Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-4-65 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 17-41/651-289
Karar Tarihi : 14.12.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK, Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER : Kerem TOMUR, Can SARIÇİÇEK, Nazif IŞIK
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - QNB Finansbank A.Ş.
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. Kristal Kule No:215 Şişli/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: QNB Finansbank A.Ş. ile HSBC Bank A.Ş. arasında akdedilen
Üye İşyeri Kullanım Programı Sözleşmesi’ne menfi tespit belgesi verilmesi veya
muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 02.10.2017 tarihinde giren bildirim ve
27.11.2017 tarihinde giren ek bilgiler üzerine düzenlenen 05.12.2017 tarih ve 2017-4-
65/MM sayılı Muafiyet Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
QNB Finansbank A.Ş. (FİNANSBANK) ile HSBC Bank A.Ş. (HSBC) arasında
akdedilen “Üye İşyeri Kullanım Programı Sözleşmesi”nin (SÖZLEŞME), tarafları
olan FİNANSBANK ve HSBC’nin rakip teşebbüsler olmaları nedeniyle 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesine
aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle ilgili sözleşmeye Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde
menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
Bildirim konusu SÖZLEŞME’nin tarafları olan FİNANSBANK ve HSBC’nin rakip
teşebbüsler olmaları nedeniyle, söz konusu SÖZLEŞME’nin 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) kapsamında grup
muafiyetinden yararlanamayacağı,
4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde yapılan bireysel muafiyet
değerlendirmesi sonucunda; anılan maddede belirtilen tüm şartların sağlandığı göz
önüne alınarak, anılan SÖZLEŞME’ye 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci
fıkrası çerçevesinde, imza tarihi olan 09.06.2017 tarihinden itibaren bireysel
muafiyet tanınabileceği
ifade edilmiştir.
17-41/651-289
2/11
G. İNCELEME ve DEĞERLENDİRME
G.1. Taraflara İlişkin Bilgiler
G.1.1. HSBC
(4) HSBC, merkezi Londra’da bulunan ve dünya çapında bankacılık ve finans hizmetleri
pazarında faaliyet gösteren HSBC Grubu’nun bünyesinde yer almaktadır. Şirket,
Türkiye’deki faaliyetlerine 1990 yılında başlamış olup, kurumsal bankacılık, yatırım
bankacılığı, bireysel bankacılık ve birikim yönetimi alanlarında hizmet ve finansal
çözümler sunmaktadır.
G.1.2. FİNANSBANK
(5) FİNANSBANK, 1987 yılında kurulmuş olup, 2006 yılında National Bank of Greece S.A.
tarafından1, 2016 yılının Haziran ayında ise Qatar National Bank S.A.Q. (QNB GRUP)
tarafından satın alınmıştır2. FİNANSBANK, bireysel, ticari, kurumsal ve KOBİ
müşterilerine yönelik ürün ve hizmetler sunmaktadır.
G.2. İlgili Pazar
(6) Dosya konusu bakımından ilgili ürün pazarı, teşebbüslerin akdettikleri sözleşmenin etki
edeceği pazardır. Tarafların her ikisi de esas olarak bankacılık sektöründe faaliyet
göstermektedir. Bildirim konusu SÖZLEŞME’nin kapsamına bakıldığında; tarafların üye
işyeri ağı edinme ve kullanma ile pos altyapısını kullanma alanındaki faaliyetlerine ilişkin
olduğu görülmektedir. SÖZLEŞME ile HSBC, kredi kartı markası Advantage ve
Advantage sadakat sistemi altyapısını koruyarak, Advantage markalı kredi kartı ihraç
etmeye devam edecek ve FİNANSBANK pos yazılımının kullanılması sureti ile de
müşterilerine FİNANSBANK üye işyerlerinde taksitli alışveriş ve ödül kazanma imkânı
tanıyabilecektir. Ayrıca FİNANSBANK, kendi ticari kararları doğrultusunda, HSBC ile
sözleşmeleri feshedilen üye işyerlerine teklif götürebilecek ve karşı tarafın da kabul
etmesi halinde yeni bir üye işyeri sözleşmesi akdedebilecek, böylelikle de üye işyeri
ağını genişletebilecektir. Bu sebeple ilgili ürün pazarı; gerekli pos terminali kurulum ve
yönetim maliyetlerine katlanmadan ve üye işyeri sözleşmeleri yapmadan başka bir
bankanın kredi kartı ile ödeme sisteminden yararlanılan “üye işyeri edinme ve kullanma
pazarı”3 olarak tanımlanmıştır.
(7) Kredi kartı ile ödeme hizmetlerinin ülke genelinde aynı sistemle uygulandığı, taksitli
alışveriş ve ödül biriktirme imkânı sağlayan çok markalı kredi kartlarının yapı ve nitelik
itibarı ile tüm ülke sınırları içinde benzerlik gösterdiği, ülke genelinde pazarlandığı ve
kullanılabildiği, tüketicinin tercih yapmasının önünde engel bulunmadığı dikkate alınarak
ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
1 FİNANSBANK ve FİNANSBANK’ın kontrolündeki diğer finansal şirketlerin kontrolünün National Bank of
Greece S.A. tarafından, FIBA Holding A.Ş., FINA Holding A.Ş. ve Fiba Faktoring Hizmetleri A.Ş.’den
devralınması işlemine Rekabet Kurulunun 20.07.2006 tarihli ve 06-53/686-193 sayılı kararı ile izin
verilmiştir.
2 FİNANSBANK ve FİNANSBANK’ın kontrolündeki diğer finansal şirketlerin kontrolünün Qatar National
Bank S.A.Q. tarafından, National Bank of Greece S.A.’dan devralınması işlemine Rekabet Kurulunun
03.05.2016 tarihli ve 16-15/245-107 sayılı kararı ile izin verilmiştir.
3 Çeşitli bankalar arasında imzalanan ve ortak markalı kredi kartı kullanımına ilişkin sözleşmelere muafiyet
tanınan 03.08.2011 tarihli ve 11-44/991-337 sayılı; 24.08.2006 tarihli ve 06-59/781-230 sayılı; 14.09.2006
tarihli ve 06-63/861-251 sayılı; 24.04.2007 tarihli ve 07-34/343-124 sayılı; 29.11.2007 tarihli ve 07-
88/1110-432 sayılı; 28.02.2008 tarihli ve 08-19/197-67 sayılı Kurul kararlarında da ilgili pazar benzer
şekilde tanımlanmıştır.
17-41/651-289
3/11
G.3. Değerlendirme
G.3.1. Sözleşme Hükümlerinin İncelenmesi
(8) Bildirime konu SÖZLEŞME’nin 1.3. maddesinde sözleşmenin konusu, “HSBC marka ve
logolu kredi kartlarının mevcut özelliklerini koruyarak FİNANSBANK’a ait üye işyeri
ağından ve sistem alt yapısından aynen fiyatlanma hakkının sağlanması, HSBC kredi
kartlarının tümünün FİNANSBANK tarafından kurulan, işletilen ve genişletilen Üye İşyeri
Kullanım Programı’na dahil edilmesi ve bu hizmetin sunumu ve alımında tarafların
karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi” olarak belirtilmiştir. Bu amaç
doğrultusunda HSBC, müşterilerine; FİNANSBANK tarafından ihraç edilen CardFinans
markalı kart hamillerine FİNANSBANK üye işyeri ağında sağlanan aynı hak ve
avantajları sunacak, HSBC tarafından ihraç edilen Advantage kredi kartları,
FİNANSBANK ve yetkilendirdiği üçüncü kişilerce oluşturulan ağ içerisindeki üye işyerleri
ile başkaca bir sözleşme imzalamaksızın aynı koşullarla ağ içerisinde kabul ve işlem
görecektir.
(9) SÖZLEŞME’nin 3. maddesi ise, akdedilen SÖZLEŞME kapsamında sunulacak olan
hizmetler ile bu hizmetlere ilişkin uygulama standartlarını belirlemektedir.
SÖZLEŞME’nin 3.3. maddesi uyarınca FİNANSBANK, üye işyerleri ile sözleşmesel ilişki
kurma, bu ilişkileri yönetme ve dilediği takdirde sona erdirme ve bu ilişkiye dair finansal
koşulları serbestçe belirleme yetkisine sahip olacak, bu hususlarda HSBC’nin onayı
aranmayacaktır. Ayrıca, üye işyeri kullanım programına dahil olan üye işyerleri ile tüm
iletişim FİNANSBANK tarafından yürütülecektir. Üye işyeri bakımından ise, HSBC ile
çalışıp çalışmama kendi tasarrufunda olacak ve üye işyeri HSBC ile çalışmamak
yönünde olumsuz beyanını ilettiği takdirde Advantage kredi kartı, üye işyerinde diğer
kredi kartları gibi işlem görecektir.
(10) SÖZLEŞME’nin süre ve fesih hallerinin düzenlendiği 13. maddesi uyarınca, SÖZLEŞME
süresinden önce feshedilmedikçe imza tarihinde yürürlüğe girecek ve beş yıl süreyle
yürürlükte kalacaktır. Taraflardan herhangi biri geçerli bir sebep göstermeksizin ve
herhangi bir tazminat ödemeksizin 45 gün önce yapacağı ihbar ile SÖZLEŞME’yi her
zaman feshedebilecektir. HSBC’nin sözleşme kapsamında bir başka banka ile benzer
nitelikte bir sözleşme imzalaması veya kart hamillerine ait portföyünü başka bir finansal
kuruluşa devretmesi durumunda FİNANSBANK 45 günlük süreyi beklemeden
SÖZLEŞME’yi feshedebilecektir.
(11) SÖZLEŞME’nin “Hizmet Bildirim Talimatı” başlıklı birinci ekinin 3. maddesinde
FİNANSBANK ve HSBC’nin birlikte veya tek başlarına kampanya yapabilecekleri,
tarafların diğer tarafça düzenlenen kampanyaya katılımının zorunlu olmadığı, taksit,
öteleme, indirim, puan, fiyatlama, iletişim ve tüm kampanya maliyetlerinin kendi kartları
için kampanyaya katılmayı kabul eden kart sahibi tarafa ait olduğu, FİNANSBANK
tarafından hazırlanan kampanyalara, onay vermek suretiyle HSBC’nin de katılabileceği,
bu durumda maliyet paylaşımını da içeren protokol imzalanacağı, mutabık kalınamaması
halinde FİNANSBANK’ın kendi kartları için kampanyada ilerleme hakkının saklı olduğu,
HSBC’nin ise kendi kartları için sektörel veya genel kampanyalar yapabileceği
düzenlenmektedir. Kampanyalara ilişkin düzenlemelerde, kampanya koşulları (taksit,
puan vb.) bakımından tarafların birbirlerine kıyasen avantajlı teklif vermeme veya farklı
nitelikte herhangi bir kısıtlama getirmedikleri görülmektedir.
17-41/651-289
4/11
G.3.2. Menfi Tespit Değerlendirmesi
(12) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar… hukuka
aykırı ve yasaktır.” hükmü yer almaktadır. 4054 sayılı Kanun’un uygulanması
bakımından teşebbüs niteliğini haiz HSBC ve FİNANSBANK, bankacılık hizmetleri ve
ilgili ürün pazarı olarak belirlenen üye işyeri edinme ve kullanma pazarlarında birbirlerine
rakip konumunda faaliyet yürütmektedirler. (…..) Advantage kredi kartı faaliyetlerinin
devam ettirileceği bildirilmiş ve bildirim konusu SÖZLEŞME’nin de kredi kartı
müşterilerine üye işyeri edinme ve kullanma hizmetlerinin sağlanabilmesi amacıyla
imzalandığı ifade edilmiştir. Bu çerçevede, halihazırda, taraflar hem bankacılık hizmetleri
hem de üye işyeri edinme ve kullanma pazarlarında faaliyet göstermekte dolayısıyla
taraflar birbirlerine rakip konumda bulunmaktadır. (…..) taraflar, bankacılık hizmetleri ve
kredi kartı ihracı pazarlarında faaliyet gösteren rakipler konumunda olmaya devam
edecektir. Bu bakımından aynı piyasada faaliyet gösteren ve birbirine rakip olan iki
teşebbüsün üye işyeri ağını ve pos altyapısını paylaşmak üzere akdettikleri bildirime
konu SÖZLEŞME, rakipler arası anlaşma niteliği taşımaktadır.
(13) SÖZLEŞME’de tarafların faaliyetlerine kısıtlama getiren veya ticari kararlarını
etkileyecek nitelikte doğrudan hükümler bulunmamakla birlikte, aynı ürün pazarlarında
faaliyette bulunan veya bulunma potansiyeline sahip olan iki teşebbüs arasında anlaşma
imzalanması, amacından bağımsız olarak, rekabetçi endişeler yaratmaktadır.
SÖZLEŞME’nin uygulanması ile taraflar birbirlerine ait gizli bilgilere erişebilecek, maliyet,
ciro vb. ticari sırları hakkında bilgi sahibi olabilecek, bu bilgi değişimi de rekabet
ortamına zarar verebilecektir. Bu bakımdan, rakipler arası rekabeti sınırlayıcı bir
anlaşma niteliğinde olan bildirim konusu SÖZLEŞME’ye, 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında olması nedeniyle aynı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi
tespit belgesi verilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
G.3.3. Grup Muafiyeti Değerlendirmesi
(14) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde; mal veya hizmetlerin alımı, satımı ve yeniden
satımı konulu dikey anlaşmaların Tebliğ kapsamında olduğu, bununla birlikte rakip
teşebbüsler arasında yapılan dikey anlaşmaların, Tebliğ ile tanınan muafiyetten
yararlanamayacağı düzenlenmektedir. Aynı maddenin devamında, “sağlayıcının
anlaşma konusu malların hem üreticisi hem de dağıtıcısı olduğu, alıcının ise bu mallarla
rekabet eden malların üreticisi değil dağıtıcısı olduğu” dikey anlaşmaların 2002/2 sayılı
Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanacağı ifade edilmektedir. Anılan Tebliğ’in
3. maddesinde ise rakip teşebbüsler, “aynı ürün pazarında faaliyette bulunan veya
bulunma potansiyeline sahip sağlayıcılar” olarak tanımlanmıştır.
(15) Bildirim konusu SÖZLEŞME’nin tarafları olan HSBC ve FİNANSBANK, temel olarak
bankacılık hizmetleri pazarında hizmet sunmakta olup, gerek bankacılık hizmetleri,
gerek kredi kartı ihraç pazarı ve gerekse ilgili ürün pazarı olarak tanımlanan “üye işyeri
edinme ve kullanma pazarı”nda birbirlerine rakip konumda faaliyet göstermektedir. (…..)
bildirilmiş olmakla birlikte; tarafların diğer pazarlarda devam edecek olan rakiplik ilişkisi,
kredi kartı ihraç pazarının ilgili ürün pazarı bakımından yakın ilişkili bir pazar olması ve
korunacak olan rakiplik ilişkisinin ilgili ürün pazarı bakımından etki etme potansiyeli
taşıması nedenleriyle ve (…..) karşısında bu pazar bakımından da potansiyel rakip
konumunu koruduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu hususlar çerçevesinde, SÖZLEŞME’nin
2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan grup muafiyetinden yararlanmasının mümkün olmadığı
anlaşılmıştır.
17-41/651-289
5/11
G.3.4. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
(16) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı düzenlemeler içermesi nedeniyle menfi tespit
belgesi verilemeyen ve 2002/2 sayılı Tebliğ’in sağladığı muafiyetten de yararlanamadığı
tespit edilen SÖZLEŞME’ye 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca bireysel muafiyet
tanınıp tanınamayacağı aşağıda değerlendirilmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi,
bu maddede belirtilen koşulların tümünü birden sağlayan anlaşmaların, Kurul kararıyla,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulabileceğini
düzenlemektedir. Bu koşullar;
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması
olarak sıralanmaktadır. Aşağıda, bildirime konu SÖZLEŞME’nin, Kanun’un 5.
maddesinde düzenlenen koşulları sağlayıp sağlamadığına ilişkin değerlendirmeler
sunulmaktadır.
G.3.4.1. Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme
ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(17) Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf tutulabilmesi için, öncelikle
anlaşma konusu olan malın üretimi ve dağıtımı ile ilgili olarak bir gelişme veya iyileşme
olması ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması gerekmektedir. Bentte
kastedilen iyileşme ve gelişmelerin, sadece teşebbüslerin kendi açılarından
sağlayacakları menfaat veya kazanç şeklinde değil, aynı zamanda bunların ekonomiye
yapacakları somut katkı şeklinde anlaşılması gerekmektedir. Bu kapsamda, somut
olayın özelliklerine göre değişmekle birlikte genel olarak üretim ve dağıtım maliyetlerinin
düşürülmesi, kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni
piyasalara girişin kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması
gibi hallerin varlığı halinde muafiyetin ilk koşulunun sağlandığı değerlendirilmektedir.
(18) Bildirim Formunda ve ek bilgi yazılarında, SÖZLEŞME ile amaçlanan ve kurgulanan
yapının, halihazırda piyasada yaygın olan ortak markalı kredi kartı kullanımından
tamamen bağımsız ve farklı olduğu belirtilmiştir. Buna göre, taraflar hiçbir zaman ortak
markalı bir kart kullanımına gitmeyecek, bu kapsamda bir platform paylaşımı söz konusu
olmayacaktır. Ortak markalı kredi kartı kullanımı sureti ile oluşturulan platformlarda;
tarafların yaptıkları işbirlikleri ve kredi kartı hizmetlerini ortak markada birleştirdikleri ve
tarafların uygulamalarına getirilen kriterler ile (minimum POS kriterleri, kart hamillerine
tanınan avantajların minimum seviyesinin belirlenmesi gibi) verilen hizmette
standartlaşmaya gidildiği belirtilmiştir. Ancak bildirim konusu SÖZLEŞME’nin tarafları
olan HSBC ve FİNANSBANK’ın kendi markaları ile kredi kartı ihraç etme hakkına sahip
oldukları ve herhangi bir marka ortaklığı amaçlamadıkları, (…..), üye işyeri anlaşması
yapma lisansına sahip bir başka banka üzerinden devam ederek, kart hamillerine kendi
markası altında hizmet vermeyi amaçladığı, bunun da tüketicinin kendisi için uygun olan
kredi kartını tercih etmesinde rekabeti kısıtlayan bir neden oluşturmadığı belirtilmiştir.
Ayrıca, SÖZLEŞME’de yer alan düzenlemeler ve kurulan yapı çerçevesinde, tarafların
hiçbir zaman ortak bir ticari karar almayacakları, üye işyeri yönetiminin, bu hizmeti veren
FİNANSBANK tarafında olacağı, HSBC’nin ise yapılan kampanyalara katılıp katılmama
noktasında tamamen serbest olduğu ve ortak markalı bir kredi kartı programı
17-41/651-289
6/11
amaçlanmadığından, tarafların bir programın bütünlüğü ve markanın imajının
korunmasını sağlamak gibi ortak amaçlarının da bulunmadığı belirtilmiştir.
(19) Bildirimde yer alan bilgilere göre, SÖZLEŞME ile FİNANSBANK tarafından kurulmuş
veya kurulacak olan üye işyeri ağı ile pos altyapısı, HSBC kredi kartı sahiplerinin
kullanımına açılacaktır. Bu sayede HSBC, yeni bir yaygın üye işyeri ağı oluşturmaya
gerek kalmaksızın, FİNANSBANK’ın oluşturduğu mevcut üye işyeri ağında, ihraç ettiği
kredi kartlarını müşterilerine kullandırma imkanına sahip olacaktır. Böylelikle, yeni üye
işyeri anlaşmaları yapmadan, FİNANSBANK’ın mevcut üye işyeri ağından yararlanarak,
yaratmış olduğu markanın gerektirdiği müşteri memnuniyeti ve kullanıcı deneyimini
değiştirmeksizin, üye işyeri ilişki yöntemini devrederek yatırımlarından büyük ölçüde
tasarruf sağlayacaktır. Bunun yanı sıra, HSBC, genişleyen üye işyeri ağı sayesinde
daha kolay müşteri çekebilecek ve üye işyeri pazarından elde ettiği cironun yanı sıra kart
kullanıcılarından elde ettiği ciroyu da artırabilecektir.
(20) Diğer yandan SÖZLEŞME, ilgili ürün pazarında dolaylı olarak hizmetlerin sunulmasında
gelişme ve iyileşme sağlanması amacına da katkı sağlamaktadır. Buna göre, HSBC, söz
konusu ağın oluşturulması için gereken altyapı yatırım ve maliyetlere4 katlanmak yerine
FİNANSBANK’ın halihazırdaki geniş ağından faydalanabilecek ve mevcut ağa isterse
yeni üye işyerleri eklemek suretiyle faaliyet gösterecektir. Bu anlamda SÖZLEŞME ile
birlikte HSBC’nin, bir bakıma ölçek ekonomisinden faydalanması söz konusu olacaktır.
Ayrıca altyapının geliştirilmesi amacıyla, bunun gerektirdiği Ar-Ge faaliyetleri ile zaman
ve emek sarf etmeksizin kendi kredi kartı hamillerine FİNANSBANK’ın ihraç ettiği
CardFinans kart hamillerinin sahip olduğu taksit ve ödül avantajlarını sunma imkanı
olacaktır.
(21) Ayrıca HSBC, FİNANSBANK’ın pos cihazlarını ve terminallerini kullanarak, takas
komisyonu maliyetinden de kaçınabilecektir. Zira bankaların, pos cihazı yerleştirmek için
katlandıkları maliyetleri, bankalar arası işlemlerde uygulanacak takas komisyonuna
yansıttıkları bilinmektedir. İhraççı banka tarafından kabulcü bankadan alınan takas
komisyonu, kabulcünün bunu üye işyerine; üye işyerinin de bunu fiyatlar yoluyla
tüketiciye yansıtmasıyla ekonominin bütünü açısından bir maliyet haline gelmektedir. Bu
çerçevede, bildirim konusu SÖZLEŞME ile HSBC tarafından ihraç edilecek olan kredi
kartlarının, FİNANSBANK tarafından ihraç edilen kredi kartları ile aynı koşullara tabi
olması ve başka banka kartı gibi işlem görmemesi sağlanacak, bu sayede de taraf
bankalara bir maliyet avantajı sunularak bankaların kaynaklarını daha etkin şekilde
kullanmalarına olanak tanınmış olacaktır.
(22) Bu açıklamalar ışığında, SÖZLEŞME’nin uygulanması ile marka içi ve markalar arası
rekabetin artması, hizmet kalitesinin artması, etkin bir dağıtım ağı kurulması, arzın
artırılması ve maliyetlerin azaltılması ile üye işyeri sayısının gerekli maliyetlere
katlanılmaksızın genişletilmesi vasıtasıyla üye işyeri edinme ve kullanma pazarı
bakımından hizmetlerin sunulmasında iyileşmelerin ve gelişmelerin sağlanacağı
değerlendirilmektedir. Dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendinde yer verilen koşulun yerine getirildiği kanaatine ulaşılmıştır.
4 POS terminali yatırım, bakım onarım maliyeti ve bu terminallerin yönetimi için gerekli insan kaynağı
maliyeti, POS terminallerinin gerektirdiği; POS rulosu, telefon hattı kiralaması veya POS terminallerinin
hızlı ve etkin çalışması için gerekli data hattı kurulumu ve işletimi masrafları ile işlemlerin şifreli yapılması
için gerekli PIN PAD maliyetleri gibi.
17-41/651-289
7/11
G.3.4.2.Tüketici Yararının Sağlanması Şartı
(23) Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf tutulabilmesi için aranan
ikinci şart ise, ilk şart sonucunda ortaya çıkan faydadan tüketicilerin de yarar
sağlamasıdır. Bu çerçevede fiyatların seviyesindeki düşüş, satış sonrası etkin hizmetler,
ürün çeşitliliğinin artması, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında
devamlılığın sağlanması gibi hususlar tüketicinin elde edeceği yarar kapsamında
değerlendirilebilmektedir.
(24) Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’da (Kılavuz), söz konusu ikinci şart bağlamında,
ekonomik yararların sadece anlaşma tarafları lehine değil aynı zamanda tüketici lehine
olmasının gerektiği belirtilmektedir. Kılavuz’da, yararların tüketicilere aktarılmasının ilgili
pazardaki rekabetin yoğunluğuna bağlı olduğu, rekabetçi baskının, normalde, maliyet
tasarruflarının düşük fiyat olarak tüketicilere yansımasına yol açtığı veya teşebbüslerin
pazara daha hızlı bir şekilde ürün sunmasını teşvik ettiği, bu nedenle eğer ilgili pazarda
anlaşma taraflarını etkili bir şekilde sınırlayan yeterli rekabet sağlanıyorsa, rekabetçi
sürecin, normal olarak tüketicilerin ekonomik yararlardan adil bir pay almalarını
sağlayacağı ifade edilmiştir.
(25) Bu çerçevede, bir önceki koşul altında yer verilen ve bildirime konu SÖZLEŞME’nin
uygulanması ile ortaya çıkacağı değerlendirilen iyileşme ve gelişmeler ile ekonomik
yararların tüketicilere ne şekilde ve ölçüde yansıtılacağı hususu değerlendirimiştir.
Bildirime konu SÖZLEŞME vasıtasıyla, HSBC kredi kartı hamilleri; yaygın FİNANSBANK
üye işyerlerinden FİNANSBANK’ın kendi kredi kartı hamillerine sağladığı şekilde taksitli
alışveriş yapabilme, puan kazanma ve kullanma gibi işlemleri gerçekleştirebilecek ve
daha fazla tercih hakkına sahip olacaklardır. Üye işyerleri de daha fazla tüketiciye
ulaşarak satış yapabilme olanağını elde edeceklerdir. Bunun yanı sıra HSBC müşterileri
için, ürün çeşitliliği artacak ve ürüne daha kolay ulaşabilme imkanı sağlanacaktır. HSBC
müşterilerinin ilgili avantajlardan faydalanmak için başka bir bankanın müşterisi olmaları
da gerekmeyecektir.
(26) Ayrıca HSBC, SÖZLEŞME ile elde ettiği yatırım, maliyet, fiyat, insan kaynağı
avantajlarını daha iyi hizmet sunabilmek için diğer hizmetlere ayırabilecek, piyasadaki
güçlü rakiplere karşı avantaj kazanmak için fiyatlara yansıtabilecek ve tüketicilerin uygun
fiyatlarla ürünlere erişimini sağlayabilecektir. Kredi kartı hamillerinin, bu durumdan, etkin
hizmet almak ve bu hizmete, düşen maliyetler sayesinde daha uygun fiyatlarla erişmek
suretiyle olumlu şekilde etkileneceği de anlaşılmaktadır. Söz konusu SÖZLEŞME
vasıtasıyla HSBC tarafından arzın devamlılığının sağlanmasının, müşterilerin talep
ettikleri ürüne ulaşmalarını olanaklı kılacağı, ürün ve hizmetlere kesintisiz ve eksiksiz
erişimin de müşteri memnuniyetini artıracağı değerlendirilmektedir. Son olarak,
gerçekleşmesi öngörülen hizmet kalitesindeki artış ile doğrudan tüketiciye yönelik
faydalar ortaya çıkabilecektir.
(27) Diğer taraftan, kredi kartı pazarı, çift taraflı pazar özelliğinde olup, bu pazarlarda, bir arz
edici tarafından sunulan aynı ürüne karşı birbirini etkileyen iki farklı talep söz konusudur.
Kredi kartı pazarı bakımından bu taleplerin ilki, kart kullanıcısının talebi, ikincisi ise üye
işyerinin talebidir. Çift taraflı pazarlarda mevcut olan ağ etkilerinin de kredi kartı pazarına
dönük sonuçları bulunmaktadır. Buna göre, kredi kartı kullanıcılarının bir kredi kartına
olan talebi, o kredi kartının kullanılabildiği üye işyeri sayısı ile aynı doğrultuda
artmaktadır. Aynı şekilde, üye işyerlerinin bir kredi kartına ait pos cihazını yerleştirme
ihtimali, o kredi kartını kullanan tüketici sayısı ile aynı doğrultuda artmaktadır. Kart
kullanıcıları ile üye işyerleri arasındaki bu pozitif dışsallık nedeniyle, tüketici boyutunda
gerçekleşecek olan bir fayda artışının, diğer tüketici grubu olan üye işyerlerine de
yansıması söz konusu olacaktır.
17-41/651-289
8/11
(28) Bu açıklamalar çerçevesinde, bildirim konusu SÖZLEŞME’nin uygulanması ile üye işyeri
edinme ve kullanma pazarında ortaya çıkacak iyileşmelerden ve gelişmelerden
tüketicilerin yarar sağlayacağı ve dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde yer alan koşulun da karşılandığı kanaatine ulaşılmıştır.
G.3.4.3. Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması Şartı
(29) Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf tutulabilmesi için aranan bu
üçüncü şarta göre, muafiyete konu anlaşma, ilgili piyasanın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmasına yol açmamalı, bir başka deyişle sağlanan ekonomik
gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlaması, rekabetin ortadan
kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmamalıdır.
(30) Kılavuz’da, ilgili koşulun, pazar gücü ve bu güce bağlı olarak söz konusu anlaşmaların
pazardaki etkisi ile yakından ilgili olduğu, teşebbüsün pazar gücü ne kadar yüksek ise
hissedilir derecede rekabeti bozucu etkileri olan bir dikey sınırlamanın kural olarak
muafiyet alamayacağı belirtilmektedir.
(31) İlgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkıp kalkmadığı değerlendirilirken
dikkate alınması gereken en önemli husus, incelemeye konu anlaşmanın taraflarının ilgili
pazardaki gücü ve pazarın anlaşma öncesindeki yapısıdır. Bu çerçevede, SÖZLEŞME
tarafları olan HSBC ve FİNANSBANK’ın kredi kartı ciroları ve üye işyeri ciroları
bazındaki pazar paylarına aşağıda yer verilmektedir.
Tablo-1: Sözleşme Taraflarının Kredi Kartı Ciroları ve Üye İş Yeri Ciroları Bazındaki Pazar Payları
ÜYE İŞYERİ KREDİ KARTI
2014 2015 2016 2014 2015 2016
H
S
B
C
Toplam Ciro (Milyon TL) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Pazar Payı (%) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
FİN
A
N
S
B
A
N
K
Toplam Ciro (Milyon TL) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Pazar Payı (%) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(32) Tablonun incelenmesinden; üye işyeri edinme ve kullanma pazarında, HSBC’nin pazar
payının yıllar itibarıyla azaldığı ve 2016 yılında (…..) altına indiği, FİNANSBANK’ın pazar
payının ise az da olsa artmakla birlikte 2016 yılında (…..) ulaştığı görülmektedir.
FİNANSBANK ve HSBC’nin üye işyeri edinme ve kullanma pazarındaki toplam pazar
payları, 2016 yılı itibarıyla (…..) gibi düşük bir değerde olup; HSBC ile sözleşmeleri
feshedilen üye işyerlerinin, FİNANSBANK ile sözleşme imzalamaması durumunda daha
da düşebilecektir. Dolayısıyla, tarafların pazar payları ve bu paylarda yaşanan
değişiklikler göz önünde bulundurulduğunda, bildirime konu SÖZLEŞME’nin
uygulanmasının pazar kapama yönünde bir etki yaratmayacağı anlaşılmaktadır.
(33) Bu noktada incelenmesi gereken bir diğer husus ise ilgili pazarların yapısı ve bu
pazarlarda faaliyet gösteren diğer oyuncuların konumudur. Mevcut durumda, üye işyeri
edinme ve kullanma pazarında faaliyet gösteren, kredi kartı cirosu bakımından en büyük
beş rakip banka ile FİNANSBANK ve HSBC’nin pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer
verilmektedir.
17-41/651-289
9/11
Tablo-2: İlgili Pazarda Kredi Kartı Cirosu Bazında İlk Beş Banka ile FİNANSBANK ve HSBC’nin Pazar
Payları (%, 2016 sonu)
Platform Üyeleri Kredi Kartı Cirosu Bazında
Kredi Kartı Adedi
Bazında
Pos Cirosu
Bazında
Pos Adedi
Bazında
1 Garanti Bankası A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..)
2 Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..)
3 T. İş Bankası A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..)
4 Akbank T.A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..)
5 T. Vakıflar Bankası T.A.O. (…..) (…..) (…..) (…..)
6 QNB Finansbank A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..)
7 HSBC Bank A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..)
(34) Tablonun incelenmesinden; ilgili pazarda faaliyet gösteren ilk beş bankanın pos cirosu
bazındaki pazar payları toplamının (…..), pos adedi bazındaki pazar payları toplamının
ise (…..) olduğu ve bu beş bankanın pazarın önemli bir kısmını oluşturduğu
anlaşılmaktadır. FİNANSBANK ile HSBC’ye bakıldığında ise; her ikisinin de pazar
paylarının düşük olduğu, hem pos adedi hem de pos sayısı bazında pazar payları
toplamının ilk dört büyük rakip banka pazar paylarının altında kaldığı görülmektedir.
(35) Söz konusu SÖZLEŞME pazarda yaygın olarak kullanılan ortak markalı kredi kartı
kullanımından farklı olup, üye işyeri ağının ve pos altyapısının ortak kullanımına
ilişkindir. Ortak markalı kredi kartı kullanımında bir bankanın sahibi olduğu kredi kartı
markasının diğer bankalarca da kullanılması söz konusudur. İncelenen SÖZLEŞME’ye
konu uygulamada ise ortak markalı kredi kartı kullanımı söz konusu olmayıp, Advantage
markalı kredi kartı sahiplerinin FİNANSBANK üye iş yerlerinde CardFinans hamillerine
sağlanan avantajlardan yararlanabilmelerine imkan tanınmaktadır. Bildirim konusu
SÖZLEŞME, bir tür hizmet sözleşmesi olup; FİNANSBANK tarafından verilen hizmetin
korunması amacıyla düzenlenmiş olan uygulama esasları, hizmet standartları, üye işyeri
ve diğer hususlara ilişkin hükümler ile pazarlamaya yönelik herhangi bir sınırlama
getirilmemekte, ayrıca tarafların ticari kararlarını etkileyip birlikte hareket etmelerini
sağlayacak ortak bir süreç yaratılmamaktadır. Bu kapsamda, rekabete etki edebilecek
nitelikte ve ortak markalı kredi kartı kullanımı sözleşmelerine benzer şekilde; yapılacak
kampanyalara, reklam ve tanıtım faaliyetlerine, verilecek puan oranlarına yönelik
kısıtlama getirilmesi ve kart uygulamalarının, müşterilere verilecek puanların,
sağlanacak avantajlar ile bu avantajların sahip olacağı özelliklerin tespit edilmesi söz
konusu değildir. Bununla birlikte, taraflarının toplam pazar paylarının oldukça düşük
olduğu, anlaşma ile taraflara herhangi bir münhasırlık kısıtı getirilmediği, öte yandan
anlaşmanın fiyat tespiti ve müşteri paylaşımı gibi ağır sınırlamalar da içermediği
değerlendirilmiştir. Buna ek olarak tarafların düşük pazar payına rağmen yüksek pazar
payına sahip rakiplerin yer aldığı pazar yapısının varlığı da dikkate alınmıştır.
(36) Bu açıklamalar çerçevesinde, bildirime konu SÖZLEŞME taraflarının ilgili pazarlardaki
payları, ilgili pazarların yapısı ve geçirdiği değişim, rakiplerin konumu ve sözleşmede
herhangi bir rekabet yasağı getirilmemiş olması hususları dikkate alındığında; bildirim
konusu SÖZLEŞME’nin uygulanmasının, ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabeti
ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmektedir. Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde aranan koşulun da karşılandığı anlaşılmıştır.
17-41/651-289
10/11
G.3.4.4. Rekabetin, (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması Şartı
(37) Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf tutulabilmesi için aranan
dördüncü ve son şarta aykırılık, ya izlenen amacın elde edilmesi için rekabetin
gereğinden fazla sınırlanması ya da rekabetin sınırlanması gereğinin dahi bulunmaması
halinde ortaya çıkabilecektir. Teşebbüsler, prensip olarak, anlaşma ile amaçladıkları
ekonomik yararların gerçekleştirilmesinde, rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi tercih
etmekle yükümlüdürler. Bu noktada, yapılan anlaşma çerçevesinde elde edilmesi
planlanan fayda ile meydana gelen rekabet kısıtlamaları arasında bir denge kurulması
gerektiği kabul edilmektedir.
(38) Kılavuz’da, bu son şartın, çeşitli pozitif etkilerin elde edilmesi için en az rekabeti bozucu
sınırlamaların seçilmesini sağlamada rol oynadığı belirtilmektedir.
(39) Bildirim Formunda, (…..) Advantage kredi kartı faaliyetlerine devam etme kararı aldığı ve
bu kapsamda Advantage kredi kartı müşterilerine üye işyeri pos faaliyetleri hizmetinin
sağlanabilmesi için FİNANSBANK ile söz konusu SÖZLEŞME’nin akdedildiği ifade
edilmiştir. Bunun yanı sıra, bildirim konusu SÖZLEŞME ile HSBC kredi kartı hamillerinin
HSBC’nin ilave bir yatırım yapmasına gerek kalmaksızın yeni ve yaygın bir üye işyeri
ağına dahil olarak FİNANSBANK üye işyerlerinden taksitli ve ödüllü alışveriş imkanına
sahip olacakları, bu durumun kredi kartı hamillerinin bankalarına olan sadakatini
artıracağı ve daha iyi hizmet almalarını sağlayacağı, tüketicilerin inceleme konusu
sözleşme sayesinde bankalarına ait kredi kartını değiştirmeksizin FİNANSBANK üye
işyerlerinden alışveriş yapabilme, puan kazanabilme ve bu puanları alışverişlerinde
kullanabilme imkanına kavuşacakları belirtilmiştir. HSBC’nin de, bu yolla tasarruf ettiği
kaynakları başka girişimlerde kullanabileceği, dolayısıyla hem tüketici hem de üretici
açısından yarar sağlandığından söz edilebileceği belirtilmiştir.
(40) Diğer taraftan, kredi kartları pazarında tüketicilerin birden fazla karta sahip oldukları,
taksit oranı ve para yerine geçen ödül, bonus, nakit/para puan gibi koşullar açısından
kendilerine en uygun gelen banka kredi kartını kullanabildikleri belirtilmiş, bu nedenle
rekabetçi bir yapıya sahip pazarda tüketiciye sağlanan hizmet, iletişim ve marka
standartlarının korunmasının büyük önem arz ettiği ifade edilmiştir. SÖZLEŞME’de yer
alan uygulama esasları, hizmet standartları, iletişim, üye işyeri yönetimi ve diğer
hususlara ilişkin hükümlerin, tarafların kurumsal değer ve imajının korunması amacı ile
konulduğu ve FİNANSBANK üye işyeri ağı içerisinde verilen hizmet standartlarının
korunması amacıyla getirilen uygulama işleyiş ve kuralları dışında, tarafların kart
programları, kart hamilleri ve kart uygulamaları da dahil olmak üzere pazarlamaya ilişkin
herhangi bir sınırlama getirmediği, ayrıca tarafların ticari kararlarını etkileyip birlikte
hareket etmelerini sağlayacak ortak bir süreç yaratılmadığı ifade edilmiştir.
(41) Bu kapsamda, bir önceki koşulun değerlendirilmesi çerçevesinde de belirtildiği üzere,
bildirim konusu SÖZLEŞME ile rekabete etki edebilecek nitelikte ve ortak markalı kredi
kartı kullanımı sözleşmelerine benzer şekilde; yapılacak kampanyalara, reklam ve
tanıtım faaliyetlerine, verilecek puan oranlarına yönelik kısıtlama getirilmesi ve kart
uygulamalarının, müşterilere verilecek puanların, sağlanacak avantajlar ile bu
avantajların sahip olacağı özelliklerin tespit edilmesi söz konusu değildir. Bununla
birlikte, anlaşma ile taraflara herhangi bir münhasırlık kısıtı getirilmediği, öte yandan
anlaşmanın fiyat tespiti ve müşteri paylaşımı gibi ağır sınırlamalar da içermediği
değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, SÖZLEŞME’de yer alan kısıtlamalar, ortaya çıkan
yararla kıyaslandığında; SÖZLEŞME’nin rekabeti zorunlu olandan fazla kısıtlamadığı
kanaatine varılmıştır.
17-41/651-289
11/11
(42) Yukarıda yer verilen hususlar çerçevesinde; ilgili pazarda birçok rakibin faaliyet
gösterdiği, bu oyunculardan bazılarının ilgili pazarda yüksek pazar paylarına sahip
olduğu ve markalar arası rekabetin oldukça yoğun bulunduğu, tarafların pazar paylarının
ise rakiplerine oranla oldukça düşük kaldığı ve pazardaki ürün çeşitliliğinin sürekli arttığı
göz önünde bulundurulduğunda, bildirim konusu SÖZLEŞME’de yer alan kısıtlamaların,
rekabeti belirtilen amaçlara ulaşmak için zorunlu olandan fazla sınırlandırmadığı
sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının
(d) bendinde aranan koşulun da karşılandığı anlaşılmıştır.
(43) Bu çerçevede, bildirime konu SÖZLEŞME’ye ilişkin olarak yukarıda yer verilen bireysel
muafiyet değerlendirmesinin sonucunda, SÖZLEŞME’nin, 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin birinci fıkrasında aranan tüm koşulları sağladığı kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(44) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- QNB Finansbank A.Ş. ile HSBC Bank A.Ş. arasında akdedilen “Üye İşyeri Kullanım
Programı Sözleşmesi”ne, tarafları olan QNB Finansbank A.Ş. ve HSBC Bank A.Ş.’nin
rakip teşebbüsler olmaları nedeniyle, aynı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi
tespit belgesi verilemeyeceğine,
- Bildirim konusu “Üye İşyeri Kullanım Programı Sözleşmesi”nin tarafları olan QNB
Finansbank A.Ş. ve HSBC Bank A.Ş.’nin rakip teşebbüsler olmaları nedeniyle, söz
konusu “Üye İşyeri Kullanım Programı Sözleşmesi”nin 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden
yararlanamayacağına,
- Bununla birlikte, QNB Finansbank A.Ş. ile HSBC Bank A.Ş. arasında akdedilen “Üye
İşyeri Kullanım Programı Sözleşmesi”ne 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
koşulların tümünü sağlaması nedeniyle bireysel muafiyet tanınmasına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy