BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 05.12.2005 / 24.04.2006 TARIH VE
VE 05-81/1118-320 / 06-29/354-86 NOLU KARARINA
INTERNET SAYFAMIZDAKI KARAR ARAMA
BÖLÜMÜNDEN ERİŞEBİLİRSİNİZ.
02-06/51-24
2
REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D1/2/A.G.-00/1 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 02-06/51-24
Karar Tarihi : 01.02.2002
Dosya Konusu : İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde faaliyet
gösteren 22 çimento sağlayıcısı teşebbüsün, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 4 üncü ve/veya 6 ncı maddelerini ihlal edip etmediklerinin
tespiti.
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU.
Üyeler : Dr. Kemal EROL, İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM,
Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat
GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL.
B. SORUŞTURMA HEYETİ
Başkan : Kubilay ATASAYAR.
Raportörler : Abdulgani GÜNGÖRDÜ, H.Hüseyin ÜNLÜ, H.Gökşin KEKEVİ,
Harun ULU, Özgür BAL.
C. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR
C.1. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. [Baştaş]
Ankara-Samsun Karayolu 35.Km. 06780 Elmadağ/ANKARA
C.2. Bolu Çimento Sanayii A.Ş. [BÇS]
Bolu-Mengen Yolu Üzeri 14001 Çaydurt /BOLU
C.3. ESÇİM Eskişehir Çimento Fabrikası T.A.Ş. [Esçim]
Köprübaşı Kanatlı İş Hanı Kat:2 26120 ESKİŞEHİR
C.4. Konya Çimento Sanayii A.Ş. [Konya Çimento]
Ankara Yolu 8.Km. No:355 42005 KONYA
C.5. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. [OYSA Niğde]
Hacı Sabancı Bulvarı 51270 NİĞDE
C.6. Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş. [Set Afyon]
Karaman Mah. Otogar Arkası 03030 AFYON
C.7. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. [Set Çimento]
F. Kerim Gökay Cad. Arduman İş Merkezi B-C Blok No:29 Altunizade/İSTANBUL
C.8. Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento San. ve Tic. A.Ş. [YL veya YLOAÇ]
Portakal Çiçeği Sok. No:33 06540 Çankaya/ANKARA
02-06/51-24
3
C.9. Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. [Çimsa]
02-06/51-24
2
Toroslar Mah. Tekke Cad. P.K.614 33013 Yenitaşkent Beldesi/MERSİN
C.10. Ado Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. [Ado Çimento]
Uncalı Mah. Hürriyet Cad. No:495/A P.K.626 07100 ANTALYA
C.11. Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş. [Batıçim]
P.K.610 35213 İZMİR 60
C.12. Denizli Çimento Sanayii T.A.Ş. [Denizli Çimento]
Ankara Yolu Üzeri 35.Km. P.K.29 DENİZLİ
C.13. Göltaş Göller Bölgesi Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. [Göltaş]
Isparta-Afyon Karayolu 16.Km. 32100 ISPARTA
C.14. Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. [AÇS veya OYAK Adana]
Ceyhan Yolu Üzeri P.K.10 01321 ADANA
70
C.15. OYSA-İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. [OYSA İskenderun]
P.K.27 31201 İSKENDERUN
C.16. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. [Akçansa]
Ebulula Cad. Maya Meridien İş Merkezi Kat:7-10 80630 Akatlar/İSTANBUL
C.17. Bursa Çimento Fabrikası A.Ş. [Bursa Çimento]
P.K.15 16451 Kestel/BURSA
C.18. Lafarge Aslan Çimento A.Ş. [Lafarge Aslan] 80
Darıca Taşliman Mevkii 41700 Gebze/KOCAELİ
C.19. Marmara Çimento ve Yapı Malz. San. ve Tic. A.Ş. [Marmara Çimento]
E-5 Kumcular Yolu, Ambarlı Limanı 34902 Yakuplu/İSTANBUL
C.20. Nuh Çimento Sanayi A.Ş. [Nuh Çimento]
P.K.7 41800 Hereke/KOCAELİ
C.21. Rota Denizcilik ve Ticaret A.Ş. [Rota]
Atatürk Cad. Esin S. No:3 Yazgan İş Merkezi Kat:7 81090 Kozyatağı/İSTANBUL 90
C.22. Anadolu Çimentoları T.A.Ş. [Set Anadolu]
Ambarlı Liman Tesisleri 34900 Büyükçekmece/İSTANBUL
D. İDDİALARIN ÖZETİ
İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde faaliyet gösteren 22 çimento
sağlayıcısı teşebbüsün, “fiyat tespit etmek, pazar paylaşmak, arz miktarını kontrol
etmek, rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırmak, bayilerinin bölgeler arası ticaretini
engellemek, aşırı fiyat uygulayarak hakim durumlarını kötüye kullanmak...” suretiyle, 100
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4 üncü ve/veya 6 ncı maddelerini
ihlal edip etmediklerinin tespiti.
02-06/51-24
3
E. DOSYA EVRELERİ
E.1. Rekabet Kurulu [Kurul] 17.06.1999 tarihinde, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 40/1 inci maddesi uyarınca, çimento sektörüne yönelik olarak 110
önaraştırma yapılmasına karar vermiştir.
E.2. Resen yapılan önaraştırma sonucu düzenlenen 16.05.2000 tarih ve D1/2/A.G.-
00/1 sayılı Önaraştırma Raporu, Kurul’un 20.06.2000 tarihli toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Kanun’un 41 ve 43/1 inci maddeleri uyarınca, yukarıda adı geçen 22
teşebbüs hakkında, aynı Kanun’un 4 üncü ve/veya 6 ncı maddelerini ihlal edip
etmediklerinin tespiti için soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
E.3. Bu karar üzerine, Kanun’un 43/2 nci maddesi uyarınca, 04.07.2000 tarihinde, ilgili
teşebbüslere soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
E.4. Haklarında soruşturma açılan teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları yasal süresi 120
içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
E.5. Kurul’un 12.12.2000 tarihli toplantısında, Kanun’un 43/1 inci maddesi uyarınca
soruşturmanın süresi 6 ay uzatılmıştır.
E.6. Soruşturma Heyetince tamamlanan 20.06.2001 tarih ve SR/01-4 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun’un 45/1 inci maddesi uyarınca, Kurul üyeleri ile ilgili
teşebbüslere tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince teşebbüslerden
30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
E.7. Haklarında soruşturma yürütülen teşebbüslerin ikinci savunma yazıları yasal
süresi içinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
E.8. Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı ek yazılı görüş, Kanun’un 45/2 nci maddesi 130
uyarınca, 18.09.2001 tarihinde Kurul üyeleri ile ilgili teşebbüslere tebliğ edilmiştir.
E.9. İlgili teşebbüslerin ek yazılı görüşe karşı cevapları yasal süresi içinde Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir.
E.10. Kurul’un 27.11.2001 tarihindeki toplantısında, yürütülen soruşturma ile ilgili olarak
17.01.2002 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar verilmiş ve sözlü
savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun’un 46/2 nci maddesi uyarınca ilgililere
gönderilmiştir.
E.11. 17-18.01.2002 tarihlerinde yapılan sözlü savunma toplantısında teşebbüsler son
savunmalarını yapmıştır.
E.12. Kurul, 01.02.2002 tarihinde, 02-06/51-24 sayı ile nihai kararını vermiş ve karar, 140
04.02.2002 tarihinde tefhim edilmiştir.
F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
Yapılan incelemeler sonucunda,
- Baştaş, BÇS, Set Çimento ve YL’nin Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında
fiyat tespiti konusunda 01.01.1998-15.12.1999 tarihleri arasında uyumlu eylem;
16.12.1999’dan itibaren anlaşma içinde olduğu,
- Baştaş ile BÇS’nin pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları 150
iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Baştaş ile Esçim’in pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları
iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
02-06/51-24
4
- Baştaş ile Set Afyon’un pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Baştaş ile Set Çimento’nun pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Baştaş ile YL’nin pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları
iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- BÇS ile Esçim’in pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları 160
iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- BÇS ile Set Çimento’nun pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Herhangi bir doğal ya da hukuki tekelin bulunmadığı çimento pazarında, BÇS’nin
hakim durumda olduğu Bolu-Gerede pazarında diğer bölgelere oranla daha yüksek
fiyat uygulamasının, hakim durumun kötüye kullanılması şeklinde
değerlendirilemeyeceği,
- Esçim ile Bursa Çimento’nun Tavşanlı, Emet, Domaniç PKÇ 32,5 torbalı çimento
pazarında fiyat tespiti ve rakip teşebbüslerinin faaliyetlerinin zorlaştırılması
konusunda anlaşma içinde olduğu, 170
- Esçim ile Bursa Çimento’nun pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Esçim ile Set Afyon’un Kütahya PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat tespiti
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil
olmadığı,
- Esçim ile Set Afyon’un pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Esçim ile Set Çimento’nun pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Esçim ile YL’nin pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları 180
iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Herhangi bir doğal ya da hukuki tekelin bulunmadığı çimento pazarında, Esçim’in
hakim durumda olduğu Eskişehir pazarında diğer bölgelere oranla daha yüksek fiyat
uygulamasının, hakim durumun kötüye kullanılması şeklinde
değerlendirilemeyeceği,
- Konya Çimento ile OYSA Niğde’nin Karaman PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında
fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya
yeterli delil olmadığı,
- Konya Çimento ile OYSA Niğde’nin çimento arzının kontrolü konusunda uyumlu
eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı, 190
- Konya Çimento ile Set Afyon’un Akşehir PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat
tespiti konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli
delil olmadığı,
- Konya Çimento ile Set Afyon’un pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un gerek kurucu taraflar olan Çimsa ve OYAK
Adana arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabeti
sınırlayıcı amaç ve etkiler doğuran işbirliği anlaşmaları olduğu,
02-06/51-24
5
- OYSA Niğde ile YL’nin Nevşehir PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat tespiti
konusunda uyumlu eylem içinde olduğu, 200
- OYSA Niğde ile YL’nin çimento arzının kontrolü konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Herhangi bir doğal ya da hukuki tekelin bulunmadığı çimento pazarında, OYSA
Niğde’nin hakim durumda olduğu Niğde pazarında diğer bölgelere oranla daha
yüksek fiyat uygulamasının, hakim durumun kötüye kullanılması şeklinde
değerlendirilemeyeceği,
- Set Afyon, Denizli Çimento ve Göltaş’ın Kütahya PKÇ 32,5 torbalı çimento
pazarında fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını
ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Set Afyon ile Denizli Çimento’nun pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde 210
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Set Afyon ile Göltaş’ın pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Herhangi bir doğal ya da hukuki tekelin bulunmadığı çimento pazarında, Set
Afyon’un hakim durumda olduğu Afyon Merkez pazarında diğer bölgelere oranla
daha yüksek fiyat uygulamasının, hakim durumun kötüye kullanılması şeklinde
değerlendirilemeyeceği,
- Set Çimento ile YL’nin pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- YL ile Çimsa’nın Kayseri PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat tespiti konusunda 220
uyumlu eylem içinde olduğu,
- Ado Çimento, Batıçim, Çimsa, Denizli Çimento ve Göltaş’ın Antalya PKÇ 32,5
torbalı çimento pazarında fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde olduğu,
- Ado Çimento ile Denizli Çimento arasında akdedilen fason üretim anlaşmasının
4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamında olduğu,
- Denizli Çimento’nun, Rekabet Kurumu’nun bilgi isteme yazısına karşılık, yanlış ve
yanıltıcı bilgi verdiği,
- Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh Çimento, Rota,
Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi pazarının bölüşülmesi ve arz
miktarının kontrolü konusunda anlaşma içinde olduğu, 230
- Akçansa, Bursa Çimento ve Set Çimento’nun Güney Marmara pazarının paylaşımı
konusunda anlaşma içinde olduğu,
- Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh Çimento,
Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun birlikte fiyat tespit ettikleri iddiasını
ispatlamaya yeterli delil olmadığı,
- Baştaş, BÇS, Esçim, Konya Çimento, OYSA Niğde, Set Afyon, Set Çimento, YL,
Çimsa, Ado Çimento, Batıçim, OYAK Adana, Akçansa, Lafarge Aslan, Nuh Çimento
ve Set Anadolu’nun, bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanunun
4 üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet
ihlalleri olduğu, 240
düşünülmektedir.
02-06/51-24
6
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İLGİLİ PAZAR
G.1.1.İLGİLİ ÜRÜN PAZARI
İlgili ürün pazarı, ana başlık olarak, ikame edilemez niteliği ile “çimento”dur.
Ancak bu başlık altında alt grupların oluştuğu tespit edilmiştir. 250
En başta, Avrupa Komisyonu’nun [Komisyon] çimento kararına1 benzer şekilde,
“gri” ve “beyaz” şeklinde ayrım yapılabilir. Az sayıda teşebbüs tarafından üretilen beyaz
çimentonun tüketimi, gri çimentonun %1’ine tekabül etmektedir. Gri çimentodan daha
yüksek bir maliyetle üretilen bu ürünün satış fiyatı da, gri çimentonun iki katıdır.
Bu ayrımın ardından, ilgili pazarın belirlenebilmesi için yöneltilmiş sorulara,
soruşturma kapsamındaki teşebbüs yetkililerinin verdiği cevaplar2, yeni ayrımlar
yapılmasını gerektirmiştir. Bu çerçevede, gri çimentonun da kullanılan katkı maddelerinin
cinsi ve miktarına göre alt gruplara ayrıldığı söylenmelidir. İnceleme konusu itibarıyla 260
önemi olmadığı için çimento türlerinin tamamına değinilmeyecek, şu söylenmekle
yetinilecektir; Türkiye’de, çimentonun mukavemet alma süresinin hızlı olması gereken
yerlerde çoğunlukla PÇ 42,5 türünde çimento kullanılmaktadır (Üretimi çok daha az
olmakla beraber PÇ 52,5, PKÇ/A 42,5 ve PKÇ/B 42,5 bu grup içinde
değerlendirilebilir). Bu ürün grubu genellikle daha nitelikli işlerde kullanılmak üzere
büyük inşaat şirketleri ve endüstriyel üreticiler tarafından talep edilmektedir. Aynı
miktarda betonun daha az çimento ile elde edilmesini sağladığından, nispeten daha az
nakliye maliyetine katlanmak isteyen hazır beton tesisleri de bu ürün grubunun
müşterisidir. Mukavemet alma süresinin daha uzun olabileceği yerlerde ise çoğunlukla
PKÇ/B 32,5, PKÇ/A 32,5, KZÇ 32,5, TÇ 32,5, KÇ 32,5 ve CÇ 32,5 kullanılmakta ve 270
bunlar da ayrı bir grup teşkil etmektedir. Bu iki ana grup dışında, SDÇ 32,5 gibi özel
nitelikli işlerde kullanılan çimento türleri de vardır; ancak bunların üreticileri az sayıda
olduğu gibi, kullanım alanları da sınırlıdır.
Çimento türlerine göre ayrımdan sonra, çimentonun pazarlama yöntemine göre,
“ambalajlı” ve “dökme” şeklinde de bir ayrım yapılması gerekmektedir. Çünkü bu ikisinin
tüketici grupları birbirinden farklıdır. Dökme çimentonun müşteri grubu, hazır beton
tesisleri, diğer endüstriyel üreticiler ve silosu olan büyük inşaat şirketleriyken; torbalı
çimento, “elle beton dökümü” gibi daha düşük yoğunluklu tüketim gerektiren işlerde
kullanmak üzere, bireyler tarafından talep edilmektedir. “Ambalajlı-dökme” ayrımı, 280
beraberinde, tüketim merkezleri bakımından da ayrım getirmektedir. Dökme çimento
müşterileri genellikle şehir merkezlerinde yer almaktadır. Ayrıca dökme çimentonun
nakliyesi silobaslarla yapıldığından tek yönlü nakliyeye neden olmakta ve bu da nakliye
maliyetini yükseltmektedir. Buna karşılık, torbalı çimentonun nakliyesi kamyonlarla
yapılabilmekte ve çift yönlü nakliye avantajına sahip olunduğundan daha düşük maliyetle
daha uzun mesafelere satılabilmektedir.
Gri çimento başlığı altında yapılan açıklamalar çerçevesinde “PÇ 42,5 dökme” ve
“PKÇ 32,5 torbalı” çimento müşterileri şeklinde iki grup oluşmaktadır. Birinci grubun
tüketimi gerek müşteri kitlesinden gerekse de bir ölçüde nakliye dezavantajından dolayı 290
şehir merkezlerinde ve daha dar bir alanda gerçekleşirken; fabrikaların satış alanları
bakımından kesişim torbalı çimentoda ortaya çıkmaktadır.
1 Cement (1994) OJ L343/1.
2 Bu cevaplar, Baştaş, BÇS, Çimsa Kayseri, Set Afyon, Set Ankara ve YLOAÇ’ta hazırlanan tutanaklarda yer
almaktadır.
02-06/51-24
7
İlgili soruşturmanın esas konusunun “fiyat tespiti” ve “pazar paylaşımı” olduğu
söylenebilir. Bu nedenle ana ürün pazarı çimento olmakla beraber, analizler PKÇ/A
(KÇ), PKÇ/B (TÇ) ve KZÇ (CÇ) 32,5 torbalı çimento üzerinde yoğunlaştırılacaktır.
Kısacası, ilgili ürün pazarı, değerlendirmelerde genel pazar olan “çimento”ya gönderme
yapılmadıkça, gerek niteliksel gerekse de pratik etkenler göz önünde bulundurularak
PKÇ ve KZÇ 32,5 torbalı çimento olarak belirlenmiştir.
300
G.1.2. İLGİLİ COĞRAFİ PAZAR
İlgili coğrafi pazar da, ana başlıklar halinde belirlenebilir. Buna göre, ilgili coğrafi
pazarlar, İç Anadolu, Marmara ve Akdeniz Bölgeleridir. Ege Bölgesine ilişkin çimento
soruşturmasında bulunan ve 17.06.1999 tarih ve 99-30/276-166 (a) sayılı Kurul
kararına3 konu olan, çimento satış projeksiyonu anlaşmalarının da yukarıdaki ayrım göz
önünde bulundurularak yapılması, bu tanımı desteklemektedir. Ancak çimentonun
nakliye maliyetinin önemli olması, teşebbüslerin satış politikaları gibi nedenlerle bu genel
başlıkların altında alt pazarlar da oluşmaktadır:
310
Örneğin; İç Anadolu Bölgesi’nde, pazarın en batısında yer alan Set Afyon ile en
doğusunda yer alan OYSA Niğde’nin hiçbir ortak faaliyet alanı bulunmamaktadır. Buna
karşılık, her iki fabrikanın da Konya Çimento ile kesişen pazarları bulunmaktadır. Konya
Çimentonun, gerek Konya’da, gerek Set Afyon ile kesişim bölgesi olan Akşehir’de
gerekse de OYSA Niğde ile kesişim bölgesi olan Karaman’da farklı fiyatlar uyguladığı
saptanmıştır. Benzer durum İç Anadolu Bölgesi’ndeki diğer teşebbüsler için de geçerlidir.
Teşebbüsler il, hatta ilçe bazında, pazarın uzaklığı, pazarda faaliyet gösteren diğer
teşebbüslerin davranışları, nakliye imkanları gibi etkenlere bağlı olarak farklı fiyat
politikaları uygulamaktadır. Bu durum mikro marketler oluşmasına yol açmaktadır. Bu
çerçevede, İç Anadolu Bölgesi başlığı altında alfabetik sırayla Afyon, Akşehir, Ankara, 320
Bolu, Çorum, Eskişehir, Karaman, Kayseri, Konya, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Tavşanlı
ve Yozgat bölgelerinde fiyat analizleri yapılmıştır. Bunların belirlenmesinde göz önünde
bulundurulan kriter, fabrika merkezi ya da kesişim bölgesi olmalarıdır. Bölgede faaliyet
gösteren teşebbüslerin fiyat listeleri ya da stratejik çalışmaları vb. dokümanlarında
yapılan incelemeler neticesinde, benzer bir ayrımın kendileri tarafından da yapıldığı
saptanmıştır. Fiyat analizleri dışında ise, aksi belirtilmedikçe, genel pazar tanımı olan İç
Anadolu Bölgesi, ilgili coğrafi pazar olarak kabul edilecektir.
Akdeniz Bölgesi ise Batı ve Doğu Akdeniz şeklinde iki alt pazara ayrılmaktadır.
Bu noktada Göltaş’tan alınan, “Ege Bölgesi ve Batı Akdeniz Bölgesinin Bütünleşik 330
Değerlendirilmesini Zorunlu Kılan Sebepler” başlıklı yazıya yer verilmelidir. İlgili yazıda,
“Çimsa, Adana ve İskenderun fabrikaları Akdeniz Bölgesi’nde bulunmasına rağmen, Batı
Akdeniz’den çok farklılık göstermektedirler. Bu üç fabrikanın bulunduğu bölge ile Batı
Akdeniz’de bulunan Göltaş’ın konum ve pazar durumu itibarıyla hiç bir ilgisi yoktur.
Örneğin Adana Çimento’nun ürettiği çimentonun tamamını iç piyasaya, Göltaş’ın ürettiği
çimentonun da tamamını ihracata verseniz bile birbirine hiç bir etkisi olmaz. Doğu
Akdeniz ile Batı Akdeniz Bölgeleri coğrafi olarak birbirine etkileşimi olmayan pazarlardır.
Fabrika kapasitelerinin müsbet veya menfi yönde birbirine etkisi yoktur” denilmektedir.
Batı ve Doğu Akdeniz pazarlarına ilişkin fiyat analizleri de, bu iki bölgenin birbirinden
farklılığını ortaya koymaktadır. Bu nedenlerle, Anamur’a kadar olan bölge, Batı Akdeniz4; 340
Taşucu’ndan başlayıp Antakya’ya kadar uzanan bölge ise Doğu Akdeniz pazarı olarak
kabul edilmiştir.
3 06.10.2000 tarih ve 24192 sayılı Resmi Gazete.
4 Batı Akdeniz pazarında faaliyet gösteren tüm teşebbüslerin kesişim alanı olması bakımından Antalya bölgesinde fiyat
analizi yapılmıştır.
02-06/51-24
8
Marmara Bölgesi’nde de, coğrafi özellikler, fabrikaların dağılımı gibi nedenlerle alt
pazarlar oluşmuştur. Ancak Akçansa, Set Balıkesir ve Bursa Çimento’nun faaliyet
gösterdiği “Güney Marmara pazarı” olarak adlandırılabilecek bölge dışındaki alt
pazarların önemi bulunmadığından bunlara değinilmeyecektir.
G.2. SEKTÖRE İLİŞKİN GENEL BİLGİLER
350
Bu bölümde, “Bölge” başlıkları altında yapılacak değerlendirmelerin daha iyi
anlaşılabilmesini sağlamak için, sektöre ilişkin bilgiler verilecektir. Bölüm, tespitlerin daha
sağlıklı olması amacıyla, soruşturma kapsamındaki teşebbüslerde yapılan yerinde
incelemelerde bulunan belgeler temelinde hazırlanmıştır.
G.2.1. ÇİMENTO SEKTÖRÜNDE MALİYETLER
G.2.1.1. Tespitler
Temel konusu fiyat tespiti ve pazar paylaşımı olan bu soruşturmada, maliyetlere 360
ilişkin analizlerin önemli bir yer tuttuğu açıktır. Bu çerçevede, öncelikle, çimento
üreticileri arasında maliyetlerin farklılık gösterip gösteremeyeceği açıklanacaktır.
Aşağıdaki belgeler, çimento fabrikalarının birbirlerinden farklı maliyetlerle üretim
yaptıklarını ve bunun nedenlerini ortaya koymaktadır:
1. VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Çimento Hammaddeleri ve Yapı Malzemeleri
Raporu’nda (s.54), “…hammadde kullanım miktarlarının çok yüksek olması, nakliye
maliyetlerinin düşük olmasını gerektirdiğinden ana hammadde sahalarının fabrikaya
yakın olması (ençok 5 km) büyük önem taşımaktadır. Ayrıca hammaddelerin kaliteli, 370
kolay kırılabilir, öğütülebilir ve pişebilir özellikte olması, düşük nem içermesi, sahaların
ocak işletmeciliğine uygun olması, dekapaj gerektirmemesi, tarım-orman alanları içinde
olmaması hammadde maliyetlerinin düşük olmasını sağladığından hammadde
etütlerinde esas alınması gereken kriterler olmaktadır” denilmektedir.
2. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Çimento ve Hazır Beton Sanayi Özel İhtisas
Komisyonu Raporu:
1) “…Çimento üretim metod ve teknolojisinde en önemli farklılıklar fırın
ünitelerinde kendini göstermektedir… 380
iv. Isı enerjisinin daha tasarruflu kullanılmasına yönelik teknolojiler:
…Ön kalsinasyonlu sistem ise bir japon firması tarafından geliştirilmiştir…Sistem
ayrıca ısı sarfiyatını %5-10 civarında azaltmaktadır. Bu uygulama aynı zamanda çimento
fırınlarında düşük kalorili kömürlerin ve atıkların yakılması imkanını da getirmektedir.
v. Elektrik enerjisinden tasarruf sağlayan yenilikler: Çimento üretiminde kullanılan
elektrik enerjisinin %40’ının öğütme sistemlerinde kullanılması gerçeği, üreticileri daha
az enerji kullanan öğütme metotları aramaya sevketmiştir. Dolayısıyla yeni eziciler,
kırıcılar, öğütücüler, separatörler ve değirmenler geliştirilmiştir. Çarpmalı kırıcılar, şakuli
tipli valsli değirmenler veya yüksek basınçlı merdaneli öğütücüler, klinker, kömür veya
hammadde öğütmede %15-20 enerji tasarrufu sağlamaktadırlar. Yüksek randımanlı 390
separatörler tesis edilmek suretiyle %15-20 enerji tasarrufu sağlanabilmektedir. Yeni
uygulanan yoğun-faz pnömatik taşıma sistemleri enerji tüketiminde önemli tasarruf
sağlamaktadır…
02-06/51-24
9
vi. Katkı maddeleri kullanımında artış: Enerji tasarrufunun önemli bir yolu da
çimentoda katkı maddeleri kullanımıdır ve bu yöntem dünyanın birçok bölgesinde gittikçe
önem kazanmaktadır…” (s.27-35 arasından)
2) “…Fabrikanın hammadde ocaklarına yakınlığı, yakıt, kraft kağıdı torba
temininde dağıtım merkezlerine mesafesi vs. gibi unsurlar maliyetlerde farklılık
getirmektedir.” (s.54)
400
3. BÇS’den alınan maliyetlere ilişkin bir belgede “(Prekalsinasyon yolu ile kapasite
artırımı) Yatırım(ı) sonucunda; 1-Elektrik ham çimentoda … kwh’dan … kwh’a inmiştir.
Yılda …… ton çimento üretildiğinde sağlanan tasarruf …… kwh olup, bugünkü fiyatı
(Nisan 1999) … kwh/TL’den yıllık tutarı …milyar TL’dir. 2-Klinker pişirme kalorisi …..
k.kaloriden … k.kaloriye inmiş olup, … ton klinkerde sağlanan tasarruf … milyar
k.kaloridir. 1 k.kalori fiyatı … TL’den yıllık tutarı … milyar TL’dir. 3-Üretimin 260 kişi ile
yapıldığını varsaydığımızda kişi başına klinker üretimi … ton’dan (…) … tona çıkmıştır
(……)” ifadeleri yer almaktadır.
4. Esçim 2000–2004 Dönemi Gelişme Planı ve 2000 Yılı Programı’nda, 410
“…Fabrikamızda ton klinker başına yakıt sarfiyatı … Kcal gibi oldukça yüksek bir
düzeyde bulunmaktadır. Nedeni hammaddenin karakterinden ve fırının yapısından
kaynaklanmaktadır. Yeni tesis edilen büyük kapasiteli fırınlarda bu değer …Kcal.nin
altına düşürülebilmektedir. Döner fırınımızda 1998 yılında bir bölümünü
gerçekleştirdiğimiz yatırımın amacı, kapasiteyi %… artırmak ve de 2001’de
tamamlanacak ikinci bölümde önısıtıcının en üst siklon kademesini değiştirerek yakıt
tüketimini … Kcal/Kg. düzeyine indirmektir. Elektrik tüketimi ikinci büyük tasarruf
unsurudur. Tasarruf fiyatını düşürmek ve tüketimi azaltmakla sağlanabilir. Enerji; bilindiği
gibi yakın zamana kadar resmi fiyatla Tedaş’tan sağlanmakta idi. Akenerji’nin Bozüyük’te
doğal gaz santralının faaliyete geçtiği Eylül 1997’den bu yana ihtiyacımız % …daha 420
düşük fiyatla Akenerji’den sağlanmaktadır. Yıllık tüketim … Milyon Kwh. civarında olup, 1
ton üretim için genelde … Kwh kullanılmakta ise de bu değer Esçim’de … Kwh’a kadar
geriletilmiştir. Enerji tüketiminin dağılımına bakılırsa … Kwh hammadde hazırlığında, …
Kwh fırın ve bağlı sistemlerde, … Kwh çimento öğütmede kullanılmaktadır.
Hammaddenin öğütülmesinde bilyalı değirmenden dikey değirmene dönüşüm … Kwh
tasarruf sağlamakta isede büyük bir yatırımı gerektirmektedir ve şimdilik programımıza
alınmamıştır. Fırın enerji tüketimi optimum değerlere çekilmiştir. Çimento öğütmede
tasarruf sağlayan Roller-press/Ön ezici sistem fabrikamızda 1994’den bu yana
çalışmaktadır. Bir ileri adım olan horomil tipi değirmenler ülkemizde birkaç fabrikada
çalışmaya başlamış ise de henüz deneme sürecinde kabul edilmekte ve ayrıca ciddi 430
büyüklükte yatırım gerektirmektedir. Enerji tasarrufu açısından klapeli fanların sabit
devirli motorları, giderek yaptığı iş kadar güç kullanan frekans konvertörlü AC motorlara
dönüştürülmektedir. Abgaz ve baca fanlarının DS motorları da bazı sorunlara rağmen
sağlamaktadır…Kağıt torba zayiatı paketleme cihazları ile yükleme bantlarında yapılan
iyileştirmelerle ve kaliteli kağıt kullanmakla ton çimento başına %1’e kadar geriletilmiştir.
Yedek parça ve bakım malzemesi tüketimi fabrikamızda 1992’den beri uygulanan
Koruyucu Bakım Yöntemi ile minimum düzeyde tutulmaya çalışılmaktadır. Bu yöntem
fabrikamızda yerine oturtulmuştur. Yardımcı maddelerde miktar açısından sağlanacak
tasarruf, standartların ve kalitenin elverdiği ölçüde tüketimi arttırmakla oluşmaktadır.
Fabrikada kullanılan katkı oranı bazı tip çimentolarda %45 oranına kadar 440
çıkarılabilmektedir…İşçilikle tasarruf personel sayısı ve ücret düzeyi yoluyla sağlanabilir.
Esçim yıllardan bu yana yapılan tenkisatlarla hemen hemen ideal kadrosuna ulaşmış
sayılabilir…” ifadeleri yer almaktadır.
5. Set Afyon Pazarlama ve Satış 3 Yıllık Plan Sunumu-Kuvvetli ve Zayıf Yönler
Analizi’nde, “Tehditler ve Fırsatlar Analizi” başlığı altında, “Tehditler” arasında yer alan,
02-06/51-24
10
“rakip fabrikaların (Denizli, Göltaş) kapasitelerinin yüksek olması nedeniyle, düşük
maliyetle ürünlerini bize göre daha uygun vade ve fiyatla satabilecek olmaları” ve
“Denizli fabrikası 1999 yılından itibaren kendi elektriğini üreterek üretim maliyetlerini
düşürecek” şeklindeki ifadeler, sektörde nasıl maliyet avantajı sağlanabileceği sorusuna 450
cevap niteliğindedir.
6. Set Afyon’un rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.06.2000 tarihli çalışmada, Denizli
Çimento’nun kuvvetli yönlerinden biri, “Fabrikanın ihtiyacı olan elektriğin %65’ini kendisi
üretiyor olması”; Esçim’in zayıf yönlerinden biri ise, “Eski bir fabrika olması ve
kapasitesinin düşük olması” şeklinde belirtilmiştir.
7. Set Ankara Satış ve Pazarlama 3 Yıllık Plan Güçlü ve Zayıf Noktalar Analizi’nde,
“Tehditler ve Fırsatlar Analizi” başlığı altında, “Tehdit” olarak değerlendirilen “Bolu
Çimento fabrikasının kurmayı planladığı termik santral projesi. Ucuz enerji avantajı 460
sağlama” ifadesi dikkat çekicidir.
8. Set Ankara’nın rakiplerine ve pazarına ilişkin, 27.06.2000 tarihli çalışmada,
Yozgat Fabrikası’nın kuvvetli yönü, “Hammadde ucuz”; Bolu Fabrikası’nın kuvvetli
yönleri, “Ucuz maliyet, yakın hammadde imkanları, enerji santralı kurma planları
mevcut”; Baştaş Fabrikası’nın kuvvetli yönleri ise, “hammadde kaynaklarına yakınlığı,
ucuz maliyet ve enerji girdisinde önemli yeri olan ithal kömürünü ucuza temin etmesi”
şeklinde belirlenmiştir.
9. Raportörler tarafından yöneltilen “Çimento üretiminde bir optimum ölçek var 470
mıdır? Örneğin 1.000.000 ton/yıl üzerinde üretim optimum ölçek olarak kabul edilebilir
mi?” sorusuna, BÇS Genel Müdürü İsmail ERKOVAN ve Genel Müdür Yardımcısı
Memiş VANLI, “Kullanılan teknolojiye bağlı olarak daha az kapasitede de etkin
çalışılabilir; ancak doğal olarak aynı teknolojik altyapıya sahip iki fabrikadan daha çok
üretim yapan daha etkin olacaktır. Bu noktada fabrikaların sahip olduğu fırın sayısı da
önem kazanmaktadır. Çünkü 1.000.000 tonu tek bir fırında üretiyorsanız o fırından
yalnızca tek bir ekip sorumlu olacaktır. Ancak örneğin üretim kapasitesi bizim
fabrikamızdan yüksek olan Adana çimentonun 4 fırını olduğundan her fırın için ayrı
ekipler kurulması gerekmektedir ki bu maliyetleri artıran bir durumdur. Fabrikamızın
üretim kapasitesi, tek fırınla 1.000.000 tonun üzerinde olmasına rağmen bizim de 480
hammaddeden kaynaklanan dezavantajımız var. Çünkü bölgemiz deprem bölgesi ve
yerküre hareketleri nedeniyle hammaddeler homojen biçimde elde edilemiyor. Ayrıca
hammadde alanlarına uzaklık da maliyetleri olumsuz yönde etkilemektedir” cevabını
vermiştir5.
10. Raportörler tarafından yöneltilen “Fabrikanızı, maliyet faktörleri bakımından,
Ankara’daki diğer üreticilerle karşılaştırabilir misiniz?” sorusuna, Baştaş Genel Müdürü
Lütfi BAŞ ve Ticaret Müdürü Nihat DEMİRCİ, “Entegre tesis olduğumuzdan klinker
üretimi yapmaktayız. Bu sayede, klinker üretimi yapamayan Yibitaş Lafarge Hasanoğlan
ve Bolu Çimento Ankara öğütme tesislerine nazaran bir maliyet avantajımız var. Set 490
Ankara fabrikasının bize göre avantajlı olduğu husus, Ankara pazarına yakınlıktan
kaynaklanan nakliye maliyetlerindeki düşüklüktür. Buna karşılık Set Ankara’nın
hammadde kaynaklarına uzaklıktan kaynaklanan maliyet dezavantajı var. Ayrıca
belediye mücavir alan sınırları içinde olduklarından kömürü yalnızca BELKO’dan
alabiliyorlar ki, bu da üretimde çok önemli bir kalem olan yakıt maliyetlerini artırmakta.
Bunlara karşılık, bizim Ankara pazarına uzaklıktan dolayı nakliye maliyetlerimiz fazladır.
5 Benzer cevaplar, Baştaş, Çimsa Kayseri ve YLOAÇ’ta hazırlanan tutanaklarda da yer almaktadır.
02-06/51-24
11
Fakat hammadde kaynaklarımızın fabrika sahasında bulunması bir ölçüde avantaj
sağlamaktadır” cevabını vermiştir6.
11. Raportörler tarafından yöneltilen “Fabrikanızın yarı yaş sistemde üretim yapması 500
maliyetlerinizi nasıl etkiliyor?” sorusuna, Set Afyon Fabrika Direktörü Nuri YEŞİLYURT
ve Pazarlama ve Satış Müdürü Güvenç CEYHAN, “Yarı yaş sistemde üretebilmek için
kuru sistemden farklı olarak hammaddeye %13-14 oranında su katılmaktadır. Bu suyu
buharlaştırmak için ekstra yakıt harcanmakta ve bu üretim maliyetini kuru sisteme göre
yaklaşık 2 ABD $/ton artırmaktadır. Öte yandan kuru sistemde ürünün kurutulması fırının
kendi gazlarıyla yapılmaktadır. Bu unsurlarla birlikte yarı yaş sistemin üretim
kapasitesinin kuru sisteme göre yaklaşık %10 daha düşük olmasından dolayı sabit
maliyetler bakımından da bir dezavantajı söz konusu olmakta ve yarı yaş sistemde
üretilen çimentoya göre maliyeti daha yüksek olmaktadır” cevabını vermiştir.
510
Aşağıdaki belgeler, aynı grup içinde yer alan çimento fabrikalarının bile
maliyetlerinin birbirlerinden farklılaştığını ortaya koymaktadır:
12. BÇS’den alınan 18.11.1996 tarihli belgede, OYAK (Adana, Bolu, Elazığ, Mardin
ve Ünye) ve OYSA (Niğde ve İskenderun) fabrikaları karşılaştırılırken kullanılan ifadeler,
aynı gruba ait çimento fabrikaları maliyetlerinin nasıl farklılaştığını ortaya koymaktadır:
“2.GENEL İŞÇİLİK
…Adana ve Bolu’nun çimento üretimleri hemen hemen aynı olmasına karşın,
Bolu’nun işçi sayısının az oluşu (az işçi ile aynı üretimi yapması nedeniyle) genel işçilik 520
maliyetinin oldukça aşağıda kalmasını sağlamıştır. Adana’da ünitelerin fazlalığı (4
fabrikanın olması) nedeniyle daha çok işçi çalıştırılmakta, bu nedenle genel işçilik
maliyetleri yüksek çıkmaktadır. Aynı yorum, çok rahatlıkla Elazığ için de yapılabilir…
1. YAKITLAR
a) Pişirme :
…Diğer yandan, fabrika teknolojisi de yakıt giderlerini etkilemektedir. Yine açık bir
örnekle, Bolu Çimento 1 ton klinker üretmek için … kalori harcarken, Adana … kalori
harcayarak 1 ton klinker üretebilmiştir. Bolu Çimento Fabrikası’nın döner fırın
teknolojisinin Adana’ya göre daha iyi oluşu pişirme ve hammadde kurutma maliyetlerinin
daha aşağıda oluşmasına etkide bulunmuştur. 530
b) Hammadde Kurutma :
Pişirmede ifade edilen hususlar, her iki şıkda da girdinin aynı olması nedeniyle
burada da geçerlidir. Elazığ’ın hammadde kurutmada yüksek maliyete sahip olmasının
nedeni, diğer fabrikalar gibi farin kurutmasının yanı sıra, %… nemli Gölbaşı kömürünü
de kurutuyor olmasıdır…
6. PERSONEL ÜCRETLERİ
Bu gider kalemi, çimento üretimi, kapsam dışı teknik personelin sayısı ve
ücretiyle ters yönlü ilişkilidir. Adana’nın ünitelerinin dağınıklığı nedeniyle diğer fabrikalara
göre daha fazla kapsam dışı personel çalıştırması bu giderin yüksek çıkmasına neden
olmaktadır… 540
7. DIŞARIDAN SAĞ.FAY. VE HİZ.
a) Enerji :
Fabrikaların kapasiteleri ölçüsünde puant saatlere girip girmediğine, kalkınmada
öncelikli yörelerde bulunup bulunmadıklarına, üretim teknolojilerinin eskiliği-yeniliği,
klinkerin olup olmadığına göre enerji maliyetleri farklılık göstermektedir. Bolu’nun enerji
gideri, satın aldığı klinkerin üretimine yansıması, teknolojinin daha yeni olması nedeniyle
düşük kalmaktadır…”
6 Benzer cevap, Set Ankara’da hazırlanan tutanakda da yer almaktadır.
02-06/51-24
12
13. YLOAÇ 07.07.1999 tarihli 1999 İlk Yarı Yıl Değerlendirmesi’nde, YLOAÇ’ın,
Yozgat, Çorum, Sivas, Hasanoğlan, Nevşehir ve Samsun fabrikaları için ayrı ayrı yapılan 550
analizlerde, her fabrikada kullanılan katkı oranlarının, yakıt karışımlarının, yakıt
tüketimlerinin, elektrik enerjisi tüketimlerinin birbirinden farklı olduğu görülmektedir.
Nitekim bu farklılıklar, 6 fabrikanın da birbirinden farklı “değişken, sabit ve toplam”
maliyetlere sahip olmasına yol açmıştır.
14. YLOAÇ’tan alınan Lafarge Turkey September’99 Management Report
çalışmasında, “…Yozgat ve Ağustos’tan itibaren Sivas fabrikası, elektriğe yarı fiyat
ödemek şeklindeki devlet teşviğinden yararlanıyor. Teşvik miktarı aylık olarak Yozgat
için … MUSD ve Sivas için … MUSD. Tasarrufun, yıllık olarak, Yozgat için … MUSD ve
Sivas için … MUSD olması bekleniyor…” ifadesi yer almaktadır. 560
15. YLOAÇ’tan alınan “Key Performance Indicators” başlıklı tabloda, “Katkı Oranı,
Enerji Tüketimi, Yakıt, Enerji Maliyeti ve Hammadde Maliyeti” başlıkları altında, Yozgat,
Çorum, Sivas, Hasanoğlan, Nevşehir ve Samsun fabrikalarına ait verilere yer verilmiştir.
Aynı şirket fabrikalarına ait bu veriler arasındaki büyük farklılıklar dikkat çekicidir.
Çimento fabrikalarının, aynı grup içinde yer alanlar da dahil olmak üzere,
birbirlerinden farklı maliyetlere sahip olduğunu ortaya koyduktan sonra, bu farklılığın
boyutunun ne kadar olabileceği sorusuna cevap verilmelidir. Aşağıdaki belgeler,
fabrikaların üretim maliyetlerinin birbirlerinden önemli miktarlarda farklılaşabileceğini 570
ortaya koymaktadır:
16. YLOAÇ’tan alınan 19.07.1996 tarihli Fabrikaların Uzun Vadeli Planı 1996–2006
çalışması:
“YLOAÇ Fabrikalarının Rakiplerinin Analizi” tablosunda, “Kapasite, Performans
Değerleri (C/K, Sp. Isı, Sp.Güç) ve Takribi Maliyetler (Hammadde, Yakıt, Elektrik, İşçilik,
Bakım, Diğer, Toplam)” başlıkları altında YLOAÇ rakiplerine ilişkin veriler ortaya
konmuştur. Bu verilerden de anlaşılacağı üzere, çimento fabrikalarının maliyetleri
arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır Örneğin, en düşük maliyetli fabrikanın birim 580
maliyeti 20.6 USD iken, en yüksek maliyetli fabrikanın maliyeti 29.7 USD olarak
gösterilmiştir. Görüldüğü üzere arada %50’ye yakın bir fark bulunmaktadır.
Bu farklılıkların nasıl oluştuğuna dair açıklama yine ilgili çalışmadan alıntılarla
açıklanabilir7:
“Aşağıda rakip firmalar hakkında bazı stratejik bilgiler yer almaktadır:
Set–Ankara Çimento
Hammadde maliyetleri 2 US$/ton’dur. Fabrika şehrin içinde kaldığından dolayı
çevre problemi vardır ve ocakları gelecek senelerde kapatmak zorundalar. Fabrikanın 590
şehre çok yakın olmasından dolayı SO2 emisyonlarını engellemek amacıyla oldukça
pahalı olan düşük kükürt muhteviyatlı kömür kullanıyorlar. Kalori sarfiyatları 810 kcal/kg.
Yakıt maliyeti 5 US$/t ve toplam maliyet 23 US$/ton KK’dir…
Baştaş Çimento
…Hammadde maliyetleri düşüktür (1.5 US$/ton). Spesifik kalori ve elektrik
üretimleri 850 kcal/kg ve 110 kwh/ton’dur. Çevre konusunda şimdilik kritik problemleri
olmadığından her tip kömür kullanılabilmektedir. Bunun yanısıra, pazara yakınlıklarından
dolayı nakliye maliyetleri düşüktür…Toplam maliyet 23.8 US$/ton KK’dir.
Bolu Çimento
7 İlgili çalışmada soruşturma kapsamında olmayan teşebbüslerin maliyetlerine ilişkin olarak da analizler yapılmıştır.
Ancak Kurul tarafından bu analizlere yer vermeye gerek görülmemiştir.
02-06/51-24
13
Hammadde maliyeti 1.8 US$/t KK’dir…PASEC Sistem-Voest Alpine’den dolayı 600
spesifik yakıt tüketimi ve spesifik elektrik tüketimi 765 kcal/kg ve 90 kwh/t’dur. Fabrikanın
konumundan dolayı yakıt nakliye masrafları yüksektir…Toplam maliyet 20.1 US$/t KK
civarındadır…
Niğde Çimento
…Hammadde maliyetleri açısından oldukça rekabetçi bir durumdalar (1.5
US$/ton). Öte yandan spesifik kalori sarfiyatları 950 kcal/kg ve spesifik elektrik sarfiyatı
ise 110 kwh/ton CC’dir…”
İlgili çalışmada bu ifadelerin ardından, Yozgat, Çorum ve Sivas fabrikalarının
maliyetleri arasındaki farklılık nedenleri, hammadde, enerji, bakım, organizasyon, çevre 610
gibi başlıklar altında açıklanmıştır. “Hammadde” başlığı altında yapılan
değerlendirmelerden, hammadde ocağının fabrikaya olan uzaklığının ve çıkarılan
hammadde kalitesinin, maliyetler üzerinde etkili olduğu anlaşılmaktadır. “Enerji” başlığı
altında ise, klinker ve çimento üretim süreçlerinde yapılması gereken teknolojik
yenilemelerden ve bunların elektrik ve yakıt tüketimini azaltarak getireceği maliyet
avantajlarından bahsedilmektedir. Bu başlık altında yer alan “…Arçelik firması tarafından
inşa edilen, çimento fabrikası için yeterli 10 MW’lık bir dizel elektrik santrali 1995
fiyatlarıyla 12 milyon dolara malolmuştur. Üretim maliyeti 3.5 cents/kwsaat’dir. TEK fiyatı
olan 7.5 cent/kwsaat ile mukayese edildiğinde 4 centlik bir kazanç yılda 4.5 milyon
US$/yıl tasarruf anlamına gelir. Yatırımın geri dönüşü 3 yıldır…” ifadesi özellikle dikkat 620
çekicidir.
17. Haziran 1998 tarihli Lafarge Turkey Central Anatolia Strategy Review Extension
çalışmasında, “İktisadi fiyattan yaklaşık 5 $/t daha yüksek olan fiyat ödülünün
korunabilmesi, Bolu, Konya gibi nakliye dahil maliyetleri Ankara’daki oyunculara çok
yakın olan dış oyuncuların davranışlarına bağlıdır” ifadesi yer almaktadır. Bu belge,
1.000.000 ton/yıl’ın üzerinde kapasitesi olan Bolu ve Konya Çimento’nun, üretim
maliyetlerinin düşüklüğü sayesinde, nakliye maliyetleri eklendiğinde dahi, Ankara’daki
üreticilere yakın bir dağıtım maliyetine sahip olacağını göstermektedir.
630
G.2.1.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin
olarak yaptığı başlıca savunma8, “çimento fabrikalarında üretim maliyetlerini oluşturan
kalemlerin büyük ölçüde aynı olduğu, bu kalemlerde anlamlı değişiklik yapmanın ve
iddia edildiği üzere, maliyetlerde %50’ye yakın fark yaratılmasının mümkün olmadığı”
şeklindedir.
Üretim girdileri aynı olmasına rağmen değişik üretim teknolojileri sayesinde
maliyetlerin nasıl ve ne kadar farklılaştığı, soruşturma kapsamındaki teşebbüslerde 640
yapılan yerinde incelemelerde bulunan belgelerle tespit edilmiştir.
Diğer bir savunma ise, “teşebbüslerin farklı teknikler kullanarak maliyetlerini
hesapladığı; dolayısıyla bu verilerin kıyaslanmasının doğru olmayacağıdır.”
Kurul, teşebbüslerin maliyet belirleme tekniklerinin farklı olabileceğini kabul
ettiğinden, soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin gönderdiği maliyet verilerine tek
başına itibar etmeyip, yukarıdaki gibi ayrıntılı analizlere yer vermiştir.
8 “Savunma” ifadesi, haklarında soruşturma yapılan teşebbüslerin, birinci ve ikinci yazılı savunmaları, ek görüşe
cevapları ile sözlü savunma toplantısında ileri sürdükleri hususları kapsamaktadır.
02-06/51-24
14
Sonuç olarak, yukarıdaki belgeler çerçevesinde, savunmalardaki iddialar ve 650
yaygın kanının aksine, çimento üreticilerinin maliyetleri arasında, hammadde
kaynaklarına yakınlık, teknolojiye yatırım, doğru personel politikası gibi etkenler
sayesinde büyük farklılıklar oluştuğu söylenebilir. Bu durum, istenildiği takdirde aynı ilde
hatta yakın bölgelerde yer alan çimento üreticilerinin sahip olduğu üretim maliyeti
avantajını kullanarak rekabet edebileceğini göstermektedir.
G.2.2. ÇİMENTO SEKTÖRÜNDE NAKLİYE MALİYETLERİ
G.2.2.1. Tespitler
660
Üretim maliyetlerinin önemli ölçüde farklılaşabildiğini ve bu sayede, aynı il veya
yakın bölgelerdeki çimento fabrikalarının istedikleri takdirde rekabet edebileceklerini
ortaya koyduktan sonra, görece uzak bölgelerde yer alan çimento fabrikalarının birbirleri
ile rekabet edip edemeyeceğine ilişkin analizler yapılmalıdır. Bunun için, çimento, gübre
gibi taşıma maliyetinin üretim maliyetine oranının yüksek olduğu sektörlerde nakliye
maliyetlerini incelemek gereklidir. Bu çerçevede, öncelikle nakliye maliyeti nasıl
hesaplanır ve bu maliyeti neler etkiler sorusuna cevap verilmelidir.
Çimento sektöründe, çift yönlü nakliyenin söz konusu olduğu durumlarda “motorin
zam miktarı X 0,0386 X kilometre” şeklinde bir formül kullanıldığı; tek yönlü nakliyede 670
ise, yukarıdaki formül neticesinde oluşan verinin 2 (iki) ile çarpıldığı tespit edilmiştir.
Teşebbüs yetkilileri “bu formülün tecrübeler neticesinde oluştuğunu” belirtmiştir.
Nakliye maliyetlerine ilişkin olarak değinilmesi gereken diğer bir husus,
Komisyonun çimento kararında da belirtildiği üzere, nakliye mesafesi uzadıkça, nakliye
maliyetlerinin azalan oranlı olarak artmasıdır. Benzer şekilde, fabrika merkezlerine
yapılan nakliyelerde de, yükleme-boşaltma giderlerinden dolayı, belli bir mesafeye kadar
olan nakliye maliyetine yakın bir miktar oluşmaktadır.
Nakliye maliyetlerini, yukarıdaki reel etkiler yanında, bazı savunmalarda da 680
belirtildiği üzere, nakliyenin kim tarafından, hangi saikle yapıldığı da etkilemektedir.
Ancak tekrara yol açmamak bakımından buna ilişkin değerlendirmeler, dikey
kısıtlamalara ilişkin bölümde yapılacaktır.
Yukarıdaki formül dikkate alınarak hesaplanan nakliye maliyetleri, Türk çimento
endüstrisinde yaygın bir davranış olan rakip fabrika merkezlerine satış yapılmaması
uygulamasını, o bölgedeki fabrikanın üretim maliyetlerine yakın düzeyde bir fiyatla satış
yapması halinde haklı kılmaktadır. Ancak Kurul tarafından yapılan analizler şunu
göstermiştir; çimento fabrikalarının bulundukları merkezde üretim maliyetlerinin çok
üzerinde bir fiyatla satış yapmaları, rakiplerin yüksek nakliye maliyetine rağmen karlı 690
biçimde ilgili merkeze gelebilmesine imkan vermektedir. Bu noktada, Set Group’ta
bulunan ve temel varsayımları, Kurul’un analizlerinde de kabul edilen aşağıdaki belgeye
değinilmelidir:
1. Set Group’tan alınan, üretim ve nakliye maliyetleri ile birlikte mikro marketler
ölçeğinde Set Afyon ve rakiplerinin değerlendirildiği çalışmadan çıkarılabilecek sonuç,
Set Afyon’un üretim maliyetleri bakımından Konya, Denizli ve Göltaş’a göre en
dezavantajlı konumda olmasına rağmen, nakliye maliyetleri dahil edildiğinde Afyon
pazarında en avantajlı konuma geçtiğidir. Ancak, tabloya göre pazarda oluşması
gereken ekonomik fiyat … $ iken, yine Set Afyon verilerine göre Afyon il sınırları içindeki 700
1999 yılı ortalama PKÇ 32,5/A torbalı fiyatı 34,53 $ olmuştur. Dökme çimento fiyatlarının
daha da yüksek olduğu ve ilgili bölgenin, Set Afyon’un görece rekabet içerisinde olduğu,
02-06/51-24
15
dolayısıyla daha düşük fiyatla satışların yapıldığı Afyon Merkez dışındaki pazarları
kapsadığı düşünüldüğünde, bu ortalama satış fiyatı daha da yükselecektir. Bütün bu
hususlar göz önünde bulundurularak Afyon’a, Konya ve Denizli’nin 30 $’lık, Göltaş’ın ise
27 $’lık nakliye dahil maliyetlerine rağmen girmemesi, rakip fabrika merkezine satış
yapılmamasının nakliye maliyeti ile ilişkili olmadığının göstergesidir. Benzer tablolar,
fabrika bulunan diğer merkezler için de yapılmıştır. Bu bölgelerde de, iktisadi fiyatın
üzerinde fiyatlar olmasına rağmen, nakliye dahil maliyetleri daha düşük olan diğer
fabrikalar, rakiplerinin bölgelerine girmemektedir. 710
Kurul da, Set Group’un yaptığı gibi, rakip fabrika merkezlerine satış
yapılmamasının en yaygın olduğu İç Anadolu Bölgesi’ndeki fabrikaların üretim
maliyetlerine, yukarıdaki formülle hesaplanan nakliye maliyetlerini eklemiştir. 1998-
1999’daki her ayın ortalama üretim ve nakliye maliyet verileri ile elde edilen sonuç, rakip
fabrika merkezlerindeki aylık ortalama fiyatlara, tıpkı Set Group’un çalışmasındaki gibi 2
USD eklenerek, elde edilen fiyatla karşılaştırılmıştır. Bulunan sonuçlar, nakliye maliyeti
“tek yönlü” varsayımı altında hesaplansa dahi, rakip fabrikaların bulundukları merkezlere
her zaman için karlı satışlarla girme olanağını göstermektedir. Bu sonuçlara “Bölgeler”e
ilişkin bölümde ayrıntılı olarak yer verilecektir. 720
Nitekim aşağıdaki belgeler de, mevcut fiyat yapısında, istenildiği takdirde rakip
fabrika merkezlerine girilebileceğinin göstergesidir:
2. Set Afyon’un rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.06.2000 tarihli çalışmada, Göltaş
Fabrikası’na ilişkin olarak, “Tehditler” başlığı altında, “Afyon’dan Antalya bölgesine Tuğla
gitmesi nedeniyle, bölgemize çimento gelmesi bakımından uygun nakliye bulunması”;
Konya Fabrikası’na ilişkin olarak ise yine “Tehditler” başlığı altında, “Afyon’dan Konya
bölgesine Tuğla gitmesi nedeniyle bölgemize uygun fiyatla çimento nakliyesi olması”
ifadeleri yer almaktadır. Bu ifadeler, Set Afyon’un isimleri geçen rakiplerinin istedikleri 730
takdirde Afyon’a girebileceğini ortaya koymaktadır.
3. 07.10.1997 tarihli Esçim III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu’nda yer
alan Genel Müdür Sadık AKALAN’ın, “Eskişehir ve Bilecik’e başka çimento fabrikaları
girmiyor, girerse savaşa gireriz. Ton başına 13 $ kaybederiz. Diğerlerinin pazarına
girmeye çalışırsak onları tedirgin ederiz” şeklindeki sözleri, istenildiği takdirde Esçim’in
diğer fabrika merkezlerine, diğer teşebbüslerin de Eskişehir’e girebileceğini
göstermektedir.
4. ÇMİS Türk Rekabet Hukuku ve Rekabet Kurumu Uygulamaları Semineri’nde, 740
Batıçim Yönetim Kurulu üyesi Şinasi ERTAN’ın, “Sayın Ayduk Çelenk’in temsil ettiği
grup9, Sayın Mehmet Eskiyapan’ın temsil ettiği grup10, Sayın Adnan kardeşimin temsil
ettiği grup11, Sayın Ertan kardeşimin temsil ettiği Lafarge grubu Aslan Çimento, biz 1989
veya 90 senesinde İstanbul’da yüzer bir terminal vardı. Oraya 10 bin ton mu ne İzmir’den
ihtiyacı var. Bölge fabrikalarından temin edemiyor. Herhalde talep fazlası var o sıralarda
bir dökme gemisi gönderdik. Hiç unutmuyorum, dünya başımıza yıkıldı. Ne oldu biliyor
musunuz? 4 fabrika gayet güzel bir organizasyon içerisinde yemin ediyorum ki size
yaptığım hesaplamalara göre o günkü maliyetine fiyatlarla İzmir’e günlerce çimento
sattım” şeklindeki sözleri (s.176), istenildiğinde İzmir-İstanbul arasında bile çimento
satışının yapılabileceğini göstermektedir. 750
9 Sabancı Holding.
10 Nuh Çimento.
11 Set Grup.
02-06/51-24
16
5. Haziran 1998 Tarihli Lafarge Turkey Central Anatolia Strategy Review Extension
çalışması:
1) “Strategic Options New Assumptions” başlıklı sayfada, “YLOAÇ fiyat savaşı
tehdidine bağlı olarak Ankara pazarında yapay bir pazar payını sürdürebilmektedir”
ifadesi yer almaktadır.
2) “Price Sensitivity in Ankara” başlıklı sayfada, “Ankara’daki 5 $/t’luk fiyat
ödülünün nedeni fiyat savaşı tehdidir. YLOAÇ’a rakiplerini fiyat savaşı ile tehdit etmesine 760
bağlı olarak Ankara’da pazar payı bırakılmıştır.” ifadesi yer almaktadır.
3) “Ankara Market Competitive Pressure from Outside Players” başlıklı sayfada,
“Fakat, bugün, Konya ve Bolu gibi aktörler pazara girebilir ve YLOAÇ’a bırakılan %23
pay üzerinde hak iddia edebilir” ifadesi yer almaktadır.
4) “Additional Strategic Options Incremental NPV – Price in Ankara: 35$/t” başlıklı
sayfada, “Ankara’da %23 pazar payı ile 35 $/t fiyatı koruyabilen seçenekler YLOAÇ’ın
Konya ve Bolu’yu pazarın dışında tutabilme kapasitesine bağlıdır” ifadesi yer almaktadır.
770
5) “Conclusion” başlıklı sayfada, “İktisadi fiyattan yaklaşık 5 $/t daha yüksek olan
fiyat ödülünün korunabilmesi, Bolu, Konya gibi nakliye dahil maliyetleri Ankara’daki
oyunculara çok yakın olan dış oyuncuların davranışlarına bağlıdır. Bu dış oyuncuların
varlığında, %23 pazar payını ve 5 $/tonluk fiyat ödülünü koruyabilmek zordur” ifadesi yer
almaktadır.
Pazarda fiyat savaşı tehdidine bağlı olarak rekabetçi fiyatların oluşmaması, düşük
üretim maliyetine sahip teşebbüslerin nakliye maliyetine rağmen uzaktaki rakibin
pazarına girebilmesine imkan vermektedir.
780
G.2.2.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin
olarak yaptığı başlıca savunma, “motorin zam miktarı X 0,0386 X kilometre formülünün,
belli bir nakliye maliyetinin üzerine eklenecek motorin fiyat artışını hesaplamak için
kullanılabileceği; kaldı ki, nakliye maliyetinin, araç büyüklüğü, mevsim, nakliye yapılacak
yer gibi faktörler gözetilmeden, yalnızca bu nitelikte bir formülle belirlenmesinin mümkün
olmadığı” şeklindedir.
Kurul nakliye maliyetinin yalnızca ilgili formülle hesaplanamayacağını, başka 790
etkenlerin de göz önünde bulundurulması gereğini zaten kabul etmiş; hatta çimento
sektöründeki dikey kısıtlamalara ilişkin görüşlerini bu doğrultuda oluşturmuştur.
Yukarıdaki formülün kullanılmasının sebebi ise, yapılan analizlere belli bir ölçüde ışık
tutulabilmesinin sağlanmasıdır.
Yukarıdaki analiz ve belgeler çerçevesinde sonuç olarak şunlar söylenebilir.
Çimento endüstrisinde nakliye maliyetinin, üretim maliyetine oranı yüksektir. Bu durum,
eğer nakliyenin yapıldığı bölgedeki fiyatlar, üretim-değişken maliyet seviyesine yakın
oluşmuşsa rakiplerin girmesine engel teşkil etmektedir. Ancak şu da bir gerçektir;
fabrikalar kuruldukları merkezde, rakiplerinin anlaşma ya da tek taraflı politikalara bağlı 800
olarak girmemesi neticesinde önemli bir pazar gücüne sahip olmakta ve maliyetlerinin
çok üzerinde fiyatlar uygulamaktadır. Bu fiyat yapısı, çevre teşebbüslerin pazara
girebilmesine imkan vermekte; ancak anlaşma ya da misillemeye uğrama korkusuna
dayanan tek taraflı şirket politikaları yüzünden rakip fabrikaların kurulduğu pazara
02-06/51-24
17
girmemek şeklindeki davranış devam etmektedir. Böylece “yumurta-tavuk” ilişkisi
şeklinde özetlenebilecek bir yapı oluşmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki “tek taraflı
şirket politikaları” ifadesi bir bilinçliliği ifade etmektedir. Çimento sektöründeki
teşebbüsler bilinçli olarak rakip bölgelere girmemektedir ancak bu bilinçli davranış tek
yönlü olduğu sürece bir ihlal teşkil etmemektedir.
810
G.2.3. SEKTÖRE GENEL BİR BAKIŞ
G.2.3.1. Tespitler
Üretim ve nakliye maliyetlerine ilişkin açıklamalardan sonra sektöre genel bir
bakışta bulunmak yerinde olacaktır.
Çimento sektörü kar marjının yüksek olduğu bir sektördür. Aşağıdaki iki belge ve
maliyet-fiyat analizleri bunu destekleyici niteliktedir:
820
1. Özgür Çimento’dan alınan bir yazıda, “…Çimento piyasasında ise durum çok
farklı. Radikal dalgalanmalar olmuyor, çimento piyasası hazır beton piyasası gibi değil.
Yatırımı çok ağır olduğu için piyasaya yeni üreticiler giremiyor. Bizim bölgemizdeki
üreticiler yüksek karla çalışmaya alışmış ve şartlanmışlar. Zaman zaman fiyat rekabete
girip fiyat kırımı oluyor. Ancak bunlar çok kısa vadeli oluyor, hemen oturup tekrar
anlaşıyorlar, yüksek karla çalışmak onları rehavete itmiş. Dolayısıyla çimentodaki
karlılığımızın hiçbir zaman %25’in altına düşmeyeceğini hesaplıyoruz” denilmektedir.
2. Esçim 1998–2002 Dönemi Gelişme Planı ve 1998 Yılı Programı’nda, “Türkiye
genelinde azalmakta olan pazar payımızın arttırılması, ancak Eskişehir dışında bir 830
fabrika almak veya kurmakla mümkün olabilecektir. Bugünkü ekonomik dengelerle
Çimento fabrikalarının akıllı bir yöntemle %35 kar marjı ile çalışabileceği ve kendini
yaklaşık 4 yılda geri ödeyebileceği düşünülürse karlı bir yatırım olarak görülmektedir”
ifadesi yer almaktadır.
Türkiye gelişmekte olan bir ülkedir. Bu nedenle gelişmiş ülkeler gibi yatırımların
durduğu olgun bir pazar değildir. Alınması zor olan ÇED raporu dışında pazara girişe
hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu etkenler karlılıkla birleşince, çimento sektörüne
gerek yerli sermayenin gerekse de Lafarge, Italcementi, Heidelberger, Vicat ve Cementir
gibi yabancı sermayenin yatırımları devam etmektedir. Ancak bu noktada bir hususu 840
belirtmek gerekir. Yatırımlar, sektöre yeni oyuncuların girişi ya da yaklaşık 100 milyon
USD maliyetindeki klinker ve çimento üretimini bir arada gerçekleştirebilen entegre
tesisler kurmak yerine; mevcut kapasitelere, prekalsinasyon yatırımı gibi teknik
müdahaleler, yeni fırın kurulması ya da daha küçük çaplı revizyonlarla ilave yaratmak
şeklindedir. Ayrıca görece düşük bir maliyetle çimento öğütme tesisleri kurulmaktadır. Bu
yatırımlar neticesinde, sektörde, bugün için aşırı kapasite meydana gelmiştir. Çimento
üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan Türkiye’deki bu durum, gerek yurt
içindeki gerekse de yurt dışındaki piyasaları etkileyebilecek niteliktedir. Aşağıdaki belge,
halen ülkemizde ne kadar klinker fazlası olduğunu ve konunun Türkiye sınırlarının
ötesinde, uluslararası bir öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır: 850
3. Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı sermayeli bir şirketten alınan strateji
çalışmasında, “…Türk çimento pazarında aktif bir oyuncu olmamak Grup için aşağıda
sunulacak potansiyel tehlikeyi getirecektir: Türkiye’nin, ihracat da dahil edildiğinde 9
milyon ton fazla klinker kapasitesi mevcuttur. …’nın yokluğunun avantajını
değerlendirecek yerel üreticiler, çimento fiyatlarının her zaman çekici olduğu Avrupa
02-06/51-24
18
çimento pazarına ihracatlarını artırma tehdidi oluşturacaktır. Bu tehdit, Türkiye AB’nin
tam üyesi olduğunda çok daha önemli olacaktır…” ifadesi bulunmaktadır.
Ancak bu noktada belirtmek gerekir ki, her coğrafi bölge ya da bunların altında 860
yer alan mikro pazarlar için kapasite fazlası söz konusu değildir. Nitekim bazı bölgelerde,
gerek klinker gerekse de çimento öğütme kapasitesinin yetersiz olduğunu gösteren
belgeler aşağıdadır:
4. Set Ankara Satış ve Pazarlama 3 Yıllık Plan Güçlü ve Zayıf Noktalar Analizi’nde,
“Pazar ve Çevre” başlığı altında, zayıf yön olarak “Çimento öğütme kapasitesinin
yetersiz olduğu” ifade edilmektedir.
5. Set Afyon Pazarlama ve Satış 3 Yıllık Plan Sunumu-Kuvvetli ve Zayıf Yönler
Analizi’nde, “Ürün” başlığı altında, zayıf yönler olarak belirtilen hususlardan biri; “Talebin 870
yüksek olduğu dönemde, öğütme kapasitesinin yetersiz olması”dır.
Türk çimento pazarındaki kapasite fazlası ve bölgesel bazda oluşan
dengesizlikler, Ege Bölgesine ilişkin çimento soruşturmasında bulunan ve Kurul kararına
konu olan anlaşmaların yapılmasına yol açmaktadır. Soruşturma kapsamındaki
teşebbüslerin bir kısmının savunmalarında varlığını kabul ettiği Türkiye Çimento
Müstahsilleri Birliği [TÇMB] öncülüğünde yapılan bu anlaşmaların amacı, pazarda oluşan
kapasite fazlasının ve dengesizliklerinin giderilebilmesi için teşebbüslerin ihracat, bölge
içi ve dışı satış miktarlarının belirlenmesidir. Bu sayede teşebbüslerin çıkarları ortak bir
noktada birleştirilmekte ve nihai tahlilde, fiyatın, yapay bir şekilde oluşmasına neden 880
olunmaktadır. Sektörün genel yapısını belirleyen bu anlaşmalar, mikro marketlerde
oluşacak fiyat ve benzeri parametrelerin tayinini ise daha alt ölçekli anlaşmalara
bırakmaktadır:
6. Set Group teşebbüslerinin savunmalarında TÇMB öncülüğünde gerçekleştirilen
anlaşmaların varlığı, “‘Rekabeti Sınırlayan Anlaşmalar’ olarak nitelendirilen 4. madde
kapsamına giren değerlendirmelerin büyük bölümü, Rekabet Kurumunun kuruluş tarihi
olan 5 Kasım 1997 tarihinden öncesine ait bazı üretim, satış, kapasite kullanımı, bölge
ihtiyacı planlaması ve ihracat tahminleri olup; esas itibariyle Türkiye Çimento
Müstahsiller Birliği (T.Ç.M.B.)'nin Milli Koruma Kanununa dayalı olarak çıkarılan 1164 ve 890
1180 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamelerine istinaden, çimento fonunun yönetilmesi ve
ilgili istatistiklerin toplanarak, yetkili mercilerin yanı sıra, tüm birlik üyesi çimento
kuruluşlarına dağıtılması kapsamında yürüttüğü bir dizi çalışmaların sonunda elde
edilmiş, üretilmiş bilgilerdir. Bu bilgilerin, T.Ç.M.B. dışında sağlıklı takibini yapabilecek
başkaca bir kuruluş olmaması nedeniyle, teşebbüsler arasında bilgi alışverişine
gidilmesine gerek dahi duyulmaksızın, herkesin aynı anda sahip olduğu ve sektörün
mevcut durumu ve geleceği hakkında doğru analiz yapılmakta kullanılan resmi ve aleni
bilgiler olduğu malumunuzdur…” sözleriyle kabul edilmiştir.
7. 04.07.1994 Tarihli Oyak Çimento İştirakleri Koordinasyon Toplantısı Tutanağı’nda 900
varılan sonuçlar, “...Sektörde karşı karşıya kalınan durum nedeniyle, üretim planlaması
konusu gündeme gelmiştir. Sektörde önemli bir konuma sahip olan OYAK Grubu
Çimento fabrikalarının üretim planlaması konusunda politika oluşturmaları önem arz
etmektedir. 1994 yılında 1993 yılına göre çimento üretiminde %8 civarında bir azalma
beklendiğinden gündeme gelen üretim planlamasında dikkate alınacak üç hareket
noktası bulunmakta olup bunlar fabrikaların kapasiteleri, Şirketlerce Çimento Müst.
Birliği’ne önceden bildirilen 1994 yılı program çimento iç satışları ve Şirketlerin 1993 yılı
fiili çimento iç satışlarıdır…Üretim ve satış planlaması kontrolünün Çimento Müstahsilleri
Birliği’nce yapılabileceği, her fabrikanın kendilerine verilen kontenjan çerçevesinde
02-06/51-24
19
yaptığı satışı Birliğe bildirmesi, kontenjanına göre ilgili ayda aşağı veya fazla sattıysa 910
fiyatını aşağı yukarı çekerek bir sonraki ay telafi yoluna gidilmesinin mümkün olabileceği,
kontrol için gerekirse her ay toplantı tertiplenebileceği, fazla üretimin ise ihracata
yöneltilmesi gerektiği belirtilmiştir” şeklinde ifade edilmiştir.
8. BÇS’den alınan “Stratejiler-Varsayımlar” başlıklı belgede, “Dış Satım Olanakları:
Fabrikamızın ihraç limanlarına uzak olması, tonaj tahdidi ve liman masraflarının yüksek
olmasının yanısıra, T. Çimento Müstahsilleri Birliği’nin sektördeki planlayıcı ve onarıcı
çalışmalarının, Rekabet Kanunu nedeniyle azalması olağan koşullarda ihracat
yapmamızı imkansız kılmaktadır...” ifadesi yer almaktadır.
920
9. Esçim 07.10.1997 Tarihli III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu:
“Sadık AKALAN (Genel Müdür): Klinker alımı sorun yaratıyor. Marmara bölgesi
satıcıları “diğer bölgelerin klinkerini çimentoya dönüştürerek bizim pazarımıza
sokuyorsunuz” diyerek bize tepki gösteriyorlar. Yönetim kurulu da klinker satın
alınmasına tepki gösterecektir…Klinker satın almak için aceleci olmayalım. En ucuz
zamanda satın alalım. Doğu Anadolu’dan satın alınan klinker Esçim tarafından öğütülüp,
Marmara’ya satılıyor. Bölgesel kaymalar oluşuyor. Bu da Marmara bölgesi üreticileri
tarafından ciddi eleştiri konusu yapılıyor, savaşın içine düşebiliriz. İyi bir hesaplama ile
klinkeri az satın almalıyız. 930
Nafi MAKAROÇ (Satış Müdürü): Eğer klinker satın almazsak; Ankara bizim
alanımıza girecektir.
Fikret ULUAKAY (Teknik Genel Müdür Yardımcısı): Biz kapasitemizin ne kadarını
afişe edeceğiz?
Sadık AKALAN (Genel Müdür): 300.000 ton/yıl diyebiliriz. Duruş süresi boyunca
kaybettiğimiz klinkeri alacağımızı söyleyebiliriz.
Fikret ULUAKAY (Teknik Genel Müdür Yardımcısı): Finansman sıkıntısı var.
Şimdiden tarih bildiremeyiz.
Sadık AKALAN (Genel Müdür): 1997 yılında klinker satın almak için acele ettik,
piyasa karıştı, telaş oldu, Set en fazla 40.000 ton klinker teklif etti, daha sonra 60.000 940
ton verebildi. Bizde hemen satın aldık fakat yıl içindeki satışlarımız beklediğimizin altında
gerçekleştiği için stok klinker fazla. Bu fazlalığı yedirtmek amacıyla ucuza satış yaparsak
bu savaş bize para kaybettirir. 700.000 tonluk bu pazarı kaybetmemeliyiz.”
Anlaşma yapmak kadar bu anlaşmayı sürdürmek de önemlidir. Sektörde, yapılan
anlaşmaların devamını sağlamak için, Komisyonun çimento kararında “carrot&stick
(havuç ve sopa)” şeklinde tanımlanan ödüllendirme ve yaptırım politikaları
uygulanmaktadır. Ödüllendirmeye bir örnek, anlaşmada belirlenen kontenjanın altında
satış yapan teşebbüsün satışlarını artırabilmek için rakiplerinin fiyatlarını artırmasıdır:
950
10. 04.07.1994 Tarihli Oyak Çimento İştirakleri Koordinasyon Toplantısı
Tutanağı’ndaki, “Üretim ve satış planlaması kontrolünün Çimento Müstahsilleri Birliği’nce
yapılabileceği, her fabrikanın kendilerine verilen kontenjan çerçevesinde yaptığı satışı
Birliğe bildirmesi, kontenjanına göre ilgili ayda aşağı veya fazla sattıysa fiyatını aşağı
yukarı çekerek bir sonraki ay telafi yoluna gidilmesinin mümkün olabileceği, kontrol için
gerekirse her ay toplantı tertiplenebileceği, fazla üretimin ise ihracata yöneltilmesi
gerektiği belirtilmiştir” ifadesi, bu düşüncemizi desteklemektedir.
Yaptırıma örnek ise, topluca ya da bireysel olarak, anlaşmaya uymayan
teşebbüsün faaliyet alanına misilleme satışları yapmaktır: 960
02-06/51-24
20
11. Set Ankara Satış ve Pazarlama 3 Yıllık Plan Güçlü ve Zayıf Noktalar Analizi’nde,
“Ürün” başlığı altında kuvvetli yön olarak gösterilen “klinker kapasitemizin yüksekliği
nedeniyle rakiplerin bizden çekinmeleri” ifadesi, pazarda anlaşmanın bozulması halinde
sahip olunan yaptırım gücünü göstermesi bakımından kayda değerdir.
12. Haziran 1998 Tarihli Lafarge Turkey Central Anatolia Strategy Review Extension
çalışmasındaki ifadeler, fiyat savaşı tehdidi ile YLOAÇ’ın Ankara’da sahip olduğu yapay
pazar payını ortaya koymaktadır.
970
13. ÇMİS Türk Rekabet Hukuku ve Rekabet Kurumu Uygulamaları Semineri’ndeki
Batıçim Yönetim Kurulu üyesi Şinasi ERTAN’ın sözleri, anlaşmaya uymayan
teşebbüslere yönelik toplu misillemeyi ortaya koymaktadır.
Ancak ödüllendirme ve yaptırım politikalarının varlığına rağmen oligopolist
piyasalarda anlaşmalar yapıldığı sıklıkta da bozulmaktadır:
14. 09-11.10.1997 tarihinde Colossae Hotel Thermal’de yapılan TÇMB Arama
Konferansı tutanaklarında yer alan, “Güvensizlik şuradan çıkabiliyor; zor dönemlerde
(kış ayları) verilen sözler tutulamayabiliyor. “Sen benim pazarıma girmeyeceğini söyledin 980
ama girdin” gibi sözler...” ifadesi, sektörde talebin azaldığı dönemlerde aldatmaların
(cheating) yaygınlaştığını ortaya koymaktadır.
15. BÇS Ticaret Müdürü tarafından 27.11.1996’da “Genel Müdürlük Makamına”
gönderilen, “Ankara bölgesinde pazarı paylaştığımız çimento fabrikaları 15.11.1996
tarihinden geçerli olmak üzere uygulamaya alınan fiyat ve ödeme koşullarına
uymamakta, buna bağlı olarak da bölge bayilerimiz Ankara bölgesinde çimento
satamamaktadırlar. Bu sebeple 02.12.1996 pazartesi gününden geçerli olmak üzere:
Ankara Öğütme ve Paketleme tesisimiz bandı teslimi 4.000.000 TL/TON+KDV fatura
tarihi + 30 gün vadeli fiyat uygulanabilmesini…emir ve müsaadelerinize arz ederim” 990
şeklindeki yazı, oligopolistik piyasalarda sıklıkla görülen, belirlenen fiyata tarafların
uymamasına ve dolayısıyla fiyat savaşlarının yeniden başlamasına, Kurul’un henüz
oluşmadığı bir dönemden örnektir. Bu duruma 1998-1999 yıllarında da rastlanmaktadır.
Eldeki bilgiler çerçevesinde, TÇMB öncülüğünde yapılan yukarıdaki türden
anlaşmaların sonuncusu 1998 yılına ilişkindir. Ancak bu tür anlaşmalarla kurulmak
istenen yapı, oligopolist pazarın genel dengeleri içinde olduğu belirtilerek, halen devam
etmektedir:
16. Ado Çimento Satış Müdürü Tarık ÇAĞLAYAN’ın, “Çimento sektöründeki ticari 1000
teamüller gereği her çimento fabrikasının, müteahhit, hazır beton gibi önemli miktarda
çimento satın alan müşteriler bellidir. Çimento fabrikası ile bu müşteriler birlikte
çalışmaya alışmışlardır. Bu nedenle başka bir fabrikanın müşterisi olan bir müteahhit ya
da şirket mal talebinde bulunduğu zaman mal satılması için fazla istekli
davranılmamakta ve daha yüksek bir fiyat ya da kısa vade gibi daha dezavantajlı bir
koşul sunulmaktadır. Bu konuda çimento fabrikaları arasında herhangi bir anlaşma
bulunmamasına rağmen herkes müşterisini bilir ve buna razı olur. Aksi takdirde bir
çimento fabrikasının diğer bir fabrikanın müşterisine mal satmak suretiyle müşterisini
elinden alması durumunda, o fabrika da kendi müşterisini almaya çalışır. Bu şekilde
sektörde bir karışıklık meydana gelir. Bu nedenle genel olarak kimse kimsenin 1010
müşterisine karışmaz. Bu durum çimento fabrikasının müşteriden alacağının tahsilini de
kolaylaştırmaktadır. Çünkü diğer çimento fabrikaları o müşteriye mal vermediğinden ve
müşteri fabrikasına bağlı kaldığından fabrikaya borçlarını ödemek ve fabrikayla olan
ilişkilerini iyi tutmak zorunda kalmaktadır” şeklindeki ifadeleri tutanağa geçmiştir.
02-06/51-24
21
17. Set Group’tan alınan 28 Mayıs 1999 tarihli Türkiye Sunumu’nun “Ankara” başlıklı
sayfasında, “Pazardaki oyuncular arasındaki iyi klinker anlaşmaları, iç pazardaki
sürdürülebilir stabiliteye katkı sağlayacak” ifadesi yer almaktadır. Bir başka yerde ise,
“Klinker kapasitesindeki ciddi fazlalığa rağmen, oyuncuların süregelen ihracatları ve
klinker anlaşmaları, Nuh ve Çanakkale’nin ihracat konusunda uzlaşmaları halinde, kavga 1020
riskini azaltacak” denilmektedir. Nitekim Ankara ve İstanbul’a ilişkin bu
değerlendirmelerin satış miktarı ve fiyat üzerindeki etkileri, aynı belgenin “Turkish
Cement Market–Situation&Outlook” başlıklı sayfasında, “Genellikle düşük yakıt ve
nakliye maliyetlerine bağlı düşük üretim maliyetleri, bazı sorunlu bölgelerde, satışları
artırma amacına yönelik rekabetçi saldırganlığı ateşlemektedir. Bunun sonucunda,
rekabetçi tehditlere bağlı olarak, fiyatlar bir bölgeden diğerine çok büyük değişkenlik
göstermektedir. Aşırı derecede düşük fiyatlardan kötü etkilenen Ege, Akdeniz ve Güney
Anadolu bölgelerinin aksine, Ankara ve İstanbul bölgeleri, dışarıdan gelen sürekli
tehditlere rağmen, genellikle, satış miktarı ve fiyatlarını koruyabilmektedir” şeklinde
belirtilmektedir. 1030
Bu noktada sektördeki fiyatların yıllar itibarıyla genel seyrine bakmak yerinde
olacaktır. Kurul analizlerini, esas olarak 1998-1999 yılları verileri çerçevesinde yapmıştır.
Bundan önceki döneme ilişkin olarak ise soruşturma kapsamındaki bazı teşebbüslerin
savunmasını yapmış bir firma tarafından yapılan değerlendirmelerden alıntılar
aşağıdadır:
18. ESC Consulting Ltd. tarafından hazırlanan, “Türkiye Çimento Piyasalarında
Rekabet Hukuku Kapsamında Temel Göstergeler ve Teşebbüslerin Uygulamaları
Üzerine Sektör Analizi”: 1040
“...Çimento üreticisi grupların ve fabrikaların bölgesel satışlarını ve pazar
paylarını incelemek çimento üreticilerinin bölgesel yoğunlaşmalarını belirlemek için
gereklidir. Bu gruplar Türkiye’de bölgesel olarak bazı pazarlarda hakim konumdadırlar...
AKDENİZ BÖLGESİ
...Bölgeye Konya, Afyon ve Denizli fabrikaları da ürün sevkıyatı yapmaktadır.
Böylelikle çimentoda navlun faktörünün sanıldığı kadar önemli olmadığı
anlaşılmaktadır...
Maliyet Yapısı ve Çimento Fiyatları
...Çimento fiyatlarının 1996 12 aylık ve 1997 6 aylık değişimleri incelendiğinde, 1050
Dökme çimento fiyatların 1996 yılında %124 ve 1997 ilk 6 ayında %64 oranında
artmış olduğu tespit edilmektedir.
1996 yılında ham petrol fiyatları %120, elektrik dağıtım fiyatları ise %88 oranında
artmıştır. Bu iki maliyet girdisinin maliyetteki payları da incelendiğinde çimento
fiyatlarının maliyetin üzerinde bir artış içerisinde olduğunu tespit edilmektedir.
Dolar bazında ise 1996 yılında
dökme çimento fiyatları %23.53 artmıştır.Bu artış yine dolar bazında 1997 yılının ilk
6 ayında %17.73 olarak belirlenmiştir.
1997’nin ilk altı ayında TL olarak dökme çimento fiyatları %55.3 oranında
artmıştır. Buna karşılık toptan eşya fiyatları endeksinde artış %30.5 olarak 1060
gerçekleşmiştir...
Örnek olarak sadece Mayıs ayı çimento fiyatları incelendiğinde, bir ton dökme
çimentonun fiyatı 1996 Mayıs’ında 36 USD iken bu rakam 1997 Mayı’ında 47 USD
olmak üzere bir artış göstermektedir. Diğer bir deyişle, söz konusu dönemde çimento
fiyatları dolar bazında %49.65 artmıştır. Ekonomik göstergeler açısından bakıldığında,
1996-1997 arası toptan eşya fiyatlarındaki artış oranının Mayıs ayı itibariyle %77.7 ve
dolar artış oranının aynı dönemde %75.81 olduğu belirlenmiştir. Bu da, dolar artışının
02-06/51-24
22
enflasyona yakın oranlarda arttığını göstermektedir. Aynı dönemde dökme portland
çimento fiyatları ise bir önceki döneme göre %110.8 oranında artış göstermiştir.
Çimentodaki bu fiyat artışlarını maliyet girdilerindeki artışa dayandırmak mümkün 1070
gözükmemektedir. Ancak petrol fiyatlarındaki artış çimento nakliye maliyetlerini kısmen
artırmış ve satış hinterlandının daralmasına neden olmuştur. Bütün bunlara rağmen
bölgesel taleplerde bir azalma olmaması pazar paylaşımı olanağını da beraberinde
getirmektedir...
Demir ve çimento fiyatlarının ilk 7 ayda karşılaştırılması da çimento fiyat
artışlarının inşaat sektöründe kullanılan diğer malzemelerin çok üzerinde artmış
olduğunun göstergesidir...Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere, esas inşaat gereçleri
kategorisine giren çimento fiyatları diğer bazı inşaat malzemeleri ile karşılaştırıldığında
1996-1997 yılı arasında daha yüksek bir artış trendi göstermiştir. Çimentoya yönelik
talebin, inşaata olan talebe göre şekillendiği göz önüne alınırsa, çimento fiyatlarında 1080
daha yüksek olarak belirlenen artışın serbest piyasa düzenini belirleyen arz-talep
dengesi kaidesine göre oluşmadığı ortaya çıkmaktadır. Çünkü aynı dönemde çimento
fiyatları %174 oranında artmış, fakat esas inşaat gereçlerinde ortalama %112.7’lik bir
artış olmuştur. Bu dönemde genel inşaat malzemeleri endeksinde %78.8’lik artış
gerçekleşmiştir...
Sektördeki rekabet yapısı
...Türkiye pazarını bütün olarak değerlendirdiğimizde herhangi bir grubun hakim
konumda olduğu söylenemez. Fakat çimento sektöünde pazar oluşumları bölgesel
düzendedir. Piyasaların bölgesel yapıları ve bölgesel üreticiler değerlendirildiğinde ise,
ayrı ayrı her piyasada, bölgesel lider konumundaki grupların hakim konuma sahip 1090
oldukları görülmektedir...Sürekli artış kaydeden çimento talebine karşın, üretim
kapasitesinin aynı oranda artmadığı, bu durumun ise piyasa fiyatlarının gelişmesine
yansıdığı görülmektedir. Bunun yanısıra 1996 yılında fiyatların Türk Lirası bazında
%123, Amerikan doları bazında ise %24 oranında artması da üretim ve talep şartlarının
bu şekilde gelişmesinin bir sonucunda bölgesel pazarların hakim durumdaki üreticileri
arasında uyumlu eylem halinde paylaşılmasının bir göstergesidir.”
Kurul fiyatların ana maliyet kalemleri, enflasyon, dolar, diğer inşaat
malzemelerindeki artışla kıyaslanması gibi bir yöntemi benimsememektedir. Çünkü
maliyetleri etkileyen unsurlar üretim teknolojisi, ürün gamındaki değişimler gibi çok 1100
komplike etkenlere bağlıdır. Keza çimento sektörünün tabi olduğu üretim koşulları bilinse
bile, diğer inşaat malzemelerindeki koşullar ortaya konulmadan bu şekilde bir kıyaslama
yapılması doğru değildir. Ancak çalışmada geçen, fiyatların pazar koşulları dışında
oluşması, pazar paylaşımı, navlun maliyetlerinin sanıldığı kadar önemli olmaması, hakim
durumun oluşması gibi ifadeler 1998 öncesine ışık tutmasının yanında sektöre ilişkin
analizleri desteklemektedir.
Çimento sektörünün 1998-1999 dönemine bakarsak 1998 yılının özellikle ilk
yarısının üreticiler açısından parlak geçtiğini söyleyebiliriz. Ancak 1998’in ikinci yarısında
dünya ekonomisinde Asya ve Rusya krizleri patlak vermiştir. Bu krizler çimento 1110
sektöründe kendisini hissettirmeye başlamış, ancak gerek çimento sektörünün niteliği
gereği geç tepki vermesinden gerekse de uygulanan seçim ekonomisi,
gecekondulaşmaya imkan verilmesi gibi etkenlerden dolayı asıl etkilerini 1999’un ikinci
yarısında göstermiştir. 1999 Ağustos ve Kasım aylarındaki deprem felaketlerini takip
eden gelişmeler çimento pazarındaki daralmayı daha da artırmıştır. Son olarak 1999’un
sonundan itibaren başlayan ağır kış koşulları, talebi daha da azaltmıştır. 1998-1999
dönemindeki gelişmelere ilişkin olarak teşebbüs yetkilileri ile yapılan görüşmeler
aşağıdadır:
02-06/51-24
23
19. Raportörler tarafından yöneltilen “1999 yılının ikinci yarısından itibaren çimento 1120
fiyatlarındaki düşüşün sebebi nedir?” sorusuna YLOAÇ Pazarlama ve Satış
Koordinatörü Kadir BÜYÜKKARA, “Çimento sektöründe sıkıntı aslında 1998 ortalarında
başladı ancak uygulanan seçim ekonomisi, gecekondulara göz yumulması gibi
etkenlerle bu durum fazla hissedilmedi. Sektörün niteliği gereği, ekonomik krizlerin
etkileri daha sonra ortaya çıkmaktadır. 1998 yılındaki Asya ve Rusya Krizlerinin etkileri
de, 1999 yılının ikinci yarısında ortaya çıkmıştır. Ayrıca ilgili dönemde yaşadığımız
deprem afeti de sektörümüzü etkilemiştir. Çünkü, çok uzun bir süre ne tür tedbirler
alınması gerektiğine dair tartışmalar yürütülmüş ve bu dönemde belediyeler inşaat
ruhsatı vermemiştir. Keza psikolojik nedenlerden dolayı konut talebinin azaldığı da
söylenebilir. Depremin ekonomik etkileri önceki krizin etkilerini de perçinlemiştir. Hemen 1130
belirtmek gerekir ki deprem yalnızca deprem bölgesini değil tüm Türkiye’yi etkilemiştir
çünkü yukarıdaki gerekçeler tüm Türkiye için geçerlidir. Son olarak İç Anadolu
bölgesinde 1999 yılının sonundan itibaren başlayan ağır kış koşullarının da talep,
dolayısıyla fiyat üzerinde olumsuz etkileri olmuştur” cevabını vermiştir12.
Yukarıdaki nedenlerle, çimento sektörünün karşı karşıya olduğu talep eğrisinin
1998’de başlayan ama 1999’un ikinci yarısında açıkça ortaya çıkan biçimde sola
kaydığını söyleyebiliriz. Bu durum teşebbüslerin hakim durumda olduğu bölgelerde dahi
hedeflediği fiyatları uygulayamamasına neden olmuş; faaliyet bölgelerinin kesiştiği
bölgelerde ise kendini daha açık belli etmiştir. Ancak belli pazarlarda bu dönemde dahi 1140
anlaşmalar yapılmıştır. Fakat anlaşmaların bozulmasının temel nedeni olarak gösterilen
güvensizlik ortamının, bu daralma döneminde daha fazla ortaya çıktığı da açıktır.
Bu noktada önemli olduğunu düşündüğümüz bir husus daha belirtilmelidir.
Sektörde daralma olmasa bile çimento fiyatlarının düşmesi gerektiği söylenebilir. Çünkü
üretim maliyetleri de, üretim teknolojisindeki gelişmelerden ve ürün gamındaki
değişmelerden dolayı düşmektedir:
20. YLOAÇ’tan alınan PKÇ/B 32,5R ve KÇ 32,5 Tip Çimento Maliyet Karşılaştırılması
çalışmasında, YLOAÇ Hasanoğlan Çimento Fabrikası, 1998 Ocak ayından itibaren, KÇ 1150
32.5 tip çimentodan, PKÇ/B 32,5R tip çimento üretimine geçtiği için, geçişin enerji ve
çimento maliyetine etkisi, Nisan-Ekim ayları periyodu baz alınarak Şirket yetkilileri
tarafından değerlendirilmiştir. İlgili çalışmada, klinker, alçı, yakıt maliyetlerinin azaldığı;
tras, kalker, kömür, elektrik ve işletme malzemesi maliyetlerinin ise yükseldiği
söylenmektedir. Ancak toplu bir değerlendirme yapıldığında, “1997 ve 1998 yılı Nisan-
Ekim ayları kümülatifte yapılan değişken maliyetlerde gerçekleşen toplam tasarrufun …..
$/tÇ; birim maliyetler sabit olduğu varsayılarak yapılan karşılaştırmalarda ise
maliyetlerde gerçekleşen toplam tasarrufun … $/tÇ olduğu” söylenmektedir.
21. ESÇİM 1998–2002 Dönemi Gelişme Planı ve 1998 Yılı Programı’nda, 1160
“…Şirketimizin ana üretimi çimento olmakla birlikte (Eski tarihlerde genellikle Portland
Çimentosu üretilirken) teknolojide, standartlarda, maliyetlerde ve pazardaki gelişmeler
çerçevesinde son yıllarda üretim içinde Katkılı Portland Çimentosunun ve Traslı
Çimentonun payı giderek artmıştır. Bu suretle üretilen klinker daha fazla çimentoya tahvil
edilerek satış potansiyelini arttırmak mümkün olmuştur. Ayrıca katkı miktarının oran
olarak artışı üretim maliyetlerini de azaltmıştır. Şirketimiz de bu gelişme istikametinde,
önümüzdeki yıllarda klinker kalitesindeki olumlu gelişmeleri, aynı miktar klinkere daha
fazla katkı malzemesi katarak daha fazla çimento üretme ve ton başına çimento üretim
maliyetini düşürmek yönünde çalışmalarını sürdürecektir…” ifadesi yer almaktadır.
1170
12 Benzer cevaplar, Set Ankara, Baştaş ve Set Afyon’da hazırlanan tutanaklarda da yer almaktadır.
02-06/51-24
24
22. ESÇİM 1999–2003 Dönemi Gelişme Planı ve 1999 Yılı Programı’nda, “…TÇ 32,5
ve KÇ 32,5 tip çimentoların üretiminden vazgeçilerek; AB normlarına uygun olarak
1.8.1998’de yürürlüğe giren 97/51-52 mecburi standart çerçevesinde Ağustos 1998’den
itibaren Portland Kompoze Çimento (PKÇ 32,5) üretilmesine başlanmıştır. Böylece daha
az klinker ve daha fazla gerekli kompoze katkılar kullanılarak aynı evsafta daha çok
çimento üretmek dolayısı ile katma değeri artırmak mümkün olmuştur. Bu kompozisyonu
daha elverişli bir katmadeğer formüle edene kadar muhafaza etmek ve tespit etmek
uygun görülmektedir…” denilmektedir.
G.2.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler 1180
Yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak, soruşturma kapsamındaki bazı
teşebbüsler, “homojen bir malın söz konusu olduğu, ürünün niteliği gereği maliyetlerin de
birbirine çok yakın seyrettiği oligopolistik çimento sektöründe uyumlu hareketlerin
zorunlu bir sonuç olduğunu” ileri sürmüş; bazıları ise, “‘oligopolistik bağımlılık’
argümanının, ‘fiyat tespiti’ ve ‘pazar paylaşımı’ iddialarına karşı savunma olarak kabul
edilmesi gerektiğini” söylemiştir.
Herşeyden önce, çimento üreticilerinin maliyetlerinin nasıl ve ne kadar
farklılaştığının da, uyumlu hareketlerin homojen bir malın söz konusu olduğu oligopol 1190
pazarların zorunlu bir sonucu olmadığının da yukarıda ortaya konulduğu söylenmelidir.
Buna karşılık Kurul, “oligopolistik bağımlılık” savunmasını kabul etmektedir. Zaten bu
savunmayı kabul ettiğinden, fiyat hareketlerinin maliyetlerden bağımsız paralelliğini;
rakip teşebbüslerin mevcut maliyet yapıları ve fiyat seviyeleri ile birbirlerinin ana
hinterlandlarına satış yapabileceğini gösterdiği durumlarda bile, uyumlu eylem
karinesine başvurmadan, teşebbüsler arasındaki koordinasyonu gösteren delillerin
varlığını aramıştır. Başka bir deyişle, yalnızca iktisadi analizlerin bulunduğu durumlarda,
“uyumlu eylem karinesi”ne bile başvurmadan, ihlalin bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Buna karşılık, teşebbüsler arasındaki koordinasyonu gösteren delillerin varlığında
“oligopolistik bağımlılık” savunmasının kabul edilemeyeceği; aksine, bunun, 1200
teşebbüslerin yapacakları diğer savunmaların çürütülmesinde kullanılabileceği açıktır.
G.2.4. ÇİMENTO SEKTÖRÜNDE BİLGİ DEĞİŞİMİNİN ÖNEMİ VE BİLGİ DEĞİŞİMİNE
REKABET HUKUKUNUN BAKIŞI
G.2.4.1. Tespitler
Çimento endüstrisini analiz ederken değinilmesi gereken bir diğer husus,
sektördeki bilgi değişimidir:
1210
1. 1994 Mart tarihli Cembureau13 İstatistik Kuralları çalışmasında yer alan, “Bu
{Cembureau İstatistik} kuralların{ın} amacı, Cembureau çalışanlarına ve üyelerine
Cembureau’nun istatistiksel faaliyetleri için bilgi toplama ve değişiminde rehberlik
etmektir. Bu kurallar, Avrupa Topluluğu’nun rekabet hukuku ilkelerini yansıtmak
amacıyla düzenlenmiştir. Bilgilerin Cembureau tarafından toplanması ve dağıtılması,
kurumun önemli ve yasal bir görevidir. İşletmeler, etkili karar alacakları zaman kendi
endüstrilerindeki koşullar hakkında güvenilir bilgi alma ihtiyacı duyarlar. Endüstri ve
kamu yararı için bu istatistiksel programların değeri mahkemeler ve Avrupa Komisyonu
tarafından kabul edilmiştir. Bununla birlikte, fiyat veya üretim düzeylerinin belirlenmesi,
müşterilerin ya da satış alanlarının paylaşılması gibi işletmelerin rekabetçi davranışlarını 1220
koordine etmeye yönelik olan (yahut bu şekilde algılanabilecek olan) istatistiksel
faaliyetlerden kesinlikle kaçınılmalıdır. Cembureau’nun politikası, firma bazında, gizli ve
13 Avrupa Çimento Birliği.
02-06/51-24
25
doğası gereği rekabete duyarlı14 herhangi bir bilginin dağıtılmasından veya birleşik bir
yapıda olsa dahi rekabetçi davranışların koordinasyonunu kolaylaştırdığı şeklinde
yorumlanabilecek herhangi bir bilginin mübadelesinden kaçınmaktır” şeklindeki ifadeler,
istatiksel bilgi değişimine rekabet hukukunun bakış açısını özetlemektedir. İlgili belgede,
bu ifadelerin ardından, Rekabet Kurumu’ndan, TÇMB’ye menfi tespit verilmesi için
gerekli görülen koşullara benzer kurallar yer almaktadır.
2. Bilgi değişimine ilişkin olarak TÇMB ile Rekabet Kurumu arasındaki yazışmalar 1230
ve bunlara ilişkin diğer belgeler:
1) TÇMB’den Rekabet Kurumu’na gönderilen 01.12.1997 tarihli yazıdaki,
“Çimento kalkınmanın temel maddelerinden biri olması bakımından ülkede istenilen
yerde, zamanda ve miktarda çimentonun bulunmasını temin etmek üzere Birliğimiz kısa,
orta ve uzun vadeli çimento üretim, tüketim ve ihracat projeksiyonları yapmakta ve bu
projeksiyonları izlemek ve gerektiğinde düzeltici tedbirler almak amacına yönelik olarak
tüm üreticilerden üretim, iç satış, ihracat, stok bilgilerini aylık olarak derlemekte ve
bilgileri tüm çimento üreticilerine eşit olarak dağıtmaktadır...Geçmişte, ülke ekonomisi
açısından önemli yararlar sağlayan bu projeksiyon, bilgi toplama ve dağıtma 1240
faaliyetlerimizin rekabetin korunması konusundaki yeni mevzuat muvacehesinde
değerlendirilerek sürdürülebilmesi için gereğini emir ve müsaadelerinize arz ederiz”
şeklindeki ifadeler, bilgi değişiminin çimento sektöründe taşıdığı anlamı, bizzat TÇMB’nin
bakış açısıyla ortaya koymaktadır.
2) Rekabet Kurumu’ndan, cevaben, 15.05.1998 tarih ve 1054 sayı ile TÇMB’ye
gönderilen ve menfi tespit verilmesinin hangi koşulların yerine getirilmesi halinde
mümkün olacağını gösteren yazıdaki şu ifadeler önemlidir:
“Teşebbüs bazında miktar verilerinin mübadelesini içeren bilgi değişim sistemleri, 1250
çimento pazarının yukarıda değinilen özellikleri ile biraraya geldiğinde, Rekabet Hukuku
uygulamaları ile önlenmek istenen yapılanma ve davranış türlerinin oluşumunu
kolaylaştırma potansiyeli ihtiva etmektedir. Böyle bir pazarda sık ve ayrıntılı bilgi
değişiminin, ekonomik birimlerin davranışlarındaki esnekliğin giderilmesine ve rekabetin
doğasında bulunan risklerin bertaraf edilmesine yönelik olarak anormal saydam ve
istikrarlı bir mal akışını içeren yapay piyasa koşullarının yaratılmasına araç olabileceği
açıktır. Bunun için, benzer bilgi değişim sistemlerinin teşebbüs bazında ayrıntılı ticari
bilgi içermesinden kaynaklanan; teşebbüslerin ticari davranışlarının serbest rekabet
şartları altında oluşan bireysel tercihler haricindeki etkenlere dayanılarak belirlenmesini,
piyasa davranışlarının koordinasyonunu ve Rekabet Hukukuna aykırı yapılanmaların 1260
işleyişlerinin denetlenmesini sağlama ihtimali mevcuttur.
Yukarıda belirtilen sakıncalar Birliğiniz tarafından halen sürdürülmekte olan
uygulamaya Menfi Tespit verilmesine engel olmaktadır. Söz konusu sakıncaların ortadan
kaldırılması ve dolayısıyla Rekabet Hukuku esaslarının ihlal edilmesine engel olunması
amacıyla verilerin toplanması ve dağıtılması aşamalarında aşağıdaki prensiplere
uyulması gerekmektedir:
1. Miktara ilişkin verilerin (üretim, satış, stok, ihracat vb.) gösterildiği tablolar, bu tür
verilerin teşebbüs veya ekonomik birlik teşkil eden teşebbüs grupları bazında
bilinmesine imkan vermeyecek şekilde hazırlanmalıdır. Bu nedenle tablolarda 1270
yalnızca her coğrafi bölge için toplam üretim, satış, ithalat, ihracat ve stok bilgilerine
yer verilmeli; bir bölgedeki teşebbüs ya da ekonomik birlik teşkil eden teşebbüs
grubunun sayısı üçten az ise, söz konusu bölgeye ilişkin veriler, bireysel bazda
14 Rekabete duyarlı temel veriler: Fiyatlar, Üretim, Kapasite, Ticaret.
02-06/51-24
26
hesaplanmalarına imkan vermeyecek şekilde çevre bölgelerden birinin verileriyle
birleştirilerek (toplanarak) tablolaştırılmalıdır.
2. Herhangi bir veri grubuna dayanılarak teşebbüslerin birbirleriyle karşılaştırıldığı
tablolar hazırlanmamalıdır.
3. Tablolarda yer alan istatistiki veriler teşebbüs temsilcilerinin biraraya geldiği
toplantılarda hiçbir görüşmeye ve tartışmaya konu edilmemelidir.
4. Dağıtılan istatistiklere ek olarak teşebbüslerin karşılıklı rekabetçi davranışlarını 1280
etkileyebilecek herhangi bir yorum, analiz veya tavsiyeye yer verilmemelidir.
5. Her bir ürün türünden belirli bir dönemde üretilen miktarların gösterildiği tablolar bu
listedeki bireysel bilgilerin açıklanmamasına yönelik prensiplere aynen uyularak
hazırlanmalıdır. Bunun için, ürün türleri en fazla üç gruba ayrılarak bölgesel
toplamlar halinde yayınlanmalıdır.
6. Fiyatların, üretimin, satışların ve kapasite kullanım oranlarının gelecekteki
durumlarına dair tahminler yapılmamalıdır.
7. Teşebbüs Birlikleri, verilerin toplanması ve tablolaştırılması ile görevli olan kişilerin,
rekabete hassas bilgileri (özellikle teşebbüslerden toplanmış bireysel miktar
verilerin) Birlik üyelerinden ve üçüncü kişilerden gizli tutmalarını sağlamalıdır. 1290
8. Belirli bir teşebbüse ilişkin rekabete hassas bilgilerin anlaşılması ihtimali varsa
özetler ve toplamlar dahi yayımlanmamalıdır.
9. Aylık verileri gösteren tablolar, ilgili ayın bitiminden itibaren iki ay geçmeden
dağıtılmamalıdır.
10. İstatistiki bilgi talep eden kamu kuruluşları (DİE, DPT vb.) ile ilişkilerin aynen
sürdürülmesinde sakınca yoktur.
Başvuruya konu olan uygulamanızın Menfi Tespit kapsamında
değerlendirilebilmesi için yukarıda sayılan prensipler doğrultusunda yeniden
düzenlenmesi ve uygulamanın düzeltilmiş halini gösteren taslak tabloların ivedilikle 1300
Kurumumuza intikal ettirilmesi gerekmektedir.”
3) Bu yazı üzerine, TÇMB tarafından gerekli koşullar yerine getirilmiş ve bu
durum tüm üyelere, 22.05.1998 tarihinde TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı Ayduk
ÇELENK ve Genel Koordinatör Yavuz BAYAR imzalı, “Birliğimizin faaliyetleri hakkında
Rekabet Kurumu’na yapmış olduğumuz, müracata adı geçen kurum tarafından verilen
cevabi yazı ilişikte sunulmuştur. Yazıdan da anlaşılacağı gibi Birliğimiz üreticilerinden
aylık ve devre olarak klinker, çimento üretimi, iç satış, ihracat ve ithalat rakamları ile
klinker ve çimento stok rakamlarını almaya devam edecektir. Ancak, Birliğimiz bu
rakamları Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet İstatistik Enstitüsü ve diğer isteyen resmi 1310
kuruluşlar dışındaki üyelere veya üçüncü şahıslara üretici bazında hazırlanmış olan
bölgesel sonuçları ihtiva eden tabloları iki ay gecikmeli gönderecektir. Birlikçe toplanan
bu istatistiki değerler gizlilik içinde muhafaza edilecektir. Bilgilerinizi ve gereğini rica
ederiz” şeklindeki yazı ile bildirilmiştir.
4) TÇMB’nin şu anki Genel Koordinatörü Murat TOKSÖZ, Raportörler tarafından
yöneltilen sorulara şu cevapları vermiştir:
“Soru: Birlik’e hangi teşebbüsler üyedir?
Cevap: Birliğimize, Uzan grubu dışında Türkiye’de klinker ve çimento üretimi 1320
yapan tüm teşebbüsler üyedir. Birliğimize üye olabilmek için klinker ve çimento
üretiminin bir arada gerçekleştirilmesi gereklidir. Dolayısıyla yalnızca çimento üreten ya
da paketleyen teşebbüsler üye değildir.
Soru: Üye teşebbüslerden Birlik’e fiyat konusunda veri transferi olmakta mıdır?
Cevap: Hayır.
02-06/51-24
27
Soru: Üye teşebbüslerden Birlik’e yapılan üretim ve satış miktarına ilişkin bilgi
aktarımı nasıl bir prosedüre tabi tutulmaktadır?
Cevap: Üye teşebbüslerden üretim ve satış miktarına ilişkin bilgiler Birlik web
adresine gelir. Bilgisayar sistemimiz uyarınca bana gelen bu bilgiler, tarafımdan
kullanıma hazır hale getirilmek üzere, Birlik personeli Kerem ERŞEN’e aktarılır. Benim 1330
herhangi bir nedenle Ankara’da bulunmadığım dönemlerde ise, yerime vekalet eden Ar-
ge Direktörü Prof.Asım Yeğinobalı tarafından bu görevliye aktarılır. Dolayısıyla, Rekabet
Kurulu’nun ilgili kararından bu yana, teşebbüsler tarafından üretim ve satış bilgilerini,
ham hali ile yalnızca iki kişi (Genel Koordinatör veya onun olmadığı dönemlerde yerine
vekalet eden kişi ile verileri hazırlayan görevli) görebilmektedir. Bunlar dışında hiç kimse,
Birlik Yönetim Kurulu Başkanı dahil olmak üzere, veriler Kurulunuz kararına uygun hale
gelmeden göremez.”
TÇMB’nin belirlenen ilkelere aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir delil
bulunamaması, Murat TOKSÖZ’ün sözlerini desteklemektedir. 1340
Bilgi değişiminin önemi şu belgelerle de ortaya konabilir:
3. 04.07.1994 tarihli Oyak Çimento İştirakleri Koordinasyon Toplantısı
Tutanağı’ndaki “…Üretim ve satış planlaması kontrolünün Çimento Müstahsilleri
Birliği’nce yapılabileceği, her fabrikanın kendilerine verilen kontenjan çerçevesinde
yaptığı satışı Birliğe bildirmesi, kontenjanına göre ilgili ayda aşağı veya fazla sattıysa
fiyatını aşağı yukarı çekerek bir sonraki ay telafi yoluna gidilmesinin mümkün olabileceği,
kontrol için gerekirse her ay toplantı tertiplenebileceği, fazla üretimin ise ihracata
yöneltilmesi gerektiği belirtilmiştir...” ifadesi, yapılan anlaşmaların devamını sağlamak 1350
için satış miktarlarının bilinmesinin önemini göstermektedir.
4. 07.10.1997 tarihli Esçim III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu’nda yer
alan Genel Müdür Sadık AKALAN’ın, “Afyon’un 1996 yılına göre 54.000 ton fazla satışı
var. Denizli ve Afyon ucuz satışlarını kontrol edemiyor, normalde Antalya yöresine
gönderiyor. Fakat bizim bölgemize kaçak girişler oluyor…” şeklindeki sözleri, aylık satış
miktarlarının bilinmesinin yarattığı aşırı şeffaflığı ortaya koymaktadır. Bu şeffaflık bir
sonraki bölümde değinileceği üzere, bayilerin sektörde yarattığı rekabetçi etkilerin
tespitine imkan ve dolayısıyla dikey kısıtlamaların getirilmesine sebebiyet vermektedir.
1360
Sektördeki teşebbüsler, gerek TÇMB vasıtasıyla üye oldukları Cembureau
istatistik kurallarından gerekse de Rekabet Kurumu-TÇMB arasındaki yazışmalardan
dolayı konunun önemini bilmektedir; hatta bazı teşebbüsler, savunmalarında, sektörün
rekabet hukuku bakımından miladının TÇMB’nin üyelerine gönderdiği yazı ile başlaması
gerektiğini ifade etmiştir. TÇMB’nin belirlenen ilkelere uygun şekilde faaliyetlerini
sürdürdüğü düşünüldüğünde, teşebbüslerde bulunan rakiplere ilişkin satış miktarı ve
diğer verilerin tek açıklaması, teşebbüslerin, konunun hassasiyetine rağmen, birbirleri ile
bilgi değişimi içinde bulunduğudur.
G.2.4.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler 1370
Soruşturma kapsamındaki teşebbüsler, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin
olarak, “‘her fabrika bünyesinde bulunan piyasa araştırmacıları ve analiz uzmanlarının,
rakip teşebbüslerin satış fiyatı ve miktarı vb. bilgilerini, piyasanın şeffaf yapısı, SPK’ya
bağlı şirketlerin üçer aylık kesin üretim ve satış rakamlarını yayımlamaları, yıl sonu
faaliyet raporları, TÇMB’den temin edilen veriler gibi etkenler sayesinde kesinliğe yakın
bir oranda tahmin edebildiğini’ iddia etmekte; dolayısıyla, bu nitelikteki bilgilerin edinimi
02-06/51-24
28
için teşebbüsler arasında bir iletişimin kurulmasına ihtiyaç bulunmadığı” savunmasını
ileri sürmektedir.
1380
Kurul, bir teşebbüste yapılan yerinde incelemede bulunan rakiplere ait bilgilerin,
piyasadaki araştırmalarla elde edilebileceğini (örneğin, alıcılara duyurulmuş fiyatlar,
mevzuat gereğince yayımlanmış veriler) tespit etmişse, bunları zaten teşebbüsler
arasındaki koordinasyonu gösteren deliller olarak kullanmamaktadır. Buna karşılık,
soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin ileri sürdüğü yöntemlerle de, ilerleyen
bölümlerde gösterilecek kadar yakın tahminlerin yapılması mümkün değildir. Kaldı ki,
yapılan yerinde incelemelerde, “...’nın verdiği-...’dan alınan bilgiler” gibi ifadelerin yer
aldığı belgeler de bulunmuştur. Ancak vurgulamak gerekirse, bunlar olmasaydı dahi,
yukarıdaki nitelikteki belgeler delil olarak kullanılabilir.
1390
G.2.5. ÇİMENTO SEKTÖRÜNDE DİKEY KISITLAMALAR
G.2.5.1. Tespitler
Çimento sektöründeki dikey kısıtlamalara ilişkin olarak değerlendirme yapabilmek
için, öncelikle, sektörde kullanılan fiyatlandırma sistemi açıklanmalıdır. Soruşturma
kapsamındaki teşebbüslerin hemen tamamı “birden fazla baz noktası sistemi” olarak
adlandırılan sisteme benzer bir fiyatlandırma politikası uygulamaktadır. Bu uygulamalar,
Amerika Birleşik Devletleri [ABD] Yüksek Mahkemesi tarafından 1948’de yasaklanan15
sisteme benzemektedir. Benzerlik, örnek olarak alınan aşağıdaki belgede belirtildiği 1400
üzere, diğer çimento fabrikalarının, satış yaptıkları bölgeye en yakın çimento fabrikasının
o bölgeye uygulamakta olduğu fiyata uygun fiyatla satış yapmasından
kaynaklanmaktadır:
1. “Bolu Çimento Sanayii A.Ş.’nin Tüketiciyi Koruma ve Rekabetin Korunması
Hakkındaki Kanunlar İle İlgili Görüş ve Düşünceleri” başlıklı yazıda, “…Bolu Çimento
diğer tüm fabrikaların yaptığı gibi hinterlandı içerisinde her bölgeye en yakın çimento
fabrikasının o bölgeye uygulamakta olduğu fiyata uygun fiyat tespit ederek, satışlarını
yapmaktadır…” denilmektedir.
1410
Uygulanan sistemde fiyat, diğer fabrikaların bir bölgeye geliş maliyetine göre
belirlendiği için genelde fabrika merkezlerindeki fiyat seviyesi de yüksek olmaktadır.
Ancak bazen arz-talep dengesi içinde İstanbul, Ankara gibi bölgelerde daha yüksek fiyat
seviyesi oluştuğundan, fabrika merkezine aynı mesafedeki iki bölgede fiyat farklılıkları
meydana gelmekte ve aşağıdaki yasaklamalar söz konusu olmaktadır:
2. Baştaş’tan alınan 09.08.1994 tarihli Yıldırımlar Ltd.Şti. tarafından imzalanmış
taahhütnamede, “Fabrikanızdan bant teslimi torbalı alacağım çimentoları Kırıkkale civarı
ilçe ve kasabalarında pazarlayacağımdan hiç bir surette Ankarada satmıyacağıma
taahhüt ederim” ifadesi yer almaktadır. 1420
Bu belgelerde de görüldüğü üzere, fabrikaya yaklaşık olarak aynı mesafedeki iki
bölgeden birindeki fiyat seviyesi geleneksel olarak daha yüksek olduğu için, düşük fiyatlı
bölgedeki bayilerin, yüksek fiyatlı bölgeye satış yapması engellenmeye çalışılmaktadır.
Türkiye’de uygulanan sistemin ABD’dekinden farklılığı ise, standart nakliye
tarifelerinin olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle ABD’de sistem, bir kez
kurulduktan sonra sürekli olarak fiyatların aynı olmasını sağlarken; ülkemizde, nakliyenin
bayiler tarafından karayoluyla yapılmasının getirdiği aşağıda değinilecek görece
15 Federal Trade Commission v. Cement Institute, 333 U.S. 683 (1948).
02-06/51-24
29
belirsizlik, nakliye maliyetlerinde farklılık, dolayısıyla da, eğer yapılıyorsa, anlaşmaların 1430
yenilenmesi gereğini doğurmaktadır. Nitekim aşağıdaki belge, sistemin bu zayıf
noktasını vurgulamaktadır:
3. Set Afyon Pazarlama ve Satış 3 Yıllık Plan Sunumu-Kuvvetli ve Zayıf Yönler
Analizi’nde, “Fiyatlar”a ilişkin olarak belirtilen zayıf yönlerden birisi, “fiyatlarımızın bant
teslimi olması, tüketiciye ulaşan fiyatları kontrol edememiz” ifadesidir.
Bu sistem, Türkiye’de olduğu gibi, bayilerin nakliye araçlarına dayanan bir
dağıtım sistemi ile birlikte kullanılmak istenirse ne olur? Böyle bir durumda bayiler, doğal
olarak, çimentoyu en yüksek fiyatlı bölgelerde satmak isteyecektir. İşte bu noktada 1440
bayiler üzerinde kontrol ve yaptırımlar devreye girmektedir. Kontrol amacına yönelik
olarak bölgelere göre farklı ambalaj uygulaması, nakliye vasıtalarının takibi, malın farklı
bölgeye gittiğini ihbar eden bayilere ödül verilmesi gibi yöntemler söylenebilir.
Yaptırımlar ise, bayilere verilen çimento miktarında kısıtlamalarla başlamakta, alınan
bölge ile satılan bölge arasındaki fiyat farkı kadar ya da önceden belirlenen miktarda
ceza verilmesi ile devam etmekte ve mal verilmemesine hatta sözleşmenin feshine
kadar uzanabilmektedir.
Bu uygulamaların, Türk rekabet mevzuatına göre üzerlerine en fazla, “anlaşma
bölgesi dışında müşteri aramama, şube açmama ve dağıtım deposu kurmama” şeklinde 1450
aktif satış yasağı yükümlülüğü getirilebilecek bayilere ilave sınırlama getirdiği açıktır.
Çünkü mevcut sistem aktif-pasif satış16 ayrımı gözetmeden, malın alındığı bölgeye
gitmesini şart koşmaktadır. “Açık ihlal” kabul edilen bu hususun, bazı savunmalarda
iddia edildiği üzere “rule of reason” analizine tabi tutulması gerekmemekle birlikte, soru
işaretlerini gidermek için bu sisteme ilişkin geniş bir analiz yapılacaktır.
Aşağıdaki belgeler, bazı savunmalarda belirtildiğinin aksine, yapılan
uygulamaların, düşük fiyatlı bölge ürünlerinin, yalnızca fabrika çevresine ya da daha
yüksek fiyatlı bölgelere gitmemesi için alınan tedbirler olmadığını göstermektedir:
1460
4. Raportörler tarafından yöneltilen “Bölgelere göre çimentoyu farklı ambalajla
satma uygulaması ne zaman başladı? Bu uygulama nasıl ve neden yapılmakta?”
sorusuna, Çimsa Kayseri Öğütme ve Paketleme Tesisi Müdürü Necmi ÖZÇELİK ve
Muhasebe Şefi Sadık ALTEKİN, “...Uygulama, yalnızca Kayseri ile dış piyasa arasında
fiyat farkı olduğu zamanlarda değil; olmadığı zamanlarda da yapılmaktadır...” cevabını
vermiştir.
Kayseri ile dış piyasa arasında fiyat farkı olmadığı zamanlarda dahi farklı ambalaj
uygulamasının yapılması, amacın yalnızca düşük fiyatlı bölge malının, yüksek fiyatlı
bölgede satılmasını engellemek olmadığını göstermektedir. 1470
5. OYSA Niğde Genel Müdürü Adil EROL, “…Satışlarımızın (99 yılında) 70.000 tonu
demiryoluyla yaptık. Demiryolu güzergahı Ereğli, Karaman, Konya ve Kayseri, Sivas
etekleri, Kırıkkale ve Ankara şeklinde gider. Demiryoluyla nakliye, karayoluna göre daha
ucuz. Demiryoluyla satışta, mal nereye gidecekse ordan başka bir yerde boşaltılmaz...”
şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
6. OYSA Niğde bayisi H… A… “Ben Karaman’da satış yapıyorum. Karaman dışına
satış yapmam fabrikayla (OYSA Niğde) yaptığımız bayilik anlaşmasına aykırı olur.
Fabrika bize bayiliği verirken Karaman’da satış yapacaksın dedi, dışarıya satış 1480
16 Bu kavramlara ilişkin daha ayrıntılı açıklama, “Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altındaki “Savunmalar
ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler” bölümünde yapılacaktır.
02-06/51-24
30
yapmıyoruz bu yüzden…Karaman’da OYSA Niğde çimentonun mavi torbası
satılıyor…OYSA Niğde’den çimento demiryoluyla geliyor bize…” şeklinde bir ifadede
bulunmuştur.
OYSA Niğde Genel Müdürü’nün “Demiryoluyla satışta, mal nereye gidecekse
ordan başka bir yerde boşaltılmaz” ifadesi üzerine görüşülen Karaman OYSA Niğde
bayisinin ifadeleri, malın nakliye vasıtası gereği fabrika merkezine boşaltılma imkanı
olmasa bile, farklı ambalaj uygulamasının yapıldığını ve bayilerin başka bölgelere satış
yapmaması konusunda uyarıldığını göstermektedir.
1490
Aşağıdaki belge, bazı savunmalarda belirtildiğinin aksine, çimentonun satıldığı
bölgeye gitmesinden sonra yeniden satışının nereye yapıldığına karışılmadığı iddiasını
çürütmektedir:
7. BÇS Devrek-Beycuma TEDA bayisi Kısmet Cin, bölgesi dışında satış yaptığı için
verilen ceza üzerine, 05.05.1999 tarihinde BÇS’ye gönderdiği yazıda, “sevkedilen
malzemenin, Bolu’dan doğrudan Karadeniz Ereğli’ye sevk edilmediğini; ekteki
29.04.1999 tarih, 2962 nolu sevk irsaliyesi ile, Beycuma’dan satıcının kendi deposundan
yükleyip Karadeniz Ereğli’ye naklettiğini; firma olarak Bolu Çimento Fabrikası’ndan
yapılan sevkıyatlardan sorumlu olmaları gerektiğini; satıcıların kendi deposuna indirdiği 1500
çimentoyu sattığı yeri devamlı kontrol etmelerinin mümkün olmadığını” belirtmiştir. Bu
yazıya, 18.05.1999’da, “29.04.1999 günü 67 EY 115 plaka nolu aracın fabrikamızdan
ayrılış saati 10.25 olarak kayıtlarımızda mevcuttur. Söz konusu araç 15.00’de Beycuma
için almış olduğu çimentoyu Kdz.Ereğli’ye fabrikamızdan almış olduğu gibi 25 ton olarak
boşaltmıştır. Söz konusu edilen çimentonun Karaman’da bulunan depoya yıkıldığı,
oradan da Ereğli’ye götürüldüğü savı uygun değildir. Kaldı ki, o şekilde bile çimentonun
taşınması şirketinizi bağlı kılacaktır...” şeklinde cevap verilmiştir.
Aşağıdaki belgeler, bazı savunmalarda belirtildiğinin aksine, çimentonun satıldığı
bölgeye gitmesi ile oluşan nakliye dahil maliyetin, malın başka bir bölgeye gitmesini veya 1510
fabrika merkezine geri dönmesini zaten iktisadi olarak engellediği iddiasını
çürütmektedir:
8. “Bolu Çimento Sanayii A.Ş.’nin Tüketiciyi Koruma ve Rekabetin Korunması
Hakkındaki Kanunlar İle İlgili Görüş ve Düşünceleri” başlıklı yazıda, “…bazı Çimento
gruplarının (örneğin; Uzanlar) Çimento sektörünün yanında daha öne çıkartmaya
çalıştıkları bankacılık sektörüne kaynak sağlamak üzere maliyet fiyatlarına çimento
satmaları BÇS’nin ve diğer fabrikaların bu ortak hinterlandda çimento satışlarında
sıkıntılar yaratmaktadır. Bu tip yerlerde tüketiciyi ve rekabeti koruma kanunları yönünden
problemler çıkabileceği düşünülmektedir. Ayrıca BÇS, Bolu’dan uzaklaştıkça yukarıdaki 1520
nedenlerle fiyatlarında nakliye fiyat farklarını karşılamaktadır. Bu durumda da tabi olarak
örneğin bant çıkışı fiyatlar bazında Bolu, Düzce, Gerede fiyatları en yüksek, Kastamonu
fiyatları ise en düşük fiyatlar olmaktadır. Bu da tüketiciyi koruma kanunu açısından
sakınca yaratabilir düşüncesindeyiz” denilmektedir.
9. Raportörler tarafından yöneltilen “Bartın bölgesi fiyatlarınızın genellikle diğer
bölge fiyatlarınızdan daha düşük olması neden kaynaklanmaktadır?” sorusuna, BÇS
Genel Müdürü İsmail ERKOVAN ve Genel Müdür Yardımcısı Memiş VANLI, “Bu bölgede
faaliyet gösteren ana fabrika, ABD Doları üzerinden fiyat belirlemektedir. Bu nedenle
geçtiğimiz senelerde ilgili bölge fiyatları çok düşük kalmıştır” cevabını vermiştir. 1530
02-06/51-24
31
Yukarıdaki belgeler, TÇMB üyesi olmayan Uzan grubuna ait Bartın fabrikası
nedeniyle, bu bölgedeki fiyat seviyesinin çok düşük oluştuğunu ortaya koymaktadır.
Diğer bölgelerle bu il arasındaki büyük fiyat farkı şu sonucu doğurmaktadır:
10. Set Ankara’dan Set Group’a 16.02.2000’de gönderilen yazıya göre, Set
Ankara’nın Bartın torbalı çimento fiyatı 14.000.000 TL/ton’dur. İlgili belgede, bizzat Set
Ankara Satış Müdürü tarafından Ankara–Bartın nakliye maliyeti 4.000.000 TL/ton olarak
belirlenmiştir. Aynı dönemde, Ankara Merkezi’ndeki torbalı çimento fiyatları 25.000.000
TL/ton’dur. Dolayısıyla, çift yönlü nakliyenin nakliye maliyeti üzerine getireceği olumlu 1540
etkiler gözardı edildiğinde bile, Bartın bölgesi bayisi, satın aldığı çimentoyu tekrar
Ankara’ya getirerek, fiyatların anlaşma ile belirlendiği bu pazarda büyük bir karla satış
yapabilecektir. Bu durumun, yapılan anlaşmayı sürdürülemez hale getireceği açıktır.
Bartın fabrikası satış yaptığı için, fiyatların düşük seyrettiği diğer bölgelerden de, malın
tekrar geriye gönderilmesi halinde bile, Ankara’daki fiyatlardan daha düşük fiyat elde
edileceği tablo incelendiğinde görülecektir.
Örnekleme yolu ile alınarak değinilen ve teşebbüslere ilişkin bölümde daha da
artırılacak belgeler, sektördeki dikey kısıtlamalara ilişkin olarak yapılan çeşitli
savunmaları çürütmektedir. Bu durumda, uygulamaların asıl amacının ne olduğunu 1550
ortaya koymak gerekmektedir:
Birinci amaç, rakip teşebbüslerin karlı olduğu halde anlaşma veya tek taraflı şirket
politikasına bağlı olarak girmediği fabrika çevresinde, elde edilen hakim durum veya
pazar gücüne bağlı olarak yüksek fiyat uygulayabilmektir. Yukarıda değinilen sistem,
fiyat farklılaştırılmasının ana koşulu olan pazarların bölünebilmesine imkan vermekte;
hakim durumun veya pazar gücünün bulunduğu pazarlarda, diğer pazarlardaki fiyat
seviyesinden etkilenmeden yüksek fiyat uygulanarak kar maksimizasyonu
sağlanmaktadır. Bu uygulamayı tam olarak yapmayan teşebbüsler ise sektörde “zayıf”
olmakla nitelendirilmektedir: 1560
11. Set Afyon’un rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.06.2000 tarihli çalışmada, Göltaş
Fabrikası’nın zayıf yönlerinden birinin, “Bölge fiyatı uygulayamaması, genel fiyatlarını
düşürmesi karlılığını düşürmektedir” şeklinde belirlenmesi dikkat çekicidir.
İkinci amaç, fiyatların rekabet neticesinde düşük seviyede gerçekleştiği pazarlar
ile anlaşma bölgeleri arasında ayrım yapabilmektir. Bartın ve Ankara bölgesi fiyatları
arasındaki ilişki, bu amacın açık bir örneğidir.
Çimento üreticilerinin fiyatlar farklı olmasa bile malın alındığı bölgeye gitmesini 1570
istemelerinin sebebi ise, Kurul’un 27.06.2000 tarih ve 00-24/255-138 sayılı “Maya
Kararı17” ile yasakladığı konuya ilişkindir; bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek
rekabetin engellenmesi...
Nakliye maliyetlerine ilişkin bölümde “Nakliye maliyetlerini, yukarıdaki reel etkiler
yanında, bazı savunmalarda da belirtildiği üzere, nakliyenin kim tarafından, hangi saikle
yapıldığı da etkilemektedir” ifadesi kullanılmıştı. Bu savunmalardan ve benzer
düşüncelerin tekrarlandığı diğer belgelerden alıntılar aşağıdadır:
12. Set Group teşebbüslerinin savunmasında, “Nakliye maliyeti prensip olarak 1580
ulaşılacak bölgeye göre farklılık göstermenin yanı sıra, kimin aracı ile yapıldığına göre
de değişiklik gösterebilir. Örneğin, bayilerin kendi kamyonları ile yaptıkları nakliyelerin
maliyetinin kontrolü kendilerine aittir ve müşteriye ulaşan fıyatı etkilemektedir. Üçüncü
17 29.11.2000 tarih ve 24245 sayılı Resmi Gazete.
02-06/51-24
32
şahıslara yaptırılan nakliyelerde ise bundan farklı olarak nakliyeci fırma fıyatlarına
bağımlı bir maliyet oluşmaktadır. Kullanıcının kendi araçları ile yaptığı nakliyede ise
nakliye maliyetini belirlemek kullanıcının tasarrufundadır…” denilmektedir.
13. OYSA Niğde’nin savunmasında, “Bölgelerarası ticaret ancak belli boyutlarda
olabilmektedir. Bunun en önemli nedeni ise bazı bölgelerdeki aşırı üretim fazlasının
kısmen eritilmesi ve en önemlisi herhangi bir bölgeye başka amaçla zaten giden ulaşım 1590
araçlarının daha ekonomik kullanım için bir nevi pasif satış şeklindeki tamamlayıcı
ticarettir. Örneğin ticaretin yoğun olduğu bölgelerden gelen ya da bu bölgelere giden
taşımacılar ulaşım maliyetini düşürmek için bu bölgelere çimento götürebilmektedir…”
denilmektedir.
14. Raportörler tarafından yöneltilen “Torbalı çimentonun aksine, dökme çimentoda
satışlar genellikle fabrikanın bulunduğu il merkezinde oluyor. Bunun sebebi nedir?”
sorusuna, OYSA Niğde Genel Müdür Yardımcısı Şefik ÖĞRETEN ve Satış Şefi Adnan
YILMAZ’ın verdiği cevaptan yapılan, “Dökme çimento nakliyesinin yalnız bu işe tahsis
edilebilen özel silobas gerektirmesi nedeniyle dökme çimento nakliyesi torbalı çimento 1600
nakliyesinden 1,5-2 kat daha maliyetlidir. Bu durum da, torbalı çimentodan farklı olarak
dökme çimentonun fabrikadan uzak bölgelere satışını engellemektedir. Buna karşılık
bölgemizdeki çimento bayileri aynı zamanda diğer inşaat malzemelerinin de satıcılarıdır.
Kamyon sahibi olan bu satıcılar nakliyecilik hizmeti de yapmaktadır. Söz konusu satıcılar
çimentoyu götürdükleri yerden sebze, buğday, briket gibi ürünleri kamyonlarına doldurup
çift yönlü nakliye avantajına sahip olmaktadır. Bu da torbalı çimentonun daha uzak
bölgelere satılabilmesini sağlamaktadır” şeklindeki alıntı ilginçtir.
15. Raportörler tarafından yöneltilen “Şirketinizde yapılan yerinde incelemelerde
alınan bazı belgelerde “bayi karı” ifadesi geçmektedir. “Bayi karı” neyi ifade etmektedir? 1610
Bayilerinizin satış fiyatını belirlemekte misiniz?” sorusuna, Fabrika Direktörü Atilla
YILDIZ ve Pazarlama ve Satış Müdürü Sinan SEVDİN’in verdiği cevaptan yapılan, “Bayi
karını etkileyen ikinci unsur nakliyedir. Çimento bayilerinin hemen hepsinin kendilerine
ait kamyonları vardır ve bunlarla nakliyecilik de yapmaktadır. Bu nedenle örneğin, Kulu
bayisi Ankara’ya herhangi bir mal taşıyıp dönüşte fabrikamızdan çimento alır. Bu malı
Kulu’da alış maliyetine satsa bile çift yönlü nakliyeden dolayı gizli bir kar elde eder. Bayi
karını etkileyen üçüncü unsur ise bayilerin aynı zamanda diğer inşaat malzemelerinin de
(demir, briket, tuğla, kireç vb.) alım-satım işi ile uğraşmasıdır. Bu nedenle örneğin,
bayiler bir alıcıya demir satışından kar elde edecekse, çimentodaki karından feragat edip
maliyetine satabilir...” şeklindeki alıntı kayda değerdir18. 1620
16. Set Afyon’un rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.06.2000 tarihli çalışmada, Göltaş
Fabrikası’na ilişkin olarak, “Tehditler” başlığı altında, “Kütahya bölgesinden Kömür
gitmesi nedeniyle bu bölgeye uygun nakliye imkanı vardır”; “Afyon’dan Antalya bölgesine
Tuğla gitmesi nedeniyle, bölgemize çimento gelmesi bakımından uygun nakliye
bulunması” ifadeleri; Denizli Fabrikası’na ilişkin olarak, “Kütahya bölgesinden Kömür
alması nedeniyle, bu bölgeye çimento sevkıyatında uygun nakliye bulunması” cümlesi
ve Konya Fabrikası’na ilişkin olarak, “Afyon’dan Konya bölgesine Tuğla gitmesi
nedeniyle bölgemize uygun fiyatla çimento nakliyesi olması” ifadesi yer almaktadır.
1630
Hemen belirtmek gerekir ki, çimento yeniden satıcılarının kendi nakliye
maliyetlerini belirlerken baktıkları yegane faktör, çift yönlü nakliye değildir. Daralma
dönemlerinde, nakliye vasıtalarının boş kalmaması için, kar marjından fedakarlık
edilerek nakliye yapılabilmektedir:
18 Benzer cevaplar, Baştaş ve YLOAÇ’ta hazırlanan tutanaklarda da yer almaktadır.
02-06/51-24
33
17. Set Afyon’dan 04.02.1999’da Set Group’a gönderilen yazıda, “…Bölgeye nakliye
fiyatımızın 1.700.000 TL/ton olması nedeniyle, bayimize 40 Ton çimentonun 10+10 gün
vadeli, 10.500.000 TL/ton fiyatla verilebilmesi hususunu onaylarınıza arz ederiz” ifadesi
yer almaktadır. Set Group’tan verilen cevapta ise, “Uygundur. Ancak bundan sonra
nakliye fiyatlarını daha konservatif hesap edin. Bu kriz dönemlerinde bayi arabaları 1640
maliyetine çalışmalı” denilmektedir.
Yukarıdaki belgelerden çıkarılabilecek sonuç, asıl işleri nakliyecilik olan ya da
kendilerine ait kamyonları ile aynı zamanda nakliyecilik de yapan çimento satıcılarının,
formül ve diğer reel etkenlerden bir ölçüde bağımsız olarak nakliye maliyetlerini
belirleyebildikleri ve bu sayede, uygun gördükleri bölgelere satış yapabilme imkanına, en
azından teoride sahip olduklarıdır. Kaldı ki çimento satıcısı Ramazan Azboz’un tutanağa
geçen “Bölge dışına satışın güvenle ilgisi yok. Peşin para getiren herkese mal satılır. O
yüzden güvenseniz de güvenmeseniz de bölge dışından gelen şahsa mal satılır; peşin
para veriyorsa” şeklindeki ifadesi düşünüldüğünde, bazı savunmalarda öne sürülen 1650
“bayilerin ticari kapasiteleri müsait değil” tezi de çürütülmektedir. Bu unsurlara, gerek
yukarıda değinilen gerekse de örneğin BÇS’nin savunmasında, “Bolu-Gerede’de bir ton
çimento fiyatı 31 ABD doları iken, Marmara Bölgesi’nde 35-38 $; Akdeniz Bölgesi’nde
35-42 $’dır” denilerek belirtilen bölgeler arası büyük fiyat farklılıkları eklendiğinde, paralel
ticaret için gerekli bütün şartlar bir araya gelmiş demektir. Ancak bölgeler arası ticaretin,
anlaşma ya da tek taraflı şirket politikaları neticesinde oluşan ve en başta da rakiplerin
ana pazarına girilmemesi kuralının geldiği çeşitli pazar dengelerini bozacağı açıktır. Bu
nedenle bayilerin satış bölgeleri kontrol altına alınmak istenmekte ve çoğunlukla da,
Ankara’dan İstanbul’a çimento satışının varlığına rağmen BÇS’nin savunmasındaki ifade
ile, “Türkiye'nin başkenti ile en büyük şehrini bağlayan yolun ortasında bulunan Bolu-1660
Gerede pazarında”, yine bizzat bu şirketin belgelerine göre %100'e yakın bir pay ortaya
çıkabilmesini sağlayacak kadar başarılı olunmaktadır. Bu kontrol yeterince
kurulamadığında ise, aşağıdaki durumlar meydana gelmektedir:
18. Oyak Genel Müdürlüğü’nden, BÇS’ye, 01.11.1999 tarihinde gönderilen 2000 yılı
bütçe mesajı hakkında yazıda, “...Rekabeti Koruma Yasası’na uygun olarak bayilik
sistemlerinde denetim artırılacak ve fiyat rekabetine neden olan bölge dışına kaçış ve
sızıntılar önlenecektir. Bayilik sözleşmeleri, bu amaçla gözden geçirilecek ve cezai
yaptırımlar ağırlaştırılacaktır…” ifadesi yer almaktadır.
1670
19. 07.10.1997 tarihli Esçim III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu’nda,
Genel Müdür Sadık AKALAN’ın, “Afyon’un 1996 yılına göre 54.000 ton fazla satışı var.
Denizli ve Afyon ucuz satışlarını kontrol edemiyor, normalde Antalya yöresine
gönderiyor. Fakat bizim bölgemize kaçak girişler oluyor…Kütahya’da savaş etkili, Simav
ve Tavşanlı’daki bayiler sadakatli davranıyorlar. Bir yolla müşterilerini tutmasını biliyorlar.
Perakende satıcılar üç kağıtçı, güvensiz. Eskişehir’de de büyük bayiler iyi niyetli
davrandı, küçük bayiler ise yabancı çimentoları şehir içine sokmadan inşaatlara direk
boşaltma yaptılar...” şeklindeki sözleri tespit edilmiştir.
20. Raportörler tarafından yöneltilen “Diğer çimento şirketleri Eskişehir’de satış 1680
yapabiliyor mu?” sorusuna, Esçim Genel Müdürü Sadık Akalan, “Buraya gelecek olan
fabrikanın örneğin Ankara’dan gelecek olan fabrikanın ton başına 5 milyon TL nakliyeyi
fazladan öder. Bu nedenle gelmesi mantıklı değil ama bazen kaçaklar oluyor” cevabını
vermiştir. Bu sözler, 07.10.1997 tarihli rapordaki “...küçük bayiler ise yabancı çimentoları
şehir içine sokmadan inşaatlara direk boşaltma yaptılar...” ifadesine anlam
kazandırmaktadır. Küçük bayiler, sektörde “kaçak” olarak tanımlanan kontrol dışı
çimentoları, yukarıda değinilen nakliye maliyetini etkileyen faktörler neticesinde zaman
02-06/51-24
34
zaman Eskişehir’e getirmekte ve bu durum Eskişehir’de kurulmak istenen dengeleri
bozmaktadır.
1690
21. Set Ankara Satış ve Pazarlama 3 Yıllık Plan Güçlü ve Zayıf Noktalar Analizi’nde,
“Fiyat” başlığı altında, zayıf yön olarak, “rakip fabrikaların bayilerini kontrol edememeleri”
ifadesinin yer alması dikkat çekicidir.
22. Set Ankara’nın rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.06.2000 tarihli çalışmada,
Baştaş Fabrikası’nın zayıf yönlerine ilişkin olarak, “bayi yönetimi, teminatsız ve uzun
vadeli satışları ile Ali Rıza Onat isimli bayiye teslimiyetli bir politika uygulaması”
değerlendirmelerinin yapılması dikkat çekicidir.
23. Set Ankara’dan Set Group’a 08.04.1999’da gönderilen yazıdaki, “Bartın, Karabük, 1700
Kastamonu, Çankırı bölgelerine yaşanan yoğun rekabet sonucu yükseltilmeye çalışılan
fiyatlar tekrar düşüş kaydetmektedir. Yapılan tespitlerde, özellikle Çankırı ve Kastamonu
bölgelerine Eryiğit Tic. (A.Rıza ONAT) çok düşük fiyatlarla girme mücadelesi
vermektedir. Firmanın bilmediği bu bölgelere girmesi, piyasayı çok bozduğu gibi,
satışlarımızı da olumsuz yönde etkilediği bir gerçektir” ifadesi dikkat çekicidir. Bu
noktada, Ali Rıza ONAT’ın, Baştaş’ın önemli miktarda alım yapan bir bayisi olduğunu
hatırlatmakta fayda vardır. Baştaş’ın rakipleri tarafından bayilerini kontrol
edememesinden dolayı eleştirildiği belgeler göz önünde bulundurulduğunda, büyük bir
bayinin pazarda yaratacağı etkiler anlaşılabilir.
1710
24. Set Afyon’un rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.06.2000 tarihli çalışmada, Göltaş
Fabrikası’nın zayıf yönlerinden birinin, “Bölge fiyatı uygulayamaması, genel fiyatlarını
düşürmesi karlılığını düşürmektedir” şeklinde belirlenmesi dikkat çekicidir. “Tehditler”
başlığı altında ise, “Tüm bölgeler tek fiyatla çıkması, fiyatlarımızı olumsuz
etkilemektedir19” ve “Afyon’dan Antalya bölgesine Tuğla gitmesi nedeniyle, bölgemize
çimento gelmesi bakımından uygun nakliye bulunması” ifadeleri yer almaktadır.
Görüldüğü üzere, bölge fiyatı uygulayamayan dolayısıyla yeniden satıcılarını yeterince
kontrol etmeyen Göltaş’ın varlığı, Afyon’dan Antalya bölgesine tuğla gittiği için dönüşte
çimento gelmesi imkanı ile birleşince, Set Afyon’un, Afyon’da oluşturmak istediği fiyatlar
üzerinde olumsuz etki meydana gelmektedir. 1720
Bu açıklamaların ardından, “Rekabet Kurumu’nun oluşturulmasının ardından
rekabet mevzuatı ile bağdaşması mümkün olmayan bu davranışların giderilmesi ya da
‘saklanması’ için ne yapılmıştır?” sorusuna cevap verilmelidir. Bu noktada, yalnızca
sektörün fotoğrafını doğru çekebilmek amacına yönelik olarak aşağıdaki yazıya
değinmek yerinde olacaktır:
25. ...’NIN HAZIRLAYIP ...’YA GÖNDERDİĞİ GÖRÜŞ:
“RAPOR 1730
Rekabet Kanunu ve ilgili 1997/1 ve 1997/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliğleri’ne
uyumlu yeni jenerasyon sözleşmelerin hazırlanmasına ilişkin çalışmaların birinci bölümü
tamamlanmıştır. Bu çalışmalarda, ...’nın yeniden satışa konu olarak dağıtım sistemindeki
bayileriyle akdettikleri sözleşmeler incelenmiştir. Öte yandan şirketlerin ayrı ayrı piyasa
şartları, dağıtım sistemleri ve sözleşmeleri, ...’daki çalışma toplantılarında incelenmiş ve
piyasaların özel şartları kapsamında faaliyetleri rekabet mevzuatı çerçevesinde niteliksel
ve niceliksel olarak değerlendirilmiştir.
19 Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde, Göltaş fabrikasının, Kütahya bölgesi hariç tüm bölgelere tek fiyatla satış yaptığı
belirtilmektedir.
02-06/51-24
35
Muafiyet rejiminin dahi, ... işletmelerinin mevcut uygulamalarını sürdürmelerine
olanak tanımadığı tespit edilmiştir. Uyumlu olmadığı tespit edilen hususların re’sen veya
şikayet ile Kanun’un 6’ıncı maddesinin (a) ve (b) bentlerinde tanımlanan ihlaller olduğu 1740
iddia edilebilir. Meselenin hallinin sabit bant çıkış fiyatının tüm satışlara eşit olarak
uygulanması olduğu bilinmektedir. Fakat bununla birlikte, bu uygulamaya derhal
geçilemeyeceği, bu yönde bir uygulamanın başlaması için piyasaların eşit şart ve şekilde
faaliyetlerini yeniden düzenlemeleri gerekliliği tarafınızdan belirtilmiştir.
Bu durumda izlenebilecek yolun, piyasaların “mevzuatla uyumlu” satış
prosedürlerini uygulamaya almalarına kadar geçecek süre içerisinde, ... işletmelerinin
mevcut faaliyetlerinin “muafiyet rejimi” dahilinde yeniden düzenlenmesi olduğuna kanaat
getirilmiştir. Bu itibarla bölgesel farklılıklar oluşturan fiyat yapılarını “gizlemek” için,
muafiyet rejiminin tanıdığı Tek Elden Dağıtım Anlaşmaları (TEDA) ve Tek Elden Satın
Alma Anlaşmaları (TESA) Grup Muafiyetleri ile, eş edimdeki alıcılara farklı fiyatlar 1750
uygulanması pratiğinin, edimleri farklılaştırıcı bir statü yaratılması cihetine gidilmiştir. Bu
sistem ile, üretim tesislerine uzak mesafelerde bulunan alım merkezleri bölgesel sınır ile
tefrik edilecek ve bu bölgeye TEDA çerçevesinde bir Dağıtıcı ihdas edilecek ve böylelikle
düşük fiyatlı bant fiyatına karşın, edimlerin üretim tesisinin ana hinterlandı içerisinde yer
alan TESA’lar ile farklılıkları ortaya koyulacaktır. Bu yöntemin kalıcı bir çözüm getirmesi
beklenemez. Yalnızca piyasadaki hatalı uygulamaların birlikte sona erdirileceği tarihe
kadar geçecek olan süre zarfında, ... işletmelerinin bayi satışları nedeni ile ceza
almamasını temin edebilecektir. Bu itibarla biri TEDA diğeri TESA formatında iki tip
sözleşme oluşturulmuştur. Bu sözleşmeler taslak niteliğinde olup işletmelere eş zamanlı
olarak bildirilecektir. İşletmeler ferdi pazar şartlarından kaynaklanan prosedür 1760
farklılıklarını, diğer çekince, itiraz ve taleplerini de belirterek tarafımıza bildireceklerdir.
Böylelikle sözleşmelere nihai şekil verilebilecek ve tensiplerinize arz edilebilecektir.
Tarafınızdan uygulamaya alınması ön görülen ve tarafımızdan evvelemirde
uygulanabileceğine kanaat getirilen yegane yöntem niteliğindeki tip sözleşmeler eklidir.
Bu sistemin kalıcı bir çözüme hizmet etmeyeceğini ve ihlallerin tek fiyat uygulamalarıyla
durdurulmasının esas olduğunu birkez daha vurgulayarak durumu tensiplerinize arz
ederiz.”
Bu ve benzeri görüşler çerçevesinde, pek çok teşebbüs, Rekabet Kurumu
öncesinde yukarıda değindiğimiz üç amacı tam olarak içeren bayilik sözleşmelerini, uzak 1770
bölgelerdeki bayileri ile TEDA, fabrika çevresindeki bayilerle ise TESA sözleşmeleri ile
değiştirerek, 1997/3 sayılı “Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği” ve 1997/4 sayılı “Tek Elden Satın Alma Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği” hükümlerine uyumlu hale getirmeye; başka bir deyişle de, gizlemeye çalışmıştır.
Aşağıda Rekabet Kurumu öncesi imzalanmış birkaç anlaşma örneği yer almaktadır:
26. BÇS ile Kenan Salındırma arasında, 10.03.1997’de imzalanan anlaşmada
aşağıdaki maddeler dikkat çekicidir:
“6. Madde : Bayi satış ordinosu ve buna göre düzenlenen sevk irsaliyesinde 1780
belirtilen yer dışına sevk yaptığı takdirde, bayinin bayiliği iptal edilecek ve 1.000.000.000
TL tutarındaki şirkete verdiği ceza çeki ceza olarak tahsil edilecektir. Pazarlama
Şefliğinin konu ile ilgili tespiti ve raporu esas kabul edilecek, bayinin savunması dikkate
alınmayacaktır.
7.Madde : Bayinin şirketin uyguladığı bölgesel fiyatların altında bant teslimi veya
şantiye teslimi (ilgili bölge ile Bolu arasındaki fiili nakliye fiyatları dikkate alınarak
hesaplanacaktır) çimento satan bayi tespit edildiğinde, bayi şirketin yapacağı bu tespite
itiraz edemeyecek ve kendisine bir defaya mahsus ilgili bölge fiyatıyla serbest satış fiyatı
arasındaki farkın 3 misli para cezası verilecektir. Tekerrüründe bayiliği iptal edilerek,
şirket nezdinde bulunan nakit teminatı ve ceza çeki tahsil edilerek irad kaydedilecektir.” 1790
02-06/51-24
36
BÇS ile Albayrak Ltd.Şti. arasında, 31.12.1996’da imzalanan anlaşmada, Kenan
Salındırma ile imzalanan bayilik anlaşmasının 6 ve 7’nci maddeleri, 7 ve 8’inci maddeler
olarak yer almaktadır. BÇS ile Albayrak Ltd.Şti. arasında bu anlaşmaya ek olarak
14.03.1997’de protokol imzalanmıştır. Protokoldeki şu ifadeler dikkat çekicidir:
“2- SÜRE VE UYGULAMA : İlgili bölgelerde çimento fiyatlarının istikrara
kavuşması yolunda şirketin yapacağı tespitler doğrultusunda, şirket bu uygulamaya
istediği zaman son verebilecektir.
4- CEZAİ HÜKÜM : Bayinin yukarıda belirtilen bölgelere pazarlamak üzere aldığı 1800
çimentoyu başka bir bölgeye sevkettiğinin şirket tarafından tespit edilmesi halinde;
Bayinin ilgili bölgeye sevkıyatı sağlamasına rağmen, çimento boşaltıldıktan sonra tekrar
başka bir araç bayi veya alıcı kişi tarafından farklı bir bölgeye nakledilmesi durumunda;
Bayinin, şirketin ilgili bölgelerde diğer fabrikalar ile rekabet edebilmek amacıyla
kendisine fiyatlarda sağladığı bu toleransı bir başka bayiye dolaylı olarak kullandırdığının
tespit edilmesi durumunda;
hiçbir savunma ve açıklamaya müsaade edilmeksizin Bayi’nin 1997 yılı bayilik
sözleşmesi (Protokol) tek taraflı iptal edilecek, her iki protokol düzenlenirken kendisinden
teminat için alınan açık çekler tahsil edilecek, vadesi gelen gelmeyen tüm borçları şirket
nezdinde bulunan teminatlarından tahsil edilecek ve eğer varsa diğer teminatları da 1810
şirket lehine irad kaydedilecektir.”
27. Konya Çimento’nun 29.04.1994’de Yusuf Bulduk ile imzaladığı Ambalajlı Çimento
Bayilik ve Bağlantı Şartnamesi’ndeki, “Bayi, şirketin çimento alım ve satımı için koyacağı
kurallara uymak zorunda olacaktır. Şirket ile bayilik sözleşmesini imzalayan satıcılar
perakende satış yaptıkları takdirde, şirketle bayilik anlaşması olmayan diğer çimento
satıcıları ile fiyat birliği içerisinde satış yapmaya gayret göstereceklerdir. Şirket dilerse
bayinin perakende satış fiyatını belirleyebilir. Bayi bu konuya itiraz edemez…” ifadesi
dikkat çekicidir.
1820
Görüldüğü üzere, sektörde Rekabet Kurumu’nun kurulmasından önce kullanılan
bayilik sözleşmeleri, teşebbüslere ilişkin bölümde de değinilecek ve genellikle 1997/3 ve
1997/4 sayılı Tebliğlere uyum gösteren sözleşmelerle büyük farklılık göstermektedir.
Ancak gerçek amaçlar değişmediğinden mevcut sözleşme yapısında çeşitli çelişkiler
meydana gelmektedir. Her şeyden önce, bayilere imzaladıkları sözleşmeler
verilmemekte ve içeriklerine ilişkin olarak eksik bilgi verilmektedir:
28. Set Afyon, 1998 yılından beri bayileriyle “Tek Elden Dağıtım Anlaşması” başlıklı
bir sözleşme imzalamaktadır. 1997/3 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’ne büyük ölçüde
uyumlu olan bu sözleşmelerin uygulanmasına dair aşağıdaki olay kayda değerdir. 1830
Bölgesi dışına satış yapan Akşehir bayisi Yörükoğlu Ltd.Ş, ceza faturası ile birlikte
Set Afyon’dan gönderilen yazıda “Fabrikamızla yapmış olduğunuz Tek Elden Dağıtım
Anlaşması’nın 2. Maddesinde açıkça belirtildiği gibi, bayi kendisine tanımlanan bölge
dışında müşteri aramamak kayıt ve şartıyla satış yapabilir denmektedir. Ayrıca aynı
durum sözleşmenin 4. Maddesinin c bendinde de belirtilmiştir. 05.06.1999 tarihinde
şirketinize ait 03 EH 935 plakalı vasıta Akşehir bölgesi için almış olduğu çimentoyu
Sultandağ ilçesindeki Aydoğmuş Ticaret’e boşalttığı tespit edilmiştir. Bu durum
sözleşmenin yukarıda belirtilen maddelerine uymadığından, aynı sözleşmenin 10.
maddenin a bendi tarafınıza uygulanmış ve ceza faturanız ekte sunulmuştur. Aramızdaki
iyi ilişkilerin devamı bakımından, sözleşme şartlarına uyulmasını önemle rica eder, 1840
bilvesile hayırlı işler dileriz” denilmektedir. Yörükoğlu Ltd.Şti.’nden, Set Afyon’a,
10.06.1999’da gönderilen itiraz yazısındaki “İlgi yazınızda belirtilen Tek Elden Dağıtım
Anlaşması bugüne kadar tarafımıza intikal ettirilmemiştir. Anlaşmanın 2. maddesinde
02-06/51-24
37
belirtilen ‘bayi kendisine tanımlanan bölge dışında müşteri aramamak kayıt ve şartıyla
satış yapabilir’ ibaresine firmamız bugüne kadar kesinlikle uymuştur. 05.06.1999
tarihinde şirketimize ait 03 EH 935 plakalı vasıta Akşehir Şubemize çimento
götürmüştür. Yazıda söz konusu edilen Aydoğmuş Ticaret de Akşehir’deki şubemizden
çimento satın almıştır. Bu çimentonun bir kısmını Akşehir’e yakın köylerden birine
indirmiş, bir kısmını da deposuna götürdüğü tarafımızdan da tespit edilmiştir...” ifadesi
dikkat çekicidir. 1850
29. OYSA Niğde’nin bayilik sözleşmelerinin uygulanmasına dair belgeler:
1) OYSA Niğde bayisi …….., yapılan görüşmede, “OYSA Niğde Çimento
San.Tic.A.Ş.’nin bayisi olduğunu, bayilik sözleşmesi yaptıklarını ancak sözleşmenin
içeriğinin ne olduğu konusunda bilgilerinin olmadığını, hatta sözleşmelerinin yanlarında
olmadığını” ifade etmiştir.
2) OYSA Niğde eski bayisi ……………, “1999 yılında OYSA Niğde Çimento
bayiliğini bıraktım. Bayiliğim sırasında bölgem Ereğli idi. Bölgenin dışına mal satışı 1860
yasaktı. Cezası sözleşmede belirtilir. Ama sözleşme bize verilmez, orada kalır. Biz
gideriz, önümüze ne konursa imzalarız. Bölgeler arası satışı engellemek için çimento
torbalarının rengi değiştirilir... Yanlış hatırlamıyorsam 1998 yılında Antalya'da bir toplantı
yapıldı. ‘Rekabet uzmanları gelirse sakın bundan bahsetmeyin’ denildi. Aynı uygulamayı
Konya Çimento A.Ş.’de yapıyor... Konya da Niğde de (A.Ş.) farklı bölgelere satış
yapılırsa, o bölgenin fiyatını uygulayarak ceza uyguluyor (malın dağıtıldığı bölgenin
fiyatları). Eğer bölge ayrımı yapılmazsa; herkese aynı fiyat uygulanırsa bu bayiler için
daha iyi olur. Daha sağlıklı bir sistem olur…Bölge dışına satışın güvenle ilgisi yok. Peşin
para getiren herkese mal satılır. O yüzden güvenseniz de güvenmeseniz de bölge
dışından gelen şahsa mal satılır; peşin para veriyorsa…1998 yılında Antalya’da yapılan 1870
toplantıda OYSA Niğde Genel Müd.Yrd.Şefik Bey; ‘Rekabet Kurulu kuruldu, dikkatli olun’
dedi” şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
3) OYSA Niğde bayisi …………., “Ben Karaman’da satış yapıyorum. Karaman
dışına satış yapmam fabrikayla (OYSA Niğde) yaptığımız bayilik anlaşmasına aykırı olur.
Fabrika bize bayiliği verirken Karaman’da satış yapacaksın dedi, dışarıya satış
yapmıyoruz bu yüzden. Yaptığımız bayilik anlaşmasını fabrikada parafladık, orda kaldı;
bende bir örneği yok…1998 yılı sonlarında Antalya’da Oysa’nın yaptığı toplantıda bize
Rekabet Kurumu’ndan bahsetmişlerdi. Bizim isteğimiz tüm bayilere aynı fiyattan satılsın”
şeklinde bir ifadede bulunmuştur. 1880
1998 sonrası döneme ilişkin olarak yapılan TEDA bayilik sözleşmelerinde diğer
bir ilginç nokta, sözleşmelerin konusu bir bölgede tek elden dağıtım olmasına rağmen,
aynı bölgede birden fazla bayinin görevlendirilmesidir:
30. Set Ankara’nın hepsi 01.01.1998’de imzalanan tek elden dağıtım anlaşmalarında
bölge tanımları şu şekilde yapılmıştır:
- Yalçın İnşaat Yapı Malz. Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Sincan, Polatlı, Beypazarı.
- Cangül İnş. Malz. San. ve Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Polatlı, Beypazarı, Ayaş. 1890
- Yıldırımer A.Ş.; Ankara Merkez, Çubuk, Polatlı, Eskişehir.
- Evren Yapı Malz. İnş. Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Çubuk, Gölbaşı.
- Kandemir İnş. San. ve Tic. Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Gölbaşı.
- Söyler Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Çubuk.
- Pelenkoğlu Nak. San. ve Tic. Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Kızılcahamam, Çankırı,
Kastamonu.
02-06/51-24
38
Buna karşılık, Gözde İnşaat Malzemeleri Ltd.Şti. ile 01.01.1998’de imzalanmış
“Tek Elden Dağıtım Anlaşması”nda, bölge tanımının yapılmadığı tespit edilmiştir.
1900
İncelenen bayilik sözleşmeleri ve uygulamalarında, çok küçük bölgeler şeklinde
yapay pazar tanımları ile tek elden dağıtım bölgeleri belirlemek, sözleşmelerle tek elden
satın alma zorunluluğu getirilmesine rağmen sağlayıcı şirketin bilgisi dahilinde rakip
teşebbüslerin çimentosunu satmak gibi, Grup Muafiyeti Tebliğlerinin ruhu ile
bağdaşmayan pek çok uygulamaya rastlanmıştır. Bunlara da, ileride, taraflara ilişkin
değerlendirmelerde ayrıntılı olarak yer verilecektir.
Bütün bu hususlar, çimento sektöründe uygulanmakta olan dikey kısıtlamaların
amacına ve bunların gizlenmesine yönelik girişimlere dair düşüncelerimizi
desteklemektedir. 1910
G.2.5.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin
olarak yaptıkları temel iktisadi savunma, “fiyatların, malın gönderileceği bölgede hakim
durumda olan çimento fabrikasıyla rekabet edebilmek için sübvanse edilerek belirlendiği;
dolayısıyla buna yapılacak bir müdahalenin mevcut sistemle sağlanan rekabeti ortadan
kaldıracağı” şeklindedir.
Kurul, yukarıdaki savunmanın aksine, teşebbüslerin, maliyet ve fiyat yapıları izin 1920
vermesine rağmen, anlaşma ya da misillemeye uğrama korkusuna dayanan tek taraflı
şirket politikaları yüzünden rakip fabrikaların kurulduğu pazara girmediğini tespit etmiştir.
Ancak Ege Bölgesi Çimento kararında da belirtildiği gibi, “...iç talep açısından
bakıldığında arz fazlası olan bir sektörde pazarın teşebbüsler arasında coğrafi olarak
çok katı bir biçimde bölünmesi teorik olarak bile mümkün olmadığından, uygulama biraz
yumuşatılarak, en azından fabrikaların yakın çevresindeki yoğun talep bölgelerinin
münhasırlaştırılmasıyla birlikte, artan üretimin tampon bölgelerde, rekabete açık
bölgelerde ve gerekirde dış pazarda, teşebbüsler açısından en karlı olacak şekilde
değerlendirildiği görülmektedir. Uygulamayı mümkün kılan da, satış merkezleri itibariyle
uygulanan farklı fiyatlar ve satış ağı üzerindeki katı denetim mekanizmasıdır...Kaldı ki; 1930
ortak bölgelerde yaşanan rekabetin de sağlıklı bir rekabet olduğunu söylemek mümkün
değildir...” Dolayısıyla mevcut sistem, teşebbüslerin iddia ettiği gibi pazara rekabet
getirmemektedir.
Keza, Kurul, yaptığı incelemeler ve 06.04.2001 tarih ve 01-17/150-39 sayılı Belko
kararında20 da kullandığı “fiyatların nispeten rekabetçi pazarlarla kıyaslanması”
şeklindeki analiz yöntemi çerçevesinde, rakip teşebbüslerin karlı olduğu halde anlaşma
veya tek taraflı şirket politikasına bağlı olarak girmediği fabrika çevresinde, elde edilen
hakim durum veya pazar gücüne bağlı olarak yüksek-rekabetçi olmayan fiyat
uygulandığını tespit etmiş; bu gücün azaldığı ya da olmadığı pazarlardaki fiyatların ise, 1940
maliyetin altına düşmediğini saptamıştır21. Nitekim bu husus da Ege Bölgesi Çimento
kararında “Fabrikaların farklı fiyat uygulamasına ilişkin olarak yaptıkları savunmalarda,
her fabrikanın bir merkeze uygulayacağı fiyatını, diğer fabrikaların ve kendisinin oraya
olan uzaklığını gözönüne almak suretiyle tespit ettiği ve diğerine daha yakın olan yere
yapacağı satışlarını artırmak için ‘nakliyeyi sübvanse ettiği’ belirtilmiştir. Hatta nakliyenin
sübvanse edilmesi suretiyle diğerine daha yakın olan bölgelere satış yapma olanağının
20 23.12.2001 tarih ve 24619 sayılı Resmi Gazete.
21 Nitekim bu saptama çerçevesinde, çeşitli teşebbüslerin yıkıcı fiyat uygulamalarına maruz kaldığı iddiaları da kabul
edilmemiştir.
02-06/51-24
39
sağlandığı ve sistemin daha rekabetçi bir yapı gösterdiği ileri sürülmüştür. Ancak,
buradaki asıl sorun, çimentonun uzak yerlere satılması değil, fabrika merkezi ve yakın
çevresine, anlaşmayla sağlanan korumanın sonucu olarak pahalıya satılmasıdır”
şeklinde ifade edilmiştir. Dolayısıyla zaten rekabetçi olmayan fiyattan indirim yapıldığı da 1950
unutulmamalıdır.
Kaldı ki, fiyat politikalarının rekabetçi olduğunu düşünen teşebbüsler, bunu, 4054
sayılı Kanunu ihlal etmeyen yöntemlerle de (sübvanse edildiğini ileri sürdükleri fiyatları,
tüm bölgelere uygulamak gibi) sürdürebilirler.
İşte bu noktada, “sisteme yapılacak müdahalenin rekabeti ortadan kaldıracağı”
şeklindeki savunmanın, “teşebbüslerin lehlerine olan bu duruma neden itiraz ettiği”
sorusunu da gündeme getirdiği söylenmelidir. Bu soruya verilecek cevap, mevcut
uygulamaların iktisadi etkinliği ortadan kaldırıcı niteliğini daha da açıklayıcı olacaktır. Bu 1960
çerçevede öncelikle savunmalardan yapılacak çeşitli alıntılara yer verilmelidir:
Baştaş savunmasında, “Bir an için dağıtım ve fiyatlandırma sisteminin
değiştirilerek fabrika çıkışı tek bir fiyat belirlenmesi ihtimali düşünüldüğünde, bu halde
fabrikalar sadece kendi hinterlandlarında satış yapabilecek, daha uzak mesafelere yani
rakip fabrikaların hinterlandlarına gidemeyecek ve ellerindeki arz fazlasını
tüketemeyeceklerdir. Bilindiği gibi, çimento sektörünün yapısı gereği fabrikaların üretim
kapasitelerini kısmaları mümkün değildir. Bir fabrikanın kapanması ise, çalışmasından
daha maliyetlidir. Dolayısıyla bu tür bir sistem değişikliğinde fabrikanın üretim
kapasitesini kısmak suretiyle, arz fazlasını önleyebilmesi mümkün olmayacaktır. Bu 1970
durumda teşebbüslerin aralarında, Ege bölgesinde faaliyette bulunan Çimentocular ile
ilgili kararda olduğu gibi, ihracat karteline girmeleri veya damping gibi uygulamalara
yönelmeleri kaçınılmaz hale gelecektir” ifadesi yer almaktadır.
Çimsa savunmasında, “Renkli torba sistemi üretim kapasitesini kullanmak amacı
ile müşterinin (münhasır bayinin veya yeniden satıcının) satış pazarının bulunduğu yere
farklı fabrika çıkış fiyatı uygulaması yapılması zaruretinden kaynaklanmaktadır. Zira tek
ve standart bir fabrika çıkış fiyatı uygulandığında belli bir yarıçapın ötesine satış yapmak
imkansızdır. Bu durumda coğrafi satış pazarının sınırları daralarak üreticiler arası
rekabet daha da kısıtlanacak ve sınırlar daha belirgin hale gelecektir. Bu açıdan, malı 1980
uzak mesafeye nakledecek ve uzak pazarlarda pazarlayacak olan yeniden satıcıya
nakliye fiyatını telafi edecek şekilde, daha düşük bir çıkış fiyata satış yapmak
kaçınılmazdır. Burada amaç, üretim kapasitesinin kullanımını sağlamaktır. Kapasite
kullanılmadığı takdirde sabit maliyetler sebebi ile karlı bir faaliyette bulunulması
zorlaşacaktır...” ifadesi yer almaktadır.
BÇS savunmasında, “BÇS’nin TEDA anlaşmaları, potansiyel rekabet ile
şekillenen yakın hinterland içinde oluşan piyasa fiyatı ile üretim maliyeti arasındaki
farktan kaynaklanan kar marjı ile üretilen çimentonun azami kapasite kullanımı
sağlanarak birim maliyetinin düşürüleceği miktarlarda satılması için oluşturulan marj 1990
dahilinde azami uzaklığa kadar çevre bölgelere çimento satılabilmesi için
uygulanmaktadır. TEDA anlaşması imzalayan bayinin muafiyet rejimine uygun olarak
bölge dışına aktif satışta bulunmama yükümlülüğü vasıtasıyla, sübvanse edilerek
kapasite kullanım oranına bağlı olarak maliyeti daha da düşürülen çimentonun satılması
mümkün olmaktadır. Arzın artması ile fiyatların daha da düşmesi sonucu doğmakta,
ayrıca benzer ekonomik süreçlerin etkisi altındaki rakiplerin de kapasitelerine bağlı
olarak uzak bölgelere daha düşük fiyatla çimento sevk edebilmeleri mümkün olmaktadır.
Bu denge, potansiyel rekabetin önemini artırmakta, üretim kapasitelerindeki yükseklik ise
hem üretimi hem de uzak bölgelere yapılacak satışları vazgeçilmez kılmakta ve artan
02-06/51-24
40
kapasitelere bağlı olarak satış miktarlarını da artırmaktadır. Aynı ekonomik döngü tekrar 2000
etkisini göstermekte, gidilen uzak bölgeler bir başka üreticinin ana hinterlandı olduğu için
o bölgede ‘uzaklara taşıma fonunu oluşturacak piyasa fiyatı fırsatını’ baskı altına
almakta, sonuç olarak ekonominin tüm dinamiklerinin olumlu etkisi altında rekabet
şekillenmektedir. Yani uzak bölgelere çimento satma zorunluluğu, piyasa ekonomisinin
doğal bir zorunluluğu olduğu gibi, rekabet kuralları bakımından da bölgesel
hakimiyetlerin oluşmaması önünde doğal kontrol ve baskı süreçlerini oluşturmakta ve
potansiyel rekabet bakımından önem taşımaktadır...” ifadesi yer almaktadır.
Bu alıntılar çerçevesinde şunlar söylenebilir. Çimento sektöründe ortalama sabit
ve toplam maliyetlerin düşürülebilmesi için kapasite kullanım oranlarının artırılması 2010
gereklidir. Ancak üretim ve satış miktarının yani arzın artması, ekonominin temel
prensipleri çerçevesinde, genel olarak fiyatların da düşmesine yol açar. Bunu bir ölçüde
engelleyerek karlılığı azaltmamanın yolu ise; hakim durumda bulunulan veya pazar
gücüne sahip olunan pazarlar ile diğer piyasalar arasında fiyat farklılaştırması
yapılmasıdır. Mevcut sistem, yukarıda değinilen diğer amaçlar yanında, bu hedefe de
hizmet etmektedir. Bu durumu Ege Bölgesi Çimento kararında da saptayan Kurul’un
4054 sayılı Kanunu ihlal eden uygulamalara yapacağı müdahale, Baştaş’ın
savunmasında, “bilindiği gibi, çimento sektörünün yapısı gereği fabrikaların üretim
kapasitelerini kısmaları mümkün değildir. Bir fabrikanın kapanması ise, çalışmasından
daha maliyetlidir. Dolayısıyla bu tür bir sistem değişikliğinde fabrikanın üretim 2020
kapasitesini kısmak suretiyle, arz fazlasını önleyebilmesi mümkün olmayacaktır. Bu
durumda teşebbüslerin aralarında, Ege bölgesinde faaliyette bulunan Çimentocular ile
ilgili kararda olduğu gibi, ihracat karteline girmeleri veya damping gibi uygulamalara
yönelmeleri kaçınılmaz hale gelecektir” ifadesini kullanmasına yol açmıştır. Çimento
sektörünün yapısı gereği, kapasiteler kısılamayacağından, oluşacak arz fazlası, ya
Baştaş’ın ileri sürdüğü teşebbüsler arası anlaşmalara konu olacak ya da mevcut koşullar
çerçevesinde rekabetçi fiyat oluşumunu sağlayacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki
teşebbüsler arasındaki arz miktarının kontrolü ve benzeri anlaşmalar 4054 sayılı Kanun
ile yasaklanmıştır. Dolayısıyla ulaşılacak sonucun rekabetçi fiyat oluşumu olduğu
söylenebilir. Kaldı ki mevcut sistem, D.E. Waldman’ın 1988 tarihli makalesinde22 ayrıntılı 2030
biçimde ortaya koyduğu üzere, kapasitelerin kontrolsüz biçimde artışını teşvik edici
niteliktedir. Kurul kararı sonrasındaki beklenen gelişmeler arasında, iktisadi etkinlikten
uzaklaşmaya yol açan bu durumun sona ermesi de bulunmaktadır.
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin
olarak yaptıkları savunmalarını dayandırdıkları hukuki argümanlar ise aşağıdaki şekilde
özetlenebilir:
Teşebbüslere göre, “fiyatın diğer bölgelere göre düşük olduğu bir pazarda
satılacağı belirtilerek alınmış olan bir ürünün, daha yüksek fiyatların oluştuğu bir bölgede 2040
satılması, ilgili alıcıya haksız bir kazanç sağlayacaktır. Bu eylem, alıcılar arasında
“aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her
türlü suistimali” şeklinde tanımlanan bir haksız rekabet yaratacaktır. Üreticiyi hileye
düşürmek sonucu elde edilen ve nadir de olsa bazı hallerde, eğer unsurları varsa,
‘dolandırıcılık’ dahi sayılıp cezalandırılabilecek bu haksız kazancı hukukun koruması da
mümkün değildir. Hemen belirtmek gerekir ki, üretici teşebbüsler ile bayiler arasında iki
tür hukuki ilişki bulunmaktadır. Bunlardan ilki ve temel olanı, üretici ile bayi arasındaki
bayilik anlaşması-çerçeve anlaşmadır. 4054 sayılı Kanun’un alanına girebilecek olan da
bu sözleşmelerdir. İkincisi ise, bayi ile üretici arasında her sipariş ve teslimat ile tekrar
eden satım anlaşmalarıdır. Bu satım anlaşmaları, malın alındığı bölgeye sevk edilmesi, 2050
22 WALDMAN, D.E. (1988), “The inefficiencies of ‘unsuccessful’ price fixing agreements”, The Antitrust Bulletin, Spring
1988, s.67-93.
02-06/51-24
41
bedelinin üreticiye ödenmesi gibi hususlarda bayiyi borç altına sokmaktadır. Diğer bir
deyişle, üreticinin satım anlaşmasına konu mal üzerindeki hakkının ortadan kalkması
için, ilgili ürünün satış akdi uyarınca anlaşmaya varılan bölgeye sevk edilmesi, doğan
borcun ödenmesi gibi edimlerin ifası gerekmektedir. Bir bayinin mal bedelini üreticiye
ödememesi ile taahhüt ettiği bölgeye söz konusu malı sevk etmemesi arasında
doğurulan zarar ve sözleşmeye riayetsizlik açısından fark yoktur. Her ikisi de, akit
serbestisi içinde belirlenen biçimde cezai yaptırıma tabi tutulabilir. Bunun ise rekabet
kuralları açısından doğurduğu bir sakınca yoktur. Yukarıda ifade edilen hile sonucu
üretici tarafından haklı olarak iptal edilebilecek olan sözleşmenin, 4054 sayılı Kanuna
aykırı olacağı düşünülerek ayakta tutulması mümkün değildir. Kaldı ki, 4054 sayılı 2060
Kanuna aykırı olması nedeniyle satım sözleşmesi geçersiz olsa bile, üreticilerin, hileye
maruz kalmış olmaları nedeniyle, Borçlar Kanunu m.41 uyarınca haksız fiil
hükümlerinden yararlanmaları da mümkündür.”
Yukarıdaki savunmaların değerlendirilmesine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun ve bağlı mevzuatına ilişkin açıklayıcı bir bilgi verilmesi ile başlanabilir.
İlgili Yasa’da belirlenen temel prensiplerden biri, alıcılara, satın aldıkları malların yeniden
satımına ilişkin olarak bölgesel sınırlamalar getirilememesi; daha açık bir deyişle, satın
alınan malların istenilen yerde satılması suretiyle sağlanacak rekabetin
engellenememesidir. Ancak yasa koyucunun 4054 sayılı Yasa’nın 5’inci maddesinde 2070
verdiği yetkiye dayanarak, Kurul, ilgili maddede belirtilen şartların tamamının varlığı
halinde, bu kurala bireysel veya grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayabilir. Nitekim
Kurul, iktisat biliminden de yararlanılarak hazırlanan Avrupa Birliği uygulamalarını da göz
önünde bulundurup, konumuzla ilgili temel belge olarak kabul edilebilecek 1997/3 sayılı
“Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”ni yayımlamıştır. Bu
Tebliğin kurucu unsuru, sağlayacağı çeşitli etkilerle (“free rider”ın azaltılması vb.), nihai
tahlilde daha olumlu bir iktisadi sonuç oluşacağı için, münhasır bölgelerin varlığına izin
vermesidir. Bu izne getirilen temel sınırlama ise, tek elden dağıtıcı üzerine, anlaşmada
belirlenen bölge dışında anlaşma konusu mallarla ilgili olarak, müşteri aramama, şube
açmama ve dağıtım deposu kurmama, yükümlülüklerinden başka rekabet sınırlamaması 2080
yüklenememesidir. Tek elden dağıtıcı üzerine, “aktif satış” olarak tanımlanan bu kısıtların
getirilmesine izin verilirken, bunlar dışında kalan her türlü satış “pasif” olarak
değerlendirilmekte ve yapılacak engellemeler, 4054 sayılı Yasa’nın ihlali olarak kabul
edilmektedir. Dolayısıyla bir alıcı, diğer bölgelerden gelecek talepleri, bu bölgelerde,
müşteri aramamak, şube açmamak ve dağıtım deposu kurmamak koşuluyla dilediği gibi
karşılayabilir. Hemen belirtmek gerekir ki, tek elden dağıtım bölgeleri belirlenmemişse
(birden fazla yeniden satıcının bir pazarda görevlendirilmesi gibi), ilgili Tebliğ’in dayanak
noktasını oluşturan ve korunması gereken bir çıkar da kalmamış demektir. Dolayısıyla
böyle bir durumda, ilgili Tebliğ’in müsaade ettiği “aktif satışların engellenmesi”nin bile
imkanı bulunmamaktadır. 2090
Teşebbüsler arasındaki tüm hukuki ilişkiler, bayilik anlaşması, çerçeve anlaşma,
satım sözleşmesi gibi isimler taşıması farketmeksizin, yukarıda belirtilen ilkelere uygun
olmalıdır. Bu ilkelere aykırı sözleşmelerin, “hile, dolandıcılık, haksız fiil” gibi kavramlar
çerçevesinde 4054 sayılı Yasa kapsamı dışına çıkarılması kabul edilemez. Çünkü,
anılan Yasa’nın 4’üncü maddesinde, dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama etkisi doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşma ve uyumlu eylemler
bile hukuka aykırı kabul edilip yasaklanmıştır. Bundan farklı bir yorum, RKHK’yi ihlal
eden anlaşmalara, yatay veya dikey nitelik taşıması farketmeksizin, müdahale
edilememesi sonucunu doğurabilir. Örneğin “bir teşebbüsün, X malının tedarikini, 2100
‘alıcının, Y asgari fiyatından satış yapması’ şartına bağlaması”nın savunmalarda
belirtilen gerekçeler çerçevesinde kabulü, 4054 sayılı Yasayı ihlal eden “asgari satış
fiyatının tespiti”ne izin verilmesi anlamına gelmektedir.
02-06/51-24
42
Bu açıklamalar çerçevesinde, “bir bayinin mal bedelini üreticiye ödememesi ile
taahhüt ettiği bölgeye söz konusu malı sevk etmemesi arasında doğurulan zarar ve
sözleşmeye riayetsizlik açısından fark yoktur” şeklindeki savunmaya da cevap verilebilir.
Aradaki fark, ikinci durumda, yukarıda yapılan açıklamalarla ortaya konulduğu üzere,
rekabetin bozulması; dolayısıyla, RKHK’nin ihlal edilmesidir.
2110
G.2.6. YAPILACAK ANALİZLERE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR
Çimento homojen bir maldır ancak aşağıdaki belgelerde belirtilen etkenler tüketici
tercihleri üzerinde etkili olarak fiyat farklılıkları meydana getirmektedir:
1. OYSA Niğde bayisi ………’ın, “…Karaman’da Konya çimento da satılıyor ama
bizim fiyatımız biraz daha ucuzdur. Çünkü bizim çimentonun rengi biraz açıktı önceden.
Şimdi düzeldi ama kalite olarak düşük olduğu düşünülüyor, bu yüzden Konya
çimentodan biraz daha ucuza satıyoruz…” şeklinde bir ifadesi bulunmaktadır.
2120
2. Raportörler tarafından yöneltilen “Aynı tip çimentoda, üreticilere bağlı olarak kalite
farkı söz konusu mudur? Tüketicilerin tercihlerine bağlı olarak fiyat farklılıkları oluşabilir
mi?” sorusuna, YLOAÇ Pazarlama ve Satış Koordinatörü Kadir BÜYÜKKARA, “Hiçbir
çimento üreticisi belirlenmiş standartların altında üretim yapamaz; ancak bazı fabrikalar
hiçbir dalgalanma olmadan, bu asgari standartların üzerinde üretim yapmaktadır. Bu
tüketici tercihlerini etkileyen bir faktördür. Bilimsel olmamakla beraber çimentonun açık
ya da koyu renk olması da, özellikle kırsal kesimde tercihleri etkilemektedir. Bu
bölgelerde, hammaddesi nedeniyle daha koyu renk olan çimentolar tercih sebebidir.
Benzer şekilde, hemşehricilik de tüketici tercihlerini etkiler. Bu nedenle örneğin
Ankara’da, Baştaş ve Set en azından geçmiş senelerde daha çok tercih edilirdi. Keza, 2130
tüketicilerinize verdiğiniz hizmet ve bu sayede oluşan marka imajı da önemlidir. Örneğin,
Şirketimiz, 1999’da ‘Müşteri Teknik Hizmetler Servisi (Gezer Laboratuvar)’ kurmuştur. Bu
gezer laboratuvarla tüketicilerin teknik sorunlarına çözüm üretilmeye çalışılmaktadır. Bu
laboratuvar, müşteri talebinin Şirketimize yönelmesi ve böylece, bir dahaki siparişini bize
vermesi amacına yönelik bir pazarlama aracıdır. Ayrıca belediyeler, üniversiteler, kamu
kuruluşları ve sanayi ve ticaret odaları ile birlikte tüketicileri bilinçlendirmek için, çimento
ve beton yapımı, bakım ve kullanım koşullarını içeren seminerler düzenlenmektedir.
Bunlar, Şirketimizin pazara ve tüketicilere verdiği önem çerçevesinde, tüketicilerin
bilinçlendirilmesi ve bu sayede fabrikalarımız çimentosuna yönelik ilave bir talep
sağlanabilmesi için yapılan uygulamalardır. Bütün bunlar tüketici tercihlerinde ve 2140
dolayısıyla fiyat üzerinde etkilidir. Başka bir deyişle, aynı fiyat koşullarında bazı
üreticilerin çimentoları tercih konusu olmaktadır” cevabını vermiştir23.
3. Esçim Ticaret Müdürü Nafi Makaroç’un ajandasının 26.06.1999 tarihli sayfası:
“Çifteler (Cönger Ticaret)
1) Duranlar Tic. Bursa
2) Tuncer Tic. Bursa
3) Mustafa Kocayayla Bursa
Bant 750.000, 13.000, + KDV 2150
Şantiye 900.000, -
Çiftelerde tonda 500.000 TL/Ton fark olursa yine Eskişehiri tercih ediyorlar.”
23 Benzer cevaplar, Konya Çimento, OYSA Niğde, Çimsa Kayseri, BÇS, Set Ankara ve Baştaş’ta hazırlanan
tutanaklarda da yer almaktadır.
02-06/51-24
43
4. Set Afyon Pazarlama ve Satış 3 Yıllık Plan Sunumu-Kuvvetli ve Zayıf Yönler
Analizi’nde, “Ürün” başlığı altında, zayıf yönler olarak belirtilen hususlardan biri; “pazarda
koyu renkli çimento talep edilmesine rağmen üretilen çimento renginin açık olması”dır.
Yukarıdaki belgeler tüketicilerin bir dereceye kadar marka tercihinin olduğunu
ortaya koymaktadır; başka bir deyişle belli bir fiyat marjına kadar bazı üreticilerin ürünleri
tercih edilmektedir. Bu durum, aynı pazarda yer alan teşebbüsler arasında fiyat 2160
farklılıklarına neden olabilmektedir. Keza, nakliyeye ve dikey kısıtlamalara ilişkin
analizlerde değinildiği üzere, bu maliyetin hesaplanmasında pek çok faktör etkili olmakta
ve yaklaşık değerler bulunabilse bile kesin bir miktar söylemek imkanı bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle fiyat analizleri, nakliye dahil fiyatlar üzerinden değil, fabrikaların çıkış
fiyatları üzerinden ve fiyat artış tarihleri itibarıyla yapılacaktır. Bunun dışında, gerekli
görülen yerlerde diğer açıklamalara da yer verilecektir.
G.3. İÇ ANADOLU BÖLGESİ
G.3.1. BAŞTAŞ BAŞKENT ÇİMENTO SANAYİİ VE TİCARET A.Ş. 2170
G.3.1.1. Baştaş, BÇS, Set Ankara ve YL Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve Anlaşma
İçinde Oldukları İddiası
G.3.1.1.1. Delil ve Tespitler
Aşağıdaki belgeler, Ankara pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin birbirleri ile,
başta satış miktarlarına ilişkin bilgi değişimi konusunda olmak üzere, sürekli bir iletişim
içinde olduğunu göstermektedir: 2180
1. YLOAÇ’tan alınan, “1996 Objectivities Of Trade Coordinationship” başlıklı
belgede, “Rakiplerin stratejilerini takip etmek ve onlarla daha iyi ilişki kurarak çimentoyu
en iyi fiyatlardan satmayı denemek (Ankara Dışı: Oyak / Sabancı - Ankara: Set / Baştaş /
Bolu)” ifadesi yer almaktadır.
2. YLOAÇ Ticaret ve Hazır Beton Koordinatörü İlhami Yumak’ın, J.F.Sautin’e hitap
ettiği yazıda, “Yokluğumda, Kadir Büyükkara çimento, Selahattin Hacıalioğlu beton
satışlarına ilişkin ticari koordinasyon görevini üstlenecek…Fiyat artışları, pazarın
durumuna ve rakiplerle yapılan toplantılara bağlı olarak belirlenecek” ifadesi 2190
bulunmaktadır.
3. YLOAÇ Genel Koordinatörü Erdoğan Pekenç’in, YLOAÇ Pazarlama ve Satış
Koordinatörü Kadir Büyükkara’yı değerlendirdiği 1998 Yıllık Performans Görüşmesi
Formu’nda, “98 yılında rakipler ile yapılan toplantı hazırlıkları çok iyi bir örnek. Kadir bey
özellikle dış ilişkilerde işini iyi planlaması ve önceliklerini sonuç alacak şekilde
belirlemelidir” ve “Satış yöneticisi olarak ikna etme becerisini özellikle rakipler ile olan
görüşmelerde, müşteriler ile olan ilişkilerde başarılı olmuştur” ifadeleri yer almaktadır.
2200
4. YLOAÇ Çimento Pazarlama ve Satış Koordinatörlüğü 1998 Temmuz Raporu:
1) RAKİPLER ÇİMENTO SATIŞ (97-98) başlıklı sayfada, YL, Set, Baştaş ve Bolu
başlıkları altında, Ankara pazarında, Temmuz ayı ile ilk 7 aylık satış miktarlarına yer
verilmiştir.
02-06/51-24
44
2) Aynı sayfada, YLOAÇ, Ünye+Bolu, Afyon+Ankara, Kayseri+Niğde,
Ladik+Trabzon+Bartın, Konya+Baştaş ve Diğer başlıkları altında, İç Anadolu ve
Karadeniz bölgesindeki rakiplere ilişkin Temmuz ayı ile ilk yedi aya ilişkin satış
miktarlarına yer verilmiştir.
3) RAKİPLER ÇİMENTO SATIŞ (97-98) GERÇEK ANKARA başlıklı sayfada, YL, 2210
Set, Baştaş ve Bolu başlıkları altında, Ankara pazarındaki Temmuz ayı ile ilk 7 aylık
satış miktarlarına, Set ve Baştaş’ın Ankara dışı satışları hariç tutularak, yer verilmiştir.
4) ORTA ANADOLU 97-98 SATIŞ KARŞILAŞTIRMALARI başlıklı sayfada,
YLOAÇ ile Afyon, Ankara, Baştaş, Eskişehir, Konya, Niğde ve Çimsa Kayseri
fabrikalarının, 1997 –1998 ilk yedi aylık satış miktarlarına yer verilmiştir.
5) ORTA ANADOLU 97-98 SATIŞ KARŞILAŞTIRMALARI – BAŞTAŞ VE
ANKARA DIŞI SATIŞLARI HARİÇ başlıklı sayfada, YLOAÇ ile Afyon, Ankara, Baştaş,
Eskişehir, Konya, Niğde ve Çimsa Kayseri fabrikalarının, 1997 –1998 ilk yedi aylık satış
miktarlarına, Baştaş ve Set Ankara’nın Ankara dışı satışları hariç tutularak, yer
verilmiştir. 2220
Bu çalışmada belirtilen satış miktarlarının, ismi geçen teşebbüslerin satış
miktarlarını yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir.
5. 07.07.1999 tarihli “YLOAÇ 1999 İlk Yarı Yıl Değerlendirmesi”nin, RAKİPLER
ÇİMENTO SATIŞ (99-98) başlıklı sayfasında, YLOAÇ dışında, Ünye+Bolu,
Afyon+Ankara, Kayseri+Niğde, Ladik+Trabzon+Bartın, Konya+Baştaş ve Diğer alt
başlıkları altında, İç Anadolu ve Karadeniz bölgesindeki rakiplere ilişkin Haziran ayı ile ilk
altı aya ilişkin satış miktarlarına yer verilmiştir. Bu miktarların ilgili teşebbüslerin satış
rakamlarını yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir. 2230
6. YLOAÇ’tan alınan, rakip teşebbüslerden toplanan satış miktarlarının, TÇMB
verileriyle karşılaştırıldığı çalışmada şu ifadeler bulunmaktadır:
“1. Müstahsiller Birliği verileri ile bizim topladığımız veriler arasında
Bizim veriler Müst.Birliği Fark
İç Anadolu 5.543 5.662 119
1- Farklılık İç Anadolu’da Baştaş, Eskişehir satışlarındaki farklılık verilen bilgiden 2240
kaynaklanmaktadır.
Karadeniz bölgesinde bizim veriler ve Müstahsiller Birliği verileri
Bizim veriler Müst.Birliği Fark
Karadeniz 3.979 4.413 434
Bu sonuç tüketim hesaplamalarını oldukça değiştiriyor.
Tahminimizce farklılık Bolu’nun satışlarını bize düşük vermesinden
kaynaklanıyor. Ayrıca, Ünye’nin Çayeli terminalinin açılmasından sonra, bu terminalden 2250
yapılan satışlar gizlenmiş olabilir.
Bunun dışında, az da olsa Karçimsa satış rakamlarını gizlemiş olabilir.”
7. BÇS Ankara’dan BÇS’ye gönderilen günlük faaliyet raporlarında;
- 05.07.1999 tarihli raporda; “Ankara piyasasında çimento satış fiyatları ile ilgili
inceleme yapıldı, gerekli görüşmeler yapıldı”,
02-06/51-24
45
- 06.07.1999 tarihli raporda; “Çimento satışlarının azalması nedeni ile fiyat
araştırması yapıldı, Ankara piyasasında daha çok Bursa çimentonun varlığı
gözlendi. Diğer fabrikalar ve bayiler ile görüşmelere devam ediliyor” ve “Torbalı ve 2260
dökme çimento satışına devam edildi. Piyasa çimento fiyatları ile ilgili bilgi akışı
sağlandı”,
ifadeleri yer almaktadır.
8. Set Ankara’dan alınan “23-25 Haziran 1998 toplantıları notları” başlıklı belgede,
“5) BAŞTAŞ- Trası nereden alıyor (Yibitaş ile beraber) ileriye dönük olarak ne yapmak
istiyorlar. Yeni fırın yapacaklar mı?- Ziyaret edelim” ifadesi yer almaktadır.
9. Baştaş Genel Müdürü Lütfi Baş’ın masasında bulunan 30.09.1999 tarihli belgede, 2270
Baştaş, Set ve YB/LF başlıkları altında, Baştaş ve Set’in ilk 9 aylık, YL’ninse ilk 8 aylık
satış miktarları, “dökme-ambalajlı-toplam” ve “iç-dış” ayrımını içerecek şekilde yer
almaktadır. Keza, “Hazır Beton” başlığı altında, Baştaş, İstaş, Çelikler, Şerbetçi,
Özkardeşler (Baştaş’ın grubu olarak); Set, Evren, Erişsan (Set’in grubu olarak); Yibitaş
Lafarge, Birlik, Çelikler (Yibitaş Lafarge’ın grubu olarak) ve Bolu hazır beton tesislerinin
m3 cinsinden üretim miktarlarına ve bu tesislerin aldığı dökme tonajlarına yer verilmiştir.
Bütün bunların ardından da, Baştaş, Set, Lafarge ve Bolu başlıkları altında, 1997 ve
1998’in tamamına, 1999’un ise Ağustos ayına kadar olan dönemde, ilgili teşebbüslerin
aylık satış miktar verilerine dayanan bir grafik hazırlanmıştır. İlgili belgelerin üstüne,
Baştaş Genel Müdürü Lütfi BAŞ tarafından, Raportörlerin bilgisi dahilinde, açıklama 2280
olarak “Tahmini Satışlar” ve “Çimento Araştırmalarına Göre Fabrikaların Çimento ve
Hazır Beton Tahmini Satış ve Pazar Payları” şeklinde not düşülmüştür. Ancak, ilgili
teşebbüslerden Kurumumuza, bilgi isteme yazısına cevaben gönderilen satış miktarı
verilerinden, bunların gerçeği yansıttığı anlaşılmıştır. Başka bir deyişle, ilgili teşebbüsler
arasında satış miktarlarına ilişkin olarak aylık bir bilgi alışverişi (dolayısıyla aylık temaslar
da) gerçekleşmiş; 30.09.1999’da da taraflar biraraya gelip çok daha ayrıntılı bir analiz
yapmışlardır. Nitekim, 01.10.1999’da Baştaş ve Set Ankara, 02.10.1999’da ise YL
fiyatlarını artırmıştır24.
Yukarıdaki belgelerle gösterilen iletişimin en açık sonucu ise 16.12.1999’da 2290
ortaya çıkmıştır:
10. Baştaş Genel Müdürü Lütfi Baş’ın masasında bulunan 16.12.1999 tarihli not:
“16.12.99
* 23.000 1825.12.99 10+40
* 25.000 2526.12.99
HAZIR BETON
23.000 X 0.70 = 16.100.000
Ufuk bey 2300
Mehmet bey
545 Şener bey
45.8 $/Ton
Baştaş 23
Konya 21
24 Baştaş ve YL, bir ton PKÇ 32,5 torbalı çimentonun bant satış fiyatını, 21.500.000 TL.’den 22.000.000 TL.’ye; Set
Ankara, 17.500.000 TL.’den 18.500.000 TL.’ye çıkarmıştır.
25 Önce 21 yazılmış; daha sonra üstü çizilip 18 olarak düzeltilmiştir.
26 Önce 27 yazılmış; daha sonra üstü çizilip 25 olarak düzeltilmiştir.
02-06/51-24
46
Niğde 21
Kayseri 21 KÇ 32,5
Nevşehir 21 PKÇ 32,5
Samsun 20 2310
Ünye 20 18/B
Eskişehir 20/S
Bursa 21/YL + B
Adana 21
Çimsa 21
İzmir 21 1999 7.2 gerileme
İstanbul 23 1998 var.
Karçimsa BS 18
Bolu 14+2 17.12.99
Çorum 16+2 20.12. 2320
17+3 30.12.”
İlgili belgenin üstüne, Baştaş Genel Müdürü Lütfi BAŞ tarafından, Raportörlerin
bilgisi dahilinde, açıklama olarak “Tahmini Fiatlar” şeklinde not düşülmüştür. Buna karşın
ilgili belge açık bir anlaşmadır. Çünkü, “18/B”, 18.12.1999’da Baştaş’ın; “20/S”
20.12.1999’da Set Ankara’nın; 21/YL + B” ise, 21.12.1999’da YL Hasanoğlan ve
BÇS’nin fiyatlarını, 23.000.000 TL’ye çıkartacağı anlamına gelmektedir. Nitekim aynen
belgede belirlendiği üzere, Baştaş 18.12.1999’da, Set Ankara 20.12.1999’da, YL ve BÇS
ise 21.12.1999’da, sırasıyla 22.000.000, 17.500.000, 22.000.000 ve 17.500.000 TL. olan
bir ton PKÇ 32,5 torbalı çimentonun KDV hariç bant satış fiyatını 23.000.000 TL.’ye 2330
çıkarmıştır.
Anlaşmanın tek bir fiyat artışı ile sınırlı olmadığı “*25.000 (27’nin üstü çizilerek)
25.12.99” ifadesinden anlaşılmaktadır. 27.12.1999’da, Baştaş ve YL; 28.12.1999’da Set
Ankara; 29.12.1999’da ise BÇS, fiyatlarını 25.000.000 TL’ye çıkarmıştır.
Böylece yine ilgili belgede belirlendiği üzere, fiyatlar yaklaşık 45,8 $/Ton
seviyesine getirilmiştir. Bu düşüncelerimizi destekleyen diğer belgeler aşağıda yer
almaktadır:
2340
11. BÇS Ankara’dan BÇS’ye gönderilen günlük faaliyet raporlarında şu ifadeler yer
almaktadır:
- 22.12.1999 tarihli raporda; “Ankara piyasasındaki çimento satış ve şekilleri ile ilgili
fabrikalar da izlenimler yapıldı”,
- 23.12.1999 tarihli raporda; “Belirlenen zamlı çimento fiyatlarından sonra Ankara
piyasasındaki çimento satışı ile ilgili incelemede bulunuldu, detay bilgi iletişimi
sağlandı”,
- 24.12.1999 tarihli raporda; “Toplam 120 ton çimento satışı yapıldı. Satış ile ilgili
Ankara piyasasında incelemelerde bulunuldu. Bilgi iletişimi sağlandı”. 2350
12. Baştaş Genel Müdürü Lütfi Baş’ın ajandasının 24.01.2000 tarihli sayfasındaki not
aşağıdaki gibidir:
“*YB/LF Saat 10.00
*Çimtek
45 $ korunuyor her ay yarım $ zam yapıyoruz
PKÇ
KÇ”
02-06/51-24
47
2360
13. YLOAÇ’ın savunmasında, yukarıdaki ajanda notuna ilişkin olarak, “Lütfi Baş'ın
2000 yılı ajandasının 24 Ocak tarihli bölümünde yer alan, YLOAÇ ile görüşüleceğine
ilişkin kayıt, YLOAÇ Genel Koordinatörü Erdoğan Pekenç'in, BAŞTAŞ Genel
Koordinatörlüğü'ne atanan Fransız uyruklu Gilbert Alcazer'in 2000 yılı başında bu göreve
atanması nedeniyle yeni görevinde başarı dileklerini iletmek üzere gerçekleştirdiği
ziyarete ilişkin bir randevu olup, Gilbert Alcazer de 10 Şubat 2000 tarihinde nezaket
gereği buna karşılık vererek, YLOAÇ'ı ziyaret etmiştir…” ifadesi bulunmaktadır.
14. Baştaş’ın savunmasında ise, konuya ilişkin olarak, “…Oysa, yıllardır ilk kez böyle
bir ziyaret yapılmıştır. Bu ziyaretin de sebebi BAŞTAŞ'ta göreve başlayan Fransız 2370
Gilbert Alcazer'e 1999 Yılı sonlarında yapılan tanışma ziyaretine nezaketen karşılık
vermektir. Esasen 24.02.1999'da saat 10.00'da gerçekleştirilen bu ziyaret bir nezaket
ziyareti olmaktan öteye geçmemiş, bu nedenle çok kısa sürmüştür. Bundan da
anlaşılacağı gibi ziyaretin bunun dışında bir amacı bulunmamaktadır…” ifadesi yer
almaktadır.
Gerek Baştaş’ın gerekse de YL’nin varlığını kabul ettiği 24.01.2000 tarihli
buluşmada, 16.12.1999 tarihinde, 45,8 $ olarak belirlenen fiyatın da devamı teyit
edilmiştir.
2380
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerde yapılan yerinde incelemelerde bulunan
şu belgeler de, pazarda rekabetin bozulduğu sonucunu desteklemektedir:
15. Haziran 1998 Tarihli Lafarge Turkey Central Anatolia Strategy Review Extension
çalışması:
1) “Strategic Options New Assumptions” başlıklı sayfada, “YLOAÇ fiyat savaşı
tehdidine bağlı olarak Ankara pazarında yapay bir pazar payını sürdürebilmektedir”
ifadesi yer almaktadır.
2390
2) “Price Sensitivity in Ankara” başlıklı sayfada, “Ankara’daki 5 $/t’luk fiyat
ödülünün nedeni fiyat savaşı tehdidir. YLOAÇ’a rakiplerini fiyat savaşı ile tehdit etmesine
bağlı olarak Ankara’da pazar payı bırakılmıştır.” ifadesi yer almaktadır.
3) “Ankara Market Competitive Pressure from Outside Players” başlıklı sayfada,
“Fakat, bugün, Konya ve Bolu gibi aktörler pazara girebilir ve YLOAÇ’a bırakılan %23
pay üzerinde hak iddia edebilir” ifadesi yer almaktadır.
4) “Additional Strategic Options Incremental NPV – Price in Ankara: 35$/t” başlıklı
sayfada, “Ankara’da %23 pazar payı ile 35 $/t fiyatı koruyabilen seçenekler YLOAÇ’ın 2400
Konya ve Bolu’yu pazarın dışında tutabilme kapasitesine bağlıdır” ifadesi yer almaktadır.
5) “Conclusion” başlıklı sayfada, “İktisadi fiyattan yaklaşık 5 $/t daha yüksek olan
fiyat ödülünün korunabilmesi, Bolu, Konya gibi nakliye dahil maliyetleri Ankara’daki
oyunculara çok yakın olan dış oyuncuların davranışlarına bağlıdır. Bu dış oyuncuların
varlığında, %23 pazar payını ve 5 $/tonluk fiyat ödülünü koruyabilmek zordur” ifadesi yer
almaktadır.
16. YLOAÇ’tan alınan Corporate Value Associates Raporu’nda, “Ankara Pazarı:
Pazardaki liderlerin “rekabetçi şemsiye” oluşumları (Baştaş/Set arası fiyat/pazar payı 2410
değiş tokuşları) dolayısı ile YLOAÇ’ın Ankara’daki rekabetçi durumu, “fazlasıyla iyi
02-06/51-24
48
(abartılı)” görülmektedir (%23 reel pazar payına karşın %8 teorik pazar payı)...” ifadesi
bulunmaktadır.
17. YLOAÇ’ın savunmasında, “…CVA tarafından hazırlanan ve Önaraştırma
Raporunda atıf yapılan bu çalışmada, örneğin, Ankara pazarına gelecekte kapasite
arttırarak girebilecek ve çimento satışı yapacak iki fabrikanın bulunabileceği ve bu
durumun Ankara satışlarını etkileyebileceği belirtildikten sonra, özellikle Konya ve Bolu
fabrikalarının üretim maliyetlerinin daha düşük olması dolayısıyla Hasanoğlan
fabrikasının %23 pazar payını koruyamayacağı ifade edilmektedir. Bu durum CVA'in 2420
yaptığı pazar analizi sonucunda ortaya çıkmış olan iktisadi bir
değerlendirmedir…Bağımsız bir kuruluş tarafından hazırlanan bu pazar araştırmasının
YLOAÇ'ı bağlayıcı nitelikte olması ve bu çalışmada öngörülen senaryoların YLOAÇ'ın
eylemleri gibi değerlendirilmesi söz konusu olamaz…” denilmektedir. Bağımsız bir
kuruluşun hazırladığı iktisadi değerlendirmenin yukarıda değinilen sonuçları ortaya
koyması, Kurul’un Ankara pazarı hakkındaki görüşlerini destekler niteliktedir.
18. Set Group’tan alınan, Strategik Plan 1998–2002 çalışmasında, “Ankara
pazarında üç uluslararası grubun nihai tahlilde sürekli bir stabiliteyi sağlayacağı”
belirtilmektedir. 2430
19. Set Group’tan alınan 28 Mayıs 1999 tarihli Türkiye Sunumu’nun “Ankara” başlıklı
sayfasında, “Pazardaki oyuncular arasındaki iyi klinker anlaşmaları, iç pazardaki
sürdürülebilir stabiliteye katkı sağlayacak” ifadesi yer almaktadır. Bu stabilitenin varlığı,
aynı belgedeki “Ankara ve İstanbul bölgeleri, dışarıdan gelen sürekli tehditlere rağmen,
genellikle, satış miktarı ve fiyatlarını koruyabilmektedir” ifadesi ile de ortaya konmaktadır.
20. 07.10.1997 tarihli Esçim III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu’nda yer
alan Satış Müdürü Nafi MAKAROÇ’un, “Baştaş dışarıya fiyat kırarak giriyor. Ankara
bölgesi satışları için Set’le anlaşıyorlar...” şeklindeki sözleri analizleri destekleyici bir 2440
gözlemdir.
G.3.1.1.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
İlgili teşebbüslerin, yukarıda yer verilen delil ve tespitlere ilişkin olarak yaptığı
savunmalardan ilki, “pazarın şeffaf yapısından dolayı, rakiplerin fiyatlarının öğrenilebildiği
ya da doğru biçimde tahmin edilebildiğidir.”
Baştaş’a rakip teşebbüslerin, 16.12.1999 tarihli belgede yer alan fiyatlarını, anılan
tarihten sonra duyurdukları düşünüldüğünde (örneğin YL, 27.12.1999’dan itibaren 2450
uygulayacağı fiyatın deklarasyonunu, 24.12.1999’da yapmıştır), mükemmel biçimde
tahmin yapıldığı anlamına gelen ilgili savunmanın kabulü mümkün değildir.
İkinci savunma, “gerek 16.12.1999 tarihli belgede gerekse de diğer belgelerde
rekabetin bozulması amacına yönelik bir irade uyuşmasının bulunmadığı; oysa, bir
anlaşmadan söz edebilmek için taraflardan birinin irade beyanının, karşı tarafca, açıkça
veya zımnen kabul edilmesi gerektiği” şeklindedir.
Kurul, tüm modern rekabet otoritelerinin yaptığı gibi, “smoking gun” niteliğindeki
yukarıda değinilen belgeleri bir bütün olarak değerlendirmiş ve bu belgelerin 2460
doğruluğunu ortaya koyan bir analizle anlaşma sonucuna ulaşmıştır. Çünkü sonradan
Avrupa Komisyonu Rekabet Dairesi Kartel Birimi’nin başına geçecek J. Joshua’nın da
02-06/51-24
49
belirttiği gibi27 “gizli kartel anlaşmaları ticari sözleşmelere benzemez; uzlaşmalar nadiren
yazılı hale getirilir. Bir kanıt katılımcıların hepsinde bulunmaz. Dolayısıyla delilleri yok
etmekte en başarılı olanı ödüllendirmek yanlış olur...İhlalleri ve delilleri bütün olarak
değerlendirmek yerine parçalamak bir savunma taktiğidir.”
Üçüncü savunma, “fiyatların ilgili dönemde 45,8 $/ton seviyesine ulaşmadığı”
şeklindedir.
2470
Bu seviyeye ulaşıldığı, hatta aşıldığı, bizzat Baştaş’ın savunma eki olarak
gönderdiği 21-31.12.1999 tarihleri arasına ilişkin fatura dökümündeki 46,23 $/ton’luk
satışla ortadadır.
İlgili teşebbüsler son olarak, “16.12.1999 tarihli belgede, liste fiyatlarının yer
aldığını; oysa satışların genellikle daha düşük fiyatlardan yapıldığını” belirtmiştir.
Öncelikle, yukarıdaki fiyatların, bilgi isteme yazılarına cevaben Kurumumuza
gönderilen fiyat listelerine ve faturalara, yerinde incelemelerde bulunan belgelere (şirket
içi yazışmalar, alıcılara gönderilen faks mesajları gibi) ve teşebbüs yetkililerinin tutanağa 2480
geçen ifadelerine dayandığı söylenmelidir. Nitekim, ilgili teşebbüslerce de kabul edildiği
üzere, bu fiyatların uygulaması bulunmaktadır. Bunlardan farklılaşmaların ise, teşebbüs
yetkililerinin yine tutanağa geçen ifadelerinde de yer aldığı üzere, bağlantılı satış, fiyat
değişikliğinin ardından alıcılara belli bir dönem için eski fiyattan mal verilmesi gibi
nedenleri olabilmektedir. Kaldı ki, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde “her türlü
satım şartı”nın tespiti yasaklanmıştır. Dolayısıyla liste fiyatlarının, teşebbüslerce birlikte
belirlenmesi de anılan Kanun’un ihlali niteliğindedir. Nitekim liste fiyatlarının tespitine
ilişkin anlaşmaların bu piyasada önemli sonuçları da bulunmaktadır. Çünkü, sektörde
bağıtlanan uzun dönemli tedarik sözleşmelerinde, “alıcılara, rakiplerin deklare ettiği
fiyatlar üzerinden belli bir oranda indirim yapılacağı”na dair hükümler yer alabilmektedir. 2490
Bu tür hükümler, alıcıların, rekabetçi bir fiyat elde ettiklerini düşünmelerini sağlasa da;
teşebbüsler arasında liste fiyatlarına ilişkin bir anlaşma yapıldığında farklı bir sonuç
ortaya çıkacaktır. Çünkü böyle bir anlaşma, söz konusu olayda olduğu ve teşebbüslerce
de reddedilmediği üzere, ortalama satış fiyatlarının yükselmesini sağlamaktadır.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Baştaş, BÇS, Set Ankara ve YL
Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat tespiti konusunda
01.01.1998-15.12.1999 tarihleri arasında uyumlu eylem içinde oldukları iddiasını
ispatlamaya, fiyat hareketleri genellikle uyumlu olmadığından, yeterli delil bulunmadığı;
buna karşılık aynı teşebbüslerin 16.12.1999 tarihinden itibaren fiyat tespiti konusunda 2500
anlaşma içinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.1.2. Baştaş ile BÇS’nin Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Baştaş’ın 25 $/tona varan bir kar ile girebileceği Bolu bölgesine satışı
bulunmamaktadır. Ancak bu analizin, Baştaş ile BÇS’nin pazar paylaşımı konusunda
uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
2510
27 JOSHUA, J. (1999), “Cartels and Conspiracies: The Turning of The Tide?”, IBC Advanced EC Competition Law
Conference, Brussels, s.8.
02-06/51-24
50
G.3.1.3. Baştaş ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir:
1. Baştaş Genel Müdürü Lütfi Baş’ın masasında bulunan tarihsiz belgede,
“Eskişehir Çim. (Nafi Bey) Küpeliler Eskişehir içine ardiye ve inşaatlara torbalı çim. 2520
indiriyor” ifadeleri yer almaktadır.
2. 03.10.1997 tarihli Esçim I. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu’nda,
Genel Müdür Sadık AKALAN’ın, “Küpeli ile ESÇİM’in problemi kalktı. Biz diğer şehirlerde
bayi açmadık, onlarda Eskişehir’de bayi açmıyor. Centilmenlik ilişkisi yürüyor...”
şeklindeki sözleri tespit edilmiştir.
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde Baştaş’ın, Eskişehir’e satışı
bulunmamaktadır. Esçim ise, Ankara’ya hepsi torbalı olmak üzere 1998’de 4149 ton,
1999’da ise yalnızca Temmuz ayına kadar 821 ton çimento göndermiştir. Yapılan 2530
analizler, Baştaş ile Esçim’in birbirlerinin ana hinterlandlarına 26 $/tona varan karlarla
satış yapabileceğini göstermektedir. Ancak bu belge ve analizlerin, Baştaş ile Esçim’in
pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya
yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.1.4. Baştaş ile Set Afyon’un Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Baştaş’ın 25 $/tona varan bir kar ile girebileceği Afyon bölgesine satışı
bulunmamaktadır. Ancak bu analizin, Baştaş ile Set Afyon’un pazar paylaşımı 2540
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.1.5. Baştaş ile Set Ankara’nın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
YLOAÇ’tan alınan Corporate Value Associates Raporu’nda “Ankara Pazarı:
Pazardaki liderlerin “rekabetçi şemsiye” oluşumları (Baştaş/Set arası fiyat/pazar payı
değiş tokuşları) dolayısı ile YLOAÇ’ın Ankara’daki rekabetçi durumu, “fazlasıyla iyi
(abartılı)” görülmektedir (%23 reel pazar payına karşın %8 teorik pazar payı)...” ifadesi 2550
bulunmaktadır. Ancak bu belgenin, Baştaş ile Set Ankara’nın pazar paylaşımı
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.1.6. Baştaş ile YLOAÇ’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Baştaş’ın 26 $/tona varan bir kar ile girebileceği Yozgat ve Çorum bölgelerine
satışı bulunmamaktadır. Ancak bu analizin, Baştaş ile YLOAÇ’ın pazar paylaşımı
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı 2560
sonucuna ulaşılmıştır.
02-06/51-24
51
G.3.1.7. Baştaş’ın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
G.3.1.7.1. Delil ve Tespitler
2570
1. 09.08.1994’te, Yurtseven Ltd.Şti. adına Sefer YURTSEVEN, Özeroğlu Ticaret
adına Ali ÖZER, ŞEK-SAN Ltd.Şti., Ali ALTAN ve Aydın KESKİN tarafından imzalanmış
taahhütnamede, “09.08.1994 tarih itibarı ile BAŞTAŞ Çimento Fabrikasından alacağımız
çimentoyu Kırıkkale ve ilçelerine satacağımızı taahhüt eder Ankaraya veya Kırıkkale
dışına çıkmıyacağımıza söz veririz” ifadeleri yer almaktadır.
2. 09.08.1994’te, Yıldırımlar Ltd.Şti. tarafından imzalanmış taahhütnamede,
“Fabrikanızdan bant teslimi torbalı alacağım çimentoları Kırıkkale civarı ilçe ve
kasabalarında pazarlayacağımdan hiç bir surette Ankarada satmıyacağıma taahhüt
ederim” ifadeleri yer almaktadır. 2580
3. 23.03.1995’te, Özcan Ticaret adına M.K. ÖZCAN tarafından imzalanmış
taahhütnamede, “23.03.1995 tarihi itibariyle fabrikanızdan ÖZCAN TİCARET adına
alacağım Torbalı Çimentoyu Çankırı, Şabanözü, Çerkeş, Orta, Atkaracalar, Ilgaz,
Kurşunlu, Eldivan, Yapraklı, Eskipazar ve Tosya dışında başka il ve ilçelere
pazarlamayacağımı beyan ederim. Aksi takdirde tarafınıza verdiğim 8459876 nolu Halk
Bankası Şabanözü/ÇANKIRI şubesi çekinin, bölge dışına satılan çimento bedelinin iki
misli olarak doldurulup, tarafınızdan tahsil edileceğini kabul ederim” ifadeleri yer
almaktadır:
2590
4. Baştaş yetkilileri, Raportörler tarafından yöneltilen “Dağıtım sisteminiz nasıl?”
sorusunu, “Ankara, Çankırı, Kastamonu, Adapazarı, İstanbul (Anadolu), Kütahya ve
Bursa illerine çimento sevkıyatı yapıyoruz. İsteyen herkese satış yapıyoruz. Bayilik
sistemimiz yoktur. Fabrikamızdan mal satınalan kişi ticari faaliyetini sürdürdüğü bölgede
satış yapması gerekir. Dışarıya yani başka bir bölgeye satış yapmaması gerekir. Başka
bir bölgeye satan satıcıya oluşan fiyat farkını alırız, bir daha da mal vermeyiz. Satıcının
bu yaptığı hırsızlıktır. Çünkü biz taşıma maliyetini sübvanse ederek satıyoruz”; “Farklı
ambalaj uygulamanız bulunmakta mıdır?” sorusunu ise, “Evet farklı ambalaj uygulaması
yapmaktayız. Ankara için siyah şeritli torba, Ankara dışı içinse yeşil şeritli torba
kullanmaktayız. Hemen belirtmek gerekir ki, Polatlı, Beypazarı, Nallıhan gibi Ankara’nın 2600
uzak ilçelerine de oradaki piyasa koşulları gereği yeşil torba ile satış yapılmaktadır. Buna
karşılık, Kırıkkale iline, fabrikamıza yakınlığı sebebiyle siyah torba ile satış yapmaktayız.
Bu uygulamanın sebebi, düşük fiyatlı çimentonun yüksek fiyatlı bölgelerde satılmak
suretiyle elde edilecek haksız kazancın önlenmesidir. Farklı ambalaj sayesinde
çimentonun nerede satıldığını takip edebilmekteyiz. Eğer yeşil torbalı çimento Ankara
içinde satılırsa bayiler tarafından bize haber verilir. Malın boşaltıldığı yerdeki yetkililer ile
görüşür ve hangi araç tarafından boşaltıldığını tespit ederiz. Bilgisayar kayıtlarımızdan o
malın hangi araçla çıktığına bakıp sorumluyu buluruz. Bizim yıllardan beri çalıştığımız
bayilerimiz hiçbir zaman bu tür davranışlar içine girmez. Ancak zaman zaman onlar
vasıtasıyla bağlantı kuran alıcılar bu tür davranışlar içine girmektedir yani örneğin 2610
Çankırı için bağlantı yapıp malı Ankara’ya boşaltmaktadır. Fakat böyle çimento satışı
yılda 500 tonu bulmaz” şeklinde cevaplamıştır.
Belgelerin ardından, Baştaş’ın satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
Baştaş’ın standart sözleşmeler imzaladığı bayileri bulunmamaktadır. Buna
karşılık ilgili teşebbüs, kendilerinden teminat alınan az sayıda çimento satıcısı ile
ürününün dağıtımını yaptırmaktadır. Bu sistemdeki tek kural, çimentonun hangi bölge
için alındıysa o bölgeye götürülmesidir. Buna aykırı davrananlara ise, hiç mal
02-06/51-24
52
verilmemesine varan yaptırımlar uygulanmaktadır. Sistemin yaşatılabilmesi için gerekli 2620
temel kontrol ise, “farklı ambalaj” uygulaması ile sağlanmaktadır. Başka bir deyişle,
Baştaş, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte (kural);
bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol vasıtaları
kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de,
hiç mal verilmemesine varan yaptırımlar uygulamaktadır (yaptırım). Baştaş’ın satış
sisteminin, tek elden dağıtım bölgeleri belirlenmediği için 1997/3 sayılı Grup Muafiyeti
Tebliği’nden yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki, mevcut sistemde, alıcılar üzerine,
aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması
yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir
sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir. 2630
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Baştaş’ın satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Baştaş’ın en yüksek pazar payının Ankara’da
olduğu tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde uygulanan fiyat
sistemine bağlı olarak Baştaş’ın en yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar
marjına sahip olduğu bölge Ankara pazarıdır. Mevcut dikey kısıtlamalar, Baştaş’ın pazar
gücünün olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında fiyat
farklılaştırması yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten 2640
uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
Keza, rakip teşebbüslerle belli bir bölgedeki fiyat için yapılan anlaşmanın
uygulanabilmesi de, farklı fiyatlı bölgelerden bu bölgeye ürün gelmemesine bağlıdır. Bu
nedenle de, paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim, bir örnek
olarak, TÇMB üyesi olmayan Uzan grubuna ait Bartın fabrikasının bu bölgede
oluşturduğu fiyat seviyesinin, Ankara bölgesindeki anlaşma ile belirlenen fiyat seviyesini
tehlikeye düşürdüğü söylenebilir.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre 2650
gelebilecek rekabetin engellenmesidir.
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, Baştaş’ın
rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu
durum, “Baştaş’ın satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
G.3.1.7.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Baştaş’ın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı genel nitelikli 2660
savunmalar, "G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında
değerlendirilmiştir. İlgili teşebbüs, bunun dışında, “09.08.1994 tarihli taahhütnamelerin,
4054 sayılı Yasa’nın kabulünden önce hazırlandığından Baştaş aleyhine
kullanılamayacağını” ve “23.03.1995 tarihli taahhütnamenin uygulamasının terk
edildiğini” söylemiştir.
Her iki savunmaya da verilecek ortak cevap, bu belgelerin hazırlanmasına esas
teşkil eden satış sisteminin Baştaş tarafından halen kullanıldığının, bizzat anılan
teşebbüs yetkililerinin tutanakla saptanan ve yukarıda yer verilen ifadeleriyle ortada
olduğudur. 2670
02-06/51-24
53
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Baştaş’ın, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü
maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici uygulamalarda
bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.2. BOLU ÇİMENTO SANAYİİ A.Ş.
G.3.2.1. BÇS, Baştaş, Set Ankara ve YL Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve Anlaşma
İçinde Oldukları İddiası 2680
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.1.1.” bölümde yapılmıştır.
G.3.2.2. BÇS ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.1.2.” bölümde yapılmıştır.
G.3.2.3. BÇS ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası 2690
07.10.1997 tarihli Esçim III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu’nda,
Genel Müdür Sadık AKALAN’ın, “Bolu’nun müşterisini kapmamalıyız. Özellikle ucuz PÇ
satmak doğru değil...” şeklindeki sözleri tespit edilmiştir. Yapılan analizler, BÇS ile
Esçim’in 32 $/tona varan karlarla girebilecekleri birbirlerinin ana hinterlandlarına
satışlarının bulunmadığını göstermektedir. Ancak bu belge ve analizlerin, BÇS ile
Esçim’in pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını
ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.2.4. BÇS ile Set Ankara’nın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde 2700
Oldukları İddiası
Set Ankara’nın 30 $/tona varan bir kar ile girebileceği Bolu bölgesine satışı
bulunmamaktadır. Ancak bu analizin, BÇS ile Set Ankara’nın pazar paylaşımı
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.2.5. BÇS, Akçansa ve Nuh Çimento’nun Marmara Bölgesi PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası 2710
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5. Marmara Bölgesi” başlıklı bölümde
yapılmıştır.
G.3.2.6. BÇS’nin Bolu-Gerede Pazarında Aşırı Fiyat Uygulayarak Hakim Durumunu
Kötüye Kullanması İddiası
Hakim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin davalarda, önce ilgili pazarın
çizildiği, sonra çizilen pazarda hakim durumdaki bir teşebbüsün varlığının ortaya
konulduğu ve son olarak da, bu teşebbüsün, hakim durumunu kötüye kullanıp 2720
kullanmadığının tespit edildiği bilinmektedir. Bu sıra çerçevesinde, ilgili ürün pazarı,
çimento; ilgili coğrafi pazar ise, Bolu ve Gerede’dir (BÇS’nin, Düzce bölgesine satış
politikalarında, Bolu ve Gerede’den farklılık olduğu için bu bölge ihmal edilmiştir).
02-06/51-24
54
Gerek pazarın tanımlanmasında gerekse de tanımlanan pazarda BÇS’nin hakim
durumda olduğunun düşünülmesinde etkili olan belgeler şunlardır:
1997 yılında, BÇS’ce, International Finance Corporation için hazırlanan raporda,
“toplam 500.000 ton/yıl büyüklüğündeki Bolu-Düzce-Gerede pazarında BÇS’nin payının
% 80 (dolayısıyla 400.000 ton) olduğu” söylenmektedir. Keza, BÇS 1999 Yılı İş Programı 2730
ve Bütçesi’nde, 1999 yılı için planlanan Bolu-Düzce-Gerede pazar payı, 350.000 ton
satışla % 85’dir. Bu pazar payının, “Sektöre İlişkin Genel Bilgiler” bölümünde yapılan
analizlerle birlikte değerlendirildiğinde, hakim durumu ispatlamaya yeterli olduğu
düşünülmektedir. Nitekim, Şirketin IFC için hazırladığı metindeki, “rakip fabrikaların
giremediği hiçbir bölge yoktur. Dönem dönem rakip firmalar Bolu merkeze dahi
girebilmektedir. Ancak Bolu merkez diğer fabrikaların daha zor girebildikleri bir bölgedir”
ifadesi de analizlerimizi desteklemektedir.
Yukarıda bizzat BÇS verilerinin ortaya koyduğu pazar tanımı ve hakim durum,
soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin Kurumumuza gönderdiği satış miktarı verileri ile 2740
de desteklenmektedir. Gerçekten de, analizi yapılan 1998-1999 döneminde Bolu il
merkezine rakip fabrikaların satışı bulunmamaktadır.
Son olarak, BÇS’nin hakim durumda olduğu düşünülen Bolu-Gerede pazarında,
“aşırı fiyat” uygulamak suretiyle bu konumunu kötüye kullanıp kullanmadığı sorusunun
cevaplanması gereklidir. Yapılan incelemeler neticesinde, BÇS’nin hakim durumu ve
sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak, en yüksek fiyatla satış yaptığı
dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölgenin Bolu pazarı olduğu tespit
edilmiştir28.
2750
Ancak yukarıdaki belge ve analizlere rağmen, Kurul, herhangi bir doğal ya da
hukuki tekelin bulunmadığı çimento pazarında, BÇS’nin hakim durumda olduğu Bolu-
Gerede pazarında diğer bölgelere oranla daha yüksek fiyat uygulamasının, hakim
durumun kötüye kullanılması şeklinde değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
G.3.2.7. BÇS’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
G.3.2.7.1. Delil ve Tespitler
BÇS’nin dikey sözleşmeleri aşağıdadır: 2760
1. BÇS ile Kenan Salındırma arasında29, 10 Mart-31 Aralık 1997 tarihleri arasında
ambalajlı çimento satışına ilişkin olarak, 10.03.1997’de imzalanan anlaşmada aşağıdaki
maddeler dikkat çekicidir:
“6. Madde: Bayi satış ordinosu ve buna göre düzenlenen sevk irsaliyesinde
belirtilen yer dışına sevk yaptığı takdirde, bayinin bayiliği iptal edilecek ve 1.000.000.000
TL tutarındaki şirkete verdiği ceza çeki ceza olarak tahsil edilecektir. Pazarlama
Şefliğinin konu ile ilgili tespiti ve raporu esas kabul edilecek, bayinin savunması dikkate
alınmayacaktır. 2770
7.Madde: Bayinin şirketin uyguladığı bölgesel fiyatların altında bant teslimi veya
şantiye teslimi (ilgili bölge ile Bolu arasındaki fiili nakliye fiyatları dikkate alınarak
28 BÇS’nin öğütme tesisi ile faaliyet gösterdiği ve anlaşma ile rekabetin bozulduğunu yukarıda ortaya koyduğumuz
Ankara pazarındaki fiyat ortalaması, Bolu-Gerede pazarına göre, tesisin 4’üncü büyük oyuncu olarak sahip olduğu
pazar gücünün de etkisiyle az da olsa daha yüksektir. Ancak BÇS’nin Bolu’daki entegre tesisinden Bolu-Gerede’ye mal
sağlaması, daha düşük maliyete bağlı olarak bu pazardaki karlılığını daha yüksek kılmaktadır.
29 6 ve 7’nci maddelere karşılık gelen hükümlerin yer aldığı anlaşmalar, Doğa Ltd. Şti., Özaylar Ltd. Şti. ve Limit Ltd.Şti.
ile de imzalanmıştır.
02-06/51-24
55
hesaplanacaktır) çimento satan bayi tespit edildiğinde, bayi şirketin yapacağı bu tespite
itiraz edemeyecek ve kendisine bir defaya mahsus ilgili bölge fiyatıyla serbest satış fiyatı
arasındaki farkın 3 misli para cezası verilecektir. Tekerrüründe bayiliği iptal edilerek,
şirket nezdinde bulunan nakit teminatı ve ceza çeki tahsil edilerek irad kaydedilecektir.”
2. BÇS ile Sel-Ni Ltd.Şti. arasında, 10 Mart-31 Aralık 1997 tarihleri arasında
ambalajlı çimento satışına ilişkin olarak, 10.03.1997’de imzalanan anlaşmadaki, “...Bayi
satışlarının % 80’ini peşin olarak, % 20 sini ise vadeli olarak yapabilecektir...” ifadesi 2780
dikkat çekicidir30.
3. BÇS ile Albayrak Ltd.Şti. arasında31, 01 Ocak-31 Aralık 1997 tarihleri arasında
ambalajlı çimento satışına ilişkin olarak, 31.12.1996’da imzalanan anlaşmada, Kenan
Salındırma ile imzalanan bayilik anlaşmasının 6 ve 7’nci maddeleri, 7 ve 8’inci maddeler
olarak yer almaktadır. BÇS ile Albayrak Ltd.Şti. arasında bu anlaşmaya ek olarak
14.03.1997 tarihinde protokol imzalanmıştır. Protokoldeki şu ifadeler dikkat çekicidir:
“2- SÜRE VE UYGULAMA: İlgili bölgelerde çimento fiyatlarının istikrara
kavuşması yolunda şirketin yapacağı tespitler doğrultusunda, şirket bu uygulamaya 2790
istediği zaman son verebilecektir.
4- CEZAİ HÜKÜM: Bayinin yukarıda belirtilen bölgelere pazarlamak üzere aldığı
çimentoyu başka bir bölgeye sevkettiğinin şirket tarafından tespit edilmesi halinde;
Bayinin ilgili bölgeye sevkıyatı sağlamasına rağmen, çimento boşaltıldıktan sonra tekrar
başka bir araç bayi veya alıcı kişi tarafından farklı bir bölgeye nakledilmesi durumunda;
Bayinin, şirketin ilgili bölgelerde diğer fabrikalar ile rekabet edebilmek amacıyla
kendisine fiyatlarda sağladığı bu toleransı bir başka bayiye dolaylı olarak kullandırdığının
tespit edilmesi durumunda;
hiçbir savunma ve açıklamaya müsaade edilmeksizin Bayi’nin 1997 yılı bayilik
sözleşmesi (Protokol) tek taraflı iptal edilecek, her iki protokol düzenlenirken kendisinden 2800
teminat için alınan açık çekler tahsil edilecek, vadesi gelen gelmeyen tüm borçları şirket
nezdinde bulunan teminatlarından tahsil edilecek ve eğer varsa diğer teminatları da
şirket lehine irad kaydedilecektir.”
4. BÇS, 1998 yılından itibaren çoğunlukla “Tek Elden Satın Alma” ve “Tek Elden
Dağıtım” başlıklı tek tip sözleşmeler uygulamaya başlamıştır. 31.12.1997 tarihinde BÇS
ile Yurdakul Ltd.Şti. arasında 1 yıl süre ile geçerli olmak üzere akdedilen tek elden
dağıtım sözleşmesi incelenerek önemli hususlar ortaya konulabilir:
“1-SÖZLEŞMENİN KAPSAMI: 2810
İşbu sözleşme ile BÇS’nin ürettiği çimento ürünlerinin DAĞITICI tarafından
yalnızca BÇS’den satın alınarak kendisine ihdas edilmiş bölge içerisinde (yeniden
satıcılara ve müteahhit kullanıcılara) aktif olarak dağıtmasına ilişkin karşılıklı hak ve
yükümlülükler belirlenmiştir.
2-DAĞITICININ TEMEL YÜKÜMLÜLÜKLERİ:
A- Dağıtıcı aşağıda belirtilen yükümlülüklerinden herhangi birine riayet
etmemesi halinde hiçbir ihtar ve ihbarı gerektirmeden tüm sevkıyatların durdurulacağını
ve işbu sözleşmenin BÇS tarafından tek taraflı olarak fesh edileceğini, bu durumun
DAĞITICIYA hiçbir tazminat hakkı doğurmayacağını peşinen beyan ve kabul eder...
c) Sözleşme konusu ürünleri yalnızca BÇS tarafından tek dağıtıcı olarak 2820
yetkilendirildiği bölge hudutları dahilinde aktif olarak pazarlayacağını ve dağıtacağını ve
bu bölge dışında hiçbir surette bayi, depo, acente veya her ne nam ve ünvan altında
olursa olsun aktif ticaret faaliyetlerinde bulunmayacağını, müşteri aramayacağını ve
30 Kenan Salındırma ile imzalanan bayilik anlaşmasının 6 ve 7’nci maddeleri bu anlaşmada da yer almaktadır.
31 Tamamen aynı hükümlere sahip bir anlaşma, Yurdakul Ltd.Şti. ile de yapılmıştır.
02-06/51-24
56
muvazaa oluşturacak biçimde bu yükümlülüğüne başka fertlerle vesair biçimde ihlal
etmeyeceğini,…
B- Dağıtıcı sözleşme konusu ürünleri ÇANKIRI MERKEZ, ŞABANÖZÜ VE
ORTA ilçe sınırları içerisinde satabilecektir. Dağıtıcı her ne şekilde olursa olsun yukarıda
belirtilen sınırların dışına BÇS onay vermedikçe satış yapamaz...
5- CEZAİ ŞART:
A- DAĞITICI’nın sözleşme süresi içerisinde BÇS ile mutabakata varmadan 2830
yeniden satıcılığı bırakması veya işbu sözleşme hükümlerinden herhangi birine aykırı
hareket etmesi halinde 5.000.000.000 TL (beş milyarlık) cezai şartı bankalarca
uygulanan en yüksek kredi faizi ile birlikte hiçbir ihtara hacet kalmadan BÇS’ye nakden
ve defaten ödemeyi DAĞITICI kabul ve taahhüt etmiştir.
B- DAĞITICI, işbu taahhüdüne karşılık 5.000.000.000 TL. tutarında şahsi çekini
teminat olarak BÇS’ye vermiş olup, sözleşmeyi ihlali halinde, söz konusu teminatın BÇS
tarafından nakde çevrilip irad kaydedilmesine hiçbir itirazının olmayacağını kabul ve
taahhüt etmiştir.
C- İşbu sözleşme şartlarının DAĞITICI tarafından kısmen veya tamamen ihlal
edilmesi halinde BÇS tarafından DAĞITICI’nın tahsisi iptal edilecek ve işbu sözleşme 2840
fesh edilecektir. Bu durumda BÇS her türlü zarar ve ziyanının tazminini talep edebilir.
Tazminat cezai nakdiden takas ve mahsup edilemez.”
5. Görüldüğü üzere, BÇS 1998 yılından itibaren, Tek Elden Satın Alma ve Tek
Elden Dağıtım Anlaşmaları yapmaya başlamıştır. Ancak yerinde incelemeler sırasında,
bu anlaşmalardan farklı bayilik protokollerine de rastlanmıştır. Örnek olarak,
09.02.1999’da, BÇS ile Pelenkoğlu Ltd.Şti. arasında imzalanan protokol söylenebilir.
Protokolün 7’nci maddesindeki, “Bayi aldığı dökme çimentoyu Karabük bölgesi dışında
satamayacaktır. Doğabilecek anlaşmazlıklarda şirketin koyacağı usul ve prensipler
geçerli olacaktır” düzenlemesi dikkat çekicidir. 2850
6. 2000 yılı için imzalanan Tek Elden Dağıtım Anlaşmaları ise, 1998 yılı
anlaşmalarıyla büyük benzerlik gösterse de, aşağıdaki husus, önemli bir farklılık
arzetmektedir:
“...6- CEZAİ ŞART:
A- DAĞITICI’nın sözleşme süresi içerisinde BÇS ile mutabakata varmadan
yeniden satıcılığı bırakması veya işbu sözleşme hükümlerinden herhangi birine aykırı
hareket etmesi halinde 10.000.000.000 TL (on milyarlık) cezai şartı bankalarca
uygulanan en yüksek kredi faizi ile birlikte hiçbir ihtara hacet kalmadan BÇS’ye nakden 2860
ve defaten ödemeyi DAĞITICI kabul ve taahhüt etmiştir. Dağıtıcının kendi bölgeleri
dışında, diğer dağıtıcı ve satıcıların bölgesine çimento satışı yapması halinde; BÇS
dağıtıcıya 1.000.000.000 TL ile 5.000.000.000 TL arasında ceza uygulanacaktır. Tekrarı
halinde ise BÇS sözleşmeyi fesh edebilecektir. BÇS dağıtıcıya uyguladığı cezanın
yarısına kadar olan meblağı bölgesi bozulan satıcılara ödenmek üzere dağıtıcıdan tahsil
edebilecektir...”
Görüldüğü üzere, 1998 yılında akdedilen TEDA’lardan farklı olarak, tek elden
dağıtıcının kendi bölgesi dışına hiçbir suretle satış yapamamasını sağlamak üzere
yaptırımlar ağırlaştırılmış; bölgesine satış yapılan satıcılara da belli bir kısmı verilmek 2870
üzere para cezası getirilmiştir.
BÇS’de yapılan yerinde incelemede, TEDA başlıklı sözleşmelerin uygulanmasına
dair, birçok belge bulunmuştur:
02-06/51-24
57
7. 1) 15.06.1998’de, BÇS Ticaret Müdürü M. Ali ONSEKİZOĞLU’nun, Genel
Müdürlük makamına yazdığı yazıda, “17081 dosya nolu müşterimiz Muhammet
GÜMÜŞTAŞ TEDA bayisi olarak Bartın bölgesine almış olduğu çimentolar, Yeniçağa’da
Cami-Atik mahallesinde Kemal Battal’a ait inşaatta görülmüştür. Bu nedenle adı geçen
bayimize protokol gereği olarak 1.000.000.000 TL sı ceza verilmesini tensiplerinize arz 2880
ederim” denilmektedir.
2) 08.07.1998’de, benzer bir yazıda, “17081 dosya nolu müşterimiz Muhammet
GÜMÜŞTAŞ TEDA bayisi olarak Bartın bölgesine 26.06.1998 tarihinde 34 MPE 38
plakalı araçla almış olduğu çimentoyu, Karabük’e boşalttığı görülmüştür. Bu nedenle adı
geçen bayimize protokol gereği olarak 1.000.000.000 TL+KDV ceza verilmesini
tensiplerinize arz ederim” denilmektedir.
3) 25.11.1998’de, yeni Ticaret Müdürü Selim ÖZTÜRK’ün, Genel Müdürlük
makamına yazdığı yazıda, “17081 dosya müşterimiz GÜMÜŞTAŞ LTD.ŞTİ.nin 2890
24.11.1998 tarihinde Bartın bölgesi olarak 74 AT 747 plakalı araca yaptırmış olduğu 20
ton ambalajlı çimentoyu Çayırhan’da Fikri Güneş’e, yine aynı tarihte 67 AE 127 plakalı
araca yaptırmış olduğu 25 ton ambalajlı çimentoyu Hendek’te mukim Ali Bostancı’ya
sevk ettiği tespit edilmiştir. Bu nedenle adı geçen bayimize protokol gereği olarak bölgesi
dışına mal satmış olduğundan para cezası verilmesini, araba başına 1.000.000.000
TL+KDV olmak üzere toplam 2.000.000.000 TL+KDV ceza kesilebilmesini; Aynı
zamanda da bahse konu araçlara 60’şar gün satış yapılmamasını tensiplerinize arz
ederim” denilmektedir.
4) BÇS’nin bayilerinden Kısmet Cin’in, BÇS’ye gönderdiği bir ihbar yazısında, 2900
“Bolu Çimento Fabrikamızdan, 12.02.1999 günü Çaycuma Çimento Satışı yapılan,
Kaptan Ticaret’e ait 67 ZA 996 plakalı kamyon, Devrek ilçemiz sınırları dahilindeki,
Tabaklar (Gürçeşme) köyüne Bolu Çimento boşaltmıştır. Kaptan Ticaret’in çimento yüklü
kamyonu Devrek içinde yüklü olarak tespit edilmiş, pazarlama elemanımız tarafından
takip edilerek, çimentoyu boşaltırken Devrek’teki Nağme Color fotoğrafçısına bütün olayı
görüntüleyen fotoğraflar çektirilmiş, yazımız ekinde tarafınıza gönderilmektedir…”
denilmektedir. Bu şikayet üzerine, Ticaret Müdürü Selim ÖZTÜRK, 16.02.1999’da, Genel
Müdürlük makamına yazdığı yazıda, “17081 dosya nolu Bartın-Zonguldak bölgesi
bayimiz Muhammet GÜMÜŞTAŞ, 12.02.1999 tarihli ve 5485 irsaliye ile Çaycuma satışı
yapılan 67 ZA 996 plakalı aracının Devrek ilçesi sınırları içinde Tabaklar (Gürçeşme) 2910
köyüne çimentoyu boşalttığı, Devrek bölgesi bayimiz Kısmet CİN tarafından ilişikte
sunulan fotoğraf ve yazı ile tespit edilmiştir. Bu nedenle adı geçen bayimize protokol
gereği olarak 1.500.000.000 TL’sı+KDV ceza verilmesini, Devrek bölgesi bayimiz Kısmet
Cin şirketimizi bilgilendirdiği için kesilen cezanın 500.000.000 TL’sı hesabına alacak
kaydedilmesini tensiplerinize arz ederim” şeklinde talepte bulunmuştur. Nitekim, bu talep
üzerine, BÇS’den, Muhammet Gümüştaş’a, 16.02.1999’da gönderilen yazıda,
“12.02.1999 tarihinde Bartın bölgesi olarak 5485 irsaliye ile 25 ton satış yapılan 67 ZA
996 plakalı araç, bahse konu çimentoyu Devrek Tabaklar köyüne sevkedildiği tespit
edildiğinden, protokol gereği olarak 1.500.000.000 TL’sı+KDV ceza tahakkuk ettirilmiştir.
Bundan böyle bölgesi dışında çimento sevkıyatı yapıldığında, bayilik bağlantınız iptal 2920
edilerek, şirketinizde mevcut bağlantı teminatınız irad kaydedilecektir” denilmektedir.
5) Muhammet Gümüştaş’a, 16.03.1999’da da, 11.03.1999 tarihinde Bolu SSK
Hastanesi arkasındaki bir inşaatta yapılan incelemede Zonguldak bölgesine ait çimento
bulunduğu tespit edildiğinden 1.500.000.000 TL+KDV ceza tahakkuk ettirilmiştir. Ayrıca
BÇS’yi bilgilendirdiği için bu cezanın 500.000.000 TL’si Bolu bölgesi bayisi Abdullah
SEYMEN hesabına alacak kaydedilmiştir. Bu cezanın verilmesine esas teşkil eden
şikayet dilekçesi ve tutanak konumuz itibarıyla önemlidir. Abdullah Seymen,
02-06/51-24
58
11.03.1999’da gönderdiği dilekçede, “Bolu SSK Hastanesi arkasında, üzerinde
Zonguldak yazan çimentolar gördüğünü” söylemektedir. Bunun üzerine, BÇS’nin 2930
Pazarlama Şefi Nazım ULUSOY tarafından hazırlanan tutanak, “Bolu bayimiz Abdullah
Seymen’in dilekçesine istinaden, adı geçen bayimiz ile SSK hastanesi arkasındaki bir
inşaata gidildi. İnşaatta üzerinde ZONGULDAK yazan çimento torbaları tespit edildi.
2/1999 tarihli çimento torbalarının tespit edilmesi neticesinde işbu tutanak tutulmuştur.
11.03.1999” şeklindedir.
6) Muhammet Gümüştaş’a, benzer içerikli bir başka yazı, 24.03.1999 tarihinde
gönderilmiştir. Yazıda, “Teda bayilik sözleşmeniz gereği Zonguldak-Çaycuma-Bartın
olmak üzere belirli bir bölgeye çimento satışı yapmanız gerekmektedir. Özellikle Mart
ayında sık sık sözlü uyarılarımıza rağmen Devrek bölgesine, Özdemir Ticaret’e 2940
17.03.1999 günü 67 NS 738, 67 NP 924 plaka nolu araçlar ile, Gökçebey’de İnan Tic.e
14 ER 789 plakalı araç ile 17.03.1999 günü, Karacalar Tic.e ait 67 ZA 525 plakalı araçla
Devrek-Çolakpehlivan köyüne sevkıyat yaptığınız tespit edilmiştir. Yapılan sözleşme
gereği beher araç için şirketinize ceza uygulamamız gerekmektedir. Anlaşılan odur ki,
daha önce de para cezası verilmesine rağmen bu yanlış uygulamaya devam ettiğiniz
görülmektedir. Para cezaları saklı kalmak üzere şirketinizi son kez uyardığımızı bildirir,
bu araçlara Çaycuma satışının 1999 yılı boyunca bundan böyle yapılmayacağını bildirir,
tekerrüründe bayiliğinizin iptal edilip, bağlantı teminatınızın şirketimiz hesabına irad
kaydedileceğini bildiririz” denilmektedir.
2950
7) Muhammet Gümüştaş hakkında bir başka şikayet, 17.05.1999 tarihinde, BÇS
İstanbul bölgesi bayisi Doğa Ltd.Şti. tarafından yapılmıştır. BÇS Genel Müdürlüğü’ne
gönderilen şikayet dilekçesinde “Firmamızca yapılan piyasa takibinde 67 NS 738 plakalı
aracın, Özdemir İnş. Sultanbeyli adresine çimento boşalttığı; bu aracın diğer bir başka
bölge için çimento aldığı ve İstanbul bölgesine kaçak olarak getirdiği ve bu tip olayların
düzenli olarak yapıldığı tarafımızdan tespit edilmiştir” denilmektedir. Nitekim gerek bu
şikayetin gerekse de Gökçebey bölgesi bayisi Kısmet Cin ve Gerede bölgesi bayisi İmat
Ltd.Şti.’nin şikayetleri neticesinde, Muhammet Gümüştaş’a, bölgesi haricinde çimento
sevkıyatı yaptığı için, 18.05.1999’da, 4.500.000.000 TL+KDV ceza faturası kesilmiştir.
2960
8) Muhammet Gümüştaş ise, BÇS’ye iki kez şikayet dilekçesi göndermiştir.
11.03.1999 tarihli dilekçede, “bölgemize ait olan Çaycuma bölgesine Devrek bölge
bayisinin defalarca çimentosu satılmaktadır. Şifaen söylememize rağmen yine devam
etmektedir. Yapılan tespit sonucu İstasyon Caddesindeki inşaaatlarda çimentosu tespit
edilmiş olup, tarafınıza bildirilmektedir” yazmaktadır. 22.03.1999 tarihli yazısında ise,
“bölgemiz olan Zonguldak bölgesine Karaman ve Beycuma’ya gelen Devrek bayilerine
ait çimentoların Zonguldak merkezine ve Kozlu bölgesindeki inşaatlara boşaldığı
tarafımızdan tespit edilmiş olup durumu bilgilerinize arz ederim” denilmektedir.
9) Bu noktada, Muhammet Gümüştaş’ın bayilik yaptığı Bartın-Zonguldak 2970
bölgesinin özelliğini ortaya koyan aşağıdaki iki belgeye, açıklamaları ileride yapılmak
üzere değinmek yerinde olacaktır:
a) “Bolu Çimento Sanayii A.Ş.’nin Tüketiciyi Koruma ve Rekabetin Korunması
Hakkındaki Kanunlar İle İlgili Görüş ve Düşünceleri” başlıklı yazıda, “…bazı Çimento
gruplarının (örneğin; Uzanlar) Çimento sektörünün yanında daha öne çıkartmaya
çalıştıkları bankacılık sektörüne kaynak sağlamak üzere maliyet fiyatlarına çimento
satmaları BÇS’nin ve diğer fabrikaların bu ortak hinterlandda çimento satışlarında
sıkıntılar yaratmaktadır. Bu tip yerlerde tüketiciyi ve rekabeti koruma kanunları yönünden
problemler çıkabileceği düşünülmektedir. Ayrıca BÇS, Bolu’dan uzaklaştıkça yukarıdaki 2980
nedenlerle fiyatlarında nakliye fiyat farklarını karşılamaktadır. Bu durumda da tabi olarak
02-06/51-24
59
örneğin bant çıkışı fiyatlar bazında Bolu, Düzce, Gerede fiyatları en yüksek, Kastamonu
fiyatları ise en düşük fiyatlar olmaktadır. Bu da tüketiciyi koruma kanunu açısından
sakınca yaratabilir düşüncesindeyiz” denilmektedir.
b) Raportörler tarafından yöneltilen “Bartın bölgesi fiyatlarınızın genellikle diğer
bölge fiyatlarınızdan daha düşük olması neden kaynaklanmaktadır?” sorusuna, BÇS
Genel Müdürü İsmail ERKOVAN ve Genel Müdür Yardımcısı Memiş VANLI, “Bu bölgede
faaliyet gösteren ana fabrika, ABD Doları üzerinden fiyat belirlemektedir. Bu nedenle
geçtiğimiz senelerde ilgili bölge fiyatları çok düşük kalmıştır” cevabını vermiştir. 2990
8. 1) BÇS, aynı gerekçelerle başka bayilerine de ceza uygulamıştır. Örneğin, BÇS
bayilerinden, Semercioğlu Nak.Tic.Ltd.Şti.’nin 30.04.1999’daki ihbar yazısında, “Sayın
şirketinizin Alaplı-Ereğli bölgeleri bayisiyim. 29.04.1999 tarihinde Ereğli’ye Devrek bölge
bayisi olan Kısmet Cin’e ait olan satışla 67 EY 115 plakalı araba ile 25 ton çimento
yıkılmıştır. Görgü şahidine ait tutanak ekte sunulmuştur. Gerekli işlemin yapılmasını emir
ve müsaadelerinize arz ederim” denilmektedir. Bu ihbar üzerine, BÇS’den,
04.05.1999’da, Kısmet Cin’e 1.500.000.000 TL+KDV ceza verildiğine dair yazı
gönderilmiş; yazıda ayrıca, “Teda bayilik sözleşmesi gereği Devrek-Beycuma bölgesine
satış yapılması gerektiği; bundan böyle satışların bölge dışında yapılmamasına titizlik 3000
gösterilmesi” istenmiştir. Kısmet Cin, bu ceza üzerine, 05.05.1999’da BÇS’ye gönderdiği
yazıda, “sevkedilen malzemenin, Bolu’dan doğrudan Karadeniz Ereğli’ye sevk
edilmediğini; ekteki 29.04.1999 tarih, 2962 nolu sevk irsaliyesi ile, Beycuma’dan
satıcının kendi deposundan yükleyip Karadeniz Ereğli’ye naklettiğini; firma olarak Bolu
Çimento Fabrikası’ndan yapılan sevkıyatlardan sorumlu olmaları gerektiğini; satıcıların
kendi deposuna indirdiği çimentoyu sattığı yeri devamlı kontrol etmelerinin mümkün
olmadığını” belirtmiştir. Bu yazıya, 18.05.1999’da, BÇS ‘den verilen “29.04.1999 günü 67
EY 115 plaka nolu aracın fabrikamızdan ayrılış saati 10.25 olarak kayıtlarımızda
mevcuttur. Söz konusu araç 15.00’de Beycuma için almış olduğu çimentoyu
Kdz.Ereğli’ye fabrikamızdan almış olduğu gibi 25 ton olarak boşaltmıştır. Söz konusu 3010
edilen çimentonun Karaman’da bulunan depoya yıkıldığı, oradan da Ereğli’ye
götürüldüğü savı uygun değildir. Kaldı ki, o şekilde bile çimentonun taşınması şirketinizi
bağlı kılacaktır...Sonuç olarak kesilen cezanın iptal edilmesi mümkün değildir.
Ödenmesini ve bu tip sevkıyatların engellenmesini önemle rica ederiz” şeklindeki cevap
ilginçtir.
2) Kısmet Cin’e, benzer içerikte bir yazı 30.07.1999 tarihinde de gönderilmiştir.
9. BÇS’nin, bölge haricinde çimento sevkıyatı yapıldığı için, ceza kestiği bir diğer
örnek, 22.07.1999 tarihinde İmat Ltd.Şti.’ne verilen cezadır. Bolu bölgesi bayisi Abdullah 3020
Seymen’in 19.07.1999’daki ihbarı üzerine, BÇS Satış Memuru Erol Usta, 19.07.1999’da
tutanak hazırlamıştır. Bu tutanakta; “Bolu bayimiz Abdullah Seymen’in ihbarını
değerlendirmek üzere ben satıştan Erol Usta ve bayimiz Abdullah Seymen’le birlikte
Gerede’nin Macarlar köyünde bulunan inşaatta yerinde tespit yapılmıştır. Tespitimizde
çimentonun Çerkeş çimentosu olduğu (üzerinde yazılı kısaltmadan anlaşılmıştır) ve
buranın Bolu il sınırları içinde olduğu tespit edilmiştir. Tarafımızdan sayımı yapılmış
takribi 240 torbadır” yazmaktadır. Bunun üzerine, BÇS Ticaret Müdürü Selim Öztürk,
20.07.1999’da, İmat Ltd.Şti.’ne 1.500.000.000 TL+KDV ceza verilmesini, Abdullah
Seymen hesabına da şirketi bilgilendirdiği için 500.000.000 TL alacak kaydedilmesini
talep etmiştir. Nitekim, 22.07.1999’da, İmat Ltd.Ş, Çerkeş bölgesine ait çimentoları 3030
Gerede ilçesine bağlı Macarlar köyüne boşalttığı için, protokol gereği olarak
1.500.000.000 TL+KDV ceza faturası kesilmiş ardından da geri alınmıştır. Bunun sebebi,
14 KD 108 plakalı aracın, önce Çerkeş satışı yüklemesi, ardından kapı çıkış pusulasını
Gerede için değiştirmesidir. Bu değişikliğe istinaden ceza geri alınmıştır.
02-06/51-24
60
10. 1) Benzer gerekçelerle ceza yazılan bir diğer bayi, BÇS’nin Gebze-Gölcük-
Yalova-Karamürsel bayisi Albayrak Ltd.Şti.dir. BÇS tarafından, bu şirkete, 02.02.1999’da
gönderilen yazıda, 07.01.1999 tarihinde, İstanbul bölgesi olarak satışı yapılan bir araç
çimentonun, Bolu’daki Filiz Gıda San. A.Ş.ye yıkıldığı tespit edildiğinden 1.500.000.000
TL+KDV ceza tahakkuk ettirildiği belirtilmektedir. İhbarı yapan Bolu bölgesi bayisi 3040
Abdullah Seymen hesabına da 500.000.000 TL alacak kaydedilmiştir.
2) Aynı şirkete, 02.08.1999’da, BÇS tarafından, 14 ET 074 plakalı araç
Tuzla/Bayramoğlu mevkiinde görüldüğünden, bölge haricinde satış yapılmamasına
ilişkin olarak uyarıda bulunulmuştur.
3) 05.08.1999’da ise, 04.08.1999 tarihinde Bolu Kültür mahallesinde bulunan
Tabakoğlu inşaatta yapılan tetkikte Gebze çimentosu olduğu tespit edildiğinden ceza
verilmiştir. Albayrak Ltd.Şti.nin, bu son cezaya, 27.08.1999’da yaptığı “28.07.1999
tarihinde 14 ED 889 plakalı aracımızdaki 16 tonluk GEBZE satışının BOLU’ya yıkıldığını 3050
05.08.1999 tarihli yazınızdan öğrendik. Şirketimiz malzeme satış elemanı Yusuf Çidem
tarafından araç şoförüne, fabrikada yapılmış olup alınmayan Gebze satışını, Bolu satışı
olarak, satışta değiştirilip Bolu Kültür Mahallesinde bulunan müşterimiz Tabakoğlu
İnşaata boşaltması söylenmiş, araba boşaltılmış ve araç orada kalmış, şoför de işten
ayrılmış olduğundan arabada bulunan çimento kapı fişi gelmemiştir. Dolayısı ile satışın
değişmediği bilinmemiş; ancak BÇS yetkililerinden durum öğrenilmiştir...Bu olay
yanlışlıkla olduğundan ve şirketimizin bilerek bu işi yapmadığından dolayı 3495 nolu
ceza faturasının iptal edilmesi için gereğini emir ve müsadelerinize arz ederiz” şeklindeki
itiraz, BÇS’nin satış uygulamalarında kapı çıkış fişinin (pusulasının) önemini ortaya
koyması bakımından ilginçtir. Albayrak Ltd.Şti.’nin bu itirazına rağmen, BÇS’den 3060
02.09.1999’da gönderilen yazıda, cezanın affedilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
11. BÇS’nin benzer bir cezayı uygulamasının diğer bir örneği, Devrek bölgesi bayisi
İbrahim Saraç’a ait 67 NR 850 plakalı aracın, 02.06.1999 tarihinde Mengen ilçesi Aktepe
köyü Şıhlar Mahallesine, bölgesi haricinde çimento boşalttığı için 10.06.1999’da verilen
1.500.000.000 TL+KDV cezadır. BÇS’yi bilgilendirdiği için, Gerede bölgesi bayisi İmat
Ltd.Şti. hesabına, 500 milyon TL., alacak olarak kaydedilmiştir.
12. Bir diğer örnek, BÇS Akçakoca bölge bayisi Nasuhoğlu Tic.’e ilişkindir. Bu
şirkete, BÇS’den 06.10.1999’da gönderilen yazıda, “(Üçler Nakl.Ltd.Şti.nin ihbarı 3070
üzerine) 01.10.1999 tarihinde fabrikamızdan Akçakoca satışı yükleyen 14 DV 475
plakalı araç 02.10.1999 tarihinde Alaplı’da Balcılar inşaatta, 14 DT 717 plakalı araç ise
aynı tarihte Kdz. Ereğli’de Balcılar inşaatta çimentoyu boşalttıkları saptanmıştır.
Firmanızla iş ilişkilerimizin bugüne dek iyi olması ve bu şekilde bir olayın ilk defa
görülmesi nedeniyle tarafınıza cezai müeyyide uygulanmamıştır. Ancak tekrarı
durumunda bu olay da göz önünde bulundurularak, protokolde bulunan ilgili madde
gereği her bir araç için 1.500.000.000 TL+KDV ceza kesilecektir” denilmektedir.
13. 1) Başka bir örnek, H.Hüseyin ERTOZAN’a verilen cezalardır. 17.08.1998’de
M.Ali ONSEKİZOĞLU’nun “Genel Müdürlük Makamına” yazdığı yazıda “17021 dosya 3080
no’lu müşterimiz H.Hüseyin ERTOZAN’ın Çaycuma bölgesine almış olduğu çimentolar
BOLU’da Beypiliç’e ait inşaatta ve Akay İnş. (Üniversite binaları) ta görülmüştür. Bu
nedenle adı geçen bayimize protokol gereği olarak 1.000.000.000 TL+KDV ceza
verilmesini tensiplerinize arz ederim” denilmektedir.
2) Aynı şahsa, 21.09.1998 tarihinde, Selim ÖZTÜRK’ün, “17021 dosya
müşterimiz H.Hüseyin ERTOZAN 17.09.1998 tarihinde Çaycuma bölgesi olarak 78 AD
02-06/51-24
61
336 plakalı araca yaptırmış olduğu 15 ton ambalajlı çimentoyu Eskipazar Lisesi’ne sevk
ettiği tespit edilmiştir. Bu nedenle adı geçen bayimize protokol gereği olarak
1.000.000.000 TL+KDV ceza verilmesini tensiplerinize arz ederim” şeklindeki yazısı 3090
uyarınca yine ceza verilmiştir.
14. BÇS Ankara Tesisi bayilerine de benzer cezalar uygulanmıştır. 24.08.1998’de, M.
Ali ONSEKİZOĞLU’nun, Genel Müdürlük makamına yazdığı yazıda, “17037 dosya
müşterimiz LİMİT İNŞ.SAN. ve TİC.LTD.ŞTİ. Beypazarı bölgesine 24.08.1998 tarihinde
yaptırmış olduğu aşağıda plakası yazılı 06 YUE 85 araca ait çimentoları İvedik
Cd.No:614 Yahyalar/ANKARA adresine sevk ettiği tespit edilmiştir. Bu nedenle adı
geçen bayimize protokol gereği olarak 1.000.000.000 TL+KDV ceza verilmesini
tensiplerinize arz ederim” ifadeleri yer almaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, yukarıdaki
ceza, Selim ÖZTÜRK’ün 14.09.1998 tarihli “Ankara Bölgesi bayimiz LİMİT İNŞ.SAN. ve 3100
TİC.LTD.ŞTİ.ne 24.08.1998 tarihinde 06 YUE 85 plakalı aracın Beypazarı satışını
Ankara’ya boşalttığından protokol gereği KDV dahil 1.150.000.000 TL ceza faturası
kesilmiştir. İlişikte sunulan dilekçeyle mazeretini belirtmiş aracın arızasından dolayı
Ankara’ya yıkılması gerekmiştir. Bu nedenle cezanın bayimizin keseceği iade faturası ile
geri alınabilmesi hususunu tensiplerinize arz ederim” şeklindeki yazısıyla geri alınmıştır.
BÇS’nin dikey kısıtlamalarına ilişkin diğer kanıtlar aşağıdadır:
15. 1) M. Ali ONSEKİZOĞLU’nun, Genel Müdürlük makamına yönelik 26.01.1998
tarihli yazısında, “Çimento piyasasındaki gelişmeler ve maliyetlerimizde oluşan yeni 3110
artışlar nedeniyle, Bartın, Zonguldak, Çaycuma ve Devrek bölgesi çimento fiyatlarımızın
artırılması gereği doğmuştur. Bu nedenle; Bartın, Zonguldak bölgesine satış yapmak
üzere bayilik verilen Muhammet Gümüştaş’a günlük 200 ton için 7.500.000.000
TL/Ton+KDV, günlük ikinci 75 ton için 7.750.000 TL/Ton+KDV ve günlük üçüncü 75 ton
için 8.000.000 TL/Ton+KDV fiyat ile sadece Bartın ve Zonguldak bölgelerinde satılmak
üzere...26.01.1998 tarihinden geçerli olmak üzere yukarıda belirtilen fiyatlarla çimento
satışına devam edilmesini emir ve müsaadelerinize arz ederim” denilmektedir.
2) M. Ali ONSEKİZOĞLU’nun, 10.02.1998 tarihli yazısında ise, “Çimento
piyasasındaki gelişmeler ve maliyetlerimizde oluşan yeni artışlar nedeniyle, Bartın, 3120
Zonguldak, Çaycuma ve Devrek bölgesi çimento fiyatlarımızın artırılması gereği
doğmuştur. Bu nedenle; Bartın, Zonguldak bölgesine satış yapmak üzere bayilik verilen
Muhammet Gümüştaş’a günlük 200 ton için 7.800.000.000 TL/Ton+KDV, günlük ikinci
75 ton için 8.050.000 TL/Ton+KDV ve günlük üçüncü 75 ton için 8.300.000 TL/Ton+KDV
fiyat ile sadece Bartın ve Zonguldak bölgelerinde satılmak üzere...11.02.1998 tarihinden
geçerli olmak üzere yukarıda belirtilen fiyatlarla çimento satışına devam edilmesini emir
ve müsaadelerinize arz ederim” denilmektedir.
16. M. Ali ONSEKİZOĞLU’nun, Genel Müdürlük makamına yönelik 16.03.1998 tarihli
yazısında, “…Çankırı bayimiz Yurdakul Ticaret’e Ankara tesisimizden Çankırı bölgesi 3130
için 7.200.000 TL/Ton+KDV fiyattan peşin bedelle çimento verilebilmesini, torbaların
üzerine bölgesinin (ÇANKIRI) yazılmasını ve de kredili alımlarda şu andaki fiyatlara
devam edilmesini tensiplerinize arz ederim” denilmektedir.
17. BÇS Satış Şefi Nazım Ulusoy’un, Genel Müdürlük makamına yönelik 21.05.1998
tarihli yazısında, “24.03.1998 tarihli ilgili OLUR’la Ankara bayimiz TELLİOĞLU
LTD.ŞTİ.’ne Beypazarı Belediyesi ve Beypazarı bölgesine pazarlamak üzere
7.500.000.000 TL/Ton bedeli peşin alınmak şartıyla bağlantı yapılmış olup, 30.04.1998
tarihine kadar çimentoyu teslim alma süresi verilmiştir. Ancak bayi istenilen sürede
çimentoyu teslim almamış ve de çimento fiyatlarının artması dolayısıyla fiyat düşük 3140
02-06/51-24
62
kalmıştır. Bu sebeple bakiye alacağının 01.05.1998 tarihinden itibaren (TON) 8.500.000
TL/Ton+KDV bant teslimi fiyat uygulanması, çimentoyu en kısa zamanda bağlantı
yaptığı bölge dışında da pazarlayabilmesi hususunu tensiplerinize arz ederim”
denilmektedir.
18. BÇS Genel Müdürü Çevik PERKER’e, Şevket Maden imzası ile gönderilen
“İstanbul Anadolu yakasında gri çimento, Marmara bölgesinde beyaz çimento
pazarlaması ve satışı ile ilgili görüş ve düşünceler” başlıklı yazıya ek olarak, BÇS Ticaret
Müdürü Selim Öztürk tarafından hazırlanan “Yapılan Piyasa Araştırmasına Ek Görüş ve
Düşünceler” başlıklı yazıdaki, “piyasalarda bölge bölge satış fiyatlarında farklılıklar 3150
mevcuttur. Eğer direkt fabrikadan bant teslimi çimento alınarak pazarlanması
organizasyonuna gidilecekse, bu farklı bölge fiyatlarından dolayı İstanbul Anadolu
yakasına gidecek çimentonun başka bölgelere gönderilmesini önlemek için kontrol
mekanizmasını kurmak gerekmektedir…” ifadesi dikkat çekicidir.
19. Oyak Genel Müdürlüğü’nden, BÇS Genel Müdürlüğü’ne, 01.11.1999 tarihinde,
2000 yılı bütçe mesajı hakkında gönderilen yazıda, “...Rekabeti Koruma Yasası’na
uygun olarak bayilik sistemlerinde denetim artırılacak ve fiyat rekabetine neden olan
bölge dışına kaçış ve sızıntılar önlenecektir. Bayilik sözleşmeleri, bu amaçla gözden
geçirilecek ve cezai yaptırımlar ağırlaştırılacaktır…” ifadesi yer almaktadır. 3160
Belgelerin ardından, BÇS’nin satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
BÇS ile Kenan Salındırma arasında imzalanan sözleşmenin 6’ncı maddesinde,
bayinin, aldığı malı, satışın yapıldığı bölge dışına çıkarması kesinlikle yasaklanmakta ve
para cezası yanında bayiliğin iptali yaptırımı da uygulanmaktadır. Bu şekilde bir
düzenlemenin, bölgeler arası ticareti tamamen ortadan kaldıran yapısıyla, “yeniden satış
fiyatının belirlenmesi” gibi, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin açık bir ihlali olduğu
söylenebilir.
3170
Gizlice yeniden satış fiyatını belirleyen 7’nci madde ise, açık bir rekabet ihlali
olmasının yanında, bayiler vasıtasıyla sektöre getirilecek rekabetin engellenebilmesi için
bir teminat niteliğindedir. BÇS ile Sel-Ni Ltd.Şti. arasında imzalanan anlaşmadaki “...Bayi
satışlarının % 80’ini peşin olarak, % 20 sini ise vadeli olarak yapabilecektir...” ifadesi de
aynı amaca hizmet etmektedir.
BÇS ile Albayrak Ltd.Şti. arasında imzalanan ek protokolde de, 4’üncü maddede
yapılan düzenlemeyle bölgeler arası ticaret tamamen engellenerek açık bir rekabet ihlali
yapılmaktadır. Ayrıca ek protokolün, 2’nci maddesinde yapılan düzenleme, “dikey
kısıtlamalar-bayilerin sektöre getirebileceği rekabet ilişkisi” hakkındaki görüşümüzü 3180
destekler niteliktedir.
BÇS, Kurul’un faaliyetlerine başlamasından sonra, bu açık rekabet ihlallerini tek
tip Tek Elden Dağıtım ve Tek Elden Satın Alma sözleşmeleri ile “gizlemek” istemiştir.
Ancak, BÇS’nin 1998 yılından itibaren uygulamaya koyduğu Tek Elden Dağıtım
Anlaşmaları da, salt metne bakılıp uygulanması gözardı edilse bile, 1997/3 sayılı
Tebliğ’in kapsamı dışındadır. Çünkü bu sözleşmenin “Dağıtıcının Temel Yükümlülükleri”
başlıklı 2’nci maddesinde yapılan “Dağıtıcı sözleşme konusu ürünleri ... sınırları
içerisinde satabilecektir. Dağıtıcı her ne şekilde olursa olsun yukarıda belirtilen sınırların
dışına BÇS onay vermedikçe satış yapamaz” şeklindeki düzenleme, pasif satış dahil, tek 3190
elden dağıtıcının anlaşma bölgesi dışına yapacağı tüm satışları sağlayıcının iznine tabi
kılmaktadır. 1997/3 sayılı Tebliğ’in izin verdiği sınırlamanın çok ötesine giden bu
02-06/51-24
63
düzenlemenin, BÇS’nin uyguladığı TEDA’ları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkardığı ve
per se rekabet ihlali teşkil ettiği açıktır.
BÇS’nin 2000 yılı için yaptığı TEDA’lardaki ihlal “Cezai Şart” başlıklı 6’ncı madde
ile daha da ileri götürülmüştür. Bu maddedeki, “...Dağıtıcının kendi bölgeleri dışında,
diğer dağıtıcı ve satıcıların bölgesine çimento satışı yapması halinde; BÇS dağıtıcıya
1.000.000.000 TL ile 5.000.000.000 TL arasında ceza uygulanacaktır. Tekrarı halinde
ise BÇS sözleşmeyi fesh edebilecektir. BÇS dağıtıcıya uyguladığı cezanın yarısına 3200
kadar olan meblağı bölgesi bozulan satıcılara ödenmek üzere dağıtıcıdan tahsil
edebilecektir” düzenlemesi, diğer cezai yükümlülüklerle birlikte, yeniden satış sonrasında
bölgeler arası ticaretin gerçekleşmesini imkansız hale getirmekte ve açık bir ihlal teşkil
etmektedir.
Hemen belirtmek gerekir ki, BÇS’nin 1998 sonrasında, tek tip sözleşmelerin
dışında da bayilik anlaşmaları yaptığı bilinmektedir ve bunlarda da rekabeti kısıtlayıcı
hükümler bulunmaktadır. Örneğin, Pelenkoğlu Ltd.Şti. ile yapılan protokolde, “bayinin
aldığı dökme çimentoyu Karabük bölgesi dışında satamayacağı, doğabilecek
anlaşmazlıklarda şirketin koyacağı usul ve prensiplerin geçerli olacağı” düzenlemesi 3210
yapılmıştır. Anılan protokol, tek elden dağıtım bölgesi belirlenmediğinden, 1997/3 sayılı
Tebliğ’den yararlanamaz. Kaldı ki, alıcı üzerine, “anlaşmada belirlenen bölge dışında
anlaşma konusu malı hiçbir şekilde satamayacağına” dair yükümlülük getirmek, 1997/3
sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali
oluşturmaktadır.
BÇS’nin yukarıda değinilen anlaşmalarının, salt metin olarak bile, 4054 sayılı
Kanun ve ilgili Tebliğlere aykırı olduğunu düşünsek de, uygulamaya bakmak yerinde
olacaktır. Gerek anlaşma hükümlerinden faydalanarak gerekse de başka yöntemlerle
BÇS, bölgeler arası ticareti tamamen ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlerde 3220
bulunmaktadır:
1- Para Cezası: BÇS’den, belli bir bölgenin fiyatından mal alan bayinin, çimentoyu
mutlaka o bölgeye boşaltması istenmektedir. Aksi takdirde, öncelikle, yapılan tek
elden dağıtım anlaşmasının 6’ncı maddesi uyarınca para cezası verilmektedir.
Nitekim, Muhammet Gümüştaş’a, Kısmet Ticaret’e, Albayrak Ltd.Ş, İbrahim
Saraç’a ve H.Hüseyin Ertozan’a uygulanan para cezalarından bahsedilmiştir.
2- Mal Verilmemesi: Diğer bir yaptırım, bayilere mal verilmemesidir. Buna örnek
olarak, 24.03.1999’da BÇS’den, Muhammet Gümüştaş’a gönderilen yazı
gösterilebilir. Bu yazıda; “Teda bayilik sözleşmeniz gereği Zonguldak-Çaycuma-3230
Bartın olmak üzere belirli bir bölgeye çimento satışı yapmanız gerekmektedir.
Özellikle Mart ayında sık sık sözlü uyarılarımıza rağmen Devrek bölgesine,
Özdemir Ticaret’e 17.03.1999 günü 67 NS 738, 67 NP 924 plaka nolu araçlar ile,
Gökçebey’de İnan Tic.e 14 ER 789 plakalı araç ile 17.03.1999 günü, Karacalar
Tic.e ait 67 ZA 525 plakalı araçla Devrek-Çolakpehlivan köyüne sevkıyat yaptığınız
tespit edilmiştir. Yapılan sözleşme gereği beher araç için şirketinize ceza
uygulamamız gerekmektedir. Anlaşılan odur ki, daha önce de para cezası
verilmesine rağmen bu yanlış uygulamaya devam ettiğiniz görülmektedir. Para
cezaları saklı kalmak üzere şirketinizi son kez uyardığımızı bildirir, bu araçlara
Çaycuma satışının 1999 yılı boyunca bundan böyle yapılmayacağını bildirir, 3240
tekerrüründe bayiliğinizin iptal edilip, bağlantı teminatınızın şirketimiz hesabına irad
kaydedileceğini bildiririz” denilmektedir.
3- Sözleşmenin Feshi: BÇS’nin belli bir bölgenin fiyatından mal alıp, doğrudan veya
dolaylı olarak, malı o bölgeye boşaltmayan bayilerine uygulayabileceği son
yaptırım; tek elden dağıtım anlaşmasının 6 ncı maddesi uyarınca sözleşmenin
02-06/51-24
64
feshidir. Fesih halinde, bayinin anlaşma yapılırken verdiği 10.000.000.000 TL’lik
teminat çekinin BÇS’ce nakde çevrilip irad kaydedilmesinin yanında, BÇS’nin her
türlü zarar ve ziyanını talep edebilecek olması, bu yaptırımı daha da
ağırlaştırmaktadır.
4- BÇS’yi Bilgilendiren Bayiye Ödül Verilmesi: BÇS kurduğu sistemin 3250
işleyebilmesi için, tek elden dağıtım anlaşmasının 6 ıncı maddesinde “BÇS,
dağıtıcıya uyguladığı cezanın yarısına kadar olan meblağı bölgesi bozulan
satıcılara ödenmek üzere dağıtıcıdan tahsil edebilecektir” düzenlemesini yapmıştır.
Nitekim, BÇS’yi bilgilendirdiği için, Kısmet Cin’in, Abdullah Seymen’in, İmat
Ltd.Şti.’nin ve Doğa Ltd.Şti.’nin hesaplarına, haber verdikleri her olayda,
500.000.000 TL alacak kaydedilmiştir.
5- Farklı Ambalajlar: BÇS’nin, bölgeler arası ticareti engelleyebilmek için kullandığı
diğer bir tamamlayıcı yöntem; çimentonun gideceği bölgeye göre farklı ambalajlara
konulması, daha açık bir deyişle, çimento torbasının üzerine gideceği bölgenin
isminin yazılmasıdır. Buna örnek olarak, 16.03.1998’de, M. Ali 3260
ONSEKİZOĞLU’nun, Genel Müdürlük makamına yazdığı bir yazıdaki “...Çankırı
bayimiz Yurdakul Ticaret’e Ankara tesisimizden Çankırı bölgesi için 7.200.000
TL/Ton+KDV fiyattan peşin bedelle çimento verilebilmesini, torbaların üzerine
bölgesinin (ÇANKIRI) yazılmasını...tensiplerinize arz ederim” ifadesini; Bolu bayisi
Abdullah Seymen’in, 11.03.1999’da BÇS’ye gönderdiği ihbar dilekçesinde, “Bolu
SSK Hastanesi arkasında, üzerinde Zonguldak yazan çimentolar gördüğünü”
söylemesini, nitekim, bu ihbar üzerine, Pazarlama Şefi Nazım ULUSOY tuttuğu
tutanakta “inşaatta üzerinde ZONGULDAK yazan çimento torbaları tespit edildi.
2/1999 tarihli çimento torbalarının tespit edilmesi neticesinde işbu tutanak
tutulmuştur. 11.03.1999” yazmasını; ve nihayet, BÇS Satış Memuru Erol Usta’nın, 3270
19.07.1999’da “...Tespitimizde çimentonun Çerkeş çimentosu olduğu (üzerinde
yazılı kısaltmadan anlaşılmıştır)...” şeklinde tutanak hazırlamasını gösterebiliriz.
6- Satış Ordinosu ve Sevk İrsaliyesi: Bir diğer tamamlayıcı yöntem, satış ordinosu
ve buna göre düzenlenen sevk irsaliyesidir. BÇS, bayilerinden, satış ordinosu-kapı
çıkış pusulasındaki, “yukarıda plakası belirtilen araçla, belirtilen tonajdaki
çimentoyu bildirilen adrese sevkedeceğimi, sevkıyatın farklı adrese yapılması
durumunda; yine yukarıda belirtilen aracın tonaj fazlası nedeniyle gelecek olan
ceza ve uygulamaları peşinen kabul ettiğimi taahhüt ederim” yazısını kaşeleyip
imzalayarak onaylamasını istemektedir. Bu ordinonun önemine ileride daha
ayrıntılı değinilecektir. 3280
7- Miktar Kısıtlaması: BÇS’nin kullandığı tamamlayıcı yöntemlerden biri de,
bayilerinin Şirket’ten çektiği çimento miktarı arttıkça fiyatı artırması yani dolaylı
olarak miktar kısıtlaması getirmesidir. Buna örnek olarak, 26.01.1998’de, M. Ali
ONSEKİZOĞLU’nun, Genel Müdürlük makamına yazdığı yazıda, “Bartın,
Zonguldak bölgesine satış yapmak üzere bayilik verilen Muhammet Gümüştaş’a
günlük 200 ton için 7.500.000.000 TL/Ton+KDV, günlük ikinci 75 ton için 7.750.000
TL/Ton+KDV ve günlük üçüncü 75 ton için 8.000.000 TL/Ton+KDV fiyat ile sadece
Bartın ve Zonguldak bölgelerinde satılmak üzere çimento verilmesi” talebinde
bulunmasını; yine M. Ali ONSEKİZOĞLU’nun, 10.02.1998’de, Genel Müdürlük
makamına yazdığı bir diğer yazıda “Muhammet Gümüştaş’a günlük 200 ton için 3290
7.800.000.000 TL/Ton+KDV, günlük ikinci 75 ton için 8.050.000 TL/Ton+KDV ve
günlük üçüncü 75 ton için 8.300.000 TL/Ton+KDV fiyat ile sadece Bartın ve
Zonguldak bölgelerinde satılmak üzere çimento verilmesi” isteğini söyleyebiliriz.
BÇS’nin satın alınan çimento arttıkça uygulanan fiyatı da artırmasındaki amacının,
düşük fiyatla satılan çimentonun gittiği bölgedeki talepden fazla malın, fiyatın
yüksek olduğu bölgelere gönderilmesini engellemek olduğu düşünülmektedir.
02-06/51-24
65
Bu belgelere rağmen sürdürülen, “yukarıdaki uygulamaların, yalnızca, anlaşma
konusu bölge dışında ‘aktif’ satışı engellemek için yapıldığı” savunması, aşağıdaki
belgelerle de çürütülebilir: 3300
Devrek bayisi Kısmet Cin’in, bayilik bölgesi dışına çimento satmasından dolayı
verilen ceza üzerine, 05.05.1999’da yaptığı “sevkedilen malzemenin, Bolu’dan doğrudan
Karadeniz Ereğli’ye sevk edilmediği; ekteki 29.04.1999 tarih, 2962 nolu sevk irsaliyesi
ile, Beycuma’dan satıcının kendi deposundan yükleyip Karadeniz Ereğli’ye naklettiği;
firma olarak Bolu Çimento Fabrikası’ndan yapılan sevkıyatlardan sorumlu olmaları
gerektiği; satıcıların kendi deposuna indirdiği çimentoyu sattığı yeri devamlı kontrol
etmelerinin mümkün olmadığı” şeklindeki savunmasına, 18.05.1999’da, BÇS’den “...o
şekilde bile çimentonun taşınması şirketinizi bağlı kılacaktır...” cevabı verilmiştir.
3310
21.05.1998’de, Nazım Ulusoy’un, Genel Müdürlük Makamına yazdığı yazıda,
Ankara bayisi Tellioğlu Ltd.Şti.’ne, “Beypazarı Belediyesi ve Beypazarı bölgesine
pazarlamak üzere aldığı çimentoyu bölge dışında da pazarlayabilmesi için izin verilmesi”
talep edilmiştir.
M. Ali Onsekizoğlu’nun, 26.01.1998 ve 10.02.1998’de Genel Müdürlük makamına
yazdığı yazılarla Bartın-Zonguldak bayisi Muhammet Gümüştaş’a “sadece Bartın ve
Zonguldak bölgelerinde satılmak üzere” çimento verilmesi talep edilmiştir.
22.07.1999’da, Gerede bayisi İmat Ltd.Ş, Çerkeş bölgesine ait çimentoları 3320
Gerede ilçesine bağlı Macarlar köyüne boşalttığı için, protokol gereği olarak verilen
1.500.000.000 TL+KDV ceza daha sonra geri alınmıştır. Bunun sebebi, bayinin aracının,
önce Çerkeş satışı yüklemesi, ardından kapı çıkış pusulasını Gerede için değiştirmesidir.
Bu kapı çıkış pusulasına istinaden ceza geri alınmıştır. Dikkat edileceği üzere, bu
olayda, Gerede bölgesi bayisi İmat Ltd.Ş, kendi bölgesine mal sattığı için ceza
uygulanması şeklinde bir çelişki ortaya çıkmaktadır. Bu hareket aynı zamanda bölgeler
arası ticaretin engellenmesinde kapı çıkış pusulası-satış ordinosunun önemini de ortaya
koymaktadır.
Bir diğer belge, BÇS Ankara bayisi Limit Ltd.Şti.’ne, Beypazarı için almış olduğu 3330
çimentoyu Ankara’ya boşalttığı için verilip ardından geri alınan cezadır. Oysa, Limit
Ltd.Şti. BÇS’nin TESA bayisidir. Üzerine aktif satış yasağı bile getirilemeyecek olan
yeniden satıcıya verilen ceza, düşüncelerimizi desteklemektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. BÇS’nin satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği düşünülmektedir:
BÇS’nin, hakim durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak en
yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge Bolu
pazarıdır. Mevcut dikey kısıtlamalar, BÇS’nin pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün 3340
azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan
sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
Keza, rakip teşebbüslerle belli bir bölgedeki fiyat için yapılan anlaşmanın
uygulanabilmesi de, farklı fiyatlı bölgelerden bu bölgeye ürün gelmemesine bağlıdır. Bu
nedenle de, paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim, bir örnek
olarak, TÇMB üyesi olmayan Uzan grubuna ait Bartın fabrikasının bu bölgede
oluşturduğu fiyat seviyesinin, Ankara bölgesindeki anlaşma ile belirlenen fiyat seviyesini
tehlikeye düşürdüğü söylenebilir. Benzer şekilde, Selim Öztürk’ün “Yapılan Piyasa
Araştırmasına Ek Görüş ve Düşünceler” başlıklı yazısındaki, “piyasalarda bölge bölge 3350
02-06/51-24
66
satış fiyatlarında farklılıklar mevcuttur. Eğer direkt fabrikadan bant teslimi çimento
alınarak pazarlanması organizasyonuna gidilecekse, bu farklı bölge fiyatlarından dolayı
İstanbul Anadolu yakasına gidecek çimentonun başka bölgelere gönderilmesini önlemek
için kontrol mekanizmasını kurmak gerekmektedir” ifadesi bu düşüncemizi
desteklemektedir.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesidir. Nitekim, OYAK Genel Müdürlüğü’nden, BÇS
Genel Müdürlüğü’ne, 01.11.1999’da, 2000 yılı bütçe mesajı hakkında gönderilen
yazıdaki “...Rekabeti Koruma Yasası’na uygun olarak bayilik sistemlerinde denetim 3360
artırılacak ve fiyat rekabetine neden olan bölge dışına kaçış ve sızıntılar önlenecektir.
Bayilik sözleşmeleri, bu amaçla gözden geçirilecek ve cezai yaptırımlar
ağırlaştırılacaktır...” ifadesi bu düşüncemizi desteklemektedir.
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, BÇS’nin
rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu
durum, “BÇS’nin satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
G.3.2.7.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler 3370
BÇS’nin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı genel nitelikli
savunmalar, "G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında
değerlendirilmiştir. BÇS, bunun dışında, “ilgili TEDA anlaşmalarının kapsamının,
‘Sözleşmenin Kapsamı’ başlıklı 1’inci madde ile, ‘BÇS ürünlerinin DAĞITICI tarafından
aktif olarak dağıtılmasına ilişkin karşılıklı hak ve yükümlülükler’ şeklinde sınırlandığını;
bir sözleşmenin kapsamadığı alanlarda hüküm istihsal ederek aykırılığa yol açmasının
ise mümkün olamayacağını” söylemiştir.
Bu savunmaya ilişkin olarak verilebilecek cevaplardan birincisi, sözleşmelerin tüm 3380
maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğidir. Kaldı ki, savunmaya esas teşkil eden
anlaşma maddesi, bayilerin bölgeler arası ticaretinin engellenmesini de önleyici nitelikte
değildir. Keza, “her ne şekilde olursa olsun” ifadesi, her ne şekilde olursa olsun bayilerin
bölgeler arası ticaretini engelleyicidir. Üstelik, anılan anlaşmaların uygulanmasına da
bakılmış ve BÇS’nin, sözleşmelerinin lafzında yer aldığı gibi 1997/3 sayılı Tebliğ
çerçevesinde bir tek elden dağıtım sistemi kurmadığı tespit edilmiştir. Bu durum,
sözleşme uyarınca bir bayiye bırakılan bölgede başka satıcılara da mal verilmesi,
sözleşme bölgesinde satış yaptığı için ilgili bayiye ceza verilmesi gibi birçok örnekle
ortadadır. Son olarak, BÇS’nin savunma konusu anlaşmaların dışındaki sözleşmelerle
de bayilerinin bölgeler arası ticaretini engellediğine dikkat edilmelidir. 3390
Bu belge ve analizler çerçevesinde, BÇS’nin bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.3. ESÇİM ESKİŞEHİR ÇİMENTO FABRİKASI T.A.Ş.
G.3.3.1. Esçim ile Bursa Çimento’nun Tavşanlı, Emet, Domaniç PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti ve Rakip Teşebbüslerin Faaliyetlerinin
Zorlaştırılması Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası 3400
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir:
02-06/51-24
67
1. Esçim Satış Müdürü Nafi Makaroç’un odasında, “11/8/99 tarihinde ÇARŞAMBA
saat 13,30 da Kazım Uçar Bey ile Satış Md. Fatih Bey’le yapılan görüşmeler neticesinde
Bursa Çimentonun teklifi Biz Tavşanlı Emet Domaniç te gerek Hazır Beton gerekse
Dökme Torba çimento pazarını Beraberce hareket edilecek. Gerekirse Set Afyon
çimento veya diğer Baştaşa karşı fikirbirliği yapıp fiatlarımızı ona göre ayarlıyacağız”
ifadelerinin yer aldığı bir belge bulunmuştur32.
3410
2. Bursa Çimento’nun savunmasında, “11.8.1999 tarihinde Şirketimiz Genel Müdür
Yardımcısı Kazım UÇAR ve Satış Müdürü Fatih ERGÜDEN en son tesis edilen
TAVŞANLI Hazır Beton Santralı’nı ve oradaki pazarla ilgili araştırma ve görüşmelerde
bulunmak üzere Domaniç–Tavşanlı yöresine bir iş seyahati düzenlemişlerdir. Söz
konusu bölge Bursa Çimento, Eskişehir Çimento ve Afyon Çimento’nun kesişen pazarı
niteliğinde olup; 1998’den itibaren ve 1999’da, pazarımızın diğer yerleşim birimlerinde
olduğu gibi burada da; Baştaş Çimento’nun anormal boyutta rekabeti ile karşılaşılmıştır.
Seyahat bu durumu yerinde tespit amacı ile yapılmış; dönüş yolunda da kişisel dostluklar
ve geçmişten bu yana süren yakınlık sebebi ile Eskişehir Fabrikası’nda mola verilmiştir.
Diğer Şirket yetkililerinin de bulunduğu bir ortamda Tavşanlı seyahati ve oradaki iki 3420
şirketi de ilgilendiren sıkıntılar gündeme gelmiş; Baştaş’ın haksız rekabeti sohbet
boyutunda konuşulmuştur” denilmektedir.
3. Esçim’in savunmasında, “Söz konusu not, hukuken bir anlaşma mahiyeti
taşımamaktadır, altında herhangi bir imza bulunmamaktadır, sözü edilen kişiler anlaşma
yapma yetkisine sahip değillerdir. Tüketim miktarları esasen kısıtlı olan bu bölgede fiyat
indirerek Set Afyon, Baştaş fabrikalarının pazara hakim olmalarını önlemeye yönelik bir
yaklaşım ifade edilmektedir. Kaldı ki söz konusu notun son satırı dikkate alınmayarak
anlamı değiştirilmiştir. Gerçekte rekabet hızlandırılarak düşen fiyatlarla bölge halkının
yararına bir durum oluşmuştur” ve “Bursa Çimento’nun ve ayrıca Esçim’in ilk yazılı 3430
savunmalarında belirtmiş oldukları üzere, bahse konu görüşme yapılmıştır. Bu görüşme
haklarında soruşturma yürütülen teşebbüslerin rekabetçi davranışlarını teati etmek
amacıyla düzenlenmiş bir görüşme olmayıp, önceden programlı olmaksızın bölgeye
yapılan bir ziyarette her iki teşebbüsün de ortak sorunlarının dile getirilme fırsatının
doğmasından kaynaklanmıştır” ifadeleri yer almaktadır.
Yukarıdaki savunmalarda, yerinde incelemede bulunan belgede belirtilen tarihte,
Esçim ve Bursa Çimento yetkililerinin biraraya geldiği ve genel olarak, yine belge
üzerinde yer alan konuların görüşüldüğü kabul edilmektedir. Bu görüşmenin ardından
Esçim 14.08.1999’da, 13.750.000 TL/ton olan bölge fiyatını 14.500.000 (peşin) - 3440
15.500.000’e (20 gün vadeli); Bursa Çimento ise 16.08.1999’da 12.000.000 TL/ton olan
fiyatını 14.500.000’e çıkartmıştır.
Ancak yukarıdaki belge ve analizlerin, Esçim ile Bursa Çimento’nun Tavşanlı,
Emet, Domaniç PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında, fiyat tespiti ve rakip teşebbüslerin
faaliyetlerinin zorlaştırılması konusunda anlaşma içinde oldukları iddiasını ispatlamaya,
rakip teşebbüs yetkililerinin bu tür konuları görüşmelerinin doğal olduğu ve bu
görüşmelerin yasaklanamayacağı göz önünde bulundurulduğunda, yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
3450
G.3.3.2. Esçim ile Bursa Çimento’nun Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
Yapılan analizler, Esçim ile Bursa Çimento’nun 30 $/tona varan karlarla
girebilecekleri birbirlerinin ana hinterlandlarına satışlarının bulunmadığını
32 Vurgular ve imla hataları orijinal metindendir.
02-06/51-24
68
göstermektedir. Ancak bu analizin, Esçim ile Bursa Çimento’nun pazar paylaşımı
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.3.3. Esçim ile Set Afyon’un Kütahya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat 3460
Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.6.1.” bölümde yapılmıştır.
G.3.3.4. Esçim ile Set Afyon’un Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.6.3.” bölümde yapılmıştır.
G.3.3.5. Esçim ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde 3470
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.1.3.” bölümde yapılmıştır.
G.3.3.6. Esçim ile BÇS’nin Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.2.3.” bölümde yapılmıştır.
G.3.3.7. Esçim ile Set Ankara’nın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem 3480
İçinde Oldukları İddiası
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde Set Ankara’nın, Eskişehir’e satışı
bulunmamaktadır. Esçim ise, Ankara’ya hepsi torbalı olmak üzere 1998’de 4149 ton,
1999’da ise yalnızca Temmuz ayına kadar 821 ton çimento göndermiştir. Yapılan
analizler, Esçim ile Set Ankara’nın birbirlerinin ana hinterlandlarına 33 $/tona varan
karlarla satış yapabileceğini göstermektedir. Ancak bu analizin, Esçim ile Set Ankara’nın
pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya
yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
3490
G.3.3.8. Esçim ile YLOAÇ’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde YL’nin, Eskişehir’e satışı
bulunmamaktadır. Esçim ise, YL Hasanoğlan fabrikasının bulunduğu Ankara’ya hepsi
torbalı olmak üzere 1998’de 4149 ton, 1999’da ise yalnızca Temmuz ayına kadar 821
ton çimento göndermiştir. Yapılan analizler, Esçim ile YL Hasanoğlan’ın birbirlerinin ana
hinterlandlarına 25 $/tona varan karlarla satış yapabileceğini göstermektedir. Ancak bu
analizin, Esçim ile YL Hasanoğlan’ın pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 3500
G.3.3.9. Esçim’in Eskişehir Merkez Pazarında Aşırı Fiyat Uygulayarak Hakim
Durumunu Kötüye Kullanması İddiası
Hakim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin davalarda, önce ilgili pazarın
çizildiği, sonra çizilen pazarda hakim durumdaki bir teşebbüsün varlığının ortaya
konulduğu ve son olarak da, bu teşebbüsün, hakim durumunu kötüye kullanıp
02-06/51-24
69
kullanmadığının tespit edildiği bilinmektedir. Bu sıra çerçevesinde, ilgili ürün pazarı,
çimento; ilgili coğrafi pazar ise, Eskişehir Merkez’dir.
3510
Gerek pazarın tanımlanmasında gerekse de tanımlanan pazarda Esçim’in hakim
durumda olduğunun düşünülmesinde etkili olan belgeler şunlardır:
1. Esçim’in 22.05.2000’de Rekabet Kurumu’na gönderdiği yazıda, Esçim’in pazar
payları, “Eskişehir’de %80-85; Bilecik’de ise %70-75” olarak gösterilmiştir.
2. Esçim’in savunmasında, “Esçim’in Eskişehir ve Bilecik’de hakim durumda olması
kurucuların yer seçimini nerdeyse 50 yıl önce bilmsel verilere uygun ve doğru
yapmalarından kaynaklanmaktadır” denilmektedir.
3520
3. Esçim Genel Müdür Yardımcısı Fikret Uluakay’ın bilgisayarından alınan, fiyat–
maliyet–kar/zarar tablosunda, 1996-1997-1998-1999 ve 2000 yıllarına ilişkin olarak,
Esçim’in satış yaptığı bölgeler olan, “Eskişehir, Bilecik, Kütahya, Sakarya, Yalova,
Ankara ve Diğer” başlıkları altında, aylık ve yıllık olarak, satış miktarı, fiyat ortalaması,
maliyet ortalaması, kar/zarar ve kümülatif K/Z hesaplamaları yapılmıştır33. Buna göre,
Esçim’in:
Eskişehir bölgesi fiyat ortalaması, 1996’da 45,4; 1997’de 47,9 ve 1998’de 47,4
US$/Ton’dur. Buna karşılık ilgili bölgedeki maliyet ortalaması 1996’da ……; 1997’de
…… ve 1998’de …. US$/Ton’dur. Dolayısıyla karlılık, sırasıyla, ……...; …… ve …… 3530
US$/Ton olarak gerçekleşmiştir.
Bilecik bölgesi fiyat ortalaması, 1996’da 42,7; 1997’de 48,2 ve 1998’de 47,8
US$/Ton’dur. Buna karşılık ilgili bölgedeki maliyet ortalaması 1996’da ……; 1997’de ….
ve 1998’de ….. US$/Ton’dur. Dolayısıyla karlılık, sırasıyla, …..; … ve …. US$/Ton
olarak gerçekleşmiştir.
Kütahya bölgesi fiyat ortalaması, 1996’da 41,8; 1997’de 42,7 ve 1998’de 42,7
US$/Ton’dur. Buna karşılık ilgili bölgedeki maliyet ortalaması 1996’da ….; 1997’de …. ve
1998’de …. US$/Ton’dur. Dolayısıyla karlılık, sırasıyla, ….; …. ve …. US$/Ton olarak 3540
gerçekleşmiştir.
Sakarya bölgesi fiyat ortalaması, 1996’da 39,3; 1997’de 42,2 ve 1998’de 41,7
US$/Ton’dur. Buna karşılık ilgili bölgedeki maliyet ortalaması 1996’da …..; 1997’de … ve
1998’de … US$/Ton’dur. Dolayısıyla karlılık, sırasıyla, ….; ….. ve …. US$/Ton olarak
gerçekleşmiştir.
Yalova bölgesi fiyat ortalaması, 1996’da 36,9; 1997’de 43,9 ve 1998’de 44,3
US$/Ton’dur. Buna karşılık ilgili bölgedeki maliyet ortalaması 1996’da …..; 1997’de … ve
1998’de …. US$/Ton’dur. Dolayısıyla karlılık, sırasıyla, ….; …. ve … US$/Ton olarak 3550
gerçekleşmiştir.
Ankara bölgesi fiyat ortalaması, 1996’da 38,1; 1997’de 40,5 ve 1998’de 40,5
US$/Ton’dur. Buna karşılık ilgili bölgedeki maliyet ortalaması 1996’da …; 1997’de …. ve
1998’de …. US$/Ton’dur. Dolayısıyla karlılık, sırasıyla, ….; …. ve …. US$/Ton olarak
gerçekleşmiştir.
Bu verilerden de görüleceği üzere, Esçim’in en yüksek fiyatı uygulayıp en düşük
maliyetle sattığı, dolayısıyla en büyük karı elde ettiği bölgeler, kendi ifadeleri ile %80-85
33 1999 ve 2000 yılları verilerine, eksik oldukları için yer verilmemiştir.
02-06/51-24
70
pazar payına sahip oldukları Eskişehir ve %70-75 pazar payına sahip oldukları Bilecik’tir. 3560
İlgili bölgelerdeki karlılık oranının yüksekliği ve görece düşük pazar payına sahip olduğu
bölgelerde de azımsanmayacak oranda kar elde edilmesi dikkat çekicidir.
Yukarıda bizzat Esçim tarafından ortaya konulan pazar tanımı ve hakim durum,
soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin Kurumumuza gönderdiği satış miktarı verileri ile
de desteklenmektedir. Gerçekten de, analizi yapılan 1998-1999 döneminde Eskişehir il
merkezine rakip fabrikaların satışı bulunmamaktadır.
Son olarak, Esçim’nin hakim durumda olduğu düşünülen Eskişehir Merkez
pazarında, “aşırı fiyat” uygulamak suretiyle bu konumunu kötüye kullanıp kullanmadığı 3570
sorusunun cevaplanması gereklidir. Yapılan incelemeler neticesinde, Esçim’in hakim
durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak, en yüksek fiyatla satış
yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölgenin Eskişehir pazarı olduğu
tespit edilmiştir. Bu durum, Esçim’in yukarıdaki belgelerinde de ortaya konulmaktadır.
Ancak yukarıdaki belge ve analizlere rağmen, Kurul, herhangi bir doğal ya da
hukuki tekelin bulunmadığı çimento pazarında, Esçim’in hakim durumda olduğu
Eskişehir Merkez pazarında diğer bölgelere oranla daha yüksek fiyat uygulamasının,
hakim durumun kötüye kullanılması şeklinde değerlendirilemeyeceği sonucuna
ulaşmıştır. 3580
G.3.3.10. Esçim’in, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
G.3.3.10.1. Delil ve Tespitler
1. Esçim’in, 1998-1999-2000 Yılı Çimento Bayilik Şartnameleri’ndeki aşağıdaki
maddeler önemlidir:
“ÖZEL HÜKÜMLER
Satıcı aldığı malı; 3590
Şirketin yazılı izni olmadan diğer bir bayi, talibayi veya satıcıya devretmemeyi,
Şirket işyeri kapısı önü veya yakınında devretmemeyi,
Peşinen kabul eder. Aksinin tespiti halinde tahsis derhal iptal olunarak teminat
irat kaydedilir…
ŞARTNAME HÜKÜMLERİNİN İHLALİ:
Satıcının, şartname hükümlerini kısmen veya tamamen ihlali halinde, Şirket
tahsisi hiçbir ihbara gerek kalmaksızın iptal etme ve teminatı irat kaydetme hakkına
sahip olduğu gibi, bu konuda şirketin zararlarının tazminini isteyebilir. Bu durumda satıcı
hiçbir suretle hak-zarar-ziyan-tazminat talebinde bulunamaz…”
3600
2. Raportörler tarafından yöneltilen “Mavi, kırmızı, siyah çimento torbalarının farkı
nedir?” sorusunu, Esçim Genel Müdürü Sadık Akalan, “Normalde siyah torba ile çimento
satıyoruz. Siyah en yakın bölgeye, kırmızı orta mesafe, mavi en uzak mesafeye satılan
çimentoların torba rengidir. Bunun amacı nakliyeyi sübvanse etmektir. Bayi kodları da
torba üzerine işleniyor. Böylece bayilerin bölgelerinde satış yapmaları sağlanacaktır.
Başka bir bölgeye satış yapan bayiye satış yaptığı bölgenin alış fiyatından fatura
kesiyoruz” şeklinde cevaplamıştır.
3. 1) 23.07.1998’de, Afçim Ltd.Şti.’nden, Esçim’e, “Firmamız AFYON ÇİMENTO
TİC.SAN.LTD.ŞTİ. (AFÇİM LTD.ŞTİ.) olarak tespit edeceğiniz en uygun fiyatla ve tespit 3610
edeceğiniz bayileriniz aracılığıyla çimento almak istiyoruz. Afyon Karahisar’ı da pazarınız
olarak görmelisiniz…Uyguladığınız fiyatlar hakkında bilgimiz vardır. Gereğini yapmanızı
02-06/51-24
71
önemle hatırlatarak saygılarımızı arz ederiz. İşbu müracat nedenimizi içeren bu
dilekçenin mümkün olan en kısa zamanda müsbet ya da menfi gerekçeleriyle birlikte
cevabını arz ederiz (Rek.Kor.Kurulu ile istişare halindeyiz)” ifadelerinin yer aldığı yazı
gönderilmiştir.
2) 24.07.1998’de, Esçim’den, Afçim’e verilen cevapta, “23.7.1998 tarihli antetsiz
kağıda yazılı fax mesajınızın amacı açıkça anlaşılamamıştır. ‘Tespit edeceğiniz
bayileriniz aracılığı ile’ ifadesinden tali bayilik yapmak istediğiniz anlamı çıkıyor. Tali 3620
Bayileri biz seçmiyoruz, bu ilişki doğrudan Ana Bayilerimizle inşaat malzemesi satıcıları
arasında oluşmaktadır. Amacınız Ana Bayi olmak ise bunun için ayrıca ve açıkça talepte
bulunmalısınız. Rekabet Yasası gereği Münhasır Bayi olmanız gerekecektir ki bu
durumda başka fabrikaların çimentosunu satamayacak, yalnız bizim çimentomuzu
satabileceksiniz. Bayilik şartları ve teminatları ancak ciddi bir başvurudan sonra
tartışılabilir. Diğer yandan (Rek.Kor.Kurulu ile istişare halindeyiz) notunuz eğer bir baskı
amacına yönelikse bundan Rek.Kor.Kurulu’nun hoşnut kalmayacağı hususundaki
izlenimimizi bilginize sunarız” denilmektedir.
3) 24.07.1998’de Afçim’den, Esçim’e verilen cevapta şu ifadeler yer almaktadır: 3630
“…Özetle meselenin özü şudur; Rekabeti Koruma Kurulu ile istişare halindeyiz
notu baskı amacına yönelik olmayıp yaptığımız ve yapacağımız şeylerden ilk önce bu
kurulun haberi vardır.
01.07.1998’de Afyon Set Çimento tarafından 20 yıllık bayiliğimiz iptal edildi.
Gerekçesi mesnetsiz, dayanaktan yoksun ve hukuk kurallarına tezat teşkil edecek
şekildedir. Eğer yazılı müracatınız olursa tüm detaylarıyla bu konuda bilgi verebiliriz.
Tespit edeceğiniz bayileriniz aracılığı ile ifadesinden tali bayilik yapmak
istediğimiz anlamı çıkıyor teşhisiniz doğru. Bizim size dilekçe ile müracaatımızda
anlatmaya çalıştığımız konu şudur; Türkiye genelinde hemen hemen tüm çimento 3640
fabrikalarında bayilik ve bölge bayiliği sistemi vardır. Fabrikalar bayilerine farklı fiyat ve
vade şeklinde çimento vermektedirler. Şimdi detayına giremeyeceğimiz bazı çarpıklıklar
bu sistemden kaynaklanmaktadır. Bunun tartışmasına girmeye lüzum görmüyoruz. Bu
sistemin muhatabı biz değiliz. Kanunlarda her şey açık ve sarihtir…Tespit edeceğiniz
bayiden kastımız uygun fiyat ve vade ile o tayin edeceğiniz bayii aracılığıyla çimento
çekebilmekti. Bayilik gibi bir müracatımız size yoktur. Bizim amacımız tüketiciye en
uygun fiyat ve şartlarda çimento satabilmektir. Amacımız doğrultusunda temin
edebildiğimiz hangi fabrika olursa olsun uygun fiyat ve vade ile Afyon’da çimento
satmaktır. Bir yere bağlanmanın hatasını, cezasını geç de olsa yaşadık ve gördük.
Afyon’un jeopolitik yapısı nedeni ile dün saydığımız yerlerden çimento getirtebilme 3650
imkanına sahibiz. Gerçek olan bu çimentoları Afyon’a getirtmek için çektiğimiz
zorluklardır. 23.06.1998’de fabrikanızdan 4 araba çimentoyu dolaylı yollardan Afyon’a
getirttik. Akabinde açıkça söylüyoruz, devamının gelmesi engellendi. Bu durumdan
haberiniz olmaması mümkün değil. Neyi kastettiğimizi anlayacağınızı umuyoruz. Sizden
isteğimiz ve müracaat nedenimiz, rekabet kuralları çerçevesinde bayileriniz aracılığıyla
en uygun fiyat ve vade ile çimento temin edebilmemize yardımcı olmanız, açıkça destek
olmanızı istiyoruz. Süre gelen mağduriyetleri önlemek amacıyla yola çıktık. Gerekeni
gerektiği gibi yapmak amacındayız. Yanlış anlamaları önlemek amacıyla faxlarımız
yoluyla görüş alışverişinde bulunabiliriz.
NOT=Bayilerinizle irtibat halindeyiz. Onay vermeniz halinde (Yazılı onay 3660
vermeniz halinde daha rahat çalışabilme imkanına sahip olacağız) uygun fiyat ve vade
ile çimento temin edebilme imkanına sahibiz. Gereğini yapmanızı ve bu yönde karar
almanızı arz ve talep ederiz.”
02-06/51-24
72
4) Esçim ile Afçim Ltd.Şti. arasında bu yazışmalar yapılırken, 20.07.1998 tarihli
Afyon Kocatepe Gazetesi’ndeki Şükrü Küçükkurt’un “Cevap Bekleyen Sorular” başlıklı
ve “Bu yazımız üzerine, beni arayan çok sayıda hemşehrimiz olayın doğru olduğunu,
yazımız üzerine çimento fiyatlarının bir miktar düşürüldüğünü söylediler ve bu konuda
daha duyarlı davranılması gerektiğini söylediler. Cuma günü 800 bin liradan sattıkları bir
torba çimentoyu, Cumartesi günü 750 bin liradan satan Afyon SET Çimento 3670
Fabrikası’nın bu fiyat indirimini yeterli görmeyen hemşehrilerimiz; “…Afyon SET Çimento
Fabrikası’nda üretilen çimento Uşak’ta ve Kütahya’da 700.000 liraya nasıl satılıyor?”
diye soruyorlar…Şehrimize dışarıdan çimento getirerek, sizden daha ucuza çimento
satan hemşehrilerimizin, çimento aldıkları fabrikalara telefon ederek çimento getiren bu
hemşehrilerimizi kötüleyerek çimento vermemeleri için baskı yaptığınız doğrumudur?
İzmir, Söke ve Nuh Çimento Fabrikalarına telefon ederek, Afyon’dan çimento talebinde
bulunanlara çimento vermeyin dediğinizi iddia eden hemşehrilerimizin dedikleri doğruysa
eğer, bunu hangi ticari ahlakla bağdaştırabilirsiniz?” şeklindeki yazısı konuya ilginç bir
boyut katmaktadır.
3680
Belgelerin ardından, Esçim’in satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
Esçim bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte
(kural); bunun denetimi için farklı ambalaj uygulaması yapmakta, hatta bununla da
yetinmeyip bayi kodlarını ambalaj üzerine işlemekte (denetim); bunlara rağmen malın
alındığı bölge dışına satılması halinde de, satılan bölgenin alış fiyatından fatura keserek
ceza uygulamaktadır (yaptırım). Esçim’in satış sisteminin, tek elden dağıtım bölgeleri
belirlenmediği için 1997/3 sayılı Tebliğ’den yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki,
mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca
satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de 3690
izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
Bayilik şartnamelerinin “Özel Hükümler” başlığı altında yapılan düzenleme,
Esçim’in, pazar paylaşımı ispatlanamadığı için tek taraflı bir şirket politikası olarak
değerlendirebilecek genelde rakiplerinin, özelde Set Afyon’un pazarına girmeme
uygulamasına da dayanak olmaktadır. Çünkü ilgili madde, Esçim’e bayileri üzerinde
denetim imkanı yaratarak, bu bayilerden, rakiplerin ana merkezlerindeki satıcıların mal
alabilmesinin engellenebilmesini sağlamaktadır.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması 3700
doğru olacaktır. Esçim’in satış sisteminin şu iki amacı gerçekleştirdiği düşünülmektedir:
Esçim’in, hakim durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak en
yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge
Eskişehir pazarıdır. Mevcut dikey kısıtlamalar, Esçim’in pazar gücünün olduğu piyasa ile
bu gücün azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine
imkan sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
İkinci amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesidir. Nitekim, Esçim ile Afçim Ltd.Şti. arasındaki 3710
yazışmalar ve ortaya çıkan sonuç, bu düşüncemizi desteklemektedir.
Bu noktada değinilmesi gereken, ikinci amaçla da ilişkili bir husus, Esçim’in rakip
fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu durum,
“Esçim’in satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
02-06/51-24
73
G.3.3.10.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Esçim’in, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı genel nitelikli 3720
savunmalar, "G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında
değerlendirilmiştir. Esçim, bunun dışında, “Kurulu aracı edip tehditle ticaret yapma
cihetine giden bir piyasa aktörünün ciddiyetsiz yazıları haricinde başkaca bulgu ve
iddianın yer almadığını; dolayısıyla, bölgeler arası ticaretin engellenmesi amacı ve etkisi
yaratmayan bayilik şartnamelerinin 1997/3 sayılı Tebliğ kapsamına girdiğinin tespit
edilmesinin gerektiğini” söylemiştir.
Esçim’in bayilik şartnamelerinin tek elden dağıtım bölgeleri belirlenmediği için
1997/3 sayılı Tebliğ kapsamında olmadığına; üstelik içindeki hükümlerin Kurul
Tebliğlerinin izin verdiğinin ötesine geçen sınırlamalar getirdiğine yukarıda değinilmişti. 3730
Kaldı ki, müdafi tarafından “ciddiyetsiz” olarak nitelendirilen yazılar haricinde, bizzat
Esçim yetkililerinin tutanakla saptanan ifadeleri çerçevesinde, anılan şartnamelerin
uygulamasına da bakılmıştır.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Esçim’in bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.4. KONYA ÇİMENTO SANAYİİ A.Ş.
3740
G.3.4.1. Konya Çimento ile OYSA Niğde’nin Karaman PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
17.12.1996’daki bir toplantıda yapıldığı anlaşılan ve 1997 yılında, İç Anadolu
pazarında faaliyet gösteren üreticilerin kendi bölgeleri içinde ve dışında ne kadar satış
yapacaklarının tespit edildiği “1997 Yılı Üretim ve Satış Projeksiyonu Bölgelerarası
Toplantı Programı” başlıklı belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“B) İÇ ANADOLU BÖLGESİ
Satış 3750
Fabrika Miktarı (Ton)
SET ANKARA 636.000
BAŞTAŞ 640.000
NİĞDE 480.000
KONYA 880.000
ESKİŞEHİR 710.000
AFYON 463.000
YOZGAT 345.000
SİVAS 370.000
TOPLAM 4.524.000
b) Bölge dışı fabrikaların bölge içine aşağıdaki miktarları sattıkları tespit edilmiştir.
BOLU (Ankara) 240
ÇORUM (Ankara, Çankırı) 70
GÖLTAŞ (Afyon, Akşehir, Konya) 100
TOPLAM 410
Bölge dışından gelen miktarları ve bölgedeki satış fiyatlarını fabrikalar kendi
arasında tespit edeceklerdir.”
Akçansa’da bulunan yukarıdaki içeriğe sahip anlaşmaların, 1998 yılına kadar
yapıldığının soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin bazıları tarafından kabul edildiğine 3760
02-06/51-24
74
“Sektöre İlişkin Genel Bilgiler” başlığı altında değinilmişti. Nitekim Kurul da Ege Bölgesi
Çimento Kararı’nda benzer nitelikteki belgeleri anlaşma olarak kabul etmiştir. Ancak bu
belgeyi destekleyici başka bir delil bulunamamıştır. Analizi yapılan 1998-1999
döneminde Konya Çimento ile OYSA Niğde’nin fiyat hareketlerinin genellikle uyumlu
olmadığı da tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu belge ve analizlerin, Konya Çimento ile
OYSA Niğde’nin fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını
ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.4.2. Konya Çimento ile OYSA Niğde’nin Çimento Arzının Kontrolü Konusunda
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası 3770
Konya Çimento ile OYSA Niğde arasında çimento arzının kontrolü konusundaki
uyumlu eylem iddiasına ilişkin olarak, “1997 Yılı Üretim ve Satış Projeksiyonu
Bölgelerarası Toplantı Programı” başlıklı belge bulunmuştur. Ancak, yukarıda yapılan
açıklamalar çerçevesinde, bu belgenin iddiayı ispatlamak bakımından yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.4.3. Konya Çimento ile Set Afyon’un Akşehir PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
3780
Set Afyon Pazarlama ve Satış Müdürü Güvenç Ceyhan’ın 1999 yılı ajandasının
03.05.1999 tarihli sayfasında34, “Göltaş 20’sine kadar zam yapmayacak (Konya-Çimsa-
Ado); Nafi Bey’le görüşülecek; Fatih Bey’le görüşülecek; İbrahim Bey’le görüşülecek;
Cahit Bey’le görüşülecek; Basri Bey’le görüşülecek”; 20.05.1999 tarihli sayfasında ise,
“Konya’ya çimento kesinlikle gönderilmeyecek. İstanbul fabrikaları cezalandırmak için
oraya çimento gönderilmek isteniyor. (anlaşılamayan bir cümle). Kesinlikle olmaz”
ifadeleri bulunmaktadır. Ancak analizi yapılan 1998-1999 döneminde Konya Çimento ile
Set Afyon’un fiyat hareketlerinin genellikle uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. Bu
çerçevede, yukarıdaki belge ve analizlerin, Konya Çimento ile Set Afyon’un fiyat tespiti
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı 3790
sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.4.4. Konya Çimento ile Set Afyon’un Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu
Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak, Güvenç Ceyhan’ın 1999 yılı ajandasında yer alan
yukarıdaki notlar dışında, “Çimento Sektöründe Nakliye Maliyetleri” başlığı altında
değinilen, üretim ve nakliye maliyetleri ile birlikte mikro marketler ölçeğinde Set Afyon ve
rakiplerinin değerlendirildiği çalışma bulunmuştur. Yapılan analizler, Konya Çimento ile
Set Afyon’un 36 $/tona varan karlarla girebilecekleri birbirlerinin ana hinterlandlarına 3800
satışlarının bulunmadığını göstermektedir. Ancak bu belge ve analizlerin, Konya
Çimento ile Set Afyon’un pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları
iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
34 Güvenç Ceyhan’ın bilgisi dahilinde, ilgili sayfanın daksille kapatılan kısım silinmiş ve “Göltaş 20’sine kadar zam
yapmayacak (Konya-Çimsa-Ado); Nafi Bey’le görüşülecek; Fatih Bey’le görüşülecek; İbrahim Bey’le görüşülecek; Cahit
Bey’le görüşülecek; Basri Bey’le görüşülecek” şeklindeki ifade tespit edilmiştir. Güvenç Ceyhan, “İbrahim Bey’in
Kumcuoğlu Hazır Beton’dan bir yetkili; Cahit Bey’in Devlet Demir Yolları’ndan bir yetkili; Basri Bey’in naylon alınan bir
satıcı; Nafi Bey ve Fatih Bey’in ise üniversiteden arkadaşları olduğunu” beyan etmiştir. Buna karşılık, Kurul, bu
şahısların, Esçim Satış Müdürü Nafi MAKAROÇ; Bursa Çimento Satış Müdürü Fatih ARGÜDEN; Denizli Çimento Satış
Müdürü İbrahim CANKAN; Göltaş Satış Müdürü Cahit GEZGİÇ ve Konya Çimento Satış Müdürü Basri ERYİĞİT
olduğunu düşünmektedir.
02-06/51-24
75
G.3.4.5. Konya Çimento’nun, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi
İddiası
G.3.4.5.1. Delil ve Tespitler
1. Konya Çimento’nun 1998 ve 1999 yılı ambalajlı çimento bayilik şartnamelerinde, 3810
“Bayi şirketin çimento alım ve satımı için koyacağı kurallara uymak zorunda olacaktır” ve
“Şartnamede yer almayan konularda şirketin görüşü doğrultusunda hareket edilir. Şirket
şartnamede belirtilen herhangi bir maddenin bayi tarafından ihlal edilmesi durumunda
bayilik hakları iptal edilebilir”; 2000 yılı şartnamesinde ise, “Fiyat, Vade, Ödeme ve Satış
koşullarını ŞİRKET tespit eder. BAYİ bunlara uymakla yükümlüdür”, “ŞİRKET
gerektiğinde pazarı kontrol amacıyla malını ŞANTİYE TESLİMİ olarak satar. Bayi bu
uygulamalara uymak zorundadır” ve “Sözleşmede yer almayan konularda ŞİRKET’in
görüşü doğrultusunda hareket edilir” ifadeleri bulunmaktadır.
2. Konya Çimento’da yapılan yerinde incelemede, 1998 yılında bayiler tarafından 3820
imzalanmış 37 adet taahhütname bulunmuştur. 28 taahhütname aşağıdaki şekilde
kaleme alınmıştır:
“KONYA ÇİMENTO SANAYİİ A.Ş. MÜDÜRLÜĞÜNE,
Aşağıda belirtilen bölgeler için fabrikanızdan aldığım TORBALI ÇİMENTO’ları
sadece o bölgelerde satacağımı, bu malları kesinlikle Konya içine veya bayiliğim harici
bölgelere satmayacağımı, böyle bir satışın tespit edilmesi halinde satılan malın değerinin
iki katı cezaya katlanacağımı, ve tekrarında tek taraflı olarak KONYA ÇİMENTO
SANAYİİ A.Ş. tarafından bayiliğimin iptal edilmesini kabulleneceğimi taahhüt ederim.
Saygılarımla 3830
BÖLGELER:...”
9 taahhütnamede ise şu ifadeler yer almaktadır:
“KONYA ÇİMENTO SANAYİİ A.Ş. MÜDÜRLÜĞÜNE,
Fabrikanızdan KONYA-Merkez dışındaki aşağıda belirtilen bölgeler için aldığım
TORBALI ÇİMENTO’ları sadece o bölgelerde satacağımı, bu malları kesinlikle Konya
içine veya diğer bölgelere satmayacağımı, böyle bir satışın tespit edilmesi halinde
satılan malın değerinin bir katı cezaya katlanacağımı, ve tekrarında tek taraflı olarak
KONYA ÇİMENTO SANAYİİ A.Ş. tarafından tarafıma uygulanacak cezai müeyyideleri 3840
şimdiden kabul ve taahhüt ederim.
Saygılarımla
BÖLGELER:...”
3. Raportörler tarafından yöneltilen “Bölgelere göre çimentoyu farklı ambalajla
satma uygulaması ne zaman başladı? Bu uygulama nasıl ve neden yapılmakta?”
sorusuna, Konya Çimento Genel Müdür Yardımcısı Davut ULUS ve Satış Müdürü Hasan
Basri ERYİĞİT “Bölgelere göre çimentoyu farklı ambalajla satma uygulaması, yaklaşık 4-
5 yıl önce başladı. Bundan önce satışlar çoğunlukla FOT olarak yapılıyordu ve fiyatlar
şimdiki kadar farklı değildi. Fiyatların farklılaşmasına paralel olarak farklı ambalaj 3850
uygulaması başladı. Her bölge için belirli bir ambalaj rengi olmamakla beraber, genel
olarak, Konya’ya kırmızı; Antalya’ya yeşil; Karaman’a mavi renkli ambalaj uyguluyoruz.
Bu uygulamanın amacı, farklı bölge bayileri arasında haksızlığı önlemektir. Örneğin
düşük fiyatla mal alan Antalya bayisi, çimentoyu Konya’da satarsa, yüksek fiyatla mal
alan Konya bayilerine haksızlık olur. Bunun için çimentonun hangi bölge için satılmışsa o
bölgeye gitmesi için azami çabayı gösteriyoruz” cevabını vermiştir.
02-06/51-24
76
4. Konya Çimento’da yapılan yerinde incelemede bulunan bir belgede yer alan
aşağıdaki ifadeler ise, bayiler üzerindeki kontrolün önemini ve bölgeler arası ticaretin
engellenebilmesi için farklı ambalaj uygulamasını destekleyici nitelikte yapılanları ortaya 3860
koymaktadır:
“BAĞLANTI
Bayileri yaptığı bağlantıdan dolayı malı çekmeye zorlamak bu malların başka
yörelere kaymasına sebeb oluyor.
Bağlantıların mümkün olduğu kadar az tonajlarda yapılması bağlantının bitmesi
halinde yeni bağlantı yapılması.
Fazla tonajlı bağlantılarda bayii uzun vadeli kazanç amacı güttüğünden malı çok
ileriki tarihlerde çektiğinden o tarihde piyasada fiyat bozukluğuna yol açıyor.
Bağlantılarda mutlaka mal çekme süresi verilmeli. 3870
Bağlantı mallarını her bayi kendi aracı ile çekecek.
PARTİ MAL SATIŞI
Verilen mallar şantiyede kontrol edilecek.
RENKLİ TORBA
Renkli torba mal alan bayilerin bölgelerindeki kapasiteleri tespit edilecek.
Pazardaki fazla mal başka yerlere kaçar mantığına dayanarak talep tarafımızca
tespit edilmeli.
Renkli torba mal alan bayilerin kapı çıkışları aradan seçme metodu ile günlük
taranacak.
Kaçak mal tespitinde uygulanacak cezai yaptırımlar tespit edilecek. 3880
Bölgede tüketicilere karşı suni mamül farklılaştırılması uygulanabilir…”
Belgelerin ardından, Konya Çimento’nun satış sisteminin değerlendirilmesine
geçilebilir:
Konya Çimento bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını
istemekte (kural); bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol
vasıtaları kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması
halinde de, bayiliğin iptaline varan müeyyideler uygulamaktadır (yaptırım). Konya
Çimento’nun satış sisteminin, tek elden dağıtım bölgeleri belirlenmediği için 1997/3 sayılı 3890
Tebliğ’den yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki, mevcut sistemde, alıcılar üzerine,
aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması
yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir
sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Konya Çimento’nun satış sisteminin şu iki amacı gerçekleştirdiği
düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Konya Çimento’nun en yüksek pazar payının 3900
Konya’da olduğu tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde
uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak Konya Çimento’nun en yüksek fiyatla satış yaptığı
dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge Konya pazarıdır. Mevcut dikey
kısıtlamalar, Konya Çimento’nun pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya
da olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan sağlamaktadır.
Bu durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
İkinci amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesidir.
3910
02-06/51-24
77
Bu noktada değinilmesi gereken, ikinci amaçla da ilişkili bir husus, Konya
Çimento’nun rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu
kullanmamasıdır. Bu durum, “Konya Çimento’nun satış sisteminin, sektöre getirdiği
rekabetçi etkiler dolayısıyla hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına
engeldir.
G.3.4.5.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Konya Çimento’nun, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı
savunmalar, "G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında 3920
değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Konya Çimento’nun bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.5. OYSA NİĞDE ÇİMENTO SANAYİİ VE TİC. A.Ş.
G.3.5.1. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve
Kurucu Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkisi 3930
G.3.5.1.1. Delil ve Tespitler
G.3.5.1.1.1. OYSA Niğde’nin Hukuki Niteliği
OYSA Niğde ana sözleşmesinde “Genel Kurul toplantılarında her hissenin bir oy
hakkının bulunduğu ve bu toplantıların, toplantı ve karar nisabının Türk Ticaret Kanunu
hükümlerine tabi olduğu” düzenlemesi yapılmıştır. Şirket sermaye dağılımının, Çimsa
%46,75; OYAK Adana %19,19; Ordu Yardımlaşma Kurumu %10; OYAK Mardin Çimento
%9,06 ve halka açık %15 şeklinde olduğu düşünülürse, Genel Kurul’da hiçbir gerçek ve 3940
tüzel kişinin tek başına istediği kararı alamayacağı ortaya çıkmaktadır.
Yine ana sözleşmede belirtildiği üzere, şirket yönetim kurulu 7 kişiden
oluşmaktadır. Bu 7 kişiden 4’ü, şirketin %46,75’ine sahip Çimsa tarafından belirlenirken;
3’ü de, doğrudan veya dolaylı olarak şirketin %38,25 hissesine sahip Ordu Yardımlaşma
Kurumu tarafından seçilmektedir. Ana sözleşmenin “Yönetim Kurulu Toplantıları” başlıklı
16’ncı maddesi uyarınca, yönetim kurulu, şirketin işleri gerektirdikçe ve her halde en az
ayda bir defa toplanmaktadır. Toplantının yapılabilmesi için en az 5 üyenin iştiraki
gereklidir; karar ise ekseriyetle alınmaktadır. Ancak “Ana Sözleşme tadili; sermaye
artırımı ve azalması (çıkarılmış sermayenin artırılması dahil); kar tevzii; Şirket adına 3950
gayrimenkul alınması veya satılması veya üzerinde her türlü ayni hak ve tesisi; tahvil
ihracı; yıllık ve daha uzun süreli plan ve programların onaylanması; Genel Müdür, Genel
Müdür Yardımcıları, Mali İşler Müdürü ve Mali İşler Müdür Yardımcısı’nın tayin ve azli;
bankalar ve diğer kredi kurumlarından sağlanacak krediler ve her türlü işlem için teminat
ve kredi verilmesi; personel ücret ve kadrolarının tespiti; bir takvim yılı içinde toplam
gider ve yatırım bütçeleri toplamının % 5’ini aşan ek harcamalar; Şirket adına imza
verilecek kişilerin tespiti ve yetki verilmesi” şeklinde belirlenen en önemli mevzularda,
asgari 5 üye ile toplanma ve yine asgari 5 üyenin mutabakatı ile karar alma düzenlemesi
yapılmıştır. Bu düzenleme ile de, şirketin yönetiminde ortak kontrol sağlanmaktadır.
3960
1957’de kurulmuş; 1964’de işletmeye alınmış ve 30.03.1989’da özelleştirme
kapsamına alındıktan sonra, 13.03.1992’de özelleştirilmiş fabrikanın, toplam 150
02-06/51-24
78
çalışanı ile amaçlarını gerçekleştirmek üzere yeterli işgücü ve malvarlığına sahip olduğu
da düşünülmektedir.
Bütün bunlar, OYSA Niğde’nin, bağımsız bir iktisadi varlık olduğuna işaret etse
de, ilerleyen bölümlerde değinilecek hususlar, OYSA Niğde’nin gerek kurucu taraflar
arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların
koordinasyonunu sağladığını; dolayısıyla, 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin
Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ”in 2’nci maddesi 3970
çerçevesinde, “yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim” şeklinde değil de; 4054 sayılı
Kanun’un 4’üncü maddesi kapsamında, “işbirliği doğurucu bir anlaşma” olarak
değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
G.3.5.1.1.2. OYSA İskenderun’un Hukuki Niteliği
OYSA İskenderun'un ana sözleşmesinde “Şirket Genel Kurul toplantılarında Türk
Ticaret Kanunu’nun 369’uncu maddesinde yazılı hususlar müzakere edilerek gerekli
kararlar alınır. Genel Kurul, şirket sermayesinin en az üçte ikisine malik olan pay
sahiplerinin veya temsilcilerin hazır bulunması ile toplanır ve şirket sermayesinin en az 3980
üçte ikisi oranındaki çoğunlukla karar verilir” düzenlemesi yapılmıştır. Şirket sermaye
dağılımının, Ordu Yardımlaşma Kurumu %13,5; OYAK Adana %25,5; OYAK Mardin
Çimento %11; Çimsa %49.99 ve Tursa Sabancı %0.01 şeklinde olduğu düşünülürse,
Genel Kurul’da hiçbir gerçek ve tüzel kişinin tek başına istediği kararı alamayacağı
ortaya çıkmaktadır.
Yine ana sözleşmede belirtildiği üzere, şirket yönetim kurulu 6 kişiden
oluşmaktadır. Bu 6 kişiden 3’ü, şirketin %50’sine sahip Çimsa tarafından belirlenirken;
3’ü de, doğrudan veya dolaylı olarak şirketin %50 hissesine sahip OYAK Grubu
tarafından seçilmektedir. Ana sözleşmenin “Yönetim Kurulu Toplantıları” başlıklı 16’ncı 3990
maddesi uyarınca, Yönetim Kurulu Şirketin işleri gerektirdikçe ve her halde en az ayda
bir defa toplanmaktadır. İlgili maddede, asgari 4 üye ile toplanma ve yine asgari 4 üyenin
mutabakatı ile karar alma düzenlemesi yapılmıştır. Bu düzenleme ile de, şirketin
yönetiminde ortak kontrol sağlanmaktadır.
1974 yılında kurulmuş olan fabrikanın toplam 110 çalışanı ile amaçlarını
gerçekleştirmek üzere yeterli işgücü ve malvarlığına sahip olduğu da düşünülmektedir.
Bütün bunlar, OYSA İskenderun’un, bağımsız bir iktisadi varlık olduğuna işaret
etse de, ilerleyen bölümlerde değinilecek hususlar, OYSA İskenderun’un gerek kurucu 4000
taraflar arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi
davranışların koordinasyonunu sağladığını; dolayısıyla, 1997/1 sayılı “Rekabet
Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ”in 2’nci
maddesi çerçevesinde, “yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim” şeklinde değil de; 4054
sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi kapsamında, “işbirliği doğurucu bir anlaşma” olarak
değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
G.3.5.1.1.3. 4054 Sayılı RKHK’nin 4 üncü Maddesi Çerçevesinde Yapılan
Değerlendirme
4010
Bilindiği üzere, 4054 sayılı RKHK’nin 4’üncü maddesi ile, doğrudan veya dolaylı
olarak, rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar ve uyumlu
eylemlerin hukuka aykırı ve yasak olduğu kabul edilmiştir. Aşağıdaki belgeler, OYSA
Niğde ve OYSA İskenderun’un, gerek kurucu taraflar arasında gerekse de bu kurucu
02-06/51-24
79
taraflarla kendileri arasındaki rekabeti sınırlama amacını, rekabetin kısıtlanması etkisi
doğurabilecek niteliğini, hatta böyle bir etkiyi doğurduğunu göstermektedir.
G.3.5.1.1.3.1. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Gerek Kurucu Taraflar
Arasında Gerekse de Bu Kurucu Taraflarla Kendileri Arasında 4020
Rekabeti Sınırlama Amacını veya Rekabetin Kısıtlanması Etkisi
Doğurabilecek Niteliğini Gösteren Belgeler
1. 1) “Sabancı-OYAK Ortaklığı H.Ö.Sabancı Holding A.Ş. Eylül 1999” başlıklı
belgede yer alan aşağıdaki ifadeler dikkat çekicidir:
“AMAÇ
OYSA Niğde ve OYSA İskenderun şirketlerini çimento sektörünün Türkiye’deki
durumunu, Sabancı ve Oyak gruplarının çimento sektöründen beklentilerini dikkate
alarak yeniden yapılandırmak, ve her iki grup arasındaki işbirliğini daha da 4030
güçlendirmek...
II. MUHTEMEL ALTERNATİFLER
ALTERNATİF I
OYSA ŞİRKETLERİNİN ORTAKLAR TARAFINDAN PAYLAŞILMASI:
OYSA NİĞDE SABANCI
OYSA İSKENDERUN OYAK
AVANTAJLAR:
İskenderun tüm klinker ihtiyacını Adana Çimento’dan alacaktır.
Adana Çimento İskenderun’a verdiği kadar klinker ihracatını azaltacaktır.
Kayseri’nin klinker ihtiyacı mümkün olduğunca Niğde’den karşılanacaktır. 4040
DEZAVANTAJLAR:
Ortaklığın Sona Ermesi
Şirket Değerleri...
ALTERNATİF II
OYSA NİĞDE ŞİRKETİNİN ÇİMSA İLE, OYSA İSKENDERUN ŞİRKETİNİN İSE ADANA
ÇİMENTO İLE BİRLEŞTİRİLMESİ
AVANTAJLAR:
İskenderun tüm klinker ihtiyacını Adana Çimento’dan alacaktır.
Adana Çimento İskenderun’a verdiği kadar klinker ihracatını azaltacaktır.
Kayseri’nin klinker ihtiyacı mümkün olduğunca Niğde’den karşılanacaktır. 4050
Tarafların ortak olarak devam etmeleri sağlanmış olacaktır.
İşbirliğinin daha da ileriye götürülmesine basamak teşkil etmektedir.
DEZAVANTAJLAR:
YOK”
2) “Sabancı-OYAK Ortaklığı H.Ö.Sabancı Holding A.Ş. Ekim 1999” başlıklı
belgede yapılan değerlendirmeler, Eylül 1999 tarihli belge ile tamamen aynıdır. Sadece,
“Alternatif I’in Dezavantajları” arasında, “ortaklığın sona ermesi ve şirket değerleri”ne
ilave olarak, “amaca aykırı” ifadesi kullanılmıştır. “Amaç” başlığı altında, “Sabancı ve
OYAK grupları arasındaki işbirliğini güçlendirmek” ifadesinin yer aldığı ve ortaklığı sona 4060
erdirecek bu alternatifin “amaca aykırı” şeklinde nitelendirildiği göz önünde
bulundurulduğunda, OYSA şirketlerinin, kurucu ortaklar arasında işbirliğini sağlamak için
kurulduğu ortaya çıkmaktadır.
Yapılan incelemelerde, yukarıdakiler dışında, gerek kurucu taraflar gerekse de bu
taraflarla ortak girişim arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu amacına yönelik
veya rekabetçi davranışların koordinasyonunu doğurabilecek nitelikteki bilgi değişimi ve
toplantılara ilişkin pek çok belge bulunmuştur:
02-06/51-24
80
G.3.5.1.1.3.1.1. OYSA Niğde-Çimsa Arasında Rekabetçi Davranışların 4070
Koordinasyonu Amacına Yönelik veya Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonunu Doğurabilecek Nitelikteki Bilgi Değişimi ve
Toplantılar
2. Sabancı Holding Çimento Grubu Başkanı Ayduk ÇELENK’in imzasıyla OYSA
Niğde Genel Müdürü Adil EROL’a, Aralık 1997’de gönderilen “Hacı Ömer Sabancı
Holding A.Ş. Çimento Grubu 5 Yıllık Faaliyet Planları; Yıllık İşletme ve Yatırım
Bütçelerinin Hazırlanması ve İzlenmesinde Kullanılacak Formlar” başlıklı belgenin “Giriş”
bölümünde şu ifadeler bulunmaktadır:
4080
“Bilindiği üzere Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. bünyesinde gerçekleştirilen
yeniden yapılanma çalışmaları sonucunda Grubumuzda da yeniden bir düzenleme
yapılmıştır. Bu bağlamda, faaliyet planlarının ve yıllık yatırım ve işletme bütçelerinin
oluşturularak, belirli sürelerde izlenmesi konusunda, öncelikle Şirketlerimizden bu
konularda gelen bilgileri tek tipe indirgeyerek, sadece izlenmesi gerekenlerin tarafımıza
gelmesini sağlamak amacına yönelik olarak, bir çalışma yapılmıştır ve bu çalışma
kapsamında oluşturulan formatlara, Şirket yöneticileri ile tartışılarak son şekli verilmiştir.
Bu formatlar, belirli bir zaman sürecinde kurulması planlanan entegre bir raporlama
sisteminin mali konulara ilişkin alt-sisteminin başlangıcını oluşturacak olup uygulama
aşamasında ihtiyaç olur ise özellikle yapılabilirlik etüdlerinin hazırlanması konusunda 4090
Grubumuzca gerekli eğitim sağlanabilecektir.
Bu düzenleme 1998 yılı başından itibaren uygulamaya konulacaktır. Dolayısı ile
daha önceki standartlara uygun olarak düzenlenen 1998 yılı işletme ve yatırım
bütçelerinin izlemeleri ve gerektiğinde revize edilmeleri yeni düzenlemeye uygun olarak
yürütülecektir. Böylece aylık olarak hazırlanacak değerlendirme raporları şirketler ile
paylaşılacak ve belirli sürelerde yapılacak olan koordinasyon toplantılarında
tartışılacaktır. 1999 yılında ise bu düzenleme tümüyle uygulamaya konulacak olup, 1999
yılı faaliyet planlarının ve bütçelerinin hazırlanması, izlenmesi ve revize edilmesi
belirlenen sistematik içinde ve belirlenen tarihlerde yapılacaktır.
İlişikte yeni düzenlemeye ilişkin ayrıntılar verilmektedir. Şirketlerimizin 4100
Grubumuza gönderecekleri belirtilen konuya ilişkin bilgileri yukarıda belirlenen
çerçevede göndermeleri hususunda gerekli özeni göstermelerini rica ederim.”
Bu giriş yazısının yanında, 5 Yıllık Faaliyet Planlarının ve Yıllık İşletme ve Yatırım
Bütçelerinin hazırlanması ve izlenmesinde kullanılacak formlar da, açıklamaları ile
beraber, gönderilmiştir. Gerek 5 Yıllık İşletme Programlarının ve Yıllık İşletme
Bütçelerinin hazırlanmasında gerekse de bu bütçelerin izlenmesinde kullanılmak üzere
doldurulacak tablolar; “Satış Miktarları (Çimento)35, Satış Fiyatları (Çimento)36, Satış
Tutarları (Çimento)37, Satış Miktarları (Hazır Beton), Satış Fiyatları (Hazır Beton), Satış
Tutarları (Hazır Beton), Üretim (Çimento)38, Üretim (Hazır Beton), Personel (Çimento), 4110
Personel (Hazır Beton), Maliyetler (Çimento), Maliyetler (Hazır Beton), Faaliyet Karı
(Hazır Beton), Gelir-Gider, Nakit Akımı, Bilanço-Aylık Satış Gerçekleşmeleri İzleme
Formu39”dur.
35 Tablonun açıklamasında, “Her şirket satış yaptığı coğrafik bölgeler, ürün grupları ve tipleri itibarı ile tabloyu
dolduracak olup var ise satış yapılan tesislerini de ayrı tablolarda bölge ve ürün grup ve tipleri itibarı ile belirtecektir”
denilmektedir.
36 Tablonun açıklamasında, “Her şirket ilgili olduğu coğrafik bölge ve ürün cinsi itibarı ile dolduracak ...” denilmektedir.
37 Tablonun açıklamasında, “Her şirket satış yaptığı coğrafik bölgeler, ürün grupları ve tipleri itibarı ile tabloyu
dolduracak olup satış yapılan tesislerini de ayrı tablolarda bölge ve ürün grup ve tipleri itibarı ile belirtecektir. Satış
tutarları brüt olarak verilecektir” denilmektedir.
38 Tablonun açıklamasında, “Her fabrika üretiminden sorumlu olduğu ürün cinsleri itibarı ile doldurulacaktır”
denilmektedir.
39 Adından da anlaşılacağı üzere, bu tablo yalnızca Yıllık İşletme Bütçeleri’nin izlenmesinde kullanılmaktadır.
02-06/51-24
81
Hacı Ömer Sabancı Holding Çimento Grup Başkanlığı, Şirketlerden ilk önce,
Grup Başkanlığı’nca sağlanacak Türkiye pazarı ile ilgili genel projeksiyonlar
doğrultusunda, yukarıdaki tabloları doldurup, 5 yılda ulaşılmak istenen pazar payları;
birim maliyetler ve/veya verimlilik ölçütleri gibi 5 yıllık hedeflerini belirlemesini istemiştir.
İlgili yazıda, 5 Yıllık Planın yapılmasına dair bilgi verildikten sonra, Yıllık Faaliyet 4120
Planları ve İşletme Bütçeleri’nin hazırlanma ve kabul prosedürü de belirtilmektedir. Buna
göre, Şirketlerden, “iyimser”, “en muhtemel” ve “kötümser” şeklinde 3 alternatifli olarak
Yıllık İşletme Bütçelerini hazırlayıp, Ekim ayı başında Grup Başkanlığı’na göndermeleri
istenmiş; bütçelerin, Grup Başkanlığınca onaylanmasından sonra, Şirket Genel
Müdürleri tarafından, Yönetim Kurulu kabulüne sunulacağı belirtilmiştir. Bu şekilde
hazırlanan yıllık işletme bütçelerinin izlenmesi ise, Şirketlerin aylık gerçekleşmeleri
yukarıda belirtilen tablolara işleyip, izleyen ayın 15’ine kadar Grup Başkanlığı’na
göndermeleri ile sağlanacaktır. Belgede, “Şirketlerin her yılın ilk altı ayında alınan
sonuçlara göre yıllık işletme bütçelerini gerekirse revize edebilecekleri de”
söylenmektedir. Revize bütçeler ilk 6 aylık gerçekleşmeler de yazılarak aylık olarak 4130
hazırlanacak ve Ağustos 15’e kadar Grup Başkanlığı’na gönderilecektir.
İlgili belgede, Yatırımların Programlanmasında İzlenecek Yöntem de
belirlenmiştir. Buna göre, şirketler tarafından hazırlanan program teklifleri her yıl Eylül
ayı başına kadar Grup Başkanlığı’na gönderilecektir. Grup Başkanlığı’nca 15 Eylüle
kadar, teklif listesinde ilk inceleme yapılacak ve yapılabilirliği olan muhtemel projeler
listesi hazırlanacaktır. Ardından, 25 Ekime kadar, Grup Başkanlığı tarafından Şirketler ile
koordineli olarak muhtemel projelerin teşvik ve finansman durumları da belirlenerek
yapılabilirlik etüdleri geliştirilecektir. Bütün bunların ardından ise, Kasım sonuna kadar,
Çimento Grup Başkanının son şeklini verip onaylayacağı yatırımlar listesinin ilgili Şirket 4140
Genel Müdürleri tarafından Yönetim Kurulu’na götürülmesi ve Kurul kararının alınması
aşaması gelmektedir. Yönetim Kurulu onayından sonra, yatırımların, süreleri içinde en
düşük maliyet ile gerçekleştirilmesi sorumluluğu ilgili şirkete ait olmaktadır. Şirketler
tarafından gerçekleştirilecek yatırım projeleri nakdi ve fiziki olarak aylık bazda Çimento
Grup Başkanlığı tarafından izlenecektir. Yatırım programlarının revize edilmesi de
Çimento Grup Başkanının onayından sonra Şirket Yönetim Kurulu’nca karara
bağlanması halinde mümkündür.
“5 Yıllık Faaliyet Planları; Yıllık İşletme ve Yatırım Bütçelerinin Hazırlanması ve
İzlenmesinde Kullanılacak Formlar” başlıklı bu metnin gönderildiği şirketler ise, belgenin 4150
29’uncu sayfasındaki “Şirket Kodu” başlığından anlaşılabilmektedir. Buna göre, formları
doldurması istenenler; “Akçansa Merkez, Akçansa Büyükçekmece, Akçansa Çanakkale,
Akçansa Ambarlı, Akçansa Aliağa, Karçimsa, Betonsa Marmara, Betonsa Ege, Çimsa
Merkez, Çimsa Fabrika, Çimsa Kayseri, Çimsa Antalya Paketleme, Çimsa Malatya
Paketleme, Çimsa Hazır Beton, OYSA Niğde Merkez, OYSA Niğde Fabrika, OYSA
Niğde Hazır Beton, OYSA İskenderun Merkez, OYSA İskenderun Fabrika, OYSA
İskenderun Hazır Beton ve ORALİTSA”dır.
3. “Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu 5 Yıllık Faaliyet Planları; Yıllık
İşletme ve Yatırım Bütçelerinin Hazırlanması ve İzlenmesinde Kullanılacak Formlar” 4160
başlıklı yazının gereklerinin yerine getirildiği, Sabancı Holding’de yapılan yerinde
incelemede bulunan, “OYSA Niğde … Faaliyetlerinin Özet Değerlendirmesi” başlıklı
belgelerden anlaşılmıştır. Bu belgelerde, ilgili yazı ile istenen, “Satış Miktarları (Çimento),
Satış Fiyatları (Çimento), Satış Tutarları (Çimento), Satış Miktarları (Hazır Beton), Satış
Fiyatları (Hazır Beton), Satış Tutarları (Hazır Beton), Üretim (Çimento), Üretim (Hazır
Beton), Personel (Çimento), Personel (Hazır Beton), Maliyetler (Çimento), Maliyetler
02-06/51-24
82
(Hazır Beton), Faaliyet Karı (Hazır Beton), Gelir-Gider, Nakit Akımı, Bilanço-Aylık Satış
Gerçekleşmeleri İzleme Formları”nın, örneği alınan 1998 Ocak-2000 Eylül döneminde,
OYSA Niğde yetkililerince aylık olarak doldurulup gönderildiği anlaşılmaktadır.
4170
4. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, aşağıda isimleri belirtilen
çalışmalar bulunmuştur:
- OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 1999-2003 Yılları 5 Yıllık Plan
Öngörüsü-Aralık 1998,
- OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. 2000-2002 Yılları Planı,
- OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 2000 Yılı Bütçesi (24.12.1999 Tarihli
Yönetim Kurulu Toplantısında kabul edilmiştir),
- OYSA Niğde Genel Müdürü Adil Erol imzası ile OYSA Niğde Yönetim Kurulu
Başkanlığı’na sunulan 2001 yılı bütçe önerisi, 4180
- OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 2001 Yılı Bütçesi.
Bu belgelerden de anlaşılacağı üzere, OYSA Niğde’den kurucu ortağa yapılan
veri aktarımı, yalnızca geçmişe değil geleceğe de, başka bir deyişle Şirket planlarına da
yöneliktir. Kaldı ki bu belgelerden, OYSA Niğde’de yapılan yerinde incelemede bulunan,
“Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu 5 Yıllık Faaliyet Planları; Yıllık İşletme
ve Yatırım Bütçelerinin Hazırlanması ve İzlenmesinde Kullanılacak Formlar” başlıklı
yazıda belirtilen, “bütçelerin, Grup Başkanlığınca onaylanmasından sonra, Şirket Genel
Müdürleri tarafından, Yönetim Kurulu kabulüne sunulacağı” yükümlülüğünün de yerine
getirildiği anlaşılmaktadır. Bir teşebbüsün geleceğe yönelik hedeflerinin, aynı pazarda 4190
yer alan ve rakip olması gereken teşebbüse gönderilmesi ve bunun da ötesinde,
onayına sunulmasının rekabeti kısıtlayacağı açıktır.
5. Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Veri Ambarı Projesinin içeriği ve amacına
dair belgede, “Veri Ambarı Projesi”nin içeriği ve amacı, “Holding Çimento Grubu’nun
ihtiyacına yönelik olarak AKÇANSA A.Ş., ÇİMSA A.Ş., OYSA Niğde Çimento A.Ş. ve
OYSA İskenderun Çimento A.Ş.’nin Satış, Finans, Üretim, Maliyet, İnsan Kaynakları ve
Proje bilgileri ile dış kaynaklardan sağlanan sektöre yönelik bilgilerin depolanacağı bir
Veri Ambarının oluşturulması; oluşturulan Veri Ambarının güncel olarak veri
kaynaklarından beslenmesinin sağlanması; Veri Ambarında depolanan bilgilere hızlı ve 4200
etkin kararlar alınması amacıyla, bir raporlama ve analiz aracıyla erişilerek istenen
sorgulama, raporlama ve analizlerin yapılması için gerekli ortamın hazırlanması ve
kullanıma açılması” şeklinde özetlenmektedir.
6. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, OYSA Niğde Yönetim Kurulu
üyelerine sunulmak üzere hazırlanan, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz,
Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 1998, Ekim, Kasım, Aralık 1999, Ocak, Şubat, Mart,
Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2000
dönemlerine ait faaliyetlerin görüşüldüğü ve Şirkete ilişkin alınması gereken kararların
belirlendiği Yönetim Kurulu gündemleri bulunmuştur. Bu metinlerde, OYSA Niğde’nin 4210
klinker ve çimento üretim, stok, satış verileri, bilanço, gelir, nakit akım, maliyet analiz,
yatırım tabloları, kredileri, personel hareketleri vb. bilgiler aylık ve kümülatif olarak yer
almakta; bu bilgilerin bütçe öngörüleri ile farklılık göstermesi halinde, farklılığın nedenleri
de açıklanmaktadır.
Metinlerin önemli olduğunu düşündüğümüz bir diğer özelliği de, OYSA Niğde
Yönetim Kurulu toplantılarının bazılarının, OYSA Niğde merkezinin yani Niğde’nin
dışında yapıldığını göstermesidir. 28.04.1998, 28.01.1999, 25.11.1999, 25.02.2000,
22.06.2000 ve 28.09.2000 tarihli toplantılar Çimsa Mersin’de; 26.05.1998, 24.07.1998,
02-06/51-24
83
24.11.1998, 23.12.1998, 24.04.2000, 30.10.2000, 14.12.2000 ve 22.01.2001 tarihli 4220
toplantılar Sabancı Center’da; 30.09.1998 tarihli toplantı OYAK Mardin Çimento’da ve
20.11.2000 tarihli toplantı OYAK İnşaat-Ankara adresinde yapılmıştır.
7. “Hacı Ömer Sabancı Holding Çimento Grubu Planlama Değerlendirme ve Proje
Finansman Direktörlüğü Sunuş Nisan’98” başlıklı belgede, “Son 5 Yılın (93-97)
Değerlendirmesi”, “Pazar Payları ve Mali Oranlar 94-97” ve “Şubat’98 Sonu Mali
Sonuçlarının Değerlendirilmesi” ana başlıkları altında, Çimsa, OYSA Niğde ve OYSA
İskenderun’a ilişkin olarak, net satışlar, satılan malın maliyeti, esas faaliyet karı, net kar,
net fon, pazar payı, cari oran, özkaynak karlılığı, varlık karlılığı, kaldıraç oranı, satışların
karlılığı, birim satış gelirleri, birim değişken maliyet ve birim marjinal gelir veri ve tabloları 4230
yer almaktadır.
8. OYSA Niğde’de yapılan yerinde incelemede, “Fabrika Bakım Sözleşmesi” için
yapılan bir araştırma bulunmuştur. Bağımsız müteahhitlere yaptırılan bu iş için yapılmış
araştırmada, Bolu Çimento, Adana Çimento, Mardin Çimento, Çimsa A.Ş. ve Arçim
Ltd.Şti. için ayrı ayrı olmak üzere “Sözleşme Tarihi, Sözleşme Fiyatı, Şu Andaki Fiyatı,
Eleman Sayısı, 1 Kişi Ücreti TL/AY, Fazla Mesai Ücreti ve Yemek” başlıkları altında, bu
şirketlerin imzaladıkları Fabrika Bakım Sözleşmeleri’nin tüm ayrıntıları yer almaktadır.
9. Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantıları: 4240
1) 24.04.1998’de, Sabancı Holding Çimento Grubu Başkanı Ayduk ÇELENK
tarafından, Grup Direktörleri ve Genel Müdürlerine gönderilen yazıda, “16 Nisan’98
tarihinde ÇİMSA’da yapılan II. Koordinasyon toplantısında görüşülen konulara ilişkin
alınan kararlar ilişikte gönderilmektedir” denmektedir. İlişikte yer alan metinden, ilgili
toplantının, 16.04.1998’de Mersin-Çimsa’da, Sabancı Holding Çimento Grubu, Akçansa,
Çimsa (Mersin ve Kayseri), OYSA Niğde, OYSA İskenderun, Betonsa ve Oralitsa
yetkililerinin katılımlarıyla gerçekleştirildiği; toplantıda, “Mart’98 Sonu İtibarı İle Üretim ve
Satış Miktarlarının Değerlendirilmesi”, “Holding Yetkililerince Yapılan Sunum”, “Son 5
Yıllık ve Şubat’98 Mali Sonuçlarının Değerlendirilmesi” ve “Gelecek Toplantının Yeri ve 4250
Tarihi” başlıkları altında görüşmeler yapıldığı anlaşılmaktadır.
2) 1998 yılı Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantılarının
üçüncüsü, 04-05.08.1998’de OYSA Niğde’de yapılmıştır. Sabancı Holding Çimento
Grubu, Akçansa, Çimsa (Mersin ve Kayseri), OYSA Niğde ve OYSA İskenderun
yetkililerinin katılımlarıyla gerçekleştirilen toplantıda, “Holding Yetkililerince Yapılan
Sunum”, “Şirketlerin Faaliyetlerinin Değerlendirilmesi”, “Hammadde Rezervlerinin
Durumlarının Değerlendirilmesi”, “Agrega Tesislerinin Değerlendirilmesi”, “Şirketlerde
Oluşan Fonların Değerlendirilmesi”, “Gelecek Koordinasyon Toplantısının Yeri ve Tarihi”
başlıkları altında görüşmelerde bulunulmuştur. 4260
3) 1998 yılı Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantılarının
dördüncüsü, 04-05.11.1998’de Akçansa Çanakkale tesislerinde yapılmıştır. Sabancı
Holding Çimento Grubu, Akçansa, Çimsa (Mersin ve Kayseri), OYSA Niğde ve OYSA
İskenderun yetkililerinin katılımlarıyla gerçekleştirilen toplantıda, “Prof.Dr.Erbil Öztekin
Tarafından ‘Türkiye’de ve Dünya’da Çimento ve Hazır Beton Uygulamalarına Genel
Bakış’ Konusunda Yapılan Sunum”, “Şirketlerin Hazır Beton Faaliyetlerinin
Değerlendirilmesi”, “Şirket Faaliyetlerinin 9 Aylık Değerlendirilmesi”, “İzlemeye İlişkin
Oluşturulan Raporlama Sisteminin Değerlendirilmesi”, ’99 Yılı Şirket Hedef ve
Politikalarının Tartışılması”, “II. Ve III. Koordinasyon Toplantılarında Görüşülen .Konulara 4270
İlişkin Gelişmelerin Değerlendirilmesi”, “Gelecek Koordinasyon Toplantısının Yeri ve
Tarihi” başlıkları altında görüşmelerde bulunulmuştur.
02-06/51-24
84
4) 1999 yılı Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantılarının
birincisi, 14.04.1999’da İskenderun’da yapılmıştır. Sabancı Holding Çimento Grubu
yetkilileri ile Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcılarının katılımlarıyla gerçekleştirilen
toplantının programı, “Zeynep Ergün’ün ‘Rekabet Yasası’ndaki Son Gelişmeler’ Konulu
Sunumu”, “Fügen Fındıkoğlu’nun ‘98 Yılı Faaliyetlerinin Değerlendirilmesi’ Konulu
Sunumu”, “Sevda Peker’in ‘Türkiye’de Üretilen Çimentonun Kullanım Alanlarının Analizi’
Konulu Sunumu”, “Mehmet Tunaman ve Murat Seferoğlu’nun ‘Hazır Beton 4280
Faaliyetlerinin Değerlendirilmesi’ Konulu Sunumu” ve “I. Koordinasyon Toplantısı
Devamı-Tartışma” şeklinde belirlenmiştir.
5) 1999 yılı Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantılarının
ikincisinin ise, 19-21.11.1999’da yapıldığı, Sabancı Holding Çimento Grubu’ndan Fügen
Fındıkoğlu’nun, 09.11.1999’da, OYSA Niğde, OYSA İskenderun, Çimsa ve Akçansa
Genel Müdürlerine gönderdiği faksdan anlaşılmaktadır.
10. 10.11.1998’de, Sabancı Holding Çimento Grubu Başkanı Ayduk ÇELENK
tarafından, OYSA Niğde, OYSA İskenderun, Çimsa ve Akçansa Genel Müdürlerine 4290
gönderilen yazıda şöyle denmektedir:
“Grubumuz ’99 yılı bütçeleri 22 Aralık ’98 Salı günü saat 11:00 – 12:00 arası İcra
ve Strateji Komitesi’ne sunulacaktır. Bu bağlamda, tüm şirketler;
’99 yılı hedeflerini de içeren bütçelerini, Genel Koordinatörlüğe zamanında
iletilmelerini teminen en geç 24 Kasım ’98,
Sunumda kullanılmak üzere ilişikte belirtilen bilgileri en geç 10 Aralık ’98,
tarihlerine kadar Grup Başkanlığı’na göndereceklerdir.
Toplantıya Genel Müdürler, finansmandan sorumlu Genel Müdür Yardımcıları ve
gerek görülüyor ise konu ile ilgili diğer yöneticiler katılacaklardır. Konuya ilişkin 4300
çalışmaların zamanında tamamlanarak Grup Başkanlığına iletilmesini önemle rica
ederim.”
Şirketlerden, “ilişikte belirtilen bilgiler” ifadesi ile istenen ise, 1998 yıl sonu
beklenen “Satış Miktarları (Gri-Beyaz Çimento; Hazır Beton), Net Satışlar, Amortisman
Hariç Faaliyet Karı (Net Satışlar-Satılan Malın Maliyeti-Dönem Giderleri), Amortisman
Dahil Faaliyet Karı, Net Kar, Net Fon, Dış Satışı Olan Şirketler İçin İhracat (Miktar-Tutar);
Yatırım Harcamaları, Öz Kaynak Toplamı, Toplam Borç, Varlık Toplamı, Personel
Sayısı”dır.
4310
G.3.5.1.1.3.1.2. OYSA Niğde-OYAK Adana Arasında Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonu Amacına Yönelik veya Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonunu Doğurabilecek Nitelikteki Bilgi Değişimi ve
Toplantılar
Bu başlık altında, OYSA Niğde’de bulunan ve yukarıda değinilen, “Fabrika Bakım
Sözleşmesi” için yapılmış araştırma dışında, aşağıdaki belgelere yer verilebilir:
11. 04.07.1994’de OYAK Genel Müdürlüğü’nde, OYAK Yat. ve İst. Genel Müdür
Yardımcısı Dr. Cafer Fındıkoğlu’nun başkanlığında, OYAK Çimento Grubu Müdürü 4320
Hasan Işık, Adana Çimento Genel Müdürü Güngör Tüner, Bolu Çimento Genel Müdürü
Hikmet Dizdaroğlu, Ünye Çimento Genel Müdürü Ergin Yılıkoğlu, Mardin Çimento Genel
Müdürü Kudret Ecevit, OYSA-Niğde Çimento Genel Müdürü Adil Erol, OYSA-İskenderun
Çimento Genel Müdürü Çevik Perker ve OYAK Çimento Grubu Müdürlüğü Uzmanı
Mustafa Turgut’un katılımlarıyla OYAK Çimento İştirakleri Koordinasyon Toplantısı
02-06/51-24
85
yapılmıştır. Bu toplantıya ilişkin tutanaktaki aşağıdaki alıntıların önemli olduğu
düşünülmektedir:
“...Kurumumuzun çimento sektöründeki iştiraklerinin, OYAK Çimento Grup
Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde, bir grup anlayışı içerisinde birbirleriyle olan 4330
ilişkilerinin geliştirilmesi, mali, idari ve teknik konularda bilgi akışının sağlanması, bu
konularda ortaya çıkan sorunların tartışılması, bu sorunların çözümleri için yöntemlerin
belirlenmesi, her iştirakin bölgesel sorunlarının görüşülmesi, mali, idari ve teknik
konularda görüş birliğine varılarak uygulanmasına karar verilen konuların tespit edilmesi
ve çimento sektöründeki ekonomik ve teknik gelişmelerin değerlendirilmesi amacıyla,
OYAK Yatırım ve İştirakler Genel Müdür Yardımcısı Sayın Dr. Cafer Fındıkoğlu
başkanlığında, aşağıdaki gündemi görüşmek üzere çimento sektörü Kurum iştirakleri ile
koordinasyon toplantısı yapılmıştır.
GÜNDEM
1- 1994 yılı 1. 6 aylık fiili durum değerlendirmesi, 4340
2- 1994 yılı 2. 6 aylık programın değerlendirilmesi,
3- Çimento sektöründe pazar durumu ve fiyat konusunun değerlendirilmesi,
4- Görüş ve öneriler
VARILAN SONUÇLAR…”
12. BÇS’den alınan 18.11.1996 tarihli belgede, maliyet unsurlarının tanımı yapılarak,
OYAK (Adana, Bolu, Elazığ, Mardin ve Ünye) ve OYSA (Niğde ve İskenderun)
fabrikalarının, bu maliyet unsurlarına göre karşılaştırılması yapılmıştır.
13. 02.08.1999 tarihli Oyak Çimento Koordinasyon Toplantı Tutanağı’nda yapılan 4350
incelemeden, OYAK Genel Müdürü Nihat ÖZDEMİR ile Adana, Bolu, Ünye, Mardin,
Elazığ, OYSA Niğde ve OYSA İskenderun Çimento yetkililerinin katılımı ile
gerçekleştirilen toplantıda, faaliyet kar marjları, kapsam dışı personel ücretleri, yeni ocak
araştırmaları ve Adana Çimento’nun verimlilik hesaplamaları gibi konuların görüşüldüğü
ve geleceğe yönelik hedef ve ilkelerin belirlendiği anlaşılmaktadır.
14. 27.10.1999 tarihinde, Elazığ Çimento’da yapılacak OYSA Niğde Yönetim Kurulu
Toplantısı için hazırlanan Faaliyet Raporu’nda OYSA Niğde Genel Müdürü Adil Erol’un
şu ifadeleri dikkat çekicidir:
4360
“Yönetim Kurulu Başkanlığı’na,
Şirketimiz bir önceki yönetim kurulunda alınan kararlarla yapılan işler aşağıda
sunulmuştur:
- Şirketimizin öneri 2000 yılı bütçesi ile 2000-2004 yılları planı hazırlanmış;
Sabancı ve OYAK Çimento Gruplarına gönderilmiştir.
Bilgilerinize arz ederim.”
15. OYSA Niğde Genel Müdürü Adil Erol tarafından, 11.02.2000’de OYAK
yetkililerine sunulmak üzere hazırlanan OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.
Brifing Raporu’nda, OYSA Niğde’nin, “Örgüt ve Kadro Yapısı, Üretim ve Satış Miktarları, 4370
Karlılığı, Yatırımları ve 2000 Bütçesi Öngörüleri”ne ilişkin bilgiler bulunmaktadır.
02-06/51-24
86
G.3.5.1.1.3.1.3. OYSA İskenderun-Çimsa Arasında Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonu Amacına Yönelik veya Rekabetçi Davranışların 4380
Koordinasyonunu Doğurabilecek Nitelikteki Bilgi Değişimi ve
Toplantılar
Bu başlık altında yukarıdaki “Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu 5
Yıllık Faaliyet Planları, Yıllık İşletme ve Yatırım Bütçelerinin Hazırlanması ve
İzlenmesinde Kullanılacak Formlar; Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu’nun Veri
Ambarı Projesinin Içeriği ve Amacı; Hacı Ömer Sabancı Holding Çimento Grubu
Planlama Değerlendirme ve Proje Finansman Direktörlüğü Sunuş Nisan’98; Sabancı
Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantıları; Sabancı Holding A.Ş. Çimento
Grubu 1999 Bütçe Toplantısı” başlıklı belgeler dışında, aşağıdakilere yer verilebilir: 4390
16. OYSA Niğde’de yapılan yerinde incelemede bulunan, “Hacı Ömer Sabancı
Holding A.Ş. Çimento Grubu 5 Yıllık Faaliyet Planları; Yıllık İşletme ve Yatırım
Bütçelerinin Hazırlanması ve İzlenmesinde Kullanılacak Formlar” başlıklı yazının
gereklerinin yerine getirildiği, Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede bulunan,
“OYSA İskenderun … Faaliyetlerinin Özet Değerlendirmesi” başlıklı belgelerden
anlaşılmıştır. Bu belgelerde, ilgili yazı ile istenen, “Satış Miktarları (Çimento), Satış
Fiyatları (Çimento), Satış Tutarları (Çimento), Satış Miktarları (Hazır Beton), Satış
Fiyatları (Hazır Beton), Satış Tutarları (Hazır Beton), Üretim (Çimento), Üretim (Hazır
Beton), Personel (Çimento), Personel (Hazır Beton), Maliyetler (Çimento), Maliyetler 4400
(Hazır Beton), Faaliyet Karı (Hazır Beton), Gelir-Gider, Nakit Akımı, Bilanço-Aylık Satış
Gerçekleşmeleri İzleme Formları”nın, örneği alınan 1998 Temmuz-Aralık; 1999 Mart-
Aralık ve 2000 Şubat-Eylül döneminde, OYSA İskenderun yetkililerince aylık olarak
doldurulup gönderildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca yine Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede alınan, “OYSA
İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 1997 Yılı Faaliyet Özetleri” başlıklı belgenin
de, yukardaki tabloların doldurulması ile hazırlandığı anlaşılmıştır.
17. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, aşağıda isimleri belirtilen 4410
çalışmalar bulunmuştur:
- OYSA İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 1999 Yılı Bütçesi (24.11.1998
tarihindeki Yönetim Kurulu Toplantısı’nda kabul edilmiştir),
- OYSA İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 2000 Yılı Bütçesi (25.11.1999
tarihindeki Yönetim Kurulu Toplantısı’nda kabul edilmiştir),
- OYSA İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 2001 Yılı Bütçesi (30.11.2000
tarihindeki Yönetim Kurulu Toplantısı’nda kabul edilmiştir).
Bu belgelerden de anlaşılacağı üzere, OYSA İskenderun’dan kurucu ortağa 4420
yapılan veri aktarımı, yalnızca geçmişe değil geleceğe de, başka bir deyişle Şirket
planlarına da yöneliktir. Bir teşebbüsün geleceğe yönelik hedeflerinin, aynı pazarda yer
alan ve rakip olması gereken teşebbüse gönderilmesi ve bunun da ötesinde, onayına
sunulmasının rekabeti kısıtlayacağı açıktır.
18. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, OYSA İskenderun’dan Sabancı
Holding Çimento Grubu’na gönderilen “… Ayı Faaliyet Raporu” başlıklı belgeler
bulunmuştur. Bu belgelerden, OYSA İskenderun’un “Çimento Üretimi, Çimento İç Satışı,
Çimento Dış Satışı, Çimento Top.Satışı” verilerinin, aylık ve kümülatif olarak hazırlanıp,
takip eden ayın başında Sabancı Holding’e gönderildiği tespit edilmiştir. 4430
02-06/51-24
87
19. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, OYSA İskenderun Yönetim
Kurulu üyelerine sunulmak üzere hazırlanan, Mart, Ekim, Kasım, Aralık 1998; Şubat,
Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Eylül, Ekim 1999; Mart, Nisan, Mayıs, Haziran,
Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2000 dönemlerine ait faaliyetlerin
görüşüldüğü ve Şirkete ilişkin alınması gereken kararların belirlendiği Yönetim Kurulu
gündemleri bulunmuştur. Bu metinlerde, OYSA İskenderun’un klinker ve çimento üretim,
stok, satış verileri, bilanço, gelir, nakit akım, maliyet analiz, yatırım tabloları, kredileri,
personel hareketleri vb. bilgiler aylık ve kümülatif olarak yer almakta; bu bilgilerin bütçe
öngörüleri ile farklılık göstermesi halinde, farklılığın nedenleri de açıklanmaktadır. 4440
Metinlerin önemli olduğunu düşündüğümüz bir diğer özelliği de, OYSA
İskenderun Yönetim Kurulu toplantılarının bazılarının, OYSA İskenderun merkezinin yani
İskenderun’un dışında yapıldığını göstermesidir. 28.04.1998 ve 28.01.1999 tarihli
toplantılar Çimsa Mersin’de; 24.11.1998, 23.12.1998, 29.07.1999, 26.08.1999,
30.11.2000 ve 22.01.2001 tarihli toplantılar Sabancı Center’da; 27.10.1999 tarihli
toplantı OYAK Elazığ Çimento’da ve 25.10.2000 tarihli toplantı OYAK Genel Müdürlüğü-
Ankara adresinde yapılmıştır.
G.3.5.1.1.3.1.4. Oysa İskenderun-OYAK Adana Arasında Rekabetçi Davranışların 4450
Koordinasyonu Amacına Yönelik veya Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonunu Doğurabilecek Nitelikteki Bilgi Değişimi ve
Toplantılar
Bu başlık altında, içeriklerine yukarıda değinilen “04.07.1994 tarihli Oyak Çimento
İştirakleri Koordinasyon Toplantısı Tutanağı; BÇS’den alınan 18.11.1996 tarihli belge ve
02.08.1999 tarihli Oyak Çimento Koordinasyon Toplantı Tutanağı”na yer verilebilir.
G.3.5.1.1.3.1.5. Çimsa-OYAK Adana Arasında Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonu Amacına Yönelik veya Rekabetçi Davranışların 4460
Koordinasyonunu Doğurabilecek Nitelikteki Bilgi Değişimi ve
Toplantılar
20. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, OYAK Adana’dan, bu şirketin
yönetim kurulu üyesi olan ama aynı zamanda da Sabancı Holding Çimento Grubu
Başkanlığı, Çimsa Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği, OYSA Niğde Yönetim Kurulu
Başkanlığı ve OYSA İskenderun Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevlerini sürdüren
Ayduk Çelenk’e gönderilen Yönetim Kurulu Toplantı Gündemleri bulunmuştur. Kopyası
alınan örneklerden, toplantı tarih ve yerlerinin, 31.03.1997 (Adana-Şirket Merkezi),
24.04.1997 (Adana-Şirket Merkezi), 28.05.1997 (Adana-Şirket Merkezi), 20.06.1997 4470
(Adana-Şirket Merkezi), 15.07.1997 (Adana-Şirket Merkezi), 29.08.1997 (Adana-Şirket
Merkezi), 29.09.1997 (Adana-Şirket Merkezi), 15.10.1997 (Bolu Çimento Ankara
Öğütme Tesisleri), 20.11.1997 (Adana-Şirket Merkezi), 12.12.1997 (Adana-Şirket
Merkezi) ve 06.01.1998 (Ankara-OYAK Genel Müdürlüğü) olduğu anlaşılmıştır. Bu
yönetim kurulu toplantılarının gündemleri incelendiğinde, OYAK Adana’ya ilişkin ticari sır
niteliğindeki konuların görüşüldüğü anlaşılmıştır.
Bu noktada, Çimsa, OYAK Adana, OYSA İskenderun ve OYSA Niğde’ye
gönderilen bilgi isteme yazılarına verilen cevaplarla ortaya çıkan ilgili şirketlerin idari
yapılanmasına değinmekte yarar vardır. Talep edilen 1997-1998-1999 ve 2000 yılları 4480
yönetim kurulu üyelerinin isimleri ve çimento sektöründe faaliyet gösteren diğer
teşebbüslerdeki görevleri incelendiğinde, aynı anda bu dört teşebbüsün yönetim kurulları
ve diğer mercilerinde faaliyet gösteren pek çok kişinin bulunduğu göze çarpmaktadır.
Bunlardan Ayduk ÇELENK’in durumuna yukarıda değinilmişti. Bir diğer önemli örnek ise,
02-06/51-24
88
OYAK Adana Genel Müdürü Güngör TÜMER’dir. Güngör TÜMER, 1997 yılında bu
görevinin yanında, Çimsa ve OYSA İskenderun Yönetim Kurulu üyeliğinde de
bulunmuştur.
21. 03.04.2000’de, Sabancı Holding Çimento Grubu Direktörü Erhan Kamışlı ve
Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Ahmet Pekin’in, OYAK Gn.Md.Yrd. Hasan Işık’a 4490
gönderdiği faksta, “…Şirketin yönetim faaliyetlerinde büyük ortaklar olarak katkılarımızın
artırılmasını temin açısından her iki tarafın da şirketle yapacağı yazışmaların bir
kopyasını diğer ortağa otomatik olarak göndermesini teklif ediyoruz. Bu uygulamanın
yerleşmesi halinde ortaklar arası koordinasyonun artacağı, Şirket Yönetimi’nin daha
etkin bir şekilde çalışacağı, bazı hallerde ortaya çıkması muhtemel tekrarların ve
haberleşme eksikliklerinin önlenebileceği kanaatindeyiz…” ifadesi yer almaktadır.
Aynı pazarda yer alan Çimsa ve OYAK Adana gibi iki bağımsız teşebbüsün,
gerek birbirlerinin yönetim kurullarında karşılıklı üye bulundurarak gerekse de OYSA
İskenderun ve OYSA Niğde yönetim kurulu toplantılarıyla dolaylı biçimde periyodik 4500
olarak bir araya gelmelerinin ve ticari sır niteliğindeki bilgilere sahip olmalarının rekabeti
sınırlayacağı açıktır. Benzer ifadeler, OYSA İskenderun ve OYSA Niğde’ye ilişkin olarak
da kullanılabilir40.
G.3.5.1.1.3.2. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Gerek Kurucu Taraflar
Arasında Gerekse de Bu Kurucu Taraflarla Kendileri Arasında
Rekabetin Kısıtlanması Etkisini Doğurduğunu Gösteren Belgeler
Yukarıdaki belgeler, OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, gerek kurucu taraflar
arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların 4510
koordinasyonu şeklinde bir ihlal oluşturduğu iddiasını ispatlamaya yeterli olsa da,
aşağıda, mevcut yapının doğurduğu rekabeti kısıtlayıcı etkiler de ortaya konulacaktır.
G.3.5.1.1.3.2.1. OYSA Niğde ile Çimsa Kayseri’nin Pazar Paylaşımı
22. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, “Bilgi Notu” başlıklı şu belge
bulunmuştur:
“Şirketimizin özelleştirilerek Oyak ve Sabancı Kurumları tarafından satın
alınmasından sonra ve klinker satışı ile ilgili hususlar aşağıdaki şekilde belirlenmiş ve 4520
uygulanmıştır.
- Kayseri ve Nevşehir fabrikalarının üretime ve satışa başlamaları nedeniyle,
Şirketimiz Kayseri bölgesi içinden, Afşin, Elbistan ve önemli oranda Nevşehir’den,
Kayseri fabrikamız lehine çekilmiş, Erciyes Dağının Niğde’ye bakan yüzünden itibaren;
Yahyalı, Develi, Yeşilhisar bölümleri Niğde Çimentoya bırakılmış, bu nedenle küçülen
pazarımız karşılığında Niğde Çimento Fabrikası klinkerinin öncelikle, Kayseri tarafından
alınacağı fiyatının da bölgede satılan çimento fiyatının %66’sı civarında olacağı ve
ihtiyaç halinde de Oyak fabrikalarına verilebileceği üst yönetimce kararlaştırılarak
Şirketimize bildirilmiştir.
Buna göre genel olarak; 4530
- Akçimento Kayseri’ye 1993 yılında 8.142 ton FOB 275.000 TL/ton
1993 yılında 14.503 ton FOB 465.000 TL/ton
(Prensip çimento satış fiyatının %66’sı olarak alındı)
40 Bu konuya ilişkin daha ayrıntılı açıklama, “OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve
Kurucu Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkisi” başlığı altındaki “Savunmalar ve Bu
Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler” bölümünde yapılacaktır.
02-06/51-24
89
- Akçimento Kayseri’ye 1994 yılında C+F 35 $/ton 8.201 ton ve C+F 28 $/ton 99.483
ton
- 1995 yılında C+F 28 $/ton, C+F 29 $/ton ve C+F 33 $/ton fiyatlarla Akçimento
Kayseri’ye 101.384 ton ve C+F 28 $/ton fiyatla Oysa İskenderun’a 1.242 ton
- 1996 yılında C+F 27 $/ton ve FOB 21 $/ton fiyatlarla Çimsa Kayseri’ye 54.421 ton
ve C+F 31 $/ton ve 32,5 $/ton fiyatlarla Bolu Çimento’ya 22.158 ton
- 1997 yılında C+F 30 $/ton fiyatla ÇİMSA A.Ş. Kayseri’ye 57.558 ton FOB 26 $/ton 4540
fiyatla Bolu Çimento’ya 16.921 ton
- 1998 yılında FOB 26 $/ton ve C+F 30 $/ton fiyatlarla ÇİMSA A.Ş. Kayseri’ye 58.999
ton, FOB 26 $/ton fiyatla Bolu Çimento’ya 4.742 ton
- 1999 yılında FOB 26 $/ton ve C+F 29 $/ton fiyatlarla ÇİMSA A.Ş.’ye 30.819 ton,
Bolu Çimento’ya FOB 26 $/ton fiyatla 19.999 ton
Klinker satılmıştır.”
Yapılan incelemelerde, yukarıdaki pazar paylaşımına ilişkin belgenin gerçeği
yansıttığı tespit edilmiştir. OYSA Niğde’nin Kayseri Merkez’e satışı bulunmadığı gibi,
Çimsa Kayseri’nin de Niğde’ye satışı bulunmamaktadır. Yine belgede belirtildiği üzere, 4550
OYSA Niğde’nin bu bölgede satış yaptığı merkezler, Yahyalı, Yeşilhisar ve Develi’dir ve
bu merkezlerden ilk ikisine Çimsa Kayseri girmemektedir. OYSA Niğde ve Çimsa
Kayseri’nin yegane kesişen bölgesi Develi’dir. Ancak bayilik listelerinde yapılan
incelemeden, her iki şirketin de aynı bayiyle yeniden satışı gerçekleştirdiği tespit
edilmiştir.
Bu noktada OYSA Niğde’nin savunmasındaki “hiçbir teşebbüs–klinker kapasite
fazlalığı yoksa-doğal hinterlandı dışındaki pazarlara yönelmek durumunda değildir”
ifadesi üzerinde durmak yerinde olacaktır. Yukarıdaki belgedeki, “OYSA Niğde’nin, üst
yönetimin kararı doğrultusunda, Kayseri bölgesi içinden, Afşin, Elbistan ve önemli 4560
oranda Nevşehir’den, Çimsa Kayseri fabrikası lehine çekildiği; bu nedenle küçülen
pazarı nedeniyle ortaya çıkan klinker fazlalığını ise Çimsa Kayseri ve OYAK
fabrikalarına satmaya başladığı” şeklindeki ifade, ilgili savunmaya, başka bir söz
söylemeksizin, cevap niteliğindedir.
Bilgi isteme yazılarına cevaben Kurumumuza gönderilen fiyat listesi, fatura,
maliyet tablosu gibi bilgilere, yerinde incelemelerde bulunan belgelere ve teşebbüs
yetkililerinin tutanağa geçen ifadelerine dayanan aşağıdaki analiz de, OYSA Niğde ile
Çimsa Kayseri’nin mevcut maliyet yapıları ve fiyat seviyeleri ile birbirlerinin ana
hinterlandlarına her zaman için satış yapabileceğini göstermektedir: 4570
Tarih
OYSA
Niğde
Değişken
Maliyet
Niğde-
Kayseri
Nakliye
Maliyeti
Çimsa
Kayseri
Merkez
Fiyatı + 2 $
OYSA
Niğde
Dağıtım
Maliyeti
OYSA Niğde
Potansiyel
Kar($/ton)
01/01/98 ……. ……. ……. ……. 25
02/01/98 ……. ……. ……. ……. 23
03/01/98 ……. ……. ……. ……. 21
04/01/98 ……. ……. ……. ……. 21
05/01/98 ……. ……. ……. ……. 25
06/01/98 ……. ……. ……. ……. 27
07/01/98 ……. ……. ……. ……. 29
08/01/98 ……. ……. ……. ……. 28
09/01/98 ……. ……. ……. ……. 28
10/01/98 ……. ……. ……. ……. 30
11/01/98 ……. ……. ……. ……. 29
02-06/51-24
90
12/01/98 ……. ……. ……. ……. 27
01/01/99 ……. ……. ……. ……. 33
02/01/99 ……. ……. ……. ……. 31
02/02/99 ……. ……. ……. ……. 31
03/01/99 ……. ……. ……. ……. 24
04/01/99 ……. ……. ……. ……. 24
05/01/99 ……. ……. ……. ……. 27
06/01/99 ……. ……. ……. ……. 29
07/01/99 ……. ……. ……. ……. 29
08/01/99 ……. ……. ……. ……. 26
09/01/99 ……. ……. ……. ……. 24
10/01/99 ……. ……. ……. ……. 26
11/01/99 ……. ……. ……. ……. 24
12/01/99 ……. ……. ……. ……. 23
Tarih
Çimsa
Kayseri
Değişken
Maliyet
Kayseri-
Niğde
Nakliye
Maliyeti
OYSA Niğde
Merkez
Fiyatı + 2 $
Çimsa
Kayseri
Dağıtım
Maliyeti
Çimsa
Kayseri
Potansiyel
Kar ($/ton)
01/01/98 …… …… …… …… 20
02/01/98 …… …… …… …… 19
03/01/98 …… …… …… …… 10
04/01/98 …… …… …… …… 14
05/01/98 …… …… …… …… 17
06/01/98 …… …… …… …… 22
07/01/98 …… …… …… …… 18
08/01/98 …… …… …… …… 17
09/01/98 …… …… …… …… 19
10/01/98 …… …… …… …… 22
11/01/98 …… …… …… …… 22
12/01/98 …… …… …… …… 24
01/01/99 …… …… …… …… 24
02/01/99 …… …… …… …… 26
03/01/99 …… …… …… …… 14
04/01/99 …… …… …… …… 19
05/01/99 …… …… …… …… 22
06/01/99 …… …… …… …… 22
07/01/99 …… …… …… …… 20
08/01/99 …… …… …… …… 14
09/01/99 …… …… …… …… 11
10/01/99 …… …… …… …… 12
11/01/99 …… …… …… …… 18
12/01/99 …… …… …… …… 20
G.3.5.1.1.3.2.2. Çimsa Mersin, OYAK Adana ve OYSA İskenderun’un Doğu
Akdeniz Pazarında Birlikte Fiyat Tespiti
Doğu Akdeniz pazarında, zaman zaman Gaziantep ve Adıyaman çimento
fabrikalarının, özellikle İskenderun çevresine satışı bulunsa da, temel olarak üç üretici
faaliyet göstermektedir; Çimsa Mersin, OYAK Adana ve OYSA İskenderun. Bunların,
ana çimento tüketim merkezlerine uzaklıkları aşağıdadır: 4580
02-06/51-24
91
OYAK Adana, Çimsa ve OYSA İskenderun'un ana çimento
tüketim merkezlerine olan uzaklıkları (km)
Merkez OYAK Adana Çimsa OYSA İskenderun
Adana 15 55 115
Mersin 85 15 185
İskenderun 115 185 15
Bu üç fabrikanın birbirlerine olan uzaklıkları ise yaklaşık olarak şu şekildedir:
OYAK Adana - Çimsa Mersin : 70 km
OYAK Adana - OYSA İskenderun : 100 km
Çimsa Mersin - OYSA İskenderun : 170 km
4590
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde Doğu Akdeniz pazarındaki fiyat hareketleri
aşağıdaki şekilde olmuştur41:
Tarih
OYAK Adana
Adana Satış
Fiyatları
Çimsa - Mersin
Satış Fiyatları
OYSA İskenderun
İskenderun Satış
Fiyatları
1/1/98 8,000 7,950 8,650
1/5/98 8,400
1/21/98
1/26/98 8,200
2/2/98 8,400
2/9/98 8,200
2/11/98 8,000
3/9/98 8,500 8,400 8,700
3/21/98 9,100
3/23/98 9,400
3/30/98 9,000
4/1/98 8,700
4/30/98 9,700
5/1/98 10,000
5/2/98 9,300
5/11/98 9,300
5/15/98 9,850 10,050
6/2/98 10,650 10,800
6/3/98 10,850
6/23/98 10,250
6/24/98 10,450
8/13/98 11,450
8/14/98 11,800
8/15/98 11,250
10/1/98 12,250 12,800
10/2/98 12,450
11/11/98 13,000 13,300
12/28/98 12,400
1/1/99 12,800
41 Analizlerde, bir ton PKÇ veya KZÇ 32,5 torbalı çimentonun KDV hariç vadeli bant satış fiyatı kullanılmıştır.
02-06/51-24
92
2/1/99 13,500 13,500 13,400
3/1/99 14,200 14,200 14,200
4/5/99 14,800
4/6/99 14,700 14,700
5/1/99 15,700 15,600
5/3/99 15,700
5/27/99 17,200
5/28/99 17,200
6/1/99 17,100
6/23/99 18,700 18,400
6/25/99 18,700
7/31/99 19,700
8/2/99 19,700
8/9/99 19,500
10/21/99 18,000
11/1/99 20,150
11/2/99 20,700
11/3/99 20,700
11/22/99 19,900
12/14/99 22,000
12/15/99 22,000 21,200
12/27/99 24,000
12/29/99 24,000
12/30/99 24,400
Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere iki yıllık dönemde pek çok birlikte fiyat
artışı bulunmaktadır. Bunlardan 1998 yılı içerisinde gerçekleştirilenler;
9 Mart’ta OYAK Adana, Çimsa Mersin ve OYSA İskenderun;
21 Mart’ta Çimsa Mersin, 23 Mart’ta OYSA İskenderun;
30 Nisan’da Çimsa Mersin, 1 Mayıs’ta OYSA İskenderun ve 2 Mayıs’ta OYAK 4600
Adana;
15 Mayıs’ta OYAK Adana ve Çimsa Mersin;
2 Haziran’da OYAK Adana ve OYSA İskenderun, 3 Haziran’da Çimsa Mersin;
13 Ağustos’ta Çimsa Mersin, 14 Ağustos’ta OYSA İskenderun, 15 Ağustos’ta
OYAK Adana;
1 Ekim’de OYAK Adana ve OYSA İskenderun, 2 Ekim’de Çimsa Mersin;
11 Kasım’da OYAK Adana ve Çimsa Mersin;
şeklindedir.
1999 yılında gerçekleştirilenlerse; 4610
1 Şubat’ta OYAK Adana, Çimsa Mersin ve OYSA İskenderun;
1 Mart’ta OYAK Adana, Çimsa Mersin ve OYSA İskenderun;
5 Nisan’da OYSA İskenderun, 6 Nisan’da OYAK Adana ve Çimsa Mersin;
1 Mayıs’ta Çimsa Mersin ve OYSA İskenderun, 3 Mayıs’ta OYAK Adana;
27 Mayıs’ta OYAK Adana, 28 Mayıs’ta Çimsa Mersin, 1 Haziran’da OYSA
İskenderun;
23 Haziran’da OYAK Adana ve OYSA İskenderun, 25 Haziran’da Çimsa Mersin;
31 Temmuz’da Çimsa Mersin, 2 Ağustos’ta, OYAK Adana, 9 Ağustos’ta OYSA
İskenderun; 4620
02-06/51-24
93
1 Kasım’da OYSA İskenderun, 2 Kasım’da Çimsa Mersin, 3 Kasım’da OYAK
Adana;
14 Aralık’ta OYAK Adana, 15 Aralık’ta Çimsa Mersin ve OYSA İskenderun;
27 Aralık’ta, Çimsa Mersin, 29 Aralık’ta OYAK Adana, 30 Aralık’ta OYSA
İskenderun;
şeklindedir.
Bu fiyat hareketleri, yukarıdaki belgelerle birlikte değerlendirildiğinde, Çimsa
Mersin, OYAK Adana ve OYSA İskenderun’un Doğu Akdeniz pazarında birlikte fiyat
tespit ettiğini ortaya koymaktadır. 4630
G.3.5.1.1.4. Değerlendirme
“Değerlendirme” bölümüne, Kurul’un bu konuyla yakından ilişkili kararlarından
alıntılarla başlamak yerinde olacaktır:
Kurul, 19.03.1998 tarih ve 57/424-52 sayılı “Metro/Migros” kararında42, “gıda
ağırlıklı perakende ticaret piyasasında fiili durumda yaşanan yoğun rekabet(e),
pazara giriş engellerinin önemsenmeyecek seviyelerde olması(na) ve bu pazardan
büyük ölçekli perakendeci kuruluşların aldıkları payın gittikçe artan bir trend 4640
göstermesinin getirdiği potansiyel rekabet olanakları(na rağmen), her iki ana
şirketin (Metro AG-Migros T.A.Ş.), Şok Ucuzluk Marketleri A.Ş., Real Market A.Ş. ve
Metro Grossmarket Bakırköy Alışveriş Hizmetleri Ltd.Şti. üzerinde oluşturacakları 3 ayrı
ortak girişimle aynı coğrafi pazarda (il ve ilçe merkezleri) yer almasının, bu ortak
girişimi rekabeti sınırlayan, işbirliği doğurucu bir anlaşmaya dönüştüreceği(ne), bu
nedenle Metro AG-Migros T.A.Ş. ortak girişim işlemlerine, söz konusu ortak girişim
anlaşması yürürlükte kaldığı sürece, her iki ana şirketin (Metro-Migros) ortak girişimle
beraber aynı coğrafi pazarda doğrudan veya dolaylı ilgili ürün piyasasına girmemesi;
diğer bir ifadeyle, Metro AG veya Migros Türk T.A.Ş.’den ancak yalnızca birinin ortak
girişimle Türkiye’de herhangi bir il veya ilçe merkezindeki ilgili ürün piyasasında faaliyet 4650
gösterebilmesi koşuluyla izin verilmesine; bu koşula uygun hareket edilmemesi halinde,
aykırılığın gerçekleştiği tarihten itibaren söz konusu ortak girişimin 4054 sayılı Kanun’un
4’üncü maddesi kapsamında rekabeti sınırlayan bir anlaşma sayılacağı ve re’sen ön
araştırma ve/veya soruşturma açılacağının bildirilmesine” hükmetmiştir.
28.04.1999 tarih ve 99-21/173-92 sayılı kararında43 ise, Kurul, “(Yibitaş Holding
A.Ş. ile Lafarge Grubu arasında) 15 Nisan 1994 tarihinde akdedilen ortak girişim
anlaşmasına, üretim zincirinin aynı seviyesinde yer alan rakip teşebbüsler tarafından
gerçekleştirilmiş ve ortak girişim şirketinin de ana işletmelerle aynı ilgili ürün
pazarında faaliyet gösteriyor olması dolayısıyla; 4054 sayılı RKHK’nin 4’üncü 4660
maddesi kapsamında yer alması sebebiyle menfi tespit belgesi verilmesinin uygun
olmayacağına” hükmetmiştir.
27.05.1999 tarih ve 99-26/230-138 sayılı “LPG Ortak Girişim” kararında44, “2.
Ortak Girişimin İkinci Unsuru: Taraflar Arasındaki veya Taraflarla Ortak Girişim
Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amacı veya Etkisi Olmaması” başlığı altında, “Dosya
mevcudu bilgi ve belgelerden, ortak girişime ilişkin düzenlemelerin rekabeti sınırlandırıcı
bir amaçla düzenlenmediği anlaşılmakla birlikte, etkisi itibariyle rekabet koşullarını
olumsuz anlamda önemli ölçüde değiştirebilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu
çerçevede, ekonomik olarak LPG tedariğini münferiden sağlayabilecek taraflar ile 4670
42 20.11.1998 tarih ve 23529 sayılı Resmi Gazete.
43 05.12.2000 tarih ve 24251 sayılı Resmi Gazete.
44 01.07.2000 tarih ve 24096 sayılı Resmi Gazete.
02-06/51-24
94
ortak girişim şirketinin tedarik pazarında birlikte faaliyet gösterecek olması, bu
pazarda söz konusu taraflar arasında LPG’nin üretimi, ithali, toptan dağıtımı, ticareti
ve pazarlanması gibi çok geniş bir faaliyet alanında rekabeti sınırlayıcı bir işbirliği
ihtimalini beraberinde getirmektedir. Her ne kadar bildirim formunda, ortak girişimin,
LPG dağıtım pazarında faaliyet göstermeyeceği ve perakende satış yapmayacağı ifade
edilmiş olsa da, büyük grupların karar alma mekanizmasındaki hakimiyetleri ve tedarik
pazarının alt pazarı olan dağıtım pazarındaki toplam %77,33’lük payları dikkate
alındığında, bu tür bir işbirliğinin söz konusu alt pazarda da yansımaları olacağı
anlaşılmaktadır...(Metro/Migros) karar(ın)dan da anlaşılacağı üzere Kurulumuz tüm
tarafların ortak girişimle aynı pazarda bulunmasını rekabeti sınırlandırıcı nitelikte 4680
bir işbirliği anlaşması olarak kabul etmiştir. Bu husus, mevzuatı 4054 sayılı
Kanun’a emsal teşkil eden Avrupa Birliği’nin rekabet otoritesi olan Avrupa
Komisyonu’nun bir çok kararında da yer almaktadır” ifadeleri bulunmaktadır.
23.05.2000 tarih ve 00-19/188-100 sayılı “Çimento Ortak Girişim” kararında45 ise,
“Mezkur başvuruda yer alan ortak girişimin kurucu firmalarla ilişkileri incelenecek olursa,
kurucu firmaların ortak girişimin faaliyet alanı olan ihracat piyasalarından tamamen
çekilecek olmalarına rağmen, ortak girişimin pazarlayacağı ihraç ürünlerinin kurucu
firmalar tarafından sağlanacağı dikkate alındığında, kurucu firmaların ortak girişimin üst
pazarında faaliyetlerine devam edeceği ve üstelik ortak girişimin Avrupa pazarlarında 4690
yapacağı dağıtım ve pazarlama işlerinde esas olarak kurucu firmaların mallarını
satacağı, dolayısıyla ortak girişim ile kurucu firmalar arasındaki dikey ilişkilerin devam
edeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda kurulacak olan ortak girişimin, kurucu firmaların
kendi aralarındaki rekabetçi davranışları koordine etmeye yönelik bir işlevi ortaya
çıkabilecektir...Yukarıda da belirtildiği üzere, ortak girişim şirketi kurulduktan sonra
da çimento pazarında faaliyet gösteren dört teşebbüsün yine rakip olarak
faaliyetlerine devam edecekleri görülmektedir. Bu nedenle söz konusu ortak
girişim, kurucu firmaların arasında üretim miktarları, depolama kapasiteleri ve
hatta fiyatlar gibi konularda bilgi akışını sağlayabilecek, tarafların rekabetçi
davranışlarını koordine edebilecektir...Dolayısıyla söz konusu ortak girişim işlemi 4700
sonucunda, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi çerçevesinde rekabetin bozulacağı
görülmektedir. Bu nedenle anılan ortak girişim işlemine menfi tespit belgesi verilmesi
mümkün değildir” ifadeleri yer almaktadır.
Kurul, 17.07.2000 tarih ve 00-26/292-162 sayılı “BİRYAY I” kararında46 ise,
14.05.1996’da imzalanmış BİRYAY Ana Sözleşmesi için, 04.05.1998 tarihinde
yapılan menfi tespit/muafiyet başvurusuna ilişkin olarak şu değerlendirmeyi
yapmıştır; “BİRYAY’ın ‘taraflar arasındaki veya taraflarla kendisi arasındaki rekabeti
sınırlayıcı amacı veya etkisi olmadığı’ iddia edilemez. Kararın önceki kısımlarında
değinildiği üzere, tarafların BİRYAY’ı kurma amacı, gazete ve dergi dağıtımı piyasası ve 4710
müşteri yayınlarının paylaşılması ve müşteri yayınevlerinden alınacak komisyon
oranlarının tespitidir. Ana sözleşmenin bu hususlara ilişkin olan 38 ve 39’uncu
maddeleri olmasaydı dahi, 3’üncü maddesi nedeniyle, bu iki rakip şirketin
kendileri ile aynı pazarda olan ortak girişimle etkin bir şekilde rekabete girmeleri,
ya ortak girişimin ya da kurucuların aleyhine olacaktır. Keza kurucuların
birbirleriyle olan rekabeti de kendileri ile aynı pazarda olan ortak girişimi,
dolayısıyla da kurucuların çıkarlarını zedeleyecektir.”
Şu ana kadar yapılan alıntı ve açıklamalardan anlaşılacağı üzere, yalnızca “aynı
pazarda faaliyette bulunma” kriterinden bile hareketle, OYSA Niğde ve OYSA 4720
İskenderun’un, gerek kurucu taraflar arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri
45 10.11.2000 tarih ve 24226 sayılı Resmi Gazete.
46 26.04.2001 tarih ve 24384 sayılı Resmi Gazete.
02-06/51-24
95
arasında rekabeti kısıtlayıcı etkiler doğurabilecek nitelikte olduğu söylenebilir. Kaldı ki
yukarıda, rekabeti kısıtlayıcı amaç ve etkiler de ortaya konmuştur. Bu nedenle, OYSA
Niğde ve OYSA İskenderun’un, 1997/1 sayılı Tebliğin 2’nci maddesi çerçevesinde,
“yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim” değil de; 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi
kapsamında, “işbirliği doğurucu bir anlaşma” olduğu sonucuna ulaşılmış ve 16’ncı
maddenin ikinci fıkrası gereğince para cezası verilmiştir.
Bu noktada, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4 ve 56’ncı
maddelerinde getirilen düzenlemelere değinmek de yerinde olacaktır: 4730
4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan
veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaların
hukuka aykırı ve yasak olduğu” düzenlenmiştir. Mezkur Kanun’un 56’ncı maddesinde ise,
“bu Kanunun 4’üncü maddesine aykırı olan her türlü anlaşmanın geçersiz olduğu”
vurgulanmıştır. Kurul’un, “OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un rekabetçi davranışların
koordinasyonu şeklinde bir ihlal oluşturduğu” yönündeki tespiti, 4054 sayılı Kanun’un
anılan maddeleriyle birlikte değerlendirildiğinde; bu teşebbüslerin “geçersizliği” anlamına
da gelmektedir. 4740
Aksi bir yorumla bu teşebbüslerin hukukiliğinin kabulü, ilgili olaya, “farklı zaman
dilimlerinde gerçekleşen ihlal” muamelesi yapılmasına; dolayısıyla da teşebbüslerin,
gerçekte aynı ihlali yapmalarına rağmen, birkaç defa ceza almasına da yol açabilecektir.
Çünkü Kurul’un BİRYAY kararındaki yukarıda değinilen tespiti çerçevesinde, ilgili
pazarda rekabetçi ekonomik parametrelerin oluşamayacağı düşünülmektedir. Bu nedenle
yapılan her soruşturma neticesinde ilgili teşebbüslere, 4054 sayılı Kanunun 16’ncı
maddesi gereğince, yıllık gayri safi gelirlerinin %10’una kadar para cezası verilmesi
ihtimali bulunmaktadır. Sonuç olarak, tarafların, Rekabet Hukuku uygulamaları
bakımından süreklilik arz edecek bu ihlali ortadan kaldırabilmeleri için de, bir çözüm 4750
bulmaları doğru ve yerinde olacaktır.
Buna karşılık ilgili olayda, ortaklık sözleşmeleri ile şirket ana sözleşmelerinde
rekabeti kısıtlayıcı hüküm olmaması ve daha da önemlisi, bu sözleşmelerin 4054 sayılı
Kanunun yürürlüğe girmesinden önce, özelleştirme uygulamaları çerçevesinde
bağıtlandığı göz önünde bulundurularak, anılan sözleşmelerin bildirilmesinin
gerekmediği sonucuna ulaşılmıştır. Başka bir deyişle, OYSA Niğde ve OYSA
İskenderun’un rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde oluşturduğu ihlal, taraflar
arasındaki ortak girişim sözleşmelerinin kaçınılmaz bir sonucu olmadığından, bu
sözleşmelerin bildirilmesi gerekmemektedir. 4760
G.3.5.1.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
G.3.5.1.2.1. Genel Nitelikli Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin
Değerlendirmeler
İlgili teşebbüslerin, yukarıda yer verilen delil ve tespitlere ilişkin olarak yaptığı
savunmalardan ilki, “Türkiye’nin o dönemdeki özelleştirme politikası çerçevesinde satışa
çıkarılan Niğde ve İskenderun fabrikalarının, Sabancı ve OYAK grupları tarafından
ortaklaşa devralındığı; 4054 sayılı Kanun’un ve 1997/1 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe 4770
girmesinden önce gerçekleşen bu devralma işlemlerinin hukuka uygun olduğu; daha da
önemlisi, taraflar açısından kazanılmış hak sayıldığı” şeklindedir.
02-06/51-24
96
OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un gerek kurucu taraflar arasında gerekse de
bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonunu
sağladığı; dolayısıyla, 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2’nci maddesi çerçevesinde, “yoğunlaşma
doğurucu bir ortak girişim” şeklinde değil de; 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi
kapsamında, “işbirliği doğurucu bir anlaşma” olarak değerlendirilmesi gerektiği ortaya
konmuştur. RKHK’nin gerek 4 gerekse de 56’ncı maddelerinde ise, doğrudan veya
dolaylı olarak, rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi 4780
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar ve uyumlu
eylemlerin hukuka aykırı ve yasak olduğu kabul edilmiştir.
İkinci savunma ise, “eğer bir işbirliği anlaşmasından söz edilecekse, bunun
temelini, ortaklık sözleşmeleri ile şirket ana sözleşmelerinin oluşturması gerektiği; oysa
bu sözleşmelerde, rekabet hukukunu ilgilendiren tek bir hükmün bile bulunmadığı”
şeklindedir.
Teşebbüsler, anılan sözleşmeleri yapmadan ya da bu sözleşmelerde bir hüküm
bulunmadan da, ilgili olayda olduğu gibi, rekabetçi davranışlarını koordine edebilir. 4790
Dolayısıyla, ortak girişimler başta olmak üzere, rekabeti kısıtlayıcı hiçbir anlaşmaya
müdahale edilememesi sonucunu doğuracak bu savunmanın kabulü mümkün değildir.
G.3.5.1.2.2. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Gerek Kurucu Taraflar
Arasında Gerekse de Bu Kurucu Taraflarla Kendileri Arasında
Rekabeti Sınırlama Amacını veya Rekabetin Kısıtlanması Etkisi
Doğurabilecek Niteliğini Gösteren Belgelere Yönelik Savunmalar ve
Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
İlgili teşebbüsler, “‘Sabancı-OYAK Ortaklığı H.Ö.Sabancı Holding A.Ş.’ başlığını 4800
taşıyan Eylül ve Ekim 1999 tarihli belgelerde, Sabancı-OYAK ortaklığının yeniden
yapılandırılmasını hedefleyen iki alternatifin değerlendirildiğini; her iki alternatifte de yer
alan ‘İskenderun tüm klinker ihtiyacını Adana Çimento’dan alacaktır. Adana Çimento
İskenderun’a verdiği kadar klinker ihracatını azaltacaktır. Kayseri’nin klinker ihtiyacı
mümkün olduğunca Niğde’den karşılanacaktır’ ibarelerinin rekabeti sınırlayıcı amaç
olarak nitelendirilemeyeceğini; şirket devralma projeleri 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında
olmadığına göre, bu tür projeksiyonların çok önemli bir bulguymuş gibi
değerlendirilmesinin anlaşılamadığını” ifade etmiştir.
Söz konusu belgenin delil niteliği, savunmanın alıntı yaptığı ibarelerden 4810
kaynaklanmamaktadır. Belgenin hangi nedenlerle delil niteliği kazandığı ise yukarıda
açıklanmıştır.
Diğer bir savunma ise, “işbirliği anlaşmasının varlığına dayanak olarak kullanılan
tek husus bilgi değişimidir. Salt bilgi değişimi rekabeti sınırlayıcı sayılmaz. Kaldı ki,
gerçekleştiği kadarıyla bilgi değişimi bir anlaşmadan değil, doğrudan doğruya Türk
Ticaret Kanunu [TTK] ve Borçlar Kanunu [BK] hükümlerinden doğmakta olup, bunun da
4054 sayılı Yasayı ihlal eden hiçbir yönü bulunmamaktadır” şeklindedir.
Bu savunmaya cevaben, öncelikle, Kurul’un işbirliği doğurucu bir anlaşmanın 4820
varlığı sonucuna ulaşırken dayandığı tek hususun bilgi değişimi olmadığı; bunun
yanında, pek çok delilin de kullanıldığı söylenmelidir.
Çimento sektöründe bilgi değişiminin önemine ve bilgi değişimine rekabet
hukukunun bakışına, ilgili başlık altında ayrıntılı biçimde değinilmiştir. Nitekim, Avrupa
Birliği uygulamasında, bilgi değişimini yasaklayan birçok karar bulunmakta; ABD’de ise,
02-06/51-24
97
bilgi değişimi, per se ihlal teşkil eden eylemler bakımından önemli bir delil teşkil
etmektedir. Nitekim bilgi değişiminin rekabeti sınırlayabileceği, OYAK Adana’nın
savunmasında, “Rekabet Hukuku’nda rekabetin şeffaf olması bir ihlal nedeni olarak
görülür. Bunda şüphe yoktur” ifadeleriyle de kabul edilmiştir. 4830
Benzer değerlendirmeler “interlocking directorate (yönetim kurullarına çapraz
biçimde yönetici atanması)” için de yapılabilir. Öyle ki, interlocking directorate, rekabeti
sınırlayıcı anlaşmalar yapmak ve uygulamak için en etkili yöntemlerden biri olduğundan,
ABD’de 1914 tarihli Clayton Yasası ile yasaklanmıştır. Nitekim bu durumun yarattığı
rekabetçi sakıncaların, OYAK Adana’nın savunmasındaki, “OYSA’lar ve Çimsa ile ilgili
olarak Yönetim Kurulları’nda Ayduk Çelenk’in bulunmasına karşılık Rekabet Kurulu
Başkanlığı’nın uyarısı üzerine OYAK temsilcisi Hasan Işık bu görevlerinden istifa
etmiştir. Sabancı Grubu, Başkanlığınızın bu tavsiyesini göz önünde bulundurmamıştır”
ifadeleriyle kabul edildiği de söylenebilir. 4840
Rekabet üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği, ilgili teşebbüslerden bir bölümü
tarafından da kabul edilen, bilgi değişimi ve yönetim kurullarına çapraz biçimde yönetici
atanmasına ilişkin temel savunma olan, bunların TTK ve BK gereği olduğu iddiası ise,
rekabet hukukunun ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Genelde tüm rekabet otoritelerinin,
özelde de Kurul’un müdahalelerine sebep olan husus, bizatihi bu gereği doğuran-ki
gereklilik olduğu da tartışılabilir- ortaklık ilişkisidir. Başka bir deyişle, savunmanın Kanun
gereği olduğunu söylediği, ilgili olaydaki sonuçları doğuran ve kurumsallaştıran bir
yapının mevcudiyeti engellenmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, rekabeti sınırlayıcı
anlaşmaların, ortaklık kurmak, yönetim kurullarına çapraz biçimde yönetici atamak gibi 4850
yollarla gerçekleştirilmesine imkan verecek ilgili savunmanın kabulü mümkün değildir.
G.3.5.1.2.3. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Gerek Kurucu Taraflar
Arasında Gerekse de Bu Kurucu Taraflarla Kendileri Arasında
Rekabetin Kısıtlanması Etkisini Doğurduğunu Gösteren Belgelere
Yönelik Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
G.3.5.1.2.3.1. OYSA Niğde ile Çimsa Kayseri’nin Pazar Paylaşımını Gösteren
Belgelere Yönelik Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin
Değerlendirmeler 4860
Konuya ilişkin olarak yapılan savunmalardan ilki, “Sabancı Holding’de yapılan
yerinde incelemede bulunan, ‘Bilgi Notu’ başlıklı belgenin, soruşturma konusu dışındaki
klinkere ilişkin olduğu ve çimento pazarının paylaşıldığı iddiasına kanıt olarak
gösterilemeyeceği” şeklindedir.
Çimento pazarına ilişkin paylaşımdan dolayı klinker konusunun gündeme
geldiğini, anılan belge açıkça ortaya koymaktadır.
İkinci olarak, “ilgili belgedeki yazılı mutabakatın 1992 ya da 1993 yıllarına ait, eski 4870
tarihli bir mutabakat olduğu” söylenmiştir.
Belgede, 1999’a ilişkin bilgiler yer aldığından; düzenlenme tarihinin en erken
2000 yılı olduğu açıktır. Dolayısıyla yazılı mutabakatın kabulü, ihlalin de ikrarı anlamına
gelmektedir.
Üçüncü olarak, “OYSA Niğde’nin ‘Bilgi Notu’ başlıklı belgede belirtilen pazarlara
ekonomik ve karlı olduğu sürece satış yaptığı” belirtilmiştir. Bu çerçevede, “Kayseri
bölgesi satış miktarlarının Kurum uzmanlarına verildiği halde dikkate alınmadığı;
02-06/51-24
98
bölgedeki bayiler aracılığıyla yapılan bu satışların yanında, diğer bayilerin de münferit 4880
satışlarının olduğu; Kayseri’nin, klinker pazarı olarak da görüldüğüne dikkat edilmesi
gerektiği; OYSA Niğde’nin Develi ilçesinde Tokerler Ticaret adındaki başka bir bayi
kanalıyla da satışının bulunduğuna Soruşturma Raporu’nda değinilmediği; Nevşehir
bölgesine de azımsanmayacak miktarda satış yapıldığı; yaklaşık 350 km. uzaklıktaki
Afşin-Elbistan pazarına 1994’e kadar yapılan satışlardan ise, Adıyaman fabrikasının
özelleştirilmesi ve bu bölgeye yakın çevresinden yeterli miktarda mal gelmesi
gerekçeleriyle vazgeçildiği” söylenmiştir.
OYSA Niğde’nin, Kurul’un bilgi isteme yazılarına cevaben gönderdiği hiçbir
belgede Kayseri satışı gözükmemektedir. OYSA Niğde’nin savunmasına dayanak teşkil 4890
eden veriler, bu belgeler çerçevesinde incelenmiş ve Kayseri’ye yapıldığı iddia edilen
satışların, Yahyalı-Develi-Yeşilhisar satışlarının toplamı olduğu tespit edilmiştir. Başka
bir deyişle, “Bilgi Notu” başlıklı belgede OYSA Niğde’ye bırakıldığı açıkça belirtilen bu
bölge satışlarının, “Kayseri satışı” şeklinde gösterilmesi yanıltıcıdır.
OYSA Niğde’nin Kayseri’de bayisinin olmadığı da, yine Kurul’un bilgi isteme
yazılarına cevaben gönderilen belgelerden tespit edilmiştir. Dolayısıyla, “OYSA
Niğde’nin Kayseri’deki bayileri aracılığıyla satış yaptığı” şeklindeki savunma da,
yanıltıcıdır. “Kayseri bölgesi civarındaki bayilerin de bu bölgeye münferit olarak
satışlarının bulunduğu” yönündeki savunmanın kabulü ise, OYSA Niğde’nin ileride 4900
değinilecek bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici nitelikteki anlaşma ve
uygulamalarından dolayı, mümkün değildir. Daha da önemlisi, bayilerin münferit
satışları, OYSA Niğde’nin satışı olarak değerlendirilemez.
“OYSA Niğde’nin Kayseri’yi, çimento pazarının yanında ayrıcalıklı ve öncelikli
biçimde klinker pazarı olarak gördüğü” savunmasının da kabulü mümkün değildir.
“Klinker pazarı” şeklindeki bir tanımın hangi argümanlara dayandığının belli olmaması bir
yana, OYSA Niğde’nin Kayseri’yi, kendi ifadeleri ile “klinker pazarı olarak görmesinin”
sebebi, zaten ilgili belgede yer almaktadır.
4910
OYSA Niğde’nin Develi’de Tokerler Ticaret kanalıyla da satışlarının bulunması, ki
bu satışlara ilgili savunmalarda da kabul edildiği üzere 2000 yılında yani çimento
sektörüne yönelik önaraştırmanın açıldığı dönemde başlanmıştır, Çimsa’nın Develi
satışlarını, OYSA Niğde bayisiyle yaptığı gerçeğini değiştirmemektedir.
“Bilgi Notu” başlıklı belgede OYSA Niğde’nin Nevşehir’e hiçbir şekilde satış
yapmayacağına dair bir ifade zaten yer almamaktadır. Bu çerçevede, OYSA Niğde’nin
Nevşehir satışlarındaki değişim, talep artışına bağlı doğal bir gelişme şeklinde
açıklanabilir.
4920
Son olarak, ilgili teşebbüslerin savunmalarında, OYSA Niğde’nin satışının
bulunmadığı Afşin-Elbistan’a, Çimsa’nın satış yaptığının kabul edildiği; bunun da, “Bilgi
Notu” başlıklı belgenin teyidi niteliğinde olduğu söylenmelidir.
Savunmadaki dördüncü nokta, “OYSA Niğde ile Çimsa Kayseri’nin mevcut
maliyet yapıları ve fiyat seviyeleri ile birbirlerinin ana hinterlandlarına her zaman için
satış yapabileceğini gösteren analizlerin hatalı olduğu” yönündedir.
Bu savunmaya cevaben, öncelikle, yukarıdaki açık belgelerin varlığında bu
analizlere zaten ihtiyaç bulunmadığı, ancak tali bir delil olması bakımından bunlara yer 4930
verildiği söylenmelidir.
02-06/51-24
99
Yapılan analizlerde sabit maliyetlerin kullanılmamasının sebebi, bu maliyetlerin
farklı bölgelere girilmesini engelleyici nitelikte olmamasıdır. Aksine satış yapılan bölgeler
arttıkça sabit maliyetler azalacaktır. Nitekim dikey kısıtlamalara ilişkin temel
savunmalardan biri de bu yöndedir. Örneğin Çimsa, “mevcut dikey kısıtlamalardaki
amacın, coğrafi satış pazarının sınırlarını genişleterek üretim kapasitesinin kullanımını
sağlamak olduğunu; kapasite kullanılmadığı takdirde, sabit maliyetler sebebi ile karlı bir
faaliyette bulunulmasının zorlaşacağını” söylemiştir. Kaldı ki, ilgili analizlerde değişken
maliyet yerine toplam maliyet kullanıldığında bile ana hinterlandlara her zaman için satış 4940
yapılabileceği, bizzat OYSA Niğde’nin savunmasında yer alan tablolarla da ortadadır.
Nakliye maliyetinin hesaplanmasında kullanılan formülün ortaya koyduğu sonucu
değiştirebilecek etkenler olduğu, çift yönlü nakliye nedeniyle nakliye maliyetlerinin
düşebileceğini ifade eden OYSA Niğde savunması ve OYSA Niğde Genel Müdür
Yardımcısı Şefik ÖĞRETEN ve Satış Şefi Adnan YILMAZ’ın tutanağa geçen
beyanlarının da içinde yer aldığı yukarıda değinilen pek çok belge çerçevesinde, Kurul
tarafından da kabul edilmektedir. Dolayısıyla anılan analizdeki nakliye maliyetinden daha
düşük bir maliyetten bile söz edilebilir. Kaldı ki, ilgili teşebbüslerin savunmalarında iddia
edilen nakliye maliyeti bedellerinin kabulü halinde bile, ana hinterlandlara her zaman için 4950
satış yapılabileceği ortadadır.
Savunmadaki beşinci nokta ise, “yeni bir pazara girmek için karlılığın tek başına
bir gösterge olamayacağı; zira teşebbüslerin bireysel hareketlerinin çimento gibi oligopol
bir piyasayı doğrudan etkilediği; bu durumu dikkate alan firmaların, fiyat savaşına
girmekten kaçınmak için bazı bölgelere girmek istememesinin doğal olduğu” şeklindedir.
Kurul, “oligopolistik bağımlılık” savunmasını kabul etmektedir. Zaten bu
savunmayı kabul ettiğinden, rakip teşebbüslerin mevcut maliyet yapıları ve fiyat
seviyeleri ile birbirlerinin ana hinterlandlarına satış yapabileceğini gösterdiği durumlarda 4960
bile, uyumlu eylem karinesine başvurmadan, teşebbüsler arasındaki koordinasyonu
gösteren delillerin varlığını aramıştır. Başka bir deyişle, yalnızca iktisadi analizlerin
bulunduğu durumlarda, “uyumlu eylem karinesi”ne bile başvurmadan, ihlalin
bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Buna karşılık, teşebbüsler arasındaki koordinasyonu
gösteren yukarıdaki gibi açık belgelerin varlığında, “oligopolistik bağımlılık” savunması
kabul edilemez; aksine, teşebbüslerin yaptıkları diğer savunmaların çürütülmesinde
kullanılabilecek bir delil haline gelir.
G.3.5.1.2.3.2. Çimsa Mersin, OYAK Adana ve OYSA İskenderun’un Doğu Akdeniz
Pazarında Birlikte Fiyat Tespitini Gösteren Belgelere Yönelik 4970
Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Çimsa Mersin, OYAK Adana ve OYSA İskenderun’un birlikte fiyat tespit ettiğini
gösteren belgelere yönelik olarak, “fiyat hareketlerindeki uyumun fazla olmadığı;
maliyetlerin aynı olduğu; oligopol pazarlardaki fiyat paralelliklerinin doğal karşılanması
gerektiği, özellikle de OYSA İskenderun’un, klinker üretememesinden kaynaklanan sınırlı
rekabet gücünden dolayı ‘fiyat takipçisi’ şeklinde nitelendirilebileceği” savunması
yapılmıştır.
Analiz döneminde pek çok birlikte fiyat artışının bulunduğu yukarıdaki tablolarda 4980
gösterilmiştir.
Çimento üreticilerinin maliyetlerinin birbirlerinden önemli ölçüde farklılaştığı,
gerekçeleri ile birlikte "G.2.1. Çimento Sektöründe Maliyetler” başlıklı bölümde ortaya
konmuştur. Nitekim bu bölümde söylenenler, Çimsa’nın savunmasında şu ifadelerle
02-06/51-24
100
özetlenmiştir; “Üretim maliyetleri, fabrikaların sahip oldukları teknolojilerin,
kapasitelerinin, entegre tesisi olması / olmaması (klinker üretimi yapabilmesi veya
sadece öğütme tesislerine sahip olması), enerji tasarrufuna yönelik yatırım yapılmış /
yapılmamış olması, hammadde kaynaklarına yakınlık, vs. gibi nedenlerden dolayı
farklılık göstermektedir.” 4990
Uyumlu hareketlerin homojen bir malın söz konusu olduğu oligopol pazarların
zorunlu bir sonucu olmadığı da yukarıda ortaya konulmuştur. Buna karşılık Kurul,
“oligopolistik bağımlılık” savunmasını kabul etmektedir. Zaten bu savunmayı kabul
ettiğinden, fiyat hareketlerinin maliyetlerden bağımsız paralelliğini gösterdiği durumlarda
bile, uyumlu eylem karinesine başvurmadan, teşebbüsler arasındaki koordinasyonu
gösteren delillerin varlığını aramıştır. Başka bir deyişle, yalnızca iktisadi analizlerin
bulunduğu durumlarda, “uyumlu eylem karinesi”ne bile başvurmadan, ihlalin
bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Buna karşılık, teşebbüsler arasındaki koordinasyonu
gösteren yukarıdaki gibi açık belgelerin varlığında, “oligopolistik bağımlılık” savunması 5000
kabul edilemez; aksine, teşebbüslerin yaptıkları diğer savunmaların çürütülmesinde
kullanılabilecek bir delil haline gelir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un gerek
kurucu taraflar olan Çimsa ve OYAK Adana arasında gerekse de bu kurucu taraflarla
kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal oluşturduğu
sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.5.2. OYSA Niğde ile Konya Çimento’nun Karaman PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası 5010
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.4.1.” bölümde yapılmıştır.
G.3.5.3. OYSA Niğde ile Konya Çimento’nun Çimento Arzının Kontrolü Konusunda
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.4.2.” bölümde yapılmıştır.
G.3.5.4. OYSA Niğde ile YL Nevşehir’in Nevşehir PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası 5020
OYSA Niğde ile YL Nevşehir’in fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya, analizi yapılan 1998-1999 döneminde fiyat
hareketleri genellikle uyumlu olmadığı için, yeterli delil olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.5.5. OYSA Niğde ile YLOAÇ’ın Çimento Arzının Kontrolü Konusunda Uyumlu
Eylem İçinde Oldukları İddiası
17.12.1996’daki bir toplantıda yapıldığı anlaşılan ve 1997 yılında, İç Anadolu
pazarında faaliyet gösteren üreticilerin kendi bölgeleri içinde ve dışında ne kadar satış 5030
yapacaklarının tespit edildiği “1997 Yılı Üretim ve Satış Projeksiyonu Bölgelerarası
Toplantı Programı” başlıklı belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“B) İÇ ANADOLU BÖLGESİ
Satış
Fabrika Miktarı (Ton)
SET ANKARA 636.000
BAŞTAŞ 640.000
02-06/51-24
101
NİĞDE 480.000
KONYA 880.000
ESKİŞEHİR 710.000
AFYON 463.000
YOZGAT 345.000
SİVAS 370.000
TOPLAM 4.524.000
b) Bölge dışı fabrikaların bölge içine aşağıdaki miktarları sattıkları tespit edilmiştir.
BOLU (Ankara) 240
ÇORUM (Ankara, Çankırı) 70
GÖLTAŞ (Afyon, Akşehir, Konya) 100
TOPLAM 410 5040
Bölge dışından gelen miktarları ve bölgedeki satış fiyatlarını fabrikalar kendi
arasında tespit edeceklerdir.”
Akçansa’da bulunan yukarıdaki içeriğe sahip anlaşmaların, 1998 yılına kadar
yapıldığının soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin bazıları tarafından kabul edildiğine
“Sektöre İlişkin Genel Bilgiler” başlığı altında değinilmişti. Nitekim Kurul da Ege Bölgesi
Çimento Kararı’nda benzer nitelikteki belgeleri anlaşma olarak kabul etmiştir. Ancak bu
belgeyi destekleyici başka bir delil bulunamamıştır. Bu bakımdan ilgili belgenin, OYSA
Niğde ile YLOAÇ arasındaki arz kontrolü iddiasını ispatlamak bakımından yeterli
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 5050
G.3.5.6. OYSA Niğde’nin Niğde Pazarında Aşırı Fiyat Uygulayarak Hakim
Durumunu Kötüye Kullanması İddiası
Hakim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin davalarda, önce ilgili pazarın
çizildiği, sonra çizilen pazarda hakim durumdaki bir teşebbüsün varlığının ortaya
konulduğu ve son olarak da, bu teşebbüsün, hakim durumunu kötüye kullanıp
kullanmadığının tespit edildiği bilinmektedir. Bu sıra çerçevesinde, ilgili ürün pazarı,
çimento; ilgili coğrafi pazar ise, Niğde’dir.
5060
Gerek pazarın tanımlanmasında gerekse de tanımlanan pazarda OYSA
Niğde’nin hakim durumda olduğunun düşünülmesinde etkili olan belgeler soruşturma
kapsamındaki teşebbüslerin Kurumumuza gönderdiği satış miktarı verileri ve fiyat
listeleridir. Gerçekten de, analiz konusu 1998-1999 döneminde, bu bölgeye satış, Niğde
il merkezine yapıldığı açık olmamakla birlikte yalnızca Konya Çimento tarafından
yapılmıştır. Aşağıda bu 2 teşebbüsün Niğde pazarına 1998 ve 1999 yılları itibarıyla satış
rakamları ve pazar payları yer almaktadır:
1998 1999
OYSA Niğde 169.683 (%78) 130.491 (%74)
Konya Çimento 47.414 (%22) 46.169 (%26)
Son olarak, OYSA Niğde’nin hakim durumda olduğu düşünülen Niğde pazarında, 5070
“aşırı fiyat” uygulamak suretiyle bu konumunu kötüye kullanıp kullanmadığı sorusunun
cevaplanması gereklidir. Yapılan incelemeler neticesinde, OYSA Niğde’nin hakim
durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak, en yüksek fiyatla satış
yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölgenin Niğde pazarı olduğu
tespit edilmiştir.
Ancak yukarıdaki belge ve analizlere rağmen, Kurul, herhangi bir doğal ya da
hukuki tekelin bulunmadığı çimento pazarında, OYSA Niğde’nin hakim durumda olduğu
02-06/51-24
102
Niğde pazarında diğer bölgelere oranla daha yüksek fiyat uygulamasının, hakim
durumun kötüye kullanılması şeklinde değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır. 5080
G.3.5.7. OYSA Niğde’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
G.3.5.7.1. Delil ve Tespitler
1. OYSA Niğde’nin, Gökhanlar Ltd.Şti. ile 01.03.2000’de imzaladığı Tek Elden
(Çimento) Dağıtım Anlaşması’nın 4’üncü maddesinde, yeniden satıcının faaliyet bölgesi,
“Ermenek” olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin, “Malların Teslim Şekli” başlıklı 9’uncu
maddesinde, “yeniden satıcının, kendi bölgesinde yeniden satmak amacıyla şirketten
satın alacağı malları, fabrikada ya da şantiyede teslim olmak üzere iki şekilde teslim 5090
alabileceği; şantiyede teslimin, yeniden satıcının kendi faaliyet bölgesinde bildireceği
adrese nakliye bedeli şirkete ait olmak üzere kamyon üzerinde ve/veya vagonla teslim
alınacağı bildirilen DDY istasyonunda teslim şeklini ifade ettiği” düzenlemesi yapılmıştır.
2. OYSA Niğde’nin, İtimat Ticaret ile 01.03.2000’de imzaladığı Tek Elden (Çimento)
Satınalma Anlaşması’nın “Miktar Ve Süre” başlıklı 3’üncü maddesinde, “Sözleşmenin
konusunu teşkil eden mal miktarı yeniden satıcının talep edeceği ve şirketin ... yılı
içerisinde, imkanlarınca teslim edebileceği miktar kadardır. Ancak, her yıl sonunda aksi
bir talep olmadıkça veya tarafların mutabakatı halinde sözleşme uzatılır ve aynen geçerli
olur” düzenlemesi yapılmıştır. 5100
3. OYSA Niğde Genel Müdürü Adil EROL, “…Satışlarımızın (99 yılında) 70.000 tonu
demiryoluyla yaptık. Demiryolu güzergahı Ereğli, Karaman, Konya ve Kayseri, Sivas
etekleri, Kırıkkale ve Ankara şeklinde gider. Demiryoluyla nakliye, karayoluna göre daha
ucuz. Demiryoluyla satışta, mal nereye gidecekse ordan başka bir yerde boşaltılmaz...”
şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
4. OYSA Niğde bayisi ………, yapılan görüşmede, “OYSA Niğde Çimento
San.Tic.A.Ş.’nin bayisi olduğunu, bayilik sözleşmesi yaptıklarını ancak sözleşmenin
içeriğinin ne olduğu konusunda bilgilerinin olmadığını, hatta sözleşmelerinin yanlarında 5110
olmadığını” ifade etmiştir.
5. OYSA Niğde eski bayisi ………, “1999 yılında OYSA Niğde Çimento bayiliğini
bıraktım. Bayiliğim sırasında bölgem Ereğli idi. Bölgenin dışına mal satışı yasaktı.
Cezası sözleşmede belirtilir. Ama sözleşme bize verilmez, orada kalır. Biz gideriz,
önümüze ne konursa imzalarız. Bölgeler arası satışı engellemek için çimento
torbalarının rengi değiştirilir...Yanlış hatırlamıyorsam 1998 yılında Antalya'da bir toplantı
yapıldı. ‘Rekabet uzmanları gelirse sakın bundan bahsetmeyin’ denildi...Konya da Niğde
de (A.Ş.) farklı bölgelere satış yapılırsa, o bölgenin fiyatını uygulayarak ceza uyguluyor
(malın dağıtıldığı bölgenin fiyatları). Eğer bölge ayrımı yapılmazsa; herkese aynı fiyat 5120
uygulanırsa bu bayiler için daha iyi olur. Daha sağlıklı bir sistem olur. Bölge dışına
satışın güvenle ilgisi yok. Peşin para getiren herkese mal satılır. O yüzden güvenseniz
de güvenmeseniz de bölge dışından gelen şahsa mal satılır; peşin para veriyorsa…1998
yılında Antalya’da yapılan toplantıda OYSA Niğde Genel Müd.Yrd.Şefik Bey; ‘Rekabet
Kurulu kuruldu, dikkatli olun’ dedi” şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
6. OYSA Niğde bayisi ………, “Ben Karaman’da satış yapıyorum. Karaman dışına
satış yapmam fabrikayla (OYSA Niğde) yaptığımız bayilik anlaşmasına aykırı olur.
Fabrika bize bayiliği verirken Karaman’da satış yapacaksın dedi, dışarıya satış
yapmıyoruz bu yüzden. Yaptığımız bayilik anlaşmasını fabrikada parafladık, orda kaldı; 5130
bende bir örneği yok…Karaman’da OYSA Niğde çimentonun mavi torbası satılıyor.
02-06/51-24
103
Siyah torba Niğde merkezde, Aksaray, Konya’da kırmızı torba satılıyor…1998 yılı
sonlarında Antalya’da Oysa’nın yaptığı toplantıda bize Rekabet Kurumu’ndan
bahsetmişlerdi. Bizim isteğimiz tüm bayilere aynı fiyattan satılsın” şeklinde bir ifadede
bulunmuştur.
7. OYSA Niğde’nin savunmasında, “…Bölgelerarası ticaret ancak belli boyutlarda
olabilmektedir. Bunun en önemli nedeni ise bazı bölgelerdeki aşırı üretim fazlasının
kısmen eritilmesi ve en önemlisi herhangi bir bölgeye başka amaçla zaten giden ulaşım
araçlarının daha ekonomik kullanım için bir nevi pasif satış şeklindeki tamamlayıcı 5140
ticarettir. Örneğin ticaretin yoğun olduğu bölgelerden gelen ya da bu bölgelere giden
taşımacılar ulaşım maliyetini düşürmek için bu bölgelere çimento götürebilmektedir…”
denilmektedir.
8. OYSA Niğde Genel Müdür Yardımcısı Şefik Öğreten ve Satış Şefi Adnan Yılmaz,
“...bölgemizdeki çimento bayileri aynı zamanda diğer inşaat malzemelerinin de
satıcılarıdır. Kamyon sahibi olan bu satıcılar nakliyecilik hizmeti de yapmaktadır. Söz
konusu satıcılar çimentoyu götürdükleri yerden sebze, buğday, briket gibi ürünleri
kamyonlarına doldurup çift yönlü nakliye avantajına sahip olmaktadır. Bu da torbalı
çimentonun daha uzak bölgelere satılabilmesini sağlamaktadır” şeklinde bir ifadede 5150
bulunmuştur.
Belgelerin ardından, OYSA Niğde’nin satış sisteminin değerlendirilmesine
geçilebilir:
OYSA Niğde’nin, Tek Elden (Çimento) Dağıtım Anlaşmalarında yer alan 9’uncu
madde ile, 1997/3 sayılı Tebliğ’de izin verilenin ötesine gidilmiş; satıcıların, anlaşma
bölgesi dışında, aktif olarak müşteri aramadan bulabileceği alıcıların “şantiyesinde
teslim” satış yapabilmesi, zorlaştırılmış hatta engellenmiştir. Kaldı ki, aşağıda
değinilecek uygulamalar da, 1997/3 sayılı Tebliğ’in izin verdiğinin ötesinde sınırlamalar 5160
getirmektedir.
Tek Elden (Çimento) Satınalma Anlaşmalarında yer alan 3’üncü maddenin ise,
anlaşmayı, 1997/4 sayılı Tebliğ’in kapsamı dışına çıkardığı düşünülmektedir. 1997/4
sayılı Tebliğ’in “Grup Muafiyeti Kapsamı Dışında Kalan Koşullar ve Yükümlülükleri”
belirleyen 4’üncü maddesinin “d” bendinde, tek elden satın alma anlaşmasının “belirsiz
bir süre için veya beş yıldan daha uzun bir süre için yapılması” halinde, muafiyet
hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmektedir.
Bu noktada, Komisyon uygulamalarından bahsetmek yararlı olacaktır. 1997/3 ve 5170
1997/4 sayılı Tebliğlerin hazırlanmasına esas teşkil eden “1983/83 ve 1984/83 sayılı
Komisyon Tüzüklerine ilişkin Komisyon Duyurusu’nda (Commission Notice concerning
Commission Regulations (EEC) No 1983/83 and (EEC) No 1984/83)”, belli bir süre için
yapılan münhasır satın alma anlaşmalarının, taraflardan biri tarafından fesih bildiriminde
bulunulmadıkça kendiliğinden uzaması halinde, belirsiz bir süre için yapılmış anlaşma
olarak kabul edileceği belirtilmektedir. Benzer bir hüküm, dikey anlaşmalara muafiyet
sağlanmasına ilişkin yeni düzenleme olan “Dikey Anlaşma ve Uyumlu Eylemlere Roma
Antlaşması’nın 81(3) Maddesinin Uygulanmasına Dair 2790/1999 sayılı Komisyon
Tüzüğü”nün 5’inci maddesinde de getirilmiş; 5 yıllık sürenin ötesine gidecek şekilde,
anlaşmanın zımni olarak uzayabileceğine dair bir düzenlemenin bulunması halinde, 5180
sözleşmenin belirsiz süre için yapılmış kabul edileceği ve muafiyet kapsamından
çıkacağı ifade edilmiştir.
02-06/51-24
104
Bu açıklamalar çerçevesinde, yıl bölümü boş bırakılan ve her yıl sonunda aksi bir
talep olmadıkça uzayıp, aynen geçerli olacağı belirtilen yukarıdaki anlaşmanın 1997/4
sayılı Tebliğe aykırı olduğu söylenebilir. Burada, çelişki yaratan husus, “...veya tarafların
mutabakatı halinde...” bölümüdür. Ancak, kanaatimizce, bu ek ifade, sözleşmeyi belirsiz
bir süre için yapılmış olmaktan çıkarmamaktadır.
OYSA Niğde’nin dikey kısıtlamalarının asıl olarak, bayilik anlaşmalarında yer 5190
almayan yöntemlerle uygulamada şekillendiği düşünülmektedir. OYSA Niğde, herşeyden
önce, imzalanan sözleşmelerin birer nüshasını bayilerine vermeyerek onların haklarını
bilmelerini engellemekte; ardından da, bayileri bölgeleri dışına satış yapmamaları
konusunda uyarmaktadır. Bu kuralın kontrolü, farklı ambalaj uygulaması ile yapılmakta;
malın alınan bölgeden farklı bir yere gitmesi halinde, ilgili satıcı tespit edilebilmektedir.
Böylece, çimentonun alınan bölge dışına götürülmesinin önüne geçilmektedir ancak
buna rağmen çıkış olursa, malın götürüldüğü bölgenin fiyatları üzerinden, bayiye fatura
kesilmektedir. OYSA Niğde bu satış sistemine ilişkin olarak Kurula bilgi verilmemesi
hususunda da bayilerini uyarmıştır. Başka bir deyişle, OYSA Niğde, bir bölge fiyatıyla
alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte (kural); bunun denetimi için başta 5200
farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol vasıtaları kullanmakta (denetim); bunlara
rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de, satılan bölgenin alış fiyatından
fatura keserek ceza uygulamaktadır (yaptırım). Mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-
pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması
yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in izin verdiğinin ötesinde bir
sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. OYSA Niğde’nin satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği
düşünülmektedir: 5210
OYSA Niğde’nin, hakim durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı
olarak en yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu
bölge Niğde pazarıdır. Mevcut dikey kısıtlamalar, OYSA Niğde’nin pazar gücünün
olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında fiyat
farklılaştırması yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten
uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
Keza, rakip teşebbüslerle pazar paylaşımı için yapılan anlaşmanın
uygulanabilmesi de, farklı bölgelerden ürün gelmemesine bağlıdır. Bu nedenle de, 5220
paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim, demiryoluyla satış
yapılmasına yani malın yolda boşaltılması imkanı olmamasına rağmen, Karaman bölgesi
bayisine “bölgenin dışına satış yapmayacaksın” denilmesi ve kontrol için farklı ambalaj
uygulamasının yapılması bunun açık bir örneğidir.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesidir. Yukarıda değinilen savunma ve Genel Müdür
Yardımcısı Şefik Öğreten ile Satış Şefi Adnan Yılmaz’ın ifadeleri, eski bayi ………’un
“Bölge dışına satışın güvenle ilgisi yok. Peşin para getiren herkese mal satılır. O yüzden
güvenseniz de güvenmeseniz de bölge dışından gelen şahsa mal satılır; peşin para 5230
veriyorsa” şeklindeki beyanı ile birleştirildiğinde, OYSA Niğde’nin dikey kısıtlamalarının,
ulaşım maliyetini düşürmek için bölgeler arasında gerçekleştirilebilecek ve böylece
sektöre rekabetçi etkiler getirebilecek çimento ticaretini engellemek amacına yöneldiği
söylenebilir.
02-06/51-24
105
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, OYSA
Niğde’nin rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır.
Bu durum, “OYSA Niğde’nin satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler
dolayısıyla hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
5240
G.3.5.7.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
OYSA Niğde’nin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, OYSA Niğde’nin bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.6. AFYON ÇİMENTO SANAYİİ T.A.Ş. 5250
G.3.6.1. Set Afyon, Denizli Çimento, Esçim ve Göltaş’ın Kütahya PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir:
1. Esçim Satış Müdürü Nafi Makaroç’un ajandasının 14-15-16.05.1999 tarihli
sayfalarında şu ifadeler yer almaktadır:
5260
“1) Göltaş fb.çıkış 16.000 TL/Ton
60 gün vade
peşin yatırmaları halinde %18 indirim uyguluyor
Dökme: KÇ 14.600 PÇ 16.600
2) İzmir Merkez 17.000,
Taşra 15.000,
Alınan Karar 30 gün vade 17.000,
İndirim + - ilave veya indirme %8
TÇ-KÇ Farkı 500.000 TL
…0 gün Dökme 30 gün Torbalının fiatında 5270
…alamana göltaş 16.600 şantiye teslimi
Göltaş ADO’ya 28 USD klinker veriyor
1) BATI ÇİM
Necip Bey Genel Md.
Hakan Bey Genel Md.Yrd.
Cavit Bey Pazarlama Md.
Seyhan Bey Pazarlama Md.Yrd.
2) ÇİMENTAŞ
Ergun Bey Genel Md.
Ali Bey Genel Koordinatör 5280
Bahri Bey Pazarlama Md.
(0.232.4362445-4362462)
3) Göltaş
Yılmaz Kasap Genel Md.
Cahit Bey Pazarlama Md.
Nuri Bey Pazarlama Şefi
4) Denizli
Mehmet Bey Genel Md.
02-06/51-24
106
İbrahim Bey Tic. Md.
5) ADO Çim. 5290
Cem Sak Patron
Tarık Bey Tic. Md.
6) Balıkesir Çim.
Satış Md. Yalçın Bey
7) Afyon Çim.
Satış Md. Güvenç Bey
8) Eskişehir Çim.
N. Makaroç
NİSAN 99 Ayı Satışları
Batı Çimento 87.000 TON 5300
Çimentaş 97.000 TON
Göltaş 80.000 TON
Denizli 68.000 TON
Söke 66.000 TON
Eskişehir 67.000 TON”
2. Set Afyon Pazarlama ve Satış Müdürü Güvenç Ceyhan’ın 1999 yılı ajandasının
26.04.1999 tarihli sayfasında, “Fatih Bey’le görüşülecek; Nafi Bey’le görüşülecek”;
03.05.1999 tarihli sayfasında47, “Göltaş 20’sine kadar zam yapmayacak (Konya-Çimsa-
Ado); Nafi Bey’le görüşülecek; Fatih Bey’le görüşülecek; İbrahim Bey’le görüşülecek; 5310
Cahit Bey’le görüşülecek; Basri Bey’le görüşülecek”; 04.05.1999 tarihli sayfasında ise,
“Eski fiyatlarla satışa devam edilmesi konusunda Ertan Bey’e yazı yazılacak” ifadeleri
bulunmaktadır.
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde, Set Afyon, Denizli Çimento, Esçim ve
Göltaş’ın fiyat hareketlerinin genellikle uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede,
yukarıdaki belge ve analizlerin, Set Afyon, Denizli Çimento, Esçim ve Göltaş’ın fiyat
tespiti konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
5320
G.3.6.2. Set Afyon ile Denizli Çimento’nun Pazar Paylaşımı Konusunda
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak, fiyat tespitine ilişkin bölümdeki belgeler dışında,
“Çimento Sektöründe Nakliye Maliyetleri” başlığı altında değinilen, üretim ve nakliye
maliyetleri ile birlikte mikro marketler ölçeğinde Set Afyon ve rakiplerinin değerlendirildiği
çalışma bulunmuştur. Yapılan analizler, Set Afyon ile Denizli Çimento’nun 32 $/tona
varan karlarla girebilecekleri birbirlerinin ana hinterlandlarına satışlarının bulunmadığını
göstermektedir. Ancak bu belge ve analizlerin, Set Afyon ile Denizli Çimento’nun pazar
paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli 5330
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
47 Güvenç Ceyhan’ın bilgisi dahilinde, ilgili sayfanın daksille kapatılan kısım silinmiş ve “Göltaş 20’sine kadar zam
yapmayacak (Konya-Çimsa-Ado); Nafi Bey’le görüşülecek; Fatih Bey’le görüşülecek; İbrahim Bey’le görüşülecek; Cahit
Bey’le görüşülecek; Basri Bey’le görüşülecek” şeklindeki ifade tespit edilmiştir. Güvenç Ceyhan, “İbrahim Bey’in
Kumcuoğlu Hazır Beton’dan bir yetkili; Cahit Bey’in Devlet Demir Yolları’ndan bir yetkili; Basri Bey’in naylon alınan bir
satıcı; Nafi Bey ve Fatih Bey’in ise üniversiteden arkadaşları olduğunu” beyan etmiştir. Buna karşılık, Kurul, bu
şahısların, Esçim Satış Müdürü Nafi MAKAROÇ; Bursa Çimento Satış Müdürü Fatih ARGÜDEN; Denizli Çimento Satış
Müdürü İbrahim CANKAN; Göltaş Satış Müdürü Cahit GEZGİÇ ve Konya Çimento Satış Müdürü Basri ERYİĞİT
olduğunu düşünmektedir.
02-06/51-24
107
G.3.6.3. Set Afyon ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak, fiyat tespitine ilişkin bölümdeki belgeler bulunmuştur.
Yapılan analizler, Set Afyon ile Esçim’in 32 $/tona varan karlarla girebilecekleri
birbirlerinin ana hinterlandlarına satışlarının bulunmadığını göstermektedir. Ancak bu
belge ve analizlerin, Set Afyon ile Esçim’in pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem
içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 5340
G.3.6.4. Set Afyon ile Göltaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak, fiyat tespitine ilişkin bölümdeki belgeler dışında,
“Çimento Sektöründe Nakliye Maliyetleri” başlığı altında değinilen, üretim ve nakliye
maliyetleri ile birlikte mikro marketler ölçeğinde Set Afyon ve rakiplerinin değerlendirildiği
çalışma bulunmuştur. Analizi yapılan 1998-1999 döneminde Set Afyon’un Isparta’ya
satışı bulunmamaktadır. Göltaş ise, Afyon il sınırları içine cüz’î miktarda çimento
göndermiştir48. Yapılan analizler, Set Afyon ile Göltaş’ın birbirlerinin ana hinterlandlarına 5350
her zaman için satış yapabileceğini göstermektedir. Ancak bu belge ve analizlerin, Set
Afyon ile Göltaş’ın pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları
iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.6.5. Set Afyon ile Konya Çimento’nun Akşehir PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.4.3.” bölümde yapılmıştır.
G.3.6.6. Set Afyon ile Konya Çimento’nun Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu 5360
Eylem İçinde Oldukları İddiasına İlişkin Delil ve Tespitler
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.4.4.” bölümde yapılmıştır.
G.3.6.7. Set Afyon ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.1.4.” bölümde yapılmıştır.
G.3.6.8. Set Afyon’un Afyon Merkez Pazarında Aşırı Fiyat Uygulayarak Hakim 5370
Durumunu Kötüye Kullanması İddiası
Hakim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin davalarda, önce ilgili pazarın
çizildiği, sonra çizilen pazarda hakim durumdaki bir teşebbüsün varlığının ortaya
konulduğu ve son olarak da, bu teşebbüsün, hakim durumunu kötüye kullanıp
kullanmadığının tespit edildiği bilinmektedir. Bu sıra çerçevesinde, ilgili ürün pazarı,
çimento; ilgili coğrafi pazar ise, Afyon Merkez’dir.
Gerek pazarın tanımlanmasında gerekse de tanımlanan pazarda Set Afyon’un
hakim durumda olduğunun düşünülmesinde etkili olan belgeler şunlardır: 5380
1. Set Afyon Pazarlama ve Satış 3 Yıllık Plan Sunumu-Kuvvetli ve Zayıf Yönler
Analizi çalışmasında, “Set Afyon 1998 Hinterlandı” başlıklı bir harita yer almaktadır. Bu
haritada, Afyon ili üçe bölünmüştür. Afyon-Merkez, Çobanlar, İhsaniye, İscehisar,
48 Bu satışların ne kadarlık kısmının Afyon Merkez’e yapıldığı bilinmemektedir.
02-06/51-24
108
Sincanlı ve Şuhut’u kapsayan birinci bölgede, fabrikanın pazar payı, 1997’de, 150.000
ton satışla %85 ve 1998’de, 147.500 ton ile %96 olarak gösterilmiştir. Belgede, haritanın
ardından, “Afyon Fabrikası’nın Kuvvetli ve Zayıf Yönleri Analizi” yapılmıştır. “Pazar ve
Çevre” başlığı altında, fabrikanın kuvvetli yönlerinin, “merkez pazar hakimiyeti, fiyatların
yükselmesi ve merkez piyasada, pazar payının artması” olduğu söylenmektedir.
“Fiyatlar” başlığı altında, zayıf yönlerden birinin, “bazı yerel gazetelerde fiyatlarımızın 5390
rakiplerimizden yüksek olduğunun yazılması, müşterilerimizi diğer markalara
yöneltmektedir” olarak belirtilmesi dikkat çekicidir. Bu başlık altında, kuvvetli noktalar,
“Afyon’da pazar hakimiyetini büyük ölçüde elimize geçirdik; risklerin tamamen kontrol
altına alınması, bayilere karşı olan yaptırım gücümüzü artırmıştır” olarak belirtilmiştir.
“Tehditler ve Fırsatlar Analizi” başlığı altında, “Tehditler” arasında, “yüksek fiyatlı ve kısa
vadeli satışların yapıldığı pazarımız rakipler için çekicidir” ifadesinin yer alması dikkat
çekicidir.
2. Bu noktada, “Fiyatlar” başlığı altında zayıf yön olarak belirtilen, “bazı yerel
gazetelerde fiyatlarımızın rakiplerimizden yüksek olduğunun yazılması, müşterilerimizi 5400
diğer markalara yöneltmektedir” ifadesinin neden kullanıldığını açıklamak için, aşağıdaki
gazete haberlerine yer verilmelidir:
1) Afyon Odak Gazetesi’nde, 30.06.1998’de, Avukat Mehmet Çelikörs’ün “Tek-
Set” başlıklı ve Set Afyon’u fiyat uygulamalarından dolayı eleştiren yazısının ardından;
aynı gazetede 01.07.1998’de çıkan “Rekabete İzin Yok” başlıklı haberde, “Set Çimento
Afyon’da rekabetin olmadığını kabul ettiler. Uşak ve diğer vilayetlerdeki düşük fiyatlı
satışların, o illerdeki bayiler arasında rekabetten kaynaklandığını belirterek Afyonda
fiyatları düşürme gibi bir politikalarının olmadığını, ancak 10 milyon ABD doları tutarında
yeni yatırım yapacaklarını söylediler...” denilmektedir. 5410
2) Afyon Kocatepe Gazetesi’nde, Şükrü Küçükkurt’un “Cevap Bekleyen Sorular”
başlıklı ve 20.07.1998 tarihli yazısında, “Bu yazımız üzerine, beni arayan çok sayıda
hemşehrimiz olayın doğru olduğunu, yazımız üzerine çimento fiyatlarının bir miktar
düşürüldüğünü söylediler ve bu konuda daha duyarlı davranılması gerektiğini söylediler.
Cuma günü 800 bin liradan sattıkları bir torba çimentoyu, Cumartesi günü 750 bin
liradan satan Afyon SET Çimento Fabrikası’nın bu fiyat indirimini yeterli görmeyen
hemşehrilerimiz; “…Afyon SET Çimento Fabrikası’nda üretilen çimento Uşak’ta ve
Kütahya’da 700.000 liraya nasıl satılıyor?” diye soruyorlar…Şehrimize dışarıdan çimento
getirerek, sizden daha ucuza çimento satan hemşehrilerimizin, çimento aldıkları 5420
fabrikalara telefon ederek çimento getiren bu hemşehrilerimizi kötüleyerek çimento
vermemeleri için baskı yaptığınız doğrumudur? İzmir, Söke ve Nuh Çimento
Fabrikalarına telefon ederek, Afyon’dan çimento talebinde bulunanlara çimento vermeyin
dediğinizi iddia eden hemşehrilerimizin dedikleri doğruysa eğer, bunu hangi ticari ahlakla
bağdaştırabilirsiniz?” ifadeleri yer almaktadır.
3. Set Afyon-December 1999 başlıklı belgede, Afyon ili üçe bölünmüştür. Afyon-
Merkez, Çobanlar, İhsaniye, İscehisar, Sincanlı ve Şuhut’u kapsayan birinci bölgede,
fabrikanın pazar payı, 1999’da, 200.000 ton satışla %94 olarak gösterilmiştir. Aynı
belgede, KÇ 32,5 torbalı-dökme; PKÇ/A-32,5 torbalı-dökme ve PÇ 42,5 dökme 5430
çimentonun, 1999 yılı itibarıyla, iç ve dış pazarlar (Uşak, Kütahya, Akşehir, Kula,
Selendi, İstanbul ve Ankara ‘dış pazar’ olarak gösterilmiştir) için ayrı ayrı olmak üzere,
“satış miktarı, birim değişken maliyet, birim satış fiyatı, vade, reel fiyat ve reel kar” gibi
verileri de verilmiştir:
02-06/51-24
109
ÜRÜN PAZAR
SATIŞ
MİKTARI
(ton)
BİRİM
DEĞİŞKEN
MALİYET
BİRİM SATIŞ
FİYATI ($/T)
$/TON
FARKI
NORMAL
ÖDEME
VADESİ
NAKİT
ÖDEME
DEĞERİ
REEL
FARK
KÇ 32,5
TORBALI
İÇ
DIŞ
7.827
23.216
.……
…….
35,14
36,75
.……
…….
17
27
34,06
35,03
.……
…….
KÇ 32,5
DÖKME
İÇ
DIŞ
1.194
1.275
.……
…….
38,97
34,44
.……
…….
35
51
36,61
31,42
.……
…….
PKÇ/A-32,5
TORBALI
İÇ
DIŞ
160.093
105.870
.……
…….
34,90
34,64
.……
…….
6
20
34,53
33,40
.……
…….
PKÇ/A-32,5
DÖKME
İÇ
DIŞ
12.294
16.514
.……
…….
38,53
36,51
.……
…….
32
45
36,36
33,68
.……
…….
PÇ 42,5
DÖKME
İÇ
DIŞ
92.098
21.698
.……
…….
42,62
33,71
.……
…….
17
54
41,32
30,61
.……
…….
ORTALAMA 442.078 ……. 36,67 …… 18 35,51 ……
4. Set Afyon-March 2000 adlı belgede de Afyon ili üçe bölünmüştür. Afyon-Merkez, 5440
Çobanlar, İhsaniye, İscehisar, Sincanlı ve Şuhut’u kapsayan birinci bölgede, fabrikanın
pazar payı, 2000 Mart ayı itibarıyla, 7600 ton satışla %96 olarak gösterilmiştir. Aynı
belgede, yukarıda değinilen tablonun Mart 2000 itibarıyla yani üç aylık verilerle
hazırlanmış olanı da yer almaktadır. Bunda da, iç ve dış pazar ayrımı yapılmış; Uşak,
Kütahya, Akşehir, Kula, Selendi, İstanbul ve Ankara’nın dış pazar olduğu belirtilmiştir:
ÜRÜN PAZAR
SATIŞ
MİKTARI
(ton)
BİRİM
DEĞİŞKEN
MALİYET
BİRİM SATIŞ
FİYATI ($/T)
$/TON
FARKI
NORMAL
ÖDEME
VADESİ
NAKİT
ÖDEME
DEĞERİ
REEL
FARK
PKÇ/A-32,5
TORBALI
İÇ
DIŞ
9.226
8.281
.……
…….
36,02
34,89
.……
…….
7
17
35,60
33,94
.……
…….
PKÇ/A-32,5
DÖKME
İÇ
DIŞ
217
216
.……
…….
38,78
38,37
.……
…….
0
45
38,78
35,66
.……
…….
PÇ 42,5
DÖKME
İÇ
DIŞ
3.845
2.989
.……
…….
45,79
40,77
.……
…….
12
52
44,91
37,47
.……
…….
ORTALAMA 24.773 ……. 37,78 ……. 17 36,76 ……
5. Set Afyon’dan, Set Group’a gönderilen bir yazıda, “Göltaş Fabrikası’nın bölgemiz
için stratejik bir nokta olan ÇAY bölgesinde Hazır Beton kurma çalışmalarıyla ilgili
fizibilite çalışmaları tamamlanmış olmalı ki, 01.10.1998 günü yer tahsisiyle ilgili olarak 5450
Belediye’ye başvurmuşlardır...Afyon bölgesinde, beton fiyatlarının Antalya yöresine göre
%40 daha fazla fiyat ve kendilerinin 90 günlük vadeleri yerine 30 gün vade olduğunu
göreceklerdir...” ifadeleri yer almaktadır.
6. Set Ankara’nın savunmasında, “10.03.2000 tarihli doküman: Daha önceki
açıklamalarımızda olduğu gibi, fabrikamıza yakın çevrelerden biri olan Beypazarı
bölgesine harita üzerinden bakıldığında, uzmanların da vurguladığı gibi, bölgede üç
fabrikanın satış yapması normaldir. Fakat ilgili fabrikaların bölgeye karayolu ulaşım
imkanları incelendiğinde, en uygun fiziki şartlara fabrikamızın sahip olduğu tespit
edilecektir. Beypazarı’nın Eskişehir’e işlek bir bağlantılı yolu mevcut değildir. Benzeri 5460
durum Bolu çimento fabrikası içinde geçerlidir. Ayrıca, hakim durumda olmamıza
rağmen adı geçen bölge için fabrikamızca, yoğun rekabetin yaşandığı Kızılcahamam,
Gölbaşı, Çubuk gibi bölgelere uygulanan birim fiyat aynen uygulanmıştır…”
denilmektedir. Set Ankara’nın hakim durumda olduğunu, gerek yerinde incelemede
alınan belgede gerekse de savunmasında kabul ettiği Beypazarı bölgesindeki pazar payı
%60’dır. Set Grubun diğer bir fabrikası Set Afyon’un ise Afyon Merkez pazarındaki pazar
payı, %90’ın üzerindedir. Dolayısıyla yukarıdaki savunma, Set Afyon’un belirtilen
bölgedeki hakim durumunu ortaya koymaktadır.
02-06/51-24
110
Yukarıda bizzat Set Afyon tarafından ortaya konulan pazar tanımı ve hakim 5470
durum, soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin Kurumumuza gönderdiği satış miktarı
verileri ile de desteklenmektedir. Gerçekten de, analiz konusu 1998-1999 döneminde, bu
bölgeye satış, Afyon il merkezine yapıldığı açık olmamakla birlikte yalnızca Göltaş
tarafından yapılmıştır.
Son olarak, Set Afyon’un hakim durumda olduğu düşünülen Afyon Merkez
pazarında, “aşırı fiyat” uygulamak suretiyle bu konumunu kötüye kullanıp kullanmadığı
sorusunun cevaplanması gereklidir. Yapılan incelemeler neticesinde, Set Afyon’un
hakim durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak, en yüksek fiyatla satış
yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölgenin Afyon Merkez pazarı 5480
olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, Set Afyon’un yukarıdaki belgelerinde de ortaya
konulmaktadır.
Ancak bu belge ve analizlere rağmen, Kurul, herhangi bir doğal ya da hukuki
tekelin bulunmadığı çimento pazarında, Set Afyon’un hakim durumda olduğu Afyon
Merkez pazarında diğer bölgelere oranla daha yüksek fiyat uygulamasının, hakim
durumun kötüye kullanılması şeklinde değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
G.3.6.9. Set Afyon’un, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
5490
G.3.6.9.1. Delil ve Tespitler
1. Set Afyon’un, Koru Ltd.Şti. ile 01.01.1998’de imzaladığı Tek Elden Dağıtım
Anlaşması’nın “Tanımlar” başlıklı 1’inci maddesinde, anlaşma bölgesi belirlenmiş ve
m.4/c uyarınca da dağıtıcıya, “bu bölge dışında anlaşma konusu ürünlerle ilgili hiçbir
surette müşteri aramaması, herhangi bir şube açmaması ve dağıtım deposu kurmaması”
yükümlülüğü yüklenmiştir. Sözleşmenin, “Cezai Şart” başlıklı 10’uncu maddesinin “a”
bendinde, “Dağıtıcı bu anlaşmada yer alan ve özellikle anlaşmanın 4’üncü maddesinde
zikredilen yükümlülüklerinden herhangi birisini kısmen veya tamamen yerine getirmediği
takdirde Üreticiye ortalama olarak 17 Ton kapasiteli bir kamyonun alabileceği kadar olan 5500
çimento torbalarının toplamının ihlal tarihindeki cari maddi değeri üzerinden ceza
ödeyecektir”; “b” bendinde ise, “Dağıtıcı, 1. Maddede belirlenen bölge için aldığı
çimentoyu bölge dışına satması ve üretici tarafından tespit edilmesi halinde, fatura
değeri kadar meblağda ceza üretici tarafından müşteriye fatura edilecektir” düzenlemesi
yapılmıştır.
2. Set Afyon, “Tek Elden Dağıtım Anlaşması” başlığına rağmen, aynı bölge
içerisinde birden fazla bayiyi görevlendirmektedir:
1) “1998 Yılı Bayi Talep ve Satış Miktarlarının Karşılaştırılması” başlıklı belgede, 5510
bayilerin faaliyet bölgeleri şu şekilde gösterilmiştir:
BAYİ ADI-ÜNVANI BÖLGESİ
KORU KARDEŞLER LTD.ŞTİ. Afyon Merkez
AFYON BİRLİK LTD.ŞTİ. Afyon Merkez
KORULAR LTD.ŞTİ. Sandıklı-Dinar-Hocalar
KORU GIDA LTD.ŞTİ. Bolvadin-Emirdağ-Çay
ATIL İNŞ.MALZ.LTD.ŞTİ. Kütahya Bölgesi
ÖZKARALAR LTD.ŞTİ. Tavşanlı Bölgesi
ÜÇLER LTD.ŞTİ.49 Uşak Bölgesi
49 Uşak bayisi Üçler Ltd.Şti.’nin bayiliği 1999 yılında iptal edilmiştir.
02-06/51-24
111
YÖRÜKOĞLU LTD.ŞTİ. Afyon Merkez-Akşehir
GÜNELLER LTD.ŞTİ. Afyon Merkez
HATİPOĞLU LTD.ŞTİ. Sincanlı
SABRİ ŞEMŞİMOĞLU Afyon Merkez (İptal Edildi)
AFÇİM LTD.ŞTİ. Afyon Merkez (İptal Edildi)
Set Afyon’un, Kurul’un bilgi isteme yazısına gönderdiği cevaptan, yukarıda iptal
edildiği belirtilenler dışındaki bayiliklerin devam ettiği ve ayrıca, Uşak bölgesinde Çetin
Seyrek’in; Gediz’de de Dalyanoğlu Ltd.Şti.nin faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır.
2) “1998 ve 1999 Yılı Satışlarının Bölgelere Göre Dağılımı” başlıklı belgede ise,
bayilerin faaliyet bölgeleri şu şekilde gösterilmiştir:
5520
- AFYON BÖLGESİ; Afyon Merkez-Şuhut-Sincanlı (Yukarıdaki bayilerden Koru
Kardeşler Ltd.Şti., Afyon Birlik Ltd.Şti., Yörükoğlu Ltd.Şti., Güneller Ltd.Ş
Hatipoğlu Ltd.Şti.’nin isimleri verilmiştir),
- AFYON DOĞU BÖLGESİ; Bolvadin-Emirdağ-Çay-Sultandağ (Yukarıdaki bayilerden
Koru Gıda Ltd.Şti.’nin ismi verilmiştir),
- AFYON GÜNEY BÖLGESİ; Sandıklı-Dinar-Hocalar (Yukarıdaki bayilerden Korular
Ltd.Şti.’nin ismi verilmiştir),
- AFYON 2. DOĞU BÖLGESİ; Akşehir-Ilgın-Yunak (Yukarıdaki bayilerden Yörükoğlu
Ltd.Şti.’nin ismi verilmiştir),
- KÜTAHYA BÖLGESİ; Kütahya Merkez ve İlçeleri (Yukarıdaki bayilerden Afyon Birlik 5530
Ltd.Şti., Atıl Ltd.Şti. ve Özkaralar Ltd.Şti.’nin isimleri verilmiştir),
- UŞAK BÖLGESİ; Uşak Merkez ve İlçeleri (Yukarıdaki bayilerden Üçler Ltd.Şti.’nin
ismi verilmiştir),
- DİĞER BÖLGELER; Ankara-Isparta-İstanbul (Anadolu Çimento A.Ş., Set Beton
A.Ş., Nuh Çimento A.Ş. ve diğer müşterilere satış yapılmıştır).
3. Set Group’tan, Set Afyon’a, 13.08.1998’de gönderilen yazıda şu ifadeler yer
almaktadır:
“Aşağıdaki konularda acil tedbir almanızı rica ediyorum. 5540
1) Bayilik sözleşmelerinde açıkça belirtildiği gibi her bayinin satış yapacağı bölge
bellidir. Bölge dışına satış yapanlar için uygulanacak cezalar da sözleşmelerde
belirtilmiştir. Bu cezaların istisnasız uygulanması için lütfen gereğini yapınız.
2) …
3) Bolvadin-Çay-Sultandağ ve Sandıklı-Dinar bölgeleri için görevlendirdiğimiz iki
bayimiz, Merkez’de kalan eski müşterilerine direkt ya da endirekt satış/pazarlama
yapamaz. Bu müşterilerle ilişkilerini kesmelidir. Hatta bu iki bayinin ofislerini görevli
oldukları bölgelere taşımaları istenmelidir.
4) Ayrıca bir bölge bayisinin başka bir bölgede satış yapabilme izni
Direktörlüğün onayına tabidir…” 5550
4. 24.05.1999’da, Set Afyon Pazarlama ve Satış Müdürü Güvenç Ceyhan
tarafından, Set Group’a gönderilen yazıda, “1998 yılı Şubat ayından itibaren,
bayilerimizin satış yapacakları bölgeler belirlenmiştir. Bayilerimizle yapılan Tek Elden
Dağıtım Anlaşması’nın 2. Maddesinde de açıkça belirtildiği gibi, bayinin kendisine
tanımlanan bölge dışında müşteri aramamak kayıt ve şartıyla satış yapabilir. Ayrıca aynı
durum sözleşmenin 4. Maddesinin c bendinde de belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen duruma
uymayan bayilerimizden, Üçler Ltd.Şti, Korular Ltd.Şti. ve Koru Gıda Ltd.Şti’ne, Tek
Elden Dağıtım Anlaşması’nın 10. Maddesinde belirtilen 17 ton çimento bedeli olan KDV
dahil 342.125.000 TL’nin ceza olarak tahsil edilmesi hususunu olurlarınıza arz ederiz” 5560
02-06/51-24
112
denilmektedir. Nitekim, alınan “olur” çerçevesinde, 26.05.1999’da, Korular Ltd.Şti., Koru
Gıda Ltd.Şti. ve Üçler Ltd.Şti.’ne, “tazminat ve ceza geliri” olarak kaydedilmek üzere, ayrı
ayrı 342.125.000 TL ceza uygulanmıştır. Durum ilgili bayilere, 27.05.1999’da bildirilmiş
ve “iyi ilişkilerin devamı için sözleşme şartlarına uyulması” istenmiştir.
5. Bir başka ceza uygulaması, 07.06.1999’da gerçekleşmiştir. Koru Ltd.Şti.,
07.06.1999’da, Set Afyon’a gönderdiği yazıda, Yörükoğlu Şirketi’ne ait 03 EH 935 plakalı
arabanın, bölgesi Sultandağ’daki Aydoğmuş Ticaret’e, 05.06.1999’da, çimento indirdiğini
belirterek; fabrikadan kendisinden daha ucuza aldığı çimentoyu bölgesine düşük fiyatla
pazarladığı için bölge ihlali olduğunu ve gereğinin yapılmasını istemiştir. Bu şikayet 5570
üzerine, Güvenç Ceyhan, 07.06.1999’da, “Bölge Uygulaması Hakkında” başlıklı bir yazı
ile, Yörükoğlu Ltd.Şti.’nden Tek Elden Dağıtım Sözleşmesi’nin cezai şartlar maddesinde
belirtilen 17 ton çimento bedeli olan KDV dahil 342.125.000 TL’nin tahsil edilebilmesi için
“olur” istemiştir. Set Group Pazarlama ve Satış Koordinatörü Can Taze’nin gönderdiği
cevaptaki, “Telefonda daha önce bazı diğer bayilere de ceza uygulandığını belirtmiştiniz.
Tutarlı davranışınızı sürdürmeniz gerekir. Uygundur” ifadesi üzerine, Yörükoğlu
İnş.Malz.Ltd.Şti.’ne “tazminat ve ceza geliri” olarak kaydedilmek üzere 342.125.000 TL
ceza uygulanmıştır. Yörükoğlu Ltd.Ş fatura ile birlikte gönderilen yazıda
“Fabrikamızla yapmış olduğunuz Tek Elden Dağıtım Anlaşması’nın 2. Maddesinde
açıkça belirtildiği gibi, bayi kendisine tanımlanan bölge dışında müşteri aramamak kayıt 5580
ve şartıyla satış yapabilir denmektedir. Ayrıca aynı durum sözleşmenin 4. Maddesinin c
bendinde de belirtilmiştir. 05.06.1999 tarihinde şirketinize ait 03 EH 935 plakalı vasıta
Akşehir bölgesi için almış olduğu çimentoyu Sultandağ ilçesindeki Aydoğmuş Ticaret’e
boşalttığı tespit edilmiştir. Bu durum sözleşmenin yukarıda belirtilen maddelerine
uymadığından, aynı sözleşmenin 10. maddenin a bendi tarafınıza uygulanmış ve ceza
faturanız ekte sunulmuştur. Aramızdaki iyi ilişkilerin devamı bakımından, sözleşme
şartlarına uyulmasını önemle rica eder, bilvesile hayırlı işler dileriz” denilmektedir.
Yörükoğlu Ltd.Şti.’nden, Set Afyon’a, 10.06.1999’da gönderilen itiraz yazısındaki, “İlgi
yazınızda belirtilen Tek Elden Dağıtım Anlaşması bugüne kadar tarafımıza intikal
ettirilmemiştir. Anlaşmanın 2. maddesinde belirtilen ‘bayi kendisine tanımlanan bölge 5590
dışında müşteri aramamak kayıt ve şartıyla satış yapabilir’ ibaresine firmamız bugüne
kadar kesinlikle uymuştur. 05.06.1999 tarihinde şirketimize ait 03 EH 935 plakalı vasıta
Akşehir Şubemize çimento götürmüştür. Yazıda söz konusu edilen Aydoğmuş Ticaret de
Akşehir’deki şubemizden çimento satın almıştır. Bu çimentonun bir kısmını Akşehir’e
yakın köylerden birine indirmiş, bir kısmını da deposuna götürdüğü tarafımızdan da
tespit edilmiştir...Yukarıda belirttiğimiz nedenlerle fabrika tarafından kesilen ceza
faturasını kabul etmemiz mümkün değildir” ifadeleri dikkat çekicidir. Yerinde incelemede,
bu itiraza verilen cevaba dair bir belgeye rastlanmamıştır.
6. Güvenç Ceyhan’ın, “…Bölgede bayimizin aktif olarak çalışabilmesi bakımından 5600
uygulamakta olduğumuz 14.000.000 TL/TON+KDV PKÇ/A-32,5 torbalı çimento
fiyatımızın vadesi aynı kalmak suretiyle 22.06.1999 tarihinden itibaren 13.000.000
TL/Ton+KDV olarak uygulanması tarafımızca uygun görülmektedir. Konuyu görüş ve
olurlarınıza arz ederiz” şeklindeki yazısına, Can Taze tarafından, 22.06.1999’da verilen
cevaptaki şu ifade ilginçtir; “Sn. G. CEYHAN. Çimentonun diğer bölgelere gitmemesi için
hassas ve kontrollü olalım lütfen. Uygundur.”
7. Raportörler tarafından yöneltilen “Farklı ambalaj uygulamanız bulunmakta mıdır?
Bir bölge fiyatı ile satışını yaptığınız çimentonun başka bir bölgeye gidip gitmediğinin
tespitini nasıl yapıyorsunuz?” sorusuna, Fabrika Direktörü Nuri YEŞİLYURT ve 5610
Pazarlama ve Satış Müdürü Güvenç CEYHAN, “Evet farklı ambalaj uygulamamız
bulunmaktadır. Afyon merkez için kırmızı torba, diğer bölgeler için mavi torba
kullanıyoruz. Bir bölge fiyatlı malın başka bir bölgeye gittiğinin tespiti bayilerimizce
02-06/51-24
113
yapılmaktadır. Bölgesi dışında çimento satan bayilere geçmiş dönemlerde birkaç kez
ceza uyguladığımız olmuştur. Ancak son dönemde bu tür uygulamalarda bulunan
bayimizi sadece ikaz ediyoruz” cevabını vermiştir.
Belgelerin ardından, Set Afyon’un satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
Set Afyon, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını 5620
istemekte (kural); bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol
vasıtaları kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması
halinde de, “Tek Elden Dağıtım” başlıklı anlaşmanın 10’uncu maddesi çerçevesinde
para cezası uygulamaktadır (yaptırım). Set Afyon’un satış sisteminin, aynı bölge
içerisinde birden fazla bayi görevlendirildiğinden 1997/3 sayılı Tebliğ’den yararlanması
mümkün değildir. Kaldı ki, mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı
gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün
getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli
bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
5630
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Set Afyon’un satış sisteminin şu iki amacı gerçekleştirdiği
düşünülmektedir:
Set Afyon’un, hakim durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak
en yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge Afyon
pazarıdır. Mevcut dikey kısıtlamalar, Set Afyon’un pazar gücünün olduğu piyasa ile bu
gücün azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine
imkan sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
5640
İkinci amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesidir.
Bu noktada değinilmesi gereken, ikinci amaçla da ilişkili bir husus, Set Afyon’un
rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu
durum, “Set Afyon’un satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
G.3.6.9.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
5650
Set Afyon’un, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Set Afyon’un bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.7. SET ÇİMENTO SAN. VE TİC. A.Ş. ANKARA FABRİKASI
G.3.7.1. Set Ankara, Baştaş, BÇS ve YL Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 Torbalı 5660
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve Anlaşma
İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.1.1.” bölümde yapılmıştır.
02-06/51-24
114
G.3.7.2. Set Ankara ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.1.5.” bölümde yapılmıştır.
5670
G.3.7.3. Set Ankara ile BÇS’nin Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.2.4.” bölümde yapılmıştır.
G.3.7.4. Set Ankara ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.3.7.” bölümde yapılmıştır.
5680
G.3.7.5. Set Ankara ile YLOAÇ’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
Set Ankara’nın karlı bir şekilde girebileceği Yozgat, Çorum ve Nevşehir
bölgelerine satışı bulunmamaktadır. Ancak bu analizin, Set Ankara ile YLOAÇ’ın pazar
paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.7.6. Set Ankara’nın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
5690
G.3.7.6.1. Delil ve Tespitler
1. Set Ankara’nın, Arslan Ltd.Şti. ile 01.01.1998’de imzaladığı Tek Elden Dağıtım
Anlaşması’nın “Tanımlar” başlıklı 1’inci maddesinde, anlaşma bölgesi belirlenmiş ve
m.4/c uyarınca da dağıtıcıya, “bu bölge dışında anlaşma konusu ürünlerle ilgili hiçbir
surette müşteri aramaması, herhangi bir şube açmaması ve dağıtım deposu kurmaması”
yükümlülüğü yüklenmiştir. Sözleşmenin, “Cezai Şart” başlıklı 10’uncu maddesinin “b”
bendinde ise, “Dağıtıcı, 1. Maddede belirlenen bölge için aldığı çimentoyu bölge dışına
satması ve üretici tarafından tespit edilmesi halinde, fatura değeri kadar meblağda ceza
üretici tarafından müşteriye fatura edilecektir” düzenlemesi yapılmıştır. 5700
2. Set Ankara, “Tek Elden Dağıtım Anlaşması” başlığına rağmen, aynı bölge
içerisinde birden fazla bayiyi görevlendirmektedir. Nitekim hepsi 01.01.1998’de
imzalanan diğer bayi sözleşmelerinde, bölge tanımları şu şekilde yapılmıştır:
- Yalçın İnşaat Yapı Malz.Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Sincan, Polatlı, Beypazarı.
- Cangül İnş.Malz.San. ve Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Polatlı, Beypazarı, Ayaş.
- Yıldırımer A.Ş.; Ankara Merkez, Çubuk, Polatlı, Eskişehir.
- Evren Yapı Malz.İnş.Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Çubuk, Gölbaşı.
- Kandemir İnş.San. ve Tic.Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Gölbaşı. 5710
- Söyler Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Çubuk.
- Pelenkoğlu Nak.San. ve Tic.Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Kızılcahamam, Çankırı,
Kastamonu.
Görüldüğü üzere, Ankara Merkez’de 7; Polatlı’da 3; Çubuk’da 3; Beypazarı’nda 2
ve Gölbaşı’nda 2 bayi, aynı anda “tek elden dağıtıcı” olarak görevlendirilmiştir.
02-06/51-24
115
Buna karşılık, Gözde Ltd.Şti. ile 01.01.1998’de imzalanmış “Tek Elden Dağıtım
Anlaşması”nda, bölge tanımının yapılmadığı tespit edilmiştir.
5720
3. 23.10.1998’de, Set Ankara Pazarlama ve Satış Müdürü Sinan SEVDİN’in, “Polatlı
bölgesinde yaptığımız araştırmalar sonucunda bölgeye, yöresinde yaşanan piyasa
şartları nedeni ile düşük birim fiyatlı satış yapan Eskişehir Çimento hakim olmuştur. Bu
nedenle, bölgede rekabet edebilmemiz amacıyla 13.750.000 TL/ton olan bölge fiyatının
13.250.000 TL/tona indirilmesi gerekmektedir. Pazarda yer alabilmemiz için bölgeye
uygulamayı planladığımız önerimizi görüş ve onaylarınıza arz ederiz” şeklindeki
yazısına; Set Group’tan, “Mal başka bölgeye kaçmayacaksa UYGUNDUR” cevabı
verilmiştir.
4. Raportörler tarafından yöneltilen “Bir bölge fiyatı ile satışını yaptığınız çimentonun 5730
başka fiyatlı bir bölgeye gidip gitmediğinin tespitini nasıl yapabiliyorsunuz?” sorusuna,
Set Ankara Fabrika Direktörü Atilla YILDIZ ve Pazarlama ve Satış Müdürü Sinan
SEVDİN, “Bir bölge fiyatı ile satışını yaptığınız çimentonun başka fiyatlı bir bölgeye gidip
gitmediği bayilerimizce tespit edilmektedir. Her şeyden önce bayiler birbirini takip eder.
Yapılan sözleşme gereği bayilerin bayilik bölgesi fiyatıyla aldığı çimentoyu o bölgeye
götürmesi gerekmektedir. Buna aykırı hareket edip bayilik bölge fiyatıyla aldığı
çimentoyu başka bölgelere götüren bayilere sözleşme hükümleri çerçevesinde gerekli
uyarılar yapılır. Ancak cezai uygulama söz konusu değildir” cevabını vermiştir.
Belgelerin ardından, Set Ankara’nın satış sisteminin değerlendirilmesine 5740
geçilebilir:
Set Ankara, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını
istemekte (kural); bunun denetimi için çeşitli kontrol vasıtaları kullanmakta (denetim);
bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de, “Tek Elden Dağıtım”
başlıklı anlaşmanın 10’uncu maddesi çerçevesinde para cezası uygulamaktadır
(yaptırım). Set Ankara’nın satış sisteminin, aynı bölge içerisinde birden fazla bayi
görevlendirildiğinden 1997/3 sayılı Tebliğ’den yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki,
mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca
satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de 5750
izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Set Ankara’nın satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği
düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Set Ankara’nın en yüksek pazar payının
Ankara’da olduğu tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde
uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak Set Ankara’nın en yüksek fiyatla satış yaptığı
dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge Ankara pazarıdır. Mevcut dikey 5760
kısıtlamalar, Set Ankara’nın pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya da
olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu
durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
Keza, rakip teşebbüslerle belli bir bölgedeki fiyat için yapılan anlaşmanın
uygulanabilmesi de, farklı fiyatlı bölgelerden bu bölgeye ürün gelmemesine bağlıdır. Bu
nedenle de, paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim, bir örnek
olarak, TÇMB üyesi olmayan Uzan grubuna ait Bartın fabrikasının bu bölgede
oluşturduğu fiyat seviyesinin, Ankara bölgesindeki anlaşma ile belirlenen fiyat seviyesini
tehlikeye düşürdüğü söylenebilir. Benzer şekilde, Polatlı’daki rekabetin başta Ankara 5770
02-06/51-24
116
olmak üzere diğer bölgeleri etkilememesi, ancak “mal başka bölgeye kaçmayacaksa”
mümkündür.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesidir.
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, Set
Ankara’nın rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu
kullanmamasıdır. Bu durum, “Set Ankara’nın satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi
etkiler dolayısıyla hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir. 5780
G.3.7.6.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Set Ankara’nın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Set Ankara’nın bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
5790
G.3.8. YİBİTAŞ LAFARGE ORTA ANADOLU ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
G.3.8.1. YL Hasanoğlan, Baştaş, BÇS ve Set Ankara’nın Ankara PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve Anlaşma
İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.1.1.” bölümde yapılmıştır.
G.3.8.2. YL Nevşehir ile Çimsa Kayseri’nin Kayseri PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası 5800
YL Nevşehir ile Çimsa Kayseri’nin fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya, analizi yapılan 1998-1999 döneminde fiyat
hareketleri genellikle uyumlu olmadığı için, yeterli delil olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.8.3. YL Nevşehir ile OYSA Niğde’nin Nevşehir PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.5.4.” bölümde yapılmıştır.
5810
G.3.8.4. YLOAÇ ile OYSA Niğde’nin Çimento Arzının Kontrolü Konusunda Uyumlu
Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.5.5.” bölümde yapılmıştır.
G.3.8.5. YLOAÇ ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.1.6.” bölümde yapılmıştır.
5820
02-06/51-24
117
G.3.8.6. YLOAÇ ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.3.8.” bölümde yapılmıştır.
G.3.8.7. YLOAÇ ile Set Ankara’nın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası 5830
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.7.5.” bölümde yapılmıştır.
G.3.8.8. YLOAÇ’ın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
G.3.8.8.1. Delil ve Tespitler
1. YLOAÇ’ın “Çimento Talep ve Satıcı Taahhütnameleri”nde, “Fabrikanızdan satın
alarak pazar içinde satışını yapacağım çimentolar için fabrikanın ticari faaliyetlerini
engelleyici şekilde herhangi bir davranış içinde bulunmayacağım” ifadesi yer almaktadır. 5840
2. Raportörler tarafından yöneltilen “Bir bölge fiyatı ile satışını yaptığınız çimentonun
başka fiyatlı bir bölgeye gitmesi halinde nasıl bir politika izliyorsunuz?” sorusuna,
YLOAÇ Pazarlama ve Satış Koordinatörü Kadir BÜYÜKKARA, “Bayilerimizle yapmış
olduğumuz tek elden dağıtım anlaşmalarının gereği olarak, bayilerin, bu anlaşmalarla
belirlenen bölgede satış yapmaları gerekmektedir. Bu nedenle, bir bölge fiyatı ile satışını
yaptığımız çimentonun, başka fiyatlı bir bölgeye gitmesi halinde bu durum hoş
karşılanmaz ve ilgili bayi, satış müdürlerimiz tarafından, bölgesi dahilinde satması
hususunda uyarılır” cevabını vermiştir.
5850
3. Kadir BÜYÜKKARA’nın ifade ettiği uyarının örnekleri aşağıdadır:
1) 13.04.2000’de, YLOAÇ Yozgat Fabrikası Satış Müdürü Naci ŞENGÜL ve Satış
Şefi Mustafa ERASLAN imzası ile bayilere gönderilen yazıda, “Kırıkkale
müşterilerimizden bazılarının, Yozgat ve yöresine düşük fiyattan çimento teklif ettikleri
yönünde duyumlarımız olmuştur. Düşük fiyattan teklif edenlerin tarafımızdan tespit
edilmesi durumunda, tespit edilen tonaj Yozgat’taki afişe fiyattan (26.000.000 TL/TON
+KDV) fatura edilecektir. Bilgilerinize rica ederiz” denilmektedir.
2) 08.06.2000’de, YLOAÇ Yozgat Fabrikası Satış Müdürü Naci ŞENGÜL ve Satış 5860
Şefi Mustafa ERASLAN imzası ile, Kırıkkale bayileri Bülbüller Tic., Özeroğlu İnş, İmtan
İnş. ve Yıldırımlar Ltd.Şti.’ne gönderilen yazıda ise, “Kırıkkale müşterilerimizden
bazılarının, defalarca ikaz etmemize rağmen, Yozgat ve yöresine düşük fiyattan çimento
teklif ettikleri yönünde duyumlarımız olmuştur. Düşük fiyattan teklif edenlerin
tarafımızdan tespit edilmesi durumunda, tespit edilen tonaj, kesinlikle Yozgat’taki afişe
fiyattan (30.250.000 TL/TON +KDV) fatura edilecektir. Mağdur olunmaması için dikkat
edilmesi gerekmektedir. Bilgilerinize rica ederiz” denilmektedir.
3) Bu yazıların muhatabı olan teşebbüslerden Özeroğlu İnş. ile Yıldırımlar
Ltd.Şti.nin “Çimento Talep ve Satıcı Taahhütnameleri” incelenmiş; her ikisinin 5870
sözleşmesinde de, satış alanlarının “Kırıkkale” şeklinde belirlendiği tespit edilmiştir.
4. YLOAÇ’ın satış sisteminin değerlendirilmesi bakımından aşağıdaki belgeler de
önem arz etmektedir:
02-06/51-24
118
1) 29.04.1998 tarihli Lafarge Turkey Central Anatolia Stratejic Review
çalışmasının, “YLOAC Real vs Theoretical Market Shares–1997” başlıklı sayfasında,
YLOAÇ’ın, Yozgat’ta %100; Çorum’da ise %79 pazar payına sahip olduğu
belirtilmektedir.
5880
2) 27.10.1999 tarihli Preliminary Budget 2000 çalışmasının, “STRENGTHS”
başlıklı sayfasında, “İç Anadolu’da İyi Pazar Pozisyonu” denilerek, YLOAÇ’ın pazar
payları, Yozgat’ta %88; Çorum’da ise %91 olarak gösterilmiştir.
3) TOP 2000 YLOAÇ Strategic Presentation çalışmasının, “Market Attractiveness
(Current Portfolio)” başlıklı sayfasında aşağıdaki tablo yer almaktadır:
BÖLGE YORUMLAR
YOZGAT/NEVŞEHİR
KIRŞEHİR/POLATLI
AMASYA/ÇORUM
YLOAÇ Çimento hazır beton pazarında güçlü lider ve
bazı bölgelerde çok az rakibi var.
Dört bölgede YLOAÇ (çimento) yalnız.
Bu bölgede bulunmuyoruz (stratejik olarak).
4) 09.03.2000 tarihli “YLOAÇ Toplantı Notları” başlıklı metinde, YLOAÇ
fabrikalarının pazar payları, Çorum için %86 olarak gösterilmiş; Kırıkkale’deki hedef ise 5890
“bölgedeki tek sağlayıcı olmak” şeklinde belirlenmiştir.
5) Set Ankara’nın rakiplerine ve pazarına ilişkin, 27.06.2000 tarihli çalışmasında,
Yozgat Fabrikası’nın kuvvetli yönlerinden biri, “Dış pazardan etkilenmiyor” şeklinde
belirtilmiştir.
6) Yukarıda bizzat YLOAÇ tarafından ortaya konulan pazar tanımı ve gücü,
soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin Kurumumuza gönderdiği satış miktarı verileri ile
de desteklenmektedir. Gerçekten de, analiz konusu 1998-1999 döneminde Yozgat ve
Çorum il merkezine rakip fabrikaların satışı bulunmamaktadır. 5900
Belgelerin ardından, YLOAÇ’ın satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
YLOAÇ’ın “Çimento Talep ve Satıcı Taahhütnameleri”ndeki, “Fabrikanızdan satın
alarak pazar içinde satışını yapacağım çimentolar için fabrikanın ticari faaliyetlerini
engelleyici şekilde herhangi bir davranış içinde bulunmayacağım” düzenlemesi, ilgili
Tebliğler ile izin verilen sınırlamaların ötesinde yükümlülük getirmiştir ve önemli rekabet
kısıtlamalarına imkan sağlayacak niteliktedir. YLOAÇ’ın dikey kısıtlamalarının asıl
olarak, bayilik anlaşmalarında yer almayan yöntemlerle uygulamada şekillendiği
düşünülmektedir. YLOAÇ, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını 5910
istemekte (kural); bunun denetimi için çeşitli kontrol vasıtaları kullanmakta (denetim);
bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de, satılan bölgenin alış
fiyatından fatura keserek ceza uygulamaktadır (yaptırım). YLOAÇ’ın satış sisteminin,
aynı bölge içerisinde birden fazla bayi görevlendirildiğinden 1997/3 sayılı Tebliğ’den
yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki, mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif
satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması
yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir
sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması 5920
doğru olacaktır. YLOAÇ’ın satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği düşünülmektedir:
02-06/51-24
119
YLOAÇ’ın, pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde uygulanan fiyat sistemine
bağlı olarak en yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu
bölgeler fabrikalarının bulunduğu il merkezleridir. Mevcut dikey kısıtlamalar, YLOAÇ’ın
pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında
fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten
uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
Keza, rakip teşebbüslerle belli bir bölgedeki fiyat için yapılan anlaşmanın 5930
uygulanabilmesi de, farklı fiyatlı bölgelerden bu bölgeye ürün gelmemesine bağlıdır. Bu
nedenle de, paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim, bir örnek
olarak, TÇMB üyesi olmayan Uzan grubuna ait Bartın fabrikasının bu bölgede
oluşturduğu fiyat seviyesinin, Ankara bölgesindeki anlaşma ile belirlenen fiyat seviyesini
tehlikeye düşürdüğü söylenebilir.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesidir.
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, YLOAÇ’ın 5940
rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu
durum, “YLOAÇ’ın satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
G.3.8.8.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
YLOAÇ’ın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, YLOAÇ’ın bayilik anlaşmalarının ve 5950
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.9. ÇİMSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş. KAYSERİ ÖĞÜTME VE
PAKETLEME TESİSİ
G.3.9.1. OYSA Niğde ve Oysa İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve
Kurucu Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkisi
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.5.1.” bölümde yapılmıştır. 5960
G.3.9.2. Çimsa Kayseri ile YL Nevşehir’in Kayseri PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.8.2.” bölümde yapılmıştır.
G.3.9.3. Çimsa Kayseri’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi
İddiası
G.3.9.3.1. Delil ve Tespitler 5970
1. Raportörler tarafından yöneltilen “Bölgelere göre çimentoyu farklı ambalajla
satma uygulaması ne zaman başladı? Bu uygulama nasıl ve neden yapılmakta?”
sorusuna, Çimsa Genel Müdür Yardımcısı ve Kayseri Öğütme ve Paketleme Tesisi
Müdürü Necmi ÖZÇELİK ve Muhasebe Şefi Sadık ALTEKİN, “İç piyasa kabul ettiğimiz
02-06/51-24
120
Kayseri’ye ‘şeritli’ torba ile, bunun dışındaki bölgelere ise ‘şeritsiz’ torba ile çimento satışı
yapılmaktadır. Bu uygulama, tesisin kurulduğu günden beri yapılıyor. Bu uygulamanın
amacı, Kayseri bölgesinin dışına giden malları bir çeşit takiptir. Alıcının, aldığı
çimentonun, o bölgenin koşulları ile aldığının bilmesi istenilmektedir. Uygulama, yalnızca
Kayseri ile dış piyasa arasında fiyat farkı olduğu zamanlarda değil; olmadığı zamanlarda 5980
da yapılmaktadır. Bayinin aldığı çimentoyu iç piyasa dediğimiz Kayseri’ye satması
halinde, bayiye ‘bunu neden yaptığını’ sorarız. Çünkü bayiler, uzun süredir birlikte
çalıştığımız insanlar. Zaten genelde de yapılmaz” cevabını vermiştir.
2. Çimsa’nın savunmasında, “Çimsa, bayileriyle ‘Tek Elden Satın Alma’ veya ‘Tek
Elden Dağıtım’ anlaşması yapmamaktadır. Dolayısıyla yasaya aykırı sözleşmeler
yapmış olması söz konusu değildir. Münhasır bayilik verilmemektedir. Bayilerin tümü
yeniden satıcı niteliğindedir ve bölge sınırlamasına tabi olmadan faaliyetlerini
sürdürmektedirler. Grup Muafiyeti Tebliğlerine uymak koşulu ile Tek Elden Dağıtım
Sözleşmesi yapmak bir teşebbüsün yasal ve en doğal hakkıdır. Çimsa bunu dahi 5990
yapmaya gerek görmemiştir. Hakkı olduğu halde bölge dışı aktif satışları dahi
sınırlamaya gerek görmeyen bir Şirketi suçlamak mantıklı olamaz” denilmektedir.
Belgelerin ardından, Çimsa’nın satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
Çimsa, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte
(kural); bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol vasıtaları
kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de,
bayilerden açıklama istenmektedir (yaptırım). Çimsa’nın satış sisteminin, tek elden
dağıtım bölgeleri belirlenmediği için 1997/3 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nden 6000
yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki, mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif
satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması
yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir
sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Çimsa’nın satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Çimsa Kayseri’nin en yüksek pazar payının
Kayseri’de olduğu tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde 6010
uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak Çimsa Kayseri’nin en yüksek fiyatla satış yaptığı
dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge Kayseri pazarıdır. Mevcut dikey
kısıtlamalar, Çimsa’nın pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya da
olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu
durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
Keza, rakip teşebbüslerle pazar paylaşımı için yapılan anlaşmanın
uygulanabilmesi de, farklı bölgelerden ürün gelmemesine bağlıdır. Bu nedenle de,
paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır.
6020
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesidir. Nitekim, “fiyat farkı olmadığı zamanlarda dahi
farklı ambalaj uygulamasının yapılması”, bu düşüncemizi desteklemektedir.
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, Çimsa’nın
rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu
durum, “Çimsa’nın satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
02-06/51-24
121
G.3.9.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler 6030
Çimsa’nın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Çimsa’nın, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü
maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici uygulamalarda
bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.4. AKDENİZ BÖLGESİ
6040
G.4.1. ADO ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
G.4.1.1. Ado Çimento, Batıçim Çavdır, Çimsa Antalya, Denizli Çimento ve Göltaş'ın
Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir:
1. Göltaş’tan alınan bir belgede şu ifadeler yer almaktadır:
6050
“
Göltaş
Afyon
Denizli
Eskişehir
Konya
B.Çim
B.Söke
Çimentaş
Niğde
Ado
Çimsa
118,650 ton
52,000 ton
88,000 ton
79,000 ton
111,671 ton
126,000 ton
90,000 ton
133,000 ton
70,000 ton
20,044 ton
97,200 ton
Bölge 10.250.000
01.07.1998 Fiyatları
Batıçim İzmir 12,500-13,000
13,000
Batısöke 12,500
Denizli 12,500-13,000
Afyon 13,500 Merkez
13,000 Çay ile ilçeler
12,500 Uşak-Kütahya
Eskişehir 12,500 Merkez
Çimentaş 12,000 İzmir
* 02.07.1998 İzmir Batıçim’de Bölge fiatlarının tesbiti ile
ilgili toplantı var. Saat 10.– – “
Batı Akdeniz pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere ilişkin satış miktar ve
fiyatlarının gerçeği yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir.
2. Esçim Satış Müdürü Nafi Makaroç’un ajandasının 14-15-16.05.1999 tarihli
sayfalarında şu ifadeler yer almaktadır:
“1) Göltaş fb.çıkış 16.000 TL/Ton
60 gün vade
peşin yatırmaları halinde %18 indirim uyguluyor 6060
Dökme: KÇ 14.600 PÇ 16.600
2) İzmir Merkez 17.000,
Taşra 15.000,
02-06/51-24
122
Alınan Karar 30 gün vade 17.000,
İndirim + - ilave veya indirme %8
TÇ-KÇ Farkı 500.000 TL
…0 gün Dökme 30 gün Torbalının fiatında
…alamana göltaş 16.600 şantiye teslimi
Göltaş ADO’ya 28 USD klinker veriyor
9) BATI ÇİM 6070
Necip Bey Genel Md.
Hakan Bey Genel Md.Yrd.
Cavit Bey Pazarlama Md.
Seyhan Bey Pazarlama Md.Yrd.
10) ÇİMENTAŞ
Ergun Bey Genel Md.
Ali Bey Genel Koordinatör
Bahri Bey Pazarlama Md.
(0.232.4362445-4362462)
11) Göltaş 6080
Yılmaz Kasap Genel Md.
Cahit Bey Pazarlama Md.
Nuri Bey Pazarlama Şefi
12) Denizli
Mehmet Bey Genel Md.
İbrahim Bey Tic. Md.
13) ADO Çim.
Cem Sak Patron
Tarık Bey Tic. Md.
14) Balıkesir Çim. 6090
Satış Md. Yalçın Bey
15) Afyon Çim.
Satış Md. Güvenç Bey
16) Eskişehir Çim.
N. Makaroç
NİSAN 99 Ayı Satışları
Batı Çimento 87.000 TON
Çimentaş 97.000 TON
Göltaş 80.000 TON
Denizli 68.000 TON 6100
Söke 66.000 TON
Eskişehir 67.000 TON”
Batı Akdeniz pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere ilişkin satış miktar ve
fiyatlarının gerçeği yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir.
3. Ado Çimento Genel Müdürü Cem Sak'ın 28.07-06.12.1999 tarih aralığına ait
notlarında şu ifadeler yer almaktadır:
"Tem 6110
Gölt 83,500
D Ç 58,200
Çiment 98,000
Bat 98,000
Söke-... 60,000
Afyon 42,000
Konya 126,000"
02-06/51-24
123
Batı Akdeniz pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere ilişkin satış miktarlarının
gerçeği yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir. 6120
4. Ado Çimento Genel Müdürü Cem Sak'ın 28.07-06.12.1999 tarih aralığına ait
notlarında şu ifadeler yer almaktadır:
“Zam – 1,000,000 TL/ton -Yılmaz Külcü50 11.10.1999
- Çavdır
- Göltaş
- Ado
- Mersin ? "
6130
Batıçim Çavdır'ın 11.10.1999’da; Göltaş'ın 12.10.1999’da; Çimsa Antalya'nın
13.10.1999’da; Ado Çimento'nun 14.10.1999’da; Denizli Çimento'nun da ilgili fatura
dönemi içerisinde fiyatlarını 1.000.000 TL/ton artırdığı tespit edilmiştir.
5. Ado Çimento’nun Garanti Bankası’na yönelik 14.01.2000 tarihli yazısında,
"Antalya Merkezi Fabrikaların Pazar Paylaşımları (1999 yılı)" başlıklı şu tablo yer
almıştır:
1999 yılı tahmini satışları Antalya merk. Antalya merk. dışı
Fabrika ton/yıl yıl % yıl
1 Göltaş 1,000,000 185,000 27 815,000
2 Ado 230,000 230,000 34 -
3 Çimsa 201,000 120,000 18 81,000
4 Çavdır 250,000 50,000 7 200,000
5 Özgür 150,000 88,000 13 62,000
6 Konya - - - -
7 Adana - - - -
1,831,000 673,000 100 1,158,000
2,243.33 ton/gün
Batı Akdeniz pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere ilişkin satış miktarlarının 6140
gerçeği yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir.
6. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası [ATSO] Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa İssi,
“Antalya’ya yönelik satış yapan çimento fabrikalarının çimento fiyatlarını ortak belirleyip,
satış yaptıklarını, fiyat listeleri incelendiğinde, fiyatların birbirine çok yakın olduğunun
görüleceğini; çimento firmalarının aralarında fiyat anlaşması imzaladıklarına dair bilgileri
olduğunu, ancak söz konusu anlaşma belgesine henüz ulaşamadıklarını” ifade etmiştir.
7. Tüketiciyi Koruma Derneği [TÜKODER] Antalya Şubesi Merkez Yönetim Kurulu
Üyesi Ali Ulvi Büyüknohutçu ile yapılan görüşmede; 6150
“- Antalya iline satış yapan çimento fabrikalarının kendi aralarında fiyat karteli
oluşturdukları, bu şekilde Antalya çimento pazarında rekabeti ortadan kaldırdıkları,
- ATSO’da 1998 yılı ilkbaharında, ATSO’nun talebi üzerine çimento
üreticilerinden Çimsa, Göltaş, Ado Çimento ve adının hatırlanamadığı dördüncü bir
firma, TÜKODER ve Antalya’da bulunan iki büyük yapı kooperatifinin katılımı ile bir
toplantı düzenlendiği, söz konusu toplantıda TÜKODER ve Antalya’da bulunan iki büyük
50 Çimsa Genel Müdürü.
02-06/51-24
124
yapı kooperatifince, çimento ve hazır beton piyasasında rekabetin bozulduğu, fiyatların
ortak tespit edildiği ve bölgesel pazar paylaşımı yapıldığı hususlarının dile getirildiği ve
firmalardan bu duruma son verilmesinin istenildiği ifade edilmiş, firma temsilcilerinin 6160
rekabetin bozulduğunu kabul ettikleri ancak, kış aylarında düzenlenen kampanyalarla
rekabet ettiklerini, çimentonun yoğun olarak satıldığı yaz döneminde ise rekabet
etmediklerini, buna ihtiyaç duymadıklarını ileri sürdükleri, hatta söz konusu firmaların
bölgesel pazar paylaşımını kabul ettikleri, bunu da nakliyeye bağladıkları, nakliyenin
eklenmesi durumunda dışarıdan gelen ürünün aynı fiyata geldiğini söyledikleri,
- Toplantıya katılan dernek ve birlik temsilcilerince, çimento ve hazır betonda,
ortak fiyat tespiti ve coğrafi pazar paylaşımına son verilerek rekabetin tesis edilmemesi
durumunda, bu ürünlerin bir ay süre ile boykot edileceğinin belirtilmesi üzerine, firma
temsilcilerinin böyle bir boykotun öneminin ya da etkisinin olamayacağını, çimentonun
inşaatlar için zaruri olduğunu, alternatif temin kaynağının bulunmadığından böyle bir 6170
boykotun inşaatların durmasından başka bir sonuca yol açmayacağını söyledikleri,
- Firmaların genel müdürler düzeyinde temsil edildiği bu toplantının istenilen etkiyi
doğurmaması üzerine, Antalya’daki müteahhitlerce bir ay boyunca boykot yapılarak
çimento alınmadığı, bunun sonucunda fiyatların çok az bir düşüş gösterdiği, ancak bu
düşüşün dahi çimento üreticisi firmaların ortak hareket etmeleri ile birlikte
gerçekleştirildiği, kısa bir süre sonra da tekrar birlikte yükseltildiği,”
hususları ifade edilmiştir.
8. Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Faruk Sayın ile yapılan görüşmede; 6180
“- ATSO’da 1998 yılı ilkbaharında ATSO’nun talebi doğrultusunda Çimsa, Göltaş
ve Ado Beton’la birlikte Tükoder ve Antalya’da bulunan iki büyük yapı kooperatifinin dahil
olduğu (Antkoop’dan Şekip Dinçer, ATSO 26. Meslek Grubundan Mustafa İssi)
toplantıda, çimento ve hazır beton piyasasında rekabetin bozulduğu, fiyatların ortak
tespit edildiği ifade edilerek firmalardan buna son verilmesinin talep edildiği,
- Firma temsilcilerinin ise rekabetin bozulduğunu kabul etmekle birlikte, kış
aylarında düzenlenen kampanyalarla rekabet ettiklerini ileri sürdükleri, çimentonun en
çok satıldığı yaz dönemlerinde rekabet etmediklerini, buna ihtiyaç da duymadıklarını
ifade ettikleri, aynı zamanda bu toplantıda bölgesel pazar paylaşımını kabul ederek, 6190
bunu da nakliyeye bağladıkları, nakliye maliyeti eklendiğinde dışarıdan gelen ürünün
aynı fiyata geldiğinin belirtildiği,
- Toplantıya katılan birlik ve dernek temsilcilerince, çimento ve hazır betonda,
ortak fiyat tespiti ve coğrafi pazar paylaşımına son verilerek rekabetin tesis edilmemesi
durumunda, bu ürünlerin bir ay süreyle boykot edileceğinin ifade edilmesi karşılığında
firma temsilcilerinden, böyle bir boykotun önem arz etmeyeceği, çimentonun inşaatlar
için zaruri olduğu, alternatif temin kaynakları olmadığından, bu durumun inşaatların
durmasından başka bir şeye yol açmayacağı şeklinde cevap aldıkları,
- Firmaların genel müdürlerinin katıldığı bu toplantının etkili bir sonucunun
olmadığı, bunun üzerine bir aylık bir boykot yapıldığı, boykot sonucunda fiyatların çok az 6200
düştüğü, ancak rekabeti getirmediği, firmaların ortak harekete devam ettikleri,”
ifade edilmiştir.
9. İsminin gizli tutulmasını talep eden bir bayi ile yapılan görüşmede;
“- Fabrikaların önceki yıllarda uygulayacakları fiyat politikasını, aralarında aleni bir
şekilde anlaşarak belirledikleri, ancak Ege Bölgesi’ndeki fabrikaların ceza almasından
sonra, bir araya geldiklerinin açıkça duyulmadığı,
02-06/51-24
125
- Geçen yıl verilen cezadan sonra fiyatların biraz düşme eğilimine girdiği, ancak 6210
yılbaşına kalmadan tekrar artmaya başladığı,
- Yılbaşından hemen önce ve ona yakın dönemde fabrikaların kar edemedikleri
gerekçesiyle fiyatları önemli oranda artırdıkları, ancak bunun arkasında yatan asıl
nedenin, istikrar programları çerçevesinde 2000 yılındaki fiyat artışlarının yüksek
görünmemesi kaygısı olduğu, böylelikle yeni yıla yüksek fiyatlarla girildiğinden yapılacak
yeni artışların fazla büyük olmasına gerek kalmayacağı,
- Önceki dönemlerde, fabrika müdürlerinin her zam öncesi sırasıyla birinin
fabrikasında toplanıp karar aldıkları, hatta bunu fabrika müdürlerinin bayilere açıkça
söyledikleri, ancak verilen cezadan sonra, bu tür duyumların kesildiği, fakat her şeye
rağmen fabrikaların aralarında bir şekilde anlaştıklarının piyasada gözlemlenen 6220
koşullardan belli olduğu,”
ifade edilmiştir.
10. Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği’nden gelen bir dilekçede, Antalya ve
çevresinde çimento firmalarının, aralarında anlaşarak 1999 yılının son döneminde
önemli fiyat artışlarına gittikleri, fiyatta kartel oluşturdukları ifade edilmiştir.
Ancak yukarıdaki belge ve analizlerin, Ado Çimento, Batıçim Çavdır, Çimsa
Antalya, Denizli Çimento ve Göltaş’ın Antalya PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat 6230
tespiti konusunda uyumlu eylem içinde oldukları iddiasını ispatlamaya, analizi yapılan
1998-1999 döneminde fiyat hareketleri genellikle uyumlu olmadığı için, yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
G.4.1.2. Ado Çimento ile Denizli Çimento Arasında Akdedilen Fason Üretim
Anlaşmasının 4054 Sayılı Kanun’un 4 üncü Maddesi Kapsamında Olduğu
İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir:
6240
1. 25.06.1997’de Ado Çimento ile Denizli Çimento arasında bir protokol
imzalanmıştır. Bu protokole göre, Denizli Çimento ton fiyatı KDV hariç …… USD'den
yılda …… ton klinkeri, Ado Çimento fabrikasında teslim etmek suretiyle vermeyi; Ado
Çimento ise bu miktardaki klinkeri almayı taahhüt etmiştir. Taraflar, daha sonra
aralarında yapmış oldukları sözleşmelerle klinker bedelinin Ado Çimento tarafından
çimento olarak ödenmesi konusunda anlaşmışlardır. Her yıl yenilenen sözleşmelerden
2001 yılına ait olanında yer alan bazı maddeler aşağıdadır:
"2. İşin Konusu:
Fabrika51 Firmaya52 Antalya'da ayda satacağı çimento miktarına denk gelecek 6250
miktarda klinkeri nakliye dahil firma tesislerinde kamyon üzerinde teslim edecektir. Firma
ise bu klinkeri TSE Standartları çerçevesinde katkısını koyarak öğütecek ve yine
fabrikanın verdiği torbalara koyarak müşteri kamyonlarına teslim edecektir.
3. Klinkerin Miktarı, Cinsi ve Kalitesi:
a) Ayda …….. ton ila …….. ton arasında klinker fabrika opsiyonunda toleranslı olarak
firmaya teslim edilecektir.
b) Firma beher ton klinker başına ………….. kg PKÇ/32.5 çimentoyu paketli veya
dökme olarak (fabrika opsiyonunda) fabrikanın belirteceği kamyonlara araç üzerinde
teslim edecektir.
51 "Fabrika” ifadesi ile “Denizli Çimento” kastedilmektedir.
52 “Firma” ifadesi ile “Ado Çimento” kastedilmektedir.
02-06/51-24
126
c) Satılacak klinker T.S. 3441 Standartlarında hiçbir yabancı madde ihtiva etmeyecek 6260
(kalker, tras vs.) ve aşağıda verilen kimyasal özelliklere haiz portland çimento
klinkeri olacaktır...
4. Teslim Şekli ve Fiyatı:
a) Fabrika, Antalya firma tesislerinde kamyon üzerinde teslim edeceği 1 ton klinkere
….$/ton +KDV (fatura tarihi Merkez Bankası Döviz Satış kuru üzerinden) fatura
kesecek, karşılığında firmadan kamyon üzerinden teslim alacağı PKÇ/B 32.5
çimento için ….$/ton +KDV (fatura tarihi Merkez Bankası Döviz Satış kuru
üzerinden) fatura alacaktır...
d) Firma aylık ….. ton ila …….. ton arası klinkere karşılık gelecek çimentoyu fabrikanın
günlük piyasasının ihtiyacını karşılayacak tonajlarda öğütülmüş ve paketlenmiş veya 6270
dökme olarak müşteri kamyonları üzerinde teslim edecektir.
e) Firma mal veremeyerek veya çok geç vererek Fabrikanın pazarının ve piyasalarının
olumsuz yönde etkilenmesine kesinlikle neden olmayacaktır.
7. Satış fiyatı Antalya piyasasındaki rayiç fiyat olacaktır.
10. İş bu sözleşme 1 yıllık olup 01/01/2001 tarihinde başlar ve 31/12/2001
tarihinde biter. Taraflar karşılıklı görüşme sonucu süreyi uzatabilirler."
2. Denizli Çimento’nun Antalya’daki tek bayisi ……….., “...Torbalı çimento Ado
tesislerinden Denizli Çimento torbası ile alınmakta ve Denizli Çimento adına
satılmaktadır. Ado Çimento ile Denizli Çimento’nun fiyatları aynıdır. Çoğu zaman fiyat 6280
Ado Çimento’dan alınarak Denizli Çimento’ya bildirilir, Denizli Çimento’nun da onayı
alınarak satılır...” şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
Aynı pazarda faaliyet gösteren rakip teşebbüsler arası fason üretim anlaşmaları,
koordinasyon doğurma riski nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi
kapsamındadır. Ancak yukarıdaki belge ve analizlerin, Ado Çimento ile Denizli Çimento
arasında akdedilen fason üretim anlaşmasının 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi
kapsamında olduğu iddiasını ispatlamaya, söz konusu anlaşmaların ticaretin temel
kuralları çerçevesinde akdedilen basit bir karşılıklı satış anlaşması olduğu göz önünde
bulundurularak, yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 6290
G.4.1.3. Ado Çimento’nun, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi
İddiası
G.4.1.3.1. Delil ve Tespitler
1. Ado Çimento’da yapılan yerinde incelemede bulunan, "Ado Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. Çimento Satış Politikası" başlıklı belgede “Her bayi öncelikle kendi
bölgesinde satış yapacaktır. Çok mecbur kalmadıkça veya fabrika tarafından
görevlendirilmedikçe dış bölgelerde satış yapmayacaktır” ifadeleri yer almaktadır. 6300
2. Ado Çimento Satış Müdürü Tarık Çağlayan, "Bayilerin sattıkları bölgelere göre
tek bir fiyat belirlenmekte. Fiyat peşin veya 60 gün vadeli olarak da değişebilmektedir.
Eğer herhangi bir bayimiz daha uzaktaki bir bölgeye satmak üzere düşük fiyatla aldığı
malı merkezde satarsa, bu durumda faturayı kendisine, daha yüksek olan merkez
fiyatından yazarız. Ayrıca uyarıda da bulunuruz. Bu tür problemleri genelde ikili
görüşmelerle halletmeye çalışmaktayız. Bayimiz bu tür davranışları alışkanlık haline
getirirse bayiliğini iptal edebiliriz. Böyle durumlarda uygulayabileceğimiz ceza ise söz
konusu bayiye bir iki hafta mal vermemek şeklinde de olabilmektedir" şeklinde bir
ifadede bulunmuştur. 6310
02-06/51-24
127
Belgelerin ardından, Ado Çimento’nun satış sisteminin değerlendirmesine
geçilebilir:
Ado Çimento, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını
istemekte (kural); bunun denetimi için çeşitli kontrol vasıtaları kullanmakta (denetim);
bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de, bayiliğin iptaline varan
müeyyideler uygulamaktadır (yaptırım). Ado Çimento’nun satış sisteminin, tek elden
dağıtım bölgeleri belirlenmediği için 1997/3 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nden
yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki, mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif 6320
satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması
yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir
sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizden sonra yapılması
doğru olacaktır. Ado Çimento’nun satış sisteminin şu iki amacı gerçekleştirmeye yönelik
olduğu düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Ado Çimento’nun en yüksek pazar payının
Antalya’da olduğu tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde 6330
uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak Ado Çimento’nun en yüksek fiyatla satış yaptığı
dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge Antalya pazarıdır. Mevcut dikey
kısıtlamalar, Ado Çimento’nun pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya da
olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu
durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
İkinci amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesidir.
G.4.1.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler 6340
Ado Çimento’nun, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Ado Çimento'nun, 4054 sayılı Kanun’un
4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici
uygulamalarda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.4.2. BATIÇİM BATI ANADOLU ÇİMENTO SANAYİ A.Ş. ÇAVDIR ÇİMENTO
FABRİKASI 6350
G.4.2.1. Batıçim Çavdır, Ado Çimento, Çimsa Antalya, Denizli Çimento ve Göltaş'ın
Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.4.1.1.” bölümde yapılmıştır.
G.4.2.2. Batıçim Çavdır’ın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
G.4.2.2.1. Delil ve Tespitler 6360
1. Batıçim Pazarlama Müdürü Sait Gürsoy ve Çavdır Satış Şefi Mehmet Özkaya,
"Çavdır’ın; Antalya merkez, Kaş, Kalkan, Tekirova, Burdur gibi çeşitli bölgelerde bölgesel
bayileri bulunmaktadır. Her bayi kendi bölgesine mal satmaktadır. Bayinin bölgesine
02-06/51-24
128
göre nakliye sübvansiyonu söz konusu olmaktadır. Bir bölgedeki bayi, başka bir bayinin
bölgesine mal satamamaktadır. Bunun takibi bayiler aracılığıyla olmaktadır. Bir bayinin
bölgesi dışına mal sattığının tespit edilmesi durumunda, bayi uyarılmakta ve sattığı
bölgenin fiyatı uygulanmaktadır. Şikayet de öncelikli olarak menfaati zedelenen bayi
tarafından yapılmaktadır" şeklinde bir ifade de bulunmuştur.
6370
Belgenin ardından, Batıçim Çavdır'ın satış sisteminin değerlendirmesine
geçilebilir:
Batıçim Çavdır, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını
istemekte (kural); bunun denetimi için çeşitli kontrol vasıtaları kullanmakta (denetim);
bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de, satılan bölgenin alış
fiyatından fatura keserek ceza uygulamaktadır (yaptırım). Batıçim Çavdır'ın satış
sisteminin, tek elden dağıtım bölgeleri belirlenmediği için 1997/3 sayılı Grup Muafiyeti
Tebliği’nden yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki, mevcut sistemde, alıcılar üzerine,
aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması 6380
yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir
sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir. Batıçim Çavdır'ın satış
sisteminin, yukarıda açıklandığı üzere, “bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek rekabetin
engellenmesi” amacını gerçekleştirdiği düşünülmektedir. Nitekim, “fiyat farklılığı fazla
olmamasına rağmen yapılan uygulamalar” bu düşüncemizi desteklemektedir.
G.4.2.2.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Batıçim Çavdır'ın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir. 6390
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Batıçim Çavdır'ın, 4054 sayılı Kanun’un
4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici
uygulamalarda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.4.3. ÇİMSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ANTALYA TERMİNALİ
G.4.3.1. Çimsa Antalya, Ado Çimento, Batıçim Çavdır, Denizli Çimento ve Göltaş'ın
Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası 6400
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.4.1.1.” bölümde yapılmıştır.
G.4.4. DENİZLİ ÇİMENTO SANAYİİ T.A.Ş.
G.4.4.1. Denizli Çimento, Ado Çimento, Batıçim Çavdır, Çimsa Antalya ve Göltaş'ın
Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.4.1.1.” bölümde yapılmıştır. 6410
G.4.4.2. Denizli Çimento ile Ado Çimento Arasındaki Fason Üretim Anlaşmasının
4054 Sayılı Kanun’un 4 üncü Maddesi Kapsamında Olduğu İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.4.1.2.” bölümde yapılmıştır.
02-06/51-24
129
G.4.4.3. Denizli Çimento'nun, Rekabet Kurumu’nun Bilgi İsteme Yazısına Karşılık
Yanlış ve Yanıltıcı Bilgi Verdiği İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir: 6420
1. Denizli Çimento, talep üzerine, 1997-1998-1999-2000 yıllarına ait, il-ilçe bazında,
ürün çeşidi ve dökme-torbalı ayırımını da içerecek şekilde aylık satış miktarlarını
göndermiştir. Ancak, Denizli Çimento’da yapılan yerinde incelemede bulunan
belgelerdeki aylık satış miktarları ile anılan teşebbüsün TÇMB'ye gönderdiği miktarlar
aynı olmasına rağmen; bunlarla, bilgi talebine cevaben Rekabet Kurumu’na gönderilen
veriler arasında tüm aylara ilişkin önemli farklar bulunduğu saptanmıştır. Bazı belgelerin
değerlendirilebilmesi için önem arz eden bu veriler arasındaki farklılıklar 1999 yılına
ilişkin bir tablo ile ortaya konulabilir:
6430
Aylar
Yerinde İncelemede Bulunan
ve TÇMB'den Alınan
Belgelerdeki Miktar
Denizli Çimento
Tarafından
Gönderilen Miktar
Fark
Ocak ……… ……… 2,776
Şubat ……… ……… 3,544
Mart ……… ……… 1,979
Nisan ……… ……… 3,866
Mayıs ……… ……… 3,552
Haziran ……… ……… 21,112
Temmuz ……… ……… 25,666
Ağustos ……… ……… 29,577
Eylül ……… ……… -15,387
Ekim ……… ……… -11,623
Kasım ……… ……… -26,405
Aralık ……… ……… 2,945
TOPLAM 832,53 874,13 41,602
2. Söz konusu fark ile ilgili olarak Denizli Çimento tarafından, “Tablo’da belirtilen iki
miktar arasındaki fark, yerinde yapılan inceleme sırasında baz alınan Fabrikadan çıkışlı
satış miktarının içinde Ado’dan teslim alınıp Antalya’da satışa sunulan miktarın yer
almamış olmasından kaynaklanmaktadır. Bu iki miktar toplandığında Denizli
Çimento’nun Soruşturma Kurulu’na bildirdiği rakam hemen elde edilmektedir. Yerinde
incelemede ve TÇMB’den alınan belgede yer alan miktarlar sadece Denizli Çimento
fabrikasından çıkan miktar olup, bilgi yazısında Ado’dan alınan çimento miktarı da dahil
edilerek toplam satış miktarı bildirildiğinden doğal olarak farklı sonuçlar gibi görünüyorsa
da bu hususta hiçbir şekilde yanlış ya da yanıltıcı bilgi verilme kastı ile hareket 6440
edilmediğini söyleyebiliriz. Kaldı ki Ado Çimento kanalıyla Antalya’ya yapılan satışların
miktarı da Sayın Kurulun bilgisi dahilinde olup bu husus gizlenmemiştir...” savunması
yapılmıştır. Bu savunmanın kabul edilebilmesi için, Ado Çimento'dan satılan miktarı da
içerdiği ifade edilen Denizli Çimento tarafından gönderilen aylık verilerin, yerinde
inceleme sırasında bulunan veya TÇMB'den alınan aylık verilerden, ay bazında, Ado
Çimento'dan satılan miktar kadar fazla olması veya Ado Çimento'dan satış yapılmadığı
aylarda en azından eşit olması gerekmektedir. Yani hiçbir şekilde Denizli Çimento
tarafından gönderilen aylık satış miktarları, diğer belgelerdeki miktarlardan daha az
olmamalıdır. 1999 verilerine bakıldığında ise, Eylül, Ekim ve Kasım aylarında Denizli
Çimento tarafından gönderilen aylık verilerin, yerinde inceleme sırasında bulunan veya 6450
02-06/51-24
130
TÇMB'den alınan aylık verilerden daha az olduğu, dolayısıyla rakamlar arasındaki
farklılığın Ado Çimento'dan satılan çimento miktarını içermekle ilgisinin olmadığı
anlaşılmaktadır. Keza toplam satış miktarları arasındaki farkın Ado Çimento'dan satılan
miktara eşit olması da dikkat çekicidir.
Ancak yukarıdaki belge ve analizlerin, Denizli Çimento’nun, Rekabet Kurumu’nun
bilgi isteme yazısına karşılık yanlış ve yanıltıcı bilgi verdiği iddiasını ispatlamaya,
raportörler doğru bilgiye her zaman ulaşabileceği, dolayısıyla da, Denizli Çimento’nun
kastı bulunmadığı için, yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
6460
G.4.5. GÖLTAŞ GÖLLER BÖLGESİ ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
G.4.5.1. Göltaş, Ado Çimento, Batıçim Çavdır, Çimsa Antalya ve Denizli
Çimento'nun Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti
Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.4.1.1.” bölümde yapılmıştır.
G.4.6. ADANA ÇİMENTO SANAYİİ T.A.Ş.
6470
G.4.6.1. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve
Kurucu Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkisi
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.5.1.” bölümde yapılmıştır.
G.4.6.2. AÇS’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
G.4.6.2.1. Delil ve Tespitler
1. AÇS’nin “Tek Elden Dağıtım” başlıklı tek tip sözleşmelerinde önemli görülen 6480
hususlar aşağıdadır:
“1-Sözleşmenin Kapsamı:
İşbu sözleşme ile AÇS’nin ürettiği (Türk Standartlarına uygun TS 26 TÇ-32,5 TS
19 PÇ-42,5 TS 12142 KZÇ/A 32,5 R TS 12143 PKÇ/B 32,5 R) çimento ürünlerinin,
Dağıtıcı tarafından yalnızca AÇS’den satın alınarak kendisine ihdas edilmiş bölge
içerisinde YENİDEN SATICILARA ve tüketicilere aktif olarak dağıtmasına ilişkin karşılıklı
hak ve yükümlülükler belirlenmiştir.
2-Dağıtıcının Temel Yükümlülükleri:
A. DAĞITICI aşağıda tadad edilen yükümlülüklerinden herhangi birine riayet 6490
etmemesi halinde hiç bir ihtar ve ihbarı gerektirmeden tüm sevkiyatların durdurulacağını
ve işbu sözleşmenin AÇS tarafından tek taraflı olarak fesh edileceğini, bu durumun
DAĞITICI'ya hiç bir tazminat hakkı doğurmayacağını peşinen beyan ve kabul eder...
c) Sözleşme konusu ürünleri yalnızca AÇS tarafından tek dağıtıcı olarak
yetkilendirildiği bölge hudutları dahilinde aktif olarak pazarlayacağını ve dağıtacağını ve
yine sözleşme konusu ürünlerin bu bölge dışında hiçbir surette bayi, depo, acenta veya
her ne nam ve ünvan altında olursa olsun aktif ticaret faaliyetlerinde bulunmayacağını,
müşteri aramayacağını ve muvazaa oluşturacak biçimde bu yükümlülüğünü başka
fertlerle ve sair biçimde ihlal etmeyeceğini,…
B. DAĞITICI Sözleşme Konusu Ürünleri ... hudutları içerisinde satabilecektir. 6500
DAĞITICI her ne şekilde olursa olsun yukarıda belirtilen hudutları dışına AÇS onay
vermedikçe satış yapamaz. AÇS, DAĞITICI’nın bölgesi dışına satış yaptığını tespit ettiği
takdirde sözleşmeyi tek taraflı feshe yetkilidir.
02-06/51-24
131
6-Cezai Şart:
A. DAĞITICI, sözleşme süresi içerisinde AÇS ile mutabakata varmadan
dağıtıcılığı bırakırsa veya işbu sözleşme hükümlerinden birine aykırı hareket eder de bu
yüzden sözleşme fesh edilirse yukarıda 2. maddenin (c) bendinde yazılı olan miktardan
kalan kakiye üzerinden cezai şart talep edilecektir.Bu durumda uygulanacak ceza
çimentonun sözleşmenin fesih tarihindeki cari satış fiyatının %5'idir...Bu durumda ayrıca
cezanın tahsilinde gecikme olursa, bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi'de ceza 6510
ile birlikte tahsil edilir. DAĞITICI gerek cezayı gerekse gecikme faizini hiç bir ihtar ve
kanuni merasime hacet kalmadan AÇS’ye nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt
eder.
B. DAĞITICI, işbu taahhüdüne karşılık ... TL. tutarlı Emre Muharrer Senet (Bono)
teminat olarak AÇS’ye vermiş olup, sözleşmeyi ihlali halinde söz konusu teminatın AÇS
tarafından nakde çevrilip irad kaydedilmesine hiçbir itirazının olmayacağını, ayrıca ihtilaf
halinde cazai şartın indirimini talep etmeyeceğini DAĞITICI öncelikle kabul ve taahhüt
etmiştir. AÇS isterse Vadeli alımlar için DAĞITICI TARAFINDAN verilen banka teminat
mektubunu da uygun bakiyenin mevcut olması dahilinde bu amaçla kullanabilir.
C. İşbu sözleşme şartlarının DAĞITICI tarafından kısmen veya tamamen ihlal 6520
edilmesi halinde AÇS tarafından DAĞITICI’nın tahsisi iptal edilecek ve işbu sözleşme
fesh edilecektir. Bu durumda AÇS DAĞITICI'dan tazminat isteyip istememekte tamamen
serbest olacaktır. Bu maddenin takibinden dolayı DAĞITICI AÇS'den hiçbir nam altında
hak ve tazminat talebinde bulunamaz.”
Belgenin ardından, AÇS'nin satış sisteminin değerlendirmesine geçilebilir:
AÇS’nin Tek Elden Dağıtım Anlaşmaları 1997/3 sayılı Tebliğ’in kapsamı
dışındadır. Çünkü bu sözleşmenin “Dağıtıcının Temel Yükümlülükleri” başlıklı 2’nci
maddesinde yapılan, “DAĞITICI Sözleşme Konusu Ürünleri ... hudutları içerisinde 6530
satabilecektir. DAĞITICI her ne şekilde olursa olsun yukarıda belirtilen hudutları dışına
AÇS onay vermedikçe satış yapamaz” şeklindeki düzenleme, pasif satış dahil, tek elden
dağıtıcının anlaşma bölgesi dışına yapacağı tüm satışları sağlayıcının iznine tabi
kılmaktadır. 1997/3 sayılı Tebliğ’in izin verdiği sınırlamanın çok ötesine giden bu
düzenlemenin, yukarıda açıklandığı üzere, AÇS’nin uyguladığı TEDA’ları grup muafiyeti
kapsamı dışına çıkardığı ve per se rekabet ihlali teşkil ettiği açıktır.
G.4.6.2.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
AÇS’nin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı genel nitelikli 6540
savunmalar, "G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında
değerlendirilmiştir. AÇS, bunun dışında, “ilgili TEDA anlaşmalarının kapsamının,
‘Sözleşmenin Kapsamı’ başlıklı 1’inci madde ile, ‘AÇS ürünlerinin DAĞITICI tarafından
aktif olarak dağıtılmasına ilişkin karşılıklı hak ve yükümlülükler’ şeklinde sınırlandığını;
bir sözleşmenin kapsamadığı alanlarda hüküm istihsal ederek aykırılığa yol açmasının
ise mümkün olamayacağını” söylemiştir.
Bu savunmaya ilişkin olarak verilebilecek cevaplardan birincisi, sözleşmelerin tüm
maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğidir. Kaldı ki, savunmaya esas teşkil eden
anlaşma maddesi, bayilerin bölgeler arası ticaretinin engellenmesini de önleyici nitelikte 6550
değildir. Keza, “her ne şekilde olursa olsun” ifadesi, her ne şekilde olursa olsun bayilerin
bölgeler arası ticaretini engelleyicidir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, AÇS’nin bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
02-06/51-24
132
G.4.7. ÇİMSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
G.4.7.1. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve 6560
Kurucu Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkisi
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.5.1.” bölümde yapılmıştır.
G.4.8. OYSA İSKENDERUN ÇİMENTO SANAYİİ VE TİCARET A.Ş.
G.4.8.1. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve
Kurucu Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkisi
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.3.5.1.” bölümde yapılmıştır. 6570
G.5. MARMARA BÖLGESİ
G.5.1. AKÇANSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
G.5.1.1. Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh Çimento,
Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının
Bölüşülmesi ve Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası
6580
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir:
1. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan, 04.11.1996 tarihli, Marmara
Bölgesi’ndeki teşebbüslerin iç satış mutabakatına ilişkin belge:
Aşağıda yazılı Marmara Bölgesi üretici fabrikalarının aralarında mutabık oldukları
yaklaşık 11 Milyon Ton/yıl iç satış hesabına göre 1997 yılı için pazar payları
aşağıdaki gibidir:
Pazar Payı Zorunlu
İhracat (000 ton)
Akçansa 35.4 % 630
Nuh 21.3 % 275
Darıca 13.4 %
Anadolu 5.3 %
Pınarhisar 7.9 %
Balıkesir 4.3 %
Bursa 12.4 % 340
** Mevsime bağlı tonaj değişiklikleri ve yıllık bölge tüketim değişmelerinde her üretici
yüzdeleri oranında satış yapacaktır. 6590
*** Bu durumda iç tüketimden doğan fazlalık fabrikalarca tespit edilecek esaslar
dahilinde ihraç edilecektir.
**** Dışarıdan klinker alımı olmayacağı kabul edilmiştir.
***** Her yıl için halen artmış klinker kapasiteleri % 25
esasına göre ilave edilmektedir.
****** Bolu ve Rota için sirkülasyon yapılacaktır. %4'ü Boluya
11 Milyon Ton/yıl esasına göre:
440
Bolu’nun 400,000 ton/yıl
Rota’nın 510,000 ton/yıl 6600
02-06/51-24
133
Bölgede satış yapacakları esas alınmıştır.
Bölgedeki iç tüketim artış ve azalışında bu rakam aynı oranda değişecektir.
(000 ton) Satış İkmal
Bolu 400 440
250 ton PÇ 42.5 Rota’ya
290
150 ton PÇ 42.5
Direk Bölgeye
Rota 510 250 ton PÇ 42.5 Bolu’dan 260ton TÇ32.5/CÇ32.5 Bölgede üretici fabrikadan
Bölge üreticileri 260,000 ton/yıl (TÇ 32.5 veya CÇ 32.5) çimentoyu kapasiteleri oranında
aşağıdaki miktarlarda vereceklerdir:
1997 yılı için iç sirkülasyon hesaplama detayları
1997 Üretim
Kapasitesi
Ürt. Kapasitesine
Göre Pay %
Fab. Başına TÇ 32.5+CÇ 32.5
İç Sirkülasyon Tonajı
Akçansa 3,900 42.5 % 110
Nuh 2,350 25.6 % 67
Darıca 1,470 16.1 % 42
Anadolu 580 6.3 % 16
Pınarhisar 870 9.5 % 25
Toplam 9,170 100.0 % 260 220
2. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan “MARMARA KASIM TOPLANTI
NOTLARI” başlıklı metin:
1997 Marmara İç
Pazar
1997’de Beklenen
Satış Miktarına Göre Kapasite
Genel
Pazar
Payı Klinker Çimento
1997
Marmara
İç Pazar
Payı
1997
Fazla
Klinker
Zorunlu
İhraç
Çimento İç Satış İlave İhracat
Akçansa 3,300 35.9 % 2,925 3,900 35.4 % 600 630 3.470 430
Nuh 2,010 21.9 % 1,763 2,350 21.3 % 262 275 2.087 263
Darıca 1,100 12.0 % 1,100 1,470 13.4 % 1.313 157
Anadolu 430 4.7 % 430 580 5,3 % 519 61
Pınarhisar 650 7.1 % 650 870 7.9 % 774 96
Balıkesir 350 3.8 % 350 470 4.3 % 421 49
Bursa 1,35 14.7 % 1,030 1,375 12.4 % 320 340 1.215 160
Toplam 9,190 100.0 % 8,248 11,015 100.0 % 1.182 1.245 9.800 1.216
Bolu 440 392 48
Toplam 11,455 10,192 1,264
1997 % 5 artışına göre toplam ihracat: 1.245 + 1.264 = 2.509 tondur.
* Artan kapasiteler her sene % 25 esasına göre pazara verilecektir. 6610
** İç tüketim fazlası kapasite oranları da birlikte tespit edilecek esaslar ile ihraç
edilecektir.
3. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan, 11.12.1996 tarihli bir toplantıda
yapıldığı anlaşılan, “1997 Yılı Üretim ve Satış Projeksiyonu Bölgelerarası Toplantı
Programı” başlıklı metin:
A) MARMARA BÖLGESİ
a)Satış
Fabrika Pazar Payı (%) Satış Miktarı (Ton) 6620
AKÇANSA 35.4 3,505
NUH 21.3 2,110
DARICA 13.4 1,327
ANADOLU 5.3 525
PINARHİSAR 7.9 780
02-06/51-24
134
BALIKESİR 4.3 425
BURSA 12.4 1,230
TOPLAM 100 9,902
b) Bölge dışı fabrikaların, bölge içinde aşağıdaki miktarları sattıkları tespit edilmiştir.
BOLU 440* 396,000 Sakarya 6630
410* 368,000 İstanbul
ESKİŞEHİR 220* 220,000 Bilecik, Sakarya
TOPLAM 1,012,000
1070...
4. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan “Marmara Bölgesi” başlıklı
metin:
Pazar Payı
Satış
11,455,0
00 olursa
Kendi
İhraca
t
Satış
10,40
0
olursa
+
İlave
İhrac
at
1996
Beklene
n Satış
1997
+%5
Satış
+
İlave
İhraca
t
Toplam
İlave
İhracat
Akçansa 35.4
%
3,900 630 3,540 360 3,200 3,470 70 430
Nuh 21.3 2,350 275 2,130 220 1,700 2,087 43 263
Darıca 13.4 1,470 - 1,340 130 1,200 1,313 27 157
Anadolu 5.3 580 - 530 50 530 519 11 61
Pınarhisar 7.9 870 - 790 80 680 774 16 96
Balıkesir 4.3 470 - 430 40 450 421 9 49
Bursa 12.4
1,375
340
1,240
1350
1,250
1,215 25 160
11,015 1,245 10,00
0
9,010
9,800
Bolu
440
400
40
+100
+200
392
8
48
11,455 10,40
0
1,055 9,330 9,800
~
209 1,264
1997
% 5 satış artışına göre İHRACAT 1,245 + 1,264 = 2,509” 6640
5. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan pazar paylaşımı ve
uygulamalarına ilişkin açıklamaların yer aldığı bir başka tablo:
Klinker Çimento Üretim Pazar Zorunlu
Kapasitesi Kapasitesi Payı İhracat PÇ
Akçansa 3,750 5,000 35.4 % 630
(3,900)
Nuh 2,010 2,680 21.3 % 275
(1,760) (2,350) 6650
Darıca 1,100 1,470 13.3 %
Anadolu 430 580 5.3 %
Pınarhisar 650 870 7.9 %
Bursa 1,350 1,800 12.5 % 340
(1,030) (1,375)
Balıkesir 350 470 4.3 %
Toplam 11,015 100.0 %
02-06/51-24
135
Pazar ~ % 10 Düşerse
İç Satış İhracat
Akçansa 3,540 360 6660
Nuh 2,130 220
Darıca 1,330 140
Anadolu 530 50
Pınarhisar 790 80
Bursa 1,250 125
Balıkesir 430 40
Toplam 10,000
*11.015 tonluk toplam satış dağılımı üzerinden pazar payları yukarıdaki gibidir.
Yukarıdaki Akçimento değeri Akçimento toplam iç satışından Ege satışı düşülmüş
değerdir. 6670
* Bolu ve Rota:
# Bolu ve Rota için hesaplanan 400 ve 500 tonluk değerler toplam 11.015 ton satış
dağılımına göre hesaplanmıştır. Değerler aşağı veya yukarı oynayabilir.
Bolu 150 Bölgeye + 250 PÇ 42.5 Rota’ya = 400
Rota 510 Satış, 250 Rota + 260** = 510
(**) İç satışlardan 260,000 ton TÇ 32.5 sirkülasyon prensibine göre fabrika başına düşen
tonajlar aşağıdaki gibidir.
1997 Yılı İçin İç Sirkülasyon Hesaplama Detayları
1997 Üretim Ürt. Kapasitesine Fab. Başına TÇ 32.5 +
Kapasitesi Göre Pay % CÇ 32.5 İç Sirk. Tonajı 6680
Akçansa 3,900 42.5 110
Nuh 2,350 25.6 67
Darıca 1,470 16.1 42
Anadolu 580 6.3 16
Pınarhisar 870 9.5 25
Toplam 9,170 100.0 260
Diğer Prensipler:
1. İhracatta yardımlaşma
2. İthal ve dışarıdan klinker alımı yok
3. Fiat >= 50-55 $ esası” 6690
6. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan “1997 VE 1998 YILI MARMARA
BÖLGESİ TÜKETİMİ” başlıklı metin:
1996 1997 % Artış
TEMMUZ KÜMÜLATİF 5,080,000 5,370,000 5.71 %
SON 5 Ay 4,420,000 4,641,000 5.00 %
Toplam 9,500,000 10,011,000 5.38 %
* Rakamlardan tahmini beyaz çimento satışları düşülmüştür.
** 1997 Bolu tahmini satışı: 450,000 ton
* 1997 yılı tahmini Marmara tüketimi = 10,011,000 ton
*** % 5 artışla 1998 yılı tahmini Marmara tüketimi = 10,984,000 ton
1998 Yılı Mutabakat Dışı Satışlar
Lalapaşa 528,000
İkon 93,000
Marmara Çİm. 225,000
Toplam 846,000
** Marmara Çim. İç sirkülasyon olarak satış yapacaktır. 6700
02-06/51-24
136
** 1998 yılı mutabakattaki fabrikaların tahmini satışı = 10,984,000 – 846,000 =
10,138,000 ton
* Marmara Çimento’nun 225,000 tonluk satışı iç sirkülasyon şeklinde olacaktır.
1998 yılı Akçansa mutabakat pazar payı = % 34.26
** Akçansa’nın Marmara Çim.’e vereceği klinker karşılığı çimento = 225,000 * % 34.26 =
77,000 ton
Akçansa 1998 yılı Marmara Bölgesi satışı = (10,138,000 * % 34.26) + 77,000 =
3,550,000 ton
Akçansa 1998 Marmara Bölgesi Satışı = 3,550,000 ton
6710
7. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan “1998 Marmara Pazarı” başlıklı
belge:
02-06/51-24
137
1998 MARMARA PAZARI
1998 Yılı Marmara
İç Pazar
1998’de beklenen satış miktarına göre
(Marmara Çimento’nun 225.000 tonu
hesaba katılarak) Kapasite
Genel
Pazar
Payı
Klinker Çimento
1998
Marmara
İç Pazar
Payı
Bolu
Dahil
1998
Marmara
İç Pazar
Payı
1998
Fazla
Klinker
Zorunlu
İhraç PÇ
Çimento
İç Satış Marmara Çim. Klinker
PC İlave
İhracat
Akçansa 3.300 35,9% 3.050 4.067 35,58% 34,26% 350 368 3.550 58 347
Nuh 2.010 21,9% 1.845 2.460 21,52% 20,73% 165 174 2.147 35 210
Darıca 1.100 12,0% 1.100 1.470 12,86% 12,38% 1.283 21 126
Set Ambarlı 430 4,7% 430 580 5,08% 4,89% 507 8 50
Pınarhisar 650 7,1% 650 870 7,61% 7,33% 759 12 74
Balıkesir 350 3,8% 350 470 4,11% 3,96% 411 7 39
Bursa 1.350 14,7% 1.135 1.513 13,24% 12,75% 215 226 1.321 22 129
Toplam 9.190 100% 8.650 11.429 100,00% 96,29% 730 768 9.977 162 976
Bolu 330 440 3,71% 383 6 38
Toplam 8.890 11.869 100,0% 10.360 169 1.014
* 1998 yılında %5 satış artışına göre toplam ihracat: 768.000+1.014.000 = 1.782.000 ton PÇ dir. 6720
1. Marmara Çimento’nun Ambarlı’da yapması beklenen 225.000 tonluk satışı için herkes pazar payı oranında klinker verecektir.
2. Set Ambarlı Kartal fabrikasının kapasitesi kadar satacaktır.
3. Artan kapasiteler her sene %25 esasına göre pazara verilmektedir.
4. İç tüketim fazlası kapasite oranları da birlikte tespit edilecek esaslar ile ihraç edilecektir.
5. Akçansa iç satışlarından Ege satış değerler düşülmüştür.
6. Çimento üretim kapasiteleri 1/0.75 hesabına göre yapılmıştır.
02-06/51-24
i
8. Nuh Çimento’ya ait 09.08.1999 tarihli bir iç yazışmada, “Görüşmeler sonucu elde
edilen en önemli bilgi ise Set Çimento’nun İstanbul’a trenle getirdiği çimentonun miktarı
olmuştur. Set’in sadece Afyon’dan değil, Ankara ve Balıkesir’den de Pendik’e çimento
getirdiği bildirildi. Getirilen miktarın ise Set’ten Adnan İğnebekçili’nin belirttiği gibi 200 ton
değil, günde 500-750 ton civarında 20-30 vagon yükü olduğu anlaşılmaktadır. Daha
önce Tuzla’ya getirilmekte olan malın çok artması sonucu, Set Çimento TCDD’ye özel
müracaat etmiş ve normalde yükleme boşaltmaya açık olmayan Pendik İstasyonu’nun
yükleme boşaltmaya açılmasını sağlamış...Bu miktarın sağlıklı bir şekilde takip edilmesi
ve fabrikalar arası satış miktarı hesaplarına dahil edilmesinin sağlanması yerinde
olacaktır. Miktardan haberdar olduğumuzu da karşı tarafa bildirmeliyiz diye
düşünüyorum. Önlem olarak malın geldiği Afyon ve Ankara’ya aynı şekilde mal
gönderilmesi düşünülebilir. Özellikle Afyon’a gönderilecek az miktarda ucuz mal, Afyon
ve civarını tekelinde bulunduran ve orada dar pazarda büyük ihtimalle yüksek fiyat
uygulaması yapan Set’i olumsuz yönde etkileyecektir. Uygulama yapılmasa bile tehdit
unsuru olarak kullanılabilir ve Afyon’dan İstanbul’a gönderdiği malı sınırlaması veya
fiyatını yükseltmesi istenebilir” ifadeleri bulunmaktadır.
Ancak yukarıdaki belge ve analizlerin, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan,
Marmara Çimento, Nuh Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara
Bölgesi pazarının bölüşülmesi ve arz miktarının kontrolü konusunda anlaşma içinde
oldukları iddiasını ispatlamaya, Marmara Çimento ve Rota’nın belgelerin hazırlanması ve
uygulanmasına katılmadığı; diğer teşebbüslerin gerçekleşen satış miktarlarının ise,
belgelerde yer alan verileri kısmen yansıttığı göz önünde bulundurulduğunda, yeterli
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.5.1.2. Akçansa, Bursa Çimento ve Set Çimento’nun Güney Marmara Pazarının
Paylaşımı Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası
G.5.1.2.1. Delil ve Tespitler
1. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan 01.01.1997 tarihli belgede,
Çanakkale, Balıkesir ve Bursa illerinden oluşan bir Güney Marmara haritası çizilmiş ve
sınırlar yapılmak suretiyle pazar, Akçansa, Bursa Çimento ve Set Çimento arasında
bölüşülmüştür. Set Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Adnan İğnebekçili ve Bursa
Çimento Genel Müdürü Burhan Evcil’in imzalarının bulunduğu belgede şu ifadeler de yer
almaktadır:
“1. Her il oradaki fabrikanın
2. Ege, Çanak, Balıkesir
- Edremit
- Soma, Akhisar vs.
Tampon bölgeler mutabakatı
3. a) Bursa’nın Bandırma’da bir beton
b) Balıkesir, Bursa bir beton
Fabrikaların kendi ihtiyacı çimento verebilir.”
2. Analizi yapılan 1997-2000 yıllarında, söz konusu anlaşmanın, Çanakkale-
Balıkesir ve Balıkesir-Bursa il merkezleri birbirine çok yakın olmasına rağmen (sırasıyla
206 ve 146 km) katı biçimde uygulandığı saptanmıştır. Akçansa Çanakkale, Bursa
Çimento ve Set Balıkesir, belgede belirlendiği üzere, rakip teşebbüslerin bulunduğu il
merkezleri ve bazı ilçelerine, kendi beton tesisleri haricinde satış yapmamıştır; bu il
merkezlerinde bayileri de bulunmamaktadır. Tek istisna, Akçansa’nın Bursa il merkezine
yönelik, 1999 yılında 35.077; 2000’de ise 13.757 ton çimento satışıdır. Akçansa’nın
02-06/51-24
ii
TÇMB’ye gönderdiği verilere göre, 1999 yılı toplam yurt içi satışları, 2.833.835 ton; 2000
yılı toplam yurt içi satışları ise, 2.793.664 tondur.
G.5.1.2.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
İlgili teşebbüslerin, yukarıda yer verilen delil ve tespitlere ilişkin olarak yaptığı
savunmalardan ilki, “rakip teşebbüslerin bulunduğu illere yapılan satış miktarlarının
Kurum uzmanlarına verildiği halde dikkate alınmadığı; bölgedeki bayiler aracılığıyla
yapılan bu satışların yanında, diğer bayilerin de münferit satışlarının olduğu” şeklindedir.
İlgili teşebbüslerin, Kurul’un bilgi isteme yazılarına cevaben gönderdiği hiçbir
belgede, 1999 ve 2000 yıllarına ilişkin yukarıda değinilen istisna haricinde, rakip
teşebbüslerin bulunduğu il merkezine satış gözükmemektedir. Savunmalara dayanak
teşkil eden veriler, bu belgeler çerçevesinde incelenmiş ve rakip il merkezlerine yapıldığı
iddia edilen satışların, bizzat anlaşmada belirlenen tampon bölgelere ve teşebbüslerin
hazır beton santrallerine yapıldığı tespit edilmiştir. Başka bir deyişle, 01.01.1997 tarihli
belgedeki anlaşma konusu satışların, “rakip il merkezine satış” şeklinde gösterilmesi
yanıltıcıdır.
İlgili teşebbüslerin, rakip fabrikaların bulunduğu il merkezlerinde bayisinin
olmadığı da, yine Kurul’un bilgi isteme yazılarına cevaben gönderilen belgelerden tespit
edilmiştir. Dolayısıyla, “rakip il merkezindeki bayiler aracılığıyla satış yapıldığı” şeklindeki
savunma da yanıltıcıdır. “Diğer bayilerin münferit olarak satışlarının bulunduğu”
yönündeki savunmanın kabulü ise, Akçansa ve Set Çimento’nun ileride değinilecek
bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici nitelikteki anlaşma ve uygulamalarından
dolayı, mümkün değildir. Daha da önemlisi, bayilerin münferit satışları, ilgili teşebbüslerin
satışı olarak değerlendirilemez.
Diğer bir savunma ise, “ilgili teşebbüslerin 01.01.1997 tarihli belgede belirtilen
pazarlara ekonomik ve karlı olduğu sürece satış yaptığı; kaldı ki yeni bir pazara girmek
için karlılığın tek başına bir gösterge olamayacağı; zira teşebbüslerin bireysel
hareketlerinin çimento gibi oligopol bir piyasayı doğrudan etkilediği; bu durumu dikkate
alan firmaların, fiyat savaşına girmekten kaçınmak için bazı bölgelere girmek
istememesinin doğal olduğu” şeklindedir.
Kurul, “oligopolistik bağımlılık” savunmasını kabul etmektedir. Zaten bu
savunmayı kabul ettiğinden, rakip teşebbüslerin mevcut maliyet yapıları ve fiyat
seviyeleri ile birbirlerinin ana hinterlandlarına satış yapabileceğini gösterdiği durumlarda
bile, uyumlu eylem karinesine başvurmadan, teşebbüsler arasındaki koordinasyonu
gösteren delillerin varlığını aramıştır. Başka bir deyişle, yalnızca iktisadi analizlerin
bulunduğu durumlarda, “uyumlu eylem karinesi”ne bile başvurmadan, ihlalin
bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Buna karşılık, teşebbüsler arasındaki koordinasyonu
gösteren yukarıdaki gibi açık belgelerin varlığında, “oligopolistik bağımlılık” savunması
kabul edilemez; aksine, teşebbüslerin yaptıkları diğer savunmaların çürütülmesinde
kullanılabilecek bir delil haline gelir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Akçansa, Bursa Çimento ve Set Çimento’nun
Güney Marmara pazarının paylaşımı konusunda anlaşma içinde olduğu sonucuna
ulaşılmıştır.
02-06/51-24
iii
G.5.1.3. Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit
Ettikleri İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir:
1. Set Group’da yapılan yerinde incelemede bulunan 03.06.1996 ve 22.06.1996
tarihli yazılar:
“1) 03-06-96 İTİBARIYLE , 10 GÜN ÖDEMELİ TORBA FİATLARI (TÇ+KÇ)
AK 3,250 PIN 3.150 (2.950)
CAN 3,250
DAR 3,250 (3.150)
AMB/SET 3,250
KARTAL 3,300 (3.250) -? 3200
NUH 3,170 (3.020)-? 3070
(*) PARANTEZ İÇİ DEĞERLER TRAKYA ÇIKIŞ FİATIDIR
VADE FARKI HER 10 GÜN İÇİN İLAVE 100.000 TL
2)DÖKME FİATLARI 03-06-96’Dan İTİBAREN
PÇ 42.5 + PÇ 32.5
AK : 3.600 PIN :3500 (3300)
CAN : 3.600
DAR : 3.600 (3.500)
KAR : 3.650 (3.600) 3550
AMB/SET : 3,600
NUH 3520 : 3.430 (3.280) 3420
(*) PARANTEZ İÇİ DEĞERLER TRAKYA/İSTANBUL BATI YAKASI ÇIKIŞ
FİATLARI VADE 45 GÜN. VADE FARKI BEHER 10 GÜN İÇİN 100,000 TL.
3) 4 FİRMA SATIŞ PAYLARINA RİAYET EDİLECEK. UYGULAMA KESİNLİKLE
03-06-96 GÜNÜ BAŞLATILACAK.
4) UYGULAMADA RAHATSIZLIK DURUMUNDA MUTLAKA TOPLANTIYA
ÇAĞRILACAK. BAYİ BİLGİLERİNE GÖRE RESEN HAREKET EDİLMEYECEK
5) 21 HAZİRAN 1996 GÜNÜ YENİDEN MUHASEBESİ YAPILACAK
5) 15-05-96 TARİHİNDEN İTİBAREN NUH’UN BOLU’YA GÖNDERDİĞİ GÜNLÜK
AZAMİ 500 TON TUTARINDAKİ MALZEME;
a- HEREKE PAZAR NİSPETLERİNDE MAZ. YÜK DAĞITIMI İLE TELAFİ EDİLECEK
b- VEYA, BU TONAJ PAZAR PAYI HESABINDA DİKKAT ALINMAYACAK.
6) DÖKME SATIŞLARINDA MÜŞTERİ TAHSİSİ YAPILACAK. YEK DİĞERİNİN
MÜŞTERİSİNE KESİNLİKLE GİDİLMEYECEK.
1. 22.HAZ.1996 İTİBARIYLA , 10 GÜN ÖDEMELİ TORBA FİYATLARI (TÇ+KÇ)
AK : 3.850
ÇAN : 3.850
DAR : 3.850
AMB/SET : 3.850 (3.750)
KARTAL : 3.900 (3.800)
NUH : 3.770 (3.670)
PIN : 3.750 (3.550)
PARANTEZ İÇİ DEĞERLER TRAKYA GİRİŞ FİATLARIDIR
VADE FARKI İLAVE HER 10 GÜN İÇİN 100.000 TL/10 gündür
2. DÖKME FİATLARI (PÇ 32.5+42.5)
AK : 4.200
ÇAN : 4.200
DAR : 4.200 (4,100)
02-06/51-24
iv
KART : 4.250 (4 150)
AMB/SET : 4.200
NUH : 4.120 (4.020)
PIN : 4.100 (3.900)
PARANTEZ İÇİ DEĞERLER TRAKYA / İST BATI YAKASI FİATLARIDIR.
VADE 45 GÜN. VADE FARKI BEHER 10 GÜN İÇİN 100.000 TL/10 günDÜR.”
2. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan 11.11.1996 tarih ve “1997 Fiat
Prensibi” başlıklı belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“PÇ-42.5 NET ≥ 59 $
KÇ-32.5-CÇ 32.5 NET ≥ 53 $
TÇ-32.5-CÇ 32.5 NET ≥ 50$
* FİATLAR KUR DEĞİŞİMİNE BAĞLI HER AY AYARLANACAK
**DÖKME VADE 45-60 GÜN
TORBALI VADE 10 GÜN
***DARICA – AKÇANSA FİATLARIDIR
DİĞER FABRİKALAR MEVCUT UYGULAMAYA GÖRE
MİSAL : NUH BUNDAN 100.000 TL/TON EKSİK”
3. Esçim Satış Müdürü Nafi Makaroç’un ajandasının 25.03.1999 tarihli sayfalarında
şu ifadeler yer almaktadır:
“3- YALOVA (Nuh + Bursa beraber belirlediler)
TÇ Torba = 14.000.- + KDV
KÇ Torba = 14.500.-+ KDV
PÇ Torba = 18.600.- + KDV
60 gün Vade”
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde, ilgili teşebbüslerin fiyat hareketlerinin
genellikle uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede, yukarıdaki belge ve
analizlerin, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun birlikte fiyat tespit ettikleri iddiasını
ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.5.1.4. Akçansa’nın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
G.5.1.4.1. Delil ve Tespitler
1. Akçansa Pazarlama ve Planlama Müdürü Cenk Eren, “Torbalı çimentoda farklı
fiyat uygulanan yerler için münhasır bayilik anlaşması yapılıyor. Çanakkale ve
Büyükçekmece’de münhasır bayilere giden mallarda bölge torbası olarak şerit
uygulaması yapılmaktadır. Bölge torbalarının yan tarafları lacivert olarak basılmaktadır.
Kendi bölgesi dışına aktif olarak satış yapan bayiler otokontrol sistemiyle hemen ortaya
çıkar, bunların hepsini tespit etmemiz mümkün olmamaktadır. Böyle bir tespitimiz
olduğunda uyarıda bulunuruz. Bu konuya ilişkin herhangi bir açık kural
bulunmamaktadır...” şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
Belgenin ardından, Akçansa’nın satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
Akçansa, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte
(kural); bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol vasıtaları
kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de,
02-06/51-24
v
bayiler uyarılmaktadır (yaptırım). Mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış
ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün
getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir
rekabet ihlali teşkil etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Akçansa’nın satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği
düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Akçansa’nın en yüksek pazar payının
fabrikalarının bulunduğu il merkezlerinde olduğu tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı
pazar gücü ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak Akçansa’nın en yüksek
fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölgeler de bunlardır.
Mevcut dikey kısıtlamalar, Akçansa’nın pazar gücünün olduğu piyasalar ile bu gücün
azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan
sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
Keza, rakip teşebbüslerle pazar paylaşımı için yapılan anlaşmanın
uygulanabilmesi de, farklı bölgelerden ürün gelmemesine bağlıdır. Bu nedenle de,
paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesidir.
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, Akçansa’nın
rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu
durum, “Akçansa’nın satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
G.5.1.4.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Akçansa’nın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Akçansa’nın, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü
maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici uygulamalarda
bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.5.2. BURSA ÇİMENTO FABRİKASI A.Ş.
G.5.2.1. Bursa Çimento, Akçansa, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh Çimento,
Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının
Bölüşülmesi ve Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.1.” bölümde yapılmıştır.
G.5.2.2. Bursa Çimento, Akçansa ve Set Çimento’nun Güney Marmara Pazarının
Paylaşımı Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.2.” bölümde yapılmıştır.
02-06/51-24
vi
G.5.2.3. Bursa Çimento, Akçansa, BÇS, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit
Ettikleri İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.3.” bölümde yapılmıştır.
G.5.3. LAFARGE ASLAN ÇİMENTO A.Ş.
G.5.3.1. Lafarge Aslan, Akçansa, Bursa Çimento, Marmara Çimento, Nuh Çimento,
Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının
Bölüşülmesi ve Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.1.” bölümde yapılmıştır.
G.5.3.2. Lafarge Aslan, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit
Ettikleri İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.3.” bölümde yapılmıştır.
G.5.3.3. Lafarge Aslan’ın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
G.5.3.3.1. Delil ve Tespitler
1. Lafarge Aslan Marmara Bölgesi Satış Müdürü Tamer Denizci, “Torbalı çimentoyu
bayilik sistemi ile satıyoruz. 52 tane bayimiz var. Hiçbirisi ile herhangi bir bayilik
anlaşması veya sözleşmesi imzalamıyoruz. Sadece teminat mektubu
alıyoruz...Hinterlandımız yaklaşık 100 km, alan olarak İzmit ve Kavacık arasıdır. İstanbul
Anadolu Yakası (Ümraniye, Maltepe, Pendik, Kadıköy, Dudullu, Sultanbeyli) İzmit,
Adapazarı, İstanbul Avrupa Yakası, Karamürsel ve Yalova’dır. Bu satış bölgelerinden
farklı fiyat uyguladığımız Avrupa Yakası, Karamürsel ve Yalova’ya giden torbalı
çimentoya yeşil şerit uyguluyoruz. Diğer bölgeler şeritsiz. Bunda amaç o bölgede satılan
çimento miktarını öğrenmek ve o bölge fiyatı ile iskontolu çimento alan müşterilerin
başka bölgelerde satış yapıp yapmadığını tespit etmek. Bunu piyasa kanalıyla hemen
öğreniriz. Tespit ettiğimizde müşteriyi uyarıp, caydırıcı nitelikte “malın üç katı ceza
alacağımızı” söyleriz. Ancak uygulamayız. En fazla aradaki fiyat farkını tahsil ederiz.
Adapazarı, Şile ve Kandıra bölgelerine fiyat farkı olmamasına rağmen, o pazarlardaki
satışları takip edebilmemiz için şeritli torba gönderiyoruz…” şeklinde bir ifadede
bulunmuştur.
Belgenin ardından, Lafarge Aslan’ın satış sisteminin değerlendirilmesine
geçilebilir:
Lafarge Aslan, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını
istemekte (kural); bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol
vasıtaları kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması
halinde de, satılan bölgenin alış fiyatından fatura keserek ceza uygulamaktadır
(yaptırım). Lafarge Aslan’ın satış sisteminin, tek elden dağıtım bölgeleri belirlenmediği
için 1997/3 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nden yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki,
mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca
satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de
izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
02-06/51-24
vii
Lafarge Aslan’ın satış sisteminin, yukarıda açıklandığı üzere, “bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesi” amacını gerçekleştirdiği düşünülmektedir. Nitekim,
“fiyat farkı olmadığı zamanlarda dahi farklı ambalaj uygulamasının yapılması”, bu
düşüncemizi desteklemektedir.
G.5.3.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Lafarge Aslan’ın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Lafarge Aslan’ın, 4054 sayılı Kanun’un
4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici
uygulamalarda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.5.4. MARMARA ÇİMENTO VE YAPI MALZEMELERİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
G.5.4.1. Marmara Çimento, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Nuh Çimento,
Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının
Bölüşülmesi ve Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.1.” bölümde yapılmıştır.
G.5.4.2. Marmara Çimento, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Nuh
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit
Ettikleri İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.3.” bölümde yapılmıştır.
G.5.5. NUH ÇİMENTO SANAYİ A.Ş.
G.5.5.1. Nuh Çimento, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento,
Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının
Bölüşülmesi ve Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.1.” bölümde yapılmıştır.
G.5.5.2. Nuh Çimento, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit
Ettikleri İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.3.” bölümde yapılmıştır.
G.5.5.3. Nuh Çimento’nun, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi
İddiası
G.5.5.3.1. Delil ve Tespitler
1. Nuh Çimento Pazarlama Müdürü Muzaffer Kayhan’ın 06.09.2000 tarih ve “Bölge
Torbası Uygulaması Başlangıcı” başlıklı yazısı:
02-06/51-24
viii
“08 Eylül 2000 Cuma günü saat 8’den itibaren Fabrikamız ‘Bölge Torbası’
uygulamasına geçecektir. Bu uygulama dahilinde Pazarlama Müdürlüğü tarafından
belirlenecek bölgelere satılacak olan PKÇ-B 32.5R tipi çimentonun torbaları merkez
olarak belirlenen bölgelerde satılan çimentonun torbalarının renginden olacaktır.
Bayilere daha iyi hizmet vermek ve bayiler arası haksız rekabeti engellemek amacıyla
başlatılacak bu uygulamanın esasları ve dikkat etmeniz gereken hususlar aşağıda
belirtilmiştir:
1. ‘Bölge Torbası’ olarak satılacak PKÇ-B 32.5R torbasının sol ve sağ yanlarında
yazan Nuh Çimento yazısı iki kalın kırmızı şerit içinde olacaktır. Bu torbadan
numune ilgili kişilere birer adet gönderilecektir.
2. ‘Bölge Torbası’ ancak belirlenen bölgenin bayileri tarafından Fabrikamızca istenilen
evrakları getirdikleri takdirde yüklenebilecektir. ‘Bölge Torbası’ tüm paketleme ve
yükleme işlemlerinde ayrı bir cins çimento gibi (Örneğin PÇ 42.5 veya PKÇ-A 42.5R
gibi) işlem görecektir.
3. İlk aşamada, gerekli evrakları getirdikleri taktirde Bolu, Düzce ve Avrupa yakası
bayileri ‘Bölge Torbası’ yükleyebilecektir. Bu bölgeler ve bayiler gerekli görüldüğü
taktirde değiştirilebilecektir. Bolu’da Özayanlar, Düzce’de Canpolatlar, Sözenler,
Hatipoğlu, Avrupa’da ise Çelik Çini, Emek Yapı, Diztaş, Orhan Kurt, Aslan
Kardeşler, Tokal, Temeltaş, Onur, Altuntaş ve Aka İnşaat aşağıda yazılı evrakları
olduğu sürece ‘Bölge Torbası’ yüklemesi yapabileceklerdir.
4. Bu bayiler bölge dışına mal satabilmek için (Örneğin Avrupa yakası bayisinin İstanbul
Anadolu yakasında bir müşterisine mal satması) ayrı bir sipariş açtırmaları ve ayrı
bir sipariş numarası veya ayrı ordino almaları ve bu numarayı istek fişlerinde
belirtmeleri gerekmektedir. ‘Bölge Torbası’ için alınmış bir sipariş numarasıyla veya
ordinoyla merkez torbalarından veya merkez bölge için alınan sipariş numarası
yazılı istek fişi veya ordinoyla da ‘Bölge Torbası’ yüklemesi kesinlikle
yapılmayacaktır.
5. Bölge Torbalarının yüklemesi Çimento Üretim Müdürlüğü tarafından belirlenen kantar
ve bağlı bantlardan yapılacaktır.
6. Bölge torbası yükletebilmek için ordinoların ve istek fişlerinde ‘Bölge Torba 1’ ibaresi
bulunacaktır. Ordinolar Nuh Çimento tarafından basılırken üzerlerinde bilgisayarla
‘Bölge Torba 1’ ibaresi yazılacaktır. İstek fişi kullanan bayilerin gönderdikleri istek
fişlerinin üzerine bölge torbası için aldıkları sipariş numarasını ve ‘Bölge Torbası’
ibaresini muhakkak yazmaları gerekmektedir.
7. ‘Bölge Torbası’ olarak alınan malların hiç bir şekilde (dolaylı veya dolaysız) bölge
dışına satılmaması gerekmektedir. Buna uymayan bayi ve haksız rekabet yaratan
bayilere fabrikamız çeşitli müeyyideler uygulayacaktır.
8. Sevkiyat Memurluğu tarafından Bölge Torbası için verilecek olan Kapı Çıkış
Fişlerinin üzerinde bilgisayardan yazılmış Bölge Torba 1 ibaresi bulunacak ve ayrıca
yüklemeye gidecek sarı ve Kapıya verilecek olan yeşil nüshaya damgayla BÖLGE
TORBASI yazısı basılacaktır.
9. PÇ 42.5 ve PKÇ-A 42.5R tip torbalı çimentolarda ‘Bölge Torbası’ uygulaması bu
aşamada kullanılmayacaktır. Uygulama sadece PKÇ-B 32.5R tipi torbalı çimentoda
olacaktır...”
2. Nuh Çimento Genel Müdür Yardımcısı Turgut Çelik ve Satış Müdürü Aytaç
Hamşioğlu, “Bayilerimizle herhangi bir bayilik anlaşması imzalamıyoruz…Çimentonun
satıldığı bölgeye gitmesini temin etmek ve bunu kontrol etmek amacıyla yaklaşık 6 aydır
bölge torbası uygulaması yapmaktayız. Bu uygulama ile herhangi bir satış bölgesi fiyatı
ile satılmış olan çimentonun o bölgeye gitmesi için çimento torbasına değişik renklerde
şerit baskısı uygulamaktayız. Bu uygulama en çok PKÇB 32.5 torbalı çimento için
geçerlidir. Genellikle bayilerimiz beyan ettikleri bölgelere satış yapmaktadır. Farklı
bölgede satış yapılırsa diğer bayiler kanalıyla hemen haberimiz olur. Bu yüzden
02-06/51-24
ix
çimentoda bir otokontrol sistemi vardır. Bunu tespit ettiğimizde belirli ve kesin olmamakla
birlikte, iki bölge arasındaki fiyattan oluşan farklılık kadar ya da örneğin iki katı kadar
bayiye ceza kesiyoruz. Bu da caydırıcı nitelikte” şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
Belgelerin ardından, Nuh Çimento’nun satış sisteminin değerlendirilmesine
geçilebilir:
Nuh Çimento, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını
istemekte (kural); bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol
vasıtaları kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması
halinde de, satılan bölgenin alış fiyatından fatura keserek ceza uygulamaktadır
(yaptırım). Nuh Çimento’nun satış sisteminin, tek elden dağıtım bölgeleri belirlenmediği
için 1997/3 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nden yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki,
mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca
satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de
izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
G.5.5.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Nuh Çimento’nun, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Nuh Çimento’nun, 4054 sayılı Kanun’un
4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici
uygulamalarda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.5.6. ROTA DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş.
G.5.6.1. Rota, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının
Bölüşülmesi ve Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.1.” bölümde yapılmıştır.
G.5.6.2. Rota, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento,
Nuh Çimento, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit
Ettikleri İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.3.” bölümde yapılmıştır.
G.5.7. SET ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
G.5.7.1. Set Çimento, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento,
Nuh Çimento, Rota ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının
Bölüşülmesi ve Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.1.” bölümde yapılmıştır.
02-06/51-24
x
G.5.7.2. Set Çimento, Akçansa ve Bursa Çimento’nun Güney Marmara Pazarının
Paylaşımı Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.2.” bölümde yapılmıştır.
G.5.7.3. Set Çimento, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara
Çimento, Nuh Çimento, Rota ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit
Ettikleri İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.3.” bölümde yapılmıştır.
G.5.7.4. Set Balıkesir’in, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
G.5.7.4.1. Delil ve Tespitler
1. Set Balıkesir’in, Dursunbey Ltd.Şti. ile 01.01.1999’da imzaladığı Tek Elden
Dağıtım Anlaşması’nın 10/b maddesinde, “Dağıtıcı, düşük bölge fiyatıyla aldığı
çimentoyu yüksek fiyatla çıkış yapılan diğer bölgelerde sattığı üretici tarafından tespit
edildiği takdirde, aldığı çimentonun fatura değeri kadar meblağda ceza ödeyecektir”
düzenlemesi yapılmıştır.
Belgenin ardından, Set Balıkesir’in satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
Set Balıkesir, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını
istemekte (kural); bunun denetimi için çeşitli kontrol vasıtaları kullanmakta (denetim);
bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de, “Tek Elden Dağıtım”
başlıklı anlaşmanın 10’uncu maddesi çerçevesinde para cezası uygulamaktadır
(yaptırım). Set Balıkesir’in satış sisteminin, tek elden dağıtım bölgeleri belirlenmediği için
1997/3 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nden yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki,
mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca
satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de
izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Set Balıkesir’in satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği
düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Set Balıkesir’in en yüksek pazar payının
Balıkesir’de olduğu tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde
uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak Set Balıkesir’in en yüksek fiyatla satış yaptığı
dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge Balıkesir pazarıdır. Mevcut dikey
kısıtlamalar, Set Balıkesir’in pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya da
olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu
durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
Keza, rakip teşebbüslerle pazar paylaşımı için yapılan anlaşmanın
uygulanabilmesi de, farklı bölgelerden ürün gelmemesine bağlıdır. Bu nedenle de,
paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesidir.
02-06/51-24
xi
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, Set
Balıkesir’in rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu
kullanmamasıdır. Bu durum, “Set Balıkesir’in satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi
etkiler dolayısıyla hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
G.5.7.4.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Set Balıkesir’in, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Set Balıkesir’in bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.5.8. ANADOLU ÇİMENTOLARI T.A.Ş.
G.5.8.1. Set Anadolu, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento,
Nuh Çimento, Rota ve Set Çimento’nun Marmara Bölgesi Pazarının
Bölüşülmesi ve Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.1.” bölümde yapılmıştır.
G.5.8.2. Set Anadolu, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara
Çimento, Nuh Çimento, Rota ve Set Çimento’nun Birlikte Fiyat Tespit
Ettikleri İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, “G.5.1.3.” bölümde yapılmıştır.
G.5.8.3. Set Anadolu’nun, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
G.5.8.3.1. Delil ve Tespitler
1. Set Anadolu’nun, Gürbüzler Koll.Şti. ile 01.04.1998’de imzaladığı Tek Elden
Dağıtım Anlaşması’nın 10/b maddesinde, “Dağıtıcı, Doğu İstanbul’da satılmak kaydıyla
Doğu İstanbul çıkış fiyatlarıyla Set-Ambarlı Terminalinden aldığı çimentoyu Batı
İstanbul’da sattığı, üretici tarafından tespit edildiği takdirde aldığı çimento fatura değeri
kadar meblağda ceza ödeyecektir” düzenlemesi yapılmıştır.
Belgenin ardından, Set Anadolu’nun satış sisteminin değerlendirilmesine
geçilebilir:
Set Anadolu, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını
istemekte (kural); bunun denetimi için çeşitli kontrol vasıtaları kullanmakta (denetim);
bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de, “Tek Elden Dağıtım”
başlıklı anlaşmanın 10’uncu maddesi çerçevesinde para cezası uygulamaktadır
(yaptırım). Set Anadolu’nun satış sisteminin, tek elden dağıtım bölgeleri belirlenmediği
için 1997/3 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nden yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki,
mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca
satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 1997/3 sayılı Tebliğ’in de
izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
02-06/51-24
xii
G.5.8.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Set Anadolu’nun, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"G.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Set Anadolu’nun bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
H. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmaların hukuka aykırı ve yasak olduğu” düzenlenmiştir. Bu hüküm, bütün
teşebbüsler arası anlaşma, karar ve uyumlu eylemlere geniş bir şekilde uygulanmakta
olup, temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari politikalarını ve piyasadaki
faaliyetlerini tek başına, diğerlerinden bağımsız olarak belirlemesidir.
Rekabet Hukuku açısından fiyat tespitine ve pazar paylaşımına yönelik
anlaşmalar en ciddi rekabete aykırılık halleri arasında değerlendirilmiş ve çok açık bir
biçimde yasaklanmıştır.
Bir anlaşmada, rekabeti sınırlama amacı açıksa, anlaşmanın kendisi veya en
azından rekabeti bozucu hükümleri, “per se” bir rekabet ihlali oluşturur. Bu durumda
anlaşmanın rekabet üzerindeki etkilerinin incelenmesine gerek yoktur. Rekabeti bozucu
nitelikte olan anlaşmalar, tarafların kendi bağımsız rekabetçi faaliyetlerini ortak çıkarlar
adına gözden çıkardıkları bir yapısal çerçeve yaratır. Bu sebepten dolayı, sadece
rekabete aykırı bir anlaşmaya taraf olmak, anlaşma etkilerini gerçekleştirmemiş olsa dahi
yasaktır.
Öte yandan, 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin gerekçesinde, “Bu
Kanunun amacı rekabetin korunması olduğuna göre, rekabeti engelleyici, kısıtlayıcı veya
bozucu teşebbüsler arası anlaşma ve uygulamaların yasaklanması gerekir. Maddenin
amacı bakımından anlaşma, hukuki şekil şartlarına uymasa bile tarafların kendilerini
bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın
yazılı veya sözlü olmasının önemi yoktur. Teşebbüsler arasında bir anlaşmanın varlığı
tespit edilemese bile teşebbüsler arasında kendi bağımsız davranışları yerine geçen bir
koordinasyon veya pratik işbirliği sağlayan, doğrudan veya dolaylı ilişkiler de, eğer aynı
sonucu doğuruyorsa, yasaklanmıştır. Böylece teşebbüslerin Kanuna karşı hile yolu ile
rekabeti sınırlayıcı uygulamaları meşru göstermeleri engellenmek istenmiştir” denilerek,
anlaşma kavramının, sözleşmelerden çok daha geniş bir irade birlikteliği niteliğinde
olduğu açıklanmıştır. Sözleşme olmaksızın da rekabet ortamını bozan her türlü ilişkinin
uygulamaya sokulması da anlaşma niteliğindedir. Ayrıca, rekabeti kısıtlayıcı, sınırlayıcı,
ya da ortadan kaldırıcı etkileri nedeniyle, "centilmenlik anlaşmaları" ve "sözlü
anlaşmalar" da 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmektedir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında;
- Baştaş, BÇS, Set Ankara ve YL Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento
pazarında fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olduğu (Ayrıntılı değerlendirme,
“G.3.1.1.” bölümde yapılmıştır),
02-06/51-24
xiii
- OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un gerek kurucu taraflar olan Çimsa ve OYAK
Adana arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi
davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal oluşturduğu (Ayrıntılı değerlendirme,
“G.3.5.1.” bölümde yapılmıştır),
- Akçansa, Bursa Çimento ve Set Çimento’nun Güney Marmara pazarının paylaşımı
konusunda anlaşma içinde olduğu (Ayrıntılı değerlendirme, “G.5.1.2.” bölümde
yapılmıştır),
- Baştaş, BÇS, Esçim, Konya Çimento, OYSA Niğde, Set Afyon, Set Çimento, YL,
Çimsa, Ado Çimento, Batıçim, OYAK Adana, Akçansa, Lafarge Aslan, Nuh Çimento
ve Set Anadolu’nun, bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, bayilerinin bölgeler
arası ticaretini engellediği (Ayrıntılı değerlendirme, ilgili bölümlerde yapılmıştır),
tespit edilmiş; bu eylemlerin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un
“Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar” başlıklı 4 üncü maddesinin,
“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs
birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır” şeklindeki genel hükmünü
ve özellikle de, “Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet,
kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” hükmünü içeren
(a) ve “Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya
unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü” hükmünü içeren (b) bendini açıkça ihlal eder
nitelikli olduğu, görüşüne ulaşılmıştır.
4054 sayılı Yasanın 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası, “bu Kanunun 4 üncü ve 6 ncı
maddesinde yasaklanmış olan davranışları gerçekleştirdiği Kurul kararı ile sabit olanlarla
bu Kanunun 11 inci maddesinin (b) bendinde yazılı davranışlarda bulunan teşebbüs
niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin
bir yıl önceki mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi
gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verilebileceğini” hükme bağlamaktadır. Bu
bağlamda, Kurul tarafından takdir olunan idari para cezasının belirlenmesinde, ilgili
teşebbüslerin, 1999 mali yıl sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirleri esas alınmıştır.
4054 sayılı Kanun’un, “Anlaşma, Birleşme ve Devralmaların Kurula Bildirilmesi”
başlıklı 10 uncu maddesinde yer alan, “4 üncü madde kapsamına giren anlaşma,
uyumlu eylem ve kararlar yapıldıkları tarihten itibaren bir ay içinde Kurula bildirilir”
ifadesi, bu tür anlaşmalara bildirim yükümlülüğü getirmekte; bildirilmemiş anlaşmalara 16
ncı maddenin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası hükümleri uyarınca para cezası
verilmesi öngörülmektedir.
İ. SONUÇ
Yukarıda yer verilen bilgiler ve değerlendirmelerin ışığında;
İ.1. BAŞTAŞ BAŞKENT ÇİMENTO SANAYİİ VE TİCARET A.Ş.
İ.1.1. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş.,
Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento
Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat
tespiti konusunda 01.01.1998-15.12.1999 tarihleri arasında uyumlu eylem
içinde oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
02-06/51-24
xiv
İ.1.2. Aynı teşebbüslerin 16.12.1999 tarihinden itibaren fiyat tespiti konusunda
anlaşma içinde olduklarına, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU,
Nejdet KARACEHENNEM, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.1.3. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin, 4054 sayılı Kanun'un
4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici
anlaşma niteliğindeki uygulamalarda bulunduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M.
Tamer MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve
Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.1.4. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
– BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un
16’ncı maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca,
İ.1.5. Bolu Çimento Sanayii A.Ş., Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Yibitaş
Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile 16.12.1999’dan
itibaren fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olmasından dolayı, 1999 yılı net
satışlarının %1’i oranında, 155,526,546,160 Türk Lirası [TL] para cezası
verilmesine, Kurul Üyeleri Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı
ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.1.6. 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarda bulunmasından
dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi oranında, 31,105,309,232.-TL para
cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat
GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile,
– BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un
16’ncı maddesi 1'inci fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu
Tebliği uyarınca,
İ.1.7. Bolu Çimento Sanayii A.Ş., Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Yibitaş
Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yapılan fiyat tespit
anlaşmasının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para
cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
İ.1.8. Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarının süresi içinde
bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
– 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca,
İ.1.9. Bolu Çimento Sanayii A.Ş., Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Yibitaş
Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yapılan fiyat tespit
anlaşmasının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 16.12.1999–16.01.2000
tarihleri arasındaki BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. Yönetim
Kurulu'nda görev alan Cemil ÖZGÜL, Michel PHILIPPON, M.Hayrettin
02-06/51-24
xv
NAKİBOĞLU, Jacques MERCERON-VICAT, Andre MERCERON-VICAT,
Gilbert NATTA, Ercan BAHADIR, Davut ULUS, Dominique RENIE, Erden
KUNTALP'a, ayrı ayrı olmak üzere 145,402,700.-TL para cezası
uygulanmasına, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, Kubilay
ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.1.10. Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarının süresi içinde
bildirilmemesinden dolayı, 05.05.1998'de görevde bulunan BAŞTAŞ Başkent
Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu'nda görev alan İsmail
TARMAN, Michel PHILIPPON, M.Hayrettin NAKİBOĞLU, Mehmet TARMAN
(H.Mustafaoğlu), Mehmet TARMAN (Süleymanoğlu), Fahrettin KURT, İsmail
YEŞİLYURT, Jacques MERCERON-VICAT, Andre MERCERON-VICAT,
Gilbert NATTA, Ercan BAHADIR, Davut ULUS'a, ayrı ayrı olmak üzere
72,701,350.-TL para cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.2. BOLU ÇİMENTO SANAYİİ A.Ş.
İ.2.1. Bolu Çimento Sanayii A.Ş., BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.,
Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento
Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat
tespiti konusunda 01.01.1998-15.12.1999 tarihleri arasında uyumlu eylem
içinde oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.2.2. Aynı teşebbüslerin 16.12.1999 tarihinden itibaren fiyat tespiti konusunda
anlaşma içinde olduklarına, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU,
Nejdet KARACEHENNEM, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.2.3. Bolu Çimento Sanayii A.Ş.’nin bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054
sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası
ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer
MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.2.4. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
– Bolu Çimento Sanayii A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 2’nci
fıkrası uyarınca,
İ.2.5. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Set Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile
16.12.1999’dan itibaren fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olmasından
dolayı, 1999 yılı net satışlarının %1’i oranında, 342,093,056,651.-TL para
cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve
Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.2.6. Bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet
ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi oranında,
68,418,611,330.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal EROL,
02-06/51-24
xvi
A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın
karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
– Bolu Çimento Sanayii A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi 1'inci
fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca,
İ.2.7. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Set Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile
yapılan fiyat tespit anlaşmasının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
İ.2.8. Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
– 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca,
İ.2.9. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Set Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile
yapılan fiyat tespit anlaşmasının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
16.12.1999–16.01.2000 tarihleri arasındaki Bolu Çimento Sanayii A.Ş. Yönetim
Kurulu'nda görev alan Hasan IŞIK, İsmail ERKOVAN, Atilla TONGUÇ, Nejat
ESLEN, Necdet USTAOĞLU, K.Emre GÜLDEN, Erdinç AYGÜN'e, ayrı ayrı
olmak üzere 145,402,700.-TL para cezası uygulanmasına, Kurul Üyeleri Prof.
Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı
oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.2.10. Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 05.05.1998'de görevde
bulunan Bolu Çimento Sanayii A.Ş. Yönetim Kurulu'nda görev alan Hasan IŞIK,
Güngör TÜMER, Umur ÇAĞATAY, Nejat ESLEN, Necdet USTAOĞLU, Erdinç
AYGÜN, Yalçın KARAKOÇ'a, ayrı ayrı olmak üzere 72,701,350.-TL para cezası
uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.3. ESÇİM ESKİŞEHİR ÇİMENTO FABRİKASI T.A.Ş.
İ.3.1. ESÇİM Eskişehir Çimento Fabrikası T.A.Ş. ile Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’nin
Tavşanlı, Emet, Domaniç PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat tespiti ve
rakip teşebbüslerinin faaliyetlerinin zorlaştırılması konusunda anlaşma içinde
oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.3.2. ESÇİM Eskişehir Çimento Fabrikası T.A.Ş.’nin bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin
bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna, Kurul Üyeleri Prof.
Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR
ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.3.3. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.3.4. ESÇİM Eskişehir Çimento Fabrikası T.A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı
maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca, bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının,
02-06/51-24
xvii
aynı Kanun'un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini
engelleyici rekabet ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde
ikisi oranında, 18,151,562,744.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr.
Kemal EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve
Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.3.5. ESÇİM Eskişehir Çimento Fabrikası T.A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı
maddesi 1'inci fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği
uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik anlaşmalarının
ve uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
İ.3.6. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
05.05.1998'de görevde bulunan ESÇİM Eskişehir Çimento Fabrikası T.A.Ş.
Yönetim Kurulu'nda görev alan İsmail KANATLI, Mesut EREZ, Yavuz
ZEYTİNOĞLU, Yılmaz MAZLUMOĞLU, Atila CANDIR, Selahattin ALDEMİR,
Sadık AKALAN'a, ayrı ayrı olmak üzere 72,701,350.-TL para cezası
uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.4. KONYA ÇİMENTO SANAYİİ A.Ş.
İ.4.1. Konya Çimento Sanayii A.Ş.’nin bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının,
4054 sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası
ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer
MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.4.2. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.4.3. Konya Çimento Sanayii A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 2’nci
fıkrası uyarınca, bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, aynı Kanun'un
4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici
rekabet ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi
oranında, 32,211,515,029.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal
EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı
ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.4.4. Konya Çimento Sanayii A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi 1'inci
fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca, Grup
Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
İ.4.5. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
05.05.1998'de görevde bulunan Konya Çimento Sanayii A.Ş. Yönetim
Kurulu'nda görev alan M.Cemil ÖZGÜL, Gilbert NATTA, Michel PHILIPPON,
M.Nuri YILMAZGİL, Osman OKKA, Jacques MERCERON-VICAT, Jean Michel
02-06/51-24
xviii
ALLARD, Andre MERCERON-VICAT, Dominique RENIE'ye, ayrı ayrı olmak
üzere 72,701,350.-TL para cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.5. OYSA NİĞDE ÇİMENTO SANAYİİ VE TİC. A.Ş.
İ.5.1. a) OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir
ihlal oluşturduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, İsmet
CANTÜRK, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile, b) Ancak bu ihlalin taraflar arasındaki ortak girişim
sözleşmelerinin kaçınılmaz bir sonucu olmadığına, Kurul Üyeleri Dr. Kemal
EROL, Nejdet KARACEHENNEM ve R. Müfit SONBAY'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile, c) Bu sözleşmelerin bildirilmesinin gerekmediğine, Kurul
Üyeleri Nejdet KARACEHENNEM ve R. Müfit SONBAY'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile,
İ.5.2. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ile Yibitaş Lafarge Orta Anadolu
Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Nevşehir PKÇ 32,5 torbalı çimento
pazarında fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde oldukları iddiasını
ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.5.3. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş.’nin bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin
bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna, Kurul Üyeleri Prof.
Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR
ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.5.4. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
– OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı
maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca,
İ.5.5. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir
ihlal oluşturmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının %1’i oranında,
94,835,650,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Murat GENCER,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.5.6. Bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet
ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi oranında,
18,967,130,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal EROL,
A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın
karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.5.7. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı
maddesi 1'inci fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği
uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik anlaşmalarının
02-06/51-24
xix
ve uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
İ.5.8. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
05.05.1998'de görevde bulunan OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş.
Yönetim Kurulu'nda görev alan Ayduk ÇELENK, İsmail ERKOVAN, Erhan
KAMIŞLI, Rıdvan YİRMİBEŞOĞLU, Mevlüt AYDEMİR, Mete SEYİTHANOĞLU,
Gürtekin ÖZDEMİR, Fügen FINDIKOĞLU'na, ayrı ayrı olmak üzere
72,701,350.-TL para cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.6. AFYON ÇİMENTO SANAYİİ T.A.Ş.
İ.6.1. Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş.’nin bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının,
4054 sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası
ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer
MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.6.2. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.6.3. Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 2’nci
fıkrası uyarınca, bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, aynı Kanun'un
4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici
rekabet ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi
oranında, 14,866,406,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal
EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı
ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.6.4. Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi 1'inci
fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca, Grup
Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
İ.6.5. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
05.05.1998'de görevde bulunan Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş. Yönetim
Kurulu'nda görev alan Adnan Adil İĞNEBEKÇİLİ, Kamil Zekai ŞATIROĞLU,
Carl CHABOTTAUX, Nuri YEŞİLYURT, Bülent DURLANIK, Sevilay SARGIN,
Sami ÖZBEKLER'e, ayrı ayrı olmak üzere 72,701,350.-TL para cezası
uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.7. SET ÇİMENTO SAN. VE TİC. A.Ş.
İ.7.1. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve
Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş. ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu
Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında
fiyat tespiti konusunda 01.01.1998-15.12.1999 tarihleri arasında uyumlu eylem
içinde oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
02-06/51-24
xx
İ.7.2. Aynı teşebbüslerin 16.12.1999 tarihinden itibaren fiyat tespiti konusunda
anlaşma içinde olduklarına, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU,
Nejdet KARACEHENNEM, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.7.3. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ankara Fabrikası’nın bayilik anlaşmalarının
ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde yasaklanan
bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna, Kurul
Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay
ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.7.4. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
Nuh Çimento Sanayi A.Ş., Lafarge Aslan Çimento A.Ş., Anadolu Çimentoları
T.A.Ş ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’nin, 1997 ve 1998 yıllarında, Marmara
Bölgesi'nde pazar paylaşımı ve arz miktarının kontrolü konusunda anlaşma
içinde oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına, Kurul Üyeleri
Dr. Kemal EROL, İsmet CANTÜRK, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.7.5. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’nin Güney Marmara pazarının paylaşımı
konusunda anlaşma içinde olduklarına OYBİRLİĞİ ile,
İ.7.6. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Balıkesir Fabrikası'nın bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde
yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri
olduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, Nejdet
KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile,
İ.7.7. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
– Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin
2’nci fıkrası uyarınca,
İ.7.8. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş.
ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile
16.12.1999’dan itibaren fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olmasından
dolayı, 1999 yılı net satışlarının %1’i oranında, 340,196,790,000.-TL para
cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve
Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.7.9. Ankara Fabrikası'nın bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı
Kanun'un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini
engelleyici rekabet ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde
ikisi oranında, 68,039,358,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr.
Kemal EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve
Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.7.10. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş. ile
Güney Marmara pazarının paylaşımı konusunda anlaşma içinde olmasından
02-06/51-24
xxi
dolayı, 1999 yılı net satışlarının %1’i oranında, 340,196,790,000.-TL para
cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve
Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.7.11. Balıkesir Fabrikası'nın bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı
Kanun'un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini
engelleyici rekabet ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde
ikisi oranında, 68,039,358,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr.
Kemal EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve
Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
– Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi
1'inci fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca,
İ.7.12. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş.
ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yapılan fiyat
tespit anlaşmasının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
İ.7.13. Ankara Fabrikası'nın Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
1,454,027,000 .-TL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
İ.7.14. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş. ile
Güney Marmara pazarının paylaşımı konusunda yapılan anlaşmanın süresi
içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine,
Kurul Üyeleri Dr. Kemal EROL, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın
karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.7.15. Balıkesir Fabrikası'nın Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
– 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca,
İ.7.16. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş.
ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yapılan fiyat
tespit anlaşmasının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 16.12.1999–
16.01.2000 tarihleri arasındaki Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim
Kurulu'nda görev alan Adnan Adil İĞNEBEKÇİLİ, François LABERENNE, Salih
KARAHASANOĞLU, Reha Nafiz OKÇU, Ata YILDIRIM, Roberto CALLIERI,
Mehmet Can TAZE'ye, ayrı ayrı olmak üzere 145,402,700.-TL para cezası
uygulanmasına, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, Kubilay
ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.7.17. Ankara Fabrikası'nın Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
05.05.1998'de görevde bulunan Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim
Kurulu'nda görev alan Adnan Adil İĞNEBEKÇİLİ, Kamil Zekai ŞATIROĞLU,
Carl CHABOTTAUX, Ertan ÖZERDEM, Ata YILDIRIM'a, ayrı ayrı olmak üzere
72,701,350.-TL para cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
02-06/51-24
xxii
İ.7.18. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş. ile
Güney Marmara pazarının paylaşımı konusunda yapılan anlaşmanın süresi
içinde bildirilmemesinden dolayı, 05.05.1998'de görevde bulunan Set Çimento
Sanayi ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu'nda görev alan Adnan Adil İĞNEBEKÇİLİ,
Kamil Zekai ŞATIROĞLU, Carl CHABOTTAUX, Ertan ÖZERDEM, Ata
YILDIRIM'a, ayrı ayrı olmak üzere 145,402,700.-TL para cezası
uygulanmasına, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, Dr. Kemal
EROL, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın
karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.7.19. Balıkesir Fabrikası’nın Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
05.05.1998'de görevde bulunan Set Çimento Sanayi ve Tic. A.Ş. Yönetim
Kurulu'nda görev alan Adnan Adil İĞNEBEKÇİLİ, Kamil Zekai ŞATIROĞLU,
Carl CHABOTTAUX, Ertan ÖZERDEM, Ata YILDIRIM'a, ayrı ayrı olmak üzere
72,701,350.-TL para cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.8. YİBİTAŞ LAFARGE ORTA ANADOLU ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İ.8.1. Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., BAŞTAŞ
Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş. ve Set
Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında
fiyat tespiti konusunda 01.01.1998-15.12.1999 tarihleri arasında uyumlu eylem
içinde oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.8.2. Aynı teşebbüslerin 16.12.1999 tarihinden itibaren fiyat tespiti konusunda
anlaşma içinde olduklarına, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU,
Nejdet KARACEHENNEM, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.8.3. Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Çimsa
Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Kayseri PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında
fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde oldukları iddiasını ispatlamaya
yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.8.4. Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile OYSA Niğde
Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş.’nin Nevşehir PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında
fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde oldukları iddiasını ispatlamaya
yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.8.5. Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde
yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri
olduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, Nejdet
KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile,
İ.8.6. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
– Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı
Kanun’un 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca,
02-06/51-24
xxiii
İ.8.7. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş.
ve Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile 16.12.1999’dan itibaren fiyat tespiti
konusunda anlaşma içinde olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının %1’i
oranında, 376,984,070,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Murat
GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile,
İ.8.8. Bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet
ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi oranında,
75,396,814,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal EROL,
A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın
karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
– Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı
Kanun’un 16’ncı maddesi 1'inci fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca,
İ.8.9. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş.
ve Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yapılan fiyat tespit anlaşmasının
süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası
verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
İ.8.10. Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
– 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca,
İ.8.11. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş.
ve Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yapılan fiyat tespit anlaşmanın süresi
içinde bildirilmemesinden dolayı, 16.12.1999–16.01.2000 tarihleri arasındaki
Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim
Kurulu'nda görev alan Erdoğan M. AKDAĞ, Guillaume ROUX, Seyhan C.
TURHAN, A. Nuri ÖZKAYA, Bilal ŞAHİN, Pierre De SAINT RAPT, Hayri
YILDIZ, Jean François SAUTIN, Abdurrahman KARAMANLIOĞLU, Michel
ROSE'ye, ayrı ayrı olmak üzere 145,402,700.-TL para cezası uygulanmasına,
Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, Kubilay ATASAYAR ve
Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.8.12. Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 05.05.1998'de görevde
bulunan Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim
Kurulu'nda görev alan Erdoğan M. AKDAĞ, Benoit MADRE, Seyhan C.
TURHAN, Bertrand DEAU, Bilal ŞAHİN, Pierre De SAINT RAPT, Hayri YILDIZ,
Claude RIVORIE, Abdurrahman KARAMANLIOĞLU, Bruno LAFONT'a, ayrı
ayrı olmak üzere 72,701,350.-TL para cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.9. ÇİMSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İ.9.1. a) OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
02-06/51-24
xxiv
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir
ihlal oluşturduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, İsmet
CANTÜRK, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile, b) Ancak bu ihlalin taraflar arasındaki ortak girişim
sözleşmelerinin kaçınılmaz bir sonucu olmadığına, Kurul Üyeleri Dr. Kemal
EROL, Nejdet KARACEHENNEM ve R. Müfit SONBAY'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile, c) Bu sözleşmelerin bildirilmesinin gerekmediğine, Kurul
Üyeleri Nejdet KARACEHENNEM ve R. Müfit SONBAY'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile,
İ.9.2. Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Yibitaş Lafarge Orta Anadolu
Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Kayseri PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında
fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde oldukları iddiasını ispatlamaya
yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.9.3. Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Ado Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş., Denizli Çimento Sanayii T.A.Ş. ve
Göltaş Göller Bölgesi Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Antalya PKÇ 32,5
torbalı çimento pazarında fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde oldukları
iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.9.4. Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü
maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma
niteliğindeki uygulamalarda bulunduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer
MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
– Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı
maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca,
İ.9.5. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir
ihlal oluşturmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının %1’i oranında,
487,565,660,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Murat GENCER,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.9.6. 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarda bulunmasından
dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi oranında, 97,513,132,000.-TL para
cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat
GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile,
İ.9.7. Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi
1'inci fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca,
Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarının süresi içinde
bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
02-06/51-24
xxv
İ.9.8. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan
bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 05.05.1998'de görevde
bulunan Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu'nda görev alan
Hacı SABANCI, Ayduk ÇELENK, Tevfik Güngör URAS, Ayhan ATAR'a, ayrı
ayrı olmak üzere 72,701,350.-TL para cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.10. ADO ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İ.10.1. Ado Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi
A.Ş., Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Denizli Çimento Sanayii T.A.Ş. ve
Göltaş Göller Bölgesi Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Antalya PKÇ 32,5
torbalı çimento pazarında fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde oldukları
iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.10.2. Ado Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma
niteliğindeki uygulamalarda bulunduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer
MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.10.3. Ado Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Denizli Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında
25.06.1997 tarihinde akdedilen çimento üretimine ilişkin protokolün ve bununla
ilgili imzalanan anlaşmaların 4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamında
olduğu iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına, Kurul Üyesi Nejdet
KARACEHENNEM'in karşı oyu ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.10.4. Ado Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı
maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde
yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamalarda bulunmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi
oranında, 8,265,797,215.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal
EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı
ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.10.5. Ado Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi
1'inci fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca,
Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamaların süresi içinde
bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
İ.10.6. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan
bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 05.05.1998'de görevde
bulunan Ado Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu'nda görev alan
Adem SAK, Mustafa SAK, Cem SAK'a, ayrı ayrı olmak üzere 72,701,350.-TL
para cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
02-06/51-24
xxvi
İ.11. BATIÇİM BATI ANADOLU ÇİMENTO SANAYİ A.Ş.
İ.11.1. Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş., Ado Çimento Sanayi ve Ticaret
A.Ş., Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Denizli Çimento Sanayii T.A.Ş. ve
Göltaş Göller Bölgesi Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Antalya PKÇ 32,5
torbalı çimento pazarında fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde oldukları
iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.11.2. Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş.'nin, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma
niteliğindeki uygulamalarda bulunduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer
MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.11.3. Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş.'ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı
maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde
yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamalarda bulunmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi
oranında, 85,048,573,080.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal
EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı
ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.11.4. Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı
maddesi 1'inci fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği
uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilerinin bölgeler
arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamaların süresi içinde
bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
İ.11.5. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan
bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 1998 yılının Ekim
ayında görevde bulunan Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş. Yönetim
Kurulu'nda görev alan Feyyaz İZMİROĞLU, Şinasi ERTAN, Eşref BALTALI,
Tufan ÜNAL, Muzaffer İZMİROĞLU, Sevinç İZMİROĞLU, Mustafa BÜKEY,
Seyit ŞANLI, Türkan BALTALI'ya, ayrı ayrı olmak üzere 72,701,350.-TL para
cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.12. DENİZLİ ÇİMENTO SANAYİİ T.A.Ş.
İ.12.1. Denizli Çimento Sanayii T.A.Ş., Ado Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Batıçim
Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş., Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve
Göltaş Göller Bölgesi Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Antalya PKÇ 32,5
torbalı çimento pazarında fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde oldukları
iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.12.2. Ado Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Denizli Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında
25.06.1997 tarihinde akdedilen çimento üretimine ilişkin protokolün ve bununla
ilgili imzalanan anlaşmaların, 4054 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi
kapsamında olduğu iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına, Kurul
Üyesi Nejdet KARACEHENNEM'in karşı oyu ile, OYÇOKLUĞU ile,
02-06/51-24
xxvii
İ.12.3. Denizli Çimento Sanayii T.A.Ş.'nin, Rekabet Kurumu'nun bilgi isteme yazısına
karşılık, yanlış ve yanıltıcı bilgi vermesi nedeniyle, ilgili teşebbüse 4054 sayılı
Kanun'un 16'ncı maddesinin 1'inci fıkrası (b) bendi uyarınca para cezası
verilmesi talebinin reddine OYBİRLİĞİ ile,
İ.13. GÖLTAŞ GÖLLER BÖLGESİ ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İ.13.1. Göltaş Göller Bölgesi Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Ado Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş., Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş., Çimsa Çimento
Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Denizli Çimento Sanayii T.A.Ş.'nin Antalya PKÇ 32,5
torbalı çimento pazarında fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde oldukları
iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.14. ADANA ÇİMENTO SANAYİİ T.A.Ş.
İ.14.1. a) OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir
ihlal oluşturduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, İsmet
CANTÜRK, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile, b) Ancak bu ihlalin taraflar arasındaki ortak girişim
sözleşmelerinin kaçınılmaz bir sonucu olmadığına, Kurul Üyeleri Dr. Kemal
EROL, Nejdet KARACEHENNEM ve R. Müfit SONBAY'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile, c) Bu sözleşmelerin bildirilmesinin gerekmediğine, Kurul
Üyeleri Nejdet KARACEHENNEM ve R. Müfit SONBAY'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile,
İ.14.2. Adana Çimento Sanayii T.A.Ş.’nin bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının,
4054 sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası
ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer
MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.14.3. Adana Çimento Sanayii T.A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin
2’nci fıkrası uyarınca, OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA
İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan
Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş.
arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi
davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal oluşturmasından dolayı, 1999 yılı
net satışlarının %1’i oranında, 495,179,328,080.-TL para cezası verilmesine,
Kurul Üyeleri Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı
oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.14.4. Bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet
ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi oranında,
99,035,865,616.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal EROL, A.
Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın
karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.14.5. Adana Çimento Sanayii T.A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi 1'inci
fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca, Grup
02-06/51-24
xxviii
Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik anlaşmalarının süresi içinde
bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
İ.14.6. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik
anlaşmalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 05.05.1998'de görevde
bulunan Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. Yönetim Kurulu'nda görev alan Hasan
IŞIK, Hikmet DİZDAROĞLU, Tuğrul Hayrettin ÖZANT, Metin OKÇU, Oktay
DİLEK, Yaşar ILIK, Ali MARALCAN'a, ayrı ayrı olmak üzere 72,701,350.-TL
para cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.15. OYSA İSKENDERUN ÇİMENTO SANAYİİ VE TİCARET A.Ş.
İ.15.1. a) OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir
ihlal oluşturduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU, İsmet
CANTÜRK, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile, b) Ancak bu ihlalin taraflar arasındaki ortak girişim
sözleşmelerinin kaçınılmaz bir sonucu olmadığına, Kurul Üyeleri Dr. Kemal
EROL, Nejdet KARACEHENNEM ve R. Müfit SONBAY'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile, c) Bu sözleşmelerin bildirilmesinin gerekmediğine, Kurul
Üyeleri Nejdet KARACEHENNEM ve R. Müfit SONBAY'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile,
İ.15.2. OYSA İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un
16’ncı maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca, OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic.
A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu
taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii
T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi
davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal oluşturmasından dolayı, 1999 yılı
net satışlarının %1’i oranında, 101,781,254,173.-TL para cezası verilmesine,
Kurul Üyeleri Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı
oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.16. AKÇANSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İ.16.1. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Nuh Çimento Sanayi A.Ş., Lafarge
Aslan Çimento A.Ş., Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Anadolu Çimentoları
T.A.Ş ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’nin, 1997 ve 1998 yıllarında, Marmara
Bölgesi'nde pazar paylaşımı ve arz miktarının kontrolü konusunda anlaşma
içinde oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına, Kurul Üyeleri
Dr. Kemal EROL, İsmet CANTÜRK, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.16.2. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’nin Güney Marmara pazarının paylaşımı
konusunda anlaşma içinde olduklarına OYBİRLİĞİ ile,
İ.16.3. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü
maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma
02-06/51-24
xxix
niteliğindeki uygulamalarda bulunduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer
MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.16.4. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
– Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı
maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca,
İ.16.5. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş. ile Güney
Marmara pazarının paylaşımı konusunda anlaşma içinde olmasından dolayı,
1999 yılı net satışlarının %1’i oranında, 887,850,799,540.-TL para cezası
verilmesine, Kurul Üyeleri Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı
ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.16.6. 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarda bulunmasından
dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi oranında, 177,570,159,908.-TL para
cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat
GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile,
– Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı
maddesi 1'inci fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği
uyarınca,
İ.16.7. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş. ile Güney
Marmara pazarının paylaşımı konusunda yapılan anlaşmanın süresi içinde
bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul
Üyeleri Dr. Kemal EROL, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı
oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.16.8. Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarının süresi içinde
bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
– 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca,
İ.16.9. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş. ile Güney
Marmara pazarının paylaşımı konusunda yapılan anlaşmanın süresi içinde
bildirilmemesinden dolayı, 05.05.1998'de görevde bulunan Akçansa Çimento
Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu'nda görev alan Hacı SABANCI, Paul
Marie VANFRACHEM, Hasan GÜLEŞÇİ, Ayduk ÇELENK, Bernard GHINS,
Mevlüt Tufan DARBAZ, Helmut ERHARD, Albert MARCHAND'a, ayrı ayrı
olmak üzere 145,402,700.-TL para cezası uygulanmasına, Kurul Üyeleri Dr.
Kemal EROL, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile,
OYÇOKLUĞU ile,
İ.16.10. Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarının süresi içinde
02-06/51-24
xxx
bildirilmemesinden dolayı, 05.05.1998'de görevde bulunan Akçansa Çimento
Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu'nda görev alan Hacı SABANCI, Paul
Marie VANFRACHEM, Hasan GÜLEŞÇİ, Ayduk ÇELENK, Bernard GHINS,
Mevlüt Tufan DARBAZ, Helmut ERHARD, Albert MARCHAND'a, ayrı ayrı
olmak üzere 72,701,350.-TL para cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.17. NUH ÇİMENTO SANAYİ A.Ş.
İ.17.1. Nuh Çimento Sanayi A.Ş., Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Lafarge
Aslan Çimento A.Ş., Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Anadolu Çimentoları
T.A.Ş ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’nin, 1997 ve 1998 yıllarında, Marmara
Bölgesi'nde pazar paylaşımı ve arz miktarının kontrolü konusunda anlaşma
içinde oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına, Kurul Üyeleri
Dr. Kemal EROL, İsmet CANTÜRK, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.17.2. Nuh Çimento Sanayi A.Ş.’nin, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde
yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamalarda bulunduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU,
Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı
oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.17.3. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.17.4. Nuh Çimento Sanayi A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 2’nci
fıkrası uyarınca, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan
bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamalarda bulunmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi
oranında, 74,773,126,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal
EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı
ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.17.5. Nuh Çimento Sanayi A.Ş’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi 1'inci
fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca, Grup
Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilerinin bölgeler arası ticaretini
engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarının süresi içinde
bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
İ.17.6. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan
bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 08.10.2000'de görevde
bulunan Nuh Çimento Sanayi A.Ş Yönetim Kurulu'nda görev alan Özer
YURTBİLİR, Enver PARALI, Mehmet HASKINACI, Yaşar KÜÇÜKÇALIK, Fikret
ESKİYAPAN, Mustafa M. GÖZÜBÜYÜK, Mustafa ALİKİŞİOĞLU, Nurullah
ESKİYAPAN, Özcan YURTBİLİR, Ahmet PARALI, Ahmet İlhan GÖBÜLÜK'e,
ayrı ayrı olmak üzere 72,701,350.-TL para cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ
ile,
02-06/51-24
xxxi
İ.18. LAFARGE ASLAN ÇİMENTO A.Ş.
İ.18.1. Lafarge Aslan Çimento A.Ş., Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş, Nuh
Çimento Sanayi A.Ş., Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Anadolu Çimentoları
T.A.Ş ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’nin, 1997 ve 1998 yıllarında, Marmara
Bölgesi'nde pazar paylaşımı ve arz miktarının kontrolü konusunda anlaşma
içinde oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına, Kurul Üyeleri
Dr. Kemal EROL, İsmet CANTÜRK, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.18.2. Lafarge Aslan Çimento A.Ş.’nin, 4054 sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde
yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamalarda bulunduğuna, Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU,
Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa PARLAK'ın karşı
oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.18.3. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.18.4. Lafarge Aslan Çimento A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 2’nci
fıkrası uyarınca, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan
bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamalarda bulunmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde ikisi
oranında, 42,509,996,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr. Kemal
EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı
ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.18.5. Lafarge Aslan Çimento A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi 1'inci
fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca, Grup
Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilerinin bölgeler arası ticaretini
engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarının süresi içinde
bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
İ.18.6. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan
bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 05.05.1998'de görevde
bulunan Lafarge Aslan Çimento A.Ş. Yönetim Kurulu'nda görev alan Fadlullah
CERRAHOĞLU, Benoit MADRE, Jean Claude HILLENMEYER, Bruno
LAFONT, Michel ROSE, Cengiz ÖZDEMİR, Vural AKIŞIK, Miguel DEL CAMPO
RODRIGUEZ, Max VOGELI'ye, ayrı ayrı olmak üzere 72,701,350.-TL para
cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.19. BURSA ÇİMENTO FABRİKASI A.Ş.
İ.19.1. Bursa Çimento Fabrikası A.Ş. ile ESÇİM Eskişehir Çimento Fabrikası T.A.Ş.’nin
Tavşanlı, Emet, Domaniç PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat tespiti ve
rakip teşebbüslerinin faaliyetlerinin zorlaştırılması konusunda anlaşma içinde
oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.19.2. Bursa Çimento Fabrikası A.Ş., Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş, Nuh
Çimento Sanayi A.Ş., Lafarge Aslan Çimento A.Ş., Set Çimento Sanayi ve
02-06/51-24
xxxii
Ticaret A.Ş. ve Anadolu Çimentoları T.A.Ş.’nin, 1997 ve 1998 yıllarında,
Marmara Bölgesi'nde pazar paylaşımı ve arz miktarının kontrolü konusunda
anlaşma içinde oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına, Kurul
Üyeleri Dr. Kemal EROL, İsmet CANTÜRK, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü
AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.19.3. Bursa Çimento Fabrikası A.Ş., Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Set
Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Güney Marmara pazarının paylaşımı
konusunda anlaşma içinde olduklarına OYBİRLİĞİ ile,
İ.19.4. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.19.5. Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 2’nci
fıkrası uyarınca, Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Set Çimento
Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Güney Marmara pazarının paylaşımı konusunda
anlaşma içinde olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının %1’i oranında,
227,218,585,572.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Murat GENCER,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.19.6. Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi 1'inci
fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca, Akçansa
Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile
Güney Marmara pazarının paylaşımı konusunda yapılan anlaşmanın süresi
içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL para cezası verilmesine,
Kurul Üyeleri Dr. Kemal EROL, Kubilay ATASAYAR, Mustafa PARLAK'ın karşı
oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.19.7. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Set
Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Güney Marmara pazarının paylaşımı
konusunda yapılan anlaşmanın süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
05.05.1998'de görevde bulunan Bursa Çimento Fabrikası A.Ş. Yönetim
Kurulu'nda görev alan Ergun KAĞITÇIBAŞI, Ahmet M.UĞUR, Ali H.FİDANLAR,
Metin KAVASOĞLU, Memduh GÖKÇEN, Bülent Selen SARPER, S.Feyha
DURANER, İrfan ÜNÜR'e, ayrı ayrı olmak üzere 145,402,700.-TL para cezası
uygulanmasına, Kurul Üyeleri Dr. Kemal EROL, Kubilay ATASAYAR ve
Mustafa PARLAK'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.20. ANADOLU ÇİMENTOLARI T.A.Ş.
İ.20.1. Anadolu Çimentoları T.A.Ş, Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Nuh
Çimento Sanayi A.Ş., Lafarge Aslan Çimento A.Ş., Set Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’nin, 1997 ve 1998 yıllarında,
Marmara Bölgesi'nde pazar paylaşımı ve arz miktarının kontrolü konusunda
anlaşma içinde oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına, Kurul
Üyeleri Dr. Kemal EROL, İsmet CANTÜRK, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü
AYTAÇ ve Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.20.2. Anadolu Çimentoları T.A.Ş.’nin, bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının 4054
sayılı Kanun'un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası
ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri Kurul Üyeleri Prof. Dr. M. Tamer
02-06/51-24
xxxiii
MÜFTÜOĞLU, Nejdet KARACEHENNEM, Kubilay ATASAYAR ve Mustafa
PARLAK'ın karşı oyları ile, olduğuna OYÇOKLUĞU ile,
İ.20.3. Soruşturma Raporu’nda yer alan diğer iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.20.4. Anadolu Çimentoları T.A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 2’nci
fıkrası uyarınca, bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının 4054 sayılı
Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini
engelleyici rekabet ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının binde
ikisi oranında, 24,209,402,000.-TL para cezası verilmesine, Kurul Üyeleri Dr.
Kemal EROL, A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve
Rıfkı ÜNAL'ın karşı oyları ile, OYÇOKLUĞU ile,
İ.20.5. Anadolu Çimentoları T.A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi 1'inci
fıkrasının (c) bendi ve 2002/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca, Grup
Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 1,454,027,000.-TL
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
İ.20.6. 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 3’üncü fıkrası ve 2002/1 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği uyarınca, Grup Muafiyeti Tebliğleri kapsamında olmayan bayilik
anlaşmalarının süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, 05.05.1998'de görevde
bulunan Anadolu Çimentoları T.A.Ş. Yönetim Kurulu'nda görev alan Adnan Adil
İĞNEBEKÇİLİ, Kamil Zekai ŞATIROĞLU, Carl CHABOTTAUX, Ümit
GÜNGÖRDÜ, Onur KORDEL'e, ayrı ayrı olmak üzere 72,701,350.-TL para
cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ ile,
İ.21. MARMARA ÇİMENTO VE YAPI MALZEMELERİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İ.21.1. Marmara Çimento ve Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 4054 sayılı
Kanun’un 4’üncü maddesini ihlal ettiğine dair yeterli bilgi ve belge
bulunamaması nedeniyle, anılan teşebbüs hakkında ceza uygulanmasına gerek
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.22. ROTA DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş.
İ.22.1. Rota Denizcilik ve Ticaret A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesini ihlal
ettiğine dair yeterli bilgi ve belge bulunamaması nedeniyle, anılan teşebbüs
hakkında ceza uygulanmasına gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
İ.23. İHLALE SON VERME
– 4054 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesini ihlal eden eylemlerinden dolayı, rekabetin
tesisi ve ihlalden önceki durumun korunmasını teminen yerine getirilmesi ya da
kaçınılması gereken davranışların ve ihlale son verilmesi gereğinin, aynı yasanın
9'uncu maddesi uyarınca, soruşturma kapsamındaki teşebbüslere bildirilmesine;
– Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmek ve Danıştay yolu açık olmak üzere
01.02.2002 tarihinde Kurulumuzca karar verilmiştir.
02-06/51-24
xxxiv
Başkan
Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU [(*) karşı oy]
İkinci Başkan
Dr. Kemal EROL İsmet CANTÜRK
[(*) karşı oy] [(*) karşı oy]
Nejdet KARACEHENNEM A.Ersan GÖKMEN
[(*) karşı oy] [(*) karşı oy]
R. Müfit SONBAY Kubilay ATASAYAR
[(*) karşı oy] [(*) karşı oy]
Murat GENCER Mustafa PARLAK
[(*) karşı oy] [(*) karşı oy]
Prof Dr. Zühtü AYTAÇ Rıfkı ÜNAL
[(*) karşı oy] [(*) karşı oy]
[(*) Metin içinde belirtilen maddelere karşı oy kullanılmıştır.]
02-06/51-24
xxxv
(Rekabet Kurulu'nun 01.02.2002 tarih ve 02-06/51-24 sayılı Kararı)
KARŞI OY GEREKÇESÎ
İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde faaliyet gösteren 22 çimento
sağlayıcısı teşebbüsün 4054 sayılı Kanun'u ihlal edip etmediklerinin tespitine dair açılan
soruşturma sonrasında alınan nihai karar ile ilgili olarak, karşı oy kullandığımız maddeler için
görüşlerimiz aşağıda belirtilmiştir.
Maddeler : 1.5 7.9 15.2 20.4
1.6 7.10 16.1
2.5 7.11 16.5
2.6 8.7 16.6
3.4 8.8 17.1
4.3 9.5 17.4
5.5 9.6 18.1
5.6 10.4 18.4
6.3 11.3 19.2
7.4 14.3 19.5
7.8 14.4 20.1
İlgili teşebbüslere 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesine göre verilen idari para
cezası miktarlarının düşük belirlendiğini; bu çerçevede, kastın varlığı, kusurun ağırlığı, ceza
uygulanan teşebbüslerin pazar içindeki güçleri, muhtemel zararın ağırlığı gibi unsurlar ile
yasanın yaptırım gücü ve caydırıcılığının göz önünde bulundurulmadığını düşünmekteyiz.
Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
Nuh Çimento Sanayi A.Ş., Lafarge Aslan Çimento A.Ş., Anadolu Çimentoları T.A.Ş. ve
Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.'nin 1997 ve 1998 yıllarında, Marmara Bölgesi'nde pazar
paylaşımı ve arz miktarının kontrolü konusunda anlaşma içinde oldukları iddiasını
ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına ilişkin görüşe katılmıyoruz. Bilindiği üzere, Rekabet
Kurulu, 17.06.1999 tarih ve 99-30/276-166 (a) sayılı kararı ile, Ege Bölgesi'nde faaliyet
gösteren çimento sağlayıcılarının, yıllık satış miktarlarını birlikte tespit etmek suretiyle tonaj
bazında pazar paylaşımına gittiklerini, fabrikaların bulunduğu merkezlerin ve yakın
çevresinin yöre fabrikasına terkedilmesi suretiyle pazarı coğrafi olarak da paylaştıklarını,
sürekli toplantılar düzenlemek suretiyle fiyatları piyasa koşullarının dışında tespit ettiklerini,
belirlenen fiyat düzeyini korumak amacıyla kapasite artışlarından kaynaklanan ve yıllık
olarak tespit edilen satış tonajlarını aşan miktardaki ürün fazlalığının belli bir bölümünü
zorunlu olarak ihracata tabi tutmak suretiyle bir ihracat karteli oluşturduklarını tespit etmiştir.
Rekabet Kurulu'nun bu kararına dayanak teşkil eden belgelerle, 01.02.2002 tarih ve 02-
06/51-24 sayılı kararda esas alınan 20.06.2001 tarih ve SR/01-4 sayılı Soruşturma
Raporu'nda yer verilen belgeler, temel olarak aynı niteliğe haizdir. Kaldı ki söz konusu
belgelerle varlığı ispatlanan ve hatta soruşturma kapsamındaki teşebbüsler tarafından da
ikrar edilen rekabeti sınırlayıcı anlaşmanın uygulamasının da bulunduğu, başka bir deyişle
rekabeti sınırlayıcı etkinin oluştuğu yine anılan Soruşturma Raporu'nda gösterilmiştir. Bu
nedenlerle, ilgili teşebbüslerin Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal
ettiği sonucu kabul edilmelidir.
Murat GENCER Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
02-06/51-24
xxxvi
(Rekabet Kurulu’nun 01.02.2002 tarih ve 02-06/51-24 sayılı Kararına)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kararın1.3.,2.3.,3.2.,4.1.,5.3.,6.1.,7.3.,7.6.,8.5.,9.4.,10.2.,11.2.,14.2.,16.3.,17.2.,18.2.
ve 20.2. maddelerinde sırasıyla Baştaş, Bolu Çimento, Esçim, Konya Çimento, Oysa Niğde
Çimento, Afyon Çimento, Set Çimento Ankara Fabrikası, Set Çimento Balıkesir Fabrikası,
Yibitaş, Çimsa, Ado Çimento, Batıçim, Adana Çimento, Akçansa, Nuh Çimento , Lafarge
Aslan Çimento, Anadolu Çimento Fabrikalarının “bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici
rekabet ihlalleri olduğuna” karar verilmiştir.
Teşebbüslerden her birinin durumu farklı olmakla beraber, fabrikalar ve bayileri
arasındaki dikey ilişkinin Kurul tarafından ihlal olarak değerlendirilmesinin başlıca nedenleri,
- Bu anlaşmalarının Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
(Tebliğ No:1997/3) kapsamında olmaması,
- Tek elden dağıtıcılar üzerine pasif satış yasağı getirilmesi, bu amaçla renkli torba
uygulamasında bulunulması,
hususlarıdır.
Bu konulardaki düşüncemiz aşağıda açıklanmıştır :
1- Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamına
girilebilmesi için sağlayıcının (çimento fabrikasının) ülkenin tamamında veya
belirlenmiş bir bölümünde yeniden satması amacıyla “yalnızca” diğer tarafa belirli
malları sağlamayı kabul etmesi gerekmektedir.
Görüldüğü üzere, belirlenmiş bir bölge için tek satıcı tayin edilmesi grup
muafiyetinden yararlanmaktadır.
Soruşturma konusu olayda ise, sağlayıcıların belirlenmiş bölge için bir yerine birden
fazla bayi atadıkları görülerek, bu anlaşmaların grup muafiyetinden yararlanmadığı ve
bildirimde bulunularak bireysel muafiyet de talep edilmediğinden ihlalin gerçekleştiği kabul
edilmiştir.
4054 Sayılı Kanun’a daha çok aykırı olan “bir bölgeye tek dağıtıcı atanması” grup
muafiyetinden yararlandırılmışsa, aynı mahiyette ve daha az sakıncalı olan “bir bölgeye
birden çok dağıtıcı atanması” nın da grup muafiyetinden yararlandırılması veya en azından
bireysel muafiyet alabileceği dikkate alınarak bu tür anlaşmalara ceza tatbik edilmemesinin
hukuka daha uygun olacağını düşünmekteyiz.(Rekabet Kurumu’nca hazırlanmakta olan yeni
Dikey Anlaşmalara İlikin Grup Muafiyeti Tebliği Taslağı’nda da konu bu şekilde ele
alınmıştır.)
2- Bir teşebbüsün, rakiplerinin ulaşmakta güçlük çekecekleri yerlerde yüksek,
rakiplerinin ulaşabildiği piyasalarda rekabetçi fiyat uygulamaları doğaldır. Çimento
taşıma maliyetinin yüksek olması bu tür farklı fiyat uygulamasını gerektirebilir. Bu
tür fiyat uygulamasının rekabeti bozmaması için sağlanması gereken husus
bayiler üzerine pasif satış yasağı getirilmemesidir. Bu bakımdan 1997/3 Sayılı
Tebliğ ile, tek elden dağıtıcı üzerine, kendisi için belirlenmiş bölge dışında müşteri
aramama, şube açmama ve dağıtım deposu kurmama gibi aktif satış yasağı
getirilmiştir (Tebliğ m. 3-b/3 ). Bu hükümden pasif satış yasağı getirilmeyeceği
anlaşılmaktadır.
Soruşturma konusu ,
- Teşebbüslerden bazılarının (örnek Bolu Çimento) sözleşmelerinde bayilerin diğer
bölgelere aktif satış yapması yasaklanmıştır.
- Fabrikaların önemli bir bölümü ise bayileri ile yaptıkları sözleşme veya
düzenledikleri taahhütnameler ile bayilerinin diğer bölgelere satış yapmalarını
yasaklamıştır. Bu düzenleme hem aktif hem de pasif satışları yasaklıyor gözükse
bile teşebbüsler, bayinin ürünleri kendi bölgesine götürmeden ürünün pahalı
02-06/51-24
xxxvii
olduğu yerlerde ve kamyon üzerinde satışının engellenmesi amacıyla böyle bir
düzenlemeye gidildiğini, yani amacın aktif satışları yasaklamak olduğunu
belirtmişlerdir.
Bu sektörde pasif satışa, yani başka bir bölgedeki alıcının diğer bir bölgedeki bayinin
satış yerinden nakliye maliyetini göze alarak çimento almasına pek rastlanılmamaktadır. Bu
bakımdan, gerek sözleşmedeki başka bölgelere satış yapılamayacağına dair hükümler,
gerekse renkli torba uygulanmasının asıl amacının başka bölgelere aktif satışları
yasaklamak olduğu açıktır. Teşebbüsler de savunmalarında ısrarla bunu vurgulamışlardır.
Bu duruma göre eylemin ihlal olduğuna karar verilebilmesi için pasif satışın uygulamada
engellendiğinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Teşebbüslerden hiç birinin pasif satışı engellediğine dair somut bir delil olmaması
nedeniyle, rekabetin ihlal edildiği sonucuna ulaşılamayacağı kanaatiyle çoğunluk görüşüne
katılamamış bulunmaktayız.
Prof. Dr. M.Tamer MÜFTÜOĞLU Nejdet KARACEHENNEM
Başkan Kurul Üyesi
Mustafa PARLAK
Kurul Üyesi
(Rekabet Kurulu'nun 01.02.2002 tarih ve 02-06/51-24 sayılı Kararına)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurul Kararı'nın 10.3 ve 12.2 maddelerinde Ado Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile
Denizli Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında 25.06.1997 tarihinde akdedilen çimento üretimine
ilişkin anlaşmaların ihlal olduğunu ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına karar verilmiştir.
Taraflararası anlaşma incelendiğinde konumuz bakımından önemli olan hususlar
aşağıda belirtilmiştir.
Denizli Çimento Ado Çimento'ya Antalya'da her ay satacağı çimento miktarına denk
gelecek miktarda klinkeri tesislerinde teslim edecektir.
Karşılığında, belirlenen miktarda çimentoyu Ado Çimento tesislerinde teslim
alacaktır. Denizli Çimento teslim aldığı bu çimentoyu Antalya piyasasındaki rayiç fiyat ile
satacaktır.
Rakip teşebbüsler arasında bu tür bir anlaşma 4. madde kapsamında yasaklanmış
bir anlaşmadır.
Fason üretim anlaşmaları dikey anlaşma niteliğini taşımaktadır. Kararın alındığı
tarihte yürürlükte olmamakla beraber 14 Temmuz 2002 tarihinde yürürlüğe giren Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği de fason üretim anlaşmalarını grup muafiyeti
kapsamına almıştır. Ancak Tebliğ'in 2. maddesinin son fıkrası ile buna önemli bir istisna
getirilmiştir. Bu hükme göre, her iki fabrika da hem üretim, hem de dağıtım faaliyeti
gösterdiklerinden aralarında yapacakları dikey anlaşma (fason üretim anlaşması) grup
muafıyetinden yararlanmamaktadır. Bu durum da fason üretim anlaşmalarının 4054 Sayılı
Kanun'un 4. maddesi kapsamında anlaşmalar olduğunu teyit etmektedir. Bu duruma göre en
azından muafiyet alması halinde uygulanması gerekmektedir.
Kaldı ki, bu işbirliği rekabet koordinasyonuna da yol açmıştır.
Anlaşmadaki, Denizli Çimento'nun Ado Çimento'ya verdiği klinker karşılığı Antalya'da
Denizli Çimento ambalajlı olarak teslim aldığı çimentoyu "Antalya piyasasındaki rayiç fiyatla
satacaktı" hükmü ile Denizli Çimento'nun Ado Çimento satış bölgesinde fiyat rekabetine
girmemesi sağlanmıştır.
02-06/51-24
xxxviii
Denizli Çimento Bayisi'nin :"Ado Çimento ile Denizli Çimento'nun fiyatları aynıdır.
Çoğu zaman fiyat Ado Çimento'dan alınarak Denizli Çimento'ya bildirilir, Denizli Çimento'nun
da onayı alınarak satılır" şeklindeki ifadeleri de sözleşme hükmünün uygulamaya intikal
ettiğini göstermektedir.
Bu şekilde, söz konusu anlaşmanın 4054 Sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırı
olduğuna ilişkin delillerin yeterli olduğu kanaatiyle çoğunluk görüşüne katıImadım.
Nejdet KARACEHENNEM
Kurul Üyesi
(Rekabet Kurulu’nun 01.02.2002 tarih ve 02-06/51-24 sayılı Kararına)
KARŞI OY GEREKÇESİ
I- Kurul Kararı’nın ; 1.2, 2.2, 7.2 ve 8.2. maddelerinde Baştaş, Bolu Çimento, Set
Çimento ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi’nin 16.12.1999 tarihinden itibaren
fiyat tespiti konusunda anlaşma içerisinde olduklarına hükmolunmuştur.
Kurul Kararı’nın 3.1.1. maddesinin 1.DELİL ve TESPİTLER başlıklı bölümünde
teşebbüslerin bir iletişim içerisinde olduklarına delil olarak gösterilen belgelerden 10.
maddedeki belge hariç diğerleri strateji belirleme, performans artırma, satış miktarları, satış
kapasiteleri … gibi konularla ilgili olup, teşebbüslerin birbirleriyle iletişim içinde olduklarını
gösteren bu belgelerin fiyat anlaşması yapıldığına delil olarak kabul edilmesinin mümkün
olamayacağı düşünülmektedir.
Fiyat anlaşması yapıldığına dair delil olarak tartışılabilecek belge Kararın 10.
maddesinde değinilen Baştaş Genel Müdürü’nün masasında bulunan 16.12.99 tarihli nottur.
Bu notta “ 18/B, 20/S, 21/YL+B “ kaydı bulunmaktadır. Kurul bu kaydı, Baştaş’ın ayın
18’inde, Set Çimento’nun 20’sinde, Yibitaş ve Bolu Çimento’nun ise 21’inde fiyatları
23.000.000-TL’ye çıkaracakları hususunda anlaşma yapıldığına dair maddi delil olarak
değerlendirmiştir.
Bu belge fiyat anlaşması yapıldığını gösterebileceği gibi,
- İlgilinin bayileri vasıtasıyla yaptığı istihbarat sonucu (bu piyasada yaygındır) aldığı
bir not,
- Veya, diğer teşebbüslerin fiyatlarını öğrenerek 16.12.1999 tarihinden sonra aynı
belge üzerine kaydettiği bir not,
olma ihtimali de bulunmaktadır.
Bu bakımdan, ağır ihlal sayılan fiyat anlaşması yapıldığına hükmedilebilmesi için
mevcut delillerin yeterli olmadığı kanaatinde olduğumuz için çoğunluk görüşüne katılmadık.
II- Kurul Kararının (5.1.b), (5.1.c), (9.1.b), (9.1.c), (14.1.b), (14.1.c), (15.1.b),
(15.1.c) maddelerine karşı oy gerekçemiz aşağıda açıklanmıştır.
Oysa Niğde ve Oysa İskenderun fabrikaları, Çimsa ve Adana Çimento tarafından
kurulmuş ortak girişim şirketleridir.
Ortak girişim şirketlerinin ana (Kurucu) şirketlerden farklı sahada faaliyet göstermeleri
halinde rekabet koordinasyonu söz konusu bulunmamaktadır. Ancak, bu olayda olduğu gibi
her biri çimento üreticisi olan iki ana teşebbüsün çimento üretimi konusunda ortak girişim
oluşturmaları rekabet koordinasyonuna yol açan bir davranıştır.
İşbirlikçi ortak girişimler olarak da nitelenen bu tür ortak girişimleri rekabet otoriteleri
fiyat anlaşmaları seviyesinde bir ihlal olarak değerlendirme eğilimindedirler. Kurulumuz da,
ortak girişimler ile ana şirketlerin aynı pazarda bulunmasına rekabet koordinasyonu
02-06/51-24
xxxix
sağlayacağı için (Metro-Migros kararı) izin vermemiştir. Yani daha kuruluş öncesi, böyle bir
yapılanmanın rekabet kurallarına aykırı işbirliğine yol açacağı kabul edilmiştir.
Mevzuatımızın uyumlu olması nedeniyle dikkate alınması gereken Konsey’in
13.10/97 sayılı Yönetmeliğinde, ana şirketlerin ortak girişimin piyasasından tamamen
çekilmiş olmaları koşulu da yeterli bulunmayarak ana şirketlerin bu piyasaya ileride
dönmeyeceklerinin de kanıtlanması gerekli görülmüştür.
Yukarıda da değindiğimiz gibi, ana şirketler ile aynı piyasada faaliyet gösterecek
ortak girişimlere işin maliyeti gereği rekabeti kısıtlayacak olan işbirlikçi yapıları nedeniyle,
- Kuruluş aşamasında, izin verilmemesi,
- Şayet kurulmuş ise rekabet koordinasyonuna yol açılmamasını sağlayacak
önlemlerin alınması gerekmektedir.
Soruşturma konusu olayla ilgili olarak Kurulumuz, ana şirketler ile ortak girişimler
arasındaki eylemlerin rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal oluşturduğuna
karar vermiştir.(Karar m.5.1-a,9.1-a,14.1-a ve 15.1-a).
a) Bu karara rağmen Kurul ayrıca, Kararın 5.1-b, 9.1-b, 14.1-b, 15.1-b maddeleri ile
“Ancak bu ihlalin taraflar arasındaki ortak girişim sözleşmesinin kaçınılmaz bir sonucu
olmadığına” karar vermiş ve bunun sonucu mevcut yapıyı rekabetçi hale getirecek önlem
öngörmemiştir.
Kurulun tespit ettiği rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklindeki ihlalin mevcut
yapıdan kaynaklanması ve bu nedenle mevcut yapının ya ortak girişimlerin devredilmesi
veya ortak girişimler ile ana teşebbüslerin faaliyet konularının farklılaştırılması suretiyle ana
teşebbüsler arası rekabetçi davranışların koordinasyonunu engelleyecek önlemlerin (ihlal
tespit edilmemiş olsa dahi bu önlemlerin alınması gerekmektedir) alınması gerektiğinden,
bunun aksi istikamette yani hiçbir önlemi öngörmeyen çoğunluk görüşüne katılmamız
mümkün olmamıştır.
b) 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre 4.madde kapsamına giren ihlallerin
Kurul’a bildirilmesi ve 16. maddesi hükmünce de süresi içinde bildirimde bulunmayan
teşebbüsler ile bu teşebbüslerin yönetim kurulu üyelerine ceza verilmesi gerekmektedir.
Kurul 5.1-a, 9.1-a, 14.1-a ve 15.1-a maddeleri ile ihlalde bulunulduğuna karar
verdiğine göre, ihlale ilişkin anlaşmaların bildirilmemesinden dolayı yukarıda belirtilen
cezaları da uygulaması gerekirdi. Bu nedenle Kararın 5.1-c, 9.1-c, 14.1-c ve 15.1-c maddesi
ile bu bildirimlerin gerekmediğine karar verilmesi ve bunun sonucu ceza tatbik edilmemesi
istikametindeki çoğunluk görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır.
Nejdet KARACEHENNEM R. Müfit SONBAY
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
KARŞI OY KARAR MADDE NUMARALARI
(ÇİMENTO) İLGİLİ MADDELER
1.5 1.6 2.5 2.6 3.4 4.3 5.5 5.6 6.3 7.8 7.9 7.10 7.11
8.7 8.8 9.5 9.6 10.4 11.3 14.3 14.4 15.2 16.5 16.6
17.4 18.4 19.5 20.4 7.1 16.1 17.1 18.1 19.2 20.1
Ekteki karşı oyum listede yeralan karar maddeleri için geçerlidir.
02-06/51-24
xl
(01.02.2002 tarih, 02-06/51-24 sayılı Kurul kararına)
KARŞI OY
İdari para cezalarının verilişinde dikkate alınacak unsurları düzenleyen Kanunun
16.maddesi hükmü tümüyle gözetilmeksizin ve aynı sektörde benzer anlaşma, eylem ve
kararlar için yapılan soruşturmalar sonucu verilen cezalardan haklı ve yerinde bir gerekçe
gösterilmeden daha düşük oranlarda ceza tespiti nedeniyle çoğunluk görüşüne karşıyım.
PROF.DR.ZÜHTÜ AYTAÇ
Rekabet Kurulu Üyesi
KARŞI OY GEREKÇESİ
(Çimento Soruşturma Kararı md.7.4)
Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Nuh
Çimento Sanayi A.Ş., Lafarge Aslan Çimento A.Ş., Anadolu Çimentoları T.A.Ş. ve Bursa
Çimento Fabrikası A.Ş.'nin, 1997 ve 1998 yıllarında, Marmara Bölgesi'nde pazar paylaşımı
ve arz miktarının kontrolü konusunda anlaşma içinde oldukları iddiasını ispatlamaya yeterli
delil bulunmadığına ilşkin çoğunluk görüşüne aşağıdaki gerekçelerle katılmıyorum:
17.06.1999 tarihli Kurul Kararıyla sonuçlandırılan Ege Bölgesi Çimento
Teşebbüslerine ilşkin soruşturmada delil olarak kullanılan anlaşma belgelerine ve tespitine
ititraz edilmemiştir. Sadece bunların birer projeksiyondan ibaret olduğu savunması
yapılmıştır. Fiili uygulamada,projeksiyonda küçük sapmalar olması ulaşılan sonucu
etkilemez. Bu delillerde pazar paylaşımı ve arzın kontrolü açıkça görülmektedir. Dolayısıyla
anlaşmanın varlığı hakkında tereddüte mahal olmayıp paylaşım ve arzın kontrolünü
gösterecek başka belgelere ihtiyaç yoktur. Bir başka ifadeyle delil yetersizliği sözkonusu
değildir.
Öte yandan ilgili belgelerin ve tablonun Ege Bölgesinde ve buna ilişkin soruşturmada
kullanılmış olması da hukuki bir engel oluşturamaz. Mevzuatta bir soruşturmada tespit edilen
belgelerin başka bir soruşturmada ilgili teşebbüsler bakımından kullanılmayacağına ilişkin bir
hüküm mevcut değildir. Bu belgelerin ''ek belge'' olarak nitelendiririlmesi halinde dahi aynı
sonuca varmak gerekir. Bu itibarla, pazar paylaşımı ve arzın kontrolü konumunda ilgili
teşebbüslerin Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'nun 4.maddesini ihlal ettikleri sonucu
kabul edilmelidir.
Prof.Dr.Zühtü AYTAÇ
Rekabet Kurulu Üyesi
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Çimento sektöründe 22 teşebbüs hakkında yürütülen soruşturmanın sonucunda
verilen 1.2.2002 tarih ve 02-06/51-24 sayılı kararın, katılmadığım noktaları ile ilgili gerekçeler
aşağıda gruplandırılarak sunulmuştur.
1-Baştaş, Bolu, Set ve Yibitaş Lafarge’ın, 16.12.1999 tarihinden itibaren, fiyat tespiti
konusunda anlaşma içinde oldukları: Bu tespit ve sonuç, mevcut olan deliller değerlendirildiği
takdirde, isabetli değildir. Bu sonuç, tek delil olan ve Baştaş’da bulunan el yazılı, 16.12.1999
tarihini taşıyan bir nota dayandırılmaktadır. Bu belge, bir anlaşmadan çok, tek yönlü, tek
kişiye ait ve el yazısı ile tutulmuş notlardan ibarettir (Delil No:62). Bu notların, 16.12.1999
tarihinden sonraki 15 gün içindeki fiyatları yansıttığı iddiası, açık olmayan notların hatalı bir
yorumu da olabilir. Çünkü bu belge söz konusu 16.12.1999 tarihinden 4 ay sonra ele
geçirilmiştir.
Delil olduğu tartışmalı ve bu konudaki “tek” belge olan, söz konusu notlara dayanarak
“anlaşmanın” varlığı sonucuna ulaşmayı da doğru ve mümkün görmüyorum. Hele bu olayda,
02-06/51-24
xli
daha yakın görünmesine rağmen uyumlu eylemin olmadığına oybirliği ile karar verilmişken,
anlaşma karakteri taşımayan bu belge ile, anlaşmanın varlığı sonucuna ulaşılmasını
imkansız görmekteyim.
Diğer taraftan, Rekabet Hukuku anlamında anlaşmanın temel iki unsuru vardır. Her
ne kadar, Rekabet Hukukunda, yazılı ve imzalı bir sözleşme aramak gerekli değilse de,
anlaşma diyebilmek için, önce “tarafların kendilerini bağlı kabul etmeleri” , sonra da
“anlaşmayı yapan tarafların, birbirleriyle olan ilişkilerinde diğerinin eylem özgürlüğünü
kısıtlamış olmaları” gerekmektedir. Öğretide kabul edilen ve bir arada bulunması gereken bu
iki kriter, olayımızda kanıtlanamamıştır. Teşebbüslerin satış fiyatlarının karşılaştırılmasında
da tam bir uyum olmadığı, farklı fiyatlı faturaların da bulunduğu görülmüştür. Çünkü, fiyat
kontrolünde aslolan, ilan edilen liste fiyatları değil, uygulanan fatura fiyatlarıdır. Diğer bir
değişle, anlaşma yaptığı kabul edilen teşebbüslerin, kendilerini bağlı kabul etmedikleri ve
birbirlerinin eylem özgürlüğünü kısıtlamadıkları anlaşılmaktadır. Bu sabit olduğuna göre,
anlaşmanın varlığından da söz edilemez.
Bu konuda, pazarın özelliğini de göz önünde bulundurmak gerekir. Tam bir oligopol
pazar olan çimento pazarı, paralel davranışların ve fiyat savaşlarının her zaman
görülebileceği bir pazardır. Bu pazarlarda daima bir fiyat lideri vardır ve diğerleri o fiyatı,
kendi ekonomik koşulları ve değerlendirmelerine göre erken veya geç izlerler. Bu olayda da
görünen, fiyat tespiti değil, fiyat paralelliğidir. Fiyat tespitini veya bu konuda “anlaşma”
yapıldığını gösteren kanıtlar elde edilememiştir.
2- Teşebbüslerin, bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki
uygulamaları: Soruşturma yapılan teşebbüslerin çok azı hariç, çoğunluğu bayilik
sözleşmeleri ile satış yapmaktadır. Bayilik sözleşmeleri Kurul’un 97/3 sayılı Grup Muafiyeti
Tebliği’ne uygun olmalıdır. İhlal iddiası, bu sözleşmelerde, bölge dışına yapılan “pasif
satışların” önlendiği görüşüne dayanmaktadır.
Gerçekten bayilik sözleşmelerinde farklı düzenlemeler olmakla beraber, hiçbirinde
pasif satışın önlendiğine dair bir hüküm yoktur. Bazı sözleşmelerde ise, sözleşmelerin “aktif
satışları” düzenlediği açıkça belirtilmiştir. Esasen aktif satışı düzenleyen hükümlerde
herhangi bir aykırılık söz konusu değildir. Aktif-pasif ayrımı yapılmadan düzenlenmiş
hükümlerde ise, uygulamaya bakmak gerekmektedir. Ancak, Rekabet Hukukunun anladığı
anlamda bir pasif satış yasağından söz etmek, mevcut sözleşmelere göre ve çimento pazarı
özelinde, uygulamada da mümkün görünmemektedir.
Önce pasif satışın, belirlenen bölgeye giden ürünün, bu bölgeye gelen alıcıya bu
bölgede teslimi ve satılması olduğu göz önünde bulundurulursa, çimento sektöründe bu
anlamda bir uygulamanın olmadığı ve olmayacağı hemen görülecektir. Uygulamalarda,
üretimi yapan teşebbüslerin üretim yeri (fabrika) bölgesi dışında satmak istedikleri ürün için
farklı fabrika çıkış fiyatı belirledikleri görülmektedir. Üreticilerin böyle bir hakları olduğu gibi,
diğer üreticilerle rekabet edebilmeleri için böyle bir fiyat farklılığı yaratmaları da ekonomik bir
davranış örneğidir. Diğer bir deyişle, fabrikadan uzak bölgelerde ürünün satılması için
nakliye bedelinin de alıcı tarafından karşılandığı hesaplanarak, daha düşük bir çıkış fiyatı
belirledikleri anlaşılmaktadır. Ne var ki, böyle bir düşük fiyata malını satan teşebbüsün, bu
ürünün o bölgeye gitmesini ve o bölgede satılmasını da izlemesi kadar normal bir düşünce
olamaz. Bu çeşit bir düzenleme ticari kural ve Yasalara uygundur. Uygulamada, ürünü kendi
bölgesine götürmek için ve bu bölge fiyatı ile alan bazı bayilerin, fabrika çıkışında ürünü
satmalarını veya satılan bölgeden daha yakın başka bir bölgede satmalarını önlemek için
sözleşmelerde hükümlere yer verilmiştir. Bu uygulamanın pasif satış ile hiç bir ilgisi yoktur.
Soruşturma belgeleri arasında, kendi bölgesine taşıdığı ürünü, kendi deposundan almak
isteyen alıcıya satmayan (yani pasif satış yapmayan) tek bir örnek dahi yoktur. Böyle bir
satışın, alıcı için hiç de ekonomik olmayacağı unutulmamalıdır. Çünkü, çimento nakliyesi
alış maliyetini etkileyen ciddi bir faktördür.
Diğer taraftan, fabrika çıkış fiyatının farklılaştırılmaması başka bir deyişle tek fiyatla
satılması da, çimento gibi bir üründe, uzak bölgelerde rekabet edememe sonucunu
doğuracağı gibi tüketicinin ürünü yüksek fiyatla satın almasına da yol açar. Hiç bir fabrika,
02-06/51-24
xlii
rakip fabrikanın üretim yaptığı yere giremez, rekabet ortadan kalkar. Yahut, satışlar yüksek
kar için yalnız yakın bölgelerde yoğunlaşır ve uzak bölgelere ürün gitmeyeceği için, o
bölgelerde fiyatlar yükselir, bu da tüketiciyi zarara sokar. Bu nedenle izlenen ticari politikalar
Rekabet anlayışına uygundur ve sözleşmelerin de ihlal sayılacak bir yönü bulunmamaktadır.
Teşebbüslerin farklı fabrika çıkış fiyatı belirlemeleri ne kadar haklı ise, buna uygun
sonuçları izlemeleri ve bunu sözleşmelere bağlamaları da aynı ölçüde haklarıdır. Böyle bir
düzenlemeyi Rekabet Hukuku çerçevesinde “haklı sebep” olarak (rule of reasons) görmek ve
değerlendirmek daha doğru olacaktır.
Pasif satış kabul edilemeyecek bir uygulamaya dayanılarak bayilik sözleşmelerinin
4054/4’e aykırı düştüğünü söylemek, sektörün özelliği ve uygulamanın haklılığı göz önünde
bulundurulursa, mümkün değildir.
3- Anlaşmaların bildirilmemesi : Gerek fiyat tespiti ile ilgili anlaşmanın, gerek bayilik
sözleşmelerinin bildirilmemesi sebebiyle 16. md. gereğince para cezasına karar verilmiştir.
Oysa, yukarıda da açıklanan gerekçelerle, ihlalin varlığına katılmadığım için, ihlal cezasına
da katılmıyorum. Özellikle, anlaşma niteliği bu kararla ortaya çıkmış olan, 16.12.1999
tarihinden itibaren fiyat tespiti anlaşmasının varlığı ve bunun bildirilmemesi için ceza
öngörülmesi, maddi hukuka uygun düşmemektedir. Böyle bir anlaşmanın bildirilmesi
maddeten mümkün olmadığı gibi, 4054’ün düzenleme mantığında da böyle bir bildirimin
olabileceği görüşünde değilim.
4- OYSA Niğde – OYSA İskenderun’un, kurucu ortakları Çimsa ve Adana çimento ile
aralarında rekabetçi davranışların koordinasyonunu sağlayarak ihlal oluşturdukları : 4054
sayılı Yasanın uygulama sonuçları açısından da büyük önem taşıyan bu tespit, ortaklık
yoluyla işbirliği anlaşmalarının yapıldığını kabul etmektedir. Söz konusu Oysa-Niğde ve
Oysa-İskenderun, Çimsa ve Adana Çimento tarafından özelleştirme çerçevesinde 1992
yılında satın alınmıştır. Rekabet Yasasının yürürlüğe girmesinden 5 yıl önce gerçekleştirilmiş
bir birleşme-devralma işlemi olmakla beraber, 4054 sayılı Yasa açısından ortaklık ve devir
sözleşmelerinin uygunluğunun denetlenebileceğini kabul etmek gerekmektedir. Bu açıdan
bakıldığında ve denetlendiği takdirde, 1992 yılında yapılmış ortaklık sözleşmeleri (ana
sözleşmeler) ile devralan gruplar arasında yapılmış ortaklık sözleşmelerinin (toplamı 4
adettir) içeriğinde, Rekabet Yasasına aykırı düşecek her hangi bir hükme veya rekabet
yasağı getirecek her hangi bir düzenlemeye rastlanmamıştır. Soruşturma raporunda da
böyle bir iddia yoktur. Yapılan değerlendirmede, “rekabetçi davranışların koordinasyonu”nun
sağlandığı yolunda varılan sonuç, tamamen 4054’e uygun olan bu sözleşmeler çerçevesinde
yapılmış davranışlardır. Başka bir değişle, gerek sözleşmeler gerek buna dayalı
uygulamalar, Ticaret ve Borçlar Yasasına uygun olan davranışlardır. Rekabet Hukuku
açısından bakıldığında, şirketlerin yönetiminde görev alan temsilcilerin yasalar çerçevesinde
temsil ettikleri şirketlere bilgi aktarmalarının doğal ve yasal olduğu sonucuna varılmalıdır. Bu
ortaklıklara izin veriliyorsa, bu çeşit yasal bilgi aktarmalarına da 4054’e aykırıdır demek
mümkün olamaz. Yönetim Kurulunda temsil görevi yapan kimselerin bilgi değişimini
sağladıkları veya, bunun bir “bilgi değişimi anlaşması” olduğu kabul edilemez. Bunun
dışında, ihlal kabul edilebilecek başkaca bir eyleme de rastlanmış değildir.
Böyle bir tespitin sonucu olarak, rekabetçi bir ortamın sağlanması için önerilebilecek
“tek” tedbir, “yapısal” bir tedbir olabilir. O da “işletmelerdeki hisselerinizi satın veya işletmeleri
paylaşın” demektir. İşte böyle bir yapısal tedbiri almaya veya böyle bir sonuca götürecek
kararı vermeye 4054 sayılı Yasa imkan tanımamaktadır. Amerikan Hukukunda bile
mahkeme kararı ile uygulanabilen böyle bir yapısal tedbir, Türk Hukukunda yoktur. Böyle bir
sonuç, Rekabet Kurumunun yetkisi olmadığı halde, şirketleri parçalama veya birleştirme gibi
yasalarda bulunmayan bir yetkiyi kullanması anlamına gelir ki, bunun rekabet açısından
olumsuz etkisi olacağını söylemek zor değildir. Bu sonuç bile, kararda benimsenen “bilgi
değişimi” iddiasının ne kadar yanlış sonuçlara götürebilecek bir değerlendirme olduğunu
göstermektedir.
02-06/51-24
xliii
Yukarıdaki nedenlerle, işaret edilen kararlara katılmıyorum.
Kubilay ATASAYAR
Kurul Üyesi
(01.02.2002 tarih ve 02-06/51-24 sayılı Kurul Kararına)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Çimento üreticileri hakkında verilen kararda, karşı oy kullandığım konuların
gerekçeleri aşağıda sunulmuştur.
Teşebbüslerin, 4054/4.maddesinde yasaklanan, bayilerin bölgelerarası ticaretini
engelleyici şekilde bayilik sözleşmeleri yapmaları, önemli rekabet ihlallerinden biridir.Bu
sonuç, Kurul kararı ile belirlendiğine göre, karşılığı olan ceza taktirinin binde iki düzeyinde
kalması, suçla ceza arasındaki dengeye uygun düşmemiştir.
Oyak grubu ile Sabancı gurubu arasında yapılan bir anlaşma ile, Özelleştirme
İdaresi’nden, ortak olarak satın alınan Niğde ve İskenderun tesislerinin, yönetim kurullarına
temsilci atamaları, rekabetçi davranışların koordinasyonu olarak değerlendirilmiştir ve bu
doğru bir değerlendirmedir. Ancak kararın (b) fıkrasında, “bu ihlalin taraflar arasındaki ortak
girişim sözleşmelerinin kaçınılmaz sonucu olmadığına” hükmedilmesi, çelişki yaratacaktır.
Eğer bu çeşit anlaşmalarla ortaklıklar kurulabilecekse, tarafların yönetim kurullarına temsilci
atamaları doğal hakları olacak, bu da her zaman rekabetçi davranış koordinasyonu
yaratacaktır.Bu nedenle (A.5.1.b) (A.9.1.b) (A.14.1.b) ve (A.15.1.b) deki sonuca
katılmıyorum.
Marmara Bölgesi’ndeki teşebbüslerin 1997 ve 1998 yıllarında pazar paylaşımı ve arz
miktarının kontrolü konusunda anlaşma içinde oldukları konusunda, daha önce bulunan
belge ve haritanın yeterli delil sayılması gerektiği görüşündeyim. Her ne kadar, soruşturma
kararından önceki yılları ilgilendirse ve daha önceki başka bir soruşturmada elde edilmiş
belge olsa da, bu husus eylemin yapılmamış sayılmasını gerektirmeyecektir. Bu nedenle
isbata yeterli delilin varlığı görüşüyle (A.7.4) (A.16.1) (A.17.1) (A.18.4) (A.19.2) (A.20.1)
fıkralarındaki karara katılmıyorum.
İsmet CANTÜRK Dr. Kemal EROL
Kurul Üyesi İkinci Başkan
(Rekabet Kurulu'nun 01.02.2002 tarih ve 02-06/51-24 sayılı Kararı)
KARŞI OY GEREKÇESÎ
İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde faaliyet gösteren 22 çimento
sağlayıcısı teşebbüsün 4054 sayılı Kanun'u ihlal edip etmediklerinin tespitine dair açılan
soruşturma sonrasında alınan nihai karar ile ilgili olarak, karşı oy kullandığım maddeler için
görüşlerim aşağıda belirtilmiştir.
İlgili teşebbüslere 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesine göre verilen idari para cezası
miktarlarının düşük belirlendiğini; bu çerçevede, kastın varlığı, kusurun ağırlığı, ceza
uygulanan teşebbüslerin pazar içindeki güçleri, muhtemel zararın ağırlığı gibi unsurlar ile
yasanın yaptırım gücü ve caydırıcılığının göz önünde bulundurulmadığını düşünmekteyim.
A. Ersan GÖKMEN
Kurul Üyesi
02-06/51-24
xliv
İÇİNDEKİLER
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER............................................................................... 2
B. SORUŞTURMA HEYETİ .............................................................................................. 2
C. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR ................................................................ 2
D. İDDİALARIN ÖZETİ ..................................................................................................... 2
E. DOSYA EVRELERİ...................................................................................................... 3
F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ...................................................................................... 3
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME ............................................................................. 6
G.1. İLGİLİ PAZAR.......................................................................................................... 6
G.1.1. İLGİLİ ÜRÜN PAZARI.......................................................................................... 6
G.1.2. İLGİLİ COĞRAFİ PAZAR..................................................................................... 7
G.2. SEKTÖRE İLİŞKİN GENEL BİLGİLER.................................................................... 8
G.2.1. ÇİMENTO SEKTÖRÜNDE MALİYETLER............................................................ 8
G.2.1.1.Tespitler ........................................................................................................... 8
G.2.1.2.Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler .............................. 13
G.2.2. ÇİMENTO SEKTÖRÜNDE NAKLİYE MALİYETLERİ ........................................ 14
G.2.2.1.Tespitler ......................................................................................................... 14
G.2.2.2.Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler .............................. 16
G.2.3. SEKTÖRE GENEL BİR BAKIŞ .......................................................................... 17
G.2.3.1.Tespitler ......................................................................................................... 17
G.2.3.2.Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler .............................. 24
G.2.4. ÇİMENTO SEKTÖRÜNDE BİLGİ DEĞİŞİMİNİN ÖNEMİ VE BİLGİ DEĞİŞİMİNE
REKABET HUKUKUNUN BAKIŞI.................................................................................. 24
G.2.4.1.Tespitler ......................................................................................................... 24
G.2.4.2.Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler .............................. 27
G.2.5. ÇİMENTO SEKTÖRÜNDE DİKEY KISITLAMALAR .......................................... 28
G.2.5.1.Tespitler ......................................................................................................... 28
G.2.5.2.Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler .............................. 38
G.2.6. YAPILACAK ANALİZLERE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR....................................... 42
G.3. İÇ ANADOLU BÖLGESİ........................................................................................ 43
G.3.1. BAŞTAŞ BAŞKENT ÇİMENTO SANAYİİ VE TİCARET A.Ş. ............................. 43
G.3.1.1........... Baştaş, BÇS, Set Ankara ve YL Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası.......................................................................................................... 43
G.3.1.1.1. Delil ve Tespitler .................................................................................... 43
G.3.1.1.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler...................... 48
G.3.1.2.Baştaş ile BÇS’nin Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları
İddiası ....................................................................................................................... 49
G.3.1.3............... Baştaş ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası.......................................................................................................... 50
G.3.1.4........ Baştaş ile Set Afyon’un Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası.......................................................................................................... 50
G.3.1.5..... Baştaş ile Set Ankara’nın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası.......................................................................................................... 50
G.3.1.6.............Baştaş ile YLOAÇ’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası.......................................................................................................... 50
02-06/51-24
xlv
G.3.1.7.Baştaş’ın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası................ 51
G.3.1.7.1. Delil ve Tespitler .................................................................................... 51
G.3.1.7.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler...................... 52
G.3.2. BOLU ÇİMENTO SANAYİİ A.Ş. ......................................................................... 53
G.3.2.1........... BÇS, Baştaş, Set Ankara ve YL Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası.......................................................................................................... 53
G.3.2.2.. BÇS ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları
İddiası ....................................................................................................................... 53
G.3.2.3....BÇS ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları
İddiası ....................................................................................................................... 53
G.3.2.4.........BÇS ile Set Ankara’nın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası.......................................................................................................... 53
G.3.2.5.............BÇS, Akçansa ve Nuh Çimento’nun Marmara Bölgesi PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası.. 53
G.3.2.6....... BÇS’nin Bolu-Gerede Pazarında Aşırı Fiyat Uygulayarak Hakim Durumunu
Kötüye Kullanması İddiası .......................................................................................... 53
G.3.2.7.BÇS’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası.................. 54
G.3.2.7.1. Delil ve Tespitler .................................................................................... 54
G.3.2.7.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler...................... 66
G.3.3. ESÇİM ESKİŞEHİR ÇİMENTO FABRİKASI T.A.Ş. ............................................ 66
G.3.3.1...........Esçim ile Bursa Çimento’nun Tavşanlı, Emet, Domaniç PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti ve Rakip Teşebbüslerin Faaliyetlerinin Zorlaştırılması
Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası.............................................................. 66
G.3.3.2..........Esçim ile Bursa Çimento’nun Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası ............................................................................................... 67
G.3.3.3....... Esçim ile Set Afyon’un Kütahya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat
Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası ......................................... 68
G.3.3.4......... Esçim ile Set Afyon’un Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası.......................................................................................................... 68
G.3.3.5...............Esçim ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası.......................................................................................................... 68
G.3.3.6..Esçim ile BÇS’nin Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları
İddiası ....................................................................................................................... 68
G.3.3.7...... Esçim ile Set Ankara’nın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası.......................................................................................................... 68
G.3.3.8..............Esçim ile YLOAÇ’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası.......................................................................................................... 68
G.3.3.9..................Esçim’in Eskişehir Merkez Pazarında Aşırı Fiyat Uygulayarak Hakim
Durumunu Kötüye Kullanması İddiası......................................................................... 68
G.3.3.10. Esçim’in, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası ............. 70
G.3.3.10.1.Delil ve Tespitler ................................................................................... 70
G.3.3.10.2.Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler ..................... 73
G.3.4. KONYA ÇİMENTO SANAYİİ A.Ş. ...................................................................... 73
G.3.4.1............Konya Çimento ile OYSA Niğde’nin Karaman PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası................ 73
G.3.4.2..........Konya Çimento ile OYSA Niğde’nin Çimento Arzının Kontrolü Konusunda
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası........................................................................ 74
G.3.4.3...Konya Çimento ile Set Afyon’un Akşehir PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında
Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası................................. 74
G.3.4.4..... Konya Çimento ile Set Afyon’un Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası ............................................................................................... 74
G.3.4.5.Konya Çimento’nun, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası 75
G.3.4.5.1. Delil ve Tespitler .................................................................................... 75
G.3.4.5.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler...................... 77
G.3.5. OYSA NİĞDE ÇİMENTO SANAYİİ VE TİC. A.Ş. ................................................ 77
02-06/51-24
xlvi
G.3.5.1.....OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve Kurucu
Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkisi ............................ 77
G.3.5.1.1. Delil ve Tespitler .................................................................................... 77
G.3.5.1.1.1.OYSA Niğde’nin Hukuki Niteliği........................................................ 77
G.3.5.1.1.2.OYSA İskenderun’un Hukuki Niteliği ................................................ 78
G.3.5.1.1.3. .............4054 Sayılı RKHK’nin 4 üncü Maddesi Çerçevesinde Yapılan
Değerlendirme.................................................................................................... 78
G.3.5.1.1.4.Değerlendirme ................................................................................. 93
G.3.5.1.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler...................... 95
G.3.5.1.2.1. ......................... Genel Nitelikli Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin
Değerlendirmeler................................................................................................ 95
G.3.5.1.2.2. .............OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Gerek Kurucu Taraflar
Arasında Gerekse de Bu Kurucu Taraflarla Kendileri Arasında Rekabeti Sınırlama
Amacını veya Rekabetin Kısıtlanması Etkisi Doğurabilecek Niteliğini Gösteren
Belgelere Yönelik Savunmalar ve Bu Savunmaara İlişkin Değerlendirmeler....... 96
G.3.5.1.2.3. .............OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Gerek Kurucu Taraflar
Arasında Gerekse de Bu Kurucu Taraflarla Kendileri Arasında Rekabetin
Kısıtlanması Etkisini Doğurduğunu Gösteren Belgelere Yönelik Savunmalar ve Bu
Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler ................................................................ 97
G.3.5.2.......... OYSA Niğde ile Konya Çimento’nun Karaman PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası.............. 100
G.3.5.3.........OYSA Niğde ile Konya Çimento’nun Çimento Arzının Kontrolü Konusunda
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası...................................................................... 100
G.3.5.4..OYSA Niğde ile YL Nevşehir’in Nevşehir PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında
Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası............................... 100
G.3.5.5...........OYSA Niğde ile YLOAÇ’ın Çimento Arzının Kontrolü Konusunda Uyumlu
Eylem İçinde Oldukları İddiası................................................................................... 100
G.3.5.6......OYSA Niğde’nin Niğde Pazarında Aşırı Fiyat Uygulayarak Hakim Durumunu
Kötüye Kullanması İddiası ........................................................................................ 101
G.3.5.7.OYSA Niğde’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası... 102
G.3.5.7.1. Delil ve Tespitler .................................................................................. 102
G.3.5.7.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler.................... 105
G.3.6. AFYON ÇİMENTO SANAYİİ T.A.Ş. ................................................................. 105
G.3.6.1......... Set Afyon, Denizli Çimento, Esçim ve Göltaş’ın Kütahya PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası 105
G.3.6.2...Set Afyon ile Denizli Çimento’nun Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası ............................................................................................. 106
G.3.6.3...........Set Afyon ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 107
G.3.6.4..........Set Afyon ile Göltaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 107
G.3.6.5.Set Afyon ile Konya Çimento’nun Akşehir PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında
Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası............................... 107
G.3.6.6... Set Afyon ile Konya Çimento’nun Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiasına İlişkin Delil ve Tespitler..................................................... 107
G.3.6.7......... Set Afyon ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 107
G.3.6.8................ Set Afyon’un Afyon Merkez Pazarında Aşırı Fiyat Uygulayarak Hakim
Durumunu Kötüye Kullanması İddiası....................................................................... 107
G.3.6.9.Set Afyon’un, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası ........ 110
G.3.6.9.1. Delil ve Tespitler .................................................................................. 110
G.3.6.9.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler.................... 113
G.3.7. SET ÇİMENTO SAN. VE TİC. A.Ş. ANKARA FABRİKASI ............................... 113
G.3.7.1........... Set Ankara, Baştaş, BÇS ve YL Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 113
02-06/51-24
xlvii
G.3.7.2....... Set Ankara ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 114
G.3.7.3.........Set Ankara ile BÇS’nin Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 114
G.3.7.4........ Set Ankara ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 114
G.3.7.5......Set Ankara ile YLOAÇ’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 114
G.3.7.6.Set Ankara’nın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası ..... 114
G.3.7.6.1. Delil ve Tespitler .................................................................................. 114
G.3.7.6.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler.................... 116
G.3.8. YİBİTAŞ LAFARGE ORTA ANADOLU ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET
A.Ş. ......................................................................................................................... 116
G.3.8.1......... YL Hasanoğlan, Baştaş, BÇS ve Set Ankara’nın Ankara PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve Anlaşma İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 116
G.3.8.2................ YL Nevşehir ile Çimsa Kayseri’nin Kayseri PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası.............. 116
G.3.8.3.................YL Nevşehir ile OYSA Niğde’nin Nevşehir PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası.............. 116
G.3.8.4......... YLOAÇ ile OYSA Niğde’nin Çimento Arzının Kontrolü Konusunda Uyumlu
Eylem İçinde Oldukları İddiası................................................................................... 116
G.3.8.5.............YLOAÇ ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 116
G.3.8.6..............YLOAÇ ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 117
G.3.8.7....YLOAÇ ile Set Ankara’nın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası........................................................................................................ 117
G.3.8.8.YLOAÇ’ın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası............. 117
G.3.8.8.1. Delil ve Tespitler .................................................................................. 117
G.3.8.8.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler.................... 119
G.3.9. ÇİMSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş. KAYSERİ ÖĞÜTME VE
PAKETLEME TESİSİ.................................................................................................... 119
G.3.9.1...... OYSA Niğde ve Oysa İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve Kurucu
Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkisi .......................... 119
G.3.9.2. Çimsa Kayseri ile YL Nevşehir’in Kayseri PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında
Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası............................... 119
G.3.9.3.Çimsa Kayseri’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası 119
G.3.9.3.1. Delil ve Tespitler .................................................................................. 119
G.3.9.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler.................... 121
G.4. AKDENİZ BÖLGESİ ............................................................................................ 121
G.4.1. ADO ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş..................................................... 121
G.4.1.1........Ado Çimento, Batıçim Çavdır, Çimsa Antalya, Denizli Çimento ve Göltaş'ın
Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası ............................................................................................. 121
G.4.1.2....................Ado Çimento ile Denizli Çimento Arasında Akdedilen Fason Üretim
Anlaşmasının 4054 Sayılı Kanun’un 4 üncü Maddesi Kapsamında Olduğu İddiası... 125
G.4.1.3.Ado Çimento’nun, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası . 126
G.4.1.3.1. Delil ve Tespitler .................................................................................. 126
G.4.1.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler.................... 127
G.4.2. BATIÇİM BATI ANADOLU ÇİMENTO SANAYİ A.Ş. ÇAVDIR ÇİMENTO
FABRİKASI .................................................................................................................. 127
G.4.2.1........Batıçim Çavdır, Ado Çimento, Çimsa Antalya, Denizli Çimento ve Göltaş'ın
Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası ............................................................................................. 127
02-06/51-24
xlviii
G.4.2.2.Batıçim Çavdır’ın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası.. 127
G.4.2.2.1. Delil ve Tespitler .................................................................................. 127
G.4.2.2.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler.................... 128
G.4.3. ÇİMSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ANTALYA TERMİNALİ ........... 128
G.4.3.1........Çimsa Antalya, Ado Çimento, Batıçim Çavdır, Denizli Çimento ve Göltaş'ın
Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası ............................................................................................. 128
G.4.4. DENİZLİ ÇİMENTO SANAYİİ T.A.Ş. ................................................................ 128
G.4.4.1........Denizli Çimento, Ado Çimento, Batıçim Çavdır, Çimsa Antalya ve Göltaş'ın
Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası ............................................................................................. 128
G.4.4.2...Denizli Çimento ile Ado Çimento Arasındaki Fason Üretim Anlaşmasının 4054
Sayılı Kanun’un 4 üncü Maddesi Kapsamında Olduğu İddiası .................................. 128
G.4.4.3.Denizli Çimento'nun, Rekabet Kurumu’nun Bilgi İsteme Yazısına Karşılık Yanlış
ve Yanıltıcı Bilgi Verdiği İddiası................................................................................. 129
G.4.5. GÖLTAŞ GÖLLER BÖLGESİ ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş............... 130
G.4.5.1.....Göltaş, Ado Çimento, Batıçim Çavdır, Çimsa Antalya ve Denizli Çimento'nun
Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası ............................................................................................. 130
G.4.6. ADANA ÇİMENTO SANAYİİ T.A.Ş. ................................................................. 130
G.4.6.1.....OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve Kurucu
Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkisi .......................... 130
G.4.6.2.AÇS’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası................ 130
G.4.6.2.1. Delil ve Tespitler .................................................................................. 130
G.4.6.2.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler.................... 131
G.4.7. ÇİMSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ................................................. 132
G.4.7.1.....OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve Kurucu
Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkisi .......................... 132
G.4.8. OYSA İSKENDERUN ÇİMENTO SANAYİİ VE TİCARET A.Ş. ......................... 132
G.4.8.1.....OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve Kurucu
Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkisi .......................... 132
G.5. MARMARA BÖLGESİ ......................................................................................... 132
G.5.1. AKÇANSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş............................................ 132
G.5.1.1........Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh Çimento,
Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının Bölüşülmesi ve Arz
Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası ............................. 132
G.5.1.2........... Akçansa, Bursa Çimento ve Set Çimento’nun Güney Marmara Pazarının
Paylaşımı Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası ................................................ i
G.5.1.2.1. Delil ve Tespitler ....................................................................................... i
G.5.1.2.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler.........................ii
G.5.1.3..............Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit Ettikleri İddiası ...iii
G.5.1.4.Akçansa’nın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası .............iv
G.5.1.4.1. Delil ve Tespitler ......................................................................................iv
G.5.1.4.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler........................ v
G.5.2. BURSA ÇİMENTO FABRİKASI A.Ş..................................................................... V
G.5.2.1........Bursa Çimento, Akçansa, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh Çimento,
Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının Bölüşülmesi ve Arz
Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası ................................. v
G.5.2.2........... Bursa Çimento, Akçansa ve Set Çimento’nun Güney Marmara Pazarının
Paylaşımı Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası ............................................... v
G.5.2.3..............Bursa Çimento, Akçansa, BÇS, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit Ettikleri İddiası ...vi
G.5.3. LAFARGE ASLAN ÇİMENTO A.Ş. ..................................................................... Vİ
02-06/51-24
xlix
G.5.3.1........Lafarge Aslan, Akçansa, Bursa Çimento, Marmara Çimento, Nuh Çimento,
Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının Bölüşülmesi ve Arz
Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası .................................vi
G.5.3.2..............Lafarge Aslan, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit Ettikleri İddiası ...vi
G.5.3.3.Lafarge Aslan’ın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası.......vi
G.5.3.3.1. Delil ve Tespitler ......................................................................................vi
G.5.3.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler.......................vii
G.5.4. MARMARA ÇİMENTO VE YAPI MALZEMELERİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ... Vİİ
G.5.4.1........Marmara Çimento, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Nuh Çimento,
Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının Bölüşülmesi ve Arz
Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası ................................vii
G.5.4.2..............Marmara Çimento, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Nuh
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit Ettikleri İddiası ..vii
G.5.5. NUH ÇİMENTO SANAYİ A.Ş. ............................................................................ Vİİ
G.5.5.1........Nuh Çimento, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento,
Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının Bölüşülmesi ve Arz
Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası ................................vii
G.5.5.2..............Nuh Çimento, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit Ettikleri İddiası ..vii
G.5.5.3.Nuh Çimento’nun, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası ....vii
G.5.5.3.1. Delil ve Tespitler .....................................................................................vii
G.5.5.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler........................ix
G.5.6. ROTA DENİZCİLİK VE TİCARET A.Ş. ................................................................ İX
G.5.6.1..............Rota, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının Bölüşülmesi ve
Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası...........................ix
G.5.6.2.... Rota, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit Ettikleri İddiası ............ix
G.5.7. SET ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.......................................................... İX
G.5.7.1..Set Çimento, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Rota ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi Pazarının Bölüşülmesi ve Arz
Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası .................................ix
G.5.7.2........... Set Çimento, Akçansa ve Bursa Çimento’nun Güney Marmara Pazarının
Paylaşımı Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası ............................................... x
G.5.7.3...............Set Çimento, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara
Çimento, Nuh Çimento, Rota ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit Ettikleri
İddiası ......................................................................................................................... x
G.5.7.4.Set Balıkesir’in, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası ......... x
G.5.7.4.1. Delil ve Tespitler ...................................................................................... x
G.5.7.4.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler........................xi
G.5.8. ANADOLU ÇİMENTOLARI T.A.Ş. ...................................................................... Xİ
G.5.8.1..Set Anadolu, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Rota ve Set Çimento’nun Marmara Bölgesi Pazarının Bölüşülmesi ve Arz
Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası .................................xi
G.5.8.2............... Set Anadolu, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara
Çimento, Nuh Çimento, Rota ve Set Çimento’nun Birlikte Fiyat Tespit Ettikleri
İddiası .........................................................................................................................xi
G.5.8.3.Set Anadolu’nun, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası.......xi
G.5.8.3.1. Delil ve Tespitler ......................................................................................xi
G.5.8.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler.......................xii
H. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK...........................................................................Xİİ
I. SONUÇ .....................................................................................................................Xİİİ
Full & Egal Universal Law Academy