Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-1-143 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-44/964-317
Karar Tarihi : 03.08.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, 10
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER : İsmail Atalay YOLCU, Harun ULU, Harun GÜNDÜZ,
Mehmet Mete BAŞBUĞ
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Özer Petrol (Ali ÖZER)
Yoldüzü Köyü Besni/Adıyaman
- Karadayı Akaryakıt ve Petrol Ürünleri, Turizm, Gıda,
Hayvancılık, İnşaat, Taahhüt, Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
Temsilcisi: Av. Levent MERCİMEK
Efeler Mah. Atatürk Blv. 153, Yıldırım Han No:67 Didim/Aydın 20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : Petrol Ofisi A.Ş.
Temsilcisi: Av. Aydın ÖZTUNALI
Turan Güneş Blv. No:63/1 Yıldız/Ankara
E. DOSYA KONUSU: Petrol Ofisi A.Ş. tarafından yapılan dikey anlaşmalar ve
çeşitli uygulamalar yoluyla 4054 sayılı Kanun'un ve 2002/2 sayılı Tebliğ'in ihlal
edildiği iddiası.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına intikal eden ve aşağıda yer verilen şikayetler
ile ilgili olarak hazırlanan 16.06.2011 tarih ve 2011-1-38/İİ-11-139.İAY sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun 23.06.2011 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 30
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde bir soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun’un 40/1. maddesi
uyarınca ilgili şirket hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun
üzerine, 4054 sayılı Kanun ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen
26.07.2011 tarih ve 2011-1-143/ÖA-11-139.İAY sayılı Önaraştırma Raporu 27.07.2011
tarih ve REK.0.05.00.00-110/218 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-44 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvurularda özetle; Petrol Ofisi A.Ş.’nin şikayetçiler
ile yaptığı dikey anlaşmaların ve çeşitli uygulamaların 4054 sayılı Kanun ile 2002/2 40
sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu iddia edilmektedir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
Özer Petrol (Ali Özer) tarafından yapılan başvuru bakımından, 4054 sayılı Kanun
kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı,
Karadayı Akaryakıt ve Petrol Ürünleri, Turizm, Gıda, Hayvancılık, İnşaat, Taahhüt,
Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. tarafından yapılan başvuru bakımından, taşınmaz
üzerindeki intifa hakkının terkin edildiği anlaşıldığından söz konusu başvuru ile ilgili
11-44/964-317
2
olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek
olmadığı
görüşü ifade edilmiştir. 50
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ)
Dosyadaki bilgilere göre; POAŞ, petrol ürünlerinin depolaması ile toptan ve perakende
satışının yanı sıra, madeni yağ ve jet yakıtı ikmali alanlarında da faaliyet
göstermektedir. Mevcut durumda PO markası altında faaliyet gösteren toplam istasyon
sayısı 2521’dir.
I.2. Genel Değerlendirme
Akaryakıt sektöründeki dağıtım şirketlerinin bayileriyle yaptıkları dikey anlaşmalar ve
bunlara ilişkin uygulamalar hakkında, Kurum kayıtlarına muhtelif tarihlerde intikal eden
başvurular işbu dosya kapsamında değerlendirmeye alınmış olup, aşağıda 60
açıklanacağı üzere, şikâyetler genel olarak, ilgili dağıtım şirketi ile bayisi arasındaki
dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu iddialarını
içermekte ve bu konuda gerekli işlemlerin yapılması talep edilmektedir.
Bilindiği üzere Total-Akdağ kararının Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal edilmesi
üzerine, 30.10.2008 tarihinde kararın Rekabet Kurulu tarafından yeniden tesis
edilmesiyle bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı ve onlarla birlikte değerlendirilen intifa,
tapuya şerh edilmiş kira ve benzeri uzun süreli sözleşmelerin sürelerinin beş yıllık üst
sınıra uygun hale getirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte,
05.03.2009 tarihli Barbaros-Altınbaş Petrol ve Polpet-Bölünmez Petrolcülük
kararlarında uygulamaların esasları belirlenmiş, izleyen süreçte gerek bireysel 70
muafiyet başvuruları gerekse şikayet başvuruları kapsamında birçok başvuru karara
bağlanmıştır. Önaraştırmaya konu iddialar akaryakıt sektöründe çeşitli şekillerde
kurulan dikey anlaşmaların farklı türlerine ilişkin olmakla birlikte, tamamı benzer
şekillerde daha önce gerek şikayet gerekse bireysel muafiyet başvuruları şeklinde
Rekabet Kurulunun önüne gelerek değerlendirilmiş ve benzer nitelikteki dikey ilişki
çeşitleri bakımından içtihat birliği sağlanmıştır.
Söz konusu kararlar ve sektörle yapılan görüş alışverişi neticesinde Kuruma yapılan
başvurular çerçevesinde, akaryakıt sektöründe çok çeşitli şekillerde kurulan dikey
anlaşmalarla karşılaşılmıştır. Bunlardan en yaygın olarak görülen anlaşma türünde,
akaryakıt istasyonu ya da istasyon inşasına elverişli arsa/arazi maliki bayi adayı ile 80
dağıtıcı arasında bayilik ilişkisinin kurulmasına esas teşkil eden bir protokol
yapılmakta, söz konusu protokolde yüklenilen taahhüde istinaden, malik tarafından
dağıtıcı lehine ilgili taşınmaz üzerinde uzun süreli kira ya da intifa hakkı tanınmasını
müteakiben taraflar arasında ayrıca bayilik sözleşmesi yapılmaktadır.
Bir başka anlaşma türünde ise bayilik faaliyeti yürütmek isteyen ancak akaryakıt
istasyonu sahibi olmayan kişiler, malik ile anlaşarak taşınmaz üzerinde kira hakkı elde
etmekte, söz konusu kira hakkına istinaden herhangi bir dağıtıcı ile bayilik ilişkisi
kurulmaktadır. Bu süreçte, dağıtıcı ile prensipte anlaşılmasının ardından; dağıtıcı, bayi
adayı ve malik arasında üçlü bir protokol yapılmakta veya protokol yapılmaksızın;
malik tarafından ilgili taşınmaz üzerinde dağıtıcı lehine intifa hakkı tanınmakta; 90
nihayetinde dağıtıcı ile taşınmaz üzerinde kira hakkını elinde bulunduran bayi arasında
da bayilik sözleşmesi imzalanmaktadır.
Yine sektörde yaygın olarak görülen bir başka anlaşma türünde ise daha önce dağıtıcı
lehine ilgili taşınmaz üzerinde kira ya da intifa hakkı tanıyan malik ile dağıtıcı arasında
bayilik sözleşmesi yapılmakta ve istasyon bir müddet malik tarafından bayi sıfatıyla
11-44/964-317
3
işletilmektedir. Daha sonra malik ile dağıtıcı arasındaki sözleşme herhangi bir sebeple
sona erdiğinde, malik tarafından bulunan ve dağıtıcı tarafından onaylanan üçüncü bir
kişi bayilik faaliyetini devralmakta ya da işletme hakkı doğrudan dağıtıcı tarafından
üçüncü bir kişiye kullandırılmaktadır.
Kuşkusuz, sektörde yukarıda sayılanlar dışında da çeşitli şekillerde kurulan ve 100
sürdürülen dikey ilişkiler bulunmakla birlikte, işbu karar kapsamında gerek yukarıda
sayılan anlaşma türlerine uyan gerekse de daha farklı nitelikteki anlaşmaların 4054
sayılı Kanun’a ve ilgili mevzuata uygunlukları değerlendirilmiştir.
I.2.1. Konu ile İlgili Mevzuat Hükümleri, Danıştay ve Rekabet Kurulu Kararları
2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı,
satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak
tanımlanmaktadır. Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini,
satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı 110
her türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5(a) maddesinde ise, Tebliğ ile
tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı
aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Rekabet Kurulunun konuya ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca,
18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan
dikey anlaşmaların, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan
dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile
düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır.
Bunun yanında 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmeme 120
yükümlülüklerine veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hallerde
anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin
olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, “Alıcının anlaşmaya
dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı
ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde
sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan
üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir
tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu
tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme
yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu 130
tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 36. paragrafında ise, Tebliğ’in
5. maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak
düzenlenen istisna konusunda, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna,
“öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya
da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının
alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da
kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik
ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan;
faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında 140
değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz
konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
11-44/964-317
4
Söz konusu hüküm ve açıklamalar dikkatle irdelendiğinde, bahse konu istisnadan
yararlanmanın, öncelikle iki koşuldan birinin varlığına bağlı olduğu görülmektedir. Buna
göre alıcı (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini:
- ya doğrudan veya alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir
üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtıcıya) ait tesis (akaryakıt istasyonu)
üzerinde,
- ya da bizzat sağlayıcı tarafından alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde edilen bir ayni veya şahsi kullanım hakkına konu bir tesiste 150
sürdürmelidir.
Bunun yanı sıra Kılavuzda açıkça belirtildiği gibi, taraflar arasındaki dikey ilişkinin
istisna hükmünden yararlanabilmesi için, söz konusu ilişkinin en baştan itibaren
yukarıda belirtilen koşullara uygun olarak kurulması gerekmektedir. Nitekim
Danıştay’ın TOTAL/Akdağ dosyasında, Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 13.
Dairesi’nin E.2006/1604 esas numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen
13.05.2008 tarih ve K.2008/4196 sayılı kararın gerekçesi, bu değerlendirmeyi haklı
kılmaktadır. Söz konusu kararda özetle; dağıtıcının bayiyle kurmuş olduğu hukuki
ilişkinin yani taraflar arasındaki dikey anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira
sözleşmesi olmak üzere iki sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra, Yüksek 160
Mahkeme’nin, bayilik sözleşmesi de dahil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında
sonradan oluşacak değişikliklerin değil, anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı
Tebliğ’e uygun olarak kurulup kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu
çerçevede yapılması gerektiğine işaret ettiği görülmektedir.
Bunun yanında konunun akaryakıt sektörü özelinde ayrı bir önemi de bulunmaktadır.
Şöyle ki; akaryakıt sektöründe akaryakıt istasyonu olmaksızın istasyonlu bayilik
faaliyeti yürütülememesi nedeniyle, dağıtım firmalarının ve bayilerin yürüttükleri ticari
faaliyet ile istasyon arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesinde sayılan özel durum bir yana bırakılırsa, beş yıllık rekabet
yasağı süresinin esasen; “bir dağıtıcının bir istasyonu tek seferde yapacağı 170
sözleşmeler yoluyla diğer dağıtıcıların faaliyetine kapatabileceği üst sınır” olarak
yorumlanması gerekmektedir.
Diğer taraftan, Rekabet Kurulunun ve Danıştayın konuyla ilgili olarak daha önce almış
olduğu kararlar ile de sabit olduğu üzere, intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer
etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin
2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık üst sınırı fiili olarak aşmasına neden
olmaktadır. Bu bakımdan, işbu dosya kapsamında yer alan ve rekabet yasağı içeren
bayilik sözleşmeleri ve bunlarla bağlantılı intifa, kira gibi sözleşmelerin, aralarındaki
hukuki ve iktisadi ilişki nedeniyle tek bir anlaşma olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’e
uygunluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. 180
I.2.2. Önaraştırmaya Konu Dikey Anlaşmalar Bakımından Bireysel Muafiyet
Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un “Muafiyet” başlıklı 5. maddesine göre, Rekabet Kurulu, bu
maddede belirtilen koşulların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma,
uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin
uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilir: Bu koşullar 5. maddenin birinci
fıkrasında aşağıdaki şekilde sayılmıştır:
a. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b. Tüketicinin bundan yarar sağlaması, 190
11-44/964-317
5
c. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması
Dikey anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerine Tebliğ ile getirilen beş
yıllık sürenin üzerinde bir süre için muafiyet tanınması ancak ve ancak çok istisnai
hallerde makul görülebilir. Rekabet Kurulu tarafından akaryakıt sektöründeki dikey
anlaşmalara bireysel muafiyet verilebilmesinin şartları 25.02.2010 tarih ve 10-19/229-
87 sayılı Delta ve 18.03.2010 tarih ve 10-24/338-122 sayılı Total kararlarıyla
belirlenmiş, söz konusu kararlardan sonraki tarihli muhtelif kararlarda da benzer
nitelikteki anlaşmalara bireysel muafiyet tanınmıştır. Anılan kararlarda; dikey 200
anlaşmaların, daha önce üzerinde hiçbir gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt
bayilik faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler üzerinde kurulmuş yeni akaryakıt
istasyonlarına ilişkin olmaları ve akaryakıt istasyonlarına özgü yatırımların dağıtıcı
tarafından üstleniliyor olması dikkate alınarak, bayilerin beşinci yılın sonunda, dağıtım
firması tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden
bedelini ödeyerek anlaşmaları sona erdirebilmeleri konusunda tarafların anlaşmaları
koşuluyla, 10 yıla kadar muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
Rekabet Kurulunun yukarıda anılan kararlarında ortaya koymuş olduğu koşulları
sağlayan dikey anlaşmalara bireysel muafiyet tanınmış ve söz konusu dikey
anlaşmalara ilişkin olarak ilgili bölümlerde ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır. İlgili 210
bölümlerde belirtilmeyen diğer anlaşmalar bakımından ise 2002/2 sayılı Tebliğ ile
öngörülen sınırı aşan süreler için bireysel muafiyet tanınmasının mümkün olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
I.3. POAŞ Hakkındaki Şikayetlere İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler
I.3.1. Özer Petrol (Ali Özer)
Kurum kayıtlarına 28.03.2011 tarih ve 2352 sayı ile giren başvuruda özetle; Ali Özer’in
maliki olduğu Adıyaman İli Besni İlçesi Yoldüzü Köyü 457 parsel numaralı taşınmaz
üzerinde Kasım 1996 tarihinde POAŞ lehine kurulan intifa hakkının, Rekabet
Kurulunun kararları gereği 18.09.2010 tarihinde sona erdiği, bu nedenle POAŞ’ın
lehine olan intifa hakkının tapu sicilinden terkin edilmesi gerektiği bildirilmiştir. 220
Konuyla ilgili olarak POAŞ’tan 18.07.2011 tarihinde elde edilen bilgilerde; POAŞ’ın,
Amasya İlinde faaliyet gösteren Ali Özer’e ait bilgileri gönderdiği anlaşılmıştır. Ayrıca
yine POAŞ tarafından gönderilen 26.07.2011 tarihli yazıda ise, POAŞ bünyesinde
yapılan çalışmada böyle bir bayinin bilgisine ulaşılamadığı ifade edilmiştir.
Bu bilgiler ışığında POAŞ’ın, başvuruda yer alan bilgilere uyan bir bayi ile dikey ilişki
içerisinde bulunduğu yönünde bir bilgiye ulaşılamadığından, söz konusu başvuru
hakkında herhangi bir işlem tesisine yer olmadığı değerlendirilmişitr.
I.3.2. Karadayı Akaryakıt ve Petrol Ürünleri, Turizm, Gıda, Havyacılık, İnşaat,
Taahhüt, Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi (Karadayı)
Kurum kayıtlarına 13.06.2011 tarih ve 4425 sayı ile giren şikayet dilekçesinde özetle; 230
Karadayı, 14.12.2010 tarihinde POAŞ’a gönderdiği ihbarname ile POAŞ ile olan ve
01.03.2011 tarihinde sona erecek bayilik sözleşmesini yenilemek istemediğini ve
ayrıca POAŞ’a ait intifa ve ipotek haklarının taşınmaz üzerindeki terkinini talep etmiştir.
Konuyla ilgili olarak POAŞ’tan 18.07.2011 tarihinde elde edilen bilgilerde; POAŞ ve
Karadayı arasındaki dikey ilişkinin 18.09.2005 tarihinden önce başladığı, 20.02.2006
tarihinde malik olan bayi Can-Pa Petrol’ün, POAŞ lehine tapuda 15 yıl intifa tanıdığı ve
05.09.2006 tarihinde de bayilik sözleşmesinin yenilendiği, daha sonra tarafların ortak
iradesiyle dikey ilişkinin 02.04.2011 tarihinde sona erdirildiği, bu tarihten sonra
11-44/964-317
6
Karadayı’nın, Shell&Turcas Petrol A.Ş ile çalışmaya başladığı, bir başka ifadeyle
Karadayı üzerinde rekabeti engelleyecek bir husus olmadığı belirtilmiş olup; ayrıca 240
13.7.2011 tarihinde vekaletname hazırlandığı ve 14.7.2011 tarihinde de tapuda terkin
işleminin gerçekleştiği belirtilmiştir. Söz konusu bilgilerde sunulan tescil istem
belgesinden de, taşınmaz üzerindeki intifa hakkının sona erdirildiği anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, taşınmaz üzerindeki intifa hakkının terkin edildiği tespit edildiğinden,
söz konusu şikayete ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem
yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Özer Petrol (Ali Özer) tarafından yapılan başvuru bakımından, dosya konusu
iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına 250
gerek olmadığına,
2- Karadayı Akaryakıt ve Petrol Ürünleri, Turizm, Gıda, Hayvancılık, İnşaat, Taahhüt,
Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi tarafından yapılan başvuru bakımından, taşınmaz
üzerindeki intifa hakkının terkin edildiği anlaşıldığından söz konusu başvuru ile ilgili
olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek
olmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy