1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D2/1/A.O.S.-01/1 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 01-22/192-50
Karar Tarihi : 8.5.2001
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU
Üyeler : Dr. Kemal EROL, İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM,
A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER.
B- RAPORTÖRLER: A. Ogün SARI, Şahin ARDIYOK
C- ŞİKAYET EDEN: - Yalova Valiliği Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü
- CONTIMED Shipping & Trading Co. Ltd. Şti.
- B. Melih DAĞ
D- HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN
- Hewlett Packard Bilgisayar ve Ölçüm Sistemleri A.Ş.
Meşrutiyet Mah. 19 Mayıs Cd. Nova Baran Plaza
Kat:10-11-12-17 Şişli - İSTANBUL
E- DOSYA KONUSU: Hewlett Packard Bilgisayar ve Ölçüm Sistemleri A.Ş.’nin,
yazıcı sarf malzemeleri ve yedek parça fiyatları ile satış sonrası hizmetler
kapsamında bakım ve onarım bedellerini yüksek belirlemek, satış sonrası
hizmetlerde STREP programının kullanılmasını zorunlu tutmak, yetkili servisler
dışındaki kişilere yedek parça satmamak yoluyla 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun hükümlerini ihlal ettiği iddiası.
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Yalova Valiliği Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü’nü şikayet
dilekçesinde özetle;
- Hewlett Packard marka yazıcıların bakım ve onarım bedellerinin ürünün daha
gelişmiş modelinin bile fiyatına yakın bir bedel olarak ortaya çıktığı,
- Bu tür cihaz kullanıcılarının servis hizmetleri talepleri ile ilgili olarak firmalar
tarafından kendilerine sunulan tarifeler karşısında pazarlık gücünün bulunmadığı,
söz konusu ürünlerin yetkili servisinin sadece bir firma olduğu,
CONTIMED Shipping & Trading Co. Ltd.'nin şikayet dilekçesinde özetle;
- Uygulamaya konulan “STREP” servis uygulamasının rekabete aykırı olduğu,
- B. Melih DAĞ adlı şahsın şikayet dilekçesinde ise;
- Hewlett Packard Bilgisayar ve Ölçüm Sistemleri A.Ş. (HP A.Ş.)’nin yetkili servisler
dışında üçüncü kişilere yedek parça satışı yapmadığı,
- Yetkili servislerde ise “STREP” servis uygulamasının zorunlu tutulduğu,
- HP A.Ş.’nin tüketicinin başka seçeneği olmamasından faydalanarak, yıllık bakım
anlaşması adı altında fahiş bedeller talep ettiği,
2 REKABET KURUMU
iddiaları ileri sürülmektedir.
G- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 22.12.2000 tarih ve 5274 sayı ile giren
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel
Müdürlüğü'nün yazısı ekinde yer alan üç adet başvuru üzerine hazırlanan 9.2.2001
tarih, D2/1/Ş.A.-01/1 sayılı İlk İnceleme Raporu, 20.2.2001 tarih ve 01-90 sayılı Kurul
toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4
ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının
belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına
karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 19.4.2001 tarih ve D2/1/A.O.S.-01/1 sayılı
Önaraştırma Raporu 24.4.2001 tarih, REK.0.06.00.00/32 sayılı Başkanlık önergesi
ile 01-22 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: HP A.Ş.’nin, HP markalı yazıcıların satış sonrası
servis hizmetleri, HP markalı yazıcılarda kullanılan yedek parça ve sarf malzemeleri
piyasalarında hakim durumda bulunduğu, fakat bu hakim durumunu kötüye
kullanmadığı, bu nedenle söz konusu teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına
gerek olmadığı düşünülmektedir.
İ- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. Ürün Pazarı: HP marka ürünlerde kullanılan yedek parçalar mevcut durumda
sadece Hewlett Packard Company (HP) tarafından üretilmektedir. Ürünlerin
teknolojik nitelikleri gereği çok çabuk demode olması, bu ürünün yerini alan yeni
ürünün fiyatının daha düşük olmasına rağmen daha fazla performansa sahip olması,
üretimde yüksek teknoloji gerektiren üretim süreçlerinin kullanılması ve bu sebeple
yüksek başlangıç maliyeti gerektirmesi nedeniyle HP dışındaki teşebbüslerin HP
ürünlerinde kullanılmaya uygun yedek parça üretimi yapmasını oldukça
zorlaştırmakta ve bu durum HP markalı yazıcıların yedek parçaları ve servis
hizmetlerinin yakın ikamesinin bulunmasını engellemektedir. Bu nedenle ilgili ürün
pazarı, "HP markalı yazıcıların satış sonrası servis hizmetleri, HP markalı yazıcılarda
kullanılan yedek parça ve sarf malzemeleri piyasası" olarak ele alınmıştır.
I.1.2. Coğrafi Pazar: Söz konusu ürünler tüm Türkiye çapında satışa sunulduğundan
ve ülke sınırları içinde pazar koşulları homojen bir yapı arz ettiğinden ilgili coğrafi
pazar, "Türkiye Cumhuriyeti sınırları" olarak kabul edilmiştir.
I.2. Yapılan Tespit ve Hukuki Değerlendirme
I.2.1. İktisadi Değerlendirme
İşletmelerin maddi amacı, işletmenin toplumsal işlevine ve varoluş nedenine
uygun olarak, insanların ihtiyaç duyduğu iktisadi mal ve hizmetlerin üretilmesidir.
İşletmenin bu maddi amacı çerçevesinde, işletmede gelecek dönemlerde hangi mal
ve hizmetlerden hangi miktarlarda üretileceği belirlenir. Bunlar işletmenin maddi
amaçlarını oluştururken, parasal amaçlar ise, kar maksimizasyonu, rantabilite
(karlılık) maksimizasyonu, satış geliri maksimizasyonu, işletmenin piyasa değerinin
3 REKABET KURUMU
maksimizasyonu ve maliyet minimizasyonu gibi, belirli bir maksimizasyon ve
minimizasyon hedefi olarak ortaya konur.
Ancak bu amaçlara ulaşmak konusunda işletmenin vereceği en önemli karar
hangi ürünün üretileceği konusundadır. Çünkü, üretilen ürünlerin satışı, işletmenin
ürettiği üründe hedeflenen müşteri grubunun isteklerine cevap verebildiği ve
şartlarına uyduğu ölçüde artar. Bu özellikler gerek hedeflenen müşteri grubunun
arzu ve istekleri ve gerekse işletmenin içinde bulunduğu pazar şartları ile uyum
içinde olmalıdır. Bunu sağlamanın yolu ise, hedef müşteri grubunun tanınması hedef
müşteri grubunun içinde bulunduğu pazar şartlarının iyi bilinmesidir.
Nitekim bilgi teknolojileri pazarında faaliyet gösteren bir teşebbüsün sektörün
dinamikleri gereği Ar-Ge çalışmalarına önemli bir kaynak ayırması bu çalışmaların
sonuçlarını mümkün olduğunca çabuk yeni ürünler haline getirmesi gerekmektedir.
Bu dinamizmi gerçekleştiremeyen teşebbüslerin pazardan çıkışları çok çabuk
olacaktır. Pazara girişte ise Ar-Ge sonucunda ortaya konan ürünlerin
performans/maliyet oranı önem kazanmaktadır. Bu oranı rekabet edilebilir düzeye
çekmenin yolu ise yeniliklerin mümkün olduğunca çok ürün grubunda kullanılarak
maliyetlerin dağıtılmasından geçmektedir. Dolayısıyla bilgi teknolojileri sektöründe
yatay entegrasyon oldukça önemli bir konuyu oluşturmakta, sektörde büyüyen
firmalar yatay yönde birleşme ve devralmalar gerçekleştirerek maliyetlerini
düşürmekte, özellikle büyük hacimli alıcılar olan kurumsal kullanıcılara paket
çözümler sunularak rekabet avantajı elde edilmektedir.
Bu gelişmelerin somut örnekleri bilgi teknolojileri (BT) satışında önde gelen
IBM ve HP açısından da gözlenebilmektedir. Bu teşebbüsler sektörün hem yazılım
hem de donanım tarafında oldukça geniş bir ürün yelpazesi sunmaktadırlar. Örneğin
HP'nin avuç içi bilgisayardan bugün bankalar gibi büyük kuruluşların kullandığı
sunucu türü büyük ölçekli bilgisayarlara kadar uzanan bir üretim çeşitliliği
bulunmaktadır. Benzer ürün çeşitliliği bilgisayar yazıcıları içinde söz konusudur.
Buradan çıkarılacak sonuç, BT sektöründe umut vaat eden bir alana yatırım
yapmanın önkoşulunun yukarıda izah edilen ölçek büyüklüğü ve özellikle uzun yıllar
süren Ar-Ge çalışmaları sonucu oluşan know-how birikimi nedeniyle önemli bir
başlangıç maliyetine katlanılması olduğu ortaya çıkmaktadır.
İktisadi faaliyetlere konu olan ürünler de canlı varlıklar gibi doğarlar, büyürler
ve ölürler. Bir ürünün piyasaya sunulmasından çekilmesine kadar geçen devreler,
aşağıdaki beş grupta toplanabilir:
- Araştırma ve geliştirme devresi: Ürün piyasaya sürülünceye kadar geçen devreyi
kapsar.
- Piyasaya giriş ve tanınma devresi: Bu devrede ürün piyasaya yeni çıkarılmıştır ve
henüz tam bir kabul görmemiştir. Ürün henüz talep tarafından denenme
devresinde bulunmaktadır.
- Gelişme veya büyüme devresi: Ürün artık giriş seviyesinde kendisini kabul
ettirmiştir. Bundan sonra artan taleple beraber satış gelirinde önemli bir yükseliş
görülür.
- Durgunluk veya olgunluk devresi: Bu devrede ise talep artışı durmaktadır. Bu
nedenle teşebbüsler arasında mevcut talepten daha büyük bir pay alabilmek
veya satış gelirlerini koruyabilmek için yoğun bir rekabet başlar. Fiyat indirimi ve
4 REKABET KURUMU
reklam faaliyetleriyle teşebbüsler birbirlerinden müşteri çekmeye çalışırlar. Artan
satış masrafları sonucu işletmelerin karı azalmaya başlar.
- Düşüş veya gerileme devresi: Artık ürüne ilişkin toplam arz toplam talebi
aşmaktadır. Bu durumun ortaya çıkmasıyla düşüş devresine girilir. Toplam talebin
tamamen ortadan kalkması durumunda ise, ürün hayat eğrisinin sonuna gelinmiş
olur.
Ürün hayatının büyüme devresinde, giriş devresini başarılı bir şekilde atlatan
ve kendisini piyasada kabul ettiren ürünü taklit eden yeni ürünler piyasaya
sunulmaya, aynı konuda faaliyet gösteren yeni teşebbüsler piyasaya girmeye başlar.
Özellikle bilgi teknolojileri gibi yüksek ürün deviniminin yaşandığı sektörlerde bu tür
girişlerin engellenmesi amacıyla daha ürün büyüme devresine girmeden ve eski
ürünün ikameleri ortaya çıkmadan daha performanslı fakat daha pahalı yeni bir ürün
piyasaya çıkarılır ve uygulanan stratejilerle bu ürünün fiyatının çok kısa sürede
düşürüleceği tüketicilere inandırılarak taklit ürünlere olan talebin artması önlenir. Bu
arada benzer stratejiler aynı anda halen pazara ikame mallar sunmakta olan rakipler
tarafından uygulandığından hem mevcut rakipler arasındaki fiyat ve performans
yarışı hem de potansiyel rakiplerin pazara girişinin önlenmesi amacıyla ürün
deviniminin hızlandırılması sonucu bu sektörde ortalama her altı ayda bir daha
performanslı ve daha ucuz yeni bir ürünün kullanıcılara sunulduğu görülür.
Büyük ölçekli çalışmanın bir diğer avantajı bilgi teknolojisi ürünlerin global
düzeyde pazarlanmasının önündeki en önemli engel olan yerelleştirme işlemlerinin
ekonomik bir biçimde gerçekleştirilebilmesidir. Ürünlerin üst düzeyde yaygınlık
kazanabilmesi için tüketicilerin milli özelliklerine (dil, alfabe vb.) uygun olarak
sunulması önem kazanmaktadır.
Klasik endüstrilerin aksine bilgi teknolojileri sektöründe ürün ömrünün 10 yıl
değil, 6 ay gibi kısa olması, piyasada önemli talep gören HP ürünlerine yönelik
yedek parça üretimini ikincil üreticiler için iktisadi açıdan imkansız hale
getirmektedir. Benzer şekilde yüksek Ar-Ge çalışmaları sonucu elde edilen know-
how ile oluşturulan üretim prosesleri sayesinde ürün hayatı uzun olabilecek sarf
malzemelerinin üretiminde sağlanan maliyet etkinliği de ikincil sarf malzemeleri
üretimini ancak ölçek olarak çok büyük kimya firmalarıyla sınırlamakta, kendi ürünleri
için sarf malzemesi üreten firmalar maliyetlerinin oldukça üzerinde fiyatlarla tekelci
karlar elde etmeye başladıklarında bu ikincil üreticilerin tehdidiyle karşı karşıya
kalmaktadırlar. Bu durum sektörde rekabete aykırı uygulamayı engelleyen önemli bir
supap vazifesi görmektedir. Öte yandan ikincil sarf malzemesi üreticilerinin çeşitli
nedenlerle devreye giremedikleri durumlarda, ürün fiyatı ile sarf malzemelerinin
fiyatını birlikte veri olarak gören bilinçli kullanıcıların ürün satın alırken piyasadaki
üreticiler arasında en uygun bileşimi seçme şeklinde bir eğilimleri bulunmaktadır.
Nitekim, HP hakkında İngiltere'de yürütülen rekabet incelemesi sırasında
rekabet otoritesi “Office of Fair Trading” tarafından yöneltilen "tüketicilerin satın
alacakları yazıcı konusunda karar verirken satış sonrası bakım ve tamir maliyetlerini
gerçekten göz önüne aldıklarını düşünüyor musunuz ?" şeklindeki soruya HP
tarafından "evet, şirketimiz tarafından yapılan araştırmalarda tüketicilerin yazıcı
alırken tüm maliyetleri dikkate aldıkları tespit edilmiştir. Bu nedenle satış noktalarında
5 REKABET KURUMU
sarf malzemeleri (kartujlar, kağıt vb.) ve ek garanti ve destek paketlerine ilişkin yeterli
bilgi sunulmaya çalışılmaktadır." şeklinde cevap verilmiştir.
I.2.2. Hukuki Değerlendirme
2.2.1. Hakim Durum İncelemesi
4054 sayılı Kanun'un 'Tanımlar' başlıklı 3. maddesinde hakim durum, "Belirli
bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız
hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü" olarak tarif edilmektedir.
Şikayete konu eylemlerin ilgili olduğu mal ve hizmetler, HP ürünlerinin satış
sonrası hizmetleri, HP ürünlerinde kullanılan sarf malzemeleri ve yedek
parçalarından oluşmaktadır.
Bilgisayar sektöründe satışa sunulan tüm ürünlerin en az bir yıl yedek parça
ve servis garantisinin bulunması gerekmektedir. Bu süre bazen markalar arası
rekabet ve özellikle büyük hacimli alımlar yapan kurumsal kullanıcıların ihtiyacı
nedeniyle daha fazla olabilmektedir. Dolayısıyla garanti süresi içinde satış sonrası
hizmete gereksinim duyan kullanıcıların ücretsiz olarak HP servislerinden
faydalanmak yerine, HP servis ağı dışındaki servislere başvurmaları rasyonel
olmayacaktır.
Satış sonrası servise konu malların yüksek teknoloji içermesi nedeniyle
bunların tamir ve bakımlarının sürekli eğitime tabi tutulan teknik personel tarafından
yapılmasını, uygulanan proseste HP ürünlerine özgü oldukça karmaşık arıza tespit
ve giderme cihazlarının kullanılmasını gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla bilinçli
tüketicilerin ve özellikle bilgi işlem cihazları kendileri açısından hayati öneme sahip
kurumsal kullanıcıların, kullandıkları HP ürünlerinin tamir ve bakımlarını HP servis
ağı dışındaki kuruluşlara yaptırmayı tercih etmesi olağan bir durum değildir. Ayrıca
HP servis ağının, yürürlükte bulunan mevzuat gereğince belirli bir standardın
üzerinde olması gerekmektedir.
HP servis ağı, 5 adet bölge onarım merkezi ve 19 yetkili servisi ile coğrafi
olarak ülkenin yedi bölgesine hizmet verecek şekilde yapılandırılmıştır. Onarım
merkezleri, HP tarafından bizzat işletilmekte, yetkili servisler ise HP ürünlerini
pazarlayan yeniden satıcı, toptancı ve bayilerin yan kuruluşlarından oluşmaktadır.
Bu yapı sayesinde HP ürünlerini satın alan kurumsal kullanıcının veya tüketicinin,
ürünün bakım ve onarımını ürünü satın aldığı birimde yaptırması mümkündür.
Yukarıda sıralanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, HP ürünlerinin satış
sonrası hizmetlerinin çok büyük oranda HP servis ağı kapsamında gerçekleştirildiğini
söylemek yanlış olmayacaktır. Dolayısıyla bu servis yapısıyla HP, kendisi tarafından
satışı yapılan ve kendi markasını taşıyan ürünlerin satış sonrası servisleri açısından
hakim durumdadır.
HP ürünlerinde kullanılan yedek parçalar halihazırda, HP’nin kontrolü altında
üretilmektedir. Ürünlerin teknolojik nitelikleri gereği çok çabuk demode olması, bir
ürünün yerini alan yeni ürünün fiyatının daha düşük olmasına rağmen daha fazla
performansa sahip olması, üretimde yüksek teknoloji gerektiren üretim proseslerin
kullanılması ve bu sebeple yüksek başlangıç maliyetinin gerekmesi, HP dışındaki
6 REKABET KURUMU
teşebbüslerin HP ürünlerinde kullanılmaya uygun yedek parça üretimi yapmasını
genel işletmecilik ilkeleri açısından zorlaştırmaktadır. Bu sebeple HP ürünlerinde
kullanılan yedek parçalar pazarında HP A.Ş. hakim durumdadır.
HP ürünlerinde kullanılan sarf malzemeleri açısından ise durum yukarıdaki
pazarlar kadar net değildir. Şikayet konusu olan sarf malzemeleri HP mürekkep
püskürtmeli ve laser yazıcılarda kullanılan mürekkep ve toner kartuşlarından
oluşmaktadır. Bu ürünlerin asıl üreticisi HP'dir.
Dosya mevcudu bilgilerde, HP A.Ş. yetkilileri paralel ithalatın önünde
herhangi bir engel bulunmadığını, ancak üzerinde HP markası bulunan ve yurtiçi ve
yurtdışındaki çeşitli fabrikalarda kaçak olarak doldurulan kartuşlar nedeniyle güçlük
çektiklerini ifade etmişlerdir.
Bilgisayar yazıcılarında kullanılan kartuşlar iki parçadan oluşmaktadır. Bu
parçalar, mürekkep püskürtmeli yazıcılar için mürekkep ve dış muhafaza, laser
yazıcılar için ise toner ve muhafazadır. Laser yazıcılarda kullanılan teknolojinin
benzer olması sebebiyle kullanılan toner, markalar açısından farklılık
göstermemektedir. Ancak mürekkep püskürtmeli yazıcılarda kullanılan teknoloji
markalar arasında farklılık gösterdiği için kullanılan mürekkebin de o markada
kullanılabilecek nitelikte olması gerekmektedir. Bu malzemelerin içine konduğu ve
kullanım aşamasında yazıcı içine yerleştirildiği muhafazalar ise yine markadan
markaya değişiklik göstermektedir. Dolayısıyla, yazıcı üreticilerinin ürünlerini
tüketiciye satarak onları sarf malzemeleri konusunda kendilerine bağımlı kılmaları
sonucunda bu avantajlarını kullanarak sarf malzemeleri fiyatlarını tekelci kar elde
edecek şekilde artırmaları halinde büyük mürekkep üreticilerinin pazara girişleri söz
konusu olabilmektedir. Bu giriş için ise, piyasada mevcut tüm yazıcı markalarının tüm
modellerine yönelik ürün sunulacak bir ölçeğin sağlanması gerekecektir. Bu
nedenle, yazıcı üreticileri kendi pazarladıkları markalarda kullanılan sarf malzemeleri
pazarlarında hakim durumdadırlar.
2.2.2. Kötüye Kullanma Eylemleri
Şikayete konu ilk iddia; satış sonrası servis hizmetlerinde hakim durumda
olan HP A.Ş.'nin servis uygulamasında STREP uygulamasını zorunlu tuttuğu, bu
uygulama dışında klasik servis hizmeti sunmayı reddederek, kurumsal kullanıcılar
açısından avantajlı olan bu uygulamanın tüketicilere de uygulanmasının tüketicinin
zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanmasına yol
açtığı şeklindedir.
Dosyadaki bilgilerde HP A.Ş. yetkilileri, STREP uygulamasının HP bölge
onarım merkezlerinde ve HP yetkili teknik servislerinde uygulandığını, bazı ürünlerin
alışılagelmiş ticari onarım prosesi dahilinde HP bölge onarım merkezlerinde
onarılmadığını, STREP'in HP yetkili teknik servislerinde zorunluluk değil seçimlik bir
uygulama olduğunu, yetkili teknik servislerinde genellikle tercih edilen onarım
prosesinin alışılagelmiş ticari onarım prosesi olduğunu, müşterilerin STREP
programından yararlanmayı isteyip istememekte serbest olduğunu ifade etmişlerdir.
Bu ifade dışında dosya mevcudu bilgilerde yer alan PC MAGAZIN TÜRKİYE
adlı derginin Şubat 2001 sayısında Yıldız Tornavida adlı köşede, "sahip olunan HP
870 cxi adlı yazıcının arızalanması üzerine HP'nin İstanbul bölge onarım merkezine
7 REKABET KURUMU
gidildiği, kendilerinden STREP programı kapsamında arızaya bakılmaksızın 140 $ +
KDV ücret talep edildiği, bu ürünün klasik servis hizmeti kapsamında olmadığı ifade
edilmiş, bunun üzerine HP yetkili servis listesinde en yakın yer olarak gözüken
DATAMARKET'e yazıcının götürüldüğü ve burada yazıcının arızasının tespit edilerek
klasik servis hizmeti kapsamında onarımının 30 $ + KDV bedelle gerçekleştirildiği"
ifade edilmiştir.
Yapılan tespitlere göre, bölge onarım merkezlerinde yapılan onarımların Ocak
2000 - Mart 2001 onarım türüne göre dağılımında, STREP programının %12 klasik
servis hizmetlerinin ise % 17 pay aldıkları görülmüştür.
Görüldüğü üzere şikayetlerde iddia edilenin aksine, HP ürünleri kullananların
STREP dışındaki servis programları kapsamında satış sonrası servis hizmetleri
almalarının önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır.
STREP programıyla ile ilgili bir diğer iddia ise, bu programdan yararlananlara
değiştirilen eski parçanın geri verilmediği şeklindedir. Konuyla ilgili olarak HP A.Ş.
yetkilileri, parçanın geri istenmesinin sigorta edilmiş ürünler hariç sektörde pek
yaygın bir alışkanlık olmadığı, bu sebeple STREP programı kapsamında her ürün
için sabit bir tamir bedeli belirlenirken eski parçanın geri verilmeyerek yurtdışında
bulunan HP geri dönüşüm merkezine gönderilmesi sonucu elde edilen gelirin dikkate
alındığı, bu nedenle STREP programı kapsamında kullanıcılara bildirilen fiyatların
eski parçanın geri verilmemesi halinde geçerli olduğu, ancak eski parçanın iadesi
talebinin hurda değerinin ödenmesi şartıyla kabul edildiği ifade edilmiştir. Bu
ifadelerin gerçekliğinin tespiti amacıyla HP A.Ş.'den eski parçanın iadesi talebinin
kabul edildiğine dair maddi delil ile yurtdışında bulunan geri dönüşüm merkeziyle
olan ilişkileri gösterir belgelerin sunulması istenmiş ve bu maddi delil ve belgeler
Kurum'a sunulmuştur.
Şikayet kapsamındaki bir başka iddia ise, HP A.Ş. tarafından HP onarım ağı
dışına yedek parça satışının yapılmadığı şeklindedir. Raportörlerce konuyla ilgili
şirket yetkilileriyle yapılan görüşmede, dileyen herkese yedek parça satışının
yapıldığı belirtilmiştir. Bunun üzerine, Raportörlerce HP Çağrı Merkeziyle yapılan
telefon görüşmesinde dileyen herkese yedek parça satışının yapılmakta olduğu
tespit edilmiştir. Ayrıca, dosyada yer alan ve HP A.Ş. tarafından sunulan 30 Mart
2001 tarihli faturada, Ankara Ticaret Odası'na 5 adet "Roller" adlı parçanın satışının
yapılmış olduğu görülmüştür. Dolayısıyla hem doğrudan son kullanıcıların hem de
HP satış sonrası servis ağı dışındaki servis sunan firmaların HP yedek parçası satın
alabilmelerinin önünde herhangi bir engel bulunmadığı anlaşılmıştır.
Önaraştırmaya dayanak teşkil eden bir diğer iddia ise, ilgili pazarda hakim
durumda bulunan HP A.Ş.'nin kendi ürününü satın alarak bağımlı hale gelen
müşterilerinden yedek parça ve sarf malzemesi ücreti olarak aşırı fiyat talep
etmesidir.
Bu pazarda ürün talep eden kullanıcılar yazıcı satın alırken sadece fiyatını
değil, satış sonrası hizmetler ile sarf malzemelerinin maliyetini de dikkate almak
durumundadırlar. Ürünün garanti süresi dolmadan demode olmaya başlaması
nedeniyle yedek parça fiyatları bu kararın alınmasında pek etkin değilken, sarf
malzemesi fiyatı asıl karar değişkenini oluşturmaktadır. HP dahil bu pazarda faaliyet
8 REKABET KURUMU
gösteren teşebbüsler ürün fiyatlarını tespit ederken "ürün fiyatı+ekonomik ömrü
süresince kullanılacak sarf malzemesi fiyatı"nı tek değişken alarak bu değişken
üzerinden rekabet stratejilerini oluşturmaktadır1.
Yapılan incelemelerde, yedek parça fiyatlarının kullanıcı gözünde yüksek
görünmesinin sektörün özellikleri gereği tam olarak gerçeği yansıtmadığı, çünkü
geçmiş yıllarda satılmış olan modellerin satış fiyatlarının, bilgi teknolojileri
sektöründeki yıllık fiyat erozyonunun %20'ler seviyesinde olması sebebiyle çok
yüksek kaldığı, bunun sonucunda eski modellerin bakım ve tamir masraflarının
yüksek göründüğü, ancak bunun sebebinin geçmiş yıllarda gerçekleşen yüksek
miktardaki stok maliyetlerinden2 kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Pazarın bu özelliğini teyit eder nitelikte şu örnek verilebilir. 1993 yılında
üretimi durdurulan Laserjet IIIP modelinin satıldığı yıllardaki fiyatı 1,250 ABD Doları
iken günümüzde aynı ürünün muadili olan Laserjet 1100 model yazıcının liste fiyatı
502 ABD Dolarıdır. Performans olarak kıyaslandığında ise Laserjet 1100 modeli
Laserjet IIIP'ye göre 2,5 kat daha hızlı, çözünürlüğü ise 2 kat daha kalitelidir.
Bu tespitler ışığında yedek parçalar konusunda aşırı fiyatlandırma yoluyla
hakim durumun kötüye kullanıldığına hükmetmek imkan dahilinde gözükmemektedir.
Yedek parça ve sarf malzemesi konusunda aşırı fiyat değerlendirmesinde
kullanılabilecek bir diğer yöntem Yardstick Competition adlı yöntemdir. Daha çok
doğal tekellerin performansının seçilen bir hedefe göre değerlendirilmesinde
kullanılan bu yöntemde, seçilen hedef ülkede aynı sektörde faaliyet gösteren diğer
bölgesel tekellerle birlikte endüstrinin ortalama maliyeti, bunun mümkün olmadığı
durumlarda diğer ülkelerde tekel olan bir firmanın kar oranı ve ortalama maliyetleri
olabilmektedir. Benzer yaklaşım Türkiye'de satılan HP ürünlerinin ayrı bir pazar
kabul edilmesinden dolayı Türkiye'deki rakiplerinin fiyatlandırma politikaları ile
Avrupa'da rekabetçi kabul edilen pazarlarda HP ve/veya rakiplerinin fiyatlandırma
mekanizmalarının karşılaştırılması şeklinde uygulanabilir.
Bu amaçla HP'nin Türkiye'deki en önemli rakibinin fiyat listeleri incelendiğinde
HP'nin fiyatlandırma politikalarına benzer politikaların benimsendiği ve HP'nin
Avrupa'daki satış fiyatlarının Türkiye'de uygulananlardan pek farklı olmadığı
görülmektedir.
Bu karşılaştırmalardan çıkarılacak sonuç, yedek parça ve özellikle sarf
malzemelerinin fiyatlarının ürün fiyatına kıyasla yüksek olmasının bir rekabet ihlalinin
sonucu değil, sektörün yapısının bir gereği olduğu ve kullanıcıların satın alma
kararını verirken sadece ürünün fiyatını değil, ürünün ekonomik kullanım süresince
oluşması muhtemel maliyetlerin büyüklüğünü de dikkate almaları gerektiğidir. Bu
durumda rekabet kuralları açısından önemli hale gelen husus, marka içi rekabetin
1 Örneğin HP yazıcı fiyatını düşük tutup kartuş fiyatını yüksek tutarken, pazarda faaliyet gösteren
diğer bir firma tam tersi bir yöntem izlemektedir.
2 Yürürlükteki mevzuat gereğince piyasaya sunulan bir ürünün 10 yıl süresince yedek parça stokunun
yapılması gerekmektedir. Bu yasal zorunluluk nedeniyle hiç talep görmeyen yedek parçaların bile
yüklü miktarda stoku bulunmak durumundadır. Bu stok bulundurma zorunluluğunun yedek parça
fiyatlarına etkisi olumsuz yönde olmaktadır.
9 REKABET KURUMU
sağlanıp sağlanmadığıdır. Bu husus ise doğrudan ürünlerin dağıtım aşamasıyla
ilgilidir.
Yapılan incelemelerde, HP ürünlerinde kullanılan HP markalı sarf
malzemelerinin son kullanıcıya dağıtımı aşamasında rekabetin tesis edildiği
görülmektedir. Sarf malzemesi toptancılarının dağıtım yaptığı bayi sayısının 4000-
5000 adet olduğu gözönüne alındığında dağıtımın son kullanıcıya ürünün sunulduğu
aşamasında rekabetin olduğu görülebilir. Paralel ithalatın önünde bir engelin
bulunmaması da yetkili toptancıların rekabete aykırı davranışta bulunma olasılığını
zayıflatmaktadır.
J- SONUÇ
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, Hewlett Packard Bilgisayar ve
Ölçüm Sistemleri A.Ş.’nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlal
ettiği iddiasına yönelik bir soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetlerin
reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy