I.R.ve G.T. / Birleşik Krallık -14876/12 ve 63339/12 - 28.1.2014 tarihli Karar [IV. Bölüm]
Olaylar— Dava, İçişleri Bakanı’nın, kamunun yararı için ülkede bulunmaları uygun olmadıkları gerekçesiyle Birleşik Krallık’tan sınır dışı etmeye karar verdiği iki yabancı uyruklu vatandaşla ilgilidir. Bakan’ın kararları ulusal güvenlik nedenleriyle alındığından, başvuranların bu kararlara itirazları Özel Göç Temyizi Komisyonu (ÖGTK) tarafından değerlendirilmiştir. ÖGTK önündeki yargılama işlemlerinin bir kısmı başvuranların ve yasal temsilcilerinin hazır olmadıkları ancak çıkarlarını temsil etmeleri için görevlendirilen özel avukatların huzurunda (kapalı oturum şeklinde) gerçekleştirilmiştir. ÖGTK itirazları reddetmiş ve Temyiz Mahkemesi bu kararları onamıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptıkları başvuruda, başvuranlar Birleşik Krallık’tan sınır dışı edilmelerinden ve ÖGTK önünde görülen yargılama işlemlerinin Sözleşme’nin 8 ve/veya 13. maddelerini ihlal ettiğinden şikâyetçi olmuşlardır. Başvuranlar, aleyhlerinde öne sürülen ulusal güvenliğe ilişkin iddialara anlamlı bir şekilde itiraz etmeleri sağlayacak yeterli bilgi verilmemesinden şikâyetçidirler.
Hukuksal Değerlendirme — Madde 8: Başvuranların şikâyetleri, yalnızca Bakan’ın ülkeye girme yasağına ilişkin kararının ve ÖGTK’nın itirazlarını inceleme usulüne ilişkindir. Özellikle, başvuranlar aleyhlerinde öne sürülen iddiaları anlamaları ve cevap vermeleri için kendilerine yeterli bilgi verilmediği konusunda şikâyetçi olmuşlardır. Bu nedenle, 8. maddenin tek başına ve 13. maddeyle birlikte gerektirdiklerinin ışığında, ihtilaf konusu yargılama işlemleri sırasında başvuranların erişebildiği usulü garantilerin kapsamının ve mahiyetinin değerlendirilmesi uygundur.
8. madde uyarınca, Devletlerin ulusal güvenliği ilgilendiren konularda gizli materyallere erişimin kısıtlanmasına olan ihtiyaç ile ihtilaf halindeki tarafların delillerini bağımsız bir yargıca sundukları bir davanın görülme ihtiyacı arasında denge kuran bir usulü izleme yükümlülüğü vardır. 8. maddede sağlanan usulü güvenceler, söz konusu davanın kapsamına bağlı olarak değişiklik gösterebilir ve bazı durumlarda Sözleşme’nin 5. ve 6. maddelerindekiler gibi zorlayıcı olmayabilirler.
A. ve Diğerleri / Birleşik Krallık davasını ayrı tutarak, Mahkeme, Sözleşme’nin 5 § 2 ve 6 § 3 maddelerindeki detaylı bilgi ihtiyacına ilişkin açık referansın benzer davalarda söz konusu meselenin kişinin özgürlüğü olduğunu ve temel ilkenin belirli istisnai durumlar dışında herkesin özgürlük ve güvenlik hakkına sahip olduğunu belirtmiştir. Buna rağmen, 8. madde yabancılara istedikleri bir ülkeye girme ve orada kalma özgürlüğüne ilişkin güvence vermemektedir ve ulusal güvenlik nedenlerine ilişkin istisnai halleri özellikle belirtilen 8 § 2 maddede, özel ve aile hayatına saygı haklarının sınırları çizilmektedir.
Ayrıca, 8. madde uyarınca usulü teminatlar ve 13. madde uyarınca etkin hukuk yolu hakkı arasındaki çakışma göz önüne alındığında, usulü teminatların etkin hukuk yolu hakkı ile tutarlı bir şekilde yorumlanması gerekmektedir. Mahkeme, önceki davalarda, kapsamın, hukuk yoluna ilişkin olası bir kısıtlamaya gidilmesini gerektirebileceğini kabul etmiş ve Al-Nashif / Bulgaristan davasında, yabancıların ulusal güvenlik nedenleriyle sınır dışı edilmelerine ilişkin davalarda, 13. madde uyarınca etkin hukuk yolu güvencesi en azından yetkili bağımsız temyiz merciinin sınır dışı etme kararının nedenleri konusunda bilgilendirilmesini gerektirdiğini açıklamıştır. Söz konusu madde, ilgili kişiye bu bilginin iletilmesini gerektirmemektedir.
Mahkeme, Birleşik Krallık’ta uygulanan usulün 8. maddenin hedefleri doğrultusunda yeterli usulü güvenceler sunduğu konusunda tatmin olmuştur. ÖGTK, tam bağımsız bir mahkemedir. Bakan’ın bir bireyi sınır dışı etme kararını verirken dayandığı bütün kanıtları incelemiştir. ÖGTK önünde söz gizli bilginin kullanımına ilişkin, özel avukatlar ile uygun usulü sınırlandırmalara gidilerek tarafların delillerini bağımsız bir yargıca sundukları yargılama işlemleri yürütülmüştür. ÖGTK önündeki davalar temel olarak terörist faaliyetlerine ilişkin iddialar hakkındadır: ÖGTK’nin Bakan’a yasalara ve sağduyuya aykırı olarak ve keyfi olarak “ulusal güvenliğe” ilişkin yorumlar yapmasına izin verdiğini gösteren hiçbir kanıt bulunmamaktadır. ÖGTK’nin kararlarının sadece bazı kısımları gizlidir (veya “kapalıdır”). Temyiz eden tarafa, ÖGTK’nin kararının gerekçelerine ilişkin mümkün olduğu kadar bilgi sağlayan “açık” kararlar sunulmaktadır. Ayrıca, kararların “kapalı” kısımları kişinin özel avukatına tebliğ edilmektedir. Son olarak, ÖGTK’nin sınır dışı etme kararının kişinin 8. maddeden doğan haklarına müdahale edip etmediğini, eğer edildiyse, kamu çıkarı ve temyiz eden taraf arasında adil bir denge kurul kurulmadığı tespit etmeye tam yetkisi vardır. ÖGTK, sınır dışı kararının 8. maddeye uygun olmadığına hükmettiği takdirde, sınır dışı etme kararını bozabilir.
Başvuranın davasında, usul, olması gerektiği gibi izlenmiştir. Mahkeme, ÖGTK’nin yürüttüğü yargılama işlemlerinde 8. maddenin tek başına ve 13. madde ile birlikte gerektirdiği gibi yeterli güvencenin sunulduğu konusunda tatmin olmuştur.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
(Bk. A. ve Diğerleri / Birleşik Krallık [BD], 3455/05, 19 Şubat 2009, Bilgi Notu 116; ve Al-Nashifp / Bulgaristan, 50963/99, 20 Haziran 2002, Bilgi Notu 43)
Full & Egal Universal Law Academy