1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D1/1/C.S.-99/1 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 00-35/392-219
Karar Tarihi : 18.09.2000
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER:
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU.
Üyeler : Dr. Kemal EROL, Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU,
İsmet CANTÜRK, Necdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER
B- SORUŞTURMA HEYETİ:
Başkan : İsmet CANTÜRK, Rekabet Kurulu Üyesi
Raportörler : Cengiz SOYSAL, Nazlı AKSOY
C- İNCELEME TALEBİNDE BULUNAN : Resen
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
1. Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği
2. Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası
Karakusunlar Mah. 375 Sok. No:7 Balgat/ANKARA
Temsilcisi:
Av. Timuçin YENİARAS
Bahariye Cad. Ali Suavi Sok. No: 4/3
Altıyol-Kadıköy/İSTANBUL
3. Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz
Şirketleri İşveren Sendikası
Eskiyıldız Cad. No:20 Deniz Han 80690 İSTANBUL
2 REKABET KURUMU
E- İDDİALARIN ÖZETİ:
Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği, Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası ve
Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası'nın
gerçekleştirdiği karar ve eylemlerle akaryakıt istasyonlarındaki kredi kartlı
satışlarda komisyon uygulanması ve promosyonların kaldırılması yönünde
faaliyetlerde bulunmaları.
F- DOSYA EVRELERİ:
1. Akaryakıt istayonlarında uygulanan komisyon oranlarına ve promosyonların
kaldırılmasına ilişkin PÜİS ve TABGİS'in aldıkları kararlar ve açıklamalar ile
Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği Başkanı sıfatıyla Ferruh Zülfikar'ın yine aynı
konuya ilişkin demeçleri üzerine resen ilk inceleme yapılması öngörülmüştür.
2. Konuya ilişkin yapılan ilk inceleme sonucunda Kurum raportörlerince düzenlenen
12.10.1999 tarih ve D1/1/C.S.-99/1 sayılı İlk İnceleme Raporu Rekabet
Kurulu'nun 19.10.1999 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 99-48/530-335 sayılı
karar ile 4054 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca;
- Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği,
- Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası,
- Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol Ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası
hakkında Kanun'un 4 üncü maddesini ihlal ettikleri gerekçesiyle soruşturma
açılmasına karar verilmiştir.
Yine aynı kararda, ihlale ne şekilde son vereceklerine ilişkin görüşlerin Kanun'un
9/3 üncü maddesi çerçevesinde hakkında soruşturma açılan kuruluşlara yazılı
olarak bildirilmesi için Başkanlığa yetki verilmiştir.
3. 21.10.1999 tarihinde, Kanun'un 9/3 üncü maddesi uyarınca; akaryakıt ürünleri
bayilerinin kredi kartı ile yapacakları satışlarda komisyon alıp almayacakları ve
promosyon faaliyetleri hususlarında tamamen kendi özgür iradeleriyle karar
vermeleri gerektiği, bunun aksine olarak konuyla ilgili teşebbüslerin ve teşebbüs
birliklerinin tavsiye niteliğinde bile olsa Kanun'un 4 üncü maddesinin (a) bendine
aykırı biçimde aldıkları veya alacakları promosyonun kaldırılması veya kredi kartlı
satışlarda belirlenmiş bir oranda komisyon alınması kararının hukuka aykırı ve
yasak olduğu yönündeki görüş yazısı taraflara bildirilmiştir.
4. 22.10.1999 tarihinde, Kanun'un 9/3 üncü maddesi uyarınca kendilerine bildirilen
görüş yazısı kapsamında yapılan faaliyetlere ilişkin PÜİS tarafından ilgililere
gönderilen yazı Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
3 REKABET KURUMU
5. 29.10.1999 tarihinde, Kanun'un 9/3 üncü maddesi uyarınca kendilerine bildirilen
görüş yazısı kapsamında yapılan faaliyetlere ilişkin TABGİS tarafından ilgililere
gönderilen yazı Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
6. 04.11.1999 tarihinde, Kanun'un 43/2 nci maddesi uyarınca taraflara soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunularak, taraflardan 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
7. Soruşturma tebligatını takiben, taraflardan TABGİS, Kanun'un 45/2 nci maddesi
uyarınca 30 günlük ek süre talebinde bulunmuş, ancak Kanun'un 43 üncü
maddesinde düzenlenen ilk yazılı savunma aşamasında böyle bir ek süre
verilmesinin söz konusu olmamasından dolayı bu talep geri çevrilmiştir.
8. Haklarında soruşturma açılan teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları ve cevapları
yasal süreleri içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
9. Soruşturma Heyetince tamamlanan 04.04.2000 tarih ve SR/00-4 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1 inci maddesi uyarınca Başkanlıkça ilgili
taraflara tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan 30
gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenilmiştir.
10. Soruşturma raporunun tebliğini takiben, hakkında soruşturma yürütülen teşebbüs
birliklerinden TABGİS, savunma sürelerinin Kanun'un 45 inci maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca 30 gün uzatılmasını talep etmiş ve bu talep Kurul kararı ile kabul
edilerek TABGİS'e 30 gün ek süre tanınmıştır. Hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüs birliklerinden PÜİS ve TABGİS'in ikinci savunma yazıları yasal süreleri
içinde Kurumumuz kayıtlarına intikal etmiş, Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği
ile ilgili ise herhangi bir savunma yapılmamıştır.
11. Soruşturma Heyetinin hazırladığı "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un 45/2 nci maddesi
uyarınca, yasal süreleri içinde PÜİS ve TABGİS'e tebliğ edilmiştir.
12. İlgili teşebbüslerin ek yazılı görüşe karşı cevapları yasal süreleri içinde Rekabet
Kurumu'na intikal etmiştir.
13. Rekabet Kurulu'nun 03.08.2000 tarih ve 00-29 sayılı toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 13.09.2000 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun'un
46/2 nci maddesi uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
14. 13.09.2000 tarihinde taraflar sözlü savunmalarını yapmışlardır.
15. Rekabet Kurulu 18.09.2000 tarihinde nihai kararını vermiş ve karar 27.09.2000
tarihinde taraflara tefhim edilmiştir.
4 REKABET KURUMU
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ:
Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği adı altında bir teşebbüs birliğinin mevcut
olmadığı, dolayısıyla soruşturmanın söz konusu teşebbüs birliğine ilişkin kısmının
sona erdirilmesi, PÜİS ve TABGİS'in eylem ve kararlarının 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun'un rekabeti sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve
kararları yasaklayan 4 üncü maddesi kapsamında olduğu, bu nedenle söz konusu
teşebbüs birliklerine Kanun'un 16 ncı maddesinin 2 nci fıkrası gereğince idari para
cezası uygulanması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:
1. İlgili Pazar
Petrol sektörünün dikey yapısı dikkate alındığında, petrol ürününün aranıp
çıkarılmasından nihai tüketiciye ulaştırılmasına kadar geçen sürecin;
-Ham petrolün aranması, çıkarılması ve üretimi,
-Ham petrolün rafinaj yöntemiyle ürün haline dönüştürülmesi,
-Petrol ürünleri dağıtımı ve pazarlaması,
olmak üzere 3 kategoride toplanabileceği görülmektedir.
Akaryakıt istasyonlarının işlevi, bu dikey yapının son halkası olan işlenmiş
petrol ürününün nihai tüketiciye satışını içermektedir. Rafinerilere yakın olan
bölgelerde, akaryakıt istasyonları doğrudan rafineriden ürün temin edebilmekteyken,
diğer bölgelere yapılacak olan dağıtım için akaryakıt depo ve terminalleri önem
kazanmaktadır. Bu terminaller özellikle, akaryakıt talebinin yüksek olduğu sanayi
bölgelerine ve nüfusun yoğun olduğu yerleşim alanlarına yakın yerlere
konuşlandırılmaktadır. Terminallerde depolanan yakıt, daha sonra yeniden satış
yapan akaryakıt istasyonlarına ve toptan alış yapan müşterilere nakledilir. Türkiye'de
akaryakıtın istasyonlara taşınma işlemi genellikle bayinin kendi araçlarıyla
gerçekleştiriliyor olmakla birlikte, son zamanlarda bazı dağıtım firmalarının bu taşıma
faaliyetini üstlendikleri görülmektedir. Ayrıca, akaryakıtın depolandığı terminallere
farklı rafinerilerden ürün getirmek de mümkündür. Ancak, akaryakıt dağıtım
faaliyetlerinde ve özellikle akaryakıt istasyonlarının eylemlerinin konu olduğu bir
olayda, ilgili pazarlar tespit edilirken, petrol ürünlerinin üretiminden ziyade, akaryakıt
istasyonlarının petrol ürünlerinin dağıtımı ve pazarlamasındaki rolünün dikkate
alınması yerinde olacaktır. Bu noktada, ilgili ürün pazarının akaryakıt istasyonlarında
satılan motorlu taşıt yakıtları ve diğer yakıtlar, ilgili coğrafi pazarın ise sanayi
bölgeleri ve nüfusun yoğun olduğu yerler olarak belirlenebileceği düşünülmektedir.
Bununla birlikte incelemeye konu olan akaryakıt istasyonlarının kredi kartlı satışlarda
uyguladıkları komisyon oranları ve promosyonlar dikkate alındığında, ilgili ürün
pazarının, kredi kartıyla akaryakıt ürünleri satış pazarı; ilgili coğrafi pazarın ise
İstanbul, Ankara, Samsun, Giresun, Trabzon gibi söz konusu eylemlerin uygulandığı
şehirler olarak daraltılabileceği görülmektedir.
5 REKABET KURUMU
2. Yapılan Tespitler
Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS), Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği ve
Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası (TABGİS)
hakkında açılan soruşturma kapsamında yapılan yerinde incelemeler esnasında
aşağıdaki bilgi ve belgelere ulaşılmıştır;
2.1. Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS)
11.10.1999 tarihinde PÜİS'te yapılan incelemelerde aşağıdaki belgelere ulaşılmıştır:
PÜİS Genel Merkezi'nin 4 Ekim 1999 Tarihli Çağrı Yazısı :
Genel Başkan Vekili Cemil Uğurlu ve Genel Sekreter Muhsin Alkan imzasıyla
akaryakıt bayilerine gönderilen "Kredi Kartlı Satışlarda Komisyon Almaya Çağrı"
başlıklı yazıda, bayi kar marjlarındaki düşüşün giderilmesi için sendika tarafından
yapılan girişimler anlatıldıktan sonra;
" …Bu arada kar marjlarının aşırı düşüşünün yarattığı sıkıntıya ek olarak,
kredi kartlarıyla satışlarda da bankalara komisyon ödemekteyiz. Ödediğimiz
komisyonlar zaten küçük olan kar marjımızı da alıp götürmektedir. O nedenle,
kredi kartında banka komisyonunu müşteriye yansıtmak zorunludur. Yoksa
kredi kartı ile satışlar ciddi bir zarara yol açacaktır. Zararına iş yapmak da
anlamsızdır.
Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası olarak, kredi kartı ile satış yapan
bayilerimizin bankaya ödedikleri komisyonları müşteriye yansıtmalarını
öneriyor ve destekliyoruz. Çünkü işin altında ezilmemek için bu şarttır.
Sonuç olarak, bütün bayileri kredi kartı ile satışlarda banka komisyonlarını
müşteriye yansıtmaya çağırıyoruz."
denilmektedir.
PÜİS Genel Merkezi'nin Şube Başkanlıkları'na Gönderdiği 07.10.1999 Tarihli
Yazı:
Genel Başkan Vekili Cemil Uğurlu ve Genel Sekreter Muhsin Alkan imzasıyla PÜİS
Şube Başkanlıklarına gönderilen yazıda; kar marjlarındaki büyük düşüşler yüzünden
bayilerin küçümsenemeyecek boyutta zarara uğradıkları belirtilmekte ve şöyle
devam edilmektedir:
"Bayilerin uğradığı zararların hafifletilmesi amacıyla, kredi kartı ile yapılan
satışlarda bankalara ödediğimiz komisyonların tüketiciye yansıtılmasına ilişkin
çağrımıza, İstanbul ve Ankara'dan %60 düzeyinde bayi katılmış ve görüş ve
önerilerimiz doğrultusunda uygulamayı başlatmış bulunmaktadırlar.
Hinterlandınızda da bu konuyla ilgili uygulamaların başlatılması için en kısa
zamanda "Bayi Toplantıları" düzenlenmesini, bayilerin başlatılan uygulamaya
6 REKABET KURUMU
ilişkin görüş ve önerilerinin alınmasını ve belirlenen görüşlerin Genel
Merkezimize sunulmasını rica ederiz."
Kırıkkale Şubesinin 14.10.1999 Tarihli Cevap Yazısı:
Şube Başkanı Kemal Gözüyukarı imzasıyla PÜİS Kırıkkale Şubesi'nden PÜİS Genel
Merkezine gönderilen yazıda; Kırıkkale Şubesi bayileri ile yapılan toplantı
neticesinde, bayilerin düşen kar marjları nedeniyle maddi açıdan sıkıntıya düştükleri
ve zarar ettikleri, bu konuda gerekirse greve gitmeye ve bayi karının eskisi gibi
olması için ne gerekiyorsa yapmaya hazır oldukları belirtildikten sonra, konudan ayrı
olarak LPG istasyonlarının artmasının benzin satışlarını azalttığı da dile getirilmiştir.
Samsun Şubesinin 19.10.1999 Tarihli Cevap Yazısı :
Başkan Rüştü Akalın ve II. Başkan Ahmet Özmen imzasıyla PÜİS Samsun
Şubesi'nden PÜİS Genel Merkezi'ne gönderilen yazıda,
"05.10.1999 tarihinde Petrol Ofisi A.Ş. Bölge Müdürlüğü Tesisleri'nde POAŞ
ve yabancı şirket bayilerinin de iştiraki ile kredi kartı ile yapılan satışlarla ilgili
%5 Komisyon alınması benimsenmiştir.
Bu bağlamda bununla birlikte promosyonun kaldırılması da mevzu bahis
olmuş ve 22 kişilik bir komisyon teşekkül ettirilmiş ve karar alınmıştır.
Alınan bu karar doğrultusunda Visa kartı ile yapılan satışlardan %5 komisyon
alınması 08.10.1999 tarihinde hinterlandımızdaki bütün bayilerimize duyuru ile
iletilmiştir.
Aynı zamanda, 09.10.1999 tarihinde de GİRESUN'da yine yabancı şirket
bayileri ve POAŞ bayileriyle toplantı yapılarak uygulamaya 15.10.1999
tarihinde başlanılması için ekte sunduğumuz yazımız ilişiğinde Banka
Protokolü ve Visa Kartı %5 Komisyon alınması afişinin bütün bayilerimize
gönderildiğini ve edinilen bilgilerimize göre %70'in üzerinde uygulamanın
başladığını bilgilerinize arz ederiz."
ifadeleri yer almaktadır. Söz konusu yazının eki olarak; üyelere gönderilen yazı,
Vakıfbank'dan üye işyerlerine gönderilen yazı ve istasyonlara dağıtılan afiş örneği
bulunmaktadır.
Şube Başkanı Rüştü Akalın ve II. Başkan Ahmet Özen imzalarıyla PÜİS Samsun
Şubesinden üyelere gönderilen yazıda; yapılan toplantıdan bahsedilmekte ve şöyle
devam edilmektedir:
"Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası Samsun Şubesi olarak Yabancı Şirket
Bayilerinin de katıldığı bir toplantı yapılmıştır. Bu toplantıdan çıkan karar
gereğince 15.10.1999 tarihinden itibaren Karadeniz Bölgesi il, ilçe ve
kasabaları bayileri olarak kredi kartı ile yapılan satışlardan %5 komisyon
alınmasına başlanacaktır."
7 REKABET KURUMU
PÜİS Samsun Şubesi'nden PÜİS Genel Merkezine gönderilen yazının eklerinden
birinin de, komisyon uygulamasına geçecek olan istasyonların asacağı afiş örneği
olduğu görülmektedir.
2.2. Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası
(TABGİS):
25.11.1999 tarihinde TABGİS'de yapılan incelemelerde aşağıdaki belgelere
ulaşılmıştır:
Üyelere Gönderilen 25.02.1998 Tarihli Yazı :
Genel Başkan Sinan Orhon imzalı yazıda, akaryakıt ticaretinde kredi kartlı satışlarda
'0' komisyon ve promosyon uygulamalarının getirdiği külfetten bahsedilerek, "rakip
durumda bulunan bazı işletmelerin aralarında bir toplantı yapmak suretiyle
hazırlamış oldukları protokol gereği, '0' komisyon ve promosyon uygulamalarını
20.02.1998 tarihinden itibaren kaldırmaya karar verip bunu icra ettikleri" üyelerin
bilgisine sunulmuştur. Yazının ekinde, adı geçen protokol metni ve bu protokole
katılan akaryakıt bayilerinin listesi yer almaktadır.
Üyelere Gönderilen 13.07.1999 Tarihli Yazı :
Genel Sekreter Cahit Okçu imzasıyla gönderilen yazıda, OFM’ye geçtikten sonra
bayilerin kar payının azaldığı ve elde edilen karın kredi kartı komisyonlarıyla eşit
hale geldiği belirtildikten sonra, Bankalararası Kredi Kartları Birliği’nin kredi
kartlarına komisyon sürşarj etme hakkını akaryakıt sektörüne verdiği ve İstanbul
Anadolu Yakası, Bağdat Caddesi ve Minibüs Yolu’ndaki meslektaşların kredi kartı
komisyonlarını tekrar sürşarj etmeye başladıkları hatırlatılmıştır.
Yazının devamında, uygulama hakkında kararı verecek kişilerin ticari kuruluşların
sahipleri olduğu ve durumun ticari ilişkiler, tüketici ilişkileri, rekabet şartları ve
mesleki dayanışma açısından, içinde bulunulan ekonomik koşullar da göz önünde
bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ve en son olarak da
“…Sayın meslektaşların bir bölgede komşuluk ilişkileri ve mesleki dayanışma
ile oluşturdukları uygulama desteklenmek ve genişletilmek istendiği taktirde,
meydana getirilecek gruplara her türlü organizasyon desteğini vermeye
hazırız.”
ifadesi kullanılmıştır.
Üyelere Gönderilen 25.08.1999 Tarihli Yazı:
Bu yazıda, 13.07.1999 tarihli yazı hatırlatılarak, o tarihlerde kredi kartına komisyon
sürşarj etmeye başlayan İstanbul Anadolu Yakası’ndaki meslektaşların uygulamaya
devam ettikleri, ayrıca İstanbul Avrupa Yakası’ndaki (Beşiktaş, Şişli, Maslak,
Dolapdere gibi bölgelerdeki) meslektaşların da, 30 Ağustos Pazartesi gününden
itibaren çalıştıkları bankalarla yapacakları anlaşmalarla para bloke etmeden ertesi
gün "kullanılır bakiye" sağlayacak şekilde kredi kartı komisyonlarını tekrar sürşarj
etmeye başlayacakları belirtilmektedir.
8 REKABET KURUMU
İlgililerle azalan kar marjları ve promosyonlara ilişkin yapılan görüşmelerden ve bu
konulardaki mesleki dayanışma, birlik ve bereberliğin öneminden bahseden yazı,
“Bu konuda oluşturulacak grupları desteklemek ve ilişkileri sağlamak için her
türlü göreve hazırız. Görüşlerinizi bildirmek için TABGİS’i aramanızı bekler,
çalışmalarınızda başarılar dileriz.”
şeklinde sona ermektedir.
Üyelere Gönderilen 06.09.1999 Tarihli Yazı :
Genel Sekreter Cahit Okçu imzasıyla gönderilen yazıda, 13 Temmuz ve 25 Ağustos
1999 tarihli kredi kartları komisyonu ile ilgili yazılar hatırlatılarak, o tarihlerde kredi
kartı banka komisyonlarını sürşarj etmeye başlayan İstanbul Avrupa Yakası ve
Anadolu Yakası’nın bir bölümündeki meslektaşların bu uygulamaya devam ettikleri
belirtilmiş ve şöyle devam edilmiştir;
“Bugün İstanbul Avrupa Yakası’nda Topkapı’dan başlayarak E-5 Edirne
istikameti ve Sahil Yolu’nu kapsayan geniş bir bölgedeki yaklaşık 70
meslektaşımız da çalıştıkları bankalarla yaptıkları anlaşmalarla para bloke
etmeden ertesi gün kullanılır bakiye sağlayacak şekilde kredi kartı banka
komisyonlarını 6 Eylül 1999 Pazartesi gününden itibaren tekrar sürşarj
etmeye karar alarak uygulamaya başlamışlardır.”
Üyelere Gönderilen 13.09.1999 Tarihli Yazı :
Genel Sekreter Cahit Okçu imzasıyla üyelere gönderilen yazıda, sektörün büyük bir
hızla büyümesinden ötürü akaryakıt bayilerinin satışlarda meydana gelen
farklılıklardan dolayı satışlarını arttırmak amacı ile promosyon ve -0- komisyon gibi
uygulamalara başvurdukları belirtilerek, şöyle devam edilmiştir:
"İçinde bulunduğumuz ortamda çok önemli bir masraf kalemi ortadan
kaldırılmaktadır. Bu esnada başka bir yanlış (PROMOSYON) ile satış
arttırmayı düşünmememiz lazımdır. Sizlerden gelen mesajlar
PROMOSYONLAR'ın da önüne geçilmesi doğrultusundadır. Böyle bir olay
ancak diğer meselede olduğu gibi mesleki dayanışma, birlik ve beraberlik
anlayışı ile gerçekleşebilir. Tüketici kaliteli mal ve hizmeti tercih etmekte,
alışveriş yapacağı yeri ona göre belirlemektedir. Zaten diğer ödünler
(PROMOSYON-'0' KOMİSYON UYGULAMASI) önceleri tüketici tarafından
talep edilmemiştir. Ancak bizler rekabet etmek için bu ödünleri sunduktan
sonra aranır hale gelmiştir.
...Her fırsatta tekrar ettiğimiz gibi para kazanamamaktan şikayet edip
karlarımızın arttırılmasını isterken yaptığımız anlaşılmaz davranışlar
iddialarımızı çürütmekte, ekonominin kuralları içerisinde kabul görmemektedir.
Oluşan bütünleşmenin giderek artması dileğiyle hayırlı işler dileriz."
9 REKABET KURUMU
14.09.1999 Tarihli Yönetim Kurulu Kararı :
22.09.1999 tarihinde TABGİS Yönetim Kurulu tarafından, İstanbul Kalyon Oteli’nde
meslektaşlar arasında bir toplantı yapılmasına ilişkin karar alınmıştır. Bu karar
doğrultusunda TABGİS Genel Başkanı Sinan Orhon imzasıyla gönderilen
17.09.1999 tarihli bir yazı ile, üyeler 22 Eylül 1999 günü saat 15'de Kalyon Oteli'nde
düzenlenecek olan toplantıya çağrılmışlardır. Aynı yazıda toplantının gündeminin
"kredi kartları komisyonları uygulamasında son durum değerlendirmesi ve
promosyonlar" olarak belirlendiği görülmektedir.
Üyelere Gönderilen 24.09.1999 Tarihli Yazı :
Genel Sekreter Cahit Okçu imzasıyla üyelere gönderilen yazıda, 22 Eylül 1999
tarihinde Kalyon Oteli’nde yapılan toplantıya ilişkin bir değerlendirme yer almaktadır.
Düşen kar marjlarının eski haline getirilmesi için TABGİS tarafından yapılan
faaliyetlerin özetlendiği yazının devamında şu ifadeler yer almaktadır;
“… İstanbul ve çevresinde büyük bir katılımla hayata geçirilen kredi kartlarına
komisyon uygulaması değerlendirilmiş, hala bu uygulamaya katılmayan
istasyonların en kısa sürede bölgesel olarak ikna edilmesi kararlaştırılmıştır.
Gelen faks mesajları ve diğer illerde yapılan toplantılardan, Ankara, Bursa ve
İzmir’de de Ekim başında komisyon uygulamasına geçileceği anlaşılmaktadır.
Toplantıda ayrıca münferit promosyon uygulamalarına derhal son verilmesi
konusunda prensip kararına varılmıştır. Akaryakıt istasyonlarında belirli
zamanlarda müşteriye dağıtılan toz bezi, kağıt mendil, oto kutusu, çakmak, vb.
ufak tefek hediyeler promosyon kapsamının dışındadır. Ancak promosyon
pankartlarının kaldırılması görüşü benimsenmiştir.
Petrol şirketlerinin uygulayacağı promosyonlar için her bayinin maliyetini çok
iyi hesaplayarak kendi şirketi ile görüşmesi, uygulamaya katılıp
katılmayacağına karar vermesi gerekmektedir. Toplantıdan çıkan genel görüş,
tüm promosyon uygulamalarının kaldırılması ve sektörün imajını zedeleyen bu
konuda TABGİS’in petrol şirketi dernekleriyle görüşmesidir.
Ayrıca ‘0’ komisyon ve promosyon uygulamalarının, Petrol İşleri Genel
Müdürlüğü nezdindeki kar artışı talebimiz üzerindeki olumsuz etkileri dile
getirmiş, yeterli kar artışı sağlansa bile yukarıdaki prensip kararlarından
vazgeçilmemesi kararlaştırılmıştır.”
2.3. Diğer Tespitler
1-15 Eylül 1999 Tarihli Enerji-Petrol Dergisi’nde Yayınlanan ‘TABGİS’den Petrol
Kamuoyuna Duyuru’:
Söz konusu duyuruda ilk olarak sektörün genel sorunlarından bahsedildikten sonra
şöyle devam edilmektedir;
“…
Kredi kartlı akaryakıt satışlarında kredi kartı komisyonunu tüketiciye sürşarj
etme yetkisi Türkiye’de sadece akaryakıt bayilerine ve kuyumculara verilmiş
10 REKABET KURUMU
olan bir haktır. Bu hakkı kullanıp kullanmamak tamamıyla o işletmenin
sahiplerine aittir. Bugünkü kar oranları kredi kartı komisyonunun altındadır.
Hala ‘0’ komisyonla satış yapan meslektaşlarımız zararına satış
yapmaktadırlar. Bankaya komisyon ödemiyorum, para bloke ediyorum
diyenler ise bankada bloke ettikleri paranın normal getirisini
hesaplayamıyorlar demektir. Bu konu mesleki dayanışma içerisinde rekabet
unsuru olmaktan çıkartılıp çözülebilir. İstanbul’da bir çok bayi yöresel toplantı
yaparak, banka komisyonlarını tüketiciye yansıtmaya başlamışlardır.
…"
Ankara Valiliği’nden Elde Edilen Bilgiler:
Ankara Valiliği’nden, Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği’nin tüzel kişiliği ve
faaliyetlerine ilişkin bilgi istenmiş ve Valilikten Kurumumuza intikal eden cevap
yazısında, adı geçen derneğin Ankara ili dahilinde mevcut genel merkez veya
herhangi bir şubesinin bulunmadığı ifade edilmiştir.
Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.'den Elde Edilen Bilgiler:
Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.'nin (BKM) yapısı ve kredi kartlarının işleyişi
hakkında aşağıdaki bilgiler elde edilmiştir.
Kredi kartıyla yapılan her alışveriş için kart ihraç eden bankanın aldığı sabit bir
komisyon (Takas Komisyonu) bulunmaktadır. Kredi kartlı satışlarda üye işyerlerinden
hangi oranlarda komisyon kesileceği konusunda en önemli belirleyicinin, BKM
tarafından belirlenen 'Takas Komisyonu Oranı' olduğu görülmektedir. 15 Ağustos
1998 tarihinden itibaren uygulanan takas komisyonu oranları şu şekildedir;
15 Ağustos 1998 - 15 Ekim 1998 arası : %4.75
15 Ekim 1998 - 15 Ocak 1999 arası : %4.78
15 Ocak 1999 - 15 Ekim 1999 arası : %5.39
15 Ekim 1999 - 01 Şubat 2000 arası : %4.75
01 Şubat 2000 sonrası : %3.00
Üye işyerlerinin kredi kartı ile alışveriş yapan müşterilerine ek komisyon
uygulamalarının söz konusu olmadığı, başka bir ifadeyle, kredi kartıyla alışveriş
yapan müşterilerle nakit parayla alışveriş yapan müşterilere farklı fiyat
uygulanamayacağı görülmektedir. Bu durumun, akaryakıt istasyonları gibi, kar marjı
çok düşük olan veya satış fiyatı devlet tarafından belirlenen, dolayısıyla kredi
kartından kaynaklanan masrafları satış fiyatına ekleyemeyen sektörlerde sıkıntı
yaratması sonucu, BKM'nin 1991 yılında bir karar aldığı görülmektedir. BKM bu
kararında; akaryakıt satışlarıyla sınırlı kalmak koşulu ile, kredi kartı ile yapılan
akaryakıt satışlarında kart hamillerinden ilave bir komisyon alınabileceğini, bu
uygulamanın sadece yurt içi kredi kartları ile sınırlı olduğunu ve ilave komisyon
uygulayan akaryakıt istasyonlarında "Kredi kartı ile akaryakıt alımında +%…
eklenecektir" duyuru ya da afişlerinin asılması gerektiğini belirtmiştir. Buradan, bir
akaryakıt bayisinin istediği takdirde kredi kartlı satışlarda bankaların kendisinden
kestiği komisyon oranını müşteriye yansıtabileceği anlaşılmaktadır.
11 REKABET KURUMU
3. Savunmalar
3.1. PÜİS'in Savunmaları
PÜİS tarafından gönderilen yazılı savunma dilekçelerinde ve sözlü savunmasında
öncelikle, sektörü düzenleyen hukuksal yapı ve PÜİS'in örgütlenme şekli gibi
sebeplerle sektörün rekabet şartlarının olumsuz etkilenmesinde PÜİS'in rolünün
olamayacağı ifade edilmiştir. PÜİS'in savunması özetle şu şekildedir:
- PÜİS'in üyesi olan POAŞ bayilerinin, kredi kartı kullanımının yoğun olduğu
bölgelerde (İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehir merkezlerinde) oldukça az
sayıda olup, daha çok kredi kartı kullanımının az olduğu yerlerde yaygın
olduğu, bu nedenle de kredi kartlarındaki '0' komisyon uygulamasının bu
işletmeleri fazla etkilemediği ve üyelerin %90'ına yakınının halihazırda '0'
komisyon uygulamasına devam ettiği,
- PÜİS Yönetim Kurulu'nun veya diğer bir organının, kredi kartı ile satışlarda
komisyon uygulanması gerektiğine dair herhangi bir kararının bulunmadığı,
- Basında çıkan açıklamalarda anlam kaymalarının olabileceği,
- Ankara'daki uygulama 01.10.1999'da başlamış olmakla birlikte, soruşturma
sebebi olan PÜİS'in yazısının 04.10.1999 tarihli olduğu, dolayısıyla söz
konusu uygulamanın bu yazıdan kaynaklanamayacağı,
- 4 Ekim 1999 tarihli yazının Cemil Uğurlu ve Muhsin Alkan tarafından
imzalanmış olan ve sadece bu kişilerin kendi görüşlerini yansıtan bir yönünün
olduğu, her hangi bir yönetim kurulu kararı sonucu ortaya çıkmadığı, ayrıca
yönetim kurulu üyelerinin bu yazıyı onaylayıp onaylamadıklarının tespit
edilmediği,
- 4 Ekim 1999 tarihli çağrı yazısının resmi tebligat kurallarına göre üyelere
gönderilmiş bir yazı olmadığı,
- Söz konusu yazının tavsiyeden ziyade, mali değerlendirme yapamayacak
durumdaki üyelerini akaryakıt sektöründeki ekonomik gelişmelere ilişkin
aydınlatıcı nitelikte olduğu, dolayısıyla 4054 sayılı yasaya aykırılığın
bulunmadığı,
- Söz konusu yazı 'tavsiye' olarak nitelendirilse bile, PÜİS'in üyelerinin büyük
bir kısmının halihazırda '0' komisyon uygulamakta olduğu, dolayısıyla
'yasaklama'dan söz edilemeyeceği,
- İncelemelerin, sadece kredi kartı kullanımının yoğun olduğu yerlerde değil,
diğer yerlerde de yapılması ve sonuçların mukayese edilmesi gerektiği, Ana
Tüzüğü'ne göre üyelerine hiçbir yaptırım uygulama hakkı bulunmayan
12 REKABET KURUMU
PÜİS'in, üyelerinin özgürce ekonomik kararlar verebilmesi imkanını ortadan
kaldırmasının mümkün olmadığı,
- Akaryakıt fiyatlarında meydana gelen değişikliklerle brüt karı %4.6'lara düşen
ve bankalara %5.5'e varan miktarlarda komisyon ödeyen bayinin tavsiyeye
ihtiyacı olmadığı, sadece ekonomik koşulları öğrenmesinin yeterli olacağı,
- Kredi kartına komisyon uygulamaya başlayan sınırlı sayıdaki PÜİS üyelerinin
toplam Türkiye pazarındaki payının %1'in altında olduğu, pazar payı %1'in
altında olan bir etkilenme halinde ise rekabetin kısıtlanmasından söz
edilemeyeceği,
- Promosyon faaliyetlerinin dağıtım firmaları tarafından yapıldığı, dolayısıyla
bayilerin bu konuda insiyatiflerinin bulunmadığı,
- Rekabet Kurumu tarafından 22.10.1999 tarih ve 2651 sayılı yazı ile bildirilen
hususların PÜİS tarafından yerine getirildiği.
3.2. Tabgis'in Savunmaları
TABGİS tarafından gönderilen yazılı savunma dilekçelerinde ve sözlü savunma
toplantısında özetle şu noktalara değinilmiştir:
- Zarar ettiklerini anlayan bayilerin Haziran 1999'dan itibaren bireysel olarak
komisyon uygulamasına başladıkları, komşu istasyonların piyasanın rekabetçi
yapısı gereği sürekli birbirlerinin davranış, servis ve ticari eylemlerini takip
ettikleri, bölgesel ve yerel düzeyde satışların düşmemesi için önlem aldıkları,
bununla birlikte, özellikle aynı istikamette bulunan akaryakıt istasyonlarının
etkin rekabet içinde oldukları,
- Bayilerin tüketiciye uyguladığı komisyon oranının bayilerin kar haddini
artırmaya yönelik olmayıp, doğrudan bankalara aktarıldığı,
- TABGİS üyelerinden bazıları komisyon uygularken bazılarının bu uygulamaya
hiç başlamadığı, hatta bazı üyelerin de uygulamaya başlayıp sonradan
vazgeçtiği,
- Bazı TABGİS üyelerinin birden fazla istasyonunun bulunduğu ve bu üyelerin
her istasyonunda farklı komisyon uygulamalarında bulunduğu, buradan da,
TABGİS üyelerinin piyasadaki rekabet şartlarına göre komisyon alıp almamak
yönündeki tercihlerini serbestçe yaptıklarının anlaşıldığı,
- Promosyonlar konusunda ise, halihazırda promosyonların devam ettiği,
TABGİS üyelerinin de çeşitli dönemlerde satış artırma amacıyla promosyon
faaliyetlerine başladıkları ve satışları arttığında da son verdikleri, ancak bu
promosyonların hiç bir zaman aynı zamanda başlayıp aynı zamanda sona
ermediği, zaten böyle bir koordinasyonun da olanaksız olduğu,
13 REKABET KURUMU
3.3. Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği'ne İlişkin Savunma
Yapılan savunmada Ferruh Zülfikar, Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği diye bir
dernekten haberi olmadığını ve dolayısıyla kendisinin böyle bir derneğin başkanı
olmasının söz konusu olmadığını belirtmiştir.
4. Delillerin ve Savunmaların Değerlendirilmesi
4.1. Pazar Yapısına İlişkin Değerlendirme:
01.07.1998 tarihinde 98/11319 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren
Otomatik Fiyatlandırma Mekanizması (OFM) ile dağıtım firmalarının ve bayilerin
petrol ürünleri satışlarından elde ettikleri kar marjları maktu tutarlara bağlanmıştır.
Bu sisteme göre, petrol ürünlerinin fiyatları ne kadar değişirse değişsin, dağıtım
firmasının ve bayinin elde edeceği kar dolar cinsinden maktu olarak sabit
kalmaktadır. OFM ile petrol ürünlerinin satış fiyatının uluslararası piyasalara
endekslenmesi ve uluslararası hampetrol fiyatlarının son bir yılda çok hızlı bir artış
göstermesi, dağıtıcı ve bayi karlarının oransal olarak azalmasına yol açmıştır. Bir
bayi, 01.07.1998 tarihi itibarıyla yaptığı 1 litrelik süper benzin satışından 0.0493 $
kar payı ile %6.72'lik bir kar marjı elde ederken, 01 Ekim 1999 tarihi itibarıyla yaptığı
1 litrelik süper benzin satışından yine 0.0493 $ kar payı ile %4.72'lik bir kar marjı
elde edebilmektedir. Akaryakıt fiyatlarının dolar bazında artış göstermesi, akaryakıt
bayilerinin kar marjlarının oransal olarak düşmesine yol açmıştır. Bu noktada, kredi
kartıyla yapılan satışlarda banka tarafından kesilen komisyonun yüzde olarak
belirlenmesi, kar marjı oransal olarak düşen bayiler için bir dezavantaj
oluşturmaktadır.
Akaryakıt istasyonlarının kredi kartlı satışlarda bankalara ödedikleri komisyonu
müşterilerine yansıtma olanakları mevcuttur. Bu noktada, kredi kartlı satışlardan
zarar etmeye başlayan bayilerin, bireysel olarak komisyon uygulamasına geçmek
yerine, niçin toplu halde anlaşarak veya bir teşebbüs birliği kararına uyarak, aynı
tarihte, aynı oranda komisyon uygulamasına geçmeyi tercih ettikleri sorusunu
cevaplayabilmek için, öncelikle akaryakıt dağıtım sektörünün özelliklerine göz
atmakta yarar vardır.
Akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet gösteren dağıtım firmaları, TÜPRAŞ veya
ATAŞ'ta rafine edilmiş petrol ürünlerini kendi bayilerine dağıtma işini üstlenmiştir.
Sınır ticareti yoluyla gelen akaryakıt hesaba katılmazsa, istasyonlarda satılan
akaryakıtların neredeyse homojen oldukları söylenebilir. Bunun da ötesinde,
akaryakıtın kapalı depolarda muhafaza ediliyor olması ve aracıyla gelen müşterinin
alacağı akaryakıtı görüp inceleme olanağının olmaması gibi faktörler, müşterilerin
gözünde akaryakıtı tamamen homojen bir ürün haline getirmektedir. Firmaların
ürünlerinin farklılık göstermemesi (ürünlerin neredeyse homojen olması), çok sayıda
istasyonun bulunması, tüketicilerin bu istasyonlara ulaşımının kolay olması,
istasyonlardaki pompa fiyatlarının araç sahipleri tarafından rahatça görülebiliyor
olması ve maksimum satış fiyatının OFM ile belirlenmesi gibi faktörler, sektörde, fiyat
14 REKABET KURUMU
farklılıklarının çok az olduğu sıkı bir marka içi ve markalararası rekabetin oluşmasını
sağlamaktadır. Bu noktada istasyonda satılan ürünler ve ürünlerin fiyatından çok
müşterilere verilen hizmet (araba yıkama, gazete verme gibi promosyon faaliyetleri)
ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte, sıkı rekabetten dolayı müşterilere verilen
hizmetlerde bile büyük farklılıklar görülmemektedir.
Sektörün yoğun rekabetçi yapısının, akaryakıt istasyonlarında kredi kartlı satışlara
uygulanan komisyon oranının '0' a kadar inmesini ve bu noktada kalmasını sağladığı
görülmektedir. Böyle bir ortamda, zor durumdaki bayilerin yoğun rekabetin getirdiği
baskıdan dolayı bireysel olarak komisyon uygulamasına başlamak yerine biraraya
gelerek ortak hareket etmeyi tercih ettikleri görülmektedir. Bu da, sadece bir
teşebbüs birliği üyesi bayilerin ya da sadece bir dağıtım firmasının mensubu olan
bayilerin değil, o bölgedeki tüm akaryakıt bayilerinin biraraya gelerek anlaşmalarını
gerektirmektedir. Bayiler arasında meydana gelen bu oluşumda teşebbüs birliklerinin
payı ise aşağıda değerlendirilecektir.
4.2. PÜİS'le İlgili Değerlendirme:
PÜİS yöneticileri tarafından çeşitli basın organlarında yapılan açıklamalarda açıkça,
üyelerin kredi kartlı satışlarda komisyon uygulamasına başlamaları konusunda
çağrıda bulunulmuştur. Her ne kadar PÜİS Genel Merkezi’nde yapılan yerinde
inceleme sırasında karar defterinde konuya ilişkin herhangi bir yönetim kurulu
kararına rastlanmamış olsa da, sendika tarafından şube başkanlıklarına ‘PÜİS antetli
kağıtlarla’ gönderilen 7 Ekim 1999 tarihli yazıda, şubelerden konuya ilişkin görüşleri
sorularak diğer bölgelerdeki uygulamalar hakkında şubeler ve üyeler bilgilendirilmiş
ve bölgelerinde konuya ilişkin uygulamaların başlatılabilmesi için “bayi toplantıları”
düzenlemeleri talep edilmiştir. Dolayısıyla PÜİS'in, üyelerini kredi kartlı satışlarda
komisyon uygulanması konusunda yönlendirdiği ve üyeleri arasında koordinasyon
sağladığı görülmektedir.
Söz konusu yazışmaların etkileri, şube başkanlıklarının PÜİS Genel Başkanlığı'na
gönderdikleri cevap yazılarından anlaşılmaktadır. Örneğin, PÜİS Samsun Şubesinin
19.10.1999 tarihinde Genel Başkanlığa göndermiş olduğu yazıda, sendika şubesi
tarafından POAŞ ve yabancı şirket bayilerinin iştirakiyle yapılan toplantıda komisyon
uygulanması kararının benimsendiği bildirilmekte, alınan kararın bölgelerindeki
bütün bayilere duyuru yoluyla iletildiği de ifade edilmektedir. Üyelere hitaben yazılan
yazının sonunda, “alınan kararın hassasiyetle takip edilmesi ve uygulanması”
istenmektedir.
Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, özellikle Ankara’daki oluşumda
Ferruh Zülfikar ve bazı istasyon sahiplerinin organizasyonu ile düzenlenen
toplantılar sonucunda komisyon uygulamasına başlanması yönünde karar alındığı,
bu aşamaya kadar PÜİS’in herhangi bir girişiminin olmadığı, ancak Ankara’daki
oluşum gerçekleştikten sonra (4 Ekim 1999) PÜİS’in bir tavsiye kararı alarak olaya
dahil olduğu görülmüştür. PÜİS yetkilileri ile yapılan görüşmelerde de, PÜİS’in bayi
kar marjlarının düşüklüğü problemini çözmek için farklı yönlerde girişimlerde
bulunduğu, bu kapsamda özellikle hükümete sorunun çözümüne yönelik taleplerde
15 REKABET KURUMU
bulundukları öğrenilmiştir. Ancak, kredi kartlarından komisyon alınması
uygulamasına yönelik böyle bir oluşumun varlığını öğrendikten sonra, sendika olarak
konunun dışında kalmadıklarını göstermek için söz konusu basın açıklamalarını
yapmak zorunda kaldıklarını belirtmişlerdir.
Teşebbüs birliği kararının ilgili pazardaki sonuç ve etkilerinin ihlalin varlığı açısından
bir önemi bulunmamaktadır. Teşebbüs birliği kararının yaşama geçirilmiş ve
uygulanmış olması, 4054 sayılı Kanun'un ihlali açısından bir ağırlaştırıcı sebep
olarak dikkate alınabilir. Bu bilgiler ışığında Ankara'daki oluşumda PÜİS'in
yayınladığı tavsiye kararının bir etkisinin olmadığı söylenebilir, ancak piyasalarda
etkisi olmasa bile böyle bir kararın varlığının da 4054 sayılı Kanun kapsamında
hukuka aykırı ve yasak olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Ayrıca, PÜİS gibi sektörde
etkin bir sendikanın söz konusu faaliyetlere ilişkin yapmış olduğu çağrının,
uygulamanın yerleşmesinde ve kalıcı olmasında etkili olacağı da unutulmamalıdır.
Yukarıda da bahsedildiği üzere, PÜİS'in faaliyetlerinin 04 Ekim 1999 tarihli yazı ile
sınırlı kalmadığı, basında yapılan açıklamalar ve sendika ile şubeler arasındaki
yazışmalar incelendiğinde, sendikanın Türkiye genelindeki üyelerinin davranışlarını
koordine etmeye yönelik yaklaşımlar içerisinde bulunduğu ve uygulamanın Türkiye
geneline yayılmasında etkili olduğu anlaşılmaktadır.
4.3. TABGİS'le İlgili Değerlendirme:
Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası'nın üyeleriyle
yapmış olduğu yazışmalar incelendiğinde, TABGİS'in çeşitli tarihlerde üyelerine
gönderdiği yazılar aracılığıyla İstanbul'daki bazı bayilerin kredi kartlı satışlarda
komisyon uygulamasına başlamalarına ilişkin karar ve uygulamalarını düzenli ve
ayrıntılı olarak üyelerine bildirdiği, bu yöndeki uygulamaları desteklediği ve gerekirse
her türlü organizasyonu yapmaya hazır olduğunu ifade ettiği görülmektedir. Genel
Sekreter Cahit Okçu imzasıyla üyelere gönderilen 13.09.1999 tarihli yazıda ise
açıkça, 'promosyon ve -0- komisyon uygulamalarının' yanlış olduğu, bu
uygulamaların bayiler tarafından rekabet etmek için sunulan bazı ödünler olduğu,
bunların önüne geçilmesinin mesleki dayanışma, birlik ve beraberlik anlayışı ile
mümkün olabileceği belirtilerek, oluşumun giderek artması yönünde ifadelere yer
verilmiştir. Daha sonra sendika yönetim kurulu kararı ile İstanbul Kalyon Oteli'nde
üyeler arasında bir toplantı düzenlenmiş ve bu toplantıda kredi kartlı satışlarda
komisyon alınmasına ilişkin bir karara varılmıştır. Nitekim bu toplantının
değerlendirmesinin yapıldığı, Genel Sekreter Cahit Okçu imzasıyla üyelere
gönderilen 24.09.1999 tarihli yazıda Kalyon Oteli'nde yapılan toplantıda komisyon
uygulamasının değerlendirildiği, bu uygulamaya katılmayan istasyonların en kısa
sürede ikna edilmesinin kararlaştırıldığı, ayrıca münferit promosyon uygulamalarına
derhal son verilmesi konusunda prensip kararına varıldığı, yeterli kar artışı sağlansa
bile bu prensip kararlarından vazgeçilmemesinin kararlaştırıldığı ifade edilmiştir.
Yukarıda sözü edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda TABGİS'in yürüttüğü
faaliyetlerin, gerek üyeleri arasında konuya ilişkin düzenli bilgi alışverişini sağlamak
gerekse bizzat sendika yöneticileri tarafından gönderilen yazılarda bayilere konuya
16 REKABET KURUMU
ilişkin doğrudan tavsiye ve yönlendirmelerde bulunmak ve son olarak da bayiler
arasında bir toplantı düzenleyerek komisyon uygulamalarına başlanması ve
promosyonların kaldırılması konusunda karar almak suretiyle, ilgili pazarda rekabeti
kısıtlamak ve üyelerinin pazar davranışlarını koordine etmek amacıyla alınan
teşebbüs birliği karar ve eylemleri niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
4.4. Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği İle İlgili Değerlendirme:
Çeşitli basın yayın organlarında Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği Başkanı
sıfatıyla Ferruh Zülfikar'ın kredi kartlı satışlarda % 5 komisyon uygulanmasına ilişkin
açıklamaları yer almıştır.
Dernekler Kanunu'nun 9 uncu maddesine göre, "dernekler, kuruluş bildirisini ve
eklerini merkezlerinin bulunduğu mahallin en büyük mülki amirliğine vermek suretiyle
tüzel kişilik kazanır." Tüzel kişilerin fiil ehliyetini düzenleyen Medeni Kanun'un 47 nci
maddesinde, "hükmi şahısların medeni hakları kullanmak selahiyeti, kanuna ve
tüzüklerine göre bu husus için gerekli organlarına malik olmalarıyla başlar."
denilmektedir. Bu itibarla, hükmi şahısların fiil ehliyetinin başlangıç anı, kanunlarda
veya tüzüklerinde gösterilmiş bulunan organların oluştuğu andır. Dernekler
açısından kanunen zorunlu organlar, genel kurul, yönetim kurulu ve denetim
kuruludur. Organlar dernek üyelerinin tüzükte veya Kanunda gösterilen şekilde
toplanmasıyla oluşurlar.
Ankara Valiliği’nden edinilen bilgiye göre, söz konusu derneğin kurulması amacıyla
Valiliğe kuruluş bildirisi vermek suretiyle herhangi bir girişimde bulunulmamış ve
dernek organlarını oluşturmak amacıyla herhangi bir toplantı yapılmamıştır.
Dolayısıyla, soruşturma kapsamında yapılan araştırmalar çerçevesinde elde edilen
bilgiler ışığı altında, Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği adında tüzel kişiliği haiz bir
derneğin varlığına ilişkin hukuki bir belge bulunamamıştır. Bununla birlikte, 4054
sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde teşebbüs birliği, “Teşebbüslerin belirli amaçlara
ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü
birlikleri” ifade edeceği hüküm altına alınmıştır. Ankara’daki oluşuma bakıldığında,
tüzel kişiliği haiz olmasa bile en azından bir teşebbüs birliği gibi davranan ve düzenli
olarak toplanıp kararlar alan bir yapılanmaya da rastlanmamıştır. Bu nedenle,
soruşturmanın hukuken ve fiilen var olmayan Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği’ne
ilişkin kısmında herhangi bir teşebbüs birliği karar ve eyleminden söz edilemeyeceği
anlaşılmaktadır.
İ- GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK:
4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, "Belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri
hukuka aykırı ve yasaktır." hükmünü içermektedir.
17 REKABET KURUMU
Soruşturmaya konu olan teşebbüs birlikleri, yaptıkları yazılı ve sözlü savunmalarında
konuya ilişkin olarak herhangi bir bağlayıcı karar almadıklarını ifade etmişlerdir.
Kanunun 4 üncü maddesi anlamında teşebbüs birliklerine ait "karar" kavramı, birlik
kurallarını, üyeleri bağlayıcı kararları, tavsiyeleri ve birliğin üyelerinin davranışlarını
koordine etmeye yönelik tüm fillerini kapsamaktadır.
Yukarıdaki açıklamaların ışığında, PÜİS ve TABGİS’in kredi kartlı satışlarda
komisyon uygulanmaya başlanması ve promosyon faaliyetlerinin kaldırılmasına
ilişkin gerçekleştirdikleri basın duyuruları ve yazışmaların, 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamında bir aykırılık teşkil ettiği
anlaşılmaktadır. Söz konusu teşebbüs birliklerinin karar defterlerinde konuya ilişkin
bir kararın olmaması ya da bu kararı üyelerine resmi tebligat kurallarına göre
göndermemiş olmaları, bu eylemlerin Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamı dışına
çıkması için yeterli bir gerekçe değildir.
Dünya ham petrol fiyatlarındaki artış sonucu petrol ürünleri satışından bayilerin elde
ettiği kar marjının düşmesi gibi sebeplerle sektörün içine girdiği sıkıntılar da, bir
ihlalin varlığını ortadan kaldırmaz, ancak ihlalden dolayı taraflara verilecek ceza
takdirinde değerlendirilebilir. Cezanın takdirinde dikkate alınması gereken bir başka
nokta da, Kanun’un 9/3 maddesi kapsamında taraflara gönderilen görüş yazısına
tarafların ne kadar uydukları konusu olarak görülmektedir. 9/3 maddesine ilişkin
değerlendirme aşağıdadır.
a. Genel Olarak 9/3 üncü Madde:
4054 sayılı Kanun'un "İhalale Son Verme" başlıklı 9 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası,
"Kurul, birinci fıkraya göre bir karar almadan önce ilgili teşebbüs veya teşebbüs
birliklerine ihlale ne şekilde son vereceklerine ilişkin görüşlerini yazılı olarak bildirir."
hükmünü içermektedir.
Kurul'un 9/3 üncü madde kapsamında bildireceği "yazılı görüş", Kanun'un 51/3
maddesi hükmünde yer alan "tavsiye niteliğindeki kararlar" arasına girmektedir.
Başka bir ifadeyle, mezkur maddede yer alan "yazılı görüş"ün işlevi, ilgili teşebbüs
veya teşebbüs birliklerine yapılan bir "işbirliği çağrısı" ve "tavsiye" niteliğindedir. Bu
nedenle, her ne kadar söz konusu maddenin sonunda "bildirir" ifadesi yer alsa da,
her olayda Kurul'un 9/3 üncü maddesi kapsamında yazılı görüş bildirmek zorunda
olması söz konusu değildir.
4054 sayılı Kanun'un süreli para cezalarına ilişkin 17 nci maddesinin (a) bendinde,
"9 uncu maddeye göre verilen ihlale son verilmesine ve diğer tedbirlere ilişkin karara
uyulmaması halinde…" ifadeleri yer almaktadır. Bu ifadede öngörülen "kararlar" ile 9
uncu maddenin son fıkrasında yer alan "geçici tedbirler" kastedilmekte, 9 uncu
maddenin 3 üncü fıkrasında yer alan "yazılı görüş" ise kapsam dışında
bırakılmaktadır. Dolayısıyla, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine bildirilen yazılı
görüşe uyulmaması durumunda, 4054 sayılı Kanun'un öngördüğü her hangi bir
yaptırım mevcut değildir. Bununla birlikte, Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca
verilecek para cezalarında dikkate alınacak unsurlar arasında "kastın varlığı"
unsurunun da yer aldığı noktasından hareketle, tarafların kendilerine bildirilen yazılı
18 REKABET KURUMU
görüşe uymamaları, "kastın varlığı" şeklinde değerlendirilerek verilecek cezada
ağırlaştırıcı sebep olarak kullanılabilecektir.
9/3 madde uyarınca bildirilen yazılı görüşe uyulması için öngörülmüş her hangi bir
süre Kanun'da yer almamaktadır. Ancak bu durum, Kurul'un yazılı görüşünü
bildirirken herhangi bir süre öngörmesine engel değildir.
Kurul’un yazılı görüş bildirmesi üzerine ilgili tarafın ya da tarafların ihlali durdurması
durumunda, ihlalin sona erdiği tarihe kadar geçen süre için para cezası uygulanması
söz konusu olabilecektir ki, bu da konuya ilişkin bir nihai kararın verilmesini
gerektirmektedir. Ayrıca, ceza uygulanmasının söz konusu olmadığı durumlarda da,
görüş yazısı doğrultusunda ihlalin sona erdirildiğinin Kurul tarafından tespit edilerek
bir nihai karara bağlanması gerekmektedir.
b. PÜİS ve TABGİS Açısından 9/3 üncü Maddenin Uygulanmasına İlişkin
Değerlendirme:
Akaryakıt istasyonlarında görülen faaliyetler üzerine 4054 sayılı Kanun’un 9/3 üncü
maddesi kapsamında Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği, PÜİS ve TABGİS’e
gönderilen görüş yazısının, adı geçen teşebbüs birliklerine ilişkin mezkur soruşturma
kararının alınmasından sonra, fakat taraflara soruşturma tebligatının yapılmasından
önce uygulandığı görülmektedir. Soruşturmanın taraflarından PÜİS ve TABGİS,
Kurul’un görüşü kendilerine iletildikten sonra üyelerine göndermiş oldukları yazılar
ve basın açıklamaları vasıtasıyla, önceki tavsiyelerinin geçersiz olduğunu ve gerek
komisyon uygulamaları, gerekse promosyon faaliyetleri konularında bütün bayilerin
kendi iradeleriyle karar vermeleri gerektiğini ilan etmişlerdir. Dolayısıyla, PÜİS ve
TABGİS’in 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi anlamında bir teşebbüs birliği
kararı sayılan yönlendirici nitelikteki tavsiyelerini geri alarak, ihalale son verilmesine
ilişkin görüş yazısına uydukları görülmüştür. Bu nedenle, mezkur
teşebbüsbirliklerinin 9/3 üncü madde kapsamında gönderilen Rekabet Kurulu
görüşüne uygun hareket ederek kararlarını geri almaları, verilecek cezaların
takdirinde hafifletici sebep olarak dikkate alınmıştır.
J- SONUÇ
Yapılan değerlendirmeler sonucunda;
2.1. Ankara Akaryakıt Satıcıları Derneği adı altında bir kuruluşun mevcut olmadığı;
ayrıca, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 3 üncü maddesi
anlamında bir teşebbüs birliğinin de mevcut bulunmadığı, dolayısıyla Ankara
Akaryakıt Satıcıları Derneği'ne ilişkin karar ve eylemlerden söz edilemeyeceği
ve bu nedenle 4054 sayılı Kanun anlamında bir ihlal söz konusu olmadığından
bu konuda bir işlem yapılmasına yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile;
2.1. Haklarında soruşturma yapılan Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası ile Türkiye
Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası'nın akaryakıt
istasyonlarında kredi kartlı satışlarda komisyon uygulanması ve promosyonların
19 REKABET KURUMU
kaldırılmasına ilişkin karar ve eylemlerinin ilgili pazarda rekabeti sınırlamaya
yönelik olduğuna;
2.2. Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası ile Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz
Şirketleri İşveren Sendikası'nın bu tür karar ve eylemlerinin, 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamında bir ihlal
olduğuna;
2.3. Taraflara Kanun'un 9/3 üncü maddesi uyarınca yapılan bildirime her iki
sendikanın da zamanında uyarak, gerek üyelerine gönderdikleri yazılar, gerekse
basın açıklamalarıyla kredi kartlı satışlarda uygulanacak komisyon oranları ve
promosyonlar konusunda bayilerin kendi iradeleriyle hareket etmeleri yönünde
açıklamalarda bulunmak suretiyle ihlale son vermelerinin, taraflara verilecek
cezada indirim sebebi olarak kabul edilmesine;
2.4. Bu nedenle; 4054 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin 2 nci fıkrası gereğince
takdiren,
a) Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası'nın 2.433.600.000 (ikimilyar
dörtyüzotuzüçmilyon altıyüzbin) TL.
b) Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası'nın
2.433.600.000 (ikimilyar dörtyüzotuzüçmilyon altıyüzbin) TL.
idari para cezası ile cezalandırılmalarına OYÇOKLUĞU ile;
karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy