1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D1/Ş.Y.-98/3 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 00-24/251-136
Karar Tarihi : 27.6.2000
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU
Üyeler : Dr.Kemal EROL, M. Zeki UZUN, Sadık KUTLU,
İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN,
R.Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER
B- RAPORTÖRLER: Yaşar TEKDEMİR, Meltem BAĞIŞ, O. Yelda TOY
C- ŞİKAYET EDENLER: İstanbul Perakendeci Bakkallar Odası
Elvanzade Cami Sok. No:35 Unkapanı/İSTANBUL
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu
Tunus Cad. No:4 06680 Bakanlıklar/ANKARA
Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu
Talatpaşa Bulvarı No:136/10 Dörtyol/ANKARA
D- HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILANLAR: Türkiye Coca-Cola Grubu
Esenşehir Mah. Erzincan Cad. No: 36 Ümraniye/İSTANBUL
Fruko-Tamek Grubu
Evren Mah. Gülbahar Cad. No: 60 Güneşli/İSTANBUL
E- DOSYA KONUSU: Meşrubat üreticileri Türkiye Coca Cola Grubu ve Fruko-
Tamek Grubu'nun hipermarketlere ve bakkallara yönelik olarak ayrımcı fiyat ve
satış koşulları uygulamaları, miktar kısıtlaması ve fiyat tesbiti yapmaları.
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçelerinde, meşrubat üreticisi firmaların eşit
alıcılara farklı yükümlülükler getirdikleri, hipermarketlere belli sayının üzerinde
meşrubat satmamaları yönünde şart koşarak meşrubat arzını kontrol altında
tuttukları ve bakkallara belirli fiyatın altında satmama koşulu ile mal verdikleri
iddiaları yer almaktadır.
G- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 21.1.1998 tarih ve 117-27 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 17.3.1998 tarih ve D1/Ş.Y.-98/3 sayılı İlk İnceleme
Raporu, 19. 3.1998 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek 98-57/427-55 sayı ile
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Kurul’un söz konusu kararı uyarınca
22.5.2000 tarihinde raportörler önaraştırma yapmak üzere görevlendirilmişlerdir.
Diğer yandan, ilgili önaraştırma süreci sırasında 2.6.2000 tarih ve 2218 sayı ile
Rekabet Kurumu kayıtlarına intikal eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları
Konfederasyonu’nun, Kırklareli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin kendilerine
yaptıkları başvuruya istinaden gönderdiği şikayet dilekçesi ve 25.5.2000 tarih ve
2057 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal ettirilen Türkiye Bakkallar ve Bayiler
Federasyonunun, Kartal, Kırklareli, Konya, Eskişehir, Bursa, Kayseri ve Burdur
2 REKABET KURUMU
Bakkal Odalarının kendilerine yapılan aynı nitelikteki başvurularına istinaden
gönderdiği şikayet dilekçesinde, büyük marketlerin lehine ve bakkalların aleyhine
ayırımcılık yapıldığı iddiaları ve buna ilişkin belgeler yer almaktadır. Söz konusu bu
başvurular da konu itibarıyla benzerlik göstermesi nedeniyle bu önaraştırma
kapsamında değerlendirilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 20.6.2000 tarih D3/1/Y.T-00/3 sayılı
Önaraştırma Raporu 23.6.2000 tarih, REK.0.07.00.00/48 sayılı Başkanlık önergesi
ile 00-24 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Raportörler, önaraştırma raporunda;
- Meşrubat üreticileri tarafından eşit durumdaki alıcılara farklı fiyat ve satış
koşulları uygulayarak ayırımcılık yapıldığı iddiası ile ilgili olarak, 4054 sayılı
Kanun'un uygulanması bakımından büyük market olarak kabul edilen hipermarket ve
süpermarketlerin bakkallar ile üreticiler karşısında eşit durumda olmamaları
nedeniyle, üreticilerin büyük marketler ve bakkallara yönelik ayırımcı
uygulamalarının 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal olmadığını,
- Meşrubat üreticilerinin hipermarketlere belli sayının üzerinde meşrubat
satmamaları yönünde şart koşarak meşrubat arzını kontrol altında tuttukları iddiası
ile ilgili olarak, şikayetçi taraf olan İstanbul Perakendeci Bakkallar Odası yetkililerinin
bu anlamda bir baskı ya da miktar sınırlamasının olmadığını ve büyük market olarak
tabir edilen hipermarketlerden istenildiği kadar mal alınabildiğini, ancak şikayet
döneminde kredi kartı ile yapılan alış verişlerde bir sınırlama olduğunu belirtmesi ve
diğer yandan kredi kartı ile yapılan alışveriş bakımından getirilen sınırlamanın ilgili
marketin kendi satış politikasının bir parçası olması nedenleriyle miktar kısıtlaması
iddiasının 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal olmadığını,
- Meşrubat üreticilerinin bakkallara yönelik fiyat empozesi iddiasının, üreticilerden
Türkiye Coca-Cola grubunun o dönemde geçerli olan ve fiyat empozesi içeren
anlaşmalarını 5.5.1998 tarihine kadar muafiyet/menfi tespit talebiyle bildirmesi ve
ayrıca aynı tarihte bildirilen ve söz konusu anlaşmaların yerine 1998 Mayıs ayından
itibaren yürürlüğe giren ve 1997/3 ve 1997/4 sayılı grup muafiyeti tebliğleri esas
alınarak düzenlenen yeni anlaşmaların fiyat empozesine ilişkin hiç bir hüküm
içermemesi, öte yandan, diğer üretici Fruko-Tamek grubunun yapmış olduğu
anlaşmalara yönelik olarak önaraştırma kararı alınması ve önaraştırma sürecinin
devam etmesi nedenleriyle mevcut önaraştırma kapsamından ayrı değerlendirilmesi
gerektiğini,
belirterek söz konusu iddialara yönelik olarak bir soruşturma açılmaması gerektiği
sonuç ve kanaatine ulaşmışlardır.
İ- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
I.1.1. Şikayet Eden Taraflar
Önaraştırmaya esas teşkil eden şikayet İstanbul Perakendeci Bakkallar Odası
(İPBO)'na aittir. 507 sayılı Küçük Esnaf ve Sanatkarlar Yasası uyarınca kurulan ve
çalışmalarını sürdüren İPBO, İstanbul ölçeğinde bünyesinde kayıtlı yaklaşık 8.000
üyeye sahiptir. İPBO, “İstanbul Perakendeci Bakkallar ve Benzerleri ve
3 REKABET KURUMU
Müstahdemleri Derneği Statüsü”ne ve İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları
Birliği’nin 2.1.1996 tarih ve 6 sayılı kararına göre, üyeleri ile yanlarında çalışanların
mesleki, ekonomik ihtiyaçlarını gidermek, sanat ve ticaretlerinin mesleki ahlak ve
kamu yarına uygun ahenkli ve verimli bir tarzda gelişmesini sağlamak, müşterileri ile
aralarındaki münasebetleri düzenlemek amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi
sınırları içerisinde faaliyette bulunmak üzere kurulmuş bir odadır.
Diğer yandan, önaraştırma süreci içerisinde, önaraştırmanın asıl inceleme
konusu olan bakkallar ile hipermarket ve süpermarketler arasında ayırımcılık
yapıldığı iddiasıyla başka başvurular yapılmıştır. Söz konusu başvuruları yapanlar,
Kırklareli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin kendilerine yaptıkları başvuruya
istinaden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu ile Kartal, Kırklareli, Konya,
Eskişehir, Bursa, Kayseri ve Burdur Bakkal Odalarının kendilerine yaptıkları
başvuruya istinaden Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu'dur.
I.1.2. Şikayet Edilen Taraflar
Haklarında şikayetçi olunanlar meşrubat sanayi şirketleridir. Süt hariç
alkolsüz içecekler grubunun hepsini meşrubat kavramı içinde ele almak mümkündür.
Meyve suları, meyveli gazozlar, colalı içecekler, sade gazozlar, maden suları hatta
şişe sularının hepsi bu kapsamda düşünülebilir. Meşrubat sektörünün bu kadar
geniş olarak ele alınmasına karşın, esas itibariyle meşrubat denildiğinde alkolsüz
gazlı içeceklerin (temelde colalı içecekler, sade ve meyveli gazozlar)
anlaşılmaktadır. Bu bağlamda haklarında şikayet edilen şirketlerin temelde colalı
içecekleri üreten Türkiye Coca Cola Grubu ve Fruko Tamek Grubu olduğu dosya
mevcudu bilgi ve belgeden anlaşılmaktadır. Türkiye Coca Cola Grubu ile Fruko-
Tamek Grubu (Pepsi) dışında gazlı alkolsüz içecek pazarında faaliyet gösteren diğer
firmalar pazar payları esas alınmak üzere sırasıyla Kristal Kola, Erbak Uludağ ve
Çamlıca'dır. Bu firmalar ulusal düzeyde üretim ve pazarlama faaliyetlerini
yürütmektedir. Bu şirketlerin şikayete konu uygulamanın ortaya çıkması bakımından
etkileri pazar paylarının çok az olması nedeniyle önemli olarak görülmemiştir.
I.1.3. Lehlerine Ayırımcılık Yapıldığı İddia Edilen Büyük Marketler
(Hipermarketler ve Süpermarketler)
Her ne kadar yapılan başvurularda haklarında şikayetçi olunan firmalar üreticiler
olsa da, şikayet dilekçelerine konu uygulamaların ortaya çıkmasında önemli yerleri
olması nedeniyle hipermarket ve süpermarketler de taraf olarak değerlendirilmiştir.
İPBO'nun, lehlerine ayırımcılık yapıldığını iddia ettiği hipermarketler ve
süpermarketler çoğunlukla zincir market olarak faaliyet göstermektedirler. Nitekim
İPBO tarafından delil olarak sunulan fatura örnekleri de tamamen zincir olarak
faaliyet gösteren marketlere aittir. Bu bakımdan bu başlık altında yer verilen "büyük
market" kavramı birden fazla sayıda (hipermarket ya da süpermarket) zincir halinde
faaliyet gösterenleri ifade etmektedir. Söz konusu bu marketler genellikle tek bir
merkezden yönetilmekte, satış ve pazarlama politikaları merkezden belirlenmekte ve
bu politikalar zincire dahil tüm marketleri bağlamaktadır. Nitekim şikayete konu
meşrubat ürünlerine ilişkin olarak da, üretici firmalar ile tüm marketlerin tamamının
ihtiyacını karşılayacak şekilde merkezden yapılan bir sözleşme imzalanmaktadır.
4 REKABET KURUMU
I. 2. İlgili Pazar
I. 2. 1. İlgili Ürün Pazarı
Şikayet edilenlerin, faaliyet gösterdikleri alanlar dikkate alınarak ilgili ürün
pazarı, ticari içecekler pazarında, alkolsüz içecekler segmentinde, gazlı alkolsüz
içecekler ve meyve suları olarak belirlenmiştir.
I. 2. 2. İlgili Coğrafi Pazar
1997/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesinde coğrafi pazar, “teşebbüslerin, mal ve
hizmet arz ve talebi konusunda faaliyet gösterdikleri, rekabet koşullarının yeterli
derecede homojen ve özellikle rekabet koşulları komşu bölgelerden hissedilir
derecede farklı olduğu için bu bölgelerden kolayca ayrılabilen bölgelerdir.” şeklinde
tanımlanmaktadır. İlk olarak belirtilmesi gereken husus, şikayetin İstanbul
Perakendeci Bakkallar Odası tarafından yapılması ve bu nedenle İstanbul bölgesine
ilişkin olmasıdır. Buna karşılık üretici firmalar, müşterilerine yönelik olarak
politikalarını belirli bir bölgeyi dikkate alarak değil, tüm Türkiye pazarını dikkate
alarak belirlemektedir. Bu çerçevede iddia edilen uygulamalar, sadece İstanbul'daki
bakkal ve hipermarketler için değil, aynı zamanda İstanbul dışında diğer yerlerdeki
bakkallar ve marketler için de geçerlidir.
Öte yandan, önaraştırma süreci içerisinde Kurum'a intikal eden ve bu rapor
kapsamında değerlendirilen benzer şikayetler, uygulamanın sadece İstanbul ile
sınırlı olmadığını göstermektedir. Bu nedenle ilgili coğrafi pazarı, sadece İstanbul ile
sınırlı tutmak doğru bir değerlendirme olmayacaktır. Diğer yandan, yukarıda dikkate
alınan gazlı alkolsüz içecek üreticileri tüm Türkiye dahilinde yaygın bir şekilde
benzer koşullar altında üretim ve pazarlama faaliyetlerini sürdürmektedirler. Söz
konusu şirketler tarafından üretilen ürünler benzer niteliklere sahiptir. Üreticiler gibi
perakendeciler de tüm Türkiye’de yaygın bir şekilde faaliyet göstermektedir. İlgili
ürünlerin şişelenmiş, kutulanmış, pre-mix, post-mix v.b. şekillerde üretilip satışa
sunulması, söz konusu ürünler bakımından benzer nakliye koşullarının varlığı,
ürünlerin raf ömürlerinin yeterince uzun olması ve bu çerçevede ürünlerin ülke içinde
kolayca bir bölgeden başka bir bölgeye nakliyesinin mümkün olması nedenleriyle
ilgili coğrafi pazar Türkiye Cumhuriyeti sınırlarıdır.
I. 3. Etkilenen Pazar
I. 3.1. Perakende Sektörü
Türkiye’de belli bir ürüne tahsis edilmemiş gıda ağırlıklı perakende satış
yapan işyerleri incelendiğinde, pazarda hipermarketler, süpermarketler, orta
marketler, marketler, bakkallar, büfeler, ihtisas mağazaları, benzin istasyonu
marketleri gibi çok sayıda ve farklı ölçeklerde teşebbüs bulunduğu görülmektedir. AC
Nielsen-ZET’in araştırmasına göre; hipermarket, süpermarket, market ve bakkalların
sayıları 1999 yılı itibarıyla toplam 164.593’tür. Bu sayının 148.925’i her türlü ürünün
sınırlı miktarlarda da olsa bulunduğu geniş coğrafyaya dağılmış ve geleneksel
perakende kanalları olan bakkallardan oluşmaktadır. Marketlerin sayısı 13.247,
hipermarketler ve zincir mağazalar dahil olmak üzere süpermarketlerin sayısı ise
2.421’dir. Türkiye’nin büyük bir ülke olması ve bölgelerarası farklılıkların bulunması
nedeniyle pazarda yoğunlaşmış ve bütünleşmiş bir yapı ortaya çıkmamaktadır.
5 REKABET KURUMU
Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalarda gıda ağırlıklı perakende ticaret
yapan iş yerlerini şu şekilde kategorize etmek mümkündür:
- Hipermarketler; en az 2500 m² satış alanı olan, otoparkı, dinlenme alanları ile
gıda ve gıda dışı ürünlerin düşük fiyatlarla satıldığı self-servis yöntemine göre
çalışan ve genellikle şehir dışında olan yerlerdir. Ortalama satış alanları 8000-20000
m² arasında değişmektedir. Türkiye’de bu satış yerlerinin sayısı 1996'da 37 iken,
1999'da 100’e ulaşmıştır. Gelişme trendinin en fazla olduğu bu grubun sektörde
toplam cirodan aldığı pay ise 1996’da %2.9, 1997’de %4, 1998’de %8.8 olmuştur.
- Süpermarketler; 400-2500 m² alana sahip, genellikle tek katlı satış alanlarıdır.
Çoğunda otopark bulunur. Birden çok yazarkasa çıkışı vardır. Üretim kaynaklarından
mümkün olan en yüksek oranda, aracısız satın alma, hızlı stok devri, düşük kar marjı
ilkeleriyle çalışır. Sayıları 1996’da 384 iken, 1997’de 549’a, 1998’de 665’e
yükselmiştir. Sektördeki toplam cirodan aldıkları pay 1996'da 6.9 iken, 1997'de
%10.5’e yükselmiş, 1998'de %10.4’te kalmıştır.
- Küçük Süpermarketler; 400-1000 m² arasında satış alanına sahip ve en az 2
yazarkasası bulunan satış yerleri bu sınıf içinde değerlendirilmektedir. Sayıları
1996’da 895 iken, 1997’de 1082’ye, 1998’de 1370’e yükselmiştir. Toplam cirodan
aldıkları pay 1996'da %7.6 iken, 1997’de %9.9’a yükselmiş, 1998’de 8.8’e
gerilemiştir.
Hipermarket ve süpermarket tanımına uyan satış noktaları belirli bir coğrafi
bölgede bireysel olarak faaliyet gösterebildikleri gibi tüm yurt çapında market
zincirleri içerisinde de yer alabilirler. Günümüzde hipermarket ve süpermarketlerin
çoğunluğu birden fazla satış noktasına sahip, Türkiye geneline ya da belirli bir
coğrafi bölgeye yayılmış zincir şeklinde örgütlenmiş mağazalar kapsamında faaliyet
göstermektedir. Zincir mağazaların sayısı 1996'da 1.316 iken, 1997'de 1.682’ye,
1998'de de 2.135’e yükselmiştir. Bu grubun 1996 yılında perakendecilik sektöründe
toplam cirodan aldığı pay %17.4, 1997'de %24.4 ve 1998'de %28’dir.
- Marketler; 50-100 m² arasında satış alanına sahip ve yazarkasası bulunan satış
yerleridir. Sayıları 1996’da 10.755 iken, 1997’de 11.417’ye, 1999’da 13.247’ye
yükselmiştir. Sektördeki toplam cirodan aldıkları pay 1996'da %15.9, 1997'de %15.3,
1998'de ise %16 olmuştur.
- Bakkallar; 50 m²’den küçük satış alanına sahip bu yerlerin sayısı pazarda
yaşanan gelişmeler sonucu düşme eğilimine girmiştir. Nitekim 1996’da sayıları
164.366 ve cirodan aldıkları pay %66 olmasına karşılık, bu rakamlar 1997 için
sırasıyla 159.171 ve %60.3, 1998 için sırasıyla 155.420 ve %56 olarak
gerçekleşmiştir.
I. 3. 2. Perakendecilikte Meşrubat Ürünleri
Genel olarak meşrubat, özelde gazlı alkolsüz içecek ürünleri perakende
sektörü bakımından büyük bir öneme sahiptir. Bu önem yukarıda perakende sektörü
sınıflandırması içinde yer alan tüm gruplar için farklı gerekçeler ve şekillerde de olsa
geçerlidir. Şikayete konu uygulamaların önemli bir ayağını oluşturan marketlerin
satış politikalarını belirlemelerinde meşrubat ve özellikle gazlı alkolsüz içeceklerin
büyük bir yeri vardır.
6 REKABET KURUMU
Büyük marketler için gazlı alkolsüz içecekler, lokomotif (referans) ürün olarak
tabir edilen ve fiyatlarında yapılan indirimlerin müşteri çekme ve müşteri bağımlılığı
yaratma bakımından büyük öneme sahip olduğu ürünlerin başında gelmektedir. Bu
çerçevede büyük marketlerin satış uygulamaları için yadsınamaz bir önem arz eden
mağaza içi ve mağaza dışı "insert" (marketlerin özellikle promosyon dönemlerinde
reklam amacıyla mağaza içinde ya da gazeteler aracılığıyla yayınladıkları ve
temelde düşük fiyatlı ürünleri içeren ilanlar) çalışmalarında her zaman gazlı alkolsüz
içecekler yer almaktadır.
Ayrıca, mağaza içinde de "palet" ya da "gondol" olarak tabir edilen ve temelde
mağazanın açık bölümlerinde ürünlerin yığınlar halinde sergilenmesine dayanan
uygulamalarda meşrubat en başta yer alan ürünlerdendir.
Marketlerin reklam ve satış politikaları içinde sahip olduğu bu önem, meşrubat
ürünlerinin marketlerdeki fiyatının sürekli değişken olmasında en başta gelen
etkenlerdendir. Gerek insert, gerekse palet uygulamalarında genellikle ürünlerin
fiyatları önemli ölçüde düşürülmekte hatta kimi zaman "loss leader" olarak tabir
edilen ve maliyet fiyatının da altında bir fiyat uygulaması anlamına gelen uygulama
çerçevesinde marketler meşrubat ürünlerini zararına ya da sıfıra yakın kar
marjlarında satabilmektedirler. Bu uygulama bağlamında, marketler mağazaya
müşteri çekme ve özellikle fiyatı yüksek diğer ürünler bakımından kar elde etmeyi
hedeflemektedirler. Zincir marketler bir yandan sürekli olarak indirim
uygulamalarında meşrubatı kullandığı, diğer yandan birbirlerinin satış fiyatlarını
“rekabet cetveli” olarak tabir ettikleri bir sistem içerisinde izledikleri için bu
marketlerdeki meşrubat ürünleri fiyatı oldukça değişken bir niteliğe sahip olmaktadır.
Ancak burada vurgulanması gereken husus, meşrubat her ne kadar
marketlerin satış ve reklam politikaları içinde sürekli önemli bir yer alsa da,
marketlerin aynı anda çok sayıda kalem mal satması nedeniyle meşrubat ürünlerinin
marketlerin toplam satışlar içindeki payı, bakkallar ile karşılaştırıldığında
önemsenmeyecek kadar azdır. Meşrubat, marketler için kimi zaman az bir kar
marjıyla, hatta zararına satış yapılabilen bir üründür.
Ancak küçük ölçekli bir işletme olarak kabul edilebilecek bakkallar için
meşrubat ürünleri azımsanmayacak derecede bir öneme sahiptir. Dosya mevcudu
bilgi ve belgeden, bir bakkalın toplam satışları içerisinde meşrubat ve özellikle colalı
içeceklerin yerinin yaklaşık % 30 olduğu tesbit edilmiştir. Meşrubatın tüm satışlar
içindeki bu denli yüksek payı dolayısıyla bakkallar, marketlerin aksine hiç bir zaman
zararına satış yapmak bir yana, düşük kar marjıyla bile satma şansına sahip
değildirler. Genel olarak meşrubat ürünleri bakımından bakkalların kar marjı yaklaşık
%20-25 olarak gerçekleşmektedir.
I. 4. Değerlendirme
I. 4.1. Ayırımcı Uygulamalar Yapıldığı İddiasının Değerlendirilmesi
Temel şikayet konusunun üreticiler tarafından yapıldığı iddia edilen ayırımcı
uygulamalar olduğu tesbit edilmiştir. Ayırımcılık uygulamaları, 4054 sayılı Kanun'un
"Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar" başlıklı 4. maddesi ikinci
fıkrasının "münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit durumdaki kişilere farklı şartların
uygulanması" şeklindeki (e) bendi ve "Hakim Durumun Kötüye Kullanılması" başlıklı
7 REKABET KURUMU
6. maddesi ikinci fıkrasının "eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, ve yükümlülük
ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan ya da dolaylı olarak ayırımcılık
yapılması" şeklindeki (b) bendi ile yasaklanan haller arasında sayılmaktadır.
Kanunu ihlal ettiği iddia edilen bir uygulamanın, 4. madde çerçevesinde
değerlendirilebilmesi için bir anlaşma ya da uyumlu eylemin varlığı gerekli kılınırken,
6. madde bakımından madde hükmünün uygulanması bir hakim durumun varlığını
gerekli kılmaktadır. Ancak, şikayete konu ayırımcılık iddiası bakımından öncelikle
belirlenmesi gereken, bir anlaşma, uyumlu eylem ya da teşebbüs birliği kararı yahut
birlikte veya tek başına sahip olunan bir hakim durumun varlığı değil hipermarketler
ile bakkalların eşit olup olmadığıdır. Bakkallar ile büyük marketler eşit değillerse, bu
durumda 4. madde anlamında bir anlaşma uyumlu eylem ya da karar veyahut 6.
madde anlamında bir hakim durum tespitine gerek kalmayacak ve bu çerçevede
iddia edilen ayırımcılık uygulaması 4054 sayılı Kanun kapsamı dışına çıkacaktır.
Gerek bakkallar, gerekse büyük marketler olarak tanımlanan hipermarketler
ve süpermarketler gıda ve temizlik maddesi ağırlıklı perakende sektöründe faaliyet
göstermektedir. Hipermarket ve süpermarket tanımına uyan satış noktaları belirli bir
coğrafi bölgede bireysel olarak faaliyet gösterebileceği gibi yurt çapında market
zincirleri içerisinde de faaliyet gösterebilir. Günümüzde hipermarket ve
süpermarketlerin çoğunluğu zincir marketler kapsamında faaliyet göstermektedir.
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden büyük marketler ile bakkallar arasında
aşağıdaki gibi karşılaştırmalar yapılabileği anlaşılmıştır:
I. 4.1.1. Mağaza büyüklüğü
Hipermarketler ve süpermarketler geniş alanlar üzerine kurulmaktadır.
Bunlardan hipermarketler en az 2.500 m², süpermarketler ise 400-2500 m² arasında
büyüklüklere sahiptir. Büyük marketler sahip oldukları geniş mekan sayesinde
ürünlerin satışı için daha büyük alanlar ayırabilmektedir. Nitekim, meşrubat
ürünlerine marketlerde hem raf olarak hem de gondol uygulaması olarak geniş bir
alan tanınmaktadır. Diğer yandan, bakkallar ise en çok 100 m² 'lik bir alanda kurulu
ve bu çerçevede büyük marketlere göre daha sınırlı bir ortamda faaliyet gösteren ve
daha çok emeğe dayalı olarak çalışan işyerleridir.
I. 4.1.2. Alınan mal miktarı
Bakkallar 1997,1998 ve 1999 yıllarında Coca-Cola grubu satışları içerisinde
% 55-63'lük bir paya sahipken, Fruko-Tamek grubu satışları içerisinde % 80'den
fazla bir paya sahiptir. Üretici açısından, bakkallar tüm satışların yarısından çoğunu
gerçekleştiren yeniden satıcı konumundadır. Ancak, eşitlik sorunu bakımından asıl
önemli olan bakkallara işletme bazında ne kadar satış yapıldığıdır. Üreticilerin
hipermarketlere yıllık satış rakamları büyük miktarlara ulaşmaktadır. Örneğin Türkiye
Coca-Cola grubunun büyük zincir marketlerden sadece birine 1998 ve 1999 yılında
yaptığı satış miktarı yaklaşık 2,600,000 kasa olarak gerçekleşmiştir. Buna karşın,
Coca-Cola'dan alınan örnek niteliğinde iki bakkalın - tesadüfi örnekleme yöntemiyle
belirlenmiş- yıllık satış rakamlarının yaklaşık 1000-1200 kasa arasında gerçekleştiği
görülmüştür.
Bu bağlamda büyük marketler ile bakkalların mal alım miktarları arasında
büyük bir fark vardır. Yılda yaklaşık 1000 kasa satış miktarı olan bir bakkal ile yıllık
8 REKABET KURUMU
satış miktarı 2,600,000 kasa olan bir zincir markete üreticinin eşit koşullarda satış
yapması ekonomik gerekçelerle mümkün olamamaktadır. Zira yüksek miktarlarda
mal alım satımı yapan marketlerden siparişler telefon veya e-mail'le alınırken
bakkallardan sipariş almak için üreticiler eleman istihdam etmek zorunda
kalmaktadırlar. Bir sonraki aşama olan sipariş tesliminde ise yüksek miktarda ürün
haftada bir defada teslim edilirken, diğer yandan bakkallara iki günde bir mal teslimi
yapılmaktadır. Son aşama olan tahsilat aşamasında ise, büyük marketler banka
üzerinden işlem yaparken, bakkallardan tahsilat yapmakla görevli bir eleman
istihdam edilmektedir. Satış miktarlarındaki büyük farkın yanısıra üretici açısından
bakkal-market farkını doğuran diğer husus yukarıda sayılan nedenlerle, nakliye,
teslim, tahsilat aşamalarından kaynaklanan maliyet farklılığı olmaktadır.
I. 4.1.3. Sağlayıcının malına yönelik olarak yapılan yatırım miktarı
Meşrubat sektöründe reklam ve tanıtımın büyük öneme sahip olduğu bir
gerçektir. Büyük marketlerin kendi tanıtımlarını yapmak için kullandıkları insert
uygulaması vardır. Bu uygulama hem mağaza içinde hem de günlük gazete eki
olarak mağaza dışında yapılmaktadır. Ayrıca belirli mal grupları bakımından mağaza
içinde ilgili ürünün yığınlar halinde tanıtımını sağlayan palet ya da gondol
uygulaması yapılmaktadır. Bu uygulama için marketlerin geniş bir alanda kurulması
elverişli bir ortam sağlamaktadır. Gerek insert uygulaması, gerekse gondol
uygulaması içinde meşrubat ürünleri önemli ölçüde yer almaktadır. Gondol
uygulaması çerçevesinde markete gelen tüketicilerin meşrubat ürünlerini fark
edebilmesi, ulaşması ve satınalması daha kolaydır. Nitekim gerek Coca-Cola
gerekse Fruko Tamek şirketlerinin marketler ile yaptıkları sözleşmelerde insert ve
gondol uygulamalarına ilişkin özel hükümler yer almaktadır. Buna karşılık bir
bakkalın sınırlı bir sermaye ve mekanda faaliyet göstermesi nedeniyle insert ve
gondol uygulamalarında bulunması mümkün değildir.
I. 4.1.4. Satılan mal çeşitliliği
Hipermarket ve süpermarketlerde satılan mal çeşidi oldukça fazladır. Örneğin;
büyük bir zincir markette genel olarak 35.000 çeşit mal satılabilmektedir. Bu
marketlerde meşrubattan diğer gıda ürünlerine, temizlik maddelerinden konfeksiyon
ürünlerine kadar çok sayıda farklı ürünler ve aynı ürün grubu içerisinde farklı
markalarda ürünler bulmak mümkündür. Diğer yandan yine mekansal sınırlamalar
yüzünden, bakkalların bu denli geniş bir ürün yelpazesinde ve marka çeşitliliğinde
mal satması mümkün değildir. Bakkallarda temelde gündelik ihtiyaçları karşılamak
üzere ağırlıklı olarak süt, gazete, ekmek, sigara, meşrubat ve belirli büyüklüklerde
temizlik malzemeleri satılmaktadır. Gerek bu ürünler gerekse bunlar dışında satılan
ürünler bakkalda sınırlı bir çeşitlilikte mevcuttur.
I. 4.1.5. Sunulan diğer imkanlar
Mağazaların büyüklüğü, sunulan ürünlerin hem diğer ürün grupları ile birlikte
hem de kendi içerisinde çok çeşitli olması marketlere büyük ölçekli ek imkanlar
sağlama fırsatı sunmaktadır. Özellikle belirli mal grupları bakımından ortaya çıkan
göreceli düşük fiyatlar tüketici için marketi önemli bir çekim merkezi yapmaktadır.
Ayrıca marketlerin sağladıkları;
9 REKABET KURUMU
- ürün çeşitliliği ve her bir ürün grubu içerisinde marka çeşitliliği,
- servis imkanları,
- park yeri,
- sanal ortamda internet aracılığıyla alışveriş imkanı,
- yaygın kredi kartı kullanılması,
- markete özgü kredi kartları ve özel kart uygulaması,
- hijyenik koşullarda ürün sunumu,
gibi imkanlar sayesinde tüketiciler büyük marketlere gittiklerinde bir defada tüm
ihtiyaçlarını kolayca karşılayabilmektedirler. Sağlanan bu imkanlar çerçevesinde
sağlayıcıların da ürettiği ürünler, diğer ürünlerle birlikte doğrudan tüketiciye
ulaşmaktadır. Özellikle kurallarına uygun ürün sunumu sağlayıcının tüketici
gözündeki prestij ve imajını korumak bakımından büyük öneme sahiptir.
I. 4.1. 6. Profesyonel yönetim
Zincir marketler ile bakkallar, profesyonel yönetim bağlamında da
karşılaştırılabilir. Zincir marketler çoğunlukla şirket olarak ve market zincirleri
şeklinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Her türlü idari, alım ve satış politikaları
profesyonelce merkezi olarak belirlenmekte ve bu politikalar zincire dahil tüm
mağazaları bağlamaktadır. Profesyonel idare, marketlerin etkin bir şekilde faaliyet
göstermesini mümkün kılmaktadır. Diğer yandan sağlayıcılar karşılarında marketler
adına müzakerede bulunan profesyonel yöneticiler bulmaktadır. Satın alınan malın
müşteriye sunulması bakımından da marketler etkin satış politikaları belirlemekte ve
bu çerçevede çalışanları için sürekli eğitim programları düzenlemekte, reklama önem
vermekte, sağlayıcıların arzu ettiği mal sunum kuralları çerçevesinde ürünler
tüketiciye sunulmakta, satılan ürünlerin fiyatları rakiplerin fiyat politikası, mala ilişkin
talep gibi rasyonel veriler çerçevesinde belirlenmektedir.
Buraya kadar yapılan açıklamalar ışığında zincir marketler ile bakkalların
özellikle alınan mal miktarı, mağaza büyüklüğü, sağlayıcıya sunulan imkanlar,
tüketiciye sunulan imkanlar, satılan mal çeşitliliği ve profesyonel yönetim anlayışı
gibi objektif kriterler çerçevesinde farklılıklar gösterdikleri, bundan dolayı aynı
pazarda olmadıkları ve bu bağlamda sağlayıcılar karşısında 4054 sayılı Kanun'un
4/(e) ve 6/(b) maddeleri anlamında "eşit konuma sahip alıcılar" olarak
değerlendirilmelerinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
I. 4. 2. Fiyat Tespiti İddiasının Değerlendirilmesi
Şikayetle ilgili bir diğer iddia, üretici firmaların bakkallara belirli fiyatın altında
satmama koşulu ile mal verdikleridir. Şikayetin gerçekleştiği dönem bakımından
geçerli olan fiyat belirleme uygulaması, üretici firmaların bayi ve satış noktalarıyla
yaptıkları münhasır bayilik ve münhasır satın alma anlaşmaları çerçevesinde
değerlendirilmesi gerekmektedir.
İlgili pazarda faaliyet gösteren Türkiye Coca-Cola grubu şikayetin yapıldığı
dönemde geçerli olan ve fiyat empozesi içeren anlaşmalarını 5.5.1998 tarihinde
muafiyet/menfi tespit talebiyle Rekabet Kurumu'na bildirmiştir. Ayrıca aynı tarih ve
sayı ile intikal eden ve söz konusu anlaşmaların yerine Mayıs 1998 tarihinden
itibaren yürürlüğe girdiği belirtilen ve ilgili grup muafiyeti tebliğleri çerçevesinde
hazırlanan yeni anlaşmalar menfi tespit talebiyle Kurum'a bildirilmiştir. Yapılan
10 REKABET KURUMU
incelemede; söz konusu bu yeni anlaşmaların fiyat tespitine ilişkin hiç bir hüküm
içermediği anlaşılmıştır.
Meşrubat sektörünün ikinci büyük şirketi Fruko-Tamek grubunun yapmış
olduğu anlaşmalara yönelik olarak Rekabet Kurulu'nun 23.5.2000 tarih ve 00-
19/190-102 sayılı kararı ile bir önaraştırma yapılması kararı alınmış olup, söz konusu
fiyat tespiti iddiasının Fruko-Tamek bakımından söz konusu önaraştırma kapsamı
içerisinde incelenmesinin daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
I. 4.3. Miktar Kısıtlaması İddiasının Değerlendirilmesi
Öte yandan, ilk inceleme raporunda ve bu rapora istinaden alınan Rekabet
Kurulu kararında yer verilen bir diğer iddia, meşrubat üreten firmaların
hipermarketlere belli sayının üzerinde meşrubat satmamaları yönünde şart koşarak
meşrubat arzını kontrol altında tuttuklarına ilişkindir. Şikayet dilekçesinde doğrudan
yer almayan, ancak daha sonra ilk incelemeyi yapan raportörlere sözlü olarak iletilen
bu iddiaya ilişkin olarak İstanbul Perakendeci Bakkallar Odası yetkilileri bakkallara
yönelik bir miktar sınırlamasının olmadığını, hipermarketlerden istenildiği kadar mal
alınabildiğini, ancak şikayet döneminde kredi kartı ile yapılan alış verişlerde bir
sınırlama olduğunu, ancak bu durumun şu an için geçerli olmadığını belirtmişlerdir.
Önaraştırma süreci içinde Kurum'a intikal eden diğer başvurularda da miktar
sınırlamasına ilişkin herhangi bir şikayete rastlanmamıştır. Bakkalların şikayetleri bu
önaraştırma bağlamında genel olarak ayırımcı fiyat uygulaması üzerine
odaklanmıştır. Bu uygulamanın şikayete konu dönemde kredi kartıyla yapılan ve
perakende satış tanımının sınırlarını zorlayan yüklü miktarlardaki alımlar için geçerli
olduğu dosya mevcudu bilgi ve belgeden tesbit edilmiştir. Kredi kartı ile yapılan
alışveriş bakımından getirilen sınırlamanın ilgili marketin kendi satış politikasının bir
parçası olduğu düşünüldüğünde, anılan iddiayı rekabet ihlali olarak
değerlendirmenin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
J- SONUÇ
Yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde;
- Meşrubat üreticileri tarafından eşit durumdaki alıcılara farklı fiyat ve satış
koşulları uygulayarak ayırımcılık yapıldığı iddiasına ilişkin olarak, 4054 sayılı
Kanun'un uygulanması bakımından büyük market olarak kabul edilen hipermarket ve
süpermarketlerin bakkallar ile üreticiler karşısında eşit durumda olmamaları
nedeniyle, üreticilerin büyük marketler ve bakkallara yönelik ayırımcı
uygulamalarının,
- Diğer yandan meşrubat üreten firmaların hipermarketlere belli sayının üzerinde
meşrubat satmamaları yönünde şart koşarak meşrubat arzını kontrol altında
tuttukları iddiasına ilişkin olarak, şikayetçi taraf olan İstanbul Bakkallar Odası
yetkililerinin bu anlamda bir baskı ya da miktar sınırlamasının olmadığını ve büyük
market olarak tabir edilen hipermarketlerden istenildiği kadar mal alınabildiğini,
ancak şikayet döneminde kredi kartı ile yapılan alış verişlerde bir sınırlamanın
olduğunun belirtmesi ve kredi kartı ile yapılan alışveriş bakımından getirilen
sınırlamanın ilgili marketin kendi satış politikasının bir parçası olması nedenleriyle
anılan miktar kısıtlaması iddiasının
11 REKABET KURUMU
4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal olmadığına,
- Meşrubat üreticisi firmaların bakkallara yönelik fiyat empozesi iddiasının,
üreticilerden Türkiye Coca-Cola grubunun o dönemde geçerli olan ve fiyat empozesi
içeren anlaşmalarını 5.5.1998 tarihine kadar muafiyet/menfi tespit talebiyle bildirmesi
ve ayrıca aynı tarihte bildirilen ve söz konusu anlaşmaların yerine yürürlüğe girecek
olan ilgili grup muafiyeti tebliğlerine uygun yeni anlaşmaların fiyat empozesine ilişkin
bir hüküm içermediği,
- Diğer üretici Fruko-Tamek grubunun yapmış olduğu anlaşmalara yönelik olarak
ayrı bir önaraştırma kararı alınması ve önaraştırma sürecinin devam etmesi
nedenleriyle bu iddianın Rekabet Kurulu'nun 23.5.2000 tarih ve 00-19/190-102 sayılı
kararına dayanılarak yürütülmekte olan önaraştırma kapsamında incelenmesi
gerektiği,
anlaşıldığından 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek bulunmadığına
OY ÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurulumuzca verilen 19.3.1998 tarihli önaraştırma yapılması kararından 2 yıl
3 ay sonra ve meşrubat üreticilerinin bakkallara yönelik fiyat empozesinde
bulunduğu iddialarına yönelik olarak yeterli araştırma yapılmaksızın Kurul
gündemine getirilmiş olması nedeniyle ilgili önaraştırma raporunun kabul edilebilir
nitelikte olmadığı ve yanısıra ilgili Teknik Daire sorumluluları hakkında soruşturma
açılması gerektiği görüşü ile Rekabet Kurulu’nun 27.6.2000 tarih, 00-24/251-136
sayılı kararına katılmıyorum.
Sadık KUTLU
Kurul Üyesi
KARŞI OY GEREKÇESİ
Önaraştırma yapılmasına ilişkin 19.3.1998 tarihli Rekabet Kurulu kararı
doğrultusunda; İnceleme yapılan üretici firmaların, bakkallara yönelik fiyat empozesi
iddiaları hakkında uygulamanın ne şekilde oluştuğuna dair yeterli bir inceleme
yapılmaksızın söz konusu teşebbüslerin bayileri ile yaptıkları sözleşme metinlerinin
incelenmesi ile yetinilerek sonuca varılması yerinde olmadığından bu yöndeki
eksikliklerin tamamlattırılması gerektiği düşüncesiyle Rekabet Kurulu’nun 27.6.2000
tarih ve 00-24/251-136 sayılı kararında katılmıyoruz.
İsmet CANTÜRK R. Müfit SONBAY Kubilay ATASAYAR
Kurul Üyesi Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy