1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya No : D2/2/B.E.-99/1
Karar No : 00-26/292-162
Karar Tarihi : 17.07.2000
A-) TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU.
Üyeler : Dr. Kemal EROL (II.Başkan), Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU,
İsmet CANTÜRK, Necdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER.
B-) SORUŞTURMA HEYETİ
Soruşturma Heyeti Başkanı : Rekabet Kurulu Üyesi Sadık KUTLU
Raportörler : Barış EKDİ, Hakan Suat ÖLMEZ, Hakan BİLİR
C-) BAŞVURAN:
Multimedya Basım ve Yayıncılık Ticaret A.Ş.
Rumeli C. Melek Apt. No:2/2 Nişantaşı - İSTANBUL
Temsilci: Hüseyin D. YARSUVAT ve Mehtap ÇİFTÇİOĞLU
Polat Plaza Harman C. No:4 B Blok Kat:6 80640 Levent - İSTANBUL
D-) HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
Birleşik Basın Dağıtım A.Ş.
Cemal Ulusoy Cd. Asena Sok. No:12 Yenibosna- İSTANBUL
BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım A.Ş.
Evren M. Gülbahar Cd. No:96 B1 Blok Asma Kat Güneşli -İSTANBUL
YAYSAT Yayın Satış, Pazarlama ve Dağıtım A.Ş.
Hürriyet Medya Towers Güneşli- İSTANBUL
Tarafların Temsilcisi:
Prof. Dr. Arif ESİN
Akaretler Sıraevleri Spor Cd. No:67 80680 Beşiktaş- İSTANBUL
2 REKABET KURUMU
E-) DOSYA KONUSU
Birleşik Basın Dağıtım A.Ş1, BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım A.Ş2. ve YAYSAT
Yayın Satış, Pazarlama ve Dağıtım A.Ş.’nin 3, Kanun’un 4’üncü ve 6’ncı maddelerini
ihlali ve BİRYAY Ana Sözleşmesi’ne ilişkin 04.05.1998 tarihli menfi tespit
başvurusunun değerlendirilmesi.
F-) İDDİALARIN ÖZETİ
Multimedya Basım ve Yayıncılık Ticaret A.Ş.’nin 04.05.1998, 26.06.1998 ve
29.07.1998 tarihlerinde Kurumumuz kayıtlarına intikal eden şikayet dilekçelerinde
aşağıdaki iddialara yer verilmiştir:
- Türkiye gazete ve mecmua dağıtımının neredeyse tamamına hakim olan
YAYSAT ve BBD, ortaklaşa kurdukları BİRYAY’ı Kanun’un Geçici 2’nci maddesi
gereğince, süresi içinde Rekabet Kurulu’na bildirme yükümlülüklerini yerine
getirmemişlerdir.
- YAYSAT ile BBD kendi grupları dışından gelen talepleri BİRYAY kanalıyla
uyumlu bir şekilde paylaşmaktadırlar. BİRYAY, grup dışındaki müşterilere daha
yüksek komisyon koşulunu kabul ettirmekte veya dağıtımı sürdürürken
komisyonu artırmakta ya da kendi dergileri ile rekabetini sınırlamak amacıyla,
üçüncü kişilere ait yayınları teslim aldığı halde, kısmen veya tamamen dağıtıma
çıkarmamakta ya da dağıtımını yapsa bile, satış noktalarında sergilemeyerek bu
yayınların satışını düşürmekte ve bu yapısı ile 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü
maddesinin (a),(b),(c),(d),(e) ve (f) bentlerini ihlâl etmektedir.
- YAYSAT ile BBD BİRYAY’ı kurarak piyasaya hakim duruma gelmişlerdir. Bu
teşebbüslerin, rakip yayınların dağıtım komisyonlarını istedikleri gibi artırmaları,
rakip yayınları dağıtmamaları ya da rakip yayınların satış noktalarında
sergilenmesini veya satılmasını engellemeleri, müteşebbisleri gazete ve dergi
çıkarmak için yatırım yapmaktan caydırmaktadır. YAYSAT ile BBD’yi kuran
gruplar, ticari faaliyet alanlarına başka teşebbüslerin girmesini engellemekte
veya diğer teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırmaktadır. BİRYAY bu yapısı ve
geçmişte görülen eylemleri ile 4054 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesini ihlâl
etmektedir.
- BİRYAY Marie Claire, Marie Claire Maison, Adres ve Süper Basket dergilerinin
piyasaya çıkışını geciktirmek suretiyle, Multimedya Basım ve Yayıncılık Ticaret
A.Ş.’nin yayıncılık piyasasındaki faaliyetini zorlaştırarak Kanun’un 6’ncı
maddesini ihlâl etmektedir. Söz konusu dergilerin dağıtımının sağlanabilmesi
için Kanun’un 9’uncu maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı alınması talep
edilmektedir.
1 Kararın bundan sonraki bölümlerinde kısaca “BBD” olarak anılacaktır.
2 Kararın bundan sonraki bölümlerinde kısaca “BİRYAY” olarak anılacaktır
3 Kararın bundan sonraki bölümlerinde kısaca “YAYSAT” olarak anılacaktır.
3 REKABET KURUMU
G-) DOSYA EVRELERİ
Multimedya Basım ve Yayıncılık Ticaret A.Ş.’nin şikayet dilekçeleri, Rekabet
Kurulu'nun 10.09.1998 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 82/648-128 sayılı karar ile
4054 sayılı Kanun'un 40/1’inci maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir.
Multimedya Basım Yayıncılık ve Tic. A.Ş. 22.12.1998 tarihinde, şikayetinden
vazgeçmiştir.
Önaraştırma sonucunda Kurum raportörlerince düzenlenen 15.01.1999 tarih
ve D2/2/B.E.-99/1 sayılı Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulu'nun 14.02.1999 tarihli
toplantısında görüşülmüş ve 99-5/37-12 sayılı karar ile 4054 sayılı Kanun'un 41’inci
ve 43/1’inci maddeleri uyarınca;
- Birleşik Basın Dağıtım Anonim Şirketi,
- BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım Anonim Şirketi,
- YAYSAT Yayın Satış, Pazarlama ve Dağıtım Anonim Şirketi
hakkında şu kararlar alınmıştır:
(a) anılan şirketlerin faaliyetlerinin Kanun’un 4’üncü ve 6’ncı maddelerinde
belirtilen hallere uygunluk göstermesi nedeniyle söz konusu şirketler hakkında
soruşturma açılması.
(b) anılan şirketlerin bayileri ile yaptıkları ve Kurumumuza bildirmedikleri dikey
anlaşma niteliğindeki sözleşmelerin açılan soruşturma kapsamında ele
alınması.
(c) bahsi geçen dikey anlaşmaların bildirilmemesi ile ilgili müeyyidenin nihai karar
aşamasında değerlendirilmesi.
(d) şikayetçinin önaraştırma safhasında şikayetini geri almış olduğu dikkate
alınarak, BİRYAY için Kanun’un 9’uncu maddesinin son fıkrası uyarınca ihtiyati
tedbir kararı alınmasına gerek bulunmadığı.
(e) tarafların BİRYAY’ın kuruluş sözleşmesine ilişkin menfi tespit başvurusu
yaparak, Kanun’un Geçici 2’nci maddesinden doğan yükümlülüklerini yerine
getirmiş olmalarından dolayı bu konuda herhangi bir işlem yapılmasına gerek
bulunmadığı.
Bu karar üzerine, 19.02.1999 tarihinde, Kanun'un 43/2’nci maddesi uyarınca
taraflara soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri istenmiştir. Taraflar, 23.02.1999 tarihinde söz konusu
karara ilişkin tebligatı almışlardır.
YAYSAT Yayın Satış Pazarlama ve Dağıtım Anonim Şirketi ve BİRYAY
Birleşik Yayın Dağıtım Anonim Şirketi’nin temsilcisi, 17.03.1999 tarihli yazısı ile
soruşturmaya ilişkin ilk yazılı savunmanın, soruşturma konusunun derinliği nedeniyle
Kanun’un 43’üncü maddesine göre 30 gün içinde hazırlanmasının mümkün
olmadığını belirterek Kanun’un 45’inci maddesine göre ek süre talep etmiştir
Kanun’un 45’inci maddesinde yer alan sürelerin, soruşturma safhası
sonucunda hazırlanan raporun ilgili taraflara tebliğinden sonra istenebileceği ve bu
aşamada ek süre verilmesinin mümkün olmadığı, ilk yazılı savunmanın Kanun’un
4 REKABET KURUMU
43’üncü maddesinde belirtilen 30 günlük süre içerisinde gönderilmesi gerektiği
ilgililere hatırlatılarak 23.03.1999 tarihli Kurum yazısı ile ek süre talebi reddedilmiştir.
Haklarında soruşturma açılan teşebbüslerin temsilcisi tarafından ilk yazılı
savunmaları, 07.04.1999 tarih ve 1072 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir
Rekabet Kurulu’nun 02.07.1998 tarih ve 72 sayılı toplantısında almış olduğu
karara istinaden, BİRYAY’ın menfi tespit/ muafiyet talebi soruşturma dosyası ile
birleştirilmiştir.
Kurul'un 13.07.1999 tarih 99-35 sayılı kararı ile 4054 sayılı Kanun'un 43/1’ nci
maddesi uyarınca soruşturmanın süresi 6 ay uzatılmıştır.
Soruşturma Heyetince tamamlanan Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1’inci
maddesi uyarınca Başkanlıkça tüm Kurul üyeleri ile ilgili taraflara 04.02.2000
tarihinde tebliğ olunmuş, taraflar Soruşturma Raporu’nu 10.02.2000 tarihinde
tebellüğ etmişlerdir. Yine aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan 30 gün
içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
Soruşturma Raporu’nun tebliğini takiben, hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüsler, 15.02.2000 tarih ve 497 sayılı yazı ile, Kanun'un 45’inci maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca savunma sürelerinin 30 gün uzatılmasını talep etmişlerdir.
24.02.2000 tarih ve 80-37 sayılı Kurul kararı ile taraflara 20 gün ek süre
tanınmıştır. Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin ikinci savunma yazıları
faks yoluyla 31.03.2000 tarihinde, asılları ise 03.04.2000 tarih ve 1131 sayılı yazı ile
Kurumumuz kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturma Heyetinin hazırladığı, 18.04.2000 tarih ve 195 sayılı ek yazılı
görüş, Kanun'un 45/2’nci maddesi uyarınca, 18.04.2000 tarihinde tüm Kurul üyeleri
ile ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. Taraflar 20.04.2000 tarihinde ek yazılı görüşü
tebellüğ etmişlerdir.
Ek yazılı görüşün tebliğini takiben, hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüsler 21.04.2000 tarih ve 1386 sayılı başvuru ile, ek yazılı görüşe karşı
yapacakları savunma sürelerinin Kanun'un 45/2’nci maddesi uyarınca 30 gün
uzatılmasını talep etmişlerdir. İlgili teşebbüslerin talepleri Kurul’un 25.04.2000 tarih
ve 00-15 sayılı toplantısında görüşülerek uygun görülmemiş ve reddedilmiştir.
İlgili teşebbüslerin ek yazılı görüşe karşı yazılı savunmaları 22.05.2000 tarih
ve 6117 sayıyla Rekabet Kurumu kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin talepleri üzerine; Rekabet Kurulu'nun
30.05.2000 tarih ve 00-20/208-103 sayılı toplantısında, yürütülen soruşturma ile ilgili
olarak 12.07.2000 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar verilmiş ve
sözlü savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun'un 46’ncı maddesinin 2’nci fıkrası
uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
12.07.2000 tarihinde yapılan “Sözlü Savunma Toplantısı”nda, taraflar son
savunmalarını yapmışlardır.
Rekabet Kurulu, 17.07.2000 tarihinde nihai kararını vermiş ve karar
19.07.2000 tarihinde tefhim edilmiştir.
H-) RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
1. BBD Birleşik Basın Dağıtım Anonim Şirketi ve YAYSAT Yayın Satış, Pazarlama
ve Dağıtım Anonim Şirketi, birlikte kurmuş oldukları BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım
Anonim Şirketi vasıtasıyla koordinasyon sağlayarak;
5 REKABET KURUMU
- gazete ve dergi dağıtımı piyasasını bölüşmek,
- müşteri yayınlarını paylaşmak,
- müşteri yayınevlerine ait gazete ve dergilerin dağıtımına ilişkin komisyon
oranlarını ve dağıtılan yayınlardan alınacak sabit ücretleri birlikte tespit etmek
suretiyle,
Kanun’un 4’üncü maddesini açık bir biçimde ihlâl etmişlerdir. Bu nedenle,
BBD ve YAYSAT’ın Kanun’un 16’ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince
cezalandırılmaları gerekmektedir.
2. Yayınevleri ile yapmış olduğu dağıtım sözleşmelerini, 1997/6 ve 1997/2 sayılı
Tebliğlerde öngörülen sürede Kurul’a bildirmeyen BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım
Anonim Şirketi’nin, Kanun’un 16/c bendi ve bildirilmeyen anlaşmaların rekabete
aykırı hükümler içermesi nedeniyle, Kanun’un 16’ncı maddesinin ikinci fıkrası
gereğince cezalandırılması gerekmektedir.
3. Tali bayilerle yapmış olduğu sözleşmeleri, 1997/6 ve 1997/2 sayılı Tebliğlerde
öngörülen sürede Kurul’a bildirmeyen BBD Birleşik Basın Dağıtım Anonim Şirketi ile
YAYSAT Yayın Satış, Pazarlama ve Dağıtım Anonim Şirketi’nin Kanun’un 16/c bendi
ve bildirilmeyen anlaşmaların rekabete aykırı hükümler içermesi nedeniyle Kanun’un
16’ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları gerekmektedir.
4. Birleşik Basın Dağıtım Anonim Şirketi, YAYSAT Yayın Satış, Pazarlama ve
Dağıtım Anonim Şirketi ve BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım Anonim Şirketi,
- rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırmak,
- gazete ve dergi dağıtımı piyasasındaki finansal, teknolojik ve ticari
avantajlarından yararlanarak, gazete ve dergi yayıncılığı piyasasındaki rekabet
koşullarını bozmayı amaçlayan faaliyetlerde bulunmak suretiyle
Kanun’un 6’ncı maddesini ihlâl etmişlerdir. Bu nedenle, BBD, BİRYAY ve
YAYSAT’ın Kanun’un 16’ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları
gerekmektedir.
5. BİRYAY Birleşik Basın Yayın Dağıtım A.Ş.’nin, Kurucu (Ana) Sözleşmesi’ne 4054
sayılı Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca menfi tespit, 5’inci maddesi uyarınca da
muafiyet verilmesi mümkün değildir. Bu nedenle tarafların menfi tespit/muafiyet
taleplerinin reddedilmesi gerekmektedir.
6. BİRYAY Sözleşmesi’nin rekabeti sınırlayan 3’üncü, 38’inci ve 39’uncu
maddelerinin Sözleşmeden çıkarılması gerekmektedir.
7. Gazete ve dergi satışı faaliyetini de içerecek şekilde, belediyelerce ihdas edilen
ve belediyelerce veya belediyelerin yetki verdiği kişilerce, üçüncü şahıslara
kiralanan satış büfelerinin, ilgili pazara giriş açısından önemi dikkate alındığında;
Söz konusu yerlerde, kiracının, “hangi dağıtım şirketinden gelirse gelsin,
mevzuata ve yasalara uygun her türlü mevkuteyi, makul bir ücret veya komisyon
oranı karşılığında satmasını temin edecek” düzenlemelerin yapılması için ilgili Kurul
kararının yetkili mercilere bildirilmesi uygun olacaktır.
6 REKABET KURUMU
8. 1997/3 ve 1997/4 sayılı Grup Muafiyeti Tebliğleri’nin 6’ncı maddesi uyarınca,
“…diğer sağlayıcıların dağıtımın farklı aşamalarına girişlerinin önemli ölçüde
zorlaştırılması” durumunda Kurul, Tebliğ’in sağladığı muafiyeti geri alabilir.
Bu nedenle, ilgili pazarın yapısı gereği, ilgili pazarda faaliyet gösteren
herhangi bir dağıtım şirketinin son satış noktaları ile yapacağı anlaşmaların, “rakip
malları satmama veya dağıtmama” gibi münhasırlık sağlayan bir hüküm içermesi
durumunda, 1997/3 ve 1997/4 sayılı Tebliğler ile sağlanan muafiyetten
yararlanamayacaklarının Kurul kararı ile ilânı ilgili pazarda rekabetin tesisi için
zorunlu görülmektedir.
İ-) İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
İ.1. İLGİLİ PAZAR
a) İlgili Ürün Pazarı:
Şikayetin konusu ve şikayete konu olan BBD, BİRYAY ve YAYSAT’ın başlıca
faaliyet alanlarının “gazete ve dergi dağıtımı” olduğu gözönüne alınarak, ilgili ürün
pazarı “gazete ve dergi dağıtımı pazarı” olarak kabul edilmiştir.
Yayınevleri yayınlarını dağıtım şirketlerinin merkezine ve/veya bölge
müdürlüklerine teslim ederler. Genellikle birkaç ili kapsayan bir alandan sorumlu
olan bölge müdürlükleri ise, yayınların başbayilere ulaştırılmasını sağlarlar.
Başbayiler tarafından son satış noktalarına ulaştırılan yayınlar, burada teşhir
edilerek okuyucuya sunulur. Dolayısıyla, gazete ve dergi dağıtımı pazarı, dağıtım
şirketleri ile ana bayilik ve tali bayilik teşkilatından oluşan bir bütündür ve yayınevi
tarafından dağıtım şirketine teslim edilen mevkutenin son satış noktalarında
okuyucuya ulaştırılmasına kadar olan hizmeti kapsar.
b) İlgili Coğrafi Pazar:
BBD, BİRYAY ve YAYSAT’ın gazete ve dergi dağıtımını yurt çapında
gerçekleştirdikleri dikkate alınarak coğrafi pazar “Türkiye” olarak kabul edilmiştir.
İ.2. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN TEŞEBBÜSLER
a) Birleşik Basın Dağıtım A.Ş (BBD)
Kuruluşu Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 21.10.1991 tarih ve 2885 sayılı
nüshasında ilan edilen Birleşik Basın Dağıtım A.Ş.’nin merkezi İstanbul’dadır.
Soruşturmanın yapıldığı dönem itibariyle, BBD hisselerinin %40’ı Medya Holding
A.Ş.’ye, %27,6’sı Sabah Yayıncılık A.Ş.’ye, %20’si Sabah Elektronik Yayıncılık ve
İletişim A.Ş.’ye, %10’u Gençlik Yayıncılık A.Ş.’ye, %2’si Feza Gazetecilik A.Ş.’ye ve
geri kalanı da muhtelif gerçek ve tüzel kişilere aittir.
BBD, 4 bölge müdürlüğü, yaklaşık 680 ana bayilik, yaklaşık 18.000 tali bayilik
ve 457 sözleşmeli araçtan oluşan bir dağıtım teşkilatına, bunun yanısıra 450’den
fazla çalışana sahiptir. Gazete ve dergi dağıtımı piyasasının ikinci büyük şirketi olan
7 REKABET KURUMU
BBD’nin 1996, 1997 ve 1998 yıllarında gazete dağıtımındaki pazar payı sırasıyla
%45, %40 ve %35; dergi dağıtımında ise, %30, %33 ve %33’tür.
b) BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım A.Ş. (BİRYAY)
Kuruluşu Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 28.05.1996 tarih ve 4046 sayılı
nüshasında ilan edilen BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım A.Ş.’nin merkezi
İstanbul’dadır. Soruşturmanın yapıldığı dönem itibariyle, BİRYAY hisselerinin %49’u
BBD’ye, %49’u YAYSAT’a aittir. Şirketin %2’lik hissesi ise, Aydın Doğan, Dinç Bilgin
ve anılan şahısların sahip oldukları teşebbüsler arasında eşit olarak paylaştırılmıştır.
BİRYAY’ın, bölge müdürlükleri ve bayilik teşkilatı mevcut değildir. Dağıtım
yapabilecek araç ve teşkilata sahip olmadığından, diğer iki dağıtım şirketi gibi fiziki
olarak dağıtım yapamayan şirket, müşteri yayınevlerinin yayınlarını YAYSAT ve BBD
aracılığı ile dağıttırmaktadır.
c) YAYSAT Yayın Satış Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. (YAYSAT)
Kuruluşu Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 21.09.1992 tarih ve 3118 sayılı
nüshasında ilan edilen YAYSAT Yayın Satış Pazarlama ve Dağıtım A.Ş.’nin
hisselerinin, soruşturmanın yürütüldüğü dönem itibariyle %55’i Doğan Grubu
şirketlerine, %45’i ise İhlas Grubu şirketlerine aittir.
Merkezi İstanbul’ da olan YAYSAT’ın, 6 bölge müdürlüğü, 685 başbayisi,
20.034 son satıcısı (tali bayisi), 418 anlaşmalı nakliye aracı, 640 personeli
mevcuttur. Gazete ve dergi dağıtımı piyasasında lider konumunda olan YAYSAT’ın
1996, 1997 ve 1998 yıllarında gazete dağıtımındaki pazar payı sırasıyla %55, %60
ve %65; dergi dağıtımında ise, %70, %67 ve %67’dir.
İ.3. ELDE EDİLEN BULGULAR
İ.3.1. KANUN’UN 4’ÜNCÜ MADDESİ KAPSAMINDAKİ İHLALLER
İ.3.1.1. İlgili Pazarın ve Müşterilerin Paylaşılması
Kanun’un 4’üncü maddesinin (b) bendinde, “Mal veya hizmet piyasalarının
bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ve
kontrolü”, söz konusu maddeye aykırılık teşkil eden davranışlara örnek olarak
gösterilmiştir.
1. 14 Mayıs 1996 tarihinde imzalanan, BİRYAY’ın Ana Sözleşmesi niteliğindeki
ortak girişim anlaşmasının Rekabet Yasağı başlıklı 38’inci maddesinde, “Birleşik
Basın Dağıtım A.Ş. ve Yaysat Satış Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. dışındaki kuruculara,
bunların hissedarlarına veya çoğunluk hissesine sahip oldukları şirketlere veya bu
şirketlerin en büyük hissedarı olan gerçek kişilere ait mevkuteler ile Anonim Şirket’in
[BİRYAY’ın] kuruluşundan sonra bu kişiler tarafından yayımlanacak mevkuteler
haricindeki her türlü mevkute münhasıran Anonim Şirket tarafından dağıtılacaktır.
Birleşik Basın Dağıtım A.Ş. ve Yaysat Satış Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. ile Anonim
Şirketin, Birleşik Basın Dağıtım A.Ş. ve Yaysat Satış Pazarlama ve Dağıtım A.Ş.
dışındaki kurucuları, hissedarları veya bunların hissedarları tarafından mevkute
8 REKABET KURUMU
dağıtımı ile iştigal edecek yeni bir şirket kurulması veya bu kişilerin mevkute dağıtımı
ile iştigal eden bir başka Şirket’e iştirak etmesi halinde o hissedarın Anonim Şirket’ten
sahibi bulunduğu hisselerin tamamı, bedelsiz olarak diğer hissedarlara, Anonim
Şirket’ten sahibi bulundukları hisseleri oranında ve herhangi bir muvafakate, başkaca
merasime veya hükme gerek olmaksızın intikal eder.” denilmektedir.
2. BİRYAY evrakı arasında, “BBD’DEN BİRYAY’A DEVREDİLEN YAYINEVLERİ”
başlıklı ve 01.06.1996 tarihli beş adet liste bulunmuştur. Bu listelerde, “NO,
MÜŞTERİ YAYINEVLERİ, YAYINLAR, KOMİSYON ORANI, SAYI BAŞINA DAĞITIM
ÜCRETİ” alt başlıklı sütunlar yer almakta ve listelerde 58 ila 62 arasında yayınevinin
ve bu yayınevlerine ait yayınların ismi bulunmaktadır.
3. Soruşturma safhasında taraflardan elde edilen bilgiler incelendiğinde, BİRYAY’ın
kurulduğu tarihte (Mayıs 1996) BBD ve YAYSAT ile cari dağıtım sözleşmeleri
bulunan “müşteri yayınevlerinin” sözleşmelerininin 31 Mayıs – 1 Haziran tarihlerinde
feshedildiği ve bu yayınevlerinin 1 Haziran 1996 tarihi itibariyle BİRYAY ile sözleşme
imzaladıkları görülmektedir.
BBD’den alınan verilere göre, BBD’nin 1996 yılı içerisinde toplam 89 adet
yayınevi ile dağıtım sözleşmesi yürürlüktedir. Bu sözleşmelerden 13’ü BİRYAY’ın
kuruluşundan önce sona ermiştir. BİRYAY kurulduğu sıralarda yürürlükte olan 76
sözleşmeden 64’ü 31.05.1996 tarihinde, TÜBİTAK ile yapılmış olanı ise
30.06.1996 tarihinde feshedilmiştir. Anılan tarihte devam eden 11 adet
sözleşmenin tarafları ise, BBD’nin ortağı olan yayınevleridir. BİRYAY’ın
kurulması ile birlikte BBD ile yapmış oldukları dağıtım sözleşmesi feshedilen 65
yayınevinden, 53’ünün 1 Haziran 1996 tarihinde BİRYAY ile dağıtım anlaşması
yaptıkları, 10 tanesinin ise, daha sonraki tarihlerde BİRYAY ile sözleşme
imzaladıkları tespit edilmiştir.
YAYSAT ise, Mayıs 1996 tarihi itibariyle 91 adet yayınevi ile cari dağıtım
sözleşmesine sahip olup bunlardan 81’ini 1 Haziran 1996 tarihinde feshetmiştir. Bu
yayınevlerinden 59’u 1 Haziran 1996’da, 9’u da daha sonraki muhtelif tarihlerde
BİRYAY ile sözleşme imzalamıştır.
4. BİRYAY tarafından 10.06.1996 tarihinde YAYSAT’a gönderilen yazıda, aynen;
“10 gün geçmiş olmasına rağmen, aşağıda adları yazılı yayınevlerinin BİRYAY A.Ş.
ile yapmaları gereken sözleşmenin yasal olarak tamamlanmadığı saptanmıştır.
Şöyle ki;
a. Bazı sözleşmeler, yayınevlerince imzalanarak dağıtım şirketlerimize (YAYSAT
ve BBD’ye) fakslanmış. Ancak, asılları hala gönderilmemiştir.
b. Kimi yayınevleri, sözleşme metninde yer alan “TAZMİNAT RAKAMLARINI”
kasıtlı olarak silmek ya da karalamak suretiyle, bizim için önem arzeden bu
maddeyi, iptal cihetine gitmişlerdir.
c. Yine bazı yayınevleri, imzaladıkları dağıtım sözleşmesine ya imza sirkülerini ya
da vekaletnamelerini eklememişler veya yetkisi olmayan kişilere imzalatmayı
yeğlemişlerdir.
d. Şimdiye kadar, BİRYAY A.Ş. ile hiç dağıtım sözleşmesi imzalamamış olan
yayınevleri
e. Yukarıdaki nedenlerle bu sözleşmeler şirketimizce geçerli kabul edilmemiştir.
9 REKABET KURUMU
Aşağıda adları yazılı yayınevlerinden, sözleşmelerinin eksikliklerini
gidermeyenlerin, tüm yayın organlarının 12 HAZİRAN 1996 (12 HAZİRAN sayısı
dahil) tarihinden itibaren dağıtımlarının kesinlikle yapılmamasını ve bu arada bu
durumda olanların ödemelerinin de durdurulmasını önemle rica ederiz.”
denilmekte ve “SÖZLEŞMELERİNİ YASAL OLARAK TAMAMLAMAYAN
YAYINEVLERİ” başlığı altında, aralarında Universal Yayıncılık ve Tic. A.Ş. ve
Uluslararası Moda Yay. A.Ş.’nin de bulunduğu 12 yayınevinin ismi verilmektedir. Bu
metnin YAYSAT A.Ş., B.B.D. A.Ş. ve HUKUK MÜŞAVİRİ’ne dağıtımı öngörülmüştür.
5. YAYSAT tarafından 04.06.1998 tarih ve 5295 sayı ile BİRYAY’a gönderilen
yazıda ise aynen; “Şirketimizce dağıtıma alınması uygun görülen yayına ait yayınevi
ve yayın bilgileri aşağıda verilmiş olup, dağıtım sözleşmeleri onay için ekte
gönderilmiştir…” denilerek Hayvanat Bahçesi isimli yayının komisyon oranının % 35
olarak kararlaştırıldığı belirtilmektedir. Yazının ekinde, BİRYAY adına, BİRYAY ile
Hayvanat Bahçesi Yayın Reklam Şirketi arasında düzenlenmiş ve anılan yayınevi
tarafından imzalanmış bir sözleşme, BİRYAY yetkililerinin imzasına sunulmak üzere
BİRYAY’a gönderilmektedir.
Yayınevinin BiRYAY ile sözleşme yapmasını teminen YAYSAT tarafından
BİRYAY’a gönderilen ve yukarıda yer verilen ifadeyi aynen içeren ve yayının adının,
dağıtım koşullarının belirtildiği diğer metinler aşağıda listelenmiştir.
Tarih Sayı Yayınevi / Yayın Koşullar
Nokta Grafik % 40 komisyon 15.04.1997 2812
Pak Ajans % 20 kom. + 80 milyon TL+ KDV peşin
24.04.1997 2967 İ. Lütfü Tütüncüoğlu % 45 komisyon
02.05.1997 3225 Telekomünikasyon % 20 kom. + 80 milyon TL+ KDV peşin
22.01.1998 703 Kuran Bilimleri Ar. Vakfı % 33 komisyon
27.05.1998 5048 Gülümser Koçakçıgil % 45 komisyon
26.05.1998 4965 Ses Matbaacılık % 20 kom. +220 milyon TL+KDV peşin
04.07.1997 4940 Trakyalılar Basın Yay. % 45 komisyon
02.06.1997 3937 Yalçın Basın Yay. % 35 komisyon;(yalnızca Antalya ve çev.)
04.11.1998 11105 Kalmer Basın Yay. % 35 komisyon
12.10.1998 10162 Nizam Gazetecilik Mat. % 35 komisyon
08.09.1998 8810 Bağımsız Yayıncılık San. % 15 kom. +300 milyon TL+KDV peşin
6. BİRYAY tarafından 19.12.1997 tarihinde 240 sıra numarası ile “İMAJ YAYINCILIK
A.Ş.”ye gönderilen yazıda ise, aynen;
“Haftalık olarak yayınlamayı planladığınız mizah dergisini YAYSAT A.Ş. ile
dağıtmanız uygun görülmüştür.
Ancak, yayına başlamadan önce, gerekli evrakı tamamlayarak şirketimizle (BİRYAY
A.Ş.) dağıtım sözleşmesi imzalamanız gerekmektedir.” ifadeleri yer almaktadır.
7. BİRYAY tarafından 21.06.1996 tarihinde 009 sıra numarası ile YAYSAT’a
gönderilen yazıda, aynen, “Aşağıda bilgileri yazılı yayınların şirketiniz tarafından
dağıtımı uygundur.” denilmekte ve metnin altında DEĞİŞİM BASIN YAYIN LTD.
10 REKABET KURUMU
ŞTİ’ne ait 3 adet erotik dergi ve TUSES İth.İ Tic.Ltd.Şti.’ye ait İlan Gazetesi adlı
mevkutelerin periyodu, fiyatı ve dağıtım koşullarını içeren bilgiler verilmektedir.
8. BİRYAY tarafından 22.06.1996 tarihinde 010 sıra numarası ile BBD’ye gönderilen
yazıda da aynı ifade yer almakta ve metnin altında SARUHAN BASIN ve
YAYINCILIK A.Ş.’ye ait “YENİ 24 SAAT” adlı yayının periyodu, satış fiyatı, piyasaya
çıkış tarihi ve içeriğine ilişkin bilgiler verilmektedir.
9. BİRYAY tarafından 31.07.1996 tarihinde 043 sıra numarası ile BBD’ye gönderilen
yazıda ise aynen; “CEM BASIM YAYIN A.Ş. (CEM VAKFI)’nin sahibi bulunduğu
AYLIK ‘CEM DERGİSİ’nin dağıtımının şirketiniz tarafından yapılması uygun
görülmüştür.” ifadesi yer almaktadır.
10. BİRYAY tarafından 09.09.1997 tarihinde 215 sıra numarası ile YAPI-ENDÜSTRİ
MERKEZİ A.Ş.’ye gönderilen yazıda, YAPI DERGİSİ’nin dağıtımı için “BİRLEŞİK
BASIN DAĞITIM A.Ş.’de Genel Müdür Yardımcısı SN. Muammer GÜVER ya da SN.
Mustafa BAYKAL ile temas etmeniz gerekmektedir. Bu konu ile ilgili olarak
kendileriyle gerekli teması yapmış bulunmaktayız.” denilmekte ve irtibat için BBD’nin
telefon ve faks numaraları verilmektedir.
11. BİRYAY tarafından 09.09.1997 tarihinde 216 sıra numarası ile TÜRK
DÜNYASINDA DEMOKRASİYİ GELİŞTİRME VAKFI’na gönderilen yazıda da, bir
önceki paragraftaki ifadeler aynen yer almakta ve irtibat için BBD’nin telefon ve faks
numaraları verilmektedir.
12. BİRYAY Genel Müdürü İ.ESEN, 16.11.1998 tarihli ifadesinde BİRYAY, BBD ve
YAYSAT’ın ürün dağıtımına ilişkin ilişkileri konusunda aşağıdaki hususları
belirtmiştir:
“(…) BİRYAY’ın kendi dağıtım ağı yoktur; YAYSAT ve BBD’nin araçlarını
kullanmaktadır. Buna karşılık, dağıtım noktalarının çoğunluğu, üç büyük şehirde
BİRYAY’a aittir. Genellikle, yeni bir müracaat olduğu zaman, YAYSAT ve BBD
BİRYAY’ın görüşünü alıyor; ancak bu bir nevi centilmenlik gereğidir. BİRYAY
görüşünü bildiriyor; bazen de YAYSAT ve BBD, BİRYAY’ın görüşünü almadan
dağıtım yapıyor. BİRYAY zaman zaman bu üç şirket arasında koordinasyon yapıyor.
YAYSAT ile BBD’nin dağıtım kanallarının çakıştığı durumlarda, yayın dağıtımına
ilişkin sorunlar çıkarsa, BİRYAY bu konuda uzlaştırıcılık yapmaktadır.”
13. YAYSAT Yayın Satış, Pazarlama ve Dağıtım A.Ş Genel Müdür Yardımcısı E.
GÖKDEL ise, 17.12.1998 tarihinde, BİRYAY’ın dağıtım sektöründeki çeşitli
sorunların, özellikle de dağıtım ağındaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla
kurulduğunu; YAYSAT’ın, BİRYAY’ın anlaştığı bazı yayın şirketlerinin dağıtımını
yaptığını, yayınevlerinin yayınlarının dağıtımı hususunda BİRYAY’ın ilgili yayını
BBD’nin mi yoksa YAYSAT’ın mı dağıtacağı konusunda tercih yaptığını, bu açıdan
bir sorun çıkmadığını ifade etmiştir.
11 REKABET KURUMU
14. BBD Genel Müdür Yardımcısı M.GÜVER de 19.12.1998 tarihli ifadesinde,
“BİRYAY’ın, kendisine gelen bir müşteri yayının BBD tarafından mı yoksa YAYSAT
tarafından mı dağıtılacağına yetkili kurulları vasıtasıyla karar verdiğini; genel eğilimin
müşteri yayınlarının eşit olarak paylaştırılması olduğunu; ancak son dönemlerde,
BBD’nin atıl kapasitesi olduğundan ilgili yayınevlerinin yayın dağıtımı için BBD’ye
gönderildiğini (…)” belirtmiştir.
İ.3.1.2. Sabit Ücretlerin ve Komisyon Oranlarının Birlikte Tespiti
Kanun’un 4’üncü maddesinin (a) bendinde, “Mal veya hizmetlerin alım ya da
satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi”, söz konusu maddeye aykırılık teşkil eden davranışlara
örnek olarak gösterilmiştir.
1. 14.05.1996 tarihinde BBD ve YAYSAT arasında imzalanan BİRYAY Ana
Sözleşmesi’nin Uygulanacak Tarife başlıklı 39’uncu maddesi aynen, “Gazetelere,
gazetenin KDV dahil toplam satış tutarının %30’u, günlük yayından daha uzun
periyotlarda yayınlanan kitap, dergi ve benzeri yayınlarda, KDV dahil toplam satış
tutarının %45’ i oranı üzerinden dağıtım tarifesi uygulanır. Bu oranlar asgari oranlar
olup, bunlardan aşağı oranlar uygulanamaz. Tarife oranlarının BİRYAY Yönetim
Kurulu’nun kararı ile yükseltilmesi mümkündür.” şeklindedir.
2. YAYSAT tarafından 04.07.1997 tarih ve 4903 sayı ile BİRYAY’a gönderilen
yazıda aynen ;
“1 Temmuz 1997 tarihinden geçerli olmak üzere; peşin ücretle dağıtılan yayınlarda
uygulanacak olan sayı başına dağıtım bedeli aşağıdaki şekilde tespit edilmiş olup, bu
konuda BBD A.Ş. ile gerekli mutabakat sağlanmıştır.
Bilgi edinilmesini rica ederiz. (…)
ESKİ DAĞITIM BEDELİ YENİ DAĞITIM BEDELİ
Haftalık Yayınlar için 25.000.000.-TL+KDV 60.000.000.-TL+KDV
15 Günlük Yayınlar İçin 50.000.000.-TL+KDV 80.000.000.-TL+KDV
Aylık Yayınlar İçin 25.000.000.-TL+KDV 120.000.000.-TL+KDV
Ayrıca satılan yayın üzerinden %20 bayi komisyonu alınmaktadır.” ifadeleri;
3. BİRYAY tarafından 07.07.1997 tarihinde 189 sıra numarası ile BBD’ye gönderilen
yazıda aynen ;
“Peşin ücretli yayınlarda, 01 Temmuz 1997 tarihinden geçerli olmak üzere, sayı
başına geçerli olacak dağıtım bedelleri ile ilgili olarak YAYSAT A.Ş.’den aldığımız
04.07.1997 tarih ve 4903 sayılı yazı ekte gönderilmiştir.
Sözü edilen dağıtım bedelleri konusunda YAYSAT A.Ş. ile mutabık olup
olmadığınızın bildirilmesi.
Eğer mutabakat sağlanmış ise bu listenin aynen uygulamaya alınmasını rica
ederim.”, ifadesi;
12 REKABET KURUMU
4. BBD tarafından 16.04.1998 tarih ve “Paz./181-1054/Muhbr.” sayı ile BİRYAY‘a
gönderilen yazıda aynen ;
“01 Mayıs 1998 tarihinden itibaren, yayınevleri ile sayı başına dağıtım ücreti
üzerinden akdedilecek sözleşmelerde uygulanmak üzere, Kuruluşumuzca teklif edilen
yeni ücret miktarları aşağıda gösterilmiştir. %20 oranındaki bayi komisyonunun ise
aynen korunması yerinde olacaktır.
YAYININ PERİYODU HALEN UYGULANMAKTA YENİ ÜCRET ÖNERİMİZ
OLAN ÜCRET
HAFTALIK 60.000.000.-TL. + KDV 120.000.000.-TL.+KDV
15 GÜNLÜK 80.000.000.-TL. + KDV 150.000.000.-TL.+KDV
AYLIK 120.000.000.-TL. + KDV 220.000.000.-TL.+KDV
(…..)” ifadeleri;
yer almaktadır.
5. BİRYAY Genel Müdürü İ.ESEN’in konuya ilişkin ifadesi, “(…) YAYSAT ve BBD,
kendi gruplarının yayınlarına ilişkin dağıtım komisyonlarını kendi bünyelerinde
belirliyorlar. BİRYAY günlüklerde %30, periyodiklerde %35, erotiklerde %45
komisyon alıyor. Eğitim amaçlı yayınlar, vakıf, dernek yayınları için daha düşük
komisyon alıyor. YAYSAT ve BBD yayınlarına diğer yayınlarla aynı komisyonu
uyguluyor. BBD ve YAYSAT da grup dışı yayınlara BİRYAY’ın uyguladığı komisyon
oranlarını uyguluyor.” şeklindedir.
6. BBD Genel Müdür Yardımcısı M.GÜVER konuya ilişkin olarak, BİRYAY’ın
kuruluşu ile birlikte, günlük gazetelerde %30, dergilerde %35 ve erotik yayınlarda
%45 komisyon uygulayacağını ilan ettiğini; komisyon oranları %26 ile %50 arasında
dalgalanan ve BİRYAY’ın komisyon oranlarının altında kalan BBD’nin de zorlayan
maliyetler karşısında komisyon oranlarını bu seviyeye çıkardığını, böylece şirketler
arasında yazılı olmayan bir centilmenlik anlaşması doğduğunu ve komisyon
oranlarının stabilize olduğunu belirtmiştir.
İ.3.1.3. Tali Bayiler ile Yapılan Sözleşmeler
a. BBD’nin son satıcılarla yapmış olduğu tektip “MÜNHASIR BAYİLİK
SÖZLEŞMESi”nin bir tarafında BBD yer almakta, diğer tarafında ise BAŞBAYİİ
ve BAYİİ (son satıcı) yer almaktadır. Sözleşmenin birinci ve ikinci maddeleri
aşağıdaki gibidir:
“1. ŞİRKET veya BAŞBAYİİ dağıtımını yaptığı yayınların okur kitlesine
ulaştırılması amacıyla ……. adresinde teşhir ve satış yetkisini BAYİİ’e vermiştir.
BAYİİ sözleşme süresince adresi çevresinde bir başka kişi veya kuruluşa satış için
yayın veremez. Bayilik faaliyet sınırları şirketçe tespit olunacaktır.
2. BAYİİ, ŞİRKET’in yazılı izni olmadıkça başka bir dağıtım kuruluşunun veya
yayınevinin yayınlarını teşhir edip satmayacaktır. Aksi taktirde ŞİRKET veya
BAŞBAYİİ hiçbir ihtara gerek olmaksızın sözleşmeyi fesih hakkına sahip olacaktır.”
13 REKABET KURUMU
b. YAYSAT’ın son satıcılarla yapmış olduğu tektip “BAYİLİK SÖZLEŞMESi”nin bir
tarafında YAYSAT yer almakta, diğer tarafında ise BAŞBAYİİ ve BAYİİ (son
satıcı) yer almaktadır. Sözleşmenin birinci ve ikinci maddeleri aşağıdaki gibidir:
“1. ŞİRKET veya BAŞBAYİİ dağıtımını yaptığı yayınların okur kitlesine
ulaştırılması amacıyla ……. adresinde teşhir ve satış yetkisini BAYİİ’e vermiştir.
BAYİİ sözleşme süresince adresi çevresinde bir başka kişi veya kuruluşa satış için
yayın veremez. Bayilik faaliyet sınırları şirketçe tespit olunacaktır.
2. BAYİİ, ŞİRKET’in yazılı izni olmadıkça başka bir dağıtım kuruluşunun veya
yayınevinin yayınlarını teşhir edip satmayacaktır.”
İ.3.1.4. Diğer Tespit ve Deliller
1. YAYSAT Yayın Satış, Pazarlama ve Dağıtım A.Ş Genel Müdürü E. BAKIRTEL
tarafından, mevcut bayi gelirleri ve bayilik sisteminin sorunlarına ilişkin olarak,
20.07.1998 tarihinde 6825 sıra numarası ile Yönetim Kurulu Üyesi S. GEDİK’e
gönderilen yazıda,
“(…) BU DURUMDA ÇÖZÜM YOLLARI NELER OLMALIDIR?
1-) Bölge düzenlemeleri yapılarak bayilik bölgeleri birleştirilip müşterek bayilik
oluşturmak.
- Bu durumda pazar payı yüksek olan şirketimizin kazancı ile pazar payı düşük
olan rakip şirketin hizmeti karşılanacaktır.
- İşin hacmi büyüyeceğinden hizmet kalitesindeki düşüklük giderek artacaktır.
2-) Müşterek bayilikleri ayırarak tek Yaysat bayilikleri oluşturmak,
- Kazançları artırmak kaydıyla bayilikleri ayırmak en uygunudur. Ancak bu
uygulama rakip şirketi son derece rahatsız edecektir. Çünkü bilhassa yapıldığı
kanısına varılacak ve halihazır ilişkilerimize uygun düşmeyecektir.
3-) Doğru olan şimdiki sistemin değişmemesidir. Bu şartlarda bayi kazançları nasıl
artırılmalıdır? (….)” ifadeleri yer almaktadır.
2. Önaraştırma safhasında BBD’ye ait bir klasörde bulunan 19.10.1996 tarihli
imzasız metinde aynen;
"Bugün burada sizlerle beraber bir çatı altında toplanmış bulunuyoruz. BİRYAY
Genel Müdürü Sayın İlhan ESEN, YAYSAT Genel Müdürü Sayın Erdoğan
BAKIRTEL ve BBD Genel Müdürü olarak ben, davetimize katıldığınız için sizlere
teşekkür ediyoruz.
Bugün burada Yaysat'ın ve Birleşik Basın Dağıtım'ın yöneticileri, müşterek bayileri ve
tek bayiler olarak ortaya güzel bir tablo çıkmıştır. Yayınevleri, Dağıtım Şirketleri ve
Yetkili Satıcılar ayrı ayrı birer unsur değil, bilakis bir bütünün parçalarıdırlar. (…)
İşte görüyorsunuz, hepimiz bir aradayız. Belki de içinizden geçmiştir "Hayret, bu iki
dağıtım şirketi nasıl elele birarada toplantı yapıyor?" diye. Rekabet, tezgahın üzeri ile
sınırlıdır. Her iki şirketin yayınları tezgahta eşit şartlarda bulunur. Okur hangisini
isterse onu alır. Bu okurun tercihidir. En iyi yayını hazırlayan, en iyi haberi manşetlere
koyan okurun tercihine mazhar olur. Yani rekabet tezgahta olur. Bizim dağıtım
14 REKABET KURUMU
şirketleri olarak yayınları tezgahta zamanında ve yeterli sayıda bulundurma
sorumluluğumuz vardır. Her iki şirket tezgahta rekabet içinde olmasına rağmen
dostluğunu sürdürmektedir. Hem rakip hem dost olunabilir. Sorunlarımızı iyi niyetle
hiçbir ard düşünce gütmeden çözüme kavuşturmak için iki dağıtım şirketinin ve
BİRYAY'ın genel müdürleri olarak müştereken hareket etmekteyiz.(…)”.
denilmektedir.
09 Aralık 1999 tarihinde kendisiyle görüşülen BBD Genel Müdürü Y.
ÜNVERDİ, anılan konuşma metnini İzmir’de bir bayiler toplantısı sırasında
sunduğunu beyan etmiştir.
İ.3.2. KANUN’UN 6’NCI MADDESİ KAPSAMINDAKİ İHLALLER
İ.3.2.1. Hakim Durum Değerlendirmesi
YAYSAT, BBD ve BİRYAY’ın Soruşturmaya konu olan davranışların yapıldığı
dönemde hakim durumda olduklarına delil teşkil edecek tespitler aşağıda
sunulmuştur.
Pazar payı: Dağıtım şirketlerinin son beş yıldaki pazar payları aşağıdaki gibidir:
YAYSAT ve BBD’nin pazar payları*
Gazete Dağıtımı (%) Dergi Dağıtımı (%)
YIL YAYSAT BBD Toplam YAYSAT BBD Toplam
1994 45 55 100 55 45 100
1995 48 52 100 64 36 100
1996 55 45 100 70 30 100
1997 60 40 100 67 33 100
1998 65 35 100 67 33 100
* 01 Haziran 1996 tarihinden itibaren BİRYAY tarafından BBD ve YAYSAT’a dağıtımları yaptırılan yayınlar da,
pazar paylarının belirlenmesi aşamasında BBD ve YAYSAT tarafından kendi dağıtım rakamlarına eklenmiştir.
Piyasanın Özellikleri: Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere anlaşmanın
(BİRYAY’ın kuruluşu) imzalandığı tarihteki (14.05.1996) ve takip eden yıllardaki
pazar payları ortak girişim ve rakip şirketler açısından çok fazla değişiklik
göstermemiştir.
Piyasanın Geçmişi: BİRYAY’ın kurulmasından önce Türkiye’de mevcut gazete ve
dergi dağıtım piyasası oldukça yoğun bir piyasadır. Sözkonusu pazarda fiili olarak
dağıtım yapan yalnızca YAYSAT ve BBD bulunmaktadır.
Ortak Hareket: Kanun’un 4’üncü maddesinin ihlâlinin göstergesi olarak tespit edilen
uygulamaların birçoğunda görüldüğü üzere, BİRYAY’ın kurulmasından sonra her iki
dağıtım şirketi birçok konuda ortak hareket etmektedir.
Yoğunlaşma derecesi: Pazar paylarına ilişkin tablonun işaret ettiği gibi, soruşturma
konusu dağıtım şirketleri pazarın tamamına sahiptirler. Dolayısıyla yoğunlaşma oranı
çok yüksektir.
Yeni rakip ihtimalinin düşüklüğü: Piyasanın geçmişinin incelenmesi ve
yoğunlaşma operasyonu sonrasında piyasaya -sadece kendi yayınlarını dağıtan –
15 REKABET KURUMU
yalnızca bir firmanın girebilmiş olmasından da anlaşılacağı üzere, pazara yeni bir
rakibin girme ihtimali oldukça düşüktür.
Talebin fiyat elastikiyetinin düşük olması: Anılan piyasada faaliyet gösteren firma
sayısının azlığı ve piyasaların paylaşılmış olmasının sonucu olarak, yayınevlerinin
fiyat değişikliklerine karşı herhangi bir alternatifleri bulunmamakta ve tepkileri zayıf
kalmaktadır. Dolayısıyla talebin fiyat esnekliği çok düşüktür.
Müşterilerin pazarlık güçlerinin düşük olması: Müşteri yayınevlerinin, bir üst
piyasada (gazete ve dergi yayıncılığı piyasası) rekabet halinde bulundukları
firmaların ortaklaşa kurmuş oldukları dağıtım şirketinden başka alternatiflerinin
bulunmaması nedeniyle, pazarlık güçleri çok düşüktür.
Piyasaya girişte ekonomik engeller: Dağıtım şirketi kurmak için gerekli fiziki
kapasite ve personel ihtiyacının büyük olması, birçok gazete ve derginin dağıtımı için
iyi bir organizasyona, teknik donanıma ve tecrübeye sahip olma gereklilikleri ilk
yatırım maliyetleri ve diğer süreçler, ancak büyük sermaye sahiplerinin bu işe
girmelerine olanak sağlamaktadır.
İ.3.2.2. Başka Bir Piyasadaki Rekabet Koşullarının Bozulması Suretiyle
Hakim Durumun Kötüye Kullanılması
4054 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin (d) bendinde; “Belirli bir piyasadaki
hâkimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticarî avantajlardan yararlanarak
başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan
eylemler” hakim durumun kötüye kullanılması hallerinden biri olarak belirtilmiştir.
Herhangi bir yayının piyasaya girebilmesi, okuyuculara ulaşabilmesi için kilit
nitelikte olan dağıtım pazarında hakim durumda bulunan BBD, BİRYAY ve
YAYSAT’ın eylemleri “gazete ve dergi yayıncılığı piyasasını” doğrudan
etkilemektedir. BBD ve YAYSAT, hem bağlı bulundukları grupların yayınlarını, hem
de bağlı bulundukları grupta yeralan şirketlere rakip olan yayınevlerinin yayınlarını -
BİRYAY’ı kurana dek doğrudan, BİRYAY’ı kurduktan sonra ise dolaylı olarak-
dağıtmaktadırlar.
a) Yayınevlerinin mevcut sözleşmelerinin feshedilerek BİRYAY ile daha ağır
koşullar içeren sözleşmeler imzalamaya zorlanmaları:
1. BİRYAY tarafından 10.06.1996 tarihinde YAYSAT’a gönderilen ve HUKUK
MÜŞAVİRİ ile BBD’ye de dağıtımı öngörülen yazıda, özetle, “10 gün geçmiş
olmasına rağmen, BİRYAY ile sözleşme imzalamayan veya sözleşmeyi yetkisi
olmayan kişilere imzalatan, imzaladıkları sözleşmeleri fakslamakla yetinen ancak
asıllarını göndermeyen, ‘Tazminat Rakamlarını’ kasıtlı olarak karalayan, toplam 12
adet yayınevinin, sözleşmelerinin yasal olarak tamamlanmamış sayıldığı”
belirtilmekte ve BBD ile YAYSAT’tan “bu eksikliklerini gidermeyen yayınevlerinin, tüm
yayın organlarının 12 HAZİRAN 1996 (12 HAZİRAN sayısı dahil) tarihinden itibaren
dağıtımlarının kesinlikle yapılmaması ve bu arada bu durumda olanların
ödemelerinin de durdurulması” talep edilmektedir.
2. 22-23 Aralık 1998 tarihlerinde, YAYSAT veya BBD’nin bağlı bulundukları
gruplara bağlı olmayan, yayınları BİRYAY tarafından dağıtılan ve “müşteri
16 REKABET KURUMU
yayınevleri” olarak tabir edilen yayınevlerinden dördünün yetkilileri ile
görüşülmüştür. Yetkililer, dağıtım şirketlerinin, bayilerine sözlü talimatlar vererek
yayınlarının dağıtılmasını veya gerektiği şekilde teşhir edilip satılmasını
engelleyebileceklerinden endişe duyduklarını belirtmişler ve isimlerinin gizli kalması
kaydıyla aşağıdaki açıklamaları yapmışlardır:
a. 22 Aralık 1998, Salı günü, BİRYAY’ın kurulmasından önce YAYSAT ile
çalışırken 1996 yılında BİRYAY ile çalışmaya başlayan bir yayınevinin Yönetim
Kurulu Başkanı ile görüşülmüş; kendisi, YAYSAT’tan BİRYAY’a geçmeleriyle
ilgili olarak, YAYSAT’tan resmi yazı ile toplantıya çağrıldıklarını; bu toplantıda
YAYSAT’ın ve BBD’nin tüm yöneticilerinin bulunduğunu ve kendilerine
BİRYAY’ın kurulduğunun tebliğ edildiğini; bundan sonra tüm dağıtımları
BİRYAY’ın yapacağının ve komisyon oranlarının %45’e yükseltildiğinin
bildirildiğini; kendilerinin de, yayınlarının %26 komisyon oranı ile dağıtılırken
yeni durumda buna devam etmenin mümkün olamayacağını bildirdiklerini ve
uzun süre yayın vermediklerini; ancak, yayınlarının yeni şirketle sözleşme
imzalanmazsa dağıtılmayacağı tebliğ edilince, yeni sözleşmeyi imzalamak
zorunda kaldıklarını ifade etmiştir.
b. Bir diğer yayınevinin genel müdürü ise; YAYSAT’tan BİRYAY’a geçişlerinin
arzuları dışında gerçekleştiğini, çünkü YAYSAT’tan BİRYAY’a geçmemeleri
halinde yayınlarının dağıtılmayacağının kendilerine bildirildiğini; yeni
sözleşmeyi imzalamak üzere YAYSAT’a gelmelerinin istendiğini ve bunun
üzerine YAYSAT binasında, YAYSAT Genel Müdürü E. BAKIRTEL, BBD
Genel Müdürü Y. ÜNVERDİ ve BİRYAY temsilcisi İ. ESEN ile görüşüp, onlara
bu şartların çok ağır olduğunu, dağıtım komisyonlarının %20’den %35’e
çıktığını, bunun kabul edilemez olduğunu beyan ederek toplantıdan ayrıldığını;
yayınlarını dağıtacak kapasitede başka dağıtım şirketi olmadığı için, BİRYAY’la
olan anlaşmayı imzalamak zorunda kaldıklarını; BİRYAY’ın bir ay sonra
komisyon oranlarını %45’ten %35’e indirdiğini; halen, yayınlarının teşhirinde
sıkıntı olduğunu bildiklerini ve bayilerin YAYSAT ve BBD’nin grup yayınlarına
teşhirlerinde öncelik tanıdıklarını; BİRYAY’a geçiş aşamasında, hangi
yayınevinin yayınları hangi dağıtım şirketi ile dağıtılıyorsa, yayınevinin gene o
şirkete teslimat yapacağının, yeni dağıtımların da mevcut dağıtım kanalları ile
yapılacağının; örneğin, yeni bir yayın çıkardıklarında, önceden YAYSAT’la
dağıtım yaparken yeni yayınlarını BBD’ye veremeyeceklerinin ifade edildiğini;
anılan toplantıda yer alanların, bu organizasyonla, alınan komisyonların büyük
bölümünün bayilere verilerek bayilerin motive edileceğini, dolayısıyla, daha
çok dergi ve gazetenin satılacağını ve güçlerin birleşmesi sonucu oluşacak
tasarrufun yayınevleri açısından avantajlı olacağını, altyapının yenileneceği
belirttiklerini; ancak, BİRYAY’ın kurulmasının kendilerine herhangi bir avantaj
sağlamadığını belirtmiştir.
c. Aynı gün görüşülen bir başka yayınevinin müdürü ise, YAYSAT ile dağıtım
yaparken, daha az komisyon oranı uygulayacak olan BBD’ye geçtiklerini,
BİRYAY’ın kurulmasından sonra ise, BBD’nin kendilerine bir yazı göndererek,
sözleşmelerinin belirli bir tarihten itibaren feshedildiğini, bundan sonra tüm
ilişkilerin BİRYAY ile tesis edileceğini ve bu konuda bir toplantı yapılacağını
bildirdiklerini, yeni anlaşmayı %45 komisyon oranı üzerinden imzalamak
17 REKABET KURUMU
zorunda kaldıklarını, ancak daha sonra komisyon oranın %35’e çekildiğini; bir
süre önce ise, YAYSAT ile çalışmak üzere BBD’den ayrılmak istediklerini
BİRYAY’a bildirdiklerini, bu konuda BİRYAY’dan yazılı bir cevap gelmediğini,
ancak, bunun mümkün olmadığının şifahen kendilerine bildirildiğini, taleplerini
bir kez daha yenilediklerini ve bu kez yazılı olarak red cevabı aldıklarını ifade
etmiştir.
d. 23 Aralık 1998 tarihinde ise bir yayınevinin işletme müdürü, Haziran 1996’da
YAYSAT’ın kendilerini davet ettiğini ve Genel Müdür Muavini F. SAĞLAM’ın,
artık BİRYAY’ın kurulduğunu ve tüm müşteri şirketlerinin yayınlarının bundan
sonra BİRYAY tarafından dağıtılacağını; dergilerin gene YAYSAT’a teslim
edileceğini, ancak bundan sonra BİRYAY ile muhatap olunacağını ve
komisyon oranlarının %35’ten %50’ye çıktığını söylediğini, kendilerinin bu
duruma bir süre direnmeye çalıştıklarını; ancak daha sonra mecburen BİRYAY
ile sözleşme yapmak zorunda kaldıklarını; komisyon oranlarının daha sonra
%35’e indirildiğini ifade etmiştir.
3. BİRYAY’ın kurulduğu döneme ışık tutması amacıyla, yayınevi yetkililerinden
birinin saklamış olduğu 2 Haziran 1996 tarih ve 238 sayılı LEMAN Mizah Dergisi’nin
kapak sayfasında aynen;
“(…) Ülkenin malum 2 büyük medya tekeli4 birleşerek kendilerine bağlı olmayan
tüm yayınlara öldürücü darbesini vurdu. Olay şöyle gelişti. Ülke çapında dağıtılan
bütün basılı yayınların dağıtımını yapan 2 dağıtım şirketi YAY-SAT (Hürriyet-Milliyet
grubunun dağıtım şirketi) ve BİRLEŞİK BASIN DAĞITIM (Sabah grubunun
dağıtım şirketi) şirketleri, dünyanın hiçbir yerinde gerçekleşmesi hukuken mümkün
olmayan bir birleşme kararı aldı ve ülkenin dağıtım konusundaki tekeli oldular.
Bunun Türkçesi şudur: Onların şartlarına uymayan ve kabul etmeyen hiçbir basılı
yayın, Türkiye’ye dağılmış bayiler kanalıyla okura ulaşamayacaktır. Yine hukuksal
cinayet denilebilecek kararla bu tekel, yani ülkede varolan tek dağıtım şirketi,
kendilerinin dağıtımlarını üstlendikleri tüm yayınlara, yalnızca 1 gün süre tanıyarak
yeni şartlarını dayattılar.
Buradaki en belirleyici koşul, tüm dergiler için istedikleri payın %45 + KDV,
gazeteler için de %30 olarak belirlenmesidir. Bu dağıtım yüzdelerine ilave olarak,
50.000 dolardan başlayan tazminat oranlarıyla anlaşma, tam anlamıyla bağlayıcı
hale getirilmektedir. Böylece, daha önce kestikleri dağıtım komisyonlarına 1 gün
içinde %100’e yakın ve bazan da geçen oranda zam yapmışlardır. Bu ekonomi
silahıyla taammüden işlenmiş cinayet gibidir. Çünkü bu şartlarda bir yayının
varolabilmesi zordur. Elbette en büyük darbeyi de muhalif yayınlar, gazeteler, ilke
olarak reklam almayan ve yalnızca okurlarının desteğiyle varolmaya çalışan dergiler
yiyecektir. Özel anlaşma (!) yaptığı söylenen tarihi birkaç eski gazete dışında,
dergimiz yayına hazırlandığı sırada 2 sol gazetenin çıkma serüveninin akıbeti belli
değildi ve bu gazeteler büyük bir olasılıkla çıkmama kararı alacaklardır.
(….)”,denilmektedir.
4 Orjinal metinde koyu olan bölümler aynen alınmıştır.
18 REKABET KURUMU
b) Siyah Beyaz Gazetesi Olayı
1. Daha önce Siyah Beyaz Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni olup, şu anda
merkezi Ankara’da bulunan Ekonomik Yorum Dergisinin muhabirliğini yapan E.
GÜNÇİNER, 03.11.1999 tarihinde özetle; 1996 yılında BİRYAY kurulmadan önce
Siyah Beyaz Gazetesi’nin dağıtımını BBD vasıtasıyla yaptıklarını, BBD ile olan
sözleşmelerinin 1996 yılı sonuna kadar geçerli olmasına rağmen, Mayıs 1996’da
BBD’den kendilerine BİRYAY’ın kurulduğunu, BBD ile olan sözleşmelerinin
feshedildiğini ve BİRYAY ile sözleşme imzalamaları gerektiğini bildiren bir yazı
geldiğini; BİRYAY ile yapılması istenen sözleşmenin BBD ile yapmış oldukları
sözleşmeye oranla oldukça ağır şartlar içermesi ve BBD ile imzalanmış olan eski
sözleşmenin hâlâ yürürlükte olması nedeniyle BİRYAY ile sözleşme
imzalamadıklarını; bunun üzerine kendilerine, yeni sözleşmeyi imzalamazlarsa
yayınlarının dağıtılmayacağının bildirildiğini ve BBD’ye dağıtım için teslim edilmek
istenen Siyah Beyaz Gazetesi nüshalarının BBD yetkilileri tarafından teslim
alınmadığını ve dolayısıyla gazetenin dağıtımının yapılmadığını; bunun üzerine bir
süre gazeteyi kendi imkanları ile dağıtmaya çalıştıklarını, ancak bunun verimli
olmaması nedeniyle, BİRYAY ile 31 Ekim 1996 tarihinde Ankara ili ile sınırlı olmak
üzere bir dağıtım sözleşmesi imzalamak mecburiyetinde kaldıklarını; bir yıllık süre ile
akdedilen sözleşme süresince herhangi bir sorun çıkmadığını, ancak sözleşmenin
bitiş tarihi itibariyle BİRYAY’ın gönderdiği bir yazı ile hiçbir sebep göstermeksizin
yayınlarını artık dağıtmayacağını bildirdiğini; bu tarihten sonra BİRYAY ile yaptıkları
temasların sonuçsuz kaldığını ve Siyah Beyaz Gazetesi’nin dağıtılmadığını; gazeteyi
kendi imkanları ile dağıtmaya çalıştıklarını, ancak buna dayanamayarak gazeteyi
kapatmak zorunda kaldıklarını ifade etmiştir.
2. Yukarıda değinilen ve BİRYAY kurulduktan sonra yeni sözleşmenin BİRYAY ile
yapılmasını talep eden 29.05.1996 tarihli BBD antetli yazıda; “ Şirketiniz ile Birleşik
Basın Dağıtım A.Ş. arasında mün’akid 01.01.1996 tarihli yayın dağıtım sözleşmesini,
sözleşmeden doğmuş tüm hak ve yükümlülüklerimiz ile birlikte merkezi Hürriyet
Towers 34554 Güneşli İstanbul’da BİRYAY Birleşik Dağıtım A.Ş.’ye devrettiğimizi
bildiririz “ denilmektedir.
3. BBD yetkilileri tarafından da imzalanan 4 Haziran 1996 tarihli tutanakta; “ Siyah
Beyaz Gazetesinin 05.6.1996 tarihinde dağıtımı yapılacak olan 41 paket toplam 2575
adet gazete saat 11.30 da BBD A.Ş.’nin Ankara Bölge Müdürlüğüne ait Pursaklar
Kasabasındaki deposuna getirilmiştir. Fakat BBD yetkilisi Ethem GÜZEL ve diğer
yetkililer tarafından alınmamışlardır.”; Yeşilköy Havalimanı İç Hatlar Kargo Şefi
tarafından imzalanan 5 Haziran 1996 tarihli tutanakta ise; “4 Haziran 1996 tarih ve
0532/226 numaralı konşimento ile T.H.Y. iç hat kargo uçağı ile Esenboğa Ankara’dan
T.K. 20.50 uçağıyla İstanbul’a Birleşik Basın Dağıtım A.Ş. adına gönderilen Siyah
Beyaz gazeteleri (64 parça) İstanbul Yeşilköy Havalimanına gelmesine rağmen
Birleşik Basın Dağıtım A.Ş. personeli tarafından teslim alınmamıştır (saat 02.50)”
ifadeleri yer almaktadır.
19 REKABET KURUMU
4. BİRYAY tarafından 30 Eylül 1997 tarihinde 22978 sayı ile Siyah Beyaz
Gazetesine gönderilen ihbarnamede; “14.11.1996 tarihinde imzalanan sözleşmenin
22. Maddesi gereğince akdi yenilenmeyerek feshedilmiştir.” denilmekte; herhangi bir
fesih nedeni gösterilmemektedir.
5. 22.10.1997 tarihli Siyah Beyaz Gazetesinde yayınlanan “Politikacılara Çağrı”
başlıklı yazıda, “Gazetemizin dağıtımını yapan şirket hiçbir gerekçe göstermeden ve
hiçbir somut teklifte bulunmadan 31 Ekim’den itibaren gazetemizi dağıtmayacağını
açıkladı. Söz konusu şirket şu anda gazete dağıtımı yapan tüm satış noktalarını
denetliyor ve bu noktalarda kendi aracılığıyla dağıtılmayan yayın organlarının satışını
yasaklıyor. Bu nedenle Siyah Beyaz kendi dağıtım ağını oluştursa bile artık mevcut
gazete bayilerinde satılamayacak.” denilmektedir.
c) “Show Basın” Olayı
Uluslararası Moda Yayıncılık A.Ş ve Universal Yayıncılık ve Ticaret A.Ş.,
Show Grubu’na dahil olan şirketlerdir. Novamedya Tanıtım ve Yayıncılık Ticaret A.Ş.
ise, aynı zamanda anılan grubun şirketlerinde müdür olarak görev yapan F. ERBİL’e
aittir. Anılan üç şirketin BİRYAY’a birlikte başvurduğu, görüşmelere konu olduğu ve
BİRYAY Genel Müdürü İ. ESEN’in de ajandasına bu şirketlere ilişkin olarak “Show
Basın” ibaresini kullandığı dikkate alınarak, bu şirketlere ilişkin olaylar tek başlık
altında incelenmiştir.
1. 18.12.1998 tarihinde kendileriyle görüşülen Multimedya Basın Yayıncılık ve
Ticaret A.Ş.’nin Genel Müdürü F. ERBİL,Genel Müdür Yardımcısı N. YEŞİL ve Genel
Müdür Yardımcısı İ. UZUNDURUKAN;
BİRYAY’ın kuruluş amacı ve YAYSAT’tan BİRYAY’a geçişlerine ilişkin olarak
özetle; yüksek komisyon oranları nedeniyle BİRYAY ile sözleşme imzalamadıklarını,
bunun üzerine YAYSAT’ın yayınlarını dağıtmadığını ve BİRYAY ile görüşmelerini
talep ettiğini; komisyon oranlarının gazeteler için %9’dan %30’a, dergiler içinse
%18’den %35’e çıkarılmış olmasına rağmen bir süre sonra BİRYAY’la anlaşma
imzalamak zorunda kaldıklarını;
BİRYAY’dan ayrılmalarıyla ilgili olarak da özetle; sözleşme bitiminde
BİRYAY’ın kendileriyle çalışmak istemediğini bildirdiğini, bunun üzerine Haziran
1997’de Dost Dağıtım’a geçtiklerini ancak Eylül’de Dost Dağıtım fiilen sona erince
yine BBD, YAYSAT ve BİRYAY’a başvurduklarını, “görüşmelerinin bir anlamı
olmadığını ve yayınlarının dağıtılmayacağının” belirtilerek randevu taleplerinin kabul
edilmediğini;
Rekabet Kurulu’na başvuru yapmalarından önceki olayların gelişimi
konusunda da; 25.03.1998 tarihinde hem BİRYAY’a hem YAYSAT’a yazıyla
başvurduklarını; ancak, BBD’nin şifahi olarak BİRYAY’a başvurmalarını istemesi
nedeniyle BBD’ye yazı yazılmadığını; kendilerine başvurulan her iki şirketten de
16.04.1998 tarihinde alınan cevaplarda, YAYSAT’ın dağıtım ve satış anlaşması için
BİRYAY’a müracaat edilmesini istediğini, BİRYAY’ın da dağıtım koşullarının
belirlenebilmesi için bazı belgeler istediğini, istenilen belgelerin gönderilmesinden
sonra, BİRYAY’ın dergilerin çıkışı için geç olan 15 Temmuz 1998 tarihinde toplantı
talep ettiğini ve itirazlarına rağmen toplantının öne alınmadığını; 15 Temmuz’da
yapılan toplantıda konuşulanlara ilişkin tutanağın noter kanalıyla BİRYAY’a
20 REKABET KURUMU
iletildiğini ve bu tutanağa itiraz edilmediğini; anılan toplantıda, 23 Temmuz’da
Yönetim Kurulu Toplantısının yapılacağı ve kararın 24 Temmuz’da kendilerine
bildirileceğinin, hatta olumlu olup, aynı günde sözleşme imzalanabileceğinin
söylenmiş olmasına istinaden yaygın dağıtıma geçilecek adette dergi basımına
başladıklarını; 24 Temmuz’da sözleşme koşullarının kabul edildiğini bildiren bir
ihtarnameyi BİRYAY’a gönderdiklerini; ancak, aynı gün BİRYAY’dan gelen ve 23
Temmuz tarihli Yönetim Kurulu Kararını bildiren yazıda, hukuk müşavirlerine
başvurduklarını ve bu hususa ilişkin olarak Rekabet Kurulu’ndan izin alınması
gerektiğinin belirtildiğini;
Yukarıda belirtilen yazışmaların ve görüşmelerin sonucunda da bir anlaşma
sağlanamadığını; ancak, birkaç ay sonra BİRYAY’dan kendilerine davet geldiğini ve
gidip sözleşmeyi imzaladıklarını; diğer yandan, bu sözleşmenin tek taraflı olduğunu
her an feshedilebileceğini ya da dağıtımın fiilen engellenebileceğini; aynı durumun
tüm “grup harici yayınevleri” için geçerli olduğunu;
BİRYAY’ın, talepleri üzerine BBD kanalıyla dağıtım yapmalarını uygun
gördüğünü; şu anda yayınlarının dağıtımının fiilen BBD tarafından yapılmakta
olduğunu, ancak sözleşmelerinin tüm diğer ‘müşteri yayınları’nın yaptığı gibi BİRYAY
ile imzalandığını ifade etmişlerdir.
2. BİRYAY tarafından 10.06.1996 tarihinde YAYSAT’a gönderilen ve HUKUK
MÜŞAVİRİ ile BBD’ye de dağıtımı yapılan yazıda, “10 gün geçmiş olmasına rağmen,
BİRYAY ile sözleşme imzalamayan veya sözleşmeyi yetkisi olmayan kişilere
imzalatan, imzaladıkları sözleşmeleri fakslamakla yetinen ancak asıllarını
göndermeyen, ‘Tazminat Rakamlarını’ kasıtlı olarak karalayan, toplam 12 adet
yayınevinin, sözleşmelerinin yasal olarak tamamlanmamış sayıldığı” belirtilmekte ve
BBD ile YAYSAT’tan “bu eksikliklerini gidermeyen yayınevlerinin, tüm yayın
organlarının 12 HAZİRAN 1996 (12 HAZİRAN sayısı dahil) tarihinden itibaren
dağıtımlarının kesinlikle yapılmaması ve bu arada bu durumda olanların
ödemelerinin de durdurulması” talep edilmekte; “SÖZLEŞMELERİNİ YASAL
OLARAK TAMAMLAMAYAN YAYINEVLERİ” başlığı altında, Unıversal Yayıncılık ve
Tic. A.Ş. ve Uluslararası Moda Yay. A.Ş.’nin de isimleri bulunmaktadır.
3. BİRYAY tarafından 20.06.1996 tarihinde 007 sıra numarası ile ULUSLARARASI
MODA YAYINCILIK A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI’na, 008 sıra numarası ile
de UNIVERSAL YAYINCILIK A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI’na gönderilen
yazıda aynen;
“Tarafınızdan bilindiği gibi 1 Haziran 1996 tarihinden itibaren yayınlarınız Spor
Gazetesi ve Top Pop Dergisi, Hürriyet Tesisleri Güneşli / İSTANBUL’da mukim
şirketimiz BİRYAY BİRLEŞİK BASIN YAYIN DAĞITIM A.Ş. tarafından
dağıtılmaktadır.
29 Mayıs 1996 tarihinden bu yana şirketiniz yetkilileri Sn. İlhan UZUNDURUKAN ve
Abdullah AYDIN’a müteaddit defalar şifahi olarak bildirilmesine rağmen bugüne kadar
yayın dağıtım sözleşmesi akdedilmemiştir.
Yayınlarınızın dağıtımının aksatılmaması ve ilişkilerimizin hukuki ve ticari boyutta
devamı için, yayın dağıtım sözleşmesi akdetmek üzere Genel Müdürlüğümüze
müracaatınız gerektiğini bildiririz.”, denilmektedir.
21 REKABET KURUMU
4. YAYSAT tarafından Uluslararası Moda Yayıncılık A.Ş.’ye noter kanalıyla
gönderilen 09.08.1996 tarih ve 31069 sayılı ihtarnamede aynen;
“Bildiğiniz üzere 05 Ağustos 1996 tarihinden itibaren yayınınızın dağıtımı BİRYAY
BİRLEŞİK YAYIN DAĞITIM A.Ş.’ne devredilmiş bulunmaktadır.
Belirtilen tarihten itibaren yayınınız Marie Claire Dergisine perakende satış fiatı
üzerinden net %35 dağıtım komisyonu uygulanacağı, yeni sözleşme akdetmek üzere
BİRYAY BİRLEŞİK YAYIN DAĞITIM A.Ş. Genel Müdürlüğüne müracaatınız
gerektiğini, aksi takdirde yayınınızın dağıtılmayacağını bildiririz.”, ifadesi yer
almaktadır.
5. Uluslararası Moda Yayıncılık A.Ş. ve Universal Yayıncılık ve Tic.A.Ş. tarafından
BİRYAY’a gönderilen 28.04.1998 tarihli ihtarnamelerde dağıtımı BİRYAY tarafından
yapılan Marie Claire, Top Pop ve Spor Gazetesi yayınlarının artık BİRYAY
tarafından dağıtılmasının istenmediği ve bu nedenle 31.05.1997 tarihine kadar
yürürlükte kalacak olan mevcut sözleşmelerin süresi sona erince feshedilmek
istendiği belirtilmektedir. BİRYAY tarafından Novamedya’ya gönderilen 30.04.1997
tarih ve 17140 sayılı ihtarnamede ise dağıtım sözleşmesinin feshedildiği ve yeni
sözleşme yapmak üzere BİRYAY’la temasa geçilmesi gerektiği, Novamedya’dan
BİRYAY’a gönderilen 12.05.1997 tarihli ve Fatoş ERBİL imzalı yazıda sözleşmenin
aynı koşullarla uzatılmasının talep edildiği belirtilmektedir.
6. SHOW BASIN’dan BİRYAY’a gönderilen 25.3.1998 tarihli, Genel Müdür Fatoş
ERBİL ve Genel Müdür Yardımcısı Niyazi YEŞİL imzalı yazıda, SHOW BASIN grubu
tarafından yayınlanmakta olan Marie Claire, Marie Claire Maison, Adres ve Beyaz
Butik dergilerinin, BİRYAY tarafından dağıtılması talep edilmektedir.
7. YAYSAT tarafından 16.04.1998 tarihinde, 3742 sıra numarası ile Multimedya’ya
gönderilen yazıda, aynen, “Grubunuzun yayınlamakta olduğu dergilerin satışını
yapmak üzere Biryay Birleşik Yayın Dağıtım A.Ş.’ne müracaat etmeniz
gerekmektedir.”, denilmektedir.
8. Aynı tarihte BİRYAY tarafından 274 sıra numarası ile Multimedya’ya gönderilen
bir yazı ile de, dağıtım koşullarının belirlenebilmesi için çeşitli belge ve bilgiler talep
edilmiştir.
9. BİRYAY’dan Multimedya Yayıncılık A.Ş’ ye gönderilen 13.05.1998 tarih ve 283
sayılı yazıda, önceki yazışmalarda belirtilen dergilere ilaveten, ekstra olarak dağıtımı
talep edilen dergiler için kapsamlı bir açıklamanın talep edildiği, buna karşılık
22.05.1998 tarihinde SHOW BASIN tarafından BİRYAY’a, sözkonusu dergilerin
dağıtımı ile ilgili açıklamaları içeren Fatoş ERBİL imzalı belgenin gönderildiği
anlaşılmaktadır.
10. Multimedya tarafından 01.06.1998 tarihinde BİRYAY’a gönderilen yazı ile,
01.05.1998 tarihinde göndermiş oldukları bilgiler çerçevesinde çıkış tarihi 1 Temmuz
1998 olan aylık Marie Claire, Marie Claire Maison, Adres, Mutfak Rehberi, Süper
Basket dergileri ile çıkış tarihi 1 Ağustos 1998 olan Beyaz Butik dergisinin
dağıtılması konusunda BİRYAY’ın nihai kararını ve uyulması gereken prosedürleri
22 REKABET KURUMU
bildirmesi talep edilmiş; aynı talep 05.06.1998 tarihinde, 17780 sayılı noter
ihtarnamesi ile tekrarlanmıştır.
11. BİRYAY tarafından 11.06.1998 tarihinde Multimedya’ya gönderilen 22113 sayılı
noter ihtarnamesi ile, Multimedya yetkilileri, dağıtım koşullarını ve uyulması gereken
esasları belirlemek amacıyla 15 Temmuz 1998 günü BİRYAY merkezinde toplantıya
davet edilmişlerdir.
12. Multimedya tarafından 17.06.1998 tarihinde BİRYAY’a gönderilen yazı ile, 29
Haziran – 02 Temmuz tarihleri arasında bir günde toplanılması talep edilmiş; aynı
talep “dergilerin çıkış tarihi itibariyle toplantı tarihinin daha erkene alınması gerektiği”
belirtilerek, 18.06.1998 tarihinde 19293 sayılı noter ihtarnamesi ile yinelenmiştir.
13. Multimedya tarafından BİRYAY’a gönderilen 21.07.1998 tarihli ve 52471 sayılı
noter ihtarnamesinde; 15 Temmuz tarihinde yapılan toplantıda görüşülen dağıtım
koşulları özetlenmiştir. Bu ihtarnameye göre BİRYAY’ın şartları şu şekildedir:
“Sözleşme gereği dağıtım vergisinin yayıncı tarafından ödenmesi gerekmektedir.
Dağıtım komisyonları, gazeteler için %35, yeni dergiler için %40, erotik yayınlar için
%45 olarak ifade edilmiştir.
Dergilerin %35 ile dağıtılması talebine karşılık Bir-Yay Genel Müdürü İlhan Esen çok
az satış yapan dergilerden zarar edildiğini, bu nedenle dağıtıma yeni girecek
yayınlara %40 komisyon uyguladıklarını fakat bu rakamın sonradan düşebileceğini
belirtilmiştir.
Dağıtım talebinin 23.07.1998 tarihinde toplanacak olan Yönetim Kurulu’nun onayına
sunulacağı, en geç 24.07.1998 tarihinde kararın Yayıncı’ya bildirileceği ve gerekirse
aynı gün içinde dağıtım sözleşmesinin imzalanabileceği belirtilmiştir.”
14. Multimedya tarafından BİRYAY’a gönderilen 24.07.1998 tarih ve 53861 sayılı
noter ihtarnamesinde, 15 Temmuz günü yapılan toplantıda, BİRYAY tarafından teklif
edilen dağıtım komisyon oranlarının ve sözleşme metninin aynen kabul edildiği
bildirilmekte ve dağıtım sözleşmesinin imzalanabilmesi için Multimedya’ya
gönderilmesi istenmektedir.
15. BİRYAY’dan Multimedya Yayıncılık A.Ş.’ye gönderilen 24.07.1998 tarih ve 53597
sayılı noter ihtarnamesinde;
“BİRYAY Yönetim Kurulu’nun 23.07.1998 tarihli toplantısında, SHOW BASIN
grubuna ait dergilerin BİRYAY tarafından dağıtılması talebine ilişkin olarak,
BİRYAY’ın dağıtım kapasitesinde yapılacak bir iyileştirme akabinde ve dağıtım
komisyonu ve miktarı gibi konularda mutabakata varılması sonucunda, işletmeler
arasında bir işbirliğinin tesis edilebileceği kararının alındığı,
Bununla birlikte, bu husus ile ilgili olarak BİRYAY’ın hukuk müşaviri Prof. Dr. Arif Esin
’in görüşüne başvurulduğu ve ‘Rekabet Kanunu, rakip teşebbüsler arasındaki
koordinasyonu amaçlayan eylemleri yasaklamakta; öte yandan belirli bir işin
kullanıma müsait haklarının diğer teşebbüslere devrinin Kanun’un 7’nci maddesi
kapsamına girdiği ve bu nedenlerle yapılacak olan sözleşme öncesinde işbirliğinin
23 REKABET KURUMU
Rekabet Kurulu’nun müsaadesine tabi bulunduğu…’ mütalaasının alındığı; bu
nedenle, SHOW BASIN ile BİRYAY arasında bir işbirliğinin tesisinden önce, işlemin
hukuki temelinin sağlanması için gerekli iznin alınmasının istendiği,” belirtilmektedir.
16. 28 Temmuz 1998 Salı günü düzenlenen, 32663 sayılı noter tutanağı ile,
Multimedya yetkililerinin dört adet kamyona yüklenmiş bulunan 30.400 adet Marie
Claire ve Beyaz Butik dergilerini dağıtılmak üzere BİRYAY’a teslim etmek istediği,
ancak, BİRYAY Genel Müdürü İ. ESEN’in “24.07.1998 tarihli Yönetim Kurulu
toplantısında alınan karara istinaden dergilerin teslim alınmayacağını ve
dağıtılmayacağını söylediği” ve dergileri teslim almadığı tespit edilmiştir.
17. BİRYAY Genel Müdürü İ.ESEN’in 1997 ve 1998 yıllarına ait ajandaları
incelendiğinde,
a. Hem 9 Temmuz 1998 hem de 10 Temmuz 1998 günlerine ilişkin hanelerde,
“SHOW BASIN İÇİN TOPLANTI: / SAAT:13’den sonra. / - YAYSAT/ - B.B.D / -
G. IRMAK”,
b. 13 Temmuz 1998 gününe ilişkin hanelerde, “FİLİZ HANIM VE M. GÜVER
(SÖZLEŞME DÜZENLEMESİ)” ve “G. IRMAK (SHOW FAXI)”,
c. 14 ve 15 Temmuz 1998 günlerine ilişkin hanelerde, “SHOW BASIN
TEMSİLCİLERİ İLE TOPLANTI”,
d. 21 Temmuz 1998 gününe ilişkin hanelerde, “SHOW BASIN (G. IRMAK),
SÖZLEŞMEDEKİ DÜZELTMELER”,
e. 24 Temmuz 1998 gününe ilişkin hanelerde, “SHOW’A SON CEVAP
VERİLECEK”,
f. 29 Temmuz 1998 gününe ilişkin hanelerde, “SHOW BASINLA İLGİLİ
YÖNETİM KURULU KARARI (G. IRMAK)”,
g. 3 Ağustos 1998 gününe ilişkin hanelerde, “SHOW BASINLA İLGİLİ YÖN.
KURULU KARARI (G. IRMAK)”, ifadelerinin yer aldığı görülmüştür.
18. BİRYAY’ın Yönetim Kurulu defteri incelenmiş; Show Basın’ın müracaatı ile ilgili
olarak, 24 Temmuz 1998’de veya bu tarihten önce ya da sonra herhangi bir karara
rastlanmamıştır. Diğer yandan, 27.07.1998 tarihli Yönetim Kurulu Kararında, “4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun gereği dağıtım şirketlerine usulüne
uygun olarak yayınlarını teslim eden ve BİRYAY’ın temel prensipleri doğrultusunda
yapılacak sağlıklı dağıtım ilkelerini kabul eden tüm yayın kuruluşlarının kamu yararı,
ahlakı, vicdanı ve milli güvenlik konularında Devlet ve Cumhuriyetimizi hedef
almayan tüm yayınların, mali hususlarda anlaşılması durumunda, tarafımızdan
dağıtımı karara bağlanmıştır.” ifadesi yer almaktadır.
19. 16 Aralık 1998 tarihinde kendisiyle görüşülen BİRYAY Genel Müdürü İ. ESEN,
anılan tarihte Yönetim Kurulu Kararı alınmadığını; ancak Yönetim Kurulu ile yapılan
şifahi görüşmeler neticesinde, karşı tarafla yapılan görüşmeler ve çıkarılan maliyet
hesapları sonucunda bu tür bir dağıtımın maliyetini karşılamayacağı ihtimalinin
bulunması gerekçesiyle böyle bir cevap verildiğini; diğer yandan, karşı tarafın
sunduğu alternatiflerin ve daha sonra kurdukları dağıtım ağıyla BİRYAY’a yardımcı
olacaklarının kabul edilmesi sonucunda, yapılan teklifin cazip hale geldiğini, Aralık
1998 tarihi itibariyle bu yayınları dağıtmaya başladıkları dikkate alındığında kötü bir
niyetlerinin olmadığının anlaşılacağını, ifade etmiştir.
24 REKABET KURUMU
20. 18 Aralık 1998, Cuma günü kendisiyle görüşülen Novamedya Tanıtım ve
Yayıncılık Ticaret Limited Şirketinin sahibi F. ERBİL ;
Mutfak Dergisi’nin Mayıs 1995’ten itibaren YAYSAT tarafından dağıtılmakta
ve kendisinin de bu sırada YAYSAT’ın bağlı bulunduğu grubun şirketlerinden biri
olan Milliyet Dergi grubunda çalışmakta olduğunu; 01.06.1996’da YAYSAT ile olan
sözleşmesinin BİRYAY’a devredildiğini, 30.04.1997’de ise BİRYAY’dan,
sözleşmesinin feshedildiğini ve yeni sözleşme yapılması için ilişkiye geçilmesi
gerektiğini bildiren bir noter ihtarnamesi aldığını; Mayıs 1997’de Milliyet Dergi
grubundan istifasının hemen ardından, YAYSAT’ın 18.07.1997 tarih ve 5315 sayılı
yazısı ile, “yayın çeşidinin fazlalığı” gerekçesiyle Ağustos 1997’den itibaren derginin
dağıtılmayacağını bildirdiğini; dergisinin dağıtımının iptal edilmesinin birinci
nedeninin rakip bir grubun (SHOW BASIN) yöneticiliğini üstlenmiş olması; ikinci
nedeninin ise, Mutfak Rehberi dergisinin yayınlanmasının hemen ardından aynı
grupta iki ayrı yemek dergisinin piyasaya çıkması olduğunu ifade etmiş;
YAYSAT’ın bu kararının tebliğinden sonra, Temmuz-Ağustos sayısı iki ay
süreli olarak piyasaya çıkan ve BİRYAY’a da bu şekilde bildirilmiş olan Mutfak
Rehberi dergisinin, 28.07.1997 tarihi itibariyle iadeye alındığını; iade dergilerin
içindeki paketlerin büyük çoğunluğunun hiç açılmamış ve bunların bayilere
gönderilmemiş olduğunun görüldüğünü; daha sonra yapılan anlaşma sonucu anılan
derginin 01.12.1998 tarihinden itibaren BİRYAY tarafından dağıtılmakta olduğunu
belirtmiştir.
21. YAYSAT tarafından 18.07.1997 tarih ve 5315 sayı ile Novamedya’ya gönderilen
yazıda, aynen; “Şirketimizce dağıtılmakta olan yayın çeşidinin fazlalığı nedeniyle
Mutfak Rehberi isimli derginizin Ağustos 1997 ayından itibaren şirketimiz tarafından
dağıtılamayacağını bildiririz.” ifadesi bulunmaktadır.
22. Novamedya tarafından BİRYAY’a gönderilen 15.08.1997 tarih ve 51928 sayılı
noter ihtarnamesinde; “2 ay süreli olarak hazırlanan Mutfak Rehberi isimli derginin,
02.07.1997 tarihinde BİRYAY’a teslim edildiği ve 2 ay (Temmuz-Ağustos) satışta
kalacağının hatırlatıldığı; ancak buna rağmen, 28.07.1997 tarihinde derginin,
süresinden önce ve dağıtım sözleşmesi hükümleri çiğnenerek, bayilerden toplatılmış
olduğu” belirtilmektedir.
d) Akşam Gazetesi Olayı
Akşam Gazetesi’nin ve aynı grupta yer alan diğer yayınların gazete
bayilerinde teşhir ve satışlarının BBD, YAYSAT ve BİRYAY tarafından
engellendiğine veya zorlaştırıldığına ve Akşam Gazetesi satılmaması karşılığında
bayilik teklif edilmesine ilişkin olarak elde edilen noter tutanakları ve diğer tespitler,
sözkonusu uygulamaların Akşam Gazetesi ve aynı grupta yer alan yayınların
dağıtımını gerçekleştiren Dost Basın A.Ş.’nin de faaliyetlerini zorlaştıran ve
piyasanın dışına itilmesine yol açabilecek eylemler olması nedeniyle aşağıda rakip
teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması başlıklı bölümde yer almaktadır.
25 REKABET KURUMU
İ.3.2.3. Rakip Teşebbüslerin Faaliyetlerinin Zorlaştırılması Suretiyle Hakim
Durumun Kötüye Kullanılması
4054 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin (a) bendinde ifade edildiği üzere,
“Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak
engel olunması ya da rakiplerinin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını
amaçlayan eylemler” hakim durumun kötüye kullanılması hallerinden olup hukuka
aykırı ve yasaktır.
1996 yılında, promosyon teminatları ve Akşam Gazetesi’nin fiyatını önemli
oranda düşürmesi sonucu, anılan gazeteyi yayınlamakta olan Aslı Gazetecilik ve
Matbaacılık A.Ş. ile anılan gazeteyi dağıtmakta olan BİRYAY arasında uyuşmazlık
çıkmış; BİRYAY, Akşam Gazetesi’nin ve Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.’nin
diğer yayınlarının dağıtımına devam etmeyi reddetmiştir. Bunun sonucunda, Akşam
Gazetesi, Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. vasıtasıyla kurulan Dost Basın
Dağıtım A.Ş. tarafından dağıtılmaya başlanmıştır. Soruşturma konusu olay ve
aşağıda yer alan tespitler, çeşitli adli ve idari mercilerde incelendiği üzere
BİRYAY’ın Akşam Gazetesi’ni dağıtmayı reddetmesi değil, Dost Basın Dağıtım
A.Ş. ile son satıcılara ulaştırılan gazetenin teşhir ve satışının engellenmesi ve
bu yolla Akşam Gazetesi’nin gazete yayıncılığı piyasasındaki faaliyetlerinin ve
Dost Basın Dağıtım’ın da gazete ve dergi dağıtımı piyasasına girmesinin
engellenmesidir.
1. YAYSAT Yayın Satış, Pazarlama ve Dağıtım A.Ş Genel Müdürü E. BAKIRTEL
tarafından 04.08.1997 tarihinde 5817 sıra numarası ile Yönetim Kurulu Üyesi
Y. BALCI’ya gönderilen yazıda aynen;
“Dost Basın Dağıtım (Akşam) ile YAYSAT-BBD tali bayilerinin son durumunun
tesbiti ile ilgili çalışmalarımız sonuçlanmıştır. Bölgelere göre Listeler Ek’tedir.
Baş bayilere göre DBD tali bayi dağılımı bu günden itibaren Bölge
Müdürlüklerimizde oluşturulan çalışma masalarınca bayi bayi takip edilecektir.
Bu konuda amaçlanan hedef DBD tali bayilerini, grubumuz tali bayiliğine çevirerek
yok etmek. Yeni açılacak DBD tali bayilerini varoşlara iterek, okurun anılan
gazeteye ulaşımını engellemek olacaktır.
Tali bayi rakamlarının mukayesesi her hafta tarafınıza bilgi olarak sunulacaktır.
(…)”, denilmektedir.
2. Ankara 25. Noterliği tarafından düzenlenen 07.10.1996 tarih, 52519 ve 52520
sayılı tutanaklara göre, 04.06.1996 tarihinde Akşam Gazetesi’nin satışını yapmaya
başlayan iki bayi, “06.10.1996 tarihinde BİRYAY’ın bölge bayisi olan Gerçek Dağıtım
tarafından, Akşam Gazetesi’nin teşhir ve satışını bıraktıkları takdirde, depozito
ve teminat bilahare tespit edilmek üzere kendilerine BİRYAY bayiliği verileceğinin
söylendiğini, bunun üzerine, gazetelerin çoğunluğunun BİRYAY’da olması nedeniyle
BİRYAY bayisi olmayı kabul ettiklerini, dolayısıyla, bundan sonra Akşam Gazetesi’ni
satmayacaklarını” ifade etmişlerdir.
3. Beyoğlu 26. Noterliği tarafından düzenlen 14 Ekim 1996 tarih ve 18948 sayılı
tutanakta, 9 gazete bayisi, YAYSAT Yayın Satış Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. ile
yapmış oldukları sözleşmelere ilişkin olarak; “13 Ekim 1996 tarihinde, ‘şirketin yazılı
izni olmadıkça başka bir dağıtım kuruluşunun veya yayınevinin yayınlarını teşhir edip
26 REKABET KURUMU
satmama yükümlülüğü’nü ve ‘… taraflarca okunup kabul edilerek 01.06.1996
tarihinde imzalanmıştır.’ ifadesini içeren sözleşmeler imzalatıldığını” belirtmişlerdir.
4. Ankara 25. Noterliği tarafından düzenlen 14 Ekim 1996 tarih ve 53796 sayılı
tutanakta kendisi ile görüşülen büfe sahibi, “….Bayilik sözleşmesi ile ilgili 13.10.1996
tarihinde Yaysat ilgililerinin gelerek yeni sözleşme imzalattıklarını, sözleşmenin
01.06.1996 tarihli olduğunu, ikinci maddede başka bir kuruluşun yayınlarını teşhir
edip satamayacağının yazılı olduğunu…” ifade etmektedir.
5. Bafra 2.Noterliği tarafından düzenlenen 13.11.1996 tarih ve 15090 sayılı
tutanakta, kendileriyle görüşülen üç bayi “YAYSAT ve BBD yetkili satıcıları ve ana
bayilerinin kendilerine Akşam satılmayacağına dair talimat verdiklerini” belirtmektedir.
6. Uşak 2. Noteri tarafından düzenlenen 15.11.1996 tarih ve 12637 sayılı tutanakta,
kendileri ile görüşülen iki bayi “Akşam Gazetesi’ni satmak istemelerine rağmen,
başbayilerin bayiliklerini iptal edeceklerini söylemeleri üzerine, satmaktan imtina
ettiklerini” belirtmektedirler.
7. İstanbul 14. Noteri tarafından düzenlenen 19.11.1996 tarih ve 19215 sayılı ifade
tespit tutanağında kendisiyle görüşülen bayi, “YAYSAT bölge başbayisinin, Sirkeci
bölgesinde tüm bayileri dolaşarak Akşam Gazetesi’nin tezgah altına atılmasını
istediğini” söylemektedir.
8. 25.11.1996 tarihinde Kayseri 2. Noterliğince düzenlenen 27578 sayılı tutanakta;
kendileri ile görüşülen iki bayi “YAYSAT ve BBD nin Akşam Gazetesi’nin az satılması
ve iadenin fazla yapılması hususunda kendilerine baskı yaptıklarını, çok satılması
halinde bayiliklerinin iptal edileceğinin” söylendiğini ifade etmektedirler.
9. 26 Kasım 1996 tarihinde Üsküdar 3. Noteri tarafından düzenlenen 52478 sayılı
tutanakta; “Ümraniye, Atatürk Mah. Çavuşbaşı Cad. Karanfil Sok. No:24 adresinde
market işleten A. KURT ; Akşam Gazetesi’ni sattığı için YAYSAT başbayii Ö. YAVUZ
(Yavuz Dağıtım ) tarafından bayiliğinin iptal edildiğini ” beyan etmektedir.
10. 26 Kasım 1996 tarihinde Üsküdar 3. Noteri tarafından düzenlenen 52479, 52480,
52481, 52482 sayılı tutanaklarda; kendileri ile görüşülen bayiler “Akşam satmak
istedikleri halde BBD ve YAYSAT başbayileri tarafından böyle bir durumda
bayiliklerinin iptal edileceğini” söylemektedirler.
11. Ankara 25. Noterliğince 18 Kasım 1996 tarihinde düzenlenen 60484 sayılı
tutanakta kendisi ile görüşülen iki bayi, “YAYSAT ve BİRYAY’ dan gelen
müfettişlerin, Akşamın standının alınmaması ve satışının açık yapılmamasını
istediklerini” beyan etmektedirler.
12. İzmir Birinci Noterliğince 20 Kasım 1996 tarihinde düzenlenen 34719 sayılı
tutanaklarda, kendileri ile görüşülen üç bayiye, “Akşam Gazetesinin teşhirini
yapmamalarının, ilanların büfelere yapıştırılmamasının, gazetenin satışının tezgah
27 REKABET KURUMU
altından yapılmasının, aksi halde sözleşmenin fesih edilerek bayiliklerinin iptal
edileceğinin” söylendiği tespit edilmiştir.
13. Yukarıdaki noter tutanaklarına ek olarak, çok sayıda bayi tarafından imzalanmış
tek tip tespit tutanaklarında, YAYSAT ve BBD müfettişlerinin ve yetkili satıcılarının
Akşam’ın satışını engelledikleri, teşhirini istemedikleri ve ödemeleri aksatmaları
talimatının verildiği görülmektedir.
İ.3.3. BİRYAY’IN MENFİ TESPİT/MUAFİYET TALEBİ
11.11.1997 tarih ve 23167 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
giren 1997/6 sayılı “Rekabet Kurumu Teşkilatının Oluşturulmasından Sonra
Teşebbüslerin ve Teşebbüs Birliklerinin 4054 Sayılı Kanun’dan Doğan Hak ve
Yükümlülüklerine İlişkin Tebliğ” uyarınca teşebbüslere, Rekabet Kurumunun
teşkilatını oluşturduğunu ilan ettiği 5 Kasım 1997 tarihinde var olan rekabeti
sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve kararlarını bildirilmeleri için 6 aylık süre
tanınmıştır.
Kurumumuz kayıtlarına 04.05.1998 tarih ve 1010 sayı ile intikal eden
“Biryay’ın Kuruluş Sözleşmesine İlişkin Menfi Tespit Başvurusu” ile BBD ve
YAYSAT, anılan Tebliğ’de belirtilen yükümlülüklerini yerine getirerek, 14.05.1996
tarihinde imzalamış oldukları BİRYAY Kuruluş Sözleşmesi için menfi tespit
başvurusunda bulunmuşlardır. Başvuru dosyasında ayrıca, menfi tespit verilmediği
takdirde sözleşmeye Kanun’un 5’inci maddesi uyarınca muafiyet verilmesi talep
edilmektedir.
Rekabet Kurulu’nun 02.07.1998 tarih ve 72 nolu toplantısında almış olduğu
karara istinaden, söz konusu menfi tespit/ muafiyet talebi soruşturma dosyası ile
birleştirilmiştir.
Rekabet hukuku açısından bakıldığında;
a. “İki veya daha fazla teşebbüsün, araştırma geliştirme gibi faaliyetleri yürütmek
veya belirli, süreli bir işi tamamlamak amacıyla biraraya geldiği oluşumlar
(konsorsiyumlar vb.)”, eğer “rekabeti bozma, engelleme veya kısıtlama amacı
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar” niteliğinde iseler, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi
kapsamında değerlendirilirler. Kanun’un 5’inci maddesinde belirtilen koşulları
sağlamaları halinde, Rekabet Kurulu bu anlaşmalara muafiyet verebilir.
b. İki veya daha fazla teşebbüsün, ortaklaşa kurmuş oldukları ve/veya kontrol
ettikleri şirketler, Türk rekabet hukuku açısından, Türk Ticaret Kanunu’nda
ve/veya Borçlar Kanunu’nda belirtilen şirket nev’ilerine bakılmaksızın, “ortak
girişim” olarak nitelendirilirler. Bu tür ortak girişimlerin, Kanun’un 7’nci maddesi
kapsamında mı yoksa 4’üncü maddesi kapsamında mı değerlendirmeye tabi
tutulacakları, 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme
ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in “Birleşme ve Devralma Sayılan Haller” başlıklı
2’nci maddesinde belirtilmiştir.
Anılan maddenin (c) bendi uyarınca, “Amaçlarını gerçekleştirmek için işgücü ve
mal varlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan
ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim şirketi arasındaki rekabeti
28 REKABET KURUMU
sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler (joint venture).” 1997/1
sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilecektir.
Dolayısıyla, 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2/c maddesinde belirtilen koşulları
taşımayan ortak girişim anlaşmaları da sonuç itibariyle, teşebbüsler arasında
yapılmış olan anlaşmalardır ve “rekabeti bozma, engelleme veya kısıtlama amacı
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte” iseler, Kanun’un 4’üncü
maddesi uyarınca “hukuka aykırı ve yasaktırlar”. Kanun’un 4’üncü maddesi, herhangi
bir anlaşma türü (satış sözleşmesi/ şirket akdi vb.) veya şekline (yazılı/sözlü vb.)
istisna getirmemiştir. Diğer yandan, 4’üncü madde kapsamına giren anlaşmalar,
Kanun’un 5’inci maddesinde öngörülen koşulları taşımaları halinde muafiyet
alabilirler.
Tespitler:
BİRYAY’ın en büyük ortakları, %49’arlık ortaklık payı ile BBD ve YAYSAT’tır.
Başlıca faaliyetleri gazete ve dergi dağıtımı olan BBD ve YAYSAT, “gazete ve dergi
dağıtımı piyasasında” birbirine rakip olan şirketlerdir. BİRYAY’ın diğer ortakları ise,
özellikle gazete ve dergi dağıtımı piyasası ile birebir etkileşim içinde olan gazete ve
dergi yayıncılığı piyasasında faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerdir.
1. BİRYAY Kuruluş (Ana) Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesinde şirketin “Amacı” şu
şekilde ifade edilmiştir:
“Anonim Şirket’in amacı, basın ve her türlü vasıtalarla basılmış yayınların,
eserlerin pazarlanması, dağıtılması, taşınması, satılması, aracılık edilmesi,
gerekli yerlere ulaştırılması ve bayilik işlerini icra etmek üzere yurt dışından ithal
edilmesi ve aynı maksatla Türkiye’de basılmış her türlü eserleri yurt dışına ihraç
etmek ve bunlarla ilgili olarak her nevi ticari ve sınai faaliyetlerle iştigal etmek
üzere kurulmuş ve kurulacak yerli ve yabancı şirketlerin sermaye ve idarelerine
iştirak edilmesidir.”
2. BİRYAY’a Kuruluş Sözleşmesi’nin Rekabet Yasağı başlıklı 38’inci maddesi ile,
kurucuların veya kurucularının ortaklarının sahip olduğu yayınlar dışındaki yayınları
münhasıran dağıtma yetkisi verilmiştir.
3. BİRYAY Kuruluş Sözleşmesi’nin Uygulanacak Tarife başlıklı 39’uncu
maddesinde ise, içeriklerine ve periyodlarına göre gazete ve dergilerden alınacak
asgari dağıtım komisyonu oranları belirlenmiştir.
4. BİRYAY Kuruluş Sözleşmesi, 04.05.1996 tarihinde, yani 4054 sayılı Kanun’un,
cezai hükümleri ile birlikte yürürlüğe girmesinden sonra, ancak Rekabet Kurulu’nun
Teşkilatını oluşturduğu ve 1997/1 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe girdiği 05.11.1997
tarihinden önce imzalanmıştır.
29 REKABET KURUMU
J-) SAVUNMALAR VE BUNLARA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER
J.1. Usule İlişkin İtirazlar
Kanun’un 41’inci maddesinin, soruşturma açılıp açılmamasına karar
verilmesini süre sınırlamasına tabi kıldığı ve Kanun’un açık hükmü gereğince,
Kurulun Önaraştırma Raporu’nun teslimini takip eden 10 gün içinde bu konudaki
kararını vermesi gerektiğinden bahisle, süre koşuluna uyulmamasından dolayı
soruşturmanın usul yönünden sakatlandığı savunulmuştur.
Değerlendirme:
Kanun’un 41’inci maddesinde belirtilen süre, idarenin işlerinin hızlandırılması
amacıyla konulmuş bir süre olup, hak düşürücü nitelikte değildir.
J.2. Kanun’un 4’üncü Maddesi Kapsamındaki İhlallere İlişkin Savunmalar
J.2.1. Pazar paylaşımı ve fiyat tespiti
BBD ve YAYSAT’ın, birlikte kurmuş oldukları BİRYAY vasıtasıyla
koordinasyon sağlayarak, (a) gazete ve dergi dağıtımı piyasasını bölüşmek ve
müşteri yayınlarını paylaşmak suretiyle, (b) müşteri yayınevlerine ait gazete ve
dergilerin dağıtımına ilişkin komisyon oranlarını ve dağıtılan yayınlardan alınacak
sabit ücretleri birlikte tespit etmek suretiyle Kanun’un 4’üncü maddesini açık bir
biçimde ihlal ettikleri ve bu nedenle, Kanun’un 16’ncı maddesinin ikinci fıkrası
gereğince cezalandırılmaları gerektiği iddiasına karşı tarafların savunması:
Meseleye Kanun’un ruhu, Genel Gerekçe’nin yol gösterici hükümleri ve 5’inci
maddesinin hükümleri açısından yaklaşıldığında, “paylaşım” ve “bölüşüm” olarak
adlandırılan uygulamaların, Avrupa Birliği rekabet kurallarınca da düzenlenen
ihtisaslaşma ve iş bölümü olduğunun görüleceği;
AB Komisyonu’nun Teşebbüsler Arası İşbirliğine Yönelik Anlaşma, Karar ve
Uyumlu Eylemlere İlişkin Duyurusu’nda, teşebbüsler arasında akdedilmiş ve tek
amacı;
- üretim, depolama ve taşımacılık imkanlarının ortak kullanılması,
- bir taahhüdün yerine getirilmesine yönelik konsorsiyum kurulması,
- satış faaliyetlerinin ortak yürütülmesi,
olan anlaşma, karar ve uyumlu eylemlerin çoğunlukla Kurucu Anlaşma’nın 81(1)
maddesine aykırı olmadığının, -aykırı olduğu durumlarda da- kolaylıkla bireysel
muafiyet alabileceğinin belirtildiği;
Piyasaların ve müşterilerin bölüşüldüğü ve paylaşıldığı iddia edilen oluşumun
bu yönde değerlendirilmesi gerektiği savunulmuştur.
Değerlendirme:
Fiyat tespiti ve pazar paylaşımı gibi açık rekabet ihlâllerini içeren bir
anlaşmanın muafiyet alması mümkün değildir. Anılan Komisyon Duyurusu,
“uzmanlaşma anlaşmaları”nı tanımlamaya yöneliktir. Bu nitelikteki anlaşmaların
30 REKABET KURUMU
kolaylıkla muafiyet alabileceğinin belirtilmiş olması, bu anlaşmalara, Kurucu
Anlaşma’nın 81(3)’inci maddesinde belirtilen koşulları taşımamaları halinde de
muafiyet verilebileceği anlamına gelmemektedir.
İki rakip şirketin, açıkça pazarı paylaşmak amacıyla yaptıkları bir anlaşma,
“uzmanlaşma anlaşması” olarak nitelendirilemez. Ayrıca, BİRYAY’ın fiziksel
kapasitesi dikkate alındığında, savunmada belirtildiği türde bir uzmanlığın gereklerini
yerine getirme yeteneğine sahip olmadığı görülmektedir.
Bunun yanısıra, ister uzmanlaşma anlaşması olsun, ister farklı nitelik taşısın,
bir anlaşmaya muafiyet tanınması için gerekli olan koşullar, Kanun’un 5’inci
maddesinde belirtilmiştir. Söz konusu koşulları taşımayan anlaşmalar muafiyet
alamazlar.
J.2.2. Tali Bayiler ile Yapılan Sözleşmeler
Tali bayilerle yapmış olduğu sözleşmeleri, 1997/6 ve 1997/2 sayılı Tebliğlerde
öngörülen sürede Kurul’a bildirmeyen BBD Birleşik Basın Dağıtım Anonim Şirketi ile
YAYSAT Yayın Satış, Pazarlama ve Dağıtım Anonim Şirketi’nin Kanun’un 16/c bendi
ve bildirilmeyen anlaşmaların rekabete aykırı hükümler içermesi nedeniyle Kanun’un
16’ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği iddiasına karşı
tarafların savunması:
İlk yazılı savunmada, YAYSAT ve BİRYAY’ın yapmış oldukları dikey
anlaşmaların, BİRYAY oluşumuna Rekabet Kurulu’nun vereceği cevabın
beklenilmesi nedeniyle Kurul’a bildirilmediği, diğer yandan tali bayilerle yapılan
sözleşmelerin, Grup Muafiyetleri Tebliğlerine uygun olduğu ve zaten bildirilmelerine
gerek olmadığı, lafzı itibariyle, Rekabet Kurulu’nun yayınlamış olduğu tebliğlere
aykırı görünen hükümler olsa dahi, tarafların bu hükümleri fiiliyatta tebliğlere uygun
bir şekilde, rekabet ihlaline cevaz vermeyecek biçimde uygulamak için ellerinden
geleni yaptığı ve uygulamalarda bu aksaklıkların giderildiği;
Daha sonraki yazılı savunmalarda ve sözlü savunmada ise, sözkonusu
anlaşmaların “acentalık anlaşmaları” olduğu, gerek AB Komisyonu’nun 1962
yılındaki bildirisi, gerekse Rekabet Kurulu’nun Türk Hava Yolları Anonim
Ortaklığı’nın Ticari Acentelerle Akdedilen Münhasır Acentelik Sözleşmelerinin
Kanun’un 4’üncü maddesi kapsamına girmediği yönündeki kararı dikkate
alındığında, ana bayiler ve tali bayiler ile yapılmış olan anlaşmaların 4’üncü madde
kapsamına girmedikleri ve dolayısıyla bildirime tabi olmadıkları ifade edilmiştir.
Değerlendirme:
Tarafların BİRYAY’ın Kuruluş Sözleşmesine ilişkin olarak bildirim
yükümlülüklerini yerine getirmiş olmaları, Kanun’a ve tebliğlere aykırılık içeren dikey
anlaşmalarını da bildirme yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır. Bunun
yanısıra, YAYSAT’ın yapmış olduğu dikey anlaşmalar için BİRYAY’ın menfi tespit
başvurusunun cevabının beklenmesinin de hukuki açıdan bir anlamı
bulunmamaktadır.
Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 116’ncı maddesine göre, “Ticari mümessil,
ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tabi bir sıfatı olmaksızın bir
mukaveleye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi bir surette ticari bir
31 REKABET KURUMU
işletmeyi ilgilendiren akitlere aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı
meslek edinen kimseye acenta denir.”
Dolayısıyla acenta, tacirin bağımsız yardımcılarındandır ve bir ticari işletmeyi
ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etme veya bunları o işletme adına yapma
şeklinde sürekli olarak faaliyet gösterir.
Tarafların acenteliğe ilişkin savunmalarını dayandırdıkları AT
Komisyonu’nun 1962 yılındaki Duyurusu’na5 göre ise, Ortak Pazar’ın belirli bir
bölümünde, (a) bir teşebbüsün hesabına ticari işlemlere aracılık etme veya (b) bir
teşebbüs adına ve hesabına ticari işlemleri sonuçlandırma ya da (c) kendi adlarına
ve bu teşebbüs yararına ticari işlemleri sonuçlandırma işi ile uğraşan işletmeler
acenta olarak kabul edilmekte ve Roma Anlaşması’nın (eski) 85/1’inci maddesi
kapsamındaki yasağın dışında kalmaktadır.
Diğer yandan, anılan Komisyon Duyurusu’nda ayrıca, bir ticari acentanın,
- sözleşme kapsamındaki ürünlerden önemli bir miktarda stoğu kendi
mülkiyetinde tutması veya buna zorunlu tutulması halinde,
- kendi harcamalarıyla müşterilere ücretsiz olarak esaslı bir servis hizmeti
sağlamakla yükümlü tutulması veya bu hizmeti fiilen sağlaması halinde,
- fiyatları veya işin şartlarını belirleme imkanının bulunduğu veya halihazırda
belirlediği hallerde
“bağımsız bir tacir“ sayılacağı ve bağımsız tacirlerle yapılan anlaşmaların da (eski)
85/1’inci madde kapsamında değerlendirileceği belirtilmiştir.
Komisyon, 24.05.2000 tarihinde yayımlamış olduğu dikey kısıtlamalarla ilgili
rehberde, acentalık hakkında 1962 yılında yayımlamış olduğu Komisyon
Duyurusundaki hükümlere de açıklık getirmiştir.
Bu çerçevede, acentalık anlaşmalarındaki rekabet yasağının, markalar arası
rekabeti etkilemesi ve ilgili pazara girişi engellemesi durumunda Kurucu Anlaşma’nın
81(1) inci maddesini ihlal edeceği belirtilmiştir.
Yukarıda değinilen hususun yanısıra, müvekkilin her türlü finansal ve ticari
riskleri üstlendiği durumlarda bile, rekabete aykırı bir işbirliğine dönüşmesi ya da
bunu kolaylaştırması halinde acentalık anlaşmasının, Kurucu Anlaşma’nın 81(1) inci
maddesini ihlal edeceği ifade edilmiş; aynı acentaları kullanan teşebbüslerin, birlikte,
bu acentaları kullanmaları konusunda rakip teşebbüsleri dışlamaları ya da
acentalarını, piyasa açısıdan önemli bilgilerin veya pazar stratejilerinin değişiminde
kullanmaları bu duruma örnek olarak gösterilmiştir.
Acentanın bağımsız bir tacir olup olmadığı bazı soru işaretleri oluşturuyorsa,
bu durumda her bir olay, acenta ve müvekkil arasındaki hukuksal ilişkiden ziyade
ticari gerçeklikler gözönünde bulundurularak değerlendirilmelidir.
Soruşturmaya konu olan anlaşmaların acentalık anlaşmaları olup olmadıkları
hususunda aşağıdaki kriterlere bakılabilir:
Malın Mülkiyeti: Dağıtım zincirinin üst basamağında yer alan bir işletme, bir alt
basamağında yer alan işletmeye malı fatura etmekte; bir başka deyişle her düzeyde
malın sahibi resmi olarak malı kendi adına bir başka kişiye satmaktadır. Gazete
ve dergilerin okuyucuya ulaşmasını sağlayan tali bayilerin faaliyeti, “malların”
satılması esnasında müvekkili ile alıcı arasında aracılık yapmak değil, doğrudan
5 1962 OJ 2921
32 REKABET KURUMU
kendi nam ve hesabına bir satış akdi gerçekleştirmektir. İlgili pazarda sıklıkla
görülen iadeler ve faturaların iadelerden sonraki kesin satış rakamları üzerinden
kesilmesi, piyasanın kendine özgü yapısından kaynaklanmakta olup, malın söz
konusu dağıtım zinciri içerisinde el değiştirdiği gerçeğini değiştirmemektedir.
Münhasırlık, piyasaya giriş ve dışlayıcılık: Komisyon’un, 2000 yılında yayımlamış
olduğu rehberde, münhasır acentalık anlaşmalarının piyasaya girişi zorlaştırması ya
da dışlayıcılığa yol açması durumunda rekabete aykırı anlaşmalar kapsamında
değerlendirileceği belirtilmiştir. Soruşturma konusu piyasada meydana getirilen
münhasırlık ise, tali bayilik anlaşmalarının 2 nci maddesinde yer alan “Bayii dağıtım
şirketinin yazılı izni olmadıkça başka bir dağıtım kuruluşunun veya yayınevinin
yayınlarını teşhir edip satmayacaktır.” hükmüyle sağlanmaktadır. Söz konusu
maddede yer alan yazılı izin şartıyla, BBD ve YAYSAT aynı bayileri kullanmakla
beraber, piyasada bulunan veya piyasaya girecek diğer dağıtım şirketlerinin bu
bayileri kullanmalarını engellemektedirler. Bu uygulama bayilerin acenta tanımının
dışında kalmasını gerektirmektedir.
Stoklar: Komisyonun bildirisinde yer alan koşullardan biri de, işletmenin sözleşme
kapsamındaki ürünlerden önemli bir miktarda stoğu kendi mülkiyetinde tutması ve
buna zorunlu tutulması durumunda söz konusu işletmenin acenta tanımının dışında
kalacağıdır. İlgili pazarda gazeteler çoğunlukla günlük olarak, dergiler ise belirli
periyodlarda satışa sunulmakta, süresi içinde satılamayan ürünlerin değeri
kalmamaktadır. Dolayısıyla ürünler, yayınevleri, dağıtım şirketleri ve ana bayilerde
de değil, son satış noktalarında toplanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, ilgili ürün
pazarında, diğer pazarlardaki anlamıyla bir stoktan söz etmek mümkün değildir.
Diğer yandan, ilgili pazarda stoktan söz etmek mümkün olsaydı dahi, bayilik
sözleşmesinde bayilere yeteri kadar yayın bulundurma yükümlülüğünün
yüklendiği ve bayi için yeterli olan yayın çeşidi ve miktarının da dağıtım
şirketleri tarafından tespit edildiği dikkate alındığında, bayilerin acenta tanımı
dışında kalacakları açıktır.
Malın ticari riski: Son satış noktaları durumundaki tali bayiler, gazete ve dergi satış
fiyatlarında değişiklik yapamamaktadırlar. Son satış noktalarının bu şekilde fiyatlar
üzerinde herhangi bir değişiklikte bulunamamaları, bayilerin acenta olmalarından
değil tamamen ilgili pazarın kendine özgü yapısından kaynaklanmaktadır. İlgili
pazarda faaliyet gösteren bayiler, dağıtım şirketleri tarafından bir sonraki hafta
kendilerine bırakılacak malın bedelini teminat olarak dağıtım şirketleri hesabına
yatırmakta, malların satışından ve satılmayan malların iadesinden sonra, iade edilen
mallar için yatırmış oldukları bedeli geri almaktadırlar. Örneğin, aylık bir dergi için
verilen teminat, dergi bir ay boyunca satılmayıp iade olsa dahi dağıtım şirketi
tarafından değerlendirilmektedir. Satılmayan malı iade etme olanağı olsa dahi, bir
bayinin, bayilik sözleşmesi gereği “dağıtım şirketinin veya başbayinin dağıtımını
üstlendiği yayınların teşhir ve satışını sağlamak ve bu yayınları yeteri kadar
bulundurmakla yükümlü” olduğu, elinde bulundurduğu yayınlar için teminat verme
zorunluluğu ve paranın zaman maliyetinin bulunduğu dikkate alındığında, bayilerin
satamadıkları mallara ilişkin olarak ticari risk aldıkları anlaşılmaktadır.
33 REKABET KURUMU
J.3. Kanun’un 6’ncı Maddesi Kapsamındaki İhlallere İlişkin Savunmalar
BBD, BİRYAY ve YAYSAT ‘ın, (a) rakip teşebbüslerin faaliyetlerini
zorlaştırmak, (b) gazete ve dergi dağıtımı piyasasındaki finansal, teknolojik ve ticari
avantajlarından yararlanarak, gazete ve dergi yayıncılığı piyasasındaki rekabet
koşullarını bozmayı amaçlayan faaliyetlerde bulunmak suretiyle Kanun’un 6’ncı
maddesini ihlâl ettikleri iddialarına karşı tarafların savunması:
Şikayetçi taraf olan Show Grubu’nun, Bilgin ve Doğan Grubu ile olan
anlaşmazlıkları sonucu dağıtım şirketlerinin Rekabet Kurulu’na şikayet edildikleri,
bugün, şikayete konu olan yayınların zaten dağıtılmakta olduğu,
Piyasada %100 pazar payına sahip olacak biçimde mutlak tekel oluşturulduğu
ve bu hakimiyetlerini kötüye kullandıkları, yayınevlerinin faaliyetlerini zorlaştırdıkları,
piyasayı ve müşterileri bölüşerek, alınan komisyonları zorla yükselttikleri iddia edilen
BBD, BİRYAY ve YAYSAT’ın, ekonomik anlamda rakibi olan, kimi zaman dünya
görüşü ve yayın politikası nedeniyle anlaşmazlık içerisinde bulunulan, pek çok
zaman dağıtıcı firmaların sermayedarları hakkında hakaretamiz yayınlar yapan
yayınevlerinin neşriyatlarını düzenli olarak dağıtmış bulundukları ve yayınevleri
arasında ayrımcı politikalara gitmemiş oldukları, dolayısıyla hakim durumun kötüye
kullanılması gibi bir olayın söz konusu olmadığı;
BİRYAY’ın kurulması sonucunda komisyon oranlarının yayınevlerinin
faaliyetlerini zorlaştırmak amacıyla artırılmadığı, BİRYAY’ın müşteri yayınevlerinin
neşriyatlarının sermayedar şirketlerin neşriyatları gibi, tanzim ve teşhir usulleriyle
saygınlıklarının artırılması ve bu amaca ulaşmak için Türkiye sathında binlerce
gazete satış büfesi kurulması hedefiyle oluşturulduğu ve sermayedar şirketlerde
olduğu gibi, müşteri yayınevlerinin de katlanılan bedel içerisinde, tirajlarına göre
kendilerine düşecek belirli bir paya iştirak etmelerinin gerektiği; komisyon oranlarının
artırılmasının yegâne nedeninin bu olduğu, dolayısıyla bu durumun, hakim durumun
kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği;
Kiosk olarak adlandırılan gazete satış büfelerinin bir yatırım maliyeti olduğu
ve anlaşma gereği buralarda mevzuata aykırı yayın satılması durumunda tüm
kioskların faaliyetinin durdurulması sonucunu doğuracağından bu satış büfelerinde
satılacak yayınların BİRYAY tarafından denetlenmesinin zorunlu olduğu, fakat
BİRYAY’ın rakip bir dağıtım firmasından gelen mevkutelerin satışının yapılmasını
doğrudan veya dolaylı olarak engellemediği savunulmuştur.
Değerlendirme:
Dağıtım şirketlerinin, sermayedarları hakkında hakaretamiz yayınlar yapan
neşriyatı dahi dağıtmaları, herhangi bir fedakârlığın sonucu değil, 5680 sayılı Basın
Kanunu’nun Ek 7’nci maddesi uyarınca dağıtım şirketlerine yüklenen bir
yükümlülüğün ifasıdır. Diğer yandan BBD, BİRYAY ve YAYSAT’ın anılan kanuna
rağmen bazı yayınların dağıtımından kaçındıklarına veya dağıtımı geciktirdiklerine
ya da durdurduklarına ilişkin somut delillere karşı savunma yapılmamıştır.
Bunun yanısıra, etkin rekabetin olduğu bir piyasada olması gereken,
şirketlerin rakipleri karşısında avantajlı konuma gelmek ve potansiyel müşterilerin
kendilerini tercih etmelerini sağlamak amacıyla yatırım yapmalarıdır. Söz konusu
yatırımın bedelini karşılamaya yönelik olarak uygulanacak fiyat politikası da
34 REKABET KURUMU
şirketlerin kendi stratejilerinin bir parçasıdır. Ancak, BİRYAY’ın kurulması sonucunda
müşteri yayınevlerinin BBD ile YAYSAT arasında tercih yapma, fiyat veya dağıtım
ağı açısından kendilerine daha uygun olan dağıtım şirketini seçme özgürlükleri
ortadan kaldırılmış; yayınevleri, zoraki bir komisyon artışı ile ortağı bile olmadıkları
dağıtım şirketlerinin yatırımlarını finanse etmek durumunda bırakılmışlardır. Bu
durum da rekabet hukuku açısında kabul edilemez niteliktedir.
J.4. Muafiyet/ Menfi Tespit Değerlendirmesine İlişkin Savunmalar
BİRYAY Birleşik Basın Yayın Dağıtım A.Ş.’nin, Kurucu Sözleşmesi’ne 4054
sayılı Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca menfi tespit, 5’inci maddesi uyarınca da
muafiyet verilmesinin mümkün olmadığı iddiası ve bu nedenle tarafların menfi
tespit/muafiyet taleplerinin reddedilmesi, BİRYAY Sözleşmesi’nin rekabeti sınırlayan
3’üncü, 38’inci ve 39’uncu maddelerinin Sözleşmeden çıkarılması gerektiği
yönündeki önerilere karşı tarafların savunması:
a) BİRYAY’ın rekabeti koordine etmek ve böylelikle rekabeti bozmak ve
sınırlandırmak gibi bir gaye ile kurulmadığı; Türkiye’de rekabet hukukunun
uygulanmasına geçilmemiş olduğu ve fiilen 4054 sayılı Kanun’un işlerlik
kazanmadığı bir dönemde;
i. mevkute dağıtım piyasasında teknik gelişmenin ve dağıtımın iyileştirilmesi
amacıyla;
ii. tüketicinin kolaylıkla ve daha iyi şartlarda tüm yayınevlerinin neşriyatlarına
ulaşabilmesini teminen;
iii. yayınevleri tarafından içeriği hedef kitleye ulaşılırlık gibi kriterler ile objektif
biçimde belirlenebilmesi ve tirajların maliyet dezavantajı yaratmayacak
optimal düzeyde saptanabilmesi amacıyla,
iv. rekabet kurallarının fiilen yürürlük kazanmamış olduğu bir dönemde ve bu
kurallar BBD ve YAYSAT dahil, Türkiye’de hiçbir teşebbüs tarafından
bilinmediği halde, rekabet düzenini bozmayacak biçimde kurulduğu;
b) BİRYAY’ın kurulması sonucunda, yayınevlerinin tahsilatlarını daha hızlı
yapabilmeleri ve yayınlarının satış rakamlarına daha kısa sürede ulaşıp bir
sonraki döneme ait tirajlarının daha kolay belirlenmesinin temin edildiği,
tüketicinin tüm yayınları tek bir bayide bulabilmesinin sağlandığı; dolayısıyla
sağlanan faydalar göz önüne alındığında, BİRYAY Ana Sözleşmesi’nin 3’üncü
maddesinin Sözleşmeden çıkarılmaması, dolayısıyla BİRYAY’ın devamının
sağlanması gerektiği, diğer yandan, Kuruluş Sözleşmesi’nin alınacak komisyon
oranlarını belirlediği düşünülen 39’uncu maddesinin, muafiyet verilmesinin
şartları ile bağdaşmayacağının görüldüğü, bu itibarla anılan maddenin Kuruluş
Sözleşmesinden çıkartılması yönündeki değerlendirmeye iştirak etmemenin
mümkün olmadığı, sonuç olarak BİRYAY’a Kanun’un 5’inci maddesi gereğince
muafiyet verilmesinin yerinde olacağı savunulmuştur.
Sözlü savunmada ise yukarıdakilere ek olarak; BİRYAY Anlaşmasının bir
ihtisaslaşma anlaşması olarak kabul edilmesi gerektiği, kısıtlama olarak
görülebilecek hususların aslında zorunlu olandan daha fazla bir kısıtlama
yaratmadığı, bilakis yayınlar ve yayınevleri arasındaki rekabeti pekiştirdiği, teknik
ilerlemenin sağlandığı, hiçbir zaman aşırı fiyatlamaya gidilmediği ve oluşturulan
tasarrufun halka, okuyucuya yansıtıldığı,
35 REKABET KURUMU
Kuruluş Sözleşmesinin 3’üncü maddesinin, Sözleşmeden çıkartılmasının
BİRYAY’ın kapatılmasına yol açacağı, aynı sözleşmenin 38’inci maddesinin
BİRYAY’ın bir ihtisas firması olmasını garantiye alan madde olduğu ve bu maddenin
kaldırılması sonucunda BİRYAY’ın bağımsız bir teşebbüs olma hüviyetinin ortadan
kalkacağı, Sözleşmenin 39’uncu maddesinin ise zaten uygulanmamış olduğu,
Olaya Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu açısından bakıldığında,
BİRYAY Ana sözleşmesinden amaç ve konu maddesinin çıkarılmasının BİRYAY’ın
hukuki varlığını kaldırmak anlamına geleceği, böyle bir müeyyidenin 4054 sayılı
yasada mevcut bulunmadığı, bunun hukuken mümkün olamayacağı, BİRYAY Ana
Sözleşmesinin Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerine de aykırılık teşkil etmediği,
BİRYAY’ın süresi içerisinde bildirimde bulunduğu, BİRYAY’ın Kanun’u açık
şekilde ihlâl ettiği iddiasının doğru olmadığı, açık ihlâl saptamasının hangi kriterlere
göre yapılacağının belirlenmesinin oldukça güç olduğu, nitekim Kurul’un da böyle bir
ihlâli belirleyememesinden dolayı konu hakkında tedbir kararı almadığı bu yüzden
BİRYAY’a Kanun’un 16’ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ceza hükmünün
uygulanamayacağı,
4054 sayılı Kanun’un BİRYAY’ın kurulduğu dönem olan Mayıs 1996 tarihinde
uygulaması bulunmayan bir yasa olduğu, bu nedenle Soruşturma Heyetince Türk
Ceza Kanunu’nun 44’üncü maddesine göre yapılan “Kanunları bilmemek mazeret
sayılmaz” hükmünün yanlış yorumlandığı, müvekkillerin hukukçuların farklı
yorumundan dolayı hukuki bir hataya düşmüş olabilecekleri ve bunun da cezai
sorumluluğu ortadan kaldırdığı,
Müvekkillerin yapmış oldukları muafiyet talebine cevap verilmemesinin de
idarenin bir kusuru olduğu,
Sonuç olarak Kanun’un 4’üncü maddesi anlamındaki aykırılık olarak
düşünülen hususların 5’inci madde kapsamında muafiyete mazhar olup, 6’ncı madde
bağlamında bir kötüye kullanma halinin mevcut olmadığı, bu nedenle ceza tayinine
yer olmadığı belirtilmiştir.
Değerlendirme:
4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin “Belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan
teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar
ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmü uyarınca, bir anlaşmanın Kanun’a
aykırı ve yasak olması için, anlaşmayı oluşturan tarafların mutlak surette rekabeti
sınırlama amacı gütmesi gerekmemekte; anlaşmanın, tarafların amacından bağımsız
olarak, “rekabetin kısıtlanması sonucunu doğurabilecek nitelikte” olması, yasak
sayılması için yeterli olmaktadır. Diğer yandan, BBD ve YAYSAT’ın, ilgili piyasada
birbirlerinden başka rakiplerinin olmadığını, BİRYAY’ın kuruluşuyla doğan işbirliği
neticesinde bu iki teşebbüsün arasındaki, dolayısıyla da gazete ve dergi dağıtımı
piyasasındaki rekabetin ortadan kalkacağını bilmedikleri iddia edilemez. Bir başka
deyişle, taraflar BİRYAY’ın kurulması ile müşteri yayınevlerinin BİRYAY’dan başka
bir dağıtım şirketi ile anlaşmasının mümkün olmadığının, tekel gücü
kazanacaklarının ve yayınevlerinin BİRYAY’ın koşullarını kabul etmek zorunda
36 REKABET KURUMU
kalacağının bilincindedirler. Ayrıca, BBD ve YAYSAT’ın 4054 sayılı Kanun’un
varlığını bilmedikleri varsayılsa bile, kanunları bilmemek mazeret değildir.
Tarafların II. Yazılı Savunmasında yer alan,
“Öte yandan Kuruluş Sözleşmesi’nin alınacak komisyon oranlarını belirlediği
düşünülen 39’uncu maddesinin, muafiyet verilmesinin şartları ile
bağdaşmayacağı görülmektedir. Bu itibarla anılan maddenin Kuruluş
Sözleşmesinden çıkartılması yönündeki değerlendirmeye iştirak etmemek
mümkün değildir. Fakat rekabet kurallarına açık aykırılık oluşturduğu
anlaşılmış bulunan bu madde hükmü dahi, BİRYAY ve kurucu taraflar
üzerinde, Kanun’un 16’ncı maddesine göre cezai sorumluluk
oluşturmamaktadır.”
ifadesi dikkate alındığında, BİRYAY’ın rekabet düzenini bozmayacak biçimde veya
Rekabet Kanunu’nu ihlal etmeyecek şekilde kurulduğu ya da BİRYAY
Sözleşmesindeki hükümlerin açık ihlal olarak nitelendirilemeyeceğine yönelik
savunmalar geçerliliğini yitirmektedir.
Diğer yandan, BBD ve YAYSAT’ın, BİRYAY’ın kurucu ortakları oldukları,
BİRYAY Yönetim Kurulu’nda temsilci bulundurdukları ve bu sayede BİRYAY’ın
alacağı komisyon oranlarını ve sabit ücretleri dolaylı olarak belirleme imkanına her
daim sahip oldukları dikkate alındığında; tarafların talep ettiği üzere, komisyon
oranlarının tespitine ilişkin 39’uncu maddenin Sözleşmeden çıkarılması tek başına
yeterli olmayacaktır.
4054 sayılı Kanun’un “Yürürlük” başlıklı 64’üncü maddesinde aynen, “Bu
Kanunun idari para cezasına ilişkin 16’ncı maddesi ile 17’nci maddesi yayımı
tarihinden bir yıl sonra, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” hükmü yer
almaktadır; dolayısıyla, Kanun’un uygulanması konusunda tek istisna, geçici bir süre
için para cezalarına ilişkin olarak getirilmiştir. Kanun’un yayımlanma tarihi 13 Aralık
1994’tür. İhlâllerin başladığı Mayıs-Haziran 1996 tarihinde Rekabet Kurumu’nun
faaliyete geçmemiş olması, Rekabet Kanunu’nun ihlâl edilebileceği anlamına
gelmez.
BİRYAY’ın kuruluşundan sonra oluşturulan BBD-YAYSAT ortak bayilikleri
vasıtasıyla okuyucuların tüm yayınevlerinin neşriyatlarına tek bir bayide
ulaşabilmesinin ve yayınevlerinin satış miktarları konusunda mümkün olan en kısa
zamanda bilgilendirilmesinin temin edildiği hususu kabul edilebilir; ancak, muafiyet
incelemesinde de değinildiği gibi, söz konusu gelişmenin temelinde, BBD-YAYSAT
ortak bayiliklerinin oluşturulması vardır ve bu amaçlara ulaşılması için, BİRYAY’ın
kurulmasına ve bu vasıtayla müşteri yayınevlerinin tercih imkanlarının, dolayısıyla
rekabetin sınırlandırılmasına ve hatta ortadan kaldırılmasına gerek yoktur.
K-) GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
K.1. Kanun’un 4’ üncü Maddesi Kapsamındaki İhlaller
Soruşturma safhasında taraflardan elde edilen bilgiler incelendiğinde, gerek
BBD’nin gerekse YAYSAT’ın 01.06.1996 tarihi itibariyle, müşteri yayınevleri ile
yapmış oldukları bütün cari sözleşmeleri feshederek, bu sözleşmeleri BİRYAY’a
devrettiklerini bildirmeleri, müşteri yayınevlerinin de 01.06.1996 tarihinde BİRYAY ile
genellikle daha yüksek dağıtım komisyonu oranı ve tazminat rakamları gibi
37 REKABET KURUMU
öncekilere oranla daha ağır şartlar içeren sözleşmeler imzalamaları, müşteri
yayınevlerinden bir kısmının bu sözleşmeleri imzalamakta direnmeleri ve BİRYAY’ın
BBD ve YAYSAT’tan kendisi ile dağıtım sözleşmesi imzalamayan yayınevlerinin
yayınlarının dağıtımının durudurulmasını talep etmesi dikkate alındığında, BBD ve
YAYSAT’ın, ellerindeki müşteri yayınlarını BİRYAY’a devretmek ve gazete ve dergi
dağıtım piyasasını paylaşarak BİRYAY’ı müşteri yayınevleri karşısında tek muhatap
konumuna getirmek suretiyle piyasadaki rekabeti ortadan kaldırdıkları
anlaşılmaktadır.
BİRYAY, faaliyete geçmesinden sonra kendisi ile dağıtım sözleşmesi yapan
müşteri yayınevlerine ait yayınların dağıtımını BBD ile YAYSAT arasında
paylaştırmıştır. Dolayısıyla, pazar paylaşımının yanısıra, BİRYAY vasıtasıyla
müşterilerin paylaşılması da söz konusudur.
BBD ve YAYSAT’ın, BİRYAY vasıtasıyla yazışmalar yaparak müşteri
yayınevlerinden alınacak sabit ücretleri ve komisyon oranlarını da belirledikleri
belgelerle sabittir.
Yukarıdaki açıklamalar ve kararın elde edilen bulgular kısmında yer verilen
tespit ve belgeler gözönüne alındığında, BBD ve YAYSAT’ın;
- Gerek ortaklaşa kurmuş oldukları BİRYAY vasıtasıyla hem gazete ve dergi
dağıtımı piyasasını, hem de müşteri yayınlarını paylaşmak suretiyle,
- Gerekse BİRYAY’ın Ana Sözleşmesi ve BİRYAY üzerinden yapmış oldukları
yazışmalar vasıtasıyla müşteri yayınevlerinden alınacak sabit ücret miktarlarını
ve dağıtım komisyonlarını birlikte tespit etmek suretiyle,
Kanun’un 4’üncü maddesini ihlâl ettikleri kanaatine ulaşılmıştır.
YAYSAT ve BBD’nin yapmış oldukları tali bayilik sözleşmeleri, taraflardan
birine münhasır bir bölge tanıdığı, tali bayinin yeniden satış ve rakip malları teşhir
edip satma özgürlüklerini kısıtladığı için rekabete aykırı hükümler içermekte;
dolayısıyla Kanun’un 4’üncü maddesine aykırılık teşkil etmektedir.
Taraflar, ilk yazılı savunmalarında, söz konusu sözleşmelerin Grup Muafiyeti
Tebliğlerine uygun olduklarını, lafzen aykırı görünen hükümlerin ilgili Tebliğler
sonrası uygulamadan kaldırıldığını belirtmişlerdir.
1997/3 sayılı Tebliğ’in 3/b ve 3/c maddelerinde ve 1997/4 sayılı Tebliğ’in 3/b
maddesinde tekelden dağıtıcıya ve yeniden satıcıya yüklenebilecek yükümlülükler
sayılmış ve bunların dışında herhangi bir rekabet sınırlaması yüklenemeyeceği
belirtilmiştir. Dolayısıyla sağlayıcının, tekelden dağıtıcının kendi bölgesinde kime ne
miktarda ve hangi amaçla mal satacağına müdahale etme hakkı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, BBD ve YAYSAT’ın son satıcılarla imzalamış oldukları bayilik
sözleşmelerinin, 1997/3 ve 1997/4 sayılı Grup Muafiyeti Tebliğ’lerinin sağladığı
muafiyetten yararlanmaları mümkün değildir.
Sözleşmelerde, “BAYİİ, ŞİRKET’in yazılı izni olmadıkça başka bir dağıtım
kuruluşunun veya yayınevinin yayınlarını teşhir edip satmayacaktır” hükmü yer
almaktadır. 1997/3 sayılı Tebliğ’in 3/b bendi tek elden dağıtıcı üzerine “anlaşma
konusu mallarla rekabet halindeki malları üretmeme veya dağıtmama”, 1997/4 sayılı
Tebliğ’in 3/b bendi yeniden satıcıya, “anlaşma konusu mallarla rekabet halindeki
malları üretmeme veya dağıtmama” şeklinde getirilebilecek rekabet sınırlamalarına
muafiyet tanımaktadır. Şirket, kendisi dışında kalan tüm üçüncü şahısların ürünleri
için söz konusu sınırlamayı getirme veya sözleşmeye böyle bir hüküm koymama
38 REKABET KURUMU
özgürlüğüne sahiptir. Ancak söz konusu sınırlama, örnekte olduğu gibi, şirketin
yazılı iznine veya benzer bir koşula bağlanamaz.
Bunun yanısıra, tarafların teorik olarak Grup Muafiyet Tebliğ’lerine uygun
anlaşmalar yapması her zaman için mümkün olsa da, ilgili ürün piyasasının,
kendine has özelliklerinden dolayı, tali bayilerle yapılacak sözleşmelerde,
münhasırlık anlamına gelebilecek olan anlaşma konusu mallarla rekabet
halindeki malları üretmeme, dağıtmama veya satmamaya ilişkin rekabet
sınırlamaları bulunması, sağlayıcıların dağıtımın farklı aşamalarına girişini
önemli ölçüde zorlaştıracaktır. Sözleşmelerde bu tür bir rekabet kısıtlamasının
bulunması, Tebliğlerin Muafiyetin Geri Alınması başlıklı 6’ncı maddesinde yer
alan “Anlaşma bölgesinde diğer sağlayıcıların dağıtımın farklı aşamalarına
girişleri önemli ölçüde zorlaştırılmışsa” hükmüne uygunluğu gereğince, bu
sözleşmeleri Kurul Kararı sonucunda muafiyet kapsamı dışına çıkaracak bir
husustur.
Gazete ve dergi dağıtım piyasasında yayınevinden başlayıp, son satış
noktasına değin uzanan dağıtım zincirinde, tali bayilerle yapılan sözleşmeler,
diğer sağlayıcıların söz konusu piyasaya girmesini oldukça zorlaştırmaktadır.
Sonuç olarak, BBD ve YAYSAT’ın taraf olarak yer aldığı, ana bayiler ve
tali bayilerin de yer aldığı tektip münhasır bayilik sözleşmelerinin rekabeti
sınırlayıcı hükümler içerdikleri ve ayrıca 1997/3 ve 1997/4 sayılı Grup Muafiyeti
Tebliği kapsamına girmedikleri; bu nedenle söz konusu anlaşmalarla Kanun’un
4’üncü maddesinin ihlâl edildiği anlaşılmaktadır.
K.2. Kanun’un 6’ncı Maddesi Kapsamındaki İhlaller
Soruşturmaya konu olan davranışların yapıldığı dönemde, gazete ve dergi
dağıtım piyasasında faaliyet göstermekte olan YAYSAT, BBD ve BİRYAY’ın son beş
yıllık toplam pazar payları %100’lere ulaşmaktadır. Dolayısıyla ilgili ürün pazarı
oligopol hatta BİRYAY’ın da YAYSAT ve BBD gruplarının bir ortak girişimi olduğu
düşünüldüğünde düopol niteliğinde bir piyasadır.
Oligopol niteliğindeki piyasalarda tek başına hakim durumda olan bir
teşebbüsün bulunması zordur. Zira piyasayı, eşit veya benzer büyüklük ve güçteki
işletmelerin varlığı oligopol bir yapıya kavuşturmaktadır. Oligopol piyasaların en
önemli özelliği, bu piyasada faaliyet gösteren işletmelerin piyasadaki yoğunluğun
bilincinde olarak, diğer teşebbüslerin hareketlerine göre kendi hareket tarzlarını
tayin etmeleridir. Oligopol piyasada faaliyet gösteren işletmelerin birlikte
müşterilerden ve tüketicilerden bağımsız hareket edebilmeleri mümkündür.
Soruşturma konusu olan Türkiye’deki gazete ve dergi dağıtım piyasası gibi,
fazla gelişme ve genişleme perspektifi olmayan bir piyasaya yeni şirketlerin girme
ihtimali oldukça düşük olmakta ve bu nedenle bu piyasalardaki şirketlerin halihazırda
sahip oldukları pazar paylarını koruyacakları varsayılmaktadır. BİRYAY kuruluş
anlaşmasının imzalandığı tarihteki (14.05.1996) ve takip eden yıllardaki pazar
paylarının ortak girişim ve rakip şirketler açısından çok fazla değişiklik göstermemiş
olması güç dengelerinin bir şekilde korunduğunun işaretidir.
BİRYAY’ın kurulmasıdan önce Türkiye’deki gazete ve dergi dağıtım
piyasasının oldukça yoğun bir piyasa olması, müşteri yayınlarını fiilen dağıtabilen
yalnızca iki firmanın bulunması ve birbirlerinin rakibi durumunda olan bu iki firmanın
39 REKABET KURUMU
da bir ortak girişim kurarak, müşteri yayınlarının bu ortak girişim vasıtasıyla
dağıtılmasını zorunlu kılmaları nedeniyle piyasadaki rekabet önemli ölçüde
sınırlandırılmıştır.
BİRYAY’ın kurulmasından sonra her iki dağıtım şirketi tarafından buraya
devredilen firmalar için (müşteri yayınevleri) fiyat ve komisyon oranlarının her iki
dağıtım şirketinin mutabakatı sonucu belirlenmesi, BİRYAY’ın kuruluş sözleşmesinin
uygulanacak tarife başlıklı 39’uncu maddesinde gazete ve dergilere uygulanacak
tarifelerin karara bağlanarak daha kuruluş aşamasında fiyatların tespit edilmesi,
kuruluş aşamasından sonra piyasaya yeni giren müşteri yayınevlerine uygulanacak
fiyatların her iki şirketin mutabakatıyla belirlenmesi, ortak bayilerin bulunması ve bu
bayilere başka dağıtım kanallarından gelen ürünlerin sattırılmaması konusunda da
birlikte karar alınması BBD, BİRYAY ve YAYSAT’ın birçok konuda ortak hareket
ettiklerini göstermektedir.
Sözkonusu piyasada yoğunlaşma oranının çok yüksek olması ve yoğunlaşma
sonrasında bu iki şirketle rekabet edebilecek bir firma kalmamasının yanısıra, bir
dağıtım şirketi kurmanın maliyeti, mevcut bayi ağlarına girilememesi ve oluşturulacak
yeni bayilik ağını besleyecek yeteri kadar yayın sayısına ulaşılamaması gibi faktörler
yüzünden piyasaya yeni bir teşebbüsün girmesi ihtimali oldukça düşüktür. Müşteri
yayınevlerinin bir üst piyasada (gazete ve dergi yayıncılığı piyasası) rekabet halinde
bulundukları firmaların ortaklaşa kurmuş oldukları dağıtım şirketlerinden başka
alternatiflerinin bulunmaması nedeniyle pazarlık güçleri çok düşüktür. Dolayısıyla
talebin fiyat esnekliği çok düşüktür.
Yukarıda yer verilen açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde, YAYSAT,
BBD ve BİRYAY’ın, gazete ve dergi dağıtım piyasında birlikte hakim durumda
bulundukları anlaşılmaktadır.
Elde edilen bulgular kısmında yer alan tespitler incelendiğinde;
Yayınevlerinin, BİRYAY ile sözleşme imzalamakta direndikleri veya imzalamış
oldukları sözleşmelerde yer alan ve BİRYAY için önemli olan tazminat rakamlarını
silmeye, karalamaya çalışmakta oldukları anlaşılmıştır. BİRYAY ise, bu
yayınevlerinin kendisini “tercih etmesini” sağlamak amacıyla, BBD ve
YAYSAT’tan “yayınevlerinin yayınlarının dağıtımının durdurulmasını ve bu
yayınevlerine ödeme yapılmamasını” talep etmektedir.
Gazete ve dergi dağıtımı piyasasında birlikte hakim durumda bulunan BBD ve
YAYSAT’ın, “müşteri yayınlarını”, yani kendi gruplarının çıkardığı yayınlara rakip
olabilecek nitelikteki yayınları, kendi gruplarına ait yayınlardan daha farklı koşullarda
dağıtabilmek amacıyla BİRYAY’ı kurdukları ve müşteri yayınevlerini de BİRYAY ile
sözleşme yapmaya zorladıkları; BİRYAY ile sözleşme imzalamak istemeyen
yayınevlerinin yayınlarının dağıtılmaması ve ödemelerinin yapılmaması, dolayısıyla
gazete ve dergi yayıncılığı piyasasındaki faaliyetlerinin engellenmesi riski ile karşı
karşıya bırakıldıkları; yeni komisyon oranları nedeniyle gazete ve dergi yayıncılığı
piyasasındaki faaliyetlerinin zorlaştırıldığı ve BBD ve YAYSAT’ın grup içi yayınları ile
rekabette dezavantajlı konuma geldikleri, bazı yayınların piyasanın dışına itilmeye
çalışıldığı, dolayısıyla gazete ve dergi yayıncılığı piyasasındaki rekabet koşullarının
bozulduğu anlaşılmaktadır.
Siyah Beyaz Gazetesi’ni yayınlayan Özgün Medya A.Ş’nin BBD ile yaptığı
dağıtım sözleşmesinin BİRYAY oluşumu ile feshedilerek yeni komisyon oranları
çerçevesinde daha ağırlaştırılmış hükümler içeren yeni bir sözleşmenin imzalatılmak
40 REKABET KURUMU
istendiği; BİRYAY ile söz konusu sözleşmeyi imzalamak istemeyen yayınevinin, BBD
ile önceden var olan sözleşme çerçevesinde yayınlarını BBD’ye teslim etmek
istediği, ancak BBD’nin bu yayınları kabul etmediği; sonuçta yayınevinin BİRYAY ile
sözleşme imzalamak durumunda kaldığı; ancak, BİRYAY’ın süresi bitiminde hiçbir
gerekçe göstermeksizin bu sözleşmeyi yenilemeyerek, gazetenin gazete ve dergi
yayıncılığı piyasasındaki faaliyetlerini zorlaştırdığı ve gazetenin piyasa dışına itildiği
görülmektedir.
BİRYAY’ın kurulmasını takiben, daha farklı koşullar üzerinden BİRYAY ile
sözleşme yapmak istemeyen Uluslararası Moda Yayıncılık A.Ş, Üniversal Yayıncılık
ve Ticaret A.Ş. ile Novamedya Tanıtım ve Yayıncılık Ticaret A.Ş’nin faaliyetlerinin
zorlaştırıldığı, daha sonra BİRYAY’ın sözleşme koşullarını kabul eden bu
yayınevlerinin yayınlarının piyasaya girişinin geciktirildiği anlaşılmaktadır.
Akşam Gazetesi’nin ve aynı grupta yer alan diğer yayınların gazete
bayilerinde teşhir ve satışlarının BBD, YAYSAT ve BİRYAY tarafından
engellendiğine veya zorlaştırıldığına ve Akşam Gazetesi satılmaması karşılığında
bayilik teklif edilmesine ilişkin olarak elde edilen noter tutanakları dikkat çekicidir.
Söz konusu tutanakların yakın tarihlerde çok sayıda bayi ile Türkiye’nin çok farklı
yerleşim yerinde tutulmuş olmalarına rağmen benzerlikler göstermeleri, yapılan
uygulamaların münferit olaylar olmadığı izlenimini vermektedir.
Yukarıda yer alan uygulamaların, 4054 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi
bağlamında, başka bir piyasadaki rekabeti bozmayı amaçlayan eylemlere uygunluk
gösterdiği düşünülmektedir.
BBD ve YAYSAT’ın, rakipleri Dost Basın Dağıtım A.Ş.(DBD)’nin faaliyetlerini
zorlaştırmak maksadıyla DBD tali bayilerini, “BBD ve YAYSAT grubu” tali
bayiliğine çevirerek yok etme, yeni açılacak DBD tali bayilerini varoşlara itme
teşebbüsünde bulundukları, Dost Basın Dağıtım tarafından dağıtımı gerçekleştirilen
yayınların satılmaması karşılığında DBD bayilerine bayilik teklif edildiği, Dost Basın
Dağıtım’ın mevcut gazete ve dergi satış noktalarından yararlanmasını engellemek
için tali bayilere geçmiş tarihli sözleşmeler imzalatıldığı görülmekte olup, bu
çerçevede, BBD ve YAYSAT’ın “rakiplerinin piyasadaki faaliyetlerinin
zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler”de bulunmak suretiyle birlikte hakim
durumlarını kötüye kullandıkları, dolayısıyla Kanun’un 6’ncı maddesini ihlâl
ettikleri kanaatine ulaşılmıştır.
K.3. Kanun’un 8’inci ve 5’inci Maddeleri Kapsamında BİRYAY’ın Menfi
Tespit/Muafiyet Talebi
Rekabet Hukuku açısından herhangi bir oluşumun ortak girişim olarak kabul
edilebilmesi için taşıması gereken nitelikler, 1997/1 No’lu Rekabet Kurulu’ndan İzin
Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’ de belirlenmiştir. Söz
konusu Tebliğe göre;
- amaçlarını gerçekleştirmek için işgücü ve mal varlığına sahip olacak şekilde,
- bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan ve
- taraflar arasında veya taraflarla ortak girişim şirketi arasındaki rekabeti
sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan
ortak girişimler birleşme/devralma olarak kabul edilmektedir.
41 REKABET KURUMU
Yukarıda sayılan koşulları taşımayan, rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi
olan ortak girişim anlaşmaları ise, Kanun’un 4’üncü maddesi kapsamındadırlar ve
5’inci maddede sayılan koşulları taşımaları halinde bunlara muafiyet verilebilir.
1. Biryay Ana Sözleşmesi’nin pazar paylaşımını öngören 38’inci ve fiyat tespitini
sağlayan 39’uncu maddeleri 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesine açık bir
şekilde aykırıdır ve bu maddelerin yer aldığı bir sözleşmeye menfi tespit veya
muafiyet verilmesi söz konusu olamaz.
2. BİRYAY’ın “Amaçlarını gerçekleştirmek için işgücü ve mal varlığına sahip olacak
şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıktığı” iddia edilemez; çünkü aynı
sektörde faaliyette bulunan ve BİRYAY’ı kuran diğer dağıtım şirketleri, bölge
müdürlükleri, onlarca baş bayilik ve binlerce tali bayiliklerden/son satış
noktalarından oluşan bir sisteme, üç yüz civarında personele, yayınları taşıyacak
nakliye araçlarının yanaşmasına ve yayınların saklanmasına olanak verecek
büyüklükte binalara, bağlı bulundukları gruplardan kaynaklanan yayın portföyü
avantajına sahiptirler ve yayınların dağıtımı için yeterli miktarda nakliye aracı
sağlamış bulunmaktadırlar. Oysa BİRYAY’ın bölge müdürlükleri, baş bayilik ve tali
bayilik sistemi yoktur, yaklaşık on çalışanı ile yayın dağıtımına olanak verecek
kapasitesi bulunmayan bir binada faaliyet göstermekte; yayın dağıtımına olanak
sağlayacak herhangi bir nakliye vasıtası bulunmamakta, yayınlarının dağıtımını BBD
ve YAYSAT’a yaptırmaktadır. Ayrıca, yayın portföyü, BBD ve YAYSAT’ın BİRYAY
Ana Sözleşmesi uyarınca kendisine gönderdiği “müşteri yayınları”ndan
oluşmaktadır. Dolayısıyla, hukuken bağımsız bir tüzel kişiliğe sahip olsa da, iktisadi
açıdan BBD ve YAYSAT olmaksızın “gazete ve dergi dağıtımı” piyasasında faaliyette
bulunma, dolayısıyla amacını gerçekleştirme ihtimali yoktur.
TTK kapsamında bir anonim şirket olması, BİRYAY’a tüzel kişilik, dolayısıyla
da “hukuki” bağımsızlık kazandırmıştır. Ancak, rekabet hukuku açısından önemli
olan ve Tebliğ’de kastedilen bağımsızlık “iktisadi” bağımsızlıktır ki; bu açıdan
bakıldığında, BİRYAY'ın faaliyet gösterdiği alanda, BBD ve YAYSAT gibi bağımsız
bir aktör olarak davranması mümkün bulunmamaktadır.
3. BİRYAY’ın “taraflar arasındaki veya taraflarla kendisi arasındaki rekabeti
sınırlayıcı amacı veya etkisi olmadığı” iddia edilemez. Kararın önceki kısımlarında
değinildiği üzere, tarafların BİRYAY’ı kurma amacı, gazete ve dergi dağıtımı piyasası
ve müşteri yayınlarının paylaşılması ve müşteri yayınevlerinden alınacak komisyon
oranlarının tespitidir. Ana sözleşmenin bu hususlara ilişkin olan 38 ve 39’uncu
maddeleri olmasaydı dahi, 3’üncü maddesi nedeniyle, bu iki rakip şirketin
kendileri ile aynı pazarda faaliyette bulunması amacıyla kurdukları bir
teşebbüs, her halûkarda kurucular arasındaki rekabeti sınırlayıcı etkiler
taşıyacaktır. Çünkü, rakip şirketlerin kendileri ile aynı pazarda olan ortak
girişimle etkin bir şekilde rekabete girmeleri, ya ortak girişimin ya da
kurucuların aleyhine olacaktır. Keza kurucuların birbirleriyle olan rekabeti de
kendileri ile aynı pazarda olan ortak girişimi, dolayısıyla da kurucuların
çıkarlarını zedeleyecektir.
Düopol bir piyasadaki iki rakip şirketin kendileri ile aynı piyasada faaliyet
göstermek üzere bir ortak girişim oluşturması, rekabeti sınırlamadıkları müddetçe
42 REKABET KURUMU
iktiasdi açıdan rasyonel olmayacaktır. Her üç şirketin de tekelci kâr elde etmesinin
yolu, pazarın paylaşılmasıdır. Taraflar birbirlerinin fiili veya potansiyel payına göz
dikmedikleri müddetçe, her firma kendi pazarında tekel benzeri bir konuma gelerek
karını maksimize etmeye çalışacaktır. BİRYAY oluşumunun esas amacının da bu
olduğu anlaşılmaktadır. BİRYAY, hem tarafların birbirleri arasında, hem de
taraflarla kendisi arasında olması gereken rekabeti sınırlamaktadır. BİRYAY
dağıtım piyasasında faaliyette bulunduğu müddetçe, kurucuları arasındaki
rekabeti kısıtlamaya devam edecektir.
4. 2’inci ve 3’üncü paragraflarda belirtilen hususlar nedeniyle BİRYAY Ana
Sözleşmesi, 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2/c maddesi uyarınca, Kanun’un 7’nci maddesi
kapsamında bir işlem olarak değerlendirilemez. Nitekim taraflar da, BİRYAY’ı bir
anlaşma olarak kabul etmiş ve menfi tespit verilmesi için Kurum’a başvurmuşlardır.
5. BİRYAY Ana Sözleşmesi’nin, 38 ve 39’uncu maddeleri, gazete ve dergi dağıtımı
piyasasındaki rekabeti ortadan kaldırmaktadır. Söz konusu maddeler sözleşmede
yer almamış olsa bile, BİRYAY’ın BBD ve YAYSAT arasında koordinasyon
sağlaması ihtimali yüksektir. Kurucuları ile aynı pazarda yer aldığı ve bu pazarda
kurucuları ile kendisinin dışında başka bir firmanın faaliyet göstermediği dikkate
alınırsa, 3’üncü paragrafta da açıklandığı üzere, bu ortak girişimin “rekabeti
sınırlayıcı etkisi” her zaman için ihtimal dahilindedir. Kanun’un 4’üncü maddesinin
“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti …
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan
… anlaşmalar … yasaktır.” hükmü dikkate alındığında, BİRYAY Kurucu
Anlaşması’nın, Kanun’un 4’üncü maddesini ihlâl ettiği, bu nedenle anlaşmaya
Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca menfi tespit verilemeyeceği açıktır.
6. BİRYAY Ana Sözleşmesi’nin, Kanun’un 5’inci maddesinde belirtilen koşulların
tamamını taşıyıp taşımadığına ilişkin olarak yapılan değerlendirme:
Kanun’un 5’inci maddesinde belirtilen koşullar şunlardır:
a. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b. Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması.
Bu koşulların hepsini taşıyan başvurulara en çok 5 yıl süre ile muafiyet
verilebilmektedir:
a. BİRYAY sonrası, yayınevlerinin yayınlarının satış rakamlarına daha çabuk
ulaşabildiği, küçük yayınevlerinin ezilmediği, mobo ve kiosklar sayesinde
yayınlarının daha iyi teşhir edildiği, bütün yayınların birbirleri ile rekabet
halinde birarada bulunduğu, tahsilatların daha iyi yapıldığı gibi savunmaların
BİRYAY Ana Sözleşmesi veya onun uygulanması ile ilgisi kurulamamıştır. Söz
konusu iyileşmeler YAYSAT ile BBD’nin bayilerini birleştirmeleri ve ana
bayilerine bilgisayar bağlayarak online bağlantıya geçmeleri gibi nedenlere
dayanmaktadır. BİRYAY’ın bayilerle herhangi bir organik bağlantısının
bulunmaması, sözkonusu uygulamaların BİRYAY tarafından
43 REKABET KURUMU
gerçekleştirilmediklerini göstermektedir. Dolayısıyla gözlemlenen
iyileştirmelerin yapılması için BİRYAY’a ve BİRYAY Ana Sözleşmesine gerek
yoktur.
b. BİRYAY sonrası, tüketicinin aradığı bütün yayınları aynı bayide bulabildiği,
okuyucunun her bir yayını almak için ayrı bayilere gitmek durumunda
kalmadığı, dolayısıyla yayınlar arasında rekabetin sağlandığı yolundaki
savunmanın da BİRYAY’ın kurulması ve BİRYAY Ana Sözleşmesi ile ilgisi
bulunmamaktadır. Söz konusu gelişmeler YAYSAT ve BBD’nin ortak bayilikler
oluşturması ile ilgilidir. Dağıtım şirketlerinin ortak bayilikler oluşturmak için
BİRYAY türü yapılanmalar içine girmeleri beraberinde bir çok olumsuzluğu da
gündeme getirmektedir. Dolayısıyla yukarıda sayılan türden iyileştirmelerin
sağlanabilmesi için BİRYAY’ın kurulmasına gerek yoktur.
c. BİRYAY’ın kuruluş anlaşması gereğince, ilgili pazardaki rekabet
kısıtlanmakla kalmamış, tamamıyla ortadan kaldırılmıştır.
d. (a) ve (b) maddelerinde belirtilen mal teşhir ve satışında iyileşmenin
sağlanması ve okuyucuların farklı dağıtım şirketlerinin dağıttığı yayınları
aynı son satıcıda bulabilmesi için ilgili pazardaki rekabetin kısmen de
olsa kısıtlanmasına, BİRYAY Ana Sözleşmesine, müşteri yayınevlerinden
alınacak komisyon oranlarının tespitine, ilgili pazarın paylaşılmasına, ilgili
pazardaki rekabetin tamamiyle ortadan kaldırılmasına gerek yoktur.
7. Yukarıda yer alan değerlendirmeler dikkate alındığında; “ilgili pazardaki
rekabeti tamamen ortadan kaldıran BİRYAY Ana Sözleşmesi” Kanun’un 4’üncü
maddesine aykırıdır ve bu nedenle sözleşmeye Kanun’un 8’inci maddesi
uyarınca menfi tespit belgesi verilemez. Bunun yanısıra, anılan sözleşmeye
Kanun’un 5’inci maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı için muafiyet
verilmesi de mümkün değildir.
8. Kurumumuz kayıtlarına 04.05.1998 tarih ve 1010 sayı ile intikal eden “Biryay’ın
Kuruluş Sözleşmesine İlişkin Menfi Tesbit Başvurusu” ile BBD ve YAYSAT,
Kanun’un Geçici 2’nci maddesinde ve 1997/6 sayılı Tebliğ’de belirtilen
yükümlülüklerini yerine getirmişlerdir.
4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin son fıkrası “Süresi içinde bildirilmiş
anlaşma ve kararlara, bu kanun hükümlerini açık bir biçimde ihlâl etmemeleri
durumunda Kurulun vereceği nihai karara kadar geçecek süre için para cezası
uygulanmaz” demektedir. Süresi içinde bildirilmiş anlaşmaların Kanunu açık bir
biçimde ihlâl ettiklerinin tespiti halinde ise cezalandırılmaları gerekmektedir.
BİRYAY Ana Sözleşmesi’nin, rakip firmaların pazarı paylaşmalarına yol açan
Rekabet Yasağı başlıklı 38’inci maddesi ve rakip firmaların fiyat tespitine izin veren
Uygulanacak Tarife başlıklı 39’uncu maddesi, 4054 sayılı Kanun’u açık bir şekilde
ihlal etmektedir.
Sözkonusu anlaşmanın, zamanında bildirilmiş olması, tarafların, Kurul
tarafından verilecek cevabın kendilerine ulaşmasına kadar geçecek süre
içerisinde, Kanun’a açık bir şekilde aykırılıklar içeren anlaşmayı uygulamalarını
mazur göstermemektedir.
BİRYAY’ın, kurucuları ile aynı pazarda ya da alt veya üst pazarlarda yer aldığı
müddetçe, BBD ve YAYSAT arasında koordinasyon sağlaması ihtimali yüksektir.
44 REKABET KURUMU
Gazete ve dergi dağıtımı piyasasında ortak girişimin kurucularından, kurucularının
da ortak girişimden ve birbirlerinden bağımsız bir şekilde hareket etme ihtimali
yoktur. Piyasada etkin olarak faaliyet gösteren yalnızca iki firmanın bulunduğu da
dikkate alınırsa, BİRYAY’ın varlığı, piyasadaki rekabetin kısıtlanması sonucunu
doğurmaktadır
BBD ve YAYSAT arasında 4054 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu bir
dönemde imzalanan ve BİRYAY’ı kuran sözleşme, aynı Kanun’un 4’üncü maddesi
uyarınca yasaklanmış olan Kanuna aykırı bir anlaşmadır.
Borçlar Kanunu’nun 19’uncu maddesi, “Bir sözleşmenin konusu, Kanunun
gösterdiği sınırlar çerçevesinde serbestçe belirlenebilir. Kanunun kesin olarak
emreylediği Hukuki kurallara veya kanuna, ahlaka ve adaba veya kamu düzenine ya
da kişilik haklarına aykırı olmadıkça, iki tarafın yaptıkları sözleşmeler geçerlidir.”;
20’nci maddesi ise “Bir sözleşmenin konusu imkansız ve hukuka aykırı ya da ahlaka
aykırı olursa o sözleşme geçersizdir. Sözleşmede yer alan şartlardan bir bölümünün
batıl (geçersiz) olması, akdi hükümsüz hale getirmez; sadece şart yok sayılır. Ancak,
bu şartlar olmasaydı, sözleşme yapılmayacak idi ise, sözleşmenin kendisi geçersiz
sayılır.” demek suretiyle sözleşme serbestisinin sınırlarını çizerek, mevcut bir
sözleşmenin hangi hallerde geçersiz olabileceğini belirtmiştir.
BİRYAY’ın, kurucu sözleşmesinde yer alan amacın mevcut ortaklık yapısı
ile gerçekleştirilmesi 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesine aykırılık teşkil
etmektedir. İki rakip teşebbüsün, kendileri ile aynı piyasada faaliyet göstermek üzere
ve bu piyasadaki rekabeti kısıtlayacak şekilde bir ortak girişim kurmalarının
doğrudan sonucu olan bu madde, mevcut haliyle piyasadaki rekabetin
engellenmesine neden olmakta ve Kanun’a aykırılık teşkil etmektedir. Anılan
maddenin, rakiplerin biraraya gelerek, rekabet etmeleri gereken bir alandaki rekabeti
tamamıyla ortadan kaldırmalarına yol açtığı dikkate alındığında, maddede yer alan
ve şirketin esas konusunu oluşturan dağıtım faaliyetinin Borçlar Kanunu’na ya da
sair kanunlara aykırı olmadığı yönündeki iddialar geçerliliğini yitirmektedir.
Ortaklık yapısı ile birlikte değerlendirildiğinde, BİRYAY’ın amacını
gerçekleştirmesi, Rekabet Kanunu’na aykırı olacağından, BİRYAY Ana
Sözleşmesinin 3’üncü maddesinin uygulanma olanağı kalmamakta; söz konusu
maddenin hukuka uygun hale getirilmesi gerekmektedir.
Buradaki hukuka uygunluk, nedenleri yukarıda açıklandığı üzere, BİRYAY’ın
gazete büfelerinin kiralanması da dahil olmak üzere, süreli yayınların dağıtımı ile
doğrudan veya dolaylı olarak ilgili olan faaliyetlerine kesinlikle son vermesi, gazete
ve dergi dağıtımı ile ilgili alt ve üst pazarlarda faaliyet göstermemesi ile sağlanacak
bir husustur. Ortakların şirketin başka alanlarda faaliyet göstermesini istemesi
durumunda yeni amaç ve faaliyet konusunun da 4054 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil
etmemesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, ilgili piyasada faaliyet gösteren iki rakip firmanın, kendileri ile
aynı pazarda ve aynı faaliyette bulunmak üzere meydana getirmiş oldukları
BİRYAY’ın, gazete ve dergi dağıtımı pazarında yada alt veya üst pazarlarda
faaliyette bulunmasının, 4054 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil ettiği ve edeceği, Ana
Sözleşmesi uyarınca BİRYAY’ın amacının “gazete ve dergi dağıtım ve satışına”
özgülenmiş faaliyetlerden ibaret olduğu dikkate alındığında, BİRYAY Ana
Sözleşmesi’nin “Amaç” başlıklı 3’üncü maddesinin rekabet mevzuatına uygun
hale getirilmesi gerektiği, “Rekabet Yasağı” başlıklı 38’inci maddesinin ve
45 REKABET KURUMU
Uygulanacak Tarife başlıklı 39’uncu maddesinin, rekabeti kısıtlamaları
nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi gereğince hukuka aykırı ve
yasak oldukları, dolayısıyla sözkonusu maddelerin sözleşmeden çıkartılmaları
gerektiği düşünülmektedir. Yukarıda anılan maddelerin sözleşmeden
çıkartılmaması ve amaç maddesindeki hukuka aykırılığın giderilmemesi,
tarafların Kanun’u sürekli bir biçimde ihlal edecekleri anlamına gelecektir.
K.4. İlgili Pazarda Rekabetin Tesisi
Dost Basın Dağıtım’ın piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılması ve Akşam
Gazetesi’nin satışının engellenmesi olaylarında, BBD ve YAYSAT’ın tali bayilerine,
“rakip malları satmama” yükümlülüğü içeren sözleşmeler imzalattığı ve bu
sözleşmelerle yaratılan “münhasır tali bayilik” sistemi sayesinde hem ilgili pazarda
hem de gazete ve dergi yayıncılığı piyasasında rekabeti bozucu eylemlere giriştikleri
anlaşılmaktadır.
Gazete ve dergi dağıtımı hizmetleri pazarına giriş ve bu pazarda varolabilme
açısından özellikle şu iki unsur kritik öneme sahiptir:
a. Yayınların okuyucuya sunumunu sağlayacak yeterli sayıda tali bayiliğin tesis
edilmesi.
b. Bu tali bayiliklerin yeterli miktar ve çeşitlilikte yayın ile beslenmesi.
Bu iki unsurun birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olduğu, piyasa açısından BBD ve
YAYSAT lehine bir kısırdöngü ve piyasaya giriş engeli yarattığı görülmektedir. Şöyle
ki, herhangi bir yayınevinin veya dağıtım şirketinin tali bayilik teşkilatını besleyecek
nitelikte yayın portföyüne ulaşabilmesi için, bu yayınların piyasada belirli bir süre
tutunmaları, bunun için de diğer yayınlarla birarada satılmaları, dolayısıyla en
azından bir süreliğine mevcut dağıtım şirketlerinin kanallarını kullanmaları
zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, dağıtım piyasasına giriş, gazete ve
dergi yayıncılığı piyasasında yer edinmeye; gazete ve dergi yayıncılığı piyasasında
yer edinme de dağıtım piyasasını kullanmaya bağlı kılınmıştır. Bu çerçevede,
dağıtım piyasasında BBD ve YAYSAT’ın birlikte hakim durum da bulunduğu dikkate
alınmalıdır.
BBD ve YAYSAT’ın bağlı bulunduğu ve aynı zamanda gazete ve dergi
yayıncılığı piyasasında da faaliyette bulunan grupların, sahip oldukları mevcut
dağıtım sistemi ve bayilik ağları sayesinde rekabetçi bir piyasada olmaması gereken
suni giriş engelleri yaratıp yaratmadıklarının ve diğer şirketler açısından da
halihazırdaki son satış noktalarını kullanabilmelerinin piyasaya girişte zorunlu olup
olmadığının tespitinin yapılması, sözkonusu piyasada rekabetin tesisi açısından
önemlidir.
Ülkemizdeki dağıtım şirketlerinin sıkı bir dikey yapılanma içinde oldukları
görülmektedir. Şöyle ki, her dağıtım şirketi, yayının kendi grubuna bağlı olan yayın
şirketi tarafından yayınlanıp okuyucuya ulaştırılmasına kadar olan kısımda, yani
dağıtım pazarının tümünde ve hatta bir üst pazarda faaliyet göstermektedir.
Dağıtım piyasasında faaliyet gösteren aktörlerin tamamının bir üst piyasa olan
gazete ve dergi yayıncılığı piyasasında da faaliyet göstermelerinin ve birbirlerinin
rakibi durumunda olmalarının yanısıra, BBD ve YAYSAT’ın, hem aynı pazarda
kurmuş oldukları ortak girişim (BİRYAY) vasıtasıyla, hem de ortak başbayilikleri ve
46 REKABET KURUMU
tali bayilikleri (son satıcıları) vasıtasıyla yatay bir yapılanma içinde bulundukları
bilinmektedir.
Bu aşamada, bir gazete veya derginin, dağıtım kanalını kullanarak gazete
ve dergi yayıncılığı piyasasına girmeye çalışması ile bir teşebbüsün dağıtım
piyasasına girmesinin birbirlerinden oldukça farklı nitelikte olduğu; bir
gazetenin varlığını sürdürmek amacıyla bir dağıtım ağı kurarak yalnızca kendi
gazetesinin belirli noktalarda satılmasını sağlamasının, pazara yeni bir dağıtım
şirketinin girmiş olması şeklinde algılanmaması gerektiği unutulmamalıdır.
Bizzat dağıtım piyasasına girmek söz konusu olduğunda, pazara girmek
isteyen bir şirketin şu haliyle hem başbayilikler hem de sayısı on binleri bulan son
satış noktaları (tali bayilikler) oluşturması gereklidir ki bunun mümkün veya rasyonel
olup olmadığı dikkate alınmalıdır.
Mevcut sistemde, dağıtım şirketleri, anabayilikleri vasıtasıyla tali bayilikleri ile
yapmış oldukları sözleşmelerle, tali bayilerin kendi kanallarından gelmemiş olan
yayınları da diğerleriyle birlikte satmalarını engellemektedir.
Gazete ve dergilerin “tüketilme” sıklıkları ve diğer mallara oranla fiyatlarının
düşük olması nedeniyle, bir satış noktasında istediği gazeteyi bulamayan bir
okuyucu, o gazeteyi bırakıp benzer niteliklere sahip rakip bir gazeteyi kolaylıkla
alabilmekte, bunun sonucunda bir üst pazar olan gazete ve dergi yayıncılığı piyasası
ve buna bağlı olan reklam ve ilan piyasası kolaylıkla etkilenmektedir. Dünyanın
hemen her ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de işin doğası gereği gazete ve dergiler
üzerlerinde yazılan fiyattan satılmaktadır. Gazete ve dergi satan bayilerin malın
yeniden satış fiyatını belirleme, ürünü farklı fiyattan satarak rekabet edebilme,
gelirlerini buna göre ayarlama olanağı bulunmamaktadır. Gazete satışına ilişkin
olarak verilecek bir bayiliğin veya bu çerçevede yapılacak bir sözleşmenin, dağıtım
şirketi yetkililerince verilen örnekteki gibi herhangi bir beyaz eşya bayiliği ile
karşılaştırılmasının ve onlarla aynı hükümlere tabi tutulmasının yerinde olmayacağı
düşünülmektedir. Ayrıca taraflar her ne kadar beyaz eşya sektöründeki tekelden
dağıtım anlaşmaları ve bayilik sistemi örneğini verip, diğer dağıtım şirketlerinin de
kendi bayilik teşkilatı kurmaları gerektiğini söyleseler de fiiliyatta, kendileri ortak
bayiliklere sahiptirler. Dolayısıyla ortak bayiliklere sahip olabilmek hususu, ortağın
kim olacağına göre değişmektedir. Kaldı ki her bir gazete ve derginin ayrı ayrı
mekanlarda satılması makul olmadığı gibi, her bir dağıtım şirketinin farklı bayiler
oluşturmak zorunda bırakılması da aynı ölçüde makul değildir.
Konuya dağıtım şirketleri açısından bakıldığında, herhangi bir dağıtım
şirketinin kurularak, yalnızca bir gazeteyi belirli sayıdaki satış noktasına ulaştırıyor
olması (geçmişte Dost Basın Dağıtım örneğinde olduğu gibi), bu teşebbüsün gazete
ve dergi dağıtımı pazarına “girdiği” ve bu pazarda etkin bir rakip olabileceği şeklinde
yorumlanamaz.
Özellikle gazete ve dergilerin yoğun olarak satıldıkları büyükşehirlerde,
gazete satış büfeleri için belirlenen yerlerin sayısı sınırlı ve sabittir. Meydanlarda ve
ana arterlerde bu büfelere alternatif olacak nitelikte yer bulmak zordur. Satış
kulübesi veya dükkanı olmaksızın yalnızca önüne tezgah açmış bir tek kişiden
oluşan bir satış noktasının gazete ve dergi satış kapasitesi çok sınırlıdır, buradaki
satışlar hava koşullarından dahi önemli oranda etkilenmektedir. Bu durum, piyasaya
girmek isteyebilecek şirketler için önemli bir caydırıcılığa sahiptir. Çünkü, piyasaya
47 REKABET KURUMU
girecek her dağıtım şirketinin, varolan bayiliklere yakın olan ve gazete, dergi
satmak isteyen bir esnaf bulabileceğini düşünmek rasyonel değildir.
Konuya gazete ve dergi yayınlayan şirketler (yani müşteriler) açısından
bakıldığında ise, söz konusu şirketlerin doğal olarak yayınlarının mümkün olduğu
kadar çok kişiye ulaşmasını hedefleyecekleri, bunun için de, yayınlarının yalnızca
belirli noktalara ulaşmış olmasını değil, aynı zamanda imaj bütünlüğünü de
sağlayacak şekilde diğer yayınlarla birlikte teşhir edilmesini ve fiziksel olarak zarar
görmeden satılmalarını ya da iade edilmelerini isteyecekleri açıktır. Dolayısıyla,
herhangi bir yayınevinin, yayınladığı gazete ve dergileri diğer yayınlardan ayrı
olarak kasapta, tuhafiyecide veya yolun üzerine rastgele serilen bir tezgahta
satacak olan dağıtım şirketi ile çalışacağını düşünmek pek makul
görünmemektedir. Bunun doğal sonucu ise, piyasaya girecek olan dağıtım
şirketinin mevcut son satıcılardan yararlanamaması nedeniyle müşteri
bulamaması ve kısa zamanda piyasanın dışına itilmesi olacaktır.
Konuya son satıcılar (tali bayilikler) açısından bakıldığında, gazete ve
dergi satış büfesi işleten son satıcıların gelirlerinin neredeyse bütünüyle gazete-
dergi satışından aldıkları komisyondan oluştuğu, bu nedenle mümkün olduğunca çok
sayıda ve çeşitte yayını satmak için istekli oldukları; asıl faaliyeti bakkal, market
işletmek olan son satıcıların ise, müşteri çekebilmek amacıyla özellikle sattıkları
gazete çeşidini artırmaya çalıştıkları, dolayısıyla, piyasaya girecek olan rakiplerin
dağıtacakları ürünleri de satmaya istekli oldukları bilinmektedir. Ancak, mevcut
durum (yani dikey anlaşmaların rakip ürünleri satmama hükmü içermesi,
anlaşmalardan sözkonusu hüküm kaldırılsa bile, dağıtım şirketleri tarafından kendi
getirdikleri yayınlar ile rakip dağıtım şirketinin getirdiği yayınlar arasında seçim
yapmalarının istenmesi) nedeniyle rakip şirketin dağıtmakta olduğu yayınları
satmaktan çekinmektedirler. Burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir diğer
husus da, dağıtım şirketlerinin bir üst piyasa olan gazete ve dergi yayıncılığı
piyasasında faaliyet göstermelerinden dolayı, herhangi bir yayını satmak
isteyen bayinin dağıtım şirketi konusunda bir seçeneği olmaması yani ilgili
yayınları temin edebileceği alternatif temin kaynağının bulunmamasıdır.
Yukarıda yer verilen bilgiler ve değerlendirmeler ışığında; soruşturma konusu
sektöre ilişkin aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:
1- BBD, BİRYAY ve YAYSAT, kararın daha önceki bölümlerinde de belirtildiği
üzere, ilgili ürün pazarında hakim durumda, hatta ihlalerin gerçekleştiği dönemdeki
%100’lük toplam pazar payı nedeniyle müşteri yayınevleri karşısında tekel
konumundadır.
2- Son satıcılar olmaksızın ülkemizdeki koşullar ve alışkanlıklar nedeniyle yayınların
okuyucuya ulaştırılmasının ve dolayısıyla piyasaya girmek isteyecek herhangi bir
dağıtım şirketinin amacına ulaşmasının mümkün olmadığı; diğer yandan, piyasaya
girmek isteyen her dağıtım şirketinin aynı veya benzer nitelikte son satıcılıklar tesis
etmesinin piyasanın geneli açısından mümkün ve makul olmadığı dikkate
alındığında, ülkemizdeki gazete ve dergi dağıtımı piyasası açısından son satıcıların
olmazsa olmaz bir öneme sahip oldukları ve mevcut şartlarda diğer dağıtım
şirketlerinin kullanımına açılmaları gerektiği kabul edilmelidir.
48 REKABET KURUMU
3- Dağıtım şirketleri fiziksel ve hukuksal olarak son satıcılara sahip değildirler;
Dağıtım şirketlerinin kurmuş olduğu gazete ve dergi satış büfeleri (mobo ve kiosklar)
de yerlerine konuldukları andan itibaren Belediyelerin mülkiyetine geçmektedir.
Ancak, burdan yola çıkarak, anılan dağıtım şirketlerinin sözkonusu son satış yerlerini
kontrol altında tutmadıkları söylenemez; çünkü bu şirketler, bütün son satıcıları,
“rakip kanallardan gelen malları satmama” koşulunu içeren bir sözleşme ve sattıkları
gazete ve dergilerin tümünü sağlamak yoluyla kendilerine bağlamışlardır. Ayrıca,
piyasadaki şirketlerin katı bir dikey yapılanma içinde oldukları, bunun yanısıra, BBD
ve YAYSAT’ın, hem aynı pazarda kurmuş oldukları ortak girişim (BİRYAY)
vasıtasıyla, hem de ortak başbayilikleri ve tali bayilikleri (son satıcıları) vasıtasıyla
yatay bir yapılanma içinde bulundukları, söz konusu bayileri birbirlerine
kullandırdıkları, sadece başka bir dağıtım şirketine kullandırmadıkları dikkate
alınmalıdır. Her iki dağıtım şirketinin ortak bayiler edinmesi dahi her bir dağıtım
şirketinin ayrı ayrı bayilere sahip olmasının rasyonel olmadığını kabul
ettiklerinin kanıtıdır.
4- Daha önceki örneklerde görüldüğü gibi, dağıtım şirketlerinin, rakip dağıtım
şirketlerinin getirdiği ürünü satmaları halinde kendi bayilerine mal sağlamayı
keseceklerini belirterek, onları “tercih yapmaya” zorlamaları, rakip firmanın son satış
noktalarına girmesinin engellenmesi anlamına gelmektedir.
5- Piyasaya girişte kilit nitelikte olan son satış noktalarını kullanan dağıtım şirketleri,
bunların rakip kanallardan gelen ürünleri satmasına izin vermekle herhangi bir ek
maliyet altına girmeyeceklerdir. Söz konusu tali bayiliklerin rakiplerce de
kullanılmasını ve dolayısıyla rakiplerin piyasaya girişini engelleyen kısıtlamanın,
rekabet hukukuna aykırı olan sözleşmelerden kaynaklanan fiili bir durum olduğu
unutulmamalıdır. Dolayısıyla, piyasaya girmek isteyecek olan şirketlerin son
satıcılardan yararlanmalarını fiziksel veya mantıksal olarak olanaksız kılan bir husus
mevcut bulunmamaktadır.
6- Bunların yanısıra, bütün bayilerin sisteme girecek yeni dağıtım şirketlerine
açılmasının, ilgili dağıtım şirketleri açısından herhangi bir yatırım maliyeti
getirmeyeceği de açıktır.
a. Bakkal veya market tarzındaki son satış noktaları, dağıtım şirketlerinden
bağımsız kişiler tarafından, belirli ticari faaliyetlerde bulunmak amacıyla
kurulmuş işletmelerdir. Asıl amaçları sadece gazete ve dergi satarak kar etmek
olmayıp, gazete ve dergileri daha fazla sayıda müşteri çekebilmek amacıyla
bulundurmaktadırlar. Bu yerler bulundukları konum itibariyle, gazete ve dergi
satışına uygun oldukları düşünülerek dağıtım şirketleri tarafından tercih edilen
yerlerdir. Bu tür son satıcılara, dağıtım şirketlerinin herhangi bir yatırımları
yoktur.
b. Asıl amacı özellikle gazete ve dergi satmak olan gazete satış büfeleri, mobo ve
kioskların birçoğu belediyelerce 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerince
üçüncü sahışlara kiralanan yerlerdir. Bu yerler mülkiyetlerinin belediyeye ait
olması nedeniyle biraz önce değinilen bakkal ve marketlerden farklılıklar
arzetmektedirler. Anılan yerler genellikle belediyelerin iznine tabi olarak,
şehrin arterlerine konulmakta olup sayıları sınırlıdır. Asıl amaçları gazete ve
49 REKABET KURUMU
dergi satmaktır ve bu büfelerin yakınında, bu büfeleri ikame edebilecek
nitelikte yer bulma olanağı neredeyse imkansızdır. Bu yerleri kiralayan dağıtım
şirketlerinin, ihale ve kira sözleşmelerindeki yükümlülükleri uyarınca, genellikle
mülkiyeti belediyeye veya kiralayana devredilmek üzere, bu yerlere mobo ve
kiosk koymuş olmaları ve anılan yerleri üçüncü şahıslara kiraya vermiş
olmaları, dağıtım şirketlerinin sözkonusu yerleri işletmek üzere kiraladıkları
gerçeğini değiştirmez. Dolayısıyla, dağıtım şirketlerinin sözkonusu yerleri
belirli bir kar amacı güderek işletmek üzere kiralamak isteyen üçüncü bir
şahıstan hiçbir farkı yoktur.
Piyasaya girmek isteyen bir dağıtım şirketinin, bir büfeyi işleten son satıcıdan
makul bir komisyon karşılığında yayınını satmasını talep etmesi durumunda; son
satıcı bizzat dağıtım şirketi ise (büfe dağıtım şirketi adına işletiliyorsa), söz konusu
komisyon doğrudan dağıtım şirketinin kasasına girecek; böylelikle yeni girecek
dağıtım şirketi bu büfelerin maliyetine dolaylı olarak katılmış olacaktır. Eğer, son
satıcı söz konusu büfeyi dağıtım şirketinden kiralayarak işletmekte ise, zaten büfenin
maliyetine belirli bir katkı sağlanıyor demektir; bu durumda da komisyon doğal olarak
son satıcının geliri olacaktır.
Dolayısıyla ister ihale sonucu alınan yer işletilsin, isterse üçüncü bir şahsa
belli bir meblağ karşılığında devredilsin, yapılan yatırımın karşılığı satılan her
üründen komisyon alınarak veya o yer kiralandı ise kira bedeli alınmak suretiyle
karşılanmaktadır. Özetle, piyasaya girecek yeni işletmelerin, halihazırda BBD ve
YAYSAT bayileri olarak görünen bakkal, market, mobo, kiosk vb. son satış
noktalarından faydalanması BBD, BİRYAY ve YAYSAT’a herhangi bir maliyet
getirmemektedir. Sonuç olarak, anılan teşebbüslerin yapmış olduğu
yatırımlardan piyasaya girecek olan diğer teşebbüslerin bedelsiz olarak
yararlanması gibi bir husus da sözkonusu değildir.
İlgili pazardaki münhasır bayilik sistemleri ve rekabet
Ülkemizdeki gazete ve dergi dağıtımı pazarına bakıldığında, münhasır bayilik
sisteminin BBD ve YAYSAT açısından büyük önem taşıdığı; hatta BBD ve
YAYSAT’ın, tali bayilerine “yazılı izinleri olmadıkça başka bir dağıtım kuruluşunun
veya yayınevinin yayınlarını teşhir edip satmalarını” yasaklayan sözleşmeler
imzalatarak, münhasırlığı Akşam Gazetesi ve Dost Basın Dağıtım A.Ş.’nin
piyasadaki faaliyetlerini zorlaştıracak şekilde kullanmış oldukları görülmektedir.
Ayrıca, BBD ve YAYSAT, rakip malları satmama yükümlülüğünü izne tabi
kılmak ve birbirlerinin yayınlarını bu uygulamadan muaf tutmakla, üçüncü kişilere
karşı bir engel oluşturmada ortak davranmaktadırlar.
Yukarıda yer verilen görüşler doğrultusunda ulaşılan sonuçlar aşağıdaki
şekilde özetlenebilir:
1. Piyasaya girmek isteyen her dağıtım şirketinin, sayıları on bini aşan son satış
noktası oluşturması zorunluluğu, halihazırdaki noktaların ikamesinin güç olması ve
ekonomik açıdan rasyonel olmaması piyasaya girişte ciddi bir engeldir.
2. Söz konusu engel, mevcut sistemde, son satış noktalarına münhasırlık veren ve
bu yolla rakiplerin son satış noktalarından yararlanmasını engelleyen tali bayilik
50 REKABET KURUMU
sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır. Diğer yandan, söz konusu sözleşmeleri
hazırlayan iki rakip şirketin birbirlerine bayilerinden yararlanma olanağı tanıdıkları,
ancak piyasaya girecekler için münhasırlık hususunu öne sürdükleri bilinmektedir.
Dolayısıyla, münhasır bayilik oluşturulmasının zorunlu olduğu hususu inandırıcı
değildir.
3. Son satış noktalarının münhasırlıktan “arındırılmasıyla”, piyasada faaliyet
göstermek isteyen her dağıtım şirketi aynı satış noktalarını kullanacağı için, bayiler
farklı kaynaklardan beslenme olanağına kavuşacaklardır. Dolayısıyla, son satış
noktalarını besleme problemi gibi bir diğer piyasaya giriş engeli de ortadan kalkmış
olacaktır.
4. Farklı dağıtım şirketlerinin aynı satış noktalarını kullanmalarının bir diğer sonucu
da, gazete ve dergilerin birarada teşhir ve satışının sağlanması yoluyla, dağıtım
piyasasından doğrudan etkilenen gazete ve dergi yayıncılığı piyasasındaki rekabetin
artmasıdır.
5. Farklı dağıtım şirketlerinin aynı satış noktalarını kullanmaları; gazete ve dergi
dağıtımını tümüyle ulusal ölçekli olmaktan çıkararak, bölgesel, yerel dağıtım
şirketlerinin kurulmasına ve bu şirketlerin daha etkin bir şekilde dağıtım
yapabilmesine, yerel yayıncılığın gelişmesine olanak sağlayacaktır. Ulusal çapta
yayın yapan şirketler de farklı bölgelerde farklı koşullarla dağıtım yapma fırsatına
kavuşacaklardır.
Dolayısıyla, bu piyasada tali bayilik sistemindeki münhasırlığın kaldırılması ve
tüm dağıtım şirketlerine, yayınlarını mevcut ve gelecekte varolacak son satış
noktalarına verebilme olanağının sağlanması; son satıcılara da aynı anda diledikleri
dağıtım şirketleri ile sözleşme yapabilme ve diledikleri yayınları satabilme imkanının
tanınması piyasanın rekabete açılması için zorunlu görülmektedir.
Soruşturma konusu olayda her bir bayilik sözleşmesinin tek tek sınırlayıcı
etkilerini değil, dağıtım şirketlerinin yapmış oldukları anlaşmaların tamamının bir
bütün olarak yarattığı etkiyi düşünmek gerekir. YAYSAT ve BBD’nin piyasadaki
mevcut bayilerin en önemli sağlayıcısı konumunda olmaları ve yalnızca bir veya
birkaç ürüne sahip dağıtım şirketlerinin sözkonusu bayilere benzer koşullar
sunamamaları, bayilerin bütün yayınları münhasıran YAYSAT ve BBD’den
almalarına neden olmakta ve diğer sağlayıcıların piyasaya girmeleri zorlaşmaktadır.
Söz konusu münhasırlık yalnızca diğer dağıtım şirketlerine değil, seçme özgürlüğü
ortadan kaldırılan bayilere ve nihai tüketiciye de zarar vermektedir. Başka
piyasalarda mazur görülebilecek nitelikte olan münhasırlık şartı içeren bayilik
anlaşmalarının, gazete ve dergi dağıtım piyasası gibi rekabetin iyice zayıflamış
olduğu piyasalarda uygulanması sözkonusu münhasırlığın kabul edilmemesinin en
önemli nedenlerinden biridir. Sözkonusu münhasırlık şartı 1997/3 ve 1997/4 sayılı
Tebliğlerin Muafiyetin Geri Alınması Başlıklı “diğer sağlayıcıların ülkenin önemli bir
bölümünde dağıtımın farklı aşamalarına girişleri önemli ölçüde zorlaştırılmışsa
sağlanan muafiyet geri alınır” hükmüne de uygunluk gösterdiğinden, sağlanan
muafiyetin Kurul tarafından geri alınmasını her zaman mümkün kılmaktadır.
Piyasaya girmek isteyen her bir dağıtım şirketinin, sayıları onbinleri aşan son
satış noktası oluşturması zorunluluğu, halihazırdaki noktaların ikamesinin güç ve
51 REKABET KURUMU
ekonomik açıdan rasyonel olmaması piyasaya girişte ciddi bir engeldir. Bir bütün
olarak bayilik teşkilatının piyasaya girişteki öneminin çok fazla olmasının yanısıra,
Belediyelere ait olan gazete ve dergi satış büfelerini (mobo, kiosk vb.) diğer
bayilerden ve son satış noktalarından ayıran bazı özellikleri, sözkonusu yerlerin
önemini daha da arttırmaktadır. Sözkonusu yerlerin şehrin ana arterlerinde ve
meydanlarında bulunmaları, sınırlı sayıda olup konulmaları ve kaldırılmalarının
belediyelerin iznine tabi olması, yakınlarında alternatif bir satış noktası temin
etmenin oldukça zor olması, belediyelerin her bir dağıtım şirketi için ayrı bir yer temin
etmesinin imkansız olması; satış hacimleri çok fazla olan sözkonusu yerlerin
piyasaya giriş açısından ne denli önemli bir yere sahip olduklarını göstermektedir.
Piyasadaki bazı teşebbüsleri diğerleri aleyhine rekabette avantajlı bir konuma
getiren bu gibi kısıtlamaların önüne geçilmesi, sözkonusu yerlerin her türlü
teşebbüse açık olmasını gerektirmektedir.
L-) SONUÇ
L.1. İHLALLER:
1- a) Menfi tespit/muafiyet talebi bakımından; BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım
A.Ş.’nin kuruluşuna ilişkin ana sözleşmenin 3’üncü maddesinin mevcut ortaklık
yapısı itibariyle ve ayrıca 38’inci ve 39’uncu maddelerinin de doğrudan 4054 sayılı
Kanun’un 4’üncü maddesine aykırı olduğuna, bu nedenle bu sözleşme için 4054
sayılı Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilemeyeceğine; aynı
yasanın 5’inci maddesinde öngörülen muafiyet koşullarının da bulunmadığına; bu
nedenlerle tarafların menfi tespit/muafiyet taleplerinin reddedilmesine OYBİRLİĞİ ile;
b) BİRYAY sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesine aykırılık
taşıyan 38’inci ve 39’uncu maddelerinin, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden
itibaren 45 gün içerisinde sözleşmeden çıkartılmasına OYBİRLİĞİ ile;
c) BİRYAY sözleşmesinin 3’üncü maddesi , dağıtım piyasasında faaliyet
gösteren teşebbüslerin de dahil olduğu mevcut ortaklık yapısı itibariyle rekabet
hukukuna aykırı olduğundan, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 45 gün
içerisinde bu aykırılığın giderilmesi gerektiğine OYÇOKLUĞU ile;
(Karşı Oylar: “ İhlale Son Verme” bakımından yerine getirilmesi ya da kaçınılması
gerektiği kararda öngörülen hususların yeterli olmadığı, BİRYAY’ın mevcut ortaklık
yapısı itibariyle yayın dağıtım piyasasında faaliyet göstermesinin yasaklanması
gerektiği görüşü ile Sadık KUTLU ve Nejdet KARACEHENNEM tarafından (1-c)’ye
karşı oy kullanılmıştır.)
2- 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü maddesi bakımından; Birleşik Basın Dağıtım A.Ş.
ve YAYSAT Yayın Satış Pazarlama ve Dağıtım A.Ş.'nin, birlikte kurmuş oldukları
BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım A.Ş. vasıtasıyla koordinasyon sağlayarak,
i) gazete ve dergi dağıtımı piyasasını bölüşmek,
ii) müşteri yayınlarını paylaşmak,
iii) müşteri yayınevlerine ait gazete ve dergilerin dağıtımına ilişkin komisyon
oranlarını ve dağıtılan yayınlardan alınacak sabit ücreti birlikte tespit etmek suretiyle,
Kanun’un 4’üncü maddesinin (a) ve (b) bentlerini açık bir biçimde ihlâl
ettikleri, bu nedenle BBD ve YAYSAT’ın Kanun’un 16’ncı maddesinin ikinci fıkrası
52 REKABET KURUMU
gereğince para cezası ile cezalandırılmalarına, Kurul Üyesi Nejdet
KARACEHENNEM’in açık ihlal kavramının yorumuna ilişkin farklı görüşüyle ve
OYBİRLİĞİ ile;
3- 4054 sayılı Kanun'un 6’ncı maddesi bakımından; Birleşik Basın Dağıtım A.Ş.,
YAYSAT Yayın Satış Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. ve BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım
A.Ş.‘nin, birlikte hakim durumlarını kötüye kullanarak;
i) rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırmak (4054/6-a),
ii) gazete ve dergi dağıtımı piyasasındaki finansal, teknolojik ve ticari
avantajlarından yararlanarak, gazete ve dergi yayıncılığı piyasasındaki rekabet
koşullarını bozmaya yol açan faaliyetlerde bulunmak (4054/6-d),
suretiyle Kanun’un 6’ncı maddesini ihlâl ettikleri, bu nedenle;
Birleşik Basın Dağıtım A.Ş., YAYSAT Yayın Satış Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. ve
BİRYAY Birleşik Yayın Dağıtım A.Ş.‘nin, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin
ikinci fıkrası gereğince para cezası ile cezalandırılmalarına OYÇOKLUĞU ile;
(Karşı Oy: BİRYAY’ın gazete ve dergi yayıncılığı piyasasında bir menfaati
bulunmamaktadır.Üçlü bir hakim durum değil, BBD ve YAYSAT’ın birlikte hakim
durumda bulunmaları söz konusudur. BİRYAY’ın ceza muhatabı olmaması
gerekmektedir. Bu görüş ve nedenlerle 3’üncü maddeye (3/ii) de belirtilen gerekçeye
ve ayrıca 4054/6(a)’nın ihlalinin cezalandırılmasına Murat GENCER tarafından karşı
oy kullanılmıştır.)
4- BİRYAY'ın yayınevleri ile yapmış olduğu dağıtım sözleşmelerinin grup
muafiyeti kapsamında olmaları nedeniyle, bildirilmelerine gerek bulunmadığına
OYBİRLİĞİ ile;
5- YAYSAT'ın Ana Bayiler (Başbayiler) ile yapmış olduğu dağıtım sözleşmelerinin
grup muafiyeti kapsamında kabul edilmeleri nedeniyle bildirilmelerine gerek
bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile;
6- a) BBD ve YAYSAT’ın tâli bayilerle yaptıkları sözleşmelerin 1’inci
maddesinde yer alan “Bayi sözleşme süresince adresi çevresinde bir başka kişi
veya kuruluşa satış için yayın veremez” , 2’inci maddesinde yer alan ”Bayi,
Şirket’in yazılı izni olmadıkça başka bir dağıtım kuruluşunun veya yayınevinin
yayınlarını teşhir edip satmayacaktır.” hükümlerinin 1997/3 sayılı Tek Elden Dağıtım
Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 3/b maddesine aykırı olduğuna; bu
nedenle bayilik sözleşmelerinin grup muafiyetinden yararlanamayacaklarına ve
bildirilmesi gereken anlaşmalar olduklarına; bildirimde bulunulmaması nedeniyle
BBD ve YAYSAT’ın 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin (c) bendi gereğince
cezalandırılmalarına;
b) Her iki teşebbüsün yönetim kurullarında 5 Mayıs 1998 tarihi itibariyle
görevli bulunan kişilerin de şahsen cezalandırılmalarına;
c) Diğer yandan, aynı sözleşmelerin 2’nci maddesinde yer alan “Bayi, Şirket’in
yazılı izni olmadıkça başka bir dağıtım kuruluşunun veya yayınevinin yayınlarını
teşhir edip satmayacaktır.” şeklindeki veya benzer nitelikteki hükümlerin, “Diğer
sağlayıcıların dağıtımın farklı aşamalarına girişlerinin önemli ölçüde zorlaştırılması”
sonucunu doğurucu nitelikte olması ve bu hususun ilgili dağıtım pazarının yapısı ve
53 REKABET KURUMU
bu pazarın hizmet ettiği gazete ve dergi yayıncılığı piyasası ürünlerinin satış
koşulları nazara alındığında rekabet ortamını bozacağına, bu nedenle gazete ve
dergi dağıtımı piyasasındaki bu tür anlaşmaların "rakip malları satmama veya
dağıtmama" gibi münhasırlık sağlayan bir hüküm içermesi durumunda Rekabet
Kurulu tebliğleri ile sağlanan muafiyetten yararlanamayacaklarına;
d) BBD ve YAYSAT'ın tali bayilerle yaptıkları sözleşmelerin 1'inci ve 2'nci
maddelerinin sözleşmelerden çıkartılmasına ve bu şekildeki uygulamalara derhal
son verilmesine;
OYBİRLİĞİ ile;
7- Gazete ve dergi satışı faaliyetlerini de içerecek şekilde, belediyeler tarafından
kurulan ve belediyelerce veya belediyelerin yetki verdiği kişilerce üçüncü şahıslara
kiralanan satış büfelerinin ilgili pazara giriş açısından önemi dikkate alındığında;
sözkonusu yerlerde, kiracının, “hangi dağıtım şirketlerinden gelirse gelsin, mevzuata
ve yasalara uygun gazete ve dergileri, makul bir ücret veya komisyon oranı
karşılığında satmasını temin edecek” düzenlemelerin yapılması için ilgili Kurul
kararının yetkili mercilere bildirilmesine OYÇOKLUĞU ile;
(Karşı Oylar: M.Tamer MÜFTÜOĞLU, Kemal EROL, Mustafa PARLAK, R.Müfit
SONBAY ve Murat GENCER karşı oy kullanmışlardır.)
L.2. PARA CEZALARI:
1- a) Tâli bayilerle yapmış oldukları sözleşmeleri zamanında Kurul’a bildirmeyen
BBD ile YAYSAT'ın, 4054 sayılı Kanun'un 16’ncı maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi uyarınca, 2000/1 sayılı Tebliğ ile belirlenen 608.400.000. TL. para cezası ile
ayrı ayrı cezalandırılmalarına;
5 Mayıs 1998 tarihi itibariyle YAYSAT Yönetim Kurulu'nda görev yapan:
Başkan Mehmet Ali YALÇINDAĞ, Başkan Vekili Alaettin ŞENER; Üyeler Erol SEVDİ,
Soner GEDİK, Dinç ÜNER, Yalçın BALCI, Hüseyin GÜRER, Üstün AKMEN'e,
yine 5 Mayıs 1998 tarihi itibariyle BBD Yönetim Kurulu'nda görev yapan Başkan
Önay Şevket BİLGİN, Üyeler Clifford Holmes POLLEY, Kenan SÖNMEZ, Arif
POYRAZ, Zafer MUTLU, Mustafa DİNÇER, Alaeddin KAYA ve Yıldırım ÜNVERDİ'ye
de şahsen, yukarıda belirtilen cezanın %5’i nisbetinde 30.420.000.-'er TL. ayrıca
para cezası uygulanmasına;
(Kanun'un 16’ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 2000/1 sayılı Tebliğ
ile belirlenen ceza miktarları sehven BBD ve YAYSAT için 2.433.600.000.-‘er TL ve
anılan şirketlerin yönetim kurulu üyeleri için 121.180.000.-'er TL olarak tefhim
edilmiş olup, söz konusu maddi hata taraflar lehine yukarıdaki şekilde düzeltilmiştir.)
b) 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilecek para
cezalarının belirlenmesinde 1998 yılı cirolarının esas alınmasına;
OYBİRLİĞİ ile;
2- 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması sonucunda;
a) 4’üncü madde ihlâllerinden dolayı,
- BBD’ye 268.662.251.500.- TL.
- YAYSAT’a 495.126.185.000.- TL.
54 REKABET KURUMU
b) 6’ncı madde ihlâllerinden dolayı,
- BBD’ye 268.662.251.500.- TL.
- YAYSAT’a 495.126.185.000.- TL.
olmak üzere,
- BBD’ye toplam 537.324.503.000.- TL.
- YAYSAT’a toplam 990.252.370.000.- TL.
c) 6’ncı maddeyi ihlâlinden dolayı,
- BİRYAY’a 128.427.640.000.- TL.
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile;
yukarıda yer alan kararla ilgili her türlü sürenin, gerekçeli kararın taraflara
tebliğinden itibaren başlayacağından bahisle ve Danıştay yolu açık olmak üzere
17.07.2000 tarihinde Kurulumuzca karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy