1 REKABET KURUMU
BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 26.07.2007 TARIH VE 07-62/742-269
NOLU KARARINA INTERNET SAYFAMIZDAKI
KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN ERİŞEBİLİRSİNİZ.
2 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D2/2/Ş.YA.-99/1 ( Soruşturma )
Karar Sayısı : 00-26/291-161
Karar Tarihi : 17/07/2000
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU.
Üyeler : Dr. Kemal EROL, Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU,
İsmet CANTÜRK, Necdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER
B- SORUŞTURMA HEYETİ:
Başkan : Mustafa PARLAK, Rekabet Kurulu Üyesi
Raportörler : Murat ÇETİNKAYA, Ali DEMİRÖZ, Şahin ARDIYOK
C- İNCELEME TALEBİNDE BULUNAN :
Uluslararası Moda Yayıncılık A.Ş.
Temsilcileri:
- Av. Hüseyin Yarsuvat , Av. Mehtap Çiftçioğlu
Harman Cad. Polat Plaza N0:4
B blok Kat.6 80640 Levent - İSTANBUL
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
1. Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.
Hürriyet Medya Towers, 34544 Güneşli-İstanbul
2. Milliyet Gazetecilik A.Ş.
Doğan Medya Center, 34554 Bağcılar-İstanbul
3. Simge Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş.
Doğan Medya Center, 34554 Bağcılar- İstanbul
4. Sabah Yayıncılık A.Ş.
Teşvikiye Caddesi No: 123
80200 Nişantaşı-İstanbul
Temsilcileri:
- Prof. Dr. Arif ESİN
Akaretler Sıraevleri Spor Caddesi No: 67
80680 Beşiktaş-İstanbul
E- İDDİALARIN ÖZETİ:
3 REKABET KURUMU
Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., Milliyet Gazetecilik A.Ş., Simge Yayıncılık
ve Dağıtım A.Ş. ve Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin uyumlu eylem yoluyla Hürriyet, Milliyet
ve Sabah gazeteleri ile Fanatik ve Taraftar-Fotomaç gazetelerinin fiyatlarını birlikte
belirledikleri.
F- DOSYA EVRELERİ
1. Uluslararası Moda Yayıncılık A.Ş. vekilleri Av. Hüseyin Yarsuvat ve Av. Mehtap
Çiftçioğlu’nun;
- Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazetelerinin satış fiyatlarını, aynı tarihlerde veya bir
gün ara ile aynı oranda artırdıkları ve bu uygulamayı belirli aralıklarla sürdürmeye
devam ettiklerini,
- Gazete fiyatlarının uzunca bir süredir birlikte belirlenmesinin, söz konusu üç
gazetenin oluşturduğu bir teşebbüs birliği vasıtasıyla gerçekleştirildiğini,
iddia eden dilekçeleri 04.05.1998 tarihinde Kurumumuz kayıtlarına intikal etmiştir.
2. Söz konusu dilekçe üzerine, Rekabet Kurulu'nun 10.09.1998 tarihli toplantısında
4054 sayılı Kanun'un 40/1 inci maddesi uyarınca konuya ilişkin önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir.
3. Önaraştırma sonucunda Kurum raportörlerince düzenlenen 15.01.1999 tarihli ve
D2/2/Ş.Y.A-99/1 sayılı Önaraştırma Raporu Rekabet Kurulu'nun 04.02.1999 tarihli
toplantısında görüşülmüş ve 99-5/38-13 sayılı karar ile 4054 sayılı Kanun'un 41 inci
maddesi uyarınca;
- Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık Anonim Şirketi,
- Milliyet Gazetecilik Anonim Şirketi,
- Simge Yayıncılık ve Dağıtım Anonim Şirketi,
- Sabah Yayıncılık Anonim Şirketi
hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının;
"mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi
unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi"
şeklindeki (a) bendini ihlal ettikleri gerekçesiyle soruşturma açılmasına karar
verilmiştir.
4. 19.02.1999 tarihinde, Kanun'un 43/2 nci maddesi uyarınca taraflara soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunularak taraflardan 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
4 REKABET KURUMU
5. Taraflardan Sabah Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş.'nin ilk yazılı savunması süresi
içinde Kurum'a gönderilmiş, Hürriyet ve Milliyet ise savunmalarını soruşturma
raporunun tebliğinden sonra yapacaklarını belirtmişlerdir.
6. Rekabet Kurulu'nun 13.07.1999 tarihli toplantısında Kanun'un 43 üncü maddesi
hükmü uyarınca Soruşturmanın süresi altı (6) ay uzatılmıştır.
7. Soruşturma Heyetince tamamlanan 04.02.2000 tarih ve SR/00-1 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1 inci maddesi uyarınca Başkanlıkça tüm Kurul
Üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince
taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenilmiştir.
8. Soruşturma Raporunun tebliğini takiben, hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüsler, savunma sürelerinin Kanun'un 45 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
30 gün uzatılmasını talep etmişlerdir. Tarafların bu talepleri Kurul kararı ile kısmen
kabul edilmiş ve bu teşebbüslere 20 gün ek süre tanınmıştır. Hakkında soruşturma
yürütülen bütün teşebbüslerin ikinci savunma yazıları yasal süreleri içinde
Kurumumuz kayıtlarına intikal etmiştir.
9. Soruşturma Heyetinin hazırladığı "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un 45/2 nci maddesi
uyarınca, 17.02.2000 tarihinde tüm Kurul Üyeleri ve taraflara tebliğ edilmiştir.
10. Ek yazılı görüşün tebliğini takiben, hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsler,
savunma sürelerinin Kanun'un 45 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 30 gün
uzatılmasını talep etmişlerdir. Ancak;
-"…Daha önce de taraflara 4054 sayılı yasanın 45 inci maddesi uyarınca ek
savunma süresi verilmiş olması ve ek yazılı görüşte Soruşturma Heyeti'nce yeni bir
hususun ileri sürülmemiş olması da göz önünde bulundurularak…"
tarafların ek süre talebi Kurulumuzca uygun görülmeyerek reddedilmiştir.
11. İlgili teşebbüslerin ek yazılı görüşe karşı cevapları yasal süreleri içinde Rekabet
Kurumu'na intikal etmiştir.
12. Rekabet Kurulu'nun 30.05.2000 tarih ve 00-20 sayılı toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 05.07.2000 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun'un 46/2
nci maddesi uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
13. 05.07.2000 tarihinde taraflar sözlü savunmalarını yapmışlardır.
14. Rekabet Kurulu 17.07.2000 tarihinde nihai kararını vermiş ve karar 19.07.2000
tarihinde taraflara tefhim edilmiştir.
5 REKABET KURUMU
G- SORUŞTURMA HEYETİNİN GÖRÜŞÜ:
Doğan ve Bilgin gruplarının, siyasi gazeteler ve spor gazeteleri pazarında,
gazetelerin satış fiyatını ve bazı satış şartlarını gelecekteki davranışlarındaki
belirsizlikleri ortadan kaldıracak şekilde, kendi bağımsız davranışları yerine geçen
uyumlu eylemler ile belirledikleri, tarafların bu eylemlerinin 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinin "Mal veya hizmetlerin alım yada
satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi" şeklindeki (a) bendine uygunluk gösterdiği, bu nedenle;
Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., Milliyet Gazetecilik A.Ş., Simge Yayıncılık
ve Dağıtım A.Ş. ve Sabah Yayıncılık A.Ş.'ne Kanun'un 16 ncı maddesinin ikinci
fıkrası gereğince idari para cezası uygulanması gerektiği düşünülmektedir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
1. İLGİLİ PAZAR
1.1. Türkiye'de Gazetecilik
Gazete yayıncılığı kendine has birtakım özellikler arz etmektedir. Özellikle
son yıllarda çeşitli medya dallarının medya grupları içerisinde bütünleşmesi ile
birlikte televizyon, gazete, dergi yayıncılığı aynı bünye içerisinde
gerçekleştirilmektedir. Hatta her bir yayın türü diğerini tamamlamakta, özellikle
gazete ve televizyon yayınları bütünleşmektedir. Bu nedenle, gazete sahipliği ve
gazete birleşmeleri konusu, bazı ülkelerde özel düzenlemelere tabi olmakta ve
gazete birleşmelerinde daha sıkı bir değerlendirme yapılmaktadır. Gazetelerin devir
ya da birleşmelerinde sadece ekonomik kriterlere bakılmamakta, haberlerin doğru
sunumu ve düşünceyi ifade etme özgürlüğünün etkilenebileceği de dikkate
alınmaktadır. Bu nedenle, bu piyasada rekabetin teşekkülü sadece ekonomik
amaçlara değil, kamu çıkarlarının gözetilmesine de hizmet edecektir.
Türkiye’de gazetecilik sektörünün yapısının anlaşılabilmesi için, öncelikle
gazete türlerinin, gazete sahipliğinin, talebin yapısının, dağıtım ve reklam gelirlerinin
incelenmesi gerekmektedir.
1.2. Gazete Türleri
Gazeteler aşağıda dağıtım, içerik ve period açısından sınıflandırılmıştır.
i-Dağıtım:
Ulusal Gazeteler : Türkiye’nin her yerine dağıtımı yapılan, dolayısıyla her yerleşim
biriminde okuyuculara ulaşabilen gazetelerdir.
Yerel Gazeteler : Dağıtımı Türkiye’nin belli bir bölgesiyle sınırlı kalan gazetelerdir.
6 REKABET KURUMU
ii-İçerik:
Siyasi, Ekonomi, Spor, Magazin, Promosyon.
iii-Period:
Günlük, Haftalık, Diğer.
1.3. Gazete Sahipliği
Yukarıda verilen bilgiler ışığında "günlük siyasi gazete" olarak nitelendirilen
ancak kendi içerisinde çeşitli bölümlere ayrılabilecek çok sayıda gazete ve buna ek
olarak günlük spor, ekonomi ve magazin gazeteleri yayınlandığı görülmektedir.
Haklarında soruşturma yürütülen Doğan ve Bilgin grupları adlı teşebbüsler,
geniş bir yelpazeye hitab eden gazeteleri ile toplam gazete pazarında birinci ve
ikinci sırayı almaktadır. Bu iki teşebbüse rakip olabilecek teşebbüsler; Star(Uzan) ve
Çukurova gruplarıdır. Bununla birlikte, 1999 Mart'ında pazara giren Star Grubu ve
Akşam ve Güneş gazetelerinin sahibi olduğu bilinen Çukurova Grubu'nun
halihazırda "Büyük Gazete" ya da "Amiral Gazete" olarak tabir edilen gazetelerden
çok, Doğan ve Bilgin Grupları'nın ikincil gazetelerine rakip olabildikleri
gözlenmektedir.
İlgili ürün pazarı bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği gibi bu gazeteler
dışındaki gazetelerin farklı okuyucu kitlelerine hitap ettikleri ve önemli oranda
müşteri bağımlılığına sahip oldukları gözlenmektedir. Dolayısıyla, geniş halk
kitlelerine hitap eden yayıncılık anlayışlarıyla farklı kulvarlara yönelen Doğan ve
Bilgin Grupları, sektördeki diğer gazetelerden farklı bir pazar yapısı içerisinde yer
almakta ve bu pazarların da büyük bir kısmını ellerinde bulundurdukları
görülmektedir.
Ayrıca, gazete yayıncılığı alanında güçlü konumda bulunan Doğan ve Sabah
Grupları'nın diğer medya dallarında da önemli faaliyetleri olduğu bilinmektedir. Her
iki grup da dergi ve televizyon yayıncılığı alanında faaliyet göstermekte, bu alanda
uluslararası şirketlerle işbirlikleri yapmakta ve medyanın bu alanlarında da önemli bir
konumda bulunmaktadırlar.
1.4. Talebin Yapısı
"Gazete" diğer mal ve hizmet piyasalarında üretilen ürünlerden farklı bir nitelik
arz etmektedir. Çünkü tüketicilerin (okuyucu) bir gazete satın alması onun başka bir
gazete almasını engellemeyecek, eğer şartları oluşmuşsa (manşetten önemli bir
haber yayınlaması gibi) aynı gün içerisinde başka bir gazete daha alabilecektir.
Öte yandan, gazeteler günlük olarak tüketilmekte ve her gün okuyucunun
karşısına bir önceki günden farklı haberlerle dolu olarak çıkmaktadır. Bu duruma bir
de haftasonu ve sair günlerde verilen ilaveler de eklenince gazete talebinin günden
7 REKABET KURUMU
güne farklılıklar gösterdiği, özellikle kamuoyunda büyük yankılar oluşturan olaylar
söz konusu olduğunda da gazetelere olan talebin fiyattan önemli ölçüde bağımsız
olarak arttığı bilinmektedir.
Gazetelere ilişkin bir diğer önemli özellik ise, bazı okuyucuların tercihlerini
yaparken gazetenin yayın politikasını, savunduğu görüşleri, içeriğini, yazar
kadrosunu ön planda tutmalarıdır. Dolayısıyla bazı gazeteler, aynı görüşü paylaşan
okuyucu kitleleri tarafından tercih edilmektedir. Bir başka deyişle, farklı görüşlere
sahip okuyucular için bu gazeteler ikame edilemez. Okuyucuların sadık olduğu bu
gazeteler için bir tür marka bağımlılığından söz etmek mümkündür. Gazete satış
rakamlarına bakıldığında, bazı gazetelerin satışlarının son derece tutarlı bir seyir
izlediği, sahip oldukları sürekli okuyucular nedeniyle gazete piyasasında meydana
gelen değişikliklerden pek fazla etkilenmedikleri görülmektedir. Sadık okuyucular,
başka gazetelerin fiyatını indirmesi, promosyon uygulaması ya da okudukları
gazetenin fiyatının artması gibi değişiklikler sebebiyle tercihlerini
değiştirmemektedirler.
Bu çerçevede, her gazetenin bir miktar kararlı okuyucu kitlesine sahip
olmasına karşılık, Radikal, Türkiye, Cumhuriyet, Yeni Şafak, Milli Gazete, Yeni
Evrensel, Zaman ve Akit gazetelerinin bu niteliklerinin diğer gazetelere oranla ön
plana çıktığı, bunların neredeyse her birinin kendilerine özgü bir pazarı olduğu,
taleplerinin piyasadaki fiyat hareketlerinden önemli ölçüde etkilenmediği
görülmektedir:
Ulusal günlük siyasi gazetelerin yukarıda belirlenen alt pazar dışında kalan
kısmını değerlendirecek olursak, öncelikle, fiyat ve promosyonların okuyucu talebini
önemli ölçüde etkilediğini belirtmek gerekmektedir.
Bu alt pazarda yer alan gazeteler iki ana grupta ele alınabilir: “Büyük
Gazeteler” olarak adlandırılan Sabah, Hürriyet, Milliyet gazeteleri ile “İkincil
Gazeteler” olarak adlandırılan Takvim, Gözcü, Posta, Akşam, Güneş ve Star
gazeteleri.
Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri, net satış adetleri, fiyatları, reklam
gelirleri ve yazar kadroları açısından diğer gazetelerden farklı olarak ayrı bir alt
pazar oluşturmaktadırlar. Ayrıca, okuyucularca fiyat, promosyon, verilen ekler ve
nitelikleri açısından, reklam verenlerce de hedef kitleye ulaşım açısından bu üç
gazete birbirlerini ikame edebilecek niteliktedirler.
Takvim, Posta, Akşam, Star, Gözcü, Güneş gazeteleri de hedef kitleleri, sayfa
yapıları, fiyatları, reklam gelirleri açısından birbirleri ile benzerlik göstermektedirler.
Daha çok dar gelirli okuyucuları hedef alan bu gazeteler, genellikle maliyetlerinin
altında bir fiyatla satışa sunulmakta; ayrıca çok az ilan ve reklam içermektedirler.
Dolayısıyla, bu tür gazeteler genellikle büyük grupların “Amiral Gazete” olarak tabir
edilen, ilan ve reklam potansiyeli yüksek büyük gazetelerinin sabit giderlerini
bölüşmek amacıyla faaliyet göstermektedir. Ayrıca, hedef kitleleri açısından,
gazetenin fiyatı önemli bir unsur olduğu için, taleplerinin fiyat esneklikleri de farklıdır.
8 REKABET KURUMU
Aynı zamanda bu grupların birden fazla gazeteye sahip oldukları ve bu
gazetelerin en az birinin “amiral” gazete niteliği, diğerlerinin ise “ikincil” gazete
niteliği taşıdığı görülmektedir. Birden fazla gazeteye sahip olma yolu ile gruplar, hem
“amiral” gazetelerin sabit giderlerini paylaştırabilmekte hem de ürün farklılaştırma
yoluyla değişik okuyucu kitlelerine farklı fiyattan hizmet sunabilmektedirler. Aynı
gruba ait gazeteler aynı baskı tesisleri, dağıtım kanalları ve haber kaynaklarından
faydalanmaktadırlar.
Gazetelerin birbirleriyle rekabetinde belirleyici faktörlerden biri de basım
yerlerinin sayısıdır. Sadece İstanbul’da basılan bir gazetenin okura zamanında
ulaşması için erken saatlerde yola çıkması gerekmekte, bu da belli bir saatten sonra
meydana gelen gelişmelerin bu gazetelerde yer almasını engellemektedir. Buna
karşılık birden fazla merkezde basılan gazeteler (soruşturma kapsamındaki
teşebbüslerin gazeteleri bu sınıfa dahildir) ise hem daha geç saatlerde meydana
gelen haber gelişmelerini içerdiklerinden, hem de bölgesel ekler sunabildiklerinden
rekabette önemli bir avantaj elde edebilmektedirler. Bu nedenle Hürriyet, Sabah ve
Milliyet gazeteleri ile tam anlamıyla rekabet edebilecek bir gazetenin piyasaya
girmesi oldukça yüksek bir maliyet gerektirecektir.
1.5. Dağıtım
Türkiye’deki gazetecilik sektörünün yapısını tam olarak anlayabilmek için,
dağıtım ağının iyi kavranması ve gerekli değerlendirmelerin bu yapı göz önünde
bulundurularak yapılması gerekmektedir.
Gazete ve dergi dağıtımı, her türlü yayının, yayınevinden çıkıp okuyucuya
ulaşmasına kadar olan faaliyetlerin bütününü kapsayan sektördür.
Türkiye’de dağıtım alanında faaliyet gösteren dört dağıtım şirketi olmakla
beraber, bunlardan yalnızca üçü fiziki olarak dağıtım yapmaktadır. Bunlardan;
YAYSAT Yayın Satış Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. Doğan Grubuna, B.B.D. Birleşik
Basın Dağıtım A.Ş. ise Bilgin Grubuna aittir. Uzan Grubu da kendi gazetesini
dağıtmak amacıyla bir dağıtım şirketi kurmuştur. Müşteri yayınlarının dağıtımı
amacıyla kurulan BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım A.Ş. ise Doğan ve Bilgin
Gruplarının bir ortak girişimi niteliğinde olup fiilen dağıtım yapmamaktadır.
1.6. Reklam Gelirleri
Gazeteler tüketiciye pazarlanan bir ürün olmanın dışında yayıncıların reklam
geliri elde etmelerine de olanak tanıyan bir araçtır. Bu ekonomik ayrıcalık,
yayıncılara farklı politikalar izleyebilme şansı tanımaktadır. Buna göre, ürün fiyatı
maliyetinin üzerinde belirlenerek ürün satışından kazanç sağlanabileceği gibi ürün
fiyatını maliyetinin altında tutarak daha geniş bir okur kitlesine ulaşmak, bunun bir
sonucu olarak da reklam piyasasında daha büyük bir pay elde etmek ve kazançları
bu yolla artırmak da mümkündür. Örneğin, 1997 yılına ilişkin Hürriyet, Milliyet ve
Sabah gazetelerinin satış ve reklam gelirlerinin toplam gelirleri içindeki durumları
aşağıdaki tabloda belirtildiği gibidir:
9 REKABET KURUMU
Hürriyet, Milliyet ve Sabah'a ait 1997 yılı Gelirlerinin Karşılaştırılması
HÜRRİYET MİLLİYET SABAH
Reklam Geliri 23.139.941.401.998 7.701.867.000.000 11.408.241.000.000
Satış Geliri 21.480.241.637.684 21.351.426.000.000 20.105.487.000.000
Diğer Gelirler 4.403.808.468.339 6.508.988.000.000 5.165.677.000.000
TOPLAM GELİR 49.023.991.508.021 35.562.281.000.000 36.679.405.000.000
1997 yılına ait verilerden görüleceği üzere, Hürriyet gazetesi, gazete satış
gelirlerine oranla daha fazla reklam geliri elde etmektedir. Bu rakam da Milliyet
gazetesi reklam gelirlerinin yaklaşık üç katına, Sabah gazetesi reklam gelirlerinin ise
yaklaşık iki katına eşittir.
1.7. İlgili Ürün Pazarı
Gazete yayıncılığı sektörüne ilişkin verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere
günlük siyasi gazete yayıncılığı pazarında yayın politikası, tüketici bağımlılığı, fiyat,
reklam kapasitesi, fiyat değişimlerine karşı müşteri tepkisi ve gazetelerin piyasada
sahip olduğu istikrarlı trendler dikkate alındığında, bu üç büyük gazetenin diğer
günlük siyasi gazetelerden ayrı olarak ele alınması gerektiği düşünülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar dikkate alındığında; Hürriyet, Milliyet ve Sabah
gazeteleri diğer gazetelerden farklı olarak ayrı bir alt pazar oluşturmaktadırlar.
Soruşturma konusu diğer pazar ise günlük spor gazeteleri pazarıdır. Bu
pazarda Doğan grubuna ait Fanatik gazetesi ile Bilgin grubuna ait Taraftar/Fotomaç
gazeteleri bulunmakta ve bu gazetelerde de ağırlıklı olarak futbol olmak üzere spor
dallarına ilişkin haber ve yorumlar yer almaktadır.
Sonuç olarak, ilgili ürün pazarı;
- ulusal yayın yapan günlük siyasi gazete pazarı ve
- ulusal yayın yapan günlük spor gazeteleri pazarı
olmak üzere iki pazar olarak belirlenmiştir. Ulusal yayın yapan siyasi gazete
pazarında da Hürriyet, Milliyet ve Sabah ayrı bir kategori olarak değerlendirilmiştir.
1.8. İlgili Coğrafi Pazar
Söz konusu gazeteler ülke çapında basılmakta ve pazarlanmakta
olduğundan, ilgili coğrafi pazar, tüm Türkiye olarak belirlenmiştir.
10 REKABET KURUMU
2. YAPILAN TESPİTLER
2.1. Uyumlu Eylem Bulguları
2.1.1. Önaraştırma Dönemi
Önaraştırma döneminde raportörler tarafından teşebbüslerde yapılan yerinde
incelemeler sırasında günlük siyasi gazetelerin ve günlük spor gazetelerinin
fiyatlarının belirlenmesi amacını taşıyan, Doğan ve Sabah Grupları arasında gazete
yayıncılığı piyasasında kendi bağımsız davranışları yerine geçen ve piyasadaki fiyat
konusunda belirsizlikleri ortadan kaldıran bir koordinasyon olduğunu gösteren
bulgulara ulaşılmıştır. Bu bulgular şunlardır:
1- 16.12.1998 tarihinde Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.’de, Yönetim Kurulu
Üyesi ve İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Y. B. ve Hukuk Bürosu Müdürü Av. E.T. Y.
ile görüşülmüş ve Y. B.’nın çalışma odası ve sekreteryasında mevcut belgeler
üzerinde incelemeler yapılmıştır.
İncelemeler sırasında, rakip teşebbüslerden Sabah gazetesi ile reklam
fiyatlarının sabitlenmesi konusunda yapılan görüşmeyi de içeren “01.12.1998 İcra
Kurulu Kararı” tespit edilmiş ancak, kontrolden geçmediği, toplantıya katılanlarca
imzalanmadığı ve şirketin işleyişi ile ilgili ticari sır niteliğinde bilgiler içerdiği gibi
rekabet hukuku anlamında yasal dayanaktan yoksun gerekçeler öne sürülerek sureti
raportörlere verilmemiştir. Bu durum raportörlerce düzenlenen 16.12.1998 tarihli
tutanakla sabittir. Söz konusu belge, 15.01.1999 tarih ve 158 sayılı yazı ile de
taraflardan istenmiş, fakat Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. tarafından
Rekabet Kurumu’na gönderilmemiştir.
2- 18.12.1998 tarihinde Milliyet Gazetecilik A.Ş.’de yerinde inceleme yapılmış ve
Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkan Yardımcısı H.i. S’in sekreteryasında
mevcut belgeler üzerinde yapılan incelemede, icra kurulu toplantılarına ait olduğu
anlaşılan aşağıda sıralanan karar metinleri tespit edilmiştir:
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 19.08.1998” başlıklı belgenin 5 inci
maddesinde, “Pazar günleri verilen ilavelerin yüksek maliyetinden dolayı yapılması
düşünülen zammın Ekim ayında olabileceği düşünüldü. Ayrıca Sabah Grubunun
Eylül başından itibaren 125.000 TL’ye artıralım fikri tartışıldı.” ifadesi bulunmaktadır.
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 25.02.1998” başlıklı belgenin 8 inci
maddesinde, “Sabah Grubunun diğer gazetelerinde, anlaşmanın aksine günlük
promosyona başladığı anlatıldı. Yeni Yüzyıl ve Radikal’in net satış rakamları
incelendi ve aradaki farkın açılması sebebiyle Radikal için rezerve edilen ürünlerin
kampanyalarına başlamasına karar verildi. Ayrıca Hürriyet’in stoğunda bulunan
150.000 adet oyuncak otomobilin Radikal ile günlük verilmesi uygun bulundu.”
ifadesi yer almaktadır.
11 REKABET KURUMU
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 12.03.1998” başlıklı belgenin 7 nci
maddesinde, “Sabah Grubu ile de mutabık kalınarak 25 Mart 1998 tarihinden
itibaren 29 kuponun altında ürün verilmemesine karar verildi.” ifadesi bulunmaktadır.
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 29 Nisan 1998” başlıklı belgenin 6 ncı
maddesinde, “Gazete ile günlük dağıtılacak deterjan ve meyve suyu tekliflerinin
gelmesi üzerine, Sabah Grubu ile de görüşülerek yapılmamasına karar verildi.”
ifadesi yer almaktadır.
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 27 Mayıs 1998” başlıklı belgenin 2 nci
maddesinde, “Milliyet-Sabah-Hürriyet-Radikal-Yeniyüzyıl Gazetelerinin satış
rakamları incelendi, promosyon programları gözden geçirildi. Gazete fiyatları
konusunda Sn. Y. E., Sabah ile yapılan görüşme konusunda bilgi verdi…” ifadesi
bulunmaktadır. Y. E., Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılk A.Ş.'de Yönetim Kurulu
üyesidir.
“Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları 26.08.1998” başlıklı belgenin 5 inci
maddesinde, “Sabah Grubu ile mutabık kalarak Fotomaç ile Fanatik gazetesinin
satış fiyatının 1 Eylül Salı gününden itibaren 40.000 TL’den 50.000 TL’ye
artırılmasına karar verildi.” ifadesi yer almaktadır.
2.1.2. Soruşturma Dönemi
Soruşturma döneminde, önaraştırma döneminde ulaşılan bulgular ışığında,
ilgili piyasanın yapısı ve bu piyasada teşebbüslerin uyguladığı stratejiler çeşitli
yönleriyle incelenmiştir. Bu aşamada, önaraştırma döneminde, özellikle Milliyet
gazetesinde bulunan ve gazetelerin piyasa davranışlarını koordine ettiklerini, belirli
sürelerde biraraya gelerek gelecekle ilgili kararlar aldıklarını ve doğrudan ya da
dolaylı olarak fiyatı belirleyen unsurlar üzerinde karar verdiklerini gösteren
bulguların ve alınan kararların hayata geçirilip geçirilmediğinin tespit edilmesi
amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak, öncelikle, Hürriyet Gazetecilik ve
Matbaacılık A.Ş.’den, Simge Yayıncılık ve Dağıtımcılık A.Ş’den, Milliyet Gazetecilik
A.Ş.’den ve Sabah Yayıncılık A.Ş.’den 03.06.1999 ve 14.09.1999’da aşağıdaki
bilgiler istenmiştir:
- Yapılan fiyat artışları ve tarihleri,
- Ayrıntılı reklam tarifeleri,
- Yayınlanan gazetelerin promosyonlu ve promosyonsuz olarak günlük tiraj
rakamları,
- Uygulanan promosyonlarla ilgili ayrıntılı bilgiler,
- Şirketlerin bilonço ve gelir tablolarının onaylı örnekleri,
- Yayınlanan gazetelere ilişkin aylık ayrıntılı gelir rakamları,
- Yayınlanan gazetelere ilişkin aylık ayrıntılı maliyet rakamları.
Elde edilen bilgi ve belgelerle ulaşılan sonuçlar, aşağıda ekonomik ve hukuki
değerlendirme bölümünde ele alınmıştır.
12 REKABET KURUMU
3. SAVUNMALAR
3.1. Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin İlk Yazılı Savunması
a- Usule ilişkin itirazlar
Usule ilişkin olarak yapılan savunma ve beyanlarda Sabah Yayıncılık A.Ş. iki
konu üzerinde durmaktadır:
- Soruşturma başladığında yasal sürelerin aşıldığı,
- Şikayetçi tüzel kişiliğin şikayette meşru menfaati bulunup bulunmadığının tespit
edilip raporda açıkça izah edilmediği.
Sabah Yayıncılık A.Ş. 4054 sayılı Kanun'un Önaraştırmanın Sonuçlanması
başlıklı 41 inci maddesinin "Önaraştırma raporunun Kurula teslimini takip eden 10
gün içinde, Kurul elde edilmiş olan bilgileri değerlendirerek karar vermek üzere
toplanır ve soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar verir." hükmü ve 42 nci
maddesinin ikinci fıkrasındaki "Kurul'un gerek başvuruları açıkça reddetmesi,
gerekse süresi içinde bildirimde bulunmayarak reddetmiş sayılması
durumlarında…….." hükmü dikkate alındığında, önaraştırma raporunun
tamamlanmasından sonraki 10 gün içerisinde soruşturmaya başlanmamasının süresi
içinde bildirimde bulunmama durumunu ortaya çıkaracağını ve bu hükümler
çerçevesinde başvurunun reddedilmiş sayılması gerektiğini iddia etmektedir. Bu
çerçevede, raportörlerce hazırlanan önaraştırma raporunun 15 Ocak 1999 tarihini
taşıdığı, rapor tarihinden 12 gün sonra 27 Ocak 1999 tarihinde Başkanlık Önergesi
ile raporun gündeme alındığı ve ancak 4 Şubat 1999 tarihinde soruşturma
açılmasına karar verildiği belirtilerek, Önaraştırma Raporu tarihinden itibaren
yaklaşık 20 gün sonra karar alınmasının yasanın zorunlu kıldığı sürelerin aşıldığı
anlamına geldiği bu nedenle de, soruşturmanın reddi talep edilmiştir.
Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin savunmasında usule ilişkin olarak ikinci itiraz
konusu şikayetçi tarafın meşru menfaatinin bulunup bulunmadığı meselesidir.
Savunmada Kanun'un 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasındaki "Meşru bir menfaati
bulunan gerçek ve tüzel kişiler şikayette bulunabilir" hüküm uyarınca müşteki
Uluslararası Moda Yayıncılık A.Ş.'nin şikayette meşru bir menfaatte bulunup
bulunmadığının kendilerine gönderilen belgelerde yeterli açıklığa kavuşmadığı
belirtilerek, şikayetçi şirketin iştigal konusunun, basın piyasasında hangi gazeteleri
yayınladıklarının, varlığı iddia edilen uyumlu eylemden ne şekilde etkilendiklerinin
açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edilmiştir. Eğer müşteki firma önaraştırma
raporunda belirlenen pazara ikamesi önemli bulunmayan bir sektörde mevkute
yayınlıyorsa uyumlu eylem dahil herhangi bir davranıştan etkilenmeyeceği, bu
itibarla şikayette meşru bir menfaatinin bulunmayacağı ve soruşturmanın
reddedilmesi gerektiği iddia edilmiştir.
b- Esasa İlişkin Savunma
Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin esasa ilişkin savunmasında,
13 REKABET KURUMU
- Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin Hürriyet ve Millliyet Grubu ile uyumlu eylem içinde
bulunarak rekabeti bozucu anlaşma yaptığı şeklindeki iddiaların hukuki geçerliliği
bulunmadığı, 1997 yılının büyük bölümünde fiyatların farklı seyrettiği ancak
piyasadaki rekabet koşulları nedeniyle sadece belli bir dönemde fiyatların yakın
düzeyde gerçekleştiği, mali tablolardaki maliyet kalemleri incelendiğinde, sözkonusu
satış koşullarının uygulanmasının pazar koşulları ve rekabetin gereği olduğu ve
basın kuruluşlarının ilk madde malzeme temininde benzer koşullarla karşıya karşıya
oldukları bu nedenle gazete maliyetlerinin ve gazete fiyatlarının benzer olmasının
süpriz olmadığı,
- Sabah Yayıncılık A.Ş.' nin uyumlu eylem saiki ve iradesi ile hareket etmediği ve
bu hususta Sabah Yayıncılık A.Ş.'ni sorumluluk altına sokacak bir kanıtın
bulunmadığı,
- Önaraştırma raporunda ifadesi geçen " Teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri pazar
yapısının bir fiyat paralelliğini zorunlu kılmadığı" şeklinde varılan kanaatin somut bir
veriye dayanmadığı,
- Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ile Sabah Yayıncılık A.Ş. arasında
iddialara kanıt olabilecek somut bir belge bulunmadığı; Milliyet Gazetecilik A.Ş.'de
yerinde inceleme sırasında elde edilen bilgilerin ilgili şirketi temsil ettiği ve Sabah
Yayıncılık A.Ş.'ne teşmil edilemeyeceği.
ifade edilmiştir.
3.2. Diğer Teşebbüslerin Savunmaları
Sabah Yayıncılık A.Ş. dışında haklarında soruşturma yürütülen diğer
teşebbüslerin (Doğan Grubu) ilk yazılı savunmaları Kurumumuz'a yasal süresi içinde
iletilmemiştir. 06.04.1999 tarihinde Kurumumuz'a iletilen yazılarda Kanun'un 43 ve
44 üncü maddeleri çerçevesinde savunmalarını yaptıkları, ancak uyumlu eylem
bulguları ile ilgili savunmalarını Kurum bünyesinde haklarında düzenlenmiş her türlü
evrakın ve elde edilmiş her türlü delilin bir nüshasının verilmesi ve soruşturma
raporunun tebliğ edilmesi akabinde yapılacağı belirtilmiştir. Her ne kadar bu
teşebbüslerin savunmaları süresi içinde yapılmamış ise de, kararın daha sonraki
bölümlerinde yapılan açıklama ve değerlendirmeler soruşturma açılan konulara
ilişkin olarak ilgili teşebbüslerin temsilcisi tarafından bahsedilen hususları da
kapsamaktadır.
3.3. Tarafların Ortak Savunmaları
3.3.1. Soruşturma Raporuna Yönelik Savunmalar
Taraflar Soruşturma Raporunun tebliği neticesinde ikinci yazılı savunmalarını
birlikte yapmışlardır. Bu savunmalarında temelde Avrupa Birliği içtihatlarına
dayanarak dosyada ileri sürülen iddiaların geçersiz olduğunu özellikle bahsedildiği
14 REKABET KURUMU
şekilde bir uyumlu eylemin var olmadığını ileri sürmüşlerdir. Söz konusu savunma
yazısında taraflar özetle;
- Şikayetçi tarafın meşru menfaatinin bulunmadığı tekrarlanarak bunun ciddi bir
usul hatası olduğu,
- Hürriyet ve Milliyet gazetelerinin aynı ekonomik bütünlük içinde yer almaları
nedeniyle biraraya gelip ekonomik karar almalarının önünde bir engel olmadığı,
- Şikayetçi tarafın Sabah, Hürriyet ve Milliyet gazeteleri tarafından oluşturulan bir
teşebbüs birliği vasıtasıyla bu kararların alındığı iddiasının ciddiye alınarak
soruşturma açıldığı,
- Avrupa Birliği uygulamalarından örnekler verilerek, karar alınmasında soruşturma
sırasında elde edilen bulgulara değil eylemin sonucuna bakılması gerektiği,
- Diğer teşebbüsler bu durumdan zarar görmüyorlarsa mevcut uyumlu eylemin
rekabeti kısıtlamadığı bu nedenle elde edilen bulguların bu yönde kullanılmaması
gerektiği,
- Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın Ahlström&Ors-Komisyon davasında Komisyonun
iddialarına karşı çıkarken ortaya koyduğu gerekçelerin ilgili davayla benzerlik
gösterdiği; buna göre fiyat duyuruları sistemin uzun dönemli bir pazar olma
nitelendiğinden kaynaklandığı, alıcıların ve satıcıların ticari riskleri kısıtlama
ihtiyacına karşın akılcı bir cevap oluşturduğu, fiyat duyuru tarihlerindeki
benzerliklerin pazarın şeffaflığının doğrudan gereği olduğu, fiyatlarda ve fiyat
eğilimlerindeki paralellik pazarın oligopolistik yapısıyla ve belli dönemlerde oluşan
belli durumlarla açıklanabildiği,
- Bu içtihatların Soruşturma Heyeti'nin elde etmiş olduğu bilgi ve bulgulara bağlı
olarak ileri sürdüğü Doğan ve Bilgin Grupları arasında bilgi değişimi marifetiyle
rekabeti kısıtladıkları savını çürüttüğü
iddia edilerek, gazete fiyat artışlarının zaman zaman aynı tarihlere isabet etmesinin
ve faaliyetlerinden haberdar olmalarının tüketiciler aleyhine bir sonuç doğurmadığı,
pazara giriş olanaklarının ortadan kaldırılmadığı ve ilgili gazetelerin sürekli zarar
ettiklerinin dikkate alınarak Soruşturma Heyeti'nin iddialarından vazgeçmesi talep
edilmiştir.
Bu savunmaya karşı Soruşturma Heyeti Ek Yazılı Görüşü'nü bildirmiştir.
Soruşturma Heyeti, yapılan savunmaların Soruşturma Raporu'nda yer verilen
iddiaları çürütmediğini ve AB içtihatlarından örnek olarak verilen davaların,
Soruşturma Raporu'nda bahsedilen, pazarın yapısı, niteliği, şeffalığı, ürünün
özellikleri, uyumlu eylemin unsurları, bu unsurların gerçekleştiğini kanıtlayan belge
ve bilgiler de gözönüne alındığında, Soruşturma Heyeti tarafından varılan sonuçları
geçersiz kılan içtihatlar olmadığı görüşünü bildirmiştir.
15 REKABET KURUMU
Bu görüşe karşılık taraflar verdikleri cevapta benzer iddialarını
tekrarlamışlardır.
3.3.2. Sözlü Savunma Toplantısında Yapılan Savunmalar
Taraflar sözlü savunmalarında özetle;
- Usul yönünden yukarıda bahsi geçen hususlara yeniden değinmişler,
- Esas yönünden ise;
- bir ürün olarak ‘gazete’nin diğer ürünlerden niteliksel olarak farklılık
arzettiğini,
- gazetelerin rekabetinde fiyatın belirleyici unsur olmadığını,
- gazetelerin üst fiyat rekabetiyle değil, hizmet rekabetiyle yarıştıklarını,
- fiyatın halktan kopamayacağını, yani fiyatların çok yükselmesi sonucu halkın
mağdur olmadığını veya fiyatlar düşürülerek pazara giriş engeli
oluşturulmadığını,
- olayda rekabet sınırlandırılması amacı, sonucu ve etkisi olmadığını,
- soruşturma heyetinin bahsettiği belgelere dayanarak niçin anlaşmadan değil
de uyumlu eylemden inceleme yaptıklarını,
- bahsedilen eylemlerin, uyumlu eylem kapsamında değerlendirilemeye-ceğini,
çünkü uyumlu eylemin ileri sürülebilmesi için fiyat paralelliği ve rekabetin
sınırlandırıldığı piyasalara benzer fiili durumun varlığı olmak üzere iki şartın bir
arada olmasının kanuni zorunluluk olduğunu,
- Kanun’un madde gerekçesine bakıldığında, Kanun’un birinci paragrafında
ihlalin varlığını gösterdiği düşünülen ‘amaç, etki ve tehdit’in varlığı şartının
uyumlu eylemlerle ilgili olarak, anlaşma ve teşebbüs birlikleri kararlarından
farklı olarak etki şartına bağlandığını,
- incelenen üç buçuk yıl içerisinde, defalarca maliyetlere ve karlılığa bakıldığı
halde, fiyatların halktan kopuk ve genel enflasyonist etkilerden bağımsız
olarak artırıldığı yönünde en ufak bir iddiaya yer verilmediğini,
- öte yandan rakiplerin pazara girişlerini engelleyecek türden maliyetin altında
satışlar yapıldığı veya benzeri bir iddia olmadığını, pazarların bölüşülmesi
veya reklam yerlerinin satışında bir sınırlamadan bahsedilmediğini, yani
rekabetin sınırlandırılmasından söz edilmediğini,
ileri sürmektedirler.
4. DELİLLERİN VE SAVUNMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
4.1. Usule ilişkin savunmanın değerlendirilmesi
- Önaraştırma raporunun Raportörler tarafından tesliminden sonra kanuni sürelerin
aşıldığına ilişkin savunmaya yönelik; bu süreler idareyi bağlayan, ancak haklarında
soruşturma açılan tarafların savunma haklarına halel gelmemesi nedeniyle söz
konusu sürelerin aşımının, iddia edilen bir rekabet ihlalinin varlığını ortadan
kaldırmayan, başlamış bir soruşturmayı kapatmayı zorunlu kılmayan sürelerdir.
16 REKABET KURUMU
- Şikayetçinin şikayetçi vasfını haiz olmadığına yönelik:
İhbar veya şikayet Rekabet Kurulu'nu bir rekabet ihlalinden haberdar eden
öğelerdir. Bunlar (eğer ihlale yönelik bulgular varsa) sadece ve sadece bir rekabet
soruşturmasının başlamasını sağlarlar. Bu nedenle Rekabet Kurulu'nu bir ihlalden
haberdar eden kişinin ihbarcı veya şikayetçi vasfına sahip olup olmaması başlamış
bir soruşturmanın seyrini etkilemeyecektir. Ancak, bu soruşturma açısından gazete
yayıncılığı alanında faaliyet göstermeyen Uluslararası Moda Yayıncılık A.Ş. nihai
kararda ihbarcı olarak kabul edilmektedir.
4.2. Esasa İlişkin Savunmaların Değerlendirilmesi
Soruşturmanın konusu uyumlu eylem ile satış fiyatının tespit edilmesidir. Bir
fiilin uyumlu eylem olarak nitelenebilmesi için şu unsurların bulunması gereklidir:
- Taraflar arasında genellikle sözlü ya da yazılı şekilde ifade edilen toplantılar,
tartışmalar, bilgi değişimi veya araştırmaları içeren olumlu temaslar olmalıdır.
- Bu temas; pazar davranışını etkileme ve özellikle bir teşebbüsün gelecekteki
rekabetçi davranışının belirsizliğinin önceden ortan kaldırma amacı taşımalı.
- İlgili teşebbüslerin ticari davranışlarını, tam olarak rekabetçi etkiler tarafından
belirlenmeyecek bir şekilde oluşturma ya da değiştirme etkisi olmalıdır.
Burada önemli olan, teşebbüslerin, rakiplerinin gelecekteki davranışlarını
öğrenmeleri ve pazardaki belirsizliğin ortadan kaldırılmasıdır.
Uyumlu eylem vakalarında önemli bir sorun da teşebbüslerin uyumlu eylem
içerisinde olduklarının tespiti ve ispatıdır. 4054 sayılı Kanun piyasadaki fiyat
değişimlerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebüslerin faaliyet bölgelerinin
rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik
göstermesi halini uyumlu eyleme karine göstermiş ve ekonomik ve rasyonel
gerekçelere dayanarak uyumlu eylemde bulunulmadığının ispatını taraflara
bırakmıştır. Ancak, burada olduğu gibi bir fiyat belirleme olayında, fiyat tespitinin
rekabetin kısıtlandığı piyasalardaki eylemlere benzerliğinin ortaya konulması yeterli
değildir. Bunun yanısıra, teşebbüsler arasında kendi bağımsız davranışlarını
engelleyen rekabetçi şartlar altında olmaması gereken bir ilişkinin ortaya konması
da gereklidir.
Uyumlu Eylem halinin tespitinde üç temel bulgunun ortaya çıkartılması yeterlidir. Bu
bulgular:
i- Rakip teşebbüsler arasında bir ilişkinin varlığı,
ii- Rakip teşebbüsler arasında ortak tavır sonucunu doğuran ve diğer rakip
teşebbüslerin hareketlerini etkileyen davranışların varlığı,
iii- Rakip teşebbüsler arasında bağımsız hareket etme durumunun ortadan
kalktığı durumların varlığı.
17 REKABET KURUMU
Gruplar Arasındaki İlişki
Önaraştırma sırasında elde edilen belgelerden Doğan ve Bilgin gruplarının
zaman zaman biraraya geldikleri ve uygulayacakları davranışlar üzerinde tartıştıkları
görülmektedir. Elde edilen belgelerde günlük siyasi gazete ve spor gazetelerinde
uygulanacak fiyatlar konusunda ortak hareket edildiği, verilen promosyonlara ve
uygulanan reklam tarifelerine ilişkin kararlar alındığı gözlenmektedir. Bulguların
çoğunun Doğan Grubu'na ait Milliyet Gazetecilik A.Ş.'de bulunması ve Sabah
Yayıncılık A.Ş.'de benzer bulguların bulunmaması iki grup arasındaki ilişkinin
varlığını yadsımayacaktır. Çünkü; bu belgelerden bahsedilen eylemleri aşağıda
görüleceği üzere her iki taraf da gerçekleştirmiştir.
Bu bulgular, tutanaklarda ve elde edilen belgelerde yer alan ifadelerle birlikte
değerlendirildiğinde, iki grubun faaliyetlerini uyumlaştırdıkları daha da netlik
kazanacaktır.
- 19.08.1998 tarihli "Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları" başlıklı belgenin 5 inci
maddesinde "…. Ayrıca Sabah Grubunun Eylül başından itibaren 125.000 TL'ye
artıralım fikri tartışıldı." ifadesi geçmektedir. Bu ifadeden, grupların gazete fiyatları
konusundaki fikirlerini birbirlerine ilettikleri ve bu fikirlerin her gazetenin ilgili kurulları
tarafından tartışıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla tarafların savunmalarında ortaya
koydukları dağıtım kanalındaki bayileri aracılığıyla fiyat değişimlerini kolayca takip
edebildikleri bu nedenle fiyatların aynı tarihlerde arttığı iddiasının her zaman için
geçerli olmadığı ortaya çıkmaktadır.
- Aynı şekilde 26.08.1998 tarihli "Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları" başlıklı
belgede "Sabah Grubu ile de mutabık kalınarak Fotomaç ile Fanatik gazetesinin
satış fiyatının 1 Eylül Salı gününden itibaren 40.000 TL'den 50.000 TL'ye
arttırılmasına karar verildi." ifadesi soruşturma kapsamında olan günlük spor
gazeteleri pazarında da grupların fiyatları birlikte belirledikleri görülmektedir.
Taraftar Fotomaç ve Fanatik gazetelerinin fiyatlarının 1 Eylül Salı günü 40.000
TL'den 50.000 TL'ye arttırılması burada geçen ifadelerin gerçekten uygulandığını
göstermektedir. Spor gazetelerinin fiyat hareketlerine bakılacak olursa uzun bir süre
fiyatların paralel seyrettiği görülmektedir. Aynı gün ve aynı miktarda yapılan fiyat
artışları ile uzun süredir paralel bir seyir izleyen fiyatların özellikle Milliyet Gazetesi
İcra kurulu kararlarındaki bu ifadeler de dikkate alındığında pazarın yapısı ve ürünün
özellikleri ile açıklanamayacak bir seyir izlediği izahtan varestedir.
- Bunlara ek olarak, yine Milliyet Gazetesinde elde edilen belgelerden 27 Mayıs
1998 tarihli belgede geçen "Gazete fiyatları konusunda Sn. Y. E. Sabah ile yapılan
görüşme konusunda bilgi verdi." ifadesi gazete fiyatları konusunda Doğan grubu ile
Bilgin grubunun fiyat hareketlerinde bağımsız davranışların yerine geçen
koordinasyona yönelik görüşmelerde bulunulduğunun bir başka kanıtıdır.
- Ayrıca, reklam gelirlerinin gazete yayıncılığındaki önemi dikkate alındığında,
Hürriyet Gazetecilik A.Ş.'de bulunan, ancak gazete yetkilileri tarafından ilgili
raportörlere verilmeyen, Hürriyet ile Sabah arasında "reklam fiyatlarının sabitlenmesi
18 REKABET KURUMU
konusunda" yapılan bir görüşmeyi içerdiği tutanakla sabit olan belge de, gruplar
arasındaki ilişkinin bir başka boyutunu ortaya koymaktadır.
- 25.02.1998 tarihli "Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararlar" başlıklı belgede,
"Sabah Grubu'nun diğer gazetelerinde anlaşmanın aksine günlük promosyona
başladığı anlatıldı" ibaresi grupların günlük promosyon verme konusunda anlaşmaya
vardıklarını göstermektedir. Yapılan anlaşmanın tüm gazeteleri kapsadığı da
görülmektedir. Nitekim, soruşturulan dönemde yapılan promosyonlar incelendiğinde,
uygulamanın yukarıda bahsedilen icra kurulu kararında olduğu gibi gerçekleştiği
belirlenmiştir.
- 12.03.1998 tarihli "Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları" başlıklı belgede (bu
belgenin tarihi bir önceki paragrafta belirtilen belgeden iki hafta sonradır), "Sabah
grubu ile de mutabık kalınarak 25 Mart 1998 tarihinden itibaren 29 kuponun altında
ürün verilmemesine karar verildi." ifadesi yer almaktadır. Bu ifadeden, kısa bir süre
sonra iki grup arasında promosyon konusunda çıkan sorunun çözüldüğü ve günlük
promosyondan vazgeçildiği anlaşılmaktadır. Nitekim promosyona ilişkin verilerden;
Hürriyet gazatesi 29 kupon altındaki en son promosyonunu 25.03.1998 tarihinde
başlatmış, 26.03.1998 tarihinden itibaren dört ay süreyle 29 kuponun altında
promosyon verilmemiştir. Aynı şekilde Sabah gazetesi de, 25.03.1998 tarihinden
önce 29 kuponun altında ürün vermesine rağmen, bu tarihten sonra başlattığı
promosyonlarda 4 ay süreyle 29 kuponun altında uygulama yapmamıştır. Görüleceği
üzere, bu icra kurulu kararı da iki grup tarafından hayata geçirilmiştir.
- 29 Nisan 1998 tarihli "Milliyet Gazetesi İcra Kurulu Kararları" başlıklı belgede,
"Gazete ile günlük dağıtılacak deterjan ve meyve suyu teklifleri gelmesi üzerine,
Sabah ile de görüşülerek yapılmamasına karar verildi." ifadesinden de anlaşılacağı
üzere promosyonların süresinin yanısıra promosyon olarak verilecek ürünlerde de
gruplar arasında işbirliği olduğu görülmektedir. Nitekim, bu tarihten itibaren Doğan
ve Bilgin gruplarına ait gazeteler tarafından deterjan ve meyve suyu promosyonu
yapılmamıştır.
Fiyat hareketleri
1994 yılı sonundan itibaren siyasi gazete pazarında gerçekleşen fiyatlar, fiyat
artış tarihlerine göre aşağıdaki tablodan izlenebilir.
19 REKABET KURUMU
Hürriyet, Milliyet ve Sabah Gazeteleri Fiyat Hareketleri
Tarih Hürriyet Milliyet Sabah Fiyat Hareketi Niteliği
25.06.1995 20.000 15.000 15.000
26.06.1995 20.000 15.000 20.000 Hür. - Sab.aynı gün
01.07.1995 20.000 20.000 20.000
09.08.1995 20.000 20.000 25.000
12.08.1995 20.000 25.000 25.000
15.08.1995 25.000 25.000 25.000
6 gün içinde 25.000
yapılmış
16.11.1995 30.000 30.000 30.000 Her üçü de aynı gün
12.12.1995 35.000 35.000 35.000 Her üçü de aynı gün
13.01.1996 40.000 40.000 40.000 Her üçü de aynı gün
14.04.1996 45.000 45.000 45.000 Her üçü de aynı gün
01.06.1996 50.000 50.000 50.000 Her üçü de aynı gün
15.11.1996 50.000 50.000 60.000
18.12.1996 70.000 50.000 80.000
15.01.1997 70.000 80.000 80.000
07.02.1997 70.000 90.000 90.000 Sab. - Mil. aynı gün
17.02.1997 80.000 90.000 90.000
03.03.1997 80.000 90.000 40.000
28.03.1997 120.000 120.000 40.000
06.04.1997 35.000 30.000 40.000
18.04.1997 40.000 40.000 40.000
19.07.1997 40.000 40.000 50.000
06.08.1997 40.000 50.000 50.000
07.08.1997 50.000 50.000 50.000
08.09.1997 50.000 50.000 60.000
20.09.1997 60.000 60.000 60.000
02.10.1997 60.000 60.000 70.000
25.10.1997 70.000 70.000 70.000
29.11.1997 80.000 80.000 80.000 Her üçü de aynı gün
20.12.1997 100.000 100.000 100.000 Her üçü de aynı gün
15.03.1998 110.000 110.000 100.000
16.03.1998 110.000 110.000 110.000
Bir gün ara ile fiyat
artışı yapılmıştır.
11.05.1998 110.000 110.000 70.000
29.06.1998 110.000 110.000 80.000
29.07.1998 110.000 110.000 90.000
14.08.1998 110.000 110.000 100.000
01.09.1998 120.000 120.000 100.000
09.11.1998 120.000 120.000 120.000
14.12.1998 130.000 130.000 130.000 Her üçü de aynı gün
Bu fiyat hareketleri Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri arasında yüksek bir
korelasyon olduğunu göstermektedir.
Yukarıdaki tablo gözönüne alındığında aşağıdaki sonuçları çıkarmak
mümkündür:
20 REKABET KURUMU
- Her üç gazete de; 16.11.1995, 12.12.1995, 13.01.1996, 14.04.1996, 01.06.1996,
29.11.1997, 20.12.1997, 14.12.1998 tarihlerinde tam sekiz kez aynı tarih ve oranda
fiyat artışı gerçekleştirmişlerdir. Ayrıca, 26.06.1995 tarihinde Hürriyet ve Sabah
gazeteleri, 07.02.1997 tarihinde ise Milliyet ve Sabah gazateleri aynı gün ve
miktarda fiyat artışı gerçekleştirmişlerdir.
- Bazı dönemlerde bu üç gazete birbirine çok yakın tarihlerde aynı miktarlarda fiyat
artışı yapmışlardır.
- Bazı dönemlerde gazeteler arasında fiyatların farklılaştığı görülse de belli bir süre
sonra aynı fiyata ulaştıkları görülmektedir.
- 1994 yılından sonra gazete fiyatları sürekli olarak artmamış bazı dönemlerde
azalmıştır. Örneğin, 03.03.1997 tarihinden itibaren Sabah Gazetesi, fiyatını 90.000
TL'den 40.000 TL'ye düşürmüştür. 6 Nisan 1997 tarihine kadar Hürriyet ve Milliyet
herhangi bir fiyat indirimine gitmemiş, hatta bu dönem içinde fiyatını 120.000 TL'ye
çıkarmıştır. Hürriyet ve Miliyet gazetelerinin 6 Nisan tarihinde 35.000 ve 30.000 TL
yaptıkları 18 Nisan tarihinde de Sabah'ın fiyatı olan 40.000 TL'ye çıktıkları
görülmektedir.
Soruşturmanın ilgili olduğu dönemde gerçekleşen fiyat hareketlerine ait
korelasyon katsayıları incelendiğinde; aynı ekonomik birlik içinde yeralan Hürriyet ve
Milliyet gazetelerinin fiyatları arasındaki korelasyon katsayısının 0,99 olduğu,
Hürriyet ile Sabah gazeteleri fiyatları arasında 0,91 ve Milliyet ile Sabah gazeteleri
fiyatları arasında ise 0,90 olarak gerçekleştiği görülmüştür. Bu rakamlardan da
görüleceği üzere aynı grup içinde yer alan Hürriyet ve Milliyet gazeteleri arasında
fiyat politikaları açısından tam bir uyum bulunmaktadır. Ayrıca sabah gazatesinin
fiyatını 40.000 TL'ye indirdiği 03.03.1997 tarihinden 06.04.1997 tarihine kadar
yaklaşık bir aylık dönemde Hürriyet ve Milliyet gazateleri fiyat indirimine gitmemiş,
hatta fiyatlarını önce 90.000 TL, sonra da 120.000 TL'ye çıkarmışlar ve bu bir aylık
dönem sonunda tekrar Sabah ile fiyatlarını paralel hale getirmişlerdir. Bu dönemde
hafta içi ve hafta sonu fiyatlarında Bilgin grubunun farklılaştırmaya gittiği, fakat
Doğan grubunun bu yöntemi tercih etmediği tespit edilmiştir. Bu sebeple, mevcut
fiyat hareketleri verilerinden, bu bir aylık dönem çıkarılarak korelasyon katsayıları
tekrar hesaplandığında; (Hürriyet - Sabah: 0,94; Milliyet - Sabah: 0,94; Hürriyet -
Milliyet: 0,99) Sabah'ın fiyat hareketleri ile Milliyet ve Hürriyet'in fiyat hareketleri
arasındaki paralellik daha çarpıcı hale gelmektedir.
Aynı şekilde spor gazetelerinin fiyatlarına bakıldığında fiyat hareketlerinin çok
daha paralel bir seyir izlediği görülmektedir:
21 REKABET KURUMU
Taraftar - Fotomaç ve Fanatik Gazeteleri Fiyat Hareketleri
Tarih Taraftar - Fotomaç Fanatik Fiyat Hareketi Niteliği
07.05.1997 20,000 20,000 Her ikisi de aynı gün
18.07.1997 30,000 30,000 Her ikisi de aynı gün
20.12.1997 40,000 40,000 Her ikisi de aynı gün
01.09.1998 50,000 50,000 Her ikisi de aynı gün
14.12.1998 60,000 60,000 Her ikisi de aynı gün
16.04.1999 60,000 75,000
17.04.1999 75,000 75,000
Bir gün arayla
Bu fiyat hareketlerine ilişkin olarak Taraftar - Fotomaç fiyatları ile Fanatik
fiyatları arasında korelasyon katsayısı ise 0,9989 olarak bulunmuştur.
Fiyatlardaki benzer ilişkiyi Doğan ve Bilgin Gruplarına ait diğer gazetelerde
de gözlemlemek mümkündür. Örneğin, Doğan Grubuna ait Radikal gazetesi ile
Bilgin Grubuna ait Yeni Yüzyıl (bu gazete 27.08.1998 tarihinde el değiştirerek Bilgin
Grubu'nun kontrolünden çıkmıştır) gazetesinin fiyatları arasındaki ilişki de aşağıdaki
tabloda gösterildiği gibidir:
Radikal ve Yeni Yüzyıl Fiyat hareketleri
Radikal Y.Yüzyıl
13.10.1996 10.000 10.000
23.11.1996 15.000 15.000
26.12.1996 20.000 20.000
17.02.1997 25.000 25.000
21.03.1997 30.000 30.000
18.07.1997 35.000 35.000
30.08.1997 35.000 50.000
17.09.1997 40.000 50.000
27.09.1997 40.000 60.000
04.10.1997 60.000 60.000
20.12.1997 80.000 80.000
01.02.1998 80.000 100.000
06.02.1998 100.000 100.000
15.03.1998 110.000 100.000
16.03.1998 110.000 110.000
22 REKABET KURUMU
İ- GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Bu değerlendirmeler çerçevesinde;
Paralel fiyatlandırmanın zorunlu olmadığı, siyasi gazetelerde ve spor
gazetelerinde çok kısa dönemler haricinde, fiyatların birbirine çok yakın hatta fiyat
artış oran ve tarihlerinin aynı olduğu tespit edilmiştir. Fiyatların birbirleri ile bir ilişki
içerisinde oldukları bu durum, hesaplanan korelasyon katsayıları ile de gösterilmiştir.
Haklarında soruşturma yürütülen tarafların genellikle maliyet rakamlarının
birbirlerinden farklı olduğu görülmektedir. Bu nedenle, gazete fiyatlarının aynı
seviyede tutulmasının maliyetlerin aynı olduğu gerekçesine dayandırılması mümkün
görülmemektedir.
Aynı şekilde, tirajları, dolayısıyla gazete satış gelirleri birbirine yakın olan
ancak reklam gelirleri birbirinden farklı olan Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazetelerinin
fiyatlarını aynı seviyede tutmalarını, fiyatları aynı günde ve aynı oranda artırmalarını
benzer maliyetlere dayandırmalarının ekonomik ve rasyonel bir gerekçe olarak kabul
edilmesi mümkün değildir.
Dağıtım kanalı ve bayiler aracılığı ile rakibin fiyat stratejilerinin öğrenildiği, bu
nedenle de fiyat artışlarının aynı tarihe denk geldiği savunması ise, yapılan fiyat
artışlarının, raportörler tarafından yapılan yerinde inceleme esnasında elde edilen ve
fiyat değişikliği yapılacağına ilişkin bilgiler içeren toplantı notlarındaki tarihlerden
sonra gerçekleşmesini açıklamaktan uzaktır.
Özellikle 1997 yılında, taraflarca fiilen uygulanan fiyatların, enflasyon ve
hammadde fiyatlarının yükselmesi sonucu ortaya çıkan maliyet artışlarıyla da
açıklanması mümkün değildir. Çünkü, daha önce belirtildiği gibi, bu dönemde fiyatlar
oldukça yüksek oranlarda aşağı çekilmiş ve bu durum yaklaşık on ay kadar devam
etmiştir. Bu dönemde ortaya çıkan fiyat düşüşleri ve yıl sonuna doğru tekrar indirim
öncesindeki fiyat seviyesine yükselme de tarafların benzer maliyet yapılarına sahip
olmaları ile izah edilemeyecektir.
Taraflara ve tarafların eylemlerine ilişkin verilen bilgiler, gruplar arasındaki
ilişkiye yönelik bahsedilen hususlar da dikkate alınarak değerlendirildiğinde,
soruşturmaya muhatap tarafların günlük siyasi gazeteler ve spor gazetelerinde bir
ilişki içerisinde oldukları, bunun sonucunda promosyon ve özellikle gazete fiyatı
konusunda kendi bağımsız davranışlarının yerine geçen, rakip teşebbüslerden
bağımsız olarak hareket etmelerini engelleyen ve gelecekteki pazar davranışlarına
ilişkin belirsizlikleri ortadan kaldıran bir uyumlu eylem halinde davrandıkları
anlaşılmaktadır. Bu ekonomik sonuçların hukuki değerlendirmesinin yapılabilmesi
için öncelikle eylemin hukuki niteliğini ortaya koymak gerekmektedir.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un "Belirli bir mal veya
hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan
23 REKABET KURUMU
teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar
ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır." şeklindeki 4 üncü maddesi genel olarak
yasaklanan faaliyetleri sayarken, üçüncü fıkrasında "Bir anlaşmanın varlığının
ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep
dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği,
bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin
uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder." diyerek uyumlu eylem karinesi
açıklanmıştır.
Soruşturmaya konu günlük siyasi ve spor gazeteleri pazarları oligopolistik bir
özellik taşımaktadır. Her iki Grubun da ilk madde malzeme teminini yurtdışından
sağlamaları nedeniyle benzer maliyet yükü ile karşı karşıya kalacağını düşünmek
yanlış olmamakla birlikte eksik bir değerlendirme olacaktır. Bu noktada, gazete
sektörü ile ilgili tespitler de dikkate alındığında, özellikle reklam gelirlerindeki
farklılığın maliyet yapılarına ve dolayısıyla fiyata etki edeceği gözden
kaçırılmamalıdır. Bu nedenle maliyetlerin belli kalemlerinin benzer olması, iki grubun
belli dönemlerde aynı fiyat düzeyinde satılmasını (hatta bazı tarihlerde aynı gün ve
oranda artış yapılmasını) haklı çıkaracak nitelikte değildir.
Belli dönemlerde, her iki grubun, bazı oligopolist piyasalarda sıkça yaşanan,
fiyat ve fiyat dışı rekabete girdikleri anlaşılmakta, ancak bu durum kısa sürmekte ve
fiyatlarda benzer, hatta aynı düzeye geri dönülmektedir. Fiyat hareketlerinden de
görüleceği gibi siyasi gazete pazarında belli dönemlerde (çok kısa süreler için) farklı
fiyatlar uygulanırken, spor gazeteleri pazarında 1997 yılından itibaren sürekli bir
paralellik mevcuttur.
Ayrıca, aynı günlerde yapılan fiyat artışlarının piyasada varolan fiyat
şeffalığına bağlanması da tatmin edici bulunmamaktadır. Taraflarca, rakip
teşebbüsün zam sirkülerini dağıtım şirketlerine en az iki gün önceden duyurduğu ve
alt bayilerin de iki grubun ortağı olmaları nedeniyle, iki saat gibi kısa bir sürede
rakiplerin fiyat artışlarının öğrenildiği ve bu doğrultuda fiyat artışı yapıldığı ifade
edilmektedir. Ancak, böyle bir savunma yerinde incelemeler sırasında elde edilen ve
tarafların biraraya gelerek fiyat konusunda çeşitli kararlar aldıklarını gösteren
belgelerin varlığını açıklayamamaktadır.
Ulaşılan ekonomik sonuçlar bir yana, gruplar arasında özellikle gazete
fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili toplantılar yapıldığı, bu konuda kararlar alındığı hatta
uygulamaya geçirildiği dikkate alındığında, gruplar arasında günlük siyasi ve spor
gazeteleri pazarında işbirliği olduğu açıktır. Bu işbirliği ve yapılan toplantılar, firmalar
arasında rekabetin temelini oluşturan "bağımsız olarak karar alma" gerekliliğini
ortadan kaldırmaktadır. Her firmanın içinde bulunduğu pazarın gereklerine göre
davranışlarını belirleme özgürlüğü ticari hayatın bir gereğidir. Ancak, tarafların
biraraya gelerek piyasa sistemi tarafından belirlenmesi gereken fiyat gibi unsurlar
konusunda karar vermeleri piyasa sisteminin işleyişini engellemektedir. Dolayısıyla,
rakip firmanın gelecekte nasıl davranacağının bilinememesi nedeniyle var olan
belirsizliğin ortadan kaldırılması, piyasadaki aktörlerin, talep yönlü etkileri
24 REKABET KURUMU
kararlarında dikkate almayacakları anlamına gelmektedir. Bu durum da rekabetin
engellendiği piyasaların tipik bir örneğini oluşturur.
J- SONUÇ
Yukarıda yapılan değerlendirmeler sonucunda;
1- Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., Milliyet Gazetecilik A.Ş., Sabah
Yayıncılık A.Ş. ve Simge Yayıncılk ve Dağıtım A.Ş.'nin günlük yayın yapan siyasi
gazeteler ve spor gazeteleri pazarlarında, Hürriyet, Milliyet, Sabah ve Taraftar-
Fotomaç, Fanatik gazetelerinin satış fiyatlarını kendi bağımsız davranışları yerine
geçen uyumlu eylemler ile belirlediklerine,
2- Tarafların bu eylemlerinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4
üncü maddesinin; "Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan
maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi"
şeklindeki (a) bendine uygunluk gösterdiğine,
3- Bu nedenle; teşebbüslerin 1997 yılı ciroları esas alınmak üzere, 4054 sayılı
Kanun'un 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince, takdiren bu cirolarının %0.5
oranında,
Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'nin 246,142,680,000 TL
Milliyet Gazetecilik A.Ş.'nin 177,811,405,000 TL
Sabah Yayıncılık A.Ş.'nin 183,397,025,555 TL
Simge Yayıncılk ve Dağıtım A.Ş.'nin 35,778,845,000 TL
idari para cezası ile cezalandırılmalarına,
4- Yukarıda rekabet ihlali olarak sayılan; fiyatların belirlenmesindeki uyumlu
eylemlere derhal son verilmesi ve satış fiyatlarını bir anlaşma veya uyumlu eylem
olmaksızın rakip teşebbüslerin kendi bağımsız kararlarıyla belirlemeleri gerektiğinin,
Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilgili teşebbüslere bildirilmesine,
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy