Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-4-201 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 08-08/88-28
Karar Tarihi : 24.1.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : M.Haluk ARI, Mehmet ÖZDEN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Petrol Ofisi A.Ş.
Temsilcsi: Av. Zeynep ÜNALAN
Turan Güneş Blv. No:63/1 Yıldız/Ankara
20
D. TARAFLAR : - Petrol Ofisi A.Ş.
Eski Büyükdere Cd. No:37 34398 Maslak Şişli/İstanbul
- Akademi Otomotiv İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
Ziverbey Fahrettin Kerim Gökay Cd. No:24/D
Kadıköy/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ) ve Akademi Otomotiv İnşaat
Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. (Akademi Otomotiv) arasında akdedilen
“Madeni Yağ Servis Bayilik Sözleşmesi”ne muafiyet tanınması talebi.
30
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 26.11.2007 tarih, 7842 sayı ile giren
başvuru üzerine düzenlenen 17.1.2008 tarih, 2007-4-201/MM-08-MHA sayılı
Muafiyet Ön İnceleme Raporu 21.1.2008 tarih, REK.0.08.00.00-120/15 sayılı
Başkanlık önergesi ile 08-08 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da,
- POAŞ ile Akademi Otomotiv arasında akdedilmiş olan madeni yağ satışına
yönelik bayilik sözleşmesinin içermiş olduğu rekabet etmeme yükümlülüklerinin,
2005/4 sayılı “Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu 40
Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” ile öngörülen muafiyetten
yararlanamayacağı,
- 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmeye
bireysel muafiyet tanınabileceği,
08-08/88-28
2
görüşlerine yer verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
50
H.1.1 Petrol Ofisi A.Ş.
POAŞ, Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş. ile OMV Aktiengesellschaft’ın ortak
kontrolünde bulunmaktadır. Faaliyet alanları; yurt içinden ve yurt dışından
akaryakıt temin etmek ve satmak, dağıtımını tanzim etmek, depolamak, ayrıca
rafineri yan ürünleri satmak, her türlü madeni yağ ve gres ile bunların yan
ürünlerini üretmek, harmanlamak, üretim ve harmanlama için gerekli tesisleri
kurmak, toptan ve perakende satışını, ithalini, ihracını yapmak, madeni yağ ve
gres üretimi için gerekli maddeleri imal ve ithal etmek, antifiriz, oto ve sanayi
deterjanı ve petrol dışı ürünler gibi destek ürünleri üretmek, toptan ve perakende
satmak olarak sayılabilir. 60
H.1.2 Akademi Otomotiv İnşaat Sanayi ve Dış Ticatret Ltd. Şti.
Akademi Otomotiv, her türlü nakil vasıtaları ile bunların aksesuar, aksam ve
parçalarının alım-satım, ithalat ve pazarlaması, motorlu taşıt araçlarının alım-
satım, pazarlama, ithalat ve ihracatı işi ile iştigal etmektedir.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. Ürün Pazarı
Bildirime konu işlem taraflarının faaliyetleri dikkate alınarak, dosya mevcudu
bilgiler çerçevesinde, ilgili ürün pazarı “otomotiv madeni yağları pazarı” olarak 70
belirlenmiştir.
H.2.2. Coğrafi Pazar
Otomotiv madeni yağlarının rekabet koşullarının ülke genelinde homojen olması
dolayısıyla, ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları” olarak tespit
edilmiştir.
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.3.1. Madeni Yağ Servis Bayilik Sözleşmesi 80
POAŞ tarafından tedarik edilen madeni yağların Akademi Otomotiv’e satışını
düzenleyen dikey anlaşma niteliğindeki bildirime konu sözleşme, 15.10.2007
tarihinde beş yıllık süre için akdedilmiş olup, tarafların anlaşmasına bağlı olarak
beş yıl daha uzayabilecektir.
Sözleşmeye göre, POAŞ, Akademi Otomotiv’e beş yıllık satış destek primi
olarak, toplam (…) ABD Doları (her yıl için (….) ABD Doları)’nı peşin olarak
08-08/88-28
3
ödeyecek, buna mukabil Akademi Otomotiv de başka sağlayıcılardan madeni
yağ ürünleri satın almayacaktır.
H.3.2. 4054 Sayılı Kanun ve İlgili Mevzuat Çerçevesinde Değerlendirme 90
2005/4 sayılı Tebliğ’in getirmiş olduğu yedek parça tanımı çerçevesinde, madeni
yağlar yedek parça olarak kabul edilmektedir ve söz konusu ürünlerin dağıtımına
ilişkin anlaşmaların da grup muafiyetinden yararlanmak için 2005/4 sayılı
Tebliğ’e uygun olarak yapılması gerekmektedir.
Anılan Tebliğ’in 6. maddesinin birinci fıkrası ve aynı fıkranın (a) bendi uyarınca,
her türlü doğrudan veya dolaylı rekabet etmeme yükümlülüğüne muafiyet
uygulanmaz.
Tebliğ’in 3. maddesinin (b) bendinde rekabet etmeme yükümlülüğü, alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden malları veya hizmetleri
üretmesini, satın almasını, satmasını veya yeniden satmasını engelleyen 100
doğrudan ya da dolaylı her türlü yükümlülük olarak tanımlanmıştır. Aynı madde
hükmüne göre, “Ayrıca, alıcının bir önceki takvim yılındaki alımları esas alınarak,
ilgili pazardaki anlaşma konusu mal veya hizmetlerin ya da onları ikame eden
mal veya hizmetlerin %30’undan fazlasını sağlayıcıdan veya sağlayıcının
göstereceği başka bir teşebbüsten satın almasına yönelik olarak, alıcıya
doğrudan veya dolaylı biçimde getirilen herhangi bir yükümlülük de rekabet
etmeme yükümlülüğü olarak kabul edilir.” Söz konusu düzenleme, araç satışında
çok markalılığı sağlamak ve özellikle yedek parça pazarında gözlenen alternatif
yedek parçaların pazara girmesinin önünü açmak üzere getirilmiştir.
Bu çerçevede, İnceleme konusu Sözleşme’de POAŞ tarafından alıcıya getirilen 110
rakip teşebbüslerin ürünlerini almamaya yönelik rekabet etmeme yükümlülükleri,
mevcut haliyle 2005/4 sayılı Tebliğ’in öngördüğü koşulları karşılamamaktadır. Bu
durum başvuru dilekçesinde de kabul edilmekte ve inceleme konusu sözleşmeye
bireysel muafiyet tanınması talep edilmektedir.
H.3.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
Bildirime konu Sözleşme ile akademi Otomotiv’e rekabet etmeme yükümlülüğü
getirilmiştir. Bu durumda anlaşmanın bir bütün olarak dikkate alınması ve söz
konusu rekabet etmeme yükümlülüğü ile ilgili hükümlerin Kanun’un 5.
maddesinde öngörülen koşulların sağlanmasını engelleyip engellemediğinin 120
değerlendirilmesi gerekmektedir.
a) Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme
ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
Muafiyet tanınması için aranan ilk olumlu şart, ekonomik açıdan bir
değerlendirme yapılmasını gerektirmektedir. Hangi hallerin ekonomik yarar
sağladığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmekle
birlikte, genel olarak üretim ve dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi, kalitenin
artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması, piyasalara girişin
08-08/88-28
4
kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması gibi 130
hallerin varlığı halinde ekonomik yararın sağlandığı kabul edilmektedir.
Bildirime konu sözleşme ile alıcı konumunda olan yetkili veya özel servise, peşin
satış primi adı altında nakdi destek sağlanmakta, buna karşılık olarak ise alıcının
başka bir sağlayıcıdan madeni yağ alımı engellenmektedir.
Alım yükümlülüğü karşılığında nakdi destek verilmesi, alıcının finansman
ihtiyacının sermaye piyasalarına alternatif bir yöntem ile karşılanması anlamına
gelmektedir. Bu ise özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için, finans
sektöründen kredi alımının, yerine getirilmesi gereken koşullar nedeniyle zor
veya faiz yükü dolayısıyla maliyetli olduğu hallerde önem kazanmaktadır. Bu tür
hallerde, ilerde yerine getirecekleri alımlarına tekabül eden primlerin peşin olarak 140
ödenmesi suretiyle finansman ihtiyacının karşılanması, küçük ve orta ölçekli
teşebbüslerin hizmet kalitesini göreceli olarak daha elverişli koşullarda
artırabilmelerine imkan tanımaktadır.
Söz konusu anlaşmaların sağladığı bir diğer fayda ise genel olarak tüm dikey
anlaşmalar bakımından geçerli olduğu üzere, ürün tedarikinde devamlılık
sağlamasıdır. Sağlayıcılar anlaşma çerçevesinde, münhasır anlaşmalar
vasıtasıyla yetkili servislere ürün sağlamak suretiyle yapacakları yatırımın
karşılığını almanın güvencesini baştan sağlamayı amaçlamaktadırlar. Böylece
sağlayıcılar üretim planlamalarını bu esasa dayalı olarak daha rasyonel bir
temele oturtarak ölçek ekonomilerini yakalamaktadır. Yetkili servisler ise beş yıla 150
yayılan bir sürede tüketecekleri miktar karşılığında elde edecekleri prim veya
iskonto gibi avantajları sözleşmenin kurulmasını müteakip peşin olarak temin
etmektedirler. Dolayısıyla bu anlaşmalar her iki taraf için de belirlilik ve devamlılık
sağlamak suretiyle etkinliğe ulaşmanın yolunu açmaktadır. Sonuç olarak, söz
konusu anlaşmalar yatırım maliyetlerinin düşmesine, bu suretle de dağıtım
hizmetlerinin ve yetkili ve özel servislerde tüketicilere sunulacak hizmetlerin
kalitesinin artmasına katkıda bulunmaktadır.
b) Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
4. madde anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet 160
alabilmesi için, malların dağıtımı veya hizmetlerin sunulmasından elde edilen
iyileşmenin tüketiciye yansıtılması gerekmektedir. Tüketicinin yarar sağlaması
açısından beklenen genellikle fiyatlar seviyesindeki düşüş olmakla birlikte, satış
sonrası etkin hizmetler, ürün çeşitliliğinin artması, tüketicinin ürüne daha kolay
ulaşabilmesi, malın arzında devamlılığın sağlanması gibi koşullar da tüketicinin
elde edeceği menfaat kapsamında değerlendirilmektedir.
Madeni yağlar, özellikle belirli özellikleri karşılayan ürünler söz konusu
olduğunda, farklı markalar arasında yüksek oranda ikame mümkün olmaktadır.
Dolayısıyla ürün farklılaştırmasının fazla önem taşımadığı bu pazar bakımından,
tüketicinin yararı özellikle ürünün kolay bulunabilirliği ve fiyatı açısından 170
değerlendirilebilecektir. Söz konusu anlaşmalar vasıtasıyla, araçlara bakım-
onarım hizmetlerinin verildiği en önemli noktalar olan servislerde, bir araçta en
08-08/88-28
5
çok değişime konu olan ürünlerden olan madeni yağların varlığı sağlanmaktadır.
Böylece tüketiciler, madeni yağın satışının yapıldığı yedek parça satıcıları gibi
başka bir noktadan önceden temin etmek zorunda kalmaksızın, servise gittiğinde
ürüne kolayca ulaşabilmektedirler.
Diğer taraftan yapılan yatırımların, önemli bir kısmı küçük ve orta ölçekli olan
servislerin hizmet kalitesinin artmasına bulunduğu katkı da tüketiciler açısından
bir avantaj sağlamaktadır.
180
c) İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
Muafiyet kararı verilmesinde aranan bu ilk olumsuz şarta göre, muafiyete konu
anlaşma ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına
neden olmamalı, bir başka deyişle sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile
tüketicinin bundan yarar sağlaması rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda
elde ediliyor olmamalıdır. İlgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkıp kalkmadığı değerlendirilirken dikkate alınması gereken başlıca hususlar;
pazarda halihazırda giriş engellerinin olup olmadığı, hakim durumda olan bir
teşebbüsün bulunup bulunmadığı, dikey anlaşmalar aracılığıyla giriş engeli
yaratılıp yaratılmadığı, pazarın yapısı ve tüketici tercihlerinin ne ölçüde 190
kısıtlandığıdır.
İlk olarak madeni yağ üretimi yapabilmek için pazarda önemli bir giriş engelinin
mevcut olmadığı belirtilmelidir. Çok sayıda üretici firma sektörde faaliyet
göstermektedir. Ürünlerin tüketicilere ulaşmasında ise çeşitli alternatifler mevcut
olmakla birlikte, önemli dağıtım kanallarından olan yetkili servislere girme
noktasında bazı engellerin varlığı söz konusudur.
İlgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkıp kalkmadığı
belirlenirken dikkate alınacak önemli hususlardan biri, anlaşmaya taraf olan
teşebbüslerin pazar payıdır. Bu bağlamda hakim durumdaki bir teşebbüsün
rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşma yapmış olması halinde ilgili pazarda rekabetin 200
kısıtlandığı söylenebilecektir. Ancak, sektörün yapısı da dikkate alındığında, ilgili
pazarda %27,4 pazar payına sahip POAŞ’ın hakim durumda olduğunu
söylemek mümkün değildir.
d) Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen bu son koşula aykırılık, izlenen
amacın elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanması ya da
rekabetin sınırlanmasının gereğinin dahi bulunmaması hallerinde olabilir.
Teşebbüsler anlaşma ile amaçladıkları ekonomik yararların
gerçekleştirilmesinde, rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi tercih etmekle 210
yükümlüdürler.
Alıcıların başka sağlayıcılarla çalışmasını engellemek piyasanın kapanma riskini
beraberinde getirmektedir. Genel olarak, ölçek ekonomilerine ulaşılması,
etkinliğin sağlanması gibi amaçlarla tesis edilen dikey anlaşmalarda, sağlayıcılar
08-08/88-28
6
tarafından alıcıya belli oranlarda yatırım yapılması ve bunun karşılığında
münhasırlık hükümleri getirilmesi kabul edilen uygulamalar olmakla birlikte,
yatırımların geri dönüşünü sağlamaktan öteye geçen kısıtlamaların varlığı
rekabet üzerinde olumsuz etkiler doğurabilmektedir.
İncelemeye konu madeni yağ pazarı, genel olarak rekabetçi bir yapı arz
etmektedir. Üretici seviyesinde giriş engellerinin olmadığı, ithalatın önünde yasal 220
engellerin bulunmadığı, çok sayıda teşebbüsün faaliyet gösterdiği ve
teşebbüslerden hiçbirinin hakim durumda olmadığı bir pazar olan madeni yağ
pazarında, dağıtım aşamasında ürünlerin tüketiciye ulaşmasında kanalların çok
olması dolayısıyla, tüketiciler farklı alternatifler arasında tercih yapabilme
olanağına sahiptirler.
Madeni yağ sektörünün 2005/4 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe girmesinden önceki
dönemde, 2002/2 sayılı “2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu Tebliğleri ile
Değişik, Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”ne tabi olması
nedeniyle, sektörde anlaşmaların genel olarak beş yıllık süreler için yapıldığı
gözlenmektedir. Sektörde, bildirimi yapılan türde rekabet etmeme yükümlülüğü 230
içeren anlaşmalar söz konusu olduğunda, -genel olarak- süresi beş yıla kadar
olan anlaşmaların rekabetçi etkileri ile rekabeti kısıtlayıcı etkileri arasında bir
denge bulunması halinde rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olmayacağı, buna karşın
süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüklerinin söz konusu anlaşmalar ile
güdülen ekonomik etkinliğe ulaşmayı engelleyebileceği ve pazar kapatma
etkisinin daha yüksek olacağı neticesine varılmıştır.
Bu çerçevede, inceleme konusu Sözleşme bakımından da anlaşma süresi
boyunca kazanılacak primlerin peşin olarak ödenmesi suretiyle Akademi
Otomotiv’e önemli bir finansal destek verilmesi ve bu suretle tüketicilerin daha
kaliteli hizmet almalarının sağlanması nedeniyle, rekabetçi etkilerin ortaya çıktığı 240
ve anlaşmaların sürelerinin de beş yılı aşmaması halinde bu rekabetçi yararların
doğduğu kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla rekabetçi sonuçların korunması
açısından, rekabet etmeme yükümlülüğü içeren anlaşmaların beş yılı aşacak
şekilde düzenlenmemesi gerekmektedir. İnceleme konusu sözleşmede yer alan
rekabet yasağı için belli bir süre öngörülmemiştir. Dolayısıyla söz konusu
yasağın, anlaşma yürürlükte olduğu sürece, yani beş yıl boyunca geçerli olacağı
anlaşılmaktadır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 250
1. Petrol Ofisi A.Ş. ve Akademi Otomotiv İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
arasında akdedilmiş olan madeni yağ satışına yönelik bayilik sözleşmesinin
içermiş olduğu rekabet etmeme yükümlülüklerinin 2005/4 sayılı Tebliğ ile
öngörülen muafiyetten yararlanamayacağına,
08-08/88-28
7
2. 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmeye
bireysel muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy