Ali Özütemiz’in yaşamına yönelik gerçek ve yakın bir tehdidin söz konusu olduğunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği halde böyle bir tehdit karşısında eylemsiz kalmalarından kaynaklandığı (bk. Paul ve Audrey Edwards/Birleşik Krallık, no. 46477/99, § 55, AİMH 2002‑II), ölüm olayında kamu makamlarının sorumluluğunda meydana gelen tehlikeli bir faaliyetin rolü olduğu (örneğin bk. yukarıda anılan Öneryıldız, § 93), veya ölümün salt bir muhakeme hatasının veya dikkatsizliğin ötesinde bir ihmal neticesinde meydana geldiği (örneğin bk. yukarıda anılan Mehmet Şentürk ve Bekir Şentürk) yönünde bir iddiada da bulunmamıştır.
16. Bu bağlamda, Mahkeme, memur olan şahısların, ilgili idari makamların izin vermemesi sebebiyle kovuşturulmamasının, bazı koşullar altında Sözleşme’nin 2. maddesi kapsamında gündeme getirebileceğini kabul etmektedir (bk., örneğin Asiye Genç/Türkiye, no. 24109/07, § 83, 27 Ocak 2015 ve M. Özel ve Diğerleri/Türkiye, no.14350/05 ve 2 diğer başvurular, § 198, 17 Kasım 2015). Mahkeme, yaşam hakkının kasti olmayan ihlallerine ilişkin içtihadını göz önünde bulundurarak, Sözleşme’nin 2. maddesinin zorunlu olarak ceza hukukunun olgulara ilişkin olarak hukuk yolu sunmasını zorunlu kılmamak ile beraber Sözleşme’nin 2. maddesine uygunluk olguları ve Ali Özütemiz’in ölümünden sorumlu olan makamların tespit edebilecek ve uygun olduğu kadarıyla telafi sağlayabilecek hukuk mahkemeleri nezdinde etkili olan bir hukuk yolu mevcut ise sağlanabilecektir (bk., örneğin, yukarıda anılan, Anna Todorova, § 73; yukarıda anılan Ciechońska, § 66; ve yukarıda anılan Gençarslan).
17. Mahkeme, olgulara ilişkin olarak başvuranların, Karayolları Genel Müdürlüğünün kazadan kısmi sorumlu olması ile beraber diğer olguları tespit eden İstanbul İdare Mahkemesi nezdinde hukuk yolunu kullandıklarına ve birinci ve ikinci başvuranın ilgili koşullar dâhilinde mahkemenin uygun gördüğü şekilde telafisi sağlandığına (bk. yukarıdaki 9. ve 10 paragraflar) dikkat çekmektedir. Mahkeme, başvuranların Sözleşme’nin 2. maddesi kapsamında söz konusu idari yargılamalarının etkililiğine itiraz etmediklerini ve söz konusu yargılamaların sonucu hakkında şikâyette bulunmadıklarını kaydetmektedir.
18. Mahkeme, yukarıda belirtilen hususları ve yaşam hakkına yönelik kasıtlı olmayan ihlallerin söz konusu olduğu benzer davalarda verdiği kararları (bk. örneğin, Sansal/Türkiye (k.k.), no. 28732/09, §§ 42-51, 2 Eylül 2014) dikkate alarak, başvuranların şikâyetinin açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 3 ve 4. fıkraları uyarınca kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerektiği kanaatindedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 7 Eylül 2017 tarihinde bildirilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
EK
Ecem Gül ÖZÜTEMİZ, 1996 doğumlu bir Türk vatandaşı olup R. Epözdemir tarafından temsil edilmiştir Eren ÖZÜTEMİZ, 1990 doğumlu bir Türk vatandaşı olup R. Epözdemir tarafından temsil edilmiştir
3.Şadıman BAŞ, 1970 doğumlu bir Türk vatandaşı olup R. Epözdemir tarafından temsil edilmiştir
Full & Egal Universal Law Academy