1 REKABET KURUMU
BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 05.01.2006 TARIH VE 06-02/49-10
NOLU KARARINA INTERNET SAYFAMIZDAKI
KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN ERİŞEBİLİRSİNİZ.
2 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D1/1/Ç.D.-98/5
Karar Sayısı : 00-42/453-247
Karar Tarihi : 02.11.2000
Dosya Konusu : Boztekin Otomotiv ve Tekstil S Tic.A.Ş., Acar Kaporta ve
Plastik San. ve Tic. A.Ş. ve Kısmet Otomotiv Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin MAİS
Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. ile Oyak Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş.’yi
Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddelerini ihlal ettiklerine ilişkin şikayeti, MAİS
hakkında resen açılan soruşturma ve MAİS’in yetkili satıcılık ve yetkili atelyelik
sözleşmelerine ilişkin 05.05.1998 tarihli menfi tespit başvurusunun
değerlendirilmesi.
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU.
Üyeler : Dr. Kemal EROL, Mehmet Zeki UZUN, Sadık KUTLU, İsmet CANTÜRK,
Nejdet KARACEHENNEM, Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY,
Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER.
B- SORUŞTURMA HEYETİ
Soruşturma Heyeti Başkanı: Dr. Kemal EROL
Raportörler: Ali ILICAK, Serpil ÇINAROĞLU, M. Haluk ARI
C- ŞİKAYETÇİLER
Boztekin Otomotiv ve Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Vakıf Mahallesi Vezir Sokak No: 11 16375 Yıldırım/BURSA
Acar Kaporta ve Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Çalı Sanayi Bölgesi Bursa Caddesi No: 92 BURSA
Kısmet Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Ankara Asfaltı 9. Km. Opet Karşısı No: 803/B BURSA
Vekilleri:
Av. Prof. Dr. Yılmaz ASLAN
Çıkıntı Sok. Altıparmak Sitesi C Blok D.21 Altıparmak-BURSA
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN TARAF
Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış Anonim Şirketi
Büyükdere Caddesi No: 175 İSTANBUL
Vekili:
Av. Doç. Dr. Nurkut İNAN
Cinnah Cad. 31/B/1 06680 Çankaya-ANKARA
E- İDDİALARIN ÖZETİ
Şikayetçiler Boztekin Otomotiv ve Tekstil S Tic.A.Ş.1, Acar Kaporta ve
Plastik San. ve Tic. A.Ş.2 ve Kısmet Otomotiv Sanayi ve Tic. A.Ş.3 Bursa’da kurulu,
1 Kararın bundan sonraki bölümlerinde kısaca “BOZTEKİN” olarak anılacaktır.
2 Kararın bundan sonraki bölümlerinde kısaca “ACAR” olarak anılacaktır.
3 Kararın bundan sonraki bölümlerinde kısaca “KISMET” olarak anılacaktır.
3 REKABET KURUMU
çeşitli otomobil markaları için yedek kaporta parçaları üretiminde bulunan
teşebbüslerdir. Şikayetçi teşebbüsler tarafından müşterek olarak verilen ve MAİS
Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.4 ile Oyak Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş.’nin5
Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddelerini ihlal ettiklerine ilişkin şikayet dilekçesinde
özetle;
MAİS ve OYAK RENAULT'nun, kendi adlarına tescilli parçalarla iltibas teşkil
edecek şekilde kaporta parçaları ürettikleri iddiasıyla BOZTEKİN ve ACAR aleyhine
çeşitli adliye mahkemelerinde haksız rekabet davaları açtıkları, bunlardan İstanbul
3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde BOZTEKİN aleyhine açılan davada, haksız rekabet
eyleminin oluştuğuna karar verilerek üretimin durdurulmasına, kalıplara el
konulmasına hükmedildiği, Yargıtay’ın onaması sonucunda kesinleşen karar için icra
işlemlerinin yapıldığı, diğer davanın sürdüğü, söz konusu davaların sadece imalatçı
işletmelere karşı değil, İstanbul’da bulunan bağımsız yedek parça satıcılarına karşı
da açıldığı ifade edilmekte ve bu davalar dışında, yedek parça satıcılarına da baskı
yapıldığı ve Renault orjinal yedek parçaları satın almak isteyen bağımsız yedek
parça satıcılarına başka marka yedek parçaları satmamaları koşulu ile mal verildiği,
aksi halde Renault orjinal parçalarının kendilerine satılmayacağının söylendiği,
bunlardan ayrı olarak MAİS ve OYAK RENAULT’nun, Renault markalı otomobillerde
kullanılan yedek parçalar pazarı ve kullanılmamış otomobil satış pazarında rekabeti
engellemeye yönelik davranışlar içerisinde bulunduğu ileri sürülerek, sonuçta;
- OYAK RENAULT-MAİS’in yedek kaporta parçaları üreten işletmelere uyguladığı ve
Kanun’un 6 ncı maddesine giren eylemlerinin yasaklanması ve Kanun’un 16 ncı
maddesinin ikinci fıkrasına göre para cezası verilmesi, bu işletmelerin üretim ve
satışlarını durdurmak için yaptığı işlemlerden vazgeçmesi için Kanun’un 17 nci
maddesi a bendine göre süreli para cezası verilmesi,
- OYAK RENAULT-MAİS'in, Renault, Renault 12, R9, R12 gibi kelime ve işaretlerin
ürünlerin üretici firması hakkında yanıltıcı olmamak ve üretici firmaların kendi
markaları ile birlikte ve sadece bu parçaların hangi markanın hangi tipine uyduğunu
belirtme amacı ile kullanılmasına engel olmamasının emredilmesi,
- OYAK RENAULT-MAİS’in yedek parça satıcılarına karşı yapmış olduğu Kanun’un
6 ncı maddesini ihlal eden eylemlerinin yasaklanması, orjinal parça satarken ek
yükümlülük yüklemesinin ve rakip ürünleri almamaları şartının ileri sürmesinin
yasaklanması ve 6 ncı maddeyi ihlal eden bu eylemleri nedeniyle 16 ncı maddenin
ikinci fıkrasına göre para cezası verilmesi,
- OYAK RENAULT-MAİS'in bağımsız bakım ve onarım atelyelerine karşı yaptığı 6 ncı
maddeyi ihlal eden eylemlerinin yasaklanması ve bunların kendi işletme adları ile
birlikte ve sadece kendi uzmanlık alanlarını gösterme gayesiyle ve yetkili servis
izlenimi yaratmamak üzere Renault, Renault 12, R9, R12 gibi kelime ve işaretleri
kullanmalarını engellememesinin emredilmesi,
- OYAK RENAULT-MAİS'in yetkili satıcılarla ve yetkili atelyelerle yapmış olduğu
sözleşmeler Kanun’un 4 üncü maddesine aykırı olduğundan ihlale son verilmesi ve
16 ncı maddenin ikinci fıkrasına göre para cezası verilmesi,
4 Kararın bundan sonraki bölümlerinde kısaca “MAİS” olarak anılacaktır.
5 Kararın bundan sonraki bölümlerinde kısaca “OYAK RENAULT” olarak anılacaktır.
4 REKABET KURUMU
- Kanun’un ihlal edilmesinden önceki durumu koruyucu olmak kaydıyla, OYAK
RENAULT-MAİS’in, BOZTEKİN ve ACAR işletmelerinin üretim ve satışlarını
durdurmak üzere yapmış olduğu işlemlerden vazgeçmesi için belirli bir süre verilerek
bu süre içinde vazgeçmezse sürenin sona ermesinden itibaren Kanun’un 17 nci
maddesi a bendine göre süreli para cezası verilmesi
talep edilmiştir.
Her ne kadar önaraştırma yukarıda değinilen dilekçe üzerine başlatılmışsa da
anılan teşebbüslerin ileri sürdükleri iddialardan bazılarında doğrudan menfaatleri
olduğu görülerek, yalnızca bu iddialarla ilgili olarak şikayetçi sıfatını
kazanabilecekleri kabul edilmiş ve bu nedenle soruşturma safhası, şikayet üzerine
yapılan inceleme ve resen yapılan inceleme olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Buna göre
dilekçede değinilen “hakim durumu kötüye kullanarak rakipleri piyasadan silme” ve
“bağımsız yedek parçacılara baskı uygulayarak şikayetçilerin ürünlerini almalarını
engelleme” yönündeki iddialar şikayet üzerine yapılan inceleme olarak ele alınmıştır.
Şikayet dilekçesinde yer alan, rakip teşebbüslerden temin edilen yedek
parçaların yetkili satıcılara kullandırılmaması ve yetkili satıcılık ile yetkili atelyelik
sözleşmelerinde bulunan rekabet kurallarına aykırı nitelikteki hükümlere ilişkin
iddialar ise ihbar kabul edilerek resen incelenmiştir. Önaraştırma ve soruşturma
aşamalarında yapılan yerinde incelemelerde tespit edilen;
- otomobil ve yedek parça satışında yetkili satıcıların uygulayacakları yeniden satış
fiyatının MAİS tarafından belirlenmesi,
- yetkili satıcıların eşdeğer kalitedeki rakip yedek parçaları kullanımının
engellenmesi ve,
- Özel Satışlar Birimi Yönetmeliği ile filo satışlarında yetkili satıcıların pazarlarının
kısıtlanması ve yapacakları indirim oranlarının belirlenmesi
hususları da resen incelemeye alınmıştır.
F- DOSYA EVRELERİ
- Şikayet dilekçesinin Rekabet Kurumu'na intikali üzerine, Rekabet Kurulu'nun
07.05.1998 tarihli toplantısında 4054 sayılı Kanun'un 40/1 inci maddesi uyarınca
konuya ilişkin olarak önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
- Önaraştırma sonucunda Kurum raportörlerince düzenlenen 23.02.1999 tarih ve
D1/2/ÜG-99/1 sayılı Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulu’nun 25.02.1999 tarihli
toplantısında görüşülmüş ve şikayet edilen teşebbüslerden Renault marka otomobil
ve yedek parçalarının pazarlanması ve satışı ile ilgili faaliyetlerde bulunan MAİS
hakkında soruşturma açılmış, bu ürünlerin sadece üretimi ve ithalatıyla uğraşan
OYAK RENAULT soruşturma kapsamı dışında bırakılmıştır. MAİS’de yapılan yerinde
incelemede elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde şikayet konusu iddialardan
başka bulgulara da rastlandığından söz konusu teşebbüs hakkında ayrıca diğer
bazı iddialar da resen soruşturma kapsamına alınmıştır.
- Rekabet Kurulu’nun “daha önceden inceleme, önaraştırma ve soruşturmaları
devam eden teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin muafiyet ve/ veya menfi tespit
taleplerinin, yürüyen mevcut dosyaları ile birleştirilerek değerlendirilmesine” ilişkin
72/559 sayı ve 02.07.1998 tarihli kararı göz önünde bulundurularak, MAİS Motorlu
5 REKABET KURUMU
Araçlar İmal ve Satış A.Ş. tarafından 05.05.1998 tarih ve 1162 sayılı dilekçe ile
Yetkili Satıcılık Sözleşmesi, 05.05.1998 tarih ve 1161 sayılı dilekçe ile de Yetkili
Atelye Sözleşmesi için yapılan menfi tespit başvuruları teşebbüs hakkında yürütülen
bu soruşturma dosyasında değerlendirilmiştir
- 10.03.1999 tarihinde, Kanun'un 43/2 nci maddesi uyarınca MAİS’e soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı savunmasını
göndermesi istenmiştir.
- 09.04.1999 tarihli MAİS’in talebi üzerine savunma hakkının en geniş biçimde
kullanılabilmesi için, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi ihtiva eden
bildirim 12.04.1999 tarihinde tekrar gönderilmiştir.
- Hakkında soruşturma açılan teşebbüsün ilk yazılı savunması yasal süre içerisinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
- Rekabet Kurulu'nun 24.08.1999 tarihli toplantısında Kanun'un 43 üncü maddesi
hükmü uyarınca soruşturmanın süresi altı (6) ay uzatılmıştır.
- Soruşturma Heyeti'nce tamamlanan 24.02.2000 tarih ve A.I./00-2 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1 inci maddesi uyarınca Başkanlıkça tüm Kurul
üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince
taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenilmiştir.
- Soruşturma Raporu'nun tebliğini takiben, MAİS, savunma süresinin Kanun'un
45 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 30 gün uzatılmasını talep etmiştir. Bu talep
Kurul tarafından kabul edilmiş, hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsün ikinci
savunma yazısı da yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
- Şikayetçi vekilinin 31.03.2000 tarihli yazı ile soruşturmaya aktif olarak katılabilmek
ve delil sunabilmek için dosyayı inceleme talebi, Kurul'un 09.05.2000 tarihli
toplantısında görüşülmüş ve gizlilik derecesi olan bilgi ve belgelerin çıkartılması
suretiyle şikayetçi vekilinin dosyayı inceleme talebi kabul edilmiştir.
- 10.05.2000 tarihli yazı ile şikayetçiye 30 gün süre verilerek bu süre içerisinde
Kurum'a gelerek gizlilik derecesi olan bilgi ve belgelerin çıkarılması suretiyle dosyayı
incelemesi ve görüşünü sunması gerektiği bildirilmiştir. Şikayetçiler vekili Av. Yılmaz
Aslan 27.05.2000 günü Kurum binasında dosyanın tümünü incelemiş, istediği
belgelerin fotokopisi kendisine verilmiştir.
- Soruşturma Heyeti'nin hazırladığı "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un 45/2 nci maddesi
uyarınca, 29.06.2000 tarihinde tüm Kurul üyeleri ve taraflara tebliğ edilmiştir.
- Ek Görüş'ün tebliğini takiben hakkında soruşturma yürütülen teşebbüs savunma
süresinin Kanun'un 45 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 30 gün uzatılmasını
talep etmiştir. MAİS’in bu talebi Kurul tarafından kabul edilmiştir.
- MAİS'in ve şikayetçilerin Ek Yazılı Görüş'e karşı cevapları yasal süresi içinde
Rekabet Kurumu'na intikal etmiştir.
- Rekabet Kurulu'nun 05.09.2000 tarih ve 00-33 sayılı toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 23.10.2000 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı 23.10.2000 günü
şikayetçilerden BOZTEKİN, ACAR ve KISMET temsilcisi Av. Prof. Dr. Yılmaz ASLAN
6 REKABET KURUMU
ve Bora BOZTEKİN ile MAİS temsilcileri Av. Doç. Dr. Nurkut İNAN, Av. Ayhan
ÖZSARAÇOĞLU ve Av. Haluk ERUYGUR'un katılımları ile yapılmıştır.
- Rekabet Kurulu’nun 02.11.2000 günlü toplantısında verilen 00-42/453-247 sayılı
nihai karar, 06.11.2000 tarihli tefhim toplantısında MAİS temsilcileri
Av. Doç.Dr. Nurkut İNAN, Av. Ayhan ÖZSARAÇOĞLU ve Av. Haluk ERUYGUR
huzurunda okunarak tefhim edilmiştir.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
Şikayetçilerin iddiaları ile ilgili olarak:
- MAİS’in haksız rekabete neden olduğunu düşündüğü bir takım eylemleri hukuksal
yollarla sona erdirmeye çalışmasının ve açılan dava sonucunda mahkemenin
şikayetçinin haksız rekabette bulunduğunu tespit etmesi ve Yargıtay’ın bu kararı
onaması sonucunda söz konusu teşebbüsün üretiminin durdurulması ve ürünlerini
satan bazı yedek parça satıcılarının da hukuki yaptırımlara maruz kalmalarının,
MAİS’in ya da soruşturma kapsamına alınmayan OYAK RENAULT’nun hakim
durumlarını kötüye kullanmaları olarak değerlendirilemeyeceği,
- Kanun ile düzenlenen bir hakkın yargı kararı ve kamu gücü ile korunmasının
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesi ile
yasaklanmadığı, bu nedenle şikayetçilerin mahkeme kararına dayanılarak yapılan
işlemlerin durdurulmasına dair istemlerinin 4054 sayılı Kanun kapsamında
değerlendirilemeyeceği,
- ATAD’ın ilgili kararlarında da belirtildiği gibi bu eylemlerin hakim durumu kötüye
kullanma örneği olarak kabul edilemeyeceği,
- şikayetçilerin ürünlerinin bağımsız yedek parça satıcıları tarafından alınmasının
MAİS tarafından zorlaştırıldığı, Renault orijinal yedek parçaları satın almak isteyen
bağımsız yedek parça satıcılarına başka marka yedek parçaları satmamaları koşulu
ile mal verildiği, aksi halde Renault orijinal parçalarının kendilerine satılmayacağının
söylendiği iddialarının tespit edilemediği
gerekçeleriyle şikayetin reddi gerektiği düşünülmüştür.
Bununla birlikte Raportörler MAİS’in aşağıda sıralanan davranışlarının
Kanun’u ihlal ettiği sonucuna varmışlardır:
- Onarımda kullanılan yedek parça piyasasında yeniden satış fiyatının tespit
edilmesi,
- Filo satışlarında yetkili satıcıların yapacağı indirim oranının belirlenmesi suretiyle
yeni otomobil pazarında yeniden satış fiyatının belirlenmesi,
- Filo satışlarında yetkili satıcıların kamu kuruluşlarına teklif vermelerinin
engellenmesi suretiyle yetkili satıcıların pazarlarının kısıtlanması,
- Filo satışlarında müşterilerin hangi yetkili satıcıdan mal alabileceklerinin MAİS
tarafından belirlenmesi sonucunda yetkili satıcıların pazarlarının kısıtlanması,
- Yetkili satıcılar tarafından eşdeğer kalitede olsa dahi rakip yedek parçaların
kullanılmasının kısıtlanması amacının güdülmesi,
7 REKABET KURUMU
- Yetkili satıcıların servislerinde veya yetkili atelyelerde onarım amacıyla
kullanılmayıp, müşterilere ambalajıyla satılan yedek parçaların fiyatlarının belirlenme
amacının taşınması.
MAİS’in “Yetkili Satıcılık Sözleşmesi” ve “Yetkili Atelye Sözleşmesi” için
yaptığı menfi tespit başvurularının incelenmesi sonucunda ise:
- Anlaşmaların taraflardan birinin diğerine bir malı belirlenen bir bölgede münhasıran
dağıtma hakkı veren nitelikte bir anlaşma olması nedeniyle Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesini ihlal ettiklerinden menfi tespit belgesi
verilmesinin mümkün olmadığı,
- Yetkili satıcılık sözleşmesinin 35 nci maddesi uyarınca sözleşmenin ayrılmaz bir
parçası olan dış genelge ve talimatlar yoluyla yeniden satış fiyatının tespit
edilmesinin 1998/3 sayılı Tebliğ’in, Grup Muafiyeti Kapsamı Dışında Kalan Koşul ve
Yükümlülükler başlıklı 7 nci maddesinin “üretici, sağlayıcı veya dağıtım sistemi
içindeki diğer teşebbüslerin, anlaşma konusu malların yeniden satışında, satıcının
fiyat belirleme ve indirim konusundaki serbestliğini doğrudan ya da dolaylı olarak
kısıtlaması” şeklindeki 1-e fıkrasına benzerlik göstermesi,
- Özel Satışlar Birimi Yönetmeliği’nin kamu kurum ve kuruluşlarına yetkili satıcılar
tarafından satış yapılmasının yasaklanması ve aynı müşteriye birden fazla yetkili
satıcının talip olması durumunda satışı kimin yapacağının MAİS tarafından
belirlenmesine dair hükümlerinin, 1998/3 sayılı Tebliğ’in Grup Muafiyeti Kapsamı
Dışında Kalan Koşul ve Yükümlülükler başlıklı 7 nci maddesinin “üretici, sağlayıcı
veya dağıtım sistemi içindeki diğer bir teşebbüsün, tüketicilerin, yetkili aracıların
veya satıcıların anlaşma konusu malları veya bu mallar için servislerini sistem
içindeki diledikleri bir teşebbüsten elde etme serbestliğini… sınırlandırması”
şeklindeki 1-f fıkrasına benzerlik göstermesi,
- sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Özel Satışlar Birimi Yönetmeliği’nin
1998/3 sayılı Tebliğ ile açıkça muaf tutulmamış rekabet sınırlamaları içermesi, bu
nedenle 1998/3 sayılı Tebliğ’in 7 nci maddesinin “tarafların, bu Tebliğ kapsamına
giren mal ve hizmetlerle ilgili olarak bu Tebliğ ile açıkça muaf tutulmamış rekabet
kısıtlamaları öngörmeleri” şeklindeki 1-c fıkrasına benzerlik göstermesi nedenleriyle
1998/3 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanamayacağı,
- bireysel muafiyet başvurusuna ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda da
Kanun’un 5 inci maddesinde sıralanan hiçbir koşulu yerine getirmemesi nedeniyle
sözleşmenin bu haliyle Kanun’un 4 üncü maddesinden bireysel olarak muaf
tutulmasının mümkün olmadığı,
- MAİS’in yetkili atelyelik sözleşmelerinin de aynı biçimde, taraflardan birinin diğerine
bir hizmeti belirlenen bir bölgede münhasıran yürütme hakkı veren nitelikte bir
anlaşma olması nedeniyle menfi tespit belgesi verilmesinin mümkün olmadığı,
anlaşmanın yalnızca servise ilişkin olması nedeniyle herhangi bir grup muafiyeti
tebliğinden yararlanamadığı, anlaşmanın eki olan dış genelge ve talimatların açık
rekabet ihlalleri içermesi nedeniyle bireysel muafiyet verilmesinin de bu haliyle
mümkün gözükmediği tespit edilmiştir.
8 REKABET KURUMU
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İLGİLİ PAZAR
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Şikayet konusuna ilişkin ve resen yapılan soruşturmaya ilişkin olmak üzere iki
ayrı ilgili ürün pazarı belirlenmiştir.
1. Soruşturmanın şikayet üzerine yapılan bölümüne ilişkin olan ilgili ürün pazarları,
“Renault 12 model araçlarda yedek parça olarak kullanılan kaporta parçaları pazarı”
ve “Renault 9 model araçlarda yedek parça olarak kullanılan kaporta parçaları
pazarı”dır.
Farklı marka araçların parçaları birbirlerine uymadığı gibi, aynı markalı
araçların değişik modellerinin parçaları da diğerlerinin yerine kullanılamamaktadır.
Bu nedenle örneğin, Renault 12 model araçlarda Renault 9 model otomobil için
üretilmiş kaporta parçasını kullanmak mümkün değildir. Esasen Renault 12 model bir
aracın hiçbir parçasının diğerinin yerine kullanılması da mümkün gözükmemektedir.
Bu nedenle her bir model otomobilin ayrı ayrı her bir parçasının farklı bir ilgili ürün
pazarı oluşturduğu söylenebilir. Şikayet Renault 9 ve Renault 12 model otomobilin
kaporta parçalarına ilişkin olduğu için yalnızca bu tip parçalar ilgili ürün pazarı olarak
alınmıştır. Bu pazarda faaliyet gösteren firmaların kaporta ile birlikte kaportayla ilgili
parçaların tamamını satmaları ya da üretmeleri, bu pazarı daha alt pazarlara bölmeyi
de gereksiz kılmıştır.
2. Soruşturmanın resen yapılan bölümü için ise “yeni otomobil pazarı”, “Renault
marka araçların onarımı pazarı” ve “Renault marka otomobillerde kullanılan yedek
parça pazarı” ilgili ürün pazarları olarak belirlenmiştir.
Otomobiller, karayollarında kullanılan diğer araçlar olan çekici, kamyon,
kamyonet, otobüs, minibüs, midibüs, motorsiklet, triportör ve traktörlerden kullanım
amaçları bakımından ayrılmaktadır. Yeni otomobiller ise üreticiye bağlı bir ağ
tarafından dağıtılarak tüketiciye sunulmakta olup, tüketici tercihleri ve fiyat da
gözönünde bulundurulduğunda kullanılmış otomobil pazarından farklı bir pazar
oluşturmaktadır.
Renault marka otomobiller, diğer marka otomobiller ile “yeni otomobil
piyasasında” etkin olduğu söylenebilecek bir rekabetle yüzyüzedir. Pazarın ithalata
açık olması ve oyuncuların küresel düzeyde faaliyet göstermesi bu rekabet ortamını
yaratmakta ve potansiyel rekabetin varlığından söz etmeyi de mümkün kılmaktadır.
İlgili ürünün Renault marka otomobiller olarak alındığı varsayıldığında, bu
otomobillerin fiyatında meydana gelecek geçici olmayan, varsayımsal ve küçük bir
fiyat artışı sonucunda müşterilerin diğer markaların aynı segmentlerdeki ürünlerine
kaymaları kaçınılmazdır. Tüketicilerin belirtilen nitelikteki bir fiyat artışına marka
değiştirerek karşılık vermeleri ilgili ürün pazarının doğru olarak seçilmediği sonucunu
verir. Bu tepki, ilgili ürün olarak alınan ürünü ikame edebilecek başka ürünlerin
olduğunu, bu nedenle ilgili ürün tanımının genişletilmesi gerektiğini göstermektedir.
İlgili ürün otomobil olarak alındığında ise meydana gelecek geçici olmayan,
varsayımsal ve küçük bir fiyat artışı tüketicilerin otomobil yerine kamyon ya da
9 REKABET KURUMU
motorsiklet almalarına neden olmayacağı için, otomobil pazarının, örneğin “otomotiv
pazarı” olarak daha da genişletilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle ilgili ürün “yeni otomobil” olarak alınmıştır. Soruşturma
raporunda teşebbüsün yeni otomobiller pazarında hakim durumda olduğuna ve bu
durumunu kötüye kullandığına dair bir iddiada bulunulmayacağı için pazarı daha alt
segmentlere ayırarak inceleme imkanı bulunmakla birlikte pazarı daha ayrıntılı bir
biçimde tanımlamaya gerek duyulmamıştır.
Renault marka araçların onarımı hizmeti ağırlıklı olarak MAİS’in şubeleri,
yetkili satıcılarının servis ve bakım istasyonları ve yetkili atelyeler ağı tarafından
verilmektedir. Renault Safrane, Laguna ve Megane serisi gibi cotech tabir edilen ve
yalnızca MAİS’in yetkili servisleri tarafından sağlanan özel bakım ve servis
gerektiren araçların yüksek gelir grubundaki müşterilerinin ve özel avantajlar
sunulan filo müşterilerinin sadece MAİS’in servis şebekesinden yararlandığı ve diğer
model Renault sahiplerinin de genellikle yetkili servislere rağbet ettiği düşünülürse
MAİS’in bu pazarda önemli bir payı olduğu sonucuna varılabilir.
Yedek parça açısından ise yukarıda değinildiği gibi MAİS tarafından satılan
her bir model otomobil için ayrı yedek parçalar kullanılması ve bu parçaların da
birbirinin yerine kullanılmasının mümkün olmaması dolayısıyla her bir modelin her bir
parçası için farklı ilgili ürün pazarı tanımlamak mümkündür. Ancak bu konudaki
iddianın, MAİS'in yedek parçaların yeniden satış fiyatını ve indirim oranlarını tespit
etmesi ve yetkili satıcıların aynı kalitede yedek parça kullanımını engellemesi olması
nedeniyle daha dar bir ilgili ürün pazarı tanımlamaya gerek duyulmaksızın ilgili pazar
Renault markalı otomobillerde kullanılan yedek parçalar pazarı olarak
tanımlanmıştır.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
MAİS’in, satış ağı vasıtasıyla tüm Türkiye’de faaliyet göstermesi,
soruşturmaya konu olan eylemlerin bütün dağıtım ağını ilgilendirmesi nedenleriyle
ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak alınmıştır.
H.2. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN TEŞEBBÜS
Hakkında soruşturma yapılan MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş., OYAK
RENAULT’nun ürettiği otomobil ve yedek parçalarla başka fabrikaların yedek
parçalarının pazarlama ve dağıtım faaliyetlerini yürütmektedir. 1997 yılı cirosu
139.392.483.000.000 TL. olarak gerçekleşen şirketin aynı yıla ait dönem karı ise
7.369.868.000 TL. dir. 1998 yılının ilk 11 ayında 22.567 milyar TL.’lik yedek parça
satışı gerçekleştirilmiştir. Firma 1997 yılında 89.717 otomobil satışı gerçekleştirmiş
ve bu pazarda %26,2 oranında bir paya sahip olmuştur.
Firma 1997 yılında satışını gerçekleştirdiği yedek parçaların %48’ini OYAK
RENAULT’dan, %48’ini Fransa’da kurulu ana şirketi Renault S.A.’dan, %4'ünü ise
yan sanayi kuruluşlarından temin etmektedir. Yine 1997 yılında gerçekleşen yedek
parça satışlarının % 35.3’ü R9, %19.2’ si R12, %13.1’i R19, %12.1’i R21, %4’ü R11,
geri kalanı da diğer modellerden otomobiller için kullanılan parçalardan oluşmuştur.
MAİS’in 1998 yılında yurt çapında 181 adet yetkili satıcısı ve 6 adet şubesi
bulunmaktadır.
10 REKABET KURUMU
H.3. ELDE EDİLEN BULGULAR
H.3.1. Şikayet Üzerine Yapılan İnceleme
H.3.1.1. Şikayetçilere Açılan Haksız Rekabet Davaları
MAİS ve OYAK-RENAULT, şikayetçilerden BOZTEKİN aleyhine Bursa
1. Asliye Ticaret Mahkemesi, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 3.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nde haksız rekabet davaları açmış, aynı nitelikte bir dava
da ACAR’a karşı açmıştır. Bunlardan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin
şikayetçi BOZTEKİN A.Ş.’nin davalı taraf olduğu 1995/ 1561 Esas No., 1996/ 1297
Karar No. ve 27.12.1996 tarihli Kararı’nda:
“Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle, davacı adına
tescilli otomobil modellerine ait yedek parçalarının izinsiz olarak üretilip satışa
sunulduğu, davalılardan Boztekin Kaporta Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin üretim ve
yedek parçalarını izinsiz olarak üretip piyasaya sürmek suretiyle haksız rekabet
eylemini oluşturdukları mütalasında olduklarını bildirmiş oldukları görülmüştür.
Dosyaya ibraz edilen tüm belgelerin mahkememizce bilirkişi raporu
kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu bilirkişilerin vermiş oldukları
sonucun isabetsiz olmadığı, davalı taraf eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği
müşahade edilmiş olmakla rapor doğrultusunda davanın kabulü yoluna gidilerek
aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
…
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1. …
2. Davalıların davacılara ait tescilli otomobil yedek parçalarını üretip satmak
suretiyle haksız rekabet eylemini oluşturduklarının tespitine, üretime ait kalıplara el
konulmasına, üretimin durdurulmasına, üretilen malların toplatılması ve imhasına,
makina ve malzemelerle ilgili talebin reddine,
…
oybirliğiyle verilen karar açıklanıp anlatıldı.”
denilmektedir.
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen bu hüküm davalı BOZTEKİN
A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Onbirinci Hukuk Dairesi, davalı tarafın
temyiz itirazlarını reddederek hükmü 25.06.1997 tarih ve 1997/4904 no'lu kararı ile
onamıştır. Böylece hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
H.3.1.2. Bağımsız Satıcılara Yönelik Baskılar
Şikayetçilerin ürünlerinin bağımsız yedek parça satıcıları tarafından
alınmasının MAİS tarafından zorlaştırıldığı, Renault orijinal yedek parçaları satın
almak isteyen bağımsız yedek parça satıcılarına başka marka yedek parçaları
satmamaları koşulu ile mal verildiği, aksi halde Renault orijinal parçalarının
kendilerine satılmayacağının söylendiği iddia edilmiş ise de çeşitli kentlerde
satıcılarla yapılan görüşmeler sonucunda, bağımsız yedek parça satan birçok
teşebbüste, hem Renault marka orjinal yedek parçaların hem de şikayetçilerin ya da
üçüncü kişilerin ürettiği yedek parçaların birarada serbestçe satılabildiği tespit
11 REKABET KURUMU
edilmiş, MAİS’in böyle bir baskı yaptığına ilişkin herhangi bir delil tespit edilemediği
gibi şikayetçi tarafından da soruşturmanın hiçbir aşamasında buna ilişkin somut bir
delil gösterilememiştir.
H.3.2. Resen Yapılan İnceleme
H.3.2.1. Yeniden Satış Fiyatının Tespiti
Soruşturma aşamasında yapılan yerinde incelemelerde, MAİS’in tavsiye ettiği
fiyatların bu niteliklerini aşarak, yetkili satıcılarının ve yetkili atelyelerinin tespit
etmesi gereken yeniden satış fiyatı haline geldiği, bayilerin ve atelyelerin
uygulayacakları indirim oranlarının bile MAİS tarafından tespit edildiğini gösteren
belgeler ele geçirilmiş olup bunlar iki başlık halinde sunulmaktadır.
Yetkili Satıcı, Servis ve Bakım İstasyonlarının Onarım Ücretlerinin ve
Onarımda Kullanılan Yedek Parça Fiyatlarının Tespitine İlişkin Deliller
a) Belgeler
1. 16.10.1996 tarihli ve 23.5/6287-VÜ/FY sayılı, Servis Müdürleri Toplantısı hk.
konulu bir yazı MAİS tarafından yetkili satıcılara gönderilmiştir. Genel Müdür
Yardımcısı S… D…’ın ve Servis ve Bakım İstasyonları Müdür Yardımcısı V… Ü…’ün
imzasını taşıyan bu yazı aşağıdaki gibidir:
“Ankara Bölgesinde yetkili satıcı servis müdürleri ile yıl içinde toplantılar
yapılmış ve bazı kararlar alınmıştır. Bu kararlardan bazılarının;
- Onarım ücretlerinde yapılan indirim yüzdelerinin tespit edilmesi ve uyulması,
- Filo sözleşmeleri ile katılınan ihalelerde aynı görüş ve yaklaşımın sağlanması
olduğu malumlarınızdır.
Ancak bazı yetkili satıcı servis ve bakım istasyonlarında bu kararların
uygulanmadığı gözlenmiştir. Bölgede birlik ve beraberliğin gelişmesini sağlayan bu
toplantılarda alınan kararlara uymanızı ve konunun da tarafımızdan takip edildiği
hususunda bilgilerinizi rica ederiz.”
2. Birinci sayfası bulunamadığı için tarihi ve sayısı belli olmayan ancak bir önceki
yazı gibi bir yetkili servisden alınan, Genel Müdür Yardımcısı S… D… ve Servis ve
Bakım İstasyonları Müdürü C… U… imzalı aşağıdaki yazının 1996 yılı Aralık ayına
ait olduğu anlaşılmaktadır:
“…Ancak 18.12.1996 tarihinde yapılan toplantıda Ankara bölgesinde 1997
yılında uygulanmak üzere tüm müşteri ve filolara;
- Onarım ücretlerinde maksimum % 10 iskonto yapılması,
- Onarımda kullanılan yedek parçaya MAİS perakende satış fiyatı üzerinden yine
maksimum % 10 iskonto yapılması,
- Uygulamanın 01.01.1997 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi,
- Bu iskontoların dışına çıkılmaması konularında oybirliği ile karar alındığı tarafımıza
ulaşan taahhütname tutanağında görülmüştür.
Ankara Bölgesinde bu kararlara Ankara Şube ve yetkili atelyelerin uyması
konusunda gerekli bilgilendirme yapılmıştır.
12 REKABET KURUMU
Bu kararların uygulanması sonucunda, bölgede Şube, Yetkili Satıcı Servis ve
Bakım İstasyonları ve Yetkili Atelyeler daha verimli ve daha fazla kar yapan
işletmeler olacaktır.
Toplantıda alınan kararların uygulanması konusunda gösterilecek
hassasiyetin sizler tarafından olduğu gibi, tarafımızca da takip edileceği hususunda
bilgilerinizi rica ederiz.”
3. Yukarıdaki yazının eki olarak aşağıdaki taahhütname de Ankara bölgesinde
faaliyet gösteren yetkili satıcılara gönderilmiştir:
“ONARIM ÜCRET VE ONARIMDA KULLANILAN
YEDEK PARÇA İSKONTO TAAHHÜTNAMESİ
1) Ankara bölgesinde bulunan Renault Mais yetkili satıcı, servis ve bakım
istasyonlarında Renault Mais A.Ş.’nin belirlediği geçerli olan işçilik ücretlerinden
maksimum %10 iskonto yapabileceği,
2) Ankara bölgesinde bulunan Renault Mais yetkili satıcı, servis ve bakım
istasyonlarında onarım sırasında kullanılan yedek parçadan geçerli olan KDV’siz
perakende satış tutarı üzerinden maksimum % 10 yedek parça iskontosu
yapabileceği,
3) Yukarıda belirlenmiş olan indirim tutarları filolar dahil tüm perakande müşterilere
uygulanabileceği,
4) Yukarıda iskonto oranları 01.01.1997 tarihinden itibaren tüm Ankara ili içinde
bulunan Renault Mais yetkili satıcı, servis ve bakım istasyonlarında uygulanmaya
başlanacağı,
5) Renault Mais yetkili satıcı, servis ve bakım istasyonlarında 01.01.1997 tarihinden
itibaren yapılacak filo anlaşmalarında belirlenmiş iskonto oranları üzerinde kesinlikle
sözleşme imzalanmayacağı,
6) Renault Mais A.Ş. Ankara bölgesi yetkili satıcı, servis ve bakım istasyonlarında
yukarıda belirlenmiş olan iskontoların üzerinde devam eden filo sözleşmeleri
01.01.1997 tarihinden itibaren sona erecek ve belirlenmiş olan iskontolar
çerçevesinde yeniden sözleşme yapılacağı,
7) Bu konuda kontroller yetkili satıcılarımız tarafından ve bölge satış sonrası
koordinatörleri tarafından yapılacağı
Konularını şirketimiz adına taahhüt etmekteyiz.”
Yukarıdaki taahhütname 20.12.1996 tarinde Ankara bölgesinde faaliyet
gösteren 21 adet yetkili satıcı firmanın servis müdürleri ve yetkili satıcıları tarafından
ayrı ayrı imzalanmıştır.
4. 29.07.1997 tarih ve 23.5 /164 sayılı Genel Müdür O… B… ve Genel Müdür
Yardımcısı S… D… imzalı duyuruda aşağıdaki hususlar MAİS’in şebekesine6
duyurulmuştur:
6 MAİS belgelerinde şube, yetkili satıcı ve yetkili atelyelerden oluşan ağın bu biçimde adlandırıldığı
görülmektedir.
13 REKABET KURUMU
“Günümüz ticari koşulları ve markalar arası yoğun rekabet ortamı içinde yetkili
satıcılarımız satış sonrası hizmetlerinin verimli ve karlı olabilmesi için alınması
gerekli önlemler 26.01.1997 tarih ve 368 Servis Sirkülerimizde duyurulmuş;
rekabet için özellikle işçilik tutarından ve yedek parça fiyatlarından iskonto
konusunun sürekli ve tek unsur olarak kullanılmaması istenmiştir. Ayrıca bu temel
hususlar yapılan tüm toplantılarda Yetkili Satıcılarımıza defalarca duyurulmuş olup;
Yetkili Satıcı Konseyi toplantılarında onarım ücretlerinden yapılan indirimlerin
önlenmesi, filo sözleşmelerinde ve katılınan ihalelerde ortak yaklaşımın sağlanması
için birlikte hareket edilmesi hususunda prensip kararı alındığı malumunuzdur.
Buna göre, alınan prensip kararlarının etkin olarak uygulanmasını sağlamak
üzere; filolar da dahil olmak üzere 01.08.1997 tarihinden itibaren; bakım ve
onarımlara gelen tüm araçlara, yürürlükteki onarım ücretlerinden ve perakende
yedek parça fiyatlarından azami % 10 oranında indirim yapılması, mevcut filo
sözleşmelerinin de 31.12.1997 tarihine kadar bu esaslar çerçevesinde yeniden
düzenlenmesine karar verilmiştir.
Özellikle filo ve ihalelerdeki indirim oranlarında Yetkili Satıcı Konseyinin de
mutabık kaldığı söz konusu oranların aşılmamasına özen gösterilmesi, özel
durumlarda ve Anadolu’daki bazı illerde yapılabilecek istisnai uygulamalarda
Koordinatör ve MAİS’in bilgisine başvurarak yazılı onay alınması gereklidir.
Söz konusu kararların ihlali hususunda Yetkili Satıcı Konseyine yapılacak
başvurular, gerekli araştırmanın yapılmasından sonra MAİS’in ilgili birimlerine
aktarılacak ve çalışmalar belli bir koordinasyon içinde yürütülecektir.
Yukarıdaki açıklamalara rağmen hala indirim oranlarını istenilen seviyeye
çekmemekte ısrar eden yetkili satıcılarımızın yedek parça ve yetkili satıcı performans
primleri bulundukları dönem için % 50 oranında kesilecektir. Ayrıca bu durum tüm
şebekeye duyurulacaktır. Tekrarı halinde ceza oranları artırılıp, gerektiğinde Yetkili
Satıcı sözleşmesi yeniden gözden geçirilecektir.
Yetkili satıcılarımızın kendi aralarındaki rekabetin kalite yönünde olmasının
gereğini ve asıl rakiplerin diğer markalar olduğunu hatırlatır, çalışmalarınızda
başarılar dileriz.”
5. 29.12.1997 tarih ve 23.5/288 sayılı, Genel Müdür O… B… ve Genel Müdür
Yardımcısı S… D… imzalı bir başka duyuruda da yukarıda verilen 29.07.1997 tarihli
duyuruya atıf yapılmış ve aşağıdaki ifadeler kullanılmıştır:
“…Bildiğiniz gibi indirimler konusuna 368 Servis Sirkülerinde ve son
olarak da 29.07.1997 tarihinde yayınlanan duyuruda yedek parça ve işçilik
ücretlerine yapılacak indirime Yetkili Satıcı Konseyinden gelen öneri ile % 10
sınırlama getirilmiştir. Ayrıca bu duyuruda uygulamaya uymayanlar için öngörülen
yaptırımlara da yer verilmiştir. 1 Ocak 1998 tarihinden itibaren örnekleme metodu ile
fatura kontrolü yapılacak ve duyuruya uymadığı tespit edilen yetkili satıcılarımıza
yaptırım uygulanacaktır.
Yetkili satıcılarımızın kendi aralarındaki rekabetin kalite yönünde olmasının
gereğini ve asıl rakiplerin diğer markalar olduğunu bir kez daha hatırlatır…”
14 REKABET KURUMU
6. MAİS tarafından yetkili servislere ve yetkili atelyelere gönderilen servis sirkülerleri
ile de onarım saat ücretlerinin ne şekilde uygulanacağı bildirilmiş, ücretlerin ne
olacağı da yine bu biçimde MAİS tarafından tespit edilmiştir. Aşağıda şebekeye
gönderilen servis sirkülerlerinden bazıları verilmiştir.
30.06.1997 tarih ve 416 sayılı Sirküler'de:
“MAİS Şubelerinde ve yetkili satıcılarında; Mekanik
2.000.000.-TL/saat, Kaporta 2.000.000.-TL/saat, Boya 3.000.000.-TL/saat.
Yetkili Atelyelerde; Mekanik 2.000.000.-TL/saat… olacaktır.
… yeni onarım ücretleri 07/07/1997 Pazartesi gününden itibaren yukarıdaki
fiyatlara uygun olarak aynen veya Servis İşletme Koordinatörünüzle yapacağınız
piyasa etüdü sonucuna göre birlikte tespit edeceğiniz indirim yüzdesiyle
uygulanacaktır…”
ifadeleri yer almaktadır.
7. 20.02.1998 tarih ve 439 sayılı Servis Sirküleri'nde ise yukarıdaki gibi onarım
çeşitlerine göre MAİS şubelerinde, yetkili atelyelerde ve yetkili satıcılarda
uygulanacak saat ücretleri belirlenmiş ve
“Yeni onarım ücretleri 02.03.1998 Pazartesi gününden itibaren yukarıdaki
fiyatlara göre aynen veya 288 nolu duyuruda yer alan esaslar çerçevesinde indirim
yüzdesi uygulanacaktır.”
denilmiştir.
8. 22.06.1998 tarih ve 447 sayılı Sirküler'de ise ücretlerin artık “tavsiye” edilmekte
olduğu görülmüştür.
b) Faturalar
Soruşturma Heyeti'nin yapılan incelemeler sırasında çeşitli yetkili satıcılardan
1999 yılının Ocak ve Mart aylarına ilişkin olarak temin ettiği yedek parça fatura
suretleri ve MAİS’in ilk savunmasının ekinde yer alan fatura örnekleri, MAİS’ten
alınmış olan aynı aylara ait tavsiye edilen yedek parça fiyatlarını gösteren bilgisayar
çıktısı ile karşılaştırılmıştır. MAİS’in “tavsiye ettiği” fiyata yetkili satıcılar tarafından ne
ölçüde uyulduğunu tespit etmek için yapılan bu araştırmada Adana, Ankara, Bursa,
Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Kırklareli ve Konya’da bulunan yetkili satıcıların
onarımda kullanılan yedek parçalar için düzenledikleri faturalar incelenmiştir.
(I)
Parça
Kodu
(II)
Parça Adı
(III)
Yetkili
Satıcı
Perakende
Satış Fiyatı
(TL) (KDV
HARİÇ)
(IV)
Yetkili Satıcı
Perakende
SatışFiyatı
(TL) (%15
KDV DAHİL)
(V)
MAİS’in
tavsiye
ettiği fiyat
(TL)
(%15 KDV
DAHİL)
(VI)
Perakende
Fiyat-
Tavsiye
Edilen Fiyat
Farkı (IV-V)
15 REKABET KURUMU
KAROTO’YA (BURSA) AİT 14.01.1999 TARİH VE 738019 NO’LU FATURA
7701366515
BUJİ
BAKIR
ELEKTR.
C42S R12
458,000 526,700 526,700 0
7702252716
ALTERNA
TÖR
KAYIŞI
R12 95
452,000 519,800 519,800 0
6000046003
HAVA
FİLTRE
ELEMANI
R12
1,319,481 1,517,403 1,517,403 0
7700728143
BENZİN
FİLTRESİ
R9-11
715,000 822,250 822,250 0
7702246486
YAĞ
FİLTRESİ
C. MOT
900,000 1,035,000 1,035,000 0
Yukarıda verilen örnekteki gibi soruşturma raporunda incelenen 35 faturada
yer alan 90 kalemden, 77’sinde tavsiye edilen fiyata birebir uyulduğu görülmüştür.
MAİS’in son yazılı savunmasında bu iddiaya karşılık olarak gönderilen faturalardan,
toptan yedek parça satışına ilişkin faturalar konuyla ilgili bulunmadığından inceleme
dışında tutularak, yeniden satıcıların onarım amacıyla kullanılan yedek parçalara
ilişkin olarak düzenledikleri 17904 adet fatura incelenmiştir. Yapılan inceleme
sonucunda;
- Önaraştırma kararından önce 5 ayrı yetkili satıcı tarafından düzenlenmiş
912 faturanın %97,12 ‘sinde,
- Önaraştırma kararı ile soruşturma kararı arasında kalan dönemde 12 ayrı yetkili
satıcı tarafından düzenlenmiş 9716 faturanın %94,53’ünde,
- Soruşturma kararından sonraki tarihlerde 12 ayrı yetkili satıcı tarafından
düzenlenmiş olan 7286 faturanın %92,12’sinde,
yapılan parça indirimlerinin %10’u geçmediği tespit edilmiştir.1
Yetkili satıcı ve atelyeler ile yapılan görüşmelerde MAİS'in, bayileri ile kurmuş
olduğu bilgisayar ağı sayesinde yeniden satış fiyatlarını gösteren listeyi anında
bayilerine göndermiş olduğu, gerek onarımda kullanılan gerekse dışarıya satılan
yedek parçalar için, satıcıların, ürünün referans numarasını bilgisayara girmek
suretiyle MAİS'ce belirlenen satış fiyatı üzerinden faturayı basabildikleri, bu nedenle
fiyatta ancak MAİS’in öngördüğü indirim oranı dahilinde bir değişiklik yapabildikleri,
ne bu oranın üzerinde bir indirim uygulayabildikleri, ne de tavsiye edilen
(bilgisayarda yer alan) fiyatın üzerinde satabildikleri öğrenilmiştir.
Yedek Parça Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Deliller
Yetkili satıcılar, servis bölümlerinde onarım amacı ile sattıkları yedek parçalar
dışında, MAİS ağı içinde bulunmayan tamircilere de yedek parça satmaktadır. Satış
işlemleri; sözleşme, onun ayrılmaz bir parçası olan yetkili satıcı faaliyet
16 REKABET KURUMU
yönetmelikleri ve MAİS tarafından yayımlanan duyurular çerçevesinde
gerçekleşmektedir.
1. 1997 yılı için hazırlanan ve 31.01.1997 tarihinde şubelere, yetkili satıcılara ve
yetkili atelyelere dağıtılan 22.5.56/14 sayılı 1997 Yılı Faaliyet Yönetmeliği’nin Yedek
Parça ve Aksesuar Satışlarına İlişkin Esaslar Bölümü’nün 22 nci sayfadaki Yedek
Parça Fiyatları başlığı altında
“Yetkili Satıcılara uygulanacak yedek parça fiyatlarındaki indirim tutarı ve
yedek parça müşteri satış fiyatları Şirketimizce tespit edilir.
Her ne koşulda olursa olsun perakende müşterilerden yürürlükteki müşteri
satış fiyatlarından daha yüksek bir fiyat talep edilemez.
Tespit edilen fiyatlarda ve indirim oranlarında Şirketçe lüzum görülmesi
halinde gerekli değişiklikler yapılır. Yapılan değişiklikler yetkili satıcılara bildirilir.”
hükümleri yer almaktadır.
2. Aynı hükümler 1998 Yılı Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği’nin 25 inci sayfasında
aynen tekrarlanmıştır.
3. MAİS’de yapılan yerinde incelemede bulunan 30.12.1998 tarih ve 22.6/261 sayılı
duyuru ile 16.11.1998 tarih ve 22.6/220 sayılı aynı içerikli duyuru, 30.12.1998
itibariyle Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği’nin yürürlükte olduğunu göstermektedir.
Bu duyurular sırasıyla ULUTAŞ Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. ile KARDEMİR Oto
Sanayi Tic. Ltd. Ş. hakkında olup ikisi de aşağıdaki biçimdedir:
“Aşağıda kod ve ünvanı yazılı yetkili satıcımız 12.12.1996 tarihli spot piyasa
ile ilgili çalışma esaslarını cezai yaptırımları belirleyen duyurumuza aykırı hareket
etmiştir.
Yetkili satıcımıza, faaliyet yönetmeliğinde yer alan yaptırımlar aynen
uygulanacak olup ihlalin tekrarı halinde yetkili satıcılık sözleşmesi feshedilecektir.”
Görüldüğü üzere bu duyurular, yedek parça yeniden satış fiyatının tespitine
de olanak tanıyan 1998 veya 1997 yılı için hazırlanmış bir faaliyet yönetmeliğinin
30.12.1998 tarihi itibariyle yürürlükte olduğunu göstermektedir
H.3.2.2. İlgili Ürün Pazarındaki Rakip Firmaların Ürettiği
Yedek Parçaların Yetkili Satıcılar ve Atelyeler Tarafından
Kullanımının Yasaklanması
1. MAİS yetkili satıcılara sattığı yedek parçalarının yaklaşık yarısını yurtdışından
ithal etmekte, diğer yarısını da OYAK-RENAULT fabrikalarından almaktadır.
OYAK-RENAULT ise hem arabaların üretimi için gereken hem de yetkili satıcılara
sağlanmak üzere MAİS’e verdiği parçaların yine yarıya yakınını kendi üretmekte,
diğer yarısını da “yan sanayi” olarak adlandırılan firmalardan almaktadır. Özellikle
otomobilin mekanik aksamını oluşturan parçalar VALEO, MONROE, MAKO, FARBA
gibi bir bölümü uluslararası nitelik de taşıyan, 150’ye yakın fabrikadan alınmaktadır.
Bu parçaların bir kısmı üretimde kullanılmakta, bir kısmı da belirtildiği gibi onarım ve
bakım amacıyla kullanılmak üzere MAİS üzerinden yetkili satıcı ve atelyelere
ulaştırılmaktadır. Dolayısıyla “orjinal MAİS parçası” olarak anılsa da MAİS ambalajı
içinde yetkili satıcılar tarafından satılan parçaların bir kısmı rakip yedek parçacılar
tarafından üretilmektedir. Bu nedenle de yukarıda sayılan yan sanayi firmalarının
17 REKABET KURUMU
ürettiği ve OYAK-RENAULT fabrikasına satmak yerine kendi bayileri yoluyla
piyasaya verdiği parçalar MAİS’in sattığı parçalarla, aynı teşebbüs tarafından
üretildiği için eşdeğer kalitede kabul edilmektedir.
2. Rekabet Kurumu’nun 1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis
Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 4/b-5. maddesi uyarınca anlaşmada,
satıcının anlaşma konusu mallarla aynı kalitede olmayan başka yedek parçaları
satmama, tamir ve bakımda kullanmama yükümlülüğünün bulunması, anlaşmanın
grup muafiyetinden yararlanmasını engellemez. Aynı Tebliğ’in 7. maddesinin (h)
bendinde, anlaşmada sağlayıcının, satıcının 4 üncü maddenin b-5 inci bendinde yer
alan anlaşma konusu mallarla rekabet edebilecek ve onların kalitesine denk olan
yedek parçaları dilediği bir üçüncü teşebbüsten elde etme serbestliğinin doğrudan
veya dolaylı olarak sınırlandırılmasına yönelik bir hükmün bulunmasının, bu
uygulamayı yapan üretici, sağlayıcı veya dağıtım sistemi içindeki diğer bir işletme
lehine olan rekabet sınırlamalarının muafiyetten yararlanmasını engelleyeceği
belirtilmiştir.
3. 1997 Yılı Faaliyet Yönetmeliği’nin Yedek Parça ve Aksesuar Satışlarına İlişkin
Esaslar Bölümü’nün 21 inci sayfasında Siparişler başlığı altında;
“Yetkili satıcılar ile Şirketimiz arasında imzalanmış bulunan sözleşmelerde,
yetkili satıcıların Renault otomobillerinin, servis, bakım ve onarımlarda kullanılacak
veya tezgahtan ya da toptan olarak dışarıya satılacak bilimum yedek parçayı sadece
Şirketimizden almayı doğrudan doğruya ve dolaylı ithal veya başka hiçbir hakiki ve
hükmi şahıstan alıp satmamayı kabul ve taahhüt ettiği açıkça belirtilmektedir. Bu
kapsamda, diğer yedek parça üreticisi firmaların bayiliğini yapan yetkili
satıcılarımızın durumu titizlikle takip edilecektir.
Sözleşmedeki bu hükümlere yetkili satıcıların kesinlikle uymaları
gerekmektedir.”
denilmektedir.
4. 1998 yılı Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği’nin aynı adlı bölümünde aynı ifadelere
tekrar yer verilmiştir.
H.3.2.3. Özel Satışlar Birimi Yönetmelikleri ve Filo Satışları
01.07.1997 tarihinde, pazarda artan yoğun rekabet karşısında şebekenin
satışlarını desteklemek, filo pazarındaki payı korumak ve müşteriye daha iyi hizmet
sağlamak amacıyla MAİS Satış Müdürlüğü bünyesinde “Özel Satışlar Birimi” (ÖSB)
adında bir birim kurulmuştur. ÖSB’nin kuruluşunun şebekeye duyurulduğu
09.07.1997 tarihli duyuruda filo satışlarının tanımı, en az 5 adetlik satışlar olarak
verilmiştir. Şirketin Satış Müdür Yardımcısı Ahmet ARTUÇ ve Satış Baş Koordinatörü
Ertan AYDIN ile raportörlerin yaptığı görüşmede, 1997 yılından sonra parkında en az
üç adet Renault marka araba bulunan ya da üç ya da daha fazla Renault alacak
kuruluşlara yapılan satışların da filo satışları kapsamına girdiği öğrenilmiştir.
1996 yılında filo satışlarının toplam Renault satışlarının %10’unu oluşturduğu,
bu oranın son yıllarda %4-5 düzeyinde olduğu öğrenilmiştir. Renault’nun filo
pazarındaki payı 1996 yılında %37.8, 1997 yılında ise %35’tir.
1. 09.07.1997 Tarihli ÖSB Yönetmeliği
18 REKABET KURUMU
Soruşturmada tespit edilebilen ilk ÖSB Yönetmeliği 09.07.1997 tarih ve
22.5.56/146 sayılı duyurunun ekinde MAİS’in tüm yetkili satıcı ve şubelerine
ulaştırılmıştır. ÖSB, adı geçen yönetmeliğe göre şebekenin koordinasyonunu
sağlayacak, filo satışlarında şebeke karlılığının artırılmasına çalışacak ve şebeke içi
rekabeti denetleyecek, bu şekilde filo satışlarında marka imajı korunarak şebekenin
etkinliğini artıracaktır. Bu amaçla Yönetmeliğin A)Faaliyetler başlığı altında
aşağıdaki hususlar sayılmıştır:
- A-1) 01.06.1997 tarihinden itibaren, şebekenin yapacağı tüm filo ve özel satışlar
ÖSB ile koordinasyon sağlanarak gerçekleşecektir.
- A-2) ÖSB direkt satış yapabilecektir. (DMO, TSK, devlet ihaleleri, yüksek adetli
satışlar…) Yetkili satıcılar DMO,TSK ve devlet ihalelerine teklif veremeyeceklerdir.
- A-4) Müşterinin oto ihtiyaç adedi 30 otonun altında ise MAİS tarafından belirtilen
indirim oranları dahilinde teklif verilecek ve ÖSB bilgilendirilecektir.
- 16 ile 30 oto arasındaki taleplerde yetkili satıcı isteği doğrultusunda satış
koordinatörü de müşteri görüşmesine katılabilecektir.
- 31 otonun üzerindeki taleplerde ise fiyat teklifi koordinatör bilgisi dahilinde
yapılacak, müşteri görüşmesine koordinatör de katılacaktır.
- A-5) ÖSB temsilcileri gerekli gördükleri takdirde müşteri ile görüşmeye
katılabilecektir.
- A-6) Müşterinin 50 oto ve üzerindeki taleplerinde ÖSB ile özel indirim anlaşması
yapılacaktır.
- Yönetmeliğin A-8 nolu maddesinde, ekte bulunan indirim tablosu çerçevesinde
müşteriye indirim yapılacağı, MAİS'in katılımı için MAİS’e filo satışı indirim faturası
kesileceği, bu faturanın satışın belgeleriyle birlikte ÖSB’ye gönderileceği
belirtilmiştir. ÖSB gerekli kontrolü yaptıktan sonra şartlara uyulduğu tespit edilirse
MAİS'in katılımının sağlanacağı hususu A-8 maddesinin (b) bendinde yer almaktadır.
- Yönetmeliğin A-9’uncu maddesinde bir filo müşterisine birden fazla yetkili satıcının
talip olması durumunda, ÖSB’nin ilgili filo müşterisinin parkında en çok hangi yetkili
satıcının otomobili olduğu, en son hangi yetkili satıcının otomobil sattığı, coğrafi
yakınlığı ve yetkili satıcının satış sonrası hizmetlerini dikkate alarak kimin satış
yapabileceğine karar vereceği hükmü yer almaktadır.
- A-11 maddesinde yetkili satıcıların filo müşterilerine %10 indirim uygulayabileceği,
bu indirime MAİS’in bir katılımının olmayacağı belirtilmektedir.
- Yönetmeliğin C) Filo Satışında İndirim ve Katılım Oranları başlıklı bölümde
01.06.1997 tarihinden itibaren geçerli olacak filo indirim oranları, filo büyüklüğüne
göre ve MAİS ile yetkili satıcının indirimi nasıl paylaşacaklarını gösterecek biçimde
düzenlenmiştir.
- Yönetmeliğin C-1 maddesinin (a) bendinde “Yerli üretim filo taleplerinde, toplam
satış adedine göre Tablo 1’de belirtilen indirim ve katılım oranları uygulanacaktır.”
hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin (b) bendinde ise benzer bir biçimde ithal
otomobillerin filo taleplerinde Tablo 2’de belirtilen indirim ve katılım oranlarının
19 REKABET KURUMU
uygulanacağı belirtilmektedir. C-1 maddesinin (c) bendinde ise müşterinin yerli ve
ithal otomobilleri birlikte talep etmesi durumu ayrıntılı bir biçimde izah edilmiştir.
- C-2’nci maddesinde “Otomobil pazarının durumuna göre müşteri indirimleri ve
yetkili satıcı katılımları ile Renault katılımları yenilenecektir.” denilmektedir.
- ÖSB Yönetmeliğinin C-3’üncü maddesinde ise “Tabloda satış adedine bağlı olarak
belirtilen müşteri indirim ve Renault’nun katılım oranları maksimumdur. Müşteriye
yapılacak indirim tabloda belirlenen değerlerin altında olursa yetkili satıcı ve Renault
katılımlarının hesaplanmasında aynı oranlar kullanılacaktır.” hükmü yer almaktadır.
C-4 maddesinde ise “Diğer bir ifade ile talep edilecek olan indirim ve valör
maksimum indirim tablosunda belirtilen oranla sınırlıdır.” denilerek bu husus
vurgulanmıştır.
2. 16.09.1998 Tarihli ÖSB Yönetmeliği
- MAİS Satış Müdürlüğü tarafından 16.09.1998 tarihinde 22.6/171 sayılı duyurunun
ekinde yer alan yeni bir ÖSB Yönetmeliği çıkarılmıştır. Yeni Yönetmelik’te, yukarıda
yer verilen hükümlerin tamamının aynen tekrarlandığı gibi, aşağıdaki paragrafın da
9 uncu maddeye eklendiği görülmüştür:
“Şebeke içi rekabeti en aza indirebilmek ve filo sadakatini ön plana
çıkarabilmek amacıyla filo müşterisinin daha önce alımlarını yaptığı yetkili
satıcımızdan ÖSB’ye yansımış bir şikayet ya da ilgili yetkili satıcımızın ilgili filo ile bir
suistimali (filonun hakettiği indirimden daha fazla indirim, promosyon vs. gibi ek
avantajlarla haksız rekabet) yok ise, o yetkili satıcımız indirim oranını daha önce
gerçekleştirmiş olduğu satışlardan hareketle artırabilecek, aynı filoya ilk kez teklif
verecek yetkili satıcılarımız filonun o anki talebine karşılık gelen indirim oranı ile
teklif verecektir.”
- Filo taleplerine uygulanacak indirimler gizli bilgi niteliğinde olduğu belirtilerek bu
tablolar 24.09.1998 tarih ve 22.6/178 sayılı duyuru ile yetkili satıcılara gönderilmiştir.
H.3.3. MAİS’in Menfi Tespit ve Muafiyet Başvurusu
1. MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. tarafından Kurum’a 05.05.1998 tarih ve
1162 sayılı dilekçe ile Yetkili Satıcılık Sözleşmesi, 05.05.1998 tarih ve 1161 sayı
dilekçe ile de Yetkili Atelye Sözleşmeleri için menfi tespit verilmesi talebiyle
başvuruda bulunulmuştur. Kurul’un 72/559 sayı ve 02.07.1998 tarihli “daha önceden
inceleme önaraştırma ve soruşturmaları devam eden teşebbüs birliklerinin muafiyet
ve/veya menfi tespit taleplerinin, yürüyen mevcut dosyaları ile birleştirilerek
değerlendirilmesine” ilişkin kararı göz önünde bulundurularak yapılan menfi tespit
başvuruları teşebbüs hakkında yürütülen soruşturmayla birlikte değerlendirilmiştir.
2. Başvuruya konu olan iki tür sözleşme bulunmaktadır. Bunlardan birincisi,
Türkiye’de üretilen ve yurt dışında üretilip MAİS A.Ş (sözleşmede ŞİRKET olarak
geçmektedir.) tarafından pazarlanan, yeni Renault otomobiller ve küçük ticari araçlar
ile bunların yedek parçalarının ve mütekabillerinin Şirket tarafından dağıtımı ile
servisi konulu Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’dir. İkincisi ise konusu bir taraftan MAIS'in
öngördüğü ilkeler doğrultusunda satış sonrası hizmetleri (bakım-onarım ve yedek
parça) sunma, diğer taraftan muhtemel otomobil müşterilerini araştırıp tespit ederek
20 REKABET KURUMU
SATICI (Mais şubesi veya yetkili satıcı) ya iletmek olarak tanımlanan Yetkili Atelye
Sözleşmesi’dir.
H.3.3.1. Yetkili Satıcılık Sözleşmesi
1. Bildirim formunda 216 adet bayi ile imzalanan Yetkili Satıcılık Anlaşması’nın
1998/3 sayılı Tebliğ’e uygun olması amacıyla yapılan değişikliklerin noter vasıtasıyla
bayilere duyuru şeklinde 05.05.1998 tarihinde gönderildiği, ancak sözleşme
değişikliklerine karşı herhangi bir itirazları bulunmamakla birlikte zaman kısalığı
nedeniyle bayilerin tümünden kabul ettiklerine dair henüz resmi bir belge ulaşmadığı
belirtilmektedir.
2. Bildirim formunun eki olan ve anlaşmanın diğer taraflarına MAİS tarafından
gönderilen 04.05.1998 tarihli duyuruda; söz konusu sözleşmede, sözleşmenin “Bu
sözleşmenin uygulanması ile ilgili olarak Şirketçe yayınlanan ve yayınlanacak tüm
“dış genelgeler” ve “talimatlar” sözleşmenin ayrılmaz bir parçasını teşkil edip, yetkili
satıcıyı bağlayıcı niteliktedir. yetkili satıcı bunlara itiraz edemeyeceği gibi talimata
uyma zorunluluğuna aykırı davranışlarda bulunamaz. Böyle durumlarda Şirket
sözleşmeyi geçici bir süre için askıya alabileceği gibi, fesih de edebilir.” şeklindeki
35 inci maddesi hükmüne dayanılarak bu duyuruda belirtilen değişiklikler ve
eklemeler yapıldığı ve bundan sonra taraflar arasındaki ilişkilerde sözleşmenin kalan
hükümleri ile bu duyuruda belirtilen değişik hükümlerin esas alınacağı ifade
edilmektedir.
Aşağıda sözleşmenin değişiklikten sonraki halinin soruşturma açısından
önemli bulunan maddeleri incelenmiştir:
Madde 1
Sözleşmenin konusu, Türkiye'de üretilen ve yurt dışında üretilip ŞİRKET
tarafından pazarlanan, yeni Renault otomobiller ve küçük ticari araçlar ile bunların
yedek parçalarının ve mütekabillerinin ŞİRKET tarafından dağıtımı ile servisi olarak
tanımlanmıştır.
Madde 5
Servis ve Bakım İstasyonları Tesisi Yükümlülüğü başlıklı 5 inci maddede,
“servis ve bakım istasyonlarında Şirketin önereceği marka cihaz ve avadanlıklarla
madeni yağları kullanma” yükümlülüğü getirilmiştir.
Madde 7
Renault Mamüllerinin Şirketten Alınma Zorunluluğu başlıklı 7 nci madde “bir
motorlu aracın ve yedek parçaların üretimi, pazarlaması, bakım servisi ile iştigal
eden işletme veya kuruluşların ana veya yetkili satıcısı olmaması, haklı ve objektif
nedenlerin varlığı halinde şirketin bu uygulamayı kaldırabilmesi veya
değiştirebilmesi” şeklindedir.
Madde 29
Yetkili satıcının reklam yapma yükümlülüğünün düzenlendiği 29 uncu
maddenin bu yükümlülük kapsamında bulunan pano, tabela, amblem, yazı ve
işaretlerin, Şirket’in önerdiği yerden satın alınması yükümlülüğünü getiren
21 REKABET KURUMU
7 nci fıkrası, yetkili satıcının söz konusu malzemeleri Şirket’in önerdiğinden başka bir
yerden almasına imkan vermemektedir.
Madde 33
Yetkili satıcının satış ve satış sonrası tesislerini techiz edeceği alet, edavat ve
demirbaşları “şirketin önerdiği yerden satın almak ya da kiralamakla yükümlü”
olduğunu hükme bağlayan 33 üncü madde, yetkili satıcının mutlaka önerilen yerden
satın almasını gerektirecek niteliktedir.
Madde 35
Talimata uyma zorunluluğu başlıklı 35 inci maddede “Bu sözleşmenin
uygulanması ile ilgili olarak Şirketçe yayınlanan ve yayınlanacak tüm “dış
genelgeler” ve “talimatlar” sözleşmenin ayrılmaz bir parçasını teşkil edip, yetkili
satıcıyı bağlayıcı niteliktedir. Yetkili satıcı bunlara itiraz edemeyeceği gibi talimata
uyma zorunluluğuna aykırı davranışlarda bulunamaz. Böyle durumlarda Şirket
sözleşmeyi geçici bir süre için askıya alabileceği gibi, fesih de edebilir” şeklinde bir
hüküm bulunmaktadır.
Madde 37
Sözleşmenin Feshi ve İnfisahı başlıklı 37 inci maddeye şirketin dağıtım ağının
kısmen veya tamamen reorganizasyonunu gerekli gördüğü veya zorunluluk olduğu
takdirde bir yıl önceden haber vermek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak ve
herhangi bir tazminat ödemeksizin feshetme hakkına sahip olduğunu öngören bir
hüküm ilave edilmiştir.
Madde 40
Sözleşme süresinin düzenlendiği 40 ıncı maddede yapılan değişiklikle
sözleşmenin süresinin beş yıl olacağı, 6 ay önceden feshi ihbarda bulunmak
kaydıyla tarafların sözleşmeyi tek taraflı feshedebilecekleri, feshi ihbarda
bulunmadıkları takdirde sözleşmenin bir yıl daha yürürlükte kalacağı, bu şekilde
sözleşmenin süresiz hale gelmesi durumunda ise tarafların iki yıl önceden feshi
ihbarda bulunmak kaydı ile sözleşmeyi tek taraflı feshedebilecekleri hükme
bağlanmıştır.
H.3.3.2. Yetkili Atelye Sözleşmesi
MAIS A.Ş.’nin 63 adet yetkili atelye ile imzaladığı belirtilen Yetkili Atelye
Sözleşmesi de, 04.05.1998 tarihli duyuru ile sözleşmenin “Bu sözleşmenin
uygulanması ile ilgili olarak Şirketçe yayınlanan ve yayınlanacak tüm dış genelgeler
ve talimatlar sözleşmenin ayrılmaz bir parçasını teşkil edip, Atelyeyi bağlayıcı
niteliktedir. Atelye bunlara itiraz edemeyeceği gibi talimata uyma zorunluluğuna
aykırı davranışlarda bulunamaz. Böyle durumlarda Şirket sözleşmeyi geçici bir süre
için askıya alabileceği gibi, fesih de edebilir.” şeklindeki 9 uncu maddesine
dayanılarak değişikliğe tabi tutulmuştur.
Söz konusu duyuruda sözleşmenin Giriş bölümünde yer alan yetkili atelyenin
adresinin bulunduğu mahal veya semtin yetkili atelyenin faaliyet bölgesi olduğu
belirtilmektedir. Faaliyet esaslarını düzenleyen 5 inci maddesi ile yetkili atelyenin alt
sözleşme yapmaması, sözleşme bölgesinin adresinin bulunduğu mahal ile sınırlı
22 REKABET KURUMU
olması, Renault parçalarının dağıtım ağına dahil olmayan bayiye satılmaması, ancak
sözleşme konusu yedek parçalar bizzat söz konusu bayi tarafından otomobillerin
bakım ve onarımı için kullanılacaksa satılması, garanti, ücretsiz servis ve geri
çağırmada münhasıran Renault orjinal parçaları veya tekabül eden parçaların
kullanılması, bölge dışı aktif reklam faaliyeti yapılmaması, bakım ve onarım için
Renault parçaları veya bunların kalite düzeyine denk olan ve MAIS’in onayladığı
parçaların kullanılması, üçüncü şahısların parçaları kullanıldığı takdirde kullanıcılara
haber verilmesi gibi bireysel muafiyet tanınabilecek hükümler getirilmiştir. Yetkili
Atelye Sözleşmesi’ne de bölge dışı aktif satışı ve reklam faaliyetlerini yasaklayıcı ek
hükümler getirilmiştir. Bildirim Formu’nda menfi tespit, mümkün olmadığı takdirde
muafiyet talebi yer almaktadır..
I- SAVUNMALAR
Soruşturma konusu ile ilgili olarak MAİS’in birinci ve ikinci yazılı savunma, ek
görüşe cevap ile sözlü savunma toplantısında yapmış olduğu savunma ve ileri
sürdüğü hususlar aşağıda aktarılmaktadır.
I.1. Usule İlişkin Savunmalar
MAİS vekili tarafından gönderilen ilk yazılı savunmada,
1. Rekabet Kurulu’nun soruşturma açıldığına dair 25 Şubat 1999 tarih ve 1999/10
sayılı Kararı’nın metninin gönderilmediği bu durumun Kanun’un 9, 42 ve 43/II inci
maddelerine aykırılık oluşturduğu,
2. Ayrıca, Rekabet Kurulu Başkanlığı’na gönderilmiş olan 9 Nisan 1999 tarihli yazı
ile bilgi ve belge istenmiş olduğu, 12 Nisan 1999 tarihli yazı ile istenilen bilgi ve
belgelerin gönderildiği, ancak 8 Şubat 1999 tarihli bir tutanağın gönderilmemiş
olduğu, ayrıca söz konusu tutanağın raporda da değerlendirilmediği,
3. Anılan Kurul kararı ile ilgili olarak, Kanun’un 9 uncu maddesinin ilk fıkrasında
yazılı “…rekabetin tesisi ve ihlalden önceki durumun korunması için yerine
getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışları kapsayan bir kararı bildirir”
hükmünün yerine getirilmediği,
4. Kanun’un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı olan karar alınmış olmasına
karşın aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “…Kurul birinci fıkraya göre karar
vermeden önce ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine ihlale ne şekilde son
vereceklerine ilişkin görüşlerini yazılı olarak bildirir” hükmünün de maddedeki
“bildirir” ifadesine rağmen yerine getirilmemiş olduğu
öne sürülmüştür.
I.2. Esasa İlişkin Savunmalar
I.2.1. Yetkili Satıcıların ve Atelyelerin Yedek Parça Satış Fiyatlarının
Belirlenmesi İddiasına İlişkin Savunma
MAİS’in yetkili satıcı ve atelyelerle yaptığı sözleşmelerinin özellikle
04.05.1998 tarihinde rekabet kurallarına uygun hale getirildiği savunulmuştur. Yetkili
Satıcılık Sözleşmesi’nin fiyat ve indirim oranlarına ilişkin değişiklik maddelerinin;
23 REKABET KURUMU
“Madde 11.1 (yeni metin) yetkili satıcıya uygulanacak Renault mamullerinin
fiyatları bu mamullerin maliyet ve kar unsurları belirlenmek suretiyle şirketçe
saptanır.
Madde 13.4 (yeni metin) Yetkili satıcının satacağı Renault mamullerine ve
servis saatlerine ilişkin olarak şirketin bildirdiği fiyatlar, maliyet unsurları ile diğer
ekonomik koşullar dikkate alınarak, yetkili satıcının bu ürünlerin fiyatlarını
belirlemelerinde yardımcı olmak için hazırlanmış olup, tavsiye niteliğindedir.”
şeklinde olduğu, ayrıca MAİS Hukuk Müşavirliği tarafından 27.01.1998 tarihinde,
30.3020/1-019 sayı ile Servis ve Promosyon Müdürlüğü’ne gönderilen yazıda,
fiyatların tavsiye niteliğinde olduğunun belirtilmesi gerektiğinin hatırlatıldığı ifade
edilmektedir.
Fiyat belirleme ve rekabeti engelleme konusunda delil olarak değerlendirilen
1998 yılı “Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği” nin ise ilgili müdürlüklere gönderilerek
hakkında görüş istenen taslak niteliği taşıdığı, nitekim bu durumun yönetmeliğin üst
yazısından anlaşıldığı, eksiklik ve hataları nedeniyle yürürlüğe konulmadığı gibi
yetkili satıcılara da gönderilmediği, bu durumun da Şirket’in giden evrak defterleri ve
PTT kayıtlarından anlaşılabileceği belirtilmektedir.
Bilgisayar programı konusundaki iddiaların da gerçeği yansıtmadığı,
bilgisayarda tavsiye edilen fiyat ve indirim oranının yüklü olduğu, yetkili satıcının
fatura düzenlerken referans numarasını 1 ile girip bilgisayarda faturayı yazabileceği,
bu sırada referans no’sundan sonra istediği fiyatı yazma hakkı olduğu, istediği fiyatı
yazmayıp boş geçmesi halinde ancak o zaman otomatikman MAİS’in tavsiye ettiği
liste fiyatının yazıldığı, bu durumda da yetkili satıcının faturanın en altındaki toplam
bedele istediği oranda indirim yapabilme ve fiyatı belirleme imkanına sahip olduğu,
ayrıca dışarıdan alınan malzeme ve yedek parça fiyatlarının da 2. referans numarası
ile bilgisayara yüklenebildiği ve MAİS yedek parçalarının da referans kodu
değiştirilerek yetkili satıcının istediği fiyattan faturalandırılabileceği ifade
edilmektedir.
Soruşturma heyetinin hazırladığı Ek Görüş’te yeniden satıcıların tavsiye
edilen fiyatlara birebir uyduklarının öne sürülmesine yanıt olarak, satıcıların fiyat
kalemine genellikle tavsiye edilen fiyatı yazdıklarını, ancak bu fiyat üzerinden
yapılan indirimi faturanın altında ayrıca parça indirimi olarak gösterdikleri savunması
getirilmiştir.
Son yazılı savunmada MAİS, otomobil fiyatlarına müdahele etmedikleri halde
yedek parça fiyatlarını tespit ettikleri iddiasının ekonomik ve ticari açıdan anlamlı
olmadığını öne sürmüştür. Ek olarak gönderilen faturaların 700 adedinde %10’dan
fazla indirim yapıldığı belirtilmiştir.
I.2.2. Yetkili Satıcıların ve Atelyelerin Rakip Yedek Parça Üreticilerinden
Mal Temin Etmelerinin Engellenmesi İddiasına İlişkin Savunma
1998/3 no’lu Tebliğ’e göre sağlayıcının ilke olarak yetkili satıcıların
ve atelyelerin rakip yedek parça üreticilerinden mal temin etmelerini
engelleyemeyeceği, ancak bu durumun kullanılacak yedek parçanın anlaşma konusu
mallarla aynı kalitede olma zorunluluğu; anlaşma konusu mallara verilen servislerde,
ücretsiz servislerde ve geri çağırmada sadece anlaşma kapsamına giren yedek
24 REKABET KURUMU
parçaları kullanma yükümlülüğü ve rakip yedek parça kullanılması halinde, yetkili
satıcıya bu durumun müşteriye önceden ve sonradan bildirilmesi yükümlülüğü olmak
üzere 3 istisnası olduğuna değinilerek, MAİS’in sadece bazı yetkili satıcıların ve bazı
üreticilerin rakip yedek parçaları sanki MAİS orjinal yedek parçasıymış gibi
göstererek, hem müşteriyi aldatmalarına hem de MAİS markasına karşı haksız
rekabet fiili uygulamalarına karşı önlemler aldığı ifade edilmektedir.
MAİS, Trabzon yetkili satıcısı KOÇMAK A.Ş.’nin Valeo firmasının ürettiği
yedek parçaların yetkili satıcılığını ve ayrıca, İstanbul yetkili satıcısı HEDEF A.Ş.’nin
de on sekiz adet yedek parça üreticisi firmanın yetkili satıcılığını ve dağıtıcılığını
uzun süredir yapmakta olduğunu belirtmiştir. Söz konusu firmaların buna ilişkin fiyat
listeleri ile KOÇMAK A.Ş.’nin Renault yedek parça satışlarında serbestçe indirim
uyguladığını gösteren kampanya ilanı yazısı da savunmanın ekinde sunulmuştur. Bu
firmalarla ilgili olarak MAİS tarafından hiçbir yaptırım uygulanmadığı da belirtilmiştir.
I.2.3. Filo Satışlarında Yetkili Satıcıların Pazarlarının Kısıtlanması İddiasına
İlişkin Savunma
Yetkili satıcıların pazarlarının kısıtlanmasına delil olarak gösterilen Özel Satış
Birimi (ÖSB) Yönetmeliği’nde yetkili satıcıların pazarlarının kısıtlanmadığı sadece
MAİS’in belirtilen yerlere doğrudan satış yapma hakkının getirildiği, yönetmelikte
belirlenen araçların büyük bölümünün özel imalat araçlar olduğu (polis, jandarma ve
karayolları araçları gibi) bu nedenle söz konusu araçların “anlaşma konusu” malların
oluşturduğu ürün yelpazesi dışında tutulmasının normal olduğu bildirilmektedir.
Diğer filo satışlarında ise yetkili satıcının MAİS’e haber vermeden filo satımına
ya da ihaleye girmesi durumunda başarılı olamayacağı, zira vereceği fiyatlarda
MAİS’e ödeyeceği normal fiyatlar ile bağlı olacağı, bu durumda ise MAİS’i haberdar
ederek araçları ihalenin gerektirdiği fiyattan daha düşük bir fiyata alıp, kendi
belirlediği fiyattan müşteriye satma olanağına sahip olması gerektiği ifade
edilmektedir.
Ayrıca:
- Yetkili satıcıların filo satışlarında MAİS’in katılım payının çok üzerinde indirim oranı
uyguladıklarını,
- 1998 yılında yetkili satıcılar tarafından valiliklere, kaymakamlıklara, Ankara Emniyet
Müdürlüğüne, Konya Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Amirliğine, Fatih ve İzmit
Belediyelerine satış yapıldığını,
- aynı filo müşterisine değişik yetkili satıcıların satış yapabildiğini ve değişik indirim
oranı uygulayabildiğini ispatlamak amacıyla bazı faturalar sunulmuştur.
I.2.4. Şikayetçilerin İddialarına Yönelik Savunma
MAİS vekili, gerek yazılı savunmalarında gerekse sözlü savunmada,
şikayetçilerin ürettikleri parçaların Renault orijinal ürünlerine benzemesi nedeniyle
aldatıcı nitelikte olduğunu ve haksız rekabet davalarının da bu durumu önlemek için
açıldığını belirterek, soruşturma heyetinin şikayetçilerin istemlerinin reddedilmesi
yönündeki görüşlerine katıldıklarını ifade etmiştir.
25 REKABET KURUMU
J- GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
J.1. Şikayetçilerin Talepleri ile İlgili Değerlendirmeler
J.1.1. Endüstriyel Tasarım Haklarının Kötüye Kullanıldığı İddiası
Yukarıda verilen bilgilerden görülebileceği gibi BOZTEKİN’in, OYAK
RENAULT’ya ait tescilli otomobil yedek parçalarını üretip satmak suretiyle haksız
rekabet eylemini oluşturduğu kesinleşmiş bir yargı kararı ile tespit edilmiştir.
Şikayet dilekçesinde, MAİS’in müvekkili teşebbüsler aleyhine mahkemede
dava açması ve bu davalar sonucunda alınan kararların uygulanması hakim durumu
kötüye kullanma biçimi olarak gösterilmiştir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası’nın 36 ncı maddesine göre “herkes, meşru vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve
savunma hakkına sahiptir.” MAİS’in kendi haklarını koruma amacıyla hukuksal
süreçler başlatmasının engellenmesi talebi öncelikle Anayasa’ya aykırıdır.
Mahkemenin MAİS ve OYAK-RENAULT’nun taleplerini haklı görüp, haksız rekabet
eylemlerine son verme amacıyla üretimin durdurulmasına ve diğer tedbirlerin
alınmasına karar vermesinin, MAİS'in hakim durumunu kötüye kullanması, olarak
değerlendirip yasaklanması da Anayasa’nın 138 inci maddesinin “…idare, mahkeme
kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir
suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” şeklindeki
dördüncü fıkrasına aykırılık teşkil edecektir. Bu nedenle Rekabet Kanunu’nu
teşebbüslerin mahkemeye başvurmalarının engellenmesine ve mahkeme
kararlarının değiştirilmesine ya da uygulanmasının engellenmesine yol açacak
şekilde yorumlamak mümkün değildir.
Bu noktada Avrupa Topluluğu Adalet Divanı (ATAD) içtihadından örnekler
vermek yerinde olacaktır. İtalyan Mahkemelerinde görülmekte olan, Maxicar adlı
bağımsız bir yedek parça üreticisi ile Renault arasında soruşturma konusuna benzer
bir davada hakim, ATAD’a davanın sonuçlandırılabilmesi için aşağıdaki soruyu da
içeren iki soru sormuştur:7
“AET Antlaşması’nın 86 ncı maddesi otomobil üreticilerinin, hakim durumda
oldukları kendi ürettikleri otomobillerde kullanılan yedek parçalar pazarında
bağımsız yedek parça üreticilerinin yarattığı rekabeti, koruyucu haklar tescil ettirerek
önlemeye çalışmalarını yasaklar mı?”
Divan verdiği yanıtta öncelikle, yasa ile verilen inhisari bir hakkın getireceği
faydanın güvence altına alınmasının, korunmuş ürünlerin izin verilmemiş üçüncü
taraflarca üretilmesini ya da satılmasını önleme etkisi doğurmasını, rekabetin kötüye
kullanma yoluyla engellemesi olarak değerlendirilemeyeceği yorumunu yapmıştır.
Divan görüşünde, 86 ncı maddenin yasağı kapsamında değerlendirilebilecek kötüye
kullanma hallerini aşağıdaki gibi saymıştır:
“…İnhisari hakkın kullanılması, eğer bağımsız tamircilere yedek parça vermeyi
keyfi olarak reddetme, yedek parça fiyatlarını hakkaniyete aykırı bir düzeyde tespit
7 Case 53/87. 5 Ekim 1988. Consorzio italiano della componentistica di ricambio per autoveicoli and Maxicar v
Régie nationale des usines Renault. Reference for a preliminary ruling: Tribunale civile e penale di Milano -
Italy. Exercise of design rights for car bodywork components - Compatibility with Articles 30 to 36 and 86 of the
Treaty. European Court Reports 1988, s. 603, Celex no: 9687J0053.
26 REKABET KURUMU
etme, hala dolaşımda olmasına rağmen belirli bir model otomobilin yedek parçalarını
üretmeme kararı alınması gibi Üye Ülkeler arası ticareti etkileme olasılığını taşıyan
belli kötüye kullanma hareketlerinin ortaya çıkması durumunda 86 ncı madde
tarafından yasaklanabilir.”
Üretici tarafından üretilen parçaların bağımsız imalatçılar tarafından
sunulanlardan daha pahalı olmasının, Divan'ın daha önceden verdiği bir karar
uyarınca,8 her zaman bir kötüye kullanma olarak değerlendirilmeyeceğini, çünkü
endüstriyel bir tasarıma dayalı korunmuş hakkın sahibinin yasal olarak o tasarımı
meydana getirmek için yaptığı yatırımların geri dönmesini isteyebileceği, verilen
görüşte belirtilmiştir. Aynı biçimde Volvo firmasıyla Veng adındaki bir kaporta
üreticisinin taraf olduğu bir dava ile ilgili olarak ATAD’a sorulan görüşe yukarıdaki
paragrafta yer alan yanıt verilmiştir.9
Görüldüğü gibi ATAD, otomobil üreticilerinin, kendi otomobillerinde
kullanılacak (kaportayla ilgili) yedek parçaları tescil ettirmesini açıkça bir kötüye
kullanma olarak görmemektedir. Bu nedenle şikayetçilerin verdikleri örneklerin
4054 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesine kaynaklık eden AET Antlaşması’nın 86 ncı
maddesine aykırı olarak görülmemesi, benzer eylemlerin Kanunumuzun 6 ncı
maddesine de aykırı olarak görülemeyeceği anlamına gelmektedir.
J.1.2. Renault Markasının Kullanımı
Şikayetçi teşebbüsler, “bundan böyle üretilecek olan ürünlerde Renault,
Renault 12, R 9, R 12 gibi kelime ve işaretlerin ürünlerin üretici firması hakkında
yanıltıcı olmamak ve üretici firmanın kendi markaları ile birlikte ve sadece bu
parçaların hangi markanın hangi tipine uyduğunu belirtme amacı ile kullanılmasına
engel olunmamasının emredilmesine karar verilmesini” Kurulumuzdan talep
etmektedir.
ATAD'ın C-63/97 sayılı Kararı’na, şikayetçilerin yukarıda anılan marka
kullanımı ile ilgili taleplerine dayanak göstermek amacıyla şikayetçi vekilinin
soruşturma raporuna gönderdiği cevabın ekinde yer verilmiştir. Hollanda Yüksek
Mahkemesi’nde görülmekte olan BMW ile Ronald Karel DEENIK arasındaki davada,
mahkemenin ATAD’a BMW markasının izinsiz bir biçimde kullanılmasının yasaklanıp
yasaklanamayacağına ilişkin sorular yöneltmesi sonucunda Divan; BMW ile bir
bağlantısı olduğu izlemini uyandırmamak kaydıyla, kamuyu BMW marka
otomobillerin tamirini yapma konusunda uzman olduğunu bilinçlendirme amacıyla
Bay Deenik’in markayı kullanabileceğine karar vermiştir.
Buradan da görülebileceği gibi dosyaya rekabet otoritesi değil mahkemeler
bakmakta, karar da rekabet kuralları değil fikri mülkiyet kuralları hükümlerince
alınmaktadır.
Ayrıca 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’nin 74 üncü maddesi birinci fıkrası uyarınca “menfaati olan herkes,
marka sahibine karşı dava açarak, fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil etmediğine
8 Case 24/67. Parke, Davis and Co. 29 Şubat 1968, ECR 1968, s.55.
9 Case 238/87. 5 Ekim 1988. AB Volvo v Erik Veng (UK) Ltd. Reference for a preliminary ruling: High Court of
Justice, Chancery Division - United Kingdom. Abuse of a dominant position - Refusal by the proprietor for a
registered design to grant a licence. ECR 1988, s. 621, Celex no: 687J0238.
27 REKABET KURUMU
karar verilmesini talep edebilir”. Görüldüğü üzere uygulanması gereken usul ilgili
KHK’de açıkça belirtilmiş olup Rekabet Kurulu’nun yukarıda belirtilen mahiyette bir
karar almasının buna uygun olmayacağı sonucuna varılmıştır.
J.2. Resen Açılan Soruşturma Konularına İlişkin Değerlendirmeler
J.2.1. Usule İlişkin Savunmaların Değerlendirilmesi
1- İlk yazılı savunmada iddia edildiği gibi Kanun’un 42 ve 43/II nci maddelerinde
soruşturma kararı metninin gönderilmesi gerektiğine dair bir hüküm
bulunmamaktadır. Zira 42 nci madde “Başvuru Sahiplerine Bildirim”i düzenlediği gibi
43 üncü maddenin ikinci fıkrasında sadece soruşturmaya başlandığının bildirilmesi
ve iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilginin gönderilmesi öngörülmektedir.
Anılan hükümler çerçevesinde teşebbüse soruşturmaya başlanması kararı ve elde
edilmiş olan belgeler gönderilmiştir. Ayrıca, MAİS vekilinin 9 Nisan 1999 tarihli
başvurusu üzerine, talep etmiş olduğu tüm bilgi ve belgeler kendisine gönderilmiş
olduğu gibi dosyayı inceleme haklarında herhangi bir kısıtlama da yapılmamıştır.
2- Raporda 8 Şubat 1999 tarihli tutanağın yer almamış olması ise usulde bir eksiklik
teşkil etmemektedir. Nitekim soruşturma aşamasında lehte ve aleyhte olan tüm
deliller kullanılmış, keza Kurul da soruşturma sonucunda lehte ve aleyhte olan tüm
delilleri birlikte değerlendirmiştir.
3- Kanun’un 9 uncu maddesinin ilk fıkrasında yazılı olan “ …rekabetin tesisi ve
ihlalden önceki durumun korunması için yerine getirilmesi ya da kaçınılması gereken
davranışları kapsayan bir kararı bildirir.” hükmü ise fıkra metninden anlaşılacağı gibi
nihai kararı işaret etmekte olup, ancak nihai kararla birlikte uygulanabilecektir.
4- Son olarak Kurul'un ihlale ne şekilde son verileceğine ilişkin görüş
bildirmemesinin önemli bir usul eksikliği olduğu savunması değerlendirilmiştir.
MAİS’e göre 4054 sayılı Kanun’un 9(3) üncü maddesindeki " Kurul …görüşlerini
yazılı olarak bildirir" şeklindeki ifadeyi, Avrupa Topluluğu’nun 17 sayılı Tüzüğü’nün
3(3) üncü maddesi hükmüne paralel olarak yorumlamak ve bunun zorunlu olarak her
olayda uygulanmasından kurtulmak mümkün değildir. Savunmaya göre, 17 sayılı
Tüzüğün 3(3) üncü maddesinin hükmündeki “yapabilir” (İngilizce karşılığı: may)
sözcüğünün esas alınıp bu yorumun yapılması, Tüzüğün başka maddelerinin de,
örneğin “Komisyon ceza kesebilir” hükmünün 4054 sayılı Kanunda, emredici hüküm
haline geldiğinin kabul edilmemesini gerektireceğinden yanlış olacaktır. Dolayısıyla,
Kurul her olayda, nihai bir karar vermeden önce ihlale ne şekilde son vereceğine
ilişkin yazılı görüş bildirmek zorundadır.
Bu savunmanın kabul edilebilmesi için 4054 sayılı Kanun'un sadece lafzı ile
değil, ruhu ve konuluş amacı ile birlikte yorumlanması gerekmektedir. Madde, AT
Rekabet Hukuku kurallarından iktibas yoluyla alınmış olduğu için mehaza bakılarak
yorumlanması doğru olacaktır. Bilindiği gibi Roma Antlaşması'nın 87 nci maddesi
gereğince 1962 yılında Konseyce kabul edilen 17 sayılı Tüzüğün 3 üncü
maddesinde aynı başlıkla düzenlenen ihlale son verme maddesi, diğer pek çok
maddede olduğu gibi 4054 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesine de kaynaklık etmekte
olup, son fıkra hariç neredeyse aynen tercümesidir. Kanun'un 9 uncu maddesinin
son fıkrası ise, AT Hukukuna Avrupa Topluluğu Adalet Divanı'nın Camera Care
28 REKABET KURUMU
davasında vermiş olduğu karar ile girmiş olan ihtiyati tedbir kararının bir yansıması
olarak aktarılmıştır.
Avrupa Topluluğu Adalet Divanı’nın Camera Care dosyasıyla10 ilgili kararının
16 ncı paragrafında, 17 sayılı Tüzüğün 3 üncü maddesinin Komisyon’a rekabet ihlali
niteliğini taşıyan bir eyleme son vermek için iki tür karar alma yetkisi tanıdığı
belirtilmektedir. Birincisinin “Karar” olduğu ve Kurucu Antlaşmanın 189 uncu
maddesi uyarınca muhataplarının bu karara uymak zorunda olduğu, Tüzüğün 15 ve
16 ncı maddeleri uyarınca da bu “Karar’a” idari ve süreli para cezalarının eşlik
edebileceği yorumu yapılmıştır. Mahkeme, ikinci bir tür ihlale son verme yolu olarak
Komisyon’un her zaman bağlayıcı bir karar almadan önce 3(3) üncü madde uyarınca
ihlale nasıl son verileceği ile ilgili tavsiyelerde bulunma yetkisi olduğunu belirtmiştir.
Tüzüğün 3(3) üncü maddesi hükmünün amacının, taraf teşebbüsleri bağlayıcı bir
karar alma yoluna başvurmadan önce, onları kendi görüşleri doğrultusunda hareket
etmeye ikna etmek için, durumdan yani Topluluk Hukuku karşısında davranışın ihlal
teşkil edebileceğine ilişkin Komisyon’un kendi değerlendirmesinden haberdar etmek
olduğu, açık bir biçimde ifade edilmiştir. Ayrıca bunun, Tüzüğün 3 üncü maddesinin
özü olan, bağlayıcı karar almanın getirdiği pratik yollardan yararlanılmasını
sınırlayıcı bir biçimde yorumlanmasına neden olamayacağı belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere ATAD’ın yorumu herhangi bir tartışmaya yer vermeyecek
ölçüde açık ve kesindir. Buna göre 4054 sayılı Kanun’un 9(3) üncü maddesine
kaynaklık teşkil eden AT’nin 17 sayılı Tüzüğü’nün 3(3) üncü maddesi, Komisyon’un
bağlayıcı bir karar almadan olayı çözmenin çeşitli nedenlerle daha etkin olacağını
düşündüğü hallerde, ihlale nasıl son verileceğine ilişkin tavsiyelerini taraflara iletmek
suretiyle dosyayı kapatma yetkisinin saklı olduğu, ancak bunun bir zorunluluk
olmadığı biçiminde yorumlanmaktadır. Rekabet Kanunu’nun 9(3) üncü maddesinin
de aynı doğrultuda yorumlanmasının doğru olacağı düşünülmüştür.
Avrupa Topluluğu mevzuatında, 17 sayılı Tüzük’te, Komisyon’un ihlal
iddiasıyla soruşturma açtığı hallerde, soruşturma tamamlanıp ihlalin varlığına ilişkin
nihai karar alınıncaya kadar, ihtiyati tedbir niteliğinde “bağlayıcı” bir karar alınmasına
imkan veren açık bir hüküm bulunmaması, Tüzüğün 3 (3) üncü maddesinde yer
verilen “görüş” bildirme imkanının, Komisyonun soruşturma tamamlanıncaya kadar
geçecek süre içinde ihlalin sürmesinin kabul edilemeyeceği durumlarda
kullanabileceği bir tedbir olarak düzenlenmiş bir hüküm olduğu düşüncesini
güçlendirmektedir. Komisyon, hakkında soruşturma yürüttüğü teşebbüse, bağlayıcı
olmasa bile ihlale ne şekilde son vereceği konusundaki görüşlerini bildirmek
suretiyle, ihlalin bir an önce sona erdirilmesini sağlamak isteyebilir. Bağlayıcı
olmayan bu görüşe uygun davranıp ihlale son veren teşebbüsün bu olumlu davranışı
ceza takdirinde Komisyonca değerlendirilmektedir.
17 sayılı Tüzükle açıkça düzenlenmemiş olan ve soruşturmanın
sonuçlanmasına kadar geçecek süre içinde ciddi ve telafi olunamayacak zararların
ortaya çıkması ihtimalinin bulunduğu durumlarda, nihai kararın kapsamını
aşmayacak geçici tedbir niteliğindeki bağlayıcı olmayan “görüş”ün ötesinde,
“bağlayıcı” nitelikte “kararın” da verilebileceği, Adalet Divanı’nın yukarıda açıklanan
10 Case 792/79 R. Order of the Court of 17 January 1980. Camera Care Ltd v Commission of the European
Communities.
29 REKABET KURUMU
Camera Care kararı ile hükme bağlandıktan sonra Avrupa Topluluğu mevzuatına
girmiş ve aynı hüküm Türk kanun koyucusu tarafından Kanun’un 9 uncu maddesinin
son fıkrasına konulmak suretiyle aynen aktarılmıştır. Dolayısıyla 17 sayılı Tüzüğün
3(3) üncü maddesinin karşılığını oluşturan Kanun’un 9(3) üncü maddesinin fazla bir
anlam ve önemi kalmamıştır. Bu nedenle Kurulumuz nihai karara kadar geçecek
süre içinde ihlale derhal son verilmesini zaruri gördüğü durumlar için Kanun’un
17 nci maddesinin (a) bendindeki süreli para cezası ile de yaptırıma bağlanmış olan
9 (4) üncü maddesindeki ihtiyati tedbir kararı alınmasının açıkça mümkün bulunduğu
bu durumda, bağlayıcı olmayan “görüş” bildirmesinin her olayda gerekli ve zorunlu
olduğu yönündeki savunmaya katılamamaktadır. Eğer bununla savunmanın ihlale
devam etmekte haklı olduğu kanıtlanmak isteniyorsa, esasen Kurul'un soruşturma
açma kararında ve bildiriminde MAİS'in ihlal teşkil ettiğini düşündüğü davranışları
birer birer duyurmuş olması karşısında kendisinden beklenen, Kurul'un bu
iddialarına katılıyorsa, bu davranışlarına tebligatı alır almaz son vermesidir. Nitekim
olayımızda MAİS kendisinden beklenen bu davranışları gösterme çabası içinde
olmuş ve Kanun koyucunun amacı gerçekleşmiştir. Öte yandan 9 uncu maddenin
son fıkrasıyla Kurul’a verilmiş olan yetkinin henüz soruşturma aşamasında ihlalin
varlığı kanıtlanmamışken, ihlale ne şekilde son verilebileceği konusunda görüş
bildirmenin zorunlu tutulmasının getirebileceği pratik sakıncalar dahi, fıkranın lafzıyla
değil ruhuyla yorumlanmasının daha doğru olacağı sonucunu haklı kılmış ve Kurulca
9 uncu maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca her olayda görüş bildirmesinin zorunlu
olduğu savunması kabul görmemiştir.
J.2.2. Onarımda Kullanılan Yedek Parçaların
Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesi
MAİS’in, Rekabet Kurulu’nun 1997/5 sayılı Tebliğ ile teşkilatını oluşturduğunu
ilan ettiği 05.11.1997 tarihinin öncesinde ve sonrasında, yayınladığı duyurularla ve
servis sirkülerleriyle yetkili servislerin onarım işçilik ücretleri ile onarımda kullanılan
yedek parça fiyatlarını ve bunlarda uygulanabilecek maksimum indirim oranını
açıkça belirlediği tespit edilmiştir.
Servislerde uygulanacak yedek parça fiyatları modem vasıtasıyla yetkili
satıcılara ulaştırılmakta ve fatura bilgisayar tarafından kesilirken MAİS’in gönderdiği
fiyatlar faturada görülmektedir. Yetkili satıcının bilgisayardan otomatik olarak çıkan
bu fiyatları değiştirmesinin mümkün olduğu belirtilmekle birlikte, incelenen 20 bine
yakın faturada, tavsiye edilen fiyatın dışına ancak hata yapıldığı için çıkıldığı, değişik
olan fiyatların olağan dışılığından anlaşılmaktadır. Bu nedenle yetkili satıcının
kendisine ait olan yedek parçaların fiyatını belirleme özgürlüğü uygulayacağı parça
indirimi oranıyla sınırlanmaktadır.
MAİS’in, uyulmazsa sözleşmelerin fesh edilebileceğine kadar varan cezaların
uygulanacağını hatırlatarak yetkili satıcı ağına gönderdiği yazılar, yukarıda belirtilen
sistem nedeniyle faturadaki parçaların toplamı üzerinden indirim yapmak dışında
kendi malının fiyatı üzerinde bir belirleyiciliği kalmayan yetkili satıcının bu son
özgürlüğünü de elinden almaya yöneliktir.
Yedek parçaların yeniden satış fiyatlarının belirlenmesi için yetkili satıcılara
gönderilen yazıların, yetkili satıcılık sözleşmesinin 35, yetkili atelye sözleşmesininse
9 uncu maddesi uyarınca bu sözleşmelerin ayrılmaz birer parçaları oldukları
30 REKABET KURUMU
anlaşılmıştır. Bu nedenle MAİS, yetkili satıcılar ve yetkili atelyeler ile arasındaki
sözleşmeler vasıtasıyla indirim oranını en çok %10 olarak tespit etmektedir. MAİS’in
yeniden satış fiyatını tespit etme davranışının, yalnızca yetkili satıcılara gönderilen
yazılarla sınırlı olmadığı, bu iradeye yetkili satıcılar tarafından da %90’ın üzerinde bir
oranda uyulduğu yukarıdaki bölümlerde inceleme sonuçları verilen çok sayıda
faturadan anlaşılmaktadır.
Avrupa Topluluğu Komisyonu’nun bu tip dikey anlaşmalarla ilgili güncel
yaklaşımlarını VW kararında11 görmek mümkündür. Volkswagen firmasının İtalya’ya
sattığı araçların paralel ithalat yoluyla Almanya’ya geri dönmesini engellemek için
İtalya’daki yetkili satıcılarını bu ülkeye dönebilecek satışlar yapmamaları yönünde
zorlamasına ilişkin olarak açılan dosyada, Karar’ın 128 ve 129 uncu paragraflarında
Komisyon:
“Volkswagen, Audi ve Autogerma tarafından paralel ihracatları önleme ve
engellemeye yönelik olarak benimsenen tedbirler, 85(1)’inci maddenin yasağı
kapsamı dışında kalacak tek taraflı eylemler değildir. Bunlar üreticinin Autogerma
üzerinden seçici dağıtım ağı içinde yer alan satıcılarıyla yürüttüğü sözleşme
ilişkilerinin parçasıdır. Çünkü bunlar satıcılık sözleşmesinin pratik uygulaması için
karşılıklı anlaşma ile benimsenmiştir…”
“Satıcıların ihracatlarının üzerindeki yasaklama ya da sınırlamalara üreticilerin
baskısıyla razı olup olmadıklarının konuyla bir ilgisi yoktur. 82/367/EEC sayılı
Hasselblad kararında Komisyon, bir uyumlu eylemin var olması için bir teşebbüsün
bilerek ve kendi iradesiyle hareketlerini bir başka teşebbüsün istekleri doğrultusunda
ayarlamasının yeterli olduğunu, hareketin yasadışı olduğu bilgisi ya da güdüsünün
konuyla ilgisinin olmadığını belirtmiştir.”
ifadelerine yer vermektedir. Söz konusu karardan da anlaşılacağı gibi üretici
ile yeniden satıcısı arasındaki dikey ilişkilerde rekabet ihlali bir tarafın diğerini
zorlamasıyla meydana gelse de, ihlal, aralarındaki anlaşmanın bir sonucu olarak
kabul edilmektedir.
Yukarıda yer verilen belgelerin bir kısmı Rekabet Kurumu’nun teşkilatını
oluşturduğunu 1997/5 sayılı Tebliğ ile ilan ettiği 05.11.1997 tarihinden önceye
rastlamakla birlikte, bahsedilen rekabet ihlallerine yol açan ve uymayanların
yaptırıma maruz kalacağını belirten 288 sayılı duyuru 29.12.1997 tarihine aittir.
20.02.1998 tarih ve 439 sayılı Servis Sirküleri’nde indirimlerin 288 sayılı duyuruda
yer alan esaslar çerçevesinde belirleneceğinden söz edilmesi, ihlalin en azından bu
tarihe kadar sürdüğünün bir kanıtıdır. Gerek matbu servis sirkülerleri ile, gerekse de
elektronik posta yoluyla fiyatlar yetkili satıcı ve atelyelere “tavsiye edilmekte” ve
yetkili satıcılar “kendi politikaları gereği” bu fiyatlara uymaya özen göstermektedir.
Bütün bu mekanizmanın sonucunda tüketiciye piyasa koşulları dışında belirlenmiş
fiyatlardan hizmet sunulmaktadır.
MAİS’in, otomobil fiyatlarına karışmadıkları halde ikincil önem taşıyan yedek
parça fiyatlarına müdahale etmelerinin ekonomik bir gerekçesi olmadığına ilişkin
savunması, kriz dönemlerinde otomobil satışlarının azalmasına rağmen yedek parça
satışlarının o oranda azalmaması, teşebbüslerin yedek parça cirolarının toplam
11 Case IV/35.733, 28 Ocak 1998. Official Journal No. L 124, 25/04/1998, s. 60-108.
31 REKABET KURUMU
cironun %40’ından az olmaması, başka bir deyişle pazarın büyük olması, ve en
önemlisi yedek parça piyasasında rakiplerinin az sayıda olması gibi gerçekler göz
önünde bulundurulduğunda geçerli kabul edilmemiştir. Otomobil pazarında Renault
markasının önemli rakipleri bulunsa da, yedek parça ve onarım pazarlarında MAİS’in
ciddi rakipleri bulunmamaktadır. Otomobillerin teknolojileri gün geçtikçe ilerlediği
için, bakımları yalnızca yetkili servislerde yapılabilir hale gelmektedir. Yedek parça
piyasasında yapılan yeniden satış fiyatı tespiti gibi bir rekabet ihlali, otomobil
firmalarının ilgili pazarda belirgin bir pazar gücüne sahip olmaları nedeniyle,
otomobil piyasasında yapılan olası bir ihlal ile karşılaştırıldığında, tüketiciler ve
toplam kaynak dağılımı açısından daha vahim sonuçlar doğurmaktadır.
Sonuç olarak yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı gibi; onarımda kullanılan
yedek parça fiyatlarının ve bunlarda uygulanabilecek maksimum indirim oranlarının
MAİS ve yetkili satıcılar arasında yapılan bir anlaşma ile tespit edilmesi eylemleri
4054 sayılı Rekabet Kanunu’nun 4 üncü maddesine aykırılık teşkil etmekte ve söz
konusu maddenin “Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan
maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi”
biçimindeki (a) bendine birebir uymaktadır.
J.2.3. Diğer Yedek Parçaların Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesi
MAİS’in yetkili servisleri ya da şubeleri aracılığıyla doğrudan tüketicilere
satılmayıp, yine aynı ağ aracılığıyla toptan ya da perakende olarak tamircilere sattığı
yedek parçaların da yeniden satış fiyatını tespit ettiği yukarıda verilen bulgulardan
anlaşılmıştır.
MAİS’in Rekabet Kurulu’na sunduğu ilk yazılı savunmasında,
1998 Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği’nin yetkili satıcı ve yetkili atelyelere
dağıtılmadığı, “taslak niteliği taşıdığı” öne sürülmüştür. Ancak söz konusu belgenin
ne üst yazısında ne de başka bir yerinde taslak niteliğinde olduğuna dair bir ibare
bulunmamaktadır. Pazarlama ve Planlama Müdürü R… T… imzalı üst yazı aynen
aşağıdaki gibidir:
“Göndermiş olduğunuz bilgiler doğrultusunda güncelleştirilen 1998 yılı ‘Yetkili
Satıcı Faaliyet Yönetmeliği’nin bir kopyası ekte yer almaktadır. Müdürlüğünüz ile ilgili
bölümü kontrol ederek herhangi bir hata veya değişiklik olması halinde 13 Mart
Cuma gününe kadar Müdürlüğümüze bildirilmesi hususunda bilgilerinizi rica ederim.”
Bu yazıdan da anlaşılabileceği gibi yönetmelik taslağından değil,
güncelleştirilmiş bir yönetmelikten bahsedilmektedir. Müdürlüklere görüş sormak için
değil, güncelleştirilmesi tamamlanmış bu yönetmelikte kendileri ile ilgili kısımlarda bir
hata olup olmadığının bildirilmesi için yollanmıştır. Keza ancak bir hata varsa
müdürlerin bu durumu bildirmeleri istenmiştir.
MAİS’in posta kayıtları incelenmiş ve yetkililerle yapılan görüşme sonucunda
da kayıtlarda giden evrağın içeriğine ilişkin bilgi bulunmaması nedeniyle
yönetmeliğin gönderilip gönderilmediğini tespit etmenin imkansız olduğu
anlaşılmıştır. Çeşitli illerde görüşülen çok sayıda yetkili satıcı ise ne 1998 yılında ne
de daha önce böyle bir döküman aldıklarını hatırlamadıklarını belirtmiştir.
Raportörler tarafından buralarda yapılan yerinde incelemelerde de yetkili satıcı
faaliyet yönetmeliklerine rastlanmamıştır.
32 REKABET KURUMU
MAİS’in savunmasında 16.11.1998 ve 30.12.1998 tarihli duyuruların
1998 Faaliyet Yönetmeliği ve fiyatlarla bir ilgisi olmadığı söylenmekte ve bu
uyarıların yetkili satıcılara başka amaçlarla gönderildiği ifade edilmektedir. Ancak
soruşturma raporunda da, uyarıların içeriğinin bir rekabet ihlaliyle ilgisinin olduğu
iddia edilmemiştir. Bu uyarılara değinmekteki amaç, 1998 veya 1997 yılında
çıkarılmış bir faaliyet yönetmeliğinin 1998 yılının sonlarında hala yürürlükte olduğunu
göstermektir. Bu iki yönetmeliğin gerek bu bölümde incelenen yedek parça yeniden
satış fiyatlarının tespiti, gerekse de rakip yedek parça kullanımına ilişkin hükümleri
aynı olup, hangisinin yürürlükte olduğu bir önem taşımamaktadır.
Onarım amaçlı olmayan yedek parça yeniden satış fiyatlarının ve bu fiyatlar
üzerinden yetkili satıcılar tarafından yapılabilecek azami indirim oranının MAİS
tarafından açıkça belirlenmesi 4054 sayılı Rekabet Kanunu’nun 4 üncü maddesinin
(a) bendi ile benzerlik göstermesi nedeniyle bu maddeyi ihlal etmektedir.
J.2.4. Otomobil Yeniden Satış Fiyatının Tespit Edilmesi
MAİS tarafından ilk yazılı savunmada belirtilen hususlar ve ekinde gönderilen
1998 yılı Haziran ayına ait farklı satıcılardan derlenmiş faturaların incelenmesi
neticesinde hem bayilerin birbirlerinden farklı fiyatlardan hem de MAİS tarafından
tavsiye edilen fiyattan farklı olarak satış yaptıkları tespit edilmiştir.
Soruşturma safhasında, soruşturma heyeti tarafından değişik illerdeki yetkili
satıcılar nezdinde yapılan incelemelerde de yetkili satıcılar tarafından, otomobillerin
yeniden satış fiyatı konusunda baskı yapılmadığı, araçların maliyeti esas olmak
üzere MAİS tarafından bildirilen tavsiye fiyatı da göz önüne alınarak yetkili satıcının
kendi satış fiyatını belirleyebildiği ifade edilmiş, bu satıcılardan rasgele seçilen fatura
örneklerinden de farklı fiyattan araç satılabildiği görülmüştür.
Bu tespitler neticesinde MAİS’in yetkili satıcılar tarafından satılan
otomobillerin yeniden satış fiyatını belirlemeye dair bir amacının bulunmadığı ve
dolayısıyla da böyle bir etkinin pazarda doğmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
J.2.5. Rakip Yedek Parça Kullanımının Yasaklanması
MAİS’in savunmasında Trabzon yetkili satıcısı KOÇMAK A.Ş. ile aynı adreste
bulunan KOÇLAR Otomotiv, Gıda, İnşaat, Taahhüt, Ticaret Ltd. Şirketi’nin Valeo
firmasının bayisi olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. MAİS yetkili satıcısı HEDEF
Otomotiv, Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin Monroe, Mako, Farba, Valeo, Sismak, Supsan
gibi yedek parça üreticilerinin bayiliğini yaptığı hazırladıkları fiyat kataloğundan
anlaşılmaktadır.
21.10.1999 tarihinde Valeo Otomotiv Dağıtım A.Ş. Satış Müdürü C… T… ile
yapılan görüşmede de Valeo bayilerinin MAİS yetkili satıcılarına mal satabildikleri
belirtilmiştir.
Ayrıca yetkili satıcılarla yapılan görüşmelerden bayilerin MAİS’in zorlamasıyla
değil kendi istekleriyle rakip yedek parça satmadıkları, ancak müşteri isterse başka
markaları satabilmeleri önünde bir engel olmadığı öğrenilmiştir.
Sonuç olarak MAİS’in yetkili satıcılarını, rakip firmaların ürettiği yedek
parçaları satmamalarına ve onarımda kullanmamalarına yönelik davranışlarda
bulunduğu tespit edilememiştir.
33 REKABET KURUMU
J.2.6. Filo Satışları
ÖSB yönetmeliklerinin yukarıda sayılan hükümleri, tüketicilerin anlaşma
konusu malları dağıtım sistemi içindeki istedikleri bir teşebbüsten elde etme
serbestliğini sınırlamaktadır. Kamu kurum ve kuruluşları, anlaşma konusu malları
yalnızca doğrudan ÖSB’den, diğer filo müşterileri de kendi istediklerinden değil,
ÖSB tarafından belirlenen bir takım kıstaslara uyan yetkili satıcılardan almak
zorunda kalmaktadır. Böyle bir kısıtlama, 1998/3 sayılı Tebliğ’in Grup Muafiyeti
Kapsamı Dışında Kalan Koşul ve Yükümlülükler başlıklı 7 nci maddesinin “üretici,
sağlayıcı veya dağıtım sistemi içindeki diğer bir teşebbüsün, tüketicilerin, yetkili
aracıların veya satıcıların anlaşma konusu malları veya bu mallar için servislerini
sistem içindeki diledikleri bir teşebbüsten elde etme serbestliğini … sınırlandırması”
şeklindeki 1-f fıkrasına benzerlik göstermekte ve bu nedenle de sözleşme grup
muafiyetinden yararlanamamaktadır.
MAİS’in savunmasının, filo satışlarının çok büyük miktarlarda gerçekleşen,
çoğu zaman filo satışına konu olacak araç sayısının hem yetkili satıcının normal
kapasitesini aşabilecek, hem de daha önemlisi MAİS’in üretim kapasitesi ve hızı ile
ilgili bir satış türü olduğu savına dayandığı görülmektedir. Şirket yetkilileri ile yapılan
görüşmede 1997 yılından sonra parkında en az üç adet Renault marka araba
bulunan ya da üç veya daha fazla Renault alacak kuruluşlara yapılan satışların da
filo satışları kapsamına girdiği öğrenilmiştir. Dolayısıyla filo satışları MAİS’in öne
sürdüğü gibi yalnızca fabrikanın üretim programını dahi etkileyecek düzeyde büyük
satışlardan oluşmamakta, hatta çoğu zaman daha önceden üç adet otomobil almış
bir firmanın satın aldığı dördüncü otomobil de filo satışı kapsamında sayılmaktadır.
Yukarıda incelenen duyurular ve yönetmeliklerle MAİS’in, yetkili satıcıların filo
satışlarında uygulayacağı indirim oranlarını tespit ettiği, bu şekilde yetkili satıcının
müşterisine uygulayacağı fiyata doğrudan müdahale ettiği açıkça görülmektedir. Bu
tespite karşılık olarak, yetkili satıcının indirim yapabilmesi için MAİS’den indirimli
araç alması, bunun için de MAİS’in bilgilendirilmesi ve indirime razı olması gerektiği
savunması yapılmıştır. Ancak bu savunma, yönetmelik hükmünün hem MAİS’in razı
olduğu indirimleri, hem de yetkili satıcının kendi kar marjından kısarak yapacağı
indirimi ayrıntılı bir biçimde belirlemesine gerekçe teşkil etmemektedir.
Yönetmeliklerde yer alan “Yapılan filo satışında belirtilen maksimum indirim oranının
aşılmasının tesbiti halinde söz konusu yetkili satıcının filo satışları engellenecek ve
Renault katılımı sağlanmayacaktır. Ayrıca ilgili otoların kar marjları sıfırlanacak ve
ilgili dönemde hakedilmiş performans primi ödenmeyecektir.” şeklindeki hükümlerin
rekabeti sınırlama amacını güttüğü ve savunmada belirtilen hususlarla
açıklanamayacağı açıktır.
Savunmada filo satışlarının, miktar ve fiyata ilişkin özel koşulları nedeniyle
MAİS ile yetkili satıcılar arasındaki sözleşme dışında bir işlem olduğu, dolayısıyla
MAİS’in yetkili satıcıların filo satışlarına katılmalarını her zaman araçları temin
etmeyerek veya indirimli fiyata razı olmayarak engelleyebileceği belirtilmiştir. Bu
nedenle, filo satışlarının MAİS’in yetkili satıcılara tanıdığı bir hak olduğu ve rekabet
ihlali olarak değerlendiren yönetmelik hükümleri ve bunlara koşut uygulamaların da
bu lütufdan kaynaklandığı ima edilmektedir. Ancak yetkili satıcılık sözleşmesinin
35 inci maddesi uyarınca ÖSB yönetmelikleri sözleşmenin ayrılmaz parçalarıdır.
34 REKABET KURUMU
Sözleşmenin konusu Renault tarafından üretilen ya da pazarlanan otomobiller ve
küçük ticari araçların yetkili satıcılar tarafından satılmasıdır. Bu nedenle filo satışları
da sözleşme kapsamında değerlendirilmektedir.
J.3. Muafiyet Değerlendirmesi
J.3.1. Yetkili Satıcılık Sözleşmesi
Yetkili satıcılık sözleşmeleri otomobil ve yedek parça satışı ile birlikte bunlara
servis sağlamaya ilişkin olmaları nedeniyle 1998/3 sayılı Tebliğin 2 nci maddesi açık
hükmü uyarınca söz konusu Tebliğ hükümleri çerçevesinde incelenmiştir.
Söz konusu başvuruda sözleşmelerin 1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım
ve Servis Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne uygun olarak değiştirildiği
belirtilmekle birlikte, bildirim formunda, ekte yer alan sözleşmenin, Kanun’un 4 üncü
ve 6 ncı maddelerine aykırı olmadığının tespitine ilişkin Kanun’un 8 inci maddesi
çerçevesinde bir menfi tespit başvurusu olduğu ifade edilmektedir. Ancak, inceleme
konusu anlaşma taraflardan birinin diğerine bir malı belirlenen bir bölgede
münhasıran dağıtma hakkı veren bir anlaşma olduğundan, ilgili piyasadaki rekabet
teşebbüsler arasında akdedilen bu anlaşma ile bozulmaktadır. Bu nedenle söz
konusu anlaşmaya Kanun’un 4 üncü maddesine aykırı olmadığını gösteren bir menfi
tespit belgesi verilmesi mümkün gözükmemektedir. Bildirim formunun 6.3 üncü
maddesinde yer alan “Menfi Tespit Başvurusunda bulunmakla birlikte, Rekabet
Kurulu bu başvuruyu reddederse, bu başvurunuzun Muafiyet Bildirimi olarak
değerlendirilmesi konusunda isteminiz var mı?” sorusuna olumlu yanıt verildiği için
anlaşma Kanun’un 5 inci maddesi ve motorlu taşıt dağıtım ve servisine ilişkin olması
dikkate alınarak 1998/3 sayılı Tebliğ çerçevesinde incelenmiştir. Bu Tebliğ
hükümlerince muafiyet tanınamayacak maddeler için bireysel muafiyet
incelemesinde bulunulmuştur.
Sözleşmenin 5.3 ve 5.4.4 üncü maddelerinin, yetkili satıcıların cihaz,
avadanlık ve madeni yağları, söz konusu muafiyet tebliğinin ilgili koşullarına uysa
dahi, istediği teşebbüsten alma serbestisini kısıtladığı görülmüştür.
Sözleşmenin 7 nci maddesi hükmünün, 1998/3 sayılı Tebliğ’in Grup Muafiyeti
Kapsamına Giren Yükümlülükler başlıklı 4 üncü maddesi 1 (b) fıkrasında ayrı satış
yerlerinde, ayrı bir yönetimle ve ayrı bir yasal varlık halinde ve markalar arasında
karışıklıktan kaçınacak şekilde satış halleri hariç olmak üzere üreticiden başka kişiler
tarafından sunulan motorlu yeni taşıt araçlarını satmama yükümlülüğünün kapsamını
aştığı görülmüştür. Muafiyetten yararlanabilmesi için bu maddenin yetkili satıcıların
MAİS’den başkası tarafından sunulan motorlu araçların ve yedek parçaların ana
veya yetkili satıcısı olması hakkının haklı objektif nedenlerin varlığı halinde
1998/3 sayılı Tebliğ’in 6/2-a maddesi hükmü uyarınca MAİS’in yazılı onayı şartına
bağlı olmaktan çıkarılacak şekilde değiştirilmesi gerekmektedir.
29.7 nci madde yetkili satıcının reklam yükümlülükleri dahilinde bulunan ışıklı,
ışıksız amblem, pano, tabela, yazı ve işaretleri, söz konusu muafiyet tebliğinin ilgili
koşullarına uysa dahi, istediği teşebbüsten alma serbestisini sınırlamaktadır.
Sözleşmenin 33.1 inci maddesi yetkili satıcıların alet, edevat ve demirbaşları
1998/3 sayılı Tebliğ’in 5 inci maddesinin a-5 inci bendinde öngörülmüş olan
35 REKABET KURUMU
standartlara uyulması koşuluyla istediği teşebbüsten alma serbestisini
kısıtlamaktadır.
Sözleşmenin 35 inci maddesi MAİS’in yayımlayacağı her türlü duyuru,
yönetmelik vb. metinlerin sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olacağı ve yetkili satıcının
bunlara uymakla yükümlü olduğunu öngörmesi, bu maddenin rekabeti kısıtlayıcı
etkiler doğuracak biçimde kullanılmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle
maddenin kapsamının daraltılması gerekmektedir.
J.3.2. Yetkili Atelye Sözleşmesi
Sözleşmede “faaliyet bölgeleri” tanımlanarak yetkili atelyeler arasında coğrafi
pazar paylaşımı öngörülmesi, atelyenin Renault yedek parçalarını dağıtım ağına
dahil olmayan bayilere satmama yükümlülüğü, haklı objektif neden olmadıkça başka
marka araçların bakım ve onarımını yapmama yükümlülüğü, MAİS’e haftalık,
15 günlük veya acil (günlük) olmak üzere ekonomik miktarlarda sipariş verme
yükümlülüğü gibi hükümlerin bulunması nedeniyle bu anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı
olduğu ve Kanun’un 8’inci maddesi anlamında bir “Menfi Tespit Belgesi” verilmesinin
mümkün olmadığı görülmüştür.
1998/3 sayılı Tebliğ, motorlu taşıtların dağıtım ve servisinin bir arada
düzenlendiği sözleşmelere uygulanması ve yürürlükte hizmetlere ilişkin bir grup
muafiyeti düzenlemesinin olmaması nedeniyle sadece Renault marka araçların
servisinin düzenlendiği söz konusu sözleşme bireysel muafiyet açısından
değerlendirilecektir.
Herhangi bir anlaşmaya bireysel muafiyet tanınabilmesi için ise Kanun’un
5 inci maddesinin öngörmüş olduğu dört koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir.
Söz konusu sözleşme bu şartlar çerçevesinde incelendiğinde bireysel muafiyet
almasını engelleyebilecek herhangi bir hükme rastlanmamıştır.
Ancak, sözleşmenin 9 uncu maddesine göre, sözleşmenin ayrılmaz parçasını
teşkil eden “dış genelge” veya “talimat” niteliğindeki faaliyet yönetmeliklerinin yedek
parça satışını düzenleyen bölümlerinin muafiyet tanınamayacak birtakım rekabeti
kısıtlayıcı hükümler içermesi nedeniyle, yetkili atelye sözleşmesine, söz konusu
yönetmeliğin bahsedilen hükümlerinin kaldırılması şartıyla muafiyet verilmesi uygun
görülmüştür.
K- REKABETİN TESİSİ VE İHLALE SON VERME
Resen yapılan soruşturma sonucunda tepit edilen ihlallerin, yeniden
satıcılarla yapılan sözleşmeler, faaliyet yönetmelikleri ve duyurular ile
gerçekleştirildiği görülmüştür. Bu nedenle rekabetin tesis edilebilmesi için, işbu
Karar'da da rekabeti engelledikleri sonucuna varılan;
a) onarımda kullanılan yedek parçaların yeniden satışında MAİS’in perakende satış
fiyatı üzerinden %10 oranından fazla indirim yapılmasını yasaklayan 16.10.1996
tarihli ve 23.5/6287 sayılı duyuru, 20.12.1996 tarihli “Onarım Ücret ve Onarımda
Kullanılan Yedek Parça İskonto Taahhütnamesi’nin ekinde gönderildiği duyuru,
29.07.1997 tarih ve 23.5/164 sayılı duyuru, 29.12.1997 tarih ve 23.5/288 sayılı
duyuru ve 20.02.1998 tarih ve 439 sayılı Servis Sirküleri’nin,
36 REKABET KURUMU
b) “Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği”nin yedek parça yeniden satış fiyatlarının MAİS
tarafından tespit edilmesini öngören Yedek Parça ve Aksesuar Satışlarına İlişkin
Esaslar başlıklı üçüncü bölümünün üçüncü maddesinin,
c) ve bunların dışında mevzuatla izin verilenin ötesine geçen her türlü kısıtlayıcı
talimatın,
yürürlükten kaldırılması gerekmektedir.
Yetkili satıcılık sözleşmesinin 35 inci maddesinin rekabet mevzuatına aykırı
olarak uygulanmasına imkan vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi
gerekmektedir. Yine ihlallere neden olan ÖSB Yönetmeliği’nin 20.03.2000 tarihinde
yürürlükten kaldırıldığı Kurul’a bildirilmiştir.
L- SONUÇ
MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.’nin faaliyetlerine ilişkin olarak
şikayetçilerin şikayeti üzerine ve resen yapılan incelemeler, önaraştırma ile
soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle tarafların yazılı ve sözlü
savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;
1. Şikayetçilerin iddiaları ile ilgili olarak;
a) MAİS’in haksız rekabete neden olduğunu düşündüğü bir takım eylemleri
hukuksal yollarla sona erdirmeye çalışmasının, açılan dava sonucunda İstanbul
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin şikayetçi BOZTEKİN’in haksız rekabette
bulunduğunu tespit etmesi ve Yargıtay Onbirinci Hukuk Dairesi’nin bu kararı
onaması sonucunda söz konusu teşebbüsün üretiminin bu nedenle
durdurulması ve ürünlerini satan bazı yedek parça satıcılarının da hukuki
yaptırımlara maruz kalmalarının, MAİS’in ya da soruşturma kapsamına
alınmayan OYAK Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş.’ nin hakim durumlarını
kötüye kullanmaları olarak değerlendirilemeyeceği,
b) Şikayetçilerin ürünlerinin bağımsız yedek parça satıcıları tarafından
alınmasının MAİS tarafından zorlaştırıldığı, Renault orijinal yedek parçaları
satın almak isteyen bağımsız yedek parça satıcılarına başka marka yedek
parçaları satmamaları koşulu ile mal verildiği, aksi halde Renault orijinal
parçalarının kendilerine satılmayacağının söylendiği iddialarının tespit
edilemediği,
2. Yapılan önaraştırma sırasında elde edilen bulgulara göre resen yürütülen
soruşturmayla ilgili olarak;
a) Yetkili satıcılık sözleşmesinin 35 ve yetkili atelye sözleşmesinin 9 uncu
maddelerinde bu sözleşmelerin ayrılmaz bir parçası olduğu kararlaştırılan dış
genelge ve talimatlarla, yedek parçaların yeniden satış fiyatlarının MAİS
tarafından tespit edildiği ve uygulandığı, mevcut anlaşmaların 1998/3 sayılı
Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’ne uygun hale getirildiği iddiasıyla tek taraflı olarak yapılan değişiklikler
arasında anılan maddeler yer almadığı gibi bu maddelere dayanılarak
gönderilmiş olan duyurular, yönetmelikler ve talimatların iptal edildiğine dair
yeni bir duyurunun da yapılmamış olması sebebiyle 05.05.1998 tarihinden
sonra dahi bu anlaşmaların yürürlükte bulunduğu; bu şekilde, halen yürürlükte
37 REKABET KURUMU
oldukları tespit edilen Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği ile yetkili satıcıların
servislerinde veya yetkili atelyelerde onarım amacıyla kullanılmayıp,
müşterilere satılan yedek parçaların yeniden satış fiyatlarının belirlenmesinin
amaçlandığı,
b) Onarımda kullanılan yedek parçaların yeniden satış fiyatlarında MAİS’in
perakende satış fiyatı üzerinden %10’dan fazla indirim yapılmamasına ve
yapanların cezalandırılacağına ilişkin duyuruların yürürlükten kaldırıldığına dair
herhangi bir delil ibraz edilmediği gibi aksine tavsiye edilen fiyata aynen uyma
ve %10’dan fazla indirim yapılmamasına dair uygulamaların aynı şekilde
sürdürüldüğünün yetkili satıcılardan alınan ve MAİS’in savunmalarının
eklerinde yer alan onarıma ilişkin faturalardan da tespit edildiği,
c) Rakip teşebbüsler tarafından üretilen eşdeğer kalitedeki yedek parçaların
yetkili servis ağında kullanılmasının ve satılmasının MAİS tarafından
yasaklandığının belirlenemediği,
d) Yetkili satıcılık sözleşmesinin 35 inci maddesi gereğince sözleşmenin ayrılmaz
bir parçası olduğu kabul edilen ve MAİS tarafından 20.03.2000 tarihinde
yürürlükten kaldırıldığı bildirilen “Özel Satışlar Birimi Yönetmeliği” ile filo
satışlarında;
- yetkili satıcıların kamu kurum ve kuruluşlarına satış yapmalarının engellenmesi,
- yetkili satıcıların uygulayabilecekleri maksimum indirim oranlarının belirlenmesi,
- müşterilerin hangi yetkili satıcıdan mal alabileceklerinin MAİS tarafından
belirlenmesi
amaçlarının güdülmekte olduğu tespit edildiğinden,
söz konusu anlaşma ve eylemlerin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar” başlıklı 4 üncü
maddesinin (a) ve (b) bentlerini açıkça ihlal ettikleri;
3. MAİS tarafından tek taraflı olarak çekilen ihtarname ile değiştirilen yetkili satıcılık
sözleşmeleri için yapılan menfi tespit/muafiyet başvurusunun incelenmesi
sonucunda;
a) anlaşmanın taraflardan birinin diğerine bir malı belirlenen bir bölgede
münhasıran dağıtma hakkı veren ve bundan başka çeşitli rekabet sınırlamaları
da getiren nitelikte bir anlaşma olması nedeniyle Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesini ihlal ettiğinden menfi tespit belgesi
verilmesinin mümkün olmadığı,
b) 1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis Anlaşmalarına İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği çerçevesinde yapılan değerlendirmeye göre ise,
- sözleşmenin değişik 5.3 ve 5.4.4 üncü maddelerinde yer alan, yetkili satıcıları
şirketin önereceği cihaz, avadanlık ve madeni yağları kullanmaya zorlayan
hükmünün 1998/3 sayılı Tebliğ’in Grup Muafiyeti Kapsamı Dışında Kalan Koşul ve
Yükümlülükler başlıklı 7 nci maddesinin “Taraflarca anlaşmaya bu Tebliğde anılan
mal ve hizmetlerden başka mal ve hizmetlerle ilişkili hükümler konulması veya
anlaşmanın bu gibi mal ve hizmetlere uygulanması” şeklindeki 1-b fıkrasına
uygunluk göstermesi,
38 REKABET KURUMU
- sözleşmenin değişik 7 nci maddesinin MAİS’den başkası tarafından sunulan
motorlu araçların ve yedek parçaların ana veya yetkili satıcısı olmamasını öngören
düzenlemesinin 1998/3 sayılı Tebliğ’in Grup Muafiyeti Kapsamı Dışında Kalan Koşul
ve Yükümlülükler başlıklı 7 nci maddesinin “Tarafların, bu Tebliğ kapsamına giren
mal ve hizmetlerle ilgili olarak bu Tebliğ ile açıkça muaf tutulmamış rekabet
kısıtlamaları öngörmeleri” şeklindeki 1-c fıkrasına uygunluk göstermesi,
- sözleşmenin değişik 29.7 nci maddesinin yetkili satıcının reklam yükümlülükleri
dahilinde bulunan ışıklı, ışıksız amblem, pano, tabela, yazı ve işaretleri MAİS’in
önerdiği yerden satın almaya ya da kiralamaya zorlayan hükmünün 1998/3 sayılı
Tebliğ’in Grup Muafiyeti Kapsamı Dışında Kalan Koşul ve Yükümlülükler başlıklı
7 nci maddesinin “Taraflarca anlaşmaya bu Tebliğde anılan mal ve hizmetlerden
başka mal ve hizmetlerle ilişkili hükümler konulması veya anlaşmanın bu gibi mal ve
hizmetlere uygulanması” şeklindeki 1-b fıkrasına uygunluk göstermesi,
- sözleşmenin değişik 33.1 inci maddesinin alet, edevat ve demirbaşları şirketin
önereceği yerlerden satın alınmasını ya da kiralanmasını zorunlu tutan hükmünün
1998/3 sayılı Tebliğ’in Grup Muafiyeti Kapsamı Dışında Kalan Koşul ve
Yükümlülükler başlıklı 7 nci maddesinin “Taraflarca anlaşmaya bu Tebliğde anılan
mal ve hizmetlerden başka mal ve hizmetlerle ilişkili hükümler konulması veya
anlaşmanın bu gibi mal ve hizmetlere uygulanması” şeklindeki 1-b fıkrasına
uygunluk göstermesi,
- sözleşmenin 35 nci maddesi uyarınca sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan dış
genelge ve talimatlar yoluyla yeniden satış fiyatının tespit edilmesinin Tebliğ’in Grup
Muafiyeti Kapsamı Dışında Kalan Koşul ve Yükümlülükler başlıklı 7 nci maddesinin
“üretici, sağlayıcı veya dağıtım sistemi içindeki diğer teşebbüslerin, anlaşma konusu
malların yeniden satışında, satıcının fiyat belirleme ve indirim konusundaki
serbestliğini doğrudan ya da dolaylı olarak kısıtlaması” şeklindeki 1-e fıkrasına
uygunluk göstermesi,
- sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Özel Satışlar Birimi Yönetmeliği’nin (ÖSB),
kamu kurum ve kuruluşlarına yetkili satıcılar tarafından satış yapılmasının
yasaklanması ve aynı müşteriye birden fazla yetkili satıcının talip olması durumunda
satışı kimin yapacağının MAİS tarafından belirlenmesine dair hükümlerinin,
1998/3 sayılı Tebliğ’in Grup Muafiyeti Kapsamı Dışında Kalan Koşul ve
Yükümlülükler başlıklı 7 nci maddesinin “üretici, sağlayıcı veya dağıtım sistemi
içindeki diğer bir teşebbüsün, tüketicilerin, yetkili aracıların veya satıcıların anlaşma
konusu malları veya bu mallar için servislerini sistem içindeki diledikleri bir
teşebbüsten elde etme serbestliğini … sınırlandırması” şeklindeki 1-f fıkrasına
uygunluk göstermesi,
- ÖSB Yönetmeliği’nin yetkili satıcıların filo satışlarında uygulayacakları indirim
oranlarının MAİS tarafından tespit edilmesini öngörmesi, bu nedenle 1998/3 sayılı
Tebliğ’in 7 nci maddesinin “Üretici, sağlayıcı veya dağıtım sistemi içindeki diğer
teşebbüslerin, anlaşma konusu malların yeniden satışında, satıcının fiyat belirleme
ve indirim konusundaki serbestliğini doğrudan ya da dolaylı olarak kısıtlaması”
şeklindeki 1-e fıkrasına uygunluk göstermesi
nedenleriyle 1998/3 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanamayacağı,
39 REKABET KURUMU
c) bireysel muafiyet başvurusuna ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda
da Kanun’un 5 inci maddesinde sıralanan hiçbir koşulu yerine getirmemesi
nedeniyle sözleşmenin bu haliyle Kanun’un 4 üncü maddesinden bireysel
olarak muaf tutulmasının mümkün olmadığı,
4) MAİS tarafından yetkili atelyelik sözleşmeleri için yapılan menfi tespit/muafiyet
başvurusunun incelenmesi sonucunda;
a) taraflardan birinin diğerine bir malı belirlenen bir bölgede münhasıran dağıtma
hakkı veren ve bundan başka çeşitli rekabet sınırlamaları da getiren nitelikte bir
anlaşma olması nedeniyle menfi tespit belgesi verilmesinin mümkün olmadığı,
b) anlaşmanın yalnızca servise ilişkin olması nedeniyle herhangi bir grup
muafiyeti tebliğinden yararlanamadığı,
c) bireysel muafiyet verilmesinin de
- anlaşmanın eki olan dış genelge ve talimatların yedek parçaların yeniden satış
fiyatının tespit edilmesine dair hükümler içermesi,
- anlaşmanın 5 inci maddesinin servis ve bakım istasyonlarında MAİS’in önereceği
marka cihaz ve avadanlıklarla madeni yağları kullanmayı zorunlu tutan hükümler
içermesi
nedenleriyle Kanun’un 5 inci maddesinde öngörülen koşulu sağlamadığı için
mümkün olmadığı,
sonuçlarına varılarak Rekabet Kurulu’nca:
1. Şikayetçilerin istemlerinin reddedilmesine OYBİRLİĞİ ile;
2. MAİS Motorlu Taşıtlar İmal ve Satış A.Ş.’nin yetkili satıcılık sözleşmesi ve yetkili
atelye sözleşmelerinin ayrılmaz parçası olan;
a) yetkili satıcı faaliyet yönetmelikleriyle yetkili satıcıların servislerinde veya yetkili
atelyelerde onarım amacıyla kullanılmayıp, müşterilere satılan yedek parçaların
yeniden satış fiyatlarının tespit edilmesi amacının güdülmesi suretiyle OYÇOKLUĞU
ile,
b) duyurularla onarımda kullanılan yedek parçaların yeniden satış fiyatlarının tespit
edilmesi suretiyle OYÇOKLUĞU ile,
c) özel satışlar birimi yönetmelikleri ile:
i. yetkili satıcıların kamu kurum ve kuruluşlarına satış yapmalarının engellenmesi
suretiyle OYÇOKLUĞU ile,
ii. yetkili satıcıların uygulayabilecekleri maksimum indirim oranlarının belirlenmesi
suretiyle OYÇOKLUĞU ile,
iii. müşterilerin hangi yetkili satıcıdan mal alabileceklerinin MAİS tarafından
belirlenmesi amaçlarının taşınması suretiyle OYÇOKLUĞU ile,
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesinin
açıkça ihlal edildiğine,
d) Böyle sözleşmeleri akdeden ve ihlallere neden olan eylemleri bildirim tarihinden
sonra da uygulayan MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.’nin aynı Kanun’un
16 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince, aynı maddenin dördüncü fıkrası da
40 REKABET KURUMU
değerlendirilerek, 1998 mali yılı sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirleri üzerinden
takdir edilen 257.947.002.625 (ikiyüzelliyedimilyardokuzyüzkırkyedimilyonikibinaltı-
yüzyirmibeş) TL. para cezası ile cezalandırılmasına OYÇOKLUĞU ile;
3. MAİS Motorlu Taşıtlar İmal ve Satış A.Ş. ile 216 adet yetkili satıcısı arasında
akdedilen yetkili satıcılık sözleşmeleri için;
a) menfi tespit belgesi verilmesine ilişkin yapılan başvurunun reddedilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
b) sözleşmelerin 35 inci maddesine dayanılarak tek taraflı çekilen ihtarnameyle
değişiklik yapılan,
- 5.3 ve 5.4.4 üncü maddelerinin yetkili satıcıların cihaz, avadanlık ve madeni
yağları, Tebliğ’in 5 inci maddesinin a-5 inci bendinde öngörülmüş olan standartlara
uyulması koşuluyla istediği teşebbüsten alma serbestisini sağlayacak bir biçimde
değiştirilmesi,
- 7 nci maddesinin yetkili satıcıların MAİS’den başkası tarafından sunulan motorlu
araçların ve yedek parçaların ana veya yetkili satıcısı olması hakkının haklı objektif
nedenlerin varlığı halinde 1998/3 sayılı Tebliğ’in 6 /2-a maddesi hükmü uyarınca
MAİS’in yazılı onayı şartına bağlı olmaktan çıkarılacak şekilde değiştirilmesi,
- 29.7 nci maddesinin yetkili satıcının reklam yükümlülükleri dahilinde bulunan ışıklı,
ışıksız amblem, pano, tabela, yazı ve işaretleri 1998/3 sayılı Tebliğ’in 5 inci
maddesinin a-5 inci bendinde öngörülmüş olan standartlara uyulması koşuluyla
istediği teşebbüsten alma serbestisini sağlayacak bir biçimde değiştirilmesi,
- 33.1 inci maddesinin yetkili satıcıların alet, edevat ve demirbaşları 1998/3 sayılı
Tebliğ’in 5 inci maddesinin a-5 inci bendinde öngörülmüş olan standartlara uyulması
koşuluyla istediği teşebbüsten alma serbestisini sağlayacak bir biçimde
değiştirilmesi,
- 35 inci madde uyarınca sözleşmenin ayrılmaz parçası niteliğinde olan dış genelge
ve talimatlardan soruşturma raporunda rekabete aykırı oldukları sonucuna varılan
hükümler ile ve varsa diğer aykırı hükümlerin çıkarılması ve bu maddenin rekabet
mevzuatına aykırı olarak uygulanmasına imkan vermeyecek şekilde yeniden
düzenlenmesi,
- 45 gün içinde öngörülen değişikliklerin yapılarak tevsik edilmesi amacıyla Kurul’a
bildirilmesi
şartlarıyla sözleşmelerinin grup muafiyetinden yararlanabileceğinin teşebbüse
bildirilmesine OYBİRLİĞİ ile,
c) Bireysel muafiyet başvurusuna ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda da
Kanun’un 5 inci maddesinde sıralanan hiçbir koşulu yerine getirmemesi nedeniyle
sözleşmenin bu haliyle Kanun’un 4 üncü maddesinden bireysel olarak muaf
tutulmasının mümkün olmadığına OYÇOKLUĞU ile,
4. MAİS Motorlu Taşıtlar İmal ve Satış A.Ş. ile 63 adet yetkili atelye arasında
akdedilen yetkili atelyelik sözleşmeleri için;
a) menfi tespit belgesi verilmesine ilişkin yapılan başvurunun reddedilmesine,
41 REKABET KURUMU
b) anlaşmanın 5 inci maddesinin yetkili atelyelerin aracın sağlam ve güvenilir bir
biçimde çalışması için gerekli olan standartlara uyulması koşuluyla dilediği marka
cihaz ve avadanlıklarla madeni yağları istediği teşebbüsten alma serbestisini
sağlayacak bir biçimde değiştirilmesi ve
“Yetkili Atelye Sözleşmesi”nin 9 uncu maddesi uyarınca sözleşmenin ayrılmaz
parçası niteliğinde olan dış genelge ve talimatlarda yer alan hükümlerden
soruşturma raporunda rekabete aykırı oldukları sonucuna varılan hükümlerin
çıkarılması ve bu maddenin rekabet mevzuatına aykırı olarak uygulanmasına imkan
vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi şartlarıyla 45 gün içinde öngörülen
değişikliklerin yapılarak tevsik edilmesi amacıyla Kurulumuza bildirilmesinden sonra
yürürlüğe girmek ve bildirimin yapıldığı 05.05.1998 tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere MAİS’in ekli listede isimleri gösterilen yetkili atelyelerle yaptığı anlaşmalara
beş yıl süreyle ayrı ayrı bireysel muafiyet verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
5. MAİS tarafından daha önce akdedilmiş ve Rekabet Kurumu’nun faaliyette
bulunduğunu 1997/5 sayılı Tebliğ ile ilan ettiği 05.11.1997 tarihinde yürürlükte
bulunan yetkili satıcılık ve yetkili atelye sözleşmeleri 1997/6 sayılı Tebliğ’e uygun
olarak 05.05.1998 tarihinde bildirilmiş ise de, bu bildirim formunda ve eklerinde o
tarihte yürürlükte olduğu soruşturma sonucunda tespit edilen ve anlaşmaların
ayrılmaz bir parçası olduğu taraflarca kabul edilen, kısıtlayıcı hükümler taşıyan
Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği, Özel Satışlar Birimi Yönetmeliği ve yedek parça
yeniden satış fiyatlarında MAİS’in perakende satış fiyatı üzerinden %10’dan fazla
indirim yapılmasını yasaklayan duyuruların Kurul’a bildirilmemesi sebebiyle,
a) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1-c maddesi ve
2000/1 sayılı Tebliğ uyarınca MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. hakkında
608.400.000 (altıyüzsekizmilyondörtyüzbin) TL. para cezası uygulanmasına
OYÇOKLUĞU ile,
b) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16/3 üncü maddesi
uyarınca yukarıdaki fıkraya göre bildirimde bulunmamaktan dolayı MAİS’in o tarihte
yönetim kurulunda görev alan başkan Nihat ÖZDEMİR, başkan vekili Manuel
GOMEZ, üyeler Nilgün ÖZTRAK, E. Ertuğrul TİFTİKÇİOĞLU, Thierry DOMBREVAL,
François SCHWARTZ ve Uğur AKSAN’a ayrı ayrı 30.000.000 (otuzmilyon) TL. para
cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
6. Rekabetin tesisi için tespit edilen bu ihlallerin sona erdirilmesini teminen
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin birinci
fıkrası uyarınca;
yetkili satıcılık sözleşmesinin 35 inci ve yetkili atelye sözleşmesinin 9 uncu
maddelerine göre yayımlanmış olan ve ihlal teşkil ettiği tespit edilen,
a) onarımda kullanılan yedek parçaların yeniden satışında MAİS’in perakende satış
fiyatı üzerinden %10 oranından fazla indirim yapılmasını yasaklayan 16.10.1996
tarihli ve 23.5/6287 sayılı duyuru, 20.12.1996 tarihli “Onarım Ücret ve Onarımda
Kullanılan Yedek Parça İskonto Taahhütnamesi’nin ekinde gönderildiği duyuru,
29.07.1997 tarih ve 23.5/164 sayılı duyuru, 29.12.1997 tarih ve 23.5/288 sayılı
duyuru ve 20.02.1998 tarih ve 439 sayılı Servis Sirküleri’nin,
42 REKABET KURUMU
b) “Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği”nin yedek parça yeniden satış fiyatlarının MAİS
tarafından tespit edilmesini öngören Yedek Parça ve Aksesuar Satışlarına İlişkin
Esaslar başlıklı üçüncü bölümünün üçüncü maddesinin,
c) ve bunların dışında mevzuatla izin verilenin ötesine geçen her türlü kısıtlayıcı
talimatın,
yürürlükten kaldırılmış olduğunun MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. tarafından
halen faaliyette bulunan tüm yeniden satıcılara bildirilerek tevsik edilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
d) filo satışlarının;
- kamu kurum ve kuruluşlarıyla dernek ve vakıflara yetkili satıcılar tarafından satış
yapılmasını yasaklayan,
- aynı müşteriye birden fazla yetkili satıcının talip olması durumunda satışı kimin
yapacağının MAİS tarafından belirlenmesini sağlayan ve
- yetkili satıcıların filo satışlarında uygulayacakları indirim oranlarının MAİS
tarafından tespit edilmesini öngören
hükümlerinin kaldırılması ve mevzuata aykırı olmaması koşuluyla Özel Satışlar Birimi
Yönetmeliği ile düzenlenebileceği hususunun MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış
A.Ş.’ye bildirilmesine OYBİRLİĞİ ile
Danıştay yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
2 Kasım 2002 tarih, 00-42/453-247 sayılı Kurul Kararı’nın 5/a maddesine
KARŞI OY GEREKÇESİ
MAİS’in yetkili bayileriyle imzaladığı yetkili satıcılık ve yetkili atelye
sözleşmelerinin ayrılmaz bir parçası olarak yürürlüğe sokulan “Yetkili Satıcı Faaliyet
Yönetmeliği” ile “Özel Satışlar Birimi Yönetmeliği”nin rekabeti kısıtlayıcı hükümler
taşımış olmasına rağmen bildirilmemesinden dolayı 4054 sayılı kanunun
16/1-c maddesinde öngörülen bildirmeme cezasının verilmesi karara bağlanmış ise
de, sayın çoğunluğun görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılmak mümkün olmamıştır:
1- “Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği” ile “Özel Satışlar Birimi Yönetmeliği” adıyla
MAİS tarafından tek taraflı bildirim ile yürürlüğe konulan kısıtlayıcı hükümler, MAİS’in
bayileriyle imzaladığı Yetkili Satıcılık Sözleşmesinin 35nci ve Yetkili Atelye
Sözleşmesinin 9uncu maddesinin verdiği imkan çerçevesinde ilave kısıtlamalar olsa
bile ayrı bir sözleşme olmayıp, asıl sözleşmenin uzantısı ve bir parçasıdır. Asıl
sözleşme süresinde bildirilmiş olduğundan, “Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği” ve
“Özel Satışlar Birimi Yönetmeliği”nin ayrı bir sözleşme gibi değerlendirilerek hiç
bildirimde bulunulmayan anlaşmalar için uygulanması gereken maktu bildirimde
bulunmama cezası ile cezalandırılması doğru değildir.
2- Kaldı ki, asıl anlaşma bildirilirken eksik bildirilen bu iki Yönetmelikte yer alan ve
uygulanan kısıtlamalar için soruşturma sonucunda eksik bildirim ve açık ihlal
sebebiyle nispi para cezası verildiğine göre, ayrıca bildirmeme cezası verilmesine
gerek de yoktur.
3- Öte yandan soruşturma raporunda önerilmeyen bu ceza için MAİS’in savunması
da alınmamıştır.
43 REKABET KURUMU
Dr. Kemal EROL
İkinci Başkan
(Rekabet Kurulu’nun 02.11.2000 tarih ve 00-42/453-247 sayılı Kararına)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Mais Motorlu Taşıtlar İmal ve Satış A.Ş. hakkında yapılan soruşturma
sonucunda alınan nihai kararın 2-d ve 5-a maddelerine, aşağıda belirttiğim
gerekçelerle karşı oy kullanılmıştır.
1- Mais tarafından, Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ile Yetkili Atölye Sözleşmesi
1997/6 sayılı Tebliğ ile öngörülen süre içinde Rekabet Kurumu’na bildirilmiştir.
Ancak Yetkili Atölye Sözleşmesi’nin 9. Maddesine göre sözleşmenin ayrılmaz
parçasını teşkil eden “talimat”ların Rekabet Kurumu’na gönderilmemesi nedeniyle
bildirimde bulunmama cezası öngörülmüştür.
Rekabet Kurumu’nun sözleşmenin bildirilmesiyle bilgi sahibi
olduğu noksanlıkları tamamlatması mümkündür. Nitekim noksanlıklar
tamamlattırılmış ve aynı kararın 3-b maddesi ile rekabeti kısıtlayan hükümlerin
sözleşmeden çıkarılması kaydıyla muafiyetten yararlanabileceğine karar verilmiştir.
Bu bakımdan bildirimde bulunulduğu kabul edilerek, bildirimde bulunmama
cezası verilmemesi gerektiği kanaatinde olduğum için, bu konuda ceza verilmesine
ilişkin Kararın 5-a maddesindeki çoğunluk görüşüne katılmam mümkün olmamıştır.
2- Yukarıda belirttiğim zamanında bildirilmiş sözleşmelerin noksan eklerinin Kurul
tarafından talebi ve ihlallerin giderilmesi mümkün iken, sözleşme gereği gönderilen
talimatlarla ihlalde bulunulmuştur. Bildirimde bulunulması nedeniyle eyleme ceza
verilmemesi gerekmektedir. Ancak Kurul, rekabet eylemlerini “açık” ihlal olarak
değerlendirdiği için ceza tatbiki uygun olmakla beraber, söz konusu sözleşmelerin
Rekabet Kurumu’nun teşkilatını oluşturmasından önce düzenlenmesi ve ayrıca
bildirilmiş olması önemli azaltma nedeni kabul edilerek asgari ceza öngörülmesi
gerektiği kanaatiyle daha yüksek ceza takdirini içeren Kararın 2-d maddesindeki
çoğunluk görüşüne katılmam mümkün olamamıştır.
Nejdet KARACEHENNEM
Kurul Üyesi
KARŞI OY GEREKÇESİ
MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. hakkında yürütülen soruşturma ile
ilgili Kurul kararına, aşağıda sunduğum nedenlerle katılmıyorum.
I- Usul Bakımından;
Kurul’un 09.05.2000 tarih ve 00-17/163-83 sayılı kararı ile, şikayetçiyi “taraf”
gibi kabul eden usul kararına şu nedenlerle katılmıyorum.
Kararda, şikayetçi olanların soruşturma dosyasını inceleme talebi uygun
görülmüştür. Diğer bir deyişle şikayetçi 4054 sayılı kanun anlamında“ taraf“ gibi
kabul edilmiş ve yasamızın yalnız taraf veya taraflar için tanıdığı bir hak,
şikayetçiye de genişletilerek tanınmıştır.
44 REKABET KURUMU
1- 4054 sayılı Kanun anlamındaki “taraf“, yargılama hukukundaki tarafla aynı
değildir. Yargılama hukukunda bir dava söz konusudur ve bunun“ davacı-davalı “
tarafları mevcuttur. Oysa rekabet hukukundaki soruşturmalar bir dava değildir ve bu
soruşturmalarda genellikle re’sen araştırma ilkesi ön planda bulunmaktadır.
40.madde gereğince re’sen başlatılan soruşturmalar bir ihbar veya şikayete bağlı
olacağı gibi böyle bir başvuru olmadan da Kurulun kendi kararıyla başlatılabilir.
Dolayısıyla, “davacı-davalı“ taraf söz konusu değildir.
4054 sayılı yasanın sistematiği de göz önünde bulundurulursa
soruşturmaların taraflarından biri, buna karar veren ve ihlali soruşturan taraf olan
Kurumdur, diğer tarafı da hakkında soruşturma açılan ve ihlali yapan taraf veya
taraflardır. Diğer bir deyişle yasamızdaki “ taraflar “ deyimi geniş anlamda değil,
soruşturma açılan birden fazla teşebbüs veya teşebbüs birliğini ifade etmektedir.
(Aynı görüşte Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Perşembe Konferansları (RK) Rekabet Kanunu
Uygulamasında Usul ve İspat sorunları.Sayfa-93-94 Kasım 1999)
2- Yasada, bu kavramların bilinçli biçimde ve birbirinden ayrı olarak kullanıldığı da
anlaşılmaktadır. Kanunda sözü geçen “taraf veya taraflar“ (Madde 43/2-44/2-44/1-
46/1 vs.) ile “şikayetçinin” farklı düşünüldüğü, 42. maddedeki özel düzenlemeden de
anlaşılmaktadır. 42. madde de şikayette bulunanlara “başvuru sahibi“ denilmiştir.
3- Şikayetçinin 47.madde gereğince sözlü savunma toplantılarına katılma ve
kararlara karşı Danıştay’a başvurma hakkının bulunması, onun taraf gibi
görülmesi için yeterli neden sayılamaz. Çünkü bu haklara esasen menfaati bulunan
bütün üçüncü şahıslarda sahiptir.
4- Şikayetçinin dosyayı inceleme talebinin hukuki dayanağı, yalnız ve ancak, taraf
kabul edilmesiyle bulunabilir. Dosyayı inceleme hakkına sahip olan birinin
(şikayetçinin), hakkında soruşturma yapılan taraftan rekabet hukuku açısından
hiçbir farkı kalmamaktadır. Bunun sonucunda şikayetçinin de soruşturma raporunun
gönderilmesini, süre uzatım talebinin görüşülmesini, ek raporun gönderilmesini,
hatta kararın kendisine tebliğini istemesi haklı talepler haline gelebilecektir. Bu ise
şikayetçiyi, şikayet ettiği tarafla aynı çizgide görmek ve değerlendirmek olacaktır.
Ekonomik menfaatleri birbirinin kesinlikle zıttı olan şikayetçi ile soruşturma yapılan
tarafın bu ilişkilerini soruşturma dosyasında içiçe getirmek konumuzun özüne de
aykırı olacaktır.
5- Batı literatüründe sıkça kullanılan bir deyim olan “dosyaya girme hakkı” yalnız
savunma hakkının bir gereğidir. AB uygulamalarında da “savunma hakkı“ ile
“dinlenme hakkı“ birbirinden ayrı tutulmakta ve şikayetçinin dinlenme hakkı sahibi
olduğu ve aleyhine soruşturma açılan işletmelerle aynı usulü pozisyonda
bulunmadığı, savunma hakkı ilkesini koyan içtihatlardan da yararlanamayacağı
açıkça görülmektedir. (Adalet Divanının BAT and Reynolds davası.)
Dosyaya girme hakkı, ticari gelenekler ve sair nedenlerle sistemimizde yalnız
savunma hakkının bir gereği olarak görülmeli ve yalnız soruşturma açılan tarafa
veya taraflara tanınmalıdır.
6- Dosyaya girme hakkı tanınmadığı hallerde, şikayetçinin hiçbir hukuki yararı
ortadan kalkmış olmamaktadır. Diğer bir deyişle şikayetçinin şikayet konuları içinde
kurulca ciddi bulunanlar olmuşsa soruşturma açıldığına dair bilgi şikayetçiye
45 REKABET KURUMU
ulaştırılmakta (madde 42/1) ciddi bulunmadığı için soruşturma açılmayan konular için
de şikayetçinin idari yargı yoluna gitme hakkı (madde 42/2) bulunmaktadır. Ayrıca
soruşturma sırasında kurum görevlilerinin her zaman şikayetçiden bilgi istemesi,
bilgi alması hatta delil alması mümkündür.
7- Şikayetçinin 4054 sayılı kanunun sistemi içinde taraf gibi görülmeyişinin diğer bir
kanıtı da kararlarda bulunması gereken hususları düzenleyen 52. maddedir. Burada
“savunmaların değerlendirilmesi“ne özel önem verilmiş, fakat şikayetçiyle ilgili
herhangi bir unsura yer verilmemiştir. Dolayısıyla kanunumuz savunma hakkıyla ilgili
bütün hususları öngörmüş buna karşılık dinlenme hakkını hiçbir şekilde savunma
hakkı gibi görmemiştir.
Usuli çerçevede kalması gereğine inandığım şikayetçi haklarının
genişletilerek taraf gibi değerlendirilmesi nedeniyle kararın bu bölümüne;
katılmıyorum.
II- Esas Bakımından;
1- Müşterilere satılacak yedek parçaların yeniden satış fiyatının tespit edilmesi
amacının güdüldüğü sonucuna varılarak ihlalin varlığına hükmetmek doğru değildir.
Önce, bu ihlal ile ilgili herhangi bir “eylem” tespit edilememiştir.
Yalnız “amaç”a dayanılarak ihlal sonucuna varmak da, noksan değerlendirmedir.
Kaldı ki MAİS, Yetkili Satıcılık ve Atölye Sözleşmelerini, Kurumumuza göndermiş,
Kurumun cevabi yazısında belirtilen hususlara uydurmak suretiyle de düzeltilmiştir.
Bu düzeltilmiş metnin, iyi niyetli bir davranış örneği olduğunun kabulü gerekir.
Kurum, nasıl düzeltilmesi gerektiğini, metin halinde bildirmedikçe, düzeltilmiş metnin
ihlal oluşturduğu sonucuna varamaz ve varamamalıdır.
Böyle bir düzenleme ihtiyacı da, esas itibariyle dikey anlaşmaların (Bayilik
Sözleşmeleri) tabiatında vardır. Çünkü, burada aslolan bayiler arası bir rekabet
değildir. Asıl rekabet, markalar arası bir rekabettir ve Renault ile diğer marka
arabalar arasındadır. Sağlayıcının, bayileri bazı kurallara bağlı tutması, markalar
arası rekabeti artırmak içindir. Özellikle araba satışlarında, satılan yalnız araba
değil, bakım ve servis hizmetlerinin bütünüdür. Bu nedenle, tüketici yararı, bakım-
onarım ve yedek parça işlerinin de, satıcı tarafından koordine edilmesini zorunlu
kılmaktadır. Çünkü rekabetin özü ve hedefi tüketici yararıdır ve onun istismar
edilmesini önlemektir.
Yedek parça fiyatlarının değiştiğinin duyurular ile bayilere bildirilmesi de, bir
ihlal amacından çok, bayilik sisteminin doğal bir sonucudur.
2- Kamu Kurum ve Kuruluşlarına yapılacak toplu satışların (filo satışları) bayiler
tarafından yapılmasının engellendiği sonucuna varılması da, eşyanın tabiatına
aykırıdır. Toplu satışların koşulları bireysel satışlardan, doğal olarak farklıdır.
Bayilere tanınan kâr marjı içinde bu satışların gerçekleştirilmesi her zaman mümkün
olamaz. Daha fazla indirim gerekebileceği gibi, satılacak adede göre teslim
tarihlerinin belirlenmesi de gerekebilir.
Bunun yanında, sağlayıcı, filo satışları konusunda, bayiler arası ayrım
yapmamakta, bayilere eşit davranmaktadır. Markalar arasındaki rekabet, bu olayda
çok açık şekilde ortaya çıkmaktadır. Ana dağıtıcının, filo satışlarında yetkiyi
46 REKABET KURUMU
kendisinde toplaması, markalar arası rekabetin kaçınılmaz bir gereğidir. Bu da, hiç
bir şekilde koordinasyon sağlandığı şeklinde yorumlanamaz.
Kaldı ki, bayilik sözleşmelerinde coğrafi pazar paylaşımı (bölge belirlenmesi)
mümkün olduğu halde, toplu satışlarda bölgenin belirlenmesi şart değildir ve bunu
da taraflar, dikey anlaşmalarda karşılıklı olarak kabul etmişlerdir.
3- İhlalin varlığı sebebiyle kararlaştırılan para cezası da, hakkaniyet ölçülerinin
üzerinde, ihlalin ağırlık veya hafifliği göz önünde bulundurulmadan takdir edilmiştir.
Fiili ihlalin tespit edilemediği, yani rekabet ihlaline rastlanamadığı halde, “amaç” var
diyerek, bu ölçüde yüksek bir ceza öngörülmesi, rekabetçi ortamın sağlanmasına
yardımcı olamayacaktır.
Diğer taraftan, MAİS, muafiyet için Kuruma başvurmuştur. Muafiyet talebinin
öncelikle incelenip karara bağlanması gerekirken, soruşturma dosyası ile
birleştirilmesi, cezalandırılması sonucunun başlangıcı olmuştur. Muafiyet
incelenerek, aykırılıklar bildirilebilse idi, ihlal iddialarının sona ermesi ve dolayısıyla
ceza almaması da mümkün olabilecekti. Verilen ceza bu açıdan da haksız olmuştur.
Cezalandırmada, MAİS’in karlılık durumunun gözardı edilmesi, yüksek bir
ceza ile cezalandırılmasına neden teşkil etmiştir.Cezalandırmada, yol gösterici
olmak, rekabet kültürü açısından daha doğrudur ve BİAK kararındaki gibi, ceza
vermeme yoluna gidilmesinin daha uygun olacağı görüşündeyim.
4- “Bildirmeme cezası” verilmesini de, hukuki temele oturtmanın mümkün olmadığı
görüşündeyim. MAİS, “bayilik sözleşmelerini” Kuruma bildirmiştir. Bildirilmediği iddia
edilen “yönetmelikler” esasen bu sözleşmelerin ekleridir ve noksanların istenmesi,
Kuruma düşen görevlerdendir. İncelemelerde de, sözleşmelerin esas alınması
gerekir, çünkü muafiyet, verilecekse, sözleşmeye verilir.
Önemli olan diğer nokta, usul cezası açısından, karşı tarafın savunmasının
alınmamış olmasıdır. 4054/. son fıkra gereğince savunma almadan ceza
öngörülmesi, yasaya açıkça aykırı bir sonuç olacaktır.
Bu nedenlerle, çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Kubilay ATASAYAR
Kurul Üyesi
KARŞI OY GEREKÇESİ
MAİS’in, yetkili bayileri ile yaptığı sözleşmelerdeki bir kısım hükümler ile bazı
uygulamalar 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini açıkça ihlal ettiğinden MAİS’e ceza
verilmesi gerekmekle beraber, sözleşmelerin 1998 yılından önce düzenlenmiş ve
bildirilmiş olmaları, ihlal içeren hüküm ve uygulamaların niteliği itibariyle muhtemel
zararın ağırlığı gibi nedenlerle adı geçen teşebbüse verilecek cezanın asgari
düzeyde tutulmasının daha uygun olacağı düşüncesiyle Rekabet Kurulu’nun
2.11.2000 tarih ve 00-42/453-247 sayılı kararının (SONUÇ) bölümünün (2.d)
bendindeki daha yüksek ceza takdirini içeren çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
R. Müfit SONBAY
Kurul Üyesi
47 REKABET KURUMU
KARŞI OY AÇIKLAMASI
MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. hakkında yürütülen soruşturma ile
ilgili Kurulun 02.11.2000 tarih ve 00-42/453-247 sayılı kararının 2. maddesine
aşağıda sunduğum nedenlerle katılmıyorum.
1- Müşterilere satılacak yedek parçaların yeniden satış fiyatının tespit edilmesi
amacının güdüldüğü sonucuna varılarak ihlalin varlığına hükmetmek doğru değildir.
Önce, bu ihlal ile ilgili herhangi bir “eylem” tespit edilememiştir.
Yalnız “amaç”a dayanılarak ihlal sonucuna varmak da, noksan değerlendirmedir.
Kaldı ki MAİS, Yetkili Satıcılık ve Atölye Sözleşmelerini, Kurumumuza göndermiş,
Kurumun cevabi yazısında belirtilen hususlara uydurmak suretiyle de düzeltilmiştir.
Bu düzeltilmiş metnin, iyi niyetli bir davranış örneği olduğunun kabulü gerekir.
Kurum, nasıl düzeltilmesi gerektiğini, metin halinde bildirmedikçe, düzeltilmiş metnin
ihlal oluşturduğu sonucuna varamaz ve varamamalıdır.
Böyle bir düzenleme ihtiyacı da, esas itibariyle dikey anlaşmaların (Bayilik
Sözleşmeleri) tabiatında vardır. Çünkü, burada aslolan bayiler arası bir rekabet
değildir. Asıl rekabet, markalar arası bir rekabettir ve Renault ile diğer marka
arabalar arasındadır. Sağlayıcının, bayileri bazı kurallara bağlı tutması, markalar
arası rekabeti artırmak içindir. Özellikle araba satışlarında, satılan yalnız araba
değil, bakım ve servis hizmetlerinin bütünüdür. Bu nedenle, tüketici yararı, bakım-
onarım ve yedek parça işlerinin de, satıcı tarafından koordine edilmesini zorunlu
kılmaktadır. Çünkü rekabetin özü ve hedefi tüketici yararıdır ve onun istismar
edilmesini önlemektir.
Yedek parça fiyatlarının değiştiğinin duyurular ile bayilere bildirilmesi de, bir
ihlal amacından çok, bayilik sisteminin doğal bir sonucudur.
2- Kamu Kurum ve Kuruluşlarına yapılacak toplu satışların (filo satışları) bayiler
tarafından yapılmasının engellendiği sonucuna varılması da, eşyanın tabiatına
aykırıdır. Toplu satışların koşulları bireysel satışlardan, doğal olarak farklıdır.
Bayilere tanınan kâr marjı içinde bu satışların gerçekleştirilmesi her zaman mümkün
olamaz. Daha fazla indirim gerekebileceği gibi, satılacak adede göre teslim
tarihlerinin belirlenmesi de gerekebilir.
Bunun yanında, sağlayıcı, filo satışları konusunda, bayiler arası ayrım
yapmamakta, bayilere eşit davranmaktadır. Markalar arasındaki rekabet, bu olayda
çok açık şekilde ortaya çıkmaktadır. Ana dağıtıcının, filo satışlarında yetkiyi
kendisinde toplaması, markalar arası rekabetin kaçınılmaz bir gereğidir. Bu da, hiç
bir şekilde koordinasyon sağlandığı şeklinde yorumlanamaz.
Kaldı ki, bayilik sözleşmelerinde coğrafi pazar paylaşımı (bölge belirlenmesi)
mümkün olduğu halde, toplu satışlarda bölgenin belirlenmesi şart değildir ve bunu
da taraflar, dikey anlaşmalarda karşılıklı olarak kabul etmişlerdir.
3- İhlalin varlığı sebebiyle kararlaştırılan para cezası da, hakkaniyet ölçülerinin
üzerinde, ihlalin ağırlık veya hafifliği göz önünde bulundurulmadan takdir edilmiştir.
Fiili ihlalin tespit edilemediği, yani rekabet ihlaline rastlanamadığı halde, “amaç” var
diyerek, bu ölçüde yüksek bir ceza öngörülmesi, rekabetçi ortamın sağlanmasına
yardımcı olamayacaktır.
48 REKABET KURUMU
Diğer taraftan, MAİS, muafiyet için Kuruma başvurmuştur. Muafiyet talebinin
öncelikle incelenip karara bağlanması gerekirken, soruşturma dosyası ile
birleştirilmesi, cezalandırılması sonucunun başlangıcı olmuştur. Muafiyet
incelenerek, aykırılıklar bildirilebilse idi, ihlal iddialarının sona ermesi ve dolayısıyla
ceza almaması da mümkün olabilecekti. Verilen ceza bu açıdan da haksız olmuştur.
Cezalandırmada, MAİS’in karlılık durumunun gözardı edilmesi, yüksek bir
ceza ile cezalandırılmasına neden teşkil etmiştir.Cezalandırmada, yol gösterici
olmak, rekabet kültürü açısından daha doğrudur ve BİAK kararındaki gibi, ceza
vermeme yoluna gidilmesinin daha uygun olacağı görüşündeyim.
Önemli olan diğer nokta, usul cezası açısından, karşı tarafın savunmasının
alınmamış olmasıdır. 4054/. son fıkra gereğince savunma almadan ceza
öngörülmesi, yasaya açıkça aykırı bir sonuç olacaktır.
Bu nedenlerle, çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Mustafa Parlak
Kurul Üyesi
Rekabet Kurulu’nun 2.11.2000 Gün ve 00-42/453-247 Sayılı Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Mais’in toplu satışlar konusunda benimsediği ve bayileri ile arasındaki Bayilik
Sözleşmeleri’nin ayrılmaz bir parçası olduğu kabul edilen özel satışlar birimi
yönetmelikleri ile yürürlüğe koyduğu kamu kurum ve kuruluşlarına yapılacak toplu
satışlarda söz konusu birim eliyle teklif verilmesi uygulamasının anılan şirkete rakip
markalarla rekabette belirleyici olabilecek fiyat esnekliğini sağladığı, yani piyasa
koşullarının doğru değerlendirilmesi sayesinde bir filo ihalesinin diğer markaların
elinden alınabilmesi şansını verecek en uygun fiyatın önerilebilmesine olanak
yarattığı göz önüne alınırsa bu konuya Kurul çoğunluğunun yaptığından daha farklı
yaklaşmak gerekir.
Başka bir deyişle, marka içi rekabeti bir ölçüde sınırlarken, bundan çok daha
fazla önem taşıdığı kabul edilen markalararası rekabette Renault markasının
etkinliğini artıracak ve böylelikle ilgili pazarda rekabetin canlılığını destekleyecek bir
uygulamanın bir kalemde 4054 sayılı yasanın 4.maddesine aykırı olarak
nitelendirilivermesinin yanlış bir yaklaşım olduğu görüşündeyiz.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, başlıkta anılan Kurul Kararı’nın 2-c-i bendine
katılma olanağı bulamadık.
Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU Murat GENCER Sadık KUTLU
Başkan Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Rekabet Kurulu’nun 2.11.2000 Gün ve 00-42/453-247
Sayılı Kararı’nın 5/a Maddesine
KARŞI OY GEREKÇESİ
Mais ile Yetkili Satıcı’ları arasındaki ilişkilere ilişkin düzenlemelerden “Yetkili
Satıcı Faaliyet Yönetmeliği” ve “Özel Satışlar Birimi Yönetmeliği”, anılan kuruluşun
Yetkili Satıcı’larıyla imzaladığı Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’nin 35. ve Yetkili Atelye
49 REKABET KURUMU
Sözleşmesi’nin 9.maddesinde öngörülmüş olup bunlar anılan sözleşmelerin
tamamlayıcı parçalarıdır. Bu nedenle, söz konusu yönetmeliklerin bildirilmiş bulunan
sözleşmeden ayrı olarak ele alınması doğru değildir. Bildirilmesi gereken
sözleşmeler bildirildiğine göre bunlara yalnızca eksik bildirim işlemi yapılması (ki bu
da yapılıp eksik bildirim ve ihlal gerekçesiyle para cezası verilmiştir) ve ayrıca
bildirmeme cezası verilmesinden kaçınılması gerekirdi.
Bu düşünce ile Kurul’un başlıkta anılan Kararı’nın 5/a maddesine katılma
olanağı bulamadım.
Murat GENCER
Kurul Üyesi
Rekabet Kurulu’nun 02.11.2000 Gün ve 00-42/453-247 Sayılı Kararı’nın
2/a Maddesine
KARŞI OY GEREKÇESİ
Yetkili satıcılık sözleşmesinin 35 ve yetkili atölye sözleşmesinin 9 uncu
maddesinde bu sözleşmelerin ayrılmaz parçası olduğu kararlaştırılan dış genelge ve
talimatlarla yedek parçaların yeniden satış fiyatlarının MAİS tarafından tespit edildiği
ve uygulandığı yönündeki çoğunluk görüşüne, 05.05.1998 tarihinden sonra söz
konusu uygulamanın tavsiye niteliğini aşıp sabit fiyat empozesine dönüştüğüne
ilişkin yeterli delil bulunamadığı, tavsiye fiyat uygulamasının da markalararası
rekabetin yoğun olarak yaşandığı dosya konusu piyasada cezalandırılmayı gerektirir
bir aykırılık olmadığı değerlendirmesi ile katılma olanağı bulamadım.
Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU
Başkan
Full & Egal Universal Law Academy