1 REKABET KURUMU
BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 26.07.2007 TARIH VE 07-62/736-264
NOLU KARARINA INTERNET SAYFAMIZDAKI
KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN ERİŞEBİLİRSİNİZ.
2 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D4/1/A.I.-99/2 (SORUŞTURMA)
Karar Sayısı : 00-40/443-243
Karar Tarihi : 20.10.2000
Konu : CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenlenen TATEF metal işleme
fuarına katılmak isteyen firmaların aynı yıl, aynı konuda düzenlenecek başka fuarlara
katılmalarının engellenmesi ve Takım Tezgahları İş Adamları Dayanışma Derneği
tarafından tek fuara katılma yönünde alınan teşebüs birliği kararı ve bu kararın
uygulanmasını sağlamak amacıyla üyeleri ile sözleşmeler imzalamak suretiyle 4054
sayılı Kanun'un ihlal edildiği iddiasına ilişkin soruşturma.
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU.
Üyeler : Dr. Kemal EROL (İkinci Başkan), Mehmet Zeki UZUN,
Sadık KUTLU, İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK,
A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER.
B- SORUŞTURMA HEYETİ:
Başkan : Kubilay ATASAYAR
Raportörler : Cihan AKTAŞ, M. Haluk ARI, Metin HASSU
C- BAŞVURAN : Makine İmalatçıları Birliği (MİB)
And Sokak No: 8/10 Çankaya/ANKARA
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
1- CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş.
Çobançeşme Kavşağı, Havalimanı Karşısı, Yeşilköy/İSTANBUL
Temsilci: Prof. Dr. Arif ESİN
Akaretler Sıraevleri Spor Caddesi No:67 80680 Beşiktaş-İSTANBUL
2- Takım Tezgahları İş Adamları Dayanışma Derneği
Abdi İpekçi Cad. Özel İdare İş Merkezi, Kat:4 No:442,
Bayrampaşa/İSTANBUL
Vekili: Av. Selçuk KUMAŞBAY
Fahri Korutürk Caddesi Cihan İşhanı No: 18/16 Bakırköy-ISTANBUL
E- İDDİALARIN ÖZETİ:
3 REKABET KURUMU
1. CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş. (bundan böyle CNR olarak anılacaktır.)
tarafından;
1. a-) 1997 ve 1998 yılları katılım sözleşmelerine konulmuş olan “CNR tarafından
düzenlenen TATEF Metal İşleme Fuarı’na katılan firmalar aynı yıl içinde, aynı konuda
Türkiye içinde düzenlenecek bir başka fuara katılmayacaklarını taahhüt ederler. Aksi
durumda CNR söz konusu katılımcıyı TATEF Fuarı’na almama hakkına sahiptir”,
b-) 1999 katılım sözleşmelerine konulmuş olan “CNR tarafından düzenlenen TATEF
Metal İşleme Fuarı’na katılan firmalar veya bağlı kuruluşları aynı yıl içinde, aynı
konuda İstanbul ve Kocaeli sınırları içinde düzenlenecek bir başka fuara
katılmayacaklarını ve sözü geçen fuarlarda aynı marka ürünleri sergilemeyeceklerini
taahhüt ederler. Aksi durumda söz konusu katılımcı ücretini ödemiş dahi olsa TATEF
Fuarı’na katılamayacaktır”
şeklindeki hükümlerin 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesine aykırı olduğu,
2. Takım Tezgahları İş Adamları Dayanışma Derneği (bundan böyle TİAD olarak
anılacaktır)’nin almış olduğu tek fuara katılım ve tek fuara katılmayan üyelerine
yaptırım uygulanması yönündeki teşebbüs birliği kararının ve bu kararın neticesinde
üyeleri ile ve CNR ile yapmış olduğu anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü
maddesine aykırı olduğu,
3. CNR'nin 1997 yılında yapmış olduğu, 4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi
kapsamında bulunan ve 1997/6 sayılı “Rekabet Kurumu Teşkilatının
Oluşturulmasından Sonra Teşebbüslerin ve Teşebbüs Birliklerinin 4054 sayılı
Kanun’dan Doğan Hak ve Yükümlülüklerine İlişkin Tebliğ”in 3 üncü maddesi
gereğince 05.05.1998 tarihine kadar Kurumumuza bildirmeleri gereken fuar katılım
sözleşmelerine ilişkin bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği;
CNR'nin 1998 ve 1999 yıllarında yapmış olduğu anlaşmalara ilişkin olarak da 1997/6
sayılı Tebliğ’in 2 nci ve 4054 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile öngörülmüş olan
bir aylık süre içerisinde bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği,
4. TİAD'ın tek fuara katılım yönünde alınmış olan teşebbüs birliği kararı ve bu kararın
uygulanmasını sağlamak amacıyla üyeleri ile imzalamış olduğu sözleşmelere ilişkin
olarak 1997/6 sayılı Tebliğ’in 2 nci ve 4054 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile
öngörülmüş olan bir aylık süre içerisinde bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmediği,
iddialarıyla CNR ve TİAD hakkında soruşturma açılmıştır.
5. Ayrıca, önaraştırma sürecine dahil olmayan, CNR’nin TATEF ve diğer fuar
sözleşmelerinde yer alan ve rekabeti kısıtlayıcı olma ihtimali bulunan, fuar
organizasyon işleriyle ilgili nakliye, yeme-içme, görüntü alma ve güvenlik gibi
hususları düzenleyen hükümler de soruşturma kapsamına dahil edilmiştir.
4 REKABET KURUMU
F- DOSYA EVRELERİ:
- Başvuru, Makine İmalatçıları Birliği tarafından bilgi istemek amacıyla 04.01.1999
tarihinde, 13.09.3/3650 sayı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na yapılmış ve Bakanlık
tarafından ilgisi dolayısıyla Rekabet Kurumu'na iletilmiştir.
- Kurum kayıtlarına 27.01.1999 tarih, 251 sayı ile giren başvuru üzerine hazırlanan
22.03.1999 tarih, D4/1/A.I.-99/2 sayılı İlk İnceleme Raporu, 22.03.1999 tarihli, Kurul
toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4
üncü maddesinin ihlaline ilişkin bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının
belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1 inci maddesi uyarınca önaraştırma
yapılmasına 99-17/119-53 sayı ile karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 03.09.1999 tarih, D4/2/C.A.-99/1 sayılı
Önaraştırma Raporu 14.09.1999 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek 4054 sayılı
Kanun'un 41 inci ve 43/1 inci maddeleri uyarınca;
- CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş.,
- Takım Tezgahları İş Adamları Dayanışma Derneği,
hakkında aynı Kanun'un 4 üncü maddesini ihlal ettikleri gerekçesiyle soruşturma
açılmasına 99-42/43-277 sayı ile Karar verilmiştir.
- 28.09.1999 tarihinde, Kanun'un 43/2 nci maddesi uyarınca taraflara soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunularak taraflardan 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
- 20.10.1999 tarihinde CNR ve 21.10.1999 tarihinde TİAD’ın talebi üzerine
tarafların savunma hakkını en geniş biçimde kullanabilmeleri için, iddiaların türü ve
niteliği hakkında yeterli bilgi ve ilave olarak dosyada mevcut belgelerin birer örneği
02.11.1999 tarihinde gönderilmiştir.
- Haklarında soruşturma açılan teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları ve cevapları
yasal süreleri içerisinde Kurumumuz kayıtlarına intikal etmiştir.
- Makine İmalatçıları Birliği’ne, soruşturmanın, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na
vermiş oldukları dilekçelerinin Rekabet Kurumu'na intikali üzerine re'sen açılmış
olması dolayısıyla şikayetçi olup olmadıkları sorulmuş ve Genel Sekreter A. B. S.
tarafından, Kurumumuz kayıtlarına 27.12.1999 tarihinde intikal eden yazı ile,
derneklerinin şikayetçi olmadığı bildirilmiştir.
- Rekabet Kurulu'nun 29.02.2000 tarihli toplantısında Kanun'un 43 üncü maddesi
hükmü uyarınca Soruşturmanın süresi altı (6) ay uzatılmıştır.
- Soruşturma Heyetince tamamlanan 02.06.2000 tarih ve S.R./00-6 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1 inci maddesi uyarınca Kurul Üyeleri ile ilgili
5 REKABET KURUMU
taraflara tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan 30 gün
içinde ikinci yazılı savunmalarını göndermeleri istenilmiştir.
- Soruşturma Raporu'nun tebliğini takiben, haklarında soruşturma yürütülen
teşebbüsler, savunma sürelerinin Kanun'un 45 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
30 gün uzatılmasını talep etmişlerdir. Tarafların bu taleplerinin gerekçesi Kurul
tarafından haklı görülmeyip kabul edilmemiştir. Haklarında soruşturma yürütülen
tarafların ikinci savunma yazıları yasal süreleri içinde Kurumumuz kayıtlarına intikal
etmiştir.
- Soruşturma Heyeti'nin hazırladığı "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un 45/2 nci maddesi
uyarınca, 21.07.2000 tarihinde Kurul Üyeleri ve taraflara tebliğ edilmiştir.
- İlgili teşebbüslerin ek yazılı görüşe karşı cevapları yasal süreleri içinde Rekabet
Kurumu'na intikal etmiştir.
- Rekabet Kurulu'nun 05.09.2000 tarih ve 00-33 sayılı toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 11.10.2000 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun'un 46/2
nci maddesi uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
- 11.10.2000 tarihinde yapılan "Sözlü Savunma Toplantısı"nda taraflar
savunmalarını yapmışlardır.
- Rekabet Kurulu, 20.10.2000 tarihinde 00-40/443-243 sayı ile nihai kararını
vermiş ve 25.10.2000 tarihinde karar açıklanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ:
Dosyanın raportörleri;
1. CNR tarafından 1997,1998 ve 1999 yılları Takım Tezgahları ve Ekipmanları Fuarı
(bundan böyle TATEF olarak anılacaktır) katılım sözleşmelerine konulmuş olan ve
TATEF'e katılan teşebbüslerin aynı yıl içerisinde başka bir fuara katılmamalarını
öngören maddenin ve buna dayanan uygulamaların, 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü
maddesine aykırı olduğu,
2. TİAD’ın almış olduğu teşebbüs birliği kararının ve bu kararın neticesinde
üyeleriyle ve CNR ile yapmış olduğu anlaşmaların ve buna dayanan uygulamaların
4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesine aykırı olduğu,
3. CNR'nin 1997 yılında yapmış olduğu ve 4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi
kapsamında bulunan ve 1997/6 sayılı “Rekabet Kurumu Teşkilatının
Oluşturulmasından Sonra Teşebbüslerin ve Teşebbüs Birliklerinin 4054 Sayılı
Kanun’dan Doğan Hak ve Yükümlülüklerine İlişkin Tebliğ”in 3 üncü maddesi
gereğince 05.05.1998 tarihine kadar Kurumumuza bildirmeleri gereken fuar katılım
sözleşmelerine ilişkin bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği;
6 REKABET KURUMU
CNR'nin 1998 ve 1999 yıllarında yapmış olduğu anlaşmalara ilişkin olarak da
4054 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ve 1997/6 sayılı Tebliğ’in 2 nci maddesi ile
öngörülmüş olan bir aylık süre içerisinde bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmediği,
4. TİAD'ın tek fuara katılım yönünde alınmış olan teşebbüs birliği kararı ve bu kararın
uygulanmasını sağlamak amacıyla üyeleri ile imzalamış olduğu sözleşmelere ilişkin
olarak 1997/6 sayılı Tebliğ’in 2 nci ve 4054 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile
öngörülmüş olan bir aylık süre içerisinde bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmediği,
5. Yukarıdaki maddelerde belirtilen ihlalleri gerçekleştiren CNR ve TİAD'ın 4054
sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca
cezalandırılması,
6. Önaraştırma sürecine dahil olmayan, CNR’nin TATEF ve diğer fuar
sözleşmelerinde yer alan nakliye, güvenlik, yeme-içme ve görüntü alma gibi destek
mal veya hizmetlere ilişkin hükümlerin, sektörün yapısından kaynaklandığı ve
anlaşmanın niteliği gereği olduğu bu nedenle de ihlal niteliği taşımadığı,
şeklindeki görüş ve tekliflerini belirtmişlerdir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
4054 sayılı Kanunda, rekabetin ancak “belirli bir mal veya hizmet piyasasında”
kısıtlanabileceği ifade edilmiştir. Bu pazarın sınırlarının saptanması rekabetin hangi
pazarda bozulduğunun tespiti için gereklidir.
İlgili pazar tanımı aşağıda ürün pazarı ve coğrafi pazar başlıkları altında geniş
şekilde incelenmiştir. 4054 sayılı Kanun’un 6 ncı Maddesi’nin uygulanabilmesi için
ilgili pazar tanımının önceden yapılması ve ilgili teşebbüsün bu pazarda hakim
durumda olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Ancak 4 üncü maddenin
uygulanabilmesi için esas olarak “doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme,
bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek
nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin
karar ve eylemleri”nin tespit edilmesi gerekir. Yapılan bu tespitten sonra bu tip karar
ve eylemlerin etkilerinin hissedildiği pazarların tanımlanması daha uygun olacaktır.
Öte yandan, bir anlaşma veya kararın açıkça rekabeti sınırlama amacı taşıyıp
taşımadığı araştırılırken, ekonomik değerlendirmeler önem kazanmakta, bu nedenle
ilgili pazarın belirlenmesi zorunlu bir işlem olarak ortaya çıkmaktadır.
İlgili pazar genel olarak, ilgili ürün ve ilgili coğrafi pazar olarak iki ana başlık
altında incelenmektedir. İlgili ürün pazarı Rekabet Kurumu'nun 1997/1 sayılı
Tebliği'nde “tüketici tarafından ürünlerin özellikleri, fiyatları ve kullanım alanları
nedeniyle değiştirilebilir veya ikame edilebilir bütün mal ve/veya hizmetleri”
7 REKABET KURUMU
kapsamaktadır. İlgili coğrafi pazar ise “teşebbüslerin mal ve hizmetlerini arz ettikleri
ve rekabet şartlarının makul ölçüde homojen olduğu ve komşu bölgelerden rekabet
şartları bakımından hissedilir derecede farklı olan bölge” olarak tanımlanmıştır.
Soruşturma konusu ile ilgili olarak ilgili pazarın belirlenmesi de yukarıda sözü
edilen ürün ve coğrafi pazar açısından yapılacaktır.
H.1.1. Ürün Pazarı:
Soruşturma konusu açısından ilgili ürün pazarının net olarak ortaya
konulabilmesi için öncelikle bazı değerlendirmelerin yapılması gerekmektedir.
Bir hizmet sektörü olan fuar organizasyonunda üç taraf söz konusudur.
Bunlar:
1) Fuar mekanları işletmesi,
2) Fuar organizatörü kuruluşlar,
3) Fuara konu sektör temsilcileri.
Fuarcılık hizmetlerinin talep tarafını fuarda ürünlerini sergileyen firmaların
sektörleri oluşturmaktadır. Arz tarafında ise fuar organizatörü şirketler
bulunmaktadır.
Uygulamada, ilgili pazarın tanımlanmasında firmaların karşılaşmış oldukları
rekabetçi sınırlar genel olarak üç temel kriter ele alınarak ortaya konmaktadır.
Bunlardan ilki ve en önemlisi olarak talep ikamesi, ikincisi talep ikamesine eşdeğerli
etkilerin ortaya çıkması halinde arz ikamesi ve son olarak da potansiyel rekabet ele
alınmaktadır.
Herhangi bir mal veya hizmetin fiyatında meydana gelen değişiklikten dolayı
müşterilerin bir diğer mal veya hizmete yönelmelerini ifade eden talep ikamesi
açısından bakıldığında, herhangi bir ihtisas fuarının bir diğeriyle ikame
edilemeyeceği açıktır. Herhangi bir sektör için yapılan fuara doğal olarak o
sektördeki firmalar katılacaktır. Bir ihtisas fuarının fiyatında veya niteliğinde
meydana gelebilecek herhangi bir değişikliğin diğer bir sektör firmaları için tercih
edilebilir olması söz konusu değildir.
Her ne kadar müşteriler açısından bir diğer mal veya hizmete yönelmek söz
konusu olmasa da, arz ikamesi tanımının ifade ettiği şekliyle üreticiler, bir mal veya
hizmetin fiyatındaki değişiklik dolayısıyla o mal veya hizmeti üretmeye başlayabilir.
Bu tanım çerçevesinden bakıldığında fuar organizatörü firmaların birden çok sektöre
yönelik fuarlar organize edebildiği görülmektedir.
Ancak ikame edilebilirlik tanımları incelenirken fuarcılık hizmetinde zaman
boyutu ihmal edilmemelidir. Özellikle arz ikamesinin hangi zaman aralığında olması
gerektiği ilgili ürün pazarının ortaya konması açısından önem arzetmektedir.
8 REKABET KURUMU
Fuar organizasyonu çok ciddi bir tanınmışlık, reklam kampanyası, sektörün
çok iyi tanınması gibi bir çok özelliğin birarada yerine getirilmesi neticesinde
yapılabilmektedir. Dolayısıyla bir fuar organizatörünün, karlılığın görülmesi
neticesinde, daha önce faaliyette bulunmadığı bir sektöre yönelik olarak bir yıl
içerisinde başarılı bir fuar organize etmesi uygulamada söz konusu değildir. Öte
yandan aynı sektöre yönelik olarak organizatörün bir yıl içerisinde birden fazla fuar
düzenlemesi de karlı olmamaktadır. Fuarcılık sektöründeki ihtisas fuarlarında arz
ikamesinin de belirtilen zaman diliminde ve önemli masraflar yapılmaksızın
gerçekleştirilemeyeceği açıktır.
Sonuç olarak, belli sektöre yönelik fuarların diğer bir deyişle "ihtisas
fuarları"nın ayrı birer ilgili ürün pazarını oluşturacağının kabul edilmesi
gerekmektedir.
Bu noktada, bölgesel ve uluslararası nitelikteki fuarların ayrımını da yapmak
gerekir. Bölgesel olarak, bölge kalkınmasına katkıda bulunması maksadıyla yapılan
fuarlar, bütün ülkeye hitap eden hatta uluslararası nitelikteki ihtisas fuarlarından ayrı
olarak değerlendirilmektedir. Soruşturma konusu olan metal işleme teknolojisine
yönelik fuarlar açısından bakılacak olursa, metal işleme teknolojisine ait bölgesel
fuarlar da düzenlenmekte olup (mesela, Gaziantep’te düzenlenen Gametech,
Ankara’da düzenlenen Ankara Takım Tezgahları Fuarları), bu fuarlar yapıldığı
bölgeye hitap etmektedir. Bölgesel fuarların, nitelik (katılımcı ve ziyaretçilerin profili,
büyüklük, vs…) olarak uluslararası nitelikteki fuarlardan ayrı düşünülmesi gerekir.
Esasen bu konu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın Yurt İçinde Fuar, Sergi ve Panayır
Düzenlenmesine Dair Yönetmeliğinde de açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu
açıklamalar çerçevesinde, inceleme konusu TATEF fuarının kapsamı, yapıldığı yer,
hitap ettiği ziyaretçi ve katılımcı kitlesi göz önünde bulundurulduğunda, bölgesel
fuarlardan farklı olduğu ortaya çıkmakta ve pazar tarifi olarak uluslararası nitelikte
fuarların esas alınması gerekmektedir.
Sonuç olarak, sektöre yönelik genel değerlendirmeler neticesinde soruşturma
konusu olayda ilgili pazar tanımlaması, "makine teçhizat sektörüne yönelik
uluslararası nitelikteki ihtisas fuarları" olarak belirlenmiştir.
H.1.2. Coğrafi Pazar:
Her ne kadar yurtdışından katılımcı ve ziyaretçilerin de fuara katıldığı ve bu
nedenle uluslararası nitelikte bir etkinlik olduğu göz önüne alınsa da 4054 sayılı
Kanun'un 2 nci maddesi gereğince, Kanun'un ancak Türkiye sınırları içerisinde
uygulanabilmesi dolayısıyla ilgili coğrafi pazar olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırlarının
alınması gerekmektedir.
H.2. Tespitler ve Deliller
1. CNR’de yapılan yerinde incelemede, CNR ile TİAD arasında imzalanmış olan ve
1997,1998,1999 ve 2000 TATEF Fuarlarını kapsayan tip sözleşmenin “TİAD’ın
9 REKABET KURUMU
Yükümlülükleri” başlıklı bölümünün 1 inci maddesinde “TATEF dışında bir başka
fuarı desteklememek ve üyelerini yalnız TATEF’te yer almaya özendirmek” ifadesinin
yer aldığı tespit edilmiştir.
2. CNR’den TİAD'a 07.01.1999 tarihinde gönderilen faks metninde TİAD Üyelerinin
TATEF Fuarı’na katılımlarına ilişkin kampanyalı fiyatlar verildikten sonra, “İstanbul
ve Kocaeli sınırları içinde başka bir fuara katılan firmaların TATEF’99 Fuarına
katılabilmeleri durumu TİAD’ın ve Fuar Denetleme Kurulunun vereceği kararla
sonuçlandırılacaktır. Bu tür firmaların durumlarını TİAD Derneğine ve CNR’a yazılı
olarak bildirmeleri gerekmektedir.” ifadeleri yer almaktadır.
3. TATEF katılımcı firmalarından olan Kabel Limited firmasından 25.11.1998
tarihinde CNR 'ye gönderilen faks yazısında aynen:
“İlişikte belirtilen firmamıza gönderdiğiniz yazınızda 1999 yılında düzenleyeceğiniz
TATEF’99 fuarına katılabilmek için aynı yıl içinde İstanbul’da ve Kocaeli’nde
düzenlenecek hiçbir fuara katılmamış olmamız gerektiği belirtilmektedir.
Bu yaklaşımınızın fuar düzenleyen firmalar arasındaki rekabetin, katılımcı firmalara
taşınması olarak algıladığımızı bilmenizi isteriz.
Firmamız 1998 yılında AFEKS A.Ş.’nin düzenlediği İMAK’98’e ve firmanızın
düzenlediği TATEF’98’e katılmış olup aynı şekilde de 99 yılında da her iki firmanın
düzenleyeceği fuarlara katılmak istemektedir.
Durumun bir daha gözden geçirilmesine AFEKS A.Ş.’nin düzenleyeceğini duyurduğu
İMAK’99’a katılmamız halinde TATEF’99 fuarınıza katılmamıza engel
oluşturmayacağının tarafımıza bildirilmesini rica ederiz.” denilmektedir.
4. Yine katılımcı firmalardan olan Ak Makina San. ve Tic. Ltd. Şti’den 06.10.1998
tarihinde CNR Yönetim Kurulu Başkanlığı’na gönderilen faks metninde aynen şu
ifadeler yer almaktadır:
“TATEF’98 Fuarı için yapmış olduğumuz sözleşmede bulunan 3. Madde
içeriğinde bulunan firmaların aynı ürünü başka bir fuarda sergilenmeyeceği
bölümünü kabul etmediğimizi beyan ederiz.
Sözleşmeye atmış olduğumuz imza bu şartla geçerlidir.
NOT: Diğer fuarlara 2. Kuruluşumuz olan bir firma kanalı ile veya bayiler
vasıtasıyla katılacaktır.”
Bu fax metninin üzerine el yazısıyla aynen şu notlar düşülmüştür:
“Cevap: E. /A. Bey
Bu adama cevap verip 3. Maddeyi kabul etmediğini kabul etmiyoruz zira
sözleşmeyi imzalamış bir kere. Eğer başka bir fuara katılırsa TATEF’e katılamaz.”
10 REKABET KURUMU
5. 13.03.1995 tarihli ve TİAD Başkanı imzalı yazıda, TİAD olarak bu yıl Takım
Tezgahları İmalatçıları- İthalatçıları ve Yan Ekipmanları Üreticilerini tek fuar çatısı
altında toplayıp, mamullerinin teşhir edilmesinin çabası içinde olunduğu ifade
edilerek, bunun için en uygun sergi alanının Dünya Ticaret Merkezi olduğu
belirtilmekte ve bu fuar alanının işletim haklarına sahip olan CNR ile TATEF’95 için
anlaşılan kira bedeli ve ödeme koşulları bildirilmektedir.
6. CNR ve AFEKS A.Ş.'ye gönderilmiş olan 25.01.1999 tarihli TİAD Fuar Komitesi
imzalı yazıda aynen;
“Sayın Yetkililer,
Fuarlara katılan TİAD üyeleriyle, yaptığımız toplantı sonuçları ve içinde yaşadığımız
ciddi ekonomik krizden ötürü 1999’da yapılacak, TİAD destekli fuarlarla ilgili
görüşmek istiyoruz.
Giderek daha da olumsuz yönde gelişen piyasa koşullarını göz önüne alarak, ön
yargısız olarak üyelerimiz için en uygun koşulları siz değerli fuar partnerimizle
tartışmak istiyoruz.
Globalleşen dünyada ekonomik krizin 1999’da da devam edeceği uzmanların ortak
görüşü olarak ifade edilmektedir.
Bu ağır yüklenimi karşılıklı olarak paylaşmak istiyoruz, ivedi olarak uygun bir
zamanda görüşmek için temasınızı bekliyoruz.” denilmektedir.
7. 24.02.1999 tarihli CNR’den TİAD’a çekilen ve TİAD Fuar Komitesi ile yapılan
toplantılarda ifade edilen konularla ilgili CNR’nin değerlendirmelerini içeren Genel
Müdür imzalı faks mesajı. Söz konusu faks yazısının beşinci maddesinde “ Tek fuar
projesinin 1999 yılında hayata geçmesi mümkün görünmemektedir. Bu nedenle 2000
yılından itibaren İstanbul’da tek fuar düzenlenmesi için çalışmaların kısa sürede
sonuçlanması gerekmektedir. Ancak bunun zorunlu koşulu MİB’in de müzakere
sürecinden itibaren projeye dahil edilmesidir. Yalnızca TİAD ile yapılacak ve akabinde
MİB’e empoze edilecek bir anlaşmanın geçmişte olduğu gibi yanlış
değerlendirmelere ve bölünmelere yol açması olasıdır…” denilmektedir.
Bir diğer maddede de “Şirketimiz tek fuar projesinin uygulanabilmesi için karşılıklı
yükümlülüklerin net olarak belirlendiği uzun vadeli bir anlaşma çerçevesinde yapıcı
tavrını sürdürmeye kararlıdır. Komitenin tavsiyeleri doğrultusunda 1999 yılı Bursa
Fuarımızın tarihi değiştirilmiştir.” denilmektedir.
8. TİAD karar defterinde 01.04.1999 tarih ve 77 karar sayısı ile yer alan bölümde 01
Nisan 1999 tarihli Yönetim Kurulu toplantı gündemi bulunmaktadır. Gündemin ikinci
maddesi şu şekildedir:
11 REKABET KURUMU
“ 07 Nisan 1999 Çarşamba günü üyelerimizin katılımı ile yapılacak yemekli fuar
toplantısının yeri, gündemi ve Fuarcılık şirketi ile TİAD arasında uygulanacak
mukavele taslağının son şeklinin belirlenmesi”
9. 07.04.1999 tarihli toplantıda üyelere dağıtılmak üzere hazırlanmış olan CNR ile
AFEKS Fuarcılık şirketlerinin fiyat mukayese tablosunu, anlaşma yapılacak fuar
şirketi ile imzalanacak sözleşmenin taslağını, TİAD ile üye arasında imzalanacak
sözleşme ve oy kağıdını içeren dosya.
TİAD ile üyeler arasında imzalanacak olan sözleşmenin 3 üncü madddesinde
“Üyenin Yükümlülüğü” başlığı altında aynen;
“DERNEK’in işbu sözleşmenin 2. Maddesindeki yükümlülüğünü yerine getirmesi
halinde ÜYE, hangi nam ve ünvan altında olursa olsun, ortağı veya üyesi bulunduğu
hiçbir firma, şirketler grubu, holding v.b. kurum ve kuruluş ile
1999,2000,2001,2002,2003 ve 2004 yıllarında Trakya Bölgesi ile İstanbul ve İzmit
sınırları içerisinde ‘…………..TAKIM TEZGAHLARI FUARI’ dışında hangi Şirket
tarafından hangi isim altında düzenlenirse düzenlensin takım tezgahları ile ilgili başka
hiçbir fuara katılmayacaktır.” denilmektedir.
Yine aynı sözleşmenin 4 üncü maddesinde sözleşmeye aykırılık hallerine ilişkin
yaptırımlar düzenlenmiş ve yukarıda belirtilen yükümlülüğünü yerine getirmeyen üye
aleyhine, yükümlülüğünü yerine getirmediği her yıl için 15.000 USD cezai şart ve
Dernek’ten ihraç da dahil olmak üzere disiplin cezası verme yetkisi getirilmiştir.
TİAD tarafından anlaşma yapılacak fuar organizatörü ile imzalanmak üzere
hazırlanmış olan sözleşme taslağının “TİAD’ın Yükümlülükleri” başlıklı bölümünün
birinci maddesinde aynen;
“TİAD üyeleri 1999-2004 yılları arasında İstanbul ve Kocaeli illeri ile Trakya
bölgesinde ne ad ve namla olursa olsun düzenlenecek bir başka fuara katılmayacak
ve TİAD 2000-2004 yılları arasında anılan bölgelerde düzenlenecek aynı
kapsamdaki başka hiçbir fuara destek vermeyecektir.” ifadesi bulunmaktadır.
10. 07.04.1999 Çarşamba günü Polat Renaissance Hotel’de düzenlenen toplantıda
yapılan fuar oylamasına esas alınanları gösteren liste.
11. Fuar sözleşmesini imzalamayanları, henüz net bir bilgi vermeyenleri ve olumsuz
cevap verenleri gösteren iki sayfalık liste.
12. Üzerinde “CNR’e ilk sunulan teklif” şeklinde bir not bulunan, TİAD ile CNR
arasında yapılacak olan sözleşmenin taslağı.
13. TİAD ile CNR arasında imzalanacak olan sözleşmenin son halini gösteren
21.07.1999 tarihli taslak. Bu taslağın TİAD’ın yükümlülüklerini düzenleyen bölümün
birinci maddesinde aynen “TİAD üyelerinin TİAD nezdinde temsil ettikleri firmalar
2000-2004 yılları arasında İstanbul ve Kocaeli illeri ile Trakya bölgesinde ne ad ve
12 REKABET KURUMU
namla olursa olsun düzenlenecek, takım tezgahları ve metal işleme teknolojisi ile ilgili
herhangi bir başka fuara katılmayacak ve TİAD 2000-2004 yılları arasında anılan
bölgelerde düzenlenecek aynı kapsamdaki başka hiçbir fuara destek vermeyecektir.
TİAD bu konuda üyelerinin TİAD nezdinde temsil ettikleri firmalar ile ayrı ayrı
sözleşme yapacak (yapılacak sözleşmenin bir örneği iş bu sözleşmenin ekindedir) ve
bu sözleşmelerin bir kopyasını CNR’ye verecektir.
Sözleşmeye uymayarak başka fuarlara katılan firmalar TİAD tarafından üyelikten
çıkarılacak ve sözleşmedeki cezai müeyyidelere tabi olacaktır.” hükmü getirilmiştir.
14. 14.12.1998 tarihli Form Makina A.Ş.’den TİAD’a gönderilen faks mesajında
aynen;
“Öncelikle 14.11.98 tarihli Genel Kurul toplantısında göreve gelen sayın yönetiminize
hayırlı çalışmalar dileriz.
Bu vesile ile firmamızın ve görüşmelerde bulunduğumuz ve bir kısmı TİAD üyesi olan
diğer bazı firmalarında ortak bir sorununu bilginize sunmakta ve dernek yönetimi
olarak çözüm getirilmesini talep etmekteyiz.
Bilindiği gibi takım tezgahları konusunda yılda iki önemli fuar düzenlenmektedir. Form
Makina olarak bugüne kadar her iki fuara da katılmaktayız. Ve ayrıca mümkün
olduğunca tüm mahalli organizasyonlarda da yer almaktayız. Bizim gibi düşünen bir
kısmı TİAD üyesi başka firmaların da her iki fuara katılmakta olduklarını biliyoruz.
Şöyle ki,
1. Bu fuarlardan birincisi ilkbahar döneminde diğeri ise sonbahar dönemindedir. Her
iki dönemde sanayicinin muhtemel yatırım yapma zamanıdır ve dolayısı ile satıcı
olarak sanayici ile en az senede iki kez temasta bulunmamızda fayda vardır. Aksi
takdirde sanayiciye bu imkanı yalnız senede bir kez tanımak kanımızca doğru
olmayacak ve ilkbahar döneminde yatırım yapmayı düşünen sanayici yalnız
bırakılmış olunacaktır.
2. Fuar katılımı salt satış amacı ile yapılmamaktadır. Katılımcı firmanın bir diğer esas
amacı da mümkün olduğunca çok sanayici ile görüşmek, tanıtımda bulunmak ve
sanayiciye faydalı bilgiler ve teknolojiler aktarmaktır. İstanbul’da senede bir kez
yapılan fuarı herhangi bir nedenle ziyaret edememiş olan bir sanayici ise bu imkanları
tüm bir sene için kaçırmış olacaktır. Bu nedenle ilkbaharda düzenlenecek olan ikinci
bir fuar bu sanayicilere ilave bir imkan tanıyabilecektir.
Halbuki TATEF fuarını organize eden CNR firması kontratına ticari rekabete
sığmayacak bir şart koymuş bulunmaktadır. Ve bu sene içerisinde İstanbul İzmit
bölgesinde düzenlenecek hiçbir tezgah fuarına katılmama şartı uygulamakta ve bu
koşulun tamamen TİAD tarafından önerilerek desteklendiğini söylemektedir.
Kanımızca bu uygulama son derece yanlış ve arkasında durulmaması gereken bir
uygulamadır, çünkü
13 REKABET KURUMU
1. Biz mümessil ve satıcıların yukarıda saydığımız menfaatlerine aykırı düşmektedir.
2. Aynı şekilde sanayicilerimizin yukarıda saydığımız menfaatlerine aykırı
düşmektedir.
3. Temas ettiğimiz tüm diğer firmalar fuar organizasyonunun bu şartı sadece kendi
rekabetini yok etmek amacı ile koymuş olduğunu ve bu amacına TİAD gibi kuruluşları
da alet etmek istediğini düşünmektedirler. Kanımızca sadece İstanbul İzmit bölgesine
böyle bir yasak getirmelerinin ancak İzmir veya diğer bölgelere getirmemelerinin
nedeni de budur. CNR'nin bu uygulama ile biz satıcı veya sanayicilere hizmet etmek
gibi bir kaygısı olmadığı yalnızca bu bölgede ciddi rakip gördüğü fuarları hedeflediği
zannedilmektedir. Dolayısı ile kanımızca haksız rekabet yapma çabasıdır.
4. Böyle bir koşulun uygulanır hale gelmesi ile CNR ve TATEF tüm katılımcıların tek
seçeneği haline getirilecek ve gelecek yıllarda alternatifsiz kalacak olan CNR istediği
koşulları katılımcılara kabul ettirme gücüne sahip olacaktır. Bu anda TİAD dışındaki
katılımcılara yapılan uygulama böyledir.
5. TİAD üyeleri olarak CNR firması karşısında güçlü olunduğu ve bizlere farklı
ayrıcalıklar tanındığı tüm diğer katılımcılar tarafından bilinmekte ve TİAD üyesi
olmayan diğer katılımcılar bu ayrıcalıklardan son derece rahatsız olduklarını ifade
etmektedirler. Bu durum sanayi ve ticari çevrede TİAD’a karşı menfi bir tavır
oluşturmaktadır.
6. CNR firması bu uygulamayı savunurken Avrupa EMO fuarının kurallarını öne
sürmektedir. Halbuki bizim bildiğimiz bu EMO kuralının bu sene itibarı ile yürürlükten
kaldırılacağıdır ve devam etse dahi Avrupa’daki koşullar ile Türkiye’deki koşulların bu
anlamda çok farklı olduğudur.
7. Bize gelen son bilgi BAYKAL-DURMAZLAR-DİRİNLER-TEZSAN-UZAY-SES
3000-İTTİFAK-MEGA-TRANSMETAL gibi firmalar İMAK ile sözleşme imzalamışlardır
ve bu nedenle CNR ile çatışma halindedirler.
Neticede yönetimden talebimiz son derece haksız ve sakıncalı olan bu uygulamaya
destek verilmeyerek CNR ile görüşülerek uygulamanın iptalinin sağlanmasıdır.”
denilmektedir.
15. Form Makina A.Ş.'den CNR’ye gönderilen 14.01.1999 tarihli faks yazısında CNR
tarafından organize edilen TATEF-Bursa Fuarı’na katılınmak istendiği ifade
edilmekte, ancak aynı tarihlerde İstanbul’da İMAK fuarı düzenlendiği için hem ilgi ve
ziyaret yoğunluğunun istenilen düzeyde olmayacağı hem de satış ekibi ikiye
ayrılmak zorunda olduğu için etkinliğin azalacağı belirtilerek Bursa’daki fuarın
tarihinin değiştirilmesi istenmektedir.
16. TİAD’dan Yönetim Kurulu Başkanı imzası ile Form Makina A.Ş.'ye gönderilen
yazıda 07.04.1999 tarihinde yapılan Fuarlar konulu toplantıya 1998 yılında fuara
14 REKABET KURUMU
katılan 52 firmadan 30 firmanın temsilci üyesinin katıldığı, üyelere AFEKS ve CNR
fuarcılık ile yapılmış olan görüşmelerin aktarıldığı, yapılan oylama neticesinde 20
üyenin CNR’ye 10 üyenin ise AFEKS’e oy verdiği ve bunun neticesinde bundan
sonraki yıllarda sadece CNR’nin fuarına katılmanın kabul edildiği, fuara katılımı
sağlamak amacıyla da üyeler ile dernek arasında bir sözleşme imzalandığı
bildirilmektedir.
17. 06.08.1999 tarihinde kendisiyle görüşülen CNR Genel Müdür Yardımcısı;
Söz konusu maddeyi TATEF Fuarı'nın destekleyicisi olan TİAD ile yapılmış olan
görüşmeler neticesinde 1997 yılından itibaren düzenlemiş olduklarını, esas amacın
TİAD üyelerinin tek fuara katılımını sağlamak olduğunu ve bu uygulamaya örnek
olarak EMO Fuarının gösterildiğini, TİAD üyesi olmayan firmalar için herhangi bir
sorun bulunmadığını, TİAD ile aralarında yapılacak olan yeni sözleşmede bu
maddenin uygulamasının TİAD'a bırakılacağı ve bundan böyle kendi
sözleşmelerinde yer almayacağını ifade etmiştir.
18. 09.08.1999 Pazartesi günü kendisiyle görüşülen TİAD Genel Başkanı;
Türkiye'de fazla sayıda fuar düzenlendiğini ve bu durumun sonucu olarak da
fuarların panayır haline döndüğünü, dernek olarak yaptıkları araştırmalarda
dünyanın her yerinde tek fuar düzenlendiğini hatta iki yılda bir düzenlenen fuarlar
olduğunu, kendilerinin de Türkiye'de de böyle bir uygulama yapılmasını istediklerini,
ancak maddenin uygulamasını yapmaya CNR'nin hakkı olmadığını ve 1999 yılından
sonra CNR'nin maddeyi sözleşmeden çıkaracağını ifade etmiş,
Sektörün geleceği için tek fuarın daha iyi olduğu düşünüldüğünden bir süredir tek
fuarı sağlamak için çalışma yaptıklarını, ancak tek çatı altında toplanma işleminin
1998 yılında başladığını, AFEKS'in daha iyi bir teklif vermiş olmasına rağmen
üyelerin CNR'yi tercih ettiklerini, ve bunun üzerine CNR ile 5 yıllık anlaşmaya
vardıklarını ve alınan bu kararın uygulanmasını sağlamak için de üyelerle sözleşme
imzaladıklarını belirtmiştir.
H.3. Tarafların Savunmaları
Soruşturma konusu ile ilgili olarak tarafların birinci ve ikinci yazılı savunmaları, ek
görüşe cevapları ile sözlü savunma toplantısında yapmış oldukları savunmaları ve
ileri sürdükleri hususlar aşağıda aktarılmaktadır.
H.3.1. CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş.'nin Savunması
CNR temsilcisinin, birinci ve ikinci yazılı savunma ile sözlü savunma toplantısında,
savunmasına esas olan unsurlar şunlardır:
15 REKABET KURUMU
- Savunmada, CNR tarafından getirilen fuar katılımcılarının başka fuara
katılmamalarına ilişkin sözleşme maddesine aykırı davranılması halinde yaptırım
uygulandığına dair herhangi bir bulgu elde edilemediği, dolayısı ile rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisini doğuran bir anlaşmanın bulunmadığı,
yalnızca bu etkiyi doğurabilecek nitelikte olan dikey bir anlaşmanın var olduğu,
ifadelerine yer verilmektedir.
- İlgili sözleşmenin rekabet kurallarına uygun olup olmadığının tespit edilebilmesi
için, Kanun’un 4 üncü maddesi ile beraber, 1997/4 sayılı Tek Elden Satın Alma
Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin de göz önünde bulundurulması
gerektiği, zira bir fuar katılımcısının fuar organizasyonunu sağlayan sağlayıcı
tarafından kendisine sunulan olanakları, müşterilerine ve potansiyel müşterilerine
yeniden sağladığı, yani sürdürülen işlemin bir yeniden sağlama işlemi niteliğinde
olduğu belirtilmekte; bu bağlamda, yeniden sağlanan hizmetlerin ürün, fiyat,
promosyon ve mekandan oluşan pazarlama karmasının müşteri potansiyeline
katılımcı tarafından ilgili mekanda kendisine ayrılmış olanaklar çerçevesinde yeniden
arzı olduğu ifade edilmektedir. Anılan Tebliğ’in bu türlü rekabet yasağı
yükümlülüklerinin azami beş yıl süre ile yürürlükte kalabilmesine imkan tanımış
olmasına rağmen, CNR tarafından getirilen sürenin bir yıl olduğuna dikkat
çekilmektedir.
- Savunmada ayrıca; topluluk uygulamasına da değinilerek, topluluk düzeyinde
organize edilen EMO (Expositions de la Machine-Outil – Makina Teçhizatları Fuarı)
fuarının iki yılda bir düzenlendiği, makina teknolojilerinin bilişim teknolojileri gibi yıl
içerisinde birden fazla değişmemesinden ötürü, Komisyonun takım tezgahlarına
yönelik topluluk genelindeki fuar organizasyonunun iki yılda bir yapılmasını ve
katılımcıların genel fuar niteliğindeki başkaca fuarlara katılmamaları anlamındaki
rekabet yasağının Roma Antlaşması ve Tek Pazar hedefine uyumunu karara
bağladığı hatırlatılmaktadır.
- Nakliye, güvenlik, görüntü alma ve yeme-içme gibi hizmetler, fuarcılıkta destek
hizmet olarak kabul edilen yan hizmetlerdir ve fuarcılığın yapısından
kaynaklanmaktadır. Sektördeki teamül söz konusu hizmetlerin organizatör tarafından
verilmesidir, ancak yine de çok katı bir uygulama mevcut olmayıp ticari amaçlı
olmamak kaydı ile istisnai uygulamalar yapılmaktadır.
H.3.2. Takım Tezgahları İş Adamları Dayanışma Derneği'nin Savunması (TİAD)
TİAD vekili tarafından, birinci ve ikinci yazılı savunma ile sözlü savunma
toplantısında, değinilen hususlar şunlardır:
- TİAD bir dernektir, dernekler kararlarını Dernekler Kanunu usullerine göre alırlar,
oysa ortada bu usule göre alınmış bir karar bulunmamaktadır. Sadece gayriresmi bir
toplantıda yapılan oylama neticesinde üyeler tarafından, tek fuara katılım kararının
alındığı ileri sürülmektedir.
16 REKABET KURUMU
- Teşebbüs birliği kararının varlığı kabul edilse bile bu karar 4054 sayılı Kanun’u
ihlal etmez, zira TİAD bu ilişkide talep tarafında bulunmaktadır ve bu nedenle
Kanun’un 3 üncü maddesi anlamında teşebbüs birliği değildir. TİAD ancak takım
tezgahları pazarında alacağı bir kararla rekabeti ihlal edebilir.
- Üyeler ile imzalanan sözleşmeler ancak aynı yönde alınacak bir genel kurul
kararı ile geçerlilik kazanabilir. Bu sözleşmeler fuar şirketi ile sözleşme imzalanması
şartına bağlıdırlar. Dernek üyeleri ekonomik ilişkide talep konumunda bulundukları
için 4054 sayılı Kanun anlamında teşebbüs değildirler. Üyeler kendi serbest iradeleri
ile bu kararı almışlardır ve sözleşmeyi imzalamayan üyeler de bulunmaktadır.
- İlk yazılı savunmalarında, fuar şirketi ile imzalanacak sözleşmenin henüz taslak
halinde olduğu, imzalanıp imzalanmayacağının belli olmadığı ifade edilmiştir. İkinci
yazılı savunmalarında ise, gelinen aşamada sözleşme imzalama olasılığının ortadan
kalktığı belirtilmiştir.
İ- GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Soruşturma konusunu 4054 sayılı Kanun açısından değerlendirebilmek için,
taraflar arasındaki ilişkileri kısaca belirlemekte zaruret bulunmaktadır.
Birincisi, CNR ile fuara katılan teşebbüsler arasındaki ilişkilerdir. Fuar
organize eden CNR'nin, ister bir başka teşebbüsün talebiyle ister tek taraflı
iradesiyle olsun, katılımcılar ile yaptığı sözleşmeye koyduğu hüküm 4054 sayılı
Kanun açısından önemlidir.
İkincisi, CNR ile TİAD arasındaki ilişkilerdir. Gerek 1997-2000 dönemini
kapsayan sözleşmenin, gerekse bundan sonra yapılacak sözleşme için öngörülen
hazırlık çalışmalarının, 4054 sayılı Kanun açısından taşıdığı önemin irdelenmesi
gerekmektedir.
Üçüncü ilişki ise, TİAD ile üyesi teşebbüsler arasındaki ilişkidir. TİAD'ın aldığı
ilke kararının ve bu kararın üyelere kabul için sunulmasının 4054 sayılı Kanun
açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
İşte birbirleriyle içiçe olan bu üç ayrı ilişkinin hukuki sonuçlarının kanuna
uygunluğu veya aykırılığı aşağıda ele alınacaktır.
İ.1. CNR'nin Katılım Sözleşmeleri
Soruşturmaya konu olan ve CNR Fuarcılık’ın TATEF'e katılacak firmalarla
imzaladıkları katılım sözleşmelerinde yer alan “CNR tarafından düzenlenen TATEF
Metal İşleme Fuarı’na katılan firmalar veya bağlı kuruluşları aynı yıl içinde, aynı
konuda İstanbul ve Kocaeli sınırları içinde düzenlenecek bir başka fuara
katılmayacaklarını ve sözü geçen fuarlarda aynı marka ürünleri sergilemeyeceklerini
taahhüt ederler. Aksi durumda söz konusu katılımcı ücretini ödemiş dahi olsa TATEF
Fuarı’na katılamayacaktır.” şeklindeki üçüncü madde 1999 yılında sözleşmelere
17 REKABET KURUMU
konulmuştur. Maddenin 1997 ve 1998 TATEF Fuar sözleşmelerindeki hali ise : “CNR
tarafından düzenlenen TATEF Metal İşleme Fuarı’na katılan firmalar aynı yıl içinde,
aynı konuda Türkiye içinde düzenlenecek bir başka fuara katılmayacaklarını taahhüt
ederler. Aksi durumda CNR söz konusu katılımcıyı TATEF Fuarı’na almama hakkına
sahiptir.” şeklindedir.
Söz konusu anlaşma maddesi, 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin 2/d
fıkrasında yer alan “Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması
veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla
piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi” hükmüne
aykırı düşmektedir. Buna göre, mezkur katılım sözleşmesi ile rekabet iki yönden
bozulmaktadır.
CNR, TATEF Fuarına katılan teşebbüslerin başka fuarlara katılmama şartını
koşmak suretiyle, söz konusu teşebbüslerin rekabetin ve satış faaliyetlerinin en
yoğun olarak yaşandığı alanlardan birisinde varlık göstermelerini engellemektedir.
CNR, öte yandan, fuarcılık sektöründeki rekabeti bozmaktadır. TİAD gibi
sektörün ağırlığını temsil eden bir dernekten aldığı güçle dernek üyesi olanların
yanında, olmayanlara da baskıda bulunarak, rakip fuar şirketlerini zor durumda
bırakmaktadır.
CNR Fuarcılık teşebbüsünün sözleşmesinde yer alan anılan hüküm, makina
teçhizat sektörüne yönelik uluslararası nitelikteki ihtisas fuarı ilgili pazarında,
katılımcı olan, makina teçhizatı sektöründeki teşebbüslerin yalnızca CNR’nin
düzenlemiş olduğu fuara katılmaya zorlanması, aynı yıl içerisinde başka bir fuara
katılmasının engellenmesi, bu engellemenin bir uzantısı olarak, aynı ilgili pazarda
fuar organize etmek isteyen diğer fuar şirketlerinin de fuar tertipleyememesi amacını
taşımaktadır.
CNR söz konusu maddeyi TİAD'ın isteği üzerine katılım sözleşmelerine
koyduğunu ifade etmesine karşın, bu sözleşmeler TATEF'e katılan tüm teşebbüslerle
yapılmakta ve söz konusu madde yalnız TİAD üyelerine değil bütün katılımcılara
yöneltilmektedir. Hatta uygulamada özellikle TİAD üyesi olmayan firmalar mağdur
olmaktadır. CNR istese TİAD'ın bu isteğine karşı koyabilir ve TİAD'ın kendi içerisinde
üyelerine bu maddeyi uygulaması gerektiğini söyleyebilirdi. CNR'nin böyle bir talebi
reddetmeyerek söz konusu maddeyi sözleşmelerine koyması ve TİAD'dan almış
olduğu gücü kullanarak bu sözleşmeyi diğer katılımcılara da dikte etmeye çalışması
sadece TİAD'ın talebine dayalı bir uygulama olmadığının bir göstergesidir.
Diğer taraftan, CNR ile TİAD arasında mevcut olan ve 1997-2000 yıllarını
kapsayan sözleşmede TİAD için açıkça üyelerini TATEF'e katılmaya özendirme
yükümlülüğü yüklenmiştir. Sözleşmedeki bu madde hükmüne rağmen CNR'nin
katılım sözleşmelerine zorunluluk içeren bir maddeyi koyması ihlal kastı olduğu
anlamına gelmektedir.
18 REKABET KURUMU
İhlale konu sözleşmeleri hazırlayan ve katılımcılarla üç yıl boyunca bu
sözleşmeleri akdeden CNR'nin bu sözleşmelerin yürürlükteki kanunlara aykırı
olduğunu bilmesi gerekirdi.
CNR'nin savunmasında belirtilen, fuar katılımcılarının başka fuara
katılmamalarına ilişkin sözleşme maddesine aykırı davranılması halinde yaptırım
uygulandığına dair herhangi bir bulgu elde edilemediği, dolayısı ile rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisini doğuran bir anlaşmanın bulunmadığı,
yalnızca bu etkiyi doğurabilecek nitelikte olan dikey bir anlaşma var olduğu
şeklindeki savunması 4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesine aykırılık
bulunmadığını göstermez. Sözleşmenin, Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamında
değerlendirilebilmesi için rekabeti sınırlayıcı eylemin gerçekleşmesi zorunlu değildir.
Zira Kanun’un söz konusu maddesi ile,
‘belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan ya da dolaylı olarak rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama
- amacını taşıyan
- veya bu etkiyi doğuran
- ya da doğurabilecek nitelikte olan
- teşebbüsler arası anlaşmalar
- uyumlu eylemler
- teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri’
hukuka aykırı olarak tanımlanmış ve yasaklanmıştır.
CNR tarafından, katılımcılarla imzalanmış olan sözleşmelerin yeniden satış
işlemi niteliği taşıdığı ileri sürülerek, 1997/4 sayılı grup muafiyeti tebliği kapsamında
olduğu savunulmuştur. Ancak, 1997/4 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği mallara ilişkindir,
hizmetleri kapsamamaktadır. Anılan sözleşme ise fuar hizmetlerini düzenleyen bir
hizmet sözleşmesidir. Diğer taraftan anılan Tebliğ kapsamında bir yeniden satış
işleminin söz konusu olabilmesi için, yeniden satıcının sağlayıcıdan aldığı malı
satması gerekmektedir. Ancak, fuar organizatörü, katılımcı şirkete mallarının tanıtımı
ve satışı için yer temin ederken, katılımcının kendi müşterisine sunduğu, fuarda
teşhir etmiş olduğu mallardır. Dolayısı ile ortada, konusu yeniden satış olan bir dikey
anlaşma bulunmamaktadır ve bu nedenle CNR'nin bu savunması da haklı ve yerinde
görülmemiştir.
CNR, savunmasında, AB uygulamalarında benzer kısıtlamalar içeren fuar
sözleşmelerinin Komisyon tarafından Roma Anlaşması ve tek pazar hedefine uyumlu
olduklarının karara bağlandığını belirterek, Komisyon'un EMO (Expositions de la
Machine-Outil – Makina Teçhizatları Fuarı) kararını örnek göstermiştir. Soruşturma
konusu açısından EMO fuarının baz alınması hatalı sonuçlara varılmasına neden
olacaktır. Zira Avrupa çapında 2-3 yılda bir düzenlenen bir fuara katılan teşebbüsler
sınırlamanın olmadığı diğer yıllarda kendi ülkelerinde birden çok fuara
katılmaktadırlar. TATEF Fuarı açısından bakıldığında da makul bir süre için geçerli
19 REKABET KURUMU
olabileceği düşünülen bir sınırlamanın, her yıl düzenlenen bir fuarda tüm yılı
kapsaması, amacını aşarak rekabeti önemli ölçüde sınırlama sonucunu doğuracaktır.
Öte yandan AB uygulamalarında, Komisyon tarafından fuarlarla ilgili olarak
verilen kararlar muafiyet başvuruları neticesinde yapılan incelemelere
dayanmaktadır. CNR Topluluk uygulamasında verilen kararların muafiyet olduğunu
bilmeyebilir. Ancak kendi verdiği örnekte dahi iki yılda bir yapılan bir fuarda sadece
bir yıl başka fuara katılma yasağı öngörülmüştür.
Bu noktada Avrupa Birliği uygulamalarının gözden geçirilmesi konu hakkında
daha detaylı fikir verecektir. Avrupa Birliği Komisyonu, belli şartlar öne sürülen ticari
fuar sözleşmelerini Roma Anlaşması’nın 85 inci maddesi kapsamında
değerlendirmiştir. Komisyon, ticari derneklerin kendi düzenledikleri fuar haricindeki
fuarlara katılmama şeklinde yasak getirmelerine dair bir çok davaya bakmıştır
(Örneğin, VIFKA,VDDI,UNIDI, Cematex bunlar arasında sayılabilir.). Bu davaların
çoğunda anlaşmayı ihlal etmenin yaptırımı bir sonraki fuara almama veya para
cezası verme veya katılma koşullarını ağırlaştırma şeklinde ortaya konmuştur.
Bu kararlara konu olan fuarlardaki yasaklama periyotları ise şu şekildedir:
1. VIFKA (Vereniging van Importeurs en Fabrikanten Van Kantoormachines-Ofis
Gereçleri İthalatçıları ve Üreticileri Derneği) çift yıllarda Hollanda'da düzenlemiş
olduğu "Efficiencybeurs" adlı fuara katılanların aynı yıl başka bir fuara
katılmamalarını kabul etmelerini şart koşmuştur. (VIFKA,30 September 1986,
OJ,1986 L291/46)
2. VDDI (Verband der Deutschen Dental Industrie-Alman Diş Endüstrisi Derneği),
katılımcılara, üç yılda bir düzenlemiş olduğu IDS (Uluslararası Diş Endüstrisi Fuarı)
fuarından 3 ay önce ve 2 ay sonrasını kapsayan zaman diliminde başka bir fuara
katılmamalarını şart koşmuştur. (VDDI,18 September 1987, OJ, 1987, L293/58)
3. CECIMO (European Committee for Cooperation of the Machine Tool Industries-
Avrupa Makine Teçhizat Endüstrileri Birliği Komitesi), iki yılda bir Paris, Hannover ve
Milan şehirlerinde yapılan EMO’ya (Expositions de la Machine-Outil – Makina
Teçhizatları Fuarı) katılan bir teşebbüsün, fuarın yapıldığı yıl içerisinde doğrudan
veya dolaylı olarak CECIMO üyesi herhangi bir ülkede başka bir fuara katılmamayı
kabul etmesini öngörmüştür. (EMO,20 December 1988, OJ, 1989, L37/11)
4. UNIDI (Unione Nazionale Industrie Dentarie Italiene-İtalyan Ulusal Diş Endüstrisi
Birliği), 18 ayda bir yapılan ve fuardan önce 9 aylık bir yasaklama periyodu içeren
ticari fuar sözleşmesine muafiyet almıştır. Birkaç yıl sonra ise, UNIDI, fuarı yılda bir
kez ve yasaklama periyodunu da 6 aya düşürecek şekilde değiştirmiştir. Komisyon
bu değişikliğe de muafiyet tanımıştır. (UNIDI, OJ, 1975, L228/17)
5. CEMATEX (European Committee of Textile Machinery Manufacturers-Tekstil
Makineleri Üreticileri Avrupa Komisyonu) dört yılda bir düzenlemekte olduğu ITMA
(International Exhibitions of Textile Machinery-Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı)
20 REKABET KURUMU
fuarında, fuardan bir yıl önce ve fuarın olduğu yıl başka bir fuara katılmama şartı
öngörmüştür. (CEMATEX, 24 May 1983, OJ, 1983, L140/27)
Öncelikle, Komisyon tarafından alınan kararların hepsinin muafiyet başvurusu
dolayısıyla ele alındığını tekrar hatırlatmak gerekir. Söz konusu başvurulara şu
gerekçelerle muafiyet tanınmıştır:
Uluslararası çapta yapılan büyük fuarlarla, fuar katılımcılarının, ürünlerini
yalnızca bir fuarda sergileyerek başka masraflardan kurtulacakları,
fuarlarda katılımcıların yoğunluğundan dolayı sektörde ekonomik veya teknik
gelişmenin sağlanabileceği,
tüketicilerin de fuar fuar gezmek ve ekstra masraflar yapmak yerine, periyodik
olarak yapılan bu tür fuarlara katılarak yarar sağlayabilecekleri,
ayrıca fuar organizatörü firmaların da katılım yasağının olmadığı diğer yıllarda
fuar düzenleyebilecekleri,
katılımcıların da bu tür fuarlara katılıp katılmama konusunda serbest oldukları,
dolayısıyla piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmadığı.
Komisyon'un yaklaşımı değerlendirildiğinde herşeyden önce, anlaşmanın
rekabet kurallarına aykırılık teşkil etmediğinin onaylanması istemi olan menfi tespit
başvurularının reddedilip, konunun muafiyet kapsamında değerlendirilmesi bu tip
anlaşmaların özünde rekabet kurallarıyla çeliştiğinin önemli bir göstergesi olduğu
sonucunu ortaya çıkarmaktadır.
Yapılan değerlendirme sonucunda, bu tip anlaşmalara sınırlamanın
gereğinden fazla yapılmaması, kuralların objektif kriterler şeklinde belirlenmesi ve
ayrımcı olmaması, ve fuara katılma isteğinin reddi halinde Komisyona bilgi verilmesi
gibi şartlarla muafiyet verilmiştir.
Genel bir kural olarak yasaklama periyodu, katılımcıların diğer fuarlara
katılmakta serbest oldukları açık periyottan uzun olamaz. Nitekim yukarıda verilmiş
olan örneklerde de yasaklama periyodu, bu duruma uygun olarak fuar düzenleme
periyodunun yarısı kadar tutulmuştur.
Ayrıca bilinmesi gerekir ki, Avrupa Birliği rekabet hukuku, rekabetin korunması
yanında “ortak” (common) veya “iç” (internal) pazar yaratma yolunda bir enstrüman
olarak kullanılmaktadır. Nitekim, 1995’te yayınlanan 25 inci Rekabet Politikası
Raporu’nda iç pazar entegrasyonu Topluluk rekabet politikasının uygulanabileceği
ekonomik çereçeveyi şekillendirirken, Topluluk rekabet politikasının uygulanmasının
da, tek pazara geçişi güçlendirmeye yardım edeceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla milli
rekabet otoriteleri ile, ortak pazar yaratmanın bir enstrümanı olan Avrupa Birliği
Komisyonu’nun yaklaşımında farklılık olması doğaldır. Bu nedenle olayımızda bu
noktanın da değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi, katılım sözleşmelerine konulan ve AB Komisyonu
tarafından da aynı paralelde değerlendirilen hükümlerin, 4054 sayılı Kanun'a
aykırılık teşkil ettiği şüphe götürmemektedir. Ancak verilecek cezanın takdiri
21 REKABET KURUMU
açısından Kanun'un 16'ncı maddesinin dördüncü fıkrasına göre bir değerlendirme
yapma zorunluluğu göz önüne alındığında hafifletici nedenlerin bulunduğu
görülmektedir.
Ceza takdirinde, sektörün özelliği ile sistemin ülkede yeni uygulanması
gerekçelerinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Özellikle, soruşturma
açıldıktan sonra CNR'nin bu hükümleri sözleşmelerinden çıkarması ve ihlale son
vermesi ile bu sektörün dışındaki fuar sözleşmelerine benzer bir hükmü koymayışı
da CNR açısından hafifletici bir neden olarak kabul edilmelidir.
Diğer taraftan, fuarcılık hizmetinde güçlü ve tek fuar olmasının, fuarcılıktan
beklenen yararı arttırabileceği genellikle kabul edilen bir görüştür. Büyük fuarların da
uzun periyotlarda yapılması bu nedenledir. Fuar hizmeti, uluslararası boyutlarda
olduğu takdirde, yalnız katılımcılara ekonomik yarar sağlamakla kalmamakta, ülke
ekonomisi açısından da ihracatı arttırarak ciddi yararlar sağlayabilmektedir. Hatta
bazı küçük ülkelerin ihracatının çok önemli bölümleri başarılı fuarcılık hizmetine
dayanmaktadır. Bunlara fuarı gezmek, görmek ve alım yapmak için gelen kesimin
menfaatlerini de eklemek mümkündür. Bu da fuarcılık hizmetinin belirli hatta uzun
periyotlarla yapılmasını haklı kılmakta ve bu konudaki kabul edilebilir önlemleri AB
uygulaması açısından muafiyet kapsamında görmeye neden teşkil etmektedir. Bunun
da hafifletici neden olacağı düşünülmüştür.
İ.2. Fuarcılıkta Yan Hizmetler
Önaraştırma sürecinde tespit edilerek rekabet kısıtlaması niteliği taşıyıp
taşımadığının belirlenmesi amacıyla soruşturma kapsamına dahil edilen nakliye
güvenlik, yeme-içme ve görüntü alma gibi hizmetlerin ana hizmet olan fuara destek
niteliğinde olduğu, fuarcılık hizmetinin bir bütün olarak düşünülmesi gerektiği, aksi
takdirde sadece mekan sağlamadan ibaret bir organizasyon niteliğine bürüneceği
tespit edilmiştir. Sektörün yapısından kaynaklanan bu durumun Kanun'a aykırılık
taşımadığı kabul edilmiştir.
İ.3. TİAD Kararı, TİAD ile Üyeler Arasındaki Sözleşme ve CNR ile TİAD
Arasındaki Anlaşma
4054 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde teşebbüs birliği
kavramının,
“Teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya
da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikleri” kapsadığı ifade edilmiştir.
Aynı maddede teşebbüs ise, “piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan,
satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir
bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmaktadır.
TİAD'ın savunmasında, fuar organizatörü ile olan sözleşmesinde ve almış
olduğu teşebbüs birliği kararında TİAD'ın fuar hizmetinin talep tarafında bulunduğu
ve bu nedenle Kanun’un 3 üncü maddesi anlamında teşebbüs birliği olmadığı,
22 REKABET KURUMU
TİAD'ın ancak takım tezgahları pazarında alacağı bir kararla rekabeti ihlal
edebileceği ileri sürülmüştür. Aynı yöndeki savunma TİAD üyeleri açısından da
yapılmıştır. Gerek makine imalatı gerekse de ithalatı ile uğraşan TİAD üyelerinin mal
veya hizmet üreten, pazarlayan ve satan teşebbüsler olduğunda kuşku
bulunmamaktadır. Bu bağlamda kuruluş tüzüğünde, üyelerinin hak ve menfaatlerini
korumak için oluşturulduğu belirtilen TİAD, Rekabet Kanunu açısından bir teşebbüs
birliğidir. Kanun yukarıda değinilmiş olan tanımlar maddesinde teşebbüs ve
teşebbüs birliğini tanımlarken ekonomik ilişkide aktörlerin bulunduğu tarafı dikkate
almamış ve arz yanında bulunma gibi bir koşulu aramamıştır. Kanun arz yanında
talebin de piyasaya etki edeceğini 4 üncü maddesinin 2-c fıkrasında açıkça
zikretmiştir. Rekabet Kanunu açısından önemli olan aynı pazarda olmak değil
rekabet ihlalinden etkilenen pazarların kapsamıdır. Bu nedenle TİAD'ın ancak takım
tezgahları pazarında rekabeti etkileyebileceği yönündeki savunması soruşturma
konusu açısından geçerli kabul edilmemiştir.
Teşebbüs birliklerinin 4054 sayılı Kanun kapsamına alınmış ve yasaklanmış
olan rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı nitelikteki kararlarını, Genel
Kurulları’nın aldığı kararlar, yetkili organlarının kararları, iç işleyişlerine ait tüzükler,
üyelik şartlarına ilişkin esaslar veya eylem planları olarak sıralamak mümkündür.
Teşebbüs birliği çatısı altında alınan kararlar, aynı zamanda üyeler arası anlaşma
olarak da nitelendirilmektedir.
TİAD'ın savunmasında bir dernek olan TİAD'ın kararlarını Dernekler
Kanunu'nun belirlediği çerçeve içerisinde alması gerektiği, soruşturma konusu
kararın ise ancak genel kurul tarafından alınabilecek nitelikte bir karar olduğu, oysa
söz konusu kararın usulüne göre alınmış bir karar değil sadece gayriresmi bir
toplantıda yapılan oylama neticesinde üyeler tarafından, tek fuara katılım yönünde
almış oldukları bir karar olduğu ileri sürülmüştür. Rekabet hukuku açısından,
teşebbüs birliği kararının Dernekler Kanunu çerçevesinde alınmasına gerek yoktur.
Rekabet Kanunu'na aykırılık taşıyan bir karar veya uygulamanın yapılması yeterli
olup bunun usulüne uygun olup olmadığına bakılmayacaktır. Aksi durumun kabulü
teşebbüs birliklerinin rekabeti ihlal edici nitelikte olan ancak usulüne göre alınmamış
kararlarına cevaz vermek olur ki, böyle bir yorum, Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun hükümlerine ters düşecektir.
TİAD’dan Form Makina’ya gönderilmiş olan, TİAD Yönetim Kurulu Başkanı
imzalı bir yazıda “yapılan toplantı sonucunda 20 üyenin CNR Fuarcılık’a oy
vermesi neticesinde üyelerin bundan sonraki yıllarda sadece CNR’nin fuarına
katılabilecekleri sonucuna ulaşıldığı” ifade edilmektedir. Bu durum, TİAD
yönetiminin söz konusu kararı benimsediği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Bir başka
deyişle, TİAD vekilinin ileri sürdüğü gibi Dernekler Kanunu’ndaki usullere göre
alınmış bir kararın olmadığının göz önünde bulundurulması durumunda dahi, 84
üyesi olan birliğin 20 üyesinin vermiş olduğu bir kararın diğer üyelere, derneğin
Yönetim Kurulu Başkanı’nın imzası ile sunulması ve sözleşme imzalatılmaya
çalışılması TİAD yönetiminin bu kararı benimsediğini göstermektedir. Nitekim; TİAD
vekili tarafından 02.03.2000 tarih ve 769 sayılı yazı ile Kurulumuza gönderilen
bilgilerde de ortaya çıkan yeni gelişmeler karşısında üyeler ile imzalanan
23 REKABET KURUMU
sözleşmenin geçerliliğini yitirdiği ve artık bu uygulamadan vazgeçildiği bildirilmiştir.
Bu beyan dahi TİAD'ın bu süreçteki aktif rolünü ortaya koymaktadır. Ayrıca söz
konusu sözleşmeyi imzalamayan üyelerin de bulunması sonucu etkilememektedir,
zira önemli olan TİAD’ın bu çerçeve içerisinde yapmış olduğu davranışlardır.
Keza; yukarıda değinilmiş olan fuar oylamasının yapıldığı toplantı TİAD
Yönetim Kurulu tarafından organize edilmiştir ve buna ilişkin karar Yönetim Kurulu
karar defterinde mevcuttur. Yönetim Kurulu tarafından üyelere gönderilen anılan
davetiyenin ekleri arasında yer alan TİAD ile belirlenecek fuar şirketi arasında
imzalanması amacıyla hazırlanan sözleşmenin, TİAD’ın Yükümlülükleri bölümünde
“TİAD üyeleri 1999-2004 yılları arasında İstanbul ve Kocaeli illeri ile Trakya
bölgesinde ne ad ve namla olursa olsun düzenlenecek bir başka fuara
katılmayacak ve TİAD 2000-2004 yılları arasında anılan bölgelerde
düzenlenecek aynı kapsamdaki başka hiçbir fuara destek vermeyecektir”
hükmü bulunmaktadır. Buradan da TİAD yönetiminin üyeler tarafından bir karar
alınmadan önce dahi tek fuara katılma kararına taraftar olduğu ve bu amaçla hareket
ettiği sonucuna ulaşılmaktadır.
TİAD ile CNR arasındaki ilişkiye gelince, henüz imzalanmış bir sözleşme
bulunmasa dahi bir anlaşmanın mevcut olduğu açıktır. Rekabet Hukuku anlamında
anlaşmanın, Medeni Hukuk ve Borçlar Hukuku anlamındaki sözleşmelerden farklı
olduğu, daha geniş bir kapsamı bulunduğu tartışmasızdır. 4 üncü madde anlamında
bir anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının bir önemi yoktur, önemli olan her ne
sebeple olursa olsun tarafların kendilerini bu anlaşmayla bağlı kabul etmeleridir.
Hukuken bağlayıcılığı olmayan centilmenlik anlaşmaları da tarafların fiilen buna
uymaları halinde bir anlaşma olarak kabul edilir. Bu nedenle TİAD ile CNR
arasındaki anlaşmanın henüz taslak halinde ve imzalanmamış olmasına rağmen
gerek CNR'nin bu konuları katılımcılarla yaptığı sözleşmeye dahil etmesi gerekse
TİAD'ın üyeleri ile yaptığı sözleşmede aynı hükümlere yer vermesi rekabet hukuku
anlamında bir anlaşmanın varlığını göstermektedir. Diğer bir deyişle TİAD ile
CNR’nin iradeleri bu yöndedir ve her ikisi de bu uygulamaya taraftar olduklarını
belirtmektedirler. Kaldı ki, TİAD Başkanı da ifadesinde CNR ile beş yıllık bir
anlaşmaya vardıklarını ve bu anlaşmanın uygulanmasını sağlamak üzere de üyeleri
ile sözleşmeler imzaladıklarını belirtmektedir. Tarafların imzalanacak olan
sözleşmenin görüşmelerine esas olmak üzere hazırlamış oldukları ve TİAD
tarafından yerinde inceleme sırasında uzmanlara verilmiş olan üç tane taslak -ki
bunlar arasında son hali olduğu belirtilmiş olan 21 Temmuz 1999 tarihli bir metin de
bulunmaktadır- Kurul tarafından incelenmiş ve her üç taslakta da TİAD'ın
yükümlülükleri bölümünde söz konusu yasaklayıcı hükmün bulunduğu tespit
edilmiştir. Ayrıca söz konusu madde TİAD tarafından üyelerle yapılan toplantıda
belirlenecek fuar şirketi ile imzalanmak üzere hazırlanmış olan sözleşme taslağında
yer alan hüküm ile aynıdır. Bu durum da TİAD'ın bu maddenin sözleşmede yer
almasına taraftar olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, bu tespitler halihazırda
sözleşmelerine maddeyi koymuş bulunan CNR ile TİAD'ın bu konuda iradelerinin
birleşmiş olduğunun ve yazılı olmasa bile aralarında bir mutabakatın varlığının
göstergesidir.
24 REKABET KURUMU
TİAD söz konusu kararı alırken tek fuarın sektörün yararına olduğu
düşüncesiyle haraket ettiğini ve rekabeti bozma amacı ve kastı gütmediğini ileri
sürmektedir. Ancak rekabeti engelleyici, sınırlayıcı, bozucu amaç ya da etkinin
tarafların kastı ile gerçekleştirilmiş olup olmaması, 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü
maddesinin uygulanabilmesi açısından önem taşımamakta, kasıt, ihmal veya kusur
gibi, taraf iradelerine ilişkin subjektif değerlendirmeler, aykırılığı ortadan
kaldırmamaktadır. Ancak bu husus, ihlalin ağırlığı ve süresi ile birlikte taraflar
hakkında hükmedilecek ceza miktarının tespitinde gözönünde bulundurulmaktadır.
Diğer taraftan fuarcılık sektöründe yaşanan gelişmelerin etkisinin de
tartışılması gerekmektedir. TİAD’ın almış olduğu karardan sonra CNR ile
imzalanacak olan sözleşmenin hazırlıkları devam ederken, CNR’nin faaliyetlerini
İFAŞ’a (İstanbul Fuarcılık A.Ş.) devretmesi ve TATEF ve İMAK fuarlarının bundan
böyle birlikte düzenlenecek olması neticesinde, CNR ile TİAD arasındaki sözleşme
çalışmaları imza aşamasına ulaşamamış ve taahhüt aşamasında kalmıştır. İki fuarın
birleşmesi sonucunda da tek fuar oluşumu fiili olarak gerçekleşmiştir.
Soruşturma sürecinde, TİAD’a gönderilmiş olan 03.02.2000 tarih ve 6 sayılı
yazı ile soruşturmaya konu kararı ortadan kaldıran bir kararın alınıp alınmadığı
sorulmuş ve CNR ile bir sözleşme imzalanmış ise onaylı bir örneğinin gönderilmesi
istenmiştir. Mezkur yazıya cevaben gönderilen 21.02.2000 tarih ve 568 sayılı yazıda,
“Dernek üyeleri tarafından yeni bir karar alınmadığı, CNR ile sözleşme
imzalanmadığı ve TATEF Fuarının bundan böyle CNR ve ITE ortaklığı olan ITF
İstanbul Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenlenecek olması neticesinde artık CNR ile
sözleşme imzalamanın da mümkün olmadığı” ifade edilmiştir.
Genel bir değerlendirme yapıldığı takdirde, TİAD'ın 1997-2000 dönemi için
CNR ile yaptığı sözleşmede yer alan "özendirici olma" yükümlülüğünün, rekabet
ihlali sayılamayacağı, ancak buna rağmen CNR'nin fuar katılım sözleşmelerinde
buna aykırı şekilde özendiricilikten uzak zorlayıcı hükümler koyduğu ve bu yolla
ihlalin gerçekleştiği; öte yandan 2000 yılı sonrası için TİAD tarafından yapılan
hazırlık çalışmalarında ve üyeleri ile yaptığı sözleşmelerde katılımı üyelere zorunlu
hale getirecek hükümlere yer verildiği tespit edildiğinden Kanun'un ihlal edildiği
sonucuna varılmıştır.
TİAD'ın almış olduğu tek fuara katılım yönündeki teşebbüs birliği kararının ve
bu kararın uygulanmasını sağlamak üzere üyeleri ile imzalamış olduğu yaptırım
içeren sözleşmelerin, 4054 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil ettiğinde şüphe yoktur. Bu
durumda Kanun'un 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrası açısından da bir
değerlendirme yapma zorunluluğu göz önüne alındığında hafifletici nedenlerin
bulunduğu görülmektedir.
TİAD üyelerinin menfaatlerini korumak amacıyla kurulmuş olan bir teşebbüs
birliğidir. Dolayısıyla alınan kararlarda öncelikle üyelerinin menfaatini gözetmesi
gerektiği kabul edilebilir. Ne var ki, üyelerinin menfaatini gözeten kararların 4054
sayılı Kanun'a aykırı olmaması şarttır. Tek fuara katılma yönünde alınmış olan karar
rekabeti kısıtlama etkisi doğurabilecek nitelikte bir karardır. Ancak, TİAD söz konusu
25 REKABET KURUMU
kararı aldıktan ve üyeleri ile sözleşme imzalamaya başladıktan sonra, soruşturma
konusu pazarda meydana gelen ve iki fuarın birleşmesiyle sonuçlanan gelişmeler
neticesinde, karar ve üyelerle imzalanan yaptırım içeren sözleşmeler ihlal etkisini
doğurmamıştır. Diğer bir deyişle, tek fuar kendiliğinden gerçekleşmiştir. TİAD'ın
özendirici olma ilkesini olayın başından itibaren benimsemesi de üyelerinin
menfaatini ön planda tutan bir dernek tasarrufu olarak görülebilir. Bu açıdan
bakıldığında hafifletici sebeplerin varlığı söz konusu olmaktadır.
J- REKABETİN TESİSİ VE İHLALE SON VERME
İhlale konu olan sözleşme maddesi 2000 yılından itibaren sözleşmelerden
çıkarılmıştır ve 2000 yılı için iki fuar şirketi fuarı ortak olarak düzenlemişlerdir. Bu
nedenle halihazırda CNR açısından ihlal sona ermiştir. Ancak bundan sonraki
uygulamalara ışık tutması açısından AB Komisyonu uygulamaları da göz önünde
bulundurularak; sınırlamanın gereğinden fazla yapılmaması, kuralların objektif
kriterler şeklinde belirlenmesi, yasaklama periyodunun, katılımcıların diğer fuarlara
katılmakta serbest oldukları açık periyottan daha uzun olmamak koşuluyla her fuarın
özelliğine göre belirlenecek makul bir süre olması ve bireysel muafiyet için
başvurulması koşuluyla bu şekilde sınırlamalar içeren fuar katılım anlaşmalarının
düzenlenebileceğinin taraflara bildirilmesi gerekmektedir. Bu konuda tarafların dikkat
etmesi gereken bir başka husus ise, fuarların birleşerek tek fuar haline gelmesi
neticesinde, soruşturma konusu ilgili pazar açısından meydana gelen hakim durumu
kötüye kullanma şeklinde nitelendirilebilecek davranışlara gidilmemesidir.
TİAD açısından bakıldığında ise yine CNR'de olduğu gibi, fuarların birleşmesi
neticesinde ihlale konu olan karar ile güdülen amaç fiilen gerçekleşmiş ve ihlal sona
ermiştir. Ancak bundan sonraki dönemler için TİAD'ın ancak üyelerine belirli bir fuara
katılmak yönünde tavsiyede bulunabileceğinin, üyelerle bağlayıcı sözleşmeler
yapamayacağının, esas olanın teşebbüslerin kendi kararlarını kendilerinin vermeleri
olduğunun teşebbüs birliğine bildirilerek rekabetin tesisi gerekmektedir.
K- SONUÇ
Yapılan görüşmeler sonucunda:
1. CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş. tarafından,
- 1997 ve 1998 yılları katılım sözleşmelerine konulmuş olan “CNR tarafından
düzenlenen TATEF Metal İşleme Fuarı’na katılan firmalar aynı yıl içinde, aynı konuda
Türkiye içinde düzenlenecek bir başka fuara katılmayacaklarını taahhüt ederler. Aksi
durumda CNR söz konusu katılımcıyı TATEF Fuarı’na almama hakkına sahiptir”,
- 1999 katılım sözleşmelerine konulmuş olan “CNR tarafından düzenlenen TATEF
Metal İşleme Fuarı’na katılan firmalar veya bağlı kuruluşları aynı yıl içinde, aynı
konuda İstanbul ve Kocaeli sınırları içinde düzenlenecek bir başka fuara
katılmayacaklarını ve sözü geçen fuarlarda aynı marka ürünleri sergilemeyeceklerini
26 REKABET KURUMU
taahhüt ederler. Aksi durumda söz konusu katılımcı ücretini ödemiş dahi olsa TATEF
Fuarı’na katılamayacaktır”
şeklindeki maddeler ile, "makina teçhizat sektörüne yönelik uluslararası nitelikteki
ihtisas fuarı pazarı"nda, katılımcı olan teşebbüslerin, yalnızca CNR’nin düzenlemiş
olduğu fuara katılmaya zorlanması ve aynı yıl içerisinde başka bir fuara katılmasının
engellenmesi ile bir yandan rakip fuar organizatörlerinin başarılı bir fuar düzenleme
olasılığının kısıtlandığı, diğer yandan ise söz konusu anlaşmayı imzalayarak fuara
katılan firmaların başka bir fuarda ürünlerini sergilemelerine engel olunması suretiyle
katılımcı firmalar arasındaki rekabetin bozulduğu sonucuna varılarak, bu hükümlerin
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma,
Uyumlu Eylem ve Kararlar” başlıklı 4 üncü maddesine aykırılık teşkil etmesi
nedeniyle, CNR'nin aynı Kanun'un 16'ıncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince
cezalandırılması;
2. Soruşturma konusu sözleşmeler ile ilgili olarak;
- 1997 yılında yapılmış olan ve 4054 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında
bulunan ve 1997/6 sayılı “Rekabet Kurumu Teşkilatının Oluşturulmasından Sonra
Teşebbüslerin ve Teşebbüs Birliklerinin 4054 Sayılı Kanun’dan Doğan Hak ve
Yükümlülüklerine İlişkin Tebliğ”in 3 üncü maddesi gereğince 05.05.1998 tarihine
kadar Kurumumuza bildirmeleri gereken bu sözleşmelere ilişkin bildirim
yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddiasına ilişkin olarak, fuarın, bildirim süresinin
başlamasından önce yapılmış olması hususu dikkate alınarak, bu konuda bir işlem
yapılmaması ve
- 1998 ve 1999 yıllarında yapılmış olan anlaşmalara ilişkin olarak da 1997/6 sayılı
Tebliğ’in 2 nci ve 4054 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile öngörülmüş olan bir
aylık süre içerisinde bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin aynı Kanun'a
aykırılık teşkil ettiğine, bu nedenle CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş.' nin Kanun'un
16'ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması,
3. Önaraştırmada yer almamakla birlikte, incelemeler sırasında tespit edilip, rekabeti
kısıtlayıcı olma ihtimali düşünülerek soruşturma kapsamına alınmış olan CNR
Uluslararası Fuarcılık A.Ş.'nin çeşitli fuar sözleşmelerinde yer alan; nakliye,
güvenlik, yeme-içme, görüntü alma gibi hizmetlerin CNR tarafından belirlenen
şirketlere yaptırılacağına dair hükümlerin, anlaşmanın niteliği gereği ve sektörün
özelliklerinden kaynaklanan bir durum olup ihlal niteliği taşımadığı sonucuna
katılınarak, ceza uygulanmasına yer olmadığı,
4. TİAD tarafından;
- Gayriresmi olarak yapılan bir toplantıda, üyelerin bir kısmının CNR Uluslararası
Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenlenen TATEF Fuarı’na katılım kararı vermesine
dayanarak, söz konusu kararın Yönetim Kurulu Başkanı imzası ile diğer üyelere de
teşmili ve aynı zamanda başka bir fuara katılmama konusunda üyeleri ile
sözleşmeler imzalanması yoluyla, bir yandan üyelerinin başka fuara katılmalarını
27 REKABET KURUMU
engellemek suretiyle, üyeleri ile takım tezgahları pazarında faliyet gösteren diğer
teşebbüsler arasındaki rekabetin; diğer taraftan da üyelerin yalnızca TATEF’e
katılması neticesinde rakip organizatörlerin başarılı bir fuar düzenleme olasılıklarını
kısıtlayarak fuar organizatörleri arasındaki rekabetin bozulması etkisini doğurarak
4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ihlal edildiğine ve bu nedenle TİAD'ın aynı
Kanun'un 16'ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması,
- İhlale konu teşkil eden karar ile ilgili olarak, 4054 sayılı Kanun’un 10 uncu
maddesinde yer alan “4 üncü madde kapsamına giren anlaşma, uyumlu eylem ve
kararlar yapıldıkları tarihten itibaren bir ay içinde Kurul’a bildirilir…” ve 1997/6 sayılı
Tebliğ’in 2 nci maddesi hükümleri uyarınca getirilmiş olan bildirim yükümlülüğünün
yerine getirilmediğine ve bu nedenle TİAD'ın aynı Kanun'un 16'ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereğince maktu ceza ile cezalandırılması;
gerektiği tespit edilmiş olup, buna göre;
I.a-) CNR Uluslararası Fuarcılık A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesini
ihlal etmesi nedeniyle, aynı Kanun'un 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca,
soruşturmanın açıldığı tarihten bir önceki yıl olan 1998 yılı gayrisafi gelirinin esas
alınması sonucu, bu yıla ait net gelirinin 5.260.243.854.000TL olduğu göz önünde
bulundurularak, 52.602.438.540.TL.
(elliikimilyaraltıyüzikimilyondörtyüzotuzsekizbinbeşyüzkırk) idari para cezası ile
cezalandırılmasına,
b-) söz konusu teşebbüsün ihlale konu olan sözleşmeler ile ilgili olarak 4054 sayılı
Kanun ve 1997/6 sayılı Tebliğ ile getirilmiş olan bildirim yükümlülüğünü yerine
getirmemekten dolayı; aynı Kanun’un 16/I-c maddesi hükmü gereğince ve 2000/1
sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca, 1998 yılı sözleşmeleri ile 1999 yılı
sözleşmeleri için ayrı ayrı 608.400.000.-TL. olmak üzere toplam 1.216.800.000.-TL
(birmilyarikiyüzonaltımilyonsekizyüzbin) para cezası ile cezalandırılmasına,
c-) yine 4054 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi üçüncü fıkrası uyarınca, yukarıda
belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemekten dolayı, CNR Uluslararası
Fuarcılık A.Ş.'nin yönetim kurulunda 1998 ve 1999 yıllarında görev alan Yönetim
Kurulu Başkanı Zeliha Ceyda EREM ile üyeler Şengün KAPLANOĞLU, Vural
BEYAZIT, Ercan ARIKLI ve Muhtar KENT'e 1998 ve 1999 yıllarındaki
sorumluluklarından dolayı ayrı ayrı takdiren, 50'şer Milyon TL. olmak üzere her birine
toplam 100'er Milyon TL. (yüzmilyon) para cezası uygulanmasına,
II.a-) Takım Tezgahları İş Adamları Dayanışma Derneği’nin, Kanun’un 16 ncı
maddesinin ikinci fıkrası gereğince ve aynı maddenin dördüncü fıkrası hükümleri ile
1998 yılı gelirinin 31.951.402.311TL olduğu, Dernek olarak gelirlerinin sınırlı olduğu
göz önüne alınarak, 2000/1 sayılı Tebliğ uyarınca asgari para cezası olan
2.433.600.000.-TL. (ikimilyardörtyüzotuzüçmilyonaltıyüzbin) idari para cezası ile
cezalandırılmasına,
28 REKABET KURUMU
b-) ihlale yol açan teşebbüs birliği kararı ve buna dayanarak üyelerle yapılan
07.04.1999 tarihli sözleşme ile ilgili olarak, 4054 sayılı Kanun’un 10 uncu ve 1997/6
sayılı Tebliğ’in 2 nci maddesi ile öngörülmüş olan bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemiş olması nedeniyle, aynı Kanun’un 16/I-c maddesi hükmü gereğince ve
2000/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca, 608.400.000.-TL
(altıyüzsekizmilyondörtyüzbin) para cezası uygulanmasına,
c-) yine 4054 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi üçüncü fıkrası uyarınca, yukarıda
belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemekten dolayı Takım Tezgahları İş
Adamları Dayanışma Derneği'nin yönetim kurulunda 1999 yılında görev alan
Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet ÖZSANDIKÇI, Başkan Yardımcısı H.Bülent
YILMAZER, Sayman Özcan SANCAK, Sekreter Üye Cüneyt OKÇU ve üyeler Haluk
SARI, İbrahim C. AKYÜZ ile Erol HASİD'e, herbirine takdiren 50'şer Milyon TL.
(ellimilyon) olmak üzere, para cezası uygulanmasına;
III-) 4054 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince;
- CNR'ye sınırlamanın gereğinden fazla yapılmaması, kuralların objektif kriterler
şeklinde belirlenmesi, yasaklama periyodunun, katılımcıların diğer fuarlara
katılmakta serbest oldukları açık periyottan daha uzun olmamak koşuluyla her fuarın
özelliğine göre belirlenecek makul bir süre olması ve bireysel muafiyet için
başvurulması koşuluyla bu şekilde sınırlamalar içeren fuar katılım anlaşmalarının
düzenlenebileceğinin bildirilmesine ve
- TİAD'a, üyelerine belirli bir fuara katılmak yönünde tavsiyede bulunabileceğinin,
üyelerle bağlayıcı sözleşmeler yapamayacağının, esas olanın teşebbüslerin kendi
kararlarını kendilerinin vermeleri olduğunun ve kararda belirtilen hükümlere uyularak
ihlalden kaçınılması gerektiğinin bildirilmesine;
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy