Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-2-441 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-20/505-144
Karar Tarihi : 12.04.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖR : Burak SAĞLAM
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Pulat Basımevi Kağıt Ambalaj Gıda Paz. Tic. San. Ltd. Şti.
Gersan San. Bölgesi 2036 Sok. No: 66 Batıkent/Ankara
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Reha Elektronik San. Paz. Ltd. Şti.
Gayrettepe Mah. Bahar Sok. Karanfil Apt. No: 2 Daire: 4
80700 Balmumcu/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU : Reha Elektronik San. Paz. Ltd. Şti.’nin uygulamalarıyla Pulat
Basımevi Kağıt Ambalaj Gıda Paz. Tic. San. Ltd. Şti.’yi ihale dışına itmeye çalıştığı
iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; Pulat Basımevi Kağıt Ambalaj Gıda Paz. Tic.
San. Ltd. Şti. (Pulat Basımevi)’nin Ankara'da basım, yayın, ambalaj konularında hizmet
verdiği, 18.10.2011 tarihinde PTT Genel Müdürlüğü'nün 150.000 adet havalı körüklü tyvek
zarf ihalesine katıldığı, ihalenin kendilerinde kaldığı, Türkiye'de tyvek kağıt konusunda tek
yetkili satıcı olan Reha Elektronik San. Paz. Ltd. Şti. (Reha)’nin de ihaleye katıldığı, söz
konusu ihaleden önce istenilen zarflar için kullanılan tyvek kağıt temini hususunda Reha ile
görüşülüp fiyat teklifi alındığı, verilen ilk fiyatın 1 m2’ye 1 Avro olduğu bilgilerinin yanı sıra,
ihalenin Pulat Basımevi tarafından kazanılmasından sonra Reha tarafından gönderilen e-
posta ile fiyatın 1m2’ye 1,40 Avro olarak değiştirildiği, söz konusu değişikliğin sebebi
sorulduğunda, kendilerine artık kağıt satılmayacağının firma yetkilileri tarafından beyan
edildiği, Reha'nın da kendileriyle birlikte aynı ihaleye katılmış olduğu ve piyasadaki hakim
durumunu kullanarak Pulat Basımevi olarak almış oldukları ihalenin gereğini yerine
getirmelerini engelledikleri iddialarına yer verilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 04.11.2011 tarih ve 7614 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine hazırlanan 30.11.2011 tarih ve 2011-2-441/İİ-11-345.AÖU sayılı İlk
İnceleme Raporu 14.12.2011 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 11-61/1598-M sayı ile
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca yapılan inceleme üzerine
hazırlanan 04.04.2012 tarih ve 2011-2-441/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek
karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖRÜN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; dosya konusu iddia ile ilgili olarak soruşturma
açılmasına gerek olmadığı görüşüne yer verilmiştir.
12-20/505-144
2/7
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar ile Yapılan Görüşmeler
I.1.1. Pulat Basımevi ile Yapılan Görüşmeler
(5) Pulat Basımevi’nin sahibi ile yapılan görüşmede;
- Pulat Basımevi’nin daha önce herhangi bir zarf ihalesine katılmadığı, zarf faaliyetlerinin
genelde davetiye zarfı alanında yoğunlaştığı, sınırlı düzeyde olduğu ve faaliyetleri
arasında yıllar itibarıyla ortalama %25 oranında yer tuttuğu, şirketin bunun dışında kağıt
ambalaj, kağıt çanta gibi ürünlerin üretiminde ve basım, yayın alanlarında faaliyetinin
olduğu,
- Anılan ihale öncesi Reha ile Pulat Basımevi arasında herhangi bir ticari ilişkinin
bulunmadığı,
- PTT Genel Müdürlüğü tarafından açılan ihaleden bir iş arkadaşı aracılığıyla haberi
olduğu, anılan ihaleye girebilmek için kapasite raporu ve sanayi sicil belgesinin gerektiği
ve Pulat Basımevi’nin her iki belgeye de sahip olması nedeniyle iş arkadaşı tarafından
ihaleye girmeye teşvik edildiği,
- Anılan ihale kapsamında havalı körüklü tyvek zarfın imalatı için gerekli tyvek kağıdın
tedarikine yönelik olarak Reha ile yukarıda belirtilen kişi aracılığıyla iletişim kurulduğu
ve fiyat alındığı, bu bağlamda Reha’nın söz konusu ihaleye katılacakları konusunda
bilgilerinin bulunduğu,
- Reha’nın yukarıda anılan belgelere sahip olmadığı, sadece üretim belgesinin
bulunduğu, bu nedenle Reha’nın ihalelerde genelde Yener Zarf Kırtasiye San. A.Ş.’yi
(Yener Zarf) desteklediği, bununla birlikte katılım sayısının sağlanması amacıyla
Reha’nın da PTT tarafından açılan ihaleye iştirak ettiği,
- İhalenin kendilerinde kalması üzerine Reha’nın fiyatı 1,40 Avro’ya çıkarttığı, kamu alım
ihalelerinden yasaklanmamak için bu fiyatın kabul edildiği, buna rağmen Reha’nın bu
fiyattan da kendilerine ürün tedarikinde bulunmadığı,
- Ürünün yurtdışında İsrail, Yunanistan, Bulgaristan, Almanya ve Çin gibi ülkelerde
bulunan tyvek kağıt distribütörlerinden temin edilmeye çalışıldığı, fakat bu
distribütörlerin kendilerini Türkiye’ye yönlendirdiği, ayrıca tyvek kağıdın ana sağlayıcısı
olan DuPont’un Türkiye’deki merkezi ile de görüşüldüğü, fakat buranın da kendilerini
Reha’ya yönlendirdiği,
- Ürünün yurtdışındaki Dupont fabrikalarından temin edilmesi için araştırma yapıldığı,
Lüksemburg’da bir Dupont fabrikasının bulunduğunun öğrenildiği, fakat bu fabrika ile
iletişime geçilemediği,
- Tyvek kağıdın temin edilememesi üzerine, Çin’deki bir zarf üreticisi ile nihai ürünün
teminine ilişkin olarak iletişime geçildiği, fakat numune olarak gelen ürünün tyvek
kağıttan üretilmediğinin görüldüğü,
- Ürünü PTT Genel Müdürlüğü’ne kendilerinin temin edememesi üzerine ihalenin en
ekonomik ikinci teklifi veren Yener Zarf’ta kaldığı,
ifade edilmiştir.
I.1.2. Reha ile Yapılan Görüşmeler
(6) Reha tarafından bilgi talebine ilişkin olarak gönderilen cevabi yazıda ve şirket ortağı ile
yapılan görüşmede;
12-20/505-144
3/7
- Pulat Basımevi ile ihale öncesi herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığı, Pulat
Basımevi’nin kendileriyle ihaleye yönelik iletişim kurmadığı, ihale öncesi Nokta
Kağıtçılık Matbaa Kırtasiye Temizlik Malzemeleri Sanayi – Mehmet Lafçı (Nokta
Kağıtçılık) unvanlı bir şirketin kendileriyle iletişim kurduğu, bu bağlamda Pulat
Basımevi’nin ihaleye gireceğinden haberlerinin bulunmadığı, ihaleden sonra bilgilerinin
olduğu, Pulat Basımevi ile ihale öncesi ürünün teminine yönelik hiçbir anlaşma
yapılmadığı,
- Pulat Basımevi’nin bir zarf üreticisi olmadığı, kendilerinin tyvek markasına olan güvenin
zedelenmemesi adına sadece bu kağıdı işleyebilecek yeterlilikteki zarf üreticileri ile
çalıştıkları, Pulat Basımevi’nin bu konuda kendilerine güven vermediği,
- Tyvek marka kağıdın su geçirmez ve yırtılmaya karşı dayanıklı olmasının ana özelliği
olduğu, tyvek kağıdın bu özelliklere sahip tek ürün olmadığı, piyasada tyvek marka
kağıdın enduro, yupo, polylith, rabuskin ve syntape gibi birçok muadilinin bulunduğu,
bununla birlikte anılan ürünlerin ve tyvek marka kağıdın pazar payına ilişkin bilgilerinin
bulunmadığı,
- Tyvek kağıdın Suudi Arabistan (Riyad), Dubai, Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik
Devletleri’nde bulunan DuPont fabrikalarından temin edilebileceği, ayrıca Pulat
Basımevi’nin nihai ürün olan tyvek zarfı Türkiye’deki zarf üreticileri ve zarf
ithalatçılarının yanı sıra Avrupa’da Bong firması ve Suudi Arabistan’da Riad Envelopes
firmasından da temin edebileceği,
- Zarf üreten firmaların DuPont firmasından, karşılıklı şartlar uyduğu takdirde, tyvek kağıt
satın alabildiği, örneğin Ahmet Oyal Zarf ve Kağıt Konfeksiyonu San. A.Ş. (Oyal
Zarf)’nin ve Yener Zarf’ın geçmişte DuPont’tan doğrudan mal almış firmalar olduğu
ifade edilmiştir.
I.2. Rekabet Hukuku Kapsamında Değerlendirme
(7) Başvuru konusu iddia esas itibarıyla rekabet hukukunda hakim durumun kötüye
kullanılması ve mal vermeyi ya da sözleşme yapmayı reddetme kapsamında
değerlendirilmektedir. Genel olarak mal vermeyi reddetme eyleminin kötüye kullanma
olarak değerlendirilebilmesi için, reddetme eylemi ile karşılaşan teşebbüs açısından söz
konusu ürün ya da hizmetin faaliyetini sürdürebilmesi açısından kaçınılmaz olması, taraflar
arasında süregelen uzun süreli bir ilişkinin bulunması, mal vermeyi reddetmenin objektif
olarak haklı gerekçelere dayanmaması ve bu eylemin rekabeti sınırlayıcı etkisinin olması
gibi unsurların varlığı önem taşımaktadır.
(8) Dosya konusu iddialar da bu unsurların bulunup bulunmadığının tespiti çerçevesinde
değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, yapılan incelemede distribütör teşebbüsün hakim
durumda olup olmadığının tespiti yöntemine alternatif yaklaşım ile öncelikle iddia konusu
fiilin kötüye kullanma niteliği taşıyıp taşımadığının belirlenmesi yoluna gidildiği ve
dolayısıyla ayrıntılı bir ilgili ürün pazarı tanımlaması yapılmasına gerek olmadığı
anlaşılmıştır.
(9) Yapılan inceleme çerçevesinde, her iki şirket tarafından da belirtilen bilgilere göre;
- Pulat Basımevi ile Reha arasında, ihale öncesine dayanan bir ticari ilişkinin
bulunmadığı,
- İhale öncesi taraflar arasında malın tedarikine ilişkin bir sözleşmenin imzalanmadığı;
taraflar arasında ihale öncesi ilişki kurulduğu iddiasına ilişkin tek belgenin, ihale
tarihinden sonra Reha’nın gönderdiği ve fiyatın 1.40 Avro’ya çıkartıldığı iddia edilen e-
posta olduğu, bununla birlikte anılan e-postada ne önceki fiyata, ne de e-postanın
ihaleye ilişkin olduğuna dair bir ibarenin yer almadığı,
12-20/505-144
4/7
- Pulat Basımevi’nin daha önce herhangi bir zarf ihalesine katılmadığı, ancak geçmişte
davetiye zarfı üretimlerinin olduğu, zarf işinin tüm faaliyetleri içerisinde yıllar itibarıyla
ortalama %25 oranında payının bulunduğu, zarf işinin yanı sıra kağıt ambalaj, kağıt
çanta gibi ürünlerin üretiminde ve basım, yayın alanlarında faaliyetlerinin olduğu,
dolayısıyla ihale kapsamında tyvek kağıt kullanılarak üretilecek olan havalı körüklü
tyvek zarfların başvuru sahibinin faaliyetleri arasında istisnai bir nitelik taşıdığı ve
ihaleye özgü olduğu, tyvek kağıt kullanımının başvuru sahibinin sürekli faaliyetleri
içerisinde yer almadığı,
- Zarf üretiminin başvuru sahibinin faaliyetleri arasında sınırlı bir yer kapladığı ve başka
faaliyetlerde de bulunduğu dikkate alındığında, tyvek kağıdın başvuru sahibinin
faaliyetlerini sürdürmesi için vazgeçilmez nitelikte olmadığı
anlaşılmıştır.
(10) Tyvek marka kağıdın alternatif kaynaklardan temin edilip edilemeyeceği hususu açısından
yapılan görüşmelerde her iki şirketin farklı ifadelerinin bulunduğu; bunun üzerine
Raportörce sektördeki zarf üreticilerinden Doğan Zarf Kağıt Ambalaj San. Tic. Ltd. Şti.
(Doğan Zarf) ve Umur Basım ve Kırtasiye Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Umur Zarf) ile
görüşüldüğü, her iki tarafın da tyvek kağıdın Reha dışında yurt içinden temininin mümkün
olmadığını ifade ettiği1, öte yandan görüşülen diğer bir zarf üreticisi olan Yener Zarf’ın ise;
Türkiye’de tyvek zarf üretmeye yetkili fabrikalardan birinin Yener Zarf’a ait olduğunu, Yener
Zarf’ın DuPont ile sekiz senedir bir ticari ilişkisinin bulunduğunu, tyvek kağıt ile zarf
üretebilmek için belirli bir kapasiteye sahip olmanın gerektiğini, istenen yeterlilikte olunup
olunmadığının incelenmesi bakımından DuPont’un Yener Zarf’ın tesislerinde inceleme
yaptığını ve istenilen yeterlilikte olunduğunun anlaşılmasının ardından kendilerini tyvek zarf
üretiminde yetkilendirdiğini, DuPont’un Lüksemburg’daki fabrikasından doğrudan mal alımı
yapabildiklerini, mal alımına ilişkin örnek fatura gönderebileceklerini, bu bağlamda
kendilerinde de tyvek kağıdın bulunduğunu, Pulat Basımevi’nin istemiş olması halinde
kendilerine de tyvek kağıt temin edebileceklerini, ayrıca tyvek kağıdın yurtdışındaki
distribütörlerden de temin edilebileceğini belirttiği görülmüştür.
(11) Tyvek kağıdın üreticisi olan DuPont’ta yetkiliyle yapılan görüşmede ise; şimdiye kadar Oyal
Zarf, Atılım Kağıt Ürünleri ve Basım Sanayi Tic. A.Ş. (Atılım Zarf) ve Yener Zarf’ın
doğrudan alım yaptığı, Umur Zarf’ın kendileriyle beraber çalışmak yönünde taleplerinin
olduğu, birlikte çalışacakları zarf üreticilerinin makine parkurlarının tyvek kağıdı işleme
konusunda yeterliliğe sahip olması gerektiği ve birlikte çalışmaya başlamadan önce bunun
kontrolünü yaptıkları, ayrıca tyvek kağıdın hangi formda kendilerinden istendiğinin de temin
açısından önemli olduğu; örneğin büyük rulolar halindeki tyvek kağıdı işleyebilecek
makinelere sahip firmalara doğrudan satış yaparken, küçük ruloları işleyebilecek
kapasitedeki firmaları distribütörlere yönlendirdikleri, nihai ürün talebinde bulunan
müşterilerini ise zarf üreticilerine yönlendirdikleri ifade edilmiştir. Gerek dosya tarafları,
gerekse sektördeki diğer oyuncular tarafından yapılan bu farklı açıklamalar çerçevesinde
alternatif temin kaynaklarının ulaşılabilirliğine ilişkin kesin bir sonuca ulaşmak mümkün
görünmemekle birlikte, sektörde üretici firmadan doğrudan alım yapabilen firmaların
bulunduğu ve alternatif temin kaynaklarına ulaşmada zarf üreticisi olmanın, tyvek kağıdı
kaliteli bir şekilde işleyebilecek yeterlilikte ekipmana ve kapasiteye sahip olmanın önemli
olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, Reha ile yapılan görüşmelerde de, şirket ortağı tarafından
ihale sonucunda Pulat Basımevi’ne mal vermeyi reddetmenin gerekçeleri olarak, Pulat
Basımevi’yle önceden bir ticari ilişkilerinin bulunmaması ve ihale öncesinde herhangi bir
mal temin sözleşmesinin akdedilmemiş olması hususlarının yanında, Pulat Basımevi’nin
1 Başvuru sahibi Köksal Pulat’tan Nokta Kağıtçılık’ın Doğan Zarf’ın bayiliğini yaptığı öğrenilmiştir.
12-20/505-144
5/7
zarf üreticisi olmadığı ve kendilerinin tyvek markasına olan güvenin zedelenmemesi
bakımından ancak bu kağıdı işleyebilecek yeterlilikteki üreticilerle çalıştıkları, Pulat
Basımevi’ni de bu bakımdan değerlendirdikleri hususları ifade edilmiştir.
(12) Öte yandan, Reha’nın yukarıda sayılan nedenler dışında Pulat Basımevi’ne tyvek marka
kağıt sağlamamasının tek ekonomik gerekçesinin ihalelere başka bir zarf firması ile işbirliği
içinde girmesinin olabileceği ihtimali de göz önünde bulundurularak, Reha’ya tyvek zarf
ihalelerine ne sıklıkla katıldıkları sorulmuş, cevabi yazıda, kendilerinin 2008’den bu yana üç
zarf alım ihalesine katıldıkları, bunlardan birinin Oyal Zarf’ta kaldığı, diğer ikisinin ise Yener
Zarf’ta kaldığı, iddia edildiği gibi Yener Zarf ile işbirliği içinde olmadıkları, Yener Zarf’ın
kazandığı ihalelerden birine Doğan Zarf ile ortak girdikleri, fakat pahalı kalmaları nedeniyle
ihaleyi kazanamadıkları belirtilmiştir. Reha tarafından katılım sağlanan ihalelerin az sayıda
olması ve bunların farklı zarf firmalarında kalması, Reha tarafından yapılan herhangi bir
zarf üreticisi ile işbirliği içinde olunmadığı şeklindeki açıklamayı destekler niteliktedir.
(13) Son olarak; anılan eylem sonucunda muadil ürünlerin de yer aldığı basım ve ambalaj
sektörlerinde kullanılan, su geçirmez ve yırtılmaya karşı dayanıklı kağıt pazarı olarak tabir
edilebilecek daha genel nitelikteki pazarda şikayet konusu eylem sonucunda rekabetin
olumsuz yönde etkilenmediği, ihale özelinde ise anılan eylem sonucunda ihalenin en
ekonomik ikinci teklifi sunan teşebbüse verilmesi nedeniyle ihale fiyatının yükseldiği,
bununla birlikte bu durumun alım ihalesinin belirli bir markayı zorunlu kılan şekilde
tasarlanmış olmasından kaynaklandığı kanaatine varılmıştır.
(14) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde;
- Pulat Basımevi ile Reha arasında önceden süregelen ticari bir ilişki bulunmaması, Pulat
Basımevi’nin Reha’nın sürekli alıcısı konumunda olmaması,
- Başvuru sahibi ile Reha arasında ihale öncesinde tyvek marka kağıdın tedarikine ilişkin
herhangi bir sözleşmenin akdedilmiş olmaması,
- Başvuru sahibinin daha önce zarf ihalelerine katılmamış olması, tyvek kağıt kullanılarak
üretilecek zarfların başvuru sahibinin faaliyetleri içerisinde istisnai bir nitelik taşıması,
tyvek kağıdın başvuru sahibinin faaliyetlerini sürdürmesi açısından zaruri bir girdi
niteliğinde bulunmaması ve dolayısıyla başvuru sahibinin faaliyetlerini sürdüremez
duruma geliyor olmaması,
- Sektörde zarf üreticisi firmaların üretici firmadan doğrudan alım yapabiliyor olmaları,
- Tyvek kağıdın dağıtımı alanında faaliyet gösteren Reha’nın, dosya bakımından alt
pazar konumundaki zarf üretimi alanında faaliyetinin ve dolayısıyla Pulat Basımevi’ni
zarara uğratmaktan ekonomik menfaatinin bulunmaması,
- Muadil ürünlerin de yer aldığı basım ve ambalaj sektörlerinde kullanılan su geçirmez ve
yırtılmaya karşı dayanıklı kağıt pazarı olarak tabir edilebilecek genel nitelikteki pazarda
şikayet konusu eylemin rekabeti sınırlandırıcı etkisinin olmaması
dolayısıyla, şikayet konusu ile ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek olmadığı kanaatine
varılmıştır.
12-20/505-144
6/7
J. SONUÇ
(15) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, dosya konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına, şikayetin reddine OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
12.04.2012 tarihli ve 12-20/505-144 sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurum kayıtlarına 04.11.2011 tarih ve 7614 sayı ile giren başvuruda; Pulat Basımevi
Kağıt Ambalaj Gıda Paz. Tic. San. Ltd. Şti. (Pulat Basımevi)’nin Ankara'da basım, yayın,
ambalaj konularında hizmet verdiği, 18.10.2011 tarihinde PTT Genel Müdürlüğü'nün
150.000 adet havalı körüklü tyvek zarf ihalesine katıldığı, ihalenin kendilerinde kaldığı,
Türkiye'de tyvek kağıt konusunda tek yetkili satıcı olan Reha Elektronik San. Paz. Ltd. Şti.
(Reha)’nin de ihaleye katıldığı, söz konusu ihaleden önce istenilen zarflar için kullanılan
tyvek kağıt temini hususunda Reha ile görüşülüp fiyat teklifi alındığı, verilen ilk fiyatın 1
m2’ye 1 Avro olduğu bilgilerinin yanı sıra, ihalenin Pulat Basımevi tarafından
kazanılmasından sonra Reha tarafından gönderilen e-posta ile fiyatın 1m2’ye 1,40 Avro
olarak değiştirildiği, söz konusu değişikliğin sebebi sorulduğunda, kendilerine artık kağıt
satılmayacağının firma yetkilileri tarafından beyan edildiği, Reha'nın da kendileriyle birlikte
aynı ihaleye katılmış olduğu ve piyasadaki hakim durumunu kullanarak Pulat Basımevi
olarak almış oldukları ihalenin gereğini yerine getirmelerini engellediği iddiaları üzerine
hazırlanan 30.11.2011 tarih ve 2011-2-441/İİ-11-345.AÖU sayılı İlk İnceleme Raporu,
14.12.2011 tarih ve 11-61 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve soruşturma açılmasına
gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bu karar
uyarınca yapılan önaraştırma ve sonucunda düzenlenen 04.04.2012 tarih ve 2011-2-
441/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu’nun Kurul’umuzda incelenmesi sonucunda mezkur
kararı ile Reha Elektronik San. Paz. Ltd. Şti. (Reha Elektronik) hakkında şikayetin reddi ile
bu konularda soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verilmiş olup, bu teşebbüs
hakkında soruşturma açılması gerektiği düşüncesiyle aşağıda belirteceğimiz nedenlerle
Karara katılmıyoruz.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesinde; Kanunun
amacının, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı
anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini
kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak
rekabetin korunmasını sağlamak olduğu belirtilmiş, 40.maddesinin 1.fıkrasında; Kurul
resen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan doğruya soruşturma
açabileceği gibi, soruşturma açılıp, açılmayacağının saptanması bağlamında önaraştırma
yaptırabileceği, aynı Kanun’un 41.maddesinde de; yapılan önaraştırma sonucunda
düzenlenen raporu değerlendirerek soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar
vereceği hükme bağlanmıştır. Kanunun 40. ve 41.maddenin gerekçeleri incelendiğinde de;
Kurul’un kendisine yapılan her türlü ihbar, şikayet ve başvuruyu mutlaka değerlendirmeye
alarak, ihbar ve şikayetlerin ciddi bir şekilde ele alınmasının amaçlandığı, yaptırılacak
önaraştırmadan sonra ciddi bulunan iddiaların derinleştirilerek soruşturma aşamasının
yerine getirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, önaraştırma sonucunda rekabet kurallarını ihlal
eden eylem, karar ve anlaşmaların varlığının bulunmadığı hususunda Kurulun tam bir
12-20/505-144
7/7
kanaate sahip olması halinde soruşturma açılmamasına karar verileceği, ancak
önaraştırma sonucu elde edilen belge ve bilgiler bu kanıya ulaşılmasını sağlamıyorsa bir
başka deyişle bilgi ve belgelerin yetersizliği nedeniyle böyle bir kanaate varılamıyorsa veya
ihlallerle ilgili olarak daha detaylı inceleme yapılması sonucunda yeni belge ve bilgilere
ulaşılabileceğinin öngörülmesi hallerinde soruşturma açılması gerektiği açıktır. 4054 sayılı
Yasanın yukarıda açıklanan amacına hizmet etmek adına, soruşturma açılmamasına karar
verilebilmesi için önaraştırma sonucu elde edilen bilgi ve belgelerin, olayda rekabet ihlali
olmadığını açık olarak ortaya koyması gerekir. Danıştay’ın yerleşmiş içtihatları2 da bu
yöndedir. Danıştay kararlarında, soruşturma açılmaması kararı verilebilmesi için rekabet
ihlaline ilişkin ciddi bulguların olmamasından çok, öncelikle önaraştırmada elde edilen
belge ve bilgilerin değerlendirilmesi sonucu, iddia konusu ihlallerin olmadığı yolunda Kurula
tam bir kanaat gelmesi hususunun varlığı aranmaktadır.
Dosya konusu olayda, şikayetçinin kazandığı PTT Genel Müdürlüğü ihalesinin
konusu olan zarfların şartname gereği tyvek kağıttan imal edilmesi gerektiği, bu kağıdın
ana özelliğinin su geçirmez ve yırtılmaya karşı dayanıklı olması, tyvek kağıdının DuPont
firması tarafından üretilmesi, DuPont firmasının, dolayısıyla tyvek kağıdın Türkiye çapında
tek distribütörünün şikayet edilen Reha Elektronik olması, yurt içinde başka bir firmadan
temininin mümkün bulunmaması, Reha Elektronik firmasının tyvek kağıdı yönünden hakim
durumda bulunması, bu kağıdın yurt dışından temininin mümkün olup olmadığının tam
olarak açıklığa kavuşmaması, yine PTT Genel Müdürlüğü ihalesinde ihale konusu zarfları
tyvek kağıdının temin edilmemesi nedeniyle ihalesi iptal edilen şikayetçinin yerine ihalenin
2.sırada yer alan Yener Kağıda verildiği ve Yener kağıda da tyvek kağıdını şikayet edilen
Reha Elektronik firmasının temin ettiği, ihaleye Reha Elektronik firmasının da katıldığı
ancak ihaleyi kazanamadığı anlaşılmıştır.
Belirtilen hususlara göre tyvek kağıdının temini konusunda hakim durumda olan
DuPont firmasının Türkiye distribütörü Reha Elektronik firmasının şikayetçi Pulat Basımevi
firmasına ihale konusu tyvek kağıtlarını vermemesi eyleminin 4054 sayılı Yasa’nın
6.maddesi kapsamına giren mal vermeyi reddetme eylemi olmadığı yolunda tarafımıza tam
bir kanaat gelmemiştir.
Yukarıda açıkladığımız nedenlerle şikayetçi iddialarının, dosya içeriği belge ve
bilgiler karşısında; önaraştırmaya konu edilen olayın soruşturma açılmasına gerek
bulunmadığı yönünde kesin bir kanaate ulaşmaya yetecek ölçüde aydınlatılmadığı
anlaşıldığından, şikayet konusunun derinlemesine incelenmesi için şikayet edilen Reha
Elektronik firması hakkında soruşturma açılması gerekirken, anılan teşebbüs hakkında
şikayetin reddi ile soruşturma açılmasına gerek olmadığına ilişkin Kurulumuz çoğunluk
kararına katılmıyoruz.
İkinci Başkan Üye Üye
Prof.Dr.Metin TOPRAK Doç.Dr.Cevdet İlhan GÜNAY Reşit GÜRPINAR
2 (1) Danıştay 13.Dairesinin 07.02.2011 gün ve E.2010-4155 ,K.2011-492 sayılı kararı
Full & Egal Universal Law Academy